Giriş
(2)

Covid testi için İstanbul anadolu yakasında hangi hastanelere gittiniz?

Test ücreti ve testin ne kadar sürede sonuçlandığını da yazabilir misiniz? Teşekkürler.
Test ücreti ve testin ne kadar sürede sonuçlandığını da yazabilir misiniz? Teşekkürler.
temmuz ve eylülde : haydarpaşa numune- ücretsiz yapıldı yarım saat sıra bekledim ama dolu sayılmazdı, sonuncusu 4 gün sürdü açıklamaları

ekim: çamlıca medicana 215 tl 8 saatte çıktı


silent
(27.11.20)
FSM devlet hastanesi. Ücretsiz. 3-4 saatte sonuç çıktı.


Pandemi döneminde mazeret sınav başvuruları nasıl değerlendiriliyor?

Pandemi sürecinde üniversitelerdeki mazeret sınavlarının başvuruları nasıl değerlendiriliyor biliyor musunuz? Hangi mazeretler kabul görüyor? Kimi okullar sadece hastane raporu kabul ediyormuş, kimisi dilekçeye sınav sırasında elektrikler kesildi yazsa mazeret sınav başvurusu kabul ediliyormuş. Daha
Pandemi sürecinde üniversitelerdeki mazeret sınavlarının başvuruları nasıl değerlendiriliyor biliyor musunuz? Hangi mazeretler kabul görüyor? Kimi okullar sadece hastane raporu kabul ediyormuş, kimisi dilekçeye sınav sırasında elektrikler kesildi yazsa mazeret sınav başvurusu kabul ediliyormuş.

Daha önce iki üç kez fakültemin öğrenci işlerinin çıkardığı sorunlarla ilgili duyuru açmıştım, bu üçüncü duyuruyu açmaktan da utanıyorum ama tahmin ettiğim gibi öğrenci işleri başıma bela açtı. Ben bu dönem yatay geçiş yapmıştım, yatay geçiş yaptığım için ders muafiyet talebimde bulundum, Eylül'den beri ne yaptıysam öğrenci işlerinin 5 dakikalık işi, iki aydan önce yapmasını sağlayamadım. Sınav haftasına 1 hafta kala derslerimi sisteme girdiler.

Elbette bu durum fakülteden kimsenin umurunda değil. Bir hafta içersinde 6 dersin vize konularını tamamlayabilmem mümkün değil. Mazeret sınavları için kesin bir bilgi alamadım. Hastanelerin durumu çok kötü, açıkçası gidip rapor almak için uğraşmaya cesaret edemiyorum.
(5)

Üniversitede lisans bölümü okumanın sınırı kaç yıl?

2017 Eylül'de üniversiteye başlayan bir öğrenci kaç yılına kadar mezun olmalı? Sanırım belli bir yıl aşılınca okuldan atılma durumu söz konusu.Şöyle bir ekleme yapayım, bu öğrenci 2017'de hazırlık okuduktan sonra, 2018 Eylül'de bölümüne başlamış
2017 Eylül'de üniversiteye başlayan bir öğrenci kaç yılına kadar mezun olmalı? Sanırım belli bir yıl aşılınca okuldan atılma durumu söz konusu.

Şöyle bir ekleme yapayım, bu öğrenci 2017'de hazırlık okuduktan sonra, 2018 Eylül'de bölümüne başlamış
4 yıllık bölümler için genelde 7 yıl sınır, ama okulun yönetmeliğine bakmak en kesin cevap olacaktır.


sertac akin
(23.11.20)
Hazırlık hariç 7 yıl olur sanırım. Yani 2018 den itibaren 7 yıl içinde bitmeli.

Edit: Tabii okulun yönetmeliğini okumak en doğru kaynak +1.


7 yıl lisans okuyabilirsin. sonra öğrenci statüsünden çıkarsın. bazı okullarda uzaktan verebiliyorsun sınavları.


jelly bear
(23.11.20)
7 yıl ama bir dolu istisnaları olabiliyor. tek ders sınavları vs oluyor. 7 yılı geçebiliyorsun


co2s2
(23.11.20)
2007'de YTÜ'ye girdim, bu sene başı hala öğrenci olarak görünüyor idim. Öğrenci işleri daire başkanına sordum nedir bu işin kitabı diye. Haa valla biz sizi bu sene sonu atmayı düşünüyorduk dedi. Sağ olun ben istifa ediyorum dedim ve yatay geçiş yaptım. Sanırım okul yönetimi ile alakalı bir durum.


habarbey
(23.11.20)
(1)

Üniversite öğrencisine özel ders hocası nereden bulunur?

Üniversite öğrencisiyim, online şekilde özel ders almak istiyorum. İnternette özel ders veren kişilerin ilanlarının yer aldığı siteler var ama bunlar ne kadar güvenilirdir? Birkaç tane olumsuz yorum okudum. Sizin öneriniz var mı?
Üniversite öğrencisiyim, online şekilde özel ders almak istiyorum. İnternette özel ders veren kişilerin ilanlarının yer aldığı siteler var ama bunlar ne kadar güvenilirdir? Birkaç tane olumsuz yorum okudum. Sizin öneriniz var mı?
dersverilir.net benzeri sitelere güvenmiyorsanız. iyi bir okulun aynı bölümünden üst dönem birilerine rica edeceksiniz, ücreti mukabilinde. ya da kendi okulunuz zaten iyiyse kendi bölümünüzün üst sınıflarına söyleyin.


jimjim
(16.11.20)
(6)

Ders muafiyetlerinin tamamlanması yaklaşık olarak ne kadar sürüyor?

Daha önce üniversitelerde ders muafiyeti talebinde bulunanlar belki konuya daha hakimlerdir, ders muafiyet işlemlerinin tamamlanması yaklaşık olarak ne kadar sürüyor? Ben gerekli belgeleri yaklaşık 2-2.5 ay önce fakültenin öğrenci işlerine ulaştırdım, hangi derslerden muaf olduğuma dair komisyon kar
Daha önce üniversitelerde ders muafiyeti talebinde bulunanlar belki konuya daha hakimlerdir, ders muafiyet işlemlerinin tamamlanması yaklaşık olarak ne kadar sürüyor?

Ben gerekli belgeleri yaklaşık 2-2.5 ay önce fakültenin öğrenci işlerine ulaştırdım, hangi derslerden muaf olduğuma dair komisyon kararını vermiş, gerekli belge rektörlüğe gönderilmiş ama henüz öğrenci bilgi sistemime bu muaf dersler girilmemiş. Bu muaf dersler sisteme girildikten sonra da fakülte öğrenci işlerine gidip dilekçe vermem lazımmış. O dilekçe onaylanınca asıl almam gereken derslerin seçimi yapılacakmış. Geçen hafta öğrenci işleri ile telefonda görüştüm bu süreci çok normal, sıradan karşılıyor. Bu süreç bu kadar uzadığı içinde asıl almam gereken derslere hala giremedim. Daha bunların sınavı var, notlarını toplaması var.
ben öğrenci işlerine belgelerimi mail ile ilettim ve 2 haftada muafiyetim gerçekleşti. bizim öğrenci işlerin iyiliği midir bilemiyorum ama böyle zorluklar yaşamadım.

komisyon baktı onay verdi ve muaf oldum yani.


wonnka
(14.11.20)
Ders seçimlerinden önce bitmesi gerekir ki derslerinizi alın. Dgs misiniz? Onlar sarkabiliyor ama uzatmak manasız Yoklama olsun geçmiş quizler olsun nasıl hesaplanacak darlayın okulu.
Marmara kapanan Şehir’den gelen öğrencileri bekletiyordu böyle. Sesleri çıkınca iki günde tamamlandı.


cilekli pasta
(14.11.20)
sizin sonuç ne oldu hakkaten ya? asıl istediğiniz okulun sonuç açıklaması daha geç olduğunu için başka yere kayıt yapsam mı diye sormuştunuz.
bizde denkliklerin yapılıp transkriptlerine işlenmesi yaklaşık 1 hafta 10 gün sürüyor. en son dgs ile gelenler için bu dönem 13 kasıma kadar ders kayıtlarını yapmaları için süre verildi.


halanne
(14.11.20)
@halanne

Marmara'ya kayıt yaptırdım :(


Okuldan okula değişiyor, o tamamen öğrenci işleriyle alakalı. Saçma bi özel okulda 2.5 ay sürerken, işinin ehli okullar 10 gün sürdürebilir.

Marmara Üni bu sene Şehir Üniversitesi’ni de aldığı için iş yükü fazladır bence ve uzun sürer gibime geliyor. Geçmiş olsun :( Daha beklersiniz yani.


@kırmızıayakkabılıgargamel

Bekleyeceğimin farkındayım :( ama beklerken başım yanacak diye endişe ediyorum.

Şehir'deki öğrencilerin çok büyük bir kısmı yatay geçişle yazın Marmara'dan ayrıldı. Hatta rektörlük onlara ayrı belge hazırlatmıştı, gidenlerin evrak işleri çabuk bitsin diye. Şehrin tamamı bizim Marmara'ya geçmedi. İş yükleri de öğrenci işlerinin sürekli evrakta yanlış iş yapmasından kaynaklı. Şehir'den gelen 1. sınıfları 3. sınıf diye, 4.sınıfları 1.sınıf diye sisteme girmişler.


(3)

Şeker hastalığı testi nasıl, hangi bölümde yapılıyor?

Bir kişinin şeker hastasu olup olmadığımı hangi testle tespit ediyorlar? Hastanenin hangi bölümünden randevu almak gerekiyor? Aile hekimine gitsem ieker testi yapar mı? Şeker ölçüm çubukları satılıyor ama bunlar ne işe yarıyor?
Bir kişinin şeker hastasu olup olmadığımı hangi testle tespit ediyorlar? Hastanenin hangi bölümünden randevu almak gerekiyor? Aile hekimine gitsem ieker testi yapar mı? Şeker ölçüm çubukları satılıyor ama bunlar ne işe yarıyor?
Teşhis konmadığı ya da doktor bilmemkaç gün takip et de gel demediği sürece şeker ölçüm çubuğuyla cihazıyla işiniz olmaz pek.

Endokrinoloji bakar, özel hastanede direkt randevu alabilirsiniz, devlete gidiyorsanız dahiliye randevusu alacaksınız, oradan yönlendirecekler. Aile hekiminden emin değilim.


kobuzchu kiz
(12.11.20)
Aile hekimine bahsedin, o tahlilleri ister ve neden seker hastaligi suphesini dusundugunuzu dinler. Ilk sonuclara kendisi baktiktab sonra gerek gorurse dahiliye ya da endokrinolojiye gitmenizi soyler zaten.


kuehles blondes
(12.11.20)
Şeker ölçümünü eczaneler de yapıyor ama kendi başınıza şeker ölçüm cihazı almanız değerler hakkında fikir sahibi olmadan işe yaramaz. Aile hekimi veya dahiliye de basit kalabilir. Üniversite hastanelerinde "endokrinoloji" bölümüne gitmeniz lazım. Sandığınız belirtiler direk şeker hastalığı olmayabilir.


wermillion
(13.11.20)
(2)

Elektronik ürünlerin satış sonrası iade ve değişimi nasıl gerçekleşiyor?

https://www.rossmann.com.tr/ideenwelt-sicak-hava-sac-fircasi-1-adet-p-si19050297?ins_sr=eyJwcm9kdWN0SWQiOiJTSTE5MDUwMjk3In0=Bu yukarıdaki ürünü satın almak için mağazasına gittim, ürünün satış sonrası iade ve değişiminin nasıl gerçekleştiğine dair kasada soru sordum, personel mağazada ürünün kutusun
www.rossmann.com.tr

Bu yukarıdaki ürünü satın almak için mağazasına gittim, ürünün satış sonrası iade ve değişiminin nasıl gerçekleştiğine dair kasada soru sordum, personel mağazada ürünün kutusunu açıp, mağazada denendiğini söyledi. Ürünün kutusu açıldıktan sonra ürünün değeri düştüğü için iade ve değişim yapmıyorlarmış. Bu arada diğer personel ben ürünü deneyelim demediğim ve ödemesini henüz yapmadığım halde ürünün kutusunu açmaya başladı. Bu yaptıkları mantıksız geldiği için ürünün kutusunu açmalarına engel olup, ürünü satın almadım.

Ben bu ürünü satın aldıktan sonra, kullanıp, eğer memmun kalmazsam 15 gün içersinde -elbette ürüne ve kutusuna zarar vermeden- iade etme hakkım yok mu?
mağazadan alırsanız öyle bir hakkınız yok. mağaza kendisi inisiyatif kullanıp iade alırsa alır. bozuk çıkarsa servise götürürsünüz, servisten ayıplı olduğuna dair bir rapor çıkarsa o zaman iade veya değişim hakkınız olur.


hadsafhada
(22.10.20)
(2)

Modem kurulumundan sonra internete bağlanamıyorum.

Modem kurmaya çalışıyorum ama galiba bir şeyleri yanlış/eksik yaptım. Telefondan ağa bağlanmaya çalışıyorum, ağda oturum açmanız gerekli uyarısı alıyorum. Ondan sonra zaten bağlanamıyorum. Modemin markası Asus, zaten bilgisayara kabloyu bağlayınca kurulum sayfası açıldı, sırasıyla hepsini yaptım. Sa
Modem kurmaya çalışıyorum ama galiba bir şeyleri yanlış/eksik yaptım. Telefondan ağa bağlanmaya çalışıyorum, ağda oturum açmanız gerekli uyarısı alıyorum. Ondan sonra zaten bağlanamıyorum. Modemin markası Asus, zaten bilgisayara kabloyu bağlayınca kurulum sayfası açıldı, sırasıyla hepsini yaptım. Sadece turktelekom'dan verilen kullanıcı adı-sifreyi girmek lazımmış sanırım,ben sadece bunu yapmadım. Bundan dolayı mı ağa bağlanamıyorum?

:( Bu sorunu nasıl çözebilirim?
En önemli kısmı yapmamışsınız. TT'yi arayıp şifre alın.


dissendium
(16.10.20)
@dissendium, teşekkür ederim eksik buymuş, hallettim.


(1)

Bir linke tıkladım ama bir şey olur mu?

Bölümün whatsapp grubuna bir link atılmıştı dersle ilgidir diye sanıp telefondan linki açtım, aşağıda linkte yer alan sayfa açıldı. Mesajı atan kişi 1-2 dakika geçmeden linki silmiş. Hiç anlamıyorum böyle güvenlik açıklarından :( bir şey olur mu acaba linkten dolayı?https://hizliresim.com/hBF7YD
Bölümün whatsapp grubuna bir link atılmıştı dersle ilgidir diye sanıp telefondan linki açtım, aşağıda linkte yer alan sayfa açıldı. Mesajı atan kişi 1-2 dakika geçmeden linki silmiş. Hiç anlamıyorum böyle güvenlik açıklarından :( bir şey olur mu acaba linkten dolayı?

hizliresim.com
referans linki atmış birşey olmaz büyük ihtimalle


false pretension
(15.10.20)
(1)

Hangi modemi satın almalı?

Yeni bir modem almam gerekiyor. Vatan, Teknosa gibi mağazalara baktım. Çok çeşit yok. Ama her ürün/marka için hem çok iyi hem çok kötü yorumlar yapılmış. Aşağıda linkini verdiğim ürünlerden hangisi iyidir ya da sizin son zamanlarda satın alıp memmun kaldığınız bir modem var mı? Ek olarak modemi satı
Yeni bir modem almam gerekiyor. Vatan, Teknosa gibi mağazalara baktım. Çok çeşit yok. Ama her ürün/marka için hem çok iyi hem çok kötü yorumlar yapılmış. Aşağıda linkini verdiğim ürünlerden hangisi iyidir ya da sizin son zamanlarda satın alıp memmun kaldığınız bir modem var mı? Ek olarak modemi satın alırken kurulumu için, bilgisayara bağlamak için kablo satın almam gerekir mi? Yardımcı olabilirseniz çok iyi olur, teşekkür ederim.



www.vatanbilgisayar.com

www.vatanbilgisayar.com

www.vatanbilgisayar.com
kablo lazım değil. wifi üzerinden ayarları yapabilirsiniz. lazım olsa da olmasa da kutudan kablo çıkar büyük ihtimalle.


sutlu nescafe
(13.10.20)
(5)

Dedemden nasıl para isteyebilirim?

Bizimkilerin maddi durumu hiç iyi değil şu sıralar, bu yıl kardeşim üniversiteye başladı, ilk haftadan ders notları ve kitaplarla çok fazla ek masrafımız çıktı. Benim daha derslerim başlamadı, ama başlayınca bu masraflar artacak haliyle. Dedemi -babamın babası- hayatımda 3-4 kere gördüm, tek evladı
Bizimkilerin maddi durumu hiç iyi değil şu sıralar, bu yıl kardeşim üniversiteye başladı, ilk haftadan ders notları ve kitaplarla çok fazla ek masrafımız çıktı. Benim daha derslerim başlamadı, ama başlayınca bu masraflar artacak haliyle. Dedemi -babamın babası- hayatımda 3-4 kere gördüm, tek evladı babam ama babama hiç hayrı dokunmuş birisi değil, paralarını daha çok aynı şehirde yaşadığı akrabalarına harcıyor ma aramız kötü değil, babam işsiz kaldığı dönemde para gönderdiği olmuştu, ben bazen arayıp halini hatrını soruyorum, nasılsın bir şeye ihtiyacın var mı, diye. Kendi evi, bankada parası birde emekli maaşı var, maddi sorunu yok. Ben şimdi bu adama bizimkilerin maddi sıkıntısından bahsedip, en azından kardeşimle bana harçlık gibi az da olsa para göndermesini nasıl sağlayabilirim? Nasıl bir tavırla konuşmam, ne demem gerekir? Direkt para ya da bir şey istemek yerine bizimkilerin durumunu kulağına çınlatmak istiyorum ama nasıl desem bilemiyorum. :(

Kız çocuğu, sempatik ve konuşkan olduğum için avantajım var. Ama sonuçta pekte tanıdığım birisi değil.
Ailenizin durumundan bahsetmeden direkt kendiniz ve kardesin icin istemelisiniz eger istemek zorundaysaniz.


kuehles blondes
(05.10.20)
babanızdan habersiz yapmayın bence, önce izni alınmalı ilişkiler çok sıkı fıkı olmadığı için. sizin bilmediğiniz başka durumlar olabilir.


anarsika
(05.10.20)
babadan habersiz olmaz oyle seyler. babani atlayip babasindan para isteyemezsin yani. istersin de baya bir uygunsuz olur. yoksa baban da bilir babasini arayip destek istemeyi, aklina gelmemis degildir.


robokot
(05.10.20)
babadan habersiz yapmayin. baba ok verirse arayip egitiminiz icin destek isteyebilirsiniz


oscar
(05.10.20)
babanızdan habersiz yapmanız babanızı güçsüz gösterir ve üzer yani o konuda diğer yazanlara katılıyorum.
dedenize gidip "dede aramızda kalsın, bana ve kardeşime eğitim dönemimizde biraz yardımcı ol, bu sana benim borcum olsun, işe başladığımda sana ödeyeyim" de. yani sonrasında bişeyler değişmeli bence.


baharat
(06.10.20)
(1)

Konuşulanları yazıya döküp, çevirecek bir uygulama var mı?

