Giriş
(4)

yurtdışı staj

sadece tr vatandaşlığı bulunan birinin başka bir ülkede staj yapması imkansız mıdır, yoksa şirketi uğraştıracağı için izni olmayan kişi tercih edilmez mi?
sadece tr vatandaşlığı bulunan birinin başka bir ülkede staj yapması imkansız mıdır, yoksa şirketi uğraştıracağı için izni olmayan kişi tercih edilmez mi?
owaki
(9 saat)
Şirketler sadece belirlenen formu doldurup öğrenciye/öğrencinin üniversitesine gönderiyor. Staj yerini bulmak, evrak işleriyle uğraşmak öğrenciye kalıyor. Erasmus ile staj imkanı var, hatta hibe veriliyor, yine iş yeri öğrenci tarafından bulunuyor. Erasmus'un staj programı avantajlı duruyor, ama henüz Erasmus staj programına katılan birine denk gelmedim.

ogrencikariyeri.com


Hukuk için konuşayım:
Erasmus staj imkanı var ama Türkiyede bir denkliği yok, ayrıca staj yapacağın büroyu da kendin ayarlaman gerekiyor. Tercih edilmeme gibi bi durum yok, zaten özellikle Almanya’da çok sayıda Türk asıllı avukat da mevcut. Eğer biraz dilin varsa bulunuyor ama ne denkliği oluyor ne de senin sistemine uygun, takılıp geliyosun.


mühendislik için: ben erasmus için gittiğimde öğrenim sürem bittikten sonra almanya'da staj yaptım daha önce, hatta güzel bir maaş da verdiler, ancak türkiye'de denkliği olmadı. bir çok arkadaşım da avrupada farklı ülkelerde gerek erasmus ile gerek farklı yöntemlerle staj yaptı. gayet kabul alabiliyorsun, sıkıntı yok yani.


roket adam
(2 saat)
nicin imkanzsiz olsun? bir suru ornegi var.
iaeste diye bir kurum vardi, eskiden uni'lerde etkindi (simdisini bilmiyorum). cok ogrenci staja gitmistir bu kanaldan uzak diyarlara.
baska ornekler de, kanallar da, kisisel cabalar, baglantilar da vardir tabii.


(8)

Pandemi dönemi anne baba ziyareti siz olsanız ne yapardınız?

Normalde ailem de biz de İstanbul'da yaşıyorduk. Ben yaz başı evlendim ve işim gereği istanbul'da kalmaya devam ettim ailem de 70 yaşlarında olduğu için alanya'daki yazlığa gittiler ve dönmediler.geçen gün görüntülü aramada hüngür şakır ağlıyorlardı. oraya gelmemizi istediklerini ve çok özlediklerin
Normalde ailem de biz de İstanbul'da yaşıyorduk. Ben yaz başı evlendim ve işim gereği istanbul'da kalmaya devam ettim ailem de 70 yaşlarında olduğu için alanya'daki yazlığa gittiler ve dönmediler.
geçen gün görüntülü aramada hüngür şakır ağlıyorlardı. oraya gelmemizi istediklerini ve çok özlediklerini söylediler.
haliyle biz de çok özledik ve inanılmaz acı duydum bu durumdan.
şimdi arabayla gidemeyiz çünkü eşim haftaiçi yol için izin alamaz, haftasonu da sokağa çıkma yasağı.
uçakla gitmek tek şansımız ama işte bu kadar saklanmış, dayanmışken aileme bir şey taşımaktan korkunç korkuyorum.
ama her görüntülü aramada fenalaşana dek ağlıyorlar.
bir hafta hiçbir yere çıkmadan kimseyle görüşmeden izole olsak, sonra uçakta devasa dikkat etsek mi, yoksa aman hiç riske atma mı?
çünkü onlara göre daha bir sene görüşemeyecek miyiz diyorlar.
siz olsanız ne yapardınız?
ben aynı şehirde bile gitmiyorum, en azından aşı süreci biraz ilerleyince daha mantıklı bence.
bir şey olma ihtimali düşük dikkat edince ama olursa sonuçları kötü olabilir.


Biz arabayla gideceğiz önümüzdeki hafta başka şehirdeki ailemizi ziyarete ama, uçak kullanmak zorunda olsam tarif ettiğiniz gibi maksimum dikkatle giderdim.


gmzo
(16.01.21)
Ailenizin yazlığına yakın bir otelde kalma şansınız yok mu? En azından kapıdan, uzaktan, mesafeli şekilde görürsünüz. Yaşlılar için bana kalırsa bu pandemi süreci inanılmaz kötü bir halde. Sizinle açık alanda birkaç metre mesafeli yürüyüş yapmaları bile onlara çok iyi gelecektir. Ailenizin yanında değil ama başka yerde kalma şansınız varsa, onlarla mesafeli şekilde görüşürseniz bir risk olmaz. Ailenizde sizinleyken çift maske takar, mesafeye dikkat eder.

Sadece yolculuğa yakın bir tarihte covid testi yaptırabilirsiniz, hasta olmadan gittiğinizi bilirsiniz en azından.


Aşılama başladı biraz daha dayanın.


latsc
(16.01.21)
Yol için izin kısmını anlamadım ben,kimseden izin almanız gerekmiyor.işyerinden izin alması gibi bir durum mu?


duptıs
(16.01.21)
Pcr testi yaptırıp sonrada kimseyle görüşmeden gidebilirsniz


sonhakan
(16.01.21)
Aynı şehirde, alışveriş teslimi şeklinde kısa süreli görüşmeler yapıyoruz. Maske, mesafe devam. Yemek, çay, kahve yok. Oturma için herkesin pozisyonu var, aynı koltuk/sandalye kullanılıyor. Sonrasında dezenfekte ve havalandırma yapılıyor.

Ancak sizin aile bu şekilde davranacak gibi görünmüyor, birlikte oturup kahvaltı yapıldıktan sonra gerisi boş.

Aile içi bulaş en kolay şekli, birlikte sohbet muhabbet, yemek içmek vs. gibi riske değer mi? Belki hiç bir şey olmayacak ama ya olursa için değer mi? Aileniz bunun farkında değil galiba, risklerin de bilincinde değil gibi. Uçak vs gibi risklere çocuklarını atmak da var işin içinde.


epitaf
(16.01.21)
Imkanim olan en kisa vakitte giderdim. Ucakla degil arabayla giderdim. Sizi gormeden onlara bisey olursa gozleri acik gider.


Kirmizibavul
(17.01.21)
(7)

Yeni doğum hediyesi

Yeni doğum yapmış arkadaşıma bir hediue göndermek istiyorum. Böyle içinde şık ve kaliteli şeylerin olduğu bir sepet mesela. Nereden bulurum böyle bir şeyi?
Yeni doğum yapmış arkadaşıma bir hediue göndermek istiyorum. Böyle içinde şık ve kaliteli şeylerin olduğu bir sepet mesela. Nereden bulurum böyle bir şeyi?
Zaphod
(14.01.21)
icinde ne olacak bebek urunu mu anneye ne almak istiyorsunuz anlamadim


ala09
(14.01.21)
Selamlar,
Oncelikle nacizane tavsiyem bebek hediyesinden cok anneye hediye almanizin daha iyi olacagi yonunde. Cunku bu donemde bebege zaten fazlaca hediye gelecektir. Lohusa birey icin guzel dusunulmus hediye cok muhtesem durur.

Anneye almak isterseniz, gogus ucu kremi (Lansinoh marka oneririm), gogus pedi (Lansinoh marka), guzel pamuk pijama (emzirme ozellikli), cilt bakim seti gibi urunlerden bir paket yapabilirsiniz.


cossecant
(14.01.21)
daha yepisyeni anne olmus biri olarak cossecant'a katiliyorum. bebege zaten (ozellikle ilk bebekse) herkes fazlasiyla hediye getiriyor, anne baba da zaten bi heves bi ton sey aliyor bebege. bu donemde asil ilgisiz kalan anne oluyor :) herkes bebek nasil diyor kimse sen nasilsin demiyor. ama anne de kendinden gecmis oldugu icin ve malum hormonlarin da etkisiyle hassaslasilabiliyor. anneye destek paketi super bi hediye olabilir.


in vino veritas
(14.01.21)
anneye de hediye fikri çok güzel gerçekten. ben de aklıma gelenleri yazayım siz bir kolaj yaparsınız :) anneye kuru dut, ceviz gibi kuru yemişlerden bir paket, güzel kokulu krem (the body shop'ın meyveli body yogurtları çok güzel) veya bunun gibi bakım ürünlerinden, keyifli hafif bir kitap, defter, kalem gibi kırtasiye ürünleri. göğüs kremini filan kendisi almış olabilir, onun tek tüpü bol bol yeter artıyor bile.

bebek için de birşey eklemek isterseniz ek gıdaya geçince kullanabileceği pipetli suluk veya mama tabağı gibi birşey olabilir. kullandıkça sizi hatırlarlar. baba için de diz battaniyesi olabilir, bebekle ilgilenmek için uyandığında kullanması için.

wrap sling de hem bebek hem anne baba için ortak güzel bir hediye.

tüm parçaları kapaklı kartondan bir kutuya koyunca şık da olur.


evanka
(14.01.21)
Ben yakın zamanda doğum yapan arkadaşıma, cool mama yazan bir kolye, uyku gözlüğü ve bebeği için de muslin örtü aldım çok beğendi. Anneye hediye alınmalı bence de.


jazzabel
(14.01.21)
eşim hamile, izninizle burdaki cevapları ona alacağım hediye için kullanacağım :)


bugisme
(15.01.21)
(12)

Foyası çıkınca önce inkara sonra yalan söylemeye başlayan erkek

Daha önce bu sebeplerden defalarca kavga edilmiş, yine erkeğin güven sarsıcı hareketlerinden dolayı ayrılınmış. Ayrıldıktan sonra aradan epey zaman geçmiş(6ay) bu süreçte erkek yalan söyleme huyunu, öfke problemini vs kabullenip hatrı sayılır bir terapistle çoook uzun seanslar yapmış ve düzeldiğini
Daha önce bu sebeplerden defalarca kavga edilmiş, yine erkeğin güven sarsıcı hareketlerinden dolayı ayrılınmış. Ayrıldıktan sonra aradan epey zaman geçmiş(6ay) bu süreçte erkek yalan söyleme huyunu, öfke problemini vs kabullenip hatrı sayılır bir terapistle çoook uzun seanslar yapmış ve düzeldiğini iddia ediyor. Seanslara artık düzenli devam etmiyor, ilaç da kullanmamış ama terapist artık sık seanslara ihtiyacı olmadığını arada bir görüşmenin yeteceğini söylemiş.

Neyse, kız inanmıyor ama eski güzel günlerin hatrına düşman da olmak istemiyor çünkü 5 sene geçirmişler birlikte. Erkek her şeyi düzelttim, düzeltmeye devam edeceğim sana göstereceğim vs diyor ama kız belli seviyede görüşebiliriz, başka türlüsü artık olmaz diyor. Erkek ayrı kaldıkları süreçte mide kanamaları geçirdiğini, bir büyük trafik kazası atlattığını, arabanın çok büyük hasar aldığını(araba bir arkadaşının) kendisinin burnu kanamadan mucizevi bir şekilde kurtulduğunu söylüyor. “İstersen fotoları gösteririm” diyor. Kız gerek yok ne alaka fotoyu neden isteyeyim diyor.

Birkaç gün sonra erkek endoskopi yaptırıyor, kız istersen geleyim yalnız gitme diyor ama erkek kabul etmiyor. Endoskopi sonucunun iyi çıktığını söylüyor. Kız raporu bana da gönder diyor. Erkek bir ara gönderirim yanımda değil vs diyerek yaklaşık 1 ay göndermiyor, arada muhabbeti geçtikçe kız soruyor “aa unuttum, bulamadım, yarın atıyım” vs.

Kız sonunda patlıyor. Arabanın resimlerini de istiyor, endoskopiyi de. Adam “arabanın fotoları bende yok arkadaşımda vardı sordum ama atmadı” diyor. Sorduğun mesajın ss’sini at ozaman diyor kız. Adam atmıyor, gerekçesi “ehh çok fazlaymış bu kadarı”. Kız yalan söylüyosun diyor, adam inkarda. Endoskopi raporunu hastaneden yarın alıp atarım görürsün diyor(bugün güya ama ses yok)

Adamın derdi ne?
Kız psikopat mı, adam mı onu güvensiz hareketleriyle delirtmiş? Kız bi başkasına böyle şüpheler duymadığını söylüyor.
Adam tedavi olduğunu, güvenini tekrar kazanacağını vs. söylerken böyle bir şeyi yapması, bu yaşananlar karşısında en azından elinde ne varsa koşa koşa toplayıp kendini dürüst çıkarmak için kızın alnına çarpması gerekmez mi? İlişkileri tamamen kopacaksa da bunu yapması gerekmez miydi ?
Kız ne yapsın sizce? Merhametli davranmalı mı adamı kendi hayatına çok dokundurmadan, yoksa olabildiğince uzak mı kalmalı. (Adamın nerdeyse kimsesi yok, ailesiyle kalıyor ama dialog sıfır. Kazadan-endoskopiden hiçkimsenin haberi yok sadece kıza anlatmış adam. Bir de arabanın sahibi biliyor.)

Uzun oldu kusura bakmayın ama benim için çok önemli. Teşekkürler yorumlarınız için şimdiden.
zahlebinin
(11.01.21)
kızın derdi ne?
yani adamın ne mal olduğunu anlamış madem, sonra niye "inanmak işine gelmiş"? yalan söylediğini biliyorsa niye iletişime devam edip üstüne bir de yalanlarını yüzüne vurmuş?
adam yalancıysa ya iletişimi tamamen kesecek, ya da yalanını yakalayınca yüzlemeyecek. tamam yalan söylüyor, biliyorsun, bu ısrar niye? kes iletişimi?

not: adam ruh hastası. yalan konuşmak bir ruh hastalığıdır.


pati
(11.01.21)
Kızın derdi şu, çok aşık olmuş zamanında güzel şeyler de yaşamış, adam elinde imkan varsa kızın her istediğini her zaman yapmış(hala da yapmaya çalışıyor ama kız fazla müsade etmiyor) bu yüzden de kız sorumlu hissediyor.


zahlebinin
(11.01.21)
kiz niye durduk yere suphelensin? demek adamin yalanciligini gormus iliski suresince.
o adamin terapiye gittigi bile supheli :) gittiyse bile karakterinde duzelme olmamis sayet kaza yaptim, hastanelik oldum vb. seri yalanlar soylediyse. ki yalan soylemeyen adamin kanitlari olur, hele ki yalanciliktan sabikasi varsa, ozellikle kanitlari cat cat ortaya serer.

kiz buna acisin diye yalan soylemis iste yahu :)

kizin yapmasi gereken artik 5 yillik toksik iliskiyi kestirip atmak.


Adam ilgi çekmeye çalışıyor işte, bende öfkeden çok üzüntü hissettirdi bu davranış.

Kız ne yapsın? Valla kız bilir. Ama adam böyle davranıyorsa ilişkide zaten bi sevgisizlik / iletişimsizlik sorunu var gibi, bir de 5 yıl birlikte geçirdikten sonra hala devam ediyorsa aralarındaki iletişim önceden de çok iyi değilmiş gibi görünüyor.


epey zaman geçmiş, 6 aydan sonrasını okumak istemedim. 6 ay uzun bir süre değil, 6 ayda yalan söyleme huyu, öfke problemi vs.. terapiyle çözülebileceğini sanmıyorum çok daha uzun sürer bence.

ama okudum, bence yalanlar devam, kız yoluna baksın, öyle adamdan bi bok olmaz.


benaslinda
(11.01.21)
Sual :Adamın derdi ne?
El cevab: sevilmek, neye mal olursa olsun sevilmek

Sual: kız ne yapsın?
El cevab: evvela sevilme-ilgi açlığını doyursun. Sonra sarih kafa ile inşa-allah doğruyu bulacakdır.


r evolution
(11.01.21)
Ben okurken üşeniyorum siz yaşarken uşenmiyor musunuz? Bu kişi kardeşiniz değil ana babanız değil eşiniz degil. Eski'den başka sıfatı yok. Ne diye hayatınızda tutup oyalaniyorsunuz ki?


elorelia
(11.01.21)
Bu ilişki başından sonuna kadar hiç sağlıklı, normal bir ilişki gibi durmuyor. Yani ortada en az 5 yıllık bir geçmiş var, siz birbirinizin arkadaşlarını tanımıyor musunuz? Hiç mi tanışmadınız? Mümkün değil 5 yıllık ilişkide bu. Yani kızın, erkek arkadaşının dediklerini teyit edebileceği kimse olmaması mümkün değil. Belki aileler tanışmamıştır, haberdar değildirler diyeceğim ama 5 yıldan bahsediyoruz.

Adam, arkadaşının arabasıyla büyük bir kaza yapıyor. Kız inanıp, inanmamak arasında kalıyor. Ee yani böyle büyük bir kaza üzerine hiç mi ortak tanıdığı yok, olayı teyit edecek? Hastanede bir operasyon geçiriyor, bunu bile teyit edecek tanıdığı yok. En kötü, hastaneyi arar sorarsınız, habersiz hastaneye gidersiniz.

Çok garip bir ilişki bu. Hani karşınızdaki kişi size mezun olduğu okulunu yalan söyler, ailesinden-arkadaşından 5 senede yine öğrenirsiniz gerçeği. Öyle çok aşık olunan bir ilişki gibi durmuyor bu yaşanılanlara bakılırsa. Kız, adamın yalan, uydurma halini biliyor sonra ne gerek var fotoğraflara diyor daha sonra olana bitene inanmayıp fotoğraf istiyor.. bence yazık etmeyin kendinize. Kendi hayatınıza bakın.


Kız ne yapsın bence yalancıya yol versin.


@goodmorningteacher
Adamın arkadaşım dediği kişi kızla ayrıldıktan sonra samimiyetinin ilerlediği, ticaret yaparken iş için tanıştığı bir adam. Kızla herhangi bir tanışıklığı yok. Adam bu kazayı hem ailesinden hem de tüm çevresinden sakladığını söylüyor. Genel olarak başına gelen her şeyi özellikle ailesinden saklayan biri, çünkü yargılamaktan, suçlamaktan ve ezmekten başka bir şey yapmayan bir ailesi ve her olup bitene ayılıp bayılma potansiyeline sahip bir annesi var.
Adam yalnız biri yazmıştım.


zahlebinin
(11.01.21)
Yalan söylüyor. Ona merhamet gösterip yeniden hayatınıza almanız için. Seanslar da yalandir muhtemen. Bence çok düşünmeye gerek yok. Zaten her olayda yalan olmasa bile yalan mı diye süpheyle nasıl birlikte olacaksınız? Ayrıca Ona minnet duyuyormuşsunuz fakat minnet duygusu üzerine ilişki kurulmaz.


velvetmorning
(12.01.21)
bu adam önceden mitomani miydi? sanki hastalığı devam ediyor. terapiste gittiği bile yalan olabilir.

5 yıl değil 25 yıllık ilişkiler bitiyor. kendisini üzmesin artık kız tarafı.


false pretension
(12.01.21)
(8)

Bitmeyen Kulak Çınlaması ve Tedavisi

Roma'nın seray sever halkı, Validenin yaklaşık 2-3 yıldır bitmeyen bir kulak çınlama sorunu var. Ne yaptıysa nereye gittiyse bir çözüm bulamadı. Bu çınlama bildiğiniz hepimizin ara ara yaşadığı çıınnnnn diye uzayıp giden ancak hiç bitmeyen 7/24 devam eden ve bir çınlama ne yazık ki.Uyanık olduğu her
Roma'nın seray sever halkı,
Validenin yaklaşık 2-3 yıldır bitmeyen bir kulak çınlama sorunu var. Ne yaptıysa nereye gittiyse bir çözüm bulamadı. Bu çınlama bildiğiniz hepimizin ara ara yaşadığı çıınnnnn diye uzayıp giden ancak hiç bitmeyen 7/24 devam eden ve bir çınlama ne yazık ki.
Uyanık olduğu her an bu sesi beyninizde duyduğunuzu hayal edin. Yaşam kalitesini de haliyle düşürüyor. Doktorlara gitti, geldi çözüm yok.
Çevrenizde bu sorunu yaşayan bir şekilde çözüm bulabilen oldu mu?
Nasıl geçer bu çınlama, kadıncağız artık isyanlarda haklı olarak.
Bitirelim şu işi de nasıl? bi deyiverin bi zahmet.
erty_ksk
(11.01.21)
aynı şeyi ben de yaşadım. kulağım 24 saat çınlıyordu. kbb'ye gittim bir şey yok dediler. iç hastalıklarına gittim bir şey yok dediler. sonra kendimin doktoru oldum. iç hastalıkları bana karaciğer enzimlerin çok yükselmiş demişti. çok ilaç içiyorsan içtiğin ilaçlar, alkol de bunu yapar demişti. Yani karaciğerim zarar görmüş. Gerçekten de 4 tane b12 iğnesi vurulmuştum. demek ki karaciğerimi bu yıprattı dedim, daha iğne vurulmadım. alkol zaten kullanmıyorum. iğneyi kesip vitamin filan hiç bir şey almadım. karaciğere iyi gelen bir beslenmeyle karaciğerimde enzimler düzeldi.

enzimler düzeldikçe kulak çınlamam da geçti. sonunda sıfırlandı.

özet: kulak çınlaması vücudunuzdaki bir başka hastalığın habercisi olabilir. kan testi vb. tetkiklerle bulmaya çalışın. yoksa doktorlar bir şey yok diyip gönderiyor.


iddaaci
(11.01.21)
Maalesef bilinen bir çaresi yok şimdilik, o kadar doktora gittiyse vastarel filan vermişlerdir zaten.

Son çare olarak kortizon iğnesi yapıldığını duymuştum ama nasıl bir tedavi emin değilim, herhalde kulak içine bu titreşimi yapan bölgeye bir iğne yapılıp manuel müdahele olabilir.

Allah şifa versin.


John Bloor
(11.01.21)
Çözümü yok, beraber yaşamaya alışmak lazım. Sigara, alkol, kahve gibi şeyleri azaltmak, düzenli uyumak hafifletse de tam geçirmiyor.


28 senedir yaşıyorum ben o namussuzla. Hacettepe'de ilk dosyası olan bendim, gitmediğim doktor kullanmadığım ilaç ve zımbırtı kalmamıştı o zaman. En son İzmir'de Prof Orhan CURA ölünce sesin kesileceğini , bununla yaşamaya alışmam gerektiğini söyleyince pes ettim. Ses maskesi (işitme cihazı gibi ama içinde radyo hışırtısına benzer ''saf ses'') denemiştim Başkent Üniversitesinde o zamanlar , hepsi boş iş çıkmıştı. Benimde 24 saatlik çınlama, inanmadıkları için uyku testi yapmışlardı onda ortaya çıkmıştı 24 saat olduğu.
Benimki ses travmasıydı. Gelmiş geçmiş olsun , alışacak yaşamaya mecburen bu illetle.

@John Bloor'un bahsettiği kortizon iğnesini bilemem ama bana İstanbul Alman Hastanesinde vurmuşlardı , hiç bir halta yaramadığı gibi lop diye 15 kilo almıştım.


synax
(11.01.21)
suna bi bakin derim;

www.tinnitracks.com


foster
(11.01.21)
İşitme testi yaptırdınız mı? Kulak çınlaması şikayeti ile kbb doktorlarına başvuran hastalarda mutlaka işitme kaybı olup olmadığı bakılıyor.

Benim çevremde gözlemlediğim kadarıyla 40-45 yaşından sonra kulak çınlaması çoğu kişide başlıyor. Benim annemde var, arkadaşlarımın anne-babasında da kulak çınlaması sorunu yaşayanlar var. Benimde bir dönem stres kaynaklı kulak çınlama sorunum olmuştu, kbb doktoruna gittiğimde ilaç vermişti, ilacı kullanmaya başladıktan 15-20 gün sonra kulak çınlamam çokça azaldı, gündelik hayatıma hiçbir etkisi yok, nadiren varlığını hissediyorum. Hatta annemde kullanmıştı, onun benim kadar çokca azalmış olmasa bile azalmıştı. Adını hatırlayamıyorum, ama yan etkileri çıkabilecek, ağır bir ilaç değildi.

İlacı yok değil, ilacı var, geçici süre için çınlamayı azaltıyor. Ameliyatı var ama kesin tedavi sağlayan bir ameliyat değil, çoğu hastada işitme kaybına yol açıyor. Genellikle vertigo sorunu yaşayan kişilerde, kulak çınlaması oluyor. Sanırım stres tetikliyor kulak çınlamasını, uyku düzeni de aynı şekilde kulak çınlamasını tetikliyor. Kulak temizleme gibi işlemlerde yanlış yapılırsa kulak çınlamasına neden olabiliyor.


Vertigom var, kulak çınlaması ben de yaşıyorum. KBB'ye gittiyseniz şüphelenip bakılmıştır diye düşünüyorum gerçi. Eğer bakılmadıysa çınlamanın yanında dönem dönem baş dönmesi, mide bulantısı gibi şikayetler de beliriyorsa danışabilirsiniz belki.


Şahsen ben kulak çınlamaması nasıl bir histi unuttum. Artık çare aramıyorum. Onunla yaşamaya alıştım sanırım


olaylar olaylar
(11.01.21)
(7)

13 yaşında çocuğa anatomi kitabı alınırmı ?

www.amazon.com.tr/Sobotta-Anatomi-Konu-Kitabı-Komisyon/dp/975277640X/https://www.finalpazarlama.com/kitap/gunes-tip-kitabevleri/sobotta-anatomi-konu-kitabi/010302381(neden 2 tane link verdim çünkü amazon linkini tıklanabilir hale getiremedim)bu kitap uygunmudur ? +18 filmler gibi, korku filmi yada u
www.amazon.com.tr/Sobotta-Anatomi-Konu-Kitabı-Komisyon/dp/975277640X/
www.finalpazarlama.com

(neden 2 tane link verdim çünkü amazon linkini tıklanabilir hale
getiremedim)

bu kitap uygunmudur ? +18 filmler gibi, korku filmi yada uygunsuz sahneli filmler gibi bir etkisi olurmu çocuğa ?

maksat anatomi öğrenmesi değil tabiki, karantinadan evde oturmaktan, uzaktan derse girmekten çocuk patlayacak artık. angry bird'deki patlayan kuş gibi patlama noktasına geldi çocuk. resimlerine bakacak sadece, metinleri çok anlayamaz tabi. yüzlerce resim var.

aptal saptal telefon oyunlarına gömülmesindense değişik birşeyler görür, 2-3 saat baksa kenara atsa razıyım.

edit: anatomi kitabı dışında çocuğun 1-2 saat gözatabileceği başka tıp kitabı öneriniz olursa alırım bir dal :)

3 saat bakacağı kitaba 240 tl vermek fazla gözükebilir.
2 kere filme gitsem çocukla, gitmesi gelmesi, mısırı, gitmişken yemek yemesi falan 240'e yine geliyor zaten. o gözle makul geliyor fiyatı.
Daha neler ya,cocuklar delirdi zaten,al komik eglenceli bir seyler.


duptıs
(09.01.21)
Anatomi kitabı çok mantıksız olur. Ansiklopedi değil bu kitap. Ansiklopedi olsa tamam, içerisinde farklı içerik var ama anatomi ağır olur.

Çocuklar için aylık dergiler var. İçerisinde de bulmacalar, ev içerisinde yapabileceği zaman harcayacağı etkinlikler oluyor, çoğu dergi bilimle ilgili birçok farklı konuyla ilgili yazı okuyabilir. Bu tip dergiler daha işe yarar. Tübitak ve kids ilk aklıma gelen dergiler.

www.tubitakdergileri.com.tr

Ek olarak çocukların kodlama, robotik üzerine kendilerini ufakta olsa geliştirebileceği ürünler var. Bu baya zaman alır, uğraştır. İlgisini çekerse bu tip şeylerle daha fazla zaman harcar.

www.robotistan.com


Şu kitapların hepsi güzel. İlgisine göre seçebilirsiniz.
www.hepsiburada.com


archmage mahmut
(09.01.21)
ben o yaşlardayken kuzenim tıp fakültesi değil de onun gibi bi bölümde okuyordu, onlar da tıp fakültesinde kullanılan anatomi atlaslarını kullanıyormuş. tabi okurken bizde kaldı ilk sene. evde 2 tane atlas vardı açıp resimlerine bakardım da çok ilgimi çektiğini söyleyemem yani. pek bi yazı yoktu olanlar da latinceydi.

çocuklar için bu tarz bi ürün olmadığı sürece muhtemelen yukarıdaki senaryoyu yaşayacak.


killerbee
(09.01.21)
13 yasindaki cocuk simdiye kadar coktan en asiri pornoya bile denk gelmistir zaten. Anatomi kitabindan "+18 filmler gibi, korku filmi yada uygunsuz sahneli filmler gibi" etkilenmesine imkan yok.


hot potato
(10.01.21)
Ben 7 yaşındaki çocuğuma aşağıda linkini vereceğim atlası aldım bir ay önce. Aklına geldikçe ülkeleri, kıtaları ve içerisindeki bilimum şeyi inceliyor. Bence çocuğunuzun da ilgisini çekecektir. Anatomi çok ağır olur.

www.amazon.com.tr


adivar
(10.01.21)
Sobotta alma onu tıpçılar kullanıyor aşırı detaylı, çok sıkılır. Ben bile sıkılıyorum okurken Sobottamı.


sydney
(10.01.21)
(33)

üst komşu ve hatalı ben miyim?

4ay önce yeni bi apartmana taşındık. apartmanda biz gelmeden herkes bizi biliyordu yani istemeden de olsa herkes tanıyor bizi. üst komşunun 2 oğlu resmen evi yıkıyorlar 7/24 saat farkı olmaksızın. ilk zamanlar sabrettik ama dün en son eşim dayanamadı kapıya gitti. aldığımız cevap “erkek cocuğu durdu
4ay önce yeni bi apartmana taşındık. apartmanda biz gelmeden herkes bizi biliyordu yani istemeden de olsa herkes tanıyor bizi.
üst komşunun 2 oğlu resmen evi yıkıyorlar 7/24 saat farkı olmaksızın. ilk zamanlar sabrettik ama dün en son eşim dayanamadı kapıya gitti. aldığımız cevap “erkek cocuğu durduramıyoruz 2.5yaşında imiş” (saat farketmeksizin evde koşmak, sürekli ağlamak, parkeye bir şey sürtmek(-ki ona bulduğu çözüm de sürtmesini engellemek değil halı koymakmış dün öğrendik-

bugün bütün gün koştu evin içinde ben de ders çalışmaya çalışıyorum. zaten çalışamadığım için heyheylerim tepemde. bu akşam yine hunharca ses yapınca duvara vurdum. 5 dakka sonra kadın kapıya geldi çocuğum 5 dakka koştu neden duvara vuruyorsunuz ben napayım durduramıyorum dedi. açtım ağzımı yumdum gözümü. aslında olanları anlattım düzgün bi üslupta ama kadın durup durup ben napayım dedikçe dellendim girdim içeri eşim kaldı kadınla kapıda.

kendisi gündüz çalışıyor akşam gelince de çocuğu salıyor kendisi kafa dinliyor sanıyorum. çünkü o kadar seste insan bi çocuğum nabıyosun demez mi?

şimdi eşimde başım belaya sokuyosun artık burdan taşınmamız lazım diye küstü bana :) ben bütün gün bu sesi çekiyorum o sadece akşamları evet biraz patladım ama 4ayın dolmuşluğu

ha bu arada 2 saat falan geçti üstünden kadın eve çıktığı anda çocuk koşmaya devam etti :)
melodi
(08.01.21)
çok eskiden aynı durumdaydık, taşındık ve bir daha asla ara katta oturmadık. her zaman en üst katta oturduk.

ne yaparsan yap üst kattan gelen sesler kesilmeyecek, taşınmak en pratik çözüm.


trajikomix
(08.01.21)
3 yaşında kızım var. bazı dönemler dediğiniz gibi gürültü yapıyor. emin olun düşündüğünüz gibi değil bazı çocuklar bazı dönemlerinde naparsanız yapın durmayabiliyorlar :) neyseki zemin kattayız kimseyi rahatsız etmiyoruz.


entropik
(08.01.21)
cocugun buyumesini bekleyeceksiniz. esinizin cikisina da bir sey diyemem kendince ama siz haklisiniz. basini oksayacak haliniz yok eviniz sizin haneniz ve sakinligini saglayamiyorsunuz ciddi bir problem. yani ucu o kadar cok seye dayaniyor ki bir kere ucakta arkamda 3-4 yaslarinda bi oglan benim koltugumu tekmeleyip duruyordu. en son donup "koltugumu tekneliyo cocugunuz" dedigimde "napiyim cocuk o" demisti babasi ve her sey cok yolundaydi onlar icin. birileri anayiz babayiz desinler diye sorumlusu biz oluyoruz niyeyse. saat siniri koyulmasi icin caba gosterin apartman yoneticisine falan soyleyin onlar da cocuklarini erken uyutmak icin caba gostersinler. dunyanin sahibi saniyorlar kendilerini it suruleri.


ala09
(08.01.21)
@diyanettakvimi belirli zamanlarda olsa haklısınız ama dün gece 4e 20vardı ve çocuk evde koşuyordu :)

@entropik çocuğa yapmaması gerekeni göstermektense yaptığı şeye kılıf bulmak bi anne veya baba olarak sizce mantıklı mı peki? anne değilim ama beni de bi anne büyüttü ben, abim aman alt komşu rahatsız olur diye annem ve babam tarafından mum gibi büyütüldük


melodi
(08.01.21)
@melodi öyle tabi. bizim hiç bir zaman dediğiniz kadar abartılı olmadı. ama şu an başkasının olsa rahatsız olsam başedemiyolardır diye düşünürüm. ellerinden geleni yapmadıklarına eminseniz başka tabi.


entropik
(08.01.21)
Cidden taşınmaktan başka tek çözüm o diye dedim. Ben de trafiği ve kornası 7/24 olan bir bulvarda oturuyorum. Genelde bilgisayar başında ve kulaklıkta olduğum için pek sıkıntı olmuyor ama iş başında olmadığım bazı zamanlarda bu attığım kulaklıkların süngerinden kullanıyorum.
Kadın çocuğu bu yaşında eğitir de siz o kadını bu yaşında eğitemezsiniz, başka çare yok.


diyanet takvimi
(08.01.21)
Bence polisi ya da zabıtayı arayıp şikayet edin, gelip komşuyu uyarsınlar. Bu sıradan çocuk gürültüsünün çok dışında bir şey. Bazı anne babalar sorumluluklarından ellerinden geldikçe kaçıyorlar. Üstüne siz rahatsız olduğunuzu belli edince kapınıza gelmek ne demek? Keşke kapıya gelir gelmez polisi arasaydınız, kadın korksaydı. Eminim kapısına polis, zabıta gelirse çocuğa düzgün bakmaya başlayacaktır.


Çocuktur yaparı anlamıyorum, biz de çocuktuk, yapmadık, yaptırmadılar. Şu an çevremdeki çocuklara da yaptırmamak için gayret ediyor aileleri.
Ayrıca bu felsefe eğitim kavramıyla da çelişiyor.

Yalnız o mantıktaki kadın olduğu müddetçe o gürültü bitmez bence de.


epitaf
(08.01.21)
@diyanettakvimi ev bulmakta o kadar zor ki bulunduğumuz şehirde burayı bile zar zor bulmuştuk ama huzurumuz için artık ufak falan demeden taşınıcaz başka eve.

@goodmorningteacher eşim adliye ile alakalı bi işte çalışıyor ve bunu biliyorlar o yüzden bu kadar alttan alıyoruz biz. yoksa şimdiye mevzuu büyümüştü. onlarda bunu bildikleri için adam gelmedi kadın geldi ağlamaklı bi suratla.

bi de bana kapıya gelmiş diyo ki sizin çocuğunuz yok bilmezsiniz :) dedim arkadaşlarımızında çocukları var hiçbiri sizinki gibi değil.

şuan saat 00.19 çok sürekli bağırarak ağlıyor. artık bunları normal karşılıyoruz ama tv sesini duyamayacağımız kadar ses yapıyor (sehpayı parkeye sürtmek şeklinde) ve min. 5 dakika sürüyor ve anne baba evdeyken


melodi
(08.01.21)
ebeveynler çocuğunun üzerinde o kadarlık bile otorite kuramıyorsa ebeveynlik yapmasın. "çocuğa laf geçmiyor" diye bir lafı kabul etmiyorum. o zaman çocuk halıya sıçsın, duvarı boyasın, evi ateşe versin. ebeveynler nasıl çocuğun halıya sıçmasını engelleyebiliyorlarsa bunu da engelleyebilirler. ama umursamıyorlar. çünkü kendi dertleri değil.


bizim üstümüzde de var böyle dağdan inme ayı bir aile. gündüz çocukları evi başımıza yıkıyor, gece de kendileri borazan gibi sesleriyle başımızı şişiriyor. geçenlerde gece 3.5'ta hayvan gibi gülüşmeler gelince ana bacı sövdüm, herif kapıya gelmeye kalktı, karısı tuttu. cidden başına gelmeyen bilemez komşu gürültüsünü. taşınmaktan başka çare yok da işte dediğiniz gibi ev bulmak cidden zor. ya onlar taşınacak, ya da siz.


Benim oglan 5 yasini gecti, oldukca hareketli o yuzden hergun yormaya calisiyorum, disari cikartip kosturuyorum. Ona ragmen aksam 10'u gecmis hala koltuktan koltuga zipliyor, yere atliyor vs. Allahtan alt katta kimse yok, ama durduramiyoruz..Oldugun yerde dur diyorum mesela, kimildamadan 10 dakika dur, bu sefer oldugu yerde zipliyor. Aksam 10'dan once yattigi nadirdir. Sadece agir grip falan olursa yavasliyor, onun disinda tam gaz.

Bu isin egitimle falan alakasi yok, bize de anamiz babamiz evin icinde kosmayin gurultu yapmayin derdi, bu yuzden kac kere dayak yedik kardesimle ama pek iplemedik. Ama apartmanda butun ailelerin cocuklari vardi, herkes birbirine anlayisli davraniyordu. Ustten de bize ses geliyordu..

Ozetle yap bir cocuk, mumkunse erkek denk getir (cin takvimi var konuyla alakali, istersen link veririz haha) sonra konusalim.. :)


cooperr
(08.01.21)
@melodi


Büyük ihtimal eşya sesleri bebeğe ait değil. Anne baba kendi gürültüsünü bebek yaptı diye örtmeye çalışıyor. Gece yarısı sizde onları rahatsız edin. Ben olsam gider kapılarına kavga ederdim. Ama siz kavga durumu istemiyorsanız sürekli tavana vurun, biraz utanmaları varsa gürültüyü keserler. Ya da kadının eşiyle konuşun, kadının ağlamaklı suratına inanmayın hiç, ağlayacak olsa bir kusura bakmayın dikkat edeceğiz derdi.

Bu tip aileler çocuklarına bakmıyorlar. Çocuklar evde kendilerini fark ettirmek için bu kadar ağlıyorlar. Bizim bir dönem alt kat komşumuz böyle bir aileydi. Bebek sabah 8 de ağlamaya başlardı uyandığında, annesi yataktan kalkıp bebeğe bakmazdı, anneannesi saat 9-10 gibi bebeğe bakmaya geldiğinde bebekle ilgilenirdi. Hatta bir keresinde bebekleri 2 saat aralıksız ağlamıştı annem artık kapılarına gidip, bebek hasta mı, bir yeri mi kırık merak ettim yazık çok ağlıyor demişti. Biz tepki gösterdikçe bebekle ilgilenmeye başladılar, haliyle bebeğin ağlamaları kesildi.


@cooper sonra bana neden çocuk yapmıyosun diyorlar böyle bi ailede büyüyen çocukla ilerde muhattap olmasını istemediğim için çocuk yapmıyorum. durdan çüşten anlamayan aman gönderelim okula öğretmeni adam etsin diye yetiştirilen cocuklar...
biz de ses yapmayalım diye çok hırpalandık ama ipledik insanlara saygı duymayı öğrendik.

@goodmorningteacher aynen karı koca tüm gün işteler çocukları salıyorlar eve gelince. bu gürültü münasebetiyle 3. diyaloğumuz hiçbirinde kusura bakmayın dikkat edeceğiz denmedi. en ufak bi çaba görsem sabır diycem ama gün geçtikçe çığrından çıkıyor. ayrıca hiç bahsetmediğim başka komşuluk sıkıntılarımızda var aynı kadınla :) aşağıda kapı cam açık mı diye bakmadan ne bulursa silkeliyor camdan ablamız.sanırım ilk defa apartmanda oturuyorlar


melodi
(08.01.21)
4.5 yaşında 2 erkek ikiz yeğenim var. Hayatımda bildiğim gördüğüm en yaramaz en zaptedilmez çocuklar. Patırtıya yüksek sese toleransı 0(sıfır) biri olmama rağmen 2.5 yaşından 4 yaşına kadar bütün ayarlarımla oynadılar. Bağırdım çağırdım dizginleyemedim neticede onlar kazandılar. Yaramaz çocukla ilgilenmek zannettiğiniz kadar kolay değil. İşin sonunda onların istediği oluyor ve siz alışıyosunuz bu duruma.

Yeğenlerin karakteri son 1 senede çok değişti ama. Çok daha sakinler şu an. Sizin komşunun çocukları da böyle bir evreye girebilirler.


IncredibleMau
(08.01.21)
@melodi sen bilirsin kardes o zaman komsuyla kavgaya devam..ben dayaga karsiyim kusura bakma, olurda bir cocuk yaparsan onun ustunde gurultu yapmasin diye filistin askisi falan denersin artik, dove sove ogretirsin sessiz olmasini.

Bundan seneler once bir dairede kaliyorum, yerler parke. Asagidaki hatun zirt pirt yukari geliyor cocuk kosuyor diye, bekarim evde cocuk falan yok, evde benden baska kimse yok. Dedim herhalde yerler salonda parke, ses yapiyor, boydan boya salonu kalin bir hali ile kapladim, ama hatun yine gelmeye devam etti bu sefer bana yere yavas bas diyor, en sonunda kufuru yedi tabii..

Dedigin gibi daha once apartmanda yasamamis olanlara mevzuyu anlatmasi zor..


cooperr
(08.01.21)
Ucuna oklava taktiginiz duzenegi ritmik sekilde tavana vuracak bi makine yapip, evin bos bi odasinda ara ara calistirirdim ben olsam. Ya da tavana radyo monte edip son ses acin. :) Belki o zaman sustururlar cocumklarini.


msb
(08.01.21)
yaa şu çocuğunuz olursa anlarsınız lafı bir türklerde var galiba, öf.

ben kendi yakın akrabalarımın çocuklarından biliyorum. tamamen çocuğun yetişme tarzıyla alakalı bu yaramazlık konusu. yoksa 2, 3, 4, 5 yaşındayken bizde kalıyordu gayet akrabalarımın çocukları. en fazla sıkılıp ağlıyorlardı, bi yerleri karıştırıyorlardı. gayet sessiz, kendi hallerinde takılıyordular. Kesinlikle yetiştirme tarzıyla alakalı.

saat gece 4'te ses yapmanın hiçbir mantıklı gerekçesi olamaz. siz de bu şekilde alttan alır tavırda olursanız sizi umursamazlar. şuraya bak, ses yapan ve rahatsız eden onlar ama duvara vurduğunuz için sanki siz suçlu çıkmışsınız. nezaketli olmayın. çünkü kâle alınmayacaksınız.

sizin yerinizde olsam, gayet resmi bir şekilde sakin kalarak bu sesler devam ederse şikayet ederim. umrumda bile olmaz.


Türkler çocuk yetiştirmeyi bilmiyor. O yüzden çocukları sürekli deli gibi ses yapıyor. Ecnebilerde böyle bir şey görmedim. Saat 9 dedin mi yatıp zıbarıyorlar.

Bizim anne-babalar önce ses çıkarmıyor sonra da çocuğa bağırıp çağırıyor, çocuk kendisine neden bağırıldığını anlamıyor bile. Veya "oğlum koşma" falan diyorlar. Halbuki çocuğu meşgul etmeleri ilgilenmeleri falan lazım ama öyle bir ana-baba yok tc'de. Disiplin desen zaten yok, saat 12'den önce yatıramıyorlar bile çocuğu.

Bizim üst katta da böyle bir velet vardı Allah'tan taşındılar. Tek çözüm taşınmak, taşınırken de üst kat komşunun çocuğu var mı falan diye sormak lazım.


jangbogo
(08.01.21)
Bu konuda şikayetçi olan herkes cimere yazsa belki bir şeyler değişirdi. Eminim kendisi tv izliyordur, çocuk da kosuyordur.


gelmeistemem
(09.01.21)
1 ay kadar önce iş ve şehir değiştirdim, eski ev dubleksti, alt komşu derdimiz yoktu. Oğlum 2.5 yaşında ve bahsettiğin durum bizde de var.

Eskiden oyuncak atına binip dıgıdık dıgıdık diyerek evi turlayabiliyordu, şimdi engel oluyoruz ama koşmasına yapabileceğimiz bir şey yok, napalım tasma mı takalım çocuğa koşuyor.

Bir de zıplama dedikçe yapılmaması gereken bir şey olduğunu biliyor ve ilgi çekmek istediğinde kanguru gibi zıplamaya çalışıyor. Totosuna patlattık yapmasın diye, hem biz vicdan azabı duyduk sonrasında hem de çocuk dayak arsızı olup çıkacak.

Aynı şekilde oyuncaklarıyla oynarken mesela arabayla, yere veya duvara sürtünce aşağı ses gidiyor, halının üstünde yapması için ve duvarlara sürtmemesi için uyarıyoruz.

Ayrıca ağlıyor, banyo yaptıracaksan canı istemezse ağlıyor, saçını yıkamak istersen gönlünü yapmazsan ağlıyor, giydirmek istersen ve o tarzan gibi çükünü sallaya sallaya gezmek istiyorsa ağlıyor.

Vallaha alt komşuyu düşüneceğim diye saçlarım beyazlayacak stresten.

Alt komşu yöneticiye şikayet etti diye ekstra dikka ediyoruz ama bir yerden sonra çocuğun ve bizim de psikolojimiz bozuluyor.

Çocuk yahu bu, ağlayacak, koşacak, oynayacak. Elimden gelen bütün dikkati gösteriyorum evde zıplamasını engelliyoruz, yere bir şeylerle vurmasını engelliyoruz, halı olmayan yerde ses çıkarak bir şeyle oynamasını engelliyoruz, çığlık atmasını engelliyoruz ama evde çocuk koştu, sesli yürüdü, ağladı diye gene şikayet gelirse açarım ağzımı yumarım gözümü, üstüne bu sefer aldığım önlemleri de keser ızdırap olurum.

Bu da evli ve çocuklu bir ailenin gözünden sizin durumunuz.

edit : çocuk 21:30-22:00 gibi uyuyor. 07:00-09:00 gibi uyanıyor.


kimlanbu
(09.01.21)
@kimlanbu işte evli&çocuklu aileler olarak anlamadığınız mevzu da bu biz çocuk put gibi evde otursun koşmasın demiyoruz. ama uyanık olduğu süre boyunca ki bu cocuk garip sabah 4te uyanık ve koşuyor evde :) evde sürekli bi ses var yani sizin alt komşu iyi en azından akşam 10dan sonra ev sessiz :)

ayrıca “dikkat ediyoruz” demişsiniz biz de öyle bi çaba olmadığı için zaten sıkıntı. salonda 2dakikadan fazla çocuk sehpayı parkeye sürtüyor anne&baba&anneanne&dede salonda (çünkü aynı anda tv sesi geliyor haberleri izliyorlar) çocuğum yapma demiyorlar.

bi de anlamadığım çocuktur tabi ki koşacak evde diyorsunuz ya bu çocuklar oturarak oyun oynamayı bilmiyor mu? bi çocuk uyanık olduğu süre boyunca koşar mı evet koşuyormuş 4aydır görüyoruz


melodi
(09.01.21)
buyuse de "ben ne yapayim" diyen ana babayla buyudugu icin gece gunduz ses yapmaya devam edecek. bizim tepemizdeki dort yasina basti, terrible two dedikleri cagi atlatti, ayni tas ayni hamam.

buradaki parkta goruyorum bazen durduk yere diger cocuklara saldiriyor, pat pat vuruyor, diger cocuklar guzelce oynarken o baskalarina bulasiyor. evladim yapma kardese vurulmaz vs. diye uyarani yok. ne beklersiniz iste?

is anne babada bitiyor, kim ne derse desin. yasi geregi hareketli cocukla tamamen serbest, simarik buyutulen cocuk arasindaki farki anlamayacak kadar aptal degil kimse. elbette cocuktur arada kosar, gurultu eder ama bu 7/24 oluyorsa sorun terbiye veremeyen buyuklerindedir. asla cocuga kabahat bulmuyorum bu arada.

dedikleri gibi, mustakil eve cikma durumu yoksa tek care en ust kattan ev tutmak, ben de oyle ev bakiyorum.


Çocuğum yok ama sen haksızsın. "Açtım ağzımı yumdum gözümü" dediğin için soğukkanlı bir iletişim de kuramamışsın büyük ihtimalle bu yüzden haksızsın.
Apartman yaşantısında bunlar var ve sırf bu yüzden ev satın almıyorum. Ebeveynin 2,5 yaşındaki çocuğa ne yapmasını bekliyorsun? sakinleştirici iğne mi vursun yatağa mı bağlasın dayak arsızı mı yapsın?
Müstakil ev konforu isteyen müstakil evde oturacak bu kadar basit.

edit; arkadaşın duyuruyu neden açtığını anlamadım ben. kendisiyle aynı düşünmeyen herkese karşı bir cevabı, savunması var. sadece onu haklı bulanlara tik veriyor falan :) yaptığını tasdik edip egosunu okşayacak cevaplara ihtiyacı var belli ki. oyna devam.


dadasalon
(09.01.21)
"bi de anlamadığım çocuktur tabi ki koşacak evde diyorsunuz ya bu çocuklar oturarak oyun oynamayı bilmiyor mu? bi çocuk uyanık olduğu süre boyunca koşar mı evet koşuyormuş 4aydır görüyoruz"

terbiye vermiyorlar cunku :) bizim tepemizdeki de oyle, cocuk normal bir sekilde yurumuyor. sadece tepinerek kosmayi biliyor. ogretmemisler ki, cocugun hicbir sucu yok. "evladim alt katta komsular oturuyor, boyle gum gum kosmamaliyiz" diye terbiye vereni yok :)


@dadasalon müstakil ev konforu aradığım fikri nası oluştu bilmiyorum ama 34 senedir apartmanda ara katta oturuyorum ilk defa böyle bi sıkıntı yaşıyorum. çocuğuna terbiye vermekten aciz insanlar müstakil ev konforu arıyorlar. apartman yaşantısında bu olur derken insanları rahatsız etmek mi, hiç sessizlik olmaması...

çocuğuna yapma demeyi öğretmeli mesela balkona çıkıp saatlerce bağırmasına engel olmalı mesela. 3.kattan aşağıya inerken merdivende çığlık atmamasını sağlamalı mesela(saat farkı gözetmeksizin)


melodi
(09.01.21)
valla bunun kökten çözümü çocuklu ailelerin mahalleleriyle öbürlerini ayırmak bence. hepsi birbirine katlansın. gece kakaka kikiki yapanı da o mahalleye postalayacaksın. sessizler de gariplerim kitaplarını okusunlar.


durme
(09.01.21)
bir de arkadaşım çocukları standardize etmişsiniz. Aynı ana babadan olma ve yetiştirilme çok farklı karakterleri olan çocuklar da çevremde. Bi ailenin çocuğu gerçekten usludur söz dinliyordur çok rahat bok atabilir diğerlerine eğitemiyorlar vs diye. ama kimisi gerçekten naparsan yap durmayabiliyor napsınlar dövsünler mi çocukları. ayrıca istediğiniz yere şikayet edin yanlış bilmiyorsam çocuk gürültüsü yüzünden bir işlem yapmıyorlar.

anne baba bir gayret göstermiyor demişsiniz bu ayrı bi konu tabi ama bunu da bilemezsiniz.

azcık empati pls.


entropik
(09.01.21)
@entropik eve sosyal hizmetleri gönderip çocuğa iyi bakamıyorlar diye şikayet edince ne olduğunu izleriz hep beraber :)

bi çocuk aralıksız bazı şeyleri yapmaya devam ediyorsa anne&babanın bir şey yapmadığını anlamak için çokta zeki olmaya gerek yok.

neden hep empati tek taraflı. aynı empati çocuk sahibi olanlarda da olsa sıkıntı yok. kapıma gelipte “napayım yaeeee” diye ağzını yaya yaya konuşmasın mesela. kendi salonda böğürerek tv izlerken 2 çocuğu arka odaya atıp tepinmelerine izin vermesin mesela. anlıyorum kendisi de yorgundur çocuğa zaman ayırmaktansa kendine zaman ayırmayı seçiyordur. evet linç yicem biliyorum o zaman doğurmuycaksın.


melodi
(09.01.21)
@melodi şikayeti gürültü için söylemiştim..

yorumlara bakarsan genelde anne babalar komşuyu tutuyor, çocuksuz yada bekarlar sizi :)


entropik
(09.01.21)
bakalım bu sessizlik ne kadar sürecek ama isteyince oluyormuş çıt yok evde. 4aydır ilk defa evimiz bu kadar sessiz sürekli yok yok kesin çocukları öldürdüler falan diye geyik yapıyoruz şaşkınlık içindeyiz :)


melodi
(09.01.21)
Sorunun basligi hatali, "ben hakliyim, evet evet ben, sadece ben degil mi?" olacakti, cunku sana hak vermeyen herkese ters cevap verdin. Ayrica tiklari da vermedin ki o bize cok koydu, aksam don don uyku tutmadi, zalimsin. :)

Gon$uya buranin linkini ver, bak ekibi topladim eger sessizlik devam etmezse gelip kafanizi kiracaz de salmasinlar. Ben de seni kiracagima saf degistiririm onlarin oglani doverim. Eksiduyuru olarak onlari cocuk yapmaya ve bunun ustune apartmanda yasamaya cesaret etmeye pisman hale gelecek kadar bir dovelim. Mis gibi, ohhh...


cooperr
(09.01.21)
(5)

Burundaki siyah noktalar nasıl temizlenir?

Merhaba, Nice kaliteli yüz temizleme jelleri ve detokslar derdime çare olmadı. Nasıl temizleniyor yüzdeki siyah noktalar?
Merhaba,

Nice kaliteli yüz temizleme jelleri ve detokslar derdime çare olmadı. Nasıl temizleniyor yüzdeki siyah noktalar?
damba
(08.01.21)
Burun bantları var onları denediniz mi?

Hatta çene ve alın bölgesi için olanları da var.


elma
(08.01.21)
encrypted-tbn0.gstatic.com

Bim'de satılan bu siyah nokta bandı çok başarılı. Bunu kullandıktan sonra yüz temizleme jeli ile yüzümü yıkıyorum.

ty.gl

Bu kil maskesi siyah noktalar, gözenek temizliği için çok kullanılıyor, ama bence çok uğraştırıcı bir şey. Gerçekten işe yaraması içi birkaç hafta düzenli kullanmak lazım.

Bunun yanı sıra jelatin tozu maskesi yapabilirsiniz. Aktarlarda jelatin tozu satılıyor, sütle karıştırıp, yüze sürülüyor, soyulabilir bir maske. Ama bu da uğraştıcı bir şey.


şekerle peeling yaptınız mı?

en önemlisi beslenme ve susuzluk. yağlı yiyeceklerden uzak durun. bol su.
geçmiş olsun.


aha+bha peeling


ultrasonik spatula <3


ala09
(08.01.21)
(4)

kargo ile aşı göndermek

vaxigrip aşısını ankara'dan kırklareli'ne göndermem gerekiyor. köpük kutu ve buz kalıpları elimde mevcut. yurtiçi kargo max. 2 günde gideceğini söylüyor. birkaç eczacı ile görüştüm 48 saate kadar bir şey olmaz dediler, biri de ecza deposuydu. (aşı 2-8 derece arasında muhafaza edilmeli) malum pandemi
vaxigrip aşısını ankara'dan kırklareli'ne göndermem gerekiyor. köpük kutu ve buz kalıpları elimde mevcut. yurtiçi kargo max. 2 günde gideceğini söylüyor. birkaç eczacı ile görüştüm 48 saate kadar bir şey olmaz dediler, biri de ecza deposuydu. (aşı 2-8 derece arasında muhafaza edilmeli) malum pandemiden dolayı gitmek imkansız, otobüs saatleri de sokağa çıkma zamanına denk geliyor (ya kalkış ya varış). tanıdık eczacı da bulamadım soğuk zincir ile göndersin. kargoya güvenip güzelce paketleyip bolca buz kalıbı ile göndereyim mi?

edit1: vip gönderileri araştırdım ama yurtiçi vs. kaldırmış pandemiden dolayı. otobüs desen, saatleri sokağa çıkma yasağına denk geliyor bilet bile alsam dönüş yolunda çevirmeye denk gelirsem ne alaka diye sorabilir polisler. blablacar ve yakın ilçelere giden farklı saatlerdeki otobüsleri kovalıyorum, bakalım. kargo düşündükçe aklıma yatmamaya başladı.

edit2: blablacar ile gönderildi. en temizi oldu.
gokyuzu gibi
(08.01.21)
peynirciler peynirleri alüminyum bir yalıtımlı poşet içine buz kasedi kullanarak gönderiyor, o zımbırtıdan bakabilirsiniz. Ayrıca kargoların çeşitli vip gönderileri oluyor yok ertesi sabah yok akşama teslimat falan gibi, araştırdınız mı?


whoosie
(08.01.21)
2 gün işi belli olmaz. İstanbul'da, bir ilçeden başka ilçeye kargo iki güne gidiyor. Kargo şubelerinin yoğunlukları söz konusu, indirim zamanındayız. Bence gitmesi en az 2 gün sürer.

Bir diğer yol termos ya da soğuk/sıcak ısı koruyucu çantalardan almak lazım. Bu şekilde aşının bulunması gereken soğukluğu, daha uzun süre koruyabilirsiniz.

Yurtiçi'nin vip kargo gönderimi var, ek ücretle aynı gün içinde kargo gönderiyorlar. Bence aşı için en uygunu bu olur.


ver otobüse 10 saate ulaşsın. bilet fiyatının yarısını muavine ateşlesen tamamdır. ama aşı falan deme kıllık yapar. bozulacak gıda var de. ya da direkt bilet al sokağa çıkma yasağını da atlatırsın böylece. muavine de dersin ben gitmiyorum ama bu gidecek. kargoya kalırsan o aşı yalan olur.


Whily
(08.01.21)
Güzelce paketlerim dedin de o aşı donarsa da yalan olur dikkat. 2-8 demiş


helena
(08.01.21)
(6)

babamın bu durumu nörolojik bir hastalık başlangıcı olabilir mi?

babam 65 yaşında, hala kendi işinde çalışan bir mühendis.herhangi bir sağlık sorunu yok çok şükür ve dinç.ancak son aylarda maalesef ciddi bir sorun yaşamaya başladık kendisiyle.birkaç örnek üzerinden anlatmaya çalışacağım ama bunları evlat şikayeti olarak düşünmemenizi rica ederim.sadece tuhaf buld
babam 65 yaşında, hala kendi işinde çalışan bir mühendis.
herhangi bir sağlık sorunu yok çok şükür ve dinç.

ancak son aylarda maalesef ciddi bir sorun yaşamaya başladık kendisiyle.

birkaç örnek üzerinden anlatmaya çalışacağım ama bunları evlat şikayeti olarak düşünmemenizi rica ederim.

sadece tuhaf bulduğum ve endişe ettiğim için aklıma takılıyor.

bu örnekler kendi başına çok küçük ve önemsiz şeyler, sürekli olarak tekrarlanmaları beni düşündürüyor.

örnek 1- babam ile bir konuda bir detay konuşuyoruz. hatta 2-3 kez tekrarlanıyor bu konuşma. diyelim ki pazartesi saat 5'de x'e gidelim dedik. ve bir hafta öncesinden defalarca konuşuldu bu program. pazar günü 1 gün kala konusu açıldığında babam ilk kez duymuş gibi benim işim var yarın saat 5'de gidemem diyor. baba kaç kez konuştuk, tamam dedin, herşeyi ona göre ayarladık diyoruz diyoruz. hayır pazartesi gideriz dedik, saat konuşmadık diyor. hatırlatmaya çalışıyoruz hani şöyle şöyle konuşmuştuk ya diye, hayır öyle konuşulmadı diye kestirip atıyor.

bu birçok konuda defalarca tekrarlandı.

örnek 2- yazlıkta mutfakta birşeyler yiyor, yere, tezgaha kırıntılar dökülüyor, bahçe katı olduğu için kimse görmezse de birkaç saat öyle kalırsa anında karıncalar sinekler üşüşmeye başlıyor. annem babamdan rica ediyor, birşey yerken ayakta yeme lütfen, tabak al, bak kırıntı dökülmüş diye. babam hayır o kırıntıları ben dökmedim valla billa diye yemin ediyor. ama ondan sonra mutfağa kimse girmedi gerçekten.

bu olay neredeyse her hafta yaşandı. ben birkaç kez babamı çağırıp gösterdim, bak buraya ne kadar çok dökülmüş diye. hayır bunları ben dökmedim dedi. ama o saatlerde evde ondan başka kimse bir şey yemedi ya da mutfağa girmedi.

örnek 3- eve çikolata alınıyor, konulduğu bir kutu var. mutfakta tezgahın bir tarafında tezgah altı buzdolabı var, üzeri de baya ısınıyor haliyle, oraya çikolataların içinde durduğu kutu konulursa direkt eriyor. o abur cubur kutusunu da oradan uzakta tutuyoruz.

babam o kutudan her bir şey aldığında kutuyu buzdolabının üstüne koyuyor ve herşey eriyor. defalarca söyledik ve rica ettik, bak kutuyu aldığın yere koy, burada bırakma diye. az önce fark ettim yine oraya koymuş. dün alınanlar yine erimiş.

örnek 4- mutfak dolabından bir şey aldığında dolap kapaklarını hep açık bırakmaya başladı. ya da bazen bulaşık makinesini o boşaltıyor, bir bakıyoruz sonra mutfakta ne kadar dolap, çekmece varsa açık bırakıp salona gitmiş. aa unutmuşum kapatmayı diyor, birşey demiyoruz.

böyle anlatınca çok saçma durduğunun farkındayım ama konu burada kırıntı, karınca, çikolata, dolap kapağı değil, sonuçta babamdan kıymetli değil, kırıntı olsa ne olacak, sileriz geçer.

konuyu böyle anlayacak olan, amaaan bu kadar ufak şeylere mi takılıyorsunuz, dert ettiğiniz şeye bak diyecek olan varsa en baştan söyleyeyim, konu o değil.
konu bu davranışların sürekliliği ve sıklığının tuhaflığı.

artık babamla iletişim kuramamaya başladığımızı hissediyoruz. babamla yalnız yaşasam ben gerçekten akıl sağlığımdan şüphe ederdim. o kadar inanarak gerçekçi bir şekilde inkar ediyor ki olan veya konuşulan birşeyi, insan ne yapacağını şaşırıyor o an.

ilkinde unutmuştur diyorsunuz, ikincisinde adamın kafası kaç yerde birden, olur böyle dalgınlık diyorsunuz, üçüncüsünde ben ondan kaç yaş gencim ben bile herşeyi unutuyorum diyorsunuz. ama aylarca sürünce ve birbirinden çok farklı konularda defalarca başınıza gelince artık bu normal mi demeye başlıyorsunuz.

bu arada babam işini ve mesleğini çok seven bir insan. emekli ama şu an işini kapatıp evde oturmaya başlasa çöker gerçekten, işi onu hayata bağlıyor.

ticaretle uğraşıyor, alacak, verecek, çek senetle uğraşıyor, her gün git gel 100 km araba kullanıyor, sanayi işi ve dalgınlığın ciddi tehlike, risk yaratabileceği bir iş. bu nedenle de endişeleniyorum.

konu belirli bir dalgınlık, unutkanlık hali, bir de inkar ve inatlaşma.

ve bunların birçok nörolojik hastalığın ilk belirtileri olduğunu daha önce okumuş, duymuştum. bu nedenle bu konuda bilgisi, deneyimi olan varsa anlatmak ve danışmak istedim.
la lykia
(08.01.21)
üzülmeyin diye size söylemediği başka bir problem de olabilir. işiyle alakalı falan bence. öyle durumlarda genç insanın bile kafa gider. babanızı oturtun ve böyle böyle yapıyorsun, endişeleniyoruz diye konuşun.

mesela evden ayakkabılarını giymeden çıkıyor falan deseniz acilen götürün doktora derim ama yaptıkları biraz "ben nelerle uğraşıyorum, bunlar dert edilecek şeyler mi" kafası gibi geldi bana...


malheiros
(08.01.21)
@malheiros onu da yaptım

birkaç kez, baba son zamanlarda ne konuşsak unutup inkar ediyorsun, çok dalgın oldun, aklın burada değil gibi, bilmediğimiz bir şey mi var vs vs konuşmaya çalıştım.

onu da inkar etti. yooo sana öyle gelmiş, ben öyle bir şey yapmıyorum diyor.

bu arada işinde ne olup bittiğini biliyoruz çünkü idari işlere annem de yardımcı oluyor. iş yerinde ne oldu ne bitti, kaç para girdi çıktı bazı konularda babamdan daha hakim hatta.

dediğim gibi konu asla anlattığım detaylar değil. sürekli, periyodik olarak aynı şeylerin tekrarlanması gerçekten çok tuhaf duruyor.


la lykia
(08.01.21)
özellikle 3. ve 4. maddeler bir nöropsikiyatrik bzk başlangıcı "ihtimaline" işaret ediyor "olabilir".

mümkünse çalışma ortamı ve varsa iş arkadaşarıyla ilgili de gözlem yaparak doğrudan/dolaylı bilgi toplamanızda fayda var. iş alanında da zamansal olarak örtüşen değişiklikler farkediliyorsa "ihtimal"in anlamlı hale geleceğini söyleyebilirim.


qaram
(08.01.21)
Eğer buna benzer davranışları hep varsa, sorun olduğunu sanmıyorum. Bazı insanların yapıları, karakterleri böyle. Bu verdiğiniz örnekleri okurken ilk aklıma babam geldi. Benim babamda böyle birisi ama hep böyleydi. Bazen üşengeç, huysuz, tembel yanları böyle ağır basıyor.

Nörolojik değil ama psikolojik olarak zor bir süreç geçiriyor olabilir. İş yerinde bir sorun olmasına, evinde sorun olmasına gerek yok. Karşınızdaki insan yaşlanıyor, yapacakları, anlayacaklar şeyler zamanla azalıyor. Belki bulaşık makinesini boşalttıktan sonra dolap kapaklarını kapatmak onun gözünde sadece ağır geliyordur.

Birde lütfen yanlış anlamayın, ama belki üzerine gittiğinzi için böyle davranıyor olabilir. Yani babanızı, çocuk gibi mutfağa çağırıp azarlar gibi bak buraya kırıntılar ne kadar dökülmüş demeniz pek hoş değil. Sürekli olarak duyuruda babanızı defalarca uyardığınızı yazmışsınız. Belki bu yaşta birine bu şekilde defalarca uyarılmak ağır geliyor, o da tepkisini bu şekilde gösteriyor. Sonuçta bu uyarmalarla kendisini ister istemez yetersiz, azarlanmış hissediyordur.


1 ve 2 ayni sorun. Ne zaman ciktigi onemli. Son zamanlarda ciktiysa unutkanlik falan baslangici dersiniz ama huyu suyu hep boyle idiyse gaslighting bu.


2oda1salon
(08.01.21)
Ailede nörodejeneratif hastalık öyküsü varsa bir hastalık belirtisi olma ihtimali yükselir. Ama en iyisi nörolog ile görüşmek. Yine de size söylemediği bi stres faktörü olabilir hayatında.


(17)

Eski nişanlım hakkında

Ayrıldık ağustos ayında ve o günden beri hiçbir şekilde ne iletişim ne başka birşey olmadı ve karşılaşmadık. Ayrıca aklıma dahi gelmiyor( bu normalmi bilmiyorum ) üzülme süreci değil adeta rahatlama yaşadım gibi bişey oldu. Herneyse...Aklımda olmayan birini sürekli rüyalarımda görüyorum anlamıyorum
Ayrıldık ağustos ayında ve o günden beri hiçbir şekilde ne iletişim ne başka birşey olmadı ve karşılaşmadık. Ayrıca aklıma dahi gelmiyor( bu normalmi bilmiyorum ) üzülme süreci değil adeta rahatlama yaşadım gibi bişey oldu. Herneyse...
Aklımda olmayan birini sürekli rüyalarımda görüyorum anlamıyorum neden görüyorum genelde rüyalarımda ya evleniyoruz ya imza filan atıyoruz hep böyle pozitif şeyler açıkçası rüya yorumlayan biri olsa ona bile danışmak istiyorum.
Sebebi nedir bu denli onun tarafından rahatsız edilişimin? Nasıl yorumlarsınız?
madurumdamadurum
(07.01.21)
"üzülme süreci değil adeta rahatlama yaşadım gibi bişey oldu"
dışarıya böyle yansıtmak için uğraşmışsın ve aslında hissetmen gereken şeyleri bastırmışsın gibi geldi. e bunlar da kontrolün olmadığı rüyalarda ortaya çıkıyor tabii...

nişan atmak -esktrem sebepler yoksa- üzerine düşünülecek, üzülünecek bir şeydir; bunları yaşamak doğaldır. kendine dürüst ol, pişmanlıkların varsa al kendini karşına, anlat içini dök.


Jux
(07.01.21)
@Jux aldatılmamın yada hakaretlere uğramamın nesine üzülmeliyim ki ? Anlamıyorum...


madurumdamadurum
(07.01.21)
sevdiğin, evlenmeyi düşündüğün insan tarafından aldatılmak ve hakaretlere uğramak yeterince üzücü değil mi?


Jux
(07.01.21)
Böyle bir insandan kurtulduğum için üzülmüyor aksine seviniyorum çünkü evlendikten sonra bunları yaşayabilirdim diye düşünüyorum.


madurumdamadurum
(07.01.21)
Ben sizin bu konuyla duyurunuzu hatırlıyorum, ayrılarak kendiniz için en doğru şeyi yapmışsınız, kendinize iyilik yapmışsınız, hatta sizin iş baya ciddi haldeyken buna cesaret etmiştiniz hatırlıyorum hep.

Yanlış anlamadıysam rüyanızda eski nişanlınızı görüyorsunuz, bence çok normal, baya sizi üzmüştü bu kişi. Beklemediğiniz şekilde davranmıştı. Belki farkında olmadınız ama yaşadıklarınız sizi çok yıpratmıştır bir yerde, onun etkisidir. Birde her rüyanızdan sonra bunu sorgulamanız, daha sık rüya görmenizi tetikliyor olabilir. Uykuya dalmadan önce sizi sakinleştirecek bir uyku düzeniniz olsun, uykuya dalmadan önce aklınızda iyi, güzel, başka farklı şeyler geçirin. Bu konuyu böyle düşündükçe daha fazla rüyanıza girer.


yeterince üzülüp duygularını dışa vurduktan sonra hissetmen ve düşünmen gereken şey bu zaten ama sen bu kısma direkt atlamışsın sanırım. seni senden çok tanıyacak değilim tabii de, demek istediğimi farklı açıdan yaklaşırsan anlayacaksın diye düşünüyorum.


Jux
(07.01.21)
@GoodMorningTeacher hatırlamanız beni mutlu etti :)
Haklısınız bunu düşünerek daha fazla çağırıyorum ve bunun bilincinde olduğum için çoğu zaman düşünmüyorum ama şu saatlerde yine aklıma takıldı ve sorarak aslında biraz da farklı düşünceler ile karşılaşmak ve kendime farklı bakış açıları katmak için böyle bir soru sordum.
Çok saçmadır ki aklımda yokken art arda günlerce görüyorum :D


madurumdamadurum
(07.01.21)
@Jux haklısın belki de güçlü durabilmek için atlamış olabilirim ve bilinç altıma bunları süpürmüş orada hapsetmiş dolayısı ile rüyalar yoluyla açığa çıkarmış olabilirim ki düşüncem bu yönde :) Peki ne önerirdin bu karmaşalıktan kendimi kurtarmam için? :)


madurumdamadurum
(07.01.21)
psikolojide bunun bir yöntemi yordamı vardır, psikolog terapist arkadaşlar görürse yazsın; ben direkt bir şey öneremeyeceğim papatya çayını kaynatıp buharını ağzından alıp burnundan ver gibi. ama işin özü o zaman yaşayamadığın hislerini yaşamak ve bununla barışmak diye düşünüyorum. yüzüne söylemek istediklerini bir kağıda yazabilirsin, sanki ona verecekmiş gibi. aldatılmanın senin suçun olmadığını, karşı tarafın karaktersizliği ile ilgili olduğunu, bunun herkesin başına gelebildiğini, önünde aynı güzel sevme-sevilme hissini yaşamak için çok fırsat olduğunu düşünebilirsin mesela.


Jux
(07.01.21)
@Jux değerli görüşünüz ve ayırdığınız zaman için çok teşekkür ederim :)


madurumdamadurum
(07.01.21)
Meditasyon yapın. Bağ kesme meditasyonu diye bir meditasyon var youtube da ben eski sevgilim için yapmıştım etkili oldu. Yani o kişiyi istemesemde hayatımda bir yaşanmışlık olduğu için ilerideki ilişkilerimi, davranışlarımı etkiliyor. Örneğin biri sizi aldatöışsa daha sonraki sevgilinizinde aldatacağını düşünmek veya insanlardan uzaklaşmak gibi. Farkında olmadan bilinçaltına yerleşiyor. Böyle şeylerde tabi bir uzmandan (psikolog) yardım almak en doğrusu fakat seansı 200 civarından başlayan seansları kaç seans süreceği ve etkili olup olmayacağı belli olmayan şeye harcayacak kadar çok param yok malesef.


rapisa
(07.01.21)
@rapisa ilginç bir cevap ve böyle birşey olduğunu bilmiyordum deneyeceğim teşekkür ederim. Önerdiğiniz kişi veya kişiler var mı ?


madurumdamadurum
(07.01.21)
Ben can Aydoğdu nunkini yaptım fakat bazı kişiler sevmiyor. Bende işe yaradı fakat uzun sürüyor ve bir kaç kez yapmak gerekebiliyor.


rapisa
(07.01.21)
Rüyadaki sen ne hissediyor? Huzursuz mu, memnun mu? Normal sen ile farkı var mı?


curukturpkokusu
(07.01.21)
Bilinçaltının rüyalar yoluyla kendini temizledişini söyleyenler vardı. Belki ilişkiniz boyunca alışkanlık haline gelen düşünceleri temizliyordur bilinçaltın.


1bir1bir1
(07.01.21)
Rüya değil kabus kabus. Nişan sonuçta insanın hayatında önemli bir olay.
Muhtemelen 5-10 sene sonra da aynı kabusları göreceksin

Şey gibi 30 yaşına gelip rüyanda tekrar lise sonda olduğunu görmek gibi bir şey.


yarey
(07.01.21)
Kafaya takmışın sürekli nikah mikah görüyosun korkundan.

Aynı şey ünide dersleri çok taktığım için bi dersten haberim yokmuş da derse hiç gitmemişim ve bu yüzden kalmışım rüyasıdır. 1 yıl boyunca görmüştüm son senemde.


rock bottom
(08.01.21)
(7)

Banka ve Kredi Kartı Tek Kartta Kullanmak Mantıklı Mı?

Arkadaşlar bu combo kartları kullanmanın tek kart taşımak dışında bir avantajı var mı? İki seçeneğim var. Kartımı ya ayrı ayrı ya da birleşik gönderecekler. Tek kartta her alışverişte kasiyer banka kartı mı kredi kartı mı diye soracak. Diğer yandan iki kart taşımak zorunda kalmayacağım. Sizin görüşl
Arkadaşlar bu combo kartları kullanmanın tek kart taşımak dışında bir avantajı var mı? İki seçeneğim var. Kartımı ya ayrı ayrı ya da birleşik gönderecekler. Tek kartta her alışverişte kasiyer banka kartı mı kredi kartı mı diye soracak. Diğer yandan iki kart taşımak zorunda kalmayacağım. Sizin görüşleriniz nedir?
bluedad
(07.01.21)
ben de atm kartı taşımam, bir kere başka banka atm'sinden para çekmek gerekti, kredi kartım olduğu için mevcut param yerine nakit kredi gibi bir şey verdi, durduk yere faiz ödedim. ben mi yanlış yaptım bilmiyorum, ama bunu araştırın derim.


co2s2
(07.01.21)
Kulağa pek kullanışlı gelmiyor. Şimdi sürekli kasiyere bu durumu anlatmak var, ne kadar dikkatli olsanızda bu kartlar karışacak, banka yerine kredi kartından para çekilmiş olacak.


bence gereksiz. geçen önümdeki müşteri sıkıntı yaşadı, kart seçmek falan gerekti sanırım. ben çoğu debit kartımı taşımıyorum bile çoğu yerde qr ile para çekiyorum.


surprise
(07.01.21)
kullanımda sıkıntı yok avantajı 2 kart taşımak zorunda kalmıyorsun evet
bunu karıştıran adam mobil ödemeyi qr ödemeyi tüm karıştırır

tek sıkıntımız okumuyor devamlı next next yapıyoruz sonra yanlış oluyor

atm takınca zaten orada soruyor kredi kartı mı, banka kartımı diye?

zaten kart kullanmak kasiyerin işi değildir kartı kendimiz kullanmamız gerekir oradan kendimiz seçiyoruz.


sivrisinek
(07.01.21)
Temassız işlemde direkt kredi kartından çekiyor. ATM'de de kartsız işlem var. Bu durumda tek kart olmasında hiçbir sorun yok.
Ama debit kartı da aktif olarak kullanan biriysen market kasalarında ekstra bir soruya muhatap kalmakla ikinci bir kart taşıma külfeti arasında seçimi sen yap.


Mirket
(07.01.21)
Benim için değil. Ben kredi kartını kartlıkla cebimde, banka kartını da cüzdanda çantamın içinde taşıyorum. Bazen kartlığı alıp çıkıyorum cüzdan olmasa da sıkıntı olmuyor. Bazen de kartlık evde kalıyor farklı kıyafet giyince, cüzdan yanımda olduğu için sıkıntı olmuyor. Bir de birisi kaybolunca idare edecek yedek kart oluyor. Özetle %90 kredi kartı kullanıyorum ama banka kartı da yedek oluyor bana.


1 hesap bağlanmış kredi kartı, 1 tane de düz hesap kartı kullanıyorum kredi kartını kullanmamış olmak için. ATM'den para çekmek için de karekod teknolojileri artık çok gelişti. 20 saniyede çekebiliyorsunuz. Kart taşımaya gerek kalmıyor.


pass
(07.01.21)
(3)

uzun ince makas

bir türlü istediğim makası bulamadım. sakal kesmek için uzun, ince, hafif ve kolay açıp kapanan makas nereden bulabilirim? bıyık, sakal, saç makasları istediğim gibi değil. sakala ince ayar vereceğim.
bir türlü istediğim makası bulamadım. sakal kesmek için uzun, ince, hafif ve kolay açıp kapanan makas nereden bulabilirim? bıyık, sakal, saç makasları istediğim gibi değil. sakala ince ayar vereceğim.
Tochinoshin
(06.01.21)
Rossmann'da saç için satılan makaslar kaliteli ve kullanışlı. Aynı markanın sakal için makası var, iyidir diye düşünüyorum.

www.rossmann.com.tr

www.rossmann.com.tr


sadece makas yetmez. tarak da lazim.

sunu aldim. beklentim dusuktu ama cok iyi cikti.
www.amazon.com.tr


buenosdias
(07.01.21)
Tuhafiye vb. el işi malzemeleri satan yerlerde olabilir.


Uncle Sam
(07.01.21)
(4)

Nişanla ilgili

1. Çikolata ve çiçek ikisini de erkek mi taşımalı? Çikolatayı başkası götürebilir mi?2. Aile arasında olacak, iki taraf birbirini öpecek mi? Evetse ne zaman?3. Dikkat etmem gereken başka ince detaylar var mı?(Cahilligime verin)
1. Çikolata ve çiçek ikisini de erkek mi taşımalı? Çikolatayı başkası götürebilir mi?
2. Aile arasında olacak, iki taraf birbirini öpecek mi? Evetse ne zaman?
3. Dikkat etmem gereken başka ince detaylar var mı?

(Cahilligime verin)
etna
(06.01.21)
Öncelikle hayırlı olsun, bu konuyu ilk olarak yengeyle konuşuyoruz, karşı tarafın tavır ve beklentisine göre kendi düzenimizi belirliyoruz. Genelde çiçeği damat adayı, çikolatayı damat adayının annesi-kız kardeşi-halası-teyzesi taşıyor diye biliyorum. Oturma düzenini de bir önceden konuşun.

Pandemi olduğundan gelin adayı ve damat adayı olarak ailelerinizle konuşup öpüşme, sarılma olmamasını sağlayın. Bu ayrıntı aradan çıkarsa rahat edersiniz.


1-hayır birinden birini sen taşı diğerini annen kardeşin taşıyabilir.
2-covid olduğu için öpüşme olmaz. söz varsa aile büyüğünün elini öpebilirsin kız istemesinden sonra.
3-koltukta çok yayılma dik dur bacakları fazla açma :) sana sorulmadıkça çok lafa girip gevezelik etme. ama sohbet tıkanırsa diye bir sohbet başlatma listen olsun aklında.


xrated
(06.01.21)
1- çiçek kesin sen de olsunsen uzat. Cikolatanin kimde olduğu onemli degil.
2- pandemi olmasa verdik gittiden sonra öpüşme olurdu.
3- fazla konuşma. Kahveyi bitir :) cok bisey yok, sana fazla bir gorev dusmuyor.

Hayirli olsun.


ruby elixir
(06.01.21)
Çiçeği sen ver. Gerisini akışına bırak. Büyükler halleder. Kimse kimseyi opmesin boşuna çiftler haricinde.


elorelia
(06.01.21)
(3)

Saç düzleştirici tavsiye

Hanımlar, beyler, saçı baya kıvırcık olanlar,dyson saç şekillendirici mi yoksa başka düzleştirici mi? saçım çok kıvırcık ve kabarıyor, kurutup düzleştirmeden yattığımda sabaha iğrenç bir saçla uyanıyorum. phillips’in taraklı düzleştiricisini aldım, işime yaramadı doğru düzgün almadı kabarıklığı. Şu
Hanımlar, beyler, saçı baya kıvırcık olanlar,

dyson saç şekillendirici mi yoksa başka düzleştirici mi? saçım çok kıvırcık ve kabarıyor, kurutup düzleştirmeden yattığımda sabaha iğrenç bir saçla uyanıyorum. phillips’in taraklı düzleştiricisini aldım, işime yaramadı doğru düzgün almadı kabarıklığı.

Şu zavallı bireye çok etkili ama çok da yıpratmayan bir düzleştirici önerisi...
doras
(02.01.21)
www.watsons.com.tr

Bu saç kremi çok başarılı. Saçı yıkadıktan sonra çok az sürüp, tarıyorsunuz, durulama yapılmıyor. Birde şampuanınızı değiştirin. Tarama şeklinizi, saç kurutma şeklinizi değiştirirseniz saçlarınız eskisi gibi kabarmaz. Kuruturken fön fırçası kullanın fön çeker gibi kurutun.

Dyson'ın saç ürünü bence pek başarılı değil. Özellikle bu şekilde kabarmaya meyilli saçlarda işe yaramaz. Sizin için en mantıklısı evde fön çekmek


Kıvırcık değil ama kabarık benim de saçlarım, o taraklılar pek işe yaramıyor kabarık saçta, ben philips in normal düzleştiricisini kullanıyorum iyonlu falan, az yıprattığı söyleniyor, hızlı da düzleştiriyor tek sefer geçiyorum her tutamı, bu da yıpratmayı azaltıyor. Biraz tuzlu musdillerine göre, bulursam link atarım.


Favoride duruyormuş çabuk buldum :)

ty.gl

Yorumlarda olumlu kıvırcıklar da vardı sanırım.


(5)

Burun tıkanıklığı

Merhabalar,Yaklaşık 5-6 aydır belki de daha fazla tam bilemiyorum, burnum çoğu zaman tıkalı, nefes almakta zorlanıyorum. Çok fazla bi şekilde hapşırıyorum. Bazen de burnumun biri tıkalı olsa bile diğerinden çok fazla akıntı oluyor. Burnum tıkalı olduğundan olsa gerek koku almada da sıkıntım var. Art
Merhabalar,

Yaklaşık 5-6 aydır belki de daha fazla tam bilemiyorum, burnum çoğu zaman tıkalı, nefes almakta zorlanıyorum. Çok fazla bi şekilde hapşırıyorum. Bazen de burnumun biri tıkalı olsa bile diğerinden çok fazla akıntı oluyor. Burnum tıkalı olduğundan olsa gerek koku almada da sıkıntım var. Artık bu durum beni baya rahatsız etmeye başladı. Gece uyurken de verimsiz uyuyorum bu nedenlerden ötürü. Bununla mı ilgili bilmiyorum ama gündüzleri de baya baş ağrısı vs. şikayetlerim de oluyor sık sık.

Bu durumun sebebi ne olabilir? Bu yaşıma kadar bu şekilde bir sıkıntım olmamıştı diyebilirim.

Burun Yıkama Kiti almıştım internetten(Abfen Sinus Rense). Yapınca beni rahatlatıyor bi süre ama sonra yine aynı.

Pandemiden ötürü hastaneye de gidemedim aylardır ama artık gitmek istiyorum. Kulak-Burun-Boğaz'a mı gitmeliyim?
contavolta
(29.12.20)
aynen kbb ye gitmelisin.
yüksek ihtimal konkalarında şişme oluyor.
gece yattığın odanın camını aç buz gibi yap öyle uyumayı dene.
bu taktik pek çok kişide işe yarıyor diye yazılmıştı geçenlerde.
onun dışında bebekler için kullanılan bir burun spreyi var rhinfant adı.
o da zararsız ve çok işe yarıyor ama abartmadan kullan. çok mecbur oldukça kullanmamaya çalış. psikolojik bağımlılık yapabilir zira.


rentts
(29.12.20)
allerjik rinit olarak başlayıp sinüzite dönmüş olabilir.

evet kbb'ye gitmeniz gerekli.

sinus rinse kullanmadığınız dönemlerde de gün içinde tuz ve karbonatla hazırlayacağınız bir karışımla burun ve geniz bölgesini temizleyebilirsiniz.


qaram
(29.12.20)
Kbb doktoruna gitmeniz, vereceği burun spreylerini kullanmanız yeterli. Aile hekiminize de gidebilirsiniz, düşük dozda bir sprey ya da alerji hapı yazabilir.

Lütfen yukarıda yazılan şeyleri sakın yapmayın.


Ben de böyle uzun süre sıkıntı yaşadım. Bendekinin iki sebebi olduğunu keşfettim. Birincisi polen alerjisi ikincisi de yün alerjisi. Ne olduktan sonra burnun tıkandı bunun cevabını ara. Tabii ki kbb'ye git ama malum pandemi.


alerjik rinit olabilir bende de var, doktora gidin.

eğer rinitse neyin tetiklediğini bulup onu gidermeniz sorunu çözüyor, toz, akar vs.. ise sürekli temiz bir ortamda yaşayınca azalıyor.


benaslinda
(29.12.20)
(11)

Gece burnu tıkanan giller sorum size

Deviasyon yaptırdım alerjik ilaç kullandım deniz suyu kullandım bant taktım. Fayda etmiyor arkadaş. Napmali en son bi doktor burun etleri için elektrikle küçültelim dedi, fayda eder mi ??
Deviasyon yaptırdım alerjik ilaç kullandım deniz suyu kullandım bant taktım. Fayda etmiyor arkadaş. Napmali en son bi doktor burun etleri için elektrikle küçültelim dedi, fayda eder mi ??
wiekannich
(28.12.20)
odayı soğuk tut


jamswety
(28.12.20)
Daha etkili bir alerjik ilaç yazsın doktorunuz. Deniz suyu, bant işe yaramaz ama ilaçlar çok yüksek ihtimal işe yarıyor. Ben mesela 3 farklı sprey ve alerji hapını düzenli olarak bir hafta kullanınca burnumdaki etlerin şişi azalıyor.

O şekilde burun etlerinin küçültülmesi basit bir işlem değil. Ben yıldır birçok farklı kbb doktoruna gittim, hiçbiri önermedi. Kesin bir çözüm değil zaten, etler bir süre sonra tekrar şişiyor. Ama bu işlemin bazı yan etkileri ortaya çıkıyor.


Oda soğuk tutu dene yanılla ben de cozdum, alerji testi yaptırdım yakın zamanda kola sürülen hicbir şeye alerjim çıkmadı, niye böyle oldu ki :(


wiekannich
(28.12.20)
Kola sürülen şeyler sınırlı, bu tip burun etlerini şişmesine neden olan alerji çok çeşitli şeylerden kaynaklanıyor. Benim gittiğim doktorlar alerji testi önermedi hiç. :/ hatta yeterli olmayacağı için yaptırmana gerek yok demişlerdi.


AIP diyeti deneyin, yediğiniz içtiğiniz bir şeyler vücudunuzda enflamasyona sebep oluyor olabilir


spankenstein
(28.12.20)
benim gün içinde de tıkanabiliyor.doktor soğuğa alerjin var demişti. burun etleri büyüyormuşş soğukta. ameliyatla alsak bile tekrar büyür dedi. pek güvenmedim ama üstelemedim


ShadowOfMoon
(28.12.20)
Cevapları meraktan rezerve. Ameliyat oldum faydasız, sadece otrivine birkaç saat oh be dedirtiyor. Çok sinirleniyorum derin bi nefes alamayınca bazen.
Bi süredir diyet deniyorum allerjik olabilir diye, gluten ve sütü kestim kendimce. Tesadüf mü placebo etkisi mi bilmiyorum ama bi tık rahatlamış gibi hissediyorum.


aseton
(28.12.20)
İliadin kullanıyorum ama sanırım bağımlılık yaptı:/ Bu sebeple azaltmaya çalışıyorum. Benim bulabildiğim tek çözüm yatakta yüz üstü yatmak. Çünkü hangi tarafa yatarsam o tarafın deliği tıkanıyor.


Amaranta ursula
(28.12.20)
yaşamaktan keyif almıyor musun?


Başlığa yazılan ilaçları okudum ama otrivine ve iliadin alerji konusunda çok yetersiz. Neredeyse etkisi yok bu ikisinin. Alerji için etkili burun spreyleri var. Niçin kbb doktorlarınız bunları yazmamış anlayamadım.


@goodmorningteacher
Başka neler var mesela?


Bartebly
(30.12.20)
(1)

Saç düzleştirici tarak vs maşa

Fön çektirmek için sürekli kuaföre gidesim yok artık o yüden düzgn bir düzleştirici alayım diyorum. Tarak şeklinde olanlar daha mı iyidir yoksa bildiğimiz düzleşticiler mi iş yapar? Kalın telli ve sık saçlarım var, kabarmaya müsait. Varsa öneriniz alırım bi dal teşekküler
Fön çektirmek için sürekli kuaföre gidesim yok artık o yüden düzgn bir düzleştirici alayım diyorum. Tarak şeklinde olanlar daha mı iyidir yoksa bildiğimiz düzleşticiler mi iş yapar? Kalın telli ve sık saçlarım var, kabarmaya müsait. Varsa öneriniz alırım bi dal teşekküler
regina phalange
(25.12.20)
Düzleştiricilerin saçı çok çabuk yağlandırdığını düşünüyorum. Bu yüzden evde fön çekebilecek vaktiniz, sabrınız varsa fön çekebilirsiniz. Kuaför fönü gibi olmuyor ama bence yinede hoş bir hale geliyor saçlar. Ama düzleştirici düşünüyorsanız bende braun markasının düzleştiricisi var, yaklaşık 7-8 yıldır kullanıyorum, gayet iyi bir ürün, yeni çıkan modelleri şimdi daha iyidir diye düşünüyorum. Sürekli fönlü-düz saç isteğiniz varsa en uygunu, en pratiği saç düzleştirici.

Şu aşağıdaki ürün son zamanlarda popülerleşti. Ben kullanmadım daha önce. Bir göz atabilirsiniz.
ty.gl

Kabarık saçlara şu durulanmayan krem çok iyi geliyor:
www.watsons.com.tr

Yeni yeni üflemeli saç şekillendiriciler çıkıyor, ben dyson yerine babyliss'in ürününü satın aldım, eh işte seviyesindeler, kalın telli, kabarmaya müsait saçlarda işe yaramıyor bu üflemeliler haberiniz olsun.


(1)

Kimdi bu blogger?

Geçen ekside debe'ye girmisti. Sevgilisinin eski esiyle ilgili seyler yazmisti diye. Uzun bir sure yuzunu kimseye gostermemisti ilk ciktiginda. Guzel bir kadin degildi diye cok laf çıkmıştı da simdi bir ton estetik yapti sanirim.Pucca gibi birisiydi cok unlu neydi adi?
Geçen ekside debe'ye girmisti. Sevgilisinin eski esiyle ilgili seyler yazmisti diye. Uzun bir sure yuzunu kimseye gostermemisti ilk ciktiginda. Guzel bir kadin degildi diye cok laf çıkmıştı da simdi bir ton estetik yapti sanirim.

Pucca gibi birisiydi cok unlu neydi adi?
akatreil
(20.12.20)
Pinkfreud.

instagram.com


(9)

Siz olsanız bu hocaya nasıl davranırdınız?

Bu dönem dersine girdiğim bir hoca ile gerçekten büyük bir sorun yaşıyorum. Not ortalamam 4 üzerinden 3,79, bunca yıldır öğrenciyim hiçbir hoca ile sorun yaşamadım. Hoca ve hocanın ders işleyişi yüzünden psikolojim bozulacak neredeyse. Hoca ders anlatmıyor, derse dair tek kaynağımız hocanın 20-30 sa
Bu dönem dersine girdiğim bir hoca ile gerçekten büyük bir sorun yaşıyorum. Not ortalamam 4 üzerinden 3,79, bunca yıldır öğrenciyim hiçbir hoca ile sorun yaşamadım. Hoca ve hocanın ders işleyişi yüzünden psikolojim bozulacak neredeyse.

Hoca ders anlatmıyor, derse dair tek kaynağımız hocanın 20-30 sayfalık kendi kendine hazırladığı ders notları, her hafta 5-10 dakika ile sınırlı online quiz oluyoruz, buna ek olarak yine sınırlı sürede deney raporuhazırlıyoruz. Anlayamadığım noktayı sormayı geçtim, hoca iki hafta üst üste ders yapmayınca üçüncü hafta için ders yapacak mısınız diye soru soruşuma bir paragraflık çok sert bir cevap verdi.

Bu koşullarda notlarımız çok düşük. Kendisinin hazırladığı ders notlarını nasıl hazırlamış, nereden bulmuş buna dair hiç kaynak yok. Kaç kitap karıştırdım, pdf indirdim asla benzerini dahi bulamadım. Bölümde hiçbir hoca bu hoca gibi değil. Birde bu hoca çok genç, henüz doktorasını bile tamamlamamış, bize karşı çok kaba. İnternet bağlantımızda sorun oluyor, akşam 9daki ders için "interneti olan bir yerde derse katılsaydınız, kaç yaşında insanlarsınız, teknoloji çağına doğdunuz çözüm odaklı olacaksınız" diyor.

Bu olanları açıkçası bölümdeki diğer hocalarla konuşmaya düşünüyordum ama bu hocanın yaptıkları bana sanki birine güveniyormuş, yeri sağlammış gibi düşündürüyor. O kadar profesörün dersine girdim hiç böyle bir şey görmedim. Ya, belki buradan akıl verecek birileri çıkar. Ben ne yapsam bilmiyorum. Ama bu dersin işleyişi için bir şey yapmam lazım, çünkü bu hoca ikinci dönem yine bir dersimize girecek.
İş hayatında belki yüzde 1 katkısını bile göremeyeceğin derslerle ve o derslerin yetersiz hocalarıyla zaman harcamazsan kazançlı çıkarsın. Dersi geçmeye çalış, yoluna bak. İletişim kurma.


dissendium
(20.12.20)
Yüksek lisansını nerede yaptığına bakın. Ders notları google translate mi kokuyor? Dersi ingilizce aratın, membaına ulaşmış olursunuz.
Bir de doktora sahibi olmayan biri lisans seviyesinde ders verebiliyor mu?


r evolution
(20.12.20)
şimdi böyle hocalar yüzünden güzelim öğrenciliğinizi yakma riskini göze almamak için ilk yapabileceğiniz önceden bu kişiden ders almış birilerinden bilgi almak olabilir. insanlar nasıl notlarla geçmiş, hocanın son değerlendirmeleri nasıl olmuş, bunu bir öğrenin. bunu söylemekten inanın hiç hoşlanmıyorum şu an ama iyi bir not alabilecek gibiyseniz hiç uğraşmayın, ders nasılsa ona göre ilerleyip geçin. düzeltebileceğiniz bir şey olmayabileceği gibi, ekstra sıkıntı da yaratabilirsiniz kendiniz için. eğer dediğiniz gibi nüfuzlu biri çıkarsa uğraş dur olur. keşke mücadele verip daha iyi eğitim için hak arayabilsek ama ben kendimce değmeyeceğini düşünüyorum. yani karşınızda makul biri olsa tabii ki mücadele verin derim ama aksi durum aynı "cahille sohbet etme" meselesine dönüyor. içinde bulunduğumuz eğitim sisteminin koşullarından dolayı da haksız taraf kazanıp haklı taraf kaybedebiliyor.

yani not ortalamanız zaten iyi, bu dersten orta karar bir şey alsanız size yeterli olmaz mı? bölüm/fakülte birinciliği gibi şeylere oynuyor musunuz bilemiyorum, o zaman belki önemli diyebilirsiniz tabii.

baktınız olmayacak gibiyse size bölüm başkanına ulaşmanızı öneririm, tabii bölüm başkanınız makul bir şekilde öğrencileri dinleyen biriyse. yazarak derdinizi anlatmanız zor olabilir, karşınızdaki yazım dilinizi nasıl bulur bilemezsiniz, daha beter batma riski olabilir. bunu yapacaksanız mümkünse bölüm başkanından görüşme randevusu almaya çalışabilirsiniz. bunun için arada araştırma görevlileri varsa onlardan destek isteyebilirsiniz. ortamın ve hocaların nasıl olduğunu bilemeyeceğimiz için tam bir mücadele yöntemi öneremiyorum, ama üç aşağı beş yukarı mantıklı olan budur.

ama dediğim gibi, geçebilecek gibiyseniz ve ortalama alacağınız not yetecekse bu tür durumlarda işine bakıp geçmek daha iyi bir çözüm oluyor. bu pasif çözüm önerisini yazmaktan hoşlanmasam da, değmiyor yani bazen bazı durumlarda bazı şeyleri düzeltmeye uğraşmak, bu da o tür durumlardan biri gibi...

dissendium +1 çok mantıklı bir şey söylemiş.

@r evolution - doktora yeterliliği geçmişse verebiliyor.


nimberjack
(20.12.20)
@dissendium, dersi geçebileceğim bir yol yok ne yazıkki.

@r evolution, hoca bizim okulda araştırma görevlisi ve doktora öğrencisi. Dersi İngilizce işlemesi gerektiği halde Türkçe işliyor. Lisansını, yükseklisansını Ankara'da yapmış, sonra doktora için bize gelmiş.

Dersi diğer üniversitelerden farklı işliyor. Ders notları çok saçma, kaynak belirtmemiş. Formülleri bile mantıksız. Konu başlığı ile yazılanlar çok alakasız. Keşke google translate kullanmış olsaydı. Haftalardır hocanın ders notları ile uğraşıyorum, internette benzeri bile yok.


@nimberjack

Hoca her yıl ders içeriğini değiştiriyor. Dersi alttan alan arkadaşım var. Hoca onlara geçen yıl çok farklı şeyler anlatmış. Bizde farklı şeyler anlatıyor.

Dersi geçememe durumum var. Yani şöyle %75 dersten kalacağım gibi duruyor. Gece gündüz çalışıp geçebilme şanşım yok, neyden sorumluyuz neye not verdi onu bile paylaşmıyor.


yani bu durumda yol bölüm başkanına gidiyor gibi görünüyor. ya da aranızın çok iyi olduğu bir hoca varsa önce ona sormaya çalışın. ama dediğim gibi yazarak dert anlatmanızı tavsiye etmem, konuşabileceğiniz bir hoca olursa derdinizi daha iyi anlatabilirsiniz bence. bir de bu tür konuları konuşurken kendi yaşadığınız deneyimi anlatmaya çalışın, yani "hoca saçmalıyor" temel mesajıyla değil de "ben derste daha iyi olmak için ne yapabileceğimi bilemiyorum" gibi bir tondan girmek daha doğru olabilir. ama yani akademi öyle bir yer ki, bu önerilerin de bir garantisi yok, tam risk budur durumları yani.


nimberjack
(20.12.20)
@nimberjack

Hocaların hepsi ile aram iyi. Dersi derste dinleyen bir öğrenciyim. Zaten notlarımda iyi.

Ama bu hoca derste bize ne kadar kötüyse, ders dışındaki herkese inanılmaz güleryüzlü, sempatik.


verdiği ders notlarına çalış işte


sizofren06
(20.12.20)
hocanın diğer hocalarla arasının nasıl olduğuna bakmayın, o tarafı hiç bilemezsiniz. bir de önceki cevapta dediğim gibi, birileriyle konuşursanız "sorun hocada, bu hoca kötü" diye onlara dert yanmak olmasın sizin konuşma tarzınız. o zaman bu hocanın diğerleriyle arasının iyi olup olmaması önemli olmaz. bir de çok fazla yaptırım beklemeyin, bir şey yapmak kimsenin elinden de gelmeyebilir. bölüm başkanını işaret etmemin sebebi ancak onun bu hocanın üstü olarak belki durumu yönetici olarak ele alabilecek olmasından. hocanın tarzıdır, uyum sağlayıp geçeceksiniz de diyebilirler.


nimberjack
(20.12.20)
(6)

Kodlamadan Keyif Almaca- Python

Selamlar,Bir süredir Python öğrenmekle cebelleşiyorum ama oldukça yavaş gidiyor.Daha önce kodlama temelin var mı derseniz 2016'da okulda aldığım kötü anlatılan bir C dersinden ibaret.Nasıl daha keyifli/verimli bir hale getirebilirim, var mı öneriniz?Teşekkürler..
Selamlar,

Bir süredir Python öğrenmekle cebelleşiyorum ama oldukça yavaş gidiyor.

Daha önce kodlama temelin var mı derseniz 2016'da okulda aldığım kötü anlatılan bir C dersinden ibaret.

Nasıl daha keyifli/verimli bir hale getirebilirim, var mı öneriniz?

Teşekkürler..
Bluesque
(20.12.20)
valla kodlama öyle keyif alınacak bir şey değil. ağbi çok eyleniyoruz diyen bence sıkıyordur.

kendine öğrenmek için ara çıktıları olan bir proje hazırlayabilirsin. twitter'da otomatik tweet atan ve takipçi kazanan bir algoritma gibi.

mutlu eden şey çıktılara ulaşmak her zaman.


kodlama gayet keyif alinabilecek bir sey. iste de kod yaziyorum, hobi olarak da kod yaziyorum. benim gibi milyonlarca insan var.

daha motivasyonlu calismak icin cok buyuk olmayan gozune kestirdigin ufak tefek projeler hayal et ve onlari yapmaya calis. becerilerinin tam sınırında olsun. bir suru problemle karsilasip cozeceksin, ama en cok ogrenme bu projeleri hayata gecirirken oluyor.


robokot
(20.12.20)
* öğrenmek zorundaysan keyif almana gerek yok.

* değilsen keyif almadığın bir şeyi öğrenmene gerek yok.

bu tarz düşünürsen belki süreç daha farklı ilerler.



onun dışında proje/hedef olacak +1. minik olsun büyük olsun fark etmez. bir problem olacak ve onu çözmeye çalışacaksın işte. akışa gireceksin zihinsel.

ha buna gelemiyorsan zaten boş ver komple.


AlsterWasser
(20.12.20)
kodlamadan keyif alınabilir. bazen yazarken değil iş çıkınca oluyor teknik tatmin duygusuyla. bazen de yazarken bir şeyleri çözünce ya da en iyi sekilde yaptığını düsününce de oluyor. böyle şeyler sizi heyecanlandırmıyorsa zaten çok çekeceğini sanmıyorum ilginizi.


ayin yazari
(20.12.20)
nasıl bir öğrenme yolu izliyorsunuz ve size uygun öğrenme yolu ne?

Örneğin python'ın dokümantasyonu çok güzel bence. Açıp buradan tek tek başlık başlık okuma mı yapıyorsunuz yoksa "kendi mail server'ımızı kodluyoruz" temalı video mu izliyorsunuz?

bence ikisi de keyifli ancak öğrenileni pratiğe çevirmek ya da pratik uygulamalar üzerinden öğrenmek keyifli olabiliyor.

Yani gidip input output nedir nasıl yapılır okumaktansa basit bir şeyler yazmak ortaya bir şeylerin çıkması işe keyif katıyor.

örneğin (bulursam edit'leyeceğim) non comercial bir python sitesi sizi "adınız ne?" sorusuyla karşılıyordu ve cevabı/girdiyi python syntax'ı ile yapıyordunuz. eğlenceli bir öğrenme biçimi bence.


sparkle kiddle
(20.12.20)
Learn Python ve SoloLearn uygulamaları var. Bence gayet kullanışlılar. Forum özelliği var, orada kafanıza takılanları da sorabilirsiniz.


(6)

Sizce 2021-2022 güz döneminde üniversiteler açılır mı

Okul bi dönem daha uzadı maalesef. O yüzden merak ediyorum. Tahmininiz nedir
Okul bi dönem daha uzadı maalesef. O yüzden merak ediyorum. Tahmininiz nedir
namidigerkokuc
(20.12.20)
Açılır


fezagezgini
(20.12.20)
Sanmıyorum, şuan satın alınmış olan aşılar için anca ocak sonu gibi aşılamalar başlayacak galiba, hatta net bir tarih yok. Çok az bir miktar aşı satın alındı. Yeterli sayıda tekrar aşı sipariş edilmesi, Türkiye'ye gelmesi, gerekli incelemelerin yapılması, evrak işleri derken süreç çok uzun sürecektir. 2021-2022 Güz dönemi büyük ihtimal online olur.

Okulların açılması için ya virüsun etkisinin zayıflaması-ortadan kaybolması, ya da herkesin aşılanması gerekir.


Evet hem de mutasyon geçirmiş diyollaaa... Hayırlısıyla online olmasını diliyorum


namidigerkokuc
(20.12.20)
Okulların açılabilmesi için herkesin aşılanması gerekmez, salgının kontrol edilebilir bir hale gelmesi gerekir. Eğer aşılar işe yararsa muhtemelen okullar açılır. Zira 25m kişi için aşı siparişi verilmiş durumda ve 2m kişi de enfekte oldu. Muhtemelen daha fazla aşı alınacaktır ve halkın yarısı aşı olduğunda salgın kontrol edilebilir hale gelir. %70’i geçtiğinde bu oran işler çok daha kolaylaşır.

Kısa cevap: benim tahminin açılacağı yönünde


Bunlara ek olarak 22 milyon 18 yaş altı gruba da aşı vurulmayacağı da akılda tutulmalı.


virüs bitmez ama yine de açarlar. şimdi bile zor bekliyorlar zaten.


(15)

kizilay neyime bakiyor?

gectigimiz persembe kan verdim, c.tesi mesaj geldi: "kaniniz uc kisiye can oldu" diye. bu mesaj benim hiv & hepatitlere sahip olmadigim anlamina gelir mi? sunun icin soruyorum: "bakmislar, temiz cikmisim ki saga sola vermisler" denebilirse rutin elisa'mi erteleyecegim pandemi de varken.
gectigimiz persembe kan verdim, c.tesi mesaj geldi: "kaniniz uc kisiye can oldu" diye. bu mesaj benim hiv & hepatitlere sahip olmadigim anlamina gelir mi? sunun icin soruyorum: "bakmislar, temiz cikmisim ki saga sola vermisler" denebilirse rutin elisa'mi erteleyecegim pandemi de varken.
ateistanbul
(15.12.20)
'Rutin' test yaptıran biri olarak, kendinizden emin olmadan kan mı verdiniz?

Sizin kanınızın başkasına verilmesi bu hastalıklara sahip olmadığınız anlamına gelmiyor. Bu konuda net bir bilgi, açıklama yok Kızılay tarafından. Ve galiba kan verirken size bir form dolduruluyor, formda bu hastalıklar kesin sahip değilseniz kan vermeniz bekleniyor. Böyle kafanızda kuşku varken kan vermeniz çok yanlış.

Kan verdiğiniz Kızılay merkezine gidip, verdiğiniz kana yapılan test sonuçlarını teslim alabilirsiniz. Anca bu şekilde bilgi sahibi olursunuz.


Alınan bütün kanlara HIV, Hepatit B-C ve Sifiliz testleri uygulanmaktadır.

www.kizilay.org.tr


ete summera
(15.12.20)
sizi tebrik ediyor, ne güzel iş çıkarmışsınız diye. Hak etmişsiniz.


habarbey
(15.12.20)
kan ve kan ürünleri yönetmeliğinin 15/3-c maddesine göre alınan tüm kanlara ABO, Rh D kan grubu, HBsAg, Anti-HCV, Anti-HIV 1/2, Sifiliz tarama testleri uygulanması zorunlu.


maybe one day
(15.12.20)
Alınan tüm kanlara test yapılıyor, ama formda sorulan sorulara dürüstçe cevap vermezseniz, son 3 ay içinde (süre kısalmış olabilir) şüpheli veya eşcinsel ilişki sorusuna yanlış cevap verirseniz.

Ve de son 3 ay içinde böyle bir ilişki yaşadıysanız, pencere dönemi nedeniyle yakın zamanda bulaşılan HIV virüsünü tespit edemezler testlerde.

Düzenli kan bağışçısı olan, ama form sorularına doğru yanıt vermeyen bir biseksüel yüzünden birden fazla kişiye HIV'li kan verilmişti. Haberlere konu olmuştu.


John Bloor
(15.12.20)
"kendinden emin olmak" ne goodmorningteacher? nasil bir eminlik bekliyorsun?


ateistanbul
(15.12.20)
HIV misin hepatit misin emin değilsen e be kardeşim neden kan veriyorsun? Düzenli tarama yapmıyorlar diye biliyorum ben


Hallegadola
(15.12.20)
secilip mi geliyorsunuz bilmiyorum ama eminlik nasil oluyor? "son zamanlarda SUPHELI ILISKIYE GIRDIM" gibi bir beyanim var mi?


ateistanbul
(15.12.20)
"Alınan bütün kanlara HIV, Hepatit B-C ve Sifiliz testleri uygulanmaktadır. Test sonuçlarının ve bağışçı bilgilerinin 3.kişiler ile paylaşılması Kan Kanunu çerçevesinde yasak olup, güvenlik nedeni ile sms veya e-mail yolu ile bağışçılarımız ile paylaşamamaktayız.

Test sonuçlarınız ile ilgili olumsuz bir durum söz konusu olduğunda kişiye özel bilgilendirme yapılmaktadır.Eğer sonuçlar normal ise herhangi bir bilgilendirme yapılmamaktadır."


ateistanbul
(15.12.20)
?
rutin elisa testi yaptırıyorsan, tek partnerli değilsin, anlamında yorumluyoruz.
haliyle şüpheli ya da şüphesiz ama geçmişini pek bilmediğin, senelerdir tanımadığın insanlarla ilişkiye girmiş olabilirsin. yoksa niye rutin elisa yaptırıyorsun.

son 100 gün içindeki Hiv i tespit edemediklerini de hatırlattı arkadaşlar(pencere dönemi).
bu yüzden herkes endişelerini dile getirdi.

kendi sağlık kontrolünü Kızılaya bağışladığın kan üzerinden yapıyorsun. O kan 3 insana verilmiş hem de. Bundan endişe duymayalım mı


esref
(15.12.20)
"rutin elisa testi yaptırıyorsan, tek partnerli değilsin, anlamında yorumluyoruz."

tam olarak bu yuzden std'ler, hepatit'ler ucuyor. sen ve senin gibi insanlarin varligi beni rutin teste itiyor. "teste giriyorsa bir sorun vardir" kafasi 18. yy.'da bitmeliydi oysa.


ateistanbul
(15.12.20)
Rutin std testi yaptırmak herkesin yapması gereken bir şey zaten arkadaşlar, alooo. Hem belli ki kendiniz test yaptırmıyorsunuz, hem de düzenli test yaptırdığı için her halükarda sizden daha güvenli durumda olan birine aklınızca ayrımcılık yapıyorsunuz burada kan verme gibi güzel bir iş yaptığı halde. Öh yani.

Soruya cevap: Evet sahip olmadığın anlamına gelir.


love my way
(15.12.20)
Rutin testleri yaptırmak evet herkesin yapması gereken bir şey de eğer şüphen varsa kendinden o zaman kanını vermezsin. Testini yaptırır sonucuna göre kan verirsin. Kan verdikten sonra benim kan temiz ki verdiler başkalarına, o zaman elisa yaptırmama gerek yok demezsin. Türkçeyi sağdan sola okumak gibi bir şey bu.


Hallegadola
(15.12.20)
sevgili hallegadola,

kendimden suphemin oldugunu/olmasi gerektigini tam olarak nereden cikardigini izah edersen sevinirim. turkce yazmama ragmen yazdiklarimla okuduklariniz/algiladiklariniz arasinda keskin bir fark oldugu asikar. yine de turkce'yi ortak dil kabul ederek bu farkin nereden kaynaklandigini bulmaya calisalim; soldan saga, yukaridan asagi, diledigin sekilde.


ateistanbul
(15.12.20)
"rutin test" sizin icin "kendimden rutin olarak supheleniyorum" demek mi? durum sandigimdan da vahim.

love my way, i love your way!


ateistanbul
(15.12.20)
(7)

gözlüklüler için maske

bin kere soruldu, hep gözlüğün buğu yapmaması için camlara işlem yapılması tavsiye edildi.ben gözlüğe işlem istemiyorum. maskeden de çok büyük bir beklentim yok, illa ki buğu yapacak, tamam razıyım da bari az buğu yapsın. evony çok önerildi diye aldım, burun teli neredeyse hiç oturmuyor, çok gevşek.
bin kere soruldu, hep gözlüğün buğu yapmaması için camlara işlem yapılması tavsiye edildi.

ben gözlüğe işlem istemiyorum. maskeden de çok büyük bir beklentim yok, illa ki buğu yapacak, tamam razıyım da bari az buğu yapsın.

evony çok önerildi diye aldım, burun teli neredeyse hiç oturmuyor, çok gevşek. en ufak nefesimde komple kör oluyorum.

burun teli sert maske aldım, o da ultra dandik, nisan'da devletin beleş verdiği maskeler gibi.

yav kaliteli olsun, ama şu teli de azıcık sert olsun, kıvırınca burnuma otursun, o bana yeter. ona rağmen olan buğuya razıyım.

evony'yi eledik. are diye bir marka buldum meltblown falan, kaliteli, ona da teli gevşek, gözlüklüler uzak dursun demişler.

e ne takalım birader? yolda iki adım attırmıyor şerefsiz.
kibritsuyu
(14.12.20)
Yara bandıyla maskeyi burun kemerine yapıştıran gördüm. Belki şu ince beyaz yapışkan bantlardan alıp yapıştırmak lazım cidden.

Neyse ki göz numaram yüksek değil, gözlüksüz çıkıyorum ben aylardır dışarı. Uzağı iyi göremiyorum ama olsun, en azından önümü görüyorum.


kobuzchu kiz
(14.12.20)
Eski evonydeki teli söküp yeni maskenin telinin yanına sokun iç kısımdan. Çift tel daha iyi bir direç göstereceğinden istediğiniz gibi olacqktır


Unde bach canim
(14.12.20)
Bgood maske


kuehles blondes
(14.12.20)
Bazı maskelerin telleri yumuşak, bazı maskelerin de lastikleri uzun ya da gevşek oluyor. Buğulanma sorunu yanında, gözlükle birlikte kulağa geçirilen lastik nedeniyle öne eğilince gözlüğüm düşüyor öte yandan.
Ben maske tutucu ile maskenin daha sıkılaşmasını sağlıyorum.
Are diyecektim, onu da yazmışsınız. Ancak Are koruyuculuk yönünden gerçekten iyi.


pro9it9is9
(14.12.20)
www.hepsiburada.com

şuna benzer maskeler buğu yapmıyor. nefesi alttaki delikten tahliye ettiği için buğusuz kullanabilirsiniz.


trajikomix
(14.12.20)
Bebek şampuanı ile gözlük camları yıkanınca buğulanmıyor diyorlar.


Acto marka kullanıyorum uzun süredir buğu yok kaçırmıyor. Alman malı güvenli hem


gatherer
(15.12.20)
(2)

bundan nereden bulabilirim?

küçük boyutlarda, taşınabilir ve estetik görünen? link: bu: https://www.walmart.com/ip/Small-Portable-Travel-Jewelry-Box-Organizer-Storage-Case-for-Rings-Earrings-Necklaces/459889052 ya da bu: https://www.amazon.com/Duomiila-Organizer-Portable-Earrings-Necklace/dp/B07V42XCJL/ref=pd_lpo_201_t_0/144-2
küçük boyutlarda, taşınabilir ve estetik görünen?

link: bu: www.walmart.com
ya da bu: www.amazon.com
deartheodosia
(14.12.20)
Tchibo'da

www.tchibo.com.tr


onune3012
(14.12.20)
Bunu dün görmüştüm. Rengi çok hoş.

www.stradivarius.comın/aksesuar/ürüne-göre-satın-al/dekorasyon/tümünü-gör/suni-deri-kare-takı-kutusu-c1020171017p301934031.html?colorId=004


(6)

sac acmak

sacları acmadan sarıya boyamak mumkun mu zarar veriyor cunku sacım koyu kahverengi ya da sarılar yogun bir sekilde gozuksun istiyorsam dip boyası olmadan ne yaptırabilir yapabilirim
sacları acmadan sarıya boyamak mumkun mu zarar veriyor cunku sacım koyu kahverengi ya da sarılar yogun bir sekilde gozuksun istiyorsam dip boyası olmadan ne yaptırabilir yapabilirim
daisyy
(13.12.20)
Sodalı su veya papatya suyu olabilir


berkan11
(13.12.20)
Açıcı kullanmadan boya ile aşama aşama açılıyor ama hic denemedim. İnternette boya ile saç açma ile ilgili yorumları okuyabilirsiniz bence.


Okcomputer
(13.12.20)
açmak zorundasınız aksi halde renk tutmuyor. ikinci olarak diplerle uğraşmak istemeyen herkes -ve gördüğüm kadarıyla her kadın- ombre, sombre yaptırıyor.


ala09
(13.12.20)
Koyu kahveyi boyayla açmak iyi sonuç vermez turuncu olur büyük ihtimalle.


ashleybon
(13.12.20)
Ombre ya da sombre. Saç dibine boya yapılmıyor.


Açıcı olmadan aşama aşama açsanızda saç yine zarar görüyor.bu zarar kaç ton açarsanız o kadar fazla oluyor. İlla açacaksınız açıcısız açık renkli saç boyaları ile kademeli olarak ve boyaya mutlaka hindistancevizi yağı karıştırıp boyayın. 1 tatlı kaşığı kadar olabilir. Birde olaplex tavsiye ediyorlar ama pahalı olduğu için denemedim. Saçı kademeli olarak açmak saçınıza boyanın verdiği tahribatı azda olsa onarmak için saçınıza tanıdığınız zaman. Boyama sonrası keratin (düzleştirme özellikli olan değil) bakımı yapmakta faydalı olur


rapisa
(13.12.20)
(30)

ben mi fazla abartıyorum?...

eşimin yaklaşık 3 hafta izni var kullanmazsa yanacak 31 aralık itibariyle. annesi bizden uzak bir ilde tek başına yaşıyor(baba yok) benim ailemde pandemi sebebiyle yazlıktan dönmedi yaklaşık 4aydır biz de görüşmedik. şimdi tutturdu izne gidelim hem senin aileni görelim hem bizimkileri. 2 tarafında k
eşimin yaklaşık 3 hafta izni var kullanmazsa yanacak 31 aralık itibariyle. annesi bizden uzak bir ilde tek başına yaşıyor(baba yok) benim ailemde pandemi sebebiyle yazlıktan dönmedi yaklaşık 4aydır biz de görüşmedik. şimdi tutturdu izne gidelim hem senin aileni görelim hem bizimkileri. 2 tarafında kronik rahatsızlıkları var. inatla gitmeyelim diyorum her gün kavga gürültü.

yani ben mi abartıyorum bu mevzuuyu? gidip aynı evin içine girmeye ne gerek var ya taşıyıcıysak? ayrıca sen benim ailemin yanına gitmek istemiyorsun diye kavga çıkartıyor iyi de ben kendi ailemin de yanına gitmek istemiyorum ki...

şimdi kendi evimizde bi düzenimiz oluştu bu süreçte. yatış saati&kalkış saati₺film abur cubur vs
açıkcası bi de bu değişimi yaşamak istemiyorum. en rahat ev kendi evin

edit: o günden sonra bi daha hiç gidip gitmeme konusu konuşulmadı. bugün durup dururken “hazır evdeyim ben 15gün usta işleri vs onları halledeyim ben dimi dedi :) ayrıca herkesin beni linç ettiği “düzen” mevzuuna of gitcez şimdi herşeyim değişicek oturalım biz evimizde temiz temiz dedi :)

nihayetinde gitmiyormuşuz
melodi
(12.12.20)
Annesini merak ediyor olabilir. Sonuçta yaşlı, tek başına ve uzakta yaşayan birisi. 3 haftalık tatilin ilk 10 15 günü belirti göstermezseniz kısa süreli aile ziyareti yapabilirsiniz. Belki kalmadan kapıdan bile görse kendisini iyi hissedecektir. 4 ay çok uzun bir süre, üstelik pandemi bir süre daha devam edecek. İnsan böyle yaşlı, tek yaşayan akrabalarını kapıdan bile olsa görmeyi, ihtiyaçlarına yardımcı olmayı çok istiyor. Eşiniz hem kendi ailesini görüp sizinkilere haksızlık olmasın diye onlarıda görelim demiş.

Eğer siz gitmek istemiyorsanız eşinizle konuşun, tek gitsin annesinin yanına. Duruma göre ya birkaç gün kalır, ya kapıdan annesini görür geri döner. Ben açıkçası bu konuda tartışmaya girmezdim, eşim gelmek istemiyorsa tek başıma gider görürdüm annemi. Ama belki tek gitmeye kalksa siz kırılırsınız diye düşünüyordur.

Birde hastalık konusu ile kendi düzeninizin, rahatınızın bozulmamasını istemek farklı şeyler. 3 haftanın tamamını olmasa en kötü 2-3 gün kalırsınız, 2-3 gün bu şekilde misafirlikte çok rahat bozmaz. Pek kavgalık bir durum yok aslında.


evet sen fazla abartıyorsun. hatta aşırı fazla. eşin annesini görmek istiyor, seninkini de görelim diyor ama sen abur cubur saatim var diyorsun. şaka :d


mg3929
(12.12.20)
Ya aslında rahatlık için istemiyorsunuz galiba bu konuda da çok haklısınız ben de sizi destekliyorum. Annesini özlemiş de olabilir.

Ayrıca korona meselesinde de haklısınız. Evde bir kişide oldu bizim diğerlerinde hiçbir şekilde belirti bile görülmedi. Ve virüs bulaşan tek kişi de evin en yaşlısı oldu. Evden de epeydir çıkmaz. Kimden geldiği hakkında hiçbir fikrimiz yok.
Bu yazdığımı diyebilirsiniz eşinize.

Ama şu anda bir sorumluluk alabilecek mi? Ya annesine bir şey olursa o zaman ya bunun sorumlusu olursanız? Diğer türlü belki başkasından da bulaşabilir. Dayılarının her gün gitmesi de sıkıntılı.


bütüüüün akrabaları o şehirde(dayıları vs) nerdeyse onlar her gün uğruyorlar her gün telefonla konuşuyoruz. yani burdan kalkıp 15saat yol gitmek açıkcası fazlasıyla mantıksız geliyor. 80yaşında astım hastası bi insandan bahsediyoruz bi ihtiyacı olsa bizden önce anında gidebilecek(arka sokakta)dayısı var. yani sırf tüm gün evde yalnız canı sıkılyor diye pandemi de gitmek bence mantıksız


melodi
(12.12.20)
kendi evin rahat evet ama kendini o annenin yerine koysan yine de gitmek istemez misin? Çocuğunuz var mı bilmiyorum ama insan anne baba olunca böyle duyguları daha derinden yaşayabiliyor.

Mantık çerçevesinden bakarsak sen haklısın, anne ya da evlat gözüyle bakarsak o haklı. Kayınvalidem ve kayınpederim koronaya yakalandı, çok şiddetli olarak geçirdiler, hatta kayınvalidem hala yoğun bakımda ve durumu ciddi. Biz haftaya 1200 km uzağa gideceğiz 5 aylık oğlumuzla üstelik. Sırf onlara moral olsun, annemi göremesem bile babama destek olayım diyor eşim. İnsanın başına böyle şeyler gelince korona olur muyum düzenim değişir mi gibi şeyler aklına bile gelmiyor. İnsan böyle bir varlık işte. Duygusal zaafları çok fazla.


İyide yüz yüze görmek ile telefonla görüşmek çok farklı şeyler. Birde annesi sonuçta. Hemde yaşlı kadınmış baya. Görmek, ziyaret etmek istemesi son derece normal. Bir ihtiyacını dayısının gidermesi ile kendisinin gidermesi bile farklı. En azından kapıdan görmesi bile yeterli olacaktır. Pandemi ne kadar sürer belirsiz, belirsiz bir süre daha görmeme durumu çok riskli. Siz gitmek istemiyorsanız gitmeyin, ama eşiniz gitmek istiyorsanız kendince haklı nedenleride var, bırakın gitsin. Siz onunla beraber gitmek zorunda değilsiniz. 50-60 yaşında birinden değil, 80 yaşında birinden bahsediyoruz. Kim bilir daha ne kadar anne-oğul beraber zaman geçirmek için vakitleri olacak.


ayrıca eşim normal düzen de çalışmaya devam ediyor haftanın 5günü. 2 gün en az 20kişiyle diyalog halinde.


melodi
(12.12.20)
hasta numarası yap


baba553
(12.12.20)
En sonda belirttiğin abur cubur detayını vermeseydin şimdi herkes seni desteklemişti


@melodi

İyide izni 3 haftaymış. 10-15 gün evde durur. Bir belirti göstermez gider, gelir. En kötü kapıdan görür kadıncağızı. Siz gitmek zorunda değilsiniz zaten, eşinizle konuşursunuz bunu, kendisi sağlıklı olduğu kesinleşirse annesini görür, ya kalır, ya da kapıdan görür geri döner. Belki annesinde kalmaz, otelde, akrabasında kalır, annesini riske atmaz.

Sizin düşünceniz başka. Ama eşiniz gitmek istiyorsa diye onunla inatlaşmanız, tartışmanız anlamsız. Üstelik bu onun annesi ile olan ilişkisine dayanıyor bir yerde. Sizin böyle müdahale etmeniz doğru değil.

Pandemi sırasında annesini alıp, alışveriş merkezine gezmeye götürmesinden bahsetmiyoruz. 4 aydır oğlunu görmeyen 80 küsür yaşında, kronik rahatsızlıkları olan bir anne ve oğulun en azından birbirlerini kapıdan görmesinden bahsediyoruz.


@good morning teacher

haklısınız ben de tam olarak bunu dedim ama 10-15gün evde durduktan sonra gitmenin ne anlamı varmış. o tarihler yılbaşına denk gelicekmiş sokağa çıkma yasağı olurmuş

ayrıca ya biz hasta olursak? evet kronik bi rahatsızlığımız yok ama alerjik astım geçmişi sebebiyle nefes konusunda anksiyetem var. biri yanımda derin nefes alıp verse asla o ortamda duramam. nefes alamıyorum diye atak geçirip acile gitmişliğim çok


melodi
(12.12.20)
Eğer siz gerçekten 2 hafta evden çıkmayıp bekleyebileceğinize inanıyorsanız üstte söylenen mantıklı.


Aşıların gelip bu durumun ne zaman düzeleceği belli değil, 80 yaşındaymış, annesini daha kaç kere görebilecek, kaç kere yanına gidebilecek ? Allah gecinden versin bu süreçte gitmeyip, vefat ederse son pişmanlık fayda etmez. 5 gün yada 1 hafta evde durup gitmek mantıklı.

Siz de virüs bulaştırma açısından haklısınız. Siz riskli virüs bulaştırabiliriz dediğinizde ne diyor ? bir şey olmaz mı diyor, o riskin farkında değil mi ?


fezagezgini
(12.12.20)
@fezagezgini ben kimseyi görmüyorum ki hasta nasıl olayım diyor :) bişey olsa şimdiye çıkardı biz de virüs bulaştırıp hasta olmak bu kadar kolay değil diyor. e bu insanlar nasıl böyle hasta oldu millet ölüyor dediğimde derin bi sessizlik. içten içe o da korkuyor aslında ama işte.

ya aslında sıkıntı şu biz zaten normalde de yani bu pandemi süreci olmasaydı senede 1 kere görüşüyorduk yazın max 1 hafta kalarak. şimdi pandemi canı sıkıldı evde diye gitmek istiyor


melodi
(12.12.20)
@melodi

Sizin eşinizle beraber gitmenize gerek yok. Siz zaten gitmek istemiyorsunuz.
Pandemi konusunda bu kadar hassas biriyseniz zaten uzun yoldan gelmiş olacak eşiniz, eve dönünce herhalde buna uugun evde davranırsınız. Aynı odada bir hafta bulunmazsınız, maske takarsınız evde.

Eşinizle konuşun açık açık, ben bu süreçte yolculuk yapmayı doğru bulmuyorum. Ama sen kendine dikkat edecek şekilde gidip, dönersin, diyebilirsiniz.


Gitmeyin, annem babam hastanede 8 gun kaldi inanin sagliktan onemli degil.


Ziyaret etmek istiyorsaniz da onlemleri alin


normalde bu dönemde salgın nedeniyle ziyaretlere karşıyım anne baba dahi olsa. kendim de gitmiyorum fakat sizin bunu bahane olarak kullandığınız çok açık. ve evet abartıyorsunuz bu durumda.

ayrıca belirtisiz taşıyıcı olmak kolay değil. en güvenli yolu gitmeden önce pcr testi yaptırılabilir. ya da oraya gittiğinde bir kaç gün izole durulabilir.


nuisance
(12.12.20)
Milletin anası babası dedesi ninesi öldü çevremde. Siz haklısınız. Bu devirde şu anda akraba ziyaretleri kesinlikle yapılmamalı.

Ama ama ama eşinizi de anlıyorum. Annesi be başına başka şehirde. Aslında pcr testi yaptırıp gidebilirsiniz. Millet koca gitsin tek demiş ama ben kocanın peşinden giderdim kendi anamı babamı görmek için madem gidilecekse. Pcr testi yaptırın bir bakalım.

Ancak yine de dediğim gibi bu salgın döneminde akraba ve yaşlı ziyareti çok tehlikeli. Ben olsam eşime gitmemek için yalvarırdım bir anlaşma yapardım, aşından sonra full anne ziyareti yapalım gibi. Kendim şu an ailemle oturuyorum ama odamdan aşka çıkmıyorum, evli olsam başka yerde yaşasam şu zamanda asla ziyaret etmezdim anamı babamı.


Hallegadola
(13.12.20)
Eşin tek Başına gitsin.
Evlilerdeki bu Yapışık ikiz gibi herşeyi birlikte yapmalıyız Sendromu midemi bulandırıyor.
Sen de abur cuburundan, koltuğa uzanıp film izleme keyfinden geri kalmamış olursun. Sen mutlu eşin mutlu.


dadasalon
(13.12.20)
Haklısınız. Belli ki eşiniz bu pandemiyi hafife alıyor.


battal gemalmaz
(13.12.20)
Uyarılarını yap ama eşinin kararına da saygı duy.
Annesi de kendisi de görüşmek istiyorsa sen ne hakla izin vermiyorsun?

Abartıp abartmaman subjektif bir şey ve diğer insanların ne düşündüğü önemli değil.


michael_knight
(13.12.20)
3 hafta izin var ve anladigim kadariyla su an calisiyor. İzni basladiginda 5 gun evde izole kalin, sonra test yaptirin ve oyle gidin en kotu.


65 derece
(13.12.20)
65 derece +1


Kahir ekseriyet
(13.12.20)
Büyük haksızsın. Çok büyük. Senin AİLEN yazlıkta. Onun ANNESİ tek başına ve yazlık bir yerde bilr değil anladığım kadarıyla.

Ayıp denen bir şey var. Huysuzluk ve huzursuzluk çıkarmak bu yaptığın resmen.


pass
(13.12.20)
Haksızsınız. Bayağı da duygusuzsunuz. Onun annesi yalnız yaşıyormuş ve 80 yasinda hasta biri. Sizinkilerle karşılaştırmanız dahi haksızlık. Oyle birinin yalniz yasamasi bile cok uzucu. Ayrilabilirseniz 1 hafta belki tek basina gidebilir ucakla, buna da katiliyorum.


cilekesgargi
(13.12.20)
@pass @cilekesgarg onun annesi de antalyada :) yazlık yerin pandemi de nası bi etkisi var anlamadım ama neyse. haftanın 5günü evi dolu sadece haftasonu evde ki normalde de yalnız yaşayan bi insan.

ayıp dediğiniz şey nedir? salgın varken istanbuldan çıkıp antalyaya gitmek mi? bişey atlanıyor sanırım gören de her ay görüşüyoruz falan sanır normalde de senede 1 kere 1 hafta görüşüyoruz ben de eşim de.


melodi
(13.12.20)
Kesinlikle abartmıyorsunuz. Belirti göstermeyip, testi negatif çıkan fakat tomografi ve kan testi sonuçlarına göre covid ilaçlarına başlatılan arkadaşlarım oldu. 1200 km yolu arabadan inmeden gitmeniz mümkün değil, yolda illaki mola verip insanlarla muhatap olacaksınız. Eşiniz de çalışmaya devam etmiş, taşıyıcı olabilirsiniz. Annesiyle aynı evde kalmayıp otelde kalabilecekseniz gidin. Şu anda sevdiklerimizle aynı ortamı paylaşmamak, onların iyi olması için yapabileceğimiz tek şey.


boyalı kuş
(13.12.20)
yahu, bu hastalığın yayılmasının en önemli nedenlerinden biri akraba ziyaretleri ve misafirlik.
bazı illerde misafirliğe gitmek yasaklandı.
insanlar hastalık bulaşmasın diye torununu, bebeğini görmüyor.

ben olsam şu ortamda şunun için tutturan insandan soğuyabilirdim bile.
çok istiyorsa alsın iznini, evde oturarak geçirin.

belirtisiz taşıyıcı olmak çok kolay.
zaten hastalıkla temas ettikten iki gün sonra test yaptırıp "ben hasta değilim" diye dışarı çıkıyorlar, ama hastalık bir hafta ya da on günden önce göstermiyor kendini.
yani "test yaptırıp gitsin" diye bir şey de olamaz.
çünkü tamamen evden çıkmadan izole olmadığınız sürece, her an temas etme durumunuz var, artık herkes hasta.
dün temas etmiş olsa, bugünkü testte zaten pozitif de olsa negatif çıkar.

gidip gelmek yolda insanlarla muhatap olmak demek.
yani buradan gider annesine bulaştırmaz, dönüş yolunda bir yerden kapar, hem kendi hasta olur hem size bulaştırır.

siz zaten kendi ailenize de, onunkine de gitmek istemiyorsunuz ama bunu bahane ediyor olmanız gitmeniz gerektiği anlamına gelmiyor.
gitmemelisiniz tabii ki.


blatta hiberna
(13.12.20)
Bence abartmıyorsunuz ama eşinizle konuşurken de düzenimiz oluştu abur cubur vs dediyseniz ters tepmiştir. İletişim şekli yanlış geldi bana.


jazzabel
(13.12.20)
(8)

kedi alerjim var evde kedi beslemek istiyorum

besliyim mi?daha doğrusu küçük kızım kedileri çok seviyor, onun için evde bir kedi olsun istiyorum ama kedili eve gittiğim zaman yarım içinde gözlerim kaşınmaya sulanmaya sonrasında şişmeye başlıyor. çaresi var mı ki ?edit: kızın sevdiği kadar ben de seviyorum tabiki. ama alerjiden dolayı sahiplenme
besliyim mi?

daha doğrusu küçük kızım kedileri çok seviyor, onun için evde bir kedi olsun istiyorum ama kedili eve gittiğim zaman yarım içinde gözlerim kaşınmaya sulanmaya sonrasında şişmeye başlıyor. çaresi var mı ki ?

edit: kızın sevdiği kadar ben de seviyorum tabiki. ama alerjiden dolayı sahiplenmeyi düşünmedim şimdiye kadar. soru alerji üzerine yani geçer mi bu yoksa artar mı deneyimi olan var mı?
entropik
(10.12.20)
Naçizane önerim çocuk seviyor diye kedi sahiplenmeyin çocuk bugün sever yarın ilgisini kaybeder gözünüze batmaya başlar, ayrıca bakımı zordur çocuk büyütmek gibidir yeri gelir gece üçte kumu kirli diye tuvaletini yapamaz seni zorla kaldırır kumunu temizletir karnı acıkır uyandırır hiçbir şey yapmazsa oyun oynamak ister gelir kafanda tepinir uyandırır, yani çocuk seviyor diye değil de genel olarak kediye karşı bunları tolere edecek bir sevginiz ilginiz varsa sahiplenin, aksi halde zorluk çekersiniz. Onun dışında alerji ilaçları vs var.


angelus
(10.12.20)
benim de allerjim var dönem dönem çok azıyor o dönemlerde ilaç takviyesi alıyorum. ek olarak evdeki halıları kaldırdık, kalın perdeleri kaldırdık. çocuğu düzenli tarayıp evi de düzenli olarak süpürüyoruz. belli bir zaman sonra bünye alışmaya başlıyor biraz zamanla ve belirttiğim küçük değişikliklerle çocuğu alabilirsiniz bence..


pigletvsdaisy
(10.12.20)
@angelus yok tabiki ben de seviyorum. ama alerjiden dolayı uzaktan sevmeyi tercih ettim şimdiye kadar. alerji sorunum çözülürse çok isterim sahiplenmeyi.


entropik
(10.12.20)
Hayvanlar, çocuklar seviyor diye, onlar için eve alınan bir şey olmamalı. :( Evde herhangi bir hayvanı beslemek hiç basit bir şey değil. Eve yeni bir insan taşınıyormuş gibi bir şey eve hayvan almak. Sonuçta kedilerinde huyu suyu var. Her kedi aynı değil. Kendini hiç sevdirmeyen bir kedi çıkabilir, ya da biraz sert. Yani hayvanlarda küçük çocuk gibi sonuçta.

Anne/baba olarak kedi alerjiniz varsa, eve kedi almak mantıklı değil. Yani idare edemezsiniz alerji durumunu, ilerleyebilir. Bu sefer zavallı hayvana olan olacak. Bence boşverin.


Çocuk seviyor diye almayın demeye geldim ben de.

Evde 5 yaşında bir kedimiz var, ikinci kedi istiyorum ve yavru istiyorum diye aylarca tutturdum, ikinci kedi geleli on gün oldu ve ben en az üç kez sinirimden ağladım. Aynanın önünde batticon var, gidip gelip yeni çiziklerime sürüyorum. Yıllar önce gayet uygun fiyata alınmış, şu an aynısı 900+ liraya satılan kulaklığın kablosunu kemirdi. Kitapları kemiriyor, kabloları kemiriyor, perdeye tırmanıyor, tımarhaneye döndü ortalık. Bizim ilk kedi depresyonda.

Mutlaka kedi sahiplenmeye karar verirseniz, çocuğunuzun da selameti için, yavru kedi yerine huyu oturmuş ve sakin bir yetişkin kedi sahiplenmeyi değerlendirin lütfen. Yetişkin kedilerin sahiplendirilmesi daha zor ama ilk kez kedi edinecek biri için daha kolaylar aslında.

Alerji konusunda ise, alerjinizin ne tepki vereceğini bilemezsiniz. Sürekli maruz kalmayla alerjiniz hafifleyebilir. Ama daha kötü tepki vermeye de başlayabilirsiniz. Antihistaminik haplar hem uyku gibi yan etkiler yapıyor, hem sürekli kullanımda etkisi azalabiliyor. İlaç içer idare ederim de olmaz o yüzden.

Alerjiye yol açan şey fel d1 proteini ve bu proteini salgılamayan kediler var. Bazı kedi türlerinin salgılamadığı söyleniyor ama bu türleri sahiplendirenler pek bulunmadığı ve satın almanız gerekeceği için sizi o yöne yönlendirmek istemiyorum.


kobuzchu kiz
(10.12.20)
kız arkadaşımın alerjisi var. her gün düzenli ilaç kullanıyor. olmaz değil ama zor iş.


scudman1
(10.12.20)
Kedi alerjim var ve evde kedimiz var. Kedimizi sahiplendikten çok sonra çıktı alerjim. İlaç kullanarak yaşıyorum ve sağ olsun minnoş yüzünden astım başlangıcım oldu. Göz kaşıntısı, ısırınca falan vücudumun kabarması da var. Çok seviyorum evet ama ilk fırsatta evden gitmenin yollarını da arıyorum.

10 yıldan fazladır kedimiz var bunun 6 yılı sürekli evde yaşamadım ama alerjim geçmedi.Azalma da olmadı.


red morning
(10.12.20)
bazıları red morning gibi tepki veriyor, bazılarınınki azalıyor veya geçiyor.
astımı olan iki tanıdığımın kediden sonra astımı geçti mesela.
ilaçla yaşayıp alerjisinde değişiklik olmadan idare eden de var.

bunların hepsi ihtimal.

bir çocuğun bir hayvanla büyümesi o çocuk için yapılabilecek en iyi şeylerden biri bence.
hatta sizin gibi alerjik bir bünyeye sahip olması ihtimaline karşın, çocuğun sağlığı için de iyi olur kediyle yaşaması.
her ihtimali göze almanız lazım tabii.


blatta hiberna
(10.12.20)
(8)

Üniversitede disiplin cezası aldıktan sonra ne oluyor?

Süreç nasıl işliyor? Bir öğrenci disiplin cezası aldıktan sonra okulla ilişiği mi kesiliyor? Kesilmediyse mezun olabiliyor mu? Birde bu disiplin cezası tekrar üniversite sınavına girip, yeni bir üniversiteye kayıt olduğunda karşısına çıkıyor mu?Birde nasıl öğrenebilirim disiplin cezası alıp almadığı
Süreç nasıl işliyor? Bir öğrenci disiplin cezası aldıktan sonra okulla ilişiği mi kesiliyor? Kesilmediyse mezun olabiliyor mu? Birde bu disiplin cezası tekrar üniversite sınavına girip, yeni bir üniversiteye kayıt olduğunda karşısına çıkıyor mu?

Birde nasıl öğrenebilirim disiplin cezası alıp almadığımu ya da soruşturma açılıp açılmadığını?


Şöyle bir olay yaşandı bugün, lab. dersinin hocası ile bir tartışma yaşadık. Hoca ısrarla haftalardır dersle, sınavla ilgili bilgi vermiyordu. Ders kaynağımız sadece hoca kendi hazırladığı 30-40 sayfalık notlar. Bu notları hoca kendi yorumlayarak hazırlamış, hiçbir kaynağı yok. Bizde bu notlara göre sınav oluyoruz, ama yine yeterli değil, soru sorsak asla tenezzül edip cevap vermiyordu. Bu dönemin ilk sınavı çok kötü geçti, sonuçta hiçbir şey öğrenemediğimiz bir ders. Sınav sonrasında hocadan dersi işleyişinden dolayı bu şekilde notları değerlendirmesini rica ettiğim bir mail gönderdim. Kesinlikle eleştiri, hakaret yok. Ama kötü bir cevap gönderdi. Benim onu suçladığımı düşünmüş, kopya çektişim için bu şekilde mail gönderdiğimi düşünmüş, disiplin cezası almam için elinden geleni yapacakmış. :(
Cezanın ne olduğuna bağlı. Ilişik devam edebilir. Çoğunlukla eder. Ilişik kesilmediyse mezun olabilir. Uzaklaştırmada mesela ceza ve bir süreyi kapsayan ceza. Tekrar karşısına çıkmıyor bunlar idari yaptırım zaten, adlı yaptırımlar gibi sicili yok.


Topalordek
(09.12.20)
Disiplin cezası silinmez ama bu sadece akademide başına dert olabilir, iş bılmana vs. engel olmaz. İlişiğin de kesilmez. Nereden biliyorum? Kopya çeken bir arkadaşımdan.


giovanne
(09.12.20)
hocam öncelikle korkulacak bir şey yok. yukarıdakilerin olması için önce disiplin cezası almanız gerekir. Disiplin cezası almanız için de size açılan soruşturmanın kurul tarafından onaylanması. size 2-3 kişilik bir akademisyen grubu atayacaklar onlara savunma vereceksiniz. kopya için kanıt yoksa ceza falan veremezler. hoca baya şerefsizmiş ama.


purrp
(09.12.20)
Sınavlar online yapılıyor. Kamera vs açık değil. Hocanın beni sınavı kendimin çözmediği iddiası ile suçlama ihtimali var. :( bu durumda da nasıl savunulur bilmiyorum. Bi yerden kopya çekebileceğim kaynak yok ama hocanın iddiası ile başıma neler gelir bilemiyorum tabi.

Geçen sene bu bölümde, ders sırasında esnedi diye arkadaşıma soruşturma açılmıştı. Bu yüzden disiplin cezası almışımda ne yapabilirim hesabı yapıyorum :(


Kanıt yoksa suç da yok demektir.


Böyle bir olay sebebiyle ceza almazsın. Alırsan da dava açar iptal ettirirsin. Ayrıca başka bir durumda ceza alsan bile, kınama uzaklatırma vs sonrası okulu bitirirsin. Korkmayın bu kadar. Sizi korkuyla yönetmelerine izin vermeyin.


the coon
(10.12.20)
büyük ihtimalle kanıt olmadığı için ceza almazsınız ama hoca inat edip dersten bırakabilir. geçebileceğiniz halde bırakırsa itiraz edin.

bazı hocalar dersle ilgili verdiğiniz feedbacklere anasına sövmüşsünüz gözüyle bakıyor. naçizane tavsiyem aldığınız dersin kontenjanı fazlaysa sorunlarınızı birlik olup hocaya iletin. tek kişi iletişime geçerseniz size patlar. ya anket gibi bir şey yapıp derse katılan herkesin fikrini iletin ya da diğerleri de mail atsın.


rusalka
(10.12.20)
Suç yok ortada dolayısıyla ceza da yok. Bir şey yapamaz hoca


Hallegadola
(10.12.20)
(2)

Karantinam bitti kalp sorunları?

Yüksek tansiyon hastasıyim ama her zaman iyi durumda tansiyonum.10 önce pozitif çıktım. Burun tıkanıklığı ve balgam dışında hiç belirti göstermeden atlattım.ilaclari vs tam zamanında kullandım..testten önce tomografim temiz çıkmıştı şuan durum ne bilmiyorum. Bugün karantinam bitti ama sol bacagimda
Yüksek tansiyon hastasıyim ama her zaman iyi durumda tansiyonum.
10 önce pozitif çıktım. Burun tıkanıklığı ve balgam dışında hiç belirti göstermeden atlattım.ilaclari vs tam zamanında kullandım..testten önce tomografim temiz çıkmıştı şuan durum ne bilmiyorum. Bugün karantinam bitti ama sol bacagimda ve sol kolumda uyuşma hissediyorum. Kalbimde bir baskı hissi var ama nefesimde sorun yok. Bu hastalığın bazı kişilerde kalp yetmezliği veya kapakçık sorunları veya bacak ve kalp damarlarında ciddi pıhtılaşma ve neticesinde ani ölüm hipoksi veya kalp krizi yarattığı biliniyor. Şimdi ben normalde tansiyon teşhisi aldığım 3 yıldan bu yana düzenli coraspin 100 mg kan sulandırıcı kullanıyorum. İki aydır da coronaya yakalanıp haberim olmazsa önlem olsun diye günde ikiye çıkardım coraspini.
Bütün bunlara rağmen damarlarımda pihtilasma olmuş olabilir mi? Hastaneler biraz sakinlesse kardiyologa gideceğim ama şuan içimden gelmiyor.
Kapakçık sorununun veya kalp yetmezliğinin coraspinle onlenemeyecegini biliyorum ama en azından pihtilasmadan yirtmis miyimdir?
deer hunter
(08.12.20)
Hocam zaten + olup atlatmışsın, bence bi gidip görünsen iyidir ya. nolur nolmaz.

ben bir şey olacağını sanmıyorum bu arada ama hissiyatla hareket olmaz, bi bakılsın. benim hastalığı geçiren arkadaşlarım öncesinde kronik rahatsızlığı olmamasına rağmen hastalık negatife döndükten sonra gidip kontrol edildiler bir kalıntı oldu mu diye.


lcha
(08.12.20)
twitter.com

Geçmiş olsun. Tekrar test yaptırıp, kalp için bir doktora gözükseniz çok iyi olur. Yalnız kan sulandırıcıyı doktor tavsiyesi olmadan ikiye çıkarmak doğru değil. Siz zaten hastalığı atlattığınız için kısa bir süre için eskisi gibi risk taşımıyorsunuz, hastaneye gitmeniz pek riskli olmaz ama elbette eskisi gibi dikkat edin. Ben olsam hastaneye tereddüt etmeden giderdim, hatta akciğerlerime bile baktırırdım.


(9)

Doktor arkadaşlardan destek

arkadaşlar merhaba. bir süredir bir problemim var, çeşitli branslardaki doktorlara gittim; ancak halen ne olduğunu bulamadılar. Belki sizlerin bir fikri vardır veya yol gösterir.Yaklaşık 1 aydır, göğsümde ve sırtımda ağrı, nefes darlığı ve başımın kulak üzeri, başımın üst kısmı ve sol gözümün arkası
arkadaşlar merhaba. bir süredir bir problemim var, çeşitli branslardaki doktorlara gittim; ancak halen ne olduğunu bulamadılar. Belki sizlerin bir fikri vardır veya yol gösterir.

Yaklaşık 1 aydır, göğsümde ve sırtımda ağrı, nefes darlığı ve başımın kulak üzeri, başımın üst kısmı ve sol gözümün arkasında ağrı bulunmakta. Kbb, göğüs hastalıkları ve kardiyolojiye gittim. Hatta kardiyolog anjiyo bile yapti; ancak bir şey bulunamadı. ( alerjik rinit rahatsızlığım bulunmakta, sadece göğüs hastalıkları uzmanı desmond verdi, ayrıca covidbtestim de negatif çıktı) ancak halen aynı şikâyetlerim devam ediyor. Sizce bu sorunun teşhisi için hangi branştaki doktora gorunmeliyim? Şu an yazarken bile göğsümde ağrı ve nefes darlığım devam etmekte. Sizden, en azından bir yol göstermemizi rica ediyorum.
velasco
(07.12.20)
Covid testinizi tekrarlamak faydalı olabilir. Sürüntü her zaman doğru sonuç vermiyor maalesef. Pozitifse gerçekten pozitif, negatifse soru işaretleri olabiliyor. Geçmiş olsun.


Psikolojik olabilir mi? ( doktor değilim)


black mamba
(07.12.20)
@black mamba, umarım psikolojiktir; ama stres altında bir dönemde değilim açıkçası


velasco
(07.12.20)
Alerji ya da Coviddir.Testlerin yüzde yüz doğru çıkması pek mümkün değil galiba. Bunun yanı sıra hastalığın tek belirtisi ateş, öksürük değil, kişiden kişiye farklılık gösteriyor. Hasta kişilerde de sizde olan ağrılar mevcut. Özellikle sırt ağrısı, nefes darlığı. Tomografi ve kan değerlerinizin sonuçlarında bir şey çıkmadı mı virüse dair?

Alerjik bir durum söz konusu olabilir diyeceğim ama bu kadar uzun sürmez ilaç içildiği için. Ama ben kullandığınız ilacı ilk defa bir doktorun yazdığını gördüm, keşke kbb doktoruna danışsaydınız bu alerji ilacı için. :(


@goodmorningteacher, çok uzun zamandır desmond kullaniyorum aslında. Donem dönem alerjim azdığında ise de yarıyor aslında. Ama ilk defa bu durumdayım. Covid konusunda bir şey diyemeyecegim; çünkü eşim ve çocuğumuzda herhangi bir sorun yok.. tam 1 aydır bu durumdayım ve geçmiyor.


velasco
(07.12.20)
@velasco

Alerji hastalığı ile ilgili şöyle bir durum var, alerjiden kaynaklı tepki gösteren kişilerin alerji belirtileri artabiliyor. Mesela alerjiden dolayı sadece burnundaki etler şişen birisi zamanla kaşıntı, nefes darlığı gibi ek tepkiler gösterebiliyor. Belirtiler arttığı içinde önceki belirtilerde kullanılan ilaç yetersiz kalıyor. Ne yasıkki bunu kendimde tecrübe ederek öğrenmiş oldum. Zaten her durum için farklı bir ilaç kullanılması gerekiyor. Uzun süre kullanılan alerji ilaçları da bir süre sonra yetersiz kalıyor. Eğer sizin durum alerji kaynaklıysa sizin doktorla görüşüp bu durumunuza uygun bir alerji hapı almanız yeterli olacaktır.


Tam sayim kan testi yaptirdiniz mi acaba? Bi yol gosterebilir belki..


Birbirleriyle bağlı rahatsızlıklar olmayabilir mi? Diş ve fıtık gibi. Fıtık gibi bir şüpheniz varsa bir beyin cerrahisine danışmanızı öneririm.


pass
(07.12.20)
Sevgilimin nefes darlığı ve anlamsız ağrılarına doktorlar bir şey bulamayınca psikiyatriye yönlendirmişlerdi. Psikolojik boyutunu da değerlendirebilirsiniz.


jazzabel
(08.12.20)
(2)

Stres kaynaklı saç dökülmesinde finasterid/minoxidil/dermaroller vs kullanı

Saçlarım doğuştan seyrek ama hemen hiç dökülmeyen tipteydi fakat son 1.5 senedir stresten baya bir miktar döküldü. Özellikle şakaklarımın üst taraflarında ve kafamın en tepesinde saçlar deriyi kapatamıyor tam. Yaşım genç (23) olduğundan saç derim hala canlıdır diye düşünüyorum. Sizce bu aşamada tek
Saçlarım doğuştan seyrek ama hemen hiç dökülmeyen tipteydi fakat son 1.5 senedir stresten baya bir miktar döküldü. Özellikle şakaklarımın üst taraflarında ve kafamın en tepesinde saçlar deriyi kapatamıyor tam. Yaşım genç (23) olduğundan saç derim hala canlıdır diye düşünüyorum. Sizce bu aşamada tekrar kaybettiğim saçların çıkması, diğer saçlarımın da hızlı bir şekilde uzaması için hangi yönteme başvurabilirim? Spor (kan dolaşımını arttırmak) cidden işe yarar mı? Başlıkta belirttiğim gibi yöntemleri denemeli miyim?
northern eagle
(06.12.20)
Finasterid nedir hiç duymadım. Minoxidil'i duydum ama pek kullanıcısı yok, bence işe yarıyor olda kadınlar bu ürünü deli gibi kullanır, bende büyük ihtimal kullanıcı yorumunu görürdüm, dermorellerin saç derisi için uygun olduğunu düşünmüyorum.

Erkeklerin saç dökülmesi biz kadınlara göre farklı. Ben evde yaptığım maske ile yeni saç tellerimin çıkmasını sağlamıştım sizde ne kadar işe yarar bilmiyorum. Ama saçlarım bu maskeyi yaptığım süreçte baya güçlenmişti. Hindistan cevizi yağı, fındık yağı, susam yağı ve eczaneden aldığım birkaç serumu karıştırıp saçıma sürmüştüm.

Erkek tipi saç dökülmesi yaşadığınız için en doğrusu sizin eczaneden bu tip dökülmeleri engellemek için bir ilaç almanız. Yani önce mevcut saçlarınızı korumanız lazım. Ondan sonra dökülmenizi iyice azaltmak için şampuan değiştireceksiniz, en sonda saç serumu/saç maskesi ile yeni saçların çıkmasını sağlayacaksınız. Yaklaşık 6 ayda sonuç alırsınız.


stresten olduğuna emin miyiz?
Açıldığını söylediğin bölgeler gayet erkek tipi saç dökülmesi gibi duruyor. İlla 30 olman gerekmez benim de 20'lerde dökülüyordu 27'de çok hızlanmıştı.

Dermatolog'a gitsen Minoxil verecek, kullanırsan işe yarıyor ama bırakırsan eski haline (ve yıl geçtiği için normalde dökülecek olup dökülmeyenler de dökülüyor, daha kötü bile gelebiliyor) Yani bırakmadan yıllarca kullanırsan iş görebilir.

Finasterid'i doktora danışmadan kullanma. Önce sende kimyasal bi eksiklik (çinko da verirler genelde) var mı ona baksınlar. Finasteride şakaya gelecek bir şey değil, doktor bana kullanabilirsin dediği halde kullanmadım. (hormon baskılayıcı bu, testosteronunla oynuyor.)

Forumlarda dermaroller kullanan vardı ama kafanı delmeden önce yine dermatologla görüş derim. Bir ihtimal kafaya yapılacak prp veya mezoterapi de şu anki kökleri canladırıp ömürlerini biraz uzatabilir.


nhk ni youkosu
(07.12.20)
(22)

abla ve kocasının ilişkisi

ablam ve kocası üst katta oturuyorlar. sürekli kavga ediyorlar ve rahatsız oluyorum. ablam da kolay değil kabul ediyorum ama kocası fazla bağırıyor. Ablam da her ne kadar kolay biri olmasa da 2 günde 1 bağırılmayı hakeden biri değil. ablam da altta kalmıyor ama sonuçta ikisinin bağırması bir değil.
ablam ve kocası üst katta oturuyorlar. sürekli kavga ediyorlar ve rahatsız oluyorum. ablam da kolay değil kabul ediyorum ama kocası fazla bağırıyor. Ablam da her ne kadar kolay biri olmasa da 2 günde 1 bağırılmayı hakeden biri değil. ablam da altta kalmıyor ama sonuçta ikisinin bağırması bir değil. üstelik ablamın yaptığı her şeye bir kulp buluyor yarım aklıyla küçümsüyor vs. daha önce de oluyordu ancak yakın zamana kadar yakın oturmuyorduk o yüzden çok maruz kalmamıştım bu duruma.

nasıl çözeyim? gideyim düzgün bir şekilde konuşayım mı yoksa atar mı yapayım? gidip tekme tokat dalasım var ama bu çözüm değil. düzgün konuşsam da bunu haketmeyen bir adam. daha başka falsoları da var. zaten düzgün konuşsam da artistlik yapacak ve yapışcam boğazına. Tam bir toksik insan. Hatasını kabul etmez.

bir de ablası olanlar ne yapıyor merak ediyorum. ablanız ve eşi arasındaki kavgalar sizi hangi noktada rahatsız ediyor? hangi noktada müdahil olursunuz?

Edit: küfür ve argo olduğu için duyuru silindi onları düzelttim.
black mamba
(06.12.20)
ablan durumdan memnun değilse, herifi döv rahat edin
ablan memnunsa, mecbur ses etmeyeceksin


abi yanlış anlama ama sana iş düşmez. ablan senden yardım istedi mi? sana hiç sızlandı mı? bu sorulara cevabın hayır ise karışma. kavgalarına maruz kalmasaydın hiçbir şey yapmayacaktın. şu anda da yapma bence. eğer şiddet yoksa burnunu sokma. sen o adama bir şey yaparsan günün sonunda ablan ile aranız bozulur.


himmet dayi
(06.12.20)
Böyle işlere karisilmaz. 2 gün sonra onlar iyi olur, sen kötü. Aile dinamiklerini çok kurcalamamak lazımdır.


westblack
(06.12.20)
Müdahale edilmeyecek durumda değil ama. Psikolojik şiddet bu. Üstelik komşu olarak da rahatsız oluyorum. Kendi hiçbir haltı beceremeyen ama kızın her şeyini eleştiren ve bağıran bir tip. 3 yasında çocukları var. Çakarım tokadı ha dedi geçende çocuğa. Çıkıp dalcaktım zor tuttum kendimi.


black mamba
(06.12.20)
Yukarıdakiler +1
Yapabileceğiniz şey ablanızla konuşmak olur. Abla hayatından memnunsa, iş fiziksel şiddete (özellikle çocuğa yönelik) varmıyorsa yapacak bir şeyiniz yok. Abla hayatından memnun değilse destek olacağınızı, yanında olacağınızı söyleyip ne yapmak istediğini sorabilirsiniz. Ayrılmak isteyip cesareti yoksa, korkuyorsa sizin desteğinizle cesaret edip durumunu düzeltebilir belki.


kobuzchu kiz
(06.12.20)
ablanla konuş. müdahale edeyim mi de bence. ablan istemediği veya şiddet söz konusu olmadığı sürece karışmamalısın bence ancak psikolojik şiddet var diyorsun. bence ablanla teke tek samimi bir konuşma yap. evliliği hakkında ne düşünüyor, normal oldugunu mu dusunuyor, bunları bunları duyuyorum kardeş olarak şu sebeplerden rahatsız oluyorum, sence ne yapmalıyım de.


Ablanıza bu konuyu " Abla bu adam seni sahipsiz mi sanıyor, sesinizin geldiğini bile bile sana bağırıp çağırıp duruyor. Çok ağırıma gidiyor. Artık bilerek bana inat sana bağırıyor diye düşünüyorum. Yazık sen benim ablamsın, kıyamıyorum." diyerek konuşmalısınız.

Ablanızdan olumlu tepki alırsanız, sadece bir kere ses yükseltmesinde yukarı çıkıp sen kime bağırıyorsun diye enişteye bağırmanız yeterli olacaktır. Böyle sadece sesi eşine çocuğuna çıkan tipler, bir iki bağırışa kuzu oluyor.


Bir aile büyüğünüz yok mu? Sen tek mi kalıyorsun alt katta? Şöyle oturaklı, aklı başında bir aile büyüğüne olaya müdahale ettirseniz ve eniştenle konuşup mevzuyu güzelce anlatsa? Sen müdahil olursan, ihtimal, gurur yapıp seninle de papaz olabilir. Zira, alt katta senin o patırtı gürültüyü duyduğunu bilmiyor mu o? kesin biliyordur, tahmin de ediyordur.


@alessandro maalesef aile büyüğü yok.


black mamba
(06.12.20)
o halde, yukarıdaki arkadaşların çoğunun dediği gibi davranmak daha makul sanırım. Allah kolaylık versin.


@GoodMorningTeacher +1

Ablanla muhakkak konuşman gerek. Altta ailesi var ama kimse ses etmiyor diyerek ablanı gittikçe daha çok ezebilir. Aileyi sülaleyi başına topla gerekirse.


1bir1bir1
(06.12.20)
Ablam da altta kalmıyor ama karşıdaki daha çok bağırıyor. Anlamla konuştum ben de ona bağırıyorum bir şey olmaz diyor. Akılsız o da.


black mamba
(06.12.20)
İki insanın hayatı, seni bağlamaz. Şiddet olmadığı sürece bulaşmazdım ben olsam, hatta mümkünse taşınır kendi hayatımı kurardım.


roket adam
(07.12.20)
karı koca arasına girilmez.


paudi
(07.12.20)
fiziksel şiddet uygulamıyorsa seni alakadar etmez karışma. Yarın ablan sende suç bulur kocamı senin yüzünden kaybettim der öyle kalırsın ortada.


KaraSakall
(07.12.20)
bu sorunun çözümünün gidip kavga çıkarmak olmadığının farkındayım ama ne yapmam gerek? bir kere komşu olarak gürültüden rahatsız oluyorum. ikincisi her ne kadar beni ilgilendirmediğini sözleseniz de bırakın ablam olmasını kimse olsa bu muameleye maruz kalsa insan tepki gösterir.

şöyle olaylar yaşandı.

kargocu geldi. ablam evde olmadığı için kargoyu ben alıyordum normalde ve kargocu 2. kata bastı eskisi gibi. ablam da o gün evdeydi ve ben 3. kat yazdım neden 2. kata bastınız dedi. kargocu da cevapladı. arada bir münakaşa vs. olmadı. sonra kargocu gidince kocası çıkıştı "ne polemiğe giriyorsun?" vs. baya bir kafa yedi.

pazar alışverişi için ablam pazara gidiyor. bu herif yatıyor evde ablam alışverişi yapıyor, 3. kata kadar pazar arabasını ablam taşıyor. ben duyarsam geldiğini yardım ediyorum. 9 aydır buradayım kocası 1 kere bile yardım etmedi. geçende ben çıktım yardım etmeye biraz utandı sanırım. "ben sana söyledim alacağımı ne acele ediyorsun" gibi söylenmeye başladı. (bu konuya baya takığım bu yüzden patlama ihtimalim yüksek.)

ben de evde olduğum için duyuyorum sürekli. çocuk bu yokken bir kere bile ağlamıyor. artık oynarken mi beceremiyor bilmiyorum ama bu eve gelince çocuk ağlıyor bir şekilde. nedenini bilmiyorum.

bir kere kuzenlerle oturuyoruz konu depremden açıldı. ablam şöyle bir şey söyledi "depremde merdivenler tehlikeli merdivenlere gitmeyin" bu herif sonra çıkıştı cahil cahil " olur mu ya en güvenli yerler merdivenler. merdivenlere gidin" cevaptaki cahilliği geçtim azarlar bir şekilde söyledi. orada zor tuttum kuzenlerdeyiz diye. çünkü ağzımı açsam baya üzerine yürücektim.

onun dışında her gün mutlaka boş boş sebepler için bir bağırış çağırış var.


black mamba
(13.12.20)
Aile apartmanı gibi. Ben tek yaşıyorum. Bunlar sonradan geldi. Eskiden de böyleydi ama çok maruz kalmıyordum. Bu anlayışla karşılayabikecepim bir şey değilö. Onun da çok yanlışı var ve biz alttan aldık. Bu saatten sonra şu olur. Yaptığı en ufak hatada burnundan getiririm. Mesela evle tadilat yaptı batırdı bir şey demedik. Bunları bahane edip uğraşırım. Ya da deprem sohbetinde olduğu gibi duymazlıktan gelmem rezil ederim cahil cahil kınuşma, bir halttan Anlamıyorsun ama ahkam kesiyorsun derim. Başka bir sebepten üzerine yürürüm. Bu üstünü kapatabileceğim bir şey değil.

Bu karı koca mevzusu değil. Bir arkadaşınız sevgilisine bu şekilde bağırsa ne yapıyorsun sen falan dersiniz.


black mamba
(13.12.20)
Kısacası ablamın hatrı için biz de birçok şeyi görmüyoruz. Alttan alıyoruz. Bu üsluba devam ederse en iyi ihtimalle ona karşı tavrım değişir. Daha başka birçok olay var.


black mamba
(13.12.20)
Dostum sen ablanla bu konuyu açık açık konuşmalısın. Bazı insanlar, kan kusar kızılcık şerbeti içtim demeyi tercih eder. Belki ablan da durumdan rahatsız fakat size açıklayamıyor durumu. Aileden gelecek tepkiden çekinebilir, kötü evlilik, yanlış tercih yapan biri olarak yaftalanmak istemez vs bir çok nedeni olabilir.

Diğer taraftan ise bazı ilişkiler böyledir. Dışardan bakan bunlar nasıl birlikte yaşıyor falan der. Ama onlar hallerinden memnundur. Ablanın rahat konuşabileceği uygun zaman ve ortamı sağla endişelerini onunla konuş. Yapacağın ani bir çıkış hem seni hem ablanı zorda bırakabilir. Kaş yapayım derken göz çıkarırsın.


Enişte resmen sistematik psikolojik şiddet uyguluyor ablanıza. Bu davranışı ile, 6284 sayılı yasaya aykırı davranıyor ve ciddi yaptırımları olan BİR SUÇ İŞLİYOR. Ablanız çok uzun süredir bu şiddete maruz kalıyor ve ayrılma halinde maddi, manevi ve sosyal olarak baskı göreceği için katlanıyor belli ki. bu durumdaki kadınlar bir dilekçe ile savcılığa başvurabiliyor. Hiç bir delil göstermek zorunda değil aslında ama sizin durumunuzda tanıklığınız ya da ablanızın katından gelen sesleri kaydetmek gibi bir şey eklenebilir. Tekrar ediyorum, BU DURUMDA ENİŞTE YASAL BİR SUÇ İŞLİYOR. Bir suçtan haberi olan ve gerekli mercileri haberdar etmeyenler de suça ortak olmuş sayılır. Karı koca arasına girilmez, kol kırılır yen içinde, kadının karnından sıpayı gibi bilgece olduğunu zannettiğimiz zırvaların nelere mal olduğunu hep beraber görüyoruz.


olivia
(13.12.20)
Ablam da biraz mal. Geçen söyledim ben de ona bağırıyorum diyor. Efendi erkek yerine *** erkekten hoşlanan bir tip. Hatta iyi davransa gözünden düşer belki. Maddi olarak kocasından daha avantajlı. Ona muhtaç değil ama duygusal olarak sorunlu.

Nasıl konuşsam bilemiyorum. Üzerine yürürüm, korktuğum bir şey yok ama fayda etmez. Ben huzurlu bir ortam istiyorum sadece. Yoksa hataları görcek olsak, derdim kavga dövüş olsa çoktan bozuşmuştuk. Mantıklı bir şekilde rahatsızlığımı söylemem gerek. Ondan sonra devam ederse kendi bilir, benden çekeceği var. Ama bu rahatsızlığımı hangi zeminde savunmam gerek bilemedim.


black mamba
(13.12.20)
Bende de biraz sorun var kabul ediyorum. Sessiz kalmamın sebebi düzgün konuşamayacak olmam. Sakin sakin lafını sokabilen biri değilim. O sinirle savunmaya kalksam baya sert çıkışırdım. Ortası yok bende pek.

Başlangıçta normal bir konuşma yaparım ama seni ilgilendirmeze getirirse konuyu sinirlenirim. Kendi yaptığı hatalarda da üste çıkmaya çalışan bir tip. Hatasını kabul etmez, egosu sarsılır. Hatasını kabul etmemek için saçma bir konuyu savunabilir mesela.

bu arada geçen yıl benzer bir olay yaşadık o yüzden konuşmadan anlamayacağını söylüyorum. benden sakladıkları bir şeyi öğrendim geçen yıl. düzgün bir şekilde aradım gel konuşalım neymiş ne değilmiş öğreneyim diyorum. egosuna yediremedi herhalde posta koymaya falan çalıştı. "neden geleyim, ne konuşcaz, evet oldu öyle bir şey de neden geleyim" gibi saçmaladı. sonra gelince de saçma sapan konuştu üzerine yürüdüm sonra alttan almak zorunda kaldı. kendimi de biliyorum. anneme sesini yükseltti diye dayıma dalmış bir insanım. yakınlarım benim için hassas konular. ama bu şekilde kavga dövüş de bir çözüm değil.


black mamba
(13.12.20)
(4)

gece mama yemeyen bebek

bebeğim 9 aylık. biberon maması yiyor. gece yemeleri kesildi. kilo alması gerekiyor onun için gece yemesi lazım. bildiğiniz bir yöntem var mı? ( müzik, mamaya katacağım birşey, ayakta veya oturarak verme vb gibi)
bebeğim 9 aylık. biberon maması yiyor. gece yemeleri kesildi. kilo alması gerekiyor onun için gece yemesi lazım. bildiğiniz bir yöntem var mı? ( müzik, mamaya katacağım birşey, ayakta veya oturarak verme vb gibi)
sigadam
(05.12.20)
yedirdikten sonra hemen uyursa reflü ve akciğere mama kaçması olabiliyor aman dikkat. 20 dakka falan dik tutmak gerekiyor. bi çay kaşığı pekmez koyup deneyebilirsin.


baba553
(05.12.20)
Çocuk şarkılarini deneyebilirsiniz bizde zaman zaman ise yarıyor

Kırmızı balık çOmar yada otobusun tekerleği yuvarlak gibi


all girls dream
(05.12.20)
Gece yemek yedirmeniz doğru değil aslında hele bebekte istemiyorken. Hiçbir doktorunda bu şekilde gece yemek yemeyi önerdiğini duymadım. Mümkünse gece bırakın uyusun, hiç dokunmayın, zorlamayın gece. İleride çok zorlanırsınız, bu şekilde devam ederse. Sabah uyandıktan sonra belli aralıklarla yemek yedirebilirsiniz. Ama gece doğru değil uykulu haliyle.


O aylarda gece beslenmesi bitiyor cogu bebişte. Yani normali bu maşallah. Benim 16 aylık, hala gece üç dört kez kalkıp emiyor of allahımm
Neyse, tavsiyem gece uyandırmamanız, uyumadan bir saat kadar önce tam buğday, yulaf unu gibi yararlı unlarla muhallebi yapıp meyve ekleyerek yedirmeniz. Hem tok tutuyor hem kilo almasını sağlıyor.


(3)

pdf üstüne yazı yazma

bir pdf dosyasında doldurmam gereken tablolar vs var, word e çevirdim yamuk yumuk bir şeyler oldu, pdf halindeyken üstünde oynama yapıp yazı yazabileceğim bir yöntem var mı?
bir pdf dosyasında doldurmam gereken tablolar vs var, word e çevirdim yamuk yumuk bir şeyler oldu, pdf halindeyken üstünde oynama yapıp yazı yazabileceğim bir yöntem var mı?
lacrim
(05.12.20)
Google dökümanlar kullanabilirsiniz


Acrobat Reader ile açıp 'Doldur ve İmzala' menüsünden istediğin yere istediğini yazabilirsin.


himmet dayi
(05.12.20)
Adobe pdf reader'da not alınıyor yorum özelliği ile. Çok gelişkin değil ama denenebilir.


(3)

Gunes kremi tavsiyesi?

Akneye meyilli yagli bir cilde sahibim. Hangi marka gunes kremini onerirsiniz? Solante pigmenta cok agir geliyor, herhangi bir tinted urun de kullanmak istemiyorum.Dermalogica nasildir? Tecrubesi olan paylasabilir mi?
Akneye meyilli yagli bir cilde sahibim. Hangi marka gunes kremini onerirsiniz? Solante pigmenta cok agir geliyor, herhangi bir tinted urun de kullanmak istemiyorum.

Dermalogica nasildir? Tecrubesi olan paylasabilir mi?
nefertarii
(05.12.20)
Geçen yaz aşağıdaki linkteki bioderma ürününü kullanmıştım. Benim yağlı cildim var, ben beğenmiştim. Gerçekten güneşten koruyoruduğunu hissetmiştim. Aşağıdaki linkin olduğu hesapta başka güneş kremleri de anlatılmış dilerseniz bir bakın.

www.instagram.com


Sosyal eczaci hesabini takip edebilirsiniz, kesin bu konuda bir post atmistir.


kuehles blondes
(05.12.20)
Bioderma photoderm akn mat kullanıyorum, memnunum.


jjimyl
(05.12.20)
(1)

600-700den ucuz şişme mont yok mu

Bu nası iş? Ocak ayında zaralar indirime girdiğinde bunlar kalır mı ki canlı?
Bu nası iş? Ocak ayında zaralar indirime girdiğinde bunlar kalır mı ki canlı?
regina phalange
(04.12.20)
Geçtiğimiz hafta indirim yapılmıştı. Ocakta tekrar indirim yapılacak. Evet canlı kalırlar. Çünkü geçen sezon montları baya fiyat indirerek sattılar. Bu yıl ellerinde hep yeni sezon ürün var, bunlarda mecburen indirime gidilecek.

Geçen sene 199 tl'ye mont almıştım Zara'dan bu yıl 600-700 küsüre satılıyor aynısı şaka gibi.


(13)

Maden mühendisliği

Merhabalar,odtü maden mühendisliği ikinci sınıf öğrencisiyim.Açıkcası bölümümü çok sevmiyorum fakat artık bu yoldan dönme imkanım yok.Kendimi nasıl geliştirebilirim,nasıl bir fark koyabilirim yardımcı olur musunuz ?excel,powerpoint , siemens nx ,autocad,word,prize,python programlarına hakimim şu ana
Merhabalar,odtü maden mühendisliği ikinci sınıf öğrencisiyim.Açıkcası bölümümü çok sevmiyorum fakat artık bu yoldan dönme imkanım yok.Kendimi nasıl geliştirebilirim,nasıl bir fark koyabilirim yardımcı olur musunuz ?
excel,powerpoint , siemens nx ,autocad,word,prize,python programlarına hakimim şu ana kadar.(Kişisel ilgi olarak veri bilimi ile ilgileniyorum ancak bunun bana bir getirisi olacağını düşünüyorum).Teşekkür ederim şimdiden.Lütfen değerli fikirlerinizi paylaşırsanız cok mutlu olurum.
gustavodias
(04.12.20)
okulu uzatma
ingilizcen şahane olsun bir dil daha öğrenmiş ol, hedef koy kendine en az B2 yapacağım diye mesela.
en geç son sene ücretli staj bul.
mezun olana kadar her yaz, ya da her yıl bi şekilde klüp olur evs olur, parasıyla olur sana kalmış yurt dışında vakit geçir. work and travel yap, erasmusa git, en kötü dediğim gibi gönüllük işlerine bak.
teknik konuları öğrenirsin bir şekilde senin elindeki en güçlü koz şu an "zaman" ve hayat deneyimi edinme imkanı.


jimjim
(04.12.20)
Başka bir mühendislik bölüme geç. Burada aldığın derslerden muafiyet al ve sevdiğin işi yap. Sevmediğim bölümden mezun olunca yapacağın işlerde söz sahibi olman imkansız değil ama zor.


pass
(04.12.20)
İkinci sınıf okulu bırakmak için hiçte geç değil. Bir başka bölümde okuyabilirsiniz. Lisans programanıza baktım, merkezi yatay geçiş yapabilirsiniz, derslerinizi saydırırsınız, ortalamanız yüksekse başladığınız ilk yıl üstten ders alır arayı kapatırsınız.

Maden mühendisliği, kendi alanı olan bir bölüm. Mesela elektrik elektronik mühendisliği mezunları çoğunlukla bilgisayar mühendisliği alanında çalışıyor. Ama maden mühendisliği öyle değil,,üstelik çok fazla uygulama dersi var, hiç çekilmez ilginiz yoksa.


Bölümünü yeterince sevmiyorsan ya da iş bulamayacağını düşünüyorsan bölüm değiştir kesinlikle. Çorba gibi her şeyi bilmek bazen işveren için hiçbir şey ifade etmez. Burada Almanca öğren desek de Almancanın gerekli olduğu bir iş ilanı ortada yoksa Almanca da işe yaramaz. En güzel tavsiye, iş ilanlarını incele ve bir maden mühendisinden neler istendiğine bak.


dissendium
(04.12.20)
Başka bölüme geç diyenlere bakma. Amcam maden mühendisi iyi kazanıyor. Aklım olsa bende okurdum zamanında. Pek bilinmeyen ve popüler olmayan bir mühendislik olduğu için pek tercih etmiyorlar.


OrangeYellow
(04.12.20)
Turkiye'de bazi okullar var, bunlardan mezun olup ac kalani gormedim. ODTU'de bunlardan biri tabiiki, girebildigine gore kafalisin eger sorulari calmadiysan :P

Ama sevmedigin bir isi mezun olduktan sonra 40 sene yapmak seni bitirir. O yuzden sevecegin bir bolume yatay gecis yapmani oneririm. Ben olsam makinaya gecerim, cunku cok farkli sektorlerde is imkani var.


cooperr
(04.12.20)
Madende avantajın çalışma şartları ağır ve plazada falan olmuyosun. Bu yüzden iş bulsalar bile çalışmak istemiyorlar.


OrangeYellow
(04.12.20)
Maden mühendisliği okuduğun için bölüm değiştir demiyorum bu arada. Bölümünden memnun olmadığın için bölüm değiştir. Herkesin emmisi kadar şanslı olmayabilirsin.


pass
(04.12.20)
@pass +1

'Artık dönme imkanım yok' düşüncesi kültürel bir baskının sonucu. Tanıdığım çok başarılı bir müteahhit, öğretmenlik yaparken inşaat mühendisliğini bitirmiş. Ayrıca okulu daha ileriki sınıflarda bırakıp, herhangi bir pişmanlık duymayan çok insan var. Yanlışın neresinden dönsen kârdır. Sevmiyorsan yazılım, bilgisayar vb geç. Emin ol uzun vadede daha mutlu olursun.


the coon
(04.12.20)
Yanıt veren herkese cok teşekkür ederim.Ben de çok düşündüm istekli olmadığım bir bölümü bırakmayı ancak ailemin maddi durumu yeterince iyi olmadığı için bir an önce yük olmaktan çıkıp destek olmak istiyorum.Anlayacağınız bu deveyi gütmem gerekiyor.Diğer bölümler her hafta konferanslar,sempozyumlar vs yaparken bizim bölüm dersten öte bir şey yapmadığı için farkı alanlarda bilgi sahibi olmaya çalışıyorum ben de.


gustavodias
(05.12.20)
up


gustavodias
(07.12.20)
@pass+1
Benim çook fazla bölüm değiştiren arkadaşım oldu (odtü mezunuyum). Ve çok alakasız bölümlerden. Eğer gerçekten aklında farklı bir bölüm varsa şansını deneyebilirsin.

Bu yoldan dönme imkanım yok gibi bir düşünceye asla kapılma. Daha 2. sınıftasın ve bölüm derslerini almaya yeni başladın.

Bir alternatif olarak madenle ortak dersi olan diğer bölümlerde (petrol ve jeoloji) çift anadal veya yandal kasabilirsin. Sana mezun olduğunda çok daha fazla iş imkanı sunacaktır.


aynenbencede
(07.12.20)
Tek bir hayat kurtarıcı öneri vereceğim,

Offshore doğal gaz ve petrol platformlarında çalışabilmek için Offshore Field Development sertifikalarını al,

Master yapma imkanın var ise Drilling and Well engineering konularına yönel.

Dünyanın birçok yerinde Afrika'dan Güney Amerika'ya, Kuzey Ülkelerinden Karadeniz Ülkelerine kadar çalışma imkanına sahip olabilirsin.


Northern Mariner
(07.12.20)
(4)

atasun- numaralı gözlük

ileri derecede miyopum ve atasun'dan hiç gözlük alışverişi yapmadım. su an küçük bir şehirdeyim ve bildiğim kaliteli optik yok ve acilen gözlüğümü değiştirmem gerek. 3 farklı cam markasıyla çalışıyorlarmış. seiko sattıkları arasında en kalitelisiymis ama hiç kullanmadım. genelde novax marka cam kull
ileri derecede miyopum ve atasun'dan hiç gözlük alışverişi yapmadım. su an küçük bir şehirdeyim ve bildiğim kaliteli optik yok ve acilen gözlüğümü değiştirmem gerek.

3 farklı cam markasıyla çalışıyorlarmış. seiko sattıkları arasında en kalitelisiymis ama hiç kullanmadım. genelde novax marka cam kullanıyorum ve çok memnunum.

atasun'dan numarali gözlük alışverişi yaptığınız mi, özellikle ileri derecede göz bozukluğu yaşayanlar cevap verirse sevinirim.
eşime yaptık geçenlerde. o zaten hep atasun'dan alıyor. gayet de memnun. atasun iyidir.


matilda
(01.12.20)
Benim gözlerim 6.5 derece miyop, abimin 11, biz Atasun'dan alıyoruz son 4-5 yıldır. Tavsiye ederim. Çalışanları gerçekten düzgün bilgi veriyorlar. Satış sonrasında da faturanız var, bir sorun yaşarsanız ilgileniyorlar. 1.5 sene önce bir numaralı gözlük alınca ikinciye indirim yapılıyordu. Camı inceltme yüzdesini/oranını size bırakıyorlar. Ben mesela ikinci gözlüğün camını inceltilmemiş almıştım, bu şekilde ikinci gözlük bedavaya gelmiş oldu. Çerçeve açısından çok çeşit var. Her bütçeye uygun çerçeve-cam ayarlanıyor en iyi yanı bu bana kalırsa.

Sadece ileri derece camlar bazen ellerinde hazır olmuyor. Biz 10-15gün beklemiştik. Belki mağazayı sıkıştırsak daha erken teslim alabilirdik. Sms ile hep bilgi vermişlerdi. Beğeniyorum Atasun'u, tavsiye ederim.


atasun iyi, fiyatları güzeli müşteri hizmetleri falan filan da, kendi üretimi olan camları çok çabuk çiziliyor. yani bir zamanlar öyledir, belki düzelmiştir diye tekrar şans veriyorum, yine aynı yine aynı.

sıfır cam taktırıyorum, çizilmez buğu yapmaz diye platin mi elmas mı ne en iyi kaplamadan istiyorum, gündüzleri hiç kullanmadığım halde, sadece akşam lensi çıkarınca birkaç saat, sabah da lensi takana kadar 1-2 saat kullanıyorum, çıkarınca camının üstüne koymuyorum, sert bezlerle silmiyorum ama maksimum 15 gün sonra bu kadarcık kullanıma çizikler başlıyor.

eşimin gözlük de atasun, o da çizik içinde. oğlanınki de atasun, çizik dolu.

ben hawk marka cam taktırdım sıradan bir optikçide, şubat'tan beri tek çizik yok. üstelik de evden çıktığımız yok aylardır, dışarı çıktığım günler hariç sürekli gözlük kullanıyorum.


kibritsuyu
(01.12.20)
Atasuna sakın bulaşma. Herhangi bir gözlükçüye git daha iyi.Çünkü satış elemanları çoğu zaman prim için seni kandırırlar.Elmas paket , platin paket , mavi ışık koruma vs diye laf kalabalığı çoktur. Mavi ışık koruma yalanı daha iyi tutsun diye , camları mavi kaplamalı...Camları çok aşırı bir şekilde dandik.Yüksek derece miyop olduğun için kalın küçük kemik çerçeve seçip, 1.74 indekste inceltme yaptırman gerekir.Eğer çok ince çıksın istiyorsan. Ama atasun çoğu zaman 1.67 incelikte yapar sana 1.74 diye satar.ince çıksın diye odak kayıdırırlar ki sen yüksek miyopsan bunu yapmama olasılıkları yok.Cam inceliği ölçülebilen bir şey olmadığı için ne verseler kabul edersin...Çoğu kez başıma geldi.Ayrıca minimum 1 hafta çekerler ama 15 günden aşağı gözlük gelmez.Herhangi bir optikçiye gir, yükssek miyopsan atasuna bulaşma derim.

Hiç bir şey bilmiyorsan şikayetvar a atasun yaz


(7)

psikolojiden anlayanlar, özellikle çocuk psikolojisi

bir yakınımızın kızı var şu an 11 yaşında. doğduğundan 4 yaşına kadar hep babaanne baktı desem yeridir. aynı evin içinde anne gönüllü olarak pasifize oldu, baba zaten varla yok arası. çocuğu esas olarak babaanne büyüttü, ikincil olarak da 2 küçük amca ilgilendi. hatta çocuk en baştan beri babannesin
bir yakınımızın kızı var şu an 11 yaşında.
doğduğundan 4 yaşına kadar hep babaanne baktı desem yeridir. aynı evin içinde anne gönüllü olarak pasifize oldu, baba zaten varla yok arası. çocuğu esas olarak babaanne büyüttü, ikincil olarak da 2 küçük amca ilgilendi. hatta çocuk en baştan beri babannesine anne diyor, annesine ise ismiyle hitap ediyor ve bu duruma kimse yıllarca müdahale etmedi. son 1 2 senedir okulda öğretmenleri konuşmuşlar öyle olmaz diye, yeni yeni annesine anne demeye başladı fakat anneye karşı da inanılmaz öfkeli.

mesela yazları annesi 2 küçük kardeşini alıp kendi memleketine gider 1 2 ay kalır, o sürede bu kız babaannesinin yanına gider ve geri döndüklerinde annesine sarılmaz, orada kaldığı süre boyunca da ne arayıp soruyor, ne de annesi aradığında açıyormuş. zoraki 1 2 cümle konuşup kapatıyormuş mecbur kalırsa.

kardeşleri de biri 4 buçuk biri 6 yaşında. onlara karşı da sürekli öfkeli ve alenen şiddet uyguluyor buna da kimse bir tepki vermiyor.

bu kız 4 yaşına gelince elinde büyüdüğü babaanne emekli olup köyüne yerleşti. kimse bu kızcağıza bir açıklama bile yapmadı ve hayatının en büyük travmasını yaşadığını fark etmedi. o kadar el bebek, gül bebek, şımartılarak büyütülen çocuk bir anda kendi başına kaldı üstüne bir de çok kısa aralıklarla 2 kardeş geldi. bunu da tabii öncesinde anlatıp çocuğa kardeş geleceğini açıklayan olmadı. hatta ikinci kardeşi olduğunda annesi kendi memleketinde doğum yaptı yine 2 3 ay kadar görüşmediler.

bakınca babaannesini çok seviyor, hatta bir tek babaannesini seviyor gibi ama onunla konuşunca yazın yanında kaldığında bir bardak su bile getirtemedim diyor. asla sözünü dinlemiyormuş, asla söyleneni yapmıyormuş görsen benden de nefret ediyor dersin dedi.

ben de senede 3 4 kere görüyorum kızı ama şöyle bir durum var kız çok donuk, robot gibi. konuşması, hareketleri, davranışları vs. mesela babaannesiyleydi yine, babaannesi çay koyar mısın dedi, hayır dedi kestirdi attı. babaanne ısrar ediyor hadi yavrum çok yoruldum ayağa kalkamıyorum vs, bana ne, koymak istemiyorum, yapmayacağım diye diretiyor her ısrarda.

ama bunu söylerken ya da herhangi bir şey söylerken zerrece mimik oynamıyor, herhangi bir duygu belirtisi göstermiyor. sinir yok, öfke yok. sadece gözünü bile kırpmadan dümdüz babaannesine bakarak hayır diyor. yukarıda anneye öfkeli dediğim de öyle aslında herhangi bir sinir krizi, bağırış, çağırış asla yok. sadece dediğim dedik, yapmayacağım diyor ve yapmıyor.

herhangi bir hobisi, ilgi alanı yok. konuştuğu tek şey youtuberlar, tiktokçular, çektiği videolar vs bomboş bir çocuk. sohbet etmek istedim edemedim bütün gün bana enes batur kaza yaptığı için onun ve 6 yaşındaki kız kardeşinin bütün gün ne kadar çok ağladıklarını anlattı.

karşısındaki insanı boğduğunu, bunalttığını da hissedemiyor. toplumsal kurallardan haberi yok gibi, gittiği yerde her yeri karıştırıyor, yapma denildiğinde tekdüze bir sesle yapmak istiyorum, yapacağım diyip devam ediyor mesela çekmeceleri dolapları karıştırmaya.

nasıl gidiyor hayat anlatmak ister misin dedim, saatlerce tiktok akımlarını, youtuberların videolarını anlattı. ben bunları bilmiyorum, bu insanları tanımıyorum o yüzden sohbete giremiyorum mesela en son hangi filmi izledin onu konuşalım dedim. film konuşmak istemiyorum dedi devam etti anlatmaya. hatta bi ara bunaldım tuvalete kaçtım orda bile tuvaletin kapısında bekleyip anlatmaya devam etti. bir şey yüzüne direkt söylenmedikçe karşısındakinin ne hissettiğini, ne düşündüğünü anlayamıyor, işaretleri algılayamıyor gibi.

okulunu özledin mi, arkadaşlarınla görüşüyor musun dedim, benim zaten arkadaşım yok kuzenlerim de beni sevmiyor aralarına almıyorlar dedi. sonra okulda atmaca çetesi var onun lideri benim kankam ama erkek dedi. kızla erkek arkadaş olabilir bunda bir sakınca yok ama çete lideri diyorsun arkadaş olmak için tehlikeli biri değil mi sence dedim, o da enes baturu seviyor dedi yine enes batur muhabbeti başladı.

tamamen sessizce bir anda insanın arkasında beliriyor, odada giyinirken içeri giriveriyor, birinin tuvalette olduğunu bile bile çişim geldi diye tuvaletin kapısını zorluyor. kızım babaannen içeride bekle o çıksın diyoruz mesela, çok çişim geldi girmem gerek diyor hala kilitli kapıyı açmaya zorluyor sanki üzerine işeyecek kadının.

tamamen kuralsız bir hayat yaşıyor doğduğundan beri istediği saatte yatar istediği saatte kalkar. daha 2 3 yaşlarında yemek yemiyor diye babaannesinin bakkala götürüp cipsler çikolatalar aldığına, giyinmek istemedi diye kış günü kaloriferi köklediğine şahit oldum defalarca. o emekli olup gidince anne baba da ilgilenmediği için kendi kendini büyüttü resmen bu çocuk. babaannenin emekli olmasından kısa süre önce amcalar da evlenip evden ayrıldı. öncelikli bakımı veren kimse kalmadı çocuğa 4 yaştan sonra.

neyse bu kızın davranışları bana çok tuhaf geldi. babaannesi şehre gelince o nereye kız da oraya gidiyormuş. onu kandırıp eve döner diye kadın tuvalete girince bile kapıda bekliyormuş haber vermeden kaçamasın diye. hatta kadın oğlunda kalmaya gelmiş, markete giderken bile kız babaannesini bacaklarına sarılıyormuş gideceksin biliyorum kaçacaksın diye, 4 buçuk yaşındaki kardeşi diyormuş gidemez abla bak çantaları burada mecbur geri gelecek diye. 4 yaşındakinin algıladığını, o algılayamıyor. ikna edememişler markete de birlikte gitmek zorunda kalmışlar. 20 yaş altını öğlen 1 ve 4 arası markete aldıkları için 1e kadar bekleyip öyle gitmişler markete mesela. anası babası da yanında ama dememiş kızım rahat bırak babaanneni gel şuraya otur diye.

neyse çok uzatmak da istemiyorum ama detayları vermek istedim ki ben mi abartıyorum yoksa gerçekten bir gariplik var mı diye. babannesiyle konuştum bi doktora mı götürseniz acaba diye, zaten annesi psikoloğa götürmüş ama psikolog çocuğun bir şeyi yok abartıyorsunuz demiş dedi. bana çok doğruluk payı var gibi gelmedi çünkü sanmıyorum ki bu çocuğun bir şeyi yok abartıyorsunuz diyen bir psikolog olsun hem de ilk görüşte. bence çocukta bariz bir sosyal beceri sıkıntısı var. tabii ki uzman değilim ama tarif edemediğim bir eksiklik var halinde, tavrında, konuşmasında.

siz ne düşünüyorsunuz? o yaş grubu yeğenim, kuzenim falan da olmadığı için kıyas yapamıyorum şimdikilerin normali mi bu, yoksa kızda mı sıkıntı var diye. sizce babaanneye ısrar etmeli miyim yeniden doktora götürmeleri konusunda?
kakamelsokoban
(01.12.20)
İnşallah duyuru gerçek değildir. Belki troll, belki şaka amaçlı yazılmıştır dşyeceğim ama ne yazıkki ülkede bu şekilde yetişmek zorunda kalan çok zavallı insan var. Bu duyuruda bahsi geçen çocukta o zavallılardan biri.

Öncelikle merak ettiğim bir şey var. Etrafınızda çocuk olmayabilir ama hayatınızda hiç çocuk görmediniz mi? Film/dizi izlemez misiniz orada çocuk görmediniz mi? Hadi en kötü siz hiç çocuk olmadınız mı? Şuan 11, siz görüştüğünüzde 11 yaşından küçük olan bir çocuktan hobi beklemek, izlediği son filmi sormak nasıl bir bakış açısı?

Çocuğun hayatını mahvetmişler. Çocuk doğsun annelik babalık yapma, babaannesine baktır, üstüne babaanneyi anne bilecek şekilde yetiştir, babaannesi orada ona içi kaynar su dolu çaydanlıkla çay doldurtsun, büyük ihtimal arada yaptırılan ufak tefek ev işleri var. Sonra okula başlayınca kimsenin ailesi böylr çıkmayınca küçük çocuk şok yaşasın, haliyle arkadaş edinemesin. Ne desin çocuk aklı ile arkadaşlarına benim annem bana bakmadı babaannem baktı bende onu anne bildim mi? Benim iki annem var sizin nasıl bir anneniz var mı desin? Çocuk aile kavramından uzak büyüsün. 4 yaşından sonra düzgün şekilde bakımını yapan kimse olmasın. Yeri yurdu belli olmasın, zaten çocukta anne kavramı dahi belirsiz.

Bu şartlarda yetişmiş, yetişmeye devam eden bir çocuktan cidden etrafına neşe saçmasını mı bekliyoruz? Mümkün değil. Çocuğun bu hali iyi bile sayılır, şimdilik. Çocuğun değil, çocuğu yetiştiren kişilerin bir psikoloğa gitmesi lazım. Çocuğun hayatını mahvetmişler. Bunu fark edip, düzgün çocuk bakmayı öğrenmeleri lazım. Yoksa zavallının hayatı çok zor olacaktır.


bence ailesi ya inanilmaz aptal (veya otistik, akraba evliligi, ozurlu derecesinde dusuk IQ'li) ya da bilerek ve isteyerek bu cocuga zarar vermek istiyorlar. bunu direk yapmaktan korktuklari icin dolayli yapiyorlar.

bence bu cocugun hayatta en iyi sansi kendi ailesinden uzaklasip kendi kendine hayatini iyilestirebilecek bir ortama gitmesi.

terapiyle 3 5 yilda arkadas etmeyi, kendine bakmayi ogrenip normal bir hayata sahip olma sansi olabilir. ama ailesi etrafindayken bence mumkun degil. ailesiyle her interaksiyonda trauma geciriyor gibi gorunuyor. davranisi o yuzden sinirli, antisosyal veya duygularini bastirmis sekilde.

ama bunun icin 11 yas cok erken olabilir.

not: ben psikolog falan degilim. sadece kendi gorusum


@goodmorningteacher bakış açımda yanlış olan ne var anlamadım açıkçası? 11 yaşından küçük değil daha dün beraberdik dünkü konuşmalar bunlar. kaldı ki 11 yaş hobi edinmek için küçük sayılmaz bana göre. resim yapmak, müzik dinlemek de bir hobidir. kaldı ki bu çocuk akşama kadar elinde tablette telefonda bir şeyler izleyen bir çocuk. en son izlediği filmi sorarak benim orada tek yaptığım ortak payda bulup onun üzerinden sohbet etmeye çalışmaktı. etrafımda çocuk olmadığını belirttim zaten, bu yaş grubuna aşina değilim. kendi 11 yaşım üzerinden 20 sene geçti o zamanki düşüncelerimi, davranışlarımı hatırlayamıyorum ama bu şekilde olmadığıma da eminim. benim kızım henüz 3 yaşında ve ben o yaş grubuna hakimim kızımla ilgilendiğim için. bana neden çıkıştığınızı da anlamadım ben kendimce yardım etmek istiyorum zaten ama yalnızca bir komşu olarak yapabileceğim tek şey çocuğun psikolojisini düzeltebilmek için bir uzmana görünmesi için babaannesine ısrarcı olmak. aileden olmadığım için bundan fazlası elimden gelmez.


kakamelsokoban
(01.12.20)
Psikolog değilim diyerek başlayayım.

11 yaşında çocukları çok küçük düşünüyor olabiliriz ama kendi 11 yaşımdaki halimi düşüdüğümde şunlar çıktı:
-düzenli sokakta arkadaşlarımla oyun oynuyordum
-benden 10 yaş büyük komşu ablalarla akşam okey oynardık ve onlarla çok eğlenirdim
-annemle kuzenimle sinemaya giderdik.
-TV'de Karamelek izliyordum
-boy, kilo ve ayakkabı numaramı kaydettiğim defterim vardı

Evet çoğu açıdan çocuk işlerim vardı tabii düşününce, SpiceGirls dansları öğreniyorduk. Ama diğer taraftan yukarıdaki listeyi de yapıyordum. Anne babası çalışan arkadaşlarım evde kendini idare ediyordu. O nedenle evet 11 yaşında biri çocuk ama o kadar da çocuk değil.

- Anne baba ilgilenmemiş babaanne şımartmış. Babaannesinin şımartmasına alıştığı için de o lüksü yakaladığında bırakmak istemiyor. Tuvalet vs. konusu, iş yapmaması vs hep aynı şımarıklık.
- Tiktok youtube vs. normal geliyor, bizim dönemin çizgifilmi tasosu oldu bu artık. ondan bahseder, ilgilenmesen de heyecanlandırıyorsa paylaşmak istemiş.

Bence çocukta çok ciddi bir absurdluk yok, yani en azından kalıcı bir rahatsızlığı yok sadece ilgisizlik/ilgi konusunda saçmalamış. Ama karakteri oturmadan önce bi psikolog yardımıyla şekillenmeli gibi hissediyorum. Aksi halde geri dönülmez şekilde zarar görecek ve düzelmeyecek gibi geldi bana.


lcha
(01.12.20)
Bence bir çocuk psikiyarına götürülse iyi olur. Yapılacak çok bir şey var mı bilmiyorum çünkü çocuğun direkt şu sorunu var diyemeyiz buradan ama bunların etkisini ömür boyu çekecek belki de.


Attachment konusu var bir araştırın. "main caregiver" diye bir kavram var, çocuklarda çok önemli gelişim için. Bir kişinin belli bir yaşa kadar (özellikle yaşamın ilk yıllarında) çocukla ilgilenmesi, ona güven vermesi, ihtiyaçlarını düzgün şekilde karşılaması gerekiyor. Sizin çocuğun care giver'ı yani babanne ortadan kaybolmuş bir anda. Anne kim belli değil. Üzüldüm çocuğa, öyle fazlalık gibi kalmış iki arada bir derede.


Öncelikle sizden başlayayım. Galiba çocukla iletişim kurmak istediniz, onu anlamak istediniz gibi düşündüm? Çünkü ona izlediği şeyler ve hayatıyla ilgili sorular sorduğunuzu söylediniz. Eğer çocuk size sizin bilmediğiniz bir dünyayı açıyorsa, siz de orda kalmayı deneyip, onu anlamaya çalışmak iyi bi yöntem. Tiktok kültürünüz olmamasına gerek yok, çocuğu anlamaya çalışabilirsiniz. Tiktok videolarından aslında ne anlıyor, neden izliyor, en çok neyi beğeniyor, neyi beğenmiyor vs vs. Ama tabii size bir psikologluk görevi vermek gibi de olabilir bu, bunu yapmak zorunda değilsiniz de gerçekten orada bu kızın ne düşündüğünü anlamak için yollar var. Tiktok videolarının izleme serüveninde hayata bakışını da pek tabii bulabilirsiniz.

Bu arada sizin peşinizden de ayrılmamış, anlatmak istemiş. Muhtemelen kimse ona hayatıyla ilgili sorular sormuyordur, sizin sormanız için için kıymetli olmuştur eminim. Teşekkürler size de.

Çocuk sosyal kuralları bilmiyor gibi görünüyor evet, ya psikiyatriste gidilmesi gerekir ya da bu çocuk büyümemiş bir bebek hala o yüzden böyle davranıyor olabilir. Annesi onu bırakıp gitmiş gibi algıladı muhtemelen ki, babaannenin onu “terk etmesinden” korkuyor. Terk edilen çocuk sevgisiz hissetmiş olabilir, sevilmediğini düşünüyor olabilir. Kendini değerli görmez o zaman, hem kendine hem çevresine acı çektirebilir. Siz MacBook Pro’nuz olsa yerlere atıp, onu herkesin eline verir misiniz? Ama değersiz hisseden insan kimle arkadaşlık ettiğine, kimle dost olduğuna aldırmayabilir, kendine değer verme muhafaza değerleri gelişmemiştir çünkü. Neyse belki ebeveyni reddetti ve bu zamana kadar kimseyi model almadı, o yüzden de toplumsal kuralları bilmiyor olabilir? Biz çocukken gözlem yoluyla vs öğreniriz bu tuvalette biri varken içeri girilmemesi gerektiğini, ya da bize söylerler. Ya o kız gözlemi reddetti, gözlemlediğini yok saydı ya da başka bir şey ya da başka bir şey... işte o kadar çok ihtimal var ki yardım alması gerekiyor tabii ki. Burda bir şeyler söyleriz, yanlış olur, daha da çok zarar veririz.

Annesine de onu bıraktığı için öfke duyuyordur bence, kardeşleri de onun yaşaması gerektiği hayatı yaşadı, yani ne olursa olsun kardeşler annelerinin yanında yaşadılar. Bu çok acı hayattaki en büyük bakım vericisi olarak gördüğü kişi tarafından “terk edildiğini düşünen” bir çocuk için.

Söylenecek çok şey var. Keşke çocuklar sevgi dolu, sağlıklı ortamlarda büyüseler.


"herhangi bir hobisi, ilgi alanı yok. konuştuğu tek şey youtuberlar, tiktokçular, çektiği videolar vs bomboş bir çocuk."

o yasta bir cocuktan beklentileriniz fazla yuksek.
yetiskin degil, ustune yari oksuz yetim buyumus, travmalar gecirmis bir cocuk.

youtube videolari izlemek yerine bir cocuk kitabi okusa daha iyi olur evet; ama onu dogru aliskanliklara yonlendirecek anne baba var mi etrafinda? kendi kendine buyumeye calisiyor garibim...

pedagoga goturseler ne cikar? cocukla vakit gecirmeyecekse, sevgi vermeyecekse, yaninda olmayacaksa anne babasi. cok uzuldum


(11)

hamilelik ve çocuk hk

nerden başlasam nasıl anlatsamyaş 342.5 yıllık mutlu bi evlilik. bazen çocuk isteği geliyor ya bizim de bi kızımız olsa mı diyorum(ki çevremizde çocuğu olan 1 tane arkadaşımız var-kimse çocuk yapmıyor heralde) sonra ciddi anlamda hamilelikten ve doğumdan korkma hissi geliyor. bi insan yaşamadığı bir
nerden başlasam nasıl anlatsam

yaş 34
2.5 yıllık mutlu bi evlilik.

bazen çocuk isteği geliyor ya bizim de bi kızımız olsa mı diyorum(ki çevremizde çocuğu olan 1 tane arkadaşımız var-kimse çocuk yapmıyor heralde) sonra ciddi anlamda hamilelikten ve doğumdan korkma hissi geliyor. bi insan yaşamadığı bir şeyden korkar mı evet saçma ama cidden çok korkuyorum.

bugüne kadar 1kere kist problemi için evlenmeden önce kadın doğuma gittim onun haricinde hiç bu çocuk vs mevzuları için gitmedim. aslında belki de ben istiyorum ama bir sıkıntı var ve olmayacak. mesela öncesinde doktora gidip bir sıkıntı olup olmadığına dair yaptırmam gereken bi test vs var mı? bir de şu yumurta dondurma mevzuu var tabi

ayrıca önceki duyurularıma da bakarsanız evliliğimiz ve benim için zor bi 2 sene geçirdim. işsizlik&çalışamamak&anadolu’da abuk bi ilçede yaşamak zorunda kalmak vs... şimdi yeni yeni eski standartlarıma dönüyorum iş arıyorum vs. açıkcası 2sene evde oturduktan sonra şimdi çocuk yapıp bi 2 sene daha evde oturmayı ruhum kaldırmayacak. ama bi de dayatılan çocuk mevzuu ve geçen yaş....
melodi
(30.11.20)
Annelik tarifi zor eşsiz bir duygu ama büyük sorumluluk ve enerji istiyor.
Çocuk isteyenlere bile bir yıl deneyin olmazsa doktora görünün diyorlar. Rutin bir kontrol için görünebilirsiniz. Gebelik öncesi folik asit başlatır doktorunuz eksik değerlerinizi yükseltmek için takviye verir muhtemelen.


cilekli pasta
(30.11.20)
bunu aslinda yalnizca sen bilebilirsin. bir de benim cevremde gordugum bir seyler yoluna girsin de oyle yaparim diye beklersen o zaman hic gelmeyebiliyor, asla %100 hazirim evet diyemiyorsun zaten cocuk icin. ama icinde bu varsa ve yapmak istiyorsan kendini engellemek de yanlis. ben de 34um 2 gun sonra dogumum olacak bir aksilik olmazsa :) cok garip bir surec ben napiyorum hazir miyim hicbir sey bilmiyorum cok cahilim seklinde gecen bir 9 ay var halihazirda :) sonrasini tecrube etmedim henuz ama tum arkadaslarimdan duydugum bir anda annelik yukleniyor cocugu kucagina alinca diyorlar, yasayip gorucez bakalim :)

yumurta dondurmak tabii ki bir secenek, doktoruma sordugumda rahmin sende oldugu surece menapoza girsen bile hamile kalabiliyorsun o yontemle. ama yasi cok gecirmemek en iyisi sanki, vucut dinc olmuyor her seyden once. simdi dusunuyorum 10 yil once hamile kalmis olsam cok daha rahat bir hamilelik gecirebilirdim mesela ve 10 yil sonra bir hamilelik yasasam bundan 10 yil daha yasli bir vucutla eminim cok zorlanirdim.

ama sunu bilmelisin ki tek dusunmen ve dinlemen gereken senin kendi ic sesin. hani cocuk diye soran cevrenin baskisiyla kendin simdi degil diye dusunuyorken cocuk yapmaya kalkarsan cok mutlu bir surec yasamazsin bence. tum baskilardan arinmis bir sekilde kendin karar vermelisin once ve esinle fikir birligine varmaniz da onei tabii :)

planli hamilelik oncesi rutin kontrol ve smear testi yapilir genelde. diger cevapta soylendigi gibi folik asit verir doktor, hamile kalmadan 3 ay once baslatiyorlar genelde. bir de benim dusuncem sma tasiyicilik testi yaptirmak iyi bir fikir olabilir. boyle bir risk varsa almaya degmez cunku, belki tup bebek dusunulebilir o zaman. ben hamile kaldiktan sonra bu bebeklerin haberleri cok paylasilir oldu ben yaptirmadim bu testi ama simdiki aklim olsa mutlaka yaptirirdim. bir de bir dogum paketi almak da faydali olabilir eger takiplerimi ve dogumumu devlet hastanesinde yaptiririm demiyorsan. en azindan masraf dusunmemis oluyorsun oyle de. baska aklima gelen bir sey yok su anda :) umarim icine sinen karari verebilirsin.


in vino veritas
(30.11.20)
Her şeyden önce bu konuyu eşinizle konuşmanız lazım, korkularınızı, aklınızdan geçen ne varsa onunla paylaşmanız onunda sizinle paylaşması lazım. Çocuk sahibi olmak, bir çocuğun sorumluluğunu almak, anne-baba olabilmek, hamilelik, doğum, lohusa süreci gerçekten korkulacak şeyler. Hiçte öyle basit, gülerek geçen süreçler değil. Hop diye içine girilmemesi gereken bir süreç, dönüşü yok. 34 yaşta çok genç. Kaç yaşında insanlar sorunsuz hamilelikler geçirip, sağlıklı bebeklerini kucaklarına alıp onları büyütüyorlar. Önemli olan bebeği düzgün bir hayatı olacak zamanda dünyaya getirmek.

Hamilelik, doğum, doğum sonrası annenin fiziksel ve psikolojik değişimi, babanın baba olmaya alışma süreci, uykusuzluk, kimi annelerin artık banyo yapacak saçlarını tarayacak vakit bulamaması, acaba iyi bir anne olacak mıyım endişeşi, doğum sonrası bambaşka bir bedene sahip olmak, süt vermekten yaşanacak acılar, sütünüz olmazsa mama derdi,anne-baba olan çiftin karı-koca olarak arasının bir süre ciddi şekilde bozulması, bazı çiftler anne baba olunca karı-koca olmalarını rafa kaldırıyor, bebek bakımının sorumluluğu, 2 yaş sendromu, okulu, ergenliği bir sürü şey var. Hepsinin altından eşinizle beraber kalkabilecek misiniz, hem maddi açıdan hem psikolojik hem fiziksel olarak?

Mesela çocuk 5 yaşına gelip anaokuluna gidene kadar 15günde bir eve yardımcı alacak paranız varsa, siz dışarıya gezmeye giderken çocuğunuzu hiç düşünmeden bırakabileceğiniz melek gibi anneniz/kayınvalideniz ya da bakıcınız olacaksa, eşiniz baba olabilecek kadar vicdanlı, merhametli çocuğunun yanında annesine özellikle düzgün davranacak biriyse, birbirinize karşı, saatlerce ağlayacak, huysuzluk yapacak bebeğe karşı sabırlı olacak insanlarsanız yapın.


Merhaba. Taze bilgilerle geldim. 34 yaşındayım şu an tüp bebek tedavisi görüyorum.
Yumurta dondurma eğer evliyseniz mümkün değil. Embriyo dondurabilirsiniz. Doğurganlığınız hakkında bilgi istiyorsanız Amh testi yaptırıyorsunuz sadece kan vererek. Bir de rahim filmi çekiliyor. Bu arada 34 yaş istatiksel olarak doğurganlıkta sınır yaşıymış ben de yeni öğrendim. 35den sonra işler daha zorlaşıyor.


Eşim 34 ben 38 iken kızımız oldu, doğal yöntemlerle.
Korktu sanırım eşim de doğumdan falan ama şimdi naapsak da 2.yi yapsak diyoruz.
Epidural ile doğurdu, doğumhaneden yürüyerek çıkıyordu hemşireler durdurup tekerlekli sandalyeye oturttular.
istiyorsanız bir an evvel olur umarım, dünyanın en keyifli duygusu
kaka temizlerken bile şarkılar söylüyorum ben
(bizim kızımız şu an 21. aylık)


34 yaşındayım ben de, 3 yaşında kızım var.
evlenir evlenmez hamile kaldım, o kadar çok istiyordum çocuk.
tabii ki çok seviyorum, canımın parçası ama "acaba mı?" denilip emin olmadan yapıldığında çok büyük pişmanlıklara sürükler adamı.

hastaneye gidip çocuk planımız var genel kontrole geldim desen yeterli. onlar ne yapacağını bilirler ama belli bir test vb. yok. yumurtalıklarına bakarlar.


kenarortay
(01.12.20)
bir 34lük daha olarak benim etraftan duyduğum yüzde 100 hazır hissetme gibi bi durumun olmayacağı. 7 senelik evliyim ve hep bahanelerle erteledim, temelinde de ya çocuğuma annem gibi davranırsam korkusu vardı. artık eytere beaa dedim şu an hamileyim. daha fazla beklemek riskleri arttıracak çünkü öte yandan. artık iç dünyamda da terapimi sağlayarak nasıl iyi bir anne olurum ona yöneliyorum :)

hamilelikten korkma sebebiniz nedir? vücudun yaşayacağı değişimler mi? açıkçası hamilelik sadece aşerme gibi minnoş belirtilerden ibaret değil evet, ama bu belirtiler oldukça haa içimde hala canlı bir şekilde duruyor ki bunları yaşıyorum diyip mutlu oluyorum. çünkü henüz başka bir iletişimimiz yok.

ben de sırf şu iş mevzularını hala yoluna koyamadığım için üzülüyordum ama bir taraftan da pandemi dönemi çocukla ilgilenmek için ideal bir dönem.

bu arada ben de önce smear testi yaptırdım (sağlık ocağında ücretsiz), daha sonra hastaneye gittiğimde hormon testi yaptılar gebeliğe engel bir durum var mı diye. reglin 3. ya da 4. gününde gitmek gerekiyormuş bunun için. sonrasında da folik asite başlamıştım.


pide
(01.12.20)
1. çocuğu dayatılıyor diye düşünmeyin siz ve içgüdüleriniz istiyor mu diye bakın

2. çocuk için kritik yaşlara geldiniz, bilimsel olarak doğurganlık en iyi 20 li yaşlarda oluyor ve 35 ten sonra hem gebelik ihtimali azalıyor hem de çocuklarda down riski gibi şeyler artıyor

3.ilerleyen yıllarda ciddi anlamda çocuk isterseniz biyolojik olarak sıkıntı yaşayabilirsiniz psikolojik olarak da

4. çocuk büyütmek fiziksel efor da gerektiren bir şey yaş aldıkça efor sarfetmek de zorlaşacak

5. çocuk yapmadan önce bazı önkoşullar şart: en az 2 yıl siz çalışamazsanız çocuğun ve sizin maddi olarak sorumluluğunu alacak bir eş ve maddi durum, size çocuk büyütürken destek oalcak birileri ister yardımcı tutmak olsun ister annelerden destek almak olsun (anne desteği bir noktada boka sarabiliyor).

6. velev ki çocuk yaptınız ilk 2 yıl ciddi anlamda uyksuzluk çekmeye hazır olun. fiziksel olarak çoook fedakarlık yapmanız gerekecek. psikolojik olarak da ilk 2 yıl duygu şelaleleri yaşanıyor. ayrıca bir yerde okumuştum ebeveynlik sabır makamıdır diye çok doğru kendinizi terbiye etmeye hazır olun.

7. nihayet güzel bir şeyler diyeceğim evlat sahibi olmak çok çok çok zor ama klişe olsa da dünyanın en güzel şeylerinden biri. bir kere zamanla kalbinizde öyle yeni kapılar açılıyor ki başka bir canlıya sonsuz sevgi ve merhamet duymanın aynı şekilde küçük savunmasız bir canlı tarafından ölesiye sevilmeyi deneyimliyorsunuz. bambaşka bir deneyim bambaşka bir duygu. her insan hayatında bir kez deneyimlemeli diye düşünüyorum. evlat sahibi olduktan sonra hayatınız bir daha hiç bir zaman eskisi gibi olmuyor. dünyaya bakış açınız değişiyor bir kere çok daha duygusal olmaya hazır olunç tabi herkesin annelik hikayesi farklı.

8. son olarak elbette hamilelikten önce kadın doğumcu kontrolüne gitmelisiniz belki kistleriniz büyüdü vs. hem de gebelikten önce folik asit kullanmakta fayda var.


iwillsee
(01.12.20)
33 yaşında ve tüp bebekle şu an hamile biri olarak şunları demeye geldim,
1- düşündüğünüz zaman hemen çocuğunuz olmayabilir. Hani “artık düşünüyorum” demek bir sonuca değil bir sürece götürebilir.

2- yumurta dondurmaktan bahsetmişsiniz. Kanunen embriyo dondurabilirsiniz, yukarda bir arkadaş yazmış. Embriyo dondurmak için tüp bebek yapıcaksınız, sadece transfer sürecini erteleyeceksiniz. Maddi manevi düşündüğünüzden zor bir süreç olduğunu belirteyim. Soracağınız soru olursa özelden de yazabilirsiniz.


physcos physcos
(01.12.20)
Ne çocukla oluyor ne de cocuksuz. Ama 30 dan sonra cocuk sart. Yurumuyor hayat.


luluki
(01.12.20)
34 çok geç bir yaş değil. Sonrası da değil. 20'ler ve 30'lar arasında doğurganlık konusunda anlamlı bir fark var, sonrasında ufak çaplı azalmalar söz konusu. 17 yaşında hamile olan bir arkadaşımın dediğine göre ise hamileliği göğüsleyebilmek için bile 37 geç bir yaş ama bir diğer arkadaşıma göre ise kadınlığının ve anneliğinin altın çağı. Bu öyküler hepimize göre her zaman değişir. Önemli olan sizin ne hissedip, ne düşündüğünüzdür ve en nihayetinde de biraz kaderdir bana kalırsa :) 33 yaş, yumurtalığında kisti olan, 3 yıllık evli ve çocuksuz biri olarak sadece şu konuda kendimce bir öneri vermek isterim. Kist geçmişinizden bahsetmiştiniz, bazı kistlerin kısırlık yapma riski oluyor. Bu noktada bununla ilgili bir kere daha başvurun. Çocuk sahibi olmaya tam karar verdiğiniz an bir son dakika sürprizi ile karşılaşmadan, planlarınızı bu yönü de hesaba katarak yapın lütfen. Onun dışında bunlara takılmadan 34'lük çok mutlu bir melodi olmanızı dilerim hayat boyu :))


gergedan
(08.12.20)
(8)

Eve pasta gondermek

Merhaba, pandemi nedeniyle erkek arkadasimla dogum gununde beraber olamayacagiz. Ben de evine surpriz olarak guzel bir dogum gunu pastasi gondermek istiyorum, ailesiyle olacagi icin buyuk bir pasta olmasi tercihim. Yemeksepetinden siparis verebilirim ama ben biraz daha butik bir yerden guzel bir pas
Merhaba, pandemi nedeniyle erkek arkadasimla dogum gununde beraber olamayacagiz. Ben de evine surpriz olarak guzel bir dogum gunu pastasi gondermek istiyorum, ailesiyle olacagi icin buyuk bir pasta olmasi tercihim. Yemeksepetinden siparis verebilirim ama ben biraz daha butik bir yerden guzel bir pasta olmasini istiyorum. Onerileriniz var mi?

Lokasyon istanbul avrupa yakasi.
la mort heureuse
(29.11.20)
Kukis'ten sipariş verebilirsiniz,birkaç yıldır eve servisleri var. Pastaları çok güzel.

instagram.com


Biraz pahalıdır ama divan olabilir.


kojonotsuki
(29.11.20)
www.pelit.com.tr

pelit'in de pastaları güzeldir.


fezagezgini
(29.11.20)
Cafe london'in ünlü cilekli bir pastasi var. Yağsız,unsuz, acibadem kurabiyesine benzeyen bir keki var. Muhtesem cidden, aşırı baymadan kendini yediriyor.is yerinde kimin dogum gunu olsa bundan soyluyoruz.


livaist
(29.11.20)
tartolet ve truf buketlerinden düşünebilirsiniz çiçeksepetinden.


sinematikcrop
(29.11.20)
Beyaz Firin olabilir


balpolen
(29.11.20)
Divan ya da beyaz firin bence de


65 derece
(30.11.20)
Kukiş +1


(6)

tencere-tava takımı önerisi

bana uygun fiyatlı ama cem gibi papilla gibi markalar kadar da düşük seviyede olmayan tencere-tava-karnıyarık tenceresi takımı lazım acaba ne önerirsin? kullanıp memnun kaldığınız markalar nedir?üst sınırım 300 lira diyeyim.
bana uygun fiyatlı ama cem gibi papilla gibi markalar kadar da düşük seviyede olmayan tencere-tava-karnıyarık tenceresi takımı lazım acaba ne önerirsin? kullanıp memnun kaldığınız markalar nedir?

üst sınırım 300 lira diyeyim.
Karaca'da sepette %60 indirim var. Tava, tencere alabilirsiniz. Son yıllarda çok popülerleşti ama garanti süresi 2 yıl. Tefal'de de sepette indirim var.

www.karaca-home.com

www.tefal.com.tr

www.tefal.com.tr


Ben şu setten aldım. Fena değil bence.
www.krc.com.tr


karaca almayın görseli iyi kendisi dandik ürünler üretiyor. ayrıca satış sonrası asla ürünlerinin arkasında durmazlar. korkmaz veya tefal tavsiye ederim.


xrated
(29.11.20)
Çok şüphe edeceksiniz ama Migros'un Touch Me marka tavalarından kullandım ve fiyatlarına göre çok iyi ürünler. (Tenceresini hiç denemedim ama aynı performansı bekliyorum.) Daha kaliteli ve pahalı ürünler alacak bütçe yapana kadar sizi epey idare edebilirler.


kobuzchu kiz
(29.11.20)
Biz kendimize 2 sene önce Thermoad marka tava seti aldık (granit). Çok memnun kalınca annelerimize de aldık. Halen taş gibiler. Fiyatları da uygun. Semt pazarında bile var ama ilginç biçimde çok kaliteli. Ayrıca Karaca'dan uzak dur bence de.


prole
(29.11.20)
Karaca'dan uzak dur. Teflon sahanını aldık yumurtaya kaplaması yapıştı hep. Götürdük "elmas kristali o bişey olmaz yeaa" dediler. 2-3 ay iade için uğraştık.

Tefal al geç. Gerçi o paraya 1 ya da en fazla 2 parça alabilirsin.


(62)

Eşim sürekli hasta ve işten kaçıyor

3 senelik evliyiz, çocuğumuz yok. Eşim evlendiğimizden beri sadece 1 ay bir yerde çalıştı kalan yaklaşık 35 ayda bütün gün televizyon karşısında yatıp yerli ve yabancı dizi izlemektedir. Bir çok defa bunu sorun edip tartışmaya açsam da bir şekilde olayları manipüle edip (ya tartışmayı bağırma çağırm
3 senelik evliyiz, çocuğumuz yok. Eşim evlendiğimizden beri sadece 1 ay bir yerde çalıştı kalan yaklaşık 35 ayda bütün gün televizyon karşısında yatıp yerli ve yabancı dizi izlemektedir. Bir çok defa bunu sorun edip tartışmaya açsam da bir şekilde olayları manipüle edip (ya tartışmayı bağırma çağırma seviyesine getiriyor, ya da olayla ilgisi olmamasına rağmen bir anda anne ve babamı kötüleyerek konuyu değiştirmektedir) Annem ve babam biraz daha eski kafa muhafazakar insan olsalar da, özlerinde gerçekten iyi insanlardır, annem geldiği zaman oturup da "kızım hadi şunu yap ben oturucam" diyen bir insan değildir. Kalkar kendi hazırlar herşeyi genelde. Zaten biz İstanbul'da onlar da Ankara'da olduğu için 365 günün sadece toplasan 10 günü beraberizdir. Yeni evli olduğumuz dönemde annem eşimin tembelliğini görünce (evde misafir varken sabah 11'de kalkıyordu veya uyandırılana kadar kalkmıyordu. Kendisi bütün gün evde yatmasına rağmen ben işten geldikten sonra yemeği bana pişirttirmeye çalışıyordu)bir iki kez laf soktu. Annemin laf sokması yanlıştı ama ben de eşim bir şekilde karşılık verir diye araya girmemiştim. Daha sonra bu yaptığım davranışın yanlış olduğunu düşünerek annemleri gelmeden telefonla uyarmaya başladım. Annemlerin olmadığı dönemde de çamaşır asıp dolaba dizmek harici hiçbir işi tek başına yapmıyor. Yemek kesinlikle yapmıyor. Bir kaç kere instagramdan gaza gelip yemek pişirmiştir o kadar. %95 yemek işi bende. Ya ben işten gelmiş yorgun argın bulaşık makinesine eşya dizip, bir yandan yemek yapmaya çalışırken, yatmaya devam etmekte olduğu kanepede uzanmış trendyoldan alışveriş yapıyor. Neredeyse her günümüz bu şekilde.
Hastalık kısmına gelecek olursak. Evlendiğimizden beri: örümcek korkusu, bağırsak solucanı korkusu, beyin felci korkusu, hpv korkusu, kanlı dışkı korkusu, geç adet korkusu, akciğer kanseri korkusu, ağız kanseri korkusu, diş eti siğili korkusu, dil siğili korkusu ve aklıma gelmeyen sayısız korkudan ötürü ev işlerini yapmamayı bahane ediyor. Suratında sürekli bir mutsuzluk var. Yeni mobilya alınacağı zaman çok mutlu oluyor. İKEA'ya gideleceği zaman yine mutlu oluyor. Kredi kartına para gönderince mutlu oluyor. Onun harici genelde ya doktora gitme planı kuruyor, ya da hastaneye mi gitsek diye bana soruyor. Artık bunaldığımı, psikolojik destek alması gerektiğini söylediğimde beni ciddiye almıyor. Yardımı reddediyor.
Ben tek başıma evi geçindirmekte çok zorlanıyorum. Standart kredi kartı taksidimiz 8.000 civarı, 3.000-3.500 civarı vergi veriyorum. 2.000 TL eşime gönderiyorum, 4.500TL civari da ev kirası veriyorum. Bu sabit giderleri karşılayacak parayı kazanamadığım aylarda eksiye düşüyorum (şu an oldukça eksideyim) ama buna rağmen harcamalarda kısıtlamaya gitmeye çalışmıyor. Benim yemek hazırlamadığım her gün aşağı yukarı öğlen ve akşam toplam 120TL'lik yemek söylüyoruz. Ben aileden zengin birisi olmadığım için extra çalışmadığım zamanlar parayı denkleştirmede çok zorlanıyorum. Bunu bir türlü ona anlatamıyorum ama. Ya nası desem, hani gel 50.000TL kredi çekelim mobilyaları yenileyelim desem ona, tamam hadi der heyecanlandır. Beni durdurmaya çalışmaz, anlatabiliyor muyum?
Evde sürekli bir drama ortamı var. İzlediği Türk dizileri gibi entrikalı konuşmalar, kavga çıkarıcı hareketler yapıyor. Konuyu yumuşatmaya çalışıyorum ama bir şekilde kavga çıkarmaya çalışıyor, sürekli olarak huzursuzluk var evde. Alttan almayıp, onunla sözlü çatıştığımda baskın geliyorum haklı olduğum için. Benim baskın gelmeme tahammül edemeyip karakterime laf ediyor, anneme babama laf ediyor, kariyerime laf ediyor, göt yalayarak para kazandığımı ima ediyor vs.
Kavga esnasında ben de az malın gözü gibi davranmıyorum. Onun bana söylediği bütün aşağlıyıcı cümleleri ben de ona ediyorum altta kalmamak için. Ben de onun tembelliğiyle, uyduruk üniversitesiyle aşağılıyorum. Çünkü başka kozum yok. Tutup da eşime şiddet gösterecek bir adam değilim. Tek yapabildiğim o bana sözle bel altı vurduğunda benim de ona sözle bel altı vurabilmem.
Sürekli kavga edilen bir ortamda büyümüş. Ben ise kavgasız bir ortamda büyüdüm (bu da çok sağlıklı değil çünkü hep babam alttan almış). Gerçekten evlilikte huzur arıyorum ama olmuyor bir türlü. Sanki ilişkimiz hiç düzelmeyecek gibi geliyor.
Daha geçen hafta ağzında bir tek kendisinin görebildiği ağız tümörünü diş hekimine gösterdik boşu boşuna 350TL para verdik. O hastalık biter bitmez sırtında bir ağrı başladı ve 4 gündür yatıyor kanepede ağlamaklı bir suratla. 9 kez bulaşık makinesi doldurdum, tezgahı sildim. Etrafı topladım yerleri süpürdüm. Bir yandan da işe gidip geliyorum. Az önce konuşmaya çalıştım ve beni ilgisizlikle suçladı. Onu yalnız bırakıyormuşum, hastalığını ciddiye almıyormuşum. Suçlu benmişim.

Daha önce 2 3 kez evi terkettim ama aynı akşam geri döndüm onun aramasından sonra. O da 1 2 kez terketti ama geri döndü aynı gün. Boşanmaktan da korkuyorum. Bizim ailemizde pek yoktur böyle boşanmak, etmek.

Ne olur yardım edin. Ne yapmalıyım? Onu seviyorum ve düzelmesini istiyorum ama olmuyor bir türlü.

EDIT: Misafir konusunda daha hassas davranıyor son 3 4 aydır. Kalkıyor, ilgileniyor, beraber yapıyoruz ve ağırlıyoruz. O konuda düzeldi yani. Anlatmamın sebebi ailemle niye ters düştüğünün kökeninden bahsetmek içindi. Ailemle de telefonda görüşüyor problemsiz bir şekilde. Onlar bize gelmeden önce geriliyor sadece.
hkocaman
(29.11.20)
Adama hem hizmet ediyorsun, hem karnını doyuruyorsun, hem geçimini sağlıyorsun, hem de sevişerek fiziksel ihtiyaçlarını gideriyorsun. Üstüne para verse bunlardan ikisini dahi ayni kişiye yaptıramaz. Valla bravo.

Sizin oralarda boşanma yoksa kalkıp sizin oralara gitme sen de. Bosan, tek başına yaşa.


elorelia
(29.11.20)
daha önceden farklı mıydı eşiniz?

hani bazı durumlarda konuşmak, psikolojik destek almak falan iyi gelir tamam da sizin anlattığınız olayların elle tutulur tarafı yok. hazır çocuk falan da yokken yollarınızı ayırın.


hadsafhada
(29.11.20)
siz erkek tarafı mısınız? metinden anlamakta zorlandım da.


theseachange
(29.11.20)
@elorelia metni yazan erkek


austra
(29.11.20)
Yanlış anlaşılma olmuş, ben erkeğim.


hkocaman
(29.11.20)
Sadece bu anlattıklarınıza göre (karşı tarafın da argümanları vardır muhtemelen): Boşanma korkunuzun üstüne çalışın ve aşın diyebileceğim. Bazı boşanmalar evlilik kadar kutlu bir olay. Bir hatanın bedelini hayat boyu ödemek ne kadar mantıksız. Bir yandan da nafakasız boşanmanın yollarını araştırın.

Bu ekonomik krizde gereksiz yapılan her alışveriş ziyan. Borç durumunu gerekçe göstererek, kullandığı kredi kartını kullanıma kapatıp borcunu yapılandırın. Asla kredi kartı vermeyin. Sadece nakit verin makul giderlerde kullanması için. Ev için gereken alışverişi kendiniz yapın. Yemek pişirmek istemediğiniz günlerde, kendiniz dışarda yiyip gelin. Kendisi napıyorsa yapsın. Onun bilmediği bir hesap açın, borçtan kalan parayı oraya aktarın.

Çocuk isterse ASLA yapmayın.


gayda
(29.11.20)
Boşan gitsin bu ne ya, hafakanlar bastı okurken. Ailemizde boşanmak yok vs ne demek ya.

Ayrıca şu birkaç şeyi bilirsek belki daha iyi yorum yapabiliriz; nasıl tanıştınız, ne kadar sevgili kaldınız, yaşlar kaç? Evlenmeden önce bu huylarıni gizliyor muydu, siz mi sezemediniz?


austra
(29.11.20)
Kimseye kolay kolay ayrılın, boşanın yazmıyorum bu sitede ama bence boşanın. Okurken ben sıkıldım. Bu arada aileniz her şeyin farkındadır. Boşanırsanız niye boşandınız diye sormaz kimse.


dissendium
(29.11.20)
'Onu seviyorum ve düzelmesini istiyorum ama olmuyor bir türlü.'

Düzelmeyecek. Olmayacak. Kavga etmekten drama yaratmaktan başka iletişim şekli bilmeyen insanlar, kendilerinde bir sorun da görmüyorlarsa, ölene kadar öyle devam ediyorlar.

Ayrıca şiddet her zaman fiziksel olmaz. Sizin ilişkiniz şiddet dolu.


otonomo
(29.11.20)
Arkadaşlar şunu tekrar belirteyim. Özünde iyi bir insan olduğunu biliyorum ve onu seviyorum. O sebeple boşanmayı düşünmek bile beni çok üzüyor ve korkutuyor. Ayrıca boşanırsak ne yapar ne eder? Ben onu çok sahiplenmiş durumdayım. Korumamdan çıkmasını göz almak bile ürkütüyor.

Başka bir yolu yok mu? Benzer deneyim yaşayanlar hep mi boşandı?


hkocaman
(29.11.20)
Yani bilmiyorum çok tek taraflı anlatılmış gibi geldi ama gerçekten anlattığınız gibi ise böyle biriyle ilişki devam ettirmeye gerek yok. Sizi baya kullanıyor, böyle bir ilişkinin devam edebilmesi çok enteresan cidden. Bir de nafaka da ister şimdi ayrılsanız. İş falan aramıyor mu hiç?

Kendi başınıza huzurlu yaşarsınız hiç değilse.


gayda +1000
karşı taraf acaba neler düşünüyordur diye kendime sordum.

yavaş yavaş gücünüzü çekin, bir bakın bakalım kendi haline neler yapabilecek. yemek yapmayın, bulaşık yıkamayın, temizlik yapmayın. sorumlulukları ona yükleyin.
bence tamamen bencil olun

nafaka vermeden, daha fazla zarar almadan boşanmanın yollarını arayın. ayrıca bu süreçte de kozunuz olsun, toplamaya çalışın.

bunca sene çok iyi dayanmışsınız.
şu anda kendinize kötülük ediyorsunuz, böyle de gitmez zaten. kim ne,der ne düşünür diye düşünmeyin, boşanmak bu durumda bayram demek olur gibi.

bol şans


MtKrt
(29.11.20)
@hkocoman

yazmadığım şeyler vardı ama dayanamadım.
siz boşanmak istediğinizi söyleseniz, o çok iyi bir insan dediğiniz kişi acaba nasıl bir canavara dönüşecek? nafaka için neler neler yapacak?

sizi tamamen kullanıyor, başka bir açıklaması yok, iyi niyetinizi sömürüyor.
hatta "oh bee kapağı iyi yere attık, evlendim kurtuldum" diye de düşünüyordur. belki de sağlam nafaka koparmak için böyle davranıyordur.
ama hiç bir şey göründüğü kadar masum değil, o kesin.


MtKrt
(29.11.20)
@MtKrt
benden 4 yaş küçük, ikimiz de 30lu yaşların başındayız. mezun olduğu bölüm işsizlik sıkıntısı çektiği için yaptığı görüşmeler olumlu sonuçlanmıyor. hem ülkenin hali de malum. görüşmelere gidiyor ama kimse işe almıyor.


hkocaman
(29.11.20)
Anne babanızı her kavgada gündeme getirmesi neden? Acaba hala sindiremediği ya da ona haksızlık yapıldığını düşündüğü şeyler mi var? Mesela annem laf sokuyor demişsiniz ve siz karışmamışsınız. Daha önce nişanlılık, tanışma döneminde de bu tarz durumlar oldu mu? O yüzden bilenmiş gibi bir hali var galiba. Ne yaşadıysa artık ailenizle ısıtıp ısıtıp gündeme getiriyor hatta onlara karşı olan öfkesini bile size yansıtıyor olabilir. Bir annenin, kocasına olan öfkesini çocuğundan çıkarması gibi.

Siz eşinizi seviyorsunuz ama eşinizin de sizi sevdiğini hissediyor musunuz? İlgisizlikle suçladı diyorsunuz. Belki de ilgi alaka yönünden onun beklentisini mi karşılayamıyorsunuz? Bir de eğer siz de aşağılayarak karşılık vermeye devam ederseniz bunun sonu gelmez. Daha ileri boyuta gidebilir.

Diğer tarafı da dinlemek lazım. Anlattığınız kadar mutsuzsanız ayrılın. Çekilmez. Eşiniz sizi düşünmüyor. Kazandığınız paraya, işinize saygı duymuyor. Ama kazandığınız parayı harcamayı biliyor. Size karşı hiç vicdanlı davranmıyor. Yani illa uğraşacağım diyorsanız, ona karşılık vermek yerine kayıtsız kalın. Duvarla konuşuyormuş gibi hissetsin. Yani aynı evde yokluğunuzu yaşatın. O size gelip sormadıkça, ne hissettiğinizi açıklamayın. Hatalı davranışlarını bile anlatmayın. Yemek yapmadığı için laf söylemek yerine kendinize kadar yapıp yiyin. İlgi, alaka, sohbet hepsini kesin. Evde tekmişsiniz gibi davranın. Değiştiğinizi fark ederse, o da durumun ciddiyetini anlayıp adım atabilir belki. Çünkü şu an karşısında ne yapsa karşılık veren biri olduğunu görüyor. @gayda +1. Dışarda yiyin evde yemeyin arada hiçbir şey hazırlamayın. Kartlarını kapatın. 2000 tl göndermeyin. Bunları ceza olarak yaptığınızı söylemeyin. Baya yokmuş gibi davranın, kayıtsız. Size küfür etse bile cevap vermeyin, o hatasını paşa paşa anlasın.

uğraşamam diyorsanız da boşanmak çare.


bence tedavi olasi lazim. diyorum ama bencil de geldi biraz.
annen annesine durumu anlatsin. kuzenimde böyleydi, is ciddiye binince birazcik duzeldi.


wishmaythşngs
(29.11.20)
“8 000 civarı, 3.000-3.500 civarı vergi veriyorum. 2.000 TL eşime gönderiyorum, 4.500TL civari da ev kirası veriyorum”
20.000tl aylık geliriniz varsa bence bir şekilde onu kendi işinize dahil edebilir ya da ona bir iş kurabilirsiniz. Bu yola gelecek mi bakalım?

Ben de daraldım bu arada okurken


Tembelliğin bu kadarına tahammül edemezdim ben ya... Para kazanmıyorsa ev işlerini üstlenmeli çünkü evlilik hayat ortaklığıdır. Belki depresyon geçiriyodur diycem ama baştan beri böyle diyosunuz, bu kadar uzun süremez ki...
Bence çift terapisi ayağına terapiye başlatın, belli ki sorun psikolojik. Olmuyorsa da lütfen çok yıpratmayın kendinizi, kimseye heba etmeyin ömrünüzü.


megalomaniac
(29.11.20)
Evlenmeden önce de hastalığa bu kadar takmış mıydı?


oyokbuyoknevar
(29.11.20)
boşanma ufukta gözükünce gerçekte kimle evli olduğunu göreceksin.

nafaka versen de farketmez, en acilinden boşan. nafaka seni rahatlatır bu durumda.

"korumamdan çıkması" sözü hiç hoş değil, bu arada. koca koca insanlarsınız.


stewie
(29.11.20)
@stewie
bensiz pek fazla ayakta durabileceğini sanmıyorum, o sebeple söyledim. belki yanılıyorumdur, ki umarım yanılıyorumdur.


hkocaman
(29.11.20)
psikolojik olarak bir rahatsızlığı var gibi duruyor, belki majör depresyondur. bu kadar seviyorsanız, kesinlikle profesyonel yardım almasını sağlayın bir şekilde. terapi/ilaçlarla iyi olacaktır.


candide
(29.11.20)
Abi manyak mısın ne stigmasından korkuyorsun? Boşa gitsin. Babasının evinde yayar bir tarafını istediği kadar dizi izler. Böyle bir kadına bunca zaman iyi dayanmışsınız. Aklıma arkadaşım geldi. Benzer durum. Boşanırken her şeyini verdi, kurtuldu. Dünyanın en mutlu, en hafif insanı oluverdi. Sizi suyun altına çeken bir ağırlık var. Kesin kurtulun nefes alın. Birisi arkadaşın üstüne avukat atsın.


catch the arrow
(29.11.20)
Hocam yarın boşan rica ediyorum. Ya da çok seviyorsan, son kez şans ver kendisine net bi şekilde düzelmezse boşanacağını söyle, bikaç ay daha bak düzeldi düzeldi, düzelmedi yol ver gitsin. Böyle hayat geçmez.

Böyle olacağını bilsen evlenmezdin değil mi? Cevap burada gizli. Zararın neresinden dönülürse kardır.


sekerse tehlike
(29.11.20)
Eşiniz gayet ne yaptığının bilincinde. Büyük ihtimal eşinizin ailesi de durumun bilincinde. Sizin gibi evliliği olan çiftlerde bu işler böyle yürüyor. Kadın hiçbir şey yapmıyor, üstüne istedikleri olsun keyfi bozulmasın diye hastalıklar, bahaneler, kavgalar. Eşiniz kendi keyfini, rahatını düşünerek sizin hayatınızı mahvediyor. Siz onu sanırım yağmurda kalmış yavru kedi/köpek olarak görüyorsunuz. Napar siz olmasanız, kim bakar, bir eli bulaşıklara dokunsa aman ne olur elleri, deterjan koklasa ne hallere düşer, ailesinin evine gitse ne derler ona, sonuçta hayatınızın geri kalanını geçirmeyi planladığınız birisi diye düşünüyorsunuz ama düşünmeyin.

Siz şuan sadece kendinizi harcıyorsunuz, ilerde çocuğunuz olursa eşiniz değişmeyecek, çocuğun tüm sorumlulukları sizde olacak. Belki siz yıkayana kadar çocuğu yıkamayacak, çocuk elinden iş gelecek yaşa gelince ondan bile beklentiye girecek. Çocuğunuz olursa eşiniz ona da hayatı zehir eder.

Eğer siz eşinizin beklentilerini bilerek karşılaşamazsanız size de ailenize de hayatı dar eder. Kavga gürültü yine istediğini yaptırır. Yarın öbür gün işiniz bozulsa, haliyle eşinizin keyfi bozulacak valla evi terk eder, benim keyfim, rahatım senin yüzünden bozuldu diye. Her insanın evlilikten beklentisi farklı. Belki siz bu evlilikten pekte rahatsız değilsinizdir, sonuçta 3 yıldır böyleymiş ilişkiniz. Kimisi 3 ay böyle birine dayanmaz.


@wishmaythşngs

ben annesine daha önce 1 ya da 2 kez telefonda açıklamaya çalıştım durumu. ama onun da elinden birşey gelmiyor denese de. onlar telefonda nasihat verince bu sefer onlara da bağırmaya başlıyor.


hkocaman
(29.11.20)
@sekerse tehlike

evet evlenmezdim.

bu arada ben onu kesinlikle pışpışlamıyorum. yapması gerekeni yapmadığında soğuk davranıyorum. yapması gerektiğini hatırlatıyorum. defalarca söylüyorum. yeri geliyor ben tartışma açıyorum. ama yine dönüyor dolaşıyor en başa dönüyoruz, gelişme yok yani.


hkocaman
(29.11.20)
Bekara boşamak kolay ama hocam böyle devam etmez bu iş. Tüm yazılanları okudum, iyi ki bekarım dedim bir an. Bu nedir yahu böyle hayat geçmez.


electrobuzz
(29.11.20)
Yani makul düşünce, işsizliğin aile bütçesine katkıda bulunmaya mani olmayacağı. Eşit mal paylaşımı bu yüzden var ve olmalı. İlla nakit olmak zorunda değil ki katkı. Para kazanmanın zorluğunu takdir eden insan (zor para kazanmak) bu krizde alışverişe abanmaz hayat arkadaşının parasıyla. Deterjan için bile indirim kovalanacak dönem bu, içerdeyim diyorsunuz bi de. 20 gün evde yemek pişirse, +2400 lira katkı demek bu. Bu dönem çiftlerden birinin işsiz kaldığı aile az değil; evde kalan çocuklara bakıyor, yemek yapıyor cinsiyetten bağımsız. Bu masraflarda kesintiye gidiliyor gözlemlediğim bütçe elvermeyince.

Ama ideali tarif eden yaklaşımlar işe yaramaz sizin durumunuzda. Sorun elbette psikolojik, belki depresyonda, depresyon tedavi edilebilir bir şey. Ama hastalık takıntıları, ilgi açlığı filan daha köklü psikolojik sorunlar bunlar. Sizin göstereceğiniz hiçbir ilgi yetmez zaten. Sadece madden değil manen de parazit besliyorsunuz.

Ama zaten aradığınızı bulmuşsunuz bi yerde, bu konuda da belki özeleştiri yapmalısınız. “Provider” rolü üstlenmişsiniz, “korumamdan çıkmasını göze almak bile ürkütüyor” demeniz çok dikkatimi çekti. Siz bu rolü üstlenmişsiniz (bilinçli veya bilinçsiz onu siz bilirsiniz), şimdi baş edemiyorsunuz veren taraf olmakla. Ama böyle dinamikler kardeşlikte, arkadaşlıkta, hiçbir ilişkide çok kolay değişmiyor. Silme imkanı varsa, silip yeniden başlamak daha kolay.

Bir de tek taraflı anlattığınız kadarıyla söylüyorum, profil tanıdık bana. İş bulmasına da ümit bağlamayın. Şimdi bir birim alışveriş yapıyorsa, artar; şimdi tercih edilen markaların üstüne çıkılır; şimdi ev işlerinde destek olmuyorsa, temizlikçi tutulur; şimdi yemek yapılmıyorsa, iş bulunca zaten yapılmaz. Kendi maaşı yetmez, yine size girer. Ama iş bulursa nafakadan yırtarsınız çocuk olmayınca, o da olumlu.


gayda
(29.11.20)
@j r r tolkien hayrani

normalin ne olduğunu bilmiyorum. evde 3 güne bir sözlü tartışma olması normal mi? her dışarı çıktığımızda, avmde, sokakta anlaşamamamız normal mi? benim alttan mı almam gerekiyor? hep erkek mi alttan almalı huzur olması için? kadınların pms öncesi erkeğe kötü davranması normal mi mesela?

Anlatabiliyor muyum? Evlilikte ne normal ne normal değil ben de algılayamıyorum. O sebeple yardım istedim.


hkocaman
(29.11.20)
@gayda

işe girerse tüm maaşıyla istediği masayı alacağını söyledi. eve katkı ya da borçlarıma yardım etme hususunda bir düşüncesi yok.


hkocaman
(29.11.20)
36 ayın 35inde hiç çalışmamak ve bunu artık normalleştirmek. evde tüm gün oturup kocasının vereceği parayla yaşamak. anne babaya saygısızlık, elini bir taşın altına sokmamak ve kendisi haricinde herkesi suçlamak. boşan güzel abicim, boşan mutlu ol.


ismim ibrahim
(29.11.20)
Cocuk yapma sakin, eninde sonunda bosanirsiniz zaten, cocuga da sana da yazık.


kveldulv
(29.11.20)
bu duyuru nedir, bekarlık virali mi?

insanın partneri her zaman parlak zamanlar yaşamayabilir. partnerler dönem dönem birbirini elbette taşır. eksiğini kapatırsınız, yükünü çekersiniz. ama 3 yıldır evliymişsiniz, 35 aydır böyleyse bu dönemsel bir şey değil artık. direkt olarak davranış haline gelmiş, davranış haline gelen de işsizlik değil bu arada, eve dair tüm sorumlulukların da anlattığınız kadarıyla sizde olması.

boşanın. siz bu hayata başkasının yükünü çekmek için mi geldiniz? neler beklerken, neler yaşıyorsunuz. şu saniye boşanın. kıçına tekmeyi basın, ister ailesinin evine dönsün isterse de kendi başının çaresine baksın.

boşanmazsanız da kesinlikle ve kesinlikle ve kesinlikle bu insanla çocuk yapmayın. muhteşem bir baba olsanız da, hiçbir ama hiçbir insanoğlu böyle bir insanın anneliğine maruz kalmayı hak etmiyor. inancınız varsa eğer ve çocuk yaparsanız o çocuğun bu kadar kötü bir anneye maruz kalmasının günahı sizin boynunuza olacak. kadın zaten sağlıklı değil, sağlıklı taraf olarak bu sorumluluk sizde. bunu asla aklınızdan çıkarmayın.


Böyle bir profilin düzelme ihtimali % 1 bile değil.
Evlilik paylaşmak demek, tek taraflı bir sömürü düzeni değil.
Ne kadar erken kurtulursan o kadar iyidir.


alfred
(29.11.20)
kardeşim bence oturup konuşmanın zamanı gelmiş. ortada gerçekten psikolojik bir problem de olabilir. sürekli hastalık hissi, sürekli şikayet bunlar sağlıklı insanın istese bile sürekli yapabileceği ve sürdürebileceği şeyler değil. bence boşanma vs konusundan önce bi pro yardım alın derim. yani düşünsene insan çalışmak istemediği için her gün ağrım var diye yatabilir mi, hasta taklidi yapabilir mi? bana mantıklı gelmiyor. ha artık uğraşmak istemiyorsundur, onu da anlarım gayet mantıklı, o zaman da bence boşanmak mantıklı. özellikle kavgasız bir ortamda büyüyen sen için huzur en büyük hakkın bence, yazık günah.


roket adam
(29.11.20)
Boşa. Boşanın demiyorum bak, boşa.


pass
(29.11.20)
Pass +1 boşa.
Çocuk yapma, boşa.
İlk işin iyi bir avukat bulup kadına nafaka vermemenin yollarını ara ve boşa.

Ulan bize böyle adamlar rastlamaz ya. Ben sevgilime bu kadının yaptıklarını yapamam mesela. Anında boşanır.


Hallegadola
(29.11.20)
Siz her şeyi yüklenmişsiniz. Nasıl olsa beni seviyor, başkasını bulamaz, benden de boşanamaz diyor. O yüzden çok rahat davranıyor. İş bulamaması nedeniyle psikolojisi bozuk. Psikiyatriste götürün mutlaka. İşsizlikten kendinde hastalıklar buluyor ve size sarıyor. Daha da düzelmiyorsa konuşun ve boşanın. Ömür boyu çekilecek çile değil. Sakın çocuk yapmayın.


beyaztenlikiz
(29.11.20)
Okurken şiştim. Allah yardımcın olsun. Böyle kadın çekilmez. Evlilik terapisine gidin derim de alacağın cevaplar az çok belli. Çocuk yapma aman deyim. Otur ciddi şekilde konuş uyar, duygu sömürüsü yaparsa yeme, gerekirse de ayrıl dostum ne diyelim. 3 yıl böyle ise işkence görmüşün sen haberin yok.


Topalordek
(29.11.20)
İşte işsizlik büyük bir derttir, onu çeken bilir. Masaya istemsiz güldüm. İşsiz insanın derdi ilk maaşıyla masa almak olmaz ya. Hobi olarak çalışacak çalışırsa, siz yine aynı. Girip bakın sözlükte ilk maaşla yapılanlar başlığına.

Psikolojik destek oh ne ala filan da, sizin demenizle olmaz. Sizin ısrarınızla bi fayda zor yani, kendi iradesiyle çözüm araması lazım işe yaraması için. Ayrıca, otuzlu yaşlar diyorsunuz, geride yıllar var insanı o yaşa getiren demek. Böyle davranış motiflerini oluşturan yani. Öyle üç beş kere psikologla konuşayım da düzeleyim gibi bi şey yok.

Eninde sonunda boşanmaya sıcak bakacaksınız. Ama o zamana kadar yıpranacaksınız, bezince boşanacaksınız. Bu problemi faydaya dönüştürmek için bana makul gelen muhatabınız neyi niye yapıyordan ziyade kendi durumunuza odaklanmanız. Şikayet etsek de değiştirmek için böyle yetersiz kaldığımız durumlarda, aslında bi sekonder faydamız oluyor gözümüzden kaçan. Nasıl böyle bir evliliğe sürüklendiğinizi anlarsanız kendi zaaflarınızı anlarsınız gibi geliyor bana. O zaman da o şimdi seviyorum dediğiniz insan sizin zaaflarınızı nasıl istismar etmiş (bilmeyerek veya bilerek) görecek ve kaçınılmaz olarak tiksineceksiniz.

Çift terapisi de denenebilir, çünkü biz ne okuyorsak sizin gözleminiz. O yazsa böyle tek taraflı, eşim okuduğum okulu küçümsüyor dese sadece, diğer konulara değinmese, ona da hak verilirdi. Ama sadece yazdıklarınıza bakarsak, ben olsam kendime odaklanırdım nası böyle bi tufaya düştüm diye. Diğer ilişkilerinizi (arkadaşlık, aile, akraba, iş hepsi) bi tartmakla başlayın, memnun etmek için çok fazla feragatte bulunduğunuz bi durum var mı misal? Motif aramak lazım yani, benzer rollerde buldunuz mu kendinizi daha önce diye.


gayda
(29.11.20)
Bir cok kisi boşan yazmış. Biraz da kendimden bahsedeyim cunku ben de haksizsam bunlari duymak isterim. Pandemiden beri homeoffice calisiyorum. Evin bir tane odasini ofise çevirdik orada masam bilgisayarim vs var. Sabah 7'de kalkiyorum bazen 8-8.30a kadar calisiyorum. Surekli bilgisayar başında oldugum icin itici oldugumu soyluyor. Mesela bu kadar bilgisayar başında calismak bir kadin gozuyle itici mi? İlla spor salonuna mi gitmem gerekiyor itici olmamak icin? Ayni sekilde pandemiden beri haftada 2 kez internetten arkadaslarla bulusup wow oynuyoruz. Sadece Pazartesi ve Cuma her biri 3 er saat sürüyor. Bu zaman araliginda esim yalniz kaliyor, tvdeki dram dizilerini izliyor. Diger gunlerde ve Kalan zamanlarda esimle disari cikiyoruz kisa yuruyusler yapiyoruz. Avmlere gidiyoruz orada dolasiyoruz, alisveris yapiyoruz. Ama benim uzun mesai saatlerim onu boguyor olabilir mi? Ayni sekilse onun izlemek istedigi dizileri ben sıkıcı buluyorum. Son donem psikolojik dram dizilerini takip ediyor ben 10dk dayanamiyorum izlemeye. Mecburen yalniz birakiyorum. Arada beraber izledigimiz de oluyor tabi. Surekli yalniz degil yani.


hkocaman
(29.11.20)
"evde 3 güne bir sözlü tartışma olması normal mi? her dışarı çıktığımızda, avmde, sokakta anlaşamamamız normal mi? benim alttan mı almam gerekiyor? hep erkek mi alttan almalı huzur olması için? kadınların pms öncesi erkeğe kötü davranması normal mi mesela?"

Sırf şuna cevap yazmaya geldim: Değil. Değil. Gerekmiyor. Hayır. Değil.

Reddit'te ilişkilerle ilgili subreddit'lerde çokça cevap yazan biri var, sosyal yardım alanında çalışıyor, uzmanlığı abuse. Abusive ilişkilerde çift/aile terapisinin daha zararlı olduğunu söylüyor hep. O yüzden size beraber terapiye gidin önerisi verildiyse bence bunu yapmayın. Ya eşiniz bireysel olarak terapi alacak, depresyondaysa ilacını kullanacak ve durumu değiştirmeyi kendisi isteyecek (hatta bence siz de ayrıca bireysel olarak, başka bir uzmanla terapiye başlayacaksınız) ya da boşanacaksınız. Böyle yaşanmaz çünkü.


kobuzchu kiz
(29.11.20)
işin pc başında olmak itici olan bişey yok. kendi kafasında bir dünya var orada da seni oraya uygun görmüyor. muhtemelen çok fazla yerli dizi izliyor ve instagramda çok takılıyordur. oradaki pembe hayatlar gözünü boyamıştır. ne yaparsan yap düzelmez. boşanmak istemiyorsan da en sakin en sorunsuz günde karşına al ve boşanmak istediğini sakince söyle. sakın kavgalı günde söyleme. ciddi görün ve sorunları anlatma. sadece hayal ettiğim kişi sen değildin de geç. sorunu bu şekilde kendinde aramaya başlar. 100 saatte hatalarını anlatsan bişey değişmez. kilit 10 kelime yeter. hayal ettiğim kişi bu değildi ve artık sevmiyorum de.


avatar is back
(29.11.20)
şu an covid pozitifim, ağrım sızım ve acayip yorgunluk var ama bir gün bile yatıp dinlenemeden gecem gündüzüm birbirine karışmış bir şekilde 3.5 aylık bebeğe bakıyorum (benim de eşim doğumdan sonra evi terk etmişti, 1 ay evde yalnız kaldım). bugün ayrıca yemek yaptım, iki posta çamaşır yıkayıp astım/kuruladım (fırsat bulursam banyo yapacağım ve kuruyan çamaşırları toplayıp yerleştireceğim; bunları da bebeği uyutmaya çalışırken yazıyorum). evi devamlı toplama modundayım, eşimse içtiği su şişesini bile koltuğun altına yuvarlıyor (bugün evdeki çöpleri topladı, bulaşık makinasını doldurup boşalttı hakkını yemeyeyim şimdi). biraz önce eşimin (benim sürekli düzelttiğim ve onun devamlı dağıttığı) çamaşır çekmecesini düzenledim. eşim negatif çıkmasına rağmen benden daha fazla hasta mesela. neden bunları yazdım? eşim benim hakkımda duyuru açsa tıpkı senin yazdıklarını yazar ve buradaki herkes de boşansana der. halbuki hiç de öyle değil. bir de eşinin ağzından dinlemek gerek. duyurunda anlattığın kadın profilini okuyunca ne kadar kötü bir evlilik, ne kötü bir eş diyor insan ama iki tarafın anlattıkları o kadar farklı oluyor ki kimseye haklısın haksızsın diyemiyorum. eşin neler anlatırdı acaba?


deartheodosia
(29.11.20)
@deartheodosia

Benle ilgili sorulariniz varsa yanitlarim.

Esim corona pozitif olsa, ispat edemem ama yemin edebilirim, sadece ve sadece tuvaelete kalkar. Mutfaga gidip 1 bardak su almaz. Kanepeye yatip kivranir durur sadece.


hkocaman
(29.11.20)
bilgisayar başında, işinizi yaptığınız için itici olduğunuzu söylüyorsa bu psikolojik şiddettir. hasıdır hatta. hani, keyfî bilgisayar başında olsanız ve "oran buran sarktı, biraz spor da yap" dese bu da gene psikolojik şiddettir ama en azından sağlık kisvesi altında söyleniyordur. ama evdeki maddi döngüyü sağlayan fonksiyonu bu şekilde itici buluyorsa, kendisi evine hoşlandığı şekilde maddi döngü sağlasın.

anlattığınız ne kadar doğrudur siz bilirsiniz de, harbi böyle bir insanla yaşanmaz. biri bana işimi yaparken "üf ne kadar da itici bir işin var" dese ya siktiri çekerim ya da abartırsa kalkar bir tane yapıştırır, ardıma da bakmam. bu hiper ayıp artık.


senle ilgili soruları senin değil eşinin yanıtlaması gerekiyor. sen de bizi anla, inanması güç bir durum. bizimki gibi evlenen kadına "gelin" denen bir memlekette kadının bu kadar yan gelip yatması ve senin de buna 3 yıldır yeter behh dememen hayli enteresan.

oyokbuyoknevar'ın sorusunu tekrarlamak istiyorum. evlenmeden önce nasıldı? kaç sene görüştünüz? hiç mi falso vermedi? bile isteye mi evlendiniz?

bu arada nafaka diyen arkadaşlar, siz de biliyorsunuz ki çocuk olmadan nafaka falan olmuyor ortada. hele 3 yılda asla. Karısını 40 yıl eve hapsedip sonra 20lik almak için kadını sokağa atanlar için bu nafaka olayı. acunun şeymaya verdiği de tamamen sus payıydı.


sadece terapiyle duzelirse ok, onun disindaki tüm yollar benim icin ayrilmaya cikar.
atiyorum ailesine söyledin, kizinizi uyarin böyle böyle ben bosanacam basdemiyorum. ondan sonra düzelirse ben kullanildigimi düsünürüm.

bir de insan kardesi olsa dayanamaz nesini seviyorsun ki artik yani bikmadin mi?

bir de ekstra senaryo ekleyecegim, annenlerin paraya ihtiyaci olsun onlara para gondermis ol, tepkisi ne olacak.


durgunfoton
(29.11.20)
abi sen ne kadar iyi niyetli bir insansın ya. hala kendinde hata arıyorsun ve itici mi diyorsun.
hala o çok iyi bir insan diyorsun
kusura bakma ama sen eşek olursan semer vuran çok olur.
sürekli çalışmışsın ve kadınlarla ilişkin olmamış sanırım
yukardakilere katılıyorum. bir an önce nafaka ödemeden boşanmanın yollarını ara


dafuq
(29.11.20)
bence siz sevildiğinizi, değer gördüğünüzü hiç hissetmiyorsunuz ve yazılan profildeki bir insan zeka seviyesi ya çok düşük ya da alemin çakalı biri. benim de dikkatimi işe girerse alacağı masa çekti. bunda bile sizin gelirinizle karşılamadığı hayalden bahsediyor. her hareketiyle sizi yetersiz gören biri. kendini daha iyilere layık zannediyor ama bir eş olarak selamı bile haketmiyor bunca değersiz tavra.

deneyebilirsiniz bazı şeyleri. maddi kısıtlama gibi ya da sıkıştım arabayı satayım gibi bi şey atın internetten daha ucuz modellere bakın borçları ödemek için mesela.(gelirinize göre araba olduğunu varsaydım)
maddi ve manevi yanınızda hissetmediğiniz için yani basit şeyler atın olay çıkaracak mı yoksa çözüm mü düşünecek. sorumlulukla tanışması lazım. @durgunfoton "sonradan düzelse o saate kadar kullanıldığımı düşünürüm" demiş buna da hak verdim ama siz de ilişkiye çok bilinçli yaklaşım sergilemek değil duygusala bakmaya çalıştığınız için bence direkt boşanmadan bahsetmek yerine ufak tefek hesapta olmayan olaylara tepkisine iyice bakın. eşim dediğiniz insan avmde dolaşmak dışında da yanınızda olduğunu hissetmeniz gereken kişidir. standart evlilik yalnız olmaktansa eşiyle paylaşınca iyi olunan şeydir bence. yalnızlık çok daha iyiyse neden evlenilsin. ha bu değil ki her sorun cıktıgında boşan ama başından beri bir düşünün kaç kere eşime güveniyorum deyip paylaşım sergilediniz. "o halleder" dediğiniz ne var sandalye almak dışında?

geçmiş olsun.


ala09
(29.11.20)
“Aynı kaynım” bile değil, “aynı kedim”


dedi ve gitti
(29.11.20)
yukarda verilen cevapları okumadım. tüm yazdıklarınızı da okumadım gerci.
yalnız benim anladığım, eşinizde bazı ruhsal hastalıklar (muhtemelen okb ve depresyon) varmış gibi duruyor.
çünkü (sizin anlattığınıza göre) tavırları normal ve sürdürülebilir değil.
önce bir evlilik danışmanına, oradan da psikoloğa veya psikiyatra gidilip tedavi yoluna gitmek lazım.


prizmatik
(29.11.20)
üstteki cevapları okumadım ama eminim herkes birçok konuda zaten söylenmesi gerekenleri söylemiştir.

ben biraz daha psikolojik açıdan bakmak istiyorum.
zaten "babam hep alttan almış" cümlesi her şeyi anlatıyor, detaya gerek yok.
babanızla aynı kaderi yaşamakla ilgili bir sorununuz var.

bilinçaltında ya babanızı çok sevip, ona bir noktada belki acıma ya da şefkat duygusuyla yaklaşır ve onu yalnız bırakmamak için onunla aynı kaderi paylaşırsınız ya da babanızdan nefret edersiniz ve hayat sizi babanız olmaya zorlar.

ikisi de iki ayrı uç, iki ayrı denge ama iki aynı sonuç.
biri babayı yalnız bırakmamakla, biri babayı affedememekle ilgili.
sizinkinin ilk durum olduğunu düşünüyorum.
uzun lafın kısası, babanızla olan bağınızda bir fazla bağlanma ya da fazla empati olmuş, bunu düzeltmeniz lazım.
bu da terapiyle olur.

bu konularda annenizin de rolü vardır elbette.
eşiniz burada aslında bilinçdışından çağırdığınız, size babanızın yaşadıklarını yaşatacak, onunla kendinizi aynı hissetmenizi sağlayacak bir piyon gibi.
o yüzden boşanın demiyorum, zaten sizin ailenizdeki ilişki dengesi düzene girince ya eşiniz düzelir ya da kendiliğinden süreç işler ve boşanırsınız.

bu sorunu çözmezseniz boşanıp tekrar evlenseniz de kendinizi yine aynı döngüde bulursunuz çünkü bilinçaltınızdaki pattern bu.
terapiye gidin.

edit:
çift terapisinden bahsetmiyorum.
siz gitmelisiniz terapiye.
"sorun çıkartan ve hatalı/haksız olan o, ben neden gidiyorum?" diyebilirsiniz ama bunu yukarıda açıklamaya çalıştım.
bu aslında farkında olmadan sizin çağırdığınız bir şey.
bunu neden yaptığınızı bulup çözmeniz önemli, eşinizin ya da diğer dış etkenlerin bir önemi yok.
siz değişirseniz, onlar zaten değişir.
o yüzden hayatınıza neden böyle birini çektiğinize, aldığınıza dair kendinizle çalışmanız lazım ilk etapta.


blatta hiberna
(29.11.20)
dahiliye+psikiyatri
düzenli ilaç kullanımı


bir soru sorcam
(30.11.20)
Boşanın diyemem "bekara karı boşaması kolay gelir." derler .Eşinizin burnunun sürtülmesi gerekiyor. Sizin onu terketmeyeceği, hep yanında olacağınız aklında onun için bu özgüven.


@blatta hiberna

tartışma esnasında ona kendimi savunurken, "niye annene karşı babanı da savunmuyorsun" diyor. "Madem etik değerlerin, kuralların var. Annenle de yüzleşip babanı savunsana benzer durumlarda" benzeri şeyler söylüyor. Bu dediklerinizle paralel olabilir mi? Her tartışmamızı evlendiğimizden beri aileme indirgiyor.


hkocaman
(30.11.20)
evet, paralel.
yani tabii bunları bilinçli olarak söylemiyordur.
belli ki bunu sizi bir anlamda pasif bulduğu ya da "beğenmediği" için kınama amaçlı falan söylüyor ve ne söylediğinin farkında değil.
ama söylediği şey doğru.

niye annenize karşı babanızı savunmuyorsunuz?
öncelikle zaten evin "çocuğu" olarak bu sizin göreviniz değil aslında.
aynı zamanda, çünkü muhtemelen babanız annenizle başa çıkamadığına göre, siz hiç çıkamazsınız diye düşünüyorsunuz.
o yüzden siz de babanızla aynı kaderi paylaşarak, onu yalnız bırakmamış oluyorsunuz.
bir nevi yoldaşlık gibi.

şimdi de siz başa çıkamayacağınız sorunlar yaratan, altından kalkamayacağınız şeyler yaşatan bir kadınla, ne kadar sessiz kalmıyor olsanız da günün sonunda her şeyi alttan alıp düzeninizi bozmadan yaşamaya devam ediyorsunuz.
boşanamazsınız çünkü babanız da boşanmamış zaten.

bir kırılma yaşayıp boşansanız, ikinci bulduğunuz eşiniz de bu sefer mesela işkolik olup eve gelmeyecek, siz bunun aynısını başka bir insanla yaşayacaksınız.
babanızdan öyle öğrenmişsiniz ve bu şekilde bir bağ kurmuşsunuz.

babasından dayak yiyen kadının kocasından da dayak yemesi gibi.
genel konuşuyorum tabii ama orada öğrenilmiş olan aile düzeninin, kültür etkisinin falan dışında, derinlerde bir yerde annenin kaderine ortak olma da vardır.
sizdeki de bunun gibi.
yani bilinçaltınızda, "madem kurtaramıyorum, bari yalnız bırakmayayım. baba bak, ben de aynı şeyi yaşıyorum, sen yalnız değilsin" demiş oluyorsunuz.


blatta hiberna
(30.11.20)
blatta hiberna+1

şema örüntüleriyle ilgili okumanızı öneririm naçizane.

kitaplar: hayatı yeniden keşfedin, mod terapi.


Phoebe
(30.11.20)
vallahi bazı acılardan kendimi gördüğüm icin cok yuregime dokundu bu duyuru.
bence eşiniz cok ciddi depresyonda. majör depresyon gibi duruyor.
yukarda yazılanlar bana biraz vicdansızca geliyor, cunku kadının bunların hiç birini bile isteye yaptıgını dusunmuyorum.

öte yandan sizin de yadıma ihtiyacınız var ve blatta'nın dediklerine cok katılıyorum. bu asırı verici rolu size guvende hissettiriyor.(kendimden biliyorum)


galandar kostumu
(03.12.20)
İster kadın tarafı olsun ister erkek, boşanın gitsin.. Neyi bekliyorsunuz? Düzelmez.


yetersizbakiye
(05.12.20)
Boşanmaya kalksan o kadın senin iliklerini söker. Çalışmayan kadınla evlilik en büyük hatadır. O kadın ev işi yapmaz çünkü tembelliğe alışmıştır. Eve destek de olmadığı için tüm yük üzerinde olur.


kickboxer
(05.12.20)
(5)

Kol ve bacaklarımda pul pul dökülme ve kaşıntı oluyor

Yaklaşık 2 senedir böyle, yaz ve kış fark etmiyor. Pantolonların, ceketlerin iç kısımları hep beyaz oluyor. Bu durum artık canımı sıkmaya başladı. Eczaneye gittim bir krem verdiler ama yağlı bir yapısı olduğundan dolayı kullanmadım kaldı öyle. Önerebileceğiniz bir şey var mı? Tekrar eczaneye mi gide
Yaklaşık 2 senedir böyle, yaz ve kış fark etmiyor. Pantolonların, ceketlerin iç kısımları hep beyaz oluyor. Bu durum artık canımı sıkmaya başladı.

Eczaneye gittim bir krem verdiler ama yağlı bir yapısı olduğundan dolayı kullanmadım kaldı öyle. Önerebileceğiniz bir şey var mı? Tekrar eczaneye mi gideyim yoksa o kremi mi kullanayım bilmiyorum.

Kremin adı Ürederm Hydro 5
allahkitapwesli
(28.11.20)
Su bazlı bir losyon sanıyorum ki cilt tam emmeden mi giysi giyiyorsunuz acaba üstüne? Sıcak duş, güneş almama gibi şeyler de bu tür cilt kuruluklarına sebep oluyor belki su tüketim azlığından bile kaynaklayabiliyor. Kreme bir şans daha verebilirsiniz sadece cildin absorbe etmesini bekleyerek deneyin isterseniz daha efektif olacaktır. Bunu daha fazla su içerek veyahut banyo sıklığınızı ayarlayarak, su sıcaklığını ılıtarak destekleyebilirsiniz naçizane görüşüm.


basingse
(28.11.20)
excipial öneririm yağlı olanı da hızlı kuruyan bir yapıda ama bu kadar kuruluk veya pul pul mevzusu varsa bence dr gidin sadece kremle geçmeyebilir veya sık sık sürmeniz gerekebilir.


ala09
(28.11.20)
Alerji kaynaklı olabilir. Ama sürekli olarak böyle bir durum olduğundan dolayı bence bir kan değerlerinize baktırın.

Benim cildim ara ara nedenini bilmediğimden bir durumdan dolayı alerjik tepki veriyor, cilt kuruluğu, kaşıntı ve kabartı halinde. Özellikle kollarımda ve bacaklarımda daha belirgin. Ben cilt doktoruna gittiğimde doktor bana bir alerji hapı ve Excipial Lipo tavsiye etmişti. Alerji hapını değil ama Excipial Lipo'yu önerebilirim. Cilde kaşıntı durumlarında çok iyi geliyor, bıçak gibi kesmişti benim kaşıntımı ve ciltte çok çabuk emiliyor, kesinlikle yağlı bir his bırakmıyor. Bu tip kaşıntı durumlarında yıkanmak, su tutmak işe yaramıyor. :(


2 senedir duş alma alışkanlığımda ya da su tüketim düzenimde bir değişiklik yok. Kremi sürdüğüm zamanlar zaten şort ve tişörtten başka bir şey giymiyorum temas etmesin diye. Sağa sola dokunduğum için zaten kullanmayı bıraktım birazda. Hızlı emilse biraz daha kullanırdım belki ama hızlı emilmiyor maalesef. Bir daha kullanmayı deneyeyim en iyisi ve diğer önerilen ürünlere bakayım. Olmadı bir doktora danışmakta fayda var.


allahkitapwesli
(28.11.20)
Evde ya da işyerinde hava kuruluğu aklıma geliyor. Mantar çok kaşıntı yapar ve vücudun farklı yerlerinde olabiliyor ve dediğiniz gibi kaşıdıktan sonra beyaz oluyor deri. O bölgelerin kuru kalması lazım, giydiğiniz tüm giysilerde pamuklu olmasına dikkat edebilirsiniz. İlgili kremlerle rahatlıyor, doktora gidemiyorsanız bu tarz kremleri ufak bir bölgede deneyebilirsiniz.

www.medipol.com.tr


kaset
(28.11.20)
(4)

Çocuk uyku problemi

Güzel günler. Bu konuda bir çok bilgi mevcut olmasına rağmen çelişkiler had safhada olduğu için yaşayan/tecrübe edenlerden bir bilgi almak daha mantıklı geldi. Kızım 1 ay önce 2 yaşına bastı. Bu zamana kadar geç uyuyup geç uyanma dışında herhangi bir uyku problemi olmayan kızım, son 1 aydır her gece
Güzel günler. Bu konuda bir çok bilgi mevcut olmasına rağmen çelişkiler had safhada olduğu için yaşayan/tecrübe edenlerden bir bilgi almak daha mantıklı geldi.

Kızım 1 ay önce 2 yaşına bastı. Bu zamana kadar geç uyuyup geç uyanma dışında herhangi bir uyku problemi olmayan kızım, son 1 aydır her gece en az 4-5 defa ağlayarak uykusundan uyanıyor. Geri uyumamak için de ciddi bir direnç gösteriyor. Misal, dün gece 12’de yatıp, gece 4’te uyandı ve sabah 10’a kadar uyumadı, sonra da 10’da uyuyup 12’de uyandı.

Uyku oyunları ile uyku müessesesini öğreniyoruz: yatak odasına gitme, yorganı üstüne çekip gözleri kapatma, iyi geceler deme vs. Bunlarla herhangi bir sıkıntımız yok ancak konu gerçekten uyumaya geldiğinde yatak odasına girmemek için elinden geleni yapıyor, uykusu had safhada olsa bile. Ayakta sallama dahil çeşitli çözümler üretmeye çalışıyoruz: Gece yatmadan evvel yemek yememe (karnı rahat olsun diye), öğle uykusunu bırakma (gece daha çok uykusu gelsin diye), gece her kalktığında su içme, yatmadan evvel süt içme, kendi uyuyana kadar kesinlikle dokunmama vs. Her türlü kombinasyonu denedik ancak bir türlü işin içinden çıkıp muvaffak olamıyoruz.

Bu tip bir problemle karşı karşıya gelip çözüme ulaştırabilen ebeveynler var ise tecrübelerini duyup faydalanmayı çok isterim. En azından aklımıza gelmeyen bir çözüm yöntemi olur, akıl akıldan üstündür diyip dener, sonuca ulaşırız belki zira 1 ayda evde düzen/nizam kalmadı, tam bir kaosa sürükleniyoruz. Uykusuzluktan gelen migren atakları gibi.

Şimdiden herkese teşekkür ederim.
henuz deneyimlemedim ama hamilelik sebebiyle uyku egitimi hakkinda bol bol okuyorum bu aralar. okudugum seylerden biri oglen uyumanin aksam uykularinin saglikli olmasiicin gerekli oldugunu soyluyordu. cocuk fazlaca yorulmuyor, dolayisiyla adrenalin salgilamiyor ve uyanik kalmak icin direnmiyormus. ogle uykularini kesmek dogru bir taktik olmayabilir o acidan. bir de bir rutin olusturulmasindan bahsediliyor genelde saglikli bir uyku duzeni icin. ornegin uyumadan bir sure once yemek yenecek, bir sure oyun oynayip sonrasinda ilik bir banyo ve sonra uyku gibi. cocuklar alistiklari rutinleri surdurmeye egilimli oluyorlarmis cunku. belki boyle bir duzen oturtmak da ise yarayabilir.


in vino veritas
(26.11.20)
Akşam 9-10 gibi evdeki herkes uyuyacakmış gibi davranın. Anne-baba olarak pijamalarınızı giyin, bebeği yatırdıktan sonra sizde sanki uyuyacakmışsınız gibi davranın, evde ses yapmayın. Hatta uyku rutini içeren masallar varsa onları okuyun, çizgi filmde olur, heveslensin, gel bizde pijamalarımızı giyip uyuyalım diye heveslendirebilirsiniz. Kuklalarla ya da kendi oyuncaklarıyla uyku rutini oyunu oynayın. Eğer onun uyku vaktinde evde hareketlilik varsa uyumaması normal.

Ayakta sallamak için iki yaş biraz büyük sanki. İşe yaramaz büyük ihtimal, kendinizi yorarsınız.


welcome to terrible two.

2 yaş ergenliği diye bir kavram var. normal ergenliğin küçük yaş versiyonu belli ki size de gelmiş. yalnız bahsettiklerinize göre hayır demekten ziyade çocuğun içinde bi huzursuzluk var gibi geldi bana. böyle durumlarda aile içi herhangi kavga gürültü patırtı yolunda gitmeyen bişeyler var mı diye düşünürüm ben. ya da okuduğu izlediği bişey etkilemiş olabilir siz farkında olmadan. birileri bişey anlatmış olabilir. bizim toplumda var ya böyle uyumazsan bak öcüler götürür çingeneler çalar seni vs. böyle bişeye de maruz kalmış olabilir mi acaba?

1 ay bence yeterli zaman. pedagogtan yardım alın. uykusuzluk ve açlık bütün bünyenizi hayat enerjinizi sabrınızı çalar.


dedim ben sana
(26.11.20)
uykusundan ağlayarak uyanıyorsa uyumakla ve belki de yalnız kalmakla ilgili korkuları olabilir. biliyorum iki yaşında ama korktuklarını konuşmaya çalışabilirsiniz.


red g
(26.11.20)
(5)

Lens kullananlar

Uzun zamandır gözlük kullanıyorum ancak kışın gelmesi ve gözlüğün maskeyle buğulanması sebebiyle lense geçmeyi düşünüyorum.Tavsiyeleriniz nedir ?.
Uzun zamandır gözlük kullanıyorum ancak kışın gelmesi ve gözlüğün maskeyle buğulanması sebebiyle lense geçmeyi düşünüyorum.

Tavsiyeleriniz nedir ?.
sumuklurakun
(25.11.20)
göz doktoruna muayene olduktan sonra geçmeni öneririm. elindeki numune lenslerden birkaç marka model bakıp en uygununu önrerecektir. İdeal çağını belirleyecektir. Sonra sen istersen başka lensler de denersin. ama göz doktoruyla başla mutlaka.

Not: Eve geldiğinde çıkarmanı öneririm. Yani çok rahat diyip günlerce takanlar var yapma.


sarcophagus
(25.11.20)
Gözlük camını bebek şampuanı ile yıkayınca buğulanmıyor diyorlardı. Bence bir deneyin. Pandemi sırasında lens kullanımı pek güvenilir değil.

Ben lensmarketten, günlük lens satın alıyorum. Gayet kullanışlı.


lens muayenesinde göz yapısı ile ilgili de kontrol yapıyorlar ve lens ölçüsü için gerekli. zaten her marka/model lenste her ölçü olmuyor. bu nedenle önce muayene olmak ve sonra deneme lensi talep etmek en mantıklısı.


sanal uyku
(25.11.20)
lens iyi bir şey. ben 2013'ten beri kullanıyorum. öncelikle lens için muayene olmak gerekiyor çünkü lens ve gözlüğün numarası farklı oluyor. ayrıca dia,bc bişeyler ölçülüyor ona göre lens kullanılıyor. benimki 8,60 mesela biofinity'den çok memnunum. aylık ya da günlük lens alabilirsiniz ama aylık denince gözünüzde 1 ay kalacak demek değil. 1 ay aynı lensi kullanacaksınız. işten eve gelince lensi hemen çıkartın ve gözlük kullanın evde. uzun vadede göz kuruluğu yapar. ne olursa olsun sakız lensle uyumayın.
lens 1 aylık diye günü gününe değiştirmek zorunda değilsiniz zaten vadesi dolunca batma yapmaya başlar. temiz kullanılırsa 45 güne kadar kullanılabiliyor.
lensi çıkartırken ve takarken elleriniz mutlaka temiz olsun. elde hav bırakmayan havluyla kurulayın ellerinizi. hav bırakınca onlar lense yapışıp rahatsızlık verebiliyor. lens solüsyonunuzu her gün mutlaka değiştirin. 1 günlük falan bir yere gidecekseniz benim ilk başlarda yaptığım gibi koca şişeyi yanınızda taşımayın, sabahtan solüsyonu yenileyin akşam koyarsınız kutuya uyursunuz. cinsiyetinizi bilemedim ama makyaj yaparken, makyaja başlamadan lensi takın, makyajı silerken de önce lensi çıkartıp öyle silin. ha aklıma gelmişken; gözünüz kaşınırsa eğer lens yok gibi haşır huşur ovalamayın. oval hareketlerle yavaşça göz kapağınızı ovalayarak kaşıyın. başta lens takmak-çıkartmak zor gelebilir, şule karaok'un lens nasıl kullanılır mı ne öyle bir videosu var çok işinize yarar. başka sorunuz varsa dm'den yazabilirsiniz.


matilda
(25.11.20)
5 yıl kadar lens kullandım, bilimin bana sağladığı en büyük kolaylıklardan biri oldu. Sabah uyanıyorsun 10 snye de takıyorsun akşam yatana kadar full HD görüyorsun. Gözünde olduğunu ne sen ne de başkası kolay kolay anlamıyor. Halı sahaya git, denize havuza gir hiç bişey olmuyor. Lens Bi Ferrari ise gözlük at arabasıdır. 2 yıl önce de gözlerimi çizdirdim. Bu da lensten daha iyi. Hiç tak temizle derdi yok. Hayat kalitem 2 kat daha arttı.


valarmurgulis
(25.11.20)
(6)

gençleştirici-canlandırıcı yüz kremi

yaşlandım be sözlük. yaş oldu 44. çizgilerle beyaz tellerle bir derdim yok ama, cilt tipi olarak hep solgun, yorgun, cansızım, gözenekler geniş mi deniyor bir de öyle bir şey var. gerçi bunların yaşla da alakası yok sanırım hep öyleydi. kırışıklıklarım kalsın da, böyle yüzüm parlasın, ışıldasın, gen
yaşlandım be sözlük. yaş oldu 44. çizgilerle beyaz tellerle bir derdim yok ama, cilt tipi olarak hep solgun, yorgun, cansızım, gözenekler geniş mi deniyor bir de öyle bir şey var. gerçi bunların yaşla da alakası yok sanırım hep öyleydi. kırışıklıklarım kalsın da, böyle yüzüm parlasın, ışıldasın, gençlik fışkırsın istiyorum. makyajsız bile canlı bir yüzüm olsun istiyorum. sokakta karşılaşsak ajda pekkan bana hasetle baksın istiyorum. ama bunu fazla para vermeden yapayım istiyorum, çünkü ya para verip hevesle aldığım şeyi 3 gün sonra kenarda unuturum ya da değmez diye düşünüp almam.
bir de tembelim ben, öyle önce bunu yap, sonra 5 dakka bekle, sonra şunu yap gibi alengirli şeylerle uğraşamam, bazen akşamları yatarken dişlerimi fırçalamaya bile üşeniyorum o derece yani. en fazla akşamları oturduğum yerde süreceğim bir krem hadi olmadı sabah da yüzümü yıkayacağım bir şey olsun istiyorum.

çok şey mi istiyorum? peki ne istiyorum?
halanne
(20.11.20)
En kolayı tek kullanımlık maske kullanmanız ya da bir cilt bakımı yaptırmanız. Cildinize ne kadar az ürün sürerseniz cilt daha sağlıklı kalır.

Aşağıda linkini bıraktığım serumları ürünleri deneyebilirsiniz. Bunlar son 2-3 yıldır çok kullanılıp, övülen ürünler. Özellikle trendyol linki bıraktım, yorumlara göz atmanız için.

ty.gl

ty.gl

ty.gl

Ben cilt bakımında makyaj yapmadığım zamanlar sadece temizleyici jel kullanıyorum. Normal bir cilt yapım var La Roche Posay Effaclar Jel hem temizleme hem cildi güzel gösterme açısından bence çok başarılı.


ben 2 tane peeling kullanıyorum dönüşümlü. duşta duruyor bunlar, böylece sabahları önce onu sür sonra lavaboda yıkamaya çalış falan uğraşmıyorum.
www.rossmann.com.tr
www.rossmann.com.tr

günlük bakım için göz kremim uzun yıllardır aynı ama yüz kremimi ara ara bu serinin farklı özellikte olanlarıyla değiştiriyorum;
www.rossmann.com.tr
www.rossmann.com.tr

ayrıca 10-15 günde bir aklıma estikçe bu ampüller veya kapsüllerinden kullanıyorum dönüşümlü. bir sürü özellikte olanı var, sayfadan incelersin. o ara hangisine ihtiyacım olduğunu düşünürsem onu seçiyorum.
www.rossmann.com.tr
www.rossmann.com.tr

haftada bir banyoda yüzüm için;
www.rossmann.com.tr

gece yatarken falan hiç bir şey kullanmıyorum. zaten makyaj hiç yapmıyorum. bol su tüketiyorum.herkes yaşıma göre çok sağlıklı ve canlı bir cildim olduğunu söylüyor.


Phoebe
(20.11.20)
valla tembelseniz o iş olmaz, gunde 15 dakikayı o cilt bakımına ayıracaksınız duzenli olarak.
zor bir şey değil yahu sabahtan guneş kremi, akşamına temizle, serumunu nemlendiricini sur bitti gitti :)

c vitamini serumu canlandırır ışıltı verir, hyaluronik asit serumu daha bir dolgun gösterir yuzu. ama bir iki kullanmayla değil maalesef, duzenli kullanmanız gerekiyor.

bunun yanında dermaroller yapabilirsiniz haftada bir, ustune de besleyici bir serum.

ben cyrene'in bir toniğini kullanıyorum, silsem bile cilt ışıl ışıl duruyor. yalnız aha'lı yani asitli olduğu için muntazam guneş koruması istiyor yani guneş kremi kullanmam diyorsanız hiç söylemeyeyim bile :(


Aynı dertten bende de var.hele bi de yaşından büyük göstermek ayrı koyuyor. Avokado yu çok övüyorlar cilt için. Ben aldım hem yiyorum hem maske yapıyorum. Yeni başladım o yüzden bir yorum yapamam ama siz de araştırıp deneyebilirsiniz. Bir de tabi kalojen olayı var onun için de şu yazıyı bırakayım şuraya
www.memorial.com.tr


yazdonumu
(20.11.20)
Sadece kullandiginiz urunler degil ayrica beslenmeniz de onemli saglikli bir cilde sahip olmak icin. Saglikli yaglari diyetinize ekleyebilirsiniz, mesela ben mutlaka avokado, ceviz, badem, findik hergun tuketmeye calisiyorum. Bunun disinda c vitamini onemli. Sabahlari green juice yapabilirsiniz, bir suru tarif var nette bakarsaniz, ben mesela ispanak, maydanoz, limon, elma, zencefil ve muzlu mutlka haftada en az 4-5 kere yapiyorum. Ve tabiki su tuketimi cok onemli en az 2 litre olmali. Ben 30 yas ustuyum ama kimse inanmaz belki genetik ama mutlaka yaptiklarimin da faydasi vardir.

Urun onerisine gelirsek iyi icerikli bir nemlendirici kullanmak cok onemli. Avene’nin urunlerini tavsiye edebilirim. Hem fiyatlari da cok yuksek olmamasi lazim Turkiye’de nasil bilmiyorum su an. Ayrica iyi bir serum kullanabilirsiniz. Ben estee lauder advanced night ya da bazen l’occitane immortale reset kullaniyorum ama maalesef fiyatlari biraz yuksek. Belki daha uyguna baska serumlar bakabilirsiniz c vitamini serumu da olabilir.

Bu arada oneriler arasinda gordum ben La Roche Posay Effaclar’in hyaluronik asit serumundan hic memnun kalmadim onu da belirtiyim:)

Bir de goz kremi, ben kiehls’in midnight repair eye i kullaniyorum ondan da memnunum.

Simdilik 3 urunle baslarsaniz nemlendirici, serum ve goz kremi baya bi faydasi olur. Tabi beslenmeye de dikkat edelim:)


carmenta
(20.11.20)
alengirli dediğiniz şeyi çogumuz yapmıyor saç bakımı dışında :)

www.limonian.com

bu ürünü bakım için değil ama yüzünün her yerine sürdüğünde çok güzel bir parlaklık sağlıyor. 5 buçukta kalkıp iişe giderken ayılmıyorum ama 5 sn şunu sürmek aşırı iyi geliyor.kokusu da hoş


ala09
(20.11.20)
(3)

Mng kargo kargoları 15:00’a kadar mı alıyor?

Amazon için iade verecektim bugün, saat 16:30’du. Haftaiçi olmasına rağmen çalışma saatimiz böyle dediler. Prosedürleri bu mu yoksa kendileri mi koyup uyguluyorlar?İşin kötü tarafı ters bir yerde olduğu için 20 dakika yürüyerek anca gidiliyor, yarın tekrar gitmek zorunda kaldım şimdi.
Amazon için iade verecektim bugün, saat 16:30’du. Haftaiçi olmasına rağmen çalışma saatimiz böyle dediler. Prosedürleri bu mu yoksa kendileri mi koyup uyguluyorlar?

İşin kötü tarafı ters bir yerde olduğu için 20 dakika yürüyerek anca gidiliyor, yarın tekrar gitmek zorunda kaldım şimdi.
Unde bach canim
(19.11.20)
Bazı firmanın belli bir günlük kotası var. Ona göre alım yapıyorlar. Bazen firmaların kotası öğlen 2 gibi bile dolmuş oluyor.


dün bir şubesi 17:30'a kadar kargo aldıklarını söyledi, 16:45'te bıraktım.

eğer iade talebini 16:30'da başlattıysanız, mng'nin sistemine tam olarak 2 saat sonra düşüyor. çalışana bunu söylediyseniz belki 2 saat falan açıklamak yerine 15:00 diye sallamış olabilir. bilemedim.


@kiyiya
İade talebini öğlenden önce başlattım. Ve daha kapıdan girer girmez kargo verecekseniz 15:00’a kadardı dediler. Amazonu falan gördüklerini sanmıyorum. Bu konuda bir şey söylemedim.

Esasen fatihte, bir mng kargo şubesine, yine bu saatlerde(5’e yakın), başka bir iade yapmıştım. Zaten o yüzden şaşırdım. Aslında şurada 15:00’a kadar yazıyor adresten gelip alma için. www.mngkargo.com.tr
Kota sistemi varsa bilemem tabi.


Unde bach canim
(19.11.20)
(2)

faturalı hat

Türkcell hazır kart kullanıyorum ama paketleri(5gb-500dk-1000sms ) en düşün 45-50tl den başlıyor.Faturalı paket fiyatlarını sordum 3gb+750dk+100sms= 30TL - vergi dahil,6gb+1000dk100sms=38TL – vergi dahil fiyat verdiler.Faturalıya geçmek istiyorum ancak ödeme zamanın farklı fiyatlar görmek istemiyoru
Türkcell hazır kart kullanıyorum ama paketleri(5gb-500dk-1000sms ) en düşün 45-50tl den başlıyor.
Faturalı paket fiyatlarını sordum
3gb+750dk+100sms= 30TL - vergi dahil,
6gb+1000dk100sms=38TL – vergi dahil fiyat verdiler.

Faturalıya geçmek istiyorum ancak ödeme zamanın farklı fiyatlar görmek istemiyorum, pek güvenilir gelmiyor. Memnun olan var mı? Sorunla karşılaştınız mı?
MtKrt
(19.11.20)
Uygulamasında 30 liradan başlıyor paketler.

hizliresim.com


şu paketlerden birine geçebilirsiniz:

hazırkarttan faturalıya geçişe özel paketlerdir. içinde 12 ay boyunca akıllı fatura özelliği de vardır. yani fatura paket fiyatını geçemez.

www.turkcell.com.tr


mr.goodcat
(19.11.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler compumaster, dambil, deckard, fader, groove salad, hollowlife, kahvegibi, kibritsuyu, kobuzchu kiz, robin
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.