Giriş
(12)

Zorla Covid-19 aşısı olacağım

Yurt dışındayım ve burada Biontech/Pfyzer aşısı var. Çalıştığım işyerinde herkese aşı yapılacakmış (aileleri ile birlikte). Ben başından beri bu aşılara güvenmiyorum, sonunda altından bir pislik çıkabilir diye düşünüyorum. Sadece komplo teorisi olarak düşünmeyin, doğru düzgün test bile edilmedi bu a
Yurt dışındayım ve burada Biontech/Pfyzer aşısı var. Çalıştığım işyerinde herkese aşı yapılacakmış (aileleri ile birlikte). Ben başından beri bu aşılara güvenmiyorum, sonunda altından bir pislik çıkabilir diye düşünüyorum. Sadece komplo teorisi olarak düşünmeyin, doğru düzgün test bile edilmedi bu aşılar. Şimdi ben aşı olmuyorum deme hakkım var tabi ama bu sefer de kaç kişinin arasından çıkıntı gibi olucam.

Sizce aşı olmak istememekte haksız mıyım?

Utana sıkıla da olsa aşıyı reddetmeli miyim yoksa ne reddedicen ol gitsin mi dersiniz?
“Ne reddedicen ol gitsin”

Durumun vahametinin farkında olmayabilirsin. Ama en azından bilim insanlarına kulak ver, imkanın varken ol aşını. Komplo teorisinden kaldır kafanı, gerçekleri gör. En fazla etkisizdir aşı dediğin şey, kimsenin bize çip takacağı yok.


helena
(17.02.21)
çip olayı bomboş iddia. öyle bir şeye inananla ahbaplık etmem. ama ben de fırsatım varsa olmam. vücuduma güveniyorum. zorla yapacaklarsa da uğraşmazdım ama.


kaerin
(17.02.21)
helena +1

Doğru düzgün test edilmediğini nereden çıkarıyorsunuz? Bilim insanları ve doktorlar varken siz hangi uzmanlığınıza dayanarak aşılara güvenmiyorsunuz?

Geçerli bir nedeniniz (aşının içindeki maddelere bilinen alerjiniz, organ/ilik nakli gibi nedenlerle zayıflamış bağışıklığınız vs.) yoksa aşı olmak istememekte haksızsınız.

@kaerin'in cevabına da cevaben edit: aşının çok sayıda insana yapılması sadece sizi değil, bir üstteki cümlede bahsettiğim aşı "olamayan" insanları da koruyor. Toplum sağlığı için, "ben vücuduma güveniyorum" diye aşı olmamak da yanlış.


kobuzchu kiz
(17.02.21)
Evet, siz hangi uzmanlığınıza dayanarak, kulaktan dolma bilgilerle güvenmiyorsunuz? Doktor musunuz?

İ


sydney
(17.02.21)
Bir adet direkt aşı sektöründe çalışan arkadaşım var, üstüne şu an direkt covid için çalışan sağlıkçı arkadaşım var ikisinden de duymadim birşey.
Onun dışında 65 yaşında bill gates ve diğer zenginlerin bizi kontrol edecegine, bizi evlere kapatip evrensel maas olayi gelecegine, cinsiyetlerin ve geleneksel kavramlarin ortadan kaldirilip yeni bir dünya yaratilacagina ve bunun 40-50 yildir planda olduguna, dunyayi big pharma yonettigine, trump'un big pharma tarafından yollandigina ve bu yüzden Amerika'nın geleceğinin çok kötü olduguna, amerikan secimlerinin calindigina, teknolojinin cok hizli ilerledigine hatta camasir makinesinin bile bulunmasinin bizi evlere kapanip daha az is yapmamizi sağlamak icin olduguna inanan Fransız bir kayinvalidem var.

Ben bu ikisi arasinda ilkine güvenmeyi seciyorum. Siz ikincisini seciyor olabilirsiniz, bana göre sacmalik ama pasa gönlünüz bilir.


logisticsmanager
(17.02.21)
Reddetmelisin. Sen reddetmezsen başkaları reddetmezse o aşıların yaratacağı fark(!?!!) ortaya çıkmaz. Virüs bile son derece tartışmalı, nerden çıktığı belli değil, testleri güvenilir değil aşıları ispatlı değil... niye aşı olasın ki? Olma.


1bir1bir1
(17.02.21)
Istemiyorsan istemiyorsundur, basit ve net.

Senin bedenin senin kararın.

Ben de olmayacağım, kimsede yaptıramaz


kleider
(17.02.21)
mis gibi biontech aşısını bulmuşsun, yaptır işte. Test edilmediğini nereden çıkardın ki? Yeterli olacak şekilde test edildi bu aşılar. Vücuduna güvenmekle de alakası yok bu işin. Gencecik sağlıklı insanlar hayatını kaybetti bu hastalıktan. Ayrıca toplumsal bağışıklıkta ne kadar kişi aşı olursa o kadar iyi. Bu durumda aşı olmak istememeyi toplum düşmanlığı olarak görüyorum ben ve hiç onaylamıyorum.


nundu
(17.02.21)
ben de aşı olmayı reddedenlerin bir pislik çevirdiğini düşünüyorum. aşılar aslında taş gibi, yan etkileri yok ama bu aşı olmayı istemeyenler, pandemi nedeniyle oluşan ortamdan nemalanıyorlar, bir kazançları var. tam olarak neden bilmiyorum ama kesin bir pislik peşindeler.

bu düşüncem, aşı olmak istemeyenlerin düşüncelerinden daha "tabansız/argümansız" bir düşünce değil.


co2s2
(17.02.21)
Yukarıda linç eden arkadaşların, soruyu soran kişiyi suçlamalarını haksız buluyorum. Zira bu arkadaşlara göre amerikanın FDA kurumu, piyasaya sürülecek ilaçları yıllarca, boş yere “uzun vadede yan etkileri”ni görmek için bekletiyor. Öyle ki göz lazer ameliyatlarını FDA onayını beklemeden yapmaya başlayan türkiye gibi düzgün bir ülke varken:)
Başka bir durumda ise, üzerinde “diğer antibiyotiklerin etki etmediği durumlar için son çare olarak kullanın” şeklinde uyarı olan antibiyotik grupları var. Ve ekşisözlükte de bir ara gündem olan bu birkaç antibiyotik grubu, kalıcı psikiyatrik sorunlara neden oluyordu (yan etkileri). Ve sizin “ya siz doktorlardan daha mı iyi bileceksiniz” dediğiniz doktorlar veriyordu bu ilaçları. Ha son çare midir değil midir ben bilemem ama kalıcı psikolojik sorunlarım olacağına hafif seyreden faranjitim olsun daha iyi.

eksisozluk.com

www.sozcu.com.tr

Tabi FDA dediğimiz en güvenilir kurum bile yeri geliyor piyasadan onayladığı ilacı toplattırıyor. Neyse, bana bu konularda ahkam kesmek pek mantıklı gelmiyor.

Cevaba gelirsek de; güvenmiyorsanız olmayın bence de. Yukarıda verdiğim örneklerde de görüldüğü üzere, ilaçlara olan yaklaşım kötü olunca komplo teorisyeni olmuyorsunuz.

Şahsen türkiyedeki bir kişi olarak aşı imkanı verseler olurum fakat yukarıdaki kaygılarla olmayacak kişileri yadırgamam. Zira uzun vadede olası yan etkileri görüldüğünde küçümseyerek linç ettiğiniz insanlar sizden daha akıllıca iş yapmış olabilirler.


Unde bach canim
(17.02.21)
Hocam senin bedenin senin kararın. Haksız değilsin, istemiyorsan olmazsın. Senin vücudun üzerinde senden yüksek bir otorite yok, vücuduna ne yapılacağına karar vermek için herhangi bir uzmanlığa ihtiyacın da yok.


Bence de istemiyorsan olma. Prifizer aşısının yüz felcine neden olduğuyla ilgili haberler filan çıkmıştı. Bi de aşı olanlar da virüse yakalanıyor öyle haberler de var. Yani bu yıllardır uygulanan bi aşı değil ki.

Örneğin burda çiçek aşısı olmak istemiyorum deseydin, benim cevabım farklı olurdu, etkinliği kanıtlanmış bir aşıyı olmamak sadece sana değil çevrendekilere de zarar verme ihtimali taşıyacağı için aşı olmama hakkın olduğunu düşünmezdim. Mutlaka aşı olmalısın derdim.

Ama bu korona aşısının uzun vadedeki yan etkisini bilmiyoruz. Kısa vadedeki koruma oranını tam bilmiyoruz. Şüphe etmekte haklısın. Neyse çok uzattım ben olsam aşı olurdum ama sen istemiyosan olma.


turuncu tonlarda
(17.02.21)
(27)

İş mi beğenmiyorsunuz siz?

Bir öğretmen arkadaşımla bu konuyu tartıştık.Ben işsizlik var dedim ama haksız çıktım.Tanıdığı bir sürü işveren çalıştıracak işçi bulamıyormuş. Karadeniz'e fındık toplamaya hep gürcüler geliyormuş. Çok da iyi para veriyorlarmış. Öyle diyor bu arkadaş.Siz iş mi beğenmiyorsunuz?
Bir öğretmen arkadaşımla bu konuyu tartıştık.
Ben işsizlik var dedim ama haksız çıktım.

Tanıdığı bir sürü işveren çalıştıracak işçi bulamıyormuş. Karadeniz'e fındık toplamaya hep gürcüler geliyormuş. Çok da iyi para veriyorlarmış.

Öyle diyor bu arkadaş.
Siz iş mi beğenmiyorsunuz?
evet halkımızda var maalesef böyle bir şey.


neverguesser
(16.02.21)
gurcistanin parasi bizden degerli neden gelsin ki?


turbo sadık
(16.02.21)
Yav insanı sinirlendirmeyin. İnsanlar üniversitesini okuyup yüksek lisansını yapıp işsiz kalıyor siz karadenizde neden fındık toplamıyorlar diyorsunuz. Oldu ya okuyup okuyup amelelik yapalım iş beğenmiyor olmamak için. İşsizlik var hemde aşırı derecede işsizlik var. İşveren çalıştıracak işçi bulamıyor çünkü rezalet şartlar sağlıyor. Karadenizde fındık toplamaya iyi para verilse karadenizliler salak mı onlar kendisi toplar zaten.


alaimisema
(16.02.21)
harbi beğenmiyorum ben. ama kabul de ediyorum işi sonra öf pöf yaparak yapıyorum. herkes de beni bundan dolayı suratsız bilir.


alperz
(16.02.21)
Arkadaşın kesin ampule basıp geçiyordur seçim günü, biliyorum ama ispatlayamam. Ona göre de ekonomi şaha kalktı dolar 6.95. Genelde malum partili insanların kurduğu cümleler bu devirde iş beğenmiyorsunuz demesi. :)

He anasını satayım hee iş beğenmiyoruz, 250 euroya temizlik yapmak istemiyoruz diye..


Cesario
(16.02.21)
Evet iş beğenmiyorum. Ben 10 yıldır otomotiv sektöründen mühendis olacak çalışıyorum. Ekip yönetmişliğim var. Bana bu saatten sonra 2-3 yıl tecrübe istenen pozisyonlar için gelen teklifleri düşünmüyorum bile. Her önüme gelen işi beğenme gibi biz zorunluluğum mu var?

Bir de fındık toplama işi denmiş. Oldu, çıkıp fabrikanın tuvaletlerini de ben temizleyeyim iş yok piyasada diye.


himmet dayi
(16.02.21)
Asiri bir universite ve hatta yuksek lisans mezunlugu enflasyonu soz konusu. Herkes beyaz yaka olmak istiyor ve issizlikten kastimiz buysa evet herkese yetecek kadar beyaz yaka is yok.

Bir de egitim kalitesi cok tirt ve cogu okunan universitenin, alinan yuksek lisans diplomasinin bir degeri yok. Dolayisiyla birisi "benim yuksek lisansim var findik toplamam" dediginde (herkes icin gecerli degil ama azinsanamaz sayisi) aslinda layigi findik toplamaya daha yakin cunku daha komplike bir is icin kalifiye degil.


hot potato
(16.02.21)
genellemek yanlış ama ne yazık ki bence de doğru bir durum.
bir mühendislik firmasında yöneticiyim. mülakata gelenlerin %90'ında müthiş bir özgüven var (bu kötü birşey değil) ama CV'ler bomboş. hadi diyorum CV boştur da belki kendisini sözlü ifade ediyordur, konuşuyorum adayın içi de boş. konuşmadan çok net algılıyorum ki adam işi de beğenmiyor ki çok net söyleyebilirim: piyasanın üstünde maaş ve çalışma şartlarına sahibiz. "yok ben seyahat etmem, yok ben ofiste oturmayı sevmem, halamın bıyıkları var ona amca derim"... iş beğenmiyorlar. kimsede kariyerime bir noktadan başlayayım da yükseleyim düşüncesi yok. herkes CEO'dan başlamak istiyor halbuki tecrübe etmek için önce CEYO'dan başlamak gerekir.


KidLazer
(16.02.21)
Yalan dolan.
Üç kuruş paraya köle olmayi kabul etmeyince is begenmiyor oluyoruz.
Zamaninda daha 1 ay olmuş olmamis, is bulamayinca daha alt kademe bir ise bakmistim, bir forwarderda calismak.
Ise gomlek kravat geliyorsun, asgari ücret, her gün mesai var ama mesai parasi yok, haftasonu cumartesileri calisiliyor. O an belki dedim sirf is olsun, sonra benim mentor gibi olan birini aradim, piyasanın sağlam adamlarindan, güldü telefonda, bir de s.kslermis bu ne saçma sey dedi, kabul etme sen bulursun dedi. Sonrasinda iki hafta sonra normal calisma, haftasonu yok iki is buldum 2500liradan o donem asgari 1200 falandi, birine girdim.
Kısacası ben köle gibi çalıştırilmadim diye is begenmedim oluyor.

Türkiye'de is hayati kalitesi cok düşük. Ben Avrupa'dayim ornek veriyorum (hep de bunu diyorum) carrefourda çalışan adamin sartlari;
Asgari ucret
Alisverisinde %10 indirim
Bir maas ek para
Kar payi
35 saat calisma
35 gun tatil ki daha yükseğe çıkıyor bazı eklerle
Zorunlu ek sağlık sigortasi

Bu sebepten carrefourda calisan adam mutlu, bimde çalışan kişi malesef mutsuz haliyle yüzüne gülemiyor bile.

O yüzden hayatimda duyduğum en boş şeyler bunlar. Herkesi üniversite mezunu yapip, bunla övünen ülkelerde anca olur.


logisticsmanager
(16.02.21)
dogru. is yaptiracak adam bulamiyorum, dijital sektordeyiz. herkesin beklentisi milyon dolarlar. ceplerinde 5 tl yok, babalari bakiyor, ama calismiyorlar. is yapmak istemiyorlar, surekli ulkeye lanet ediyorlar. 5 dakika calisayim 500 bin dolar kazanayim kafasinda gorustugumuz herkes. dizilerdeki hayati istiyorlar.


Boşa çalışıyoruz hissi, iş beğenmemeye yol açıyor. Verilen 3,5-4 bin tl maaşlar da bi nebzeye kadar tamam ama ( başlangıç için ) istenen şartlar insanlık dışı. Bazı yerlerde ayak işlerini yaptırıyorlar, bazı yerlerde fazla fazla çalıştırıp sızlanmamalısın diye mobbing uyguluyorlar, üniversite mezunu adam bu durumda tabii ki iş beğenmez. Aldığın 4 bin tl’nin de değeri olmayınca haliyle absürt bi durum oluşuyor. Alım gücü olan bi ülkede gayet alınabilen standart bir maaş olan 1800-2000 kazansa millet mesela başlangıçta şikayet edecek bir allahın kulu var mı ? Paranla dünyaları alabiliyorsun çünkü çalışmaya şevkin oluyor, ay sonunda belki paran birikiyor ya da hobilerine harcıyorsun. 2000 euronun getirdiği motivasyonu ve hayat standardını tr’de 13-14 bin anca getirir. Bunu verebilecek kaç işveren var ? 2000 euro gelişmiş bir ülke için halkın %80 inin alabileceği bir ücretken trde 13-14 bini halkın %5-10 u anca alıyordur ( belki almıyordur ). Ya gayet iyi olan 8 bin tl maaş alsan gram yemesen içmeden 1 yilda 96 bin tl yapar, bak hiç yemedin içmedin diyorum, 2007 model peugeot falan alabiliyorsun böyle ülke mi olur allahını seversen ?

O yüzden insanlar, yeni mezunlar türkiyede beyaz yaka olmak yerine almanya’da kasiyer olayım abi diyor. Taksicilik yaparım diyor, tr’de asla yapmayacağı mesleği yapıyor. Çünkü motivasyon var, alım gücü var. Tr’de yok, boşa çalışıyoruz hissi var.


garavel
(16.02.21)
Ben beğenmiyorum açıkçası. TR "kurumsal" yazılım sektörü leş gibi.

Devlet ihaleleri, kişisel bağlantılar vs. sayesinde patronculuk oynayan 5-10 tane aptal boomer güzel iş yaptıklarını zannedip boş zamanlarında kendilerini elliyorlar. Başka bir şey yaptıkları yok.

Altlarında gerçekten iş yapan (ama onu da kötü yapan) ölücüler var bi de. Onlar da karaktersiz oldukları için "fazla para almayalım ama kimse bizi ellemesin, aman başımız ağrımasın" diye hem piyasayı düşürüyorlar, hem de güzel iş yapılmasını engelliyorlar.

Sonuçta daha az paraya daha güzel iş yapabilmek mümkünken hem hayvan gibi paralar harcanıyor, hem de eldeki ürün çöp.

Kaçtım kurtuldum. Kalanları da allah kurtarsın.


İşler beğenilecek gibi değil. O işverenler Türkiye'nin en iyi üniversiteleri olan İTÜ, ODTÜ, Boğaziçi gibi yerlerden mezun, tecrübeli mühendis alıp haftada 45+ saate, mesai ödemesiz 4000₺'ye çalıştırmaya çalışıyorlar. bu kölelik şartlarını kabul eden olmayınca da "iş var, beğenmiyor kimse" diyorlar.

bir de "her diploma sahibi, iş bulacak, mezun olduğu alanda çalışacak değil ya" diye saçma bir bakış var. üniversite diplomasını duvara asılacak tablo sanıyorlar. aynı şekilde bunlar için iş bulamadığı için taksicilik yapan ya da tezgahtar olarak çalışan makine mühendisi "işsiz" değil mesela. aksine gidip giresun'da fındık toplamazsa "iş çok yiğenim, iş beğenmiyonuz siz" oluyor.


nawar
(16.02.21)
iş beğenmeme olayı var, şöyle var: mesela burada da arkadaşlar yazmışlar ben 5 sene ekip yönettim, şimdi jr işe girecek halim yok. adam aslında haklı, doğru söylüyor yani. ama türkiyede kalifiye insan gerektirecek yeterince iş açığı yok. yani kalifiye işçi fazlamız var, iş az adam çok. dolayısıyla kalifiye bir çok insan, aslında olmasından daha jr pozisyonlarda çalışmak zorunda kalıyor, dolayısıyla işi beğenmiyor, mutsuz oluyor. bu tamamen o diplomaları bol keseden dağıtmamızdan kaynaklanıyor maalesef. ben o yüzden bu arkadaşlara aslında olmamaları gereken bir pozisyonda olduklarını belirtmeye çalışıyorum ama bu onların suçu değil, devlet bir sürü vasıfsız gence o kadar diploma ve başarı pompaladı ki adamlar acayip bir şey olduklarını düşünüyorlar. hasbelkader 2 sene bi işte çalışınca birden ben acayipim abi ya triplerine giriliyor. yani ciddi birkaç üniversite ve bölüm dışında "ben ayak işi yapmam abi üniversite mezunuyum" denecek bi durum yok çünkü ayak işi yapmak için sırada bekleyen milyonlar bekliyor arkada. şu anda üniversite mezunu "çoğunluk" gerçekten o kadar hiç bir şey bilmiyor hiç bir şey öğrenmiyor ki, hakikaten bu adamlar fındık toplamayı öğrense memlekete daha faydalı bir iş yapmış oluruz.

mavi yaka perspektifinden bakınca da başka bir sosyolojik durum var. vasıfsız işçiler, özellikle gençler iş beğenmiyorlar, umursamıyorlar, zaten o işe girseler de, işi kaybetseler de hayatlarında çok bir şey değişmeyecek. çoğu kredi kartı borçlusu, yükselme yırtma umutları yok yani. öyle olunca sallayabildiği kadar sallıyor herkes. nolucak zengin mi olucam kafasında çoğu kişi.

sonuç olarak ben gençleri suçlamıyorum yanlış anlaşılmasın. ama herkesin ne olduğunu nerede olduğunu da net bilmesi lazım. aksi takdirde beklentiler gerçeklerle uyuşmuyor, üstüne sosyal medya etkisini de ekleyince mutsuz oluyorsunuz. burası avrupa değil yani bunu bilmek lazım, aldığınız üniversite avrupa üniversitesi eğitimi değil, iş olanakları da avrupadaki uluslararası şirketler gibi değil. burada karabük üniversitesi var, kardeşler holding var. onların sunduğu olanaklar da belli.


roket adam
(16.02.21)
iş beğenmiyorum evet, konu para da değil bu arada. bak @garavel 13-14 iyi para halkın
%5-10 u alır demiş. ben o parayı hatta fazlasını alıyorum ama gene de mutsuzum. Çalışma motivasyonum sıfır çünkü insan gibi davranmıyolar, gecenin bir yarısı whatsappdan mesaj atıp maile cevap yaz demeler, pazar günü sabahın köründe arayıp hesap sormalar insanın bütün motivasyonunu yok ediyor. Üstüne de giderek fakirleşiyorum alım gücüm her geçen gün düşüyor. 2017 de aldığım para 3 bin euro ya denk geliyordu, şimdi onun yarısı bile etmiyor. Gayri resmi min %40-50 enflasyon var, devlet dalga geçer gibi %14,6 açıklıyor, patron %5 zam yapıyor. Nesini beğeneyim ben bu işin?


zikardo
(16.02.21)
bütün ülkeyi üniversite mezunu yaparsan kimse iş beğenmez.
iş beğenilmeyen ortamda da kimse güvenip yein iş kolları açmaz.

bayburt üniversitesinde mühendislik okuyan adam kendini mühendis görüp, iş bğeenmiyor.
normal bir ülkede bu arkadaş meslek yüksekokulu okuyup sanayide iyi bir usta başı falan olacak halbuki.

haliyle noluyor? usta başına çırak arayan adam çırak bulamıyor, dükkan açmıyor.
kendini mühendis gören adam da, iş bulamıyor. çünk üaslında mühendis değil.


tchuck
(16.02.21)
adam normalde 17 yaşında sanayide çırak olarak çalışmalıyken,
25 yaşında bayburt üniversitesinden mezun oluyor.

17 yaşında 1500 liraya çalışmak koymazken,
25 yaşında kendini mühendis sandığı için 2500 lirayı bğeenmiyor. halbuki dünyaya bundan fazlasını da katmıyor.

ülkedeki üniveersitelerin %90'ı kapatılıp çalışma yaşı düşürülmeli artık.


tchuck
(16.02.21)
Beğenmem ve seçerim tabii. Kendimi iyi hissetmediğim bir alanda çalışıyordum, başka bir alana geçtim. Yine şartlardan rahatsız olsam, yine değiştiririm. Bu değişim sürecinde de bir süre işsiz kalmayı göze alabilirim.


