Giriş
(3)

Çağrı merkezindeki çalışanını yanlış oylama

Migros sanal marketimde bir sorun yaşadığımı düşündüm. 444 10 44'ü arayarak derdimi anlattım. Meğer hatâ bendeymiş. Çok yardımcı oldular. Şimdi anketim için sizi yönlendiriyorum dedi. "Memnun kaldınız mı? En düşük puan olarak 1'i, en yüksek olarak 5'i tuşlayın." dedi. 5'i tuşlamak üzere telefonu kul
Migros sanal marketimde bir sorun yaşadığımı düşündüm. 444 10 44'ü arayarak derdimi anlattım. Meğer hatâ bendeymiş. Çok yardımcı oldular. Şimdi anketim için sizi yönlendiriyorum dedi. "Memnun kaldınız mı? En düşük puan olarak 1'i, en yüksek olarak 5'i tuşlayın." dedi. 5'i tuşlamak üzere telefonu kulağımdan çekerken yanağım telefona değdi ve 2 puan vermiş oldum. Bunu düzeltme olanağım var mı? Çok yardımcı oldu kızcağız 5 verecekken 2 verdim, yazık oldu.
sorucu
(16.10.20)
emin değilim ama belki geri arayıp niye 2 verdiniz derler. o zaman böyle böyle oldu dersiniz.


sutlu nescafe
(16.10.20)
Zahmete değer bir şey değil bence bu. Verilen oylar çok dikkate alınıyorsa çağrı kaydı dinlenir ya da 5 ve 2 tuşlarının yakınlığı sebebiyle hatalı tuşlama olduğu varsayılır. Müşteri temsilcisi için çok kıymetliyse eğer bunu ispat edebilir mutlaka.

düzeltme : müşteri temsilcisi


IncredibleMau
(16.10.20)
Tekrar arayın. Personel miçin tşk kaydı iletmek istiyorum diyin. Not da eklemek istiyorum diyin. Tşk kaydı oluştururlar. Görüşmenin tarihini saatini belirtirseniz.

Sizin olumsuz oylamanız, o kişinin performansına ve alacağı prime etki ediyor.


(5)

Konut Kredisi çekerken dayatılan sigortaları iptal ettirebilir miyim?

1 yıl önce Ziraat Bankası'ndan apar topar bir şekilde konut kredisi çektim.DASK, Hayat, Ferdi Kaza ve Konut sigortası (toplam 850 TL) yapıldı. Reddetmek aklımdan geçmedi o zaman. Çünkü zaten reddedersem kredi kullandırmayacaklardı. Şimdi aradan bir yıl geçti ve sigortaların yenilenme zamanı geldi. B
1 yıl önce Ziraat Bankası'ndan apar topar bir şekilde konut kredisi çektim.
DASK, Hayat, Ferdi Kaza ve Konut sigortası (toplam 850 TL) yapıldı. Reddetmek aklımdan geçmedi o zaman. Çünkü zaten reddedersem kredi kullandırmayacaklardı.

Şimdi aradan bir yıl geçti ve sigortaların yenilenme zamanı geldi. Bunlardan sadece DASK'ın kanunen zorunlu olduğunu öğrendim.

Diğerlerini iptal ettirebilir miyim? Benzer durumu yaşayanlar deneyimlerini paylaşırlarsa sevinirim.
santimantal
(08.10.20)
ettirebilirsin. ettiremezsin diyen kraldan cok kralcilara bakma. bize her dayatilani yapmak zorunda degiliz.


baldur2
(08.10.20)
2 sene önce uğraşmış ve çok araştırmıştım. O zamanki bilgimle cevap vereyim. Herhangi bir değişiklik olduysa ve bilen varsa diye de takip edeyim.
DASK zorunlu.
Hayat sigortası kanunsuz olarak yapılıyor ama iptali için kanun yolları kapalı. Ben Tüketici Hakem Heyetine iptali için müracaat ettim eften püften sebeplerle reddettiler. Yeni yıl için yenileniyor. Ödemeyi yapıyor ve kanun gereği iptali için 1 ay içinde müracaat ediyorsun. Olumsuz cevap alıp bu cevapla Tüketici Hakem Heyetine gidiyorsun.
Diğerlerini zaten İkinci yıl için yapmayın dersen yapmıyorlar, yaparlarsa 1 ay içinde iptali için müracaat edersen iptal ederler. Ancak konut sigortası güzel bir şey. Banyon üst kattan akarsa üst kattaki çubuklu pijamalı ve atletli, göbekli ve 'bana ne'ci dayıyla muhatap olmana gerek kalmıyor. sigortaya yaptırıyorsun o 'bana ne'ci dayıyla sigorta şirketi muhatap oluyor. Gerekirse mahkemeleşiyorlar.


Mirket
(08.10.20)
Dask ve hayat sigortası hariç diğerlerini iptal ettirebilirsin.


dask zorunlu o cepte. kredi borcun varken hayat sigortasını iptal ettirmek, geride bu borcun kalabileceği kişiler varsa onlar için elzem. diğer türlü bu borç ödeyemecekleri bir meblag ise reddi miras yapları gerekir ki, bu seni sevenler için zorlu bir süreç olur. ferdi kaza ve konut daha opsiyonel bunlar da mali durumunuza bagli unsurlar, kaza geçirip 3 ay koma da kalirsaniz evin taksidini odeyecek gücünüz varsa ferdi kaza yapilmayabilir. keza konut içinde degerli bir sey yoksa konut sigortasi da pek gerekli degil.


helenart
(09.10.20)
Ferdi kaza ve konutu yapmak zorunda değilsin +1

Ama konut sigortası gerçekten güzel bişey +2


John Bloor
(09.10.20)
(10)

Alexandra olayı

kızın üzerine fazla gidilmiyor mu? Çok ağır hakaretler ediliyor, saçma sapan bi olay değil mi? Abartılıyor mu sizce?
kızın üzerine fazla gidilmiyor mu? Çok ağır hakaretler ediliyor, saçma sapan bi olay değil mi? Abartılıyor mu sizce?
mg3929
(05.10.20)
yolun açık olsun paşam yazarak bir yazarın uçurulmasına sebep olmasaydı muhtemelen millet kanzuk manitasını yazar yaptı seviyesinde geyik dönerdi ama kız bildiğin hanımağa gibi giriş yaptı siteye, milleti de gazlamış oldu böylece.


nahtoderfahrung
(05.10.20)
nedir?


kushkush
(05.10.20)
site kimsenin babasının malı değil.
son birkaç yıldır zaten inci sözlükten hallice bir yere dönüştü. bir yazarın diğer yazara daha esnek bir sı nır dahilinde söyleyebileceği şeyler var burada.
ben de ilk yazar olduğumda saçma entryler girdim, ikaz ettiler, zor anladım ortamı. anlamadan dinlemeden "bana böyle yazmış yaa" olmuş hatun. bu kötü.

ikincisi, biri uçurulduğunda, "yolun açık olsun paşam" denilemez. heleki bu uçma nedeni tamamen kişisel bir konuysa. altın bilezikli bir yeni gelin oluyorsun, kafa show tv, ortam ekşi gibi duruyor.

kız belki süper iyi biridir. ama yaptıkları yanlış. kocaş üzerinden birine "ahaha gördün mü" yapılmaz. trafikte yanındaki kaslı adama güvenip kornaya abanan, ya da sevgilisinin kaslarına güvenip barda "bu adam bana mı bakiyi yeaa" diye mızmızlanan biri gibi olmuş. şık olmamış.

bu ortamı anlamak için uzun zaman geçirmek gerekiyor. kalbim kelimesiyle dalga geçilir, din sorgulanır, ama yeni gelin kötüdür burda. bunu öğrenecek kadar susmalıydı.

her şey bir yana, kimliğini bu kadar açık ederek yazmak nedir. bize ne senin kocandan, kalbinden, kim olduğundan. 16 yaşında da çıkabilirsin, 58 de. ilgilenmiyoruz. entrylerinde direkt dikkat çekme çabası sezinledim. bu da hoş değil. ilerde, sözlüğe daha sık gelip, okuyunca fark eder bence. sonuç olarak, ezmiyorum, ama girişten hazzetmedim.


lovemyself
(05.10.20)
Olan biten bence çok garip. Kızın neden ilişkisi üzerine yapılan eleştirilere açıklama yapma gereği duyduğunu hiç anlayamadım. Bir mesleği, kariyeri olan birisinin internette bu şekilde anılmak isteyeceğini sanmıyorum. Adıyla soyadıyla yani kendisini belli ederek hesap açmasını, yazmasını da garipsedim.


Hatırlayanlar olacaktır, sözlükte agamemnon diye bir kullanıcı vardı, tevellütlü 2002 olan bir yazar, bu yazar 2015 yılında spam yapıyor gerekçesiyle uçuruldu sözlükten, otomobillerle ilgili engin bir bilgisi vardı, arada da bloğunda yazdığı yazıları paylaşıyordu okuyorduk, spam dedikleri de bu ama saygı duyarım. Yani böyle bir kural vardır uyarılmıştır devam etmiştir falan uçurmuşlardır, olabilir. Fakat sonra öğrendik ki o dönem bu arkadaş eşiyle boşanıyor ve eşinin avukatı da kanzuk, esasında bu olay dahilinde uçurmuşlar adamı, o dönem ssg falan da hala sözlükte ama müdahale etmiyor. Yani demem o ki kanzuk bu işleri hep yapıyor insanlar o nedenle tepki gösteriyor, ssg'nin o dönemki sevgilisine ithafı bir internet sitesinden bu günlere gelmiş bir şirkette böyle şeyler olunca çok fazla göze batıyor.


syd
(05.10.20)
Az bile yapılıyor.
O saçma sapan entreyleri girmeseydi eminim kimse kendisini farketmezDi bile. Ama o ve eşi olan kişi tam tersini yapmayı tercih etti. İstedikleri buymuş demekki. Çünkü kanzuk ya da ssg gibi birinin, olabilecekleri tahmin etmemesi mümkün değil.

Planlı bir olay bile olabilir.


beyefendiye duyduğu aşkı anlattığı vıcık romantizmle kalplerimizi eriteceğini düşünmesi çok komik. insanların "vay be ne büyük aşkmış. arkadaşlar, toplayın eleştirileri, geri dönüyoruz" diyeceğini düşündü herhalde. sırf bu yüzden, yapılanlar az bile :D

fakat "dayımın oğlu 6 senedir çaylak, bu kadın hiç beklemeden yazar olmuş" eleştirileri çok anlamsız. çünkü bugüne kadar hiç beklemeden yazar olmuş insan sayısını bilmiyorlar. ben de bilmiyorum. ama çok. baya çok.


bruges
(05.10.20)
saçma sapan bir gündem. ekşi özel bir şirket, demokratik olmak gibi bir iddiası yok. eşini de alır kardeşini de, isterse şirketi eşinin üstüne de yapar. işine gelen okur gelmeyen bi daha girmez. bu tarz gündemler işsizlik ve boşluktan dolayı gündem oluyor zaten. bir de insanlar mutlu ve varlıklı birilerini görmeyi çekemiyor.


roket adam
(05.10.20)
ssg bunu defalarca yapti kimse iplemedi, zaten iplenecek bir durum da yok. sirf benim gordugum 2-3 hatun geldi gecti, ssg basligina ahu dudum, zeka kupum yazan. kacirdiklarim olmustur.

burada bir perfect storm olayi var. durumcu zaten kil bir tip, hatun cuneyt hiyari sayesinde bilinen bir tip, sirada binlerce caylak var, insanlar gercek hayattaki esitsizlikten bikmis kendine sosyal medyada yer bulmaya calisiyor, hatun bunlarin ustune canim cicim kocacim diye mevzuya girince patladi :)

durumcuye de uzuldum ya onun da isi zor. binlerce dolarlik yuzuk alisin ise yaramaz sozluge yazar yap beni derler. Yapamam, ya da yapacam ama ses cikartma dese yuzugu bir yerine monte ederler...bu isler boyle :)


cooperr
(05.10.20)
hakaret şeklindeki tepkinin kabul edilir tarafı yok.
olayın gelişimine gelirsek içi boşaltılıp ticarileştirilmiş bir sosyal paylaşım sitesinde bile olsa bazılarının daha eşit olması hali bu ülkede artık ciddi bir tetikleyici unsur.
kızın belli ki sözlükle ilgili bir deneyimi yok, pek fikri de yok. olmak zorunda da değil. belki sırada bekleyen çaylaklardan haberi bile yok. kanzuk'a olan aşkını anlatan, format bükücü bir tanıtım yazısıyla giriş yapıyor ki hakikaten sözlükte biraz vakit geçirse, kanzuk'Un başlığının altına falan biraz bakınsa bu tarz bir yaklaşımın ne doğuracağını belki anlayacak, yapılan geyiklere cevap verecek bir durum olmadığını görecek.
asıl tuhaf olansa kanzuk'un bunu öngörememesi. profesyonelliği, sözlüğü geçtim kendi özel alanını koruma refleksi bile gösterebilse çoğunluğun iyi dileklerini iletip geçtiği bir konudan ibaret olacaktı.


not dark yet
(05.10.20)
(3)

huzursuz bacak sendromu mu?

selamlar.dün geceden beri bacaklarıma bi haller oldu ama anlayamadım. iki bacağımda da boydan boya sanki sinirler, bağlar geriliyormuş/çekiliyormuş gibi bi his var. dursam olmuyor yürüsem olmuyor..bazen geceleri bacaklarımla cebelleştiğim oluyor ama o hissi tarif bile edemiyorum normalde. şimdiki da
selamlar.

dün geceden beri bacaklarıma bi haller oldu ama anlayamadım. iki bacağımda da boydan boya sanki sinirler, bağlar geriliyormuş/çekiliyormuş gibi bi his var. dursam olmuyor yürüsem olmuyor..

bazen geceleri bacaklarımla cebelleştiğim oluyor ama o hissi tarif bile edemiyorum normalde. şimdiki daha başka.

ya covid oldum ya vücudum strese yeni bir tepki geliştirdi. ne diyorsunuz?
bxgx
(05.10.20)
Hbs gibi duruyor. Hareket ettirme isteği, bir türlü rahat ettirmeme vs varsa eğer...

Bende 1 aydır var. Her gece olmasa da ara sıra oluyor. Covidle ilgili oldugunu sanmıyorum. Stresle ilgili olabilir. Bu hastalık zaten hala muamma. Ne sebebi tam biliniyor ne de çaresi var.


kramp belirtisi gibi mi ? aşırı tuz-mineral kaybedecek bir eylemde bulundunuz mu ? huzursuz bacak geceleri uyutmaz veya uykudan uyandırır genelde.


orpheus
(05.10.20)
bol su iç


jamswety
(05.10.20)
(19)

onu içmeyelim bunu içmeyelim de ne içelim?

kola çok zararlı, marketten alınan meyve suyunda koruyucu var, katı meyve sıkacağında sıkılan meyve suyu sırf şeker, alkole girmiyorum hiç. ne içelim ayran mı içelim?
kola çok zararlı, marketten alınan meyve suyunda koruyucu var, katı meyve sıkacağında sıkılan meyve suyu sırf şeker, alkole girmiyorum hiç. ne içelim ayran mı içelim?
hobarey
(04.10.20)
Yemeklerin yanında ayran içiyorum. Arada bir kendimi ödüllendirmek için de kola.


Su, kahve, çay. Soğuk seviyorsanız hepsinin soğuk versiyonları da var. Çayın bile 150 çeşidi var ya, hepsini deneyip sıkılana kadar baya vakit geçer.


Valla ben de aynı dertten muzdaribim.

Kefir, şalgam, ayran üçlüsüyle takılıyorum. Ama bunlar da ne kadar sağlıklı muamma. Sonuçta fabrika ürünleri. Ama diğerlerinden iyidir.


diyet kola, malt bira ve vodkadan devam hocam.


makarnavodka
(04.10.20)
Soda-limon tabi. Tuz eklemek sana kalmış.


the coon
(04.10.20)
50 kilo vişne koyduk dondurucuya, sade sodayla karıştırıp içiyoruz.


su?
su haricinde bişey içmeye ihtiyacın yok, o yüzden ne içersen iç "gereksiz" bir şeyler tüketmiş olacaksın. ya su haricindeki sıvı tüketimini azaltacaksın ve ne istiyorsan içeceksin, ya da sıvı tüketimini azaltamıyorsan totalde en az zararı hangisi veriyor onu hesaplayıp içeceksin.

ben yemek yeme esnası haricinde su hariç hiçbir şey içmezdim eskiden, gereksiz gelirdi. (alkol hariç ama dediğin gibi onun farklı bir klasmanı var)
sonradan kahvenin getireceği açlığı bastırma hissine ihtiyaç duyup kahveye başladım, 3 senedir içiyorum. o da her gün değil, günde maks 70 cl. tabii şeker ve süt olmadan, bu haliyle olabilecek en az zararlı hale geliyor.


Bruce
(04.10.20)
maden suyu + su haricinde her şey gereksiz ki zaten.


ankarakecisi
(04.10.20)
kolanın zararı şekerde. şekersizi göm gitsin...
meyve suyu da yine şekerli olduğundan zararlı. o şeker senin takıldığın koruyuculardan daha kötü. doğal meyve şekeri filan olması önemli değil... kendin sıksan da zararlı.
vitamin için takviyeler daha sağlıklıdır. şekersiz olduğu sürece kahve de iyi(türk kahvesi hariç).
doğal olan iyidir algısı yanlış.


konetsu
(04.10.20)
Buz gibi şalgam -ama tuzdan gidebilirsin.
Latte iç. Yapması zor değildir herhalde.


ryhmer
(04.10.20)
Meyvenin kendi sekeri de zararliysa intihar edelim daha iyi


baldur2
(04.10.20)
Kendi yapacaginiz soguk cay
Ayran
Limonlu soda/su (haziri degil ama)

Hicbir seysiz su/soda
Su/sodada meyve infuse edebilirsin (nasil denir bilemedim, 1-2 dilim meyve, nane vs icine atip bir sure bekletiyorsunuz, tadini veriyor ama oyle cok sekerli bisi olmuyo)


kuehles blondes
(04.10.20)
millet hergun litreyle kola içiyor meyve suyu içelim dedim katı meyve sıkacağıyla değişik şeyler deniyorum hem eglenceli hem lezzetli ama kola içsem daha iyiymiş ozaman?


hobarey
(04.10.20)
Ayran
Soda-limon-tuz
Evde kendim şekersiz yaptığım erik veya kayısı marmelatının sulandırılmışı


megalomaniac
(04.10.20)
su, maden suyu, kahve ve çay dışında birşey tüketmiyorum. taze sıkma meyve suyu arada bir olabilir.

kola,fanta, meyze suyu, ice tea vs... hepsi koruyu+boya+aroma türü kimyasal karışımlar.


orpheus
(04.10.20)
Normal kola ile şekersiz kolanın arasında farkın olduğunu sanmıyorum. Şekersiz kola içeceğinize direkt normal kola için.

Alkol ile arası olmayan biri olarak ara ara alkolsüz bira içiyorum. Güzel oluyor. Tavsiye ederim.

Hicbir seysiz soda +1


Bitki cayi. + yukardaki oneriler


taurina
(04.10.20)
Kombucha. hayret kimse yazmamis Tr'de populer diil galiba.


tezek
(04.10.20)
Su
Rezene çayı
Papatya çayı
Doğal kefir
Maden suyu


(3)

kedi köpek ve ördek

kedinin köpeğin bizi sevdiğini anlıyoruz ama ördeğin bizi sevip sevmediğini neden anlamıyoruz?yada ben mi anlamıyorum?
kedinin köpeğin bizi sevdiğini anlıyoruz ama ördeğin bizi sevip sevmediğini neden anlamıyoruz?

yada ben mi anlamıyorum?
Google'a sahibinin peşinden ayrılmayan ördek yazarsan bir sürü sonuçla karşılaşırsın.
Kendini yeterince sevdirememiş olabilir misin?


Mirket
(04.10.20)
tabi olabilir. ördek nasıl sevilir bilmiyorum.


Benim vardı ördeğim. Kediden daha net anlaşılıyor sevdiği. Oyun bile oynardık.
Köpek>ördek>KEDİ YANİ.


(1)

Kahve taksit

Çekirdek kahve alımında taksit yasak mı ?
Çekirdek kahve alımında taksit yasak mı ?
sumuklurakun
(03.10.20)
Gıda sektöründe taksit yasak.


(3)

47 ronin, 300 spartalı, last samurai

bu tarz filmleri çok seviyorum, hele 47 ronin miss miss bu tarza benzer film önerileri verebilir misiniz? not: mısır tanrılı herküllü wonder womanlı filmleri sevmiyorum. o ince çizgi anlaşılmıştır umarım.
bu tarz filmleri çok seviyorum, hele 47 ronin miss miss bu tarza benzer film önerileri verebilir misiniz? not: mısır tanrılı herküllü wonder womanlı filmleri sevmiyorum. o ince çizgi anlaşılmıştır umarım.
Golgi
(03.10.20)
"7 Samuray"ı izle.


ebabil curnatasi
(03.10.20)
İmmortals olabilir belki. Ben çok severim. Tanrılar vs var içinde. Spartansda da fantastik öğeler var diye tavsiye ettim.

Morgan Freeman ın bir filmi var orta çağlı şovalyeli o olabilir. Last knight adı galiba.

Centurion belki olabilir.


Mugen no jûnin olabilir mi?


(9)

Berberim covid ne zaman gideyim

Selamlat. Sorunsuz atlatmış şükür. 20 eylülde demişim ki yarın kaçta açıyosun dükkanı geleyim. O da demiş ki covid karantinadayım. 1 hafta bitti bi hafta kaldı. 25 eylülde yarın açıyorum demiş. Ben gitmedim. Şimdi 3 ekim’de olduğumuzu düşünürsek ne zaman gideyim.
Selamlat. Sorunsuz atlatmış şükür.

20 eylülde demişim ki yarın kaçta açıyosun dükkanı geleyim. O da demiş ki covid karantinadayım. 1 hafta bitti bi hafta kaldı. 25 eylülde yarın açıyorum demiş. Ben gitmedim. Şimdi 3 ekim’de olduğumuzu düşünürsek ne zaman gideyim.
ben olsam uzunca bir süre gitmem. iyi cesaret valla.


rose parks
(03.10.20)
rose +1

abartı gibi gelebilir, rahat olan insan gidebilir. bu hastalıkla ilgili ciddi bilinmezlikler söz konusu. ben olsam gitmezdim. sanırım düşüncem "ailesine de bulaşmıştır ve şuan hasta olan bir aile üyesi eşyalarına, kıyafetine, telefonuna dokunmuş olabilir. buradan da bana geçebilir" olurdu.

insanlar farklı farklı. ben gitmem. bu beni paranoyak yapmaz. bir başkası gider, bu da onu sorumsuz yapmaz çünkü eldeki veriler bulaşıcılığın bir süre sonra sona erdiğini gösteriyor.

yani karar yine sizin.


han20
(03.10.20)
bulaş gününden +10 gün sonra vakanın bulaştırıcılığı kalmıyor diye kabul ediliyor. kaynak olarak da dr. tutku taşkınoğlunun işaret ettiği uluslararası çalışmaları okudum twitterda. abartmayın isterseniz. 40 güne kadar + çıkan vakalar var. bulaştırmaları söz konusu değil ama.


Golgi
(03.10.20)
Hemen yarın git.


Bi korkun yoksa (kronik hastalık, yaşlı bireylerle aynı ortam vs.) git bişey olmaz.


infernalcadre
(03.10.20)
Allah aşkına bu riske gireceğine git başka berbere.


zekicalik
(03.10.20)
Başka berbere git.


kablelvuku
(03.10.20)
Bu berbere gidin gidecekseniz, en azından hastalık karantinasından çıkmış olduğunu biliyorsunuz artık. Tanımadığınız ve ilk kez gideceğiniz yer birader covidim ben kaç kurtar kendini demeyecektir veya yakalandığından haberi bile yoktur. Bildiğin eşşek bilmediğin attan iyidir :)


synax
(03.10.20)
Bu ılık g4tlülere bakma sen. Adam negatife döndükten 1 hafta sonra gidebilirsin. Anksiyete hastası insan doldu ekşi.


(18)

Bir tuhaf aile vakası

Tam konuyu toparlayamiyorum kafamda bile ama inşallah anlatabilirim.Bir hafta kadar önce babamla başka bir şeyden konuşurken konu konuyu açtı, ve annem ile ilgili bir şey öğrendim.Birkaç yıl öncesinde, o dönem çalıştığım işyerinden çıkarıldım, ödemelerini aylık yaptığım bir mesleki eğitime devam edi
Tam konuyu toparlayamiyorum kafamda bile ama inşallah anlatabilirim.

Bir hafta kadar önce babamla başka bir şeyden konuşurken konu konuyu açtı, ve annem ile ilgili bir şey öğrendim.

Birkaç yıl öncesinde, o dönem çalıştığım işyerinden çıkarıldım, ödemelerini aylık yaptığım bir mesleki eğitime devam ediyordum ve tabi üç ay falan içinde iş bulsam da hesabım maaşa göre olunca epey sıkışmıştım ve annemden birkaç aylığına destek olmasını istedim. İstediğim miktar da aylık 800 lira falandı, zor bela 300'une ikna ettim annemi ve geri kalanı da borç harç hallettim.

Bana vermemek için sunduğu gerekçe, babamın evdeki kedilere çok para harcadığı ve kardeşimin de aldığı bazı müzikal ekipmanlara harcadığı paraydi. Sormalı mıydım bilmiyorum da onlarla da hiç konuşmadım bu konuyu o dönem, zaten farklı sehirdeydim o zaman iş vs bulunca da konu kapandı zaten.

Öğrendim dediğim de şu, babam evde ve bahçede toplam 15 kedi falan olduğu için bir toptancı bulmuş ve iki üç aylık mamayi toptan alıyormuş ve annemin dediği gibi "çok" falan da değilmiş masrafları.

Kardeşim de ekipmanini harcliklarindan vs birkitirdikleriyle almış, annem de kardeşimin müzik işleriyle ugrasmasini zaten hiç istememişti dolayısıyla hayır demiş, ve o yuzden ondan gizli babaannemden bir miktar istemişler, harcliktan bu kadar birikmez demesin diye de fiyatını az söylemiş kardeşim anneme; falan hallolmus işte.

Bomba kısmı şu: annem kardeşime de abinin eğitimine çok para gidiyor diyormuş ekipman ile ilgili para istediğinde hatta bazen harçlığını erken bitirdiginde.

Alakalı mıdır bilmem uzatmak da istemiyorum da, babamla konuştugumuz şey de evdeki hesaplarda biz gittikten sonra hep bir ortadan yok olan para olması son zamanlarda annemin aldığı ek ödemeleri gizledigini farketmesi babamın; bana anlattığı da tartıştıklarından bahsediyor işte. Arada geçmişe dönük şeyleri anlatırken sorduğum birkaç şeyden parçalar yerine oturdu.

Düşünüyorum ve hiçbir sebep de yok en azından görünürde annemin bunu yapmis olması için. Bir de para harcadığı hiçbir şey de yok, evden işe işten eve; android telefon almasına bile birkaç yıl önce zor ikna ettik.

Yıllarca bir şizofren ile mi yasiyormusuz da farkında mı degilmisiz diyorum.

Soru da, yorumlarınız neler olur?
Para dışında bu tarz başka bir davranışı var mı annenizin ?

Para biriktirmek mi istiyor, nolur nolmaz yaşlılıkta hastalanırız vs korkusu ile acaba öyle bir şey de olabilir. gidip banka hesabına yatırmış olabilir mi ? ya da banka hesabı var mı ?


fezagezgini_4
(27.09.20)
Anne alsa alsa altın alır, kenara koyar. Kendince birikim yapar. Şizofren olmakla ilgisini çözemedim.


dissendium
(27.09.20)
kendince birikim yapmaya çalışıyordur. bir diğer alternatif de varsa kardeşine, yeğenine vs. gönderiyordur. muhtemelen ilkidir, şimdiye kadar şahit olduklarım hep bunlardı.


hadsafhada
(27.09.20)
Tam anlatamamisim, konu para değil. Kardeşimle ya da babamizla aramızı bozan bir şey olmadı bu yaptığı ama olabilirdi, yani neden bana kardeşim ve babamı, kardeşime de beni bir anlamda 'hedef' göstermiş olabilir kısmı sizofreni ile ilgili kısmı.