Online derslerde hocaların dediklerini yazıya döküp, Türkçe'den İngilizce'ye çevirecek bir uygulamaya/programa ihtiyacım var. Google çeviri kullanıyorum ama 4-5 saat ders molası olmadan süren derslerim olduğu için daha kullanışlı bir uygulamaya ihtiyacım var. :(
Online derslerde hocaların dediklerini yazıya döküp, Türkçe'den İngilizce'ye çevirecek bir uygulamaya/programa ihtiyacım var. Google çeviri kullanıyorum ama 4-5 saat ders molası olmadan süren derslerim olduğu için daha kullanışlı bir uygulamaya ihtiyacım var. :(
word ün böyle bi özelliği var. ama hiç kullanmadım:
sesi upload ediyorsunuz, dikte edip yazıya döküyor
tinyurl.com


sttc
(04.10.20)
(2)

İkinci üniversite mezunlarının yurtdışında yüksek lisans yapma şansı var mı

İstanbul Üniversitesi ve Anadolu Üniversitesi'nin ikinci üniversite programları var, auzef ve aöf. Buradan lisans mezunu olan birisi aldığı diploma ile yurtdışında çalışma ya da burs kazanıp yüksek lisans imkanı bulabilir mi?İkinci üniversitdieden kastım, https://ikinciuniversite.istanbul.edu.tr/tr
İstanbul Üniversitesi ve Anadolu Üniversitesi'nin ikinci üniversite programları var, auzef ve aöf. Buradan lisans mezunu olan birisi aldığı diploma ile yurtdışında çalışma ya da burs kazanıp yüksek lisans imkanı bulabilir mi?

İkinci üniversitdieden kastım, ikinciuniversite.istanbul.edu.tr bu şekilde bir lisans/önlisans programına kayıtlıyken, açık ve uzaktan olarak okunan bölümler.
başlık ve içerik uyuşmuyor.
buralardan 2.diplomayı mı alacak yoksa 1. diplomayı mı?
yurt dışında burs kazanmanız için iyi not ortalaması, iyi referanslar, iyi bir niyet mektubu lazım. sadece aöf'le imkansız değil ama imkansıza yakın. ekstra aöf de pek birşey katmaz en fazla hmm çalışkan/ilgili bir çocuk derler. ona harcanan emekle 2.bir diploama yerine 2. bir yabancı dil edinilirse daha kıymetlidir ama.


rewlack
(29.09.20)
ikinci universiteye girebilmeniz icin hali hazirda lisans diplomanizin olmasi gerekiyor zaten.


(14)

Üniversitenin öğrenci işleri personelini şikayet edebileceğim birim var mı?

Fakültemin öğrenci işleri hakkında şikayette bulunabileceğim bir birim var mı? Öğrencisi olduğum fen edebiyat fakültesinin öğrenci işleri çalışanları aylardır cidden işlerini yapmıyorlar. Öğrenci işlerinde 6 kişi çalışıyorlar. Evraklarla ilgili sorun çıktığında üniversitenin bir başka fakültesi olan
Fakültemin öğrenci işleri hakkında şikayette bulunabileceğim bir birim var mı?


Öğrencisi olduğum fen edebiyat fakültesinin öğrenci işleri çalışanları aylardır cidden işlerini yapmıyorlar. Öğrenci işlerinde 6 kişi çalışıyorlar. Evraklarla ilgili sorun çıktığında üniversitenin bir başka fakültesi olan iletişim fakültesinin öğrenci işlerinden ricalarla yardım dilendim resmen. İletişim fakültesinin fakülte sekreteri de fen edebiyatın öğrenci işlerine ulaşamadığı için cep telefonundan fen edebiyatın fakülte sekreterini arayıp bana yardımcı olabildi.
Fakültenin öğrenci işleri telefonları açmıyor, bölüm sekreterinin odasını arayıp ondan rica edip öğrenci işlerine bağlanabildim. Telefonla aldığım yanıtlar ve mail ile aldığım yanıtlar birbirine çok zıt, çok alakasız. Üstelik perşembe günü bana yanlış verdikleri bilgi yüzünden en az 1 dönem okulumun uzama durumu var sorunu düzeltemezsem.
Anlattığınız öğrenci işleri, benim okuduğum fakülte ve enstitülerin öğrenci işleri ile aynı şekilde davranıyor. Yıllar da geçse bazı şeyler değişmiyor galiba.
Devlet Üniversitesinde okuyorsanız, rektörlük makamına yazılı olarak, dilekçe ile şikayet edebilirsiniz.
Vakıf Üniversitesindeyseniz mutlaka bir İnsan Kaynakları bölümü vardır. Oraya şikayet edin.
Ancak şikayetin de işleri değiştireceğini, elemanların doğru düzgün çalışmaya başlayacağını sanmıyorum.
Yine de sizin durumunuzda, okulu uzatmanın önüne geçebilir.


ucanokuz
(29.09.20)
@ucanokuz

Teşekkür ederim yanıtınız için. Devlet üniversitesinde okuyorum. Ama kampüsteki 7-8 fakülteden sadece bu fakültenin öğrenci işleri böyle. Sürekli ne olsa öğrenci işleri daire başkanlığına gidiyorum, onlar bunlara telefon açıp ne yapmaları gerektiğini söylüyorlar. Perşembe günü yanlış verdikleri bilgiden sonra iyice sabrım kalmadı.


böyle olmayan öğrenci işleri yok. bu ülkede her şeyi düzeltebilirsiniz ama öğrenci işlerinde çalışan memurları düzeltemezsiniz. rektörlüğe, dekanlığa falan şikayet edebilirsiniz teknik olarak ama bir sonuç çıkmaz.

işlerinizi halletmek için mümkünse bizzat giderek görüşün. içlerinden bir tanesi diğerlerine göre daha bilgili ve insancıldır mutlaka. ona denk gelmeye çalışacaksınız.


nrmnm
(29.09.20)
@nrmnm

Ne yazıkki bizzat kendim gidip, yüz yüze görüştüğümde bile aynı sorunu yaşıyorum. Asla bilgi alamıyorum. Ofise öğrenci girince 6 kişilik personel resmen kaçıyor. Ya telefonla konuşmaya başlıyor ya ofis dışına çıkıyor. Ne sorsam biz bilmiyorum bunlara hocalar bakıyor diye başlarından atıyorlar. Zaten en son gittiğimde de bir öğrenci ile tartışıyorlardı.


çirkeflik yapmaktan başka çaren yok, ısrarcı olacaksın, sıkıştıracaksın. aşırıya kaçarsan ters teper ama mazlum öğrenci olmayacaksın kesinlikle, yapışman lazım yakalarına. bıkıp senden kurtulmak istemeleri lazım.


Bruce
(29.09.20)
çok naif birisiniz. türkiye'deki bütün öğrenci işleri öyle zaten.


etmeyin şikayet falan başınıza bela alırsınız, sabırla gidin çözün sorununuzu. mailde yalan söyleyemezler, telefonu sallayın. yönetmeliği inceleyin. kanun kural memur ona bakar.


kveldulv
(29.09.20)
Naiflikle alakası olduğunu düşünmüyorum. Sadece bana doğru bilgiyi vermelerini bekliyorum. Bu arada belge talebim yok. Yani yerledinden kalkmayacaklar, kalem oynatmayacaklar, sadece aradığımda telefonda gerekli bilgiyi versinler.


Mail ile verdikleri bilgi ne yazıkki yanlış. Az önce telefonla konuştum başka fakülte böyle yapmış bizim fakültede de böyle olması lazım değil mi, ne yapmak lazım diye, benimle kavga ettiler. Telefonun arkasından resmen 3 çalışan bana laf yetiştirdiler. "Çok biliyorsa o fakülteye inansın, onların dediğini yapsın" diye bağıra bağıra bir sürü şey dediler. En son aklı başında olduğunu düşündüğüm bir çalışan telefonu alıp, sorularıma cevap verdi, başka fakültenin yaptığı doğruymuş. Aynı odadalar birbirlerinin dediklerinden haberleri yok.


sorun öğrenci işleri değil. ülkedeki insan kalitesi. devletteki bu tarz tüm memurlar aynı kafada zaten. başka bir yere de gitsen aynı insanlarla karşılaşacaksın. o yüzden bu bir alıştırma oluyor işte.


black mamba
(29.09.20)
ben de ders saydırmıştım, iki dersi otomasyona girmeyi unuttukları için az kalsın ders seçimini kaçıracaktım. bir de muafiyet tablosunu kaybetmişler, adamı inandırmak için iki gün uğraştım. herif muafiyet tablosunu görmeden inanmam dedi. ders seçimi bitimine saatler kala yapabildim. herif gayet rahat dalga geçmişti bir de benle. adamlar dünyaya yatmaya gelmiş. böyle mal mal işler işte. bence şikayet etmeyi dene. sonuç alacağını pek sanmasam da.


Öğrenci isleri her yerde aynı ya :) onlar artık otopark çetesi gibi olmuşlar. Çoğu işini doğru yapmıyor ama kimse de işinden olmuyor :)


superfluid
(29.09.20)
herkes yazmış zaten, bütün öğrenci işleri böyle +1.

yaz başında beni de delirttiler, twitter'dan hem rektörü hem enstitüyü etiketleyip tweet attım, rektörlük dönüş yaptı ilgileneceğiz diye, ondan bile sonuç çıkmadı.

bir de lisansta fakültenin öğrenci işleri yüzünden okulum uzayacaktı, bağırıp çağırınca fakülte sekteri ya da yardımcısı gelmişti de o beni dinleyip hallettirmişti.


mrtkp1234
(29.09.20)
Dekanlığa şikayet edebilirsiniz.


fezagezgini_4
(29.09.20)
Fakulte yonetmeligini al oku. Ezberle. Kredilerini vs ona gore ayarla. Ogrenci islerini arayarak ogrendigin bilgileri yonetmelikle kontrol et. Sozlu beyanlarin bir yaptirimi yok. Bu yuzden eger bir sorununun cozulmesini istiyorsan mutlaka dilekce yaz ve dilekcenin kopyasini al. Mumkunse evrak numarasini da al. Yarin oburgun okulun uzarsa ve dava acarsan lazim olur.


nax
(29.09.20)
(4)

Vefat eden birinin evindeki eşyalara ne oluyor?

Mesela tek başına yaşayan birisi vefat ettiğinde, evindeki eşyalar için tutanak tutulup satışı mı yapılıyor? Yoksa tanıdıkaları, akrabaları evden dilediği eşyayı alıp çıkabiliyor mu?
Mesela tek başına yaşayan birisi vefat ettiğinde, evindeki eşyalar için tutanak tutulup satışı mı yapılıyor? Yoksa tanıdıkaları, akrabaları evden dilediği eşyayı alıp çıkabiliyor mu?
akrabalara kalır.


jelly bear
(27.09.20)
anahtari olan varsa zaten sinsilik edip degerli ne varsa alir. ama kanunen mal 1. dereceden kan bagindan olanlara kalir. mesela senin cocugun yok ama yegenlerin var; yegenlerine kalir mal. kardesin varsa kardesine kalir vs.


Kimsesi yoksa hazineye kalıyor ve defterdarlık satıyor.kimsesi varsa mirası hakedenlerin oluyor.


duptıs
(27.09.20)
miras olarak önce alt soya kalır.
alt soy yok ise üst soya.


ankarakecisi
(27.09.20)
(7)

Kombi bacasını evin penceresine yerleştiren komşu için ne yapılabilir?

Başlıkta durumu tam anlatamadım. Oturduğumuz yerde binalar bitişik olarak inşa edilmiş halde. Bizim yanımızdaki binada oturan yan komşu doğalgaz/kombi bacasını tam bizim pencerenin önüne yerleştirmiş. Bacadan gelen tüm duman, koku bizim pencereden eve doluyor. Dairede oturanlarla konuştuk, düzeltmel
Başlıkta durumu tam anlatamadım. Oturduğumuz yerde binalar bitişik olarak inşa edilmiş halde. Bizim yanımızdaki binada oturan yan komşu doğalgaz/kombi bacasını tam bizim pencerenin önüne yerleştirmiş. Bacadan gelen tüm duman, koku bizim pencereden eve doluyor. Dairede oturanlarla konuştuk, düzeltmeleri için rica ettik ama hiç umurlarında olmadı. Hatta bizimkileri baya terslediler. Pencere açamıyoruz, balkonda oturamıyoruz. Zıbataya mı ulaşmak gerekir yoksa çevre ve şehircilik bakanlığına mı? Galiba işletmelerin baca şikayetlerine bakanlık bakıyor internette bakındım ama benzer duruma denk gelemedim. Bu şekilde apartman dairesindeki sorunu nasıl çözebiliriz?
Tam penceremin önündeki klima motoru yüzünden aynı durumdaydım, ilk önce komşuyu uyardım, baktım sallamıyor. Aynı gün belediyeye dilekçe ile (e-dilekçe) başvurdum. Belediyeden de şikayet kaydına ilişkin bildirim geldi, 14 gün içinde gerekli işlem yapılacaktır yapılmazsa şu şu numaraya bilgi verebilirsiniz dedi. Baktım ceza gelecek diye 2 gün sonra başka yere taşımış motoru daha da muhatap olmadım. İlk önce belediyeyi deneyin derim, zaten onlarlık bir şey olmayınca sizi yönlendiriyorlar şuraya şikayet edin buraya şikayet edin diye.


koskoca kirpi
(26.09.20)
@koskoca kirpi,çok teşekkürler yanıtınız için.


gaz dağıtım şirketine de şikayet edebilirsiniz, belli bir metre kuralı var yönetmelikte , ancak bazı şehirlerde eksik uyguluyorlar maalesef.


Motoruna atlet tıkayıp bu hayin düzene son verebilirsiniz.
Baca da olur tabi.


neymis
(27.09.20)
hocam yasal durumu ve mesafeyi falan bilmiyorum ama mutfağın camı tamamen bakıyorsa çaresiz oralardan bir yerden çıkacak gene. baştan proje çizilecek, kontrol edilecek, gaz açılacak vs. hem uzun hem de maliyetli olduğu için yanaşmıyorlardır muhtemelen.


Teşekkür ederim yanıtlarınız için. Komşu tesisatçılara bacanın yerini özellikle belirterek yaptırmış. Tesisatçı uyarmış komşuyu bu şekilde yapılmaz diye, ama komşunun isteği ile tam bizim pencere ve balkonun bitişiğine yapılmış. Pencereyi açınca burun burunayız baca ile. Yer açısından aslında sorunları yok. Başka yere koyabilirlermiş.


Bacadan gelen karbonmonoksit ters bir rüzgarda boğabilir sizi.


renegade
(27.09.20)
(13)

Doğum haritası hakkındaki düşünceniz nedir?

Son zamanlarda özellikle sosyal medyada astrologlar kişilerin doğum haritalarına bakarak geçmişlerini ve geleceklerini yorumluyorlarmış. Hatta bir astorloğun 2021 mart ayına kadar randevuları dolmuş. Randevu ücreti de 400 küsür liradan aşlıyormuş. Galiba oldukça fazla ilgi görüyor. Yakın çevremde i
Son zamanlarda özellikle sosyal medyada astrologlar kişilerin doğum haritalarına bakarak geçmişlerini ve geleceklerini yorumluyorlarmış. Hatta bir astorloğun 2021 mart ayına kadar randevuları dolmuş. Randevu ücreti de 400 küsür liradan aşlıyormuş. Galiba oldukça fazla ilgi görüyor. Yakın çevremde ilgilenen olmadığı için buraya sormak istedim. Doğum haritası hakkındaki düşünceleriniz nedir?

Bana biraz fal baktırmak gibi geldi. Ayrıntı vermeden, gelişi güzel genellemelerle yorum yaptıklarını düşünüyorum.
dünya 4,5 milyar, evren 13.5 milyar yaşında. ve evren genişliyor. bizim milkway de öyle.
ya da başka bir deyişle 8.5 milyar insanız şu dünyada. 12 ay var. her burca denk gelen 800 milyon insan.
bin yıl önce yıldızların yerleri de farklı konumlardaydı. yarın da öyle olacak.
o şarlatanlara söyle, ben hepsinin xxx:HNDOCÇTKMLYŞX
son söz. doğum haritanız bi işe yaramaz. "coğrafya kaderdir"


ankara06
(19.09.20)
linç gelecek şimdi :D


rose parks
(19.09.20)
buna inanan,ciddiye alan kişileri ciddiye alamıyorum


basond
(19.09.20)
Herkes ekmeginin pesinde, o yuzden pek kizamiyorum da ama aslinda bildigin dolandiricilik.

