Giriş
(8)

Bitmeyen Kulak Çınlaması ve Tedavisi

Roma'nın seray sever halkı, Validenin yaklaşık 2-3 yıldır bitmeyen bir kulak çınlama sorunu var. Ne yaptıysa nereye gittiyse bir çözüm bulamadı. Bu çınlama bildiğiniz hepimizin ara ara yaşadığı çıınnnnn diye uzayıp giden ancak hiç bitmeyen 7/24 devam eden ve bir çınlama ne yazık ki.Uyanık olduğu her
Roma'nın seray sever halkı,
Validenin yaklaşık 2-3 yıldır bitmeyen bir kulak çınlama sorunu var. Ne yaptıysa nereye gittiyse bir çözüm bulamadı. Bu çınlama bildiğiniz hepimizin ara ara yaşadığı çıınnnnn diye uzayıp giden ancak hiç bitmeyen 7/24 devam eden ve bir çınlama ne yazık ki.
Uyanık olduğu her an bu sesi beyninizde duyduğunuzu hayal edin. Yaşam kalitesini de haliyle düşürüyor. Doktorlara gitti, geldi çözüm yok.
Çevrenizde bu sorunu yaşayan bir şekilde çözüm bulabilen oldu mu?
Nasıl geçer bu çınlama, kadıncağız artık isyanlarda haklı olarak.
Bitirelim şu işi de nasıl? bi deyiverin bi zahmet.
erty_ksk
(11.01.21)
aynı şeyi ben de yaşadım. kulağım 24 saat çınlıyordu. kbb'ye gittim bir şey yok dediler. iç hastalıklarına gittim bir şey yok dediler. sonra kendimin doktoru oldum. iç hastalıkları bana karaciğer enzimlerin çok yükselmiş demişti. çok ilaç içiyorsan içtiğin ilaçlar, alkol de bunu yapar demişti. Yani karaciğerim zarar görmüş. Gerçekten de 4 tane b12 iğnesi vurulmuştum. demek ki karaciğerimi bu yıprattı dedim, daha iğne vurulmadım. alkol zaten kullanmıyorum. iğneyi kesip vitamin filan hiç bir şey almadım. karaciğere iyi gelen bir beslenmeyle karaciğerimde enzimler düzeldi.

enzimler düzeldikçe kulak çınlamam da geçti. sonunda sıfırlandı.

özet: kulak çınlaması vücudunuzdaki bir başka hastalığın habercisi olabilir. kan testi vb. tetkiklerle bulmaya çalışın. yoksa doktorlar bir şey yok diyip gönderiyor.


iddaaci
(11.01.21)
Maalesef bilinen bir çaresi yok şimdilik, o kadar doktora gittiyse vastarel filan vermişlerdir zaten.

Son çare olarak kortizon iğnesi yapıldığını duymuştum ama nasıl bir tedavi emin değilim, herhalde kulak içine bu titreşimi yapan bölgeye bir iğne yapılıp manuel müdahele olabilir.

Allah şifa versin.


John Bloor
(11.01.21)
Çözümü yok, beraber yaşamaya alışmak lazım. Sigara, alkol, kahve gibi şeyleri azaltmak, düzenli uyumak hafifletse de tam geçirmiyor.


28 senedir yaşıyorum ben o namussuzla. Hacettepe'de ilk dosyası olan bendim, gitmediğim doktor kullanmadığım ilaç ve zımbırtı kalmamıştı o zaman. En son İzmir'de Prof Orhan CURA ölünce sesin kesileceğini , bununla yaşamaya alışmam gerektiğini söyleyince pes ettim. Ses maskesi (işitme cihazı gibi ama içinde radyo hışırtısına benzer ''saf ses'') denemiştim Başkent Üniversitesinde o zamanlar , hepsi boş iş çıkmıştı. Benimde 24 saatlik çınlama, inanmadıkları için uyku testi yapmışlardı onda ortaya çıkmıştı 24 saat olduğu.
Benimki ses travmasıydı. Gelmiş geçmiş olsun , alışacak yaşamaya mecburen bu illetle.

@John Bloor'un bahsettiği kortizon iğnesini bilemem ama bana İstanbul Alman Hastanesinde vurmuşlardı , hiç bir halta yaramadığı gibi lop diye 15 kilo almıştım.


synax
(11.01.21)
suna bi bakin derim;

www.tinnitracks.com


foster
(11.01.21)
İşitme testi yaptırdınız mı? Kulak çınlaması şikayeti ile kbb doktorlarına başvuran hastalarda mutlaka işitme kaybı olup olmadığı bakılıyor.

Benim çevremde gözlemlediğim kadarıyla 40-45 yaşından sonra kulak çınlaması çoğu kişide başlıyor. Benim annemde var, arkadaşlarımın anne-babasında da kulak çınlaması sorunu yaşayanlar var. Benimde bir dönem stres kaynaklı kulak çınlama sorunum olmuştu, kbb doktoruna gittiğimde ilaç vermişti, ilacı kullanmaya başladıktan 15-20 gün sonra kulak çınlamam çokça azaldı, gündelik hayatıma hiçbir etkisi yok, nadiren varlığını hissediyorum. Hatta annemde kullanmıştı, onun benim kadar çokca azalmış olmasa bile azalmıştı. Adını hatırlayamıyorum, ama yan etkileri çıkabilecek, ağır bir ilaç değildi.

İlacı yok değil, ilacı var, geçici süre için çınlamayı azaltıyor. Ameliyatı var ama kesin tedavi sağlayan bir ameliyat değil, çoğu hastada işitme kaybına yol açıyor. Genellikle vertigo sorunu yaşayan kişilerde, kulak çınlaması oluyor. Sanırım stres tetikliyor kulak çınlamasını, uyku düzeni de aynı şekilde kulak çınlamasını tetikliyor. Kulak temizleme gibi işlemlerde yanlış yapılırsa kulak çınlamasına neden olabiliyor.


Vertigom var, kulak çınlaması ben de yaşıyorum. KBB'ye gittiyseniz şüphelenip bakılmıştır diye düşünüyorum gerçi. Eğer bakılmadıysa çınlamanın yanında dönem dönem baş dönmesi, mide bulantısı gibi şikayetler de beliriyorsa danışabilirsiniz belki.


Şahsen ben kulak çınlamaması nasıl bir histi unuttum. Artık çare aramıyorum. Onunla yaşamaya alıştım sanırım


olaylar olaylar
(11.01.21)
(8)

Mesut Ozil nasil bur dusus yasadi?

Biraz futbola uzak kaldim ama daha yakin donemde bu adam dunya stariydi, Fenerbahce dedikodularindan sonra bakayim dedim adamin transfermarkt degeri 5 milyon euro'ya dusmus. Ne oldu da boyle bir dusus yasadi?
Biraz futbola uzak kaldim ama daha yakin donemde bu adam dunya stariydi, Fenerbahce dedikodularindan sonra bakayim dedim adamin transfermarkt degeri 5 milyon euro'ya dusmus.

Ne oldu da boyle bir dusus yasadi?
vogojin
(10.01.21)
adam 32 yaşında artık her yaşlı futbolcu gibi türkiye'ye gelip iki gol atıp foto çektirip parasını alacak.

bu futbolcular cidden futbol için gelmiyor. taraftara foto çektirmek için geliyor.


Arsenal'de Wenger'den sonra Teknik direktör ile anlaşamadı. Kadro şansı bulamadı. en büyük sebep bu.

2. olarak da dünyada artık 10 numara olayı yavaş yavaş bitiyor, futbol anlayışı değişiyor


giovanne
(10.01.21)
Çin’e çatmasının da biraz etkisi olduğu üzerine yabancı basında haberler çıkmıştı.

www.nytimes.com


wenger varken oynuyordu. ancak fizik kuvvetindeki düşüşten ötürü wenger'den sonra gelenler mesut'a forma vermedi. premier lig gibi fiziğin önemli olduğu bir ligde tutunamadı ve sonrasında bir oynayıp bir oynamamaya başladı.

bu süreçte alman milli takımındaki formasını da kaybetti. hatayı kendisinde aramak yerine türk asıllı olduğu için oynatılmadığını falan söyledi (ki ilkay gündoğan bu süreçte forma giyiyordu)

son olarak da muhtemelen sonuçlarının nereye gideceğini hesap etmeden çin aleyhine bir tweet attı ve sponsorların da etkisi ile ingiltere futbolundan tamamen aforoz edildi.

ortada kalınca ve kendisi ile ilgilenen kimse kalmayınca da siyasete yöneldi, reisçi oldu. 4 sene önce kendimi alman gibi hissediyorum diyen adam şu sıralar abdülhamit resmi falan paylaşıyor.

kendi sonunu hazırladı yani.


Emre Can, İlkay Gündoğan gibi sadece işine odaklanmak yerine yapmaması gereken şeyler yaptığı için. Transfermakt'ta 2018'de piyasa değeri 50mn Euro görünüyor. (O sene ona kim o parayı verir o ayrı)Sonrasında yaptığı açıklamalara paralel olarak değeri 10'da 1 oranında düşmüş.


Anthony McCarten
(10.01.21)
tantuni sultan güzel özetlemiş.

mesut en iyi olduğu dönemde bile fiziksel olarak zayıf ve savunmaya katkısı az olan bir oyuncuydu. geri kalanını çok iyi yapabildiği için fazla göze batmıyordu. belli ki mental olarak da çok güçlü bir karakter değilmiş, formayı kaptırdıktan sonra hiç uğraşmayıp kendini bir kenara çekti, reisçi oldu, çin'e salladı vs...

canı top oynamak isterse form tuttuktan sonra türkiye'de tek bacağıyla bile yıldız olur ama ben bu adamın bu saatten sonra kasımpaşa, erzurum, malatya vs. karşısında motive olup da şıkır şıkır top oynayacağına falan inanmıyorum açıkçası ya. belki bir sezon verim alınabilir.

mesut'un artık üst seviye takımlarda istenmemesinin nedeni biraz da bu işte. oynarsa efsane topçu ama hücuma katkısı durduğu anda tamamen zarara dönüşüyor adam çünkü oyunun defansif yönüne hiçbir katkısı yok. yerine göre forvetler bile deli gibi koşuyo, pres yapıyo, rakibi rahatsız ediyo; top rakipte diye elleri bellerinde beklemiyorlar. bugün üst düzey futbolda hareketsiz adama yer yok. mesut o konuda sıkıntılı bir oyuncu.

dediğim gibi canı top oynamak isterse bu adam her maç 1-2 gol attırır zaten, savunmaymış koşuymuş o zaman kimse umursamaz bunları ama işte o gol paslarını veremediği zaman çok göze batıyor çünkü tek yönlü bir oyuncu.


der meister
(10.01.21)
- Ilk hatasi acilarin takimi Arsenal'e gitmesi. Arsenal de zaman zaman iyi performans da gosteriyor fa cup falan aliyor ama winnerliktan loserliga gecis sureci basliyor boylece adamin. Arsenal'i yola getirecek adam daha anasinin karnindan dogmadi su an.
- 2018 dunya kupasi oncesi Ilkay ile birlikte RTE ile fotograf cektiriyor bunlar, o foto sonrasi adamin kariyeri tepetaklak oluyor zaten dususe geciyor. RTe'nin Nazi artigi bilmemne Almanlara epey soylemleri de vardir o siralar. O fotograf tepki cekiyor bunlar bizim milli takima sadik degiller epey tartisma donuyor Almanya'da ustune Almanya dunya kupasinda da gruptan cikamiyor Almanya tum ihaleyi Mesut'a yukluyorlar, federasyon baskani bana irkcilik yapti, Matthaus da PUtinle gorustu hic bir tepki olmadi ona kamuoyunda diye Mesut da saydiriyor, kazanirken Alman, kaybedince gocmen olduk diye tum dunyada gundem olan o efsane sozu soyluyor. Milli takimi birakiyor falan.
- Arsenal'de kontrat uzatmisti bu 2018de cok yuksek maas aliyor bu arada adam o yuzden surekli sorgulaniyor performansi. Arsenal zaten kotu takim ustune sik sakatliklar yasiyor. Emery ile pek anlasamiyorlar. Pandemide maasinda indirim yap diyorlar kabul etmiyor. Arteta zaten Mesut'u listeye yazmiyor, kadro disi birakiyor. Kimisi diyor uygur Muslumanlarina yonelik tweetleri yuzunden cinli sponsorlar, cin lobisi baski yapti falan.
Sonuc olarak Arsenal'in berbat performansi+ sik sakatlanmasi+ yuksek maas almasi yuzunden adamin performansi dususe geciyor, kadroya alinmayinca da hepten gonulden uzak gozden uzak kaliyor adam. Adam haftalik 350 bin pound aliyor su an ne servet yapmistir kariyeri boyunca, Turkiye'ye gelsin fabrika falan acsin ekmek kapisi olsun insanlara ekonomiyi duzeltsin:) Adam bir de fenomen influential'in sozluk anlami resmen. Hayirseverlik, tv, spor, eglence bir cok sektoru ihya eder


bu sabah bakmıştım sadece arsenal’den 60 milyon pound, 82 milyon dolar 4 senelik garanti ücreti vsr. sadece arsenal diyorum ve garanti ücret diyorum bak. bunun daha sponsorluğu, bonusu, primi, reklamı, instagramı, arsenal öncesi var. bu zenginlikte bi adamın bence çok sağlam psikolojisi olması lazım kariyerne profesyonel devam edebilmek için, hele ki genlerden türk olduğunu unutmazsak bu epey zor hale geliyor.

paralara bak abi şaka gibi :) 4 yilda nerdeyse 100 milyon dolar :)


garavel
(10.01.21)
(3)

ABD’deki Georgia Senato seçimleri

SelamlarBen tam anlayamadım, dün yabancı basında bir anda her yer Georgia’daki seçimlerden bahseder oldu. Sonra Demokratlar Senato’da gücü ele geçirmeye yakın dendi. Benim anlamadığım, bu seçim bir anda nereden çıktı? Bir senatör falan mı öldü, nedir tam bilen aydınlatırsa sevinirim.
Selamlar

Ben tam anlayamadım, dün yabancı basında bir anda her yer Georgia’daki seçimlerden bahseder oldu. Sonra Demokratlar Senato’da gücü ele geçirmeye yakın dendi. Benim anlamadığım, bu seçim bir anda nereden çıktı? Bir senatör falan mı öldü, nedir tam bilen aydınlatırsa sevinirim.
Ilk senato seciminde yuzde 50 uzerine hicbir aday cikamamisti, bu olmayinca tekrar senato secimi yapiliyor. Tekrar secim de demokratlarin lehine ilerliyor


ala09
(06.01.21)
Evet şimdi vox’un videosunu seyrettim. Çok güzel anlatıyor. Çok ilginç ve kritik bir seçimmiş ABD için.


(17)

begendiginiz soyadlari nelerdir?

sb
sb
ala09
(03.01.21)
lisede bi kız vardı bizim sınıfta soyadı dark'tı çok karizma geliyordu bana


nahtoderfahrung
(03.01.21)
İsimle birlikte senkronize olduğunda beğeniyorum açıkçası

-Onat Kutlar
-Işık Koşaner
-Turan Hazinedaroğlu
-Çevik Bir


heidi'nin dedesi
(03.01.21)
Benim soyadım kesinlikle değil
Bknz:kılboz
Büyük dede demişse bile memurun reddetmesi gerekirdi


r evolution
(03.01.21)
cevik bir :/


ala09
(03.01.21)
çetin


Sonu oğlu ile biten soyadlar.


ezel bayraktar
uluç bayraktar


noxell
(03.01.21)
Ercan


freebird5406_2
(03.01.21)
yalçınkaya

altıngeyik

moripek

altınsu

yenidünya

arslantin

Aslan/Arslan

Çınar

---------

benim soyadım çok çirkin. Aslan veya Çınar olsun isterdim.


batlegolas
(03.01.21)
"Öyle soyadı mı olur la?" dediğim soyadlarını seviyorum sonradan.
Portakal, Karabiber, Yedek, Şişman, Hurma, Şekerpare... Galiba yemekle ilgili soyadları seviyorum -_-


kobuzchu kiz
(03.01.21)
ziyagil


kelepir
(03.01.21)
Ben de ispanyol soyadlarını seviyorum. Böyle perez gonzalez ramirez sanchez falan ortaya karışık... ağız dolusu soyadı.

Oğlu ile bitenler de güzel. Zade ile bitenler güzel. Soyadı kanununun çevresinden dolaşmış olanlar güzel. Nüfus kayıtlarının gerisine gittiği izlenimi veren sokullu falan türü soyadları güzel.


bir arkadaşımın soyadı "hacıevliyagil" çok beğeniyorum çok klas duruyor.
benim de abuk subuk bir soyadım oldu evlenince, üzülüyom:(


örs çok iyi bence. kendiminkini de seviyorum gerçi.


Jux
(04.01.21)
Mehmet Neytullah / Uçar Turna Gurbet Gezer

Adamın sadecr soyadı 4 kelime


silah taciri
(04.01.21)
kutluay, esenboga tarzi epik soyadlari hep hosuma gitmistir.


cooperr
(04.01.21)
(13)

Sizce kediniz zeki mi?

Şu ana kadar bir şey öğretebildiniz mi?
Şu ana kadar bir şey öğretebildiniz mi?
OrangeYellow
(31.12.20)
Baya salak

edit: aşağıda yazan şeylerin neredeyse hepsini yapıyor kedim. bana göre hala salak.


Ben çağırınca yanıma gelmeyi öğretmiştim.
Kediler salak değildir, umursamazdır.


megalomaniac
(31.12.20)
Çağırınca geliyor gel diye koltuğu gösterince geliyor ve dışarı çıkalım dediğimde geliyor ve ev çevresinde geziyoruz


yeni ve işsiz
(31.12.20)
Çağırınca geliyor, bir de topu atınca geri getiriyor ama onu ben öğretmedim yüklü geldi.


Bana epey kafalı gibi geliyor, ses tonundan bağımsız olarak söylediğim şeyleri anlıyor.


hedep
(31.12.20)
Ne beklediğinizle alakalı. Ben çalışma masasındayken kucağıma geliyordu, 90 derece dönüp poposundan ittirip aşağı atıyordum eskiden. Şimdi sandalyeyi çevirince kendisi zamanının dolduğunu anlayıp aşağı atlıyor. Birkaç kere de koltuğun arkasını tirmaladi, bağırdım. Artik tirmalamiyor. İnsanı bu kadar egitemiyorsun abi, bence gayet yeterli.

Zeki değil, hatta aptal ama uyum sağlama özelliği var. Bize yetiyor.


bruges
(31.12.20)
Zeki diyemem de öğrenme yeteneği var. Klasik koşullanabiliyor. . Mesela lazeri takip etmeyi seviyor. Cihazı Elime alınca heyecanlanıyor çünkü ilişkilendirebiliyor. Ya da ıslak mama paketinin hışırtılı sesini duyunca 6 ay sonra bile kendinden geçiyor. Islak ve pişmiş spagettiyi yerde sürüklemeyi seviyor. Makarna kokusunu da seviyor o yüzden. Bunları başka seslerle kokularla ilişkilendirmenin de mümkün olduğunu düşünüyorum. Yani tamamen “öğretilemez” hayvanlar değiller. Ama genel olarak basit düşünen ve basit yaşayan, bir şeylere önceden programlanmış canlılar. Pek sürpriz yok. İnsan gibi değiller. Bu durumda ne derecede bir zekadan bahsedilebilir bilmiyorum.


valizleri görünce bir yere gidecegimizi anliyor.

veteriner cikisi kacmisti, bulamadik, eve geri geldi.


wishmaythşngs
(31.12.20)
aşırı zeki, klozet eğitimi verdik ve çişini klozete yapmaya başladı. gel deyince gelir git deyince gider. kendisine kızıldığını anda bunu anlar ve ortalıktan kaybolur vs. vs.


trajikomix
(31.12.20)
ankara kedim gayet zeki.

kendi kendine evin kapılarını açıyor. hatta dış kapıyı açıp çıkmayı da öğrenmiş bir şekilde. evi kilitlemeden çıkarsak dışarılardan topluyoruz. sağır olduğu için ekstra tehlikeli bir duruma sokuyor kendini sıpa.

onun haricinde dikkat çekmek için yaptıkları var. ilgi görmezse illa ergen gibi bir şeyleri devirir yıkar mesela. mamasını geciktirirsen gider hiç açılmamış mama paketini bir şekilde bulur, parçalar, oradan zıkkımlanır. ((:

şimdi yazınca fark ettim, dünyanın en sakin kedisi olmasa tam gtüne gtüne vurmalık bir kediymiş.


avianthem
(31.12.20)
Bence genel olarak zeki sayılabilirler. Ben pati vermeyi öğrettim. Oyun oynarken oyuncağını getirmeye başladı yavruyken, ben getir deyince getiriyordu ama büyüdükçe umursamazlık ağır bastı, canı isterse getiriyor artık sadece. Öte yandan yaramazlık yapmamayı, koltuğa, perdeye zarar vermemeyi öğretemiyorum. O konuda çok inatçı


slow like honey
(01.01.21)
zeki ama kafa sadece şeytanlığa çalışıyor.


tururo
(01.01.21)
10 aylık, hayır'ı anlıyor. Çağırınca geliyor, git deyince gidiyor. Mutfak kapisinda bekleyip iceri girmiyor. bunlari yapmasi akıllı oldugu anlamina geliyorsa keşke akıllı olacağına biraz temiz olsaydı.


duster
(01.01.21)
(9)

Filtre kahve önerisi

Hangisini önerirsiniz?
Hangisini önerirsiniz?
hepimizkediyiz
(31.12.20)
Colombia Supremo
Costa Rica Taarrzu
Kenya Natural da aldım ama henüz denemedim.


Amaranta ursula
(31.12.20)
Yemen mocha, peru chanchamayo, etiyopya yirgacheffe. Bunlar mükemmel çekirdekler


Colombiacıyım ben de.


lcha
(31.12.20)
demleniyor.com yirgacheffe (böyle yazılmıyor)


kablelvuku
(31.12.20)
Colombia supremo+1


kisa
(31.12.20)
Etiyopya Guji Ana Sora
Tatlılık seviyorsanız hayran kalabileceğiniz bir seçim olacaktır. Kırmızı meyve tatlılığı içeren çok kompleks bir çekirdek.


www.hepsiburada.com
lavazza rosayı beğendim. diğer çekirdek ve öğütülmüşlerde aklımda kalan yok.


mikahakkinen
(31.12.20)
kahve dunyasi colombia


ala09
(31.12.20)
Roasting lab'dan el salvador ve tanzania aldık pek memnunuz. Beni tanzania paklamış durumda.


1bir1bir1
(31.12.20)
(4)

Evcil hayvanımız bizi yer mi?

Ölsek mesela kedimiz veya köpeğimiz acıkınca bizi yer miydi sizce? Üzücü bir soru ama kedimi iki gün aç bıraksam bir tadıma bakar gibi geliyor...Teşekkürler.
Ölsek mesela kedimiz veya köpeğimiz acıkınca bizi yer miydi sizce?

Üzücü bir soru ama kedimi iki gün aç bıraksam bir tadıma bakar gibi geliyor...

Teşekkürler.
sacrilegious
(28.12.20)
yerler. kedi için hatırlamıyorum ama köpek için bir sürü haber gördüm böyle. normal bişey aslında hayvan aç. içgüdüsel olarak yiyebilir. ben ölsem, kedim evde bi başına kalsa yesin tosunum.


elorelia
(28.12.20)
Köpek kişileri, mendebur kediler ise daha çok yaşadıkları çevreyi sahiplense de, evcilleştirilmiş tüm hayvanlar doğalarında sergiledikleri davranışları gösterebilirler. Nasıl insanlar aç bırakıldığında kanibalizm ortaya çıkabiliyorsa, hayvanlarda da görülmesi çok normal diye düşünüyorum.


emininsel
(28.12.20)
Kedi kopege gerek yok, issiz bir adaya dusulse ve yiyecek hicbir sey yoksa insanlar da birbirini yer.


sertac akin
(28.12.20)
insan bile yer +1


(8)

Instagramdan yürüdüğünüz kız cevap vermediyse ne yapardınız?

Ya da son çare ne yazardınız? Kadınlar da cevap verebilir
Ya da son çare ne yazardınız? Kadınlar da cevap verebilir
olaylar olaylar
(25.12.20)
Her yerde yazılıyor ama kar etmiyor demek ki. Kimse istediği/hoşlandığı biri yazınca cevap vermemeyi seçmez. Gururlu olmanızı tavsiye ederim sonrası için.


yürümeyi bırakırdım. Israr tacizdir.


guitarissimo
(25.12.20)
Hiçbir şey yazmazdım tabii ki. Ne yazarsan yaz sonuç değişmeyeceği gibi yazman rahatsızlık verecektir.


pass
(25.12.20)
guitarissimo +1

yürümeyi bırakırdım.


himmet dayi
(25.12.20)
"peki iyi geceler..." hafif acıklı bir tonla kuyruğumu kıstırarak olay yerinden uzaklaşırdım.


false pretension
(25.12.20)
hiçbir şey. cevap yoksa yoktur, zorlama kimseyi.


zor la güzellik olmaz. isteyen insan geri cevap yazar.


"bağaa cevap verdiiiğ, bağaaa cevap verdiiğ" diye dört dönebilirim salonun ortasında, natır-dam'ın kamburu edasında^^


matrix
(07.01.21)
(2)

Avrasya Tüneli İcra Borcu

Yazın tünelden iki kez geçmiştim ancak ödemeyi unutmuşum, bugün gelen ödeme emriyle yedi yüz küsur liralık fahiş bir ücret çıkartmışlar. Halbuki borca ilişkin bir tebliğ yapılmadı. Ödeme emrine itiraz edeyim desem icra dairesine gidip covid kapmak istemiyorum. Var mıdır yapılabilecek bir şey?
Yazın tünelden iki kez geçmiştim ancak ödemeyi unutmuşum, bugün gelen ödeme emriyle yedi yüz küsur liralık fahiş bir ücret çıkartmışlar. Halbuki borca ilişkin bir tebliğ yapılmadı. Ödeme emrine itiraz edeyim desem icra dairesine gidip covid kapmak istemiyorum. Var mıdır yapılabilecek bir şey?
31.12.2020 tarihine kadar (eğer ağustos ayından önceki borç ise) e-devlet üzerinden yapılandırın. faizini almıyorlar...


pccopath
(25.12.20)
Yapılandırma yapın


(7)

hangi tablolarin posterleri

5 tane secseydiniz hangi ressamin hangi tablosunu poster olarak evinize asmak isterdiniz? gozden kacirdigim unlu tablolari merak ediyorum. en populer 5 tablo ne olurdu sizce dunya tarihinde?
5 tane secseydiniz hangi ressamin hangi tablosunu poster olarak evinize asmak isterdiniz?

gozden kacirdigim unlu tablolari merak ediyorum. en populer 5 tablo ne olurdu sizce dunya tarihinde?
baldur2
(24.12.20)
Atina okulu, arnolfini'nin evlenmesi, urbino venüsü, samson ve delilah(rubens) , judith slaying holofernes


Jux
(24.12.20)
Benim zevkim biraz garip olabilir, bunlarin baglamlarini seviyorum ozellikle:
- Malevich, white on white
- Rothko’nun multiformlari
- Richter
- Agnès Martin, ozellikle col serisi
- Egon schiele
- Edward hopper
- Andrew Wyeth, Christina’s world
- Goya’nin siyah donemi
- Velasquez, Las Meninas (Foucault’nun analizinden dolayi)
- Ad Reinhardt’in siyah resimleri (9 shades of black olan)


eileengray
(24.12.20)
Oldukça kişisel bir soru olmuş.
Benim için:
1. Güller - Van Gogh
bit.ly

2. Gönül Alma - Bouguereau
bit.ly

3. Başlıksız - Kandinsky
www.wassilykandinsky.net

4. Lady Peel - Lawrence
bit.ly

Bu dördü kesin olurdu.