Çünkü ikimize de yok dese ya da ayarlamaya çalış yapabilirsen kendin bir şekilde dese ısrar edecek insanlar da değiliz.


hadsafhada +1

Parayı ya kenara koyuyordur ya da akrabalarına veriyordur onlar için harcıyordur. Ama sizleri bu şekilde zor duruma düşürmesi doğru değil. Birikim yapıyorsa sorun yok ama kendi evladının ihtiyacı oşan parayı akrabalarına harvayıp bunu bu şekilde oyunla, gizleyerek yapıyor olma ihtimali çok kötü.


Para idaresi annenizde mi sadece? Babanız gireni çıkanı bilmiyor mu? Bana ilginç geldi yani olan para yok oluyorsa mutlaka gittiği bir yer vardır. Birikim değilse aklıma kötü şeyler gelir benim. Bu devirde kimseye güven olmaz, belki saçma bir yere yediriyor. Kurcalamak lazım.


elorelia
(27.09.20)
para biriktiriyor. kimsenin bilmediği bir banka hesabı var büyük ihtimalle.


stewie
(27.09.20)
Bizde birbirine karşı doldurma hiç olmadı ama annemin “param yok” demesinden sonra yüklü bir mevduatının olduğunu öğrenmiştim. Herkese yalan söyle de bankacı kızına söyleme yani.
Birikim yapıyormuş kendince işte, vermek istememiş. Anlıyorum.
Belki sizinki de biriktiriyordur öyle.


irene
(27.09.20)
Benim annem ve anne tarafındaki kadınlar komple böyle. Dişinden tırnağından arttırıp kenara atarlar. Bir bakmıssın ev hanımı, geliri olmayan kadın ev araba almış.

Yapılıyor yani. Benim annem de aynı. Parasız kaldığım öğrencilik döneminde banane babandan al derdi hiç umursamazdı aç mı kaldım yol param var mı nedir diye.


jazzabel
(27.09.20)
herseyden öte sen sanki o ailenin bir bireyi degilsin de yeni misafir oldugun bir aileyi anlatiyormussun ya da birinin anlattigi birseyi naklediyormussun gibi bir algi olustu bende. bak oyle demiyorum. bendeki algi. yani külliyen bir gariplik var ki çözmek güç. aslinda bu olanlar burada sorulmasa gariplik yok ama sorunca soru soruyu dogurdu.


tunaktunaktun
(27.09.20)
Tunaktunaktun +1 bana da dışarıdan anlatıyormuşsunuz gibi geldi olayları.

Ya bazı ailelerde hesap ayrılığı oluyor, ben biz de görmedim, annem ve babamın hesapları , ödedikleri ve birikimleri birdir. Ama bana da anneniz kenara para atıyor gibi geldi. Büyük ihtimalle altın alıyordur. O yaş grubu teyzeler altın alıyor


Hallegadola
(27.09.20)
Babamın müthiş kira geliri vardır. Pandemide bile kiracılarını rahat bırakmadı öyle böyle aldı o kiraları. Ama bizlere on lirasını vermez. Abinin dünya borcunu ödüyorum her ay bana sadece emekli maaşım kalıyor der ağlar falan. Dünya borç dediği de kaç yıl önce bir iki icra borcunu ödedi kapandı gitti. Yani diyeceğim o ki belli bir yaştan sonra o para var ya evlatlarından bile kıymetli oluyor. Ne kendileri yiyor ne bizlere nasip oluyor. Sebebini çözemedim ben de


nediyimkisimdi
(27.09.20)
Annenizi ya birisi söğüşlüyor ya da sevgilisi vs var.

Kendini korumaya almak ve ailedeki fertlerin "nereye gidiyo lan bu para" düşüncesini engellemek için de, herkese yalanlar söylemiş. Hedef göstermesini buna bağlıyorum. Fertlerden biri "hayırdır ya bi dakka" dediğinde savunması hazır. Herkes biriyle tartışma içindeyken, Anne köşesine çekilip kendini sıyırmış olacak.

Fazlasıyla iğrenç. Şizofreni gibi bir durum yok. Ahlaki bir durum var gibi.

Bunların hiçbiri olmasa ve sadece birikim yapıyor ise, o da iğrenç. İnsan birikimini öz çocuğundan ve eşinden neden gizler. Ve neden onları birbirine karşı hedef gösterir ki? Bu da bizi yine gizli kapaklı bir başka olaya götürür.


Valla ben oyumu akrabalara verdiği yönünde kullanıyorum. Hatta varsa ipsiz sapsız bir dayı ya da şımarık bir teyze yüzde 90 oranında onlara gidiyordur para. Bazı kişiler için kardeşler vs çocuklardan daha önemli olabiliyor.


açıkçası paranın nereye gittiğinin hiçbir önemi yok. ortada parasını eşinden, çocuğundan sakınıp, herkese (birbirlerine karşı bilenme ihtimali yaratarak) yalanlar söyleyen bir anne var. @sorularimicinfeykhesap'a katılıyorum, sorun ahlaki. para nereye gidiyor olursa olsun davranış problemli. sağlıklı psikolojiye sahip ve ailesini önemseyen insan, ailesinin huzur içerisinde yaşamasını maddiyattan çok önce tutar.


gmzo
(28.09.20)
Yapi olarak biraz cimri ya da eli sikiysa, ki telefon orneginden anlasildigi uzere oyle, sizin veya kardesinizin masraflarini gereksiz gorup para gitmesin diye mazeret uyduruyor, diger yandan da para biriktiriyor olabilir.

Muhtemelen babanizin kediler icin harcadigi parayi da gereksiz veya fazla buluyor.
Siz cok degilmis diyorsunuz ama o kafadaki birine gore muhtemelen fazla masraftir o harcanan para.


blatta hiberna
(28.09.20)
vallahi nedense benim de aklıma hacılar ve hocalar geldi. Dini inancını bilmiyorum tabi.


velvetmorning
(28.09.20)
velvet'a benzer bir şey söylemeye gelmiştim. ama sadece hacı, hoca olmak zorunda değil hindistan merkezli burada müritleri olan ve bağış toplayan tarikatlar var.
ailesinden birine yardım da çok mümkün tabii.
biriktiriyor fikri başta en mantıklı gözükse de fazla alengirli işlere girmiş bunun için, herkese ayrı ayrı yalan söylemek... bilemedim.

bu arada kardeşinizin müzikle uğraşmasını neden istemiyor?


not dark yet
(28.09.20)
(8)

Digiturk u savcılığa vs şikayet etsem.

Son 2-3 aydır onlarca farklı numaradan hergün aranıyorum.Numaraları engelledikçe bitmiyor. Bu sefer aynı numaralardan sms gelşyor. Özellikle bir numara var. Bana gün içinde 6-7 defa sms atıyor. Yani artık bilerek Manuel olarak yapıldığından eminim. Sorun özetle böyle. Sinir hastası oldum ne yazıkki.
Son 2-3 aydır onlarca farklı numaradan hergün aranıyorum.
Numaraları engelledikçe bitmiyor. Bu sefer aynı numaralardan sms gelşyor.

Özellikle bir numara var. Bana gün içinde 6-7 defa sms atıyor. Yani artık bilerek Manuel olarak yapıldığından eminim.

Sorun özetle böyle. Sinir hastası oldum ne yazıkki.
***
Savcılığa ya da ne bileyim başka bir kuruma bu konuda şikayet yapılabilir mi? Bugüne kadar karakolun önünden bile geçmemişimdir, konular hakkında hiç fikrim yok maalesef.
Eğer cevap evetse, nerden nasıl başlamam gerekiyor. Annem babam yaşlı insanlar. Eve adımın geçtiği polismiş savcılımış kağıdı gelirse korkarlar. Bu tür durumlar olur mu? Ya da başka bir zamanda benim karşıma, yaptığım bir şikayet olumsuz bir şekilde çıkabilir mi?
Para ödeniyor mu şikayet ederken? Ödeniyorsa ne kadar?

Bilgi veren herkese tşkler.
Savcılık değil de BTK’ya şikayet edebilirsin. Ücretsiz, kolay ve yerine ulaşıyor.


giovanne
(26.09.20)
tiss.gtb.gov.tr

Her bir numara icin ayri sikayet kaydi acabilirsiniz. Arama kaydi ekran goruntusu ve aramadaki soylenenleri yazmanizda fayda var. Eksiksiz ve dogru doldurursaniz para cezasi yiyorlar.


Kirmizibavul
(26.09.20)
son 3 aydir, her gun istisnasiz farkli no dan ariyorlar, bezdim. bezdim gercekten. pazar gunu bile aranir mi insan ?


rehberdeki numaraları aldığın bile bile sadece bunlardan kurtulmak adına true caller uygulamasını kurdum ve spam aramaları-smsleri bloke ettim. şimdi bunu okuyunca fark ettim ki o günden beri kafam rahat. belki bir ya da iki tane sms kaçırmıştır.


orpheus
(26.09.20)
@kırmızıbavul dediğini yaptım. Ne yazıkki değişen birşey olmadı. btk ya şikayet de bu oluyor sanırım.

O yüzden, soruma cevap arıyorum.

Tşk ederim cvplarınıza.

Edit. Btk şikayetini bilmiyordum farklı imiş. Tşk ederim buraya da şikayet kaydı ileteceğim.


@sorular, bunun btk ile ilgisi yok. Btk'nin alani disinda bir durum. Gumruk ve ticaret bakanligi sikayet kaydi benim attigim. Incelenmesi ve sonuclanmasi en az 3 ay suruyor. Ayni sayfadan takip edebilirsin sikayetini. Tacizi engellemiyor bir sure ama yuregine azicik olsa da su serpme niyetiyle her arama/sms icin kayit olusturmak lazim.
Benim olusturdugum 6 sikayetten 2sine para cezasi kesilmis. 3u de eksik bilgiden dolayi red edilmis. Sms'lerin sonuclanmasi daha garanti. Telefon aramalari sikayeti icin soylenenleri aynen yaziya dokmeyi dene derim.


Kirmizibavul
(26.09.20)
Bir ara buyuk bir akaryakit sirketinden smsler geliyordu ve defalarca beni sms listesinden çıkarın diye uyarmama rağmen sonuç alamadım. Şirketin tüm üst düzey yöneticilerini linkedinden buldum ve tüm isism soyisim kombinasyonlariyla oturakli bir mail gönderdim. Sonra bir daha asla sms gelmedi


exlibris
(26.09.20)
Arayanın digitürk olduğuna emin misiniz?
Bu sıralar digiturk adına arayorum diyen çok. Birkaç tanesini google da arattım, dolandırıcı vs. yazıyordu.


(5)

Dolandırıcılık hk.

Merhaba,Bir forum sitesinden uçak bileti için birisiyle anlaştım, kendisine ücreti gönderdim fakat kendisi oyalayıp duruyor muhtemelen dolandırıldım. Ücreti yollarken açıklama kısmına bilet ücreti yazdım, gerekli whatsapp görüşmeleri ve forumdaki yazışmalar mevcut. Bununla ilgili savcılığa suç duyur
Merhaba,
Bir forum sitesinden uçak bileti için birisiyle anlaştım, kendisine ücreti gönderdim fakat kendisi oyalayıp duruyor muhtemelen dolandırıldım. Ücreti yollarken açıklama kısmına bilet ücreti yazdım, gerekli whatsapp görüşmeleri ve forumdaki yazışmalar mevcut. Bununla ilgili savcılığa suç duyurusunda bulunsam sonuç alabilir miyim?

Teşekkürler
Cenk Daniels
(16.08.20)
alırsın. forum sitesi yerli olduğu için savcılıktan talep gelince ip bilgisi paylaşmak zorunda. o ip bilgisi üzerinden şahsa ulaşılır. dolandırıcılıktan dava açılır. ancak bunların hepsi belki bir seneyi bulur. hemen başla.


tavish11
(16.08.20)
Ne yazıkki alamazsınız.


sonuc alirsin, ama 4-5 yil surebilir.


bir dahaki sefere ödeme gönderirken orada e-ticaret yazıyor onu seçerek gönderin

sonrasında bankayı arayıp parayı isteyin sonucta ticaret yapıyorsun paranı vermesede banka hesabını bloke ederler

hakem heyetine giderek zaman kaybetmeden talep oluşturun yada savcılıktan suc duyurusu daha iyi sonuç verir.


sivrisinek
(16.08.20)
Kaç gün oldu. Eğer 2-3 gün oldu ise erken. Yok 10 günü geçti ise kanıtlarınız ile Savcılığa başvurun.

Ortada hileli davranış var ve dolandırıcılık suçu oluşmuş durumda. Sonuçta mantıklı hiç kimse o kadar ufak bir para için dolandırıcılık suçu işlemiş olmaya razı gelmez. Muhtemelen savcı ilk önce ifadesini alır uzlaşmaya gönderir adam da verir paranızı işin ciddiyetini anlayınca.

Siz anlaşsanızda Kamu davasıda açabilir savcı tabii.


(9)

Şöyle bir seçim vaadi nasıldır?

Gece gece arkadaşlarla araba fiyatlarını konuşurken şöyle bir fikir geldi.Muhalefet partilerinden biri dese ki araba ve telefondaki ötv yi kaldırıcağım sadece normal bir vergi alacağım. Yani gelişi 100 bin olan araba 300 bin değilde 130 140 bin olacak. Bu nasıl bir seçim vaadidir ve sizce inandırıcı
Gece gece arkadaşlarla araba fiyatlarını konuşurken şöyle bir fikir geldi.
Muhalefet partilerinden biri dese ki araba ve telefondaki ötv yi kaldırıcağım sadece normal bir vergi alacağım. Yani gelişi 100 bin olan araba 300 bin değilde 130 140 bin olacak. Bu nasıl bir seçim vaadidir ve sizce inandırıcılığı var mı?
valarmurgulis
(01.08.20)
geçenlerde aynısını birisine sordum aynen başka partiye veririm dedi.
benim sabit bir partim olmadığı için destekleyebilirim
akaryakıt,telefon,araç ihtiyaçtır

fakat maalesef tüm siyasiler aynıdır a,b,c partisi yok kimsenin işine gelmez yoksa akıllarına gelmeyecek değilya?


sivrisinek
(01.08.20)
Tahminimce bizim hazine o kadar bu vergilere bel bağladı ki kimse cesaret edemiyor böyle bir hamleye, hatta vaadine bile. İflas garantisi ile gelen bir vaad olabilir, dövletimiz ne kadar gelir elde etmiş bu gelirlerden, toplam gelirin ne kadarı bir bakmak lazım. Bence de komple kalksın, orası ayrı


Ne yazıkki uygulanması mümkün değil. Bu sebeple vaad verilemez. Ha yalandan söylenir de kim inanır kim yerse... O ayrı.


tr nin tek kazanci vergiler, uretim yok, bu mumkun degil


Valla her şeyden öte şunu anlamak gerek bu ülke seçimleri için: vaadler değil önyargılar yarışıyor. Mesele artık vaadlerle olacak şey değil. Kitleler zaten taraflarını seçmiş ve aralarına resmen duvar örmüş vaziyetteler. Çoğu kişi diğer partilerin vaadlerini falan dinlemeden direkt seçime gidip oy kullanıyor.

Muhalefet bunu kavrayıp ona göre aksiyon alarak başarılı oldu zaten yerel seçimlerde. Yani öyle sadece vaadlerle olacak şey değil.


konu sadece vergi almak değil. tüketim ile yurtdışına giden para miktarını sınırlamak.

araba ucuzladı ve herkes satın almaya başladı çok güzel bu araç nereden geliyor almanya, japonya vs bu ne demek sen oluk oluk parayı bu ülkelere akıtıyorsun demek. bu ülkenin kaldırabileceği bir durum değil bu.


orpheus
(01.08.20)
orpheus

ulkenin kaldiracagi durum degil diyorsun da millet arabaya binmesin mi? turklere araba manyagi diyorlar, ingiltere'de yilda 3 milyon 0 araba satiliyor, turkiye'de 300 bin.

bir kisi de cikip demiyor ki araba neden luks oldu bu devirde.


baldur2
(01.08.20)
Ekonomik boyutunu kenara birakirsak, arabasinin degeri yari yariya dusecek bircok insan da bu durumdan memnun kalmayacaktir.


brkylmz
(02.08.20)
Araba sahibi olan insanların hiçbirinden oy alamaz
Tüm devlet yatırımları vergiler üzerinden yürüyor, devlet yatırımları azalır, devlet yatırımlarında çalışan kimse oy vermez.

Dolayısıyla tamamen patates bir vaat. Türkiye'de araba satışları şu anda rekor seviyede, pazarda fiyatlarla ilgili herhangi bir sıkıntı ya da endişe yok.


roket adam
(02.08.20)
(10)

BES'te kalmak mantıklı mı?

sisteme 5 yıl önce girmişim.pek de bir getirisi olmadı. bu kadar parayı dolara, altına yatırsam daha çok param olurdu.şimdi çıksam yüzde %25'in %15'ini alırmışım. bir yıl sonra çıkarsam da %35'ini.56 yaşıma kadar kalmayı hiç düşünmüyorum.ne yapmalı?eskiden mantıklı gibiydi ama TL'nin değeri o kadar
sisteme 5 yıl önce girmişim.
pek de bir getirisi olmadı. bu kadar parayı dolara, altına yatırsam daha çok param olurdu.
şimdi çıksam yüzde %25'in %15'ini alırmışım. bir yıl sonra çıkarsam da %35'ini.
56 yaşıma kadar kalmayı hiç düşünmüyorum.
ne yapmalı?
eskiden mantıklı gibiydi ama TL'nin değeri o kadar düştü ki şimdi hiç avantajlı görünmüyor.
Bes altın fonu alsaydınız, altın kadar getiri elde ederdiniz. Altın getirisi elde etmek için bes’ten çıkmanıza gerek yok


yatırımınızın hangi fonda değerlendiği çok önemli


sunriseee
(31.07.20)
altın fonundayım zaten.


Vakti gelince bese de çökülecek. Kıdem tazminatına çökenlerin, bese çokmyeceğini düşünmek saflık bence. Ben olsam çıkardım.


@sorularim
evet işin o kısmı da var.
aslında altın fonunda olduğum için yatırdığım paradan daha çok getirisi olmuş.
şimdi kontrol ettiğimde kazançlıyım epey.
ancak devletin ne yapacağı belli olmaz.


Evet altina gore daha az getirili
Evet, devlet ilerde bi bahane ile çokebilir, benzer örnekler var

Fakat aynu durumda olan ben çikmadim, minimum tutar ne ise onu yatiriyorum,100 tl sanirim
Hangi fondayim onu bile bilmiyorum cunku her ay otomatik cekilen , yatirimi cesitlendirmek icin yaptigim bi olay
Kurumsal firma tesvik etmese zaten girmezdim o ayri


technicalte
(31.07.20)
bes'de kalmak mantıksızlıktan öte salaklıktır.
aaa neden salaklık canım diyorsanız, siz kalmaya devam edin.


neden salaklıktır diyorum evet.
bir görüşünüz varsa bunun sebebi de vardır.
açıklarsanız anlarız. yoksa o salaklıktır, bu aptallıktır diyerek cevap verilmez.


Tek ekonomi bilgisi ekşi sözlük ve özgür Demirtaş olan tiplerin salaklık demesi normal. Herhangi bir aracıdan fon almakla bes sisteminde olmanın farkı yok. Devlet bes e çökecek diyorsanız o zaman cebinizdeki paraya da çöker, malınıza da el koyar. Fantastik fikirler bunlar.

Çıkmak yerine fon seçiminde daha aktif olun.


catch the arrow
(01.08.20)
Benim BES birikimim 22 bin, fon getirisi 29 bin. Böyle bakıldığında borsada fonda paramı değerlendiriyorum gibi. Yani kalmak daha mantıklı gibi.


(15)

Is ortami sorusu

Hicbir ise yaramamasina, yaptigi islerde de bilgi eksikliginden dolayi yetersiz kalmasina yani ise yaramaya calistiginda da anca bi stajyerin bi tik ustune cikabilmesine ragmen sirf mudurun kankasi diye bu durumu ortbas edilen birilerine sahit oldunuz mu hic?Ne dusunuyorsunuz bu kisilerle ilgili?Ben
Hicbir ise yaramamasina, yaptigi islerde de bilgi eksikliginden dolayi yetersiz kalmasina yani ise yaramaya calistiginda da anca bi stajyerin bi tik ustune cikabilmesine ragmen sirf mudurun kankasi diye bu durumu ortbas edilen birilerine sahit oldunuz mu hic?
Ne dusunuyorsunuz bu kisilerle ilgili?

Ben sinirleniyorum, aldigi parayi biliyorum cunku. Motivasyonum dusuyor.

Aldigi paralarin hayrini gormezler umarim boyleleri.
Hak yiyiciler baska bi sey degiller.
Kittie
(31.07.20)
Sen yenisin galiba. Is hayati bunlarla dolu. Seninki gene iyi, mudurun kankasiymis adam boru degil. Yaptigi basit isi allayip pullayip saatlerce anlatabilecek insanlar var, kendini iyi satabilme sayesinde nerelere gelmis insanlar var.


speedy
(31.07.20)
Şahit olduk. Her yerde varlar. Aranı bozma bunlarla. Yalakalık da yapma tabii. Ama alış. Her yerde karşına çıkacaklar.


pass
(31.07.20)
Oldum, oluyorum, olmaz mıyım. Yıllardır var böyle biri ekibimizin çok yakınında, hatta yalakalık yaptığı direktör sayesinde bayağı içinde. Bu direktör hepimizi harcadı bunun için. Şirkette de öyle bir kıymet görüyor ki anlatamam. Gerçeği biz görüyoruz sadece. Yönetim işin içini bilmiyor, bunun vitrinini görüyor, direktörün bunu övmesini dinliyor. Bir de üstüne arkamızdan işler çeviriyor. Hepimiz sinir oluyoruz da elimizden bir şey gelmiyor. Hiç iyi şeyler düşünmüyoruz, yazarsam cevabı silerler.


pati
(31.07.20)
Hocam iş ortamı zaten eşittir yazdıklarınız. Yakında siz de bizler gibi ya da çoğunluk gibi diyeyim sinir hastası birisi olacaksınız.

hoşgeldinşz.


Olmazmıyız, çok var, alışsan iyi edersin bu arada şöyle bişeyde var aklında kalsın diye söylüyorum.

Benide işe başlayalı 1,5 sene olan bir arkadaş böyle sanıyordu 10 yıldır çalışıyorum ayın iş yerinde, ona güzelce öyle olmadığımı benim pozisyonumun zaten bu olduğunu günde bi kaç saat çalışır sizi kontrol eder yönlendirir tecrübelerimden faydalandırır çıkar giderim , beni özel olarak bunun için tutuyorlar çünkü tecavüz edilmeyen bir kulak arkam kaldı, patron da sizde tecavüze uğramayın hazır uğrayanı varken örnek alın diye beni burda tutuyor dedim. Kızcaaz onunla dalga geçtiğimi düşündü heralde patrona anlatmış ona ne anlattıysam aynı şekilde patronda evet öyle dedi ve arkadaşı işten çıkardı. Bu aklınızdan çıkmasın bazı insanlara iş yapmaz olarak bakıyorsunuz ama bilmediğiniz yüzlerce özelliği olduğu için orada tutuyorlar.


paramolacak
(31.07.20)
Paramolacak: bu oyle bi sey degil. Senin gibiler var biliyorum.

Adam tamamen yetersiz. Hicbir ozelligi yok. Bir tane yok. Kimse dort dortluk degil ama hepimizin illa bi seyi var. Bu adamin ozelligi sifir. Nefret ediyorum ondan da onu kollayip dolayli olarak hak yiyen mudurden de. Ya cikarilsin isten, ya en az parayi alan o olsun. Bu kadar basit.


Kittie
(31.07.20)
haklı ya da haksız olabilirsiniz fakat kimin ne kadar para alıp alamayacağınıza siz karar veremezsiniz.

iş hayatı sizin adalet anlayışınıza göre çalışmak zorunda değil, çalıştığınız şirketin ücret politikasını sorgulamak sizin işiniz değil, beğenmiyorsanız sizin adalet anlayışınıza göre bir yer bulursunuz ya da kendi iş yerinizi açarsınız.

kamu değil özel sektörün güzelliği burası, beğenmiyorsanız gidebilirsiniz ama yok ben gitmiim ama benim adalet anlayışıma göre olsun x kişi şu kadar para alsın vs.. demek hadsizlik olarak geliyor bana.


benaslinda
(31.07.20)
Benaslinda: burada kimse maas karari vermiyor. Yok biz ayni nitelikteyiz, niye o benden yuksek demiyor (ki denilebilir de ama bu degil konu bu duyuruda) Burada bi hakkaniyetsizlik soz konusu, yukarida herkes anlamis, demek ki acik yazmisim.

Evet calismayan, bi ise yaramayan adamin parasina karisirim gayet de.

Boyle bi hakkaniyetsizlige ragmen karismamayi dogru bulan insan ya hakkini somurtmeyi cok seviyordur, sessiz kalmayi benimsemistir... ya da daha acisi bu bahsedilen kisinin bir benzeridir!


Kittie
(31.07.20)
Böyleleri çok var ancak açıkçası bu durum benden daha çok patronu ilgilendirmeli, çalışmayan adama bol para verebilecek kadar zenginse o onun sorunu.

Haa olay kendini farklı biri şeklinde göstermeye gelirse de, yani başkalarının emeğinin üstüne çökmeye çalışırsa da o vakit karşı çıkarım. Çünkü bu durumda artık mesele sadece patronla onun arasında olmaktan çıkıyor. Bunda da en başından tavır almak gerek. Misal beraber bir projeye dahil olacaksan en başından iş bölümünü yapıp projede kendi görevlerini açık açık belirtmen gerek. Bu şekilde kimin işini yapıp kimin yapmadığı net belli olur.

Böyle bir imkan yoksa da o kişiden bağımsız o is yerinden bir an once ayrilmaya calismak en doğrusu olur. Kimin ne iş yaptığının belli olmasığı, milletin başkasının sırtından geçinmeye çalıştığı yerde sürekli sıkıntı çıkar zaten.

Bu arada bahsettiklerim özel sektör içindi hep. Kamuda böyle olanlar için sinirlenmek normal. Çünkü zaten böylelerinin direkt ise girmesi bile başkalarının hakkının yenmesine sebep oluyor.


firmaların ücret gizliliği politikası bu yüzden var.herkesin farklı bir katkısı olabilir. iş ile ilgili formel düşünmeyin. ben şirket sahibi olsam sırf iyi espri yapıyor diye birine daha fazla maaş verebilirim.


Eksi: evet isyeri sahibi her istedigini yapar.
Ama bahsettigim mudurden dolayi patronun bi seyden haberi olmuyor. Biz zaten eksiklerini hep tamamlamis oluyoruz bunun.
Patron bilse vermez ona bes kurus para.


Kittie
(31.07.20)
o zaman firmanın organizasyonel yapısında problem var demektir.


Aynısından yaşadım. Cevapları sonra okuyup yazacağım.


curukturpkokusu
(31.07.20)
"çalışmayan bir işe yaramayan adam" sizin yorumunuz. kimsenin parasına karışamazsınız.ahsdhsa, ya da tabiki karışabilirsiniz o da ekşiduyuru da olur :D

müdürden dolayı demişsiniz, hadi müdürü sevmiyorsunuz diyelim, o kadar çok rahatsız olsanız o müdürün bağlı olduğu kişiye gider derdinizi anlatırdınız,bu patron da olabilir. bir haksızlığa uğradığınızı düşünüyorsanız burada ağlamak yerine aksiyon almanızı öneririm.

buradan beddua etmek anca egonuzu tatmin eder.

siz bu rahatsız olduğunuz durumu çözmek için ne yaptınız, onu bir söyleyin önce. sürekli söylenip şikayet edip kinlenip hiç bir şey yapmayan çalışanlarla dolu ortalık.


benaslinda
(01.08.20)
Hala neyi savunuyorsunuz ya.
Ayni gruptansiniz cunku...
Keske sizin turunuz yok olsa da biraz adalet gorsek


Kittie
(01.08.20)
(4)

yaşım bir çoğunuzdan küçük olmasına rağmen psikolojik ve fiziksel kendimi

yorgun ve hep enerjisiz hissediyorum.ne tavsiye edersiniz? çoğu zaman ot gibiyim.arkadaslarla bulustugumuz zaman bile bir an önce evime gideyim yatayım kafasında oluyorum. ister istemez onların da moodu düşüyordur
yorgun ve hep enerjisiz hissediyorum.ne tavsiye edersiniz? çoğu zaman ot gibiyim.arkadaslarla bulustugumuz zaman bile bir an önce evime gideyim yatayım kafasında oluyorum. ister istemez onların da moodu düşüyordur
Yasla alakasi yok ki bunun. Karakter meselesi. Karakter meselesi degilse de kendini tembellige alistirmissindir. Cik spor yap, yuruyus yap, degisik aktiviteler yap. Kan degerlerine de baktir.