Ekleme: Dolandiricilik olmasinin yaninda 677 numarali kanuna gore suc (kanun maddesi: www.mevzuat.gov.tr). Bunun ustune eger vergisini odemiyorsa duble suc.


crown
(19.09.20)
Burçlara, ritüellere ihtiyaç duyanlar bana manipüle edilebilecek zayıf insanlar olarak geliyor. Parayla ders veren ve yorumlayanlara helal olsun diyorum. Silkelenmek isteyeni silkeleyeceksin.

Çalıştığım yerde herkes inanıyor. Az çok bilgi sahibiyim ben de meraktan çok baktım. Haritalarda zaten çok fazla bilgi var. Yok güneş burcu yok ay burcu yok hangi evde ne ne konumda vs illa bazı bilgiler uyuyor ama bu bilimsel olmadığını değiştirmez. 100 tane bilgiden zaten 10-15 tanesi tutar her türlü. Beni inandırmak için çok çabaladılar böyle sonra cahil ilan edildim lol.


jazzabel
(19.09.20)
Zamanında çalıştığım bir tv kanalında, bir astrolog hanım program yapıyordu.

Bana da doğum haritamı çıkarıp epey detaylı bakmıştı.

Nokta atış yapmasa da, şu tarihte bu olacak vs diye, genel hatlarıyla gayet de doğru anlatmıştı her şeyi.

Mesela eğitim hayatında çok fazla gelgitler görünüyor demişti. O yıl babam iflas edince, özel üni öğrencisi ben epey zor zamanlar yaşamıştım.

Kariyer hayatım için de aynısını söylemişti. Çok işe girip çıktım.

Sağlık için mesela gayet seyrinde demişti, soğuk algınlığım dışında hiç hastalık yaşamadım.

Hatırladıklarım bunlar.

Bence makul ama 400 lira vermeye değer mi, değmez. Çok inanıp, aşırı hayatınızı buna göre yönlendirmiyorsanız gerek yok.

Bir de herkes doğru okuyamıyor. Orada da iyi birini seçmeniz gerek.


makarnacanavari
(19.09.20)
buna inanan, ciddiye alan kişileri ciddiye alamıyorum +1

evrimagaci.org


kobuzchu kiz
(19.09.20)
Bir bitmedi burç muhabbetiydi, doğum haritasıydı vs. vs.

Bu işlere bu kadar fazla inanan olduğunu görünce çok hayret ediyorum. Bir de ciddi ciddi burç muhabbeti yapmıyorlar mı.


ahm1
(19.09.20)
Zaten astroloji muhabbeti yapan insandan uzaklaşırım, bir de bu işlere para veriyorsa (fal falan da dahil) tarikatlara para verenlerden, akp'ye oy verenlerden, telefon dolandırıcılarına para verenlerden, komunistlerden, düz dünyacılardan, no vaxçılardan vs... bir farkı yok benim için.


mirafiori
(19.09.20)
Şu corona döneminde bir astroloğun 2021 mart ayına kadar bütün randevularının dolu olduğuna inanmak astroloji'ye inanmaktan daha kötü.


Boş iş.


Hicbir sey dusunmuyorum. Buna inanan arkadaslarim, yilin belli aylarinin gelmesinden korkar duruma dusuyorlar. Koca koca, diplomali, doktorali insanlarin bunlarin pesinden kosmasi beni korkutuyor.

Dogum haritasidir, astrolojidir bunlar hakkinda hicbir sey dusunmuyorum. Dusunup, bos yere vaktimi almasini istemem.


buf-e kür
(19.09.20)
Yalandir.


karlmarx
(19.09.20)
(3)

Savcılığa suç duyurusu ve uzaklaştırma kararı nasıl alınabilir?

https://www.eksiduyuru.com/mobil/duyuru/1436404/bu-sorunlu-akraba-ile-nasil-bas-edilirDaha önce bu duyuruyu açmıştım. Ne yazıkki teyzem ve ailesi farklı numaralarla hem annemi hem beni hem kardeşimi rahatsız ediyorlar. Üstelik kardeşimin okuduğu üniversiteye gidip, hakkında bilgi almaya kalkmışlar.
www.eksiduyuru.com

Daha önce bu duyuruyu açmıştım. Ne yazıkki teyzem ve ailesi farklı numaralarla hem annemi hem beni hem kardeşimi rahatsız ediyorlar. Üstelik kardeşimin okuduğu üniversiteye gidip, hakkında bilgi almaya kalkmışlar. Ortada alacak verecek gibi bir borç durumu yok. Tamamen kadının ve ailesinin kıskançlığından ortaya çıkan bir durum var. En kısa zamanda nasıl uzaklaştırma kararı aldırabiliriz? Savcılığa suç duyurusunda bulunmamız için ne yapmamız gerekir? Elim ayağım titriyor sinirden ne yapabiliriz cidden bilmiyorum.
Geçen duyuruya da ben yazmışım hala bulunmadın mı suç duyurusunda. Derdini anlatan bir dilekçe ile ekine delillerinle (mesaj vs.) savcılık müracaat bürosuna başvur. Kapıda sor gösterirler zaten. Ama pazartesiye kaldı o iş. Benzer işlem polis karakolu ile de yapılır ama savcılık ile yapmak daha mantıklı


infernalcadre
(18.09.20)
@infernalcadre, annem kalp hastası. Onun istediği olanları görmezden gelmekti. Bu yüzden sadece sinirlenip, yerime oturmakla kalıyordum. Ama bugün böyle okula gittikleeini öğrenmek, yine farklı numaradan çok sayıda mesaj almak vallahi sabrımı taşırdı


Yapman gerekenler yukarıda belirtilmiş ancak benim değinmek istediğim nokta başka. Eğer annen kalp hastası ise bu tür resmi işleri annenden habersiz yapma derim. Annenle konuşup yap çünkü sonradan annenle aran bozulabilir ve onun için daha kötü olabilir.


(5)

Yetişkin kişinin hayali arkadaşının olması

Teyzemin 19 yaşındaki kızı, küçüklüğünden beri peluş oyuncaklarına karşı hayali bir arkadaş gibi davranıyor. Sanki canlılarmış gibi davranıyor. Kendi kendine onları konuşturuyor, kukla gibi. Bir yere giderken çantasında taşıyor. Teyzemde şaka gibi ama kızının davranışlarına eşlik ediyor, kızı bu oyu
Teyzemin 19 yaşındaki kızı, küçüklüğünden beri peluş oyuncaklarına karşı hayali bir arkadaş gibi davranıyor. Sanki canlılarmış gibi davranıyor. Kendi kendine onları konuşturuyor, kukla gibi. Bir yere giderken çantasında taşıyor. Teyzemde şaka gibi ama kızının davranışlarına eşlik ediyor, kızı bu oyuncakları konuştururken onlara eşlik edip konuşuyor. Kız çok başarılı bir üniversite öğrencisi, arkadaşları, iyi anlaştığı abisi ve ablası var. Birkaç gündür teyzemde kalıyorum. Bu manzara karşısında delirmek üzereyim, çok rahatsız edici. Rahatsız olmanın yanı sıra endişe ediyorum. Aile sanırım durumu umursamıyor ama 19 yaşında bir genç kızın bu şekilde davranması, bunu boşvermek garip geliyor. Psikolojik destek alması gerekmez mi? Ne yapılabilir?
Psikolojik rahatsızlıklara müdahalenin en önemli kıstası bunların kişinin günlük hayatında büyük zorluk yaratmasıdır. Başarılı bir üni. öğrencisiymiş, toplumun başarı kıstaslarından biri bu da. Bence kendisine zararı yoksa bir şey yapmaya gerek yok.

Belki de geçirdiği bir travma vardır ve o sebep olmuştur buna. Bu şekilde hayata tutunuyordur.


ryhmer
(13.09.20)
rhymer +1
umursamadıklarını sanmıyorum. takip ediyorlardır muhtemelen ama "normal" herkes için aynı olmak zorunda değil. zaten sisteme adapte olmuş bir birey.


not dark yet
(13.09.20)
Valla ben de video oyunlarima ve konsollarima evladim gibi bakiyorum, kiz cok da anormal sayilmaz bana gore.


basbayağı anormal bi durum bu. Kendisi ve ailesi bunu kabul etmedikçe bir şey de yapılamaz gibi.


ruby elixir
(13.09.20)
sen de görme geç.


tunaktunaktun
(13.09.20)
(6)

Korona hastaları tat, koku kaybını yavaş yavaş mı kaybediyor?

Hastalığı geçirmiş ya da çevresinde hastalığı geçirmiş olanların böyle bir gözlemi var mı? Sabahtan beri çok belirgin, ağır kokuları daha hafif, daha az hissetmeye başladım. Uzun süredir kullanmadığım parfümünü sıkınca kokusunu çok az hissettim acaba bozulmuş mu diye düşündüm, kahvaltıda masada haşl
Hastalığı geçirmiş ya da çevresinde hastalığı geçirmiş olanların böyle bir gözlemi var mı?

Sabahtan beri çok belirgin, ağır kokuları daha hafif, daha az hissetmeye başladım. Uzun süredir kullanmadığım parfümünü sıkınca kokusunu çok az hissettim acaba bozulmuş mu diye düşündüm, kahvaltıda masada haşlanmış yumurta vardı, normalde kokusuna asla dayanamam masada bırak oturmayı, aynı odada bulunamam, bugün kesik kesik ve çok daha hafif hissettim kokuyu, hiç rahatsız etmedi. Yani koku kaybımda tam kayıp yok ama azalma var. Yakın zamanda birkaç kez evrak işleri için üniversitede kapalı, nispeten kalabalık ortamda bulunmam gerekmişti ama bildiğim bir hasta temasım yok.

:(
Hayır en erken semptomlardan biriymiş, geçen bir doktor kendi covid pozitif sürecini anlatmıştı bulursam paylaşırım

Bir kalıp sabun kokladım ama koku hissetmedim demişti

Edit: twitter.com

"Koku duyusu çok erken kayboluyor. Ben test edince dehşete düştüm. Kocaman bir sabun kalıbından hiç koku gelmedi. Bunun dışında allodini (normal dokunma ile ağrı hissi) gibi birçok duyusal semptom gelişiyor." Şeklinde tweet


freebird5406_2
(06.09.20)
Sanırım bu durum farklı seyredebilir. Ben covit nedeni ile hastaneye yatirildigimda henüz bu duyular yerindeydi. Ertesi gün bir anda odanın iğrenç kokusunu almamaya başladım. Üstelik karşımda yatan amca yatağa bağlı yarı kendinde degil, altı bağlı ve sürekli bakım olamadığı için oda hep iğrenç kokuyordu


primetime
(06.09.20)
korona icin yorumum yok baska bir sey demeye geldim. alerji durumu varsa da olabiliyor koku ve tat kaybi bu arada. alerjik ataklarim costugunda ben ayni dedigin gibi yogun sıkmama ragmen parfumum dahil hicbir seyin kokusunu alamiyorum. alerjim yatistiginda ise koku hissim normale donuyor. tedbirli ol tabii ama hemen panige de kapilma derim.


in vino veritas
(06.09.20)
@in vino veritas

Haklısınız. Benim de aklımda alerjiden kaynaklı olabilir düşüncesi geldi. zaten alerjik bir yapım var ama daha önce bu şekilde koku hissimde azalma olmadı. Bu yüzden ister istemez endişelendim.


Yavaş yavaş kaybettim, 8 gün tamamen koku-tat alamadım. Koku ve tatın geri geldiği gün tekrar test yaptırmaya gittim negatife dönmüştüm. Kahve kokusunu alamıyorsanız bilin ki pozitif durumunuz devam ediyor.


Covid 19 tecrübemi yazayım ben de. temmuzda kas (özellikle bacak kasları), boğaz ve baş ağrılarım başladı. bu belirtilere üçüncü gün bir belirti daha eklendi. bir doktordan tıptaki adının allodini olduğunu öğrendiğim normal dokunma ile ağrı hissi...kızım omzuma dokunduğunda hissetmiştim ilk olarak. birkaç kez aynadan sırtıma, omuzlarıma bakma ihtiyacı hissetmiştim vücudumda yaralar mı çıktı acaba diye... ama görünürde hiç birşey yoktu. bu allodini 1-2 gün sürdü.şikayetlerimin arasında zaman zaman ishal olduğunu da eklemeliyim. şikayetlerimin üçüncü günü gecesi gittiğim hastanede tomografi çekildi ve temiz olduğu söylendi. mevcut şikayetler için serum verildi ve eve gönderildim. o gece rahat uyudum, sabah gayet dinç uyandım. ama covidin bana yeni bir sürprizi vardı. koku almıyordum. sirke, kahve, tütün, kedi maması, çamaşır suyu....koku duyumda sıfır algı...serumun bir yan etkisi mi acaba diyerek 2 gün bekledim. 2 gün sonra hastaneye giderek koku alamama şikayetimi beyan edince pcr testi yapıldı. sonraki gün öğle vakti ilçe sağlık müdürlüğünden aranıp sonucumun pozitif olduğu, karantina tebligatı, eve getirilecek ilaç v.s. konularda tarafıma bilgilendirme yapıldı. eve bırakılan plaquanil adlı ilaca başlayıp karantinaya girdim. ilaç haricinde c,d vitaminleri, propolis, pekmez, elma sirkesi gibi şeyler aldım. 14 gün sonra koku almama ve hafif baş ağrısı gibi şikayetlerimin devam ettiği gerekçesi ile kontrol testi talebinde bulundum. (normalde 14 günlük karantina sonrası bir şikayet yoksa tekrar test yapılmıyormuş) bu testin sonucu negatif olarak çıktı.
koku alamama şikayetim hala devam etmektedir. (45 gün oldu) bulaşması konusunda da şunu ifade edeyim. bu salgının ilk başından itibaren maske, temizlik ve diğer dikkat edilecekler hususunda azami dikkat gösterdim. ihmalkar davrandığım bir durum olmadı diye düşünüyorum. eve dışarıdan gelen market ürünleri, kargolar v.s. de dikkatlice temizlendi, bekletildi. bu süreçte toplu taşıma kullanmadım. ama kaynağını bilemediğim bir bulaşma oldu.


rukayka
(06.09.20)
(3)

Kısmi zamanlı öğrenci olarak çalışan, çalışmış olan var mı?

Üniversite öğrencisi olarak, 2019 Eylül'den beri part time ya da tam zamanlı iş arıyorum ama başvurularımın hiçbirine geri dönüş olmadı. İş deneyimim yok. Part time iş bulabilsem aslında çok iyi olur. Maaş, sigorta, yemek açısından avantajı var. Üniversitemin kısmi zamanlı öğrencilere iş imkanı var.
Üniversite öğrencisi olarak, 2019 Eylül'den beri part time ya da tam zamanlı iş arıyorum ama başvurularımın hiçbirine geri dönüş olmadı. İş deneyimim yok. Part time iş bulabilsem aslında çok iyi olur. Maaş, sigorta, yemek açısından avantajı var.

Üniversitemin kısmi zamanlı öğrencilere iş imkanı var. Haftalık max 15 saat çalışıp, ders programlarına göre çalışma saatleri belirleniyormuş. Sadece sigorta, yemek gibi artıları yok. Açıkçası daha önce çalışan birini bulamadığımdan işleyiş nasıl bilmiyorum. birde kampüsler kapalı olduğu için çalışma alanı tenha olacaktır bu da beni ister istemez tedirgin ediyor. Aylık galiba 400-500 arası ücret veriliyor. Harçlığımı çıkarabilecek bir iş bulabilsem yeterli benim için. Ama okulu aksatmamam lazım. Bu yüzden aranızda kısmi zamanlı olarak çalışmış ya da çalışmış tanıdığınız varsa nasıldı işleyiş?
Umarım soruyu doğru anladım. Üniversiteler dönem dönem ihtiyaç ya da hocalardan gelen talepler doğrultusunda açar. Benim gördüklerim de çalışılacak yer belirtiliyor zaten. ( siz detay vermemişsiniz diye yazdım belki görmüşsünüzdür ilanlarda)

Ben çalışmadım (okurken başvurmuştum bitanesine ama olmadı) ancak gördüklerim şöyle. Bir tanesi üniversite öğrenci işlerinde çağrı merkezinde idi. Arayan öğrencilerin sorularını cevaplıyorsunuz ekipte 8-10 öğrenci başlarında da bir memur. Bilmediğiniz şeyleri de memura soruyordunuz.

Gördüğüm başka bir iş üniversitenin bir araştırma merkezinde oradaki hocalara asistanlara yardım ediyordunuz daha teknik bir şeydi en azından mesleki olarak katkısı var.

Bir diğer gördüğüm bi bölümde bölüm başkanı talep etmişti, evrak işi, sektereter yoktu o ara bölümde onun yerine evrak işlerine öğrenci bakıyordu yardım ediyordu.

Bazen de yine hocalar talep ediyor labda yardım için.

Tenha olması daha iyi değil mi ? pek yoğun olmaz.

Bazı hocalar tam gelmesenizde haftalık max saati doldurmuş gibi imzalıyorlar bazıları gittiğin geldiğin saate dikkat ediyorlardı.


fezagezgini_4
(05.09.20)
@fezagezgini_4

Biz de okul danışmada, kütüphanede, evrak işlerinde çalıştırıyor. Hocalarla hiç alakamız yok.


Ben erasmus ofisinde çalışmıştım. Okul belirli dönemlerde şu alanlarda ihtiyaç var diye bir liste paylaşıyordu sitesinde. O birimle direkt konuşup, form doldurup başlamıştım.

Sınav zamanları ve derslerime göre çalışma zaman ve saatlerini ayarlıyordum yardımcı oluyorlardı. Benim için gayet güzel ve eğlenceliydi. Okula gitmeye bahanem oluyordu normalde gitmezdim.


jazzabel
(05.09.20)
(9)

Suriyeliler'in çok çocuk sahibi olmalarının nedenleri ne?