Başka van gogh, kandinsky ve bouguereaular da kesin olurdu.

Bir sürü thomas kinkade olurdu. Monetler -mesela Seine'de bahar- olurdu:
bit.ly

Picasso, Dali, Rembrandt, Chagall, Da Vinci falan olmazdı bende hiç mesela.

En popüler beş tablo ise bence:
-Da Vinci - Mona Lisa
-Picasso - Guernica
-Münch - Çığlık
-Vermer - İnci Küpeli Kız
-Yıldızlı Gece - Van Gogh
Olabilir. İnci küpeli ilk beşe girecek kadar kadar popüler mi bilmiyorum ama bu beşinden bir tek onu asardım evime...


muthisler otesi. sagolun arkadaslar.


baldur2
(24.12.20)
Benim listem:
* Muhakkak M.C. Escher'den bir litografi
* Bir Ayvazofsky
* Dali - Young woman at window
* Bir Murat Palta (Kill Bill veya Starwars'da gözüm var)
* Son olarak bir Natürmort, Rachel Ruysch seçkilerinden olabilir


SiyamkedisiZorro
(25.12.20)
The Garden of Earthly Delights, yeterince buyuk duvarim ve alanim varsa kesin olurdu.

Bir de Leonid Afremov'dan bir tablo.


taurina
(25.12.20)
bende osman hamdi bey, monet ve picasso var


(14)

ebeveynleriniz birbirine sevgisini gösterir mi?

çok saçma gelecek biliyorum ama bunu düşündüm geçen gün. anne babalarınız evde, yanınızda vs birbirlerine sevgilerini gösteren bir çift mi? kucaklaşma, yanak yanağa öpüşme, birbirine nazlanma vs. şahit olur musunuz? özellikle ebeveynleri 50 yaş üstü olanlar cevaplarsa sevinirim.
çok saçma gelecek biliyorum ama bunu düşündüm geçen gün. anne babalarınız evde, yanınızda vs birbirlerine sevgilerini gösteren bir çift mi? kucaklaşma, yanak yanağa öpüşme, birbirine nazlanma vs. şahit olur musunuz? özellikle ebeveynleri 50 yaş üstü olanlar cevaplarsa sevinirim.
hayatım boyunca kavga ettiler biri 59 diğeri 58 yaşında


nahtoderfahrung
(23.12.20)
Bizim yanımızda birbirlerine sevgi gösterdiklerine hiç şahit olmadım sanırım. Ama kavga da etmemeye gayret ederler bizim yanımızda. Babam 60 annem 56.


Amaranta ursula
(23.12.20)
Kavga etmedikleri her günü kendime kar sayardım. Sevgi gösterdiklerini hiç görmedim.


irene
(23.12.20)
hayır.

anlaşamayan kardeş gibiler daha çok.


elorelia
(23.12.20)
Gösteriyorlar evet. Tam dediğin şeyler. Biri 61 diğeri 59 yaşında.


roket adam
(23.12.20)
Arada oluyor. Annem daha sert mizaçlı, Naz yapmayan, sarılmayı bile sevmeyen bir insan. Normalde de çok sıcakkanlıdır, neşelidir, tanıyan çok sever. Babam daha iyi sevgisini gösterme konusunda. Görücü usulü evlenmişler bu arada.

Ben annemin zıttıyım, ancak sevgilim hariç ten temasından el şakasından tokalaşmadan nefret ederim. Koronanın benim için tek iyi yanı tokalaşmamak öyle diyeyim. Ama ilerde ben çocuklarım varken eşimi öpmekten mıncırmaktan çekinmem, sevgiyi gören çocuklar daha mutlu.


Hallegadola
(23.12.20)
Evet sıklıkla iltifatlaşırlar. Birbirleriyle sizli bizli konuştukları da oluyor yarı şaka yarı ciddi. 57-66


Evet gosterdikleri oluyor. Kavgalarini yalnizken ederler.


invictae
(23.12.20)
Yaşları 54 53. Evet arada sevgi gösteriyorlar. Babam daha çok fiziksel temasla veya sözle gösteriyor ama annem daha derin şekilde davranışlarıyla gösteriyor.

onları sarılmış TV izlerken gördüğümde mutlu olurum. Annem her sabah babamı öperek yolcu eder kapıdan. Bu hiç kavga etmiyorlar demek değil ama yine de mutlu bir çift bence. :)


kaptan maydanoz
(23.12.20)
evet. yaşları ilerledikçe artıyor bu


70 yaşındaki babamın 65 yaşındaki anneme hatunov diye seslenip yemeklerini, emeklerini övmesi haricinde fiziksel bi sevgi gösterisi pek olmaz. Ama kavga ettiklerini bile hatırlamam doğru dürüst, seviyeli bi ilişkileri var. Genelde babam annemi başkalarına överek gösteriyor denebilir. Annem ise öper koklar.

Bazen ben yanlarına gidince evde şenlik havası oluşuyor keyifler yerindeyse, müzik açıp dans ettiriyorum onları heheh.


Jux
(23.12.20)
babam annemin saçını karıştırır sevgi gösterisi olarak.
annem genellikle sözleriyle gösterir.

62-56


Belirttiğiniz tüm örnekler + tüm kavgaları
Şeffaf bir aileyiz demek :)


cilekli pasta
(23.12.20)
bir çok açıdan mükemmel bir soru sormuşsun, biraz psikoloji bilen biri, herhangi bir kişiyi bu soruya verdiği cevaba göre çok iyi analiz edebilir psikolojik açıdan çünkü sevmeyi, bağlanmayı vb. duygusallık içeren olguları anne-babanın birbirini sevme şeklinden alıyoruz, ebeveynlerimiz birbirine sevgisini göstermemişse biz de ileride partnerimiz-eşimizle olasılıkla bu konuda sıkıntı yaşayacağız.

birini gerçekten iyi tanımak istiyorsam bu soruyu sorulacak sorular arasında rahatlıkla ilk beşe alırım.


(12)

Turkiye'deki firsatci Oyun Cocuklari

Simdi bileniniz vardir Cyberpunk 2077 PSN'den falan kaldirildi, cikis fiyati 459 lira olan bu oyunu simdi, bizim omurgali, onurlu, durust saticilarimiz 500 TL uzeri fiyata satiyorlar bu durumdan faydalanarak. n11'de 780 TL fiyat ceken bile var.Oyunu alacak degilim, sikayet ediyorum gibi gorunmesin.
Simdi bileniniz vardir Cyberpunk 2077 PSN'den falan kaldirildi, cikis fiyati 459 lira olan bu oyunu simdi, bizim omurgali, onurlu, durust saticilarimiz 500 TL uzeri fiyata satiyorlar bu durumdan faydalanarak. n11'de 780 TL fiyat ceken bile var.

Oyunu alacak degilim, sikayet ediyorum gibi gorunmesin. Sizlerin bu onurlu ticaret insanlari hakkinda ne dusundugunuzu merak ediyorum.


Sevgiler
bollocks44
(20.12.20)
Hiçbir şey.
Oyunun konsoldaki rezil performansını bile bile gidip almak isteyen varsa o parayı gidip ben allahim diyen adama da verir, sorgulayacak zekaya sahip olacağını düşünmüyorum.

Buna ek olarak ana gıda maddesi vs bir şey değil, almazsa kimseye bir şey olmaz. O yüzden 1 milyon Euro da diyebilir, paşa gönlü bilir.


logisticsmanager
(20.12.20)
Zorla mı satıyorlar derim.


gayet normal arz talep meselesi buna şaşıracak bir şey yok. benim merak ettiğim kaldırıldı da temelli mi kaldırıldı sanki geri gelir herhalde?

ha ps4 için kaldırıldı diyorsanız bile bile lades deyip alacaklara her şey müstahak.


elbette zorla satmiyorlar, buradaki bahsim bu degil. ayni zihniyetteki adamlar turkiye'de pandemi ilk ortaya ciktigi zamanlarda maskenin tanesini 30 liradan satan adamlardi, simdi ayni adamlar, ayni maskeyi 70 kurustan satiyorlar. bundan bahsediyordum aslinda


bollocks44
(20.12.20)
@bollocks44 tamam hocam da o işte bir zorunluluk, pandemi sirasinda maskeyi bilmem kac liraya satmak ile normalde 400 liralik oyunu 700 liraya satmak arasinda fark var. Yani suyu 1 milyon liraya satsa küfür edelim de bugün üretimi kalkmış saatler 500bin euroya satiliyor, almak zorunda değil kimse.


logisticsmanager
(20.12.20)
arz/talep meselesi +1

pandemi döneminde 30 liraya satılan maske için de geçerli bu. ben bunu yapanların şerefini sorgulamaktansa 'modern' ekonominin sorgulanmasını doğru buluyorum. piyasada arz düşük talep yüksekse fiyat otomatik olarak artar. ekonomi bilimi bunu söylüyor. 30 liraya maske satan 1 kişi olsa ve diğerleri 1 liraya satsa zaten 30 liraya satamayacak o kişi. fiyatı satıcı değil piyasa belirler. 30 liraya alıcı buluyorsa o adam da 30 liraya satar. ticaret yapan herkes bu şekilde yaklaşır. aksini yapmak hayır kurumlarının işi.

PSN'den oyun kaldırıldığı için arz sıkıntısı var. O yüzden oyunun kötü olmasına rağmen oynamak isteyen varsa bu talebi oluşturur. arz ile talebin buluştuğu yerde fiyat oluşur. olaylara bu perspektiften bakmak lazım.


himmet dayi
(20.12.20)
@himmet dayi çok liberal olmamış mi bu? Covid asisina calisan alman firmasinin ceosu amerika ile pazarlık yaptığı ortaya cikinca almanya sizi millilestiririz demisti.

O dedigin gida/ilaç gibi ürünlerde sosyal devlette yapilamaz ki covid zamani maske de bu hale geldi bir nevi. Evet liberal hiçbir şeye karışmayan devlette dediğin olabilir belki.


logisticsmanager
(20.12.20)
@dumbest_man_alive
dezavantajima olan bir yok hocam, bir konsolum bile yok. oyunu steam'den satin aldim. cevabiniz icin tesekkurler :)


bollocks44
(20.12.20)
Biri ekside yazmisti hic unutmuyorum, turkiye'de sokaga cikinca 10 kisiden 9'u sizi dolandirmaya calisiyor diyordu. Hakikaten boyle sanki


baldur2
(20.12.20)
bu gibi konularda yüksek fiyattan satan adamın suçlanmasını hep garipsiyorum.
Şöyle anlatayım.
Diyelim ki 460 lira olan ürününe 760 lira verecek müşteri var, sen onu 460 liraya satar mısın?
Onursuzluk değil bu yaptıkları bence.
760 yerine 460'a satınca arada 300 lira senin, çocuğunun rızkından eksiliyor.

760'a koyarsın, isteyen alır.

Başka bir örnek vereyim, mesleğinizde bir şekilde bir anda eleman talebi olsa, normalde 10 bin olması gereken maaş yerine 20 bin önerseler, yok bu onursuzluk olur, ben 10 bin liraya çalışırım demek mi gerekir?

Arz/talebin piyasayı belirlemesi en sağlıklı yol bence.


michael_knight
(21.12.20)
@logisticsmanager

liberal olan ben değilim abi. ekonomi düzeni böyle. bu sistemi ben savunmuyorum zaten. savunanlar da ağlamasın bir zahmet.

ek olarak ilaç ile maskeyi kıyaslamak doğru değil. birini isteyen herkes üretebiliyor. diğerini herkes üretemiyor ve satışı devlet kontrolünde (isteyen herkes satamıyor).


himmet dayi
(22.12.20)
@himmet dayi ekonomi düzeni böyle derken dünyadaki her ülkede ayni ekonomi düzeni mi var? Liberallerin bile içinde milyon versiyonu var.

Evet de ben bütün hammadde stoklarini ceken adamlar biliyorum bu dönemde. Ekstrem bir durumdu ve devletin el atmasi lazimdi (iste max satis fiyati belirlemek), stoklara el koymak falan çünkü stratejik bir ürün oldu. Insanlar ucuza satmak yerine Avrupa'ya yollarim diyordu.

Kısacası evet ilaçla maske bir değil ama pandemi dönemi maskesi ile ps4 oyunu da ayni alakasizlikta.


logisticsmanager
(22.12.20)
(8)

iphone 11 vs samsung s10+ vs samsung s20

elimizdekiler:- ios kullanmamış- androidden memnun- sosyal medya, fotoğraf çekimi, birşeyler okumak, iş mailleşmeleri, online alışveriş gibi amaçlarla telefon kullanan, oyun arasıra toy blast, kelime oyunları vb oynayan - bütçe 5000-7000 olan kadın kişisiyim. kadın olduğumu belirttim çünkü note seri
elimizdekiler:
- ios kullanmamış
- androidden memnun
- sosyal medya, fotoğraf çekimi, birşeyler okumak, iş mailleşmeleri, online alışveriş gibi amaçlarla telefon kullanan, oyun arasıra toy blast, kelime oyunları vb oynayan
- bütçe 5000-7000 olan kadın kişisiyim. kadın olduğumu belirttim çünkü note serisi gibi öneriler gelebilir, pek kadın eline gitmiyor bu telefonlar.

Mevcut samsung telefonum bozuldu, kısa sürede yeni bir telefon almalıyım. Bir yandan hep android kullandım ama lg bootloop sorunu, samsung amoled yanığı, mürekkep akması gibi ne kadar sorun varsa yaşadım ve etrafımdaki çoğu insan iphone kullanıyor ve kimse servislik arıza yaşamadı.

hal böyle olunca acaba iphone'a mı geçsem diyorum, androide alışmış biri olarak telefon gurusu da değilim ama sanki android daha geniş seçenekler sunuyormuş gibi geliyor bana. İphone ile keşke der miyim bilmiyorum. fotoğraf yedeklemek gibi şeyler zor mesela.

Samsunglara bakıyorum yine, ama işlemciyi herkes eleştiriyor. Snapdragon işlemcili telefonları almaya da cesaret edemiyorum yine samsung bildiğimiz, tanıdığımız telefon diye. Xiaomi'lere bakayım mı? S20 fe'de yine kronik işlemci ısınması varmış, özellikleri, bataryası, ram, falan iyi olmasına rağmen iş çıkarır diye almaktan vazgeçtim. yoksa renkleri, ebatı vs çoh hoj telefon.

işin özü, orta üst segment telefon önerilerine açığım, saygılar sunarım.
curukturpkokusu
(15.12.20)
İphonela foto yedeklemek zor falan değil. Cihazı usb ile pcye her bağladığımda fotoların olduğu klasör otomatik açılıyor.

Alın bir iphone 11 kafanız en az 3-4 yıl rahat olsun.


Telefonu kullanım amacına bakıyorum, sonra işlemci ile ilgili paragrafa bakıyorum, kafam karşıyor. Gündelik kullanım açısından iOS ya da Android kıyaslanacak ise iOS tokatlar. Bu tarz kullanım için "iOS sizi kısıtlıyor" demek yanlış. Fotoğraf yedeklemek de zor değil.

Ama şöyle bir şey var ki iphone 11'de 5G yok, 12 ile geliyor. Uzun yıllar kullanılacak bir telefon alayım diyorsan 12 öneririm. 5G'ye geçtikten sonra telefon eski teknoloji kalmasın. Eğer 12 alamam dersen 5G destekli bir Android öneririm.


himmet dayi
(16.12.20)
ios ile yakın fiyata android telefon alınmaz net.

ülkede android almanın tek motivasyonu ucuz olmasıdır artık.


nuisance
(16.12.20)
Sağ önce ios kullanmıyordum iPhone almadan önce
Şimdi aşırı memnunum.
İphone 11e verecek paranız varsa Samsung almayın.


Hallegadola
(16.12.20)
Android'e o kadar para vermeyin. Eğer profesyonel kamera çekimi yapmıyorsanız 3600'e Realme 7 Pro, Samsung M51 vs alın geçin. Samsung S20 Fe falan çöp resmen.

Ben bir daha iPhone fiyatına amiral gemi almam, bu hatayı 2 kere yaptım. Bundan sonra alacağım amiral gemi iPhone olur ya da orta segment bir Android.


Cesario
(16.12.20)
s10+ mikkemmel bir telefon
al ucuza denk getir
daha yenisini almaya gerek yok
ekran pil şarj kamera her şey cok iyi
ozellikle ekran
hem de telefon aşırı büyük değil
bir de kablosuz şarj dock u al
rahatlıgı gör

bu sorunlar hep android in ilk zamanlarından kalan sıkıntılar
simdi hic ile cok az arası

xiaomi ile ugrasılmaz guzel bir telefon ama sacma sapan isleri var


kingcyrax
(16.12.20)
iphone 11 kesinlikle. muhteşem garanti hizmetleri bile başlı başına iphone alma sebebi. türkiye’de apple harici garantili bir telefon almak, garantisiz telefon almakla eşdeğer. paranızla rezil olursunuz.

daha geçen ay pil değişimine götürdüğüm telefonum serviste sıkıntı yaşadı diye sıfırıyla değiştirdiler ve bu işlem toplamda 50dk. falan sürdü (apple store akasya). bu, apple servisine üçüncü kez işimin düşmesi ve üçünden de müthiş memnuniyetle ayrıldım. diğer leş servis hizmetleriyle yaşadığım sinir krizlerini yazsam çarşaf çarşaf yazı olur. ne gerek var.


avianthem
(16.12.20)
ek olarak: 5g türkiye’ye gelip de adam akıllı çalışana kadar sizin şimdi aldığınız telefonun değişim vakti gelir zaten ufaktan. ayrıca şu anda 3g ile bile pek çok işi halletmek mümkün mobilden, 4g hemen eskiyecek değil. o nedenle şu anda sırf 5g var diye iphone 12 almak saçma. iphone 12 bile çok şarj yediği için sadece gerektiği zamanlarda açıyor 5g’yi. 7/24 5g açıp dolaşamıyorsunuz isteseniz bile.

iphone 6s plus kullanıyorum, yaza iphone 11'e geçeceğim ben de bir terslik olmazsa. o yanma problemleri iphone ekranlarında da çıkabiliyor malesef, oled olanlarda. o yüzden lcd'li iphone 11 alacağım. şu anda kullandığım model 5 yıllık falan ve ios 14 yüklü, canavar gibi de çalışıyor. iphone 11'in ne kadar ömrünün olacağını da tahmin edin artık.

fotoğraf aktarmada bir sıkıntı yok. bilgisayara telefonu bağlayıp kopyala yapıştır yapabiliyorsunuz istediğiniz gibi.


avianthem
(16.12.20)
(18)

Kedi 101

Selamlar, bir kedi sahiplendim, henüz gelmedi 10 gün içinde gelecek hazırlıklarını yapıyorum. Temel malzemelerini alacağım set olarak ancak özellikle kum ve mama konusunda desteğe ihtiyacım var. Yavru 2 aylık, royal canin kitten düsünüyorum, iyi bir mama mıdır? Kum olarak hangi markayı tavsiye eders
Selamlar, bir kedi sahiplendim, henüz gelmedi 10 gün içinde gelecek hazırlıklarını yapıyorum. Temel malzemelerini alacağım set olarak ancak özellikle kum ve mama konusunda desteğe ihtiyacım var. Yavru 2 aylık, royal canin kitten düsünüyorum, iyi bir mama mıdır? Kum olarak hangi markayı tavsiye edersiniz? Bunun dışında da şunu kesin al, bu gereksiz alma vs tavsiyeleriniz varsa dinlerim. Çok teşekkürler.
anneboleyn
(08.12.20)
Royal Canin iyidir, ama N&D ya da Advance daha iyidir.
Kum olarak EveryClean gibi uçuk markalara girmeye gerek yok. Evinize en yakında petshopta satılan kumu alıp deneyin, biraz deneme-yanılmayla bulursunuz hoşunuza giden kumu. Benim tavsiyem Bentonit (yani topaklanan) kalın taneli kedi kumu olur (ince taneli çok dağılıyor eve).

Bunun dışında tarak vs. şimdilik almayın. Biraz büyüyünce direkt Furminator alırsınız.
Gimcat vs. destekleyici vitamin ufaktan, çok az kullanabilirsiniz ama abartmaya gerek yok, şişmesin hayvan (ki çoğu vitamin kemik gelişimini engelliyor demişti veterinerimiz zamanında).

Tuvalet olarak bence kapalı tuvalet alın, ve bulabildiğiniz en büyüğünü alın (seneye de giyer mantığı bu aslında, büyüyünce de rahat rahat geniş geniş kullanabilsin).

Saçma sapan oyuncaklara saçma sapan paralar vermeyin. Oynamıyorlar çünkü. Evdeki en ucuz ve en anlamsız oyuncak çok daha hoşlarına gidiyor (ip vs.)

Tırnak makası alın mutlaka, bulunsun. Ayda bir kendiniz kesersiniz, çok basit, gözünüz korkmasın.

Tırmalama tahtası belki gerekebilir, kediye bağlı o, bizimkilerin etrafı tırmalama huyu olmadığı için ihtiyaç olmamıştı.

Mama-Su kabı olarak da yine saçma paralar vermeyin. Mümkünse metal olsun, o da sırf bi tık daha temiz duruyor diye. Bizde 2 metal mama kabı var mesela, su kabı olarak da evdeki porselen tabağı kullanıyoruz.


esse classic
(08.12.20)
Mama olarak Pro Plan Junior somonlu kullanmıştım ben 1 yaşına kadar. Sonra pro plan somon yetişkin maması, şimdi de pro polan somon kısırlaştırılmış kedi maması kullanıyorum. arada bir ödül olsun diye felix somonlu alıyorum. Kedilerin için dışı somon oldu ama başka bir şey verince iştahla yemiyor. felix verince çıldırıyor sevinçten.

Kum olarak Eczacıbaşı'nın pisi pisi marka kumu var. Gayet iyi bir kum. Fiyatı de ortalama.

Bunlar dışında kedinin oynayacağı top gibi bir şey öneririm. Ama mutlaka peluş gibi bir şey olsun. Sakın sert olmasın. Gecenin bir yarısı o sert topla oynarsa lambur lumbur uyutmaz.

en önemli şeylerden biri tırmalama tahtası. Mutlaka olsun.

Kum için temizleme küreği lazım olacak. Veteriner ziyaretleri için taşıma çantası kesin olmalı. Arada bir tarama lazım. Kedi tarağı yine kesin olmalı. Furminator diye bir şey var. O çok iyi.

Son olarak koltukları vs. temizlemek için "Hurricane Fur Wizard Kendini Temizleyen Tüy Toplama Fırçsı" var. İnanılmaz bir icat. Kedisi olan kesin almalı.


himmet dayi
(08.12.20)
magicsand ince taneli kumdan memnunum oneririm.
evde kedi yatagi yapimi videolarindan bakip yapabilir veya alabilirsiniz. ben videodan yapmistim bir miktar elyafla geniscene ikinci senesi doldu^.^


ala09
(08.12.20)
Tavsiyeler için çok teşekkür ederim, ben şimdiden furminatör sepete eklemiştim ama, acelesi yok mu dersiniz? Annem biraz pimpirikli tüy konusunda, ondan ilk onu atmıştım sepete aslında :)


anneboleyn
(08.12.20)
Furminator alın. Ama her gün onunla taramayin. Günlük normal tarakla tarayın. Furminatoru haftada bir kullanın.


elorelia
(08.12.20)
Günlük tarama için eldiven gibi taraklardan alsam olur mu?


anneboleyn
(08.12.20)
Kedi ufak olduğu için ilk zamanlar çok bi taranma ihtiyacı olmayacak zaten. Forminator dediğimiz şey hayvanın boyu kadar şu an :)
Bana kalırsa sonraya bırakılabilecek bir şey şu an.
Kedi tarama eldivenleri var, bu boyuttayken Furminator'den daha etkili olur hatta eldiven.

Bir de yukarıda biririsi kedi yatağı yazmış aklıma geldi.
Kedi yatağı falan hevesiniz yoksa almayın. Sizin hevesle aldığınız minnoş yataklar onların umrunda bile olmuyor.
Onun yerine kışın petek üstünde yatmayı tercih ediyorlar. Ya da battaniye/pike üstüne kıvrılıyorlar genelde.


esse classic
(08.12.20)
Kışın kediler daha az tüy döker. O yüzden belki de 2-3 ay furminatore ihtiyaç duymayabilirsiniz. Tüy toplama fırçası çok daha önemli. Kediyi furminatorle tarasan da tüy dökecek çünkü. O dökülen tüylerin toplanması daha önemli.

edit: 2 aylık olduğunu unutmuşum. Bu ara zaten hiç tüy dökmez. O yüzden ne furminator ne de tüy toplama fırçasına ihtiyaç duymazsın.


himmet dayi
(08.12.20)
@himmet önerdiğiniz tüy toplama fırçasını hemen ekledim sepete.

Bir de taşıma kutusu klasiklerden alacaktım ama sırt çantası daha rahat olur dediler, bana biraz manasız geldi. Önerir misiniz sırt çantası?


anneboleyn
(08.12.20)
Sırt çantasına falan gerek yok, ben şahsen hayvan için çok rahat bir şey olduğunu düşünmüyorum. Hem normal çantadan daha küçük, hem de taşırken çok sallanıyor gibime geliyor.
Standart çanta en temizi. Ayrıca cidden manasız ve çirkin.


esse classic
(08.12.20)
@esse bana da hayvan için hiç rahat gözükmedi ya. Teşekkür ederim yorum için.

Mamayı açık olarak alsam sorun olur mu? Fiyatta biraz farkediyormuş sanırım. Cinse göre farklı mama kullanmaya gerek var mı?


anneboleyn
(08.12.20)
Cinse göre mama olayı bence tamamen yalan. Gerçek de olabilir ama bence yalan :D
Açık mama alacağınız yere güveniyorsanız alın. Bizim petshop bi ara açık mama satıyordu, adam cidden gözümün önünden yeni, SKT sıkıntısı olmayan paketi açıp veriyordu ama dükkanı kapattı.

Araştırıp etrafınızda bu tarz güvenilir bir pet shop varsa alın tabi, ama değilse kapalı alın. Tabi fiyat artıyor kapalı alınca.
İleride yetişkin mamaya geçince zaten 10kg'lik paket alırsınız, o zaman çok daha uyguna geliyor (biz şu an öyle yapıyoruz).


esse classic
(08.12.20)
Diğer mesajları okumadan yazıyorum,

Temel ihtiyaçlarınız

-mama kabı
-ıslak mama kabı
-su kabı

Taşıma kafesi
Kapalı kedi tuvaleti (açıktan dışarı sürekli kum dökülüyor)
Temizmama micho kalın taneli kedi kumu


10 yıldan fazladır kedilerim oldu.

Petshoplardan veya tanıdık olmayan veterinerlerden alınan açık (buzdolabı poşetine konulan ve kilo ile satılan ) mamalara çok dikkat edin. son yıllarda inanılmaz sahte ürün var piyasada. şeklini ve rengini ayırt etmeniz imkansız. bunları deneyimlediğim için artık amazondan ND mama alıyorum. kafam rahat.
eğer aldığınız mama gerçekten orijinalliğinden ve son kullanma tarihinden eminseniz ND-PROPLAN-ROYAL CANIN piyasanın iyi mamalarındandır. evde mamayı ölçülü verin, sürekli mama kabı dolu olmasın. mamayı hava almayacak şekilde saklayın.

kedi kumu olarak proline markasını, piyasada ucuz ve güzel topaklandığı için marsilya sabunlusunu kullanıyorum, tavsiye ederim.

kedi suyunu ve mama kabını plastik olmayan mümkünse seramik-cam gibi sağlıklı materyalden seçin, günlük olarak bu ikisini de ovalayarak yıkayın.

wc'yi asla mama kabına yakın koymayın. mümkünse gözden uzak, banyoya vs koyabilirsiniz. Tuvaletini en geç gün aşırı temizleyin. Topakları dağıtmadan aşırı sallamadan toplayın. Her toplamada yeni kum ilave edin. zamanla alışacaksınız.

Kedinizi bir odaya kapatmayın, evin tüm odaları açık olsun. küçükken ufak uyarılarla kedinize girmemesi gereken yerleri öğretin. (bizimki asla mutfağa girmez mesela. asla masaya-tezgaha çıkmaz)

kediniz bir oyuncak ve süs olmadığı için ona çıngıraklı tasmalar asla takmayın. Özgür bırakın o zaten evde kendine ait bir düzen kuracaktır.

Ve asla yıkamayın, traş etmeyin.

temel ihtiyaçlar:
büyükçe kapalı bir kedi tuvaleti. (üstüste geçenlerden değil)
mama kabı + su kabı
kedi taşıma kafesi
kaliteli junior mama
bentonit kum

bunlar haricinde kediniz ihtiyaç duydukça diğer ekipmanlara para gömersiniz.


bugisme
(08.12.20)
Yukardakilere ek şunu söylemek istiyorum sadece alıcağınız tuvaletin yerden yüksekliğine dikkat edin 2 ay çok küçük demek kedi. Çok yüksekse atlayamayabilir biraz alçak olsun.


hindistan cevizi
(08.12.20)
Çoook teşekkür ederim çok güzel tavsiyeler geldi. Son olarak, tırmalama tahtası başlangıç için önermiyor musunuz? Önerilerde çok göremedim.


anneboleyn
(08.12.20)
Bir de hanımefendi geldiğinde isim önerisi isteyeceğim <3 şimdiden telaşına düştüm onun da :)


anneboleyn
(08.12.20)
Tırmalama tahtasını ufakken almanız aslında iyi olur, ileride koltuk kenarlarını tırmalamaz. ufaktan alışmazsa ileride canı nereyi isterse orayı tırmalar. bu sıkıntıların çözümü de o kısıma kolonya sürmektir. kediler kolonyadan nefret eder. bizimki tırmalama tahtasını da unuttu, halıları tırmalıyor sadece, bizim de işimize geliyor. aslında kediler eğitilmez derler ama küçükken neye alışıyorsa karakteri o yönde gelişiyor. bizimkinin adı tomris bu arada anlamı tarihteki ilk türk kadın komutanı ve hükümdarı.


bugisme
(09.12.20)
(6)

Sosyal sınıf tabu mu? Varlığından bahsetmek ayıp mı?

İnsanlar Üst- orta üst- orta - alt orta - alt sınıf olarak gelir düzeyleri ve tüketim alışkanlıklarına göre kabaca ayrılmıyor mu? Eğitim ve entelektüel sermaye de bunda muhakkak biraz pay sahibi oluyordur. İnsanlara bu konulardan bahsedince neden “niye insanları böyle ayırıyorsunuz, herkesi bir bire
İnsanlar Üst- orta üst- orta - alt orta - alt sınıf olarak gelir düzeyleri ve tüketim alışkanlıklarına göre kabaca ayrılmıyor mu? Eğitim ve entelektüel sermaye de bunda muhakkak biraz pay sahibi oluyordur. İnsanlara bu konulardan bahsedince neden “niye insanları böyle ayırıyorsunuz, herkesi bir birey olarak değerlendirmek gerekmez mi” türü tepkiler alıyorum? Kendi sınıfımızı bilmek bizi siyasi açıdan daha bilinçli, ayakları yere basar hale getirmez mi? Niye insanlar rahatsız oluyorlar ki?
En basit şekilde; bir kısım insanı, kendileri kolay bir şekilde seçemedikleri ve değiştiremedikleri bir neden yüzünden diğer bir gruptan daha alt şeklinde ayırmak ve bunu insanların yüzüne söylemek hoş değil.

Kendi sınıfını bilmek insanı daha bilinçli yapar ama daha mutlu yapar mı ve insanlar bunu ister mi soru işareti.


archmage mahmut
(06.12.20)
bu sınıfların farkında olmak başka şey. altını çizip ayrıştırmak başka şey. sınırı ve aradaki farkı bilmek gerek. yaklaşımda da böyle bir ayrıştırıcı dil, bakış açısına sahipseniz elbette rahatsız olur insanlar.

ben kendi adıma sabancı olmadığımı biliyorum ama sabancılarla aynı insani hak ve özgürlüklere sahip olduğuma en azından sahip olmam gerektiğine inanmak istiyorum. (pratikte gerçek olmayabilir)

bir de ahlak ve böyle yargılar, sınıf farkındalığı vs zaten orta sınıf içindir. bu arada orta sınıf kavramı da kendi içinde bir oksimoron aslında. sınıf temsiliyeti için bir çatışma/çelişki/antonist-protogonist ayrımı lazım. (işçi sınıfı ve burjuva sınıfı gibi. ) orta sınıf neden sınfı olsun? neye karşı olarak ne argüman üretiyor. öte yandan yine kavram olarak sınıf kavramı zaten günümüde toptan anlamını yitiriyor. neyse bunlar işin teorik tarafı..

özetle insanlar demokratik bir ortam, bakış açısını önceliklendiriyor artık. pratikte bu demokratik ortam sağlanamasa da en azından kağıt üstünde öyle olabileceğini düşünmek istiyorlar.

sınıf bilincinin ayaklarımızı yere basar hala getirememesi de az önce açıklamaya çalıştığım "sınıf bilincinin" artık mümkün olamaması. ben hangi paydaşlarla, neye karşı ya da neye istinaden "dayanışacağım" da bana faydası olacak? bireyselleşme(olumlu anlamda kullanıyorum) ve bireysel özgürlükler artık sınıf olmaya, sınıf doğruları için birarada hareket etmeye engel oluyor. kollektif bir temsil olmayınca da ben tek başıma bir yere yamanamıyorum.

özetle evet, yıl omuş 2020 bence de artık herkesi birey olarak değerlendirmeli. o bireyler kendi ekonomik ve sosyal sınıflarında yaşayıp gitseler de kalabalıklardan söz edemeyiz artık.


rewlack
(06.12.20)
@rewlack söylediklerinizin neredeyse hiçbirine katılmıyorum
çok zenginlerle aynı özgürlüğe sahip olduğuna inanmak istemekle kalmak yerine o özgürlüğe ulaşmak için siyasi mücadele verirseniz bir noktada kendinize belli açılardan benzeyen insanlarla dayanışmanız gerekecek.

Bu kadar literatüre rağmen orta sınıfın olmadığını iddia etmeniz çok tuhaf gerçekten. Size orta sınıfın sözlük tanımını getiremem, herhalde siz de google kullanabiliyorsunuzdur.

Yine insanların olmasa da öyle düşünmek istemesinden bahsediyorsunuz. Acaba siz gerçeklerin farkında olmak yerine hayal dünyasında, kafasında kurup inandıklarına yaşamayı seven biri misiniz? Niye insanlara bunu genelliyorsunuz?

Türkiyede orta sınıfın vergilerle nasıl sömürüldüğünü öne çıkararak çok güzel dayanışabilirsiniz bence. Siyasi düşüncelerinizi gerçekten çok merak ettim, bana kıyasla çok başka düşünüyorsunuz.


:D
canım arkadaşım,
insanların neden böyle bir eğilimde olduğunu kendimce; gözlemlediğim kadarıyla açıklamaya çalıştım.
vergiler, sömürüler hak ihlalleri vs ben de hepsinin farkındayım. kimsenin o "özgürlüğe ulaşma" motivasyonun bulunmadığı kabulüyle (bunu da gözleme dayanarak söylüyorum) neden kalmadığını açıklamaya çalıştım. bu doğrudan olup bitenleri doğru bulduğum ya da benim de öyle düşündüğüm anlamına gelmez. ne diyeyim inşallah dayanışırlar/Dayanışırız da değiştiririz birşeyleri. ama bakiim hiç de öyle durmuyor kimse. hayal dünyasında yaşamak asıl bizim doğruları, gerçekleri göstererek diğer herkesin de aynı duyarlılık ve bilinçle yaklaşmasını beklemek olur.
hayat ne yazıkki bu kadar rasyonel bu kadar modernist değil artık bunu söylüyorum.

açtığınız duyuruda insanlar neden böyle davranıyor diye sormuşsunuz bu cevpları bunun için. bir kez daha belirtmek istedim. insanların özgürlüğe ulaşmak için sınıfsal bir mücadele vermeli mi vermemeli mi değil; neden sınıfsal mücadele vermedikleirni anlatmaya çalışıyorum. zira göremiyorum, belki ben göremiyorumdur.


rewlack
(06.12.20)
Sınıf ayrımı üçüncü kişilerce yapılan bir ayrım. İnsanların bir arada olup hak aramaları için mantıksal olarak kendilerini sınıflandırması gerekir. Bu nedenle bu ayrım insanlarda geri teper. Bu noktada mesleklere göre yapılan ayrım bile sınıf ayrımından daha gerçekçi sonuçlar verir. Sınıf ayrımı konusunda eksiklikler ve yetersizlikler de var.


dissendium
(06.12.20)
Evet doğru düşünüyorsun .

İnsanlar temelde inançlarına göre ayrılırlar. tarihte siyasette ekonomide de bu hep böyledir.
Maddiyatın aşırı önemsendiği bir dünyada haliyle insanlar maddiyata göre sınıf/kesim oluşturuyorlar.

İnsanı, aileden kültürden inançtan akrabalık bağlarından ve duygu ve maneviyatından ayırıp biresellik adı altında sadece nefes alan bir ham madde olarak ele almak demek herkesin gözüyle görmediği bir global bir güce adapte olması anlamına da geliyor. Küresel çalışmalar da bu yöndedir.
(Parçala böl yönet politikası sadece Ortadoğu'da uygulanmıyor)
Bu türden örnekleri bazı bilim kurgu filmlerinde de görebiliriz.

Bireysellik, kendimizden ayrılmak ve aslında bize ait olmayan, birileri tarafından önümüze konan bir konsepti başka alternatifi yok mudur bile demeden kabullenmek demektir.

Bunda çeşitli yayınlarda, sosyal medyada yürütülen ve yine bizzat sosyal medya platformlarının da algı operasyonlarında payları büyüktür.
Körü körüne takip edilen "markalar"
algı ve hayattaki diğer kişisel tercihlerimizde etkili olmaktadırlar .
Bu şekilde başkalarının oltasına takılmayı Özgürlüğün ve bireselliğin peşinde koşmak zannediyoruz maalesef.


Erva
(06.12.20)
(19)

İstanbul'da ne kadar kira ödüyorsunuz?

Merhaba soru başlıktadır.Eğer mümkünse ilçe de belirtirseniz sevinirim.Çok teşekkürler.
Merhaba soru başlıktadır.

Eğer mümkünse ilçe de belirtirseniz sevinirim.

Çok teşekkürler.
Gaip
(24.11.20)
2500 şişli

5. yıla giriyorum. 1900 ile başlamıştım


kadıköy göztepe civarları 2500. 11 yıllık kiracı.


red g
(24.11.20)
Teşekkürler cevaplar için.

Kaç yıllık kiracı olduğunuzu da belirtirseniz süper olur valla.


Gaip
(24.11.20)
Fatih, 1000, 3 yıllık kiracı. Yıllardır zam yapılmadi, hep aynı.


biseysorcaktim
(24.11.20)
Çağlayan (Adliyeye yakın sayılır-yokuş değil) 1550TL
4 yıldır kiracıyım. Her yıl 100TL arttırdık şimdiye kadar.


hayalhayal
(24.11.20)
Kartal -> 1700 TL -> 1 yıl yeni doldu zamlı tarife.


Lethe
(24.11.20)
Üsküdar 1500 4 ay


mg3929
(24.11.20)
Kadıköy yeldeğirmeni 1800 6 yıllık kiracı.


2200, idealtepe sahil tarafı.
üç yıl bitti, dördüncü yıla girerken aralık ayını zamlı yatıracağım bu hafta.
herhalde 2500 falan olacak, ev sahibi olabilecek maksimum düzeyde zam yapıyor sağ olsun.


blatta hiberna
(24.11.20)
Kadıköy, 1670 TL. 1. yıl birkaç ay önce doldu standart zamlı hali.


peki madem
(24.11.20)
Umraniye 850. 10+ yil.
Kadikoy Acibadem 3150. 1 yil.
Pendik 1000. 5+ Yil
Cekmekoy 2800. 1,5 yil.

Acibadem zamli fiyat, digerleri zam almadi henuz. Aidatlar dahil hepsinde.

Pendik ve Cekmekoy arkadas bilgisi.


baldan kaymak
(24.11.20)
şişli-3500-1 sene olmadı


Jux
(24.11.20)
Pendik 1200 7 ay
Ataşehir 1650 1 yıl


şişli-esentepe: 1400.
ilk kiramı birkaç gün önce ödedim.
öncesinde avcılar: 1100. iki yıllıktım.


filteria
(24.11.20)
4500 Maslak

2 yıl. Geçen sene 4000'di.


stewie
(24.11.20)
kadikoy
2100
2+1
4 yillik binada 4 yildir kiraciyim


batlegolas
(24.11.20)
ümraniye 1900


hemsta
(25.11.20)
tuzla 1400


Küçükyalı 2800 yeni bina ilk kiracıyım daha bir sene olmadı.


(3)

covid surecinde evdeki karantina surecini deneyimleyen oldu mu?

insallah olmaz kimseye de tabi. yasayan varsa nasil yaptiniz yada yaptilar acab? bir odada tek basina 14 gun mu? tesekkurler.
insallah olmaz kimseye de tabi. yasayan varsa nasil yaptiniz yada yaptilar acab? bir odada tek basina 14 gun mu? tesekkurler.
baldan kaymak
(20.11.20)
sadece gülüyorum.
ben evlenmeden önce zaten 12 ayın 8 ayı karantina koşullarında geçiyordu.
1-2 hafta evden hiç çıkmayıp tek başıma yaşadığım çok olmuştur.
ekmek almaya çıkmamak için ekmekleri dondurucuya atıyordum.
ayrıca eş dost 4-5 korona pozitif kişiyi biliyorum.
hiçbiri tek başına bir odada geçirmedi.

kuzeni aradım karantinanın 5. günü. "müşterim var ben sana döneyim dedi"
diğerleri ailesiyle herhangi bir tatil günüymüş gibi geçirdi.
hatta birisi kıçı yiyen evime misafirliğe gelsin demiş, baldızları gitmiş.

kısaca koronayı umursayan, önlem alan mahallenin delisi yüzde bir insanız.


Ben ve annem pozitifiz. Odalarımızda takılıyoruz. Bugün benim 5. Günüm annemin 10. Günü. Çok ağrım var :#


1bir1bir1
(20.11.20)
yalnız yaşayınca bütün odaları kullanabiliyorsun


(9)

Corona aşısı

https://www.pfizer.com/news/press-release/press-release-detail/pfizer-and-biontech-conclude-phase-3-study-covid-19-vaccine Habere göre araştırma bitmiş. Almanya’daki Türk çiftin bulduğu aşı en güvenli ve işe yarayan aşı şu anda. Buna rağmen az önce bakan Koca’nın Çin aşısı sipariş edecekleri haberin
www.pfizer.com Habere göre araştırma bitmiş. Almanya’daki Türk çiftin bulduğu aşı en güvenli ve işe yarayan aşı şu anda. Buna rağmen az önce bakan Koca’nın Çin aşısı sipariş edecekleri haberini okudum.

Kaynak da şu: twitter.com

Benim anlamadığım bir şey var. Neden Türklerin geliştirdiği aşı varken ne idüğü gelirsiz Çin aşısı bu halka reva görülüyor? Şahsen güvenmiyorum ve seçme imkanım olsa tercih edeceğim en son aşı olurdu. Zaten virüsü başımıza bela edip yeterince hayatımızı zindan ettiler.

Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? Söylenildiği gibi aşılar Çin’den gelse ne yaparsınız?
Bu işler sayın cem yılmazın dediği gibi tamamen duygusal sen çinden alıcan ki yarın öbürgün sana kasa açsın, kredi versin. Ha gelse ben olur muyum ? sabahtan sıraya girerim olmak için.


paramolacak
(18.11.20)
Bakış açının ve argümanlarının aşırı saçma olduğunu düşünüyorum


biz siparişi çoktan vermiştik zaten. yoksa bizimkilerin yerine çini tercih ettik diye bir durum yok. ama iptal edebilsek yerine bizimkilerinkini alsak daha iyi olurdu ama olabileceğini zannetmiyorum.


candide
(18.11.20)
@ivebeen Haberi okusaydınız bir :)) o zaman anlarsınız neden aşı seçtiğimi.


ben de sahsen alman asisini tercih ederdim ama,linkte aralik ayinda cin asisini alabilecegini soylemis, demek ki cin asisi aralik ayina kadar turkiye'nin talebini karsilayabilecek. muhtemelen pfizer'in asisini aralik ayinda alamiyorlar cunku on siparisleri diger ulkeler vermis ve bize kalmamis olabilir. eyyorlamam bu kadar


exlibris
(18.11.20)
Hangi Cin asisindan bahsettigini bilmiyorum yazmamislar ama muhtemelen Sinovac olabilir. Okudugum kadari ile zaten Sinovac su an Turkiye'de klinik testler yapiyor, Ekimde 1300 kisilik bir test, devaminda ise 12000 kisilik bir test planlamislar. Muhtelemen 12000 kisilik testin sonuclari yakin zamanda sonuclanir, dolayisiyla bakanlik zaten bu sirketle iletisim halinde oldugu icin hizli bir sekilde cok sayida doz getirtebilir.

Pfizer asisi icin, ne kadar iyi olsa bile sonucta uretim kapasitesi sinirli o yuzden onumuzdeki 2-3 ayda Turkiye'ye ne kadar doz satabilirler belirsiz.


Haldamir
(18.11.20)
Amerika, daha aşı doğru dürüst ortada yokken Pfizer/Biontech'e kamyonla para yatırıp; 100 milyon doz satın alma yaptı.

Eh hiç değilse birkaç on milyon doz da Alman hükümeti almış olsa; ilk parti üretimlerin tamamı bu ülkelerin ihtiyacını karşılamaz bile. Bize sıra gelene kadar çok var.

İşte o yüzden, bizimkiler de Çin aşısına yazılmışlar demek ki. Rus aşısı için de görüşüyorlardı en son.


Kaynak: www.pfizer.com


fever
(18.11.20)
En güvenli ve en işe yarayan aşı olduğu yok. Kendileri de diğer adayların daha başarılı olduğunu bildikleri için bir an önce ruhsat alma çabasındalar.

Bir de bu mrna aşısı. Uzun vadeli bağışıklık sistemi rahatsızları çıkarmayacağı ne malum? Tercih şansı bırakılsa ben Çin aşısını seçerdim. Gerçi tercih şansı verilse hiç aşı olmam ama muhtemelen aşı olmayanların sosyal hayattan kısıtlanacağı bir dünya düzenine doğru gidiyoruz.


catch the arrow
(18.11.20)
çin'in üretim gücüyle almanya'nın ki bir değil, tüm ülkeler aşı peşinde, kim bilir ne kadar da sıra var. yani üretim gücü çok önemli, aşı bize bugün lazım 10 sene sonra bütün dünya aşılandıktan sonra değil.

çin isterse çok kısa sürede aşı üretebilecek tesisleri kurup atıyorum ülkenin 2 3 büyük şehrini hatta 10 şehrini aşı üretim tesis haline getirebilir.


killerbee
(18.11.20)
(8)

Covid geçirenler

3 gündür koku alamıyorum. İşkillendim. Bugün teste gittim pozitif çıktı. İlginç olan şey şu ki, hiçbir şeyim yok. Geçen hafta 2-3 günlük, nereden geldiği belirsiz bir bel ve vücut ağrısı, hafta sonu da hafif bir nezle geçirdim. Bunların covid ile ilgisi var mı bilmiyorum. Hepsi geçti. Nefes darlığı
3 gündür koku alamıyorum. İşkillendim. Bugün teste gittim pozitif çıktı. İlginç olan şey şu ki, hiçbir şeyim yok. Geçen hafta 2-3 günlük, nereden geldiği belirsiz bir bel ve vücut ağrısı, hafta sonu da hafif bir nezle geçirdim. Bunların covid ile ilgisi var mı bilmiyorum. Hepsi geçti. Nefes darlığı yok. Ateş yok.

Şimdi merak ettiğim, hastalık semptomsuzken ya da hafif geçerken de paat diye kötüleşebiliyor muyum? Afedersiniz turp gibiyim çünkü şu anda. Böyle başlayanlar genelde böyle mi geçiriyor yoksa her an her şey olabilir mi?
Ben sifir belirti ile (temasli oldugumdan test yapildi) ogrenmistim pozitif oldugumu. Annemde de vucut agrisi vardi sadece. Oylece gecti gitti. Kotulesmedik hic. 1 ay gecti, herhalde bu saatten sonra da kotulesmeyiz diye dusunuyorum.


Siz de bu sekilde hafif sekilde atlatir gidersiniz umarim. Gecmis olsun.


invictae
(18.11.20)
pat diye kötüleşme olayına ben hep semptomlu kişilerde rastladım şahsen. tıpkı gribi ağır geçirir gibi nispeten ağır seyreden semptomlar, istirahat ihtiyacı, iş göremeyecek kadar enerji düşüklüğü vs... sonra daha iyi hissetmeye başlıyorlar, tam "aa toparlıyorum" derken daha da kötüye gidiyor. hatta bunun bilimsel açıklamasını da yapmışlardı, emin değilim ama sitokin fırtınasıydı galiba, bağışıklık sisteminin friendly fire'ı açık unutması şeklinde gelişiyordu. yanlışım varsa düzeltilsin plz, dediğim gibi bu tamamen sıradan vatandaş olarak benim gördüğüm şey, ondan yazıyorum.

onun dışında geçirenlerin çoğu zaten yakalandığını bile bilmeden atlatıyor, o açıdan semptom göstermemek veya hafif atlatmak korkulacak bir şey olmasa gerek.

beni en çok korkutan bu pıhtılaşma dolayısıyla sonradan kalp krizi, beyin kanaması gibi şeyler. maalesef bir akrabamız "aha iyileşti" derken kalp krizinden vefat etti. ben azılı bir şüşko olarak covid kapsam tatava yapmayıp direkt ölürüm zaten o açıdan kafa karışıklığım yok da anam babam için korkuyorum böyle bir ihtimalden.


der meister
(18.11.20)
Çok olağanüstü bişey olmazsa böyle geçer gider. Maksimum olacaklar, hafif eklem ağrısı, baş ağrısı, çabuk yorulma.

Evin tadını çıkar bol bol dinlen. Beslenme çok önemli düzenli ve güzel beslen. Kişisel tavsiye olarak ben c vit d vit ve çinko takviyesi aldım. Fakat doktor tavsiyesi değildir bilgi olarak yazıyorum. Su iç bol bol. İyiyim diye yorulma, her şeye atılma hemen. İşe başlamak, sosyalleşmek için acele etme. Alabildiğin kadar rapor al (çalışıyorsan).

Hissetmiyor olsan bile vücudunda "bişeylerin" "bişeyleri" düzeltmeye çalıştığını unutma. Ona yardımcı ol.

Geçmiş olsun


infernalcadre
(18.11.20)
Böyle geçer muhtemelen. Ben en fazla göğsümde daralma hissetmiştim. Psikolojik de olabilir, favira(favicovir) etkisi de.


kaderimse np
(18.11.20)
Dinlediğim, okuduğum covid öykülerin hepsinde, hafif geçiriyorken, bir kaç gün sonra testi pozitif çıkıp ilaca başlayanların hastalığı kötüleşiyor. Ve bu hastalarda ilaca başladıktan sonra görülen semptomların hepsi, ilacın yan etkileri olarak görülebilen semptomlar.


olivia
(18.11.20)
@olivia

ne demek istediğinizi anlamadım. hastalık ilaçlar yüzünden kötüleşiyor demeye mi çalışıyorsunuz?


@olivia ilaca başlayanlar derken hangi ilaca başlayanlar keşke onu söylesen. Çünkü biliyor olmalısın ki iki farklı ilaç kullanılıyor.

Favicovir (Evet 8 tane içtiğimiz ilaç) yan etkisi olduğu söylenen bir ilaç değil. (istisnalar hariç)
Plaquenil ise yan etkileri olduğu söylenen bir ilaç. Bu ilacı kullananlardan "yav ben iyiydim bu ilacı kullandım yataktan kalkamadım" diyenleri duydum. Ayrıca görme sorunları yaşattığını da bizzat doktorum söyledi.

Kendim bizzat Favicoviri kullandım bir sorun yaşamadım. Fakat plaquenili bilerek kullanmadım.


infernalcadre
(19.11.20)
@infernalcadre ve @i ve been mistreated ve merak eden herkes için, bahsettiğim ilaçlar Favicovir ve plaquenil. Planguenil, kullanmaya başlar başlamaz yoğun, geçici ve kalıcı yan etkiler gösteriyor. Favicovir ise kullanırken pek yan etki göstermese de sonrası için ağır ve kalıcı yan etkiler gösteriyor. Üstelik her ikisi de ilaçların prospektüsünde bile yazan uyarılar dikkate alınmadan veriliyor hastalara. Böbrek hastası olduğu tüm kayıtlarda yazan birine asla ve asla verilmemesi gereken bu ilaç veriliyor. Her iki ilaç da Karaciğere hemen ve uzun vadeli büyük hasar verdiği bilindiği halde karaciğerinde kitle olan enişteme verildi. Aynı şekilde tansiyon, kan pıhtılaşması vs gibi konularda yoğun yan etkiler gösterdiği bilinmesine rağmen bu hastalıkları kronik olarak taşıyan hastalara da veriliyor. Covid'den öldüğü beyan edilenlerin hepsi de ilaçları kullananlar. Ve hemen hiç birisi akciğer sorunlarından değil kalp, böbrek,karaciğer sorunlarından vefat ediyor genellikle. Oysaki covid'in saldırdığı yer akciğer bildiğimiz gibi. Bir kaç pozitif olan yakınıma da ilaç getiren sağlık personeli off the record olarak "biliyorsunuz herhalde pek muhteşem ilaçlar değil bunlar, mümkünse bağışıklığınızı yükseltmeye çalışın daha çok" demişler.


olivia
(20.11.20)
(9)

Filtre kahve kağıtlarının hangisi iyidir ?

Kütahya porselenin v60 seramik filtre kahve demleme ekipmanını aldım lakin demleme için kağıt da gerekiyor. Konu hakkında pek bilgim yok internette bir çok filtre kahve kağıdı mevcut rossman da 10 tl ye n11'de 50 tl ye filtre kahve kağıtları mevcut. Hangisini tercih etmem gerekir ? Fiyatın bu kadar
Kütahya porselenin v60 seramik filtre kahve demleme ekipmanını aldım lakin demleme için kağıt da gerekiyor. Konu hakkında pek bilgim yok internette bir çok filtre kahve kağıdı mevcut rossman da 10 tl ye n11'de 50 tl ye filtre kahve kağıtları mevcut. Hangisini tercih etmem gerekir ? Fiyatın bu kadar farklı olması kahvenin lezzetini çok fark ettirir mi ?
joehigashi
(17.11.20)
Merak ederek ilave bir şey de ben eklemek istiyorum bu kağıtların beyaz ve açık kahverengi olarak 2 rengi oluyor bunların farkı nedir?


kilimanjaro
(17.11.20)
filtreler arasında dikkat etmeniz gereken en önemli özellik boyut (3 numara 4 numara vs) kabınızdan taşma yapmayacak herhangi bir filtre kullanabilirsiniz.

kahverengi filtre kağıtları ile beyazlar arasında süzme anlamında bir fark yok. fakat kahverengi olanlar işlenmemiş kağıtdan elde edildiğinden daha doğa dostu.


akiskan
(17.11.20)
Kahverengi olanlar doğa dostu olmanın yanında sizin sağlığınız için de daha sağlıklı.


mobydick
(17.11.20)
Günlük hayatta kullandığımız kağıt üretim aşamasından beyaz olarak çıkmıyor, beyazlatma için ağartma işlemi uygulanıyor. Beyaz filtre kağıdı ağartma işlemi yapılmış olanlar, açık kahverengi kağıtlarsa işlenmemiş olanlar. Ağartma işlemi yapılmamış kağıtlar kahveye çok hafif kağıt tadı bulaştırabiliyor ama doğa dostu. Kahverengi kağıtlar kullanırken kağıdı önceden hafif ıslatarak bu tat değişimini önlemek mümkün, beyaz kağıtlardaysa bu işleme gerek kalmıyor.

Fiyat farkı kağıt kalitesinden ve sayısından da kaynaklı olabilir. Ben Tchibo nun beyaz kağıtlarını kullanıyorum, orta kalite bir filtre kağıdı. Açıkçası kahveci işletmiyorsanız günlük içeceğiniz 2 - 3 bardak için aradaki farkı anlamanız zor olacaktır.


Filtre kağıtlarının kalitesi kahve aroması geçirgenlik oranına göre belirleniyor diye biliyorum. O da arkalarında yazar %98-99-99,5 falan. Yani hem kavveyi tutup hem de birebir geçirmektir aslında marifet olan. 100'e yakın olan iyidir.

Bende aynı markanın bir adet işlenmemiş kağıt yani sarı olanı var onda 99 yazıyor. İşlenmiş beyaz olanında da 99,5 yazıyor. Yani o teknik olarak daha iyi ama pratikte bu farkı anlıyor muyum, anlamıyorum. Bence her kağıt iş görür de önemli olan kahvenin kalitesi.


ananiyimioguz
(17.11.20)
@akiskan'in dediği gibi kağıdın en önemli kısmı boyutu, hazneden taşan kağıt varsa isterseniz tüm kahveyi boşaltın kağıda su içmiş olursunuz.


gule gule
(17.11.20)
coffee.stackexchange.com

şunu inceleyebilirsiniz. karşılaştırma yapmışlar.


starbuckstaki (4) veya tchibo'nunki güzel. Tchibo'nunki daha çok süzüyor gibi gelmişti bana, tam tersini istediğim için Starbucks'ta satılanı alıyorum. (40'lılar 11 lira gibi bişey, tchibo 80'liyi en son 18 liraya mı ne almıştı birkaç ay oldu ama)

Boyut önemli demişler evet önemli lakin v60'ta suyu sen üstten koyduğun için taşma veya su içme gibi bir durum olmaz. Makinelerde belki sıkıntı oluyordur bilemiyorum. Ama v60, chemex gibi şeylerde zaten sen üstten parça parça verebilirsin suyu.


nhk ni youkosu
(17.11.20)
v60 icin Rossmann bildigim kadariyla kagit satmiyordu.

v60 filtresi alin, Hollanda menseeili olanlari tavsiye ederim. Sanirim Japonya´dan gelenler daha kagit tadi veriyordu, James Hoffmann test etmisti.

Evet tat farki oluyor, akis hizi farkliligi da var.


buf-e kür
(17.11.20)
(32)

En sevmediğiniz insan tipi nasıldır?

Dış görünüş değil, kişilik yada tavır olarak.
Dış görünüş değil, kişilik yada tavır olarak.
Sintia
(16.11.20)
Avrupa Yakası / Burhan Altıntop :)


msb
(16.11.20)
inatçı insandan nefret ederim. genelde kompleksli insanlar inatçı oluyor zaten, tahammülüm yok.


Jux
(16.11.20)
cahil, küstah, çıkarcı, yalancı, sabit fikirli. kısaca malum partili insan.
bu tipte insanla mümkünse yolumu ayırıp rahat ediyorum, mümkün değilse (akraba vb) çekiyorum mecburen ama hiç şaşırtmadılar şimdiye kadar.


vizivozo
(16.11.20)
teneke tipinde olanlar.


AlsterWasser
(16.11.20)
bombos olup da ukalalik edene tahammul edemiyorum. hak ediyorsa ukala olabilir biri ama bombossa asla cekilmiyor. bir de gerizekali insana tahammulum yok.


in vino veritas
(16.11.20)
Bir şeye hayır/yok dediğiniz halde ısrar etmeye devam edenler. Israr edersin hadi ona da neyse de bazıları aşırı ısrar ediyor artık illallah ettiriyor


yazdonumu
(16.11.20)
bir söylediği diğerini tutmayan kaypak insanlardan her türlü uzak dururum.. tamamen vakit kaybıdırlar benim için..


strobist
(16.11.20)
Empati yoksunu, dedikoducu ve patavatsız


Dünyanın çoğu sevmediğim insan tipine girer herhalde, hangi birini anlatayım.


antihero
(16.11.20)
Hangi konuda olursa olsun fanatikler.
Saygısız insanlar.
Yandık bittik spor taraftarları.
Sen yapamazsıncı tayfa.
Az bilip çok satmaya çalışanlar.
Beş kelimelik cümle kurup araya üç yabancı kelime sıkıştırmaya çalışanlar.


Yalancılar.
Çok konuşanlar.
Haksızlık karşısında bile bile ses çıkarmayanlar.
Kötü niyetliler. Bilerek kötülük yapanlar.
Hiç muhabbet yokken bir anda laubali olanlar.
Sıcakkanlılıkla gevşekliği karıştıranlar.
Sarhoşken bir anda öfkelenip insanları kıranlar.
İnsanların üzerinde üstünlük kurmaya çalışıp kendinden zayıf gördüklerini ezmeye, aşağılamaya kalkanlar.


kibirli ve nobran olanlar.


nesterov
(16.11.20)
burnu havada olanlar.


candide
(16.11.20)
Son 6-7 aydır falan sırf salaklığımdan dolayı nette çok dolandım ve türlü türlü insan tanıdım. Tanımadım da, çok baktım, gördüm. Net olarak görmemiş insan diyorum ya bu soruya.

Ulan birini gördüm Turkcell platinumun havasını atıyordu :DD çok ciddiyim ya. Bir diğeri airpod mu ne onu göstericem diye kırk takla atıyordu. Bir başka biri Puma les benjamins ortalığında ayakkabı mı ne çıkmış, onun siparişini vermiş. Sipariş faturasının fotosunu atmış ya sosyal medyasına dsjaodsa :DD Çok alkol içmekle övünenler falan offf.

Neler gördüm, ne mallara baktım bu 6 ay içerisinde ya. Normalde görsem selam bile vermem, oturup 2 kadeh bir şey içmem ama işte bir bataklığa düştük yavaş yavaş çıkıyorum.

turkcell platinum abi ya, fatura abi yaaaaa :DDDDD


eazy
(16.11.20)
tepeden bakan, karşısındakini ezmeye çalışan, hoşgörüsüz insanlar.


eileengray
(16.11.20)
Savunduğu şeyle yaptıkları çelişenler.


olaylar olaylar
(16.11.20)
Çiğ ve sığ insanlardan hep kaçarım. Hiç sevmem.


le jeune turc
(16.11.20)
Şımarık insanları hiç sevmiyorum, ağızlarına çakasım geliyor.


meraklı, empati yoksunu ve kıt akıllı


dedi ve gitti
(16.11.20)
Bunlarla genelde iş dünyasında karşılaşıp son derece uzak durmaya çalışıyorum ama eminim ki sosyal hayatlarında da böyle insanlardir.
Sen herhangi bir yardım talep etmedigin halde inatla sana yardimci olmaya calisan insanlardan hic hoslanmiyorum ve samimi bulmuyorum. Bu tip kisiler cogunlukla menfaatci bir tavir içersinde oldugu halde cok yardımsever görünüp once durup dururken sana yardim edip (lazim olur diye) on gun sonra senden surekli bir seyler isteyen kisiler oluyorlar. Kiside kendine kredi açıyor aklinda. Aşırı rahatsiz edici geliyor bana.

Sonrasinda kucuk hesaplar yapan insanlardan da hic hoslanmam. Her anlamda. cimri de denebilecek kişiler. Uc lira bes lira hesabi yapanlardan da uzak durmaya çalışıyorum.

Dinlemeyen ve anlayamayan insanlar. Her seyi kendi kucum dunyasi kadar sananlardan.

Surekli kendini ovme egilimi icerisinde olan, bir tane yapiyorsa dört tane anlatan insanlar.

Ve tabii ki iki yuzluler. İşin ucu kendisine dokunmadiginda asla ses cikarmayip fikir bile beyan etmeyip ne zaman menfaati söz konusu olsa o tarafa yatan insanlar da midemi bulandirir.


a perfect lie
(16.11.20)
Dürüstlükle patavatsızlığı karıştıran insan tipi. Saygısız insana tahammülüm yok.


Hazelelif18
(17.11.20)
Geri zekalı veya kurallara uymamayı marifet sanan insan tipi.

Bugün birini gördüm iki maske takmış ama burnu açık. Şaka mısınız?

Bir de her şeyi soranlar olabilir. Mesela küçücük bir cafede oturuyoruz. Biri gelicek sonradan nerde olduğumuz mesajla söylenmiş o da oraya geliyor. Kapıdan girmeden arıyor. Bir kapıdan gir bir bakmayı dene bulamazsan öyle ara. Bu insana ayar oluyorum ben ve ister istemez soğuk yapıyorum o gün.

Bunu yapan varsa açıklayabilir mi neden yaptığını?


sonsuz
(17.11.20)
Yediği kaba pisleyenlerden nefret ederim hatta iletişimi kesiyorum direkt.

Bana konuşma hakkı vermemekte ısrarcı olan, sürekli en doğru düşüncenin kendisinde olduğunu düşünenlerden de öyle. Mesela bir şey soruyor, anlatıyorum anlatıyorum sonra, "yok öyle değil yeaaaa" diyor. o zaman niye sordun???


cok konusanlar. yemin ederim cekilecek dert degil.


baldur2
(17.11.20)
kibirli.


laf anlamayacak, laf dinlemeyecek insan sevmem.
Çok aksi bir görüş de savunuyor olsan, bi dinle, bi anla, sonra yine kabul etme.


Dominant, her şeyi kendi kararlarına göre yönetmek isteyen
Hatasız olduğunu ve en iyisini kendisinin bildiğini düşünen
Çıkarları için karşıdaki insanı kullanan
Bir şeyi 50 kere söyleyen ve susmayan
Emrivaki yapan


çok konuşan, sürekli kendini ön plana çıkarmaya gayret gösteren, bilmiş ve şımarık insanlar. düşünsem daha çok çıkarmış höh


Küçük hesap, sinsi, yalan söyleyen. Nefret ederim. Yalanda hayatımdan çıkarırım direk kim olursa olsun.


mobydick
(17.11.20)
İyi niyet ve samimiyetten yoksun olanlar.


alfred
(17.11.20)
Yalan söyleyen insanlardan hic hoslanmam.
Kendi anlattiklarinda büyük bir tutarsizlik varsa veya yaptiklariyla söyledikleri birbirini tutmuyorsa uzaklasirim direkt.


chitosan
(17.11.20)
sark kurnazlari, yalanci, bos, samimiyetsiz ve dengesiz bireyler


ala09
(17.11.20)
(12)

aldığım her şey çöpe gidiyor. her şeyi dondursam?

10 günde bir mutfak için alışveriş yapıyorum. ve oldukça az şey satın alıyorum.son iki alışverişimi örnek vereceğim.20 ekimyoğurtsütpeynirmeyvekrakerdondurmadonuk margherita pizza 5 kasımyoğurt sütmeyveeti cici bebeevde hazır pizza - dondurma - müsli - meyve - kraker tüketiyorum. arada makarna yapar
10 günde bir mutfak için alışveriş yapıyorum. ve oldukça az şey satın alıyorum.

son iki alışverişimi örnek vereceğim.

20 ekim
yoğurt
süt
peynir
meyve
kraker
dondurma
donuk margherita pizza

5 kasım
yoğurt
süt
meyve
eti cici bebe

evde hazır pizza - dondurma - müsli - meyve - kraker tüketiyorum. arada makarna yaparım.

geçen hafta bütün dolabı çöpe attım. sütleri açmışım üzerinden günler geçmiş. yoğurtların tarihi geçmiş. peynirleri alalı çok uzun süre olduğu için de tribe girdim. bütün meyvelerim çürüyor. aldığım meyve de 2 elma 2 muz 2 bilmemne oluyor.

şu an konserve mısır ve müsliden başka tüketecek bir şeyim yok. olmasına ihtiyacım da yok bu arada. canım bir şey çekmiyor. ama yarın isteyebilirim.

aldığım her şeyin bozulmasından bıktım. bu hayatım boyunca böyle oldu.

satın al çöpe at satın çöpe at.

corona olduğu için de her gün markete gitmek istemiyorum. bir adet muz en küçük boy süt için her gün gidilmez ki.

nasıl bir sistem kurabilirim? önerebileceğiniz bir yöntem? ürün?

şöyle bir sıkıntım var. mesela paketli kuruyemiş almışım. paketi açıp 5 6 tane badem yiyorum. ikinci gün 3. gün derken bir hafta geçiyor; içinde yarısı duruyor. hem de zaten neredeyse bomboş olan buzdolabında tutuyorum bunu.

sonra tribe giriyorum. bu paket açıldı zehirlenicem diyip ağzı kapalı dolapta tutulan paketleri de çöpe atıyorum.
disardayim
(15.11.20)
Çok çok az beslenen birisin ve çok sağlıksız besleniyorsun. Tribe girişinden de belli oluyor ki çok stresli çok bunalmış bir haldesin uzun zamandır. Bence bunu bi düzenle ondan sonra daha doğru ve yeterli beslenirsin, dolayısıyla da gıdaların çöpe gitmez. Ama bu gerginlik iyi değil, biraz sinirlensen anında miden deli gibi kasılıp ağrıyordur eminim, çünkü belli ki hırsını iştahından alan bir yapın var, her durumda mideni muhatap alıp tribini midene atıyor. Onun için kraker, onun için müsli... asidi durdurmaya çalışıyorsun.

Lütfen akşam yemeklerini yarım saat tempolu yürüyüş veya koşudan hemen sonra ye. Yoğurdunu mutlaka ye her akşam, meyveli süt yapıp yanına al öğün olsun sana. Lütfen şu gerginliğinin üzerinde çalış. Bunun daha yetişkinliği var, yaşlılığı var...


1bir1bir1
(15.11.20)
Bu ambalajlı sütler uzun dayanıyor aslında açılsa bile yav? Yoğurt da açıldıktan sonra 1 hafta kadar ekşimiyor benim gördüğüm kadarıyla. Daha ufak paketler halinde almak bir çözüm olabilir. Peyniri açtıktan sonra buzdolabı poşedi vs. iyice sarıp sarmalayınca epey bir vakit hayatına sorunsuz devam ediyor benim tecrübemde. Kuruyemişe falan kolay kolay bir şey olmaz hele. Çok sorun ediyorsanız kilitli poşet veya tupperware falan mı diyorlar, kilitli plastik kaplar var. Onlara koyarak kaldırın buzdolabına?


@1bir1bir1

çok boktan beslendiğimi biliyorum ama bunu hiç umursamıyorum. hep kötü beslendim ben. acıkıp gidip jelibon yerim. yemek yemeyi hiç sevmem. keşke yemek hapı olsa da kurtulsam.

hiç gergin ve sinirli değilim. aksine rahatsız edici düzeyde sakin ve umursamaz biriyim ben aslında. ama dediğin gibi midemde bir sorun var. çok bulanır. üzülürsem de bulanır. yemek görünce de bulanır. başkasının yemek yediğini görünce iyice bulanır. corona olmadığı zamanlarda dışarda da çok bir şey yiyemezdim.

sürekli paketli aburcubur tüketiyorum ki aslında onlardan midem bulanması gerekiyor.

@panzerkampfwagen iv
ambalajlı sütler açılmadan önce uzun dayanıyor ama. açıldıktan sonra değil. 3 kat kilitli poşet ve en sağlıklı cam kapların içine bile koysam ürünleri midem bulanıyor yiyemiyorum.

yoğurtları minicik alıyorum zaten. açarken kendi kendime diyorum ki . hadi bunu bitirebilirsin bir haftada. yok. ilk gün iki kaşık yiyorum. sonra o iki hafta duruyo bozuluyor.


disardayim
(15.11.20)
Yoğurt, en az miktarda al
Süt, yarım litre al
Peynir, 250 gram al
Meyve, 250’şer gram al
Kraker bozulmaz
Dondurma ve pizza derin dondurucuda bozulmaz

Sonuçta bitiremeyip çöpe atıyormuşsun. Yani markete seve seve gideceksin. Gitmezsen aç kalırsın. Gidersen çok alırsan çöpe atarsın. Gidersen az miktarda alırsan çöpe atmazsın.


Kuruyemişler iyice ağzını kaparsanız ya da bir kavanozda ağzı kapalı saklarsanız bir şey olmaz uzun süre. Muzları da kararmaya başlayınca halka halka kesip buzlukta saklayabilirsiniz ben smoothie yapıyorum mesela donmuş muzla çok güzel oluyor. Yemeyeceğiniz şeyleri de hemen açmasanız, aslında sizin elinizde madem küçük boy alıyorsunuz 3-4 gün içinde bitirecek şekilde yeme programı yapabilirsiniz kendinize. Sütleri de 250 ml bi seferde fazla miktar alıp saklayabilirsiniz buzdolabına koymanıza gerek yok son kullanım tarihleri uzun açmadığınız sürece.


carmenta
(15.11.20)
Yogurtlu makarna yiyin, icine peynir ufalayin, onlari kullanmis olursunuz.

Sutu musli icin kullaniyorsunuz sanirim, ufak, su 200ml lik pipetli olanlardan alin, en azindan actiginizi komple bitirmis olursunuz her seferinde.

Bademden fln zehirlenmezsiniz korkmayin. Ben 1.7kg lik paketler alip 3 ayda filan tuketiyorum, bisey olmuyor. Yiyin rahat rahat cekinmeyin, et/sut/yumurta/sivi olmayan seyler oyle hemen bozulmaz, bozulunca da renginden ve seklinden anlarsiniz. Bademlerin tadi bayat gelirse firina atin 10-15 dk, mis gibi kavrulmus badem oluyor.

Meyve yemiyorsunuz madem, almayin? Zaten duzgun beslenmiyorsunuz, meyve de yemeseniz olur. Gercekten sevdiginiz seyleri gercekten caniniz isteyince alir yersiniz boylece.

Yogurdu da kafaniza gore atmayin, ustu yesermediyse/pembelesmediyse, tadi eksimediyse yenir o. Ev yapimi yogurt bile 10 gun rahat dayanir dolapta. Peynir de oyle, aylarca dayanir, suyun icinde olup kurumasin yeter. Bozuldugunu zaten renginden/kokusundan anlarsiniz, durduk yere bozulmustur bu kesin diyip atmayin.

Yemekle ugrasmayi sevmiyorsaniz konserve hazir yemeklerden alin, mesela tamek barbunya, patlican kizartma vs. Isitip yersiniz, hizli kolay temiz, yillarca bozulmuyorlar da.


taurina
(15.11.20)
sütü actiktan sonra 2 gun icinde tuketiniz yaziyor ama ben 3 4 belki de 5 gün icinde tuketiyorum, hic de bir sey olmuyor. benim buzdolabi baya sogutuyor sanirim.

yogurt 2 hafta bile dayanir. ekşimediyse ye gitsin.

badem vs. aylarca dayanir.

ben de tek yasayan ve yemek yapmaya usenen bir insanim. ama yemek yemeyi severim, tum gun bir seyler tikinabilirim. ama usendim mi de tam usenirim. bu yuzden her seyi az az aliyorum. getir'den veya baska marketlerden eve siparis veriyorum. boylece hem cope atilmiyor hem de surekli markete gidip risk almis olmuyorum.

meyvelerle smoothie yapmak guzel oluyor. süt ve meyvelerimin bozulmamasini buna borcluyum. her sabah yapip iciyorum. icine badem ve ceviz de atiyorum. 3 5 tane atiyorum ve 1 ay belki de daha fazla yetiyor o marketten alinan kuruyemis paketleri. hic de bozulmuyor.


yalniz cok sagliksiz besleniyorsun. canin istemiyor olabilir ama yemen lazim. bagisikligin dusebilir. neden mideni bulandiriyor yemekler ve yemek yiyen insanlar gormek? bunun icin bir doktorla veya psikologla gorusebilirsin.

ac karna jelibon vs yemek benim midemi bulandirir. tuzlu bir sey ararim. kraker de cok yagli bir sey. kuru ekmek ye daha iyi.

ekmek yemem ben, kurur gider cop olur diye. bir ara tost ekmegi alip sorunu cozdum ama sonra onu da bitirememeye basladim. kucuk paketleri de varmis gerci.

peyniri de iyice sarsan buzdolabi posetiyle, bozulmuyor.

tabagina az az koyma. cokca koy ve bitircem de bitir.

sutasin kutuda peynirleri var, dorde bolunmus halde. onun kucuk olanini al. bir karesi 2 catalda bitiyor zaten. 4 gunde yersin.

yemek yerken bir seyler izlesen belki ne oldugunu bile anlamadan bir bakmissin butun tabagi bitirmissin.

bari tavuk ye, al marketten mesela incik kanat. buzluga atmadan once 4e bol onu posetlere. sonra canin ne zaman isterse yap ye. en kolay yemek. yaglamana salcalamana gerek yok. at baharatini ver firina veya tavaya.

makarna yiyorsan da ton baligi ekleyebilirsin.


batlegolas
(15.11.20)
Benim haftalık yemeğimi yapan bir kadın var. Küçük boyutta sebzeler alıyorum. Kafasına göre harika yemekler çıkarıyor. Sen de bul böyle bir kadın ve yemek yaptır. Onlardan az az yersin 3-4 günde. Kalan günlerde dışarıdan yersin. Abur cubur yeme, az ama düzgün ye. Pizza boş kalori ve gluten.

İkincisi, çiğ meyve ve sebzeyi akşam saatlerinde yeme. Vücut bunları hızlı bir şekilde sindiremez o saatlerde ve bağırsaklarında çürümeye ve gaz yapmaya başlar. Hatta bakteri florasına zarar verir. Bunları sabah veya en geç öğlen tüket.


stewie
(16.11.20)
okb var mı acaba? bozulduğunu düşünüp çöpe atan ve okb tanılı birini tanıyorum da. anası yemek yapıp gönderiyor, 2 gün sonra bozulmuştur deyip atıyor.


sutlu nescafe
(16.11.20)
gunlerce dolapta bekleyen dereotu ve maydanozdan peynir katıp tuzlu kek gibi bir sey yapiyorum mesela ben. mucver de olabilir. boyle pratik tarifler ogrenin


yarım kiloluk süt bile fazla bence. ben minik kutulardaki sütlerden alıyorum hep. çocuklar pipetle içiyor ya hani, 200'lük sanırım. Bir su bardağı yapıyor. Onun bile bazen atıyorum yarısını. Kahvaltıda mısır gevreğini ıslatmak için kullanıyorum mesela, yarım bardak yetiyor. Kutu süt açsam gerisi kalır.

Çikolataların bile minik şişesi var. Asla büyük kutu bir şey almıyorum. "Bu sefer bitiririm herhalde" dediklerimi hep attım.

Bir de, mutfakta vakit geçirmek hoşuna gitmiyor sanırım. Bir gününü feda edip, konserve yapabilirsin. minik kavanozlara koyup, acil yemek istediğimde onları açıyorum ben. hazır konservenin tadını beğenmemem bir yana, bana fazla geliyor miktarı, yine yarısını atmak durumunda kalıyorum.
konserve dediysem, bu seni korkutmasın. patlıcan ve biber kızartmıştım mesela, domatesleri de doğrayıp bir tencerede pişirdim. kızartmayı domatesle karıştırıp, kavanozlara koydum. hazır kızartmalarım var kenarda yani. bunun gibi şeyler yapınca hem evini daha çok sahiplendiğini fark edeceksin, hem de tek kullanımlık sağlıklı gıdaların olacak. muhtemelen istemeyeceksin yapmayı, ama yine de dayanamadım, yazdım :)


lovemyself
(16.11.20)
anladigim kadariyla cok tuketim yapmiyorsun bu durumda ornegin 200 ml sut alip bir seferde bitirebilirsin, yogurdu da ayni sekilde tek porsiyonluk olarak alip bozulmadan bir seferde tuketebilirsin, biraz pahali olur ama en azindan israf olmaz


exlibris
(16.11.20)
(4)

gece dişlerimi sıkıyorum sanırım

uyandığımda arka taraflarda hafif ağrı oluyor.belki en son diş dolgu seansından kalan bi yükselti var, ondan oluyo.kendim bunu nasıl anlarım?
uyandığımda arka taraflarda hafif ağrı oluyor.belki en son diş dolgu seansından kalan bi yükselti var, ondan oluyo.kendim bunu nasıl anlarım?
ShadowOfMoon
(15.11.20)
yanağın iç kısmında beyazımsı bir çizgi oluyor demişti doktor ki bende var.
bi de çeneni sağa sola oynattığında çıtlama gibi bi ses oluyor bende arada.
kahveyi, sakızı bırak.stresi çıkar diyeceğim de onu yapmak biraz zor :)


Ön dişlerde aşınma başlar. Diş hekimine gidin size dişlerinizi sürtmenizi engelleyecek bir gece plağı yapsın. İyi bir durum değil bu. Psikiyatrik bir durum olabilir. Bruksizm diye geçiyor, araştırın.


@high hopes of the sozluk, kahve nedenmiş :(
sağa sola oynattım ses gelmedi.yanağımda da göremedim.ama bişiler hissediyorum dişlerimde yorgunluk gibi.diş eti çekinmelerim de çoğalıyor


ShadowOfMoon
(15.11.20)
@ShadowOfMoon
my.clevelandclinic.org çünkü kafein var :)
ben diş eti ile bi alası olduğunu bilmiyorum.başka bişeyden olabilir.


(11)

antik kentlerin ya da tarihi eserlerin başına gelen kötü şeyler?

aklınıza gelen neler var?allianoi'nin su altında kalması gibi, palmira'ya işid'in verdiği zarar gibi...*spesifik örnekler daha şükela olur.
aklınıza gelen neler var?
allianoi'nin su altında kalması gibi, palmira'ya işid'in verdiği zarar gibi...
*spesifik örnekler daha şükela olur.
asisamus
(11.11.20)
Defineciler


acebi
(11.11.20)
Defineciler tabii ki


Barajlar
Asar-ı atika nizamnamelerinin çok geç hayata geçirlmesi, eksikleri


eileengray
(11.11.20)
Afganistan'daki Bamiyan buddhaları heykellerinin Taliban tarafından dinamitle patlatılması


nundu
(11.11.20)
Kacak kazilar, ziraat, sehirlesme


acebi
(11.11.20)
Eserlerin üstüne Ayşe ahmeti seviyor yazmak.


logisticsmanager
(11.11.20)
restore edilmeleri de olabiliyor bazen.


in vino veritas
(11.11.20)
Vandalizm
Kacakcilik
Defineciler
Restorasyon (ulkemizdekiler icin)


nax
(11.11.20)
Işid


westblack
(12.11.20)
ziyarete açılması.

en.wikipedia.org


inheritance
(12.11.20)
(5)

almanya'da yaşayanlar, alman dostları - "ossi" desem çok mu ayıp olur?

doğrudan sorabileceğim birkaç kişi var ama duyuru'da almanya'da yaşayan çok kişi olduğunu biliyorum, ne kadar geniş kitleye ulaşırsam o kadar iyi olur diye düşündüm.yurtta dresdenli bir arkadaş edindim. çok canayakın ve iyi bir kız. hep mutfakta görüyorum. doğu almanya'ya çok meraklı bir zırtlan old
doğrudan sorabileceğim birkaç kişi var ama duyuru'da almanya'da yaşayan çok kişi olduğunu biliyorum, ne kadar geniş kitleye ulaşırsam o kadar iyi olur diye düşündüm.

yurtta dresdenli bir arkadaş edindim. çok canayakın ve iyi bir kız. hep mutfakta görüyorum. doğu almanya'ya çok meraklı bir zırtlan olduğuma şaşırdı, tuhaf bir şekilde kendisi de 20'li yaşlarda olmasına rağmen o döneme dair çok şey bilen ve hevesle anasını dedesini falan anlatan bir tip. ben buna geçerken "ossi" diye seslensem ayıp mı olur? almanya'da bu hitabın aşağılayıcı olduğunu okumuştum sanki bir yerde. genel olarak hayli densiz ve dengesiz biri olduğum için çekiniyorum ama içimde acayip bir istek var OSSI demek için. bu arada tanıyorum dedim de öyle samimiyetimiz yok, ayaküstü muhabbet sadece.

çok bozulur mu desem? bu salak soru için kusura bakmayın ama böyle şeylere çok takılan bir insanım. siz "ayıp olur, deme" veya "de gitsin bi şey olmaz güler geçer" derseniz sorun çözülecek ama "ossi demek istiyorum ama diyemiyorum" diye düşünürsem içim içimi yiyecek. virüs yüzünden zaten hiçbi şey yapamıyoruz böyle ufak itlikler serserilikler yapmak istiyorum :/
der meister
(02.11.20)
Simdi sordum yanibasi Almanima, yok denmez diyo. Normal konusmada konusurken kullanilir, wessi-ossi diye ama birine hitap icin kullanirsan asagilayici anlasilir cunku durduk yere kimse kimseyi ossi diye cagirmaz dedi.


Haldamir
(02.11.20)
Ben hiç birbirine öyle hitap eden duymadım ama illa yaşadığı yerle ilgili bir hitap olacaksa, Dresdenerin demekte bir sakınca yoktur diye tahmin ediyorum.


reactionic
(02.11.20)
ossi, ustten bakan wessilerin soyledigi bir kavram. asagilayici ve ayristiri, evet.
Bir yandan soyleyeni sen olunca is degisebilir, cunku sen ossi o ossi: youtu.be


buf-e kür
(02.11.20)
çok yakın arkadaşınsa takılma amaçlı diyebilirsin ama biraz kaba bi tabir.


ben de
(02.11.20)
Ossi diye bi şey duydum, ne demek, sence rahatsız edici mi, sana dense kızar mısın diye sor ona göre öğrenirsin


(16)

Leonardo DiCaprio

Bu kadar yakışıklı, başarılı ve kültürlü bir insanın 45 yaşına gelip de nasıl hala bir eşi partneri çocuğu olmaz. Adamın sevgilileri max 25 yaşında, çocuğu yasindalar. Ödül törenlerine annesiyle gidiyor. Leo çok mu anneci? O yüzden hiçbir kız dayanamıyor.İlişkilerine bakarsak aslında öyle fling fala
Bu kadar yakışıklı, başarılı ve kültürlü bir insanın 45 yaşına gelip de nasıl hala bir eşi partneri çocuğu olmaz. Adamın sevgilileri max 25 yaşında, çocuğu yasindalar. Ödül törenlerine annesiyle gidiyor. Leo çok mu anneci? O yüzden hiçbir kız dayanamıyor.

İlişkilerine bakarsak aslında öyle fling falan da değil. Her gece başka biriyle de takılmıyor. Birkaç sene çıkıp ayrılıyor. Yani ilişkide olmayı da seviyor aslında. Ama sen gelmişsin 45 yaşına hala 20liklerle napiyosun? Vücutları güzel vs desen Gisele Bündchen in yaşı 45 gibi mi duruyor? Ya da bar rafaeli? Cirkinlesiyorlar da terk ediyor gibi Bi durum da yok. Neden sizce arkadaşlar? Lea yu analiz eder misiniz :D
sonsuz
(17.10.20)
ortadoğulu olmadığı için hayatının amaçları arasında evlenmek yoktur kanımca, ben de leonardo dicaprio olsam ve 25 yaşın altında elimi sallayarak manita yapabiliyor olsam evlenmeyi aklımın ucundan geçirmem.


nahtoderfahrung
(17.10.20)
orta doğuyla ne alakası var? adamın tüm arkadaşları evli çocuklu. birlikte film çevirdiği herkes evlendi ya da uzun süreli partnerleri var. 45 yaşında biri 20 yaşındaki biriyle nasıl ilişki kurabiliyor veya ne paylaşıyor onu anlamaya çalışıyorum. fwb, ons olarak da takılmıyor. gayet tek eşli (magazine yansıyan boyutuyla) 2-3 yıllık ilişkiler yaşıyor.


sonsuz
(17.10.20)
Adam belki kısırdır.


digits
(17.10.20)
abi anlamıcak bir şey yok genç seviyor adam evlenmek de istemiyor bu kadar basit :D evlenmek bu adam için tamamen ziyan olur


nahtoderfahrung
(17.10.20)
Neden evlensin ki ? Yani evliligin ona ne gibi bi avantaji olabilir ? Herif olmeden cenneti yasamis daha ne..


Bence buradaki tek problem sizin "yuva" kurmamis olmasini dezavantaj gibi gormeniz olmus veya ulasilmasi gereken nihai bir nokta gibi.


Neden evlensin ki? Ya da hayatinin tumunu tek bir kadinla gecirsin? :)


invictae
(17.10.20)
neden evlenmesi gerekiyor onu anlamadım. adam 45 yaşında sanki 70 gibi yazmışsın.
ne güzel ilişkileri var işte.


dafuq
(17.10.20)
Sen evlenmeye çalış, belki fikrini değiştirebilirsin


her evlenmeyen anneci mi, herkes evlenmek zorunda mı, bu kadar zengin bir adam niye kendini evlenmek zorunda hissetsin?


bunu gerçekten bilmek için insan psikolojisi ve ilişkiler konusuna 20 yılını vermiş bir psikolog/psikiyatr olmak gerek.

yoksa bizim yapacağımız her yorum sadece kendi dar perspektifimizden bir varsayım.


orpheus
(17.10.20)
fuckboy'dur belki.


baldur2
(18.10.20)
yanlış yapıyor onun yerinde olsam 18-19 luklarla takılırdım.


kelepir
(18.10.20)
Bunu ben de dusunuyorum nedense bazen :) Dunya sorunlariyla cok ilgili sosyal medyadan oyle gorunuyor en azindan. Belki bu dunyaya cocuk getirmek istemiyordur. Iliskileri de resmi evlilik olmasa bile, aile olma yoluna dogru gittikce ayrilmak zorunda kaliyordur. Yas konusu ise ben itici buluyorum adamin surekli bu yas grubuyla ilgili olmasini ama tercih meselesi o da.


Kittie
(18.10.20)
Evlense, evli olduğu halde metres hayatı yaşasa, sevgilileri olsa, karısını aldatsa daha mı iyi?

Adam belli ki çapkın ve kadın seviyor, hem yakışıklı hem ünlü hem zengin hem hem hem.

Neden tek bir kadınla bir ömür geçirmeyi seçsin? Hiç bir sevgilisinden çocuk yapmadığına göre çocuk da istemiyor demek ki.

Çocuk istemeyen bir adamın evlenmesi dünyanın en saçma şeyi.


John Bloor
(20.10.20)
@john bloor

çocuk yapmak istediğini bir röportajında söylüyor.

adam çapkın değil ayrıca. ilişkileri uzun soluklu. tek eşli mi gerçekten bilemeyiz ama medyada herhangi bir sevgilisini aldattığına dair bir haber yok. yorum yazmış olmak için yazmışsınız sanki.


sonsuz
(20.10.20)
20 yılda bilinen 8 kadın, ve bu adam çapkın değil mi? Adam 25 yaşına gelen sevgiliyi emekli etmiş işte :)

Ayrıca 20 yıldır hala ilk sevgilisi ile birlikte olup evlenmemiş olsaydı yine "neden evlenmiyor" diye yargılar mıyık acaba?


John Bloor
(20.10.20)
(13)

sevgiliniz daha önce hiç duymadığınız bir adamın evine gitse

tepkiniz ne olurdu?
tepkiniz ne olurdu?
Stoneface
(17.10.20)
Güven zedeler. Ayrılırdım. Ne diye karşı cinsin evine gidilir ki? Varlığını bile bilmediğimiz birine hem de. İleride daha neler olabilir veya geçmişte sakladığı başka şeyler olabilir mi diye şüphelenirdim. Ayrılık diyorum.


Amory Lorch
(17.10.20)
Hiii. Bilemedim. Birşey olacak olma ihtimali dahi olsa bana niye söylesin ki derdim.

30 yaş k


mobydick
(17.10.20)
ne kadarlık sevgilisiniz?
adam neci?iş arkadaşı okul arkadaşı vs vs
ne amacı varmış?
evde başbaşa mı kalmışlar?
en azından sevgilin bunların cevabına ne diyor?
Sıkıntılı da olabilir sıkıntısız da olabilir de sadece böyle sorunca güven kırılır.


basond
(17.10.20)
Eski naif stewie, bir şey olmaz ya, arkadaşıdır tabii ki görüşecek derdi. Hatta aklına bile bir şey gelmezdi. Onun görüşü bile alınmazdı. Sadece durum raporlanırdı.

Yeni stewie, kayganlaştırıcı almayı unutma. tahriş olmasın bajingon hayatım.


stewie
(17.10.20)
sakladığı yok açık açık söyledi. eski arkadaşlarmış ama ben adını ilk defa duydum.


Stoneface
(17.10.20)
+1 stewie haahahah.


Amory Lorch
(17.10.20)
@Stoneface, o halde aklına gelen herşeyi sorup cevaplarını almalısın. İçindeki hislere güven kanka. Açıklama yapmalı ve bunu yanlış anlamamalı. Ciddi bir konuşma gerekli.


Amory Lorch
(17.10.20)
Bazen bazı sorular sorulduktan sonra asla hiç bir şey eskisi gibi olmaz. Cevaplar tatmin edici olsa da. Laçkalaşmamaya da özen göstermek lazım soru sorarak.


context çok önemli. yalnız mı gitmiş? kapıdan bir şey alıp çıkmış mı yoksa vakit geçirmiş mi? adam kim? ne kadardır berabersiniz? adamdan niye haberiniz yok? diğer erkek arkadaşlarının (sevgili anlamında değil) hepsini tanıyor veya en azından ismen biliyor musunuz? kafamda deli sorular... :)


Sevgilimin cinsiyeti ne hiçbir şey anlamadım bu sorudan


Özür diliyerek şu karikatürü şuraya koyayım;

64.media.tumblr.com

Dışarda buluşsa bile ortalığı yıkarım, ne demek evine gitmek?


John Bloor
(20.10.20)
eve gitmesini zorunlu kılacak bir durum yoksa ( sevgiliniz kombi bakımcısı, musluk tamircisi falan değilse) işin içinde bişey vardır. bişey vardan kastım da birlikte olmak falan değil. ancak birşeyler yeşilleniyor olabilir.


ismim ibrahim
(20.10.20)
Insan arkadasinin evine yemege, kahvaltiya, caya falan gidemez mi :O Niye bu kadar büyütüyorsun? Ben mi nahifim ya!


chitosan
(20.10.20)
(12)

7 aydır sigara içmiyorum tekrar başlayasım var yardim!

hem bedenimden hem zihnimden atmıştım ne güzel, canımın istemesini geçtim aklıma bile gelmiyordu.şimdi birden bastırdı düşüncesi. başlarsam bu sefer sadece sarma tütün içeceğim ama başlamak istemiyorum emeğim çöpe gidecek. acaba bir tane içsem hevesimi alsam tekrar istemez miyim? yoksa öyle bir düny
hem bedenimden hem zihnimden atmıştım ne güzel, canımın istemesini geçtim aklıma bile gelmiyordu.

şimdi birden bastırdı düşüncesi. başlarsam bu sefer sadece sarma tütün içeceğim ama başlamak istemiyorum emeğim çöpe gidecek.

acaba bir tane içsem hevesimi alsam tekrar istemez miyim? yoksa öyle bir dünya yok mu?

(15 yıllık içiciydim bu arada)
inancsiz deve
(12.10.20)
Öyle bir dünya yok. Yedi aydır müthiş bir iş başarmışsınız, dirayet göstermişsiniz, kimse için değil kendiniz için müthiş bir şey yapmışsınız. Bu süre uzadıkça kendinizi daha da iyi hissedeceksiniz. Bırakmayı, en zor kısmı başarmışsınız. Yeniden başlamak kendinize haksızlık olur. Emeğinizi, sağlığınızı çöpe atmayın.


fotrsapka
(12.10.20)
iki sene sonra tek sigarayla geri döndüm, 2 seneyi attım çöpe köpek gibi pişmanım, şimdide bırakamıyorum. Aman yapma etme demeye geldim.


IcedFlames
(12.10.20)
öyle bir dünya yok maalesef. yedi ay müthiş bir süre. ben de bıraktım. hem de kanser olup bıraktım. siz bu aşamaya gelmeyin lütfen.


uuth
(12.10.20)
su iç, ağzına şeker at, çekirdek ye, hatta öküz gibi ye.

elbet geçecektir. bu tür tuzaklara düşme.


bir tane içerseniz, içmeye devam edersiniz.
çünkü hem tekrar istersiniz hem de "nasılsa bırakırım ya, biraz içeyim" dersiniz.

dayanın, yürüyüşe falan çıkın.
geçecek.


blatta hiberna
(12.10.20)
Benimde arada aklıma geliyor da babam bu ara kanser tedavisi alıyor, çok kez onkoloji servisine gittim babam içkisi sigarası olmayan biriydi. Orda alınan tedaviyi gördüm de aklıma şu geldi: Allah korusun ben böyle tedavi alsam canım çok acır, tatlı benim canım iğneden ne tirsarim, ama en kötüsü de aileme sevdiklerime çektirdiklerim olur, onların beni böyle görmesini üzülmesini istemem. Ben böyle düşünüyorum arada geliyor aklıma ama almamak için kendimi zorluyorum işte.


Topalordek
(12.10.20)
Sadece sarma tütün içeceğini neden belirtme ihtiyacı duydun ki? Daha zararsız olduğunu mu sanıyorsun? Sarma tütün zararsız diyen bilimsel makale falan mı okudun?


hocam tütün daha iyidir fabrikasyona nazaran deniyor o yüzden dedim


inancsiz deve
(12.10.20)
Aynı durumdayım , aman uzak durun


bbb_1
(12.10.20)
bende 4 gündür biraktim, bulanima girmedim, elektronikli sigara kulaniyorum nikotinili sivi var icinde. onla idare ediyorum, sigara nin pisliginden 1000 kat iyidir bence. Bazen arkadas akraba yanimda sigara icerse canim cekiyor, hatta 3 gün önce 1 tane sigara otlandim ama tadi tuzu yok 2 kere cektim atim.
almanyada her yerde satiliyor e-sigara aleti.


samiabi19
(12.10.20)
7 sene önce bıraktım 1 senedir tekrar içiyorum kafama sıçayım


nahtoderfahrung
(12.10.20)
başlama.


marul hirsizi
(12.10.20)
(4)

2. Felipe doneminde akdeniz ve akdeniz dunyasi (kac cilt?)

Fernand braduel'in kitabi turkiyede 3 cilt olarak basildi. Hatta 3 cildin de tarzi farkli diyebiliriz. Her ciltte meseleyi farkli acilardan ele aliyor diyelim. Ama kitabi ingilizce olarak aratinca 3. Cilt diye bir sey olmadigini goruyoruz. Hatta goodreads'te de bir kullanici "two wolume work" diye y
Fernand braduel'in kitabi turkiyede 3 cilt olarak basildi. Hatta 3 cildin de tarzi farkli diyebiliriz. Her ciltte meseleyi farkli acilardan ele aliyor diyelim.

Ama kitabi ingilizce olarak aratinca 3. Cilt diye bir sey olmadigini goruyoruz. Hatta goodreads'te de bir kullanici "two wolume work" diye yazmis. E haydaaa 3. kitap nereden cikti o zaman? "Bizimkiler 2. cildi ikiye bolup yayinlamistir" da diyemiyoruz, cunku biri 700 sayfa, biri 500 sayfa. Oyle olsa ingilizcesinin bin kusur sayfa olmasi lazim ama 640 sayfa olarak gozukuyor.

Ben cikamadim bu isin icinden. Adamin baska bir calismasini alip da "aha bu da serinin 3. kitabi olsun" mu demisler? Hangi kitabi boyle yutturmuslar bize?
ahm1
(10.10.20)
3 cilt. wikipedi'den:

en.wikipedia.org

Main publications
La Méditerranée et le Monde Méditerranéen a l'époque de Philippe II, 3 vols. (originally appeared in 1949; revised several times)
vol. 1: La part du milieu ISBN 2-253-06168-9
vol. 2: Destins collectifs et mouvements d'ensemble ISBN 2-253-06169-7
vol. 3: Les événements, la politique et les hommes ISBN 2-253-06170-0


arkadakiadam
(10.10.20)
Fransızca baskısı 3 cilt, ingilizce baskısı 2 cilt görünüyor wikipedideki eserleri listesinde. Belki ikisi farklı eserlerdir. Bizdekini fransızcadan çevirmişlerse 3 cilt olmasında bir gariplik yok.


O zaman ingilizcesinin 2 cilt kalmasi garipmis. Biz bile ceviriyorsak onlar niye cevirmemis ki?


ahm1
(10.10.20)
İnternetten pdfini bulup içeriğini karşılaştırmayı deneyebilirsin


(8)

Hayatı dağılan YouTube ünlüsü nasıl yaşar?

Bugün denk geldim, 8-9 yıldır izlediğim insanlardan birinin piyasaya fotolari düşmüş; kısaca özetlersek eşinden başka birine attığı cinsel fotolar, eşiyle sevişirken kaydedip bu kişiye atmalar(eşinden habersiz), iş yerinde mastürbasyon, buttplug su bu bir sürü sey.Bu adam youtube dünyasının eskileri
Bugün denk geldim, 8-9 yıldır izlediğim insanlardan birinin piyasaya fotolari düşmüş; kısaca özetlersek eşinden başka birine attığı cinsel fotolar, eşiyle sevişirken kaydedip bu kişiye atmalar(eşinden habersiz), iş yerinde mastürbasyon, buttplug su bu bir sürü sey.
Bu adam youtube dünyasının eskilerinden ünlü biri.
Şimdi eşi ve arkadaşları twitter, vs takibi bıraktı. Işten ayrildi (daha resmi olmasa da).
Bu adam ne yapacak simdi? Milyon dolarlık ünlü olsa tamam derim en kötü yaşar yani de normal maaşlı çalışanlardan. YouTube dünyası bir nevi kapandi en az bir kaç yil (belki de hep ama bilinmez) cünkü nereye giderse takip eder. Arkadaşları bıraktı. Eşi ayrıldı.
Yani fabrikada falan çalışması lazım ki bu geçmişi onu bulmasın, onu da yapacağını sanmam. Isı internet/sosyal medya olan firma da alacagini sanmam.

O sebepten merak ettim; misal düz ofis çalışanı olsa, en kötü başka şehire taşınır falan sonuçta ünlü değil. Bu adam ne yapabilir ki şimdi? Hafif de depresif biri, intihar edebilir diyorum.
Var mı hic böyle bir örnek? Merak ettim hayatlarını nasıl yaşadılar sonra diye.
logisticsmanager
(07.10.20)
Hiçbir şey olmaz. Adam acınacak halde değil. Yaptığı şeylerin ne kadar kötü, ne kadar çirkin olduğunu bile bile yapmış ve devam etmiş. Öyle sessizliğe karışacağını, kendisini unutturmaya çalışacağını sanmam yani utandığından, rezil olduğundan insanların karşısına çıkmamazlık yapmaz. Hayatına devam eder. Bir bakmışsınız tüm bu yaptıklarıyla ilgili video çekip, izlenmeye devam ediyor.


hem eski ünlülerden diyorsun hem milyoner değil XD demek ki ünsüz normal bi youtuber. bizim gibi peasantlar nasıl yaşıyorsa öyle yaşayacak.


glamdr1ng
(07.10.20)
ne iş yapar, kimdir, becerisi var mıdır bilmeden geçimini nasıl sağlayabileceği konusunda söylenecek pek bir şey yok.
murat başoğlu var kamusal ifşanın en ciddi ve toplum için kabul edilemez örneklerinden. çıkan son haberi yakın zamanda yeni sevgilisi ile ev alışverişiymiş. şimdi baktım.


not dark yet
(07.10.20)
Bu riski göze alan adam bunun planınıda yapmıştır hatta eskisinden daha popüler bile olabilir artık.


duptıs
(07.10.20)
Youtuber dediğim machinima, g4 gibi ünlü firmalardan gelme. Calistigi firmanin videolari milyon vs izlenirdi ama sonuçta tek başına degil, bir firma altinda çalışırdı. Sonuçta pewdiepie değil yani herif. Ama oyun youtube dünyasında kime sorsan adami tanır, öyle ünlü.

Yani tamam da adamın bütün kariyeri youtube, sosyal medya vs. Kendi youtube kanali var ama kullanamiyor. Yani düz is yapsa bile milyon izlenen videolarin ana yüzü olunca bir şekilde seni bulur yani. Sonuçta kendi kanalı olmadığı icin silemez.


logisticsmanager
(07.10.20)
unutulur devam eder, tarkan da 90 larda tv de jigolo tarzında çıkıp güzel vakit için ara beni falan tarzı reklamlarda oynuyordu. bu gün megastar diyoruz.


egokalp
(07.10.20)
Kim bu yav adını söyle de rahatlayalım. Nasıl olsa denk geldim demişsin. Biz de denk gelebilirdik demek ki. sen işi kolaylaştırmış ol. Bence bi şey olmaz. İşinden atılmazsa biraz uzaklaşır sonra geri döner bir şey olmamış gibi.


Adam kovic

Hocam warner bros tarafindan satin alinmis sirkette calisan kisinin ofiste mastürbasyon cekerken videosu olup isten atilmayacagini(istifa etmeyeceğini düşünmek) düşünmek naiflik olur.

Zaten biosundan vs sildi çalıştığı yeri.


logisticsmanager
(07.10.20)
(5)

Bahçeden Gelen Meyvelerin Kötü Olması??

Bu aralar komşularım, ofisteki arkadaşlarım falan meyve ikram ettiler. Hepsi de bahçelerinden toplamış. üzüm elma kavun armut ne ararsan var. ama nerdeyse hepsinin tadı kötü. kötü derken, pazardana aldığım güzel meyveler daha lezzetli.benim mi damak tadım bozuldu yoksa?
Bu aralar komşularım, ofisteki arkadaşlarım falan meyve ikram ettiler. Hepsi de bahçelerinden toplamış. üzüm elma kavun armut ne ararsan var. ama nerdeyse hepsinin tadı kötü. kötü derken, pazardana aldığım güzel meyveler daha lezzetli.

benim mi damak tadım bozuldu yoksa?
giovanne
(05.10.20)
Ağaçları bahçede kendi haline bırakmışlardır, bakımını yapmazsan, iyi sulanmazsa vs meyvesi güzel olmaz

Bizim bahçedeki incirler susuzluktan döküldü, narlar sıcak rüzgar ve susuzluktan kavruldu fakat siyah üzümler tatlıydı


freebird5406_2
(05.10.20)
meyve agaçlarının çoğunu tadi güzel olsun diye aşılıyorlar. bahçeden gelenler vahşi ağaçlardan geliyorsa tadlarının farklı olması normal.


orpheus
(05.10.20)
Kaliteli ağaçlar değillerdir, kendi kendine büyümüş yabani ağaçlar olabilir. Ya da meyve çekirdeğinden büyüdüğü için meyve kalitesi düşüktür. Ya da tozlayıcıları yoktur, kalitesizdir.

Satın aldığımız ürünler melezlenerek, aşılanarak, özenle seçilen ağaçlarda yetiştiriliyor.


John Bloor
(05.10.20)
(bkz: aşı)

tarımı iş olarak görürsek verimlilik ve kalite önemlidir. başka cinslerden aşılama yapılarak hem miktar hem de kalite anlamında artış olur. komşularının getirdikleri piyasadakilere göre biraz düşüktür ama sağlıklıdır.


silah taciri
(05.10.20)
Hocam şöyle düşün. Senin parayla aldıkların ticari ürünler. Belki üretici yıllardır işin içinde, tecrübeli. Başka ürünlerle rekabetten sıyırılıp sana ulaşıyor. Lezzetli olması için bakımı yapılıyor vs. Diğer yanda iddiasız bahçe ürünü var. Tabii ki arada fark olacaktır.


(7)

Gaziantep'te yapmadan dönmemelik fikirler

3 gün kadar Gaziantep'te olucam. Fazla bilinmeyen tavsiyeleriniz varsa alırım.+kiralık araba da mevcut
3 gün kadar Gaziantep'te olucam. Fazla bilinmeyen tavsiyeleriniz varsa alırım.

+kiralık araba da mevcut
VIPCH
(05.10.20)
Küsget sanayi'ye git, kadayıfçı ali usta'da katmer ye <3 tercihen kahvaltıda ye ama günün herhangi bir saatinde de olur tabi.
Bir de ben kendim gitmedim ama üniversitenin orada önder pastanesi varmış, onun katmeri daha güzel dediler.


pati
(05.10.20)
fazla bılınmeyen degıl ama oyuncak muzesı'nı zıyaret edın derım, tatlı bır yer. saate dıkkat 17'de kapanıyor ben gezememıstım :/


komorebice
(05.10.20)
Bey mahallesinde yürüyüş yap. Bi kafede avluda otur çay iç


Urfa tike ciğer’de ciğer, anneler parkındaki akşam simit’te katmer ye.


ekaterina
(05.10.20)
Sabah öğlen akşam tıka basa ye. Antep'te başka bişey yapılmaz


birmilyonunvarmi
(05.10.20)
Koçak'ta baklava ye, hediyelik baklava al dönerken.


antihero
(05.10.20)
erçelebi kadayıf mıydı neydi. orada dondurmalı hasır tatlısı ye. üf.


bxgx
(05.10.20)
(13)

Hoşlandığım kız karadut pekmezi hediye etti

Selamlar. Kızın biriyle bir süredir kesişiyoruz. Aynı şirketteyiz. Bugün (yani pazar) ilk kez buluştuk. Bana karadut pekmezi verdi. Bu ne anlama geliyor?
Selamlar. Kızın biriyle bir süredir kesişiyoruz. Aynı şirketteyiz. Bugün (yani pazar) ilk kez buluştuk. Bana karadut pekmezi verdi. Bu ne anlama geliyor?
birmilyonunvarmi
(04.10.20)
bir anlama gelmiyor. geldiği tek anlam şu; eğer böyle bir yemek konusu geçti ve konu döndü dolaştı pekmeze geldiyse ve sen de ben dut pekmezi yahut üzüm pekmezi severim dediysen bir de bunu dene dedi.

veya seni kendisine yakın gördü. ailesinden de karadut pekmezi geldi senin de yemen için verdi.

ben ilk paragraftaki olay neticesinde konuştuğum kıza denemesi için vermiştim.
ikinci paragraf neticesinde de arkadaşlarıma verdim. (evli barklı çiftlere)


Hiç böyle bir muhabbet geçmedi


birmilyonunvarmi
(04.10.20)
3 ihtimal aklıma geliyor;

1- Karadut pekmezi bazı kültürlerde ölüm tehdidi anlamına gelir. Tahminem zehirli. Karadut->Black duth->black death(kara veba). Arkanı kolla :)

2- Şafağı yetiyorsa serdar ortaç'ın karabiberim klibine gönderme olabilir. Siyah zeytini ben de sevmem. Pekmez ne güzel tatlıdır. En iyi ihtimal bu. Hadi iyisin.

3- Bu biraz çılgınca bir ihtimal, long shot olacak. Acaba ailesi göndermiş ve sen de seversin diye düşünüp sana getirmiş olabilir mi? Ben de yöresel bazı yemek-tatlı vb şeyleri arkadaşlarıma tattırırdım. Ama düşük ihtimal tabi.


the coon
(04.10.20)
İlkini bilemicem. İkincisini bildiğini sanmam. 96lıyız biz. Üçüncüsünü de sanmıyorum.


birmilyonunvarmi
(04.10.20)
Sanırım jenerasyon farkından şaka yaptığım anlaşılmadı. Şair diyor ki; jest olsun diye sana bir hediye verdi işte. Altında başka anlam arama. Şanslı adamsın ama biraz safsın sanırım :)


the coon
(04.10.20)
kız balıkesirli falandır. bu ihtimal geliyor aklıma en marjinal


galandar kostumu
(04.10.20)
İzmirli


birmilyonunvarmi
(04.10.20)
Libidonun düşük olduğunu farketmiş olabilir.


pass
(04.10.20)
bence hatun erkegin kalbine giden yolun midesinden gectigini biliyor. onemli bir ozellik, yardir diyorum..


cooperr
(04.10.20)
cok komıgıme gıttı :) belkı de sırf ne anlama gelıyor dusunup dur dıye hedıye etmıstır hahaha


komorebice
(05.10.20)
Covid sebebiyle olabilir. Ilk buluşmada bir şey getirmek istemiştir, arkadaşlarım
na aldıysa sahiden sana da almış olabilir. Tanımadığı için ne alacak, ya çiçek ya çikolata. Onları da yapamayacağı için, hazır covid de varken, bağışıklık güclendirici bir şey getirmiş. "Hastalanma, sen bana lazımsın" anlamına geliyor.


velvetmorning
(05.10.20)
özen gösteriyor sana. (benim arkadaşım da böyle manasız zamansız hediyeleri oluyor özendiklerine)

bir sonraki buluşmaya eli boş gitme


lcha
(05.10.20)
(6)

hatalı basım türk lirasını servet değerine satıyor haberleri

a. hiç denk geldiniz mi?b. bu aralar çok fazla ortaya salındığını-verildiğini-işlendiğini farkettiniz mi?c. Bu durum size ne hissettiriyor?d. komplo teorisi gibi olacak ama bunlar ısmarlama haberler mi?
a. hiç denk geldiniz mi?

b. bu aralar çok fazla ortaya salındığını-verildiğini-işlendiğini farkettiniz mi?

c. Bu durum size ne hissettiriyor?

d. komplo teorisi gibi olacak ama bunlar ısmarlama haberler mi?
Techsavvy
(28.09.20)
a. evet
b. evet
c. hiçbir şey. herkes kendi mezhebince birilerini düdüklemeye çalışıyor işte:)
d. zannetmiyorum. ayrıca niye ısmarlama olsun ki? bir sebebi/amacı yok bence.


candide
(28.09.20)
yanlış basım her zaman olur ve denetleyicilerin gözünden kaçar. 80-90-200 yıllarına baksanız araştırsanız da var. bu da elinde bunu bulunduranlar için güzelliktir, şanstır Milli piyango gibidir. :-)


ankarakecisi
(28.09.20)
Düzenli olarak görüyorum,bu aralar fazla değil sadece clickbait,düzenli yayınlanıyor.birde yerel iha,dha muhabirleri boş durmuyoruz,çalışıyoruz diye haber giriyorlar.son dönem ondan daha fazla yayınlanan deri kaplı eski dini kitaplar,milyon dolarlık diye sürekli çıkıyor neredeyse hepsi fake.
Nümizmatik olmadığım için hiç bir şey hissetmiyorum,sahip olanlar bir heyecanlanıyor işte,son gördüğüm haberde adam oğluma araba alacağım diyordu.bunların benzerleri annelerinin pedallı dikiş makinelerini servete satacağına inanan insanlar,onlarda bir ara sehpa oluyordu o trendde bitti.

Komplo teorisi değil.demin yazdığım dini kitaplar meseleside aynı.1000 yıllık tevrat yakalandı milyon dolar değerinde.bunu haber yapan arkadaşlar nerede hata yaptıklarını bilmiyorlar.sen böyle her ay haber yapıyorsun ve bu bir şekilde her kesimden okunuyor.bu bir kesim için çok önemli değil ama birilerinin zihnine yerleşiyor.bu işleri yapan arkadaşlar kulaktan kulağa oynayarak yayarlar.sonra yerel bir işadamı duyar ki böyle bir eser var.burada ana dolandırıcılık kuralı devreye girer.dolandırıcının en önemli özelliği karşısındaki insanın kendisini kandırdığı hissi yaratmaktır.yani dolandırıcımız ufo goren masum koylu,malın değerini bilmiyor,yerel işadamı kurnaz milyon dolarlık tevratı bedavaya kapatacak.güzel adrenalin,güzel paralar.
Senaryolar hep aynı.ben simdiye kadar aynı senaryoya temiz 10 kere denk geldim.hepsi aynı.birde niyeyse üzerine zeytinyağı sürmüşler,sorduğunda hep bunu ayvalıkta bir hoca inceledi,derisi kurumasın diye zeytinyağı sürdü.bir bu kısmını çözemedim.

Son şıkka dönersek komplo teorisi değil ama bir piyasa yaratma çabası diyebilirsiniz.


duptıs
(28.09.20)
a- evet
b- hayir
c- hicbirsey
d- zannetmiyorum.

Koleksiyon isinde mantik aramak hatali, birinin cop zannettigi baskasi icin cok degerli olabilir. Elinizdeki objenin degeri birisinin onu ne kadar istedigiyle dogru orantili olarak artiyor, onemli olan dogru aliciyi bulabilmek.

Ben mesela eski bilgisayarlara ilgiliyim, bir parca buldum 2-3 sene once, artik piyasa da olmayan bir markanin 80lerde urettigi bir bilgisyarin ram karti. Degerli oldugunu biliyordum ama piyasasi ne kadar haberim yoktu, biraz arastirdim baktim benzeri bir tanesi ebay'de $500 civarina satilmis birkac sene once, $200'e aldim. Yaklasik 1 ay sonra bir Rus'a $1200 sattim gitti, benim pesinde oldugum bir parca degildi. Geri donusume satsan herhalde $20 etmezdi.


cooperr
(28.09.20)
ben şey diye düşündüm, bence adam bir sürü mecradan gazetecilere dedi ki, "eğer bunu alacak bir enayi çıkarsa ben size de sakal atacağım". onlar da haftada 2 kez dolaşıma sokuyorlar:)) ama aynı şeyin farkına ben de vardım. ikide bir gösterime giriyor haber.


evet
evet
saçmalık
saçmalık. ısmarlama. bunu bana sat aptal bi zengine sana şu kadar komisyon verym diye tüm habercilere söylemiş herhald. bir de hatalı basım para nedir yani? sahteyle ikisi nasıl ayırt ediliyor, belki kendi bastı? dünyada hayatta bi tanecik hatalı basım para olsa mesela bu bilmem kaç yılından kalmış olsa gerçek olduğu da kesin olsa olurdu ama şimdi ne bu yani bullshit


kushkush
(28.09.20)
(14)

Votka içenlere soruyorum, genel olarak alkol içenlere aslında sorum?

Nasıl içiliyor bu içki?Bardağın kaçta kaçında votka, diğer yarısı aroma (meyve suyu) vs olmalı?Geçende arkadaş ikram etti de, yarısına kadar koydu, dedim napiyosun sen, bu kadar fazla koyulmaz buna. Neyse: boğazımdan mideme kadar yanarak geçti. 2 yudum aldım, dedim bir daha içeni şey etsinler böyle
Nasıl içiliyor bu içki?

Bardağın kaçta kaçında votka, diğer yarısı aroma (meyve suyu) vs olmalı?

Geçende arkadaş ikram etti de, yarısına kadar koydu, dedim napiyosun sen, bu kadar fazla koyulmaz buna.

Neyse: boğazımdan mideme kadar yanarak geçti. 2 yudum aldım, dedim bir daha içeni şey etsinler böyle iğrenç bir şey ağzıma koymadım daha önce.

Midesiz misiniz nesiniz, nasıl içiyorsunuz kolonya gibi alkolleri yav, ne zevk alıyorsunuz? Çakmağı çaksam havaya uçar, nasıl su gibi içiyorsunuz.

SORU2: Votkaya kezzap, kolonya gibi acı diyen biri nelerden uzak durmalı? Rakı, viski, likör, konyak, cin vs. Bunlar da içerken kezzap gibi yakıyor mu boğazı, mideyi?

Soru3: Șampanya ya da şarap da boğazdan mideye kadar yakarak mı iniyor? Hiç tatmadım çünkü. 300 papel verip içemezsem acırım paraya. Yoksa ona göre ateistim ama tövbe edicem sigara gibi tadına bile bakmadan.

Millet su gibi içiyor da, fen dersindeki etil alkol gibi anasını satayım..
Cesario
(25.09.20)
Votkayı ben shotlar halinde içiyorum sek olarak. Bir kokteylin yarısına kadar votka koysaydım beğenmeyebilirdim muhtemelen. Tadından ziyade verdiği hissi seviyorum.

Diğerleri hakkında bir yorumda bulunamam, damak tadıyla ilgili. Ben viskiyi, cini, şarabı severek içiyorum.


ben de aynı şekil, insan alışkın olmayınca hepsi acı zehir gibi. biraz meyveli şarap içebiliyorum diğerlerine göre daha az acı :) meyveli şekerli kokteyl deneyebilirsin, dediğim gibi geri kalan her şey zehir.


rose parks
(25.09.20)
votka sek içilir. shot içilir. sarhoş olmak için içilir. lezzeti için içilmez.

sen böyle meyve şarapları var onlardan al iç bence. geçen bi böğürtlen şarabına denk geldim şerbet gibi içtim.


alperz
(25.09.20)
Güzel votka sek içilir+1.
Misal russki standart (iyi bir votkadir. zevkler ve renkler tartisacak durumda degilim).Kötü votka tadi belli olmasin diye meyve suyu ile boca içilir.

Dediklerinden hiçbirini içerken bu ne ya demiyorum. Ama eşim icemez misal viski, brandy falan. Kişiden kişiye değişir.

Sarap ve şampanya alkol orani az oldugundan sizde öyle bir etki bırakması zor. Yoksa su gibi gidiyor ikisi de ki bu sebepten yemekle içiliyor çoğu zaman. Yoksa öyle olsa yüksek alkol ile yemeğin butun tadini alir götürür (bkz raki).


logisticsmanager
(25.09.20)
votkayı buzluğa koyup sek shot atabilirsiniz.

canınız nasıl istiyorsa öyle içersiniz aslında. genelde ben 1/3 votka 2/3 meyve suyu ya da redbull. votka redbull tatlıdır güzeldir.


fezagezgini_4
(25.09.20)
İyi votkaların aslında kendine göre güzel bir lezzeti oluyor. Boğazı fazla yakmadan su gibi akıyorlar. Ucuz votkalar kolonya gibi oluyor. Denedikçe fark ediyor insan


Soru 1: iyi vodkalar (belvedere, grey goose, beluga vs) sek içilebilir ama bir aroması olmadığı için bir tad da beklememek lazım (alkol tadı dışında). Bununla birlikte bu vodkaların aromalı çeşitleri de mevcut. bu arada ruski standart iyi bir vodka değil. Ayrıca vodkayı enerji içeceği, kızılcık suyu gibi aromatik içkilerle karıştırabilirsin. 1 ölçü vodka, 2 ölçü de onlardan.

Soru 2: Bahsettiğin yelpaze çok geniş. Likörler genel olarak rahat içimlidir. Cin isi genelde sek içilmez ama bazı aromatik cinler içiliyor. Cin dediğin zaten bir nevi aromalı vodka. Rakı zaten bildiğin gibi. Viski ve konyak zinhar sek içilir ama bunlar da serttir. Vodkayı sek içemiyorsan bunları da içemezsin denilebilir.

Soru 3: şarap ve şampanya kolay kolay yakmaz. Belki kekremsi bir tad bırakır ağızda hepsi bu.


giovanne
(25.09.20)
votkacıyım. 1/2 fazla. başlangıç seviyesi için 1/4, ileri seviyeler için 1/3 önerebilirim. kafa bulmak istemiyor ama alkol de alayım diyorsanız 200 ml bardağa 1/10 olacak şekilde bile koyabilirsiniz. 20 ml votka yapar yaklaşık 8 ml alkol alırsınız. bu da aynı miktarda biraya eşit olur. yani bira içmiş gibi olursunuz ama içimi hafif ve gerçekten lezzetli olur.
ona göre oranı arttırarak deneyebilirsiniz.
russanız votka sek içilir tabi. ama benim öyle şekil dertlerim yok.


ozdek
(25.09.20)
Pahalı ama grey goose alıp, dondurucuya atarsan lıkır lıkır içebilirsin.

Veya herhangi bir votka/cin'i shot yapar gibi iç. Ama içmeden önce ağzına bi dilim mandalina at. Ohh sabaha kadar içersin


owaki
(25.09.20)
Cin tonik ve yanına hafif bir meyve salatası dene. Daha gazoz gibi içersin. Kinin seversen tabii:)


votka 40-50 volümlük saf alkoldur. meyveden damatılmışsa o meyvenin adıyla anılır.
saf olduğu için illa ki yancısıyla içilmesi gerekir. yancı yarı yarıya konulur.
limon, elma suyu iyidir. cola ile kesinlikle olmaz.
saf olduğu icin seyreltilmiş hali 20 volüme dek düşer ve sorun olmaz.
şampanya + şarap 12-18 volüm arasıdır fermente içkidir ve probiyotik sayılır.
normal ölçülerde içerseniz faidelidir.
45 volüm içtiyseniz demek ki halinizi harab etmiştir.


ankarakecisi
(25.09.20)
Soruyu kabaca okudum. Votka boğazını yaktıysa dandik votkadır. Viski de öbürleri de.

Ben Rusyada, Ukraynada takılırken önüme konan votkaları hatırlıyorum da su gibi yumuşaktı. İyi içki rahat içimlidir bunu bilir bunu söylerim.


heidi'nin dedesi
(25.09.20)
benim ayıkken sek olarak tahammül edebildiğim içkiler bira, şampanya ve şarap. o son saydıkların vodka veya rakı gibi yakmaz. tada alışık olmadığın için muhakkak rahatasız edecektir en başta ama ağır gelmez o kadar. çok içen birisi olmamakla birlikte saydıklarının hepsini denemişimdir sanırım. yok aga vodka ve rakı cidden başka bir şey. ben FİSKİ, konyak vs. içebiliyorum mesela ama vodka yok, ya bi şeylerle karıştırıcam ya da şat atıcam. şat atıyosam da tadını, kokusunu vs. bastırmak için 50 çeşit yiyecek lazım yanına. sevemiyorum.


der meister
(25.09.20)
Bardakta iyi votka olmalı. Başka hiçbir şeye gerek kalmıyor o varsa. Ben de ilk Polonya'ya gittiğimde fark etmiştim. Hiç öyle yakan, mide bulandıran bir şey değil. İyi işçilik gerektiren bir içki.

Soru 3, hayir, hayir ve hayir! Ekşilik, acılık abartılı hallerdeyse, kötü yapılmıştır şarap. İyi şarap bulamayacaksanız, içmemek en iyisi. Kafanızda kötü yer etmesin. İyi bir el işçiliğinden geldiğine eminseniz, başlayın derim. Ancak 300 papel ile şampanya olmaz. Vintage şampanyası en az 70 Euro civarında. En çöpü, en endüstriyel yapılmış non-vintageleri 35-40 Euro civarında.


buf-e kür
(25.09.20)
(8)

Evden internete kaç para ödüyorsunuz ?

2 senelik taahhütüm gelecek ay sona eriyor. Türk telekom fiber internet 50gb/24mbps hız için aylık 78 tl ödüyordum. Şimdi en asgari ücretlendirme 148 tl ile başlıyor. Acaba sizler ne kullanıyor ve ne kadar ödüyorsunuz. Bağlantı ve hız problemi oluyor mu ?
2 senelik taahhütüm gelecek ay sona eriyor. Türk telekom fiber internet 50gb/24mbps hız için aylık 78 tl ödüyordum. Şimdi en asgari ücretlendirme 148 tl ile başlıyor.

Acaba sizler ne kullanıyor ve ne kadar ödüyorsunuz. Bağlantı ve hız problemi oluyor mu ?
tekil3.şahıs
(25.09.20)
kat kat hız kampanyası olarak bak, 24mbit limitsiz internet 100 lira gibi bir şey olması gerekli. ben 35mbir limitsiz kullanıyorum, 32-34 görüyorum hız testinde ama bağlantıda hiç kesilme, paket kaybı falan yok.


malheiros
(25.09.20)
vodafone net fiber 100mbit sınırsız 105tl ödüyorum. geçen ocak şubat gibi geçtim buna bulduğum en uygun olanı buydu.


belkider
(25.09.20)
türksat kablo. akşam 7 ile gece 12 arası 20 mbit diğer saatler 100 mbit ve sabit 5 mbit upload. artı olarak televizyon paketi toplam 89 lira.


veri
(25.09.20)
2 senelik sözleşmeyi yeni imzaladım 110 TL aylık yani seneye de 110 lira olacak.Superonline 35 Mbps Bir de tablet hediye ettiler


orgyadakull
(25.09.20)
Taşındığım için yeni bağlattım. 18-06 arası 100 mbit 06-18 arası 25 mbit 99 lira, Superonline. Bence iyi.


teutonic-terror
(25.09.20)
kablonet internet + tv = 39 TL

hız ve kotayı bilmiyorum, şimdiye kadar hiç kota sorunu yaşamadım. eski abone olduğum için uygun olabilir.


istististist
(25.09.20)
Türksat 100 mbit akşamları 20 mbit: 90 lira


Turk.net yaklaşık 60-70 mbit limitsiz 88 TL.


(14)

Ev sahibine kedim olduğunu söylemeli miyim

Merhabalar Ev taşıma sürecindeyim. Bugün bakmaya gittiğim bir evde "binada evcil hayvan yasağı var mı? Kedim için camlara ve balkona sineklik takacağım" dediğimde "binada kimse evcil hayvan beslemiyor, yasak" dedi. Peki iyi günler diyip çıktım İkinci bakacağım evin sahibini aradım, o da yasak derse
Merhabalar
Ev taşıma sürecindeyim. Bugün bakmaya gittiğim bir evde "binada evcil hayvan yasağı var mı? Kedim için camlara ve balkona sineklik takacağım" dediğimde "binada kimse evcil hayvan beslemiyor, yasak" dedi. Peki iyi günler diyip çıktım
İkinci bakacağım evin sahibini aradım, o da yasak derse onca yolu gitmeyeyim dedim. Kedisi olan biriymiş zaten, sorun olmadığını söyledi ama Evi beğenmedim maalesef.
Şu anki evimizde 5 yıldır yaşıyoruz ve son 1.5 yıldır kedimiz var. Ev sahibimize de sormadık bile sahipleniyoruz diye, hiç sorun yaşamadık.

Tavsiyelerinizi bekliyorum :(
art pepper
(23.09.20)
bak burada var.
www.petburada.com


ankarakecisi
(23.09.20)
Doğru anlamışsınız: 5 yıldır yaşadığımız evden taşınıyorum, yeni ev arıyorum. Yani yeni ev sahibime söylemeli miyim diye sormak istedim


art pepper
(23.09.20)
@ ankarakecisi: evi tutmadan yönetmeliği görebilir miyim ki? Ev sahibi hiç uğraşmamak için öyle bir madde olmadığı halde yasak diyip de geçiştirebilir bence.
Kedim olduğunu ben kendim demesem ne ev sahibi ne de komşular bilir zaten de ben nizama uygun olsun istiyorum ama ülkede hayvanlara bakış açısı da belli :(


art pepper
(23.09.20)
Normalde ev sahipleri eve zarar gelmesin diye istemez fakat yeni eve çıkmadan önce konuşmakta fayda var. Eski ev sahibine hiç açmanın alemi yok zira bir şeyi bahane edip depozitoya saldırması an meselesidir.


artemisisis
(23.09.20)
@artemisisis: telefonda soracağım o zaman tüm ilanlara, en azından boşuna yol gitmeyeyim.

Şimdiki ev sahibimiz kedimiz olduğunu biliyor, napıyo iyi mi diye soruyor hatta bazen. Çok iyi adam, hiçbir sıkıntımız olmadı zaten 5 yıl boyunca. Taşınmak zorunda olduğum için üzülüyorum bile diyebilirim :(


art pepper
(23.09.20)
Umarım sorunsuz bir şekilde çözülür taşınmanız. Kolaylıklar ve bol şans ^^


artemisisis
(23.09.20)
köpek için sormak gerekli ama bir tane ise kediniz, aşırı sorumsuz biri değilseniz (tuvalet kokusu, yanda kediyi saldım çayıra olayı yoksa) bence hiiç gerek yok bahsini açmaya


bugisme
(23.09.20)
normalde sorun olmaz, şu ana kadar (eşyalı ev dışında) eve zarar verebilen bir kedi ile karşılaşmadım, duymadım da. ben oturduğum evlere direk getirdim, kimsenin haberi alakası olmadı, ama söylemekte yine yarar var. sonuçta ev çok kiracı yok, biri olmasa öteki keyifleri bilir.


bluewhale
(23.09.20)
bi şey yasaksa bi cezası olmalı. cezası neymiş acaba. apartmanca karar alınca noluyo yani. yaptırımı ne. what if i do amk. o zaman balık beslemek de yasak olsun. akvaryum balığını pişirip yemek için aldım, taze seviyorum derseniz napacaklar. o da yasaksa, kışın elinizde hamsiyle apartmana girdiğinizi görmücem o zaman dersiniz. kuzu budu falan da yasak olsun sonuçta evde birleştirip canlandırıp besleyebilirler. hahaha ulan çok eğlendim.


yuzo
(23.09.20)
Ev eşyalıysa sorun olur, haberi olması gerek. Diğer yandan da bazı evlerde koku oluşuyor, belki bakım sorumsuzluğu bilemiyorum ama ev ararken karşılaşıp elemiştik, kira ve satış için problem olabiliyor, evin değerini düşürüyor. Yai her ev sahibi istemeyebilir


epitaf
(23.09.20)
çok saçma bu şekilde ev sahibinin, bina yönetiminin filan karışabilmesi, hayvan düşmanı karar alabilmeleri...
ben şimdiye kadar herhangi bir kuş kedi veya köpeğin bi bebek veya çocuktan daha fazla gürültü yaptığına şahit olmadım. öyleyse yasal olarak çocuk sahibi olmak veya çocukluysa taşınmak için de komşulardan izin alınması gereksin.
kendi çocuklarını eğitemeyen insanlar eğitimli hayvanlara karışıyor sisteme bak...

bence mantıken söylemeye gerek yok kimsenin haddine değil karışmak ama binada resmi olarak alınmış karar varsa veya sözleşmede bu konuda madde varsa sıkıntı işte. adam istemiyorsa kendi belirtsin sözleşmede. bişey yazmıyorsa sonradan çıkıp da karışma hakkı olmaz, olmamalı.


konetsu
(24.09.20)
@konetsu: kesinlikle. Kedi eve zarar vermez ama eğitilmemiş insan veya evladı verir, kedinin varlığı hissedilmez bile ama binayı sallayacak kadarr gürültü yapabilir insan veya evladı. Gel de bunu ev sahiplerine anlat..


art pepper
(24.09.20)
Kentsel dönüşümün tepe yıllarında kiralık ev bulmak çok zorken bir ev bulduk süper. Anlaştık, tam imza atacağız ev sahibi "evcil hayvan istemem" dedi. Hı hı dedik, imzaladık. Kedinin evde varlığı yokluğu belli bile değil. Sonrada evin kalorifer tesisatında sorun çıktı. Ev sahibine haber verdik, eve geldi, kedimizi gördü, sevdi filan. Genellikle evcil hayvan istemem durumu köpekler için geçerli. O evi kiralar mısınız bilmem ama genel olarak "evcil hayvan" sorusu değil de "kedim sorun olmaz herhalde" gibi sormakta fayda var.
Yuzo'ya çok güldüm, çok yaşa @yuzo :)


SiyamkedisiZorro
(24.09.20)
Kediden bi şey olmaz. Kedi eve zarar vermez. Eşyaları tırmalar sadece. Kokusu da tuvaleti temizlerseniz yok gibi bi şey. Eve getirirken görünmezseniz kimse kediniz olduğunu anlamaz. Anlasa da kedinin kimseye zararı yoktur ki. Evi tutun kediyi de eve alın. Kimseye hesap vermeyin:)


(1)

Airbnb onay bekliyor?

İlk defa kullandığım için işin içinden çıkamadım. 2017'den bir üyeliğim varmış. Nüfus cüzdanımı ve anlık fotoğrafımı kimlik onayı için gönderdim ama hala bekliyor.Rezervasyon iptali olmayan bir eve rezervasyon yaptım,"Rezervasyonunuz için 
1 işlem yapılması gerekiyorRezervasyonunuzu tamamlamak için
İlk defa kullandığım için işin içinden çıkamadım. 2017'den bir üyeliğim varmış. Nüfus cüzdanımı ve anlık fotoğrafımı kimlik onayı için gönderdim ama hala bekliyor.

Rezervasyon iptali olmayan bir eve rezervasyon yaptım,

"Rezervasyonunuz için 
1 işlem yapılması gerekiyor
Rezervasyonunuzu tamamlamak için e-postanızı kontrol edip kimlik belgenizin size ait olduğunu onaylayın."

Diyor. Böyle bir mail gelmedi. Ne yapacağım, para çekmedi, iptal edemez miyim şu an?
hadi ya la
(20.09.20)
Biraz sabret. Yarım saat önce mi gönderdin? 1 gün önce mi gönderdin? Geçen hafta mı gönderdin? 1-2 gün bekle. Acelen varsa iletişime geçmeye çalış belki öne alırsın. Yoksa zaten seni yakın zamanda doğrularlar. Ya da doğrulamazlar.


(1)

İngilizce öğrenme hk

Sslamlar, İngilizce öğrenme hk nasıl bir yol izlemek gerekir? Pek çok uygulama var ama bir plan yapamadık.nereden nasıl başlatıp hangi aşamaları geçmek gerek sizce
Sslamlar, İngilizce öğrenme hk nasıl bir yol izlemek gerekir? Pek çok uygulama var ama bir plan yapamadık.nereden nasıl başlatıp hangi aşamaları geçmek gerek sizce
iyi bir üniversitenin hazırlık sınıfına giderek.

adı duyulmuş, çoğunlukla iyi yorumları olan bir kursa giderek.

yurt dışında iyi bir dil okuluna-kursuna giderek ve öğreneceğiniz dilin ana dil olarak konuşulduğu bir ülkede 6 ay-1 sene yaşayarak.


(7)

Voltaire'ye ait olduğu söylenen söz

sosyal medyada görüyorum muhtemelen uydurma şöyle bir yazı var:"Sıradan hırsız paranızı, cüzdanınızı, bisikletinizi çalar. Politik hırsız ise geleceğinizi, hayallerinizi, bilginizi, gülümsemenizi çalar. İkisi arasındaki fark; sıradan hırsız sizi seçer, siyasi hırsızı ise siz seçersiniz. Voltaire"böy
sosyal medyada görüyorum muhtemelen uydurma şöyle bir yazı var:

"Sıradan hırsız paranızı, cüzdanınızı, bisikletinizi çalar. Politik hırsız ise geleceğinizi, hayallerinizi, bilginizi, gülümsemenizi çalar. İkisi arasındaki fark; sıradan hırsız sizi seçer, siyasi hırsızı ise siz seçersiniz. Voltaire"

böyle bir sözü mü varmış Voltaire'nin?
jepa
(12.09.20)
voltaire mutlak monarşiyle yönetilen bir ülkede yaşadığı için böyle bir söz söylemiş olması pek akla yatmıyor.

(volter diye okunuyor adı)


Fransızca ve Ingilizce aradığımda bu sözü buldum. Kaynak bulamadım. JStor'da bir çalışmada da bu söz geçiyor. Büyük ihtimalle demiştir.


ryhmer
(12.09.20)
fransızca olarak aratınca daha da uzun bir hâli çıkıyor ve yine voltaire'in söylediği yazıyor ama ıvır zıvır sitelerde, forumlarda falan sonuç veriyor. voltaire'in zamanında bisiklet mi vardı allah aşkına:) bence fake bu. doğru olsa o ifadeleri aratınca kitabından bir parça vs. kesin çıkardı. voltaire'in dediğini sanmıyorum.


www.jstor.org

Jstor kullanmayı bilen biri şu kaynakta "thieves and robbers" diye aratıp kaynağına baksa da görsek


ryhmer
(12.09.20)
Bana daha cok Steve Jobs sozu gibi geldi, çalmak falan(:


@ryhmer

büyük ihtimalle demiştir dediğin bu cümle mi

Similarly, in denouncing Tacitus " for having had
the effrontery" to extol the old Germanic tribes who were but
"thieves and highway robbers," Voltaire based his accusation not on
the fact that Tacitus introduced moral judgments into history but
that he applied moral criteria to the wrong people.

sci-hub.tw


Evet. Orda dememiş demek.


ryhmer
(12.09.20)
(11)

2010'dan beri pc oyunu oynamamış birine

hangi oyunları önerirsiniz?Not: Ekran kartı kısıtlı nvidia mx serisi bir ekran kartı.
hangi oyunları önerirsiniz?

Not: Ekran kartı kısıtlı nvidia mx serisi bir ekran kartı.
amusan
(10.09.20)
Ben bir frostpunk oynamak isterdim


freebird5406_2
(10.09.20)
BioShock Infinite store.steampowered.com


perrin
(10.09.20)
kaldirirsa skyrim.


ateistanbul
(10.09.20)
world of tanks


foolrules
(10.09.20)
World of tanks


dakota
(10.09.20)
Bioshock Serisi (3 oyun birden)
Portal 2

en sevdiğim 2 seridir bunlar.


nhk ni youkosu
(10.09.20)
portal 2


orpheus
(10.09.20)
lol


konetsu
(10.09.20)
Borderlands de fena değil


Civilization V, assasin's creed (hangilerini kaldırır bilmiyorum, eskiler olur sanırım), gta


the coon
(11.09.20)
- Spec Ops: The Line: Bunun hikayesi güzeldi. İlerlemeli oyun ilgini çeker mi bilmiyorum ama dediğim gibi hikayesi/senaryosu güzeldi. Sonunda birkaç seçeneğiniz var bitirmekten için.


- Life is Strange: Bu oyunun da hikayesi güzel. Bundan karşınıza sürekli seçenekler çıkıyor ve hikayesi buna göre gelişiyor.


(7)

Nargile, tutun bagimliligi

Neyi nereden anlatsam bilemiyorum. Hikaye cok uzun ama ozet olarak, her aksam nargile icmeye giderdi ilk tanistigimizda. Bazi aksamlar 1-2 saat gorusurduk, sonra o gece 2-3 belki daha fazla nargile kafede otururdu. Sonra isler ciddilesince ve ilk onceligi o olunca 2 ye dusurduk fakat bir sure sonra
Neyi nereden anlatsam bilemiyorum. Hikaye cok uzun ama ozet olarak, her aksam nargile icmeye giderdi ilk tanistigimizda. Bazi aksamlar 1-2 saat gorusurduk, sonra o gece 2-3 belki daha fazla nargile kafede otururdu. Sonra isler ciddilesince ve ilk onceligi o olunca 2 ye dusurduk fakat bir sure sonra yapamadi, yine gitmek istedi, gitti de. Baktim olmuyor, ayrildim. 1 ay kadar ayri kaldik, sonra baristik yine. Neredeyse 2 seneye yaklasak baristiktan sonraki iliskimiz. Toplam 3 sene falan. Bu 2 sene icinde 2 kere gitti fakat bu karantina ve pandemiden sonra tekrar huzursunlanmaya basladi. Daha sonra ogrendim ki baristiktan sonra haftada 2 gitmemis. Hergun gitmis. Daha dogrusu arkadaslarinin yanina benim bildigim aksamlar gitmis, kalan gunlerde de isyerinin yakinindaki nargile kafede hergun icmis, hic şaşmadan. Sonra pandemi patlayip cafeler kapaninca, biraz evde icti falan ama her gun icemedi tabi benim yanimda. Sonra sen beni kisitliyorsunlar basladi falan filan.
Alkole olan duskunlugunden de bahsetmistim daha once. Alkol alinca, nargile icince iyi olan insan bunlari kullanmazsa, gergin, agresif biri.
Yani ben hep bir mucadele icindeydim ama son zamanlarda anladim bu adam her gun nargile icecek ve bunun icin surekli bana yalan soyleyecek kadar bagimli. Ben de zerre umrunda degilim. Bir seyleri degistirebilirim sandim ama anladim ki hicbir seyi degistiremem. Cunku bunu en ufak bile istemiyor karsimdaki insan.
Eskiden cok uzulurdum, iliskimize hic deger vermiyor diye ama adam her Allah'in gunu Besiktastan Kartala 1 saatligine de olsa nargile icmeye gidecek kadar bagimli ve ben hicbir seyi degistiremem. Insanlar esleri, sevgilileri ile keyifle zaman gecirirken ben onu gece 1-2 ye kadar bekleyerek vakit geciriyorum.
Peki burada soru ne diyeceksiniz? Pek soru da yok aslinda. Buraya icimi dokuyorum ben cunku anlatmayinca taş bile olsan çatlarsin. Oyle cok sarsiyor seni.
Ben bu nargilenin, tutunun bu derece bagimlilik yaptigini bilmezdim. Siz yasadiniz mi buna benzer durumlar? Ya da siz ne dusunursunuz?
Fluffy
(09.09.20)
iki üç tane nargile bağımlısı arkadaşım vardı, bi tanesi biraz melankolik depresif yapıda biriydi, ciddi mesafeler giderek her gün alıştığı cafeye giderdi. yıllar sonra evlenince ve şehir değiştirince bağımlılığından kurtulmuş diye duydum..

diğeri kadın çok yakın arkadaşım. o kadar tatlış bi kızki hayatta nargile içtiğine hem de bağımlı olduğuna görmesem inanmazdım. o da evlenince bağımlılığını sigaraya çevirdi, maalesef hamileyken bile bırakamadı.. gerçekten bağımlılıklarla mücadele çok zor. ama isteyince olmayacak diye bir şey de yok..


omonia
(09.09.20)
Bu adamı böyle kabul edeceksiniz, sizin istediğiniz gibi biri değil. Ya da ayrılacaksınız. Değişmez


monkey
(09.09.20)
Samimi olarak soruyorum, manyak misiniz? Neden elalemin arkasini toplamakla harciyorsunuz su 3 gunluk omrunuzu? Adam size 2 sene boyunca istikrarli bir sekilde alenen yalan soylemis? Hala daha aceba, napsam, duzelir mi dusunceleri niye? Birakin gitsin, dunyada binlerce insan var, benzer degerleri paylastiginiz biri illa ki cikar karsiniza, zamaninizi sizden farkli oncelikleri olan biriyle harcamayin. Insanlarin birbirlerinden farkli oncelikleri olmasi gayet dogal, boyle iliskilerin bitmesi de ayni sekilde gayet normal, basarisizlik olarak gormeyin, aksine olgunlukla yaklasin.

Bir insanin degismeye niyeti varsa bu sade ve sadece kendi istedigi icin mumkun olur, bir baskasinin hatiri icin kimse huyunu degistirmez, siz de biliyorsunuzuz bunu, kendinizi kandirmaktan vazgecin. Siz de demissiniz zaten istemiyor diye, e birakin gitsin? Gece 1-2ye kadar nergile kafeden donmesi icin adam beklenmez, yapmayin bunu kendinize lutfen, kendinize sayginiz olsun. Sirf 2-3 yiliniz boyle gecti diye hayatinizin geri kalan 40-50 yilini da bu sekilde gecirmek zorunda degilsiniz.


taurina
(09.09.20)
Ustelik bu urunleri kullanmadigonda agresif biri demissiniz. Ne yapacaksiniz agresif biriyle onur boyu? Yazik degil mi hayatiniza? Yapmayin lutfen, ayrilin, geriye donup baktiginizda "Cok bile dayanmisim" diyeceksiniz.


taurina
(09.09.20)
İnsanlar “Adam seni tütün kadar sevmiyorsa bu insanla ne işin var” desinler diye yazdınız sanırım.


adamın bağımlılığından önce sizin bağımlılığınızı konuşmak gerek. doğru sorular bence şunlar;
- ben neden bana böyle davranan bir bağımlı ile 3 sene geçirdim ve geçirmeye devam ediyorum?
- neden ayrılmamakta direnip duyuruda adamın davranışlarını meşrulaştıracak bir cevap bulur muyum umudu taşıyorum?
- bu boyutta yalan söyleyen biriyle neden aynı çatı altındayım?
- alkolik biri ile bir gelecek kurabileceğime gerçekten inanıyor olamam öyleyse sorunum ne?
- benimle zaman geçirmeye tenezzül dahi etmeyen birini neden gece yarılarına kadar bekliyorum?
- hayatımı sokakta mı buldum, neden bana paspas muamelesi edilmesine izin veriyorum?
- agresif biri yıllar içinde bunu ne kadar ileriye taşır, üstelik alkol sorunu varken?
- benim bu adama bağımlılığımın nedenleri nedir?

cevaplar sizin davranışlarınızda, adamın davranışlarında değil. uzman desteği almayı düşünmenizde fayda var.


Phoebe
(10.09.20)
tütün, kokain ve eroinden sonra en güçlü bağımlılık yapan madde. bakınız wikipedia daki tablo: en.wikipedia.org

eski uyuşturucu yada alkol bağımlılıları kurtulduktan bir süre sonra (5 yıl falan gibi) ihtiyaç hisseleri yada can çekmesi denilen olay olmazken sigara bağımlısı olup bırakanlarda ölünceye kadar zaman zaman ihtiyaç hissiyatı geri gelmekte, rüyalarında sigara içtiklerini görmekteler.

tütün veya nikotinin beyindeki etkisi oldukça kısa aslında, gün içerisinde bağımlılığa bağlı yoksunluk göstermiyor ise söz konusu bağımlılık sadece tütüne karşı değildir, başka başka bağımlılıkları da vardır, (arkadaş ortamı, rahatlık hissiyatı vs., denklik, kültür vs.) nargile kısmı sizin gördüğünüz kısım sadece.

ayrıca bağımlı kişiyi bağımlı olduğu konuda kısıtlamaya giderseniz buna karşı tepki geliştirecektir, bu tepki kişinin kendisi ile alakalı değil, kontrol edemediği bilinç altı, bilincine tehlike sinyallerini basacak, bir sorun var, ihtiyacım olan X'i karşılayamayacağım diye yapar bunu, tepkinin ne olacağına bilinç karar verir.

siz istediğiniz kadar ya ben ya o diyin, isterseniz kafasına silah dayayın isterseniz bomba bağlayın, kişi bu bir bağımlılık ve benim hayatımı etkiliyor, değişmek istiyorum demediği sürece hiç bir şey yapamazsınız boşa kürek çeker kendi kendinize gelin güvey olur mücadele içindeyim dersiniz.

arkadaşınızın hali başka, hayatının kalitesini etkileyen bir durum içerisinde sanırım ama sizde az değilsiniz. niye değiştirmek istiyorsunuz, madem öyle adamı değiştirmek yerine siz değişin; sizde gidin nargile kafeye oturun muhabbet edin, sizde oranın parçası olun adam kendini sizin yanınız da rahat hissetsin?

size yalan söylüyor ve bu duruma sebeb olan yine sizsiniz, yalan söylemesinin nedeni nargile değil bizzat sizsiniz, sizin davranışlarınız, sizin söylemleriniz, sizin hissetirdikleriniz yüzünden size yalan söylüyor.


selam
(10.09.20)
(14)

Istanbul isyeri/ev - maas/kira orani

arkadaslar selam, is yerine 2km uzaklikta bir ev buldugunuzu varsayalim (lokasyonun onemi yok bu ornekte), 8 bin lira maasinizin yuzde kaci sizin icin psikolojik limittir? 8k maasa 4k kira vermek absurd mu? istanbul'u hic bilmiyorum, ankara'dan tasinacagim, omrumu yolda gecirmek istemiyorum. saygila
arkadaslar selam, is yerine 2km uzaklikta bir ev buldugunuzu varsayalim (lokasyonun onemi yok bu ornekte), 8 bin lira maasinizin yuzde kaci sizin icin psikolojik limittir? 8k maasa 4k kira vermek absurd mu? istanbul'u hic bilmiyorum, ankara'dan tasinacagim, omrumu yolda gecirmek istemiyorum. saygilar.
bollocks44
(18.08.20)
maasin yuzde 50'sini kiraya vermek sacmadir. yuzde 25'inden fazlasi verilmemeli.


baldur2
(18.08.20)
maaşa direkt oranlamak yanlış olur 100k kazanıyorsun diye 40-50k kira ödemek zorunda değilsin. 10-15k civarına çok güzel bahçeli evde de yaşayabilirsin.

kriter yaşam standartları yeterli olan evde oturmak. bu da semte göre çok değişiyor aslında. 8k gelir için benim psikolojik limitim 2500, müthiş bir ev bulduysam 3000 max olurdu.


orpheus
(19.08.20)
8k maaşa 4k kira absürtlük, 2.5 normal, max 3.


benaslinda
(19.08.20)
istanbulda semtler arasında bile kiralar çok oynuyor. Mesela modada aynı ev 4K iken 5-6 km kuzeyde aynı ilçeye bağlı başka bir yerde o kira 2K oluyor ve modaya ulaşması dolmuşla 10-15 dk.


denizgonen
(19.08.20)
8k maaşa 4k kira verirseniz, faturalar, yeme-içme filan elinizde avucunuzda bir şey kalmaz. Kış aylarında sadece doğalgaz için 400-500 TL fatura ödeyeceksiniz, öyle düşünün. Daha bunun hobisi var, kültür-sanat-spor etkinlikleri var, tatili var.. Yani 8k maaş alıp sadece hayatta kaldığınız bir yaşam üzer.

Dolayısıyla 2500'ün üzerine çıkmamalı diye düşünüyorum ben de.


gmzo
(19.08.20)
1000 de aidat vardır orada. Kışın doğalgazla faturalara da 1000 giderse geriye 2000 lira kalıyor. Hastalığı sağlığı var bunun ben olsam tutmam. Aidat ile birlikte 2500 veririm anca.


cilekli pasta
(19.08.20)
8k maaşa en fazla 2.5k kira veririm.
birde o kadar yakın oturacaksınız diye bi şey yokki. önemli olan geliş gidiş güzergahının basit olması. hızlı gelip gidiyosanız mesela ne önemi var o kadar yakın oturmanın.
örneğin benim evle işyeri 20 km mesela. arabayla 20 dk gidip geliyorum.


sizofren06
(19.08.20)
yuzde 50 cok cok fazla.


- 8 bin gelire karşılık en fazla 2000 TL kira öderim, benim için sınır budur.
- 8 bin gelire karşılık 4 bin kira mantık dışı.

Ankaralılara İstanbul diyince hemen "oo abi çok trafik var orada" söylemi gelişiyor. Evin 2 km mesafede olması değil, ofis ve evinin İstanbul'un neredesinde olduğu, ev-ofis arası demiryolu ulaşım imkanı, iş yeri servisi var mı vb. daha önemli.


Lethe
(19.08.20)
Metro veya anadolu ise marmaray hattı üzerinde biraz uzaklaşabilirsiniz.

Olmuyorsa ben 3 bin hatta belki biraz üstünü gözden çıkarırdım. Ha ben iki kişi yaşıyorum, tek kişi 1+0 daireyi falan çok daha ucuza bulabilir ama yine düzgünce mahallelerde düzgünce binalar 2000den başlıyor.


nhk ni youkosu
(19.08.20)
Maaşın %25'i gibi bir rakam mantıklı oluyor genellikle. Max 2-2.5'luk bi yer bakman lazım. Aidat, fatura, ulaşım, gezme tozma zart zurt derken cebine aylık bin lira kalır, çilekeş bir hayat yaşarsın. İstanbulda 8 bin maaşa "yol çekmeme" gibi bi lüks yok hocam özellikle de beyaz yakalıysan.


roket adam
(19.08.20)
2,5 verilir


5 ve üzeri kirayı hak eden semtler var. Onlar dışında hiçbir yere 2 binden fazla vermezdim. Oturabiliyorsan bu semtlerde otur. Ama gidip de orta halli bir yere 4 verme.


Verilir bence. Tek kisi veya bakacagin +1inle yasarsin gayet. Asosyal de olmazsin. Iyi yerlerde de takilirsin arada.
Ayrica cok merak ettim tum duyuru 8k uzeri mi kazaniyormus yoksa herkes 500 lira kiraya mi oturuyor sjsjsj
2k altina yer yok zaten.
8k kazanan da 4k verir isterse


Kittie
(19.08.20)
(18)

Matematik... Kaçımız biliyor?

Çevremde dikkat ettiğim bir şey var. Son zamanlarda sıklaştırdım ve çoğu insana soruyorum: “Üslü ve köklü sayılar problemlerini çözebiliyor musunuz?” Cevap; % 15-20 “evet”. Ama çoğu kişi bilmiyor ve bilmese de biliyorum diyor. Soruyu sorduğum insanların yaşı 20’den büyük. Yani üniversite mezunu çoğ
Çevremde dikkat ettiğim bir şey var. Son zamanlarda sıklaştırdım ve çoğu insana soruyorum: “Üslü ve köklü sayılar problemlerini çözebiliyor musunuz?” Cevap; % 15-20 “evet”. Ama çoğu kişi bilmiyor ve bilmese de biliyorum diyor. Soruyu sorduğum insanların yaşı 20’den büyük. Yani üniversite mezunu çoğu. Üniversite mezunu İnsanlar bu problemleri yapamadan nasıl hayatta kalabiliyorlar? Çok şaşırıyorum.
dakota
(16.08.20)
Üslü köklü sayıları geçtim de basit yüzde hesabını bile bilmiyorlar. Bir insan 100 liranın %25'ini hesap makinesiyle hesaplar mı? Hesaplıyor adam. Onu geçtim bir çoğu 2'şer, 3'er say de 50'ye kadar gelemez.

Galaksimizin adı nedir, sorusuna telefon mu diye cevap veren, dünya diye cevap veren adamlarla yaşıyoruz. Ben bu saatten sonra kimseden herhangi bir konuda sağlıklı düşünmesini beklemiyorum. Yüzdeyi de ben hesaplarım.


pass
(16.08.20)
Mühendislik fakültesinde dört işlem, üslü köklü yeteneğini kaybediyorsun her adımını hesap makinesi ile atmaktan

Günlük hayatta da köklü sayılarla ilgili bir hesap yapmam gerekmedi


freebird5406_2
(16.08.20)
"Üniversite mezunu İnsanlar bu problemleri yapamadan nasıl hayatta kalabiliyorlar?"

mezun olduktan sonra herhangi bir üslü veya köklü sayı problemi çözmem gerekmedi. üniversitede de her şeyi bilgisayarla yapıyorduk zaten


king lizard
(16.08.20)
matematik bilimsel olarak üzerinde çalışmayacaksanız gündelik pratik hesap dışında hayatta kalmak için gerekli bir alan değil. analitik düşünmeyi geliştiren bir araç sadece. neyini abartıyorsunuz? mühendislerin kendini önemli hissetme çabası mı bu? kafadan hesap yapınca "bilgili" misiniz?

not: matematiksporlu.


ala09
(16.08.20)
İşim köklü sayılari uslu sayilari içermiyor/kullanmami gerektirmiyor, hesaplamalarimi da hesap makinesi ile yapiyorum ancak hala her türlü matematik problemlerini cozebiliyorum. Neden yaptigimi biliyorum. Hesap makinesi kullanmakl korelmeye inanmiyorum.
Ama is arkadaslarimda, genellikle meslekte yeni olanlar, onceden yapilmis hesaplamalara bakarak hesap yapan çok gördüm. Ne yaptigini bilmiyor. Sordugunda soylediginde de bunu sorun gibi görmüyor ne yazik ki. Yaptim işte ordan diyor.
Maalesef bizim okullarda da böyle yaklasiliyor, ogrenmekten ziyade dersi gecmeye filan bakiliyor. Netice dolarla maas mi aliyorsun da endiseleniyorsun oluyor.


a perfect lie
(16.08.20)
üslü ve köklü sayılar normal bir insanın hayatında ne kadar yer eder ki?
bu arada bende çözemem. matematiğim sahiden kötüdür. dört işlem dahil.


sutlu nescafe
(16.08.20)
Yukarıda bi arkadaş günlük hayatta ne işime yarayacak mantığında. Bunu okuyunca Platon’un akademisinin girişinde “ Geometri bilmeyen giremez.” yazısı aklıma geldi.


dakota
(16.08.20)
ben makine mühendisiyim ve söylediğiniz aşırı saçma. hayatta kalabilme yeteneğini ölçmek için köklü sayı problemi mi soruyorsunuz? aç kalınca da köklü sayı yersiniz artık. ahaha.


bohr atom modeli
(16.08.20)
@bohr atom modeli: Vitamini kökünde değil mi zaten? :)

Kullanılmayan bilgi unutuluyor. Üslü-köklü sayılar herkesin her gün kullandığı bilgiler değil.


cosmicstring
(16.08.20)
matematikten hep nefret etmisimdir. baskasi ayni bilgiye vakif diye asagilamak tam bir gerizekali davranisidir. isterse title'i matematik dehasi olsun. bu dunyaya gelme amacimiz matematik ogrenmek degil. kaldi ki, 2000 yil once matematik ile din cakissaydi su an evrim teorisi gibi cok az insanin ilgilendigi birsey olabilirdi.


buenosdias
(16.08.20)
o değil de köklü sayı yüzde hesabı problem çözme matematik değil zaten. matematik herhangi bir şeyin hesabını yapma işi değil tamamen, yani benim matematiğim iyidir çünkü köklü sayıyı kafadan hesapların demek çok komik. matematik calculus ile başlar.

ayrıca bir örnek: haversine functionunu python ile belirli dataset için çözersin. bunu el ile hesap etmek sadece vaktini çöpe attırır. yani asıl olay obaa ben bu sayıları çarpabiliyorum değil spesifik ya da değil bu işlemi yaptırabiliyorum ki yaptırabilmek için de matematik bilmek gerekiyor.


paco de lucia
(16.08.20)
matematik'ten oldum olası korkmuşumdur,hatta bir zamanlar en nefret ettiğim dersti.okullarda ezbere,formüle dayalı matematik olduğu için hep matematiğe karşı ön yargılı oldum,ama hayatın içinde formül,köklü sayı,polinom vb şeyler yok.hesabımı,kitabımı,işimi hesaplayacak kadar matematik bilgisine sahip olmak bana yetiyor,bazı hesapları kafamdan bile yapabiliyorum,sağolsunlar matematik hocalarımız zamanında ezbere dayanarak,kimisi sizi bu derste bırakırım diyerek matematiğe karşı antipatik bakmamızı sağladılar.şunu da itiraf etmeliyim ki matematikte en iyi olduğum konu hesap,sayı problemleri konusuydu.kısacası hayatta kalacak kadar matematik bilmek oldukça yararlı ve elzemdir.


super gazi
(16.08.20)
Is yerinde onlara verilen talimatlari yerine getirebiliyorlar ve hayatta kalanlari taklit edebiliyorlar.


dunal
(16.08.20)
Su an denesem yaparim diye dusunuyorum ama 30 yasini asmis ve de en son matematik dersini lise 1. sinifta gormus insanlarin cozememesi hic de abuk bir durum degil.. Kendini degerli hissetmek istiyorsan baska bir arguman bulman lazim yani, Platon'un sozunun konuyla zerre alakasi yok ayrica..


bahele
(16.08.20)
Uslu ve koklu sayiyi ev metrekaresi/kenar/yukseklik/alan/cevre hesaplamasivs disinda son 6yildir ne zaman kullandim hatirlamiyorum.

Hayatta kalmak icin ihtiyacim da olmadi. Polinomlar, turev, diferansiyel (turkcesini bilmiyorum bunlarin) hepsini de universitede gordum.
Isime yarayanlar olasilik hesaplamalari oluyor genelde. Bir de isim geregi yine KPI formulleri uretmem gerekiyor. Onun disinda beyin jimnastigi tarzi sorulari elbette cozebiliyorjm ama henuz hayatta kalmak icin ihtiyacim olmadi.

Bu arada yabanci lisede okudum, liseden itibaren hesap makinesi kullandik, hatta formul de ezberlemezdik, “formelsammlung” denilen, butun formullerin yazili oldugu kagitlar vardi, sinavlara onlarla girerdik.
Konuyu anlamayinca formulu de kullanamiyorsun zira.


kuehles blondes
(16.08.20)
Üslü sayılarda bölme işlemi yapılırken üsler çıkarılıyor diye hatırlıyorum. Aklımda kalan bu. Son zamanlarda yaşadığım nefes darlığını biraz buna bağlıyorum.


IncredibleMau
(16.08.20)
Bir şeyleri ölçüp biçerken temel geometrik hesaplamalar için bazı sayıların karesini/küpünü almak dışında günlük hayatta üslü ve köklü sayılarla bir sorunu çözmem gerekmedi. Çok zor koşullar altında hayatta kalabiliyorum...


Ben üslü sayı problemlerini çözemem. Kareköklerde de çok zorlanırım. Bu yüzden pek çok kere ölüm tehlikesi atlattım. Ölmemek için geçen sene on seans özel ders alıp kendimi geliştirmem gerekti. Kayınpederim de karekök Ve üstü problemlerini çözemeyene Benim verecek kızım yok dedi. Babam matematik öğretmenidir. Beni evlatlıktan reddedecek noktaya geldi. Psikolojik bunalımlara girdim. Evsiz kaldım. Sokaklarda yaşıyorum. Sözelden ALESe girdim 90 puan yaptım ama kesmedi. İçimdeki boşluk duygusu ortadan kalkmadı. Özel dersten sonra ancak kendime geldim. Artık hayata umutla bakıyorum. Her adımda “artık öleceğim artık öleceğim artık öleceğim hiçbir şey kalmadı ölmeme” diye düşünmüyorum. Neden. çünkü ben artık karekök ve üslü sayılar problemlerini çözebiliyorum.


(9)

silinen duyurulara verdiğimiz cevaplar bize geri dönse güzel olmaz mı

üniversiteler açılacak mı sorusunu görünce, daha önce benzer bir soruya baya detaylı cevap verdiğim bir duyuruyu bulayım dedim. ya silmiş ya benim gözümden kaçtı. kaç kişi koca koca paragraflarla anlatmıştık halbuki detaylı detaylı. şimdi mesela o duyuruya verdiğim cevap benim elimde olsa güzel olma
üniversiteler açılacak mı sorusunu görünce, daha önce benzer bir soruya baya detaylı cevap verdiğim bir duyuruyu bulayım dedim. ya silmiş ya benim gözümden kaçtı. kaç kişi koca koca paragraflarla anlatmıştık halbuki detaylı detaylı. şimdi mesela o duyuruya verdiğim cevap benim elimde olsa güzel olmaz mıydı?

tamam duyurucu gene istiyorsa silsin de cevap verenlerin emeğine yazık değil mi? belki ben başka zaman uğraşamayacağım bir araştırma yaptım, bilgi derledim, düşündüm, vakit ayırdım vs vs.

bir aydan eski mesajlar silinirken mail geldiği gibi cevap verdiğimiz bir duyuru silinirken de bizim cevabımız bize mail gönderilse mesela ya da mesaj modulünden bir mesaj gelse. hiç değilse kişisel arşivimizde bulunsun.

olur mu, olmaz mı, neden olmaz, olsun mu???
halanne
(03.08.20)
olsun. gonul isleri duyurulari haric, diger kategorilerde ilan edilmis duyurulara cevap verilmisse, o duyuru silinemesin. cunku verilen cevaplar, duyuru sahibi disinda baska insanlarin da dertlerine cozum olabiliyor.


Olur. İstenilen, talep edilen bir şey bu.

Ama yıllardır siteye en ufak bir özellik eklemesi yapılmadı. Yapılacak gibi de durmuyor.


biseysorcaktim
(03.08.20)
Bu sebepten dolayı ben yıllardır uzun cevap yazmıyorum. Olsa iyi olur da muhtemelen olmaz.


olması iyi olur ama olmaz +1

o kadar çok eksik var ki siteyle ilgili. buna sıra bile gelmez zaten.

muhtemelen kodlayanların hiç vakti yok, o yüzden çok önemli olmadıkça müdahale etmiyorlar.


himmet dayi
(03.08.20)
olur, olur bal gibi olur.
hatta ben şöyle bir başlık açmayı bile düşünüyordum "kaç para ulan bir ekşi duyuru?"


r evolution
(03.08.20)
Yazdığım şeyi kontrol etmeme dahi izin vermeden duyuruyu açtığı gibi silenler yüzünden destan yazıp uzay boşluğuna gönderdiğim o kadar çok cevap var ki. Olur, olmalı, neden olmasın? Paralel evrende compumaster vakit bulup yapmıştır belki.


IncredibleMau
(03.08.20)
keşke olsa. benimde bir kaç cevabım gitti böyle.
moderatörler yukarda tutun tartışalım.
@himmet dayi vakitleri yok diyor. duyuruda bir çok programcı olduğuna emin yardım ederler.
bilginin yok olması kötü bir durum.


hitsumo
(03.08.20)
+ olsun


ankarakecisi
(03.08.20)
(13)

Oje kullanmayanlar

Aranızda french veya parlatıcı/şeffaf da dahil günlük hayatında hiç oje kullanmayan var mı? İlginç bir şekilde son yıllarda neredeyse 10 kadından 8'i ojeli ve insanlarda, özellikle erkeklerde ''oje kullanmayan kadın bakımsızdır, bir kadın oje sürüyorsa kendine baktığı anlamına gelir'' algısı oluşmuş
Aranızda french veya parlatıcı/şeffaf da dahil günlük hayatında hiç oje kullanmayan var mı? İlginç bir şekilde son yıllarda neredeyse 10 kadından 8'i ojeli ve insanlarda, özellikle erkeklerde ''oje kullanmayan kadın bakımsızdır, bir kadın oje sürüyorsa kendine baktığı anlamına gelir'' algısı oluşmuş durumda.
ellerimde çok çok nadir oje kullanıyorum. sürünce de bi gün bile dayanamayıp çıkarıyorum. Uzun tırnak / renkli tırnak kesinlikle sevmiyorum. Erkeklerin de böyle bi algısı oldugunu düşünmüyorum açıkçası. Bakımlı olmanın ojeyle hiçbi ilgisi yok ayrıca da kimse bakımlı olmak zorunda da değil. karsı cinsin begenisinin de böyle şeylerden beslendiğini düşünmüyorum.


patlamis misir
(17.07.20)
<<özellikle erkeklerde ''oje kullanmayan kadın bakımsızdır, bir kadın oje sürüyorsa kendine baktığı anlamına gelir'' algısı oluşmuş durumda.>>

Kendi adıma yanit vereyim erkek olarak: bu doğru değil. Temiz ve bakımlı tırnaklara önem veririm ama oje temiz ve bakımli olduğunun göstergesi değil. Hatta ojesiz elleri daha çok severim.


biseysorcaktim
(17.07.20)
Genel olarak hiçbir kimyasal kulanmıyorum. Buna oje, nemlendirici, temizleyici, makyaj malzemesi falan her şey dahil.
Erkekler de ne düşünürlerse düşünsünler umrumda değil.


sta
(17.07.20)
ojeli , aşırı uzun, değişik şekilli tırnaklar hep bana itici gelmiştir.(erkeğim ben, melaba )

şeffaf olayı güzel ama.


Sanırım çevrenizde ki erkekler oje sürmeyen kadınlara bakımsız gözüyle baktığı için biz erkekleri toptan böyle kurgulamışsınız kafanızda. Ama renkler ve zevkler kişiden kişiye değiştiği için o işler sizin kafanızda kurguladığınız gibi olmuyor.

Mesela ben, flörtüm ya da kız arkadaşımdan yemeğe vs gideceğimiz zaman oje sürmesini isterim. Onun haricinde de oje sürsün ya da sürmesin takılmam. Tabii bazı kadınlar (neden bilmiyorum) imkanları olsa tırnaklarını neredeyse 1 metre uzatacaklar. Çok çok uzun tırnak ne kadar bakımlı olursa olsun, ne kadar ojeli olursa olsun bana itici geliyor. Biraz uzun ve bakımlı tırnaklar her zaman +1 benim için.

Not: Erkek.


skzr
(17.07.20)
Ayda 3-4 gün sürerim, o da her zaman değil. Tırnaklarıma etrafındaki etlerin çıkmamasını ve düzgün durmasını sağlayan bi krem sürüyorum, sağlıklı duruyolar.
Türk erkekleri genel olarak(genel olarak diyorum, hepsi demiyorum) maximum boyalı kızlardan hoşlandığı için ojeyi de severler, ojelerinizi-makyajınızı sevgilinize-eşinize gösterseniz “hmm eh işte” falan derler ama beğendikleri-etkilendikleri bi kadına baksan saçından tırnağına kadar her tarafı boyalıdır.


megalomaniac
(17.07.20)
manikür, pedikür yapıyorum. french yapmıyorum, hiçbir türden oje kullanmıyorum. makyaj da yapmıyorum zaten. sadece yüz temizleme jeliyle yıkıyorum yüzümü. yeter bence ya. çok üşengecim ben. takı da takmıyorum. hem oje de takı da ağır geliyor bana. :d


batlegolas
(17.07.20)
Türkiye'de oje çok ucuz :)


sonsuz
(17.07.20)
Oje sürmeyi çok sevmiyorum. Arada elimden geldiğince manikürvari şeyler yapıyorum tırnaklarıma, yılda bir iki defa aklıma eserse kuaföre gidip manikür yaptırıyorum. Bakımsız miyim, bilmiyorum ama tam tersini yapmak beni aşırı geriyor. Tirnagim şöyle olsun, saçım böyle olsun. O toplara girmek istemiyorum. Bazen kollarım kıllı cikiyorum dışarı, ben rahatsız olmuyorsam sorun hissetmiyorum. Kişisel hijyen çabaları sağlığımı korudugum noktada optimuma ulaşıyor benim gözümde. Bazen kendimi güzel hissetmek istersem ekstra dikkat ediyorum falan. Etli tırnaklarım yüzünden bana saygı duymayacak erkekler olacaktır. Nasırlı ellerini ceplerinden cikarmadiklari sürece elestirileri kabul ederim, biraz canım sıkılır ama uzun vadede dikkate almam. Bu tip hassasiyetler bana göre değil.


Sadece günlük hayatımda değil, düğüne nikaha bayrama seyrana özel yemeklere falan giderken de oje kullanmıyorum. En son kendi nikâhımdan 10 gün önce falan kalıcı ojeyle french yaptırdım, ilk fırsatta da çıkartıp rahatladım.

Yakın çevremdeki erkeklerde ''oje kullanmayan kadın bakımsızdır, bir kadın oje sürüyorsa kendine baktığı anlamına gelir'' algısı yok şükür.


kobuzchu kiz
(17.07.20)
Erkekler ne düşünürse düşünsün. Ben erkeğim öyle bir algı yok bende.


Ekonomide lipstick effect denilen bir konu var. Özeti, ekonomik olarak stabil hissedilmeyen dönemlerde kadınların ruj kullanımında artış gözlemlenmesi. Bunla alakalı bir sürü araştırma bulabilirsiniz internette. Son zamanlarda oje gibi ürünlerinin de lipstick effecti takip ettiği yönünde bir kaç araştırma var.

Diğer taraftan bir erkek olarak, ojeden ziyade bakımlı tırnağa daha çok önem veriyorum. Hatta ve hatta uzun ve saçma sapan renklere sahip ojeler baya itici geliyor.


talasas
(17.07.20)
Sadece yazin ayak tirnaklarima surerim.
Ellerime hic.
Ayagina corap giymis kopek gibi oluyorum surunce :))


(9)

Airbnb'de bulasiklari yikiyor musunuz?

Selamlar,Diyelim ki airbnb'de ev tuttunuz. Yediniz ictiniz, bulasiklari yikiyor musunuz yoksa dizip kenara mi koyuyorsunuz sadece?
Selamlar,

Diyelim ki airbnb'de ev tuttunuz. Yediniz ictiniz, bulasiklari yikiyor musunuz yoksa dizip kenara mi koyuyorsunuz sadece?
fakyoras
(23.06.20)
Yikiyorum tabi ki. Orasi ev, otel degil ki? Her gun temizlikci gelmez, havlular degismez.

Makina varsa makinaya koyuyorum ama.


kuehles blondes
(23.06.20)
kuehles blondes +1

Bulduğum gibi temiz bırakırım.


fotrsapka
(23.06.20)
Bana ayıp geliyor. yıkıyorum. Sonuçta ücretini ödediğin kendine ait yaşam alanı.


tabii ki yıkıyorum. evi dağınık da bırakmam.


sir gawain
(23.06.20)
Otel odasını bile toplarım.


matilda
(23.06.20)
Ortamı kirli bırakırsan ev sahibinden kötü yorum alırsın. (Bol yorumlu süper ev sahibiyim)


İşi biraz ileri götürüp çarşafı da yıkamıştım ayıp olmasın diye. Ödediğim temizlik ücreti cebinde kalsın diye ev sahibi temizlik kıyafetiyle gelince pişman oldum.


IncredibleMau
(23.06.20)
Yıkanması normal olandır.

Bunlar nasıl sorular böyle :D Sıçıp sifona da basmayalım o zaman.


bitchesaintshit
(23.06.20)
uzun kalıyorsak(1 haftadan fazla) makina ve deterjan varsa çarşafları bile yıkıyoruz. win-win oluyor.


ozdek
(23.06.20)
(7)

kumar yuzunden 3 ayda yok ettigim hayatim..

16 mart tarihine kadar cafede 2500 tl calisiyordum.neredeyse 1 yildir iddaa oynamiyordum.virus dolayi is yerimiz kapandi.can sikintisindan dolayi nesine 100 tl attim.tabiki gitti.hirs yaptim 200 500 1000 derken 3 ayda tam tamina 15 bin tl kaybettim.2 haftadir oynamiyorum mackoligi sildim.mac bile iz
16 mart tarihine kadar cafede 2500 tl calisiyordum.neredeyse 1 yildir iddaa oynamiyordum.virus dolayi is yerimiz kapandi.can sikintisindan dolayi nesine 100 tl attim.tabiki gitti.hirs yaptim 200 500 1000 derken 3 ayda tam tamina 15 bin tl kaybettim.2 haftadir oynamiyorum mackoligi sildim.mac bile izlemiyorum midem bulaniyor artik futboldan.son kuponum gelse zarar cikiyordu.kuponda 1.5 ust son mac.tutsa 14 bin alacagim.dakika 5 1.0.macta 1 penalti kacti ve 2 gol video hakem yuzunden iptal oldu ve mac 1.0 bitti.kendimi öldurmek istedim mac bitis dudugunde.parasini gectim sirf kupon tamamlasin diye 1.12 orandan gitti.hadi penalti kacti normal.ulan 2 gol olup 2 si nasil iptal olur.meselem para degil.babamdan istesem verir ama biliyorum tekrar baslarim diye korkuyorum.komple nasil kurtulacagim.biliyorum zarari kurtarayim diye oynarsam zarar 2 kat olucak.yol gosterin bana 3 ayda yaşlandim resmen yaşim 29 ama iç yaşim şuan 90.
panakware
(20.06.20)
"son kuponum gelse zarar cikiyordu"

bence sorun bu cümlede saklı. şanslısın, arkanda duracak bir ailen var. insanlar bir ömürlerini yok ediyorlar. bugünden itibaren bunu hayatından silersen senin sadece 3 ayın ve 15 bin liran gitmiş olacak. bence tüm hayata vuracak olursak; kardasın..


makbur
(20.06.20)
15 bine hayat yok olmaz. Bi daha oynamazsın olur biter.


O son maç yatmasaydı ve siz zarardan kurtulmuş olsaydınız, bugün daha büyük bir özgüvenle oynamaya devam edecek ve 50-100bin zararda olacaktınız...


malheiros
(21.06.20)
bağımlılık böyle bişi kardeş, alkol bağımlısı uyuşturucu bağımlısı, seks bağımlısı, yemek bağımlısı, vs. vs. bağımlılık aynen böyle ne eksik ne fazla, yol gösterin demişsin, önce bağımlı olduğunu kabul et, bunu içselleştir, sonra onun çözümüne bakarsın.

birde pandemi sürecinde futbol durduğu için bahisler kapalı idi, nasıl oynadın onu da ayrıca merak ettim.


selam
(21.06.20)
Geçmiş olsun. Kumar bağımlılığı ciddi bir rahatsızlık.

Bence bu durumdan ders çıkarıp bir daha aklınızdan bile geçirmeyin. Şu an 15 bin kaybettiniz ama bundan ders çıkarırsanız gelecekte kaybedeceğiniz paranın yanında hiçbir şey.


kurtulmanın yolu "babamdan istesem verir." alternatifine sahip olmamakla da biraz bağlantılı. sadece 2500 lira geliri olan bir insan olsanız, biraz yavaş oynarsınız 15000 liralık iddiayı. ama bir can simidi olunca "hallolur ya" rahatlığıyla devam edebiliyorsunuz.

babanızla konuşun, borcunuzun %60-70'ini bu son seferlik halletsin. geri kalan %30'unu ödeyip de, aynı zamanda da geçinmeye çalışın. bunun zorluğunu yaşayarak benimsedikten ve sonrasında da babanızın sizi kurtarmayacağını bildikten sonra bu kadar derinlemesine girebileceğinizi düşünmüyorum.


borca oynamadim arkadaslar.kendi birkimimim gitti.ben kumar bagimlisi degildim sadece csn sikintisindan 100 lira ile basladim sonu cok kotu bitti


panakware
(21.06.20)
(23)

30+ kadınlar için şöyle kombinler

https://productimages.hepsiburada.net/l/25/600-800/10129636687922.jpgSizce 30+ biri için garip mi duruyor bu tarz kombinler? Kısa tişört (göbek açık olmasa da olur) + kot Bir forumda böyle giyinen Gökçe Bahadır'a saldırmış herkes de merak ettim fikirlerinizi. ''Sen ne istiyorsan onu giy, başkasının
productimages.hepsiburada.net

Sizce 30+ biri için garip mi duruyor bu tarz kombinler?

Kısa tişört (göbek açık olmasa da olur) + kot

Bir forumda böyle giyinen Gökçe Bahadır'a saldırmış herkes de merak ettim fikirlerinizi.

''Sen ne istiyorsan onu giy, başkasının fikri önemli değil, bize göre mi hareket edeceksin'' tarzı yorumlar yazılmasın lütfen. Sizin fikirlerinizi merak ettim.
bence gayet güzel


king lizard
(17.06.20)
Harika


kisa
(17.06.20)
Ben de beğeniyorum. Neresi garip ki bunun, garipse bu garipliğin yaşla ne ilgisi var?


ben boyle giyiniyorum ve boyle seviyorim. sanirim 50 yasina gelsem yine boyle giyinicem, baska turlusunu sevmiyorum.


in vino veritas
(17.06.20)
Sade ve rahat bir tarz, ben çok severim.


bunun nesi garip kot tişört işte. valla 35imi geçtim hala böyle giyiniyorum. aynı kombini içinde rahat ettiğin sürece 60 yaşında 70 yaşında da giyebilirsin.


Bana ergen gibi geliyor. 28 yaşındayım ve giymem kısa tişört. Güzel durmuyor da zaten.


kaptan maydanoz
(17.06.20)
kötü 10 sene öncenin modası


ya ben lan neyse
(17.06.20)
bence şık duruyor. kadına saldıranlar da salakmış. sağlam bir göbek olmadığı sürece bu kombin bence gayet güzel.


golgi aygıtı
(17.06.20)
100 yaşında da giyersin ki bunu


38im ve boyle giyiniyorum, garip karsilandigini bilmiyordum :-/


euteamo
(17.06.20)
1995 modası


avatar is back
(17.06.20)
Hiç garip durmaz açıkçası. Fotodaki mankene bayağı yakışmış bu arada.


bitchesaintshit
(17.06.20)
29 yaşındayım, göbeğimi açabilmek için diyete başladım :( şişko olmasam ben de giyerdim.


elorelia
(17.06.20)
Kilo sorunu yoksa her yasta olur
Gayet de guzel bi tarz. Sade ve hareketli

Ayrica su 30 ustu kadinlari elestirenler de hep 18-23 arasi falan insanlar. Bunlarin kendileri 30 olunca birden o yas gozlerine kucuk gelir eminim. Sanki hep 20 kalacaklar


Kittie
(17.06.20)
kot tişört giymenin de yaşı mı olurmuş? dünyanın en sıradan ve yaygın giyimi işte.
otuz yaşındayım artık diye tayyör, döpiyes mi giyecek insanlar :(


kot tişört giymenin de yaşı mı olurmuş? +1


peki madem
(17.06.20)
29 yaşını bir gün geçince tüm kıyafetleri verecek miyiz?

Bence garip durmuyor, standart bir kombin işte. Göbeği açık olmayan halini 70li yaşlardaki kadınlarda görüyorum hatta.


buf-e kür
(17.06.20)
bahsettiğiniz forum kadınlara özgü bir forum mu? kadınlar kıyafetlerde kusur bulmaya daha eğilimli :)

bu kıyafet türkiye'de modern erkeklerin %97,4'ünü rahatsız etmeyecek bir kıyafet.

ben de gayet güzel buldum.


tabudeviren
(17.06.20)
29 yaşındayım, serbest günlerimde böyle giyiniyorum. Uzun tişört sevmiyorum. Göbeğim olmadığı sürece 2 sene sonra da aynı şeyleri giyerim muhtemelen.


Bence bu kombin güzel değil.

Çizgili kısa tişörtler cidden ergen gibi duruyor. Ama mesela bir adet tığ işi firil firil askılı hafif kısa bir bra olsa ne giyilir.


mobydick
(17.06.20)
Göbek açmak opsiyonel ama kot tişört'ün yaşı mı olur ya :S


synesthesia
(17.06.20)
Güzel değil, ergen gibi ayrıca eski moda


epitaf
(17.06.20)
(3)

iPhone 11 ve iPhone X farki nedir? -kamera-

Hic hayallerime bile giremeyen bu iki urunu arkadasim icin soruyorum. (Cunku pahali :()Kendisi instagram’da urunlerinin gunluk fotografini cekmek icin istiyor iPhone, iPhone almaya kararli kendisi. Bu iki telefon arasinda az bir fiyat farki varmis, oyle dedi. Ne farki var bu urunlerin? Tabii ki daha
Hic hayallerime bile giremeyen bu iki urunu arkadasim icin soruyorum. (Cunku pahali :()

Kendisi instagram’da urunlerinin gunluk fotografini cekmek icin istiyor iPhone, iPhone almaya kararli kendisi. Bu iki telefon arasinda az bir fiyat farki varmis, oyle dedi. Ne farki var bu urunlerin? Tabii ki daha ucuzunu almak istiyor kendisi ama aradaki farka degerse iPhone 11 alabilirmis.

Ozellikle kamerasiyla ilgilendigi icin, ben kamera farkini cozemedim dostlar, bir yardimci olursaniz seviniriz.

Baska Apple cihazi yok, dolayisiyla senkronizasyon problemi olmayacak gibi.
damba
(11.06.20)
2 nesil var tabi ki 11 alsın az fark varsa.


bahoho
(11.06.20)
iphone 11 daha ucuz ve daha güncel, 11 alsın.
telefoto lensi yok ama çok işe yarayan bir şey değil, 11'in ana kamerası daha iyiymiş.
www.cnet.com


Bruce
(11.06.20)
11’in kamerası iyi, x’in ekranı iyi.


buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler compumaster, dambil, deckard, fader, groove salad, hollowlife, kahvegibi, kibritsuyu, kobuzchu kiz, robin
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.