Yaş cinsiyet iş güç okul durumları nedir?

Uykun beslenme nasıl, sigara alkol var mı?

Bahsettiğin şeyi etkileyen birçok faktör var.


asiri masturbasyon, asiri tembellik, asiri vs.. seyler sebep olabilir. hayatinda boyle bir asirilik varsa azaltmaya bak.


dokunmakalbime
(30.07.20)
Fiziksel bir rahatsızlığın var mı önce bunu bir araştır. Kan tahlili vs.

Yok ise
Özel hayatında enerjini emen kişi/ler var mı?
Hayatında memnun olmadığın bir şey var mı?
Kafaya taktığın, stres yaptığın birşeyler var mı?

Var ise, psikolojik destek almanı tavsiye ederim.


psmstc
(30.07.20)
(16)

hasta kayıttaki hanımefendiyle tanışmak

iyi geceler Güzin ablalarım.amacım özel bir hastanenin hasta kayıtında çalışan bir hanımefendiyle tanışmak. yaklaşık 1 sene önce pideci dükkanı açtık, bu süre boyunca dükkanla uğraştığımdan sosyal ilişkilerim epey zayıfladı. ben de sizden tavsiye almaya geldim.kendisi pide dükkanımızın olduğunu bili
iyi geceler Güzin ablalarım.
amacım özel bir hastanenin hasta kayıtında çalışan bir hanımefendiyle tanışmak. yaklaşık 1 sene önce pideci dükkanı açtık, bu süre boyunca dükkanla uğraştığımdan sosyal ilişkilerim epey zayıfladı. ben de sizden tavsiye almaya geldim.
kendisi pide dükkanımızın olduğunu biliyor, birkaç defa broşür verdim ama paket olarak sipariş vermediğini söyledi. ben bornovadayım, o bucada. bu yıl içinde bir defa ayağımı bir defa da el bileğimi kırdım, üzerine annem de el bileğini kırınca ister istemez personel-müşteri ilişkisinden öte birkaç ayak üstü sohbet yaşadık.
aklıma ilk olarak kendisine yemek götürüp içine bir not iliştirmek geldi ama yemeği teslim aşamasında epey sıkıntı yaşayacağım için bu taktikten emin olamadım. sizden bu fikrimle ilgili de yorum almak istedim. mesela "ben sipariş vermedim" gibi bir tepki geldiğinde nasıl durumu çevirip oradan uzaklaşacağımı bilemedim :) bu arada kendisi oldukça güzel ve tatlı birisi. ben pek yanına yakışacak biri değilim
isimsiz uye
(29.07.20)
Yemek götürmektense instagramdan vs bul ekle. Kabul ederse fotolara bi bak sevgilisi var mı diye. Olmadugı izlenimini edinirsen msj at merhaba hatırladınız mı ben şuyum elimi kolumu kırmıştım de.

Vereceği cevaba göre belli eder zaten kendisini.

Dediğin gibi ben yemek istemedim derse, ki der, üstüne yecek birşey olmaz.


ismini biliyorum da soyadını bilmiyorum. instagramdan bulamadım bu yüzden


isimsiz uye
(29.07.20)
Valla yemek işi ters teper. Market, cafe falan olsa arada git muhabbet etmeye çalışıp samimiyeti arttır derdim de hastane de şimdi değişik yer. O yüzden geriye üç seçenek kalıyor ya gidip konuşursun, ya bişekilde sosyal medyadan bulursun ya da ortak arkadaş falan denk getirmeye çalışırsın.

Tavsiyem gidip konuşman şeklinde olur. Ters tepme olasılığı en yüksek seçenek bu ancak kafan rahat olur en azından. Boşa vakit harcamamış olursun.


Kadın belki herkesle aynı. Tacizci damgası yiyebilirsiniz. Adını kendisine sor, sosyal medya hesabını sor, dükkanı takip edin de. Verirse öyle yürü.


banacevaplazım
(30.07.20)
ilgileniyor olsa bu vakte kadar coktan anlamistin. belli etmissin ilgini, daha ne? sevgilisi falan vardir, bu kadar israrci olma.


anais
(30.07.20)
Yemek işi sıkıntı ben şahsen rahatsız olurdum çalıştığım yerde böyle bir. şey olmasına.

Muhabbeti ilerletip soyadını öğrenmeye çalış, diğer seçenekler rahatsız edici olur bence.


cesario +1500 demek istiyorum.
dedikleri hiç şaşmaz 99% doğrudur. o sana adım atmazsa boşa ümitlenme. yemek götüreyim de deme. zaten broşür falan bırakmışssın daha ne.


lycoxin
(30.07.20)
Atman gereken tek kurşun var o da şu:Yanına gidip sohbet muhabbeti ilerletip sosyal medya hesabını istemen sonrasında bir buluşma ayarlamak sana kalmış.Aslında doğru olan sosyal medya istemeden direkt kahve teklifinde bulunmak fakat hastanede olmaz o iş.


shredd
(30.07.20)
her ne kadar gözü sağda solda olduğu iddia edilse de çalışan insanı gidip de sizinle tanışalım vs. diye rahatsız etme. bir de bornovadan bucaya tanımadığın kızı görmek için çalıştığı hastaneye gidiyorsun üstüne anneni de götürüyorsun.

dışarda denk gelirse tanış tabi. ahlak bekçisi değilim.


paco de lucia
(30.07.20)
@paco de lucia bucada değil bornovada çalışıyor. ikamet ettiği yer buca


isimsiz uye
(30.07.20)
tavsiye ve öneri yazmayacağım... sadece bu sıkıntını okurken zamanında benimde içinde bulunduğum benzer durum aklıma geldi. hatta karşı tarafta hastane çalışanıydı(hemşire). adım atmaya çalıştım ama ışık göremedim, ilerleyemedim.


braveheart xakah
(30.07.20)
"ben pek yanına yakışacak biri değilim"

bu düşüncen sonucu özetliyor zaten. böyle olup olmadığını ve o kızın karakterini bilmiyoruz. fakat senin bu düşünce yapısında olman zaten ilerlemene engel.

kızdan bir sinyal almış olsan eyvallah ama diğer durumda vaktini harcamamanı tavsiye ederim.


orpheus
(30.07.20)
umudumu körelttiniz valla :)) vazgeçtim... hasta kayıtta birkaç kız daha duruyor, rezil olmadan bu işi başarmak mümkün durmuyor zaten


isimsiz uye
(30.07.20)
Batı kültürünün bu şeyleri çoktan çözmüş olmasına hastayım, biz hala rezil mi oluruz o bana bakmaz öylemi yapsam böyle mi yapsam diye yaşamayı kaçırıyoruz. Karşı cinsleri ilişkileri gözümüzde çok büyütüyoruz gereksiz yere. Hayat denen yere bir kere geliyoruz, bir kere yaşıyoruz ve aman çok hızlı akıyor geçiyor, keşke dememek için her türlü riske girilir rezilde olunur vezirde. Normal bir şekilde gidin güzelce mesasinin ne zaman bittiğini ve mesasinin ardından birlikte bir şeyler içip içemeyeceğinizi sorun, karşı cevaba görede yolunuzu çizin bu kadar basit. Unutmayın oda sizin gibi insan.


zekicalik
(30.07.20)
Abicim kurye degilsin mekan sahibisin, kiza neden devamli kurye kiliginda gidip pide yedirmeye calisiyorsun? Mesai bitimi ne zaman ogren, mesai bitimine yakin duzgun elbiseni giyer, trasini olur gidersin, bir kahve icelim dersin. Olursa olur olmazsa olmaz. Olur derse alip senin dukkana goturme! :)

"Ben pek yanina yakisacak biri degilim" kafasindan kurtulman lazim yoksa gorucu usulu evlendirirler gidersin.


cooperr
(30.07.20)
çok güzel konuşuyorsunuz da bunları nasıl yapacağım? mesaisinin hangi saatte bittiğini nasıl öğrenebilirim? ne bahaneyle mesela? zaten bunu öğrenebilecek kapasitede olsam burada ne işim ne ki


isimsiz uye
(30.07.20)
(9)

Gözlerim çok kötü, acile gitmem gerekir mi (capsli)

Koşedeki kisim bayagi kizarik, gozumu cevirdigim zaman da beyaz kisim bayagi kirmizi/golgeli olmus.Dun aksam yatarken ekrana cok bakmaktan gozlerim agriyordu. Yatayim, gozlerim de dinlenir dedim ama kalkinca boyle oldu.Yeni de doktora gitmistim, zaditen damla kullaniyordum (damlanin yan etkisinden z
Koşedeki kisim bayagi kizarik, gozumu cevirdigim zaman da beyaz kisim bayagi kirmizi/golgeli olmus.

Dun aksam yatarken ekrana cok bakmaktan gozlerim agriyordu. Yatayim, gozlerim de dinlenir dedim ama kalkinca boyle oldu.

Yeni de doktora gitmistim, zaditen damla kullaniyordum (damlanin yan etkisinden ziyade, ekrana cok bakmaktan dolayi olabilir bu olay).

Ne yapayim, gideyim mi acile? Bir sey olmasin gozlerime? :(

Not: sol gozde bir sey yok, sag gozum boyle. Fotograftakiler de sag gozum.
ahm1
(26.07.20)
Ustteki fotograf (masaustune gore sagdaki) durumumu daha iyi anlatiyor, ben aynada bakinca gozum oyle. Digeri biraz acik cikmis.


ahm1
(26.07.20)
acile gidecek bir şey yok. giderseniz acildekilerin yapacağı bir şey de yok.


nrmnm
(26.07.20)
Ben ne yapacagim peki? Gorme kaybi olmasin?


ahm1
(26.07.20)
Olur oyle.

Evham yapmanı gerektirecek bir şey yok.


duptıs
(26.07.20)
Aynısı bir arkadaşıma da olmuştu. Kör oldu.


@sorularimicin: cok komik


ahm1
(26.07.20)
gozde batma var mi? yaniyor mu? goz kapaginda sisme var mi? bunlar varsa adenoviral konjonktivit olarak yorumlayabiliriz, ancak yine bir goz hekiminin bakmasi gerekir. su asamade suni goz yasi kullanip sizi rahatlatip rakatlatmadigina bakabilirsiniz. Eczane'ye sormaniz gereken goz damlasinin adi Refresh


bollocks44
(26.07.20)
üğpo +1
çay pansumanı fln yap. uzun süre geçmezse gidersin diyeceğim de, bence boşver yine gitme. bir şey yapmıyorlar, en fazla viscine verip gönderirler. bir şey olmaz gözlerine.


pati
(26.07.20)
acile gitseniz de bir şey yapamazlar. göz ayrı bir ihtisas alanı. istanbul, ankara veya başka bir büyük şehirde iseniz bir göz hastanesine başvurabilirsiniz. ilaç filan da kullanmayın. sadece poşet çayla pansuman...
not: göz hastanelerinin acilleri var. geçmiş olsun.


tururo
(26.07.20)
(32)

Eve 2 günde 1 bakmak görgüsüzlük mi olur?

Selam fellas. Bir ev aldık, henüz inşaat halinde, 20 güne falan teslim edilecek. Evin içi falan da tam bu aralar yapılıyor (dolaplar, parkeler vs.). Ben diyorum da hatuna gidip 2 günde bir yoklayalım, örnek dairedeki gibi, düzgün yapılıyor mu kontrol edelim, değilse de hemen müdahale edip söylemiş o
Selam fellas. Bir ev aldık, henüz inşaat halinde, 20 güne falan teslim edilecek. Evin içi falan da tam bu aralar yapılıyor (dolaplar, parkeler vs.). Ben diyorum da hatuna gidip 2 günde bir yoklayalım, örnek dairedeki gibi, düzgün yapılıyor mu kontrol edelim, değilse de hemen müdahale edip söylemiş oluruz diyorum. O da diyor ki “diyecekler ki görmemişin bir evi olmuş ...”

Ben mi yanlış düşünüyorum, yaptığım görgüsüzlük mü olur cidden?
giovanne
(22.07.20)
ülkemizdeki ustaların durumu göz önüne alındığında gayet mantıklı bir yaklaşım. niye görgüsüzlük olsun.


scudman1
(22.07.20)
niye görgüsüzlük olsun, evine sarılmaya gitmiyorsun ki işler yürüyor mu bakmaya gidiyorsun. ayrıca deseler bile kim diyecek usta mı? ustanın size görgüsüz demesi neden umrunuzda olsun:)


ruby elixir
(22.07.20)
O kadar parw vermissiniz tabi gidin bakin. Usta ne dusunur diye zarara mi gireceksinuz


oscar
(22.07.20)
@Scudman1 +1, ben olsam 1 gunde 2 kere bakardim. Bos birakmaya gelmez bizim ustalar.


lynda.com
(22.07.20)
O kadar yükün altına girip evi aldınız mı? Evet
Evin istediğiniz gibi dekore edilmesini istiyor musunuz? Evet
Ev sizin mi? Evet

O halde ustaların size "görgüsüz" demeye ne hakkı var? Orası sizin eviniz. Tabiki de başlarında durup işlerin istediğiniz gibi gittiğini denetlemek sizin hakkınız. Esas başlarında durmazsanız hata etmiş olursunuz. Kimseyi iki dakika yalnız bırakmaya gelmiyor, hemen kaytarıyorlar çünkü.


bence değil, hatta ben olsam heyecandan uyuyamazdım.


clones
(22.07.20)
değil iki günde bir, günde iki kere bakarım. hatta mümkünse günü işçilerin başında geçiririm. yapılmış bir şeyi sonradan değiştirmekle uğraşırken ya da değiştirtemediğim için içime sinmediğinden her gün kendime sövmektense her an kontrol ve müdahale iyidir.


halanne
(22.07.20)
Ben de yakında ev alacağım, daha şimdiden heyecanlanıyorum :)

Günde bir bakarım büyük ihtimalle. Görgüsüzlük değil ki, işini takip ediyorsun.


hayirsiz
(22.07.20)
yooo usta milletini boşladın mı her haltı kafasına göre yapar. çok da başına ekşimeden gördüğünü söyleyeceksin.


false pretension
(22.07.20)
Sabahtan akşama kadar bekleyip ustaları denetlemek daha iyi bir alternatif bence.


elorelia
(22.07.20)
ben olsam koltuk atar başlarında dururum


hlt1985
(22.07.20)
ustalara arada çay çorba bir şey götür daha da güzel yaparlar


argent dawn
(22.07.20)
iki katlı müstakil evin üstüne çatı yaptırıyorduk, çatı katı gibi değilse de, çatının içinde kullanılabilecek alan olmasını istemiştik. biz evde yokken çatı yapıldı ve çatının içinde depolamak için hiç bir alan yok.

yatak odası için özel bir gardrop yaptırmıştık. uzun zaman boyunca gelmedi, siparişi artık istemediğimizi söyledik ama biz evde yokken (evde başkası var o sırada) gelip dolabı monte etmişler saçma sapan.
---

sanırım başka bir şey söylemeye gerek yok, iki günde bir değil her gün gitsen bile yeri. bir şey diyecek olursa da olsun.


biseysorcaktim
(22.07.20)
Ortami bilmiyorum ama zirt pirt santiyeye sokmayabilirler. Hem is guvenligi acisindan sakincali hem de her evine bakmak isteyenin dolustugu bir ortamda isler duzgun yurumez. Zirt pirt ustaya "ya surasi boyle burasi boyle" derseniz de fircayi firlatip gidebilir :)

Hayirli olsun, gule gule oturun.


brkylmz
(22.07.20)
Hayırlı uğurlu olsun.

Görgüsüzlükle alakası yok,ne mutlu evini almışsın,gidip battaniye atıp uyursunda.

Ustalar sonuçta müteahhitle ne anlaştılarsa onu yapacaklar.sizin başlarında durmanız onlar için bir şey değiştirmez.koy termosa kahveni git otur keyfini çıkar.eksik varsada hallolur.


duptıs
(22.07.20)
burdaki gençlere bakma. eşin haklı. net görgüsüzlük bu.


alicandan
(22.07.20)
Görgüsüzlük değil, içi yapılan zamanda vaktin varsa her gün git.


zimbirik
(22.07.20)
Vay anasını cevaplara gel :) Görgüsüzlük değil.başka bir adı var ama bilemedim. Görgüsüzlük de var bu işin içinde ama öncesinde konu farklı aslında.

Hocam bu evi siz mi yaptırıyorsunuz? Yani kendi arsanıza, herşeyi kendiniz tuutup, betoncusuna, mütahitşne, projesine, iskanına, belediyesine... Kendi zevkinize göre sıfırdan ev mi inşa ettiriyorsunuz?

Siz hazır bir evi görüp beğenip almışsınız. Evin bitmesini beklemekten başka yapacağınız bir şey yok.

Mesela siz inşaat işimden anlar mısınız? Fayans, mermer, parke dölemesen vs. Elektrik ya da su tesisatı dan. Boyadan kartonpiyerden vs. Ustaya "orası olmadı" diyebilecek bir yetkimliğinşz vsr mı? İnşaattaki işçiye müdahale ettiğinizde, işçi "al kardeş sen yap" diyip elinize aleti verdiğinde alıp yapacak mısınız? :)

Şantiye alanına kafanıza göre girip, çay içerek daireinizde çalışan işçileri seyredip müdahale edilebileceğini sananlar, böyle sanal ortamlarda bilip bilmeden yorum yapabiliyor. Bu da benim yorumum olsun.
Eviniz hayırlı olsun iyi günlerde oturun.


Gorgusuzluk degil. Goz gore gore yalan yanlis isler yapan ustalar var.

Bizim evdeki banyoya fayanslari tamamen kafalarina gore dosemislerdi. 2 cesit fayans, bir de ortalarinda serit olacakti. Seridi kafalarina gore ustte bi yere cekmisler, iki cesit fayansi random dosemislerdi.

Feyk hesap haksiz degil, ama ustalara mudahale etmek icin ille de insaat isinden anlamaya gerek yok, bazen sorunlar tesisat dosemekten ziyade estetikten cikiyor. Mutfak dolaplarini yamuk yapiyorlar, dolarlar duvara tezgaha fln surtuyor. Firin koyulacak yeri yamuk yapiyorlar firin sigmiyor. Panjur yapiyorlar, kalkmiyor, kalksa inmiyor. Dolaplarin icine isik koyuyorlar, calismiyor vs. Hepsi yasanmis seyler, daha bir suru var da aklima bu kadari geldi bir cirpida.

Boyle seyleri fark edip mudahale etmek icin gidin tabi, ev sizin, parasini verip aldiniz, hediye etmediler neticede, gezip gormek hakkiniz. Giderken de cay corba vs goturun ustalara, islerini duzgun yapmiyor olabilirler ama hayat onlara daha da zor.


taurina
(22.07.20)
sorularimicinfeykhesap +1
bunu yapmak ne senin görevin ne de hakkın. iş biter, bakarsın fayans istediğin ya da sipariş ettiğin gibi olmamış, çağırırsın ustayı, paşa paşa yenisini yapar. işlerini iyi yapacaklarına dair harici somut bir şüphen yoksa başlarında durman hem adamların canını sıkar hem de bir fayda sağlamaz konuya hakim olmadığın için.
ama işlerini düzgün yapmamaları için elinde somut bir kanıt yoksa, sırf görmüş olmak için gidiyor olmak net görmemişliktir.
ha, görmemişlik olması ne bizi ne de başkalarını ilgilendirir, sen istiyorsan yine gider bakarsın. ama cidden gereği var mı onu düşün. o kontrolü yapmak senin görevin değil neticede.

daha iş güvenliğini ihlal sebebiyle başına gelebilecek kazalardan falan bahsetmedik bi de.


Bruce
(22.07.20)
hayirli olsun, mudahale etme sansiniz varsa firsat buldukca basinda olmaniz faydali olur cunku ustalar her zaman nasil kolayina gelirse oyle davraniyor sonradan kirip dokmemek icin bastan bakmaniz daha iyi


tahtakafa
(22.07.20)
Biz ufak tefek tadilat ve boya için anahtarı bırakıp eve hiç ugramamistik; öyle yaptığımıza sonradan çok pişman olduk zira üstünkoru yapılmıştı çoğu şey. İş bittikten sonra tekrar yaptirirsiniz argümanı da pek geçerli değil. Her odada
parkelerin tozluklarina göze carpacak kadar boya damlamisti mesela, bunun geri duzeltmesi ugrastirici. Bunun dışında iki üç günde düzelecek şeyleri aksatıp aksatip 2-3 haftada ancak düzelttiler, ulaşmakta zorlandik.

Referansli ustalardi bunlar bir de. Isterse görgüsüzlük olarak algılansın, ben bundan sonraki tadilatlarda mutlaka bir ugrarim.


fraise
(22.07.20)
ben olsam 2 günde bir gitmem, her gün giderim. hatta prizler takıldı mesela prizleri kontrol ederim, borular takıldı boruları kontrol ederim. yerlerin fayanslar yapıldığında yerleri kontrol ederim. (şunla :www.amazon.com.tr

parasıyla priz hattı çektirdik, içinin kablosunu koymamış adam. boşa duvarda priz yuvası açılmış oldu. böyle iş bilmez adamlar ustayım ben diye geziyor.


trajikomix
(22.07.20)
ülkemizdeki ustaların durumu göz önüne alındığında gayet mantıksız bir yaklaşım. çünkü o saçma tavrınızla eşeğin aklına karpuz kabuğunu siz sokacaksınız.

2 günde bir gidilen şantiyenin gitmediğiniz 2 gününde kazıklanma ihtimalinizi arttıracaksınız ki ben işten anlamadığınızı da varsayıyorum.

olur da illa ki kontrol maiyetinde giderim derseniz, eliniz boş gitmeyin, müdahale etmeyin, hoş sohbet takılın.

nacizane önerim bunlar.


ateyist_
(22.07.20)
ev senin tabi kontrol edicen, belki ufak tefek farklılıklar istiycen ücretini ödeyerek. kafana göre git.


orpheus
(23.07.20)
Is bittikteb sonra hicbir usta gelip pasa pasa duzeltmez.
Her gun gidin, takip edin. Ben evin icini yaptirirken her gun baslarindaydim, hem bazi sorulari olabiliyor hem de bir seyi yanlis yapmadan direkt mudahale edebiliyorsunuz.
Tabi ki tesisati iyi mi yapti vs bilemezsiniz ama atiyorum musluklarin yeri degisecekse dogru yerde olup olmadigina bakabilirsiniz.
Parkelerin doseme yonune siz karar vereceksiniz mesela, ona bakabilirsiniz.

Usta milleti kendisini cok ugrastiracak isten yirtmak icin bi suru bahane one surer “abi duvar yamuk, olmaz buraya bundan” vs der, orada durup “o zaman duzle kocum su duvari da olsun bari” filan de :D benim ustalarim cok cok iyiydi ama mesela farkettim ki sirf usendikleri icin walk-in dus fikrime karsi cikmislar. “Mustakil ev olmayinca sikinti oluyo walk-in dus” diyip yemislerdi beni, niye sikinti olsun halbuki, butun otellerde var. neyse oyle yani.

Yaninizda simit, lahmacun vs seyler goturun ama, ben her gun ogle yemegi goturuyodum (sandvic filan)


kuehles blondes
(23.07.20)
Hayırlı olsun.

Neden görgüsüzlük olsun ustaların başında durulur. Biz de yeni ev aldık içini baştan yaptırıyoruz her gün ustaların başındayız. Kaç tane yanlışı düzelttik bu şekilde. Gidin içiniz rahat etsin


jazzabel
(23.07.20)
git bak hacı para vermişsin o kadar. ev senin sonuçta.


Kesinlikle gidin ,oraya kamp kurun.Emin olun isten anliyorsaniz mudahale edeceginiz cok sey cikacak


turkuaz
(23.07.20)
net gorgusuzluk demeye geldim, cevaplari gorunce acayip sasirdim.

ben gitmezdim 2 gunde 1.

edit: biraz daha dusundum de gorgusuzluk olmasa bile bari haftada 1 git.


baldur2
(23.07.20)
sen istedigin kadar git, sunu soyle yap vb. de usta ya da calisanlar bildigi gibi yapmaya devam ederler. hatta cok karisirsan islerine sana gicik olurlar, daha da kotu yaparlar. cunku maalesef ustalar usta degil.


sweetoffice
(23.07.20)
Kesinlikle gidip bakın.
Ustalar nasıl olsa ev sahibiyle muhatap olmuyoruz diyemezler, daha temiz çalışırlar.


chitosan
(23.07.20)
(9)

Amazon'dan alınan ürün indirime girerse farkı iade eder mi?

Anneme telefon almam lazım. Birkaç gün önce 1900 lira olan telefon 1980 lira olmuş. Hepsiburada'da 1900 lira. Telefonu acil almam gerek. Amazon belki fiyatı indirebilir diye düşünüyorum. Ürün indirime girerse farkı iade ederler mi? Hepsiburadadan almaya pek sıcak bakmıyorum açıkcası.
Anneme telefon almam lazım. Birkaç gün önce 1900 lira olan telefon 1980 lira olmuş. Hepsiburada'da 1900 lira. Telefonu acil almam gerek. Amazon belki fiyatı indirebilir diye düşünüyorum. Ürün indirime girerse farkı iade ederler mi? Hepsiburadadan almaya pek sıcak bakmıyorum açıkcası.
marowak
(09.07.20)
Hayır. Neden etsinler ki?


Satıcı hepsiburada olduktan sonra hiç sıkıntı olmaz.


aynabugusu
(09.07.20)
@feykhesap haklısınız ama benzer durumlarda farklı sitelerde müşteri hizmetleri ile iletişime geçip farkı almaya çalışan arkadaşlarım olmuştu(tabii sonucu ne oldu bilmiyorum).


marowak
(09.07.20)
@aynabugusu
Evet satıcı hepsiburada. Aslında bana da sorun olmaz gibi geliyor ama amazon kendi kargo şirketi ile yolluyor ve çok kaliteli bir hizmeti var. Sanırım hepsiburada normal kargo şirketlerinden birisi ile yolluyor


marowak
(09.07.20)
Telefonu sigortalı bir şekilde özenle taşıyorlar merak etmeyin.


aynabugusu
(09.07.20)
Bu tür durumlarda hiç "farkı iade etme" yapmıyorlar. İptal edin geri gönderin sonra tekrar satın alın diyorlar. Onlara 2 kat kargo parası giriyor ama sistem öyle.


nhk ni youkosu
(09.07.20)
Ben olsam 80 lira için bu kadar uğraşmam, Amazon'dan alirdim. Hatta şimdi bu duyururuyu yazdığım telefonu da Amazon'dan aldım.

Kötü bir şey olursa keşke 200 lira fazla olsaydı da Amazon'dan alsaydım derdiniz.


howfaristhesky
(09.07.20)
Amazon.com da 4 sene önce bana etmişlerdi. Türkiyede hiç bir site etmiyor. @nhk nın dediğini söylüyorlar.