Az önce Dw Türkçe'de bir video izledim, savaş nedeniyle Suriye'den Almanya'ya göç eden üç çocuklu bir aile, Almanya'daki ilk yıllarında tekrar çocuk sahibi olmuşlar. Şimdi dört çocuklarıyla, anne baba çalışmadan devlet destekleri sayesinde yaşıyorlarmış. Videoda konuşan baba hala savaş psikolojisi y
Az önce Dw Türkçe'de bir video izledim, savaş nedeniyle Suriye'den Almanya'ya göç eden üç çocuklu bir aile, Almanya'daki ilk yıllarında tekrar çocuk sahibi olmuşlar. Şimdi dört çocuklarıyla, anne baba çalışmadan devlet destekleri sayesinde yaşıyorlarmış. Videoda konuşan baba hala savaş psikolojisi yüzünden tedavi gördüğünü, Almanya'ya gelene kadar ne kadar zorluk çektiğinden bahsetmiş. Bu şartlarda Almanya'daki ilk yıllarında çocuk sahibi olmalarını çok garipsedim. :/ Bana kalırsa çok büyük bir risk, evet maddi açıdan devletin desteği var ama çocuk yetiştirmenin zorluğu, anne baba olarak çocuğa yetebilmenin sınırı var. Şuan için Almanya'da mülteci olarak bulunuyorlar ama her an her şey olabilir tedirginliği yaşamıyorlar mı? Ya da daha az çocukla, daha iyi şartlarda çocuk yetiştirmeyi düşünmüyorlar mı?

youtu.be
orta doğu kültüründe -islam'ın da etkisiyle- çocuk sahibi olmak bir yük değil bir nimet olarak görülüyor. çocuk rızkıyla gelir gibi sözler var, duymuşsundur. bu adam için çocuk sahibi olmak çocuğun ve kalanların yaşayacağı zorluklara değer, çok eşelersen bunu söyler. ama eşelemezsen bunlar arasında bağlantı dahi kurmaz, ne alaka yav çocuk olmasa kıral gibi mi olcaz der.
suriye'ye gitmeye gerek yok bunun için aslında, anadolu'da sıradan bir aile de bu şekilde düşünüyor.


Jux
(31.08.20)
Valla çoğu kişi olayı o şekilde düşünmüyor. Onu da geçtim korunma olayını bilmeyen kişilerin yüzdesi de epey yüksektir.


Cinsiyetçi bir atasözü ama;
Zengin parasıyla fakir karısıyla oynar.

Ayrıca ortadoğu kültürü


Hallegadola
(31.08.20)
savaş psikolojisi. ayakta kalmak, görünür olmak için çoğalmak istiyorlar. bu sadece suriyelilere özgü değil, travma altında bir çok toplumda nüfus artışı olurmuş.


nzessia
(01.09.20)
İkinci dünya savaşı sırasında da doğum oranları hayvan gibi artmış diye okumuştum. Muhtemelen "ulan ölücez, soyumuz tükenmesin" tarzı bir içgüdü devreye giriyor.


Ne Icgudusu, ya bir sey olmaz kondomluyken bir zevk almiyorum, geri cekme yontemi akar seklindeki dusunce. Sonuc: icine akiyor.


baldur2
(01.09.20)
Hayatında insan içine çıkmamış tipler gelmiş sallıyor yine.

Tamamen kültürel. anadoluda herhangi bir insanın en fazla 3-4 kuşak öncesine gidin yine boy boy çocuk görürsünüz.

bu olay hala feodal çağdan falan da kalsa kültürel. nasıl anlatayım bilmiyorum da çocuk yapsam şöyle olur yapmasam böyle olur gibi bir düşünce yok. yetişkin olduğun günden elden ayaktan düştüğün güne kadar sağlıklı kaldıkça çocuk yapılıyor.

yani bu neden orta doğulu insanlar 20'li yaşlarının başında evleniyor? demek gibi bir şey. sorgulanamaz bir olay.

videodaki aile ise bu geri kültürü aşmaya çalışıyor gibi geldi. durumları düzeliyor, zaten sosyal devlet içinde kendine asgari ücretli iş alsa çocuk yardımlarıyla Türkiye'den 10 kat daha iyi yaşayacaklar.


patronaj
(01.09.20)
1 korunmuyorlar
2 ölüm riski artınca daha da çok çocuk yapılır evrimsel olarak.


turbo sadık
(01.09.20)
kondomun varlığından 28 yaşında haberdar olan bir arkadaş vardı.

ikincisi de sigortanız yoksa çocuklar sizin yaşam teminatınız oluyor.

üçüncüsü siyasi ajandalarının olması.

dördüncüsü biraz psikolojik. türkiye'de her darbenin arkasından nüfus patlaması yaşanmış.


beretta beretta
(01.09.20)
(3)

Merkezi yatay geçiş kayıt hakkından vazgeçme nasıl gerçekleşiyor?

İktisat bölümünün birinci sınıfını bitirdim. Ama bu bir sene bana çok zor geldi, kesinlikle yapabileceğim bir alan, bölüm değilmiş. Bu yüzden bu sene sayısal puanımla üç ayrı üniversiteye merkezi yatay geçiş başvurusunda bulundum. Başvuru yaptığım Gebze Teknik Üniversitesi'ne kayıt hakkı kazandım am
İktisat bölümünün birinci sınıfını bitirdim. Ama bu bir sene bana çok zor geldi, kesinlikle yapabileceğim bir alan, bölüm değilmiş. Bu yüzden bu sene sayısal puanımla üç ayrı üniversiteye merkezi yatay geçiş başvurusunda bulundum. Başvuru yaptığım Gebze Teknik Üniversitesi'ne kayıt hakkı kazandım ama asıl geçiş yapmak istediğim üniversite henüz sonuçlarını açıklamadı. Ben iktisatta asla devam etmek istemediğim için Gebze Teknik Üniversitesi'ne kayıt yaptıracağım. Üniversire kayıt yaptırdıktan sonra güz yarıyılı başlamadan önce kayıt hakkından vazgeçebilebileceğine, bu şekilde yatay geçişte kayıt hakkı kazanılan bir başka üniversiteye sorunsuz kayıt yapıldığına dair bilgi paylaşmış.

www.gtu.edu.tr

Gebze Teknik'e kayıt olduktan sonra, asıl istediğim üniversitede kayıt hakkı kazanırsam ve Gebze'de kayıt hakkımı iptal ettirip, asıl istediğim üniversiteye kayıt yaptırırken sorun yaşar mıyım? Bu iptal hakkının belli bir süresi var mı? Gebze Teknik kayıtları 4 eylül tarihinde bitirecek. Asıl istediğim üniversite ise sonuçları 15 eylül gibi açıklayacaktır.
Ek madde 1 kapsamında sadece bir yere geçiş yapabilir, oradan da eski okulunuza geri dönebilirsiniz. O dediğiniz senaryo mümkün değil.


armagan abanuz
(29.08.20)
@armagan abanuz

Teşekkür ederim yanıt için, peki aşağıdaki durum söz konusu olmuyor mu? Ben bu açıklamayı sadece Gebze Teknik'in sayfasında gördüm. Yani diyor ki eski okuluna dönünce kazandığın başka okula kayıt yaptırabilirsin. :/

MADDE 8 

(4) Bu Yönetmelik kapsamında geçiş yapan öğrencilerin yeni durumları, kayıt işlemi tamamlanıp, geçiş ve intibak işlemleri kesinleştikten sonra en geç 15 gün içinde Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı tarafından yükseköğretim öğrenci veritabanına (YÖKSİS) işlenir. (Ek cümleler:RG-21/12/2019-30985) İlgili yılda/dönemde yatay geçiş başvurusu kabul edilerek kayıt yaptıran ancak eğitim-öğretim dönemi başlamadan önce yatay geçiş hakkından vazgeçen öğrencilerin yatay geçiş işlemleri iptal edilir. Bu öğrenciler yatay geçiş yapmış öğrenci kabul edilmez ve yatay geçiş başvurusu yaptıkları yükseköğretim kurumuna geri dönerler. Bu öğrenciler yatay geçiş kaydını iptal ettirdikleri yıl/dönemde başka bir yükseköğretim kurumuna yatay geçiş hakkı elde etmeleri durumunda yatay geçiş yapabilirler. Bu durumdaki öğrenciler de bu madde hükümlerine göre yükseköğretim öğrenci veri tabanına (YÖKSİS) işlenir.


Kafam karıştı. Böyle bir madde eskiden yoktu sanırsam. Siz güncel merkezi yatay geçiş yönetmeliğine bir bakın. Ben de müsait olunca bakayım bi.


armagan abanuz
(29.08.20)
(1)

İstanbul'da uygun fiyata böğürtlen satan market biliyor musunuz?

Ahududu/frambuaz, yaban mersini, böğürtlen çok pahalıya satılıyor. :( 100 gramlık kutularının fiyatı 10 liradan başlıyor. Bunları daha uygun fiyatlara satan marketleri biliyor musunuz?
Ahududu/frambuaz, yaban mersini, böğürtlen çok pahalıya satılıyor. :( 100 gramlık kutularının fiyatı 10 liradan başlıyor. Bunları daha uygun fiyatlara satan marketleri biliyor musunuz?
Onların hepsi bi hâlden geliyor bence, o yüzden ucuza satılamıyor :(

Ormanlarda şimdi böğürtlen mevsimi, gidip toplayabilirsiniz :)


damba
(25.08.20)
(8)

Sıfırdan yazılım öğrenen birisi yazılım üzerine iş yapabilir mi?

Sıfırdan, internetteki eğitim videolarıyla yazılım öğrenen kişiler yazılım üzerine iş yapabilir mi? Burada bazen görüyorum, sıfırdan yazılım öğrenmek isteyenler nasış öğrenebileceklerini soruyorlar. Sıfırdan başlayıp ne kadar ileri gidebilirler?
Sıfırdan, internetteki eğitim videolarıyla yazılım öğrenen kişiler yazılım üzerine iş yapabilir mi? Burada bazen görüyorum, sıfırdan yazılım öğrenmek isteyenler nasış öğrenebileceklerini soruyorlar. Sıfırdan başlayıp ne kadar ileri gidebilirler?
herkes sifirdan basliyor zaten. hicbirimiz yazilim bilerek dogmadik :)


crucio
(20.08.20)
@crucio+1
Herkes sifirdan basliyor ancak sanirim senin sormak istedigin bu ise 'yazilimda deli para var abi, benim de bos vaktim var ogrenip hemen para kazanayim' mantigiyla baslayanlar.

Isin en teknik kisimlarini atlayip direkt rastgele bir programlama diliyle ise baslayanlarin en az 4/5i yarisinda birakiyor, kalanlarin 3/4 unun ilerleyebilecegi en buyuk olay okunmasinin, guncellemesinin oldukca zor olacagi orta olcekte birkac proje yapmak. En fazla %5 kadarlik bir kismi kendini gelistirmeye cabalayip diger kisimlara da agirlik vermeye basliyor. Onlarin da yarisi yolda pes ediyor. Isi ilerletenler max %2 falan oluyor.

Not: Oranlar son derece guvenilmez bir kaynaktan alinmistir.


Yapar. İlk başta çok kazanamaz belki ama yapar. Github’ını zenginleştirse yeter.


pass
(20.08.20)
Öğrenip yapabilir ama göründüğü kadar kolay bir iş değil ne yazık ki.

Başta bir 1000 saat falan harcarsa, belki junior seviyesinde iş bulabilecek kadar öğrenir. Junior seviyesinde maaşlar pek yüksek değil.

Ondan sonra 2-3 yıl hem iş yapacak, hem iş sonrası kendini geliştirecek, hem de iyi bir mentor bulacak. Ancak ondan sonra iyi bir iş bulabilir.

Piyasası güzel, iş var, imkanlar iyi. İşin kendisi de keyifli bence. Ama "internetten 3-5 video izler girerim ben bu işe" kadar kolay değil.


meslekte mektepli kadar alaylıda çok. benim eski patron 83-84'de mi ne üniversite turizmden mezun olmuş. yıllarca turdan otellere kadar bir çok yerde çalışmış. otel önmuhasebeye bakarken 92-93 gibi qbasic ile tanışıyor. 99'da internet sitesi ve basit programlar yaparken bir şirket kuruyor. hosting domain işi de yapıyor. (2004'de 19 yaşında ben başlamıştım yanında. anadolu teknik lisesi, yazılım çıkışlıyım. vbscript, klasik asp kodluyordum yanında) o sırada visual basic'de bir tur otomasyon yazılımı yapmıştı ve sürekli geliştiriyordu. o dönemlerde tur şirketinden euro cinsinden güzel aylık ödeme alıyordu. güzel bir evidir, arabasıdır krediye girip aldı. kızını özel üniversitede pilotajda okuttu (uçuş eğitimleri ciddi pahalı) yeni oğlu olmuştu sanırım onu da şimdi özel okulda okutuyor.

bu gördüğüm onlarca örnekten sadece biri. buna benzer çok hikaye var. unutmaman gereken değişime ayak uydurman artık ne visual basic ne de klasik asp kaldı. şimdi bildiğim kadarıyla c#, objective c, java, php falan yazıyor şimdilerde. ben 5 yıl yanında çalştım. 1 senede onun yanında öğrendiğimi okulda 4 senede öğrenememiştim. okul sadece temel atar. üstüne çıkmak senin elindedir.


phonex
(20.08.20)
olay tamamen potansiyel ile alakalı bence.

yeni bir dil yeni bir iş öğreniyorsun. elbet zorluk süreçleri olacak. bu işe devam etmek, sorun çözmek ve en önemlisi fikir üretebilmek önemli olan bence.

yatkınlığın yoksa bişi diyemem ama sıfırdan başlayıp bir yere gelemezsin, hele ki iyi olamazsın demek bence çok zalimce.


qxgviper
(20.08.20)
yazilim degil tasarim olarak soyliyim. sifirdan basladim. satis elemaniyken isi birakip bir kursa gitmistim. simdi uluslarasi bir sirkette tasarimciyim. tabi bu biraz sana bagli. benle beraber ayni kursa giden cogu kisi kari, kiz, muhabbet icin geldigi icin hala ayni isleri yapiyorlar. ben surekli hocalari darliyor, eve gelip tutorial izliyordum.


buenosdias
(21.08.20)
Teoride evet, pratikte binde bir falan çıkıyor böyle insanlar. Gerçekten kendini ispatlaması lazım çünkü birkaç adım geriden geliyorlar. Ciddi motivasyon, araştırma, istek, sabır, algoritma kurgulayabilme ve teknik seviyede İngilizce bilgisi gerektiriyor. Bu yeteneklere ve motivasyona sahip kişiler diplomasını alıp Türkiye, Avrupa, ABD vb. istediği yerde çalışır/çalışıyor. Alaylı ve çok yetenekli yazılımcılar evet var ama öyle abartıldığı kadar değil.

Kendi adıma 10 yıldır sektördeyim, bu tanıma uyan 2 yazılımcı biliyorum (gerçekten yetenekli ve becerikli arkadaşlar idi)


Lethe
(21.08.20)
(2)

İkinci üniversite ile işletme bitirmiş birisi yüksek lisans yapabilir mi?

İkinci üniversite programlarıyla işletme bitirmiş birisi, İstanbul ya da Ankara'da iyi bir devlet üniversitesinde yüksek lisans ardından doktora yapabilir mi? Hatta yurtdışında yüksek lisans için burs kazanma şansı olur mu? B vakıf üniversitesinde ücretli yüksek lisans yapmayı deneyebilir mi?Ben 201
İkinci üniversite programlarıyla işletme bitirmiş birisi, İstanbul ya da Ankara'da iyi bir devlet üniversitesinde yüksek lisans ardından doktora yapabilir mi? Hatta yurtdışında yüksek lisans için burs kazanma şansı olur mu? B vakıf üniversitesinde ücretli yüksek lisans yapmayı deneyebilir mi?

Ben 2018'de İstanbul üniversitesinin ikinci üniversite programına kayıt yaptırmıştım. 1 dönem okuduktan sonra kayıt yenilemedim. Acaba bitirmeye kalksam ileride bana avantajı olur mu diye düşünüyorum.

Ekleme yaparak bir soru daha sormak istiyorum, yüksek lisans için bu bölümü 6 senede bitirmiş olmam bir olumsuzluk yaratır mı?
-bitirir neden bitiremesin? ne alaka yani? okul sınırı mı var? kabul şartlarına ve puanlarına baksın gitmek istediği okulun.
-ne konuda avantaj? yüksekte bi avantajı olmaz. bıraksın. yükseğe giderken boşuna harç parası öder iki yerde kaydı var diye.
-olumsuzluk yaratmaz. kaç ortalamayla bitirdiği falan önemli. süreye pek kimse bakmıyor.

ben de ekleme yapayım, hala daha tr'de ne yüksek lisansı. gidin avrupada master bedava yerlere, deli misiniz? part time çalışır geçinirsiniz.


jimjim
(17.08.20)
iki örneğim var yanıbaşımda. ikisi de açık öğretim işletmeye ikinci üniversite olarak başladı ve sonra odtü'deki ilk lisans programlarını bitiremediler.
Sonra birisi kings college'da burslu yüksek yaptı ve ardından odtü'de doktora'ya başladı.
Diğeri de ardından endüstri mühendisliği yüksek lisansı yaptı ve doktora düşünüyor.


cursor
(17.08.20)
(7)

Daha önce grip aşısı oldunuz mu, bu sene olacak mısınız?

Sonbahar aylarına az kalmışken doktorlar grip aşısı yapılmasını tavsiye etmeye başladılar. Hem gripten korunmak hem de bu koronavirüse yakalanınca grip aşısı sayesinde hastalığın daha hafif etki edeceğini iddia ediyorlar. Anladığım kadarıyla kesin bir bilgi yok. Doğrusu bana pekte mantıklı gelmedi.
Sonbahar aylarına az kalmışken doktorlar grip aşısı yapılmasını tavsiye etmeye başladılar. Hem gripten korunmak hem de bu koronavirüse yakalanınca grip aşısı sayesinde hastalığın daha hafif etki edeceğini iddia ediyorlar. Anladığım kadarıyla kesin bir bilgi yok. Doğrusu bana pekte mantıklı gelmedi.