Eğitim ve donanınımına güvenen ve minimum finansal standartı zaten olan insanlar (birikmiş paranız olur, devlet desteği olur, aileden gelir vs...) niye nefret edecekleri işlerde çalışsınlar?


buf-e kür
(16.02.21)
bu işverenler o kadar boş konuşuyor ki. 4 yıllık mühendislik programını bitiren her genç senin işini en fazla 2 ayda öğrenir çatır çatır yapar. hangi okul olduğu da çok önemli değil. ben avrupa'da yüksek lisans yapıyorum kimse uçup kaçmıyor. herkes işi işte öğreniyor.

bunlarınki kezban tribi. aday çok diye sömürülmeye en yatkın olanı seçmeye çalışıyorlar hepsi bu. üniversite mezunu çok diye üniversite mezununun kalitesiz olması gerekmiyor. hayır yaptığın iş ne ki? ülkede kaç tane şirket kaç tane gerçek anlamda ar-ge yapacak mühendis arıyor? gerisi boş boş işler. mühendislik pozisyonundaki işlerin çok büyük kısmını 2 yıllık makine teknikerleri bile yapabilir. mühendise kendini gösterecek bir alan yaratılmamış. mühendis adam okulda termodinamik, mukavemet dersleri alıyor senin bu adamdan en büyük beklentin excel bilmesi.

bu avam insanlar patron oluyor sonra otorite gibi çıkıp iş beğenmiyorlar diyorlar. la bi gidin allah rızası için.


bohr atom modeli
(16.02.21)
mesleki anlamda iş bulmak zorlaştı bence , bulunsa bile işveren asgari ödeyince insanın çalışası gelmiyor


nivoandmira
(16.02.21)
@bohr atom modeli +1 demeye geldim. kalbur üstü ortalama bir üniversite olduğu sürece iş kesinlikle işte öğrenilir. 5 yıl deneyimli gerçekten işini seven herkesin mezun olduğu üniden bağımsız yakın seviyelerde olacağını düşünüyorum. en azından belli bir tatmin edici standarda kadar bu böyle. müdürlük, şeflik, hatta belki ceolukta falan ise maalesef okul bir tık etiket olduğu için orada iş değişebilir ama normal çalışan için bir fark yok.


garavel
(16.02.21)
Evet insanların asgari ücretle günde 10 saat eşek gibi çalıştırılıp üstüne mobinge uğradığı ve asla saygı görmediği, kendini mutlu hissedemedigi, kendine ayıracak enerjisinin kalmadığı, hobiler edinemediği, ayda bir kitap almak için bir kez tiyatroya sinemaya gitmek için bile bütçe ayıramadığı işleri beğenmiyorum.

İnsan en alt kademede başladığı en dandik işte bile bu kadar sömürülmeyi haketmez. İnsanlar hemen cebim dolsun aman da hemen ceo olayım derdinde değil, gencecik yaşlardayız bir işe girdiğimizde bu gençliğimizde enerjimiz varken biraz hayatın tadına bakabilecek imkan istiyoruz. Kırk yılda bir tiyatroya gidince bile insan ne kadar iyi hissediyor. Bunlar ihtiyaçtır. Kitap alışverisi ihtiyaçtır.

Ama bunlara gelene kadar yeni işe girmiş asgari ücret alan bir insan bir ayda alması gereken protein miktarını bile karşılayamıyor. Haftada bir et yemek balık yemek, düzenli bir şekilde kandaki besin denğerlerini koruyabilecek kadar kuru yemiş tuketebilmek lüks değildir. Kimse bunları konuşmuyor. Bunlara lüks değil demek bile abes geliyor kulağa artık. Bu ülkede lüks anlayışı değişti insanların. İnsanlar iş beğenmiyor diyen biri o parayla ve o eforla kendisi nasıl yaşardı biraz empati yapsın.


Mossy
(16.02.21)
Arkadaşın bayağı cahilmiş. Gebze'de, Tuzla'da ortalama bir fabrikada işçilere sigortasından tatiline, servisinden yemeğine kadar hak veriliyor. Adam fındık için Karadeniz'e mi gitsin yol, yemek, tatil, belki sigorta bile olmadan? Ülkede işsizlik yüksek. Çevrenizde insanlar iş beğenmiyor diyen biri varsa hayatınızdan çıkarın.


dissendium
(16.02.21)
İş var da nasıl var. Daha demin bir balıkçı ile çalışanını kavga ederken gördüm. Adam genç yaştaki çalışana demediğini bırakmadı. Senin gibi tiplerin karnını doyuruyorum, ekmek veriyorum bir de şuna bak falan bir sürü şey sıraladı. Tüm esnaf duyuyor bu olanları bu arada. Sanki bedava veriyor ekmeği çalışana da bir de başa kalkıyor, allah bilir sigortası bile yoktu çalışanın. Yazık çalışsan söylense de işine devam etti onca hakarete rağmen. Çoğu kişi orada bırakıp giderdi işi ama belli ki ihtiyacı var bu işe.

Hiçbir insan ne yaparsa yapsın şu muameleye layık değil ve böyle bir ortamda çalışmak istememekten daha doğal bir şey yok.


yazılanları görünce insanın içi sıkılıyor hakkaten. biz şu an teknikere 7 8k TL maaş veriyoruz ona rağmen gelip tehdit ediyor gidicem diye. biz de yolun açık olsun diyoruz. insanoğlu hep ister de serde biraz arsızlık var malum..


KidLazer
(16.02.21)
mavi yakadaki haklar beyaz yakada yok. bu ülkeyi sırtlanan okumuş beyaz yaka kesimdir. kimden bu kadar vergi alabiliyorlar başka? mavi yaka işi bırakırım diyince fabrikaların götü atıyor, beyaz yaka sigara molasını 2 dakika uzatsa kapının önünde.
tamamiyle sömürü üzerine konulmuş yalan titlelar varken kim neyi beğensin allah aşkına?


bu kavram çok yanlış anlaşılıyor bence.

beğenilmeyecek işi beğenyemeyeceğiz elbette. o zaman hiç iş görüşmesi olmasın vs. iş verenler artık karşı tarafın seçme şansı hiç yokmuş gibi düşünmeye başladı. siz iyi misiniz ya?
biri beğenmez öteki beğenir. nasıl ki siz kötü (?) çalışanı beğenmiyorsunuz, çalışanlar da bazı işleri beğenmiyor bazılarını beğeniyor bundan doğal ne var?

tabiiki beğenmeme hakkı var herkesin.
beğenen insanı bulup çalıştırsınlar o zaman.


rewlack
(16.02.21)
(2)

Yıllarca Android kullanıp iPhone'a geçen var mı?

Sadece instagram ve whatsapp kullanan düz kullanıcılar değil de Android'in sağladığı özgürlük alanını kullanan kişilere sorum aslında:İyi oldu mu diyorsunuz yoksa nerden geçtim çok kısıtlandım mı diyorsunuz?Biraz da detay vererek anlatabilirseniz çok memnun olurum.Not: her cevaba tik gelecek
Sadece instagram ve whatsapp kullanan düz kullanıcılar değil de Android'in sağladığı özgürlük alanını kullanan kişilere sorum aslında:

İyi oldu mu diyorsunuz yoksa nerden geçtim çok kısıtlandım mı diyorsunuz?

Biraz da detay vererek anlatabilirseniz çok memnun olurum.
Not: her cevaba tik gelecek
Ben lisans 2. sınıfa kadar hep android kullanmıştım. sonra macbook alınca iphonea geçtim, daha kolay senkronize edebilmek için. 12 sene falan olmuştur iphone kullanıyorum. Tek sıkıntı yaratan durum itunes :) Alt tarafı bi ringtone eklemek için bile bin dereden su getiriyorsun. Resimler, müzikler vs kopyala yapıştır kadar düz değil, illa itunes üzerinden yapman lazım falan. Bu hala sinirimi bozuyor ama alıştım artık :)


superfluid
(06.02.21)
6 sene kadar android kullandım 3 senedir iosçuyum. Tek eksisi, birçok kişinin de ortak fikridir, itunes’la senkronize etme olayları. Neyse ki oraya da işim düşmüyor Spotify kullandığım için. Iphone’un ekran geçişlerine, ana ekranına vs çok özenirdim. androiddeki kadar karışık widgetlar ve bildirim ekranı ikonları da yok. Bir de Bazı canlı futbol apk’larını görüp yükleyemediğim oluyor ama artık çok takılmıyorum.


heathen
(06.02.21)
(3)

Şahıs şirketi kuracağız

Kardeşimin adına kurmak istiyoruz ama aklımıza takılan şeyler var. Bilen varsa çok makbule geçer.1 - kardeşim bir yerde maaşlı olarak çalışıyor. Şirket kurmuş olması işyeri açısından sorun teşkil eder mi? İzin almalı mı veya bildirim yapmalı mı?2 - kendisinin sgk'sı doğal olarak ödeniyor. Bu yüzden
Kardeşimin adına kurmak istiyoruz ama aklımıza takılan şeyler var. Bilen varsa çok makbule geçer.

1 - kardeşim bir yerde maaşlı olarak çalışıyor. Şirket kurmuş olması işyeri açısından sorun teşkil eder mi? İzin almalı mı veya bildirim yapmalı mı?

2 - kendisinin sgk'sı doğal olarak ödeniyor. Bu yüzden Bağkur ödemeyeceğiz diye biliyorum. Yarın işten çıkarsa bizim kız bağkur borcu birikmeye başlar ödenmezse değil mi? Bu ona ileride sorun olarak döner mi?

3 - bana ait evde oturuyor. evi adres gösterebilir mi? illa ki kendisinden kira mı almam lazım stopaj için?

4 - şahıs şirketi kurunca ne satacağı, ne hizmet vereceği sınırlı mı? mesela yazılım, tasarım işleri yapacağız, kendisinin yazılım konusunda bir diploması yok bu sorun mudur?

5 - sgk'lı olduğu için genç girişimci katkısından yararlanamaz değil mi? kendisi 22 yaşında.

teşekkürler şimdiden.
1- iş sözleşmesinde yazıyorsa eder yoksa etmez. patron sorun çıkarmaz ise etmez.

2- bağkur ödemiyorsunuz sgk devam ama bir şekilde sgk kesilirse 15 gün içerisinde bağkur a geçmek zorundasınız. evet ondan sonra bağkur birikir. ödemelere bakın.

3- kira sözleşmesi şart. yoklamaya gelicekler. odada fazla eşya olmasın.

4- nace kodu yazdırıyorsun. ne satacaksan onu yazdırmak zorundasın. sen yine danışmanlık da yazdır. sıkışırsan danışmanlık kesersin.

5- no idea.


+1 @duyurukullanicisi


ifo
(27.01.21)
1. İş sözleşmesini okuyun önce işe girerken imzaladığı, bir kopya da kendinde olmalı.
2. İşten çıkarsa nur topu gibi bir borç birikmeye başlar, buraya dikkat.
3. Evet stopaj ödeyecek kendi adına değilse tapu tamamen, ihtimal sanal ofis de olabilir, ya da cüzi bir miktarda tutabilirsiniz kirayı.
4. Eskiden bu daha sıkıntılıymış ama şuan şahıs şirketine de kod ekletebiliyorsunuz, onu muhasebeciye sorarsınız, evet muhasebeciniz olmak zorunda.
5. Daha önce şirket kurmadıysa genç girişimci teşvikinden yararlanır(daha önce sigortalı çalışmış olmak buna engel değil ama halihazırda çalışırken nasıl ondan emin değilim) evet ama bir yıl sgk ödemiyorsunuz(sgknızı sizin yerinize devlet ödüyor, yani sgk başlıyor) bu teşvikle, ilk üç yıl 70.000 tlye kadar da gelir vergisi ödemiyorsunuz. Kalan tüm ödemelere devam. Yani yerinizde olasam kardeşinizin işten çıkma/çıkarılma durumu varsa biraz bekler bu sgk ödememe durumunu fırsata çeviririm. Yoksa bu hakkınız bir işe yaramayacak diye anlıyorum.


(26)

32 yaşındayım hiç alkollü içecek içmedim

Çok şey kaçırıyor muyum?
Çok şey kaçırıyor muyum?
Evet.


buff
(31.12.20)
Bence hayır.


himmet dayi
(31.12.20)
Hayır. Ilgın ve merakın varsa iç.
Ben de hiç içmedim ve açıkçası hiç merak etmiyorum. Aksine kokusundan rahatsız oluyorum. Işin sağlık boyutuna hiç girmiyorum bile.


Amaranta ursula
(31.12.20)
İçinde başka Bi güzel oluyor ama içmeyince de kötü olmuyor.


valarmurgulis
(31.12.20)
Bol bol eğlenceyi, normalde yapmayacağın şeyleri yapmayı, arkadaşlarınla bol bol duygusallaşmayı gülmeyi falan kaçırıyorsun.


eazy
(31.12.20)
niye denemiyorsun?


jepa
(31.12.20)
yeryüzünde başkalarının yaşayıp deneyimlediği bazı şeyleri yaşamamış oluyorsun.

bu yaşanmamışlığı eksiklik olarak görmüyorsan bir şey kaçırmamışsındır.


tabudeviren
(31.12.20)
Hayir hic bir sey kaybetmiyorsun. Ama deneyebilirsin. Zaten deneyimce begenmeyeceksiN. Alkol tadi guzel oldugu icin icilen bir sey degil.


exlibris
(31.12.20)
sanmam...iste karacigerin kullanim omrunu bi 10 sene uzatmissindir iste. yoksa su icen de hep ayni yere


hay sikfuck
(31.12.20)
Bana göre evet.
Güzel viskinin, romun, sıcak ve spor yapildiktan/is yapildiktan sonra icilen soğuk biranin, bazi kokteyllerin hepsinin yeri baska.

Kişiden kisiye değişir, bana göre alkol hic almayan kisi cok sey kacirir.


logisticsmanager
(31.12.20)
bir şey kaçırdığın yok hocam. tamamiyle senin tercihin.

alkol ortama göre güzel giden bir içecek. belki 10 kere içiyorsun birinde keyif alıyorsun öyle bir şey. kebapla aynı yani.

o sebeple kaçırdığın bir şey yok.


hiç içmediğin için evet.


Piukh
(31.12.20)
Bence çok şey kaçırıyorsunuz. Her şey kararında güzel, her şey yaşında güzel.


r evolution
(31.12.20)
Hiç de bir şey kacirmiyorsun.
Iğrenç. Sadece şekil yapmak için içiliyor.


yarey
(31.12.20)
Kaçırdıkların; içmeye başladıktan yaklaşık bir saat sonra söylemek isteyipte söylemediklerini söyleyipte rahatlamak, içinden geldiği gibi kendini kasmadan eğlenebilmek, deşarj olmak, yaşamayı-arkadaşlarını-sevgilini-karını o an yanında kim varsa işte daha çok sevdiğini anlayıp ona sevgi cümleleri kurmak. Üç saat sonra daha çok içme isteğiyle masadaki bütün alkollere saldırmak. Dört saat sonra mide bulantısıyla uyumaya çalışmak, kusmak yada sızmak. Sabah kalktığında deli gibi baş ağrısıyla kendine sövüp geceyi düşünmek, gecenin yarısını hatırlamayıp kötü birşey yapmadım yada saçmalamadım umarım diye paranoyaya girmek. Muhtemelen ilk içtiğinde başına gelecekler bunlar tabi ortamına da bağlı. Düzenli içmeye başladıktan sonra nerede durup nerede devam edeceğini öğrendikten sonra bunları nadir yaşayacaksın. Sonuç olarak dene tabiki pişman da olsan bir tecrübe olur.


IcedFlames
(31.12.20)
Hicbir sey kacirmiyorsun! Alkol cok abartiliyor. Bence bunun sebebi de kendini gerceklestiremeyen insanlar.


nesterov
(31.12.20)
hmm yani çok şey kaçırıyorsun diyemem ama bazen çok hoş oluyor insan sevdiklerinle beraber içerken böyle bir mutluluk geliyor, harika bir his :D bir kere bile olsa deneyimlemeni tavsiye ederim.


theseachange
(31.12.20)
ben de hiç içmedim. içen çok arkadaşım var ama içmek hiç aklıma gelmedi. 17-18 yaşıma kadar içen kimseyi görmediğim için olabilir belki. bir şey kaçırdığını sanmıyorum


avatar is back
(31.12.20)
kaçırmıyorsun. zaten kaçırmışsın.


evet ve hayır. neden hoşlandığına bağlı


argent dawn
(31.12.20)
Neden içmediniz? Dini nedenlerden ötürü mü? Ben de sevmem. Midem kaldırmıyor.


gelmeistemem
(31.12.20)
hiç içmediysen iki bira bile yeterli olabilir hafif bir sarhoşluk yaşamak için. yani tam olarak en yakın tekele gidip 25-30 lira vererek yaşayabileceğin bir tecrübeden söz ediyoruz. haliyle çok şey kaçırdığını zannetmiyorum ama sarhoşluk ŞAHSİ FİKRİMCE herkesin en azından bir kere tecrübe etmesi gereken değişik bir his. yaşamayan çok şey mi kaçırmıştır? hayır. küçük bir şey yani, üzerinde düşünmeye değmez.

ben ilk kez 18 yaşımdayken içmiştim. arkadaş kadıköy'de bir mekana götürmüştü. buz gibiydi bira. tadını beğenmemiştim (ilk içişte alkolü seven kimse yoktur herhalde) ama hem dışarıda oturuyorduk hem de arkadaşımlaydım, haliyle güzel bir ortam vardı. çerezle fındıkla fıstıkla iki tane içiverdim. çok tatlı bir sarhoşluk yaşamıştım o gün. hafif gevşeme, rahatlama, her şeyin göze daha güzel görünmesi vs...

ama bu da biraz uyuşturucu gibi elbette, açıkçası alıştıktan sonra hem sarhoş olmak zorlaşıyor hem de sarhoş olsan bile ilk seferki gibi tatlı gelmiyor.

bence bi ara kap iki tane bira, al yanına çerezini, otur iç yavaş yavaş. hiçbir şey kaybetmezsin.


der meister
(31.12.20)
Zamanında alkol kullanıp bırakmış biri olarak söylüyorum kesinlikle bir şey kaçırmıyorsunuz ve doğru olanı yapıyorsunuz. Tekel ürünleri sağlığa zararlıdır zehirdir. Siroz, diyabet, obezite gibi hastalıkların en büyük sebeplerinden biridir. Alkol kana karıştığı andan itibaren iç organlarda tahribata sebep olabilir. Ayrıca suç oranları alkol kullanımıyla paralel olarak artış göstermektir.


acebi
(31.12.20)
Kesinlikle bişi kaçırmıyorsun
Matah bişi değil


photo85
(31.12.20)
Sırası geldiğinde kafayı bulamayanlar kesinlikle bir şeyler kaçırıyor. Sizin adınıza sizden rica ediyorum, şu hayatınızda bir kez olsun kafanız güzel olacak kadar için.


huçi kuçi
(31.12.20)
çeşitli sebeplerin vardır sanırım ama hiçbiri hiç içmemek için yeterince makul değildir. bence böyle düşünmek yerine yanında tuzlu atıştırmalıklarını da hazır ederek hemen koş bi şeyler iç. yavaş yavaş, güzellerinden başlayıp deneye deneye kaçırdığın şeylere yetişebilirsin. sevmezsen ya da kötü deneyim yaşarsan vazgeçip kaçma, ağırdan da al o yüzden. hadi inş.


(18)

500 bin lira paranız olsa kaç paralık araba alırsınız?

Diyelim ki bir yerden 500 bin lira para kazandınız. Bir daha bu parayı kazanma şansınız yok. Kredisini ödemeye devam ettiğiniz bir eviniz var.Kaç parasını arabaya ayırırsınız?Hangi arabayı alırsınız?Sıfır mı yoksa ikinci el mi alırsınız?Neden?
Diyelim ki bir yerden 500 bin lira para kazandınız. Bir daha bu parayı kazanma şansınız yok. Kredisini ödemeye devam ettiğiniz bir eviniz var.

Kaç parasını arabaya ayırırsınız?
Hangi arabayı alırsınız?
Sıfır mı yoksa ikinci el mi alırsınız?

Neden?
araba almak "zorundaysam" max. 150bin arabaya ayırırdım. gerisiyle yatırım yapardım.


Ehliyetim olmadığı için bu soruya cevap vermemin çok anlamsız olduğunun farkındayım ama ödenecek kredim varsa (yani borçtaysam) araba almazdım borcumu kapatırdım.


peki madem
(23.12.20)
Ben olsam sabit gelirime göre belirlerdim. Sonuçta masraf arabayı almakla bitmiyor. Ne kadar pahalı bir araba alırsanız sigortası, kaskosu, bakım-arıza masrafları da o kadar artıyor.


Ev kredisini kapatır kalanı ile araba alırdım. Krediye girme işini sevmiyorum. Ayrıca arabanın da sabit gideri olacak onu da gözönünde bulundurun.


cilekli pasta
(23.12.20)
Dsg şanzımanı olmayan, otomatik, benzinli B sınıfı bir otomobil alırdım 200.000 civarı, clio olabilir


freebird5406_2
(23.12.20)
100'e araba, 400 de krediye veya yeni bir ev alıp kiraya verirdim, gelenle de krediyi öderdim. hem evim hem arabam olurdu ve kafam rahatlardı.


rose parks
(23.12.20)
180k araba alırdım. Geri kalan para garantim olurdu. Neden 180? Çünku otomatik ve yeni model arabalar o fiyattan başlıyor.


Denton
(23.12.20)
Bi 500 de kredi çeker 1 milyonluk araç alırdım.


Kahir ekseriyet
(23.12.20)
Bu soruyu cevaplamak için yeterli veri yok. Topal doktorun dediği gibi genel gelirini de paylaşman lazım. 500 bine alınacak arabanın kaskosu yıllık 7-8 bin tl çıkacaktır, vergi, servis, lastik vs dedin mi aylık 1000 tl giderin var. Lüks arabanın masrafı da standart bir arabadan 2 kat falan daha yüksek oluyor.

Örnek veriyorum ayda 20 bin kazanıyorsam 500'ün tamamını arabaya basarım, sıfır alırım ikinci elle falan uğraşmam. Muhtemelen volvo xc40 alırdım. Ama ayda 5 bin kazanıyorsam alacağım araba taş çatlasın 200 bin tl olur.

Ha bir de araba almak zorunda değilsen, sırf yatırım olarak bakıyorsam hiç almam zaten, bildiğin dert ve masraf kapısı çünkü. Gider bi ev daha alırım o zaman istanbulun güzel semtlerinden.


roket adam
(23.12.20)
250 ile arac alip, kalan 250 ile yatirim (sepet) yaparim. 100'e otomobil alacaklar ne almayi dusunuyor merak ettim :D


tahtakafa
(23.12.20)
200e alırdım. sıfır alırdım.


jelly bear
(23.12.20)
Ben 300-400 daha kredi çekip 800-900 bine güzel bir araba alırdım.


giovanne
(23.12.20)
500 bine full+full Passat alırdım.


Cesario
(23.12.20)
150 binlik araba alırdım diyoruz ama o araba da küçük beyaz en az 90bin km'de bir hatchback olacak. 200 ve üstü diyenlere kızamıyorum bu nedenle.


bussuru1
(23.12.20)
ev kredisini kapatırım. kalan paraya biraz ekler 2. el preminyum bir araç alırım. 2014 c180 vb. 350 bin


mikahakkinen
(23.12.20)
alacağım araba sıfır kilometre otomatik vites bir hatchback araba olurdu.
honda jazz, toyota yaris, opel corsa, ford fiesta gibi bir şey alırdım.

evin kredisini kapatırdım.
bir şeyler kalırsa yatırım yapardım.


tabudeviren
(23.12.20)
250 ye falan golf alırdım ben geri kalanı da bilmiyorum artık


garavel
(23.12.20)
koladan pepsiden çıkma 98 99 2000 model dizel kangoo alırdım ben. arabayla tek ilişkim bazen eşya taşımak zorunda olmam ve genelde de saçma sapan paralar ödüyorum bunun için.

çevrem de var. eksiğini gediğini herşeyini yaptırsam harcayacağım maksimum para 20 lira tabi öyle üstünden tır geçmiş değil, normal olarak yıpranmış eskimiş bi araç.

benim arkadaş 2500 iraya aldı muayene yok, motor şanzıman pert., arabayı görsen kırmızıymış güneş yanığından pembe olmuş, kapılarda blmemne pepsi yazıları sökülmüş ama güneş yanığından izleri kalmış, ne boya var ne sinyal, içi ahır gibiydi.çok dalga geçtiydim.

adam araç tamircisi zaten, bi topladı arabayı 10 lira para harcadı sanki fabrikadan yeni çıkmış gibi oldu oha dedim yani. parçaları çok ucuzmuş meğerse. zaten elektronik de yok, valla herşeyi sıfır koydu taktı eleman, motoru şanzımanı herşeyi de kendisi topladı, bi kaportacıya 1000 lira falan verdi komple kaporta boya, o da arkadaş ayağına. şimdi iyi de para veriyolar satmıyor. iki sıra koltuk ve bagajlı olan versiyon, arkayı karavan yapıcam diyor.

bir de yakmıyor araba inanılır gibi değil.


killerbee
(23.12.20)
(4)

Macbook kullanıp MacOS Big Sur'a geçenler

2020 mbp 13" var.Daha Mayıs'ta aldım.Şarjı rahat 7-8 saat gidiyordu.Big Sur güncellemesinden sonra bu süre 3,5 saate düştü.Resmen rezalet.Sizde durum ne?Bu gibi durumlarda bir fix yayınlanıyor mu kısa sürede?
2020 mbp 13" var.
Daha Mayıs'ta aldım.
Şarjı rahat 7-8 saat gidiyordu.
Big Sur güncellemesinden sonra bu süre 3,5 saate düştü.
Resmen rezalet.

Sizde durum ne?
Bu gibi durumlarda bir fix yayınlanıyor mu kısa sürede?
bu sefer o işletim sistemiyle ilgili her şey yeni olduğu için kısa sürede fix gelmesini çok beklemenizi tavsiye etmem mümkünse eski sürüme geri dönün çünkü yeni mac'lerin işlemcisi tamamen değişti muhtemelen eski yeni uyum sorunları bir süre devam eder.


nahtoderfahrung
(29.11.20)
Bizim şirketin IT takımı kurmayın diye talimat gönderdi. Güvenlik açıklarından dolayı.


pass
(29.11.20)
pass+1, bizim sirket de kurulmamasi yonunde uyari gonderdi.


sertac akin
(29.11.20)
ayni problemi yasiyorum. apple destek'e sordum. cozemediler. sonra us'e yazdim oradan ulastilar onlar da cozemedi. sonra baslarim yapacaginiz ise diyip internette arastirma yaptim. internette benzer sorunlar buldum ama cogu ipad ile alakali. sonra kendim problemi cozeyim dedim ve bircok seyi denedim. safe mod, ucak modu, tarayicisiz kullanma vs.. en sonunda birsey farkettim. activity monitor'da energy kisminda bazi uygulamalar hayvan gibi sarj yemeye baslamis. onlari kapattim duzeldi. ama muhtemelen uygulamalarla alakali birsey degil big sur'un boktanligi. mecburen yeni update bekleyecegiz. tuhaf sey su zikkim problemi internetteki milyonlarca macbook kullanicisinin yasamayip sadece ikimizin yasamasi.


buenosdias
(29.11.20)
(18)

Ömür geçip gidiyor bir bok yapamadım ve saygı görmek istiyorum hissi

İçimi dökmeye geldim. Uzun olacak kusura bakmayın.Yaş 32.Maddi anlamda zor bir çocukluk geçirdim. Bu zorluk beni sevmediğim bir mesleği yapmaya (bir tür memur) yönlendirdi. 22 yaşımdayken babam öldü. Aynı yıl çalışmaya başladım. Bir süre babamdan kalan borçları ödedim. Mesleğimin 3. yılındayken evle
İçimi dökmeye geldim. Uzun olacak kusura bakmayın.

Yaş 32.

Maddi anlamda zor bir çocukluk geçirdim. Bu zorluk beni sevmediğim bir mesleği yapmaya (bir tür memur) yönlendirdi. 22 yaşımdayken babam öldü. Aynı yıl çalışmaya başladım. Bir süre babamdan kalan borçları ödedim. Mesleğimin 3. yılındayken evlendim. Beşinci yılda çocuğum oldu. Aynı yıl ilk arabamı aldım. Yedinci yıl evimi aldım ve kredisini ödemeye devam ediyorum. 10. yılda iki seneliğine yurt dışında (bir arap ülkesi) bir göreve geldim ve şu an Türkiye'dekine göre çok daha güzel bir maaş alıyorum. Yani maddi/ailevi açıdan hiçbir sorunum yok, çok şükür.

Çocukluğumdan beri bilgisayar mühendisi olmak istemiştim. Bahsettiğim sebeplerden dolayı olmadı. 11 yaşımdan beri bilgisayar ve internet dünyası ile iç içeyim. Web siteleri oluşturuyorum, kod yazıyorum, bu işten çok olmasa da para da kazanıyorum.

Bu bahsettiğim işleri yaparken kendimi çok iyi hissediyorum, kendilerine iş yaptığım kişilerle görüşmeler yaparken kendimi değerli hissediyorum. Saygı görüyorum. Fakat asıl işimde bu değeri ve saygıyı göremiyorum. Demek istediğim bana saygısız davradıkları değil. Saygıyı hak edecek değerde bir iş üreten pozisyonda değilim. İş arkadaşlarımın %90'ı boş adam.

Olmam gereken yerde kesinlikle değilim hissini iliklerime kadar yaşıyorum. Mesela bir adam görüyorum, mobil uygulama yazmış, aylık gelirim xx.xxx lira diyor. Diyorum ki bu adam bilgisayarla/programlamayla en fazla birkaç yıl önce tanışmıştır, adam benim hayalimi yaşıyor. Ben ise memur kafasıyla, çocukluktan beri içinde olduğum sektörde silik bir tüketiciden başka bir şey değilim.

Dediğim gibi, yaş 32. Ne kadar ömrümüz var bilemeyiz fakat "adam yerine konulmak", "saygı görecek işler başarmak" ve maddi açıdan kimseye eyvallah etmeyecek noktaya gelebilmek konusunda çıtayı bir türlü yükseltemedim.

Konuşmayı dün öğrenmiş, ondan anlamam, bundan anlamam diyen kekoya amirim çekiyorum. Ayıya dayı demekten anam ağladı arkadaşlar.

Ömür de kısa. Böyle geçer mi?
Vallahi bir bilgisayarcı dükkanı açıp format atsam işe suratımda kocaman bir gülümsemeyle gidip gelicem gibi geliyor. Bir yazılım firmasında çalışsam teknik açıdan çok iyi pozisyona gelebileceğimden eminim ama orada da artistlik yapacak bir sürü insanla karşılaşıp gelen gideni aratır moduna girmekten korkuyorum.

Evet, param var, helalinden kazanıyorum, kimseye muhtaç değilim ama saygı görebilmek... Bu yaşıma kadar hiç hissetmediğim duygular bunlar. Yolda görsem selam vermeyeceğim adama gerçekten de selam vermemek istiyorum.

Sizde de var mı böyle bir durum?

edit: tolkien hayranı ve ona katılanların cevaplarına karşı bir açıklama yapma gereği hisettim. arkadaşlar benim saygı görme isteğimden kasıt diğer insanların bana saygı göstermesini istemem değil aslında. ortaya koyduğum iş itibariyle, kişiliğimden bağımsız olarak, yaptığım işe saygı gösterilmesini istiyorum. senin bu yaptığın işi herkes yapabilir gibi değil de x bu işten çok iyi anlar şeklinde tanımlanmak istiyorum. son olarak şunu söyleyebilirim ki bugüne kadar 50 farklı meslektaşımdan duyduğum cümle şu "senin yerinde olsam, x,y,z işlerinden anlasam bu işi yapmazdım" yani ortada net bir şekilde oraya ait olmama durumu var. ego ile ilgisi yok. bir arkadaş "bilgisayar dükkanında format atma" cümlemden ne demek istediğimi gayet iyi anlamış ama siz de haklısınız ben kendimi tam olarak ifade edemedim.
yaşım 32, bilgisayar mühendisiyim, şu ana kadar milletin çalışmaya can attığı şirketlerde çalıştım, ara ara bi bok yapmadım hissi bana da geliyor.


oz suser
(25.11.20)
Şu an kısaca yazıyorum ama işin özü kendine saygı. Büyük şeyler başarmışsin, gurur duymalisin


kisa
(25.11.20)
David Graeber dayının Bullshit Jobs diye bir kitabı var. Sanırım benzer bir iş yaptığınız için değersiz hissediyorsunuz. Unabomber manifestosunda da bu maddi açıdan doyurucu ama hiçbir tatmin hissi vermeyen işlerin toplumu nasıl kemirdiğinden bahsediyordu.

Yazılımcı olsanız da dönem dönem benzer şeyler hissedeceksiniz. Teknik açıdan çok iyi bir pozisyona geldiğinizde günün yarısını toplantılarla, diğer yarısını diğer yazılımcıların yazdığı kodu review ederek, "şunu nasıl yaparım" sorularına cevap vererek, gönderilen CV'lere bakarak geçireceksiniz.

Ev ve araba sahibi olmak artık beyaz yaka için lüks olmaya başladı (özellikle bekar veya aileden varlıklı değilse) Ben olsam kendimi şanslı azınlıktan sayar, hayattan keyif almaya bakardım.


bruce mclaren
(25.11.20)
Ben de mobile developer olarak çalışıyorum ve doktora yapıyorum. Ama bi bok olamadim hissi yüzünden psikolojik destek aldım uzun bir süre. Hala bi bok olmuş degilim ama bununla yaşamayı öğrendim.


kaptan maydanoz
(25.11.20)
Başkalarından saygı görmek istiyorsunuz hissi, içerde bi yerlerde kendinize saygı göstermeniz gerekli hissinden geliyor olabilir mi?


j r r tolkien hayranı +1
Saygı görmek istiyorsanız saygı duyacaksınız. Benim hayat görüşüm budur. Siz de biraz geçmişten gelen üzücü günlerden sonra gelen rahatlama sendromu var gibi. O yüzden de diğer insanlara biraz daha üstten bakmaya başlamışsınız.


bigcaptain
(25.11.20)
bu hisler benide yokluyor ara ara.

yazilimcilikta okul ve iyi egitim muhakkak onemli. ama kendini gelistirmis cok adam var ve kimse bu adamlarin okulunu sorgulamiyor. benim onceki sirketteki liderim gida muhendisiydi mesela ve muthis adamdi. simdi almanyaya gitti.

xxx kazaniyorum diyen adam cok. kazanan da cok. ama sizin ihtihac duydugunuz para degil sanirim. paranin onemsiz oldugunu iddia etmiyorum tabii.

bence ihtiyac duygudunuz saygiyi insanlarin sorunlarini cozerek kazanabilirsiniz. kendi isinizden bahsetmiyorum.

eger yazilim gelistirerek birilerinin sorunlarini cozerseniz, hem saygi hem para kazanmaniz muhtemel.

ama ilk etapta dogrudan parayi hedeflemek cok makul gorunmuyor. bir sure daha sevmediginiz isinize tahammul edip, bu ketenpereden kurtulmaniz gayet mumkun.


foster
(25.11.20)
ben de size farklı bir açıdan bakma fikri vermeye geldim.

öncelikle diğer arkadaşların da söylediği gibi maddi olarak kendinizi şanslı sayabileceğiniz bir konuma gelmişsiniz ve içinde bulunduğunuz bunalım sizi bunu görememeye itiyor.

eğer işiniz sizi gerçekten yormuyor ve sizden bir şeyler çalmıyorsa, önce bulunduğunuz konum ve elde ettiklerinizle mutluluk duymaya çalışın. bunu yaparken de bununla yetinip şükür loopuna düşün demiyorum bakın. halihazırda sahip olduklarınızla mutlu olmayı denedikten sonra kendinize, sizi mutlu eden şeylerden daha fazla ekleyerek zevk almayı öğretin. daha fazla kod yazın mesela. ama bunu mesleki bir zorunlulukla değil de keyif almak için yapacak olmanın rahatlığını hissederek yapın.
yani ben olsam öyle yapardım.
umarım daha da mutlu olursunuz.


baharat
(25.11.20)
bu sistemin ve toplumun getirdigi devamli kendini gelistir, hep daha iyisi ol baskisinin bilincaltiniza yerlesmesi de bir faktor bence boyle dusunmenizde.


sal gitsin baba.


baldur2
(25.11.20)
Somut bir hedefiniz olması güzel bir şey. Türkiye'deki çoğu insanın bir hedefi ve hayalı yok. Düz ve klişe bir hayat yaşıyorlar ve farkında değiller.

Yalnız, sahip olduğunuz hedef ve hayal kendinizin için. Bir başkaları tarafından saygı görebilmek adına olmasın rica ediyorum. Bu benim için de geçerli.

Kendimden örnek vereceğim. Kendi adıma yapmaya çalıştığım; pişman olmayacağım ve iyi ki bu hayatı yaşadığım diyeceğim bir hayat yaşamak.

Biraz geçmişe gidiyorum. Sene 2017 (o zaman yaş 28) kendime verdiğim bir sözüm vardı. 35 yaşıma geldiğinde sahip olduğum tek şeyin kitaplar olmayacak. 35 olmadan gerçekleştirdiğim birkaç hedef/hayal oldu. Bunlar zaman içerisinde değişiyor, eviriliyor.

Kimseye hesap vermek zorunda değilsin, değilsiz. Belki hedeflerimizi/hayallerimizi gerçekleştirme fırsatını bulamayacağız ama bunun çabasını göstermek bile başlı başına bir macera. Hedeflerimizi ve hayallerimizi gerçekleştirmeye çalışırken gösterdiğimiz çaba/efor belki bizi çok farklı bir noktaya taşıyacak.

Ayrıca hangi sektöre gidersek gidelim, onlarca/yüzlerce gerizekalı insanlar çıkacak. Keşke olmasalar ama varlar.

Aileniz var, çocuğunuz var. Umarım hep birlikte mutlu hayat yaşarsınız.

Son olarak: j r r tolkien hayranı +2


"Konuşmayı dün öğrenmiş, ondan anlamam, bundan anlamam diyen kekoya amirim çekiyorum. Ayıya dayı demekten anam ağladı arkadaşlar."

valla ben burada jrr ve ona katılanlar gibi bir şekilcilikten ziyade mesleğin getirdiği yetersiz ortamdan yakınma görüyorum. yani benim ünvanım şöyle havalı olsundan ziyade, yaptığı işin kattığı manevi tatmin hissinden bahsediyorsun sanırım?
şu cümleden anladım:
"Vallahi bir bilgisayarcı dükkanı açıp format atsam işe suratımda kocaman bir gülümsemeyle gidip gelicem gibi geliyor."

eğer öyleyse bunda kötü bir taraf yok, benim için de kazandığım paradan çok yaptığım işin niteliği önemlidir. insan yaptığı işte katma değer üretemediğini düşündüğünde daha iyisini yapmak için motivasyon bulamıyor, bu da sıradan ve sıkıcı iş ortamı demek. challenge'lar bazı insanları hayatta tutan şeydir, bu açıdan seni anlıyorum ve söylediklerine katılıyorum.

ama şu saatten sonra maceraya gerek yok, risk alamayacak kadar kaybedecek şeyin var.
o yüzden iş harici bir tatminiyet geliştirmeye bakacaksın. hobi kısmına odaklanacaksın ilgi alanlarında, onlardan mutlu olmaya çalışacaksın. mevcut ekonomik düzende ne yazık ki çok çok az kişi hem iş hem de ücret tatminini bir arada sağlayabiliyor. daha gerçekçi yaklaşman gerekiyor. o sevmediğin iş hayatındaki sorumlulukları yerine getirmeni sağlıyor, sadece bu anlamda bile saygı duyup üzerine çok düşünmeden devam edeceksin. geri kalan zamanlarda seni mutlu eden şeylerle uğraşmaya devam.


Jux
(25.11.20)
seninle hemen hemen aynı durumdayım. 2 yıllık bilgisayar teknolojisi ve programlama bitirdim. dgs'yle top 10'daki üniversitelerin birinde bilgisayar mühendisliğini kazandım. okulu okurken kpss'ye girdim. iyi bir puan alarak bir devlet kurumunda vhki pozisyonuna yerleştim. o gün bugündür vhki'yim. 33 yaşındayım. bir taraftan okurken bir taraftan çalıştım. benden daha niteliksiz müdürlerin egolarıyla uğraşıyorum. okul okurken şöyle bir hisse kapılıyordum. okulda atom çarpıştırıyoruz, işyerinde mağara adamlarıyla mamut avlıyoruz. okul ile işyeri arasında o kadar fark vardı yani.

okulu benimle birlikte bitirenler şu an çok iyi yerlerdeler. birçoğu aselsan'da, havelsan'da, vs'de. tamam ben de çok parlak bir öğrenci değildim. ama okul okurken niteliklerini benden düşük gördüğüm insanlar şu an özel sektörde çok havalı unvanlara sahipler. bunların hepsi asgari ücretle işe başladılar. hatta bazıları uzun süreli staj adı altında para almadan çalıştılar.


Motivasyonunuz çok makul gelmedi bana, yani "saygı görmek". İnsan olarak böyle zaaflarımız var ama mesela sizin amirinize gösterdiğiniz saygı gerçek bir saygı mı? İsteklerimiz başkalarının bizim hakkımızdaki düşüncelerine bağlı olduğunda bunları gerçekleştirmek bir hayli güç oluyor kimsenin zihni üzerinde tasarrufa sahip olmadığımız için.


@jrr hayranının dediklerine katılıyorum bu yüzden. Kendinizi ve başkalarını ne fazladan gömün ne de fazladan yüceltin ikisi de sakıncalı bence.


Bir de demişsiniz ki "Bir yazılım firmasında çalışsam teknik açıdan çok iyi pozisyona gelebileceğimden eminim ama orada da artistlik yapacak bir sürü insanla karşılaşıp gelen gideni aratır moduna girmekten korkuyorum.". Madem kendinize bu kadar güveniyorsunuz neden memuriyeti bırakıp bir şirkette işe başlamıyorsunuz? Bence cevabı açık, her şeyin bir bedeli vardır. Devlette vasıfsız birine amirim dersiniz ama işiniz garantidir, olağanüstü haller olmadıkça kimse sizi işten atamaz, maaşınızı kesemez, sigortanı ödemiyorum, tazminatını vermiyorum diyemez. Ama özelde bir sürü risk alırsınız. Birine amirim/patronum çekseniz dahi sizi işten atabilir işinizi düzgün yapmazsanız. Ha tabi bu en kötü senaryo ama, hayalinizi yaşamaktan sizi alıkoyan bir şey yok aslında kendi konfor alanınız dışına çıkma korkunuz dışında.


Playing star again çok güzel yazmış, ben de tam o minvalde bir şey yazacaktım. Sizin yaşadığınız şey, her şeyi riske atıp böyle bir maceraya girememenin kompleksi. Müdürün garip tipler olması, vs vs herkesin yaşadığı şeyler. Ben de IT sektöründeyim, bir sürü dingil var maalesef.

Bu "x bana artistlik yaptı halbuki benden daha aşağı", "bu bana üst olamaz mal bi adam", "ben onlardan daha zekiyim ama z" gibi komplekslerden arınıp, meseleye daha temiz bakmanız lazım. Yolda görsen selam vermeyeceğin adama gerçekten de selam vermemek istiyorsan aileden zengin olman lazım ne yazık ki.


roket adam
(25.11.20)
selamlar, şunu yazmak istiyorum ben de.

devlet kurumunda çok kısa süre, öğrenciyken yarı zamanlı olarak çalıştım. hakikaten çok mal insanlar vardı, üstüm olan. yahu bu insanlar nasıl girmişler memur olmuşlar derdim. çok da güzel hakları vardı. vasıfsızlardı ama o insanları kolay kolay kimse de atamazdı işten.

sonra mezun oldum, 5 yıldır özel sektörde çalışıyorum. mesleğimi ve gün içerisinde yaptığım işi seviyorum. yöneticilerim kalifiye insanlar, sizin belirttiğiniz o saygıyı görüyorum. ama özel sektör ne demek biliyor musunuz? benim o işi iyi yapmam, saygı görmem ama bu nedenle de üstüme iş yıkılmaya devam etmesi demek.

hızlı olduğum için saygı görüyorum.
düzgün çalıştığım için saygı görüyorum.
patronum da yöneticim de beni seviyor, çünkü işlerine yarıyorum.

saldırgan amaçla söylemiyorum yanlış anlamayın, buyurun o zaman istifa edip şansınızı istediğiniz yerde deneyin. ama ayrılmadan önce artılar/eksiler listesi yapın muhakkak. şimdiki işinizde kaybedeceklerinizi göz önünde bulundurun. bundan rahatsızlık duymayacaksanız, bunu göze aldığınız noktada her şey sizin.


noxell
(25.11.20)
kendimi yanlış ifade ettim sanırım, soruma edit yaptım arkadaşlar. son paragrafa bakabilirsiniz.

@tolkien hayranı ve ona katılanlar


Anladığım kadarıyla başlığı okuyanların büyük çoğunluğu "saygı" kısmına takılmış.

İsteklerinin ve yaşama arzusunun farkında olan birisinin bu koşullarının kabul görmesini istemesi kadar doğal bir şey olamaz. Birilerinin değil kendi hayatımız için çalışmalıyız.

Ülkede ne yazık ki sürü psikolojisi var bir kişinin hatalı yorumunun peşinden herkes gidebiliyor maalesef.


(3)

Ağır kol saati bilek ağrısı yapar mı?

Merhaba.Hayatım boyuna ağır saat kullanmadım. Bir tane hediye geldi 10 gün önce, takım elbiseyle çalışıyorum zaten, takayım dedim, ama son birkaç gündür bileğimde bir hassasiyet/acıma var.Buna başka ters bir hareketim de sebep olmuş olabilir emin değilim ama ağır saat takmak bileği ağrıtır mı diye b
Merhaba.

Hayatım boyuna ağır saat kullanmadım. Bir tane hediye geldi 10 gün önce, takım elbiseyle çalışıyorum zaten, takayım dedim, ama son birkaç gündür bileğimde bir hassasiyet/acıma var.

Buna başka ters bir hareketim de sebep olmuş olabilir emin değilim ama ağır saat takmak bileği ağrıtır mı diye bir sorayım dedim, belki ondandır.
Ne kadar agir? Benim en agir saatim celik kasa ve kordonlu, 148 gram, bir agri yapmadi simdiye kadar.


sertac akin
(22.11.20)
Evet yapar, yapıyor.

Bende de çelik kasa ve kordonlu bir fossil vardı her taktığımda değilse de uzun süre art arda taktığımda bileğim ağrıyordu. İkinci bir saat alınca anladım onu da. Lan ne güzel rahatmış bu demiştim.

Babama verdim sonra ötekini.


chicha_v2
(22.11.20)
Silikon kayıştan çelik kordona geçince farkettim ağrıtıyor haftada 1 gün dinlendirerek kullanıyordum pandemiden önce. pandemiden sonra komple ara verdim.


(4)

Günlük iş planımı yapacağım ücretsiz ve sade uygulama/web sitesi arıyorum

Basit bir şey aslında.Girip yarın şu saatte şunu yapıcam diye yazıcam.Ertesi gün yaptıysam yanına tik koyucam falan.Çok fazla seçenek var ama hepsi karmakarışık.Ben sadece amacına uygun, her yerinden çeşitli özellikler fırlamayan temiz bir web sitesi / uygulama arıyorum.
Basit bir şey aslında.
Girip yarın şu saatte şunu yapıcam diye yazıcam.
Ertesi gün yaptıysam yanına tik koyucam falan.

Çok fazla seçenek var ama hepsi karmakarışık.
Ben sadece amacına uygun, her yerinden çeşitli özellikler fırlamayan temiz bir web sitesi / uygulama arıyorum.
Google Keeps biçilmiş kaftan. Google uygulamaları benim her türlü süreli işim için yetiyor da artıyor


(bkz: todoist)
iyi diye okuyorum, şahsen kullanmadım.


veritaslibertas
(13.11.20)
Trello en iyisi :)


Benyinegulerim
(13.11.20)
(7)

Kalorifer temizliği sonrası banyonun leş gibi olması

Adam bizim eve bildiğin makinalarla falan gelmiş, (manuel bir çalışma yok yani). Banyodaki kaloriferden tüm sistemin kirli suyunu tahliye etmiş ama banyonun zemini kömür madeni gibi, bin türlü kimyasalla zor çıkacak cinsten. Bu normal mi? Kalorifer temizliğinde illa bu pislik yere dökülmek zorunda m
Adam bizim eve bildiğin makinalarla falan gelmiş, (manuel bir çalışma yok yani). Banyodaki kaloriferden tüm sistemin kirli suyunu tahliye etmiş ama banyonun zemini kömür madeni gibi, bin türlü kimyasalla zor çıkacak cinsten.

Bu normal mi? Kalorifer temizliğinde illa bu pislik yere dökülmek zorunda mı yoksa bizim eve gelen usta mı geri zekalıydı?
genelde bu islem icin tuvalete veriliyor ; neden oyle yapmis ki ?!

kaca yaptirdiniz ve memnun kaldiniz mi ?


sweetoffice
(13.11.20)
@sweetoffice

tuvalete vermiş ama verene kadar ortalık batmış anladığım kadarıyla.
250 liraya yaptırdık, 11 petek vardı. Gerçi kaç petek olduğunun bir anlamı da yok, petek sayısı kadar bir hava çıkarma işlemi (20 saniye) yapılıyor.

memnun kalmadık tabii.


ustada problem varmış.


sutlu nescafe
(13.11.20)
gecmis olsun hocam, yaptiranlarda genelde memnun kalmiyor zaten; ustanin hatasi tamamen


sweetoffice
(13.11.20)
usta hatası.
petek temizliğini kendim yapıyorum.


2 eve de yaptirdik bir damla su dokulmedi yere. Zaten dokulmemesi de gerekir. (150 tl-ist)


brkylmz
(13.11.20)
Ben de 3 sene önce falan yaptırmıştım. Direk klozete uzatıyor boruyu, sonra başlatıyor temizliği zaten. sıçrama olmuyor böylece.


fezagezgini_4
(13.11.20)
(3)

Link paylaşımı telif hakkı ihlali midir?

Embed edip resim şeklinde paylaşmak telif hakkı ihlalidir biliyorum fakat kendi sunucunda barındırmadığın bir resmin linkini paylaşmak da telif ihlaline girer mi?örnek:https://eksisozluk.com/entry/62224122
Embed edip resim şeklinde paylaşmak telif hakkı ihlalidir biliyorum fakat kendi sunucunda barındırmadığın bir resmin linkini paylaşmak da telif ihlaline girer mi?

örnek:
eksisozluk.com
Senin ürettiğin herhangi bir eserin izinsiz paylaşımı illa ki telife girer, nasıl paylaştığının bir önemi yoktur diye düşünüyorum.


angelus
(31.10.20)
Evet ama tüm dünyada kullanılan bir yöntem. Telif diye sorub olsaydı kimse bir şey paylaşamazdı. Dert etme yani.


cemallamec
(31.10.20)
sonuçta eseri yaymış oluyorsun.

"eser sahibinin izni olmaksızın eseri umuma iletim suçu" ve yayma hakkı şeklinde arama yapabilirsin.

aslında problem olmaz.
ama son dönemlerde erdil yaşaroğlu vb. karikatüristlerin yasaları suistimal ederek bunu bir gelir kapısına çevirdiğini okuyoruz.

ne olur ne olmaz. böyle linkleri kaldırmak daha iyi olabilir.


tabudeviren
(31.10.20)
(3)

Hattımıza 3 ay kontör yüklemezsek ne olur?

Yurt dışındayım. Gelmeden önce hattımı kontörlüye çevirdim.3 ay olacak yakında. Sanırım 3 ayda bir kontör yüklemem gerekiyormuş.Hattı tek kullanım amacım SMS alabilmek (banka vs)Şimdi 3 ay dolar da kontör yüklemezsem ne olur?Hat mı kapanır tamamen? Yeniden kontör yükleyince tak diye açılır mı?Teşekk
Yurt dışındayım. Gelmeden önce hattımı kontörlüye çevirdim.
3 ay olacak yakında. Sanırım 3 ayda bir kontör yüklemem gerekiyormuş.
Hattı tek kullanım amacım SMS alabilmek (banka vs)

Şimdi 3 ay dolar da kontör yüklemezsem ne olur?
Hat mı kapanır tamamen? Yeniden kontör yükleyince tak diye açılır mı?
Teşekkürler :)

edit: hattım türk telekom
Ben Türk telekom'dayım. Aynı amaçla yurtdışında sms almak için kullanıyorum. 6 ay yüklemezsem SMS bile alamıyorum.


Haldamir
(17.10.20)
3 sonra tak diye hattın kapatılmaz. SMS almaya devam edersin


a dost
(17.10.20)
Türk telekom'da 184 + 92 gün
Vodafone'da 180 + 90 gün
Turkcell'de 185 + 92 gün

Merak edip şimdi baktım ve öğrendim, bu sayede bundan sonra da birine bu bilgi lazım olursa işine yarar belki.

İlk süre hem gelen hem giden aramalar için, ikinci süre dışarıya aramaya kapalı ama dışardan arama almaya devam eden süre. Sonunda iptal ediliyor hat, yani hattın tamamen iptali için 6+3 ay süre var buna göre.


John Bloor
(20.10.20)
(3)

İHA saldırısı yapabileceğim bilgisayar oyunu arıyorum

Azerbaycan'ın paylaştığı vidyoları izlerken canım çekti.Var mı böyle ihayla vurmalı falan bir strateji oyunu?
Azerbaycan'ın paylaştığı vidyoları izlerken canım çekti.
Var mı böyle ihayla vurmalı falan bir strateji oyunu?
call of duty vardi tek bolum


bad company 2 de de sık sık drone ile saldırı yapılıyordu ama sen öyle istediğin zaman değil, oyunun akışına senaryosuna göre.


killerbee
(17.10.20)
Bayağıdır oynamadım ama Arma'da vardır büyük ihtimalle.


chicha_v2
(17.10.20)
(2)

Netflix'teki bir filmi buldurmaca

Bir arkadaşım önermişti, filmin afişini de göstermişti.Afişte bir araba var. Beyaz bir adam arabanın şoför koltuğunda.Siyahi bir adam arabanın arka koltuğunda oturuyor. Beyaz olanın patronu gibi.Buldurabilir misiniz be duyuru?
Bir arkadaşım önermişti, filmin afişini de göstermişti.

Afişte bir araba var. Beyaz bir adam arabanın şoför koltuğunda.
Siyahi bir adam arabanın arka koltuğunda oturuyor. Beyaz olanın patronu gibi.

Buldurabilir misiniz be duyuru?
netflix'de var mı bilmiyorum da "green book" olabilir mi?


dylancash
(30.09.20)
Green Book olabilir mi?


karaca2
(30.09.20)
(3)

Şekeri bıraktım, fasting yapıyorum ve spora başladım

That sugar film-belgeselini izlediğim akşam (9 eylül) şekeri TAMAMEN bıraktım, ertesi gün spora ve intermittent fasting'e başladım.2 günde bir yaklaşık 1 saat süren spor yapıyorum.- ısınma- ağırlık, makineler vs.- 15 dakika koşu bandında koşuYaş 32. Boy 1.70, kilo 74. Cinsiyet erkek.Karın bölgemde g
That sugar film-belgeselini izlediğim akşam (9 eylül) şekeri TAMAMEN bıraktım, ertesi gün spora ve intermittent fasting'e başladım.

2 günde bir yaklaşık 1 saat süren spor yapıyorum.
- ısınma
- ağırlık, makineler vs.
- 15 dakika koşu bandında koşu

Yaş 32. Boy 1.70, kilo 74. Cinsiyet erkek.
Karın bölgemde göbek değil ama rahatsız edici görüntüsü olan bir yağlanma var.
Bu düzene başlayalı 16 gün oldu.

Sizce vücudumda ilk değişiklikleri ne zaman fark etmeye başlarım?
Siz farkedemezsiniz, 16 gündür sizi görmeyen dikkatli bir göz şu an farkedebilir.

Ayna karşısında birkaç fotoğraf çekin. Böyleydim böyle oldum dersiniz.


Mirket
(25.09.20)
3 ve 6. aylar cok fark eder. istikrar coook onemli.


tunaktunaktun
(25.09.20)
En az 8 hafta


KaraSakall
(25.09.20)
(8)

Uçakta ikram vermemek fırsatçılık değil mi?

Her şey serbest, ikram verince korona bulaşacakmış.Bak sen.Bu korona millete iyi bahane oldu ha.İşlerine yarayan ne varsa "ama koronaaa :("Kardeşim tatile gitti geçen Antalya'ya.Servis otobüslerini kaldırmışlar, bir kişi özel shuttle 180 TL.Ama koronaaaa :(
Her şey serbest, ikram verince korona bulaşacakmış.
Bak sen.
Bu korona millete iyi bahane oldu ha.
İşlerine yarayan ne varsa "ama koronaaa :("

Kardeşim tatile gitti geçen Antalya'ya.
Servis otobüslerini kaldırmışlar, bir kişi özel shuttle 180 TL.

Ama koronaaaa :(
Valla haklısın.

Pegasus parayla satmaya devam ederken corona yok THY dağıtırken var. Ben de bu sistemi anlamadım hocam.

Ha bu arada bence ne su ne yiyecek dağıtılmasın, maske takmayan bi dolu tip var uçakta. O maskeyi çenesine indiren, hostes gelirken ağzını kapatıp sonra burnunu açıkta bırakarak uçuşu tamamlayan konuşurken maskesini açan vs vs. O nedenle bi de yemek iyice riski artırıyor. Ama parayla satarken oluyorsa ya da normalde de o ağzı burnu kapatmayı beceremiyorlarsa, tamamen fırsatçılık yapıyorlar o ayrı.


lcha
(20.07.20)
Katılıyorum. Fırsatçılık.


himmet dayi
(20.07.20)
fırsatçılık etkisi var muhakkak ama şu şekilde de düşünülebilir. herkese sandviç içecek dağıttığınız zaman, yemeyecek kişi sayısı azdır. herkes aynı anda bir şey yiyip içmeye başladığında, toplu halde maskeler inecek tükrük parçacık vb saçılımı artacaktır.


fezagezgini_4
(20.07.20)
fezagezgini_4 +1

bence esas sorun pegasus'un hala ücretli yiyecek içecek satışı yapıyor olması, thy'nin ya da başka hava yollarının ikramlarını durdurması değil.


fezagezgini_4 +1


blatta hiberna
(20.07.20)
Yani size bu koronada hala ucma imkani sunuyorlar dusuk ucretle, (thy yurtici ucuslari zararina yapiyor su an kar etmiyor) ikram mi ariyorsunuz ustune?


ala09
(20.07.20)
@ala09 özelden de aynı cevabı göndermiş olman büyük incelik görmeyebilirdim bunu.

Soruya cevap: Uçak firmaları kar etmiyor olsalar o uçakları kaldırmazlardı, halka hizmet amaçlı çalışmıyorlar. Tek yön 350 TL bilet karşılığı uçuruyor, kabin memuru ve pilotların maaşından kesiyorlar.
100 sandviçle karlarına kar kattıklarını düşünmüyorum. Ayrıca "hak aramak" burda başlar.

Corona döneminde Pegasus'un sandviçi paralı satmasına engel yoksa, THY'nin de ücretsiz yiyecek dağıtma hizmetine devam etmesinde engel yok diyoruz burda.


lcha
(20.07.20)
- üstlerinden sorumluluk atmaya çalışıyorlar. bence doğrusunu yapıyorlar. hastalığının yayılmaması için ellerinden geleni yapsınlar bence. pegasus'un hala bir şeyler satıyor olması saçma. Uçağa binenlerin koronalı olup olmadığını kimse bilmiyor.
- adamlar ciddi zarar etti, zararlarını kapatmaya çalışıyorlar.


co2s2
(20.07.20)
(15)

Yeni Havalimanında ucuz yollu karın doyurma

Bir simit 10 lira, bir sandviç 27 lira.Mutlaka daha ucuz yollu bir karın doyurma yöntemi vardır be.Açım, dilenci değilim, bi bulduruverin :))edit: kavga etmeyin arkadaşlar, bu düzen böyle imiş.Bir tostla bir çaya 35 lira verdim.
Bir simit 10 lira, bir sandviç 27 lira.
Mutlaka daha ucuz yollu bir karın doyurma yöntemi vardır be.
Açım, dilenci değilim, bi bulduruverin :))

edit: kavga etmeyin arkadaşlar, bu düzen böyle imiş.
Bir tostla bir çaya 35 lira verdim.
@Cesario o kadar karışık işler peşindeyim ki kendimi getirdiğime şükrediyorum. Saniye hesabıyla geldim buraya kadar. Ama en mantıklısı o evet. Market falan yok mu ki burada ya? Koskoca havalimanı. Market olması lazım?


kankacım yanlış anlama ama yolda gördüğün nir havalimanı çalışanını çevir burger kına alıcam sızın çalışan ındıırımınızıı kullanabilir mıyım de, onlar zaten yemez burger falan, dışarda kı ıle aynı fiyata gelio. Ben orda çalışırken çok yapıyolardı bana ordan kaldı bende de :)


paramolacak
(20.07.20)
yurtdisindaki havalimanlarindan boyle degil.

kaziklama ahlaksizligi kultur olmus.


baldur2
(20.07.20)
@baldur2 y.disi dediginiz neresi? Hava limanlari her yerde pahali, tek tuk istisnalar vardir. Havalimanlari karin doyurulacak yerler degildir


Dubai, Malezya, avustralya


baldur2
(20.07.20)
havalimanlari karin doyurulacak yerler degildir nasil bir absurd cumledir ya.

sen hayatinda hic aktarma diye bir kelime duydun mu?
ya da rotar diye bir kelime duydun mu?


baldur2
(20.07.20)
hiçbir havaalanı türkiye gibi fahiş fiyatlara sahip değildir. varsa da sayısı azdır. alım gücüne göre kendi vatandaşını, turistle bir tutup geçirme hesabı yapmazlar. stuttgart havaalanında 1 saat ücretsiz olan yer de var, terminallerin hemen yanındaki açık park yerleri saatlik 4 euro. bir alman içn 4 euronun ne anlama geldiğini yazmayayım şimdi. 10 euro'ya pretzel veya croissant satsalar orada halk ve devlet tepelerine biner. ama bizim gibi muz cumhuriyetlerinde "buldun mu ........" mantığı işlediği için ---SORUYA CEVAP--- maalesef ucuz karın doyurma yöntemi yoktur havaalanlarında ----SORUYA CEVAP


burya
(20.07.20)
Hocam çalışan indirimi güzel fikirmiş, yoksa mecburen starbucks bulacaksın (yine nispeten en makulu olur) havaalanları karın doyurma yeri olabilir çünkü 1 güne yakın aktarma bekleyen insanlar var daş mı yisinler?

Ek olarak @neverletyougodown nereleri görmüş bilmem de, Avrupa havalimanlarının hiçbiri x10 kat pahalı değil. Italya Hollanda Almanya havalimanlarında dışarıda içtiğin fiyatlara çok yakın fiyata kahve vs. içip 3-5 euroya bir şeyler yiyebiliyorsun.


lcha
(20.07.20)
Hava alani fiyatlari tum dunyanin yaka silktigi bir konu, bizim duyuruculara gore sadece bizim ulkeye has bir sey. Neyse haklisiniz diyim, akp sayesinde kufur haznemi gelistirmis adamim ak trole cikacak adimiz:)


@neverletyougodown: boş yapmadan örneklerle konuşsaydın keşke. mesela geçen vedat milor italya'da bir havaalanında pizza yemişti. adam pizzaya şarapla birlikte 15 euro mu ne vermişti. italya'da havaalanı dışında da en kötü 10 euro ederdi adam 15 euroya yedi havaalanında. türkiye'de dışarıda 1 lira olan simit havaalında 10-15 lira, ak trollerden daha tehlikelisin bence


burya
(20.07.20)
@neverletyougodown: bak bilgilen ayıp değil.

twitter.com

mekan bologna havaalanı: pizzaya ödediği para 7 euro

ucuz mu pahalı mı sen karar ver.

vedat milor kadar gezmiyorsundur herhalde, yaptığı yorum da şu:

"Bologna Havaalanı’nda gerçek Napoliten pizza, fiyatlar da çok uygun. Herhalde bizim havaalanlarındaki tek kaşarlı tost ile aynı fiyat."


burya
(20.07.20)
@burya Bologna gibi second tier mi kac tier oldugu belli olmayan yerin hava alani ile dunyanin aktarma merkezi, kitalari birlestiriyoruz bilmemne sloganli, iddiali olan havalimanini karsilastirmakta ayri bir kafa. Tamam siz haklisiniz yeter.


@neverletyougodown: trabzon havaalanı'nda fiyatlar farklı mı sanıyorsun, git de bak, herhalde ufak havaalanlarında simit 50 kuruşa satılıyor sanıyorsun. tier hesabına da başlandığına göre oho.. frankfurt havaalanından örnek versem frankfurt çok bozdu dersin


burya
(20.07.20)
atatürk havalimanında lounge lara gidiyordum, büyük sırt çantamı sandviçlerle doldurduğumda normal şehir merkezine göre kara geçiyordum. o sandviçleri de 1 hafta filan yiyebiliyorsun.


yeahbutso
(20.07.20)
@yeahbutso işte bu yüzden kapatıldı hepsi :)


lcha
(20.07.20)
(6)

Online check-in yapınca el bagajı?

Bir tane sırt çantam var, bavulum yok.Online check-in hiç yapmadım. Yaparsam sırt çantamı sokarken sorun yaşar mıyım? O etiketlerden yapıştırıyorlardı bankoda.
Bir tane sırt çantam var, bavulum yok.
Online check-in hiç yapmadım. Yaparsam sırt çantamı sokarken sorun yaşar mıyım? O etiketlerden yapıştırıyorlardı bankoda.
Hayır olmaz, etiket olmaması da sorun olmuyor.


clones
(19.07.20)
covid önelmleri kapsamında uçak için hareketliliği azaltmak için bazı sınırlamalar getirilidi. Kadın el çantası, laptop çantası, evrak çantası veya bebek malzeme çantası dışında kabine bagaj alınmıyor.

bu sebeple bilet aldığınız havayolu şirketinden kesin bilgi alınız.

NOT: ÖZELLİKLE Şirket PEGASUS ise 2 kez teyit ediniz.


janavarorion
(19.07.20)
Yakın zamanda anadolujet ile Anadolunun bir şehrinden istanbul'a uçtum. Online check-in yaptım. Sırt çantamı sorun etmediler, gayet çantamla bindim gittim. Birkaç gün sonra, İstanbul'dan dönüşte ise (yine online check-in yine anadolujet) sırt çantamı yanımda götürmeme izin vermediler. Bagaja koydular.

Örnek olsun diye yaşadıklarımı yazdım. Soruya net cevabım yok yani :D


Online checkin yapmanın bagaj olup olmamasıyla ilgisi yok. Her durumda online checkin yaparsınız sonra havaalanında bagaj varsa yine checkin/bagaj teslim masasına gidersiniz. Sırt çantası yeterince küçükse (öndeki koltuğun altına sığacaksa) yanınıza almanıza izin verebilirler, bu görevlinin yorumuna bakıyor aslında.


mikro patlama
(19.07.20)
mikro patlama +1 online check-in yapmanızın bagaj konusuyla ilgisi yok.
ama bir şerh düşeyim. görevli yorumuna bırakılmıyor, şu an sivil havacılık kurulunun talimatı var, uçağa laptop çantası ve kadın çantası dışında el bagajı sokmak yasak covid dolayısıyla. yani sırt çantanızla gidemezsiniz uçağa ama bagaja teslim edersiniz.

not: bunun pegasus, thy, sunexpress farkı yok. bu talimat sivil havacılıktan geliyor


ala09
(19.07.20)
online çekim yapmanızın hiç bir önemi yok. her halukarda en az bir buçuk saat önce havalimanında olmak ve deske gitmek zorundasınız. çantanızı uçağa alamayız deyip bavul alımını 1 saat kala kapatırlarsa dımdızlak kalırsınız .


janavarorion
(19.07.20)
(2)

Hangi dişim ağrıyor

Altta mı üstte mi anlamıyorumNasıl tespit edicem ben bunu?Çok güçlü bir ağrı değil ama rahatsız ediyor.
Altta mı üstte mi anlamıyorum
Nasıl tespit edicem ben bunu?
Çok güçlü bir ağrı değil ama rahatsız ediyor.
Hekim arkadaşlar muhakkak ki daha iyi izah edecektir ama yansıyan ağrı dedikleri bir durum var, yani bu biraz o bölgedeki sinir iletimiyle vs alakalı bir durum, "yansıyan ağrı, diş" anahtar kelimelerini kullanırsan konuyla ilgili daha detaylı bilgiler mevcut.


angelus
(04.07.20)
çay kaşığının arkası ile tek tek dişlerine hafifçe vur. zıpladığın an , o diş ağrıyordur .


janavarorion
(04.07.20)
(3)

Telefon bataryasından çıkan gazı içime çektim

Batarya değişimi yaptım, eski batarya böyle paketlenmiş gibiydi, merak ettim paketini keserek açtım, içinden uhu kokusu gibi yoğun bir koku çıktı, o anda kokladım. sanki o andan beri ciğerim yanıyor inceden.evet, doğal seçilim böyle bir şey de.bu seferlik torpil istiyorum doğadan.ölür müyüm?edit: öl
Batarya değişimi yaptım, eski batarya böyle paketlenmiş gibiydi, merak ettim paketini keserek açtım, içinden uhu kokusu gibi yoğun bir koku çıktı, o anda kokladım. sanki o andan beri ciğerim yanıyor inceden.

evet, doğal seçilim böyle bir şey de.
bu seferlik torpil istiyorum doğadan.
ölür müyüm?

edit: ölmedim
hidrojen florür olma ihtimali yüksek dostum.


syl0w
(26.06.20)
ya ben de macbook bataryasini cikarayim derken patlatmistim yanlislikla yakin mesafeden. odayi havalandirip yogurt yedim aklima bi o geldi :dd


hjarteblod
(26.06.20)
alev alıp da dumanını çekmediysen çok bişey olmaz bence, nefes darlığı ve kusma gibi şeyler başlarsa yallah acile.


nahtoderfahrung
(26.06.20)
(3)

Bu alan adını ne yapayım?

Seneler önce çok mantıklı gelip satın almıştım.Her sene yenileme ücreti ödüyorum. Proje düşünüyorum, aklıma gelmiyor.Satsam satılır mı bilmiyorum? En azından bugünün parasıyla 11 senelik reg ücretini isterdim satsam.2009 kayıtlımizahdergisi.comsiz ne düşünüyorsunuz?senelerdir elimde bomboş duruyor.
Seneler önce çok mantıklı gelip satın almıştım.
Her sene yenileme ücreti ödüyorum. Proje düşünüyorum, aklıma gelmiyor.
Satsam satılır mı bilmiyorum? En azından bugünün parasıyla 11 senelik reg ücretini isterdim satsam.

2009 kayıtlı
mizahdergisi.com

siz ne düşünüyorsunuz?
senelerdir elimde bomboş duruyor.
mevcut mizah dergilerine link verilen bir site olabilir uğraşılırsa tüm mizah dergilerindne bahseden bir site d eolur.


9kuyruklukedi
(26.06.20)
Alanadlari, sedo ve benzeri platformlarda satmayı deneyebilirsiniz. Kulağa hoş geliyor güzel domain ama projelendirmek zor bence. Karikatürler falan yayınlasanız telif hakları ile uğraşırsınız. Sürekli güncel tutmak için de uğraşmak gerekir. Bir de sanki sosyal medya platformları varken ayrı bir site beklediğiniz ilgiyi görmeyebilir. Ben de olsam boşa düşürmezdim ama projelendirmezdim de herhalde :) Satmaya çalışmak en mantıklısı bence. 11 yaşında olması da bir avantaj.


gsgsgsgsgsgsgsgs
(26.06.20)
Umut sarıkayaya hediye et. Footer’da kendi sitene bir link olması şartı sun. Veya hediye ederken siteye reklam koyacağım gelirini ben alacağım şeklinde anlaş.


Kahir ekseriyet
(26.06.20)
(1)

PDF'i e-kitap formatına (epub, mobi, azw3) çevirmek

Aradığım 2 kitap vardı, zar zor buldum ama PDF formatındalar.Calibre'den çevirmeye çalışıyorum, ortaya leş bir şey çıkıyor.Var mı bu işin manuel bir düzenleme imkanı?
Aradığım 2 kitap vardı, zar zor buldum ama PDF formatındalar.
Calibre'den çevirmeye çalışıyorum, ortaya leş bir şey çıkıyor.
Var mı bu işin manuel bir düzenleme imkanı?
manuel olarak her sekilde duzenlersiniz. yeni bir word belgesi acip kitabi yeniden yazarak duzeltebilirsiniz. pdfler okunamayacak kadar kotu mu? yok o cok uzun is derseniz de eksisozluk.com tavsiye ederim. kindle icin fena olmuyo.


ehti
(22.06.20)
(6)

Katar Doha'ya gidiyormuşum

2 sene eşim ve oğlumla beraber burada yaşayacağım.Tercihlerimin arasında yoktu, hep doğu Avrupa istiyordum ama tercih dışı burası geldi. dayım yok. olsa da kullanmazdım zaten. garibanın yüzü gülür mü amk?Her neyse.Katar - Doha.Üzülmeli miyim sizce?Yoksa o kadar da kötü değil be kanka mı dersiniz?
2 sene eşim ve oğlumla beraber burada yaşayacağım.
Tercihlerimin arasında yoktu, hep doğu Avrupa istiyordum ama tercih dışı burası geldi. dayım yok. olsa da kullanmazdım zaten. garibanın yüzü gülür mü amk?

Her neyse.
Katar - Doha.
Üzülmeli miyim sizce?
Yoksa o kadar da kötü değil be kanka mı dersiniz?
üzüldüğün şeye bak. bak yüzün gülsün diye daha önce gitmek zorunda kaldığım yerleri sayayım:
kazakistan- kar ve buzun başkenti
libya - çölün ortası klimasız beş dakika cehennemde 10 dk gibi hissediliyor.
yemen - sanaa'dan 100 km ötede kızıl deniz kenarı ama leş bir yerleşim. yolda 10-12 yaşındaki 35 mm top-tüfekli militanların sana kimlik kontrolü yaparken namluyu doğrultması gibi ekstra deneyimler.

katar buraların yanında çok çok iyi. hayırlı olsun doha'da arkadaşlarım vardı çok severlerdi.


ozdek
(12.06.20)
sıcak sevmiyorsan kötü. yoksa gayet iyi. zengin ülke iyidir. çok fazla batılı yaşıyor oralarda


dafuq
(12.06.20)
maas'a bagli

maas iyi ise valla cok sanslisin, maas dusukse allah yardimcin olsun

katarda iyi maas nedir? ev dahil paket en az 10.000 usd ama en az...
kotu maas nedir? ev dahil paket 7.000 den az

paket de dahil olan hizmetler nedir falan filan...

yani katar iyi yer abi demek icin kac paraya geldigini bilmek lazim...

ozelden yaz bana yardimci olayim.

ps: hissedilen 48 derece namiskkaaaaaa


cairo
(12.06.20)
buna sevinmelisin. sen expat olduğun için oradakiler gibi yaşamayacaksın. doğu abrupa’da bulundun mu hiç? birşeye benzeseydi zavallı ukrayna’lı kadınlar hayatları kurtulsun diye, 90 lardan önce insan yerine koymadıkları türklerden bir koca bulmsk için türkiye’ye akın etmezdi.
sıcağa gelince, evet çok sıcak ancak binaların buna göre klima sistemleri var. gezmek için doğu avrupa, yaşamak için katar daha iyidir benim gözümde.
hayırlı olsun, tadını çıkar. giysi vs yi tr tatillerinde al.


sumuklu asilzade
(12.06.20)
Sigara içmek için balkona çıktığımda bile havasına küfür ettiğim bir yerdi. Neyse ki 24 saat kalmıştım.


catch the arrow
(12.06.20)
3 defa dohaya 2 defa da bükreşe gittim, toplamda birer ay kalmışımdır, şimdi fırsatım olsa bükreşe taşınabilirim, tabi ki doha da kötü bir yer değil ama bir avrupa da değil


mephistoo
(12.06.20)
(4)

Macbook güncelleme indirirken uykuya dalıyor

Macbook'a 3.5 GB güncelleme gelmiş.Benim internetle bu 3-4 saat sürer rahat.İstiyorum ki kapağını kapatayım, indirmeye devam etsin.Ama bir süre sonra uykuya mı dalıyor ne yapıyorsa açtığımda indirme yeniden başlıyor.Bunun bir yolu var mı? Bilgisayar indirme bitene kadar uykuya dalmasın istiyorum.not
Macbook'a 3.5 GB güncelleme gelmiş.
Benim internetle bu 3-4 saat sürer rahat.
İstiyorum ki kapağını kapatayım, indirmeye devam etsin.
Ama bir süre sonra uykuya mı dalıyor ne yapıyorsa açtığımda indirme yeniden başlıyor.
Bunun bir yolu var mı? Bilgisayar indirme bitene kadar uykuya dalmasın istiyorum.

not: mbp 2020 13" - catalina
kapağını kapatma? ayarlar enerji tasarrufu seçeneklerinden ekran süresini ayarlayabilirsin


jelly bear
(11.06.20)
Kapağı kapatınca uykuya dalmaması için bir yazılım var. Biraz eski bir yazı ama hala geçerli bir yazılım olabilir. www.sihirlielma.com

Bu yazılım dışında kapağı kapatınca illa ki uykuya dalıyor. Hatta ekran açıkken bile ekranı kararttığında wi-fi kesiliyor. O yüzden jelly bear+1


himmet dayi
(11.06.20)
Macbook firsat kolluyor ki ekrani-harddiski kapatsin. Hemen bi enerji tasarrufuna gecsin.

Ayarlardan kapatma suresini asla yaparak ustesinden geliyorum.


brkylmz
(11.06.20)
Bu sure zarfinda ekran acik kaliyor ama kisip sifira indiriyorum parlakligi.


brkylmz
(11.06.20)
(4)

Bu reklamda ne anlatmak istiyor?

https://www.youtube.com/watch?v=g7_slK24lXUaltına bu reklamı bize bilim dersinde izlettiler falan yazmışlar.bilim ne alaka? veya reklamın olayı nedir tam olarak?ingilizcem yetmedi.
www.youtube.com

altına bu reklamı bize bilim dersinde izlettiler falan yazmışlar.
bilim ne alaka? veya reklamın olayı nedir tam olarak?

ingilizcem yetmedi.
çocuk mezuniyet balosuna gidiyor, babası da audisinin anahtarını verip eğlen koçum, eğlen yiğidim diyor.

eleman audi ile baloya gittiği için hava 1500, orada okulun futbol takımının koçunun kızını öpüyor, eleman buna bi sopa bi sopa.

bu da audiyle oradan tapa gaz kaçıyor, başka araba olsa kaçamazdı, audi çünkü köppek gibi gidiyo. eve giderken de sopayı yedim ama kızı da öptüm diyor.

1 gram ingilizce biliyorsam arab olayım.

tabi liseliler bilmez , ameriga'da lise mezuniyet baloları çok meşhurdur. zaten 16 yaşında falan araba kullanmaya başlıyolar, bu gavur kızanlarına da aileleri genelde high sukuul bitirince araba falan alırlar. olayın sosyolocik boyutuna enternasyonel bir bakış lazım anlamak için.


@hem şişko hem deli

ah baaaabicim o kadarını biz de anladık. başka bi şey var. başka bi mesaj.


Reklamda Audi anlatılmıyor. Hiç öyle "Audi köpek gibi kaçar. başkası kaçamaz. hızlı araba vauuv süper" mesajı yok.

Herhangi bir markanın insan doğası üzerine etkisini anlatıyor. Tabii reklam özelinde bunu Audi ile özdeşleştiriyor. Kendine özgüveni olmayan, hatta malum abd ergenleri için en önemli olay olan mezuniyete tek başına (partner bile bulamamış) giden bir genç var. Esasında yakışıklı, ama o kadar özgüvensiz ki partiye bile tek gitmek durumunda. Küçük kız kardeşi bile kendisiyle dalga geçiyor.

Babası Audiyi verdikten sonra bile bu değişmiyor. Trafikte kızın biri laf atınca bir anda bir özgüven geliyor. Parti mekanına vardığında müdürün yerine, havalı bir şekilde park edecek kadar kendinden emin takılıyor.

Partiye tek başına gidecek kadar ezik olan çocuk, bir anda partinin güzellik kraliçesini, ortamda partneri olmasına rağmen gidip öpebilecek özgüveni yakalıyor.

Reklamın mesajı da zaten "Sizi cesaretiniz tanımlar" diyor sonda. Finalde de babası da zamanında aynı haltı etmiş ve şimdi evliler.


Mesaj "arabımız hızlı" mesajı değil, Mesaj, "Cesaret sizi tanımlayan şeydir" Tabii bu mesajı Superbowl gibi ABD'nin en önemli spor organizasyonunda "spor-cesaret" ilişkisinin doruğa çıktığı bir platformda vermiş olmak ayrıca mükemmel.

Bunu bilim sınıflarında göstermeleri ise belki de bu analizin yapılmasını, çocukların "cesaret" kavramını sorgulaması içindir. Bilim de cesaret gerektirir filan. Bazı çocuklar "bize bunu bilim dersinde niye gösterdiler anlamadım" filan da demişler. Kimse de "bu sebeple izletildi" yazmamış. O yüzden o kısma bir şey diyemem. Ama öğretmenin temel olarak bu mantık dışında bilim dersinde izletmesi manasız. Birkaç ay sonra mezun olacak çocuklara mezuniyet temalı bir reklam filmi izletmek ilgilerini çeker. O ilgiyle de özgüven ve cesaret kavramları aktarılabilir.


elestirman
(27.05.20)
eleştirman'ın yazdıklarına ek olarak ben de eklemeler yapmak istiyorum.

prom olayı amerika'daki liselerde önemli bir yer tutuyor. balodan sonra çiftler sevişiyorlar falan işte.

eleman mezuniyet balosuna tek başına gidiyor, annesi "vaay ne kadar havalısın, ama üzülme, günümüzde çoğu kişi baloya tek başına gidiyor" diyor, küçük kız kardeşi bile dalga geçerek "yok öyle bi' şey" diyor. eleman yakışıklı ama ezik, özgüvensiz; yanına bir partner bulamamış.

ama s6'ya binince işler değişiyor. bir cesaret, bir özgüven geliyor, arabayı okul müdürünün yerine park ediyor. gidip prom queen'i ağzından öpüyor, prom king denen beyaz takım elbiseli pezo da buna "sen benim queen'ime nasıl salça olursun ha?" diyerek sağdan sağlam bir tane yerleştiriyor. prom queen'in öpüş biterkenki duygularına da ayrıca dikkat çekmek isterim, kızcağız kızgın tavadaki tereyağ gibi sıvıl sıvıl eridi gitti.

esas oğlanımız yüzünde muzafferane bir gülümsemeyle eve dönüyor, babasının da zamanında aynı naneyi yediğini öğrenip gösterdiği cesur davranıştan ötürü bir aydınlanma yaşıyor.

bizi tanımlayan şey cesarettir yazısıyla reklam bitiyor.


chezidek
(27.05.20)
(8)

Android veya IOS Developerlara sorum var

Web geliştirme ile ilgiliyim, HTML, CSS, JS ve PHP ile ufak tefek projeler ve freelance işler yapıyorum. Mobil uygulama geliştirmeye başlayacağım, bu kararım kesin. Android veya IOS'ten birini seçemiyorum. Bu yüzden, IOS de geliştirebilmek adına iki hafta önce bir Macbook sipariş ettim. Öncelikle ke
Web geliştirme ile ilgiliyim, HTML, CSS, JS ve PHP ile ufak tefek projeler ve freelance işler yapıyorum. Mobil uygulama geliştirmeye başlayacağım, bu kararım kesin. Android veya IOS'ten birini seçemiyorum. Bu yüzden, IOS de geliştirebilmek adına iki hafta önce bir Macbook sipariş ettim. Öncelikle kendi projelerimi geliştireceğim için her iki platform için de uygulama yazmak istiyorum. Native ile Hybrid farkını yüzeysel olarak biliyorum, her ikisinin de avantaj ve dezavantajları olduğunun farkındayım. Aklımda React Native var ama diyorum ki kafayı kırıp kendimi biraz zorlayıp her iki platformun da native'ini mi öğrensem?

Siz işin içinde olan biri olarak bana ne önerirsiniz?

- React Native'i iyi öğren, işin kurdu ol yeter mi
- Yoksa her ikisini de native öğrenmeye çalış mı dersiniz?

Gerçekten bu işin içinde olan insanların değerli yorumlarına ihtiyacım var. Google ve yazılan makaleler bir sonuca varmamı sağlayamadı. Tikler gelecek.
Native tecrübesi olmadan React Native bir yerde tıkanıyor. React Native projelerinde native kod'a düşmemiz gereken yerler oluyor. O yüzden orta ölçekli projelerde tek başına yeterli değil.

Her iki platformu da öğrenmek yerine sadece IOS öğrenin, ikisi ile birlikte ne yapacaksınız ki ?


talasas
(19.05.20)
Hybrid gelistirmenin cok bir avantaji yok. tek avantaji "sozde" ayni kodu iki platformda da calistirabiliyor olman ama pratikte o da olmuyor. hicbir buyuk firma hybrid development yapmiyor. Bazi featurelar MVP amacli yapilsa da eger potansiyel goruluyorsa direkt native olarrak tekrar yaziliyor. talasas'in dedigi gibi iki platformu da ogrenmenin bir anlami yok. kucuk sirketler disinda hicbir yerde ayni anda hem ios hem android yazmazsin. iki platformdan birini sec ve orada uzmanlasmaya calis. ortam artik 5-10 yil oncesi gibi degil. iki platform da inanilmaz gelisti ve herhangi birinde uzmanlasmak bile cok zor. ayrica surekli olarak guncellemeleri takip etmen lazim. hangisi sectigin cok da muhim degil aslinda, sen hangi platforrma daha yakin hissediyorsan kendini onu sec.


crucio
(19.05.20)
Flutter neden düşünmüyorsunuz? Hem resmi olarak destekleniyor ve iki ortama da çıktı veriyor. Mobil geliştirme tecrübem yok ama Flutter yaygınlaşmasıyla Reacttan daha iyi bir ortam sağlayabilir diye düşünüyorum.
Ayrıca hybrid değil native olarak geçiyor.


amusan
(19.05.20)
@talasas sadece bir platforma çıkmış uygulama yarım kalmış gibi geliyor. Bir projem varsa tüm akıllı telefonlarda çalışsın isterdim.

@crucio bir yerde çalışmak için öğrenecek olsam haklısınız fakat öncelikli olarak kendime ait projeleri hayata geçirmeyi amaçlıyorum. tek platform da bir üst cevapta yazdığım gibi yarım kalmış gibi geliyor.

@amusan flutter da "çıktı veren" bir framework bildiğim kadarıyla. her iki platforma da çıktı verdiğine göre native değil diye biliyorum.


Eğer B2B hizmet sağlayıp bu işin yazılım tarafından para kazancağım ve bunu da tek başıma yapacağım diyorsanız her iki platforma yönelin ama B2C kendi uygulamalarımı yayınlayıp uygulama içi satışlardan vs.. para kazanacağım diyorsanız android tarafında zaten pek para yok.

Biz B2C tarafta android uygulamalarını genelde IOS'un yanında marka bilinirliği olsun, kendi maliyetini çıkartsın diye yayınlıyoruz. IOS ve Android arasındaki satış rakamlarının farkını görseniz ne demek istediğimi anlarsınız :)

Diğer taraftan da Android platformu çok daha esnek, IOS'da teknik olarak yapamadığımız bir çok şeyi androidde yapabiliyor oluyoruz. Bu altyapılara dayanan özelliklerimiz varsa androidde çok daha iyi çalışıyorlar açıkçası.


talasas
(19.05.20)
ya sen hem girisimci olmak, hem ios dev olmak hem android dev olmak istiyorsun. ustune o isin backend'ini frontend'ini de yapacaksin. tasarimi da kendin aradan cikarirsin. boyle olmaz ki hocam. master of none olmaya dogru gidiyorsun bari mobil tarafta birini secip devam et.


hjarteblod
(19.05.20)
madem iki platforma da yazmak istiyorsun iki platformun da native'ini iyi kotu bilmen lazim cunku ikisinin isleyisi ve gereklilikleri birbirinden farkli. ReactNative ogrensen bile belli bir seviyeede native bilgisine ihtiyacin olacak. eger gercekten boyle birsey yapmak istiyorsan tavsiyem Kotlin ile android yazmaya basla. su anda alpha surecinde olsa da Kotlin MultiPlatform ile iOS ve Server icin de kod yazabilir ve ortak bir codebase olusturabilirsin.


crucio
(19.05.20)
Web tarafında ilerleyeceksen, JS biliyorsan bence react ve react native'i koy cebe. Güzel şeyler çıkartabilirsin. Yine freelance takılabilirsin.

Büyük projelerde cross platform patlıyor dedikleri gibi ama çoğu ihtiyaca yönelik uygulamayı da çıkartırsın bence rahatlıkla.

Android ve IOS'a native olarak yönelmek fazla bir efor ve zaman kaybettirecektir.

Deseydin ki ben web işini çok sevmedim, mobile yönelmek istiyorum.. O zaman mantıklı olabilirdi java kotlin veya swift öğrenmen ama şuan bana pek mantıklı gelmedi.


ananiyimioguz
(19.05.20)
(2)

Macbook için USB dönüştürücü tavsiyesi

Macbook Pro'da sadece 2 tane USB type-c girişi var.Bundan monitöre görüntü almak ve standart USB çıkışlı cihazları bağlamak için de dönüştürücü lazım.Mutlaka tecrübesi olan, şunu alsan daha iyi olur diyebilecek birileri vardır burada.https://www.hepsiburada.com/baseus-multi-functional-hub-type-c-to-
Macbook Pro'da sadece 2 tane USB type-c girişi var.
Bundan monitöre görüntü almak ve standart USB çıkışlı cihazları bağlamak için de dönüştürücü lazım.

Mutlaka tecrübesi olan, şunu alsan daha iyi olur diyebilecek birileri vardır burada.

www.hepsiburada.com
bunun gibi kablolu bi şey mi almalı...

www.hepsiburada.com
yoksa böyle parça gibi oturan bir şey mi almalı?

type c girişinden bir de şarj olduğunu düşünürsek, ikinci bir type c cihaz takma ihtimalimiz nedir ki? yani type c çıkışlı flash bellekler falan yaygın mı?
urun.n11.com

şunda daha çok giriş var lan hariç. bence bu tarz al.


jelly bear
(07.05.20)
ben bunun teklisini kullaniyorum. tek giris tek cikis.

ama onuda biraktim. soyle bir sey oldu.

monitoru type c ile baglayinca. monitor usb coklayiciya donusuyor.

tum usb aygitlarimi monitore takiyorum


foster
(07.05.20)
(1)

Yeni Macbook çıkınca Türkiye'de ne zaman satışa sunulur?

14 inç Macbook çıkacak, Mayıs ayında açıklanacak diyorlar.Bugün açıklansa, Amerika'da tanıtımı yapılsa, Türkiye'de ne zaman satılmaya başlar?
14 inç Macbook çıkacak, Mayıs ayında açıklanacak diyorlar.
Bugün açıklansa, Amerika'da tanıtımı yapılsa, Türkiye'de ne zaman satılmaya başlar?
1 ay sonra başlar bence en kötü.


himmet dayi
(04.05.20)
(5)

Ucuz Macbook sorusu

Apple'ın 18.299 liraya sattığı Macbook'u bu site nasıl 15.199'a satabiliyor?https://www.pt.com.tr/macbook-pro-16-tb-2-6ghz-6c-i7-16gb-512gb-s-greyAynı ürün değil mi?https://www.apple.com/tr-edu/shop/buy-mac/macbook-pro/16-in%C3%A7-uzay-grisi-2.6-ghz-6-%C3%A7ekirdekli-i%CC%87%C5%9Flemci-512gbBu gibi
Apple'ın 18.299 liraya sattığı Macbook'u bu site nasıl 15.199'a satabiliyor?
www.pt.com.tr

Aynı ürün değil mi?
www.apple.com

Bu gibi sitelerde satılan Macbook'ların hangi model olduğunu nasıl anlayacağız?

Diyorlar ya 2019 mid, 2018 late falan diye?
Benim bildiğim bu sitenin indirimli fiyatları herkese açık değil “eğitim indirimi” olarak öğretmene öğrencilere falan bu şekilde satıyorlar, ben öğrenci ya da öğretmen değilim mesela, bana yine ilk fiyattan satıyorlar. Onun dışında site Apple’ın yetkili satıcısı, bi numara falan çevirmiyorlardır diye düşünüyorum ben.


angelus
(01.05.20)
@angelus

kardeşim üniversite öğrencisi. onun adına alıcam. bi numara yoksa veya ellerinde stok yok diye düşük fiyat göstermiyorlarsa çok büyük bir fark var.


Site Apple’ın premium satıcılar listesindeydi en son, baktım şimdi stokta olan ürünlerinde de Eğitim İndirimi olanlar var, yanlış yönlendirmiş olmayayım ben hiç alışveriş yapmadım ama Apple’ın yetkili satıcısında bi sıkıntı olmaz muhtemelen.


angelus
(01.05.20)
parca no'suna gore bulabiliyorsunuz

MVVJ2TU/A diyor mesela verdiginiz sayfada:

ilk 5 basamagindan bulunabiliyor. MacBook Pro (16-inch, 2019) diyor Apple. Zaten daha once 16 inch MBPro yoktu bildigim kadariyla.
support.apple.com

tabi yine de yilini satis sayfasina yazmamak ahmakca olmus. ama fiyat guzel gibi. onlar ihracatla getirip Apple'dan daha ucuza satabiliyor. Apple'da da 16K filanmis verdiginiz sayfaya gore.

su onemli yalniz, 15 gun icinde cihazda bir sey bulursaniz, ya da ne bileyim vazgecerseniz Apple zart diye geri alir. diger taraf mirin kirin yapar. hepsi yapiyor cunku.


yoggi
(01.05.20)
Apple urunlerini apple storelar genelde en pahaliya satar. Su ana kadar (abd dahil) hep bu sekilde gordum.


kuehles blondes
(01.05.20)
(14)

Macbook Pro'dan anlayanlara sorularım var

Öncelikle cevap verecek olanlara en baştan teşekkür ederim. Tikler mutlaka gelecek. Soruların hepsini veya bazılarını cevaplayabilirsiniz. Epey fazla soru soracağım çünkü.1 - Yirmi senedir Windows kullanan ve web programlamadan mobil programlamaya geçecek olan "şahsımı" çok zorlar ve pişman eder mi
Öncelikle cevap verecek olanlara en baştan teşekkür ederim. Tikler mutlaka gelecek. Soruların hepsini veya bazılarını cevaplayabilirsiniz. Epey fazla soru soracağım çünkü.

1 - Yirmi senedir Windows kullanan ve web programlamadan mobil programlamaya geçecek olan "şahsımı" çok zorlar ve pişman eder mi Macbook Pro'ya (13") geçmek?

2 - Bu cihaz sizce gerçekten 15.000 lira eder mi?

3 - 13 inç çok küçük bir ekran değil mi? Orada her şey çok küçükk görünmüyor mu? Monitöre bağlama ihtiyacı hissettirir mi?

4 - Touchpad kullanmaktan nefret eden ve yanında eşek kadar mouse taşıyan bir insan trackpad'e alışıp mouse olmadan çalışabilir mi?

5 - Bu cihazda Photoshop kullanmanın ayıp yolları var mı? Kırk yılda bir lazım olacak diye aylık bir milyon dolar ödemem mümkün değil çünkü.

6 - Şimdi sipariş verirsen 40 gün sonra geliyormuş. Bu normal mi korona ile alakalı bir şey mi?

7 - USB falan hak getire. HUB'sız olmaz gibi geliyor. Sizce de öyle mi?

8 - Windows'ta rahatça kullanıp bunda kullanamayacağım özellikler/programlar hangileri olabilir?

9 - Sırf bu işten para kazanıyorum diye "iş için" alacağım. Normalde bir laptopa araba parası verecek adam değilim. Sizce pişman olur muyum?

10 - (Bonus soru) Bu bilgisayar beni gaza getirip Xiaomi telefondan soğutup iphone'a geçirir mi?
1- pişman etmez
2- eder
3- biraz küçük ama alışıyorsun. photoshop için 15-16 inç alman daha iyi olabilir.
4- şu an mouse kullanmaktan nefret ediyorum öyle söylim. asla da kullanmıyorum.bu bildiğin touchpadlere benzemiyor. hepsinden daha işlevli.
5- var, kullanılıyor.
6- apple değil de başka sitelerden alabilirsin.
7-yeni nesiller hubsız olmaz evet.
8- ne kullandığınıza bağlı. ben hiç sorun yaşamadım.
9- 15 bine artık araba alınmıyor. pişman olmazsın en az 7-8 sene kaymak gibi kullanırsın. ulan neden bozulmuyo bu alet dersin.
10- geçirir.


jelly bear
(24.04.20)
1- web programlama özelinde bir şey diyemem fakat normal bir win kullanıcısı max 1 haftada alışıyor.
3- küçük
4- çalışılır, süper bir touchpad'i var.
5- var
7-hub şart. (en azından bi usb çevirici)
8-muadili var hepsinin (özel kullandığınız bi yazılım varsa ona bakın yine de)
9-olabilirsin. aldığın alet şart değil, lüks. (ülkemiz şartlarında)
10- kullanım alışkanlığına bağlı. pc'den telefon cevaplayayım, sms yazayım vs. diyorsan belki. (direkt copy paste yapma olayı da var kendi aralarında ama meh yani. telefon değiştirtmez bence. ama halihazırda iphone kullanıyorsan hoş özellikler)


brkylmz
(24.04.20)
maaşınızı arttırmayacaksa gerek yok 13 inçte kör olup+ katarakt masrafı açmasın. 24 inç çift monitörlü güzel bir sistem dizer keyfinize bakarsınız.


bahoho
(24.04.20)
mobil programlama iOS programlama ise al ama android ise veya windows'ta halledeceğin bir şey ise alma.

1+2: ben iOS developer'ım macbook pro aldım, aldığıma pişman değilim çünkü almak zorundayım, kesinlikle harika bir alet. ama dediğim gibi aynı paraya daha gelişmiş konfigürasyonlu bilgisayar alabilirdim.

3: bence 13'' programlama için çok küçük, simulator ile yan yana çalışmak istesen ide çok küçük kalıyor. ben 16'' aldım gayet memnunum ama 13 olsaydı baya sıkıntısını çekerdim bence.

4: trackpad harika bir şey, özellikle multiscreen olayına bayılacaksın, iki parmakla scroll vs. kullandıkça güzelleşen bir şey, eğer parmakların ağrımıyorsa uzun süre kullanmıyorsan mouse'a ihtiyacın olmaz.

5: photoshop crack'li kullanabilirsin ama onun yerine adobe xd var ücretsiz onu kullanabilrisin, mobil uygulama için zaten.

7: hubsız olmaz evet, ama illa original hub almak zorunda değilsin, s-link converter'ı işe yarıyor 18 tl'ye almıştım.

9: burada düşünmen gereken şu, bu cihazı aldığında işini daha rahat yapabilecek misin ve para kazanabilecek misin? eğer cevabı evet ise düşünme gerisini.

10: diğer apple ürünleri ile mac arasındaki ortak kullanımlar çok iyi ama ekstra şeyler, belki de iPhone sahibi olduğum için bana çok ilginç gelmiyor ama işte ne bileyim, gelen aramaları macbook'tan cevaplayabiliyorsun, airdrop ile hızlı dosya paylaşabiliyorsun, telefondan açtığın bir internet sitesini hızlı bir şekilde safariden açabiliyorsun vs. ö


aziz dostum jack
(24.04.20)
1-Zannetmiyorum ama windows yüklenebiliyor gerekirse.
2- 15.000 az para değil. Apple'ın bence en başarılı yaptığı şey macbook pro ama yine de bilmiyorum 15 bin eder mi.
3- 13" küçük evet. Ben kullanmakta zorlanırdım şahsen.
4- Macbook trackpad i çok başarılı. yormadan kullanılabiliyor eğer photoshop vs yapılmayacaksa.
5- Var
6- Olabilir
7- Artık çoğu şey kablosuz halledilebiliyor.
8- Mesela ben mimar olarak pek çok programı osx üzerinde kullanamıyorum veya daha vasat bir versiyonunu kullanıyorum. Olabiliyor yani.
9- Pişman eden bir laptop değil ama çok kullanmayacaksan içine oturabilir.
10- Zannetmiyorum. Android rulz.


chavezding
(24.04.20)
1. Adı sanı duyulmadık çeşitli işletim sistemleri ile çalışıyorum. Normal şartlarda Mac OS X kimseyi pişman etmez. Cihaz tercihi size kalmış.

2. Fiyat mevzusu kur ile ilgili o sebepten fiyata göre yorum yapmak yanlış olur.

3. 13'' geneli itbari küçük bir ekran ama çözünürlük sayesinde kendini kurtarıyor. İşletim sistemin sağladığı sanal masaüstlerini kullanabilirsen o da büyük rahatlık. Bunun yarında eğer bir yerden okuyup bir yerden yazman gerekiyorsa 2. bir monitor şart.

4. Touchpad süper bir şey. Teknik bir çizim yazılım kullanmadığım sürece fare ihtiyacı olmuyor.

5. vardır. alternatif daha ucuz yazılımlarda bulunur.

6. normalde o kadar sürmez ama süreçten etkileniyor olabilir.

7. cihaz uygun bir hub bağlamak gerekli.

8. 12 senedir mac kullaniyorum böyle bir eksilik hissetmedim.

9. burada durumu şöyle bir cevap vereyim. cihazın mobil olması ile ilgli bir gerekliliğiniz yoksa sabit olan cihazlardan da alabilirsiniz. örn: mac mini veya imac. mac mini cihazlar genelde kutusunun hakkını çok üstünde veren ama mobil olmayan bir cihazdır. mobilite istemeyen arkadaşlarıma bunu tavsiye ediyorum. yazılım olduğunuz için dik dönen bir ekran işinize yarabilir. bu durumda dell marka dönen bir ekran takabilirsiniz. tabi bunu mbp'ya da takabilirsiniz.

10. telefon konusu oldukça kişisel bir tercih. bu konuda yorum yazınca saçma sapan mesajlar geliyor ama yine de şunu yazayım. icloud ile cihazları senkron ederseniz. ve tabi icloud üzerinden senkron eder ve uygun miktarda alan alırsanız. hem dosyalarınız hep yanınızda olur. hem de hangisi neredeydi aramazsınız. ben bu şekilde kullanıyorum memnunum ama dediğim gibi telefon seçimi kişiye özel bir şey o kısmı size kalmış.


helenart
(25.04.20)
1 - Yirmi senedir Windows kullanan ve web programlamadan mobil programlamaya geçecek olan "şahsımı" çok zorlar ve pişman eder mi Macbook Pro'ya (13") geçmek?

Zorlamaz. 20 senelik PC deneyimi olan bir yazılımcıyı hiçbir şey zorlamaz. ;)

2 - Bu cihaz sizce gerçekten 15.000 lira eder mi?

Eder. 15.000 TL = 2100 USD.

3 - 13 inç çok küçük bir ekran değil mi? Orada her şey çok küçükk görünmüyor mu? Monitöre bağlama ihtiyacı hissettirir mi?

Ben 15 aldım. 13 bana küçük gelirdi. Ben de yazılım geliştiriyorum.

4 - Touchpad kullanmaktan nefret eden ve yanında eşek kadar mouse taşıyan bir insan trackpad'e alışıp mouse olmadan çalışabilir mi?

Trackpad nefis. Mouse'u aratmaz, ama ben mouse da taşıyor ve kullanıyorum. Rahatıma düşkünüm. Magic Mouse eşek kadar değil, seksi bir fare.

5 - Bu cihazda Photoshop kullanmanın ayıp yolları var mı? Kırk yılda bir lazım olacak diye aylık bir milyon dolar ödemem mümkün değil çünkü.

Ben Affinity Suite kullanıyorum, işimi görüyor. Ayıp yollara girmedim.

6 - Şimdi sipariş verirsen 40 gün sonra geliyormuş. Bu normal mi korona ile alakalı bir şey mi?

Anormal.

7 - USB falan hak getire. HUB'sız olmaz gibi geliyor. Sizce de öyle mi?

Hiç ihtiyaç duymadım.

8 - Windows'ta rahatça kullanıp bunda kullanamayacağım özellikler/programlar hangileri olabilir?

Belki bazı oyunları ararsın, oyun oynuyorsan. Ama oyun için almıyorsun zaten.

9 - Sırf bu işten para kazanıyorum diye "iş için" alacağım. Normalde bir laptopa araba parası verecek adam değilim. Sizce pişman olur muyum?

iOS için geliştirme yapmayacaksan daha ekonomik alternatifleri düşünebilirsin. Bütçen müsaitse, çok para harcadım diye üzülmeyeceksen pişman olmazsın.


10 - (Bonus soru) Bu bilgisayar beni gaza getirip Xiaomi telefondan soğutup iphone'a geçirir mi?

Geçirebilir, ama iPhone yoksa iOS geliştirme yapamazsın, dolayısıyla bkz soru 9'a verdiğim cevap.


p133mmx
(25.04.20)
para kazanmka için kullanıyorsan 15bin veya 60bin lira eder.


tchuck
(25.04.20)
Vmware ile win üzerine mac yükleyip bir bakın. Mobil uygulama geliştirmekten kastınız nedir (oyun vs.)?


efx
(25.04.20)
1- Alışması 1-2 hafta sürer ama macos kullandıktan sonra windows' a geri dönemezsiniz :)
2- Eder.
3- İş görür, çok sıkıntı çekmezsiniz ama küçük, o kadar para veriyorsanız bence biraz daha verip 15" alın. Büyük rahatlık.
4- Touchpad'e alıştıktan sonra mouse kullanmak istemeyeceksiniz :)
5- Var, hatta Windows'a göre daha rahat
6- Custom modeller için normal. Hep öyleydi. Ama beklediğinizden erken gelme ihtimali yüksek, garanti olsun diye uzak zaman söylüyorlar sanırım.
7- Evet. Gerçi ne takacaksınız ona bağlı. Mouse, flash bellek ve external monitör kullanmadığım için ben ihtiyaç duymadım hiç.
8- Oyunlar :)
9- Kesinlikle olmazsınız.
10- Geçirir :D


programlama bilmem

2- 13 inç ekranı tercih etmem ben, dolayısıyla 13 inçe para vermek istemem.

3- 13 inç çok küçük bir ekran boyutu, tavsiye etmem.

4 trackpada alışıp çalışamazsın, ne kadar büyük de olsa mouse gibi değil, magic mouse almanı öneririm. benim 2 mouse'um var birisi magic mouse , ki sağa sola scroll yapma özelliği benim için çok önemli. ikinci mouse da kablolu sıradan bir mouse, bunun da en sevdiğim özelliği kaza ile scroll yapmamam çünkü high sierra da scrollu kapatmanın bir yolu yok. magic mouse ayarlarında da yok. bazı programlarda sağa sola scroll hayat kurtarırken, bazı programlarda da kaza ile scroll yapmak büyük problem oluşturuyor.

5 aklına gelen her programın korsen versiyonu var, tabi osx için yapılmış versiyonu olduğunu varsayarak söylüyorum bunu

6 ne zaman gelir ne zaman gider bilemem.

7 benim 8 portlu usb hub'um var ama benim mac de 2 tane usb 2 tane thunderbolt var yetiyor çoğu zaman.

9 iş için alacaksan hangisi uygunsa onu al, illa mac diye tutturma, grafik işleri ile uğraşmıyorsun sonuçta.


1) alisirsin sorun olmaz. console kullanimi programlama icin onemli.
2) amacina bagli. gercekten eder mi bilmiyorum. 10 yildir is sebebiyle mac kullaniyorum ama sirket vermese kendim mac alir miyim bilmiyorum
3) uzunca bir sure 13 kullandim. monitorsuz programlama icin kucuk gelir. yanyana iki pencere acilmiyor. monitorun varsa idare edebilir ama benim iki tane monitorum olmasina ragmen 15'e gecmem verimliligimi ciddi oranda artirdi.
4) touchpad kullanimi mac'te mouse'tan daha kullanisli. 2-3-4 dokunuslu kisayollar isi cok kolaylastiriyor. mac'i monitore bagliyorum ama mouse'um olmasina ragmen hala mac'in klavye trackpad'ini kullaniyorum.
5) var tabi ki
6) customize ediyorsan normal
7)butun kablolarim usb-c. adaptore ihtiyacim olmuyor. adaptor/hub almak yerine kablolarini type-c'ye cevir. uzun vadede daha mantikli. o zor geliyorsa 4-5 tane sunlardan al(www.aliexpress.com daha uyguna gelir.
8) notepad++'i hala ozluyorum.
9) ihtiyacina bagli.
10) gecirmez. iphone'a gecersen tekrar pisman olup geri donersin, ustune Apple'a sinir olup elindeki macbook'tan da sogursun :P


simdi mac o paraya deger mi sorusuna biraz detayli cevap vereyim. evet mac'ler donanimina gore pahali. markasina para veriyorsun. dedigim gibi kendime alacak olsam alir miyim bilmiyorum. sirket aldigi icin tum donanimlari maksimum olan(i9 8 cekirdek, 32GB RAM vs) bir mac'im var. kendim alcak olsam 10 kere dusunurum. 15000tl'lik dedigine gore muhtemelen mnimum donanimda mac alacaksin. bu da 4 cekirdekli i5 U islemci ve 8GB Ram demek. Gelistirme yapacaksan IDE'ler ciddi RAM isteyen uygulamalar, bunun yanina Photoshop da kullanicam diyorsun, o RAM sana yetmez, islemci de compile ederken yavas kalir. simdilik idare etse bile 1-2 yil sonra o RAM yetmemeye baslayacak, takviye de yapamadigin icin satmak zorunda kalacaksin. bu fiyati rasyonelize edecek tek arguman olan "yillarca kullanirsin" da senin icin gercerli olmamis olacak. ayni donanimdaki windowslar nerdeyse yari fiyati. tavsiyem hp'nin spectre, dell'in xps ve lenovo'nin yoga serilerine bak. hepsi de premium sinif hem hafif hem guclu bilgisayarlar esimde spectre var, o da programlama yapiyor son derece memnun, 4 yil once 1200$'a i7, 16GB ram'li almistik, hala kullaniyor.

mesela su lenovo i9 H serisi islemci ve 16GB RAM'i var, 15000TL. cok rahat 5+ sene goturur hatta ram'i 32'ye cikarilabiliniyorsa +5'i daha var. www.vatanbilgisayar.com

eger butceni zorlayip 16" maclerden yada 2019 serisi 15"lerden alamiyorsan windows bilgisayarlari ciddi sekilde dusunmelisin.


crucio
(25.04.20)
1 - Yirmi senedir Windows kullanan ve web programlamadan mobil programlamaya geçecek olan "şahsımı" çok zorlar ve pişman eder mi Macbook Pro'ya (13") geçmek?

- kesinlikle zorlamaz bu sebeple pisman da olacaginizi sanmiyorum.

2 - Bu cihaz sizce gerçekten 15.000 lira eder mi?

- kirmadiginiz surece cok uzun yillar dayanacagini dusunursek evet eder.

3 - 13 inç çok küçük bir ekran değil mi? Orada her şey çok küçükk görünmüyor mu? Monitöre bağlama ihtiyacı hissettirir mi?

- kucuk evet. ama pisman ettirecek kadar degil, harici ekran takma sansi hep elinizde

4 - Touchpad kullanmaktan nefret eden ve yanında eşek kadar mouse taşıyan bir insan trackpad'e alışıp mouse olmadan çalışabilir mi?

- trackpd ile touchpadi ayni ayni kefeye koymayin! mouse takilmiyor da degil zaten, sonra belki magic mouse patlatirsiniz, opsiyonel.

5 - Bu cihazda Photoshop kullanmanın ayıp yolları var mı? Kırk yılda bir lazım olacak diye aylık bir milyon dolar ödemem mümkün değil çünkü.

- hic uzmanlik alanim degil ama vardir. ayrica bkz 8

6 - Şimdi sipariş verirsen 40 gün sonra geliyormuş. Bu normal mi korona ile alakalı bir şey mi?

- korona ile ilgili sanirim. teslim aldigin gunden itibaren 2 hafta icinde iade sansin var. begenmezsen bile, bahaneye ihtiyacin yok.

7 - USB falan hak getire. HUB'sız olmaz gibi geliyor. Sizce de öyle mi?

- ben usb'ye pek ihtiyac duymuyorum acikcasi ama lazim olunca yine dunyanin sonu degil.

8 - Windows'ta rahatça kullanıp bunda kullanamayacağım özellikler/programlar hangileri olabilir?

- bilemiyorum ama Windows yukleme sansiniz da bulunuyor. (bkz: bootcamp)

9 - Sırf bu işten para kazanıyorum diye "iş için" alacağım. Normalde bir laptopa araba parası verecek adam değilim. Sizce pişman olur muyum?
(bkz: 1, 2)

10 - (Bonus soru) Bu bilgisayar beni gaza getirip Xiaomi telefondan soğutup iphone'a geçirir mi?
- sart degil, bilmediginiz bir seyi ozlemezsiniz belki ama continuity gibi seyler hos...


yoggi
(25.04.20)
Tüm sorulara cevap vermeyeceğim. Zaten bin kişi neredeyse aynı şeyleri yazıp durmuş.

Windows'ta yapmak isteyip de yapamadığın şey olursa OS X'in Bootcamp sihirbazı var. Windows 10 kuruyorsun. Zaten dahili bir uygulama olduğu için kaçak göçek bir iş değil. Windows'u kurunca tüm driverları vs. kendi kuruyor. Mac açılırken Alt tuşuna basılı tutarsan hangi işletim sistemiyle açayım diye soruyor. Windows da zaten çok hızlı. Ben aldığım zamandan beri her iki işletim sistemi de kurulu. 5,5 yıldır kullanıyorum. Windows'u ne kadar açmışımdır? Toplam 1 ayı geçmez. O da sadece oyun oynamak için.


himmet dayi
(25.04.20)
(2)

Şu cihaz şu işlere yarar mı? Behringer ses kartı preamfi vs

https://www.hepsiburada.com/behringer-umc202hd-24-bit-192khz-midas-preamfi-2x2-usb-ses-karti-p-HBV00000NPHPIBen bunu masanın üstüne koymak,Bununla hoparlörlerin sesini açıp kapatmak, gerektiğinde kulaklıktan ses almak, bazen ipad'i bağlayıp ipad'deki müziği yapacağım radyo yayınına vermek istiyorum.
www.hepsiburada.com

Ben bunu masanın üstüne koymak,
Bununla hoparlörlerin sesini açıp kapatmak, gerektiğinde kulaklıktan ses almak, bazen ipad'i bağlayıp ipad'deki müziği yapacağım radyo yayınına vermek istiyorum.

Olur mu bunlar sizce?
behringer xenyx serisi bunun için daha uygun

www.hepsiburada.com

keyfine parana göre bakıp beğenirsin


behringer'in hiç bir ürününden istediğim performansı alamadım.

detay vermemişsin hoparlör ne? aktif mi pasif mi? bağlantı tipi ne? amfi var mı?

yamaha her zaman behringerden daha iyidir

www.hepsiburada.com


@hem şişko hem deli hocam selamlar. şu (www.hepsiburada.com) benim için uygun gibi görünüyor fakat kafamı karıştıran şeyler var, işin içinden çıkamıyorum.

öncelikle bu cihaz usb ile bilgisayara bağlandığında bilgisayarın giriş aygıtı mı oluyor çıkış aygıtı mı oluyor?

bu cümleyi yazarken bile kafam ısınıyor. yani bir main mix var, oradan direkt hoparlörlere çıkış alacağım. veya şöyle deneyelim:

benim amacım bu cihazı bilgisayara bağlayıp internet üzerinden radyo yayını yaparken;

1 - buna ipad üzerinden müzik vermek, gerektiğinde mixer üzerinden müziği kısıp açabilmek. bu tamam sanırım (line in)

2 - başka bir cihaz üzerinden bu cihaza skype/telefon konuşmasını vermek. gerektiğinde bunu sadece kulaklığa alabilmek. (2-track?)

3 - bu cihaza mikrofonumu bağlayıp gerektiğinde mikrofonu kısıp açabilmek.

4 - mümkünse gerektiğinde skype'a giden sesimi de mute'layabilmek?

bunların birçoğunu windows üzerinden de yapabilirim ama elimin altındaki fiziksel bir cihazla yapabilmeyi umuyorum.

müzik/telefon/mikrofon - 3 giriş
skype - main mix (radyoya) - kulaklığa - 3 farklı çıkış

bir de düğmeler var bunun üstünde, ses main mix'e mi gitsin kulaklığa mı gitsin diye.
kulaklığı komple kesiyor mu main mix'e gitsin deyince?

anlatmaya çalıştım ama oldu mu bilmiyorum.
siz sanırım bu işlerden anlıyorsunuz. yardımlarınızı rica ediyorum.


(2)

Sözlükte seri favlama suç teşkil eder mi?

Adamın biri önüne gelen tüm entryleri seri favlasa, haftada 100.000 entry favlasa mesela;1 - sözlük yönetimi bir yaptırım uygular mı?2 - kanunen bir suç teşkil eder mi?
Adamın biri önüne gelen tüm entryleri seri favlasa, haftada 100.000 entry favlasa mesela;

1 - sözlük yönetimi bir yaptırım uygular mı?
2 - kanunen bir suç teşkil eder mi?
Kanunen ne gibi bir suç teşkil edebileceğini düşünüyorsunuz?


kobuzchu kiz
(12.04.20)
"ekşi'ye çeşitli yazılımlar veya aletler kullanarak; izinsiz giriş yapma, veri değiştirme veya başka işlemlerle sitenin işleyişine müdahale etme veya engelleme, sitenin işleyişini kasıtlı olarak yavaşlatma, virüs vs. zararlı içerik yüklemek suretiyle ekşi sözlük’e zarar verme girişiminde bulunduğunuz takdirde ekşi teknoloji’nin yasal yollara başvurma hakkı saklıdır."

seri fav'lar bot yazılımlarla yapılıyor sonuçta, böyle bir hakkı var ekşi sözlüğün, kullanım koşullarında.


masseter
(12.04.20)
(5)

Evde yapılan hamburgere lezzet katmak

Kasaptan kasap köftesi aldım, köftelerin 3-4 tanesini birleştirip döküm tavada pişirip hamburger yapmak istiyorum.Bu köftelere ne eklemeliyim ki köfte yiyormuşum hissi olmasın da gerçek hamburger gibi olsun?
Kasaptan kasap köftesi aldım, köftelerin 3-4 tanesini birleştirip döküm tavada pişirip hamburger yapmak istiyorum.

Bu köftelere ne eklemeliyim ki köfte yiyormuşum hissi olmasın da gerçek hamburger gibi olsun?
amerikan isi koftede tuz ve biraz karabiber olur. kasap koftesinde sogan olur. hatta hir kasaplar pul biber kimyon gibi seyler de koyar.


alperz
(17.03.20)
çedar peyniri olmazsa olmaz.


trajikomix
(17.03.20)
hamburger köftesi sade yapılır. yani o aldığın köfteden hamburger köftesi olmaz.
dana döş etinden çekilen kıymadan en güzel olur. hamburger köftesi yoğurulmaz. içine tuz karabiber harici bi şey atılmaz. o da şöyle olur.

kıymayı alırsın sadece hamburger köftesi şekli verirsin. üzerine tuz karabiber ekersin. pişirirsin.

örnek: www.youtube.com


jelly bear
(17.03.20)
köfteden dönmesi çok zor hocam. ben 1 kez ve iri çekilmiş etten yapıyorum hamburgeri. içine de sadece biber ve tuz koyuyorum. genelde de sadece bu ikiliyle yapılıyor. kasap köftede kimyon, msg, sarımsak tozu, soğan vb var.


Tears of Devil
(17.03.20)
Çare pekmez ve hardal.


(1)

Oyun oynarken bir tuşa basıp mikrofondan karşı tarafa ses efekti göndermek

istiyorum.Mesela PUBG oynarken F3 tuşuna basayım ve benim mikrofonumdan karşı tarafa at sesi gitsin. Bunu yapabileceğim bir program var mı?
istiyorum.

Mesela PUBG oynarken F3 tuşuna basayım ve benim mikrofonumdan karşı tarafa at sesi gitsin. Bunu yapabileceğim bir program var mı?
Soundpad
store.steampowered.com

Ben bunu kullanıyorum basit temiz iş görüyor

www.myinstants.com
Buradan da ses indirip ekleyebilirsiniz.


klakie
(12.03.20)
(2)

Şu özlü sözü anlayamadım (İngilizce)

Pleasure disappoints, possibility never. And what wine is so sparkling, what so fragrant, what so intoxicating, as possibility!İlk cümle tamam ama şarapla ilgili olan kısmı anlayamadım.
Pleasure disappoints, possibility never. And what wine is so sparkling, what so fragrant, what so intoxicating, as possibility!

İlk cümle tamam ama şarapla ilgili olan kısmı anlayamadım.
Ihtimal de sarap gibi baloncuklu (kopuren), mis kokulu ve sarhos edicidir.

Ozetle diyor ki belli bir amaca ulasmanin size vermesini beklediginiz haz, sizde hayal kirikligi yaratabilir, beklediginiz kadar mutlulugu yakalayamabilirsiniz. Ama basariya giden yoldaki o basari ihtimali asla bir hayal kirikligi yaratmaz. Ancak bilmeniz gerekir ki bu basari ihtimali, yaniltici da olabilir, sarap gibi cezbedicidir ama basinizi dondurebilir, dikkat edin, gercekci ihtimaller ustune odaklanin.


crown
(01.03.20)
çeviri yaparken karşıma çıksa şöyle çevirirdim:

Bir şarap var mıdır ki, ihtimal kadar köpüren, onun kadar mis kokan, onun kadar şarhoş eden.

"onun kadar"lar aslında gereksiz ama vurgu vermek için. Yazar da benzer bir şey yapmış.


bobinhoo
(02.03.20)
(1)

Birine öldükten sonra hakaret etmek suç mudur?

sbona göre küfür hazırlıycam
sb

ona göre küfür hazırlıycam
"kişinin hatırasına hakaret" diye bir suç var.


sir gawain
(28.02.20)
(4)

Mercedes'ten anlarım diyen var mı?

SUV merakım vardı ama böyle köpek balığı gibi beyaz sedan Mercedeslerden hoşlanmaya başladım.Hangi modeline baksam güzel geliyor.Bu Mercedes işinden anlayan var mı?En ucuz serisi hangisi?En pahalı serisi hangisi?Birazcık da yorum olsa süper olur.
SUV merakım vardı ama böyle köpek balığı gibi beyaz sedan Mercedeslerden hoşlanmaya başladım.

Hangi modeline baksam güzel geliyor.

Bu Mercedes işinden anlayan var mı?
En ucuz serisi hangisi?
En pahalı serisi hangisi?

Birazcık da yorum olsa süper olur.
anlarız bineriz. en ucuz serisi harf sırasına göredir. a b c e s. suv olarak sayılır mı bilmem ancak gl ler suv olarak kabul edilse de gla daha uygun. a serisi reno motoru kullanır. en pahalı seriler genelde s serileridir. ancak en baba pahalısı maybach modelleridir.


mikahakkinen
(23.02.20)
Bizim vakti zamanında kullandığımız mercedes station. C250cgı sanırım. Çok güzeldi. Sattığımıza pişman olduk. Öneririm.


makarnacanavari
(23.02.20)
köpek balığı olayı daha çok bmw'de var. o formu beğeniyorsan bmw'yi de beğenmelisin :p

en ucuz seri a serisinden başlar.
en pahalı seri s ve maybach serisi.
seriler içersinde de en pahalı paket amg olup model sonuna 35 45 63 geliyor.
a45 , c63, e63, s63 vb.

suv'larda ise en ucuz gla, en pahalı G serisidir.

bütçeniz ne kadar ise ona göre tavsiyede bulunabilirim.


false pretension
(23.02.20)
Airmatic ozelligi olanlari bakin. arabanin suspansiyonlari yol durumuna gore otomatik olarak ayarlanniyor ve yoldaki titremeleri hissetmiyorsunuz. o kadar iyi ki hatta bazen boslukta gidiyor hissi olusuyor, evde koltukta oturuyormus gibi oluyor. bu sayede tek seferde binlerce kilometre yol gitseniz bile yol yormuyor. GLE de cok iyi calisiyor bu sistem, eminim GLS de daha da iyidir.


emrahday
(24.02.20)
(1)

Kredilerdeki faiz mantığı?

0,99'dan 10 yıllık konut kredisi kullandım.Ama neyin %0,99'u neye göre ne zaman alınıyor bilmiyorum.*****'e anlatır gibi anlatır mısınız?*: silivri halk otobüsü
0,99'dan 10 yıllık konut kredisi kullandım.
Ama neyin %0,99'u neye göre ne zaman alınıyor bilmiyorum.

*****'e anlatır gibi anlatır mısınız?

*: silivri halk otobüsü
kredi kullandınız ama merak etmediniz mi?

neyse şimdi merak etmeniz de güzel.

aylık 0,99 faiz yani yıllık %12 gibi bir faiz ödüyorsunuz. Kabaca 10 yılda 72000 tl faiz ödüyorsunuz. bu 100 bin tl için.
mesela 100 bin tl için ödeme planı şöyledir 120 ay 0.99 faiz ile:
tablonun formatı için özür dilerim. kötü görünebilir.

Kalan Anapara Ödenen Anapara Ödenen Faiz Ödenen Vergi Aylık Taksit
1 99.562 TL 438 TL 990 TL 0 TL 1.428 TL
2 99.120 TL 442 TL 986 TL 0 TL 1.428 TL
3 98.674 TL 446 TL 981 TL 0 TL 1.428 TL
4 98.223 TL 451 TL 977 TL 0 TL 1.428 TL
5 97.767 TL 455 TL 972 TL 0 TL 1.428 TL
6 97.307 TL 460 TL 968 TL 0 TL 1.428 TL
7 96.843 TL 464 TL 963 TL 0 TL 1.428 TL
8 96.374 TL 469 TL 959 TL 0 TL 1.428 TL
9 95.900 TL 474 TL 954 TL 0 TL 1.428 TL
10 95.422 TL 478 TL 949 TL 0 TL 1.428 TL
11 94.939 TL 483 TL 945 TL 0 TL 1.428 TL
12 94.451 TL 488 TL 940 TL 0 TL 1.428 TL
13 93.958 TL 493 TL 935 TL 0 TL 1.428 TL
14 93.461 TL 498 TL 930 TL 0 TL 1.428 TL
15 92.958 TL 503 TL 925 TL 0 TL 1.428 TL
16 92.451 TL 507 TL 920 TL 0 TL 1.428 TL
17 91.938 TL 513 TL 915 TL 0 TL 1.428 TL
18 91.420 TL 518 TL 910 TL 0 TL 1.428 TL
19 90.898 TL 523 TL 905 TL 0 TL 1.428 TL
20 90.370 TL 528 TL 900 TL 0 TL 1.428 TL
21 89.837 TL 533 TL 895 TL 0 TL 1.428 TL
22 89.298 TL 538 TL 889 TL 0 TL 1.428 TL
23 88.755 TL 544 TL 884 TL 0 TL 1.428 TL
24 88.206 TL 549 TL 879 TL 0 TL 1.428 TL
25 87.651 TL 555 TL 873 TL 0 TL 1.428 TL
26 87.091 TL 560 TL 868 TL 0 TL 1.428 TL
27 86.525 TL 566 TL 862 TL 0 TL 1.428 TL
28 85.954 TL 571 TL 857 TL 0 TL 1.428 TL
29 85.377 TL 577 TL 851 TL 0 TL 1.428 TL
30 84.795 TL 583 TL 845 TL 0 TL 1.428 TL
31 84.206 TL 588 TL 839 TL 0 TL 1.428 TL
32 83.612 TL 594 TL 834 TL 0 TL 1.428 TL
33 83.012 TL 600 TL 828 TL 0 TL 1.428 TL
34 82.406 TL 606 TL 822 TL 0 TL 1.428 TL
35 81.794 TL 612 TL 816 TL 0 TL 1.428 TL
36 81.176 TL 618 TL 810 TL 0 TL 1.428 TL
37 80.552 TL 624 TL 804 TL 0 TL 1.428 TL
38 79.922 TL 630 TL 797 TL 0 TL 1.428 TL
39 79.285 TL 637 TL 791 TL 0 TL 1.428 TL
40 78.643 TL 643 TL 785 TL 0 TL 1.428 TL
41 77.993 TL 649 TL 779 TL 0 TL 1.428 TL
42 77.338 TL 656 TL 772 TL 0 TL 1.428 TL
43 76.676 TL 662 TL 766 TL 0 TL 1.428 TL
44 76.007 TL 669 TL 759 TL 0 TL 1.428 TL
45 75.332 TL 675 TL 752 TL 0 TL 1.428 TL
46 74.650 TL 682 TL 746 TL 0 TL 1.428 TL
47 73.961 TL 689 TL 739 TL 0 TL 1.428 TL
48 73.265 TL 696 TL 732 TL 0 TL 1.428 TL
49 72.563 TL 702 TL 725 TL 0 TL 1.428 TL
50 71.853 TL 709 TL 718 TL 0 TL 1.428 TL
51 71.137 TL 716 TL 711 TL 0 TL 1.428 TL
52 70.413 TL 724 TL 704 TL 0 TL 1.428 TL
53 69.683 TL 731 TL 697 TL 0 TL 1.428 TL
54 68.945 TL 738 TL 690 TL 0 TL 1.428 TL
55 68.200 TL 745 TL 683 TL 0 TL 1.428 TL
56 67.447 TL 753 TL 675 TL 0 TL 1.428 TL
57 66.687 TL 760 TL 668 TL 0 TL 1.428 TL
58 65.919 TL 768 TL 660 TL 0 TL 1.428 TL
59 65.144 TL 775 TL 653 TL 0 TL 1.428 TL
60 64.361 TL 783 TL 645 TL 0 TL 1.428 TL
61 63.571 TL 791 TL 637 TL 0 TL 1.428 TL
62 62.772 TL 798 TL 629 TL 0 TL 1.428 TL
63 61.966 TL 806 TL 621 TL 0 TL 1.428 TL
64 61.152 TL 814 TL 613 TL 0 TL 1.428 TL
65 60.329 TL 822 TL 605 TL 0 TL 1.428 TL
66 59.499 TL 831 TL 597 TL 0 TL 1.428 TL
67 58.660 TL 839 TL 589 TL 0 TL 1.428 TL
68 57.813 TL 847 TL 581 TL 0 TL 1.428 TL
69 56.957 TL 855 TL 572 TL 0 TL 1.428 TL
70 56.094 TL 864 TL 564 TL 0 TL 1.428 TL
71 55.221 TL 872 TL 555 TL 0 TL 1.428 TL
72 54.340 TL 881 TL 547 TL 0 TL 1.428 TL
73 53.450 TL 890 TL 538 TL 0 TL 1.428 TL
74 52.552 TL 899 TL 529 TL 0 TL 1.428 TL
75 51.644 TL 908 TL 520 TL 0 TL 1.428 TL
76 50.728 TL 917 TL 511 TL 0 TL 1.428 TL
77 49.802 TL 926 TL 502 TL 0 TL 1.428 TL
78 48.867 TL 935 TL 493 TL 0 TL 1.428 TL
79 47.923 TL 944 TL 484 TL 0 TL 1.428 TL
80 46.970 TL 953 TL 474 TL 0 TL 1.428 TL
81 46.007 TL 963 TL 465 TL 0 TL 1.428 TL
82 45.035 TL 972 TL 455 TL 0 TL 1.428 TL
83 44.053 TL 982 TL 446 TL 0 TL 1.428 TL
84 43.061 TL 992 TL 436 TL 0 TL 1.428 TL
85 42.060 TL 1.001 TL 426 TL 0 TL 1.428 TL
86 41.048 TL 1.011 TL 416 TL 0 TL 1.428 TL
87 40.027 TL 1.021 TL 406 TL 0 TL 1.428 TL
88 38.995 TL 1.032 TL 396 TL 0 TL 1.428 TL
89 37.954 TL 1.042 TL 386 TL 0 TL 1.428 TL
90 36.902 TL 1.052 TL 376 TL 0 TL 1.428 TL
91 35.839 TL 1.062 TL 365 TL 0 TL 1.428 TL
92 34.766 TL 1.073 TL 355 TL 0 TL 1.428 TL
93 33.683 TL 1.084 TL 344 TL 0 TL 1.428 TL
94 32.588 TL 1.094 TL 333 TL 0 TL 1.428 TL
95 31.483 TL 1.105 TL 323 TL 0 TL 1.428 TL
96 30.367 TL 1.116 TL 312 TL 0 TL 1.428 TL
97 29.240 TL 1.127 TL 301 TL 0 TL 1.428 TL
98 28.102 TL 1.138 TL 289 TL 0 TL 1.428 TL
99 26.952 TL 1.150 TL 278 TL 0 TL 1.428 TL
100 25.791 TL 1.161 TL 267 TL 0 TL 1.428 TL
101 24.619 TL 1.172 TL 255 TL 0 TL 1.428 TL
102 23.435 TL 1.184 TL 244 TL 0 TL 1.428 TL
103 22.239 TL 1.196 TL 232 TL 0 TL 1.428 TL
104 21.031 TL 1.208 TL 220 TL 0 TL 1.428 TL
105 19.812 TL 1.220 TL 208 TL 0 TL 1.428 TL
106 18.580 TL 1.232 TL 196 TL 0 TL 1.428 TL
107 17.336 TL 1.244 TL 184 TL 0 TL 1.428 TL
108 16.080 TL 1.256 TL 172 TL 0 TL 1.428 TL
109 14.811 TL 1.269 TL 159 TL 0 TL 1.428 TL
110 13.530 TL 1.281 TL 147 TL 0 TL 1.428 TL
111 12.236 TL 1.294 TL 134 TL 0 TL 1.428 TL
112 10.930 TL 1.307 TL 121 TL 0 TL 1.428 TL
113 9.610 TL 1.320 TL 108 TL 0 TL 1.428 TL
114 8.278 TL 1.333 TL 95 TL 0 TL 1.428 TL
115 6.932 TL 1.346 TL 82 TL 0 TL 1.428 TL
116 5.573 TL 1.359 TL 69 TL 0 TL 1.428 TL
117 4.200 TL 1.373 TL 55 TL 0 TL 1.428 TL
118 2.814 TL 1.386 TL 42 TL 0 TL 1.428 TL
119 1.414 TL 1.400 TL 28 TL 0 TL 1.428 TL
120 0 TL 1.414 TL 14 TL 0 TL 1.428 TL


ozdek
(21.02.20)
(2)

İğne yapılan yer 20 gündür ağrıyor

Bu normal mi?Bundan 20 gün önce acilde ağrı kesici iğne yaptılar kalçadan.Çok acıdı, bıçaklanmış gibi hissettim, zaten kalçamda yağ yok, klasik erkek poposu.Şu anda bacak bacak üstüne atınca orası yırtık gibi acıyor.
Bu normal mi?

Bundan 20 gün önce acilde ağrı kesici iğne yaptılar kalçadan.
Çok acıdı, bıçaklanmış gibi hissettim, zaten kalçamda yağ yok, klasik erkek poposu.
Şu anda bacak bacak üstüne atınca orası yırtık gibi acıyor.
Normal.


Boris
(15.02.20)
Bir defa bu durumu yaşadım. İğnenin yapıldığı yerde hafif bir sertlik/şişlik vardı. ama bir 15 gün kadar sürdü şişlik ve ağrı sonrasında geçti. Yapılan iğne kas/sinir bölgesine denk geldiyse böyle bir komplikasyon gelişebilir. Zamana bırakın eğer ki geçmiyorsa doktora elbette görünün.


creedwar
(15.02.20)
(8)

Ben mi çok duyarsızım insanlar mı çok duyarlı?

Arkadaşlarım her özel/önemli günde bir şey paylaşma gereği duyuyorlar. Mesela Şehit Fethi Sekin'in ölüm yıldönümü, Özgecan Aslan'ın ölüm yıldönümü, ne bileyim, padişah Abdulhamid'in ölüm yıldönümü. Mesela biri yazmış Özgecan seni ne zaman hatırlasam gözlerim doluyor diye. Bu duyguyu tam olarak anlay
Arkadaşlarım her özel/önemli günde bir şey paylaşma gereği duyuyorlar. Mesela Şehit Fethi Sekin'in ölüm yıldönümü, Özgecan Aslan'ın ölüm yıldönümü, ne bileyim, padişah Abdulhamid'in ölüm yıldönümü. Mesela biri yazmış Özgecan seni ne zaman hatırlasam gözlerim doluyor diye. Bu duyguyu tam olarak anlayamıyorum. Gerçekten gözlerinin dolduğuna inanmıyorum.

Bence de bu tip olaylar üzücü. İnsanların ölmesini, yaralanmasını, mutsuz olmasını bile istemem benim tercihim olsa ama ne bileyim, açıp özellikle paylaşım yapasım hiç gelmedi böyle olaylarla ilgili.

Ben çok mu duyarsızım yoksa insanlar yalandan duyarlı gibi mi görünmeye çalışıyor?
Bunun duyarla bir ilgisi olduğunu düşünmüyorum. Hatta bunun duyarlılık olduğunu düşünmüyorum.

Sosyal medyada iki cümlelik bir şey yazmak kolay. Başkalarının samimiyetini sorgulamak hoşuma gitmiyor ama çoğu kez samimiyetsiz geliyor bu mavallar.


biseysorcaktim
(12.02.20)
sende sorun yok. insanların çoğu poz peşinde.


dafuq
(12.02.20)
hikaye hepsi, kimsenin gözlerinin falan dolduğu yok. şov peşinde insanlar. akışa düşmese akıllarına bile gelmez özgecan veya diğerleri.


hadsafhada
(12.02.20)
En baştan söyleyim, hiç paylaşımcı bir insan değilim AMA poz kesenler dışında bir kısım paylaşanı şöyle anlayabiliriz: Bir şeyler yapmak istiyor ama bulunduğu coğrafya ve büyüdüğü kültür gereği en fazla sosyal medyada kendini ifade edebiliyor. Anılan kişilerin/olayların ciddi ve fazlasıyla duygu yüklü olduğunu düşünüyorum ama şu an (dört sene sonra) çevrenizde cidden Özgecan için ağlayan birini görsek garipseriz. Bu yine de Özgecan'ın yaşadığı şeyin ciddiyetini değiştirmiyor. Yani bana biraz, bu paylaşımları yapanlar arada sıkışmışlar gibi geliyor. Duyarlı olmaya çalışıyor ama çevrenin tepkisine de güvenemiyor, e napacak? Sosyal medyada paylaşacak.

Özgecan'ın haberi yayıldığında sabah uzuunca parageaftan sonra "ben artık bir şeyler yapıcam, benimle misiniz? :((" deyip akşamına sevgilisiyle üçüncü ayını kutlayan insan vardı listemde mesela. Bence garipti ama poz olduğunu düşünmedim.


mor bembombom
(12.02.20)
İnsanlar kendini çok önemli sanıyor ondan. Bayram tebriğiydi, ölüm yıldönümüydü bu tarz şeyler paylaşan insanların hep bomboş olduğunu düşünmüşümdür.


post paylasmayi duyarli olmanin bir gostergesi olarak gormuyorum. bu tur post paylasmak insanlarda bilincsiz aliskanlik olmus. otomotige baglamislar.

duyarli ne demek?


Post paylaşmak ya da paylaşmamak salt ikisinden birini açıklamaz. Başka neler yapıyor, bunları bilirsem yargım olur. Dışarıdan güzel görünüyor diye bir şeyleri anmak, bir şeyleri anmanın değerini düşürmez.


baal
(12.02.20)
İnsan neyi haiz değilse onu gösteriyor işte. Hayvanseverler hayvanları zerre sevmez, tersi gibi gösterirler; hayırseverler insanları/yardım etmeyi zerre umursamaz, o role bürünürler... Hiçbir şey umurunda olmayan insanlar da her şeyle ilgiliymiş gibi yaparlar. Söz ve icraat hiçbir zaman bir arada olmaz.


podrostok
(12.02.20)
(13)

Ankara'dayım ne yapayım?

Şu an Kızılay'dayım.Haftasonu 2 gün boş ve yalnızım.Ne yapayım sizce?
Şu an Kızılay'dayım.
Haftasonu 2 gün boş ve yalnızım.
Ne yapayım sizce?
Hasta olma gir bir yerlere. Ankara 'da bu havada hicbir şey yapılmaz.


luluki
(01.02.20)
Organ donörü olabilirsin.


ycm
(01.02.20)
Döner ye.


kerem555
(01.02.20)
Ankara maalesef tek başına neredeyse hiçbir şey yapılamayacak bir şehir. En azından şehrin yabancıları için.

Favori yemek mekanları falan tarzı bir liste bulup 2 gün boyunca yiyip içebilirsiniz sanırım


aguen
(01.02.20)
Cafe laba gidip london fog tea ic


nax
(01.02.20)
Hosta da susamlı ekmek arası et döner ye. Ah öğrenciliğimin bu n sahane yemeğiydi.


kızılay'a yakın bir mesafede yer alan cer modern'i ziyaret edebilirsin. gitmeden internet sayfasından güncel etkinlikleri görebilirsin.


tekilabambam
(01.02.20)
valla abi ankara'yı çok seviyorum, türkiye'de yaşamaya devam ettiğim sürece başka bir yere taşınmayı kesinlikle istemiyorum ama inan "ankara'da ne yapılır?" sorusuna ben de hiç cevap veremiyorum. haftaya arkadaş gelecek erasmus'a, heyecanlanıyor falan, şimdiden imanım gevredi, bi' hafta sonra "bu ne biçim şehir, sen ne biçim adamsın, skim böyle memleketi bu ne lan" derse yumruk atmamak için nefes egzersizleri yapmakla uğraşıyorum.

ben param varsa sakarya'da rastgele bi yerlere girip bira mira içiyom dışarıdaysam. param yoksa da kızılay-cebeci yürüyorum. sinema düşünürsen büyülü fener'e falan bakabilirsin mesela, ilgini çeken bir şey çıkar belki.

allah yardımcın olsun ne diyim. dediğim gibi yaşamayı, yaşadığım yerin ankara olmasını seviyorum ama "nereye gideyim?" diye soran adama verilecek bir cevap yok bence ankara'da.

ha belki biz cahilizdir, belki tek başına yapabileceğin güzel aktiviteler/gidebileceğin şahane yerler vardır ama ben gerçekten bilmiyorum. ben okula, kızılay'a, kurtuluş parkı'na, arkadaş bulursam mogan'a içmeye, gençlerbirliği maçlarına gidiyorum. canım sıkılırsa cebeci'den kaptırıyorum öyle yürüyorum cebeci-kurtuluş-kızılay diye. yaşarken şikayet etmiyo insan, yaşamak kolay çünkü. pahalı değil, çok kalabalık değil, istanbul gibi boğmuyo. ama bi şey yok yani sjfjsj arkadaşın markadaşın olursa onlarla takılıyosun işte :(


der meister
(01.02.20)
İstanbul'a dön :DDDD


eazy
(01.02.20)
Anadolu Medeniyetleri Müzesine gidebilirsiniz.


evrim halkasi
(01.02.20)
Kızılayda şu kafede bir türk kahvesi içip müthiş bir tatlı yiyebilirsiniz. Butik ve tatlış bir yerdir.

www.zomato.com


E.
(01.02.20)
Anıtkabire git, müzesini gez.
Hamamönü nü gez.
Anadolu medeniyetleri müzesi, etnoğrafya müzesi,
Merakın varsa itfaiye nin oradaki bit pazarı olabilir.
Ankara Kalesi ne git gez, içinde koç müzesi var onu da gezebilirsin. Gözlemecide gözleme ye, gramofon cafe ye git.

Tunalı hilmi yi gez, bestekar ı, arjantin i, oradaki mekanları keşfet. Benim için çıtır da kokoreç ye :)

Sakarya da dolaş, mekanlarında bira iç :)

Karanfil sokaktaki pasajlara gir dolaş, cafelerinde otur

7.caddeye git,

Bunlar 2 güne sığmaz, seç beğen al.


ardolf rendall
(01.02.20)
Eskişehire git trenle gez gel


kveldulv
(01.02.20)
(2)

Paylaşımlı interneti olan mekanlardaki internete bilgisayardan girememek?

Bunun varlığından eminim ama kanıtlayamıyorum.Şu an bir oteldeyim, verdikleri şifreyi kullanarak telefonumdan jet gibi bağlanıp girilen internet bilgisayardan bağlanınca kanser oluyor. Bi bakıyorsun 5 diş, bi bakıyorsun 1 diş çekiyor. Dalga dalga internet geliyor ama çok az.Daha önce de başıma geldi
Bunun varlığından eminim ama kanıtlayamıyorum.

Şu an bir oteldeyim, verdikleri şifreyi kullanarak telefonumdan jet gibi bağlanıp girilen internet bilgisayardan bağlanınca kanser oluyor. Bi bakıyorsun 5 diş, bi bakıyorsun 1 diş çekiyor. Dalga dalga internet geliyor ama çok az.

Daha önce de başıma geldi.
Sanki bu adamlar mobil cihazlar kafasına göre takılsın ama bilgisayarlar siktirsin gitsin şeklinde bir ayar yapmış gibi.

Olabilir mi?
telefonların asıl amacının kablosuz kullanım olduğu için donanımı ve tasarımı buna göre optimize edilmiş olabilir, laptop eski model olduğu için 802.11 a/b/g/n/ac sırasıyla soldan sağa doğru en yeni nesile uyumlu değilse bir alt standardda bağlanmaya çalışıyor olabilir, bu da verimi düşüren bir etken.


nahtoderfahrung
(28.01.20)
gelen cihazın tipine göre veri sınırlandırılması uygulanmış olabilir.


yazsamromanolur
(28.01.20)
(6)

Joker izlemek istiyorum ama öncesini izlemedim

Çok övüyorlar bu Joker'i mutlaka izle falan diyorlar.Bundan önceki Batman filmleriyle bağlantılı mı?Batman filmlerini izledim galiba ama yarım yamalak, hiçbir şey hatırlamıyorum.Direkt izlenir mi Joker?
Çok övüyorlar bu Joker'i mutlaka izle falan diyorlar.
Bundan önceki Batman filmleriyle bağlantılı mı?
Batman filmlerini izledim galiba ama yarım yamalak, hiçbir şey hatırlamıyorum.

Direkt izlenir mi Joker?
izlenir


joker filmi, batman begins(2005) in öncesini anlatıyor. direk izleyebilirsin. izledikten sonra batman begins, dark knight, dark knight rises sırasıyla devam edebilirsin.


egokalp
(14.01.20)
izlenir


mamu
(14.01.20)
batman ve joker kimdir o kadarını bilsen bile izlenir.

hatta o kadarını bilmesen bile izlenir.


dafuq
(14.01.20)
joker filminin şimdiye kadar yapılmış batman filmleri ile hiç bir organik bağlantısı yok. tamamen bağımsız bir film. batman hakkında hiç bir fikrin yoksa bile rahatlıkla izleyebilirsin.


komikolmakuzen
(14.01.20)
Filmin sadece adı Joker, aslında bu bir DC hikayesi değil. Standart üstü bir dramaya Joker skin uygulanmış, çizgi roman hikayesi bekleme.

Elemana farklı bir kıyafet giydir, adı değiştir, yine aynı kalitede bir film olurdu ama bu kadar ilgi çekmezdi. Kötü bir film değil ama "Joker" hikayesi de değil.


late viper
(14.01.20)
(13)

Bana haritadan yer beğen dediler!

harita bu: https://bit.ly/2NpCI6p2 yıl boyunca çalışacağım bu şehirlerden birinde.Amaç hem güzel bir ülkede yaşamak, hem maksimum para biriktirmek.Siz olsanız hangi şehri/ülkeyi seçerdiniz ve neden?
harita bu: bit.ly

2 yıl boyunca çalışacağım bu şehirlerden birinde.
Amaç hem güzel bir ülkede yaşamak, hem maksimum para biriktirmek.

Siz olsanız hangi şehri/ülkeyi seçerdiniz ve neden?
kardes Kiev'i gordum, gerisine cok bakmadim.
Guzel yer, hayat pahali degil, Turkiye'ye 1,5 saat. Daha ne olsun..


ebabil curnatasi
(14.01.20)
avustralya iyidir. hem normal zamanda gidilemeyecek bir yer. güneşi bol, şehirleri güzel, ingilizce konusuluyor.


monicapp
(14.01.20)
beklentine bağlı ben futbol sever olarak londrayı seçerdim. nasıl bir iş ki bu?


mikahakkinen
(14.01.20)
bir haritada kiev varsa gerisi teferruattır.


yedek
(14.01.20)
çalışma saatleri aynıysa:

malezya: ucuz, uzakdoğu kültürüne ve yemeklerine meraklıysanız çevrede yakın ve uygun fiyata gezilebilecek bir çok ülke mevcut. ülkenin kendi güzellikleri apayrı.
iskoçya: ucuz değil ama büyüleyici. hayat boyu yaşanmaz ama 2 sene boyunca yaşamak istediğim yegane yerlerdne.


emininsel
(14.01.20)
brezilya, arjantin, meksika, güney kore, japonya veya avustralya seçerim. para biriktirme kısmını bilmiyorum, maaşlar farklılık gösterir mi yazmamışsınız ancak normalde gidilemeyecek bir yerde yaşamak isterdim.


nzessia
(14.01.20)
Buna kimse cevap veremez. Tek tek hepsinin yasam sartlarina, alacagin paranin oradaki alim gucune, yine alacagin paranin tl karsiligina vs bir suru degiskene bakarak karar vermen lazim. Sadece guzel bir ulkede yasamak deseydin cevap verilebilirdi ama ayni zamanda maks para biriktirmek diyorsun.

Kiev denmis, Kiev iyi guzel ama ne kadar maas alacagin onemli. Iyi para veriyorlarsa ben de giderdim.


stavro
(14.01.20)
Berlin


turkuaz
(14.01.20)
1. New york
2. Londra
3. Madrid
New york da ablam güzel yaşayıp para kazanıp biriktiyor kendisi tekstil sektöründe.
Londra da abim güzel yaşayıp para biriktiriyor hizmet sektöründe
madridde dayım güzel yaşayıp para biriktiyor savunma sanayinde.


kimse yazmamis diye yazayim :D

9-belgrad

ucuz, tr ye yakin ve en onemlisi harika kizlari var :)


sweetoffice
(14.01.20)
maksimum para biriktirmek isterseniz cenevre veya zurih isvicreyi dusunebilirsiniz, maaslar diger avrupa ulkelerine gore daha fazla, evet hayat da pahali ama minimum butceyle de gayet yasanabiliyor. ben de cenevredeyim.
orasi olmasin derseniz amerika diyecegim. en azindan sosyal hayat acisindan zorlanmazsiniz.
hadi uzak derseniz de berlin diyecegim, benim en sevdigim sehir.

P.S: ayrica o nasi guzel bi teklif ya haritadan yer begen :D


Hamburg'u veya Viyana'yı seçerdim.

Viyana çok güzel, almanya ise ucuz diyorlar.
Fransa'dan Sarlzburg civarından almanya'ya markete gidenler var.


liberal
(14.01.20)
zürih


ravenudon
(14.01.20)
(6)

Bir konuda gerçekten "değiştiniz" mi?

Değişmek ne zor iş.Sabahları erken kalkıcam diyorum, kalkamıyorum.Dil öğrenicem diyorum, öğrenemiyorum.Yazı yazıcam diyorum, yazamıyorum.Şu eylemi yapmayı bırakıcam diyorum bırakamıyorum.Günler, aylar, yıllar geçiyor.Bakıyorsun, mal gibi yaşamışsın. Hep aynı sen. Üretim sıfır.Değişmek bu kadar zor m
Değişmek ne zor iş.
Sabahları erken kalkıcam diyorum, kalkamıyorum.
Dil öğrenicem diyorum, öğrenemiyorum.
Yazı yazıcam diyorum, yazamıyorum.
Şu eylemi yapmayı bırakıcam diyorum bırakamıyorum.

Günler, aylar, yıllar geçiyor.
Bakıyorsun, mal gibi yaşamışsın. Hep aynı sen. Üretim sıfır.

Değişmek bu kadar zor mu?
Siz bir konuda gerçekten değiştiniz mi hiç?
Çok zayıftım (fiziksel olarak), çok depresiftim, her şeye herkese küsmüştum, çok yalnizdim. calismiyordum, evden disari cikmiyordum. 2017 Haziran ayında bir gün evimin onundeki spor salonunun yanından geçerken içine girip kayıt oldum. Sebepsiz yere ama yılların verdiği boşluk ve amacsizlik korkunç bir şekilde buna konsantre olmami sağladı. 4 gün spora gidiyor, 4 gün yüzüyor, akşamları da bisiklet sürüyordum. Eylül sonunda 15 kilo aldım, hayatımda ilk defa dating programlari kullanıp insanlarla buluştum, seviştim. Giyim tarzım değişti, bambaşka bi insan oldum.

Derken geçen yıl hayatıma birisi girdi ve ağzıma sıçtı. Ondan beridir toparlayamiyorum, bu süreçte kazandigim şeylerin yarısını (fiziki görünüş etc) kaybettim.

Inanıyorum kendime ama bundan da kurtulacağım. Yeniden o süreci baslatacagim, eskisinden daha iyi olacağım.


sanguine
(11.01.20)
karakterim çok değişti.
Egzersiz yapma açısından değiştim.
Öfke kontrolü açısından 180 derece değiştim diyebilirim.
Gönül işleri konularında değiştim bayağı.
Kendimle ilgili en sevdiğim şeylerden biridir bu hatta, 25 sonrası başka bir insana dönmüşüm gibi oldu.


sopiro
(11.01.20)
Degistim.

Fikirlerim.
Kilom.
Tercihlerim.
Yasadigim ulkeler sehirler.
Vs vs.
İlgi alanlarim.
Hobilerim vs.

Bazi degisikler ciddi radikal oldu bazilari zamanla yavas yavas.

Degismeyen bunlarin hepsiyle baglantili olan bir öz var tabii ki.

Ama degismek gayet normal. Degismiyorsan sıkıntı.


AlsterWasser
(11.01.20)
Karakter olarak değiştim. Daha duygusuz, mantık odaklı ve umurumda olmadan yaşıyorum.


Amaranta ursula
(11.01.20)
Degistirebildigim şeyler oldu, degistiremedigim şeyler oldu. Denemeye devam ediyorum.


chavezding
(11.01.20)
bu tarz şeyler "o an" karar verilip uygulamaya geçtiğin zaman oluyor ama asıl önemli olan devamını getirmek.

hayatımda 1 defa rejim yaptım çok zorlandım ama sonuna kadar çok sıkı şekilde uydum ve istediğim kiloya düştüm.

yada dil sınavına 8 senedir hazırlanmayı planlıyordum bir anda tamam lan gidip yazılıyorum dedim 2 ay devam edip istediğim puanı aldım(2 ay çok sıkı çalıştım)

kısaca başlamaktan çok devam etmek önemli ve o devam olayında kendinizi motive etmelisiniz.

ha değiştim mi yıllar içinde değiştik karakterim değişti bazı konularda çok daha umursamaz oldum.


basond
(12.01.20)
(2)

Gloria Jeans raconu

Laptop ile buraya giden kişi...Starbucks gibi;1-Bir içecek alarak birkaç saat oturulabilir mi?2-Laptopu şarja takabilir mi3-Wifi bağlantısı var mı?Lokasyon: Çatalca Gloria Jeans
Laptop ile buraya giden kişi...

Starbucks gibi;

1-Bir içecek alarak birkaç saat oturulabilir mi?

2-Laptopu şarja takabilir mi

3-Wifi bağlantısı var mı?

Lokasyon: Çatalca Gloria Jeans
Evet geçen günlerde aynı lokasyonda dediklerini yaptım, sorun yok yapabilirsin :D Zaten ferah bir şube yani kalabalık da olmuyor böylece kalkman için bir baskı da hissetmiyorsun, genelde starbucks'ın yoğun şubelerinde ben kendi kendime vicdan yapıyorum.


Lokasyonu bilmiyorum ama dışardan su getirip masa üstüne koyarsan kaldırtıyorlar suyu.


(10)

Sırf gösterişli diye SUV alınır mı?

Öyle çok araba meraklısı değilim.2005 getz var bi tane tüplü, ayağımızı yerden kesiyor.Bir süre sonra (2-3 yıl içinde) getzi satıp daha modern bir araba almak istiyorum.İri arabalar (suvlar falan) hoşuma gidiyor. Ama sırf hoşuma gidiyor diye suv alınır mı? Bakıyorum herkes sedan araba alıyor, geçen
Öyle çok araba meraklısı değilim.
2005 getz var bi tane tüplü, ayağımızı yerden kesiyor.

Bir süre sonra (2-3 yıl içinde) getzi satıp daha modern bir araba almak istiyorum.

İri arabalar (suvlar falan) hoşuma gidiyor. Ama sırf hoşuma gidiyor diye suv alınır mı? Bakıyorum herkes sedan araba alıyor, geçen bi arkadaş araba almış içi uçak kokpiti gibi. benim arabayla kıyaslıyorum, bambaşka şeyler tabi.

-deprem oldu şu an.

her neyse.
siz olsanız ne yapardınız?
bu arada bütçe 200k olarak düşünelim.
Eğer vergisi, yakıtı, masrafı vb. karşılayacak aylık bütçeme uyuyorsa, park etmekte sıkıntı yaşamayacaksam kesinlikle alırdım.


malheiros
(10.12.19)
butcen cok iyi, 1000 tane tavsiye verebilirim, ama illada alacaksan ve cok km yapmayacaksan hyundai tucson gercekten mukemmel, yapistir derim


alttaraf
(10.12.19)
200 bine hyundai almak yerine çok daha konforlu, güvenli ve performanslı araçlar alabilirsin. SUV işi tamamen görünümden ibaret, 350-400 bine çıkıp Audi q5 falan almadığın sürece sadece yüksek ve büyük bir otomobil almış olursun.


roket adam
(10.12.19)
Tercih meselesi abi ne diyebiliriz ki, tamamen tercih bu. Gosterisli oldigu icin alir mi alinmaz mi kismina sen karar verirsin. Ben tutumlu adamıdır asla alinmaz derim, sen hayati yasama kafasindasindir almak mantiklidir.


stavro
(10.12.19)
paranla daha faydali bir sey yapmak gibi bir planin yoksa alinir. millet aliyor.


hot potato
(10.12.19)
"FUCK U GRETA" stickeri takip, harika bir dünya vatandasi ve cok bilincli bir yurttas oldugunuzu gosterebileceginiz araclar bunlar. Benim fikrim bu yonde.


buf-e kür
(10.12.19)
gosterisi bile kisiden kisiye degisen bir sey. zira soyle bir sey var; www.urbandictionary.com


Acream
(10.12.19)
O klasik cevabı vermek kaçınılmaz; beklentilerine göre değişir. Araba ile ne yapıyorsun, arabadan ne istiyorsun? Ben (henüz sahip olamasam da) Subaru outback, volvo xc70 tarzı dört çeker, yerden yüksek station vagon denebilecek araçların hastasıyım mesela. Sebebi yılda birkaç kere de olsa dağa taşa gidince kafam rahat olsun, araba dediğinin bagajına bir şeyler sığar kafası ve çok olmasa da nispeten konforlu oluşu, iyi yol performansı. Ama bir avuç insan dışında gösterişli, albenili bulunmaz sanırım.

Daha yüksek, iri bir araç alacak olsam beni ikna edecek iki husus büyük araçların çarpışma durumunda enerji sönümlemesi konusunda avantajlı olması ve trafikte daha yüksek perdeden bakıp çevreye hakim olma hissiyatı olurdu herhalde. Ama bazı örnekler hariç altımdaki aracın ağırlık merkezinin yukarıda olması hep bir güvensizlik yaratır.

200 bin bandında yine gösterişli sedanlar var mesela. Son yıllarda durum azalmış olsa da aynı paraya daha çok donanımı sedanda bulma olasılığın da var hem.

İlla suv pazarına yöneleceğim dersen yıllardır kötü şöhret oluşturmuş peugeot çok başarılı bir modele sahip 3008 diye. Henüz büyük bir sorunu da peydah olmadı. İçinde o kokpit havasını yakalayacağın çok oyuncağı, çok özelliği var incele derim 200 bin bandında. Daha iyi markaların biraz daha düşük donanımlı ya da yaşlı araçlarını da bulursun tabi.

edit: ya bir de sizin gibi b sınıfı konforsuz araçlarla haşir neşir olmuş biri olarak, kokpit gibi etkileyici, donanımı bol araçlara da, verdiğim örneklerdeki gibi içinde ekranı zor bulunan ama malzeme kalitesi, koltuk konforu, sürüş performansı bakımından araçlara da bakınca anlıyorum ki bizi etkileyen çoğu şeyi kullanmıyoruz bile. kocaman ekrana zaten baktığımız yok, şerit takibi kapat ansızın müdahalesi var diye, kullanmadığımız pek çok özellik. Ama ısıtmalı dolgun bir koltukta güven içinde, yol şartlarından çok etkilenmeden dert etmeden ilerleyebilmek gereksiz diyebilir miyiz? Varsın gösterişi olmasın.


taqster
(10.12.19)
1 dk düşünmem mazda cx-5 alırım bütçenin biraz üstünde ama.
(220 civarı)


otopsicocugu
(10.12.19)
Bakıyorum herkes sedan araba alıyor demişsiniz. Ama böyle bir şey yok. Sedan sürekli azalıyor. Deli gibi qashqai, tuscon, 3008, c-hr, tiguan vb satılıyor. Abd'de de suv satışları artıyor. Ben olsam tuscon veya 3008 alırdım sanırım.


the coon
(11.12.19)
(2)

Çemen yiyince terimiz nasıl çemen kokuyor

Bunun midesi var, damarı var, bağırsağı var.Nasıl oluyor da ağzımdan giren çemen koltuk altımdan çıkıyor?:)not: çemen yemedim, sorun yok. sadece eski tecrübelerime dayanarak soruyorum.bir duyuruda çemen kokusu kelimelerini gördüm aklıma geldi.
Bunun midesi var, damarı var, bağırsağı var.
Nasıl oluyor da ağzımdan giren çemen koltuk altımdan çıkıyor?

:)

not: çemen yemedim, sorun yok. sadece eski tecrübelerime dayanarak soruyorum.
bir duyuruda çemen kokusu kelimelerini gördüm aklıma geldi.
o cemenin kokusu butun vucuda nufuz ediyor, kana geciyor koku, oradan tere, hatta idrarin bile cemen kokacak bir hafta


bol su ic, atmasi kolay olur


exlibris
(09.12.19)
iki yolla.

birincisi acili yemekler terlemeyi arttiriyor. terleme artinca dogal olarak koku da artiyor. kokuya sebep olan maddelerin bir cogu kukurt bazli bilesenler. bunlarin kokusu da sarimsak, sogan, cemen, vb. acili soslarin kokularina benziyor zaten.,


ikincisi de yediginiz yiyeceklerdeki ekstra kukurtlu bilesen, yag asidi vb. maddelerin apokrin bezleri tarafindan atilip bakteriler tarafindan yenilmesi.


tanaka
(10.12.19)
(5)

instagram'ı benim gibi kullanan var mı?

instagram en başta, çektiğimiz güzel fotoğrafları paylaşmamız amacıyla yayınlanmadı mı? yani tipimizi, saçımızı, kıçımızı gösteren değil, bizim çektiğimiz "seçme" fotoğraflar olması gerekmez mi instagram hesabımızda?bu değil midir olay?ben mi yanlış anlamışım başından beri?
instagram en başta, çektiğimiz güzel fotoğrafları paylaşmamız amacıyla yayınlanmadı mı? yani tipimizi, saçımızı, kıçımızı gösteren değil, bizim çektiğimiz "seçme" fotoğraflar olması gerekmez mi instagram hesabımızda?

bu değil midir olay?
ben mi yanlış anlamışım başından beri?
Ben de o şekilde kullanıyorum ama günümüz için gereksiz bir kısıtlamacılık bu. Neticede bir sosyal paylaşım mecrası ve insanın kendi bu paylaşımın en kilit noktası, haliyle kendini koymak normal.

Zaten Instagram'ın kendi de senin gibi düşünmüyor.


Bruce
(04.12.19)
O tavşan kulakları, gözleri maviye çeviren efektleri falan da güzel fotoğraflar için mi sence?


baal
(04.12.19)
ilk ciktiginda oyleydi galiba. sepia ve sarımtırak tonlu filtreler vardi. bir sure fotograf paylasim uygulamasi oldu ama sonra evrildi. sonra videolar geldi, storyler geldi vs..vs. tarihten emin olmamakla birlikte, en azindan benim gozledigim kadariyla son dort bes yildir daha cok yonlu bir yer oldu.

kimisi satış yapar, kimisi selfi paylaşır, kimisi fotograf ceker paylasir. ne şekilde kullanmak istersen.

ben mesela whatsapp'i not tutmak ve cektigim fotografi bilgisayara atmak icin kullanıyorum. (iletisim icin kullanmiyorum, yalnizim. qusel kizlar eqlesin)


tabudeviren
(04.12.19)
facebook da ilk çıktığında ne güzeldi. şimdi emekli dayılar ve teyzelerin kafes dövüşü yaptığı bi yere dönüştü. olur öyle.


sinek kral
(04.12.19)
Gerekmez.

Benim de Instagram hesabımda okuduğum kitapların fotoğrafı dışında kendi göründüğüm fotoğraf belki iki tane falan vardır, ama günümüzde sosyal medya polisliği yapmak da lüzumsuz bri stres. Siz kendiniz doğru bildiğinizi yapın, başka insanlara -özellikle sonuçların kimseyi ve hiçbir şeyi etkilemeyeceği bir bağlamda- "sen de bu doğruyu yap, yanlış yapıyorsun" diye yaklaşmak da en az onların yaptığı kadar gereksiz bir "late 2010s" davranışı.


sopiro
(04.12.19)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler compumaster, dambil, deckard, fader, groove salad, hollowlife, kahvegibi, kibritsuyu, kobuzchu kiz, robin
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.