Amazon.com.tr nasıl davranır bilemiyorum.


ruzgar1
(10.07.20)
Türkiye'de böyle bir uygulama duymadım. Yurtdışında birçok sitede (north face, Saturn, Amazon.de) indirim farkını aldığım oldu.


burya
(10.07.20)
(25)

techno albümü çıkardım. yorumlarınızı alırım.

selam dostlar, başlık biraz aile salonumuz vardır modunda olmuş, kusuruma bakmayın.geçtiğimiz hafta bir techno albümü çıkardım. karantinanın tümünü bu albümün yapım süreciyle geçirdim. meraklı kulaklardan yorumları almak isterim.beğenirseniz, bir listenize ekleyip, takip etmeniz, spotify algoritması
selam dostlar, başlık biraz aile salonumuz vardır modunda olmuş, kusuruma bakmayın.

geçtiğimiz hafta bir techno albümü çıkardım. karantinanın tümünü bu albümün yapım süreciyle geçirdim. meraklı kulaklardan yorumları almak isterim.

beğenirseniz, bir listenize ekleyip, takip etmeniz, spotify algoritması açısından bana çok faydalı oluyor. sürece dair tüm soruları cevaplamaya da hazırım. buyrunuz.

open.spotify.com

soundcloud.com

abletonspor.
teşekkür ettim!
slavezix
(09.07.20)
Ben bu tarzı pek dinleyemiyorum. Daha çok yüksek tempolu şu hardcore, happyhardcre vs diyorlar o türü severek dinliyorum.
O yüzden içinde hiçbir melodi barındırmayan, sadece tempo tutar gibi olduğu için bana çok yavan gelşyor.

Senin tarzın için, olması gereken budur tabii. Acid, trib vs böyle oluyor. Tabi uzmanı değilim. Oryantal öğeler ekleme olayı bence hem güzel hemde faklılık açısından iyi bir şey.
Başarılar.


Çok güzel olmuş. Böyle corporate olmayan girişimler beklentilerimi daha çok karşılıyor.

Bir de müzisyen olarak spotify'a yükleme nasıl yapılıyor?


heritage
(09.07.20)
çok beğendim, özellikle de entity ve transformation'ı. tebrikler.


bir garip melek
(09.07.20)
güzel yorumlar için çok teşekkürler arkadaşlar.

@sorularimicinfeykhesap darbuka sesine sevgim sonsuz. sanırım bolca kullanmaya devam edeceğim. :]

@heritage distrokid üzerinden herhangi bir başka araca ihtiyaç duymadan tüm müzik platformlarına cüzi bir ücret karşılığı salabiliyorsun, araştırmanı öneririm.

@bir garip melek benim de favorilerim!


slavezix
(09.07.20)
Parçaları ff yaparak dinledim, Snails Get High On Cat Food güzel geldi, baştan sona dinledim ve sevdim. Entity'de benzer şekilde güzel olmuş. Ritual of the mantis tribe eh işte. East ve Transformation ise yavan geldi.

Genel olarak psychedelic trance dinlerim, çok güzel bir "dark forest" havası yakalamışsın.


kimlanbu
(10.07.20)
@heritage distrokid gibi sitelere yıllık üye oluyorsun 20-35 dolar arası fiyatı vardı.

ondan sonra şarkılarını distrokid üzerinden yükleyip yaptığın ayarlara göre bilinen hemen hemen tüm müzik marketlerde tek tıkla satışa çıkartabiliyorsun.

mesela amazon müzik, google müzik, apple müzik, spotif, böyle böyle belki 20 30 yer var.

tabi bu distrokid üyeliğine verdiğin para sana sınırsız sayıda şarkı yükleme imkanı tanıyor.

dinleme ya da satış üzerinden komisyon alıyosun , tarkan ya da dj tiesto falan değilsen anca ortamlarda albüm çıkardım geyiği yapar kaza ile 3 5 satış yaparsın o kadar.


cok iyi kanka. havaya girdim. kopuyorum kendi basima evde.


baldur2
(10.07.20)
Çook beğendim ve mutlu oldum. ^^ Bence daha fazla tanıtımınızı yapmalısınız.


jacque
(10.07.20)
bu müzik türünü dinleyen biri olarak bende ortalamanın bir tık altında.

şimdi techno müzik zor. bende akai pro var. bende yapıyorum ama özellikle yabancılar ile kıyas yapıldığında ve youtube gibi mecralardaki soundlar dinledildiği ölçülerde sizin kullandığınız soundlar çok sıradan kaçmış. yani house chordlarının biraz kullanılması gibi olmuş.

hem pc hem kulaklık ile dinledim ama bir daha açağımı sanmıyorum playlistim sırf techno'dan oluşmasına rağmen.

benim fikrimce bu mainstream içine girmeyin müzik yaparken. özellikle 2020 sound librarysinde cidden kaybolursunuz yani eş dost'dan biraz daha ilerlemeniz zor çünkü sizin soundların kategorisinde çok daha iyi işler var.

kendi soundunuzu bulun zaten bir techno müzik konserine gittiğinizde bu soundları en az 6-7 saat dinliyorsunuz. insan başka bir şey duymak istiyor.

onun dışında ben bu işe yeni başladım işte soundları birleştireyim en azından 6-7 farklı track oluşturayım kendimi bir test edeyim diyorsanız bence güzel olmuş.

onun dışında şöyle soundlar yakalamanız lazım
www.youtube.com

tabi burada dinleyici kitlesi de önemli bende mesela macbook var. yine ses sistemi iyi sayılır ama Aquarium'u mac'ten açınca şarkı resmen çöp ama benim sennheiser'ı takınca kendimi su altında atlantis'i ararmış gibi hissediyorum.

zor yani techno.


Ableton live'ın en güzel yanı var olan bir sesi çok başka bir ses haline "kolayca" getirebilmesi. Bilmiyorum daha önce elektronik müzik çalışması yaptınız mı, ben kendi projelerimde kendi kaydettiğim sesleri işleyerek ortaya bir şey çıkarmaya çalışıyorum. Öylesi daha orijinal oluyor ve iyi bir mix bilgisine sahipsen ortaya çok güzel soundlar çıkıyor. Bazen yanlışlıkla bile şaşıracak derecede iyi şeyler çıkıyor. "Sesi otomasyon ile transpose etme" ile ilgili bilgi sahibi değilsen anlatabilirim ya da video gönderebilirim. En azından kendi kütüphaneni oluşturursun.
Vst dünyası Okyanus gibi girince çıkılmıyor. Oyle vst'ler var ki klavyeden 3 notaya basınca harika motifler bulabiliyorsun. Ama bence doğru olanı bu değil: Kompozisyon fikri ve elbette "form".
Bunları sağlayamayınca zaten amatör oluyorsun istediğin kadar iyi soundlar, ezgiler, ritimler bulsan da daha fazla ileri maalesef gidemiyorsun.
Eline sağlık.


spackinq
(10.07.20)
Tebrik ederim. Takibe aldım.


flo
(11.07.20)
Bu tarz-ı pek sevmeyen biri olarak başarılı buldum. Başarılarının devamını dilerim.


The Student
(12.07.20)
Tebrikler, başarılar.

Listemizde yerinizi aldınız. :)

open.spotify.com


landho
(13.07.20)
ben yıllardır techno dinleyen bi insanım. benim fikrim şarkıların hepsi okey-okey üstü klasmanında. şarkılarda sürekli karşılaştığımız soundlar ön planda bu beni biraz üzdü. bir eventte çalsa gayet eğlene eğlene dinlerim ama shazamlamam gibi geliyor.


Ranchoddas
(13.07.20)
Naaayyssss ;)
Sound güzel geldi. Takibe aldım.
\m/


erty_ksk
(13.07.20)
Müzikler Genelde aynı tonda ilerliyor, bir yükselme veya patlama kısmı yok. Biraz daha çalışmalısın dostum üzerine


aretwoane
(13.07.20)
bu tarza cok asina olmadigim icin yapilan isin kalitesini elestirecek yeterlilikte gormuyorum kendimi.. ama spotify`da actim, bir seyler yaparken arka plandan caliyor ve albumun bittigini bile fark etmedim.. akti gitti oyle.. kulagimi tirmalayan ya da off bu ne aga ya dedirten bir sey olmamasi sanirim iyi oldugu anlamina gelebilir.. destek amacli takibe aldim sizi, yolunuz acik olsun..


mecik balit
(13.07.20)
Bravo yahu yaklasik 4 5 senedir surekli olarak elektronik muzik dinleyicisiyim ve her seferinde ulan biseyler uretsem ya kafasina girip parmagimi bile oynatmadan yerimde oturuyorum fakat birileri iyi kotu birseyler cikardiginda ayakta alkislayasim geliyor. Ve bence parcalarin guzel olmus tebrikler ve basarinin devamini diliyoruz. Takipteyiz.


formalite
(14.07.20)
Tebrikler.

İlk şarkıyı dinledim ve 3.20'den itibaren yüksek bir tempo ile geri döneceksin beklentisi içerisine girdim.

Hiç olmadı 6.20'de gelen temponun daha yüksek olmasını arzu ederdim.

like:

youtu.be

Başarılar.


Jazz
(17.07.20)
tebrikler ve başarılar. birkaç tanesini dinledim. keyif aldım. akışkan çalışmalar olmuş.

ben de corona sürecinde fl studio kurdum ve ufak ufak bir şeyler deniyorum. tabi öncesinde müzik teorisi ve nota çalışıyorum şimdilik. bir şeyleri ezbere değil de mantığını kavrayarak, analitik olarak ilerlemeyi seviyorum. benim müzik zevkim daha çok hans zimmer dünyası ile synth olduğu için o şekilde ağırlık vereceğim gibi. bol bol ost dinleyen biriyim. tabi şimdilik severek dinlediğim bazı parçaları oluşturarak anlamaya çalışıyorum neyin ne olduğunu. misal en son "yalnızlık senfonisi" parçasını biraz oluşturmayı başardım ve çok mutlu oldum. :)

bu arada soundcloud'dan dinlememizin sana bir getirisi oluyor mu? yoksa sadece spotify'den dinlendiğinde mi kazanç elde edebiliyorsun?


matrix
(19.07.20)
dinleyelim bakalım..

dinledim ben daha çok deephouse cu olduğum için çok tarzım değil ama güzel iş devamını dilerim tebrikler.


jamswety
(20.07.20)
Yoğun konsantrasyonla çalışırken dinleyebileceğim şarkılar olmuş. Belki biraz daha bass mı olmalıydı acaba.


pass
(20.07.20)
dinledim ve hem olumlu hem olumsuz eleştirilerim var.

olumlu: müzik sıkmıyor, iş yaparken filan kendiliğinden akıyor.

olumsuz: çok durağan, bazı noktalarda yükselme bekliyorsunuz fakat olan yükselme çok sönük kalıyor. bir de aynı soundları çok kullanmışsınız, uzun dinlemelerde şarkıların birbirinden farkı pek kalmıyor.

çalışmalarını takibe aldım.


re noreno
(22.07.20)
Hayırlı olsun, şimdi musait değilim ancak ilk firsatta dinleyip yorum yapacağım.


manimani
(25.07.20)
elinize sağlık.

albümü henüz dinleyemedim ama türkiye'de elektronik müzik konusu bir süredir kafamı meşgul ediyor. belki burada sizle ya da diğer yorum yapan kişilerle fikir değiş tokuşu yapabiliriz diye buraya yazmak istedim duyuruyu görünce.

memleketimizde elektronik müzik alanındaki işlerin büyük kısmı yavan. sanki müzik programının default preset'leri kullanılarak müzik üretiliyor.

sahici ve samimi melodi üretme kaygısı yok. sadece "elektronik müzik üretme" kaygısı var gibi hissediyorum.

"ben de bunları yapıyorum." demek için bir şeyler yapılıyormuş gibi. müzikte, sinemada, edebiyatta... hemen her alanda var bu zihniyet. lakin konu elektronik müzik gibi görece daha niş bir alan olunca yapılan işlerde daha çok özen bekliyor insan.

katıksız bir tutku yok yapılan işlerde.

oliver koletzki ile aynı kabini paylaşmış olmak hiçbir şey ifade etmiyor üretilen müzik vasatı aşmadığı müddetçe.


edgenabby
(04.08.20)
(12)

Otrivin sprey ile ilgili

Bu sprey burnu bir süre sonra tamamen kapatıyor mu nedir?Benim nefes almada hep sorun vardı amleyiat olmam gerekiyor ama hep ertelettim. Parasızlık sonra corona vs neyse.Özel hayatla ilgili epey stresliyim ve uyuyamıyordum. Dedim bari rahat nefes alayım bikaç gece kullanayım belki daha hızlı uyurum
Bu sprey burnu bir süre sonra tamamen kapatıyor mu nedir?

Benim nefes almada hep sorun vardı amleyiat olmam gerekiyor ama hep ertelettim. Parasızlık sonra corona vs neyse.

Özel hayatla ilgili epey stresliyim ve uyuyamıyordum. Dedim bari rahat nefes alayım bikaç gece kullanayım belki daha hızlı uyurum diye düşündüm.

1 hafta kadar yatarken kullandım.bağomlısı oldum artık her gece sıkıyorum. Ve burnum normalde gün içinde iyi kötü az biraz hava alırken artık tamamen kapalı gibi. İçinde bişey şişmiş de duruyor gibi bir his var.

Bu 10 günlük sprey kullanımı öncesi bu kadar değildi bu durum.

Psikolojik mi yoksa sprey gerçekten böyle bir duruma yol açmış olabilir mi?
Tşk
20 yıldır kullanıyorum bir bağımlılığını görmedim.


duptıs
(04.07.20)
yol açmış olabilir. ben de geçenlerde 2-3 ay üst üste kullandım. sadece geceleri tek buruna sıkıyordum. bi süre sonra dediğin gibi oldu. bir ara havadan mı nemden mi diğer nedir, gerek duymadım. 2-3 haftadır kullanmıyorum.


Otrivine için tek kural var, 5 günden fazla kullanmamak gerekir. Rinitis medikamentoza denilen bir durum var. Bu otrivine ve illiadine türevi spreyleri 5 günden uzun süre kullanınca ters tepiyor ve burun iyice tıkanıyor.

Birkaç gün kullanmayın otrivine. burnunuz için sinüs rinse alın. Plastik bir şişe ve suyla hazırlamalık karışım olan bi kit. Onunla burnunuzu yıkayın gün içinde. Hatta otrivine uzun süre kullanmayın mümkünse. Hala daha geçmezse doktora gidin KBB'ye. Ama sinüs rinse rahatlatacaktır.

Bi daha da asla bu ilaçları uzun süreli kullanmayın. Çok bilinen bir durumdur bu, hiç duymamış olmanız üzücü :(


nundu
(04.07.20)
nundu +1 sürekli kullanmak bayağı tehlikeli, ayrıca etkisi de bünyeye göre gitgide düşüyor veya ters tepiyor. prospektüslerinde kocaman yazar, 5 günden fazla ve burnunuz açılınca kullanmayın diye.


cursor
(04.07.20)
5 gün olayını bilmiyorum. Yatmadan yatmaya kullanıyorum :/

Sinüs ringse kullandım. Ama o benim burnumu açmıyor. Burnum afedersiniz sümükten dolayı tıkalı değil. Gribim nezlem yok. nefes alırken ve verirken sanki burun deliğim parmağımın ucuyla kapalı da azıcık bir aralıktan hava giriyor gibi. İğne ucu gibi.

Elmacık kemiğimden bastırıp yanaklarımı yana dupru çekince, burnumun içinde yapışık gibi olabçn şey aralanıyor ve hava giriyor. Başımın yastığa koyduğumda burnumun içinde bireyin şiştiğini hissediyorum ve beton dökülmüş gibi kapanıyor burnum. Ayaktayken ya da otururken bu kadar kötü değil. Bu kadar ifade edebildim bilmem anlatabildim mi.
Bu yüzden gece yataga başımı koyduğumda boğulma hissi geliyor. Doktor tavsiyesi için de ayrıca başlık açacağım çünkü durumum ameliyatlkı sanırım.

Ağlayacam sinirden...


Tamam sinüs rinse sadece sümük için değil. Mesela burunda alerjen bir etken varsa onu uzaklaştırmada da etkili. Ayrıca tuzlu su olduğu için bi miktar ödem çözücü etkisi de var. Birkaç günlük düzenli kullanımda etkisini görürsünüz. Otrivine asla kullanmayın ama bu süreçte.


nundu
(04.07.20)
Belki durum ameliyatliktir. Et veya kemik alınmai gerekiyordur.


elorelia
(05.07.20)
Eczacı ya da doktor söylemedi mi? Nasil iş yapıyorlar, peynir ekmek gibi satılıyor üstelik.

Otrivine ve benzeri kortizonlu burun spreyleri pespese 3 günden fazla kullanılmamali. Mukozayi kurutur, hatta bazen burun kanamasına yol açar. Mukoza azaldığı için hastalikliklara yakalanma imkanı da artar.

Otrivine kadar etkili değilse de kortizonsuz spreyler var, onları kullanabilirsiniz. Ayrıca ben vicks i burnumun altına sürüyor ya da sıcak suya biraz koyarak buharindan faydalanıyorum.

En azından 3 gün kortizonlu bir kaç gün kortizonsuz kullanarak yan etkilerini bertaraf etmiş olursunuz.


biseysorcaktim
(05.07.20)
Önceki cevabıma ek:
Alerjik rinit gibi bir durum olabilir mi? Birden ortaya çıkabiliyor ve özellikle yatınca burun tamamen kullanılmaz oluyor. Gün içinde ayaktayken ya da hareket ederken, mesela spor yaparken, nefes almak konusunda sıkıntı yaşanmıyor.


biseysorcaktim
(05.07.20)
Nundu +1

@biseysorcaktim Otrivine kortizonlu değil. Dekonjestan. Kortizon içerseydi zaten böyle yan etkilerle uğraşmazdık. Kortizonlu spreyler etkisini birkaç gün sonra gösterir zaten, 3 gün kullanılıp kesilmez.


Lim5
(05.07.20)
Allerjit Rinit +1, benimki de aynı durum, burnunuz büyük ihtimalle etleriniz şiştiği için tıkanıyor. Şu aylar de benim burnum da berbat durumda. Bunun için otrivin ancak çok kısa süre biraz rahatlatıyor gibi gelebilir. Sizin başka bir tedaviye başlamanız lazım.


cursor
(05.07.20)
(7)

Emlakçı sorusu

bir emlakçı ile bi süredir 2000 kiralı arakat bir daire için görüşüyorduk. Kadın evi beğendiğimi anladı. Sonra daire boşalmadı ben de çıkamadım.Bu daire için konuşurken istersen bekle biraz zemin kat şu an 1400e oturuyor, o evden çıksın 100 200 koyar üstüne ev sahibi oraya geçersin dedi. Yani daha u
bir emlakçı ile bi süredir 2000 kiralı arakat bir daire için görüşüyorduk. Kadın evi beğendiğimi anladı. Sonra daire boşalmadı ben de çıkamadım.

Bu daire için konuşurken istersen bekle biraz zemin kat şu an 1400e oturuyor, o evden çıksın 100 200 koyar üstüne ev sahibi oraya geçersin dedi. Yani daha uygun olur falan hesabı.

Ben de geçen aradım dedim ki ev ne oldu ne zaman çıkıyorlar. Bu da dedi ki 1 aya çıkacaklar ora arakattan daha ucuz 1800 lira. Sonra ben de hani 1400e oturuyordu falan diyince yalan söylemeye başladı onu başka eve demişimdir diye. En sonunda da onun için aramızda orta yol buluruz dedi.

Şimdi ben bu kadına daha güvenip bekleyeyim mi? Yoksa hazır yalanını yakalamışken sen de diğer emlakçılar gibisin diyip terk mi edeyim? Ev benim için wn süper ev değil ama fena bir alternatif de değil.
mg3929
(04.07.20)
Bütün emlakçılat karşısındakini bir şekilde söğüşleme peşindedir. İstisnasız. Emlakçılok mesleğinin tanımı budur yani, o derece. Kendine yakışanı yapmış, yapmasa emlakçı olmasının da bir anlamı olmazdı. Bence irtibatı kes.


zaten 100-200 koyar demiş. şimdi size 1800 diyor, orta yol buluruz diyor, yine 1600e bağlar. içinize sindiyse bekleyin bence biraz daha. sonuçta ev tuttuktan sonra emlakçı ile pek diyaloğa girmenize gerek kalmayacak. ev bulmak gıcık iş.


Onun orta yolu 1600, öyle bir zaman ki herkes her şeyin fiyatını abartarak koyuyor ev araba kiralık arsa her şeyin fiyatı şişirilmiş halde yapacak bir şey yok enflasyon değerleri gerçek değil. Emlakçıların hepsi böyle ama yanı başkasına gitseniz o da böyle veya benzeri şeyler yapacaktır. Ev içinize siniyorsa çıkın ama zemin kat ses gürültü zilinize basma vs çok maruz kalabilirsiniz böyle şeylere unutmayın


monkey
(05.07.20)
sorularimicinfeykhesap +10000
emlakçıya güvenme. kendi başının çaresine bak. emlakçılara güvenme boşuna.


seyduna6687
(05.07.20)
Ara kattaki daire 2000 TL ise zemin katta aşağı yukarı +- 100 - 200 TL bu civarda olur yani 1500 - 1600 TL olması düşük bir ihtimal. Ev araba ve bir çok ürünün fiyatı arz talebe göre oluşur fiyatı piyasa belirler mal sahiplerinin istediği fiyattan fiyatlandırmasının piyasaya çok bir tesiri yoktur zira arz az olduğu için talep fazlalığı var. Mortgage faizleri cumhuriyet tarihinin en düşük seviyesinde konut satışları ve kentsel dönüşüm patlamış durumda. İlk 6 aydaki kredi başvurusu tüm zamanların rekorunu kırmış durumda. Kentsel dönüşümle yıkımlarda arttığı için kira rayiç bedelleri yükseliyor. Asıl etkiyi 5-6 ay sonra göreceğiz kira rayiçleri ciddi nispette artacak.


acebi
(05.07.20)
Kadın sahtekar, ayrıca istediğin ev de olmamış, dahası zemin kata 1800?
Ben olsam aramaya devam ederdim.


alfred
(05.07.20)
Emlakçıya güvenmek mi asla


basond
(05.07.20)
(12)

berbere gitmeye başladınız mı ?

fiyatlar artmış mı ?saçınızı yıkatıyor musunuz ?edit: kendi kesenler makina önerebilir mi ? yanlar 3 üstler 5 ya da tamamen 5 numara kullanıyorum, bunun için 16-19mm civarı uzunlukta kesim yapabilecek taraklara ihtiyacım var
fiyatlar artmış mı ?
saçınızı yıkatıyor musunuz ?

edit: kendi kesenler makina önerebilir mi ? yanlar 3 üstler 5 ya da tamamen 5 numara kullanıyorum, bunun için 16-19mm civarı uzunlukta kesim yapabilecek taraklara ihtiyacım var
freebird5406_2
(25.06.20)
Yok valla evde kesmece.. daha da gitmem zaten evde cok keyifli :)


msb
(25.06.20)
Kendim kesiyorum ben de. Çook uzun süre de gitmem. Belki artık hiç gitmem. Evde kendim kesince bugüne kadar verdiğim paralara üzüldüm, o pis havlular yüzümü sildiğim içün küfrettim.

Bi makine bi ayna yetiyor.


berberler açıldığı ilk hafta gitmiştim.

saçı bence yıkatmak daha iyi olabilir.
benim berber traşdan önce de yıkıyor. adamın eli de yıkanmış oluyor o sayede
ve traş sonrası yıkatmakta bir şekilde alet edevattan saça virüs vs geçtiyse yine yıkama ile sıcağı sıcağına virüsler ölüyor olabilir. en azından bir zararı olduğunu düşünmüyorum berberin eli de temizleniyor çünkü


fezagezgini
(25.06.20)
ben 2 kez gittim.

berberim zaten saçı yıkamadan makas ya da makine sürmüyor. Her gelenin önce saçı yıkanıyor o yüzden temiz saça değiyor aletler.

tek kullanımlık havlu tek kullanımlık önlük gelmiş. sorun olmadı 2 kez gitmiş olmama rağmen.


ayin yazari
(25.06.20)
Ilk kez gecen hafta gittim. Sabahın köründe uyanıp gittim. İlk oturdum. Berberde maske vardi ben de maskemi cikarmdim. Cok erken oldugu için kimse yoktu. Kapi acikti. Sac yikatmiyorum. Gideceksen işk git sabahin korunde


exlibris
(25.06.20)
2 kez gittim. çok dikkatli, çok özenli bir abi. tek kullanımlık ürünlerden dezenfektana her şeyi var. müşteriden sonra maske ve eldiven değiştiriyor. maskeyi yüzüme bantladı çıkarttırmadı. randevu ile alıyor ve gittiğimde sadece ben oluyorum ne çıkanı görüyorum ne gelecek olanı.


9kuyruklukedi
(25.06.20)
Kendm kesiyorum +1
Bir daha gitmem +1


Kahir ekseriyet
(25.06.20)
Ben nihayet dün gittim çünkü en son şubatta traş olmuştum ve çok uzamışlardı. Sürekli döküldüğü için yıldım ve hemen evin üstündeki berbere gidip iki numara yaptırdım.


Ben bugün gidicem, kendi havlumu da götürücem.


antihero
(26.06.20)
Kendim kesmeyi öğrendim ve eşim ve tüm çevrem evde kestiğini anlaşılmadığını soyluyor ve gayet beğeniyor. Yaptığım model üstler 6 en alt 2 numara 2 şer santim aralarla katlı olarak numara yükseltiyorum geçiş izlerini yok ediyorum. Kesinlikle tavsiye etmiyorum gitmeni ne kadar yıkansa da eli berberin başkasının oturduğu yere oturup dokunduğu yerlere sürünüyorsun aynı havayı soluyorsun. Riskli ve hijyenden uzak.

Bundan sonra da gitmem daha ben ve çevremin tamamı eve sağlam trad makineleri alıp bu süreçte kendi saçını kesti. Kesmeye devam ediyor.

Kullandigim alet wahl 300 serisi ve enseler için powertech tr 258


shbz
(26.06.20)
Mayısda gittim 1 defa. 3 numara kesmiştim.

- Hayır, artmamıştı
- Kendisi yıkamadı. Evde yıkarsın demişti. Zaten niyetim yoktu.

Ağustos'a kadar anca uzar. Biraz dayanırsam Eylül.


Zazanın makinesi var ona bakın. Mosere ürettiriyor. F/p anlamında piyasadaki en iyi cihaz olabilir.


kojonotsuki
(26.06.20)
(24)

Çevrenizde evli ve mutlu çiftler var mı?

Son yıllarda çevremde çok fazla boşanan, sürekli kavga eden, birbirinden şikayet eden çift var. Bu çiftlerin yaşları 27-35 arasında. Kimisinin evliliği daha beş seneyi dahi doldurmamış. Ama aralarındaki iletişim korkunç bir hale gelmiş. Eğitim ve kariyer açısından ülke geneline göre çok iyi seviyede
Son yıllarda çevremde çok fazla boşanan, sürekli kavga eden, birbirinden şikayet eden çift var. Bu çiftlerin yaşları 27-35 arasında. Kimisinin evliliği daha beş seneyi dahi doldurmamış. Ama aralarındaki iletişim korkunç bir hale gelmiş. Eğitim ve kariyer açısından ülke geneline göre çok iyi seviyedeler. Çoğunun arasında kültür farkı da yok. Hele çocukları henüz 4 yaşına bile gelmemiş çiftlerin kavgaları daha korkunç oluyor.

Artık evli ve mutlu çift sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor gibi. Bu insanlar kavga etmek, boşanmak için evlenmiyor ama bu hale gelmeleri dramatik değil mi? Çok üzücü.
Çevrenkelier belki farklıdır ama ben bunu "6,ay içinde tanışıp evlenmeye" bağlıyorum.

6 ay tabi lafın gelişi. Bir insanı tanımak için hem yıllar geçmesi gerekiyor hem de birçok durumu birlikte yaşamış olmak gerekiyor.

Ama çoğu kişi, kısa bir sevgililik döneminden sonra evleniyor. Çünkü sanıyorlar evlilikte sevgililik gibi neşeli bir oyun. Her günleri öyle geçecek sanıyorlar. Sonra da gerçekle çat çat yüzlerine vurmaya başlayınca her iki taraf da afallıyor, çirkibleşebiliyor vsvs.


ben hic gormedim acikcasi.

bir hizla evlenip mutsuz oluyorlar. bosanan cok var. 22-30 yas arasi cok.


baldan kaymak
(25.06.20)
Evli insani tanimasam bile genel ifadesinden anliyorum artik. Mutsuz, bezgin bi ifade.


msb
(25.06.20)
çevremde mutlu olan var.
genç olan, söylediğiniz yaş aralığında bir tane.
ileri yaşlarda daha fazla çift var mutlu olan.

mutsuz olanların durumu dramatik değil, çünkü zaten beklenen bir şey bu.
perşembenin gelişi çarşambadan belli oluyor genelde.
sorun evlilikte değil, insanların yaklaşımında.


blatta hiberna
(25.06.20)
Yok. Bir tane bile yok. 30 yıllık evlisinde de aynı bıkkınlık 5 senelik evli olanda da.


30 yaş altı evet mutsuz ve paylaşım cok az
Ama 30/35 civarı evliler daha iyi ya da stabil gibi.


chemnil
(25.06.20)
Hiç yok. Seks hayatları berbat.


kickboxer
(25.06.20)
Benim çevremde de durum kötü. Mutlu evlilikler az. Herkes hemen tanışıp evlenme derdinde. Bir yarış var da bizim haberimiz yok galiba. En çok üzüldüğüm de arada kalan çocuklar. Daha kendileri büyümemiş insanlar biran önce çocuk sahibi olma peşinde. Çok yazık.


Ben bu konuda şanslı azinliktanim galiba; arkadaşlarım, ailem içinde evliliğini güzel bir şekilde idare eden çok insan var. İç dünyalarını %100 bilemiyorum tabii, her evlilikte olduğu gibi ufak tefek sorunları oluyordur ama birbirleriyle iletişimi olan, mutlu çiftler genelde yakinimdakiler. Bunu empati yeteneğine bağlıyorum ben. Empati, sevgi ve saygı bir ilişkide ne kadar fazlaysa o ilişki o kadar güzel şekilde ilerliyor. Çocuk konusunda da mesela; hiç çocuk düşünmeyen ve korkan ben bu çiftler sayesinde yavaş yavaş daha sıcak bakmaya başladım.

Ha hiç mi boşanan yok? 2 dayım birer yıl arayla boşandı; biri 30 yıllık evliydi, diğerı 4 yıllık. Ama sırf bu ikisine bakarak tüm çevremde evlilikler çok sorunlu diyemem.


fraise
(25.06.20)
Evlilik bir mutlu olma aracı değil ki zaten ? De facto olarak evliliği neden mutlulukla bir yazarlar anlamam.

Evlilik bir insanla aynı evi paylaşmanın maddi ve manevi olarak ibraz edilmesinden öte bir şey değil.


en son evli bir arkadaşa sorduğumda %60 pişmanım demişti. %40 mutluluk da çocuk içinmiş.


tabudeviren
(26.06.20)
Benim çevremde mutsuz olan az ama çevremdeki evli erkeklerin yarıya yakını abaza. Kalan yarısının da bir kısmı aşırı görgüsüz. Hanımlarını tanımıyorum bu adamları nasıl çekiyorlar bilmiyorum belki onlarda öyledir. Çoğunluğu evliliklerinden memnun. Gelip evlenme diye kafa utuleyene boşan o zaman diyorum ağlamaya başlıyor.


Topalordek
(26.06.20)
bir hızla evlenip mutsuz olanlar konusunda herkes yazmış zaten ve fakat üniversitenin ilk yıllarından itibaren beraber olup, yedi sene sonunda evlenip bir sene sonra boşanan da var. zor işler.


ismim ibrahim
(26.06.20)
Ben varım.

Çünkü eşim en iyi arkadaşım, tek arkadaşım. Klişe bir tabir biliyorum ama ben zaten çok bir çevresi olmayan bir insanken, bir de başka bir şehre çalışmaya geldim. E tanıdık da kimse yok. Birbirimizden başka arkadaşımız da yok.

Bunu bozacak, huzur kaçıracak tek şey olarak çocuk yapmayı görüyoruz. O yüzden mesela çocuk yapmaya mesafeliyiz. Çünkü bahsettiğiniz gibi "evli ve mutsuz çiftler" genelde çocuklu çiftler oluyor. Çocuktan sonra bir yerde mecburi katlanmaya dönüyor olay.


akatreil
(26.06.20)
Valla ben memleketten çok uzak bir yerde yaşıyorum. Antalya'da çevremde bir sürü mutsuz çift var. Her gün kavga gürültü, tartışma. Antalya'da genel olarak herkes mutsuz gibi geldi bana
Fakat; yaşadığım yerde birçok mutlu çift var. Havasından mı suyundan mı bilemedim.


Bunlardan biri de benim. İki evlilik yaptım, biri 4 biri 3 yıl sürdü. Sanırım insanlar içinde büyüdüğü aile ortamını bekliyor, bulamayınca da hüsranla sonuçlanıyor. Bulmak da pek mümkün değil, jenarasyon farklı. Erkeklerde kabahat çoktur ama kadınların hiçbir şeye tahammülü yok. Maddi zorluk da buna dahil, kocalarının depresyona girmiş olmalarını bile ben bu dünyaya mutsuz olmaya gelmedim diye karşılayabiliyorlar. Entelektüel düzeyler hemen hemen aynı da olsa ev içinde farklılıklar batabiliyor bir süre sonra. Kadınlar ev işlerinde erkeklerin kendileri kadar becerikli olmalarını beklerken, erkekler ev işlerinin karı koca arasına girmesinden şikayetçi. Eşleri geçtim, aileler bile tahammülsüz, boşanırlar biter kafasındalar. Karı koca ikisinin de çalıştığı durumlarda yorgunluktan cinsel istek daha da azalıyor, ve bu mesafeleri arttırıyor. Bir taraf sürekli ilgi ve pohpohlanma beklerken diğer taraf yorulduğunda artık beni sevmiyorsunlar başlıyor. Tahammülsüzüz, en büyük problem bu. Ailenin kutsallığı da kalmamış üstelik. Biterse bitsine dönüyor iş. Bir şekilde olmuyor yani.


antihero
(26.06.20)
32 yaşındayım. izmir. Cevremde henüz mutlu bir evliliğe rastlamadım. Kendi annem babam/abimin evlilikleri ve arkadas cevrem dahil. Evliliğe olan yaklaşımım nihayete erdi sanırım. Evlenmeyeceğim.


tmm
(26.06.20)
ben bugüne kadar bir tane mutlu evlilik gördüm. bir gamer çiftti onlar da kafaları müthiş aynı çalışıyordu. başka da görmedim. geri kalanların hepsi sorunlu, hepsi problemli. tam olarak antihero'nun anlattıklarıyla dolu evlilikler.

evlenmeyin, gerek yok. saçma sapan bir kurum.


avianthem
(26.06.20)
Ben de çok kısa sürede tanışıp evlenen çiftlerde bunu görüyorum ya hemen boşanıyorlar yada ailelerinden eşinden felan mutsuzlugunu cok kolay dile getirebiliyorlar, ben ve eşim 3 yıldır evliyiz, üniversiteden beri beraberiz total 8 yıl, gayet arkadaş sevgili her şeyiz. Evlenince farklı bir insanlar karşılaşmadım, ve hiç konuşmasak bile gayet ne dediğimizi anlıyoruz. Bu işler sabır işi biraz da. Evlenmeden önce sevgiliyle mutlaka 2-3 tartışma yaşıcak kadar birlikte olunmalı. Tüm ortamlara girilmeli ve iki bireyde olgun olmalı çünkü bu iş sevgililinten öte biraz daha. Tartışma konusu ise şu şekilde ilk tartışmada cok muhim değil hemen biri alttan alır geçer ama 2-3 tartışmada artık insanın gerçek yüzünü görüyorsun o şekilde kabullenirsin veya etmezsin


Var. Abim ve 3 kuzenim evli. Hepsi mutlu. Abimin 2 çocuğu var, bir kuzenin 1 tane çocuk. Hepsi mutlu, herkes mutlu.


Biz varız :)

Daha önce benzer konulara da yazmıştım. 15 senedir evliyiz , 1 gün bile eve ayaklarımız geri geri gitmedik , seve seve koşa koşa gittik hep. Huzur,güç bulduğumuz tek yer birbirimizin yanı oldu. Evlilik genel anlamda güzel bir şey mi ? Çevremde gördüklerimden çıkan sonuç asla değil. Bizim evliliğimiz güzel :)


synax
(26.06.20)
evde kardeşinizle nasıl tartışıyorsanız eşinizle de tartışıyosunuz arada. ama sıklığı ve şiddeti önemli. azcık tartışma çokça mutluluk var bizde.


xrated
(26.06.20)
benim 5-6 kişilik arkadaş grubumda herkes mutlu. ben nişanlıyım ne olacağını kestiremiyorum. evlilik çok zor bir şey. tahammülsüz, uzlaşmayı bilmeyen insanlar evlenirse ister çok sevsinler ister 10 sene çıkmış olsunlar o evlilikler yürümüyor. birçoğumuz da tahammülsüzüz aslında. kendimizi bu yönde geliştirirsek karşımızda da böyle olmayan biri olursa yürümemesi için ekstrem bir şey olmadıkça bir sebep yok bence. sevgi saygı onları saymaya gerek yok zaten.

sadece 1 çift bizde bir garip onları unutmuşum. 6 ay sonra uzak evlilik (atama memuriyet meselesi) olmasına rağmen boşanmaya falan kalktılar ki evlendikten sonra 1 kez görüştüler zaten. sorunları da şuydu: bunlar evlenmeden hiç bir ciddi konuyu konuşmamışlar. Resmen hayat görüşleri bile ayrı. Görünen köy olayı var mesela bunlarda da.


sanguine mcqaer
(26.06.20)
Kesinlikle sevgilimle 6 ay aynı evde yaşarım. Eğer hala herşey iyiyse ozmn evlenirim.

Şöyle diyim, gören herkesin hayran ötesi hayran olduğu, ben sormadan çevremin kendiliğinden sevgilin çok kaliteli çok düzgün çok harika biri deme gereği duyduğu über yakışıklı eski sevgilimden ayrıldım mesela. Hem de bitiren bendim. Aynı evde yaşamasam bilemezdim ama. Aşırı bencildi misal, aşırı tembeldi. Aşırı rahatına düşkündü. Hani herkes rahatına düşkündür hatta ben rahatıma düşkünlüğüm ile mehşur biriyim, ama sıkıya gelmem gerekiyorsa alasını yaparım. Ama o 7/24 rahatına düşkündü misal. Hatta son zaman, ya bundan çocuğum olursa ayvayı yedim diyecek bir duruma geldim. Ama dışarda gör ütüsüz kot bile giymez, gerekirse dışarı çıkmaz ama çıkacaksa jilet gibidir. Bir bakmışsın bütün haftasonu evde mahoş mahoş gezinen, sana kahrını çektiren adam kalkmış dışarı çıkacağı için ütüsünü yapıyor, şoka girersin. Harikadır yani dışarıdan. Bazen ben bile unutup diyorum, nasıl bıraktın mis gibi çocuğu diye, tabi bu düşünce 2sn sürüyor, sonra asıl olan karakteri aklıma geliyor of iyi ki bıraktın aferin kızım diyorum. Ev diyip geçmeyin öyle çok şey oluyor ki evde.

Kısacası yaşamadan bilinmiyor. Önce tadına varacaksın. Birkaç aşama kaydedilecek evde, sonra zamanla herkes artık kendi olduğunda hala herşey iyiyse tamam, hatta öylesini bulursan kaçırmayacaksın.

Eskiden insanlar seyahat edermiş ama artık tanıma yolu değil, seyahatler uzun süreli yol yapma serüvenleri.

Aynı evde yaşayacaksın. Budur.

Soruna cevap değil biliyorum ama böyle. Öyle 3 gün bende 4 gün kendi evinde de değil. G.t g.te yaşayacaksın arkadaşım aylarca aynı evli gibi. Ondan sonra o kişi ile evlenmeyi gözün yiyorsa, kesiyorsa canın istiyorsa evleneceksin.

Soruna kısa bir cevap verirsem çoğu ilişki dürüst değil çünkü. Konuaşamadıkları, ay bundan alınır mı diyecekleri insanlarla evleniyorlar. Sonra buraya gelip soru soruyorlar eşim bunu yaptı konuşsam mı ama nasıl diyeceğim alınır o öyle bu böyle olur. Eşimle bir konuyu konuşarak çözmek mümkün değil, konuşarak çözemiyoruz biz.... Ee napacaklar. İki seks yap halının altına süpür sorun gerçekten patlak verene kdr...

Ya da mesleği için evlen, evi arabası için evlen, güzelliği için evlen ee sonra??? Güzelliği ile sahip olduğu kibir, onun için harcadığı zaman ve para, bencilliği belki takındığı yapay davranışlar sana uyacak mı? Yada bütün haftasonu pes oynaması. Aslında onun boş hayatının içinde mutlu olmadığını fark ettiğinde ne olacak?

İnsanın değeri olacak değeri, değerleri.. Sonra benzer değerlere sahip biri ile olacak. Sevmeyi bilecek. Dürüst olacak. Sonra evleniyor mı çocuk mu yapıyor me bok yapıyorsa yapsın. Değer derken ah o egeli ben de egeliyim, aynı kafadayız değer yargılarımız aynı vs vs bundan bahsetmiyorum. Misal senin için film izlemek bir değerdir, öbürü için sürekli film izlemek anlamsızdır, belgesel izlemek ya da sıkıcı diye tabir edilen sanat filmleri izlemek bir değerdir. Misal senin için sağlıklı beslenmek bir değerdir, onun için bulduğu her dönerciye girmek. Yani aslında küçük değerlerin büyük puzzle ı oluşturduğu bir şeydir ilişki.

Ama biz hala ben onu değiştiririm kafası ile evlenelim, konuşamadığımız konuları içimize atalım, aman ne güzel ilişkim var şimdi kavga etmeyelim bundan diye gerçek fikirlerimizi söylemeyelim. Ama bu böyle gitmez ki, patlar işte bir yerde..

Dramatik mi bilmiyorum ama bir tiyatro oyununda sahneler ilerledikçe ortaya serilen çözümlenmeler gibi.


mobydick
(26.06.20)
(13)

Vegan olmak

Sizce de bir okadar güzel ve etik, ve bir o kadar da zor değil mi?
Sizce de bir okadar güzel ve etik, ve bir o kadar da zor değil mi?
mobydick
(19.06.20)
neyi yiyeceğini bilmek büyük bi bilinç. bu bilince ve bilgiye sahipsen zor değil. çünkü seçeneklerin azalıyor. herzaman yediğin veya yiyebileceğin şeyler daha az.

ben vegan değilim ama sebze yemeyi artırmaya çalışıyorum. ama dönüp dolaşıp aynı şeyleri yiyorum. yeni tarifler öğrenmek gerek.


sttc
(19.06.20)
Vegan olmamak etik dışı mı şimdi? Tam anlamadım.


himmet dayi
(19.06.20)
Bence değil. Kendimi standart bir hayvandan çok daha üstün görmüyorum. Sindirim sistemim hem etçil hem otçul olarak gelişmiş buna göre besleniyorum.

Neyi yemek isteyip istemediğin beni ilgilendirmez ama yeşillerim yüzünden etik değil dersen haklı bulamam seni.


ruzgar1
(19.06.20)
Vegan olmamak ne kadar güzel ve etik ise vegan olmakta o kadar güzel ve etik, Et yemek ne kadar zor ise vegan beslenmek te o kadar zor.

Allah beni nur içine yatırsın, toprağım bol olsun. Vegan mafyası is coming


paramolacak
(19.06.20)
evet öyle. iki ev arkadaşım ve kız arkadaşım vegan. bir önceki kız arkadaşım da vegandı. birbirleriyle alakaları olmamalarına rağmen böyle bilinçli insanlar arasında bulunduğum için şanslı hissediyorum çünkü tüm ömrümce bunun en etik beslenme tarzı olduğunu düşündüm. hepsine insani olarak saygı duyuyorum. ben de et tüketimimi son zamanlarda bayağı azalttım.


bohr atom modeli
(19.06.20)
Güzel ve etik değil.


bayc
(19.06.20)
Zor degil, ben olali 7 sene olacak yakinda.

Abartilip daha ulasilamaz yapilmasini sevmiyorum. Herkesin cok kolayca adapte olabilecegi bir yasam tarzi cünkü.


buf-e kür
(19.06.20)
ben bir süre boyunca vejetaryandım, hatta kendimi vegan olarak görmesem de bir süre vegan besleniyordum. sakin ve huzurluydum. sanırım bu sözcükle ifade etmek yanlış olmaz: dinginlik.

ama zordu. bulunduğum şehirde dışarıda bir şey yiyemiyordum mesela.
öğrenci olduğum için evde beslenmek de zordu.

sırf çevresel faktörler elverişli olmadığı için önce veganlıktan, hatta sonra vejeteryanlıktan vazgeçtim.

eğer şartlar farklı olsaydı vegan kalmaya devam edebilirdim.

etik olup olmaması hakkında yorum yapmak istemiyorum ancak yediğim eti asla ziyan etmem. süt, peynir ve yoğurt ziyan olursa çok üzülürüm.


biseysorcaktim
(19.06.20)
Veganlıkla etik olmanın ne alakası var? Yemek tercihine göre insanları nasıl etik ya da değil diye sınıflandırıbailiyorsunuz?

Vegan olmayı etik bulanları ben de "proteinsizlikten sağlıklı düşünmeyenler" olarak nitelendirsem, olur mu?


Et girmeyen yere.... Şaka şaka
Vegan değilim hiçbir zaman da olacağımı düşünmüyorum. Eti severek yiyorum. Hatta et yemediğimde doymuyorum.
Ama veganlara büyük saygıyla bakıyorum. Sırf ben et yiyeyim diye milyonlarca canlı işkenceli bir hayat sürüp, benim için vahşice öldürülüyor. Hatta daha yumurtasındayken antibiyotiklerle canlı başka bir varlığa dönüştürülüyor. Üretim çiftliklerini gören bir insanın hala et yiyebiliyor olması etik demeyelim de vicdansızlık olarak görüyorum. Evet vicdansızım.
Bu arada ben güzel güzel arabalara binip, güzel evlerde oturup, 8 saat pembe g.tlü gibi narin işlerde çalışıp, açlık ve ölüm korkusu yaşamadan, 3 öğün en azında basit bir ekmek yiyebilirken, tüm ulaşım ve iletişim araçlarına sahip olup, en azından temiz suya erişebileyim diye Çin, Hindistan, Myanmar ve bilumum fakir ülkedeki insanlar işkence benzeri bir hayat sürüyor ve o durumdan kurtulmaları için ben hiçbir şey yapmıyorum.
Vicdansızlık konusunda yalnız mıyım?


rastinon
(19.06.20)
Belli vitaminlerin besin dışında takviye olarak alınması gerekiyormuş, bu kısmı bana veganligin söylendiği gibi doğal bir beslenme tarzı olmadığını düşündürüyor. Endustriyel çiftliklerin azalması, hatta kapatılması ve hayvanlarin özgürlüklerine kavuşma hedeflerine diyebileceğim bir şey yok ama vegan beslenme bizi nereye kadar götürür? Bu kısım muallak bende ve yıllarca et yemiş biri olarak birkaç yıllık veganliktan sonra kendimi nasıl hissederim, bilemiyorum. Tartışmaları bayağı merakla takip ediyorum ama, bakalım bu iş nereye varacak.


isa'dan sonra 2020 yılında, sömürüden uzak bir hayat yaşama hayali gercekci degil bana göre, bir burjuva avuntusu. hayvanları sömürmeyeyim diye vegan oluyor insanlar ama singapurda cocuk iscilerin ürettigi nike ayakkabilari giyiyor, sendikasiz calistirilan kadınların ürettigi giysileri giyiyor, karbon salinimi konusunda hicbir önlem alınmamis toplu tasima araclarini kullaniyor, emegi sömürülen basın emekcilerinin cikardigi gazeteyi okuyor, televizyonu seyrediyorlar.

eger veganlik etik ve politik bir secim ise, sadece yemek ile alakali bir durum degilse, bu etik ve politik bir tavri her alanda sürdürmedigi sürece iki yüzlüdür.


proteus
(20.06.20)
veganlıkla etiğin şöyle alakası var, hayvanlara işkence edip bir kafese tıkılmalarına neden olmuyorsun. ölecekleri zamana karar veren bir mekanizmanın devam etmesini sağlamıyorsun. yavrularıyla geçirecekleri zamana başkalarının karar vermesini, yürüyecekleri, duracakları, yiyecekleri içecekleri zamana cellatlarının karar vermesini istemiyor oluyorsun.

etik kısmı bu. yoksa bir yiyeceği başka yiyeceğe tercih etmek değil olay. veganlık da öyle basitçe et yemiyorum çünkü sevmiyorum değil. etin tadını seviyorum ama vicdanım el vermediği için yemiyorumdur. bu herkes kırmızı giymelidir çünkü kırmızıyı çok seviyorum gibi bir şey değil.


bohr atom modeli
(20.06.20)
(3)

Finansbank yıllık üyelik ücreti

Cardfinans go kredi kartıma Nisan 2020 tarihinde yıllık üyelik ücreti adı altında 35 tl borç yansıtmışlar.2013 yılında https://www.qnbfinansbank.com/bize-ulasin/bize-ulasinBuraya girip, iade etmezseniz hesabını kapatacağım yazmıştım ve 1 yıl kullanım taahhütü ile parayı iade etmişlerdi. Sonraki yıll
Cardfinans go kredi kartıma Nisan 2020 tarihinde yıllık üyelik ücreti adı altında 35 tl borç yansıtmışlar.

2013 yılında www.qnbfinansbank.com
Buraya girip, iade etmezseniz hesabını kapatacağım yazmıştım ve 1 yıl kullanım taahhütü ile parayı iade etmişlerdi.

Sonraki yıllarda kestiler mi kesmediler mi unuttum, sanırım bikaç yıl kesmeyip tekrar kesmeye başladılar çok emin değilim kaçırmış olabilirim.

Bu kart öğrencilere veriliyordu limiti zaten 1000 tl. Bu arada 4 yıl önce de öğrenciliğim bitti, onunla alalı 4 yıldır hesabımdan kesiliyordur belki de bu ücret bilemedim :)

Zaten mobil bankacılıkta en son 12 aylık ekstre yi görüntüleyebiliyorum.

Canlı destekten yazdım böyle olursa kartı kapattırırım diye ama pek sallamadılar.

Bu 35 lirayı geri alabilir miyim sizce,
rosey
(19.06.20)
Alamazsın.


Bende de aynı kart var öğrenciliğim bitti valla kullandığınız bir kartsa ödeyin geçsin çünkü normal karta geçmek zorunda kaldığınızda 100 küsür liralık aidatlar ödeyeceksiniz :/


Bana garanti 140 TL takmış geçen ay, sizinki iyiymiş :)

Gecen sene ben de iptal edeceğim deyince 1 yıl taahhütlü iade etmişlerdi. Hepsi aynı, en iyisi ya maaş hesabı olan bankadan ya da enpara dan kart kullanmak.


va
(19.06.20)
(9)

Konut kredisi ile ev aldıktan sonra

>>>Herkese iyi akşamlar, 10 yıllık konut kredisi ile ev aldınız diyelim. 3 yıl taksitleri aksatmadan ödediniz. Daha sonra taksitleri ödemeyecek duruma geldiniz.Bu durumda ne oluor? Ev bankaya mı geçiyor? Bankaya gectıkten sonra nasıl oluyor? Satılıyor sanırım banka tarafından. 3 yıllık ödediğiniz mi
>>>Herkese iyi akşamlar, 10 yıllık konut kredisi ile ev aldınız diyelim. 3 yıl taksitleri aksatmadan ödediniz. Daha sonra taksitleri ödemeyecek duruma geldiniz.

Bu durumda ne oluor?

Ev bankaya mı geçiyor? Bankaya gectıkten sonra nasıl oluyor? Satılıyor sanırım banka tarafından. 3 yıllık ödediğiniz miktar ne oluyor? Evi alamamaktan başka maddi zararınız oluyor mu? Bilenler varsa aydınlatırsanız sevinirim.
ırene adler
(04.06.20)
ev bankaya geçiyor. ev satılmaya çalışılıyor. ödediğiniz para zaten borcunuzdan düşmüş oluyor. kalan için borçlusunuz yani. o da bütün masraflar ve borçlar düştükten sonra para artarsa bankanın oluyor ama banka zararda olursa yine peşinize düşüyorlar.

sicilinize işleniyor vs.

e ödediğiniz bütün parayı ve evi kaybetmiş oluyorsunuz. daha ne olsun?


ozdek
(04.06.20)
Ödeyememe durumu başladığında evi kendimiz satıp tüm borcu kapatmakta seçenekler dahilinde öyleyse.


ırene adler
(04.06.20)
Odeyememeyi hissettigin anda ! 90 gun dolmadan satmis olmalisin. Yasa var. 90. Gunde elkoyma baslar.


tunaktunaktun
(04.06.20)
kredi borcu tamamlanmamış şekilde aldığınız evi biraz yavaş satın diğer türlü saçlarınız dağılabilir zira


ismailbüyük
(04.06.20)
Kredi borcun bitene kadar ev bankanın. Yani satamazsın. Saçlar dağılır yani arkadaşın dediği gibi.


niye satılmasın yahu? nasıl bir günaha girdik ki 10 yıl bunu ödemek zorunda olalım?

www.hesapkurdu.com

3 yıl kredi ödedikten sonra sistemden çıkarsanız zarar mı yoksa kar mı edersiniz tahmin etmesi çok çok zor.

kira ödemiyor olmak artı. 3 yıl sonra ev daha da değerlenecek. aslında gerçekten değerlenmiyor tabi ama aldığınız fiyattan daha yükseğe satacağınız garanti. bu da bir artı.

en büyük eksi ilk üç yıl hayvan gibi faiz ödenmesi. 10 yıllık kredide ancak 26. ay faiz ve ana para ödemesi kafa kafaya geliyor. kira ödememe avantajı uçuyor bununla birlikte.

ekonomi önümüzdeki yıllarda kötü gitmeye devam ederse zarar etmeden çıkarsınız bence.


bruges
(04.06.20)
Koskoca kirpi: verdiğin cevabın ilk paragrafı, kredi borcu olan evin satılamayacağı anlamına gelmiyor mu üstadım :)

Kredi borcunu kaparsan elbette satarsın.


saturn
(04.06.20)
arkadaşların kavgasına bir son vereyim.

1 ev hipotekli olur. borcu ödemeden hipoteği kaldıramazsın. yani satış yapamazsın.

2 kim tanımadığı bir insanın ev borucunu baştan ödeyip sonra gidip tapu dairesine imza atmayı kabul eder?

-bu işin simsarları, fırsatçılar, değnekçileri 5 lira eden evi 3 liraya kapatmak isteyen insanlar.
- aile bireyleri veya çok yakın tanıdıklar.

bunun dışında kimse kalkıp da tamam ben evi çok beğendim, gidelim önce senin banka borcunu kapatalım sonra da imzaları atalım demez. ne malum senin borcu kapattırdıktan sonra basıp gitmeyeceğin? belki hesabında bloke var adamın yatırdığı paraya herhangi bir vazgeçme durumunda bloke konulacak?

hele hele böyle yer gök ev doluyken çok zor o işler yani.


@koskoca kirpi, süreci genel olarak doğru anlatmış ama bir noktada hatalı o da evin bankaya geçiş süreci. ona da ben katkı sunayım, kabaca anlatayım:

kredilerinizi ödemediğinizde evinize icra gelir. yani bankanın el koyması gibi bir durum söz konusu değildir. icradan satışa çıkılır ve o icra süreçlerine bankanın avukatları/şube müdürleri de dahil olurlar. muhammen bedelin yarısıyla başlayan icra sürecinde, banka eğer evin çok ucuza gittiğini düşünür, kendisinin evi rahatça satabileceğini değerlendirir gibi sebepler varsa girer parayı öder (ödediği para da alacağına sayılır vs) evi üzerine alır. diğer türlü icradan satışı bekler, yapılan satış üzerinden alacağını alır.

diğer bir detay da, eğer ev borcunuzdan fazla bir tutara satılırsa borç+masrafların üzerinde kalan tutar size iade edilir.

Bankaların portföylerinde ev bulundurma limitleri vb olduğu için banka borcunu ödemeyenlerin hepsinin evini almaz asla.


re noreno
(05.06.20)
(10)

Dolandırıldık Mı? Dolandırıldık, pekii şimdi ne yapmalıyız?

Akşam 10 sularında 5. kattan düşen kedimizi yürüyerek en yakın veterinere götürdük. Hiçbir tedavi uygulanmaksızın, acil muayene ve ardından oksijen-serum gibi terapiler, röntgen çekimleri ve kan tahlilleri yapıldı. Kedinin ciddi bir travması olmadığı belliydi ve hekim de hayvana yaklaşımda oldukça r
Akşam 10 sularında 5. kattan düşen kedimizi yürüyerek en yakın veterinere götürdük. Hiçbir tedavi uygulanmaksızın, acil muayene ve ardından oksijen-serum gibi terapiler, röntgen çekimleri ve kan tahlilleri yapıldı. Kedinin ciddi bir travması olmadığı belliydi ve hekim de hayvana yaklaşımda oldukça rahattı. O gece iki öğrenci olarak ödeyebileceğimiz minimum fiyatı sorduk. 3300tl dedi. 3 gece konaklaması gerektiğini söyledi. Kedi ise çoktan kendine gelmeye başlamıştı oksijen aldığı kutuda.
Bir gece konaklamasıyla beraber ödeyebileceğimiz minimum ücretin 2200tl olduğunu ve bunun oldukça iskontolu olduğunu söyledi. Başka seçeneğimiz olmadığı ve kedimiz kurtulduğu için elimizde ne varsa verip ödedik.
Bize o sırada 1600'ünü bir defada çekemeyeceği, makinenin gün sonu aldığından dolayı bölerek çekmesi gerekeceği hakkında bir şeyler söyledi. Kart slibini verdi. Fatura istediğimizde bize A4 kağıdına alınmış bir ''döküm'' verdi.
Tecrübesiz iki genç olarak gece 4 civarında eve döndük. Ertesi gece kutuda kalmaktan sıkılmış halde capcanlı kedimi aldım. Eve döndük.
Kredi kartı (stajdan verilmiş, görece yüksek limitli bir karttı) borcumu nasıl kapatacağımı düşünürken (kiramı da ödeyememiştim o ay) bir haftanın sonunda yine sokağa çıkma yasağında arkadaşımın kedisi idrarını bir gün boyunca yapamadı.
Yine en yakın yer orası olduğu ve halihazırda bir ilişki kurmuş olduğumuz için arkadaşım oraya götürdü. Mesanesi yıkandı, taşları düşürüldü ve idrar sondası dikildi. Yine fatura olarak döküm verildi. 1000 tl ödedi arkadaşım.

Bu kedinin antibiyotik dozları için sonraki günlerde gittiğimizde oraya araba çarpmış bir sokak kedisi getirildi. Müdahale sonrası kediyi getiren bireyler ödeme kısmını konuşurlarken inanılmaz meblağlar duydular fakat şaşırmadılar. Sükunetle sokak hayvanı olduğu için zaten ücretsiz müdahale etmeleri gerekip gerekmediğini sordular. Acil müdahale ve ilaç parasını ödemeyi kabul ettiler fakat fatura istediler. Görevli hekim gerildi, diyalogu pek iyi ilerletemeyip birkaç defa uzaklaşarak patronu ile telefonda konuştu. Fatura vermemek için direndi. Bahaneler sundu. ''Başka vakam var'' dedi, kediyi getirenler de ''biz bekliyoruz sorun değil'' dediler. En sonunda anladığım kadarıyla faturayı mama üzerinden kesmeye çalıştılar. Kediyi getiren insanlar 3 evcil hayvan bakıyordu ve yapılan yolsuzluğun farkındaydılar. Bize de açıkladılar.

Biz de ancak o vakit uyandık. Şimdi, ödediğimiz paranın ne kadarı vergiydi, ne kadarı bu işin karşılığıydı, yaptıkları ne kadar yanlıştı bilmiyoruz fakat bu işte bir terslik olduğu kesin. Borcumun son ödeme tarihine üç gün kalmış ve aileme dahi bunu zorlukla anlatabilmişken (hayatımda kendim için dahi bu büyüklükte bir harcama yapmamıştım) bana ve arkadaşıma öğrenci halimizle pandemi döneminde bunu yaşatmış bir kliniğin ayıbı var ise yanlarına kalmamasını istiyorum.

Bu durumu nereye, kime anlatabilirim? Veteriner hekim tanıdığınız varsa sorabilir misiniz? Rica ediyorum.

(Eğer hakkıysa kalsın. Neticede iki kedimiz de sağlıklarına kavuştular.)
Etanglement
(04.06.20)
taksiye binince resmi bir fiş alınabilen bir ülkede size hiç bir hükmü olmayan beyaz bir kağıt vermişler. biz böyle bir şey vermedik deseler yeridir. veterinerler işlerini bilmem ama vergi açısından usülsüzlüğe girer.


helenart
(04.06.20)
Fiş fatura vs belgelerde iş yerinin adı vergi nosu adresi vs bilgiler yer almaz mı? Damga olur maliye bNkalnlıpının vs.

Bu kağıdın ne olduğunu ben bilemedim. Ama belki bilmediğimiz bir şeydir. Bilen çıkar.


Ödemeyi kredi kartı ile yapmışsınız zaten burada vergi kaçıracak bir durum yok z raporu o da olmasa gib sisteminde karttan çekilen kredili tutarı maliye görüyor.


kredi karti odendigi icin vergi kaciramaz.kdv oranlari farkli hizmetler olabilir en fazla hepsini dusuk kdv gosterip ordan kdv eksigini kacirabilir.


grinito
(04.06.20)
Yani kedi beşinci kattan düşmüş, götürmüşsunuz ve müdahale etmişler. Bir şeyi yoktu iyiydi diyorsunuz. Açıp içine mi baktınız? Hayır.

Fiyatlar şişirme muhtemelen ve evet oldukça pahali. Ama veteriner hekimler fiyat tarifesi konusunda serbest değil mi zaten?


elorelia
(04.06.20)
Size verdikleri kağıt fatura falan değil. Normal bir adisyon çıktısı. Ancak eğer ödemeyi kredi kartı ile yaptıysanız ve veterinerler eğer Serbest Meslek Makbuzu kullanıyor ise, Fatura yerine geçecek olan evrak pos cihazı slipinde çıkmış olabilir. SMM Düzenleyen pos cihazları var. Önce onu bir kontrol edin, eğer slipte SMM yoksa faturanızı kesmemişler demek. Bu konuda işletmeyi maliyeye şikayet edebilirsiniz, şikayet etmekle tehdit edebilirsniz.

Diğer taraftan kimsenin fiyat tarifesine karışamayız, röntgeni istediği tutara çekiyor olabilir fakat kendinize gerçekten 4 tane röntgen çekildi mi ? 12 Tane de biyokimyasal parametre yazılmış (bu nedir bilmiyorum). Eğer bu sayılarda bir yanlışlık olduğunu düşünüyorsanız gidip hakkınızı arayın.


talasas
(04.06.20)
inanılır gibi değil. muhtemelen pandemi krizini fırsata çevirerek nasıl olsa denetlenmeyeceğiz diyerek insanları yoluyor bunlar. kesinlikle hakkınızı arayın.


half life 3
(04.06.20)
bunu okuduğumda tesadüfen veteriner hekim arkadaşım yanımdaydı. direkt ona da gösterdim ekteki tutarı. istedikleri fiyatı vermekte özgür olduklarını ancak yine de bu fiyatın etik dışı olduğunu belirtti.

ayrıca kediye hiçbir operasyonda bulunulmamış. gerçekten de hayvana sadece tahlil ve muayene yapılmış. hani bir operasyon (dikiştir, alçıdır..) yaptılar da 2200 ödedik deseniz neyse.


aslennere leesin
(04.06.20)
kesinlikle fahiş fiyat. muhtemelen lüks bir muhittesiniz. kıyas için yazayım. 3-4 ay önce pendik sahilden 2 kedi aldık. bir tanesinde olta yaraları vardı, uyutularak yaraları dikildi. bir diğeri üst solunum yolu enfeksiyonu vardı ve 1 hafta kadar antibiyotik aldı. 2 kedi de 10 gün kadar veterinerde kaldı. toplam indirimli olarak 2000 tl ödedik. sonra ikisini de yuvalandırdık.


surprise
(04.06.20)
listedeki fiyatlara baktığımda, mesela 12'lik parametrenin biraz pahalı olduğunu gördüm.
onun dışında röntgende de benzer oranda bir fiyat yüksekliği var.
ama onun dışında pek de bir şey yok.
zaten tam kan sayımı, röntgen ve mama bin beş yüz lira tutuyor.
o kadar müdahaleye normal sayılabilecek, hafif yükseğimsi bir fiyat.

bilgi fişi birçok yerde verilir.
fatura yerine geçmez, irsaliyemsi bir şey.
ama kredi kartıyla ödeme yapmışsınız zaten, vergi kaçırılacak bir durum yok ortada.

dolandırılmamışsınız, pahalımsı bir veterinere gitmişsiniz.
ama bu işlemlerle beş bine ya da daha fazlaya çıkabileceğiniz veterinerler de var.

yani bir haftalık antibiyotik tedavisi falan gibi şeyler zaten para değil.
listeye bakarsanız enjeksiyon ve serum vb. gibi kalemlerin uygun olduğu görülüyor.

kan tahlili, röntgen, mama ve sonda en pahalı kalemler ama öyle bir durumda da yapılması şart.


blatta hiberna
(04.06.20)
(10)

berbere kuaföre gitmeye başladınız mı

benim saçlar iyice papaz gibi oldu. sakalı hallediyorum da saçları da hanım kesiyor arada ama arka tarafta napptı ne etti göremiyorum. siz naaptınız başladınız mı gitmeye?
benim saçlar iyice papaz gibi oldu. sakalı hallediyorum da saçları da hanım kesiyor arada ama arka tarafta napptı ne etti göremiyorum. siz naaptınız başladınız mı gitmeye?
condom kurşunu
(03.06.20)
Berberler kapalı iken arkadaşım gelip beni tıraş etmişti ama yarın berbere gitmeyi düşünüyorum. Aletlerine Artık kolonya mı sürer ne yapar bilmiyorum.


cemallamec
(03.06.20)
Ben gitmiyorum. Ben kendim kesiyorum makineyle evde. Çok da güzel oldu daha berbere mecbur kalmadıkça gitmem.yalnız yaşıyoruz. El anasıyla kafamın arkasını da kontrol edip kesebiliyorum.

Ama evde makasla tıraşı olmaz tabii. Makineyle direk dayayıp keyorum ben, uzunluk ayarları var.

Onun haricinde kendim kesemesem bile berbere asla gitmezdim en az iki ay daha.


Gitmeyi dusunmuyorum. Cok keyfi geliyor su durumda. Sacimda sari boya var. Normalde dip yaptirmaya hemem giderdim. Tahammulum yoktu ama umrumda degil artik. Boyle yasicam uzun bi sure..


Kittie
(03.06.20)
Üniversiteyi bitirdikten sonra ilk defa saç uzatmaya başladım, ki 300 sene falan olmuştur üniversite biteli, 2020 içinde berbere gitmem gibime geliyor, yaklaşık 10 senedir de hiç sıfır sakalı tıraşı olmadığım için sakal düzeltme konusunda master degree seviyesinde sayılırım.


angelus
(03.06.20)
Ben gittim. Gitmeden önce aradım konuştum mahallemdeki berberi napıyor ne ediyor ne gibi prosedürler var diye. Gittim.

Bayağı kısa kestirdim. 2 ay daha ihtiyacım olmaz. Sakalı zaten evde jiletle kesiyorum iş yüzünden. O sorun değildi de saçların kurtadam gibi olması kötü. Evde makinem, teçhizatım da yok. Tek başıma yaşıyorum. Biraz mecburiyetten gittim.
Havlu, önlük, fırça gibi şeylerin hepsi tek kullanımlık.

Ama makas, makine falan tek kullanımlık değil sonuçta. Bence hala riskli. Ben mecbur olmasam gitmezdim. Yine kurtadama dönüşene kadar gitmeyeceğim.


Negombo
(03.06.20)
Geçen perşembe geceden aradım sabah 9'da ik müşteri olarak gittim :)


eazy
(03.06.20)
gitmiyorum ve uzun bir süre gitmeyi düşünmüyorum. saç sakal kendim hallediyorum. fena da olmuyor. yıllardır baka baka bişeyler öğrenmişim meğer.


scudman1
(03.06.20)
bir kez makine ile kendim kestim. ama toparlanmaya ihtiyaci var, kendim cok iyi kesemedim. haftaya gitmeyi dusunuyorum. makineleri alkol ile temizlettiricem, maskemi takicam. berberler de genelde siperlik takiyorlar galiba. havlu yikama vs yaptirmam, dogru eve...


exlibris
(03.06.20)
Favorileri ve kulakların üstünü kısaltıyorum. Kafam tuhaf bir şekil almaya başladı. Uzun süre gitmeyi düşünmüyorum.


Mayıs ayında gitmiştim saçlar epey uzamıştı çünkü. Normalın dışına çıkıp 3 numara kesmesini rica ettim. Açık açık dedim bir 3 ay gelmem. Sakalı kendin oluyorsun dedi. Yıkamalı da evde yap dedi. Dünden razıydım zaten.

Önceden kestiğim gibi kesmesini rica etseydim ayda bir gitmek zorunda kalıyorum.


(7)

Toplu tasimadaki kalabalik

Boyle ciddi bi konu neden kimsenin gundeminde degil?Gayet kontrolsuz bi "normallesme" surecinde degil miyiz?Arabasi olmayan òlsun stratejisi miTwitterdaki metrobus halleri korkunc
Boyle ciddi bi konu neden kimsenin gundeminde degil?

Gayet kontrolsuz bi "normallesme" surecinde degil miyiz?
Arabasi olmayan òlsun stratejisi mi

Twitterdaki metrobus halleri korkunc
Kittie
(03.06.20)
bugun ayakta yolcu da serbest olmus bi entry vardi gecen gun sozlukte bu kadar cabaya hala korona olmayan kalirsa bekci cekip vuracak diye tam o hesap.


in vino veritas
(03.06.20)
Maalesef, sürü bağışıklığına geçildi gibime geliyor. Milleti salalım bakalım ne olacak, diye düşünüyorlar herhalde. Başka açıklaması olamaz.


cemallamec
(03.06.20)
Vatandaş kendini düşünmüyor kalabalık olduğu halde biniyor.

edit: biraz yanlış ifade etmişim. duyuruda metrobüs yazınca direk metrobüse odaklandım. bugün gördüğüm ard arda metrobüs geliyordu. bi sonrakine binebilir demek istedim. tabi kaç dk bekleyecek o da var.

çift maske + eldiven takan arkadaşım var. tabi o da bütçe meselesi günde 4 maske taksa 1tlden 120 tl yapar. ama maskenin içine kağıt havlu koymayı önerenler var. yıkanabilir maske alıp 2 tane takılabilir.

elbette insanlar işe gitmek zorunda.

bazı konularda daha dikkatli olunabilir.

eli ile metrobüsü tutup daha sonra maskesini düzeltiyor

maskeye dokunup telefonuna dokunuyor.

metrobüste yer olduğu halde başka insana yakın duruyor.


fezagezgini
(03.06.20)
Burada devletin yapabileceği bir şey yok şu dakikadan sonra.

Neredeyse 20 milyon kişi yaşıyor istanbul'da.

Metrobüsleri yarı dolulukta bu talepte çalıştırmanın imkanı yok.

Otobüsleri, minibüsleri, servisleri vs. hiçbirini.

Ekonomik olarak da insanları evlerinde tutmaya yetecek bir ekonomik güç yok. Bizim ülkede bence 1 ay bile kullanılacak güç yok da avrupa'da falan da öyle bütün ülkeyi 3-4 ay evde tutalım devlet ekonomik destek versin diyebilecek 1-2 ülke vardı.


Ekonominin de normalleşmesi gerekiyor. Virüs kadar tehlikeli bir durum ortaya çıkabilir yoksa. Bu kadar insan taş yemeyecek.

Burada yapabileceğimiz şey bireysel olarak maksimum ne önlem alabiliyorsak onu yapmak.

misal toplu taşımayı iş amacıyla kullanmak zorundaysanız yapabileceğiniz pek bir şey yok. O toplu taşımaya riskli olsa da bineceksiniz.

Ama arkadaşlarımla buluşmaya gideyim diye toplum taşımaya binmemeyi seçebiliriz. maksimum yapabileceğimiz şey bu.

maske, siperlik, eldiven, dezenfektan vs. gibi önlemlerden hangisi işe yarıyor bakmıyorum ben artık. Yok maske işe yarıyormuş yaramıyormuş umrumda değil. Eğer işe yaramıyorsa maske takmanın bana ve topluma bir zararı yok. Çok olsa azıcık sıcak olur. Ama maske işe yarıyorsa ve ben maske takmazsam bana ve topluma olası zararı korkunç olabilir.

Bireysel olarak yapabileceğimiz ne varsa yapacağız bundan sonra. Kafeler açılmış diye gidip kafeye gidip keyif yapmayı düşünmüyorum ben mesela. Ama bir iş yemeği için bir restorana gitmem gerekirse yapabileceğim bir şey yok.


Negombo
(03.06.20)
Hocam insanlara laf edilmiş ama bu insanlar başka bir çaresi olmayana insanlar. Araçları yok, çalışmak zorundalar. Kuralları devlet koyuyor, insanlar değil. Bu demek değil ki insanlar önlem almasın. Maske takmantam ve mesafe korumaktan başka ne önlem alabilir bu insanlar. İşe mi gitmesinler. Hergün taksiye mi binsşnler.

Devlet virüs bitmiş gibi bir günde herşeyi serbest bırakırsa olacağı bu.

Olay çok basit, ölen ölür kalan sağlar bizimdir i uyguluyoruz.

Milletin birşey düşündüğü yok. Millet çaresizce çaresizliğini yaşıyor. Çok acı.


Öyle de işe ve bazıları da ünive gidiyor. Ne yapılabilir yani?? Çağırılıyorsun, otobüs çok kalabalık benim sağlık çekingelerim var deyip gitmeyecek misin? İşte maalesef öyle bi dünyada yaşamıyoruz. Ben de aynı dertten yakınınca hocaya "bi noktada artık normalleşmemiz lazım evde kalabalıktan uzak oturmakla işler yürümüyor" cevabını aldım. İşte..


superfluid
(03.06.20)
Yani şimdi virüse karsi onlem vs iyi ama ben misal gene virüsün cok vurmadigi bir sektordeyim (yani yandim allah demiyoruz) ama satış tahminleri her ay dusuyor. Soyle diyeyim ay basina 2 milyon euro civari bir fark var su an için, hep boyle gitse desek bu sene ortalama 16-20 milyon euro arasi bir firmanin bir urun grubunun emea bölgesi bu sene 20 milyon euro satis kaybi demek. Bizim gibi ortalama 10 tane daha ürün grubu olsa 200 milyon euro, amerika+asya eklersek eder 600 milyon euro.

Bunun gibi kac firma var, hangi devlet hangi firma neyi karsilayacak? Tabiki isten cikaracaklar.

Böyle şeyleri düşünmek virüs kadar tehlikeli. Yani renault 15 bin kisiyi dünyada isten cikariyor, scania 5 bin kisi ve daha bir cok firma.
Açıkçası trade off yapmak lazım bütün ülkeyi kapatıp ekonomiyi bitirmek mi yoksa virüs mu diye.


logisticsmanager
(03.06.20)
(6)

kredi skoru

kredi kartina yaptigim basvuru reddedilince kredi puanim dusuyor mu? yoksa bu reddedilme sebebine bagli olarak degisir mi?
kredi kartina yaptigim basvuru reddedilince kredi puanim dusuyor mu? yoksa bu reddedilme sebebine bagli olarak degisir mi?
baldur2
(27.05.20)
Düşüyor. Sebebi önemli değil.
Not: başvurun onaylansa da puanın düşer.


o ne demek kanka? kredi karti basvurusunda bulundum, kredi cikti, niye puanim dusuyor ki?


baldur2
(27.05.20)
@baldur2 borcun artıyor ve dolayısı ile riskin de artıyor. Bu arada ödemelerini düzenli yaparsan düştüğünden daha fazla puan kazandırır.


cursor
(27.05.20)
evet hem zamaninda yaptim su ana kadar. peki bu kredi skorunu biz ogrenebiliyor muyuz pampa?


baldur2
(27.05.20)
Kredi kartı başvuru yaptığınızda “kısa ve orta vadede açılmış hesaplar” notu ile kredi puanınız düşer. Riskin artması değil, artan riske karşı sizin ödeme potansiyelinizin henüz bilinmemesi puanı düşürür. Ama sonra düştüğünden fazla artar evet.
Kredi puanınızı kkb üyeliğiniz varsa kendiniz öğrenebilirsiniz veya bankaya da sorabilirsiniz. Fakat sorgu sayısı da puanı etkiliyor :) ayrıca ücretli.


irene
(28.05.20)
findeks kredi notu diye aratın, öğrenebilirsiniz


jelly bear
(28.05.20)
(7)

Spotify mı youtube music mi

Hangisi daha iyi sizce Spotify 27 TL youtube 21tl. Artısı eksisi karşılaştırma yapabilir misiniz? Birde şu podcastler youtube da var mı?
Hangisi daha iyi sizce Spotify 27 TL youtube 21tl. Artısı eksisi karşılaştırma yapabilir misiniz? Birde şu podcastler youtube da var mı?
yue
(25.05.20)
Bence Spotify ses olarak daha iyi. Yutubb müzikte ahmetin mehmet in yüklediği versiyonu da çalabiliyor.
Ama içerik açısından yutupda bulunmayacak şey yok gibi. O yüzden ses mi yoksa aradığını bulmak mı önemli, ona da bi bakmak lazım.


spotify tam olarak dandik versiyonların arasından düzgün ses kalitelisini bulmaya çalışmanın yarattığı gereksiz uğraştan dolayı.


spotify. youtube daha o seviyede değil.


anti-kahraman
(25.05.20)
Spotify benden 17.99 alıyor hala, ne ara 27 oldu?

İleride YouTube spotify'ı geçebilir ama şu an için Spotify candır.


bir nick var benden iceri
Aile alıcaz mecburen 2 kişiyiz :(


yue
(25.05.20)
YouTube aile 6 kişiye kadar kullanabilirsiniz. Ekşi duyuruda bir ilan açsan YouTube Premium ortak olmak isteyen var mı diye, 4 kişi daha bulursun aylık maliyet daha da düşer.


etna
(26.05.20)
youtube music arşiv olarak daha iyi.. bulamadığım müzik yok şuana kadar !!! ama !!! youtube'da yüklü olan videolardan da ses çekiyor.. ses kalitesi yer yer sıkıntı.. spotify'da aldığım memnuniyet daha farklı..

onun dışında birde problem var ki sorma gitsin.. youtube kanal veya kanalları yönetiyorsanız, herhangi bir kanalınıza giriş yaptığınızda youtube music o kanalda yönetilmeye başlıyor.. ben farkında olmadan günlerce şarkılar beğendim.. kütüphaneme ekledim.. günler sonra baktığımda 5 tanesi bir kanalımın music sayfasında, diğer 10 tanesi bir başka kanalımın music sayfasında.. bu gerçekten saçmalık.. o günden beri girmedim hiç hesabıma..


synche
(26.05.20)
(12)

bu sene tatil amacıyla uçağa binmeyi düşünüyor musunuz?

sadece yaz için değil, ta aralık ayına kadar varsayın.."ne olur ne olmaz, corona yaşandı bu sene gitmeyeyim" diyecek misiniz?yoksa gidecek misiniz?yarın seyahat yasağı kalktı ve uçuşlar açıldı olarak kabul edin.
sadece yaz için değil, ta aralık ayına kadar varsayın..

"ne olur ne olmaz, corona yaşandı bu sene gitmeyeyim" diyecek misiniz?
yoksa gidecek misiniz?

yarın seyahat yasağı kalktı ve uçuşlar açıldı olarak kabul edin.
tabudeviren
(23.05.20)
Çok zorunda kalmadıkça bineceğimi sanmıyorum.


Binerim. Acildigi anda binerim hatta


hehehe
(23.05.20)
Onumuzdeki yaza kadar ucaga binmem, o zaman da duruma bakip mevcut vakalara gore karar veririm.


crown
(23.05.20)
Tatil amaçlı değil ama bu yaz 3200 km’lik mesafede bir yere gitmem lazım. Uçakla gitmek daha güvenli olacak gibi. Gerçi hangarlarda beklemiş uçaklarla nasıl olacak bilmiyorum. Umarım ölmem.


le jeune turc
(23.05.20)
Geçen yıldan planlanmış Temmuz sonu turumuz var. Bekliyoruz. Eğer seyahat yasağı kalkarsa aynen devam edeceğiz tura.


elestirman
(23.05.20)
binerim. hem iş sebepli gitmem gerekecek hem ailem başka şehirde uçaksız 12 saat çekemem o yolu.


benaslinda
(23.05.20)
Aynen binecegim, fiyatlar yuzunden muhtemelen eskisi kadar cok olmayacak.


euteamo
(23.05.20)
Temmuz sonu icin ilk ucus biletlerimi aldim.
Binmeyi planliyorum ucuslar iptal olmazsa.


kuehles blondes
(23.05.20)
Ben uçaklar bu salgın sebebiyle uzun süre bekledi diye binmeyeceğim. Yurtiçinde bir yere gitme durumum olursa karayoluyka giderim.

ABD de yüzlerce uçak çölde hurdaya çıkarıldı. Belli bir süre kullanılmayan uçak uçuş kabiliyetini yitiriyor. ABD ve Avrupa uçakları hurdaya çıkarırken, tr de yetkililer tv ye çıkıp uçaklarımıza çok iyi bakıyoruz diyor. Selam ve dua ile yönetilen bir firmanın uçaklarına binemem açıkçası. Epey de korkuyorum uçak kazaları yaşanmasına bu yaz.


Haftada en az 2 uçuş yapan biri olarak cevabım --> kesinlikle hayır.


roket adam
(23.05.20)
eylülde norveç'e gideceğim. çok sorun olacağını düşünmüyorum


Hayir asla ucaga binmem. Toplu tasima bu yil benim icin bitmistir.

Arabayla Danimarka´ya gidip bisiklet turu da yapabilirim. Bisikletle güney Almanya´ya ya da Avusturya´ya da gidebilirim. Sinirlar acildi nasil olsa, o yetiyor benim icin.


buf-e kür
(23.05.20)
(9)

Normalleşme Süreci...

Bana fena halde riskli geliyor.Yaklasik 2 aydir evden calisiyorduk. Haziran basindan itibaren ofiste calismaya basliyoruz ama bana çok riskli geliyor ofiste calisan onlarca kisi, her biri ayri lokasyonlardan otobus metro artik allah ne verdiyse virus toplayip getirecek.Salgini su ana kadar alinan on
Bana fena halde riskli geliyor.

Yaklasik 2 aydir evden calisiyorduk. Haziran basindan itibaren ofiste calismaya basliyoruz ama bana çok riskli geliyor ofiste calisan onlarca kisi, her biri ayri lokasyonlardan otobus metro artik allah ne verdiyse virus toplayip getirecek.

Salgini su ana kadar alinan onlemlerle vb epey bi dizginledik gibi ama normallesme denen surecle birlikte ciddi bi patlama olacagini dusunuyorum.

Bu süreçte aceleci davranan sirketler de ilk atese atlayanlar olacak sanki.

Siz ne dusunuyorsunuz?
msb
(21.05.20)
Bizim iş yeri de aynı. Hatta, 27mayısta yani bayram sonrası ilk gün bir grup iş yerinden çalışmaya dönecek. Şaka gibi gelşyor bana bazen düşününce. Bu kadar zaman kendimi korudum izloe ettim, şimdi tüm çabam boşa gidecekmiş gibi gelşyor.


Aceleci davrandığımızı düşünüyorum ben de. Öğretmenim okullar eylülde açılacak ama o bile erkenmiş gibi geliyor. Daha ortada aşı yok ilaç yok. Tamamen ekonomi yüzünden bu kadar acele ediyoruz.


Yahu ne erkeni geç bile. Vaka dediğimiz şey sıfırlanmayacak hiçbir zaman. Aşı beklenir mi normalleşmek için? Amerika da aktif vaka 1 milyon şu anda. Adamlar bile başladı normalleşmeye. Çin değiliz biz. Özgürlüğümüz var


oldumusimdi
(21.05.20)
eşimin şirketi(fabrika) ilk günden beri olabildiğince üretime devam ediyor. o gerizekalılarda bile ciddi bir problem çıkmadıysa sizin ki gibi gerçekten önlem alan şirkette sorun çıkacağını düşünmüyorum. baktığınız zaman ölüm oranları çok düşük, bu da insanları umursamazlığa itiyor.


valla bizim şirket gerçekten şirkette olması gerekmeyen kimseyi şirkete gelmeye zorlamayacağız dedi geçen. o yüzden evet acelecisiniz.


argent dawn
(21.05.20)
Sanırım erken.

Benim şirket kısa çalışma ödeneğine geçmişti 1 Nisan'da. Bunun süresi 3 ay. Şimdilik 1 Temmuz'da iş başı yapacağız ama yine de belli olmaz.

Kuzenim yazdı bugün Whatsapp'dan. Haziranı da home office yapacaklarmış.


Evet erken. Ev arkadaşım ABD Li ve her gün takip ediyor ülkesini haliyle ailesi orada ve oradaki bilim insanları normalleşme için erken demesine rağmen Trump’ın inadı üzerine normalleştiğini çünkü halka vadettikleri paraları dağıtamadıklarını ve çoğu insanın aç kaldığını söyledi bugün. Türkiye için de bilim kurulu erken dedi diye biliyorum ama bizzat okumadım birilerinden duydum. Sonumuz hayrolsun


guitarissimo
(21.05.20)
Aşı, ilaç yokken kaç ay gidecek böyle? Sürdürülebilir bir durum değil bu durum. Mecburen normalleşme olacak ve virüs bulaşmaya devam edecek. Yapmaya çalıştıkları ise vaka sayısını kontrol altında tutmaya çalışmak. Zaten aşı vs bulunana kadar enfekte oluruz.


fikox
(21.05.20)
Sadece bizim ülkemize özgü değil ki; tüm dünyada durum böyle. Geçen gün arkadaşlarım haziran ayında spor salonları açılacak diye whatsapp grubunda saatlerce tartıstilar; isvicre'de açılalı bir hafta oluyor, Avrupanın çoğu ülkesinde de durum böyle. En son ayın 25inde italya'da da açılacağını gonderdigimde aa tamam filan dediler. Sonuçta size kimse zorla spor salonuna gidin demiyor.

Okul için de durum aynı. Bizde yine eylüle kadar kapalı ama şu anda açık olan bir sürü ülke var. Bu çocukları aşı bulunana kadar evde tutmayı düşünmek pek mantıklı bir hareket değil.

Evet, virüs var ve tehlikeli ama bu işin bir de ekonomik boyutu var ki türkiye bu konuda Avrupa ülkelerinden kat be kat daha fazla etkileniyor. Virüsten etkilenmeyen insanlar ekonomik koşullar yüzünden türlü türlü sorunlar yaşıyor.

Şunu da söylemek isterim aşının bulunup bulunmayacagı, bulunsa bile ne kadar etkili olacağı kesin değil. Vakaları tüm ülkelerde sıfırlama ihtimaliniz de yok. Şu durumda insanlar biraz daha bilinclendigi için koruma yöntemleriyle bir şekilde yeni normale dönülmesi gerekiyor. Aksi durumda daha farkli felaketler bizi bekliyor olacak. He mümkün olduğunda yine dışarıya çıkmamak, minimum insanla temas kurmak, maskesiz asla çıkmamak vs gibi maksimum önlemler tabii ki alınmalı. Onun dışında zaten bundan sonra yayılım olmaz, virüs bitti diye düşünmüyor kimse. Virüs bundan sonra hep bizim aramızda.


fraise
(22.05.20)
(13)

Polis kimlik sorduğunda diklenen insanlar

Her türlü güncel ya da tarihi olaydan, siyasi ilintiden bağımsız soruyorum. Bana polis kimlik sorunca tek düşündüğüm “göstereyim de başıma dert almadan bi an önce yürüyüp işime gücüme gideyim” oluyor. Peki başka insanlar için niye bu bir tabu derecesinde, hatta “sen kimsin ki bana kimlik soruyorsun”
Her türlü güncel ya da tarihi olaydan, siyasi ilintiden bağımsız soruyorum. Bana polis kimlik sorunca tek düşündüğüm “göstereyim de başıma dert almadan bi an önce yürüyüp işime gücüme gideyim” oluyor. Peki başka insanlar için niye bu bir tabu derecesinde, hatta “sen kimsin ki bana kimlik soruyorsun” türünden bir ego manyaklığı seviyesinde? Neden yani? Ki kazanma şansı da yok. İyi ihtimalle göz altına alınacak. Kötü ihtimalle dayak yiyecek. Zaten bi şekilde kimliğini öğrenecekler yani, “tamam kardeş sen de gösterme eyv” deyip salacaklar mı ki.
Aslında üslup çok kıymet arzediyor.

Biz üniversitedeyken abuk subuk sebeplerle okula çevik kuvvet çağrılırdı ve okul kampüs içinde olmasına rağmen yani kimliksiz zaten içeriye girilmemesine rağmen yemekhaneden çıkınca biraz ileride polis bekliyorsa orada kimlik sorulmasına ben de ''dikleniyor''dum. Polisin bazı alanlara müdahale etmemesi gerekiyor, gezi ''olaylarında'' kaskının arkasındaki numarayı kapatıp ''müdahelede'' bulunan polis de polis, hırsızın peşine düşen de polis.

Yani bence insanlar durduk yere sinirlenmiyorlar, ya kültürel bi' problem oluyor ya da usülde bi' problem oluyor. malum usül esastan önce gelir derler.


mete kudur
(16.05.20)
Üslup +1
Bir defa "kimlik rica eden" polise denk geldim. Gerisi "het, höt". Ayrıca asıl sorun polisin bize vermesi gereken güven duygusunun eksikliğidir. Mesela sen de "göstereyim de başıma bir şey gelmesin" diye gösteriyorsun. Polise yardımcı olma gibi bir kaygısı yok birçok kişinin çünkü özellikle 1) polislerin tip seçtiğini düşünüyor. 2) en gıcık olduğum: abi iş çıkış saati nezih muhitte neyin kontrolünü yapıyorsun? 3) keyfi kontrol yapan ve kaba polisler çok fazla. Dolayısıyla bu kontrollerin bizim faydamızdan ziyade kontrol altına alma, baskı altında tutma, tedirgin etme, polisin keyfi güç gösterisi şeklinde olduğunu düşünen biri çok kolay bir biçimde kimlik göstermeyi reddetmese bile polisin kimliğini görmek isteyebilir ki haksız da olmaz.


prole
(16.05.20)
Yeni yetme 1-2 yillik polisler bence sikinti. Liseliden hallice ergenin biri polisi oluyor hasbel kader. Yuruyusu degisiyor uniformayi, silahi giyince, Ego tavan, artislik bini bin para. Tavir, davranis, uslup da sikinti olunca da vatandas kendine yediremiyor hemen tartisma, kavgaya donusuveriyor. Trafikti, mesaiydi, gecim derdiydi derken adama hot deyince oda karsilik veriyor. Sonucta vatandas da bos degil, kurtlar vadisi, cukur mukur izliyor adamlar 7/24,


bu ülkede polise büyük saygı sevgi beslenir ama bunun değerini bilmeyip üslupta vatandaşa yanlış yaparlarsa bunun bir karşılığı olarak herkes insanlık onurunu korumak ister. ama Allah'a şükür bugüne dek saygılı polislerle muhatap oldum.


KUCO
(16.05.20)
Haberlerde sahte üniforma edinmiş dolandırıcıları gördükçe ben de açıkçası önce polis olduğunuzu kanıtlayabilir misiniz şu bu haberden dolayı çekincelerim vard iyorum açıkcası, henüz diklenmedim ama asıl diklenen polisler oluyo, "sen bana nası kimlik sorarsın höt pöt bıdı bıdı" iki saat egolarının dinmesini bekliyoruz! Nerden biliyim abi ben gerçek mi değil mi?! Öyle bi ülkede yaşıyoruz ki babamı bile sorgularım gerekirse.


superfluid
(16.05.20)
Ben de senin gibi başıma bir iş gelmesin diye gösteriyorum. Hiç de kibarına denk gelmedim ve tipe göre seçtiklerini inkar etmek için aptal olmak lazım. Tamamen keyfi, taciz eder üslupla yapıyorlar.


Üslup +2

Polis bana kimlik sorduğunda ben de gösterip geçiyorum ama içten içe bir hukuk devletinde polisin kafasına göre kimlik sorma yetkisi olmadığını, hangi yazılı emre dayanarak beni durduğunu söylemesi gerektiğini düşününce hüzünleniyorum. Bu endişelerimi polise dillendirsem aramızdaki iletişimin dikleşmeye varacağından da eminim. Polis yetkisini hukuktan aldığını idrak edemiyor; polis olunca her şeyi yapabileceğini düşünüyor. Bu kendi kendini yetkilendirme tavrına sinirlenince de üslup çirkinleşiyor. O anda polise açıp PVSK okutamayacağın için düşük seviyeli kavgaya dönüyor.


üslup önemli bir etmen ama sanki aranması varmış gibi atara kalkan vatandaşlar da var. polis kibarca talep etse bile sanki atasına anasına küfredilmiş gibi abartılı sinirlenen vatandaşlarımız olabiliyor. polislerin çoğu keyfi kimlik kontrolü yapmazlar çünkü ciddi suçlardan arananlar neyse de asker kaçakları falan çıkınca başlarına harbi büyük bela almış oluyorlar. gbt sisteminden şahsın aranması göründüğü için ve aramayı yapan ekip de kayıtlara girdiğinden adamı alıp merkeze getirmezlerse başlarına bela alırlar ama asker kaçaklarının yakalandıktan sonraki işlemleri polise de vatandaşa da zulümdür. polisin yaptığı gbt kontrollerinin çoğu üstlerinden gelen emir neticesinde olmaktadır. yani nezih bir semtte de olsanız, tipiniz at hırsızı gibi olmasa da o bölgenin karakol amiri ya da o bölgeden sorumlu emniyet müdürü rutin gbt yapacaksınız derse denk gelen talihli vatandaşlara gbt yapılır. böyle bir durumla karşılaşırsanız ve aranmanız da yoksa gereksiz polemiğe girmeye gerek yok, zaten tabletten baktıkları için 2 dakikada gbtnizi yapar kimliğinizi verirler. bazı vatandaşlarımız sinirlenebiliyorlar ancak bu tarz rutin gbt kontrolleri sayesinde yakalanan o kadar çok suçlu oluyor ki şaşarsınız.


khalef
(16.05.20)
Geçen yıl hergün evimin guzergehinda bekçi duruyordu, gbt yapiyordu ister istemez geriliyorum 30 günde 25 defa kimlik gösterince.


Denton
(16.05.20)
Bir gün gece saat 01:30 civarı havaalanında bavulumu beklerken gerçekten at hırsızı görünümlü bir memur kimlik sordu. Gözlerim zaten yarı açık, üç defa aramadan geçip kimlikle binilen bir araçtan inip henüz serbest alana geçmeden kimlik sorulunca atar yaptım. Sonra pişman oldum. Adamın suçu değildi, ama insanlık hali bazen herkesin siniri bozulabiliyor.


r evolution
(16.05.20)
benim başıma bi olay geldi.

sene 90ların sonu genciz o zaman reşit değilim, yanımda arkadaşım var benden bi yaş küçük,

işte bi şehirde geziyoruz, o şehre de çok sık polis tayini gelip gidiyor, neyse temmuz ağustos arası, saat akşam 8.

hızlıca bi polis arabası geldi durdu yanımızda, yani hem ters yoldan geldi, hem de zınk diye durdu, arabanın ön amortisörler falan kapandı, şaşırdım tabi, polislerden bizim tarafta oturan artis artis gençler kimlikleri görelim falan dedi, ben çıkardım verdim, aynen ulan başımıza iş almasak bari, kimliği de verdik ne olcak acaba diye düşünüyorum.

arkadaşım vermedi, sen önce kendini tanıt, ne biçim kimlik sormak bu falan dedi. ben şaşırdım. polisler de genç bu arada hani yeni başlamışlar, muhtemelen de ilk görev yerleridir.

sen ne biçim konuşuyorsun benimle deyip, hışımla arabadan inip iki tokat asılması bir oldu benim arkadaşa. bişeyler dediler söylendiler falan bastılar gittiler benim arkadaş ağlamaya başladı.

olm s.ktir et boşver, kimse de görmedi üzülme sen falan dedim. derken bu telefona sarıldı, ard arda telefon etmeye başladı birilerine.

kaç senelik arkadaşımdır, çok da efendi akıllı uslu, herkes sever , çok saygılıdır falan. hep sorardık biz baban ne iş yapıyor diye o memur derdi, işte atıyorum şurada memur burada memur.

olm adamın babası o şehrin emniyet müdürüymüş. vay anam , çok değil 3 dakka içinde ne kadar polis varsa, sivilden, ekip arabasına kadar, kim varsa hepsi geldi. ortalık oldu polis bahçesi gibi, işte arkadaşıma ne oldu hayırdır anlat bakalım falan derken, babası da öğrenmiş o da kalktı geldi.

o arkadaşı döven polisleri getirdiler, arkadaşın babası dedi ki, ben 30 senelik polisim, daha bir kimsenin çocuğuna el kaldırmadım, siz daha dün göreve başlamışsınız, artislik peşindesiniz diye, çaat çuut iki tokat çaktı bunlara, agalar oldukları yerde bi tur döndüler, bastılar gittiler sonra.

sonra sorduydum ne oldu onlara diye tayini çıktı falan dedi salladı. söylemedi.


üslup çok önemli evet. ama beni hep olmaz zamanlarda çevirdikleri için üsluba takılmıyorum bile. zaten suçum yok aranmam yok çıkartıp veriyorum kimliği.

gıda sektöründe amelelik yapmış biri olarak hiçbir polisin keyfine bir yerde dikilip insanlarla muhatap olmak istemeyeceğinin farkında olduğum için hiç sıkıntı çıkarmıyorum. yani zaten suçsuzsam neden sıkıntı çıkarayım ki. gerek yok.

insanlarla uğraşmak gerçekten çok zor.


genelde söğütlüçeşme metrobüs çıkışında yapılan gbt'lerde full "kardeşim bi kimlik görelim" derler bana. ama sadece sakallı olduğum zaman. yani "tipim" kesinlikle bi kriter.

hiç kasamıyorum, direkt kimliği çıkartıp veriyorum. bi kez insanların çantalarını didik didik ediyolardı, çantam da davul gibi şansa, laptoptur kıyafettir vs. var. kimliği verdim. "üstünü arıycam" dedi, "tamam" dedim, aradı bitti. o sırada çantamı çıkarmaya yeltendim, onu arasın da uzatmasın mevzuyu diye.
yandan diğer polis kimliğimi uzattı. adam "tamam kardeşim çantanı çıkarmana gerek yok, eyvallah" dedi saldı.

bi kere arkadaşla yine metrobüsten çıkıyoduk, gbt kontrolü vardı. çekmediler beni, tam "lan ilk defa gbt kontrolü varken beni kenara çekmediler" dedim, dedikten 2sn sonra arkamdan bi polis "kardeşim bi kimlik ver" diye koştu geldi.

uğraşmaya değmiyor gerçekten.

artık nerede bi çevirme görsem elim otomatikman kimliğe gidiyo, nası olsa çevriliyorum diye.


dunga
(16.05.20)
(7)

ben en son pentium 3 de kaldım

merhaba.benim gençliğimde pentium 2 ve 3 vardı. pentium 3 olan pc ler çok iyi falandı. öyle muahbbetler ederdik. intel mi amd mi, pentium kaç, kaç gb harddisk vardan öteye geçmezdi bilgimiz, diyaloglarımız.ben o dönemden sonra koptum.şimdi ssd muhabbetleri vs var.okuyup anlamaya çalıştım ama yok kaf
merhaba.

benim gençliğimde pentium 2 ve 3 vardı. pentium 3 olan pc ler çok iyi falandı. öyle muahbbetler ederdik. intel mi amd mi, pentium kaç, kaç gb harddisk vardan öteye geçmezdi bilgimiz, diyaloglarımız.

ben o dönemden sonra koptum.
şimdi ssd muhabbetleri vs var.

okuyup anlamaya çalıştım ama yok kafam almadı.

ssd nedir? ne işe yarar?
mesela ben bi laptop almak istiyorum uygun bütçeli. ama neye nasıl dikkat etmeliyim bilemiyorum haliyle.

bilal'e anlatır gibi anlatabilecek birisi var mıdır? ya da bilgi edinebileceğim vereceğiniz bir link vs de olabilir.

tşk.
hdd eski, ssd yeni teknoloji kisaca. Burada cok iyi anlatiyor: uk.crucial.com

BUrada da temel laptop buying guide: www.currys.co.uk


freedonia
(12.04.20)
bilale anlatır gibi anlatırsam çok detaya girmeye gerek yok. SSD normal hard disklerden sonraki teknoloji, içinde mekanik bir disk yok eskisi gibi. Daha hızlı ve daha dayanıklı darbelere vs karşı.
pentium faşan dediğimiz şeylerse işlemciler. intel i5 i7 hatta i9 var galiba. laptop alacaksanız düşük bütçeyle ssd olsun mutlaka hızlı olur. işlemcilerin çok modeli var ve nesil denen yani yılına göre modelleri var. yani i5 in yeni modeli i7 nin eski mdeolinden hızlı olabilir.Onların kıyasına da şu siteden bakabilirsiniz.
www.cpubenchmark.net

öte yandan marka güvenirliği de var. Ucuz bir marka biraz iyi işlemci vs ssd içerebilir ama kasa plastik olabilir, diğer malzemeler kalitesiz olabilir vs. Siz bütçenizi ve kullanım amacınızı söyleyin daha faydalı öneriler gelecektir. Mesela ben 4k video editlicem derseniz 4k ekran önerilir, yok ben ekşide falan yazı okuorum derseniz hd bile yetebilir vs. Çok mobilseniz ince ve hafif bir şey, evde kullanacaksanız masaüstü olabilir. Oyun oynayacaksanız iyi eran kartı, iş için kullancasaknız excel office vs ekran kartı çok iyi olmasa da olur vs.


senolll
(12.04.20)
açıkçası evde film dizi izlemek,internette geiznmek için kullanacağım. çok nadir iş için mail takip, excel düzenleme vs. yani öyle mükemmel bir alete ihtiyacım yok. ama çok dandik de olmasın tabii
bütçem 3000 tl :/ çok mu az bilemiyorum. bu işlerden çok uzak kaldığım için hiç bir fikrim yok.


bence bütçeyi 4,5-5 arasına çekin. 3e giriş seviyesi laptoplar var nerdeyse sizi mutlu etmez. 5 civarına uzun yıllar ( görece ) götürebilecek bir laptop alırsınız sanıyorum.


garavel
(12.04.20)
intel aldigini varsayiyorum, islemcinin nesli mumkun oldugunca yuksek olsun, su anda 10. nesildeyiz. bir de SSD artik sart, eski tip HD kesinlikle alma.


cooperr
(12.04.20)
sayın hocam
ben size yarın tavsiyede bulunayım
3k butce yeter

i5 islemci
8 gb ram
240 gb ssd
yeter

ek olarak
full hd ekran olursa
gözünüz kanamaz
1366 x 768 ekran olmazsa daha bi iyi olur


kingcyrax
(12.04.20)
Islemci konusu en basit olarak ozetlersek:
En temel seviye
- Intel: Celeron, Pentium.
- AMD: A4, A6, A9
Orta seviye
- Intel: i3, i5.
- AMD: A10, Ryzen 3, Ryzen 5
Daha yuksege cikamazsiniz verdiginiz butceye gore, o yuzden gerisini yazmiyorum. senoll'un verdigi linke de bakarsiniz, modeline gore bir takim farkliliklar olabilir, oynamalar olur ama temel olarak islemci seviyeleri bu.

Sonrasi duz mantik> ne kadar core o kadar iyi, dual-core dan asagiya inmezsiniz, kalmadi zaten bu zamanda
clock speed GHZ la gosterilen ne kadar yuksek o kadar hizli islemci demek
Ram ne kadar yuksek o kadar iyi, 4gb dan asagiya dusmeyin
SSD alin, daha az guc tuketiyor, arti cok hizli
Graphics card dersen oyun oynayanlar icin, onda standard bir sey yeter size
Son olarak da full hd'nin altina kesinlikle dusmeyin.
Agirlik, ekran inchi falan sizin seciminiz zaten
Butcenizi biraz daha zorlayin, anladigim kadariyla aldiginiz urunu uzun yillar kullaniyorsunuz, almisken aldiginiza degsin


neck_and_neck
(13.04.20)
(13)

neden spotify kullaniyorsunuz?

alternatif kullaniyorsaniz onu neden sectiniz? ornegin youtube'dan sarki acip kendince bi liste yapip oradan dinlemekten ne farki var?
alternatif kullaniyorsaniz onu neden sectiniz? ornegin youtube'dan sarki acip kendince bi liste yapip oradan dinlemekten ne farki var?
in vino veritas
(02.02.20)
Ses kalitesi.


öncelikli sebep alışkanlık ve çalma listeleri. ben spotify kullanmaya başladığımda alternatifini bilmiyordum, yutup reklamlı ve sadece müziğe uygun bir şey değildi. bir sürü şarkıyı çalma listelerine eklemiştim çoktan, sonradan beni soğutacak bir şey olmadığı için alternatife yönelmedim.

gerçi şu an katılsam yine spotify'ı seçerim, youtube müzik artık var ama youtube'u çok ciddiye alamıyorum neden bilmem.


Bruce
(02.02.20)
Başarılı şarkı önerileri ve çevrimdışı dinleyebilme.
Telefonda arkaplanda dinleyebilme youtube aksine.


fingers of fury
(02.02.20)
(bkz: amazon music hd)
(bkz: tidal)
ses kalitesi için spotify kullanmak güvenlik için şahine doğana binmekle aynı şey.


Whily
(02.02.20)
Youtubeun parali versiyonu cikmadan once telefonda arka planda dinleyebilmek, cevrimdisi dinleyebilmek icin spotify.


hindistan cevizi
(02.02.20)
İlk kez alacaklar için 1 aylık satın almaya fazladan 3 ay hediyesi olduğu için aldım. 4 aylık bu süreç bitince yeniler miyim bilmiyorum.


önceleri çevrimdışı dinleme kısmı beni cezbediyordu. şimdi vodafone paket kapsamında internet harcamıyor, rahat rahat podcast vb dinleyebiliyorum.


1999-2010 arasını arşivlemekle geçirdim.

Bu sürecin sonuna doğru müzik biriktirmekten yoruldum, ayda 15 mi 18 mi ne verip dinliyorum. YouTube listelerim de var ama spotify daha farklı bir deneyim sunuyor.


hayirsiz
(02.02.20)
Ne farki var, kullanisli degil youtube. Spotify'da liste olayi var bilmemne var. Neden kullanisli oldugunh anlatmakla bititrmem şimdi. Ben spotify'i arabada da kullanıyorum mesela. Araba youtube kullanamazsin, sikinti. Fazla sarj yeme olayina girmiyorum bile.


stavro
(02.02.20)
30 yaşında öğrenci akbilim var neden öğrenci spotifyim da olmasın diye kullanıyorum


nahtoderfahrung
(02.02.20)
Netflixi kullanma sebebimle aynı. Rahatlık. İndirme var, arka planda çalma var. Gereksiz prosedür yok.


baal
(02.02.20)
her gün en az 1 saatim metroda yer altında geçiyor. Çevrimdışı dinleme önemli bir ihtiyaç yani. Bi de Türkiye'ye ilk geldiğinden beri kullanıyorum. Daha iyi bi alternatif varsa bile geçemem bu saatten sonra. Ki öyle haftalık keşife falan çoook nadir bakarım


nundu
(02.02.20)
sanirim sorunuz neden spotify'e para veriyorsunuz seklinde. onun cevabini zaten arkadaslar vermisler.

alternatif olarak mesela neden youtube premium degil? aliskanliktan. ben ornegin deezer kullaniyorum. bana onerdigi sarkilar spotify'in onerdiklerinden daha bana uygun oldugundan.

bir de isin aliskanligi var. yani insanlar spotify'la basladilar. ona alistilar. her yerde spotify gorduler, spotify listeleri paylastilar vb.

muzik kalitesi olarak spotify ile deezer arasinda ben bir fark sezemedim. youtube music'te ise sarkilarda bir sikinti yokken bazi sarkilari videosundan oynatiyor sanirim ses kalitesinde buyuk bir dusus oluyor.


tanaka
(03.02.20)
(11)

Olası İstanbul depreminden sonraki süreç

Olur da ölmezsek koskoca bir şehrin çöküşünden sonraki süreç nasıl olur? Hemen yardım ulaşır mı? Yiyecek/içecek sıkıntısı yaşanır mı? Sağ kalanlar ne yapmalı nelere dikkat etmeli?
Olur da ölmezsek koskoca bir şehrin çöküşünden sonraki süreç nasıl olur? Hemen yardım ulaşır mı? Yiyecek/içecek sıkıntısı yaşanır mı? Sağ kalanlar ne yapmalı nelere dikkat etmeli?
seyler.eksisozluk.com

Gölcük depremini düşün. İstanbul Ankara Bursa’nın dibinde ufacık bir şehir... ona rağmen yardımların ulaşması, yaşanan sorunlar...

Elazığ depremini düşün. Bina ölü yaralı sayısını düşün. Yine bile ne sorunlar oldu. Bir de oran orantı ile olmuyor. Misalen Elazığ 1 İstanbul 15 milyonsa, aynı deprem olunca İstanbul’un kaosu 15 değil 1500 kat olacak. Ortasında Haliç var boğaz var var da var...

Herkesin Elazığ’da akrabası yok ama hemen herkesin İstanbul’da akrabası eşi dostu var. İstanbul’u kurtarmaya kim gelecek?

İstanbul’u düşünemiyorum. Düşünmek istemiyorum.

Eğer bahsedilen yıkıcılıkta bir deprem olursa, Sağ kalırsam, sevdiklerimi arabaya koyup uzaklaşabildiğim kadar uzaklaşacağım.


zunkatsar
(02.02.20)
@zunkatsar enkaz altındakilere yardım etmemiz gerekmez mi? (Tabi yine hayatta olduğumuzu varsayıyorum)


Hocam yardım fln ulaşmayacak kaos ve anarşi başlayacak. O yüzden, depre çok dert ediyorsanız farklı planlar düşünebilirsiniz. Hayatta kalırsanız şehirden kaçabilmek vs şeklinde.


Arabayla kaçmaktan bahsediliyor ama deprem sonrası istanbul trafiğinde kaçmak bence imkansız. Dolayısıyla iyi olanları normal şartlar altında enkazlara yardım etmesi gerekiyor ama burası Türkiye hiçbir şey normal değil:)


un4given
(02.02.20)
Su boruları falan patlayabilir, bazı yerlerde köprüler çökebilir. Yola sıfır binalar yola doğru yıkılır, minareler vs. Herkes arbalarına doluşur yollarda kalanlar trafiği kilitler. Ordu şehre iner düzen üçin ama yukarıdaki en kötü senaryoya göre Tem in altındakiler için şehirden çıkabilmek bile günler sürebilir. Maalesef çok korkutucu. Yürümeyle falan belki şile-gebze taraflarına kaçılabilirse veya deniz yoluyla belki.


sarcophagus
(02.02.20)
Sağlıklı ve çocuk-hasta sorumluluğu olmayanlar tabiki enkaz aramalarına yardım edebilir ama diğerlerinin istanbul'da kalması faydadan çok zarar verir. Beslenme, barınma, sağlık lojistiği çok zor olacaktır.

edit: yazım hataları


sarcophagus
(02.02.20)
18 yaşındayım. Depremden sonra kaçarsam vicdan azabı çekerim. Kaçmazsam ne yaparım nerede kalırım bilmiyorum. Gördüklerim psikolojimi çok kötü etkileyebilir de.


Şehri terketmek.

Burada terketmek diyince insanlar araba atlayıp gitmek sanıyor. Böyle birşey mümkün olmayacak.

Ben deprem için kişisel olarak bir kaçış senaryom ve sevdiğim birkaç insana ulaşım için plan yaptım mesela. Tabii hayatta kalırsam :)

Mal gibi yardım gelecek diye beklerseniz muhtemeln 3 üncü gün yağmacılar ve tecavüzcüler gelecektir yardımınıza.


mahone
(02.02.20)
Seneler önce bir bbc belgeseli izlemiştim istanbul ile ilgili. Adam istanbul silüetine bakıp " bu güzel şehrin kısa bir süre içinde yok olacağını bilmek insanı hüzünlendiriyor" anlamında bir cümle kurmuştu. Biraz temiz kafa ile düşünürseniz her şey çok açık. Deprem çantası vs. Çabanızı anlıyor ve saygı duyuyorum sonuçta zaman ve mekana zincirlenmiş zavallılarız çoğumuz ama bu çabaların volkan eteğinde oturup olası lav seli için bir kova su bulundurmaktan farkı yok. Peki ne yapılabilir? Sağ kalanlar için tek yol örgütlenmek. İster yakın olduğunuz siyasi parti örgütleri çatısında, ister komşularla ister dernekler ya da ekşi vs üzerinden. Ortak hareket edebilenler çok çok avantajlı olacak. İlk yardım, enkazdan kurtarma, gıda sağlama, güvenlik vs. Bir sürü ekip kurup tetikte olmak lazım.


r evolution
(02.02.20)
şurada konuştuk bişeyler ama sonuç yok. kaçmak bile çok zor.
www.eksiduyuru.com


scudman1
(02.02.20)
Ne yazik ki bu tarz felaketlerden sonra, çok çirkin olaylar yaşanabiliyor.
Gölcük depreminden sonra bazı bölgelerde yağmalamalar yaşanmış.
Orada yaşayan arkadaşlarımdan duymuştum.
Zaten gazeteler de boy boy yazmıştı, enkaz altındaki kadınların kollarından bileziklerini çalan insanların olduğunu.

Şimdi Gölcük, Adapazarı, Elazığ gibi şehirler görece küçük şehirler. Şehrin bir merkezi var. Yardım o merkezde toplanıp koordineli bir şekilde dağılabiliyor. İnsanlar da o noktalara gidip ihtiyaçlarını temin ediyor.

İstanbul'un her bir ilçesinin içinde ayrı ayrı merkezler var. Mesela beşiktaş, mesela beyoğlu, Mesela beylikdüzü...
Kim kime nasıl ulaşacak?

20 milyonluk bir şehirde yardımı organize etmek çok zor.

Kaldı ki bunun bir de civar şehirleri var. Bu depremden bütün marmara etkilenecek.

Ne yazık ki 30 milyon civarında insanda, hayatı boyunca unutamayacağı tramvalar kalacak.

Bir de kimse aklından geçirmesin, istanbul'dan ayrılmak kolay olmayacak. Belki de haftalarca.
Gölcük deprem'indeki araç kuyruklarını düşünün.
2 gün sonra ancak ulaşabildi çoğu yardım.

Belki deniz yolu. Varsa orta boy bir tekneniz, öyle terk edebilirsiniz şehri.


anten
(03.02.20)
(3)

not alabileceğim yeme içme takip uygulaması.

vücudumun bazı bölgelerinde (sırt ve ense gibi) yeme içmeyle anlık çıkabilen sivilceler var. 6 sene roaccutane tedavisi gördüm geçmediler. alerji testi oldum bir şeye alerjim çıkmadı. ama var belliki. 10 seneyi aşkın süredir devam ediyor. bu durumu takip etmek amacıyla yeme içme takip uygulaması arı
vücudumun bazı bölgelerinde (sırt ve ense gibi) yeme içmeyle anlık çıkabilen sivilceler var. 6 sene roaccutane tedavisi gördüm geçmediler. alerji testi oldum bir şeye alerjim çıkmadı. ama var belliki. 10 seneyi aşkın süredir devam ediyor. bu durumu takip etmek amacıyla yeme içme takip uygulaması arıyorum, onlarcasını denedim fakat aradığımı bulamadım. istediğim şey tam olarak şu;

02.02.2020;

mercimek çorbası, filtre kahve, ceviz, ev yapımı kek, kahve, xxx, xxx ,xxx
durum: normal

03.02.2020;
tarhana çorbası, sütlü kahve, xxx ,xxxx ,xxxxx
durum: sivilcelenme başladı.

yukarıdaki gibi notlar alabileceğim bir uygulama lazım ki bu sivilceleri yaratan kaynağı bulabileyim.


yardımlarınız için şimdiden teşekkürler.
Tears of Devil
(02.02.20)
fittingo.com ayrıca yazdıklarınızın kalorilerini de hesaplıyor.


Cookie
(02.02.20)
Hocam 20 yıldır bende de var. Belliki zaten rocatun kullanacak kadar sorunun varmış. Ben hiç kullanmadım. Ergenlikte gibi sivilcelerim yüzümde çıkmıyor artık ama tek tük hala çıkar.

Omuz ense ve sırt hiç bir zaman tamamen geçmedi. Bazen hiç çıkmadığı dönemler oldu bazen arttığı dönemler. Bunun yedigin o yazdığın yemeklerle ilgisi yok. Yemeklerle ilgisi olması için istisnasız hergün cips kola çikolata vs Yemen gerek.

Ben sarışınım. Omuzlarımda kırkızı kırmızı benekler vae mesela şu an. Geçmiyor. Alıştım. Doktorlara bende gittim senin gibi.


Myfitnesspal var kalorilerini de hesaplayabilirsin yag oranlarini vs de.


hindistan cevizi
(02.02.20)
(2)

Yeditepe universitesindem bostanci köprüsüne nasil giderim?

Dolmuş otobüs farketmez
Dolmuş otobüs farketmez
sonhakan
(21.09.19)
Hocam neye binsen gidersin. 19, 14ks. İkisi de gider.


19f, 16f falan gitmesi lazım


sagesen
(21.09.19)
(6)

Burgan Bank güvenilir mi?

Pek ismi duyulmamış bir banka. arkasında kuveyt sermayesi varmış. siz olsaydınız para yatırır mıydınız?
Pek ismi duyulmamış bir banka. arkasında kuveyt sermayesi varmış. siz olsaydınız para yatırır mıydınız?
s0phiesw0rld
(17.01.19)
100.000 e kadar devlet güvencesinde diye biliyorum.


karayel
(17.01.19)
Banka kurmak için 300 milyon ödenmiş sermaye koymak sartini yerine getirmisler ve BDDK’dan izin alip sozlesme imzalamışlar. Sundukları sartlar iyiyse yatırılır. Bu tarz bankalarin kullanilmama sebebi guvenilmezligi degil de daha cok atmsi yok subesi ulasilabilir degil diyedir.


burgan bank ile iş bankasının güvenilirlik açısından hiçbir farkı yok.


teşekkürler cevaplar için

@hepbiarayisicinde

atm yönünden sıkıntı yok aslında, teb ve halkbank atmlerini kullanabiliyor burgan bank müşterileri. ancak bankanın web sitesi dizaynı ve mobil appi iyi durmuyor. ya backend'e de önem vermiyorlarsa diye düşündürttü. bir de müşteri sayısı en az bankalardan herhalde.


s0phiesw0rld
(17.01.19)
cok uzun yillardir kullaniyorum. hic sorun yasamadim.


kassiopeia
(17.01.19)
Burgan bank ve iş bankası arasinda güvenilirlik acısından büyük fark vardir. Hatta yapi kredi, garanti, is bank, akbank,finans arasinda da bu guvenilirlik farkini görebilirsin. Kimisinde dolandiricilik işlemi gerçekleştiğinde tüm kanallardan çekebileceğin nakit miktarı farklıdır. Bankacılık uygulamaları arasında kimisi hıza kimisi güvenliğe önem verir. Yanlış yonlendirmemek yanlış bilgi vermemek gerekir.


shbz
(17.01.19)
(6)

Kurumsal iş

İyi seneler duyurudaşlar, kurumsal bir yerde işe başlamak en az kaç hafta sürer sizce? Hadi gel Pazartesi başla diyen yerler genelde ufak şirketler mi? Bu konuda bir tahmin yapabiliyor musunuz genel olarak? İşe giriş için belge toplamakta dahil. İlk mülakat gerçekleştirildikten sonraki süreç için so
İyi seneler duyurudaşlar, kurumsal bir yerde işe başlamak en az kaç hafta sürer sizce? Hadi gel Pazartesi başla diyen yerler genelde ufak şirketler mi? Bu konuda bir tahmin yapabiliyor musunuz genel olarak? İşe giriş için belge toplamakta dahil. İlk mülakat gerçekleştirildikten sonraki süreç için soruyorum daha çok.

Son olarak, iş hayatına tam zamanlı olarak yeni dahil olacak birine önerileriniz ne olur?Şunu yapma, şunu yap gibi.
marifet
(30.12.18)
1 hafta da sürebilir, 2 ayda.


pozisyonun aciliyetine gore degisir ortalama 4 hafta olur genelde.

is hayatinda samimiyetinden emin olmadan kimseyle ozelini paylasma, gonul iliskilerinden mumkun oldugunca uzak dur is ortaminda. kimsenin arkasindan konusma ilkin uzun bi sure herkesi izle ve dinle ama hic yorum yapmamaya calis. isi iyi ogrenmeye, vazgecilmez olmaya bak. ancak o durumda yerini garantilersin.


in vino veritas
(30.12.18)
pozisyona cuk oturdugum icin 1 haftada girmistim. sayili buyuk firmalardan biriydi.
he bu arada iş hayatinin bana göre 1. kurali: kimse vazgecilmez degildir.


technicalte
(30.12.18)
Devlete değen tarafı varsa güvenlik soruşturması da vardır. Ne kadar çok değiyorsa o kadar süre artar. 6 ay bekleyeni biliyorum.


reyals
(30.12.18)
Su an calistigim yerin binlerce calisani var, toplam sayiyi bilen yok.
cuma gorustuk pazartesi gel basla dediler.


acemi
(30.12.18)
(13)

Üniversite sınavında bazı optikler pert olsa?

Diyelim İstanbul'daki bir okuldan ÖSYM'ye optikleri götüren araç kaza yaptı (kimse ölmedi tabii) ve optikler yandı kitapçıklarla birlikte. Nasıl bir çözüm yoluna gidilirdi acaba, seneye yine bekleriz, size yeni sınav yapalım, buyrun istediğiniz okula kaydolun vs.
Diyelim İstanbul'daki bir okuldan ÖSYM'ye optikleri götüren araç kaza yaptı (kimse ölmedi tabii) ve optikler yandı kitapçıklarla birlikte. Nasıl bir çözüm yoluna gidilirdi acaba, seneye yine bekleriz, size yeni sınav yapalım, buyrun istediğiniz okula kaydolun vs.
Benzer bir sınava sokarlar kısa süre içerisinde bence. Seneye alalım deseler dava açılır kaybeser ösym


glamdr1ng
(01.07.18)
o formlar sınav tarihinden çok öncesinde teslim ediliyor okullara. yani oldu da birşey oldu, yenisi düzenlenip gönderilebiliyor o süreye kadar.


sorularimicinfeykhesap, hayır ben sınav sonrasından bahsediyorum. Sonuçta sınav yerinde okumuyorlar onları, ÖSYM'ye gidiyor.


Kitapçıklar değerlendirilir bence.


sapere aude
(01.07.18)
ha anladım pardon, ben yanlış anlamışım. onu bilmiyorum :) haklısın. ama bu ihtimal illaki düşünülmüştür bence. yanmaz yırtılmaz paketler vs?? :D


Niye bu soru? Bi planin mi var :D?


superfluid
(01.07.18)
buna benzer bir olay yaşanmıştı, ösym mi okul mu birisi bu optik formu kaybediyor, sonra o öğrenciye özel bir sınav olmuştu diye hatrılıyorum, bu durumda da buna benzer bir şey yaparlar.


@ superfluid,

Hahaha yok ben de sınava girdim ama eşit ağırlık puanım hesaplansa yetecek, 1 matematik yapmam gerekiyordu 4 tane yaptım rahatım.


sorudan bağımsız olarak;

formlar sınav sabahı okullara götürülüyor. imza karşılığında bina sınav sorumlusuna teslim ediliyor. öncesinden gitmiyor yani.


şubatsonrası
(01.07.18)
Optiklerin kopyasını almazlar mı? Yedeklemezler mi? O kadar acizse bu sistem zaten hiç girmeyin o sınava.


"öğrenciler tarafından İŞARETLENMİŞ OPTİKLER ÖSYM'ye teslim edilmeden başına bir iş gelirse ne olur?" gibi açık bir soru nasıl oluyor da "ÖSYM o optikleri sınav sabahı okula ulaştıramazsa ne olur?" gibi bir soru şeklinde algılanıyor, hayret verici cidden.


Soruya cevap: Özel bir sınav yapılır öğrenciler mağdur olmasın diye.


m e b
(01.07.18)
Plastik kilitli kasalarda gidiyor. Kaza durumunda etrafa saçılacak bir şey yok. Arabaya kaza yaptı cayır cayır yandı plastikler eridi filan o zaman yeni sınav yaparlar.


Lim5
(01.07.18)
Bugüne kadar ÖSYM aracının kaza yaptığını duymadım. Büyük olasılıkla siz de duymamışsınızdır. Çünkü ÖSYM belgelerini taşıyan araçlara polis araçları eşlik ediyor. Tüm kurallara uyuyorlar bu nedenle. Diğer araçlar da kaza yapsalar büyük olasılıkla polis eşlikçilerle bir kaza yaşarlar. Araçlarda çıkacak bir yangın vb. için önlemler de alınmış durumdadır. Yani bunun için kaygılanmaya pek gerek yok.


conrad moricand
(01.07.18)
(5)

Tur buldum :)

Ne diyosunuz. Tam bizlik değil mi. İndirim falan filan 5k tl ye geliyor her şey dahil iki kişi. Tarih olarak da tam izin alabileceğim tarihe uyuyor. Annemle gideceğiz kısmetse. Ne dersiniz, iyi mi sizce?https://www.setur.com.tr/buyuk-balkanlar-turu-3-ohrid-uskup-belgrad-saraybosna-trebinje-iskodra
Ne diyosunuz. Tam bizlik değil mi. İndirim falan filan 5k tl ye geliyor her şey dahil iki kişi. Tarih olarak da tam izin alabileceğim tarihe uyuyor. Annemle gideceğiz kısmetse. Ne dersiniz, iyi mi sizce?

www.setur.com.tr
brad pitt
(28.02.18)
iyi yolculuklar.


sutlu nescafe
(28.02.18)
O paraya Amerika'ya gidiliyor ya, pahalı bence.


Bence gayet iyi. Anneyle gidilecekse tur en iyisi. E turla gidecekseniz de diğer seçenekler de üç aşağı beş yukarı aynıdır zaten. Ha takarız sırt çantalarımızı otostop yaparız hostelde kalırız falan diyorsan tabii bundan daha ucuza da gezilebilir. Ancak ben bu şekil bir seyahati sırf ucuza gelsin diye tercih etmezdim. Varsa paranız yapıştırın. Gidin valla ohh sefanız olsun iyi yolculuklar şimiden.


bence de gayet güzel.

biz de bir arkadaşla düşünüyoruz benzeri şekilde hatta. giderseniz tecrübelerinizi de yazın unutmazsanız :)


Ekstralar dahilse iyi. Degilse cok kazik.


stavro
(28.02.18)
(4)

Universite 4.sinif askerlik sorunu

Simdi durum su: 2. Donemden 1 adet ders kaliyor. Baska turlu ders alma sansi yokSeneye ilk donem secilecek ders yok. Askerligi yine de tecil ettirirler mi?İkinci donem ders alinip okul bitirilecek ama 1992 dogumlu arkadas. Askerlik tecil sorunu olur mu?
Simdi durum su:
2. Donemden 1 adet ders kaliyor. Baska turlu ders alma sansi yok
Seneye ilk donem secilecek ders yok. Askerligi yine de tecil ettirirler mi?
İkinci donem ders alinip okul bitirilecek ama 1992 dogumlu arkadas. Askerlik tecil sorunu olur mu?
ykyt
(13.02.18)
durumun askerlikle bir alası yok ki? daha 30 yaşına bile gelmemiş. 30 a kadar lisans okuyabilir. askerlik durumunda bir değişiklik olmaz.

bu arada tek ders sınavı olmuyor mu? ona girebilir.


Ders 4. Sinif 2. Donem dersi. İlk defa alinacagi icin tek ders olmuyor.


ykyt
(13.02.18)
sorun olmaz.


ada meltemi
(13.02.18)
Daha 92'lilerin yaşı gelmedi. 29 yaşına kadar öğrenci ise ses eden olmaz.

AMA harç ödüyorsa, ders almayacağı dönemin harcını da ödemesi gerekebilir. Bunu öğrenci işlerine bir sorması lazım.
- Öderse kesin tecil edilir. Tecil için ders kaydı durumuna bakılmaz. "Öğrencilik hakkı" ve yaşının sınırı geçmemiş olması yeterli.


lazor
(13.02.18)
(3)

şube vs internet bankacılığı

döviz almak için normalde internet bankacılığını kullanırdım az önce acelem olduğu için atmden parayı çekip şubeye girdim.şubeden dolar yapmak için parayı verdim 3,75 olan dolar kuru şubenin için 3,83. böyle bi saçmalık olabilir mi? internet şubesinden alıp şubenin içinden doları çeksem 3,75 oluyor
döviz almak için normalde internet bankacılığını kullanırdım az önce acelem olduğu için atmden parayı çekip şubeye girdim.şubeden dolar yapmak için parayı verdim 3,75 olan dolar kuru şubenin için 3,83. böyle bi saçmalık olabilir mi? internet şubesinden alıp şubenin içinden doları çeksem 3,75 oluyor kur. neyin kafası bu?
bazi subelerde makas daha dusuktur ama subeden alirsan yuksektir her zaman.

eft icin internetten yaparsan 2-3 tl, subeden yaparsan 20-30 tl. ayni hesap.


brkylmz
(04.01.18)
internet bankacılığında her zaman işlemler/ücretler/kurlar vs daha uygundur. döviz için de başka yatırım ürünleri için de. her bankada böyledir.


banka hayrına yapmıyor para kazanıyor bu işlemlerden. online ya da mobil yapınca masraf düşüyor. her bankada her türlü işlem için geçerli bu durum.


nrmnm
(04.01.18)
(11)

Horlama-Kulak Tıkacı

ilk sorum. Horkes işe yarıyor mu? İkinci sorum bu kulak tıkaçlarını nasıl kullanıyorsunuz, burada önerilenlerden aldım, ama hem sesi pek kesmiyor (horlayan kişiyle iki kapalı oda arasında gelen sesi bile kesmiyor öyle söyleyim) hem de kulağımda durmuyor ki bunlar, çıkmış oluyor her kalktığımda? (bah
ilk sorum. Horkes işe yarıyor mu?

İkinci sorum bu kulak tıkaçlarını nasıl kullanıyorsunuz, burada önerilenlerden aldım, ama hem sesi pek kesmiyor (horlayan kişiyle iki kapalı oda arasında gelen sesi bile kesmiyor öyle söyleyim) hem de kulağımda durmuyor ki bunlar, çıkmış oluyor her kalktığımda? (bahsettiğim tıkaç şu www.hepsiburada.com )

Bir haftalık bir çözüm arayışındayım, ya horlayan kişinin sesi kesilsin ya da o diledğince horlasın ama ben duymadan uyuyabileyim.
hair freak
(20.12.17)
horlayan kişi için breathe right gibi çözümler de düşünülebilir.


inheritance
(20.12.17)
@inheritance Onu kullandı ama çıkıyordu burnundan, bir noktadan sonra, işe yaramıyordu.


hair freak
(20.12.17)
bu kulak tıkacı dandik. eczaneye gidip iyi bir tıkaç istediğinizi söyleyin, yardımcı olurlar. ben eczaneden silikon kulak tıkacı alıyorum, gayet sesi kesiyor. bu silikonları kulak içine sokmuyorsunuz, girişini kapatıyorsunuz sadece.


dedimmidemedimmi
(20.12.17)
Bunların kulaktan çıkması imkansız ve müthiş ses izolasyonu sağlıyorlar. Ben bazen bunlarla uyurum özellikle de yaz geceleri cam kapı açıkken çok işe yarıyor. Kulağına tam olarak yerleştirdiğinden emin misin? Görsel bulamadım tıkacın tamamını kulağının içine yerleştirdiğinde hem gece boyunca çıkmaz hem de dışardan ses duyamazsın. Tam olarak yerleşmiyorsa kulak yolunla ilgili bir sıkıntı olabilir başka birinde dene istersen.


Lethe
(20.12.17)
@Lethe Ya aslında sorun bende olabilir, diş plağı ve gece ateli kullanıyordum, onları da uykumda bir şekil çıkarmayı başarıyordum :(


hair freak
(20.12.17)
otifleks uyku tıkacına bakın. horlayan oda arkadaşından horlayan kocaya, caddedeki trafik sesinden bezdiren üst kat komşuya, her derde deva. evlilik kurtaran olarak anılır çevremde. bir deneyin.

6 senedir ara ara kullanıyorum, bir kez aldığınızda kullanma sıklığınıza göre değişse de 3 ay kadar gidiyor, ılık suyla yıkıyorsunuz sadece. ölçüleri var kulağa oturanını alırsanız(s-m-l) sıkıntı yaşamazsınız, bir süre sonra varlığını da hissetmiyorsunuz. arada yastık altından topladığım oluyor nasıl çıkarıyorsam ama çok nadir, o geceler de rüyamda maratona katılıyorum muhtemelen.


pedere şundan aldık: www.amazon.com


alperz
(20.12.17)
@alperz İşe yarıyor mu?


hair freak
(20.12.17)
hocam kulak tıkacı olarak silikon olanları alın. ben kullandım, hala da ara sıra kullanıyorum. ha kulağı mahvediyor tabii vs sıkıntıları var. ama en etkilisi de silikon olanlar.


kulak tıkacı için de flare audio isolate diyorum. çok para ama her kuruşuna değer.


alperz
(21.12.17)
ise yariyor ki yazdim. yoksa neden yazayim diyerek tersliyorum sizi.

burun tikaci tamamdir. al arkana bakma.


alperz
(21.12.17)
(5)

Kredi kartındaki artı bakiye

Selam arkadaşlar, kredi kartımda artı bakiye var, yanlışlıkla fazla ödeme yapmışım. şimdi bu yapmış olduğum fazla ödeme tutarını nakit avans şeklinde hesabıma çeksem herhangi bir faiz vs ödemem gerekiyormu? örneğin kredi kartı limitim 2000 TL benim şu an kullanılabilir limitim 3000 TL, yani 1000 TL
Selam arkadaşlar, kredi kartımda artı bakiye var, yanlışlıkla fazla ödeme yapmışım. şimdi bu yapmış olduğum fazla ödeme tutarını nakit avans şeklinde hesabıma çeksem herhangi bir faiz vs ödemem gerekiyormu? örneğin kredi kartı limitim 2000 TL benim şu an kullanılabilir limitim 3000 TL, yani 1000 TL fazla bir para ödemesi yapmışım kartıma, bu 1000 TL yi nakit avans olarak vadesiz hesabıma çeksem faiz ödermiyim?
hexdizard
(29.10.17)
Ödersin. Gitti gider. Önümüzdeki ay ekstren 1000 lira eksik gelir.


fever
(29.10.17)
finansbank icin konusuyorum. hayir odemezsin. fazla bakiyeyi normal hesabina istersen hemen aktariyorlar.


maresalx
(29.10.17)
Fazla bakiyeyi aktaracaksın. Nakit avans olmuyor bu işlem. Dolayısıyla bi faiz vs ödemezsin.
Nakşt avans farklı bir işlem.


Fazla bakiyeyi telefon edip aktarmalarini isteyeceksin. Garanti bankasi ici. Konusuyorum.


ykyt
(29.10.17)
Nakit avans değil o, o başka bir şey. Bankayı arayın bu fazla parayı hesabınıza aktarırlar


(12)

kondom varken sertleşme sorunu

belli bir yere kadar herşey çok güzel gidiyor: ön sevişmede, oralda hiçbir sıkıntı yok, ilk defa general görmüş er gibi, dimdik.kondomu takıp sondaja başlayacağım an salıveriyor kendini. sanırım olay kondomda, benim ufaklık plastiği sevmiyor. benzer sıkıntıları olan var mı?not: kondomsuz ilişki tav
belli bir yere kadar herşey çok güzel gidiyor: ön sevişmede, oralda hiçbir sıkıntı yok, ilk defa general görmüş er gibi, dimdik.

kondomu takıp sondaja başlayacağım an salıveriyor kendini. sanırım olay kondomda, benim ufaklık plastiği sevmiyor.


benzer sıkıntıları olan var mı?

not: kondomsuz ilişki tavsiye etmeyin öyle bir seçenek yok.
egokalp
(23.09.17)
Alet fazla kalınsa, kondom çok sıkıyorsa söner.

Çevresini bel ölçer gibi mezura ile ölç, eğer 12 santimden fazlaysa ok xxl kullan. Ya da rossmann'da büyük boy Billy boy kondomlar var. Onları dene.

Kalın olmadığı hâlde sönüyorsa psikolojiktir, kondom sevmediğin içindir, hissiyatı azalttığı içindir falan.

Bir çözüm daha, kondomu taktıktan sonra partner testisleri ağzına alsın. Beni dimdik yapıyor.


yirmisantim
(23.09.17)
sondaj biraz nahoş bir benzetme olmakla beraber evet, prezo genelde his kaybına neden olduğu için yelkenleri indirir..

en incesini kullanacaksın, his kaybını minimize edeceksin.


binder dandet
(23.09.17)
Latekssiz kondom dene. İnce olanlardan da dene. Uygununu bulana kadar.


Takana kadar dikkatiniz dağılıyordur. Başka şekilde uyarılmaya devam edilirseniz belki çare olur. Karşı tarafın daha aktif olması ilginizi sürekli çekmesi gerekiyor olabilir.

Bazı kondomlarda bazı maddeler oluyor hissi azaltan. Bunlar da bir etken olabilir. Kondomu çıkarınca da hissizleşme söz konusu mu?


idexo
(23.09.17)
benzer sorun bende de oluyor maalesef. ideox nun dediği gibi takmakla uğraşırken dikkat dağılıyor ve daha da sinirler bozulunca iyice küsüyor penis. bunu kontrol edebilmek lazım sanırım.


@idexo sanırım hissizleşme olmuyor. ama o kondomun iç tarafındaki pudramsı şey irite ediyor sanki, bu söndürüyor olabilir.

ilk söylediğiniz de doğru olabilir. takarken boş geçen yaklaşık 1 dakika süre var.


egokalp
(23.09.17)
sorması ayıptır 1 dakikada ne yapıyorsun gidip aşağıdan marketten mi alıyorsun?


sta
(23.09.17)
Sıkıyor da olabilir


1 dakikada bıraksan kendi takılır la o! Kondom takmak 10 saniyeyi geçmemeli siz neler yapıyosunuz :(


Tears of Devil
(23.09.17)
Onu bunu bilmem de ben sizi takdir etmeye geldim. Kondomsuz ilişkinin teklif dahi edilmemesi hususunda. Bu gözler neler gördü...

bkz. STD taşıdığını bildiği halde "kondom takarsam ereksiyon olamıyorum sen bana güven" diyen erkek.

bkz. seni hissetmek istiyorum o kondomu çıkar diyen kadın. (her hafta "yeni düşürdüğü" birisiyle oluyor ve hepsine aynı şeyi söylüyor)

tengri gerek anlık gerek süreğen cehaletten hepimizi korusun.


testis agrisi
(23.09.17)
Herkes 1 dakkaya takilmis, orada kastettigim
yaptigin isi birak, kondomu tak, hangi pozisyonda penetre edeceksen partnerini o pozisyona getir ise basla. Buna 1 dakka dedim hadi sizi kirmayim 30 sn olsun.

Neyse konu kilit, ince ve latexsiz deneyecegim umarim derdime deva olur


egokalp
(23.09.17)
Yirmisantim'in yukarda yazdığı gibi sorun kalınlıksa yurtdışından trojan magnum veya mysize tarzı ürünler getirebilirsin. Yerelde en fazla çap 58mm ile "şey" markasında var. Billy boylar 62mm ama elips şeklinde olduğundan uymayabilir.


cleric
(25.09.17)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler compumaster, dambil, deckard, fader, groove salad, hollowlife, kahvegibi, kibritsuyu, kobuzchu kiz, robin
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.