Ben daha önce grip aşısı olmadım, işe yarıyor mu bilmiyorum. Ama Koronavirüs için gerçekten işe yarıyor olabilir mi? Siz bu sene koronavirüs için grip aşısı olmayı düşünüyor musunuz? Ya da önceki yıllarda grip aşısı olmuş yararını görmüş, gribe yakalanmadım, grip olsamda etkisi çok hafif geçti diyeniniz var mı?

Ekleme: Zatürre aşısı içinde aynı şekilde yapılması öneriliyormuş. Zatürre aşısı olmuş, olmayı düşünenlerde duyuruya cevap yazarsa çok iyi olur. Teşekkürler.
25y sağlıkçıyım, normalde sağlık çalışanlarına öneriliyordu grip aşısı, olmuyordum. Geçirsem bile hafif geçerdi.

Bu sene işi şansa bırakmak istemiyorum, covid riskini grip ile artırmak istemiyorum, olacağım.


masseter
(16.08.20)
Çalıştığım şirkette her sene isteyenlere yapıyorlar, ben de bedava diye 10 senedir yaptırıyorum. Hiç hasta olmuyorum ama aşıdan mı, ben mi çok sağlamım bilmiyorum. Koronadan bağımsız olarak, bu sene yaparlarsa yine olacağım.


pati
(16.08.20)
Ben hic olmadim ama bu sene dusunuyorum zira bagisikligi zayiflatan herseyden kacinmak mantikli geliyor. Bu arada zatürre asisi da oneriliyor ama ondan cekindim biraz.


red g
(16.08.20)
toplamda 2 kez grip asisi oldum bu zamana kadar ve en agir gripleri de o iki sene gecirdim. o zamandan beridir grip asisi olmuyorum bu sene de olmayi dusunmuyorum zira hamileyim, asinin bebege en ufak bir etki yapma riskini goze alamam. zaten evden calisiyorum hatta evden cikmiyorum. grip mikrobu bulasamayacagindan sorun olmaz diye dusunuyorum.


in vino veritas
(16.08.20)
hiç yaptırmadım.
en son ne zaman grip olduğumu da hatırlamıyorum.
sanırım yaptırmayacağım.
hiç denenmemişi denemek için uygun bir süreç olduğunu düşünmüyorum.


blatta hiberna
(16.08.20)
Ben de yaptıramadım hiç. Bu sene de yaptırmam sanırım.


Genelde hep yaptiririm (unutmazsam vs)
Asi yaptirdigimda agir grip/solunum yolu rahatsizliklari gecirmiyorum.


kuehles blondes
(16.08.20)
(6)

Toplumda şiddetin arttığını, artacağını düşünüyor musunuz?

Son yıllarda sıkça kadınlara, çocuklara, hayvanlara şiddet olaylarını duyuyoruz bunlara ek olarak trafikteki en ufak tartışmalar bile silahla yaralanmalarla hatta ölümle sonuçlanabiliyor, aynı durum komşular arasında, sağlık çalışanlarına yönelik şiddette de geçerli. Şiddet olaylarının eskiye göre ç
Son yıllarda sıkça kadınlara, çocuklara, hayvanlara şiddet olaylarını duyuyoruz bunlara ek olarak trafikteki en ufak tartışmalar bile silahla yaralanmalarla hatta ölümle sonuçlanabiliyor, aynı durum komşular arasında, sağlık çalışanlarına yönelik şiddette de geçerli. Şiddet olaylarının eskiye göre çok daha fazla olduğunu hatta artacağını düşünüyorum.

Siz ne düşünüyorsunuz? Sizce önceden yaşadığımız toplumda şiddet olayları bu kadar çok muydu, yoksa hep böyleydi de sosyal medya sayesinde mi haberdar oluyoruz? Ek olarak, siz şiddet olaylarının artacağını düşünüyor musunuz?
Şiddet=Yoksulluk

Yoksulluk arttıkça şiddet de artar. Her geçen gün yoksullaşan bir ülkede şiddetin yaygınlaşması normal. Bu ülkede insanları iyiliğe sevk edecek "dışarıdan" hiçbir sebep göremiyorum.


alfred
(09.08.20)
Hep böyle miydi, bilmiyorum ama insanların birbirine sistematik bir şekilde uyguladıkları psikolojik şiddet son zamanlarda dikkatimi çekmeye başladı. İnsanlar genel olarak kaba, bencil, konforuna düşkün olmayı yegliyorlar gozlemledigim kadarıyla. Bu süreçleri doğuran nedenleri bilemiyorum, herkesin keskin bir tarafı var ve bunu göstermeye eskisi kadar çekinmiyor gibiler. Erkeğin kadına, kadinin erkeğe, bizden olmayana, farklı olana karşı koşulsuz bir yadsima söz konusu. Ben bu konuda büyük hayalkirikliklari yaşıyorum son zamanlarda. Zihinsel denetimin ortadan kalktığı durumlarda da iş fiziksel şiddete kadar varıyor olabilir. Trafikte ve internette insanların icinde birikmiş digerlerine duyulan emsalsiz öfkeyi ve horgoruyu çok net görebiliyorum. Yan yanayken, birbirlerimizin yüzlerine bakarken medeni olmak zorunluluğundan bu öfkeyi baskiliyoruz fakat kimsenin bize ulaşamadığını düşündüğümüz zamanlarda hiçbir kontrol mekanizmasina, filtreye başvurmadan olduğu gibi saliyoruz. Bu beni ciddi anlamda korkutuyor ve insanlarla iliskilerime etki ediyor.


Cocuklugumda yasadigim ilk travma evimize 15-20 dakika uzalikta olan bir evde yasanan tecavuz olayiydi. 5 kisi 15 yasinda bir kizi kaciirip 2 hafta boyunca tecavuz etmisti. ya 94 sonu,ya 95 basi). Bunu da aksam haberlerinde, ucuncu sayfa haberi verir gibi sunup gecmislerdi sadece. Su an boyle bir sey yasansa(benzerlerinde gordugumuz gibi) sosyal medya yikilir. Tahmin edeceginiz uzere boktan bir yerde gecti yani cocuklugum; neden yan baktin diye islenen cinayetler, adam kacirmalar, hirsizliklar vs bir ton olay var hafizamda.. Eskiden sadece yerel halk bilip, konusurken bunlari simdi sosyal medya sayesinde herkesin haber oluyor..

Kadinlarin bilinclenmesi sayesinde siddet haberlerini daha cok duyuyoruz., Yani eskiden oldugu gibi kocamdir, babamdir, ne yapsa yeridir demiyorlar neyse ki. Twitterdan vsden de olsa duyuruyorlar..

Ayrica 30 sene onceki nufusla simdiki arasinda daglar kadar fark var mesela. Ulke silme insan doldu, duze cikmadigimiz surece(yakin gelecekte pek mumkun degil gibi) artmaya devam edecegini gormek zor degil.

Eskiden hic boyle degildi, huzurlu bir ulkeydik diyenlerin korunakli bir cocukluk gecirdiklerini, sadece kendi cevrelerine bakip yakip genelleme yaptiklarini dusunuyorum..


bahele
(09.08.20)
bahele +1

Şiddet olaylari eskiden de vardi ama sosyal medya vb gibi mecralar yoktu ve kucuk bi gazete kosesinde yitip gidiyordu cogu.

Arti olarak nufus oranindan bahsetmis arkadas. Evet nufus artis orani ve sosyal medya birlesince su anki tablo cok daha karamsar gorunuyor ama bu her zamanki tablonun gorunur hali sadece.


msb
(09.08.20)
Duymuyoruz, medya onları gözümüze sokuyor. Bir artış ya da azalma olduğunu zannetmiyorum, sadce daha fazla sık ve kolay haberimiz oluyor


Bence hepsinden biraz var. Eski zamanlarda haber alma kaynaklari cok sinirli oldugundan dolayi cok fazla haberimiz olmayabiliyordu bazi seyler hakkinda. Yine de ben bu kadar cok oldugunu dusunmuyorum acikcasi. Simdi ise sosyal medya sayesinde her seye cok daha cabuk erisim imkanimiz var bu olaylari daha fazla duyulur hale getirdi dogrudur ancak diger yandan bence buna katki da sagladi.

Bence cesitli sebepler yuzunden bu tur olaylar kendi kendini besleme egilimine girmis vaziyette. Haber degeri olan seyler genelde alisildik olmayan, kotu seyler oldugundan dolayi degisik medya kanallari uzerinden surekli olarak kotu haberler pompalanmaya baslaniyor ve her yerde bunlari goruyoruz. Bu kadar cok maruz kalinan haberlerden, olaylardan sonra insanlar artik bisekil duyarsizlasma egilimine girebiliyor. Hal boyleyken bazi insanlar icin kotuluk siradanlasabiliyor. Siradanlastigi zaman da sayisini arttirmaya devam ediyor.

Diger besleme sekli de degisik. Misal @bahele nin dedigi ornekten yola cikarsak eskiden insanlarin duyarsizligi dissal faktorlerden dolayiydi. Yani cogu insan bu tur olaylardan haberdar olamadigi icin dogal olarak tepki de gosteremiyordu. Simdi ise artik duyarsiz kalmak istemeyen insanlar bile ne yapacaklarini sasirmis vaziyetteler. Tepki gostermek istiyorlar cunku cogu sey ancak gelen tepkilerden sonra yapilmaya baslaniyor ancak hangi birine tepki gostereceklerini de sasirmis vaziyetteler. En son onlar da istemsiz tepkisizlige giriyor. Onlar icin bile siradanlasabiliyor.

Normalde amaci sorun cozme olan kurumlar gorevlerini yerine getirmedigi muddetce de boyle sacma bir kisir dongu surekli olacak ne yazik ki.


(2)

Puan ile alışveriş sonrası iade nasıl gerçekleşiyor?

Garanti bankasının banka kartındaki bonuslarla gittigidiyor üzerinden alışveriş yapmıştım. Ben alışveriş yaptığımda puanların son kullanma tarihi 9 ağustostu. Bir masa lambası satın almıştım. Ürünün vidaları birbirinden farklı, ışık vermiyor, iade edeceğim. Ama bu iade tam olarak nasıl gerçekleşecek
Garanti bankasının banka kartındaki bonuslarla gittigidiyor üzerinden alışveriş yapmıştım. Ben alışveriş yaptığımda puanların son kullanma tarihi 9 ağustostu. Bir masa lambası satın almıştım. Ürünün vidaları birbirinden farklı, ışık vermiyor, iade edeceğim. Ama bu iade tam olarak nasıl gerçekleşecek? Alışverişin büyük kısmını puanlarla ödemiştim. Puanları iade mi ederler?

İnternette çok aradım ama net bir bilgi bulamadım. Bilen birisi yanıtlarsa çok sevinirim. Şimdiden teşekkürler.
Puanlar da iade oluyor. Nasıl ödediysen o iade olur yani.


ozdek
(07.08.20)
Valla migros sanal markette basima geldi gecenlerde puanli alisveristen bi kalem iade ettim tam urun tutari yatti bana geri puan falan yatmadi.


(2)

Bu sorunlu akraba ile nasıl baş edilir?

Teyzem, anneme ve diğer kardeşlerine karşı aşırı kıskanç birisi. Tüm akrabaları ile arası kötü. Hepsiyle kavga çıkardığı, bu kavgalar sırasında çok ağır hakaretler ettiği -hakaret ettiği kişinin eşine, çocuklarına da hakaret ediyor- için kimse onunla görüşmüyor. Annem de kendisiyle haliyle görüşmüyo
Teyzem, anneme ve diğer kardeşlerine karşı aşırı kıskanç birisi. Tüm akrabaları ile arası kötü. Hepsiyle kavga çıkardığı, bu kavgalar sırasında çok ağır hakaretler ettiği -hakaret ettiği kişinin eşine, çocuklarına da hakaret ediyor- için kimse onunla görüşmüyor. Annem de kendisiyle haliyle görüşmüyor. Bu kadının numarasını biz ailecek engelledik ama yakın zamanda eşinin numarasından hem anneme, hem bize hakaretler ettiği bir mesajı 'durduk yere' gönderdi. Annem teyzemin bu yaptıklarına alışkın olduğu için umursamıyor. Ama mesajlarda bana ve aileme ettiği laflardan, hakaretlerden ben çok rahatsızım. Aynı davranışı 6 ay öncede yapmıştı. Zaten sürekli numara değiştiren birisi,kendi numarasından olmasa eşinden ulaşabiliyor. Herhalde yakında çocuklarından ulaşabilir.

Ben cidden rahatsızlık duyduğum için olayı savcılığa taşımayı düşünüyorum. Bıktım çünkü. Artık uzaklaştırma mı verirler naparlar bilmiyorum. Ama laftan anlamıyor kadın. Bir tek yaşça büyük kızı var çekindiği, onunla konuşmayı düşünüyorum, 'annen bizi rahatsız etmeye devam ederse hakkında suç duyurusunda bulunacağım' diye.

Siz olsanız napardınız, ne tavsiye edersiniz?
Ver savcılığa gitsn. Hele içinde ölümle tehdit varsa tadından yenmez. Ama öyle uğraşamam filan deme, bir de cevap verme/sende hakaret etme.

Ceza davasını kazandıktan sonra bir de tazminat davası açarsın mis gibi parasını yersin.

Sakın unutma, her yeni mesaj yeni bir şans pardon suç.

Ama akıl hastası ayaklarına yatmasın bişey kazanamazsın sonra.

Edit: Burada; uğraşma, adalet şöyle böyle, takım elbise giyer ceza almaz filan diyecekler gelir birazdan onlara uyma.
Uzun sürer sonuç alman evet ama bi masrafın olmaz ceza davası için. Bi dilekçe (derdini yaz yeter ayrıntıya yardıma gerek yok) ekine de mesaj çıktıları.
Sonra max 3 kere ifade verirsin hepsi bu. Avukata filan gerek yok.

Tazminat davası için harç yatırman gerekir ama kazanılmış bir ceza davasıyla gidersen o tazminat davasını da kazanırsın. Ama tazminat davası için bi avukattan yardım almanı tavsiye ederim.


infernalcadre
(02.08.20)
Bir tek yaşça büyük kızı var çekindiği, onunla konuşmayı düşünüyorum, 'annen bizi rahatsız etmeye devam ederse hakkında suç duyurusunda bulunacağım' diye.

bu çok mantıklı hareket olur. köprüden önce son çıkış gibi...
bu işe yaramazsa şikayetçi olursunuz.


alicandan
(02.08.20)
(4)

Merkezi yatay geçiş üzerine ayrıntılı bir soru

Arkadaşım 2017-2018 yılında marmara üniversitesi gazeteceilik bölümüne kayıt olmuştu, burada iki sene boyunca hazırlığı geçemediği için ösym'nin yerleştirmesiile gazetecilikten kaydını sildirerek, marmara üniversitesinde sanat tarihi bölümüne kayıt oldu. Kendisine yeni öğrenci numarası verilmiş. Mer
Arkadaşım 2017-2018 yılında marmara üniversitesi gazeteceilik bölümüne kayıt olmuştu, burada iki sene boyunca hazırlığı geçemediği için ösym'nin yerleştirmesiile gazetecilikten kaydını sildirerek, marmara üniversitesinde sanat tarihi bölümüne kayıt oldu. Kendisine yeni öğrenci numarası verilmiş. Merkezi puanla-ek madde 1 ile daha önce yatay geçiş yapmadı.

Şimdi bu kişi merkezi puanla yatay geçiş yaparak marmara üniversitesi gazetecilik bölümüne kayıt olmak istiyor. Üniversitelerin yatay geçiş yönergesinde eğitim dili ingilizce olan bir bölüme kayıt olamaz diye bir bilgi yokmuş. Henüz marmara üniversitesinin öğrenci işlerine ulaşamadık ama gebze teknik üniversitesinin öğrenci işlerinden hazırlıkta başarısız olduğu için tekrar eğitim dili ingilizce olan bölüme kayıt yaptıramaz diye bilgi verdi.

Sizlerin bu konuda bilginiz var mı?
"burada iki sene boyunca hazırlığı geçemediği için ösym'nin yerleştirmesiile gazetecilikten kaydını sildirerek, marmara üniversitesinde sanat tarihi bölümüne kayıt oldu."

Ösym'nin yerleştirmesi ile kısmı önemli. Ösym'nin tek bir yerleştirme türü yok. Yeniden sınava girerek mi yerleştirildi yoksa hazırlık sınıfında başarısız olanların yeniden yerleştirilmesi ile mi? İlkiyse olur, ikincisinden emin değilim ama olmaması gerek.

Edit: Hatırladığım kadarıyla kardeşinizin ek madde 1 ile yerleştirilebilmesi için doğrudan YKS puanı ile kayıt olmuş olması gerekiyor. Yani daha önce de belirttiğim bölüm değiştirme yöntemine göre işler değişir. Ama merkezi puanla yatay geçiş (ek madde-1) üzerinden sadece 1 (bir) kez geçiş yapma hakkı var öğrencinin. Durum farklıysa yönergeye de bir bakayım.


armagan abanuz
(30.07.20)
Hayır, yeniden sınava girerek yerleşmedi. hazırlık sınıfında başarısız olanların yeniden yerleştirilmesi ile şuan mevcut bölümüne kayıtlı.

Marmara üniversitesi'ne mail göndermiş ama henüz cevap gelmemiş. Aynı konuyla ilgili gebze teknik üniversitesi, yatay geçiş yapabilir ama eğitim dili türkçe olan bölümlere kayıt olabilir demiş. Ama üniversite yönergesinde böyle bir koşul yok. :/


Üniversite yönergesi değil de ek madde 1 üzerinden işlem yapılıyor. Oradaki koşulları bir inceleyip yarın döneyim size.


armagan abanuz
(30.07.20)
kaydı silinen yere tekrar kayıt yaptırmak mı istiyor yani?

merkezi puanla yatay geçişin kuralları, üniversitelerin kendi yatay geçiş yönergelerinden bağımsızdır. merkezi puanla yatay geçişin her türlü kural, tarih ve kontenjanını yök belirliyor. üniversitelerin bunda değişiklik yapma şansı yok.
sizin açınızdan yök'ün kuralları belli:

madde 18: Öğretim dili Türkçe programdan tamamen veya kısmen yabancı dilde eğitim yapan programlara geçişte öğrencinin yabancı dil şartını sağlaması gerektiğine, hazırlık sınıfında veya birinci sınıfta geçiş yapmak isteyen öğrencilerin yabancı dil şartını sağlamaması durumunda yabancı dil hazırlık eğitimi almaları gerektiğine,


bir de 19. madde var, o sizin için işi biraz bozuyor:
madde 19: Hazırlık sınıfında başarısız olan ve halen yükseköğretim programında kayıtlı olan öğrencilerin de söz konusu madde kapsamında şartları sağlamaları halinde diğer yükseköğretim kurumlarının programlarına başvuru yapabileceklerine, ancak öğretim dili yabancı dil olan programlarda öğrencilerin tekrar hazırlık sınıfı eğitimi alamayacağına, öğretim dili yabancı dil olan programlara başvuran öğrencilerin başvurdukları yükseköğretim kurumunun yabancı dil muafiyeti için aradığı TOEFL vb. belgelere sahip olması veya yükseköğretim kurumunun yapacağı yabancı dil sınavından başarılı olması gerektiğine, yabancı dil şartını sağlayamayan öğrencilerin sadece öğretim dili Türkçe programlara başvuru yapabileceklerine, öğretim dili yabancı dil olan programların hazırlık sınıfında başarısız olan öğrencilerin kayıtlarının silinmesi durumunda ise şartları sağlamaları halinde Ölçme, Seçme Merkezi Başkanlığı tarafından yapılan yabancı dille eğitim yapan yükseköğretim kurumlarında Yabancı Dil Hazırlık Sınıfında başarısızlık nedeniyle başarısız olan öğrencilerin, öğretim dili Türkçe olan programlara yerleştirilmelerine ilişkin esaslardan yararlanabileceklerine,

www.yok.gov.tr

eğer arkadaşınız sanat tarihi bölümüne kayıt olduysa, numarası olduğuna göre olmuş, siz artık marmara hazırlık kısmını hiç karıştırmayacaksınız. başvuru sıırasında teslim edeceğiniz belgeler arasında gazetecili transkripti vs vermeyin. yerleştirme puanının olduğu belgede gazetecilik görünecek ama o belgede sadece puan koşulunu karşılayıp karşılamadığına bakılıyor, nereye yerleşmiş olduğuna bakılmıyor. vereceğiniz öğrenci belgeleri sanat tarihi böümünden olacağı için kimse hazırlıktan kalmış geçmiş kısmını göremez. dolayısıyla başvuru yapabilir.

not: sanat tarihinden alacağı belgede mutlaka "Merkezi puanla daha önce yatay geçiş yapmadı." ibaresi olsun.


halanne
(31.07.20)
(14)

Kyk kredisi almak mantıklı mı?

Çevremdeki çoğu arkadaşım ihtiyaçları olmadığı halde kyk kredisi alıyorlar. Parayıda keyfi şeylere harcıyorlar. Geri ödemesi içinde "Ne olacak öderiz." diyerek sanki çok küçük bir miktar ödeyeceklermiş gibi davranıyorlar. Kyk kredisini geri öderken taksitleri mi çok avantajlı? Bu rahatlık nereden g
Çevremdeki çoğu arkadaşım ihtiyaçları olmadığı halde kyk kredisi alıyorlar. Parayıda keyfi şeylere harcıyorlar. Geri ödemesi içinde "Ne olacak öderiz." diyerek sanki çok küçük bir miktar ödeyeceklermiş gibi davranıyorlar. Kyk kredisini geri öderken taksitleri mi çok avantajlı? Bu rahatlık nereden geliyor?
ögrenciyken insan biraz daha rahat olmak istiyor. tiyatroya sinemaya gitmek,akşam dışarı çıkmak. her türlü durum için aileden para istemekte olmuyor. dolayısıyla kredi bu tarz durumlarda rahatlık sağlıyor.

ben ögrenciyken almıştım kredi. daha geri ödemeye başlamadım ama pişman da değilim çektiğim için. Şu an çalışıyorum kazanıyorum paşa paşa da ödeyeceğiz sorun yok.

Ailen yeterince para gönderiyorsa gerek duymayabilirsin o ayrı.

geri ödeme için çok avantajlı bir şey yok. yine çektiğin şekle yakın bir düzende ödeyebiliyorsun aylık 300-400tl taksitlerle.


ayin yazari
(30.07.20)
Aileden her ay eğlence için 500 lira alamayacakları için mantıklı gelip alıyorlardır. Benim ihtiyacım vardı o para olmasa okumam zordu aldım. 17 almışım 28 geri ödemesi duruyor aldığımdan fazla faiz ödeyeceğim neredeyse.


bahoho
(30.07.20)
ben son iki yil almistim. odemesi daha kolay oldu. aslinda ise girsen odersin ama ise girmek zor.


durgunfoton
(30.07.20)
bugün kadın olsam ve eşime ödettiğimde rahatsız olmaz isem anında alırım bir tane enayi bulur ona ödetirdim. böyle bir imkanım var iken almamak aptallık olur.



erkek olarak bu borcu olan birisi ile evlenseydim çalışıyorsa ona ödetirdim çalışmıyorsa ise düğünde takılan takıları bozarak bu borcu öderdim. Çünkü ben yarım enayiyim.


sivrisinek
(30.07.20)
kesinlikle mantıklı değil. bankadan kredi alsan daha insani ödeme planı çıkartırlar.
eğer çok ciddi anlamda maddi sıkıntı yaşamıyorsan hiç bulaşma.

bu işin kadını erkeği yok. aksini söyleyen arkadaşları dikkate almayınız.


foolrules
(30.07.20)
mantıklı.

2011 Yılı: 240 TL

2012 Yılı: 280 TL

2013 Yılı: 280 TL

2014 Yılı: 300 TL

2015 Yılı: 330 TL

yıllarında aldım. şuan 319 ödüyorum. bu 5 yılın kabaca ortalaması 286 TL. mezun olduktan 2 yıl sonra başlıyorsunuz ödemeye. hatta y.lisans yaparsanız vs erteleyebiliyorsunuz. bu ülkede bu enflasyon olduğu sürece mantıklı. o zamanki 300 tl ile şimdiki 300 tl'nin değeri aynı değil. bu şekilde düşünmek lazım.


fezagezgini_4
(30.07.20)
İhtiyacın var ise mantıklı falan demiyeceğim ihtiyaç ise konu mecbur alıncak zaten, mecburiyette pek mantığa bakılmaz.
Eğer gezmek tozmak içinse Alınmamalı, haftada 1 canlı müziğe gidilcek diye o paranın altına yatılmaz, he ben aldığım parayla evropayı gezeceğim dersin ( tabi gezebilirsen) o ayrı


paramolacak
(30.07.20)
kyk kredisinden bihaberim herhalde
ben krediyi aldığım dönemde bankanın değil dikkat merkez bankasının açıkladığı oran %12,25miş.

Ben parayı bugün alıp tam 3,5 yıl sonra ödemeye başlayacağım ve taksitleri gününde ödersem bana maliyeti tam 4 yıl sonra bana maliyeti yıllık %0,90 olacak gelmişim banka daha insaflı diyeceğim

önce kyk kredisinin ne olduğunu araştırmakla başlamak lazım yorum yapmadan önce


sivrisinek
(30.07.20)
ak parti oncesi karanlik donemde kyk kredilerinin faizleri zirt pirt affediliyordu ve yuksek enflasyon yuzunden bir krediden cok bir burs gibi algilaniyordu. Bu yuzden toplumda bu konuda hala kirilamayan garip bir algi olstu.

Senin arkadaslarina gelirsek: Klasik 10 dakika sonrasindan otesini goremeyen anlik yasayan insanlarmis. Sonra gelip kyk borclari affedilsin diye ekside agliyorlar bir kismi.

Zorunluluktan kredi alan gariban ogrencileri disarida tutarim. Keske ulkedeki burs sistemi daha iyi olsa da okumak isteyen fakir ogrenclier rahat rahat okusa.


cleric
(30.07.20)
Zamanında ödemeye başlamazsan eğer faizi epey yüksek oluyor. Ben kendi kedimi issizlik sebebi ile bir yıl ertelemeye çalıştığımda %25 faiz hesaplamıştı.


Haldamir
(30.07.20)
çok ihtiyacın varsa al. tiyatroya gitmek için ben almazdım. (ailemin durumu vardı ama ailemden de çok kısıtlı para aldım) 18den sonra aldığım her para bana zul gibi geldi zaten. bir an önce çalışıp kendi paramı kazansam diye baktım olaya. bi de genel olarak krediyi faizinden çok getiri elde edeceksem almak lazım diye düşünüyorum.

sözün özü, eğlence için alıyosan borcun artıyor değmez, ihtiyacın varsa zaten kredi almaktan başka çaren yok inşallah ileride işe girer ödersin diye sözü bitireyim.


lycoxin
(30.07.20)
kyk almadan okumaya devam edemeyecek durumda isen al, aksi takdirde hiç kimseye kyk almasını tavsiye etmem. ben 2010da aldım 2017'de vergi faizi affından yararlanıp aldığım parayı geri faizsiz ödedim. 7 senede faizi aldığım paranın 2 katına çıkmıştı.


nahtoderfahrung
(30.07.20)
2010 da başladım. e-devlette 2011 gözüküyor. ama elden para almıştık şubeye gidip. 2-3 aylık onu hatırlıyorum.

bana 5 senede toplam 15.270,00 TL ödenmiş devlet tarafından. prnt.sc

şimdi geri ödemelere baktığım zaman ( 2 ay üst üste ödemeyi geciktirdiğim için vergi dairesine düştü).

son taksiti ocak 2022de ödeyeceğim. prnt.sc

46 taksit gözüküyor ama 46dan daha fazla, 46 muhtemelen vergi dairesine düştüğü zamandan itibaren. (çünkü ilk ödemeye başladığım 2017 yazından sonra 2018 kışı gibi ödemeyi unututm şubat-marttı) neyse.

ödemeye başladığım tarih ilk ekran görüntüsünde gördüğünüz temmuz 2017.
son taksit ocak 2022. kaç ay var. 4 sene + 6 ay = 54 taksit. (319*53)+350= 17.250

aldığım toplam 15.270
ödeyeceğim=17.250

hesap hatası ya da atladığım bir şey yoksa durum böyle. taksitler hep sabitti ondan eminim.

ya benim zamanımda faiz azdı. ya da şimdi arkadaşlar matematik bilmiyorlar.

2014de aldığım 300 tl ile 2017de ödemeye başladığım 300tl aynı değildi. Ülkemizde ki enflasyondan dolayı. benim ifade etmek istediğim budur.

edit: tabii şu da var, fakirleşiyoruz yıldan yıla. 5 sene önceki gibi değil hayat. şuan alıp ödemek daha zor olabilir. onu da göz önünde bulundurmak lazım. ve dediğim gibi şuan faiz hesaplamaları nasıl bilmiyorum. ben kendi aldığım zamanın yorumunu yaptım. gayet mantıklı bir hareket yapmışım.

edit2: galiba benim aldığım zaman faizler daha azdı.

www.hesapkurdu.com şu site aracılığı ile hesapladım. e-devletteki veriler doğrultusunda. aynı hesabı çıkardı.

prnt.sc

hesaplamak isterseniz bu site doğru hesaplıyor.


fezagezgini_4
(30.07.20)
Ben okurken 400 lira üniversite bursu, 350 lira özel bir kurumdan başarı bursu bir de kyk aliyordum (2010-2015 arasi).
Hayat bana güzeldi vallaha, catir catir partilerde gezmede tozmada harcadim. Aileme de yük olmadim.

Simdi sapina gelirsek; ben yurtdisinda calistigimdan bana koymuyor ayda 47 euro mu ne yolluyorum babama. Ama siz o acilan dandik universitelerden mezun olup sonra bim'de ise girmeye calisacaksaniz o zaman size kesin zor gelecek ödemesi.
Kısacası geri ödeme kismi göreceli, benim maasimin yüzde 1.8'i, bir çok düz mezun kişinin yüzde 14 maaşı.


logisticsmanager
(30.07.20)
(1)

Daad yaz okulu bursu hakkında bilgisi olanlar var mı?

https://www.google.com/url?sa=t&source=web&rct=j&url=http://cdt.bilkent.edu.tr/ondaf/yazokulu.pdf&ved=2ahUKEwjcxp_Xi-7qAhVJ6RoKHdPfD8YQFjAJegQIBhAB&usg=AOvVaw0Jp7ay-Yo-Bret2DdZoeTg Kısıtlama : o Lisans : 2. ve 3. sınıf Yukarıdaki broşürde üstte yazdığım kısıtlama var. Bunu tam olarak anlayamadım. Li
www.google.com

Kısıtlama :
o Lisans : 2. ve 3. sınıf

Yukarıdaki broşürde üstte yazdığım kısıtlama var. Bunu tam olarak anlayamadım. Lisans 2. ve 3. sınıf öğrencileri başvuramıyor mu? Yoksa sadece 2. ve 3. sınıf öğrencileri mi başvurabiliyor?

Ek olarak bu programa katılan varsa, artılarını ve eksilerini benimle paylaşabilirse çok sevinirim. Teşekkürler.
Brosürü acmadim ama ben 2. siniftayken basvurmustum, 2. siniftan 3. sinifa gectigim yaz da 1 aylik dil kursuna gitmistim. (Yil 2016)

1 aylik program oldugu icin cok buyuk bir artisi ya da eksisi yok. Bir ay boyunca Almanca pratik yapabileceksin, verdikleri para dil kursu, sigorta ve cogunlukla da kalacak yeri karsiliyor. Bunlar guzel seyler. Eksisi iste cep harcligi masrafi olur heralde.


dusunemedim
(27.07.20)
(9)

Pandemi sürecinde yalnızlaştınız mı?

Pandeminin özellikle evden çalışmaya başlayanları, üniversiteleri online eğitime geçen gençleri yalnızlaştırdığını düşünüyorum. Sonuçta ne iş ne de okul arkadaşlarımızı göremiyoruz. Kendi adıma konuşmam gerekirse, ben çok yalnızlaştım. Mart ayında okullar kapatılana kadar güzel güzel zaman geçiriyor
Pandeminin özellikle evden çalışmaya başlayanları, üniversiteleri online eğitime geçen gençleri yalnızlaştırdığını düşünüyorum. Sonuçta ne iş ne de okul arkadaşlarımızı göremiyoruz.

Kendi adıma konuşmam gerekirse, ben çok yalnızlaştım. Mart ayında okullar kapatılana kadar güzel güzel zaman geçiriyordum. Şimdi ise hiçbir arkadaşımla görüşemiyorum. Hepsi memleketlerine döndüler. Böyle sanki aramıza yıllar girmiş gibi hiçbiriyle telefonla konuşasım, mesaj yazasım gelmiyor. Çok kötü hissediyorum kendimi.

Sizin durumunuz nasıl, kendinizin ya da çevrenizdekilerin pandemi sürecinde yalnızlaştığını düşünüyor musunuz?
Hep yalnızdım. Değişen bir şey olmadı. İlk zamanlar çalışamamak, evde oturmak zor geliyordu. Şimdi onu da kabullendim.


Ben yalnızlaştığımı düşünüyorum. Kurslarım devam ediyordu, pandemi çıktı yarım kaldılar. O üzdü beni mesela çünkü iyi kötü sosyalleşme ortamı oluyordu. Yakın arkadaşlarımla da sadece parka çıktık birkaç kez. Şu virüs çıktı çıkalı eski tadı yok çoğu şeyin benim için..


Valla ben pek yalnızlaştığımı düşünmüyorum. Mecburi olarak birçok şeyden yoksun kaldık, planlar yerle bir oldu ancak yine de katkısı da oldu bazı şeylere.


Ben tek başına da arkadaşlarıyla da bakir geçirmeyi seven bir insanım. Tek başıma bile çıkıp gezemememek bile olumsuz bir etki yarattı bende. Sürekli konuştuğum insanlar var ama kimsenin hayatında bir şey olmuyor, bir süre sonra konuşacak konular da kısır döngüye girecek diye sıkça konuşamıyorum.


vakit*


Yoo yalnızlaşmadım(k), zerre değişen bir şey olmadı.


akmina
(20.07.20)
sanırım ben yalnızlaştım.

haleti ruhiyem çok değişti. insanlarla birlikte olmaktan, arkadaşlarımla zaman geçirmekten keyif alsam da, insanların hemen gidebileceğini ve onlar olmadan da var olmaya devam edeceğimi kabullendim. bu lafları hep diyoruz, hep bildiğimiz şeyler ama bu süreçte tecrübe etmiş oldum.

arkadaşlarımda da benzer şeyler olduğunu düşünüyorum. yalnızlaşmak doğru bir ifade mi emin değilim ama kendimle daha iyi anlaşmaya ya da başkalarının nazını eskisi kadar çekememeye başladım. elbette bunda yaşın getirdiği bir şey de olabilir ama 4-5 aylık süreçte olduğu için yaştan ziyade virüs sürecine bağlıyorum.


biseysorcaktim
(20.07.20)
Mecburi bir yalnızlık yasadim tabii ki herkes gibi ama bu süreç içinde biz arkadaşlarımızla iletisimimizi hiç koparmadik; bol bol konuştuk, yazıstık. Zaten bu bağların koparilmamasi sayesinde biraz daha rahat atlatabildim.

Ama en çok özlediğim sey bir cafede ya da yeşil bir alanda arkadaşlarımla oturup saatlerce konuşmak, gülmek, eğlenmek. 3 aya yakın süre erkek arkadaşımdan başka kimseyi görmedim. İlk arkadaşımızi gördüğümüzde bir an için 'sonunda gerçekten yaşanıyor mu bu?' diye düşünmüştüm.

Velhasıl bireylerin yalnız kalabilme kapasitesi önemli olsa da sosyal çevremiz ile birlikte varoldugumuzu, gelistigimizi bir kez daha öğrenmiş oldum. İyi ki varlarmis diyorum.


fraise
(20.07.20)
bana hiç koymadı. tek canımı sıkan her yerin kapanması oldu.


tavish11
(20.07.20)
(5)

Ağızda uyuşukluk hissi yaratan bir gargara vardı adı neydi?

Gargara yapıldığında böyle ağızda uyuşukluk hissi yaratan bir ilaç/gargara vardı. Ama ismini hatırlayamadım. Hatırlayan ya da bilen varsa gargaranın ismini yazabilirse çok sevinirim. Teşekkür ederim şimdiden.
Gargara yapıldığında böyle ağızda uyuşukluk hissi yaratan bir ilaç/gargara vardı. Ama ismini hatırlayamadım. Hatırlayan ya da bilen varsa gargaranın ismini yazabilirse çok sevinirim. Teşekkür ederim şimdiden.
kloroben? listerin?


angina pektoris
(19.07.20)
listerin


freebird5406_2
(19.07.20)
Kloroben veya andorex


Farhex'i diyorsun bence. Geçen diş doktorum yazdı, benzer bi etki yaratıtor.


nhk ni youkosu
(19.07.20)
Tantum Verde


megalomaniac
(19.07.20)
(1)

İkinci üniversite progranlarını erken bitirme imkanımız var mı?

İstanbu Üniversitesi, Eskişehir Anadolu Üniversitesi'nin ikinci üniversite programları var. Önlisans bölümleriyle alakalı aklıma takılan bir şey var. Sanırım burada ders saydırabiliyoruz ve yaz okulu var. Buna göre iki senelik önlisans bölümlerini bir sene içersinde bitirme imkanımız oluyor mu?Yani
İstanbu Üniversitesi, Eskişehir Anadolu Üniversitesi'nin ikinci üniversite programları var. Önlisans bölümleriyle alakalı aklıma takılan bir şey var. Sanırım burada ders saydırabiliyoruz ve yaz okulu var. Buna göre iki senelik önlisans bölümlerini bir sene içersinde bitirme imkanımız oluyor mu?

Yani merak ettiğim tam olarak şu,2020 Eylül'de kayıt olup, ders saydırıp, yaz okulu ve güz ve bahar döneminde alınan derslerin hepsinin verilmesi ile Ağustos-Eylül 2021'de mezun olunabilir mi?
1 değil de 1buçuk senede bitebilir. ilk dönem sadece verilen dersleri alabiliyorsun çünkü. ikinci dönem kredi yeterse üstten birkaç ders alabilirsin. yaz okulunda da 2. yıl 2. dönemin kalan derslerini alıp ilk dönemi okuyarak mezun olunabilir.


hadsafhada
(15.07.20)
(9)

İtalya'da üniversite okuyabilme imkanı yakalamak bu kadar kolay mı?

https://youtu.be/q5O7mQ957TYBugün üstteki videoyu izledim. Bir genç Türkiye'deki üniversitesini yarıda bırakıp, İtalya'da til-i denilen, bizdeki üniversite sınavına benzer bir sınava girip, ardından burs kazanarak İtalya'da okumaya ve yaşamaya başlamış. Maddi sıkıntı yaşamamak için ara ara bileklik
youtu.be

Bugün üstteki videoyu izledim. Bir genç Türkiye'deki üniversitesini yarıda bırakıp, İtalya'da til-i denilen, bizdeki üniversite sınavına benzer bir sınava girip, ardından burs kazanarak İtalya'da okumaya ve yaşamaya başlamış. Maddi sıkıntı yaşamamak için ara ara bileklik sattığından bahsetmiş.

Belki ben yanlış düşündüm, ama bu kadar kolay mı Avrupa'da üniversite okuma şansı bulmak?
Evet, hatta normalde oraların üniversite sınavına girmene bile gerek yok. Burda herhangi bir üniversitede ilgili bölüme yerleşince Almanya'da aynı bölümlere başvurabiliyorsun mesela. top 10 harici okulları neredeyse 100% kabul oranıyla şartları sağlayan herkesi alıyor başvuran.


king lizard
(11.07.20)
isvicre icin konusayim; turkiye'de universitenin ilk iki yilini okuduktan sonra, fransizca/almanca/ italyanca dillerinden birini de b2 seviyesinde biliyorsaniz (universiteye gore) , finansman da saglayabildiginizi kanitlarsaniz bir dosya ile basvuru yapiyorsunuz. Kabul alirsaniz egitime orda devam ediyorsunuz ki boyle baslayip gelen cok insan gordum.


fraise
(11.07.20)
"bu kadar kolay mı Avrupa'da üniversite okuma şansı bulmak?" diye sormussun, cevabi kesinlikle hayir. Avrupa'daki butun ulkelerde durum boyle degil. Bu italya'ya ozel bir durum olabilir en iyi ihtimalle. Ornegin isvicre orneginde muhtemelen senelik 15bin euro eslenigi civarinda sadece universite harci odemek gerekir, ulkenin pahaliligini gectim.


hot potato
(11.07.20)
evet.

avusturya ile almanya turk yuksek lisans ogrencisi mezarligi gibidir. uauhdusahda.


baldur2
(11.07.20)
Gitmesi cok kolay, ozellikle finansman gosterebiliyorsaniz.

Cogu kisi bitirmeden hatta bazilari dil kursu kismini gecip baslayamadan baba parasi ezip 3-4 seneye geri doner, trde bir vakif unide bitirir.


kuehles blondes
(11.07.20)
Hot patato, İsviçre'de devlet üniversitesi ise o harç yıllık 2000 frankı geçmiyor. Ama yaşam standartlarını karşılayacak ve sağlık sigortanı odeyecek bir finansman gerekli. Bunu da belirttim zaten. Gitmek kolay mı diye sormuşlar duyuruda, e bu iki üç kriter varsa zor değil.

Tanıştığım bazı öğrenciler de aşırı zengin aileleri olan öğrenciler vs değildi bu arada; türkiye'de standart özel bir üniversiteye gidebilecek, orta gelirli ailelerin öğrencileriydi. Part time çalisan da oluyordu.


fraise
(12.07.20)
italya en kolay ülkelerden biri. dandik masterların çoğu italya.


anais
(12.07.20)
Şunu da belirtmek istedim: Üniversiteye girmek kolay, ama mezun olmak zordur. Biz burada bir fakülteye yerleşince bir şekilde diploma alacağımızı garanti etmiş olduğumuzu düşünüyoruz. Fransa'yı biraz biliyorum; bir programın birinci sınıfında 1000 öğrenci varsa son sınıfta 300 öğrenci kalması normal kabul ediliyor. Yapamayan, bölümü sevmeyen okulu bırakıyor. Girmek zor olmadığı için insanlar mezun olmak için zorlamıyor diye yorumluyorum.

(Bir de Fransa'da yabancı öğrencilerden yüksek harç alınması olayı vardı da onu pek takip etmedim.)


para olduğu sürece okursun sıkıntı değil.

bütçe meselesi istanbul'da 2000TL bile çok neredeyse öğrenci için.

italya'da 250euro ediyor.


(9)

Annem kulağına bu şekilde nasıl zarar vermiş olabilir?

Annem bir hafta kadar önce sol kulağına su kaçtığı gerekçesiyle, kulak çubuklarını kulağına sokup, epey uğraşmış. Son bir iki gündür de sol kulağı gittikçe az duymaya başlamış. Bize bunu bugün söyledi. Bugün doktora gitmek için ikna etmeye çalıştık ama kabul etmedi. En son benim de doktora gözükmem
Annem bir hafta kadar önce sol kulağına su kaçtığı gerekçesiyle, kulak çubuklarını kulağına sokup, epey uğraşmış. Son bir iki gündür de sol kulağı gittikçe az duymaya başlamış. Bize bunu bugün söyledi. Bugün doktora gitmek için ikna etmeye çalıştık ama kabul etmedi. En son benim de doktora gözükmem lazım, beraber gidelim deyince kabul etti. Yarın sabah doktora gideceğiz. Ama ister istemez endişe ettim. Alçak sesle konuşulanları neredeyse hiç duymuyor. Kendi de konuşurken yüksek sesle konuşuyor. Ama dün böyle bir sorunu yoktu, ben fark etmesem bile en azından kardeşim ya da babam fark ederdi diye düşünüyorum.


Bir hafta önce kulağına su kaçtı diye kulak çubuklarıyla kulağını karıştırıp, bugün böyle bir işitme sorunu yaşaması garip geldi. Cidden mümkün mü bunu yapması? Birde bu şekilde yaşadığı sorun geçicidir değil mi?
ben de temizlerken kirleri daha içeri itmiştim bir keresinde ve kulağımda az duyma başlamıştı. kbb doktoru kulağı temizleyince normale dönmüştü.


pide
(08.07.20)
Kulak cubugu aslinda cok tehlikeli bir sey. Zarina zarar vermis olabilir. Doktora gitmeye ikna ettiginiz iyi olmus.
Bu arada annenizin kacan suyu kulak cubukla cikarmaya calismasi garipmis. Ya tek ayak ustunde tikali kulak yere bakar sekilde ziplanir ya da havluya utu basilip tikali kulakla o havluya yatilir.


kuehles blondes
(08.07.20)
@pide
Kulak temizleme işlemi nasıl bir işlem? Uzun süren ya da acısı olan bir işlem mi?


Benim de kirden tikanmisti ve duyum azalmıştı. Kulak temizlemek basit ve kısa süre bir işlem. Ancak az da olsa açısı var. Kulağın içine metal çubuk sokup süpürge gibi çekiyorlar nihayetinde.


elorelia
(08.07.20)
hayır kısa bi işlem. çok sene oldu ama acısa hatırlardım ya. öncesinde gliserin sür diyenler olmuştu ama doktor, "gliserin sürmemen iyi olmuş, yoksa kir çok dağılırdı" demişti. ama yöntemini hiç hatırlayamadım.


pide
(08.07.20)
Kulağını şişle karıştıran ve bu yüzden işitme kaybı ve yüz felci gelişen bir hasta tanımlamıştı arkadaşlar.
Umarım sadece kirler ileri itilmiştir.


pro9it9is9
(08.07.20)
Öncelikle hekim değilim ama bence anneniz temizlemeye çalışırken kulak kirini içeri itmiştir, duyması azalmıştır.


boyalı kuş
(08.07.20)
annen büyük ihtimalle orta kulak iltihabı oldu. başlangıçta kulağa su kaçmış gibi bir his duyulur. daha sonra iltihabın ilerlemesi ile duyma azalır ve sürekli artan bir ağrı başlar. hiç ağrısız atlatanlar da vardır.


sinek kral
(08.07.20)
banyoda su kaçtıysa kirleri birbirine yapıştırmış o da kulakta su var hissi oluşturmuştur.
normalde kulak onu dışarı doğru iter. kulak çöpüyle de kirleri iyice yerleştirmiştir.
kulak temizleme basit, ağrısız acısız bir operasyon.
ince bir vakumla kulağın kirlerini çekiyorlar.
kulak zarına zarar vermiş olma ihtimalini düşük görüyorum, temizlenince eskisinden daha iyi duyar.
geçmiş olsun.


oz suser
(08.07.20)
(10)

Reçel yaparken şekeri az koymak gibi şansımız yok mu?

Youtube üzerinde izlediğim tüm tariflerde sanki çok fazla şeker kullanılmış. Reçeli az şekerle yapsak olmaz mı? Sizin reçel tarifleriniz nasıl?
Youtube üzerinde izlediğim tüm tariflerde sanki çok fazla şeker kullanılmış. Reçeli az şekerle yapsak olmaz mı? Sizin reçel tarifleriniz nasıl?
olur tadı o kadar güzel olmaz ama.. acı olabilir


jelly bear
(02.07.20)
Olur tabii. Sadece şunu bil, sıcakken baktığında şekerli gelebilir ancak soğuduğunda daha az şekerli gelecektir.


giovanne
(02.07.20)
internetteki reçel tarifleri inanılmaz fazla şekerli yapılıyor. çilek için falan 1-1 ölçü kullanıyorlar ama bence çok çok fazla. tabii meyvenin tatlılığına da bağlı.annem yaparken tencereye 1 kilo meyve koyuyorsa onun üzerini kapatacak kadar şeker serpiyor sonra tekrar meyve ve tekrar şeker şeklinde katmanlar yapıyor. çok az koyarsanız da meyve su salamaz.


rusalka
(02.07.20)
Annem tariflerde söylenenin yarisi kadar koyuyor genelde. Sekerden baymadigi ve meyvenin tadini alabildigimiz icin biz seviyoruz. Istersen sen de bir defa az miktarda yapip dene.


chitosan
(02.07.20)
Halam komple şekersiz yapıyor ama çok çabuk bozuluyor öyle; o yüzden konserve yapmak gerek.

Ben de daha denemedim ama yakın zamanda deneyeceğim. Şeker yerine meyve oranına göre bal ve chia tohumu kullanıyorlar.

Az şekerli de olur tabii damak zevkinize göre.

Bir de haftada yediğiniz 1-2 tatlı kaşığı ev yapımı recelle ölmezsiniz sonuçta. Ben bazı yiyecekler için alternatif aramak yerine nadiren tuketme taraftarıyım.


fraise
(02.07.20)
şeker sadece tat için konulmuyor, sıvıya jelimsi özellik de kazandırıyor. Şekeri az koyarsan marmelat yapmış olursun.


plastic_angel
(02.07.20)
Ben de az şekerli yapıyorum. Ölçüler fazla geliyor bana meyvenin üzerini örtecek kadar şekerle yapıyorum. Damak tadı ama hem jöle kıvamı veriyor hem de bana tadı yeterli geliyor.


balik kraker
(02.07.20)
Küflenir. Az miktarda yapıp hemen tüketeceksiniz. Bir süre buzdolabında durur. Aşırı şeker koymanın amacı da zaten mikroorganizmaları engellemek.


pro9it9is9
(02.07.20)
internetteki her tarif inanılmaz şekerli yapılıyor. hiç bir zaman tariflerdeki kadar şeker ve yağ koymuyorum. gayet de güzel oluyor.


hushhush
(02.07.20)
valla onu bunu bilmem de. bence reçel vs. bu tarz aşırı şekerli şeyler bağırsak florasını ve genel sağlığı bozmaktan başka bir şeye yaramıyor. sizde sağlığınız yerindeyken bunlardan uzak durun derim. yarın birgün benim gibi genel sağlığınız bozulduğunda pişman olmayın geri dönüşü yok malesef.


soru icin geldim
(02.07.20)
(18)

Hangi marka içme suyunu satın alıyorsunuz?

Bir ara sularla ilgili incelemeler gazetelerde yer almıştı. En bilinen su markalarının puanının eksilerde olduğu açıklanmıştı. Gerçekten bu bilgiler doğru mudur? Siz hangi marka su satın alıyorsunuz?https://www.yenisafak.com/amphtml/hayat/icilmesi-tehlikeli-olan-su-markalari-aciklandi-3431439
Bir ara sularla ilgili incelemeler gazetelerde yer almıştı. En bilinen su markalarının puanının eksilerde olduğu açıklanmıştı. Gerçekten bu bilgiler doğru mudur? Siz hangi marka su satın alıyorsunuz?

www.yenisafak.com
link yenişafak olunca dikkatimi çeken tek şey "Hamidiye – eksi 224 bin" puan almış olması.

araştırmayı yapanların şöyle bir şey söylediği ifade ediliyor; www.birgun.net

sırf şu bile inandırıcılığını sorgulatır çalışmanın.

ben kuzeyden içiyorum memnunum.

edit akbayram: AKP zamanında gerçekleşmiş ve hamidiye eksi puan almış. insan gerçekten hayret ediyor. @ya ben lan neyse teşekkür ediyorum bilgilendirme için.


@kırmızı: haber zamanı ibb akpdeydi.

bim ya da a101'de ne varsa onu. çünkü taze oluyor. varsa buzdağı. araştırmayı biliyordum.


ya ben lan neyse
(29.06.20)
korusu ya da buzdağı


sir gawain
(29.06.20)
fuska


nahtoderfahrung
(29.06.20)
özkaynak, erikli alıyorum.

hamidiye aldım geçen tadı bariz derece acıydı.


haberin ertesi gününde araştırmayı yapanlar tarafından şöyle bir düzeltme gelmiş. bilmiyorum yenişafak bunu haber yaptı mı
www.btu.edu.tr

ben muhtelif aralıklarla suyumu değiştiriyorum. dışarıda da farklı markaları içiyorum.
hayat, damla, pınar, nestle hatta erikli gibi markaları içmiyorum.

fuska ve çenesuyu çok lezzetli geliyor. fuska alıyordum önceden ama artık pahalı. o yüzden almıyorum. önceden dikkat ediyordum bu raporlara ama artık ister istemez maliyet düşünüyorum.

hamidiye- eksi 224 bin gerçekten çok enteresan. ondan bir önceki eksi 2bin iken tam yüz katı olması ilginç.

buzdağı, akp'li bir vekile ait. sakarya'da her yerde ondan vardı. sanırım vekil de sakarya vekili idi. o yüzden o markaya da hiç güvenmiyorum. ilk çıktığında lezzetini de beğenmiyordum.


biseysorcaktim
(29.06.20)
Buzdağı kullanıyorum.

Fuska ve Buzdağı her yeni raporda ilk 2 sırayı değiş tokuş paylaşıyorlar paketli sular analiz listesinde.

Hamidiye geçmiş yıllarda sıkıntılı bir suydu. Su kaynağı olan yerin çok yakınlarda çöp depolama sahası var ve yeraltı suyuyla bu atıkların karışma durumu vardı. Güncel halini bilemiyorum. Her ne kadar İBB'ye destek olmak istesem de su benim için bu konuda bir yönelim olamaz :)

Musluk suyu hepsinden daha steril İstanbul özelinde yorumlarsam. Binanızın tesisatının temizliğine güveniyorsanız musluk suyundaki kloru uçurmak için bir gece ağzı açık şekilde şişeleyip bekletin, ben bazen böyle yapıyorum. Bir sorun da yaşamadım şimdiye kadar.


desdenova34
(29.06.20)
Munzur su


eazy
(29.06.20)
javsu, ucuza bulursam saka.


jelly bear
(29.06.20)
Akdağ


chemnil
(29.06.20)
nazillide yaşıyorum. bu bölgede 6 taneye yakın kaynak var. nazlısu pirsu şırlan bozdoğanda ise pınar ve sırma var. hepsinide öneririm.


mikahakkinen
(29.06.20)
Buzdağı kullanıyorum yıllardır.


auroraaurora
(29.06.20)
Buzdağı cam damacana.


pass
(29.06.20)
ev arıtma


cptxxx
(29.06.20)
abant


blatta hiberna
(29.06.20)
Kipa su, 19 lt
Degerleri en iyi oydu son iki tahlilde. Sadece migroslarda satiliyor.


Taşdelen cam damacana


(2)

Bilanço ve gelir tablosuna göre en önemli üç hesap hangileri oluyor?

Muhasebeden ya da ekonomiden anlayanlar daha doğru bilecektir, bilanço ve gelir tablosunu göz önünde bulundurursak işletmelerin dönemsonu işlemlerindeki en önemli üç hesabı hangileridir?
Muhasebeden ya da ekonomiden anlayanlar daha doğru bilecektir, bilanço ve gelir tablosunu göz önünde bulundurursak işletmelerin dönemsonu işlemlerindeki en önemli üç hesabı hangileridir?
Neye göre, kime göre en önemli?


kibritsuyu
(28.06.20)
bankalar nezdinde konuşacak olursam bir firmanın kredibilitesini ölçerken dikkat edilen unsurlar en basit tabirle şunlar:
1) ciro
2) faaliyet karı
3) özkaynaklar
4) banka borçluluğu
5) alacaklar ve stoklar

bunlar dışında başka parametreler de var tabi ancak bir bankacının önünde rastgele bir bilanço ve gelir tablosu koyarsan ilk bunlara ve bunların birbirleri olan ilişkisine bakar.


(3)

Bağımlılığı nedeniyle ailesini darlığa düşüren kişi nasıl kısıtlanır?

Babam 10 seneden fazladır sürekli çok yüksek paralarla şans oyunları oynuyor. Yiyecek ekmeği olmadığı zamanlarda bile saatlerce şans oyunlarına kafa yorup, son parasını bu lanet şeye yatırmış birisi. Ne eve gerektiği kadar para harcıyor, ne ailesinin masraflarını karşılıyor. Bu ay neredeyse asgari ü
Babam 10 seneden fazladır sürekli çok yüksek paralarla şans oyunları oynuyor. Yiyecek ekmeği olmadığı zamanlarda bile saatlerce şans oyunlarına kafa yorup, son parasını bu lanet şeye yatırmış birisi. Ne eve gerektiği kadar para harcıyor, ne ailesinin masraflarını karşılıyor. Bu ay neredeyse asgari ücret kadar bir parayı şans oyunları için kullanmış, üstelik kriz nedeniyle maaşı yarıya düşürüldü, kredi borcu var.

Hukuki açıdan böyle bir kısıtlama yapılıyor. Ama bunu nasıl gerçekleştirebiliriz? Savcılığa gidip dilekçe mi vermem lazım? Bu yaptıklarını nasıl kanıtlayabilirim kısıtlama için?
Hukuki açıdan kısıtlama yapılması kolay değil. Mümkün ama sanıldığı gibi mahkemeye başvurdumla bitmiyor birinci göz olarak biliyorum. İmza yetkisinin alınması vs gibi şeyler ileride daha büyük sıkıntılar çıkarıyor. Kaldı ki kendisi istemedikten sonra siz aldırtamazsınız zaten.

Kendisi tedavi olmak istemedikten sonra zor. En kesin çözümü paraya ulaşamaması. Bunun için kredi kartlarını kapatması, kara listeye girmesi, bir daha kredi çekecek, kredi kartı alacak duruma gelememesi lazım.

Bu arada tedavi yöntemleri var bağımlılıktan kullanılan naltrexone implant takılması gibi, genelde madde ve alkolde kullanılıyor ama kumar için de uygulanmaya başladı. asgari ücreti 1 ayda yatırmak pek büyük sayılmıyor yanlış anlamayın. Millet onu tek maça basıyor. Tabii ki bu gelirden gelire değişir. Şundan söylüyorum, bu meblalar size göre büyük ise Bu implantlara o kadar para harcamak gerekiyor çünkü ve kaldı ki kesin çözüm de değil.


@ihanet kac kisilik

Teşekkür ederim yanıtınız için. Bu şans oynlarına olan bağımlılığının yanında deli gibi savurgan yanı var. Yemek konusunda alışveriş konusunda her şeyde. Gereksiz olan her şeye kendi bütçesini aşacak şekilde harcama yapıyor. Hele bu kriz döneminde yaptığı savurganlık, harcamaları, bağımlılığı gerçekten ciddi sorunlar yaratmaya başladı.

Bu yaptığı harcamalar sırasında faturalarını geç ödemesi, ailesinin maddi sıkıntısı yaşaması kısıtlanması için yeterli olmaz mı? :(


İlişkinizi, durumu bilmeden yorum yapmak zor ama dediğim gibi önce kendisinin buna ikna olması gerekiyor. Savurganlık başka bir şey kumar bağımlılığı farklı. Konu sadece kumar bağımlılığı olmadığına göre en mantıklı iş kendisi ile ciddi bir şekilde konuşup kendisinin ekonomisi dahil aldığı maaşı size verip sizden birisinin ev ekonomisini idare ettirmesi. ( muhtemelen kabul etmeyecektir)

Yani bir nevi siz ona harçlık vereceksiniz. Kredi kartı kullanmayacak, kredi çekmeyecek. Yakın ailemde çözümü böyle bulanlar oldu ama kumar bağımlılığı olduğunu tedavi olarak kabul etti o kişi zaten. Her 3 ayda 1 implant takılıyor ( ufak bir Operasyon gibi bir ilaç koyuyorlar deri altına) bağımlılığa karşı.

Siz kimseye çok savruk diye para konusunda kısıtlama getiremezsiniz kanuni olarak. Tek yolu boşanma davası ile tehdit edebilir anneniz.

Kısıtlamada tedavi gören kendi istese bile devlet hastanesinin psikayatri bölümünden raporlar gerekiyor. Bir daha iş bulma konusunda büyük sıkıntılar çekiyor o kişi imza yetkisi elinden alındığı için.

İlk başta dostane şekilde durumu konuşup çözülmüyorsa daha sonra annenizin özellikle biraz sert çıkması biraz toparlanması in bir ihtimal görünüyor.


(24)

Çevrenizde evli ve mutlu çiftler var mı?

Son yıllarda çevremde çok fazla boşanan, sürekli kavga eden, birbirinden şikayet eden çift var. Bu çiftlerin yaşları 27-35 arasında. Kimisinin evliliği daha beş seneyi dahi doldurmamış. Ama aralarındaki iletişim korkunç bir hale gelmiş. Eğitim ve kariyer açısından ülke geneline göre çok iyi seviyede
Son yıllarda çevremde çok fazla boşanan, sürekli kavga eden, birbirinden şikayet eden çift var. Bu çiftlerin yaşları 27-35 arasında. Kimisinin evliliği daha beş seneyi dahi doldurmamış. Ama aralarındaki iletişim korkunç bir hale gelmiş. Eğitim ve kariyer açısından ülke geneline göre çok iyi seviyedeler. Çoğunun arasında kültür farkı da yok. Hele çocukları henüz 4 yaşına bile gelmemiş çiftlerin kavgaları daha korkunç oluyor.

Artık evli ve mutlu çift sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor gibi. Bu insanlar kavga etmek, boşanmak için evlenmiyor ama bu hale gelmeleri dramatik değil mi? Çok üzücü.
Çevrenkelier belki farklıdır ama ben bunu "6,ay içinde tanışıp evlenmeye" bağlıyorum.

6 ay tabi lafın gelişi. Bir insanı tanımak için hem yıllar geçmesi gerekiyor hem de birçok durumu birlikte yaşamış olmak gerekiyor.

Ama çoğu kişi, kısa bir sevgililik döneminden sonra evleniyor. Çünkü sanıyorlar evlilikte sevgililik gibi neşeli bir oyun. Her günleri öyle geçecek sanıyorlar. Sonra da gerçekle çat çat yüzlerine vurmaya başlayınca her iki taraf da afallıyor, çirkibleşebiliyor vsvs.


ben hic gormedim acikcasi.

bir hizla evlenip mutsuz oluyorlar. bosanan cok var. 22-30 yas arasi cok.


baldan kaymak
(25.06.20)
Evli insani tanimasam bile genel ifadesinden anliyorum artik. Mutsuz, bezgin bi ifade.


msb
(25.06.20)
çevremde mutlu olan var.
genç olan, söylediğiniz yaş aralığında bir tane.
ileri yaşlarda daha fazla çift var mutlu olan.

mutsuz olanların durumu dramatik değil, çünkü zaten beklenen bir şey bu.
perşembenin gelişi çarşambadan belli oluyor genelde.
sorun evlilikte değil, insanların yaklaşımında.


blatta hiberna
(25.06.20)
Yok. Bir tane bile yok. 30 yıllık evlisinde de aynı bıkkınlık 5 senelik evli olanda da.


30 yaş altı evet mutsuz ve paylaşım cok az
Ama 30/35 civarı evliler daha iyi ya da stabil gibi.


chemnil
(25.06.20)
Hiç yok. Seks hayatları berbat.


kickboxer
(25.06.20)
Benim çevremde de durum kötü. Mutlu evlilikler az. Herkes hemen tanışıp evlenme derdinde. Bir yarış var da bizim haberimiz yok galiba. En çok üzüldüğüm de arada kalan çocuklar. Daha kendileri büyümemiş insanlar biran önce çocuk sahibi olma peşinde. Çok yazık.


Ben bu konuda şanslı azinliktanim galiba; arkadaşlarım, ailem içinde evliliğini güzel bir şekilde idare eden çok insan var. İç dünyalarını %100 bilemiyorum tabii, her evlilikte olduğu gibi ufak tefek sorunları oluyordur ama birbirleriyle iletişimi olan, mutlu çiftler genelde yakinimdakiler. Bunu empati yeteneğine bağlıyorum ben. Empati, sevgi ve saygı bir ilişkide ne kadar fazlaysa o ilişki o kadar güzel şekilde ilerliyor. Çocuk konusunda da mesela; hiç çocuk düşünmeyen ve korkan ben bu çiftler sayesinde yavaş yavaş daha sıcak bakmaya başladım.

Ha hiç mi boşanan yok? 2 dayım birer yıl arayla boşandı; biri 30 yıllık evliydi, diğerı 4 yıllık. Ama sırf bu ikisine bakarak tüm çevremde evlilikler çok sorunlu diyemem.


fraise
(25.06.20)
Evlilik bir mutlu olma aracı değil ki zaten ? De facto olarak evliliği neden mutlulukla bir yazarlar anlamam.

Evlilik bir insanla aynı evi paylaşmanın maddi ve manevi olarak ibraz edilmesinden öte bir şey değil.


en son evli bir arkadaşa sorduğumda %60 pişmanım demişti. %40 mutluluk da çocuk içinmiş.


tabudeviren
(26.06.20)
Benim çevremde mutsuz olan az ama çevremdeki evli erkeklerin yarıya yakını abaza. Kalan yarısının da bir kısmı aşırı görgüsüz. Hanımlarını tanımıyorum bu adamları nasıl çekiyorlar bilmiyorum belki onlarda öyledir. Çoğunluğu evliliklerinden memnun. Gelip evlenme diye kafa utuleyene boşan o zaman diyorum ağlamaya başlıyor.


Topalordek
(26.06.20)
bir hızla evlenip mutsuz olanlar konusunda herkes yazmış zaten ve fakat üniversitenin ilk yıllarından itibaren beraber olup, yedi sene sonunda evlenip bir sene sonra boşanan da var. zor işler.


ismim ibrahim
(26.06.20)
Ben varım.

Çünkü eşim en iyi arkadaşım, tek arkadaşım. Klişe bir tabir biliyorum ama ben zaten çok bir çevresi olmayan bir insanken, bir de başka bir şehre çalışmaya geldim. E tanıdık da kimse yok. Birbirimizden başka arkadaşımız da yok.

Bunu bozacak, huzur kaçıracak tek şey olarak çocuk yapmayı görüyoruz. O yüzden mesela çocuk yapmaya mesafeliyiz. Çünkü bahsettiğiniz gibi "evli ve mutsuz çiftler" genelde çocuklu çiftler oluyor. Çocuktan sonra bir yerde mecburi katlanmaya dönüyor olay.


akatreil
(26.06.20)
Valla ben memleketten çok uzak bir yerde yaşıyorum. Antalya'da çevremde bir sürü mutsuz çift var. Her gün kavga gürültü, tartışma. Antalya'da genel olarak herkes mutsuz gibi geldi bana
Fakat; yaşadığım yerde birçok mutlu çift var. Havasından mı suyundan mı bilemedim.


Bunlardan biri de benim. İki evlilik yaptım, biri 4 biri 3 yıl sürdü. Sanırım insanlar içinde büyüdüğü aile ortamını bekliyor, bulamayınca da hüsranla sonuçlanıyor. Bulmak da pek mümkün değil, jenarasyon farklı. Erkeklerde kabahat çoktur ama kadınların hiçbir şeye tahammülü yok. Maddi zorluk da buna dahil, kocalarının depresyona girmiş olmalarını bile ben bu dünyaya mutsuz olmaya gelmedim diye karşılayabiliyorlar. Entelektüel düzeyler hemen hemen aynı da olsa ev içinde farklılıklar batabiliyor bir süre sonra. Kadınlar ev işlerinde erkeklerin kendileri kadar becerikli olmalarını beklerken, erkekler ev işlerinin karı koca arasına girmesinden şikayetçi. Eşleri geçtim, aileler bile tahammülsüz, boşanırlar biter kafasındalar. Karı koca ikisinin de çalıştığı durumlarda yorgunluktan cinsel istek daha da azalıyor, ve bu mesafeleri arttırıyor. Bir taraf sürekli ilgi ve pohpohlanma beklerken diğer taraf yorulduğunda artık beni sevmiyorsunlar başlıyor. Tahammülsüzüz, en büyük problem bu. Ailenin kutsallığı da kalmamış üstelik. Biterse bitsine dönüyor iş. Bir şekilde olmuyor yani.


antihero
(26.06.20)
32 yaşındayım. izmir. Cevremde henüz mutlu bir evliliğe rastlamadım. Kendi annem babam/abimin evlilikleri ve arkadas cevrem dahil. Evliliğe olan yaklaşımım nihayete erdi sanırım. Evlenmeyeceğim.


tmm
(26.06.20)
ben bugüne kadar bir tane mutlu evlilik gördüm. bir gamer çiftti onlar da kafaları müthiş aynı çalışıyordu. başka da görmedim. geri kalanların hepsi sorunlu, hepsi problemli. tam olarak antihero'nun anlattıklarıyla dolu evlilikler.

evlenmeyin, gerek yok. saçma sapan bir kurum.


avianthem
(26.06.20)
Ben de çok kısa sürede tanışıp evlenen çiftlerde bunu görüyorum ya hemen boşanıyorlar yada ailelerinden eşinden felan mutsuzlugunu cok kolay dile getirebiliyorlar, ben ve eşim 3 yıldır evliyiz, üniversiteden beri beraberiz total 8 yıl, gayet arkadaş sevgili her şeyiz. Evlenince farklı bir insanlar karşılaşmadım, ve hiç konuşmasak bile gayet ne dediğimizi anlıyoruz. Bu işler sabır işi biraz da. Evlenmeden önce sevgiliyle mutlaka 2-3 tartışma yaşıcak kadar birlikte olunmalı. Tüm ortamlara girilmeli ve iki bireyde olgun olmalı çünkü bu iş sevgililinten öte biraz daha. Tartışma konusu ise şu şekilde ilk tartışmada cok muhim değil hemen biri alttan alır geçer ama 2-3 tartışmada artık insanın gerçek yüzünü görüyorsun o şekilde kabullenirsin veya etmezsin


Var. Abim ve 3 kuzenim evli. Hepsi mutlu. Abimin 2 çocuğu var, bir kuzenin 1 tane çocuk. Hepsi mutlu, herkes mutlu.


Biz varız :)

Daha önce benzer konulara da yazmıştım. 15 senedir evliyiz , 1 gün bile eve ayaklarımız geri geri gitmedik , seve seve koşa koşa gittik hep. Huzur,güç bulduğumuz tek yer birbirimizin yanı oldu. Evlilik genel anlamda güzel bir şey mi ? Çevremde gördüklerimden çıkan sonuç asla değil. Bizim evliliğimiz güzel :)


synax
(26.06.20)
evde kardeşinizle nasıl tartışıyorsanız eşinizle de tartışıyosunuz arada. ama sıklığı ve şiddeti önemli. azcık tartışma çokça mutluluk var bizde.


xrated
(26.06.20)
benim 5-6 kişilik arkadaş grubumda herkes mutlu. ben nişanlıyım ne olacağını kestiremiyorum. evlilik çok zor bir şey. tahammülsüz, uzlaşmayı bilmeyen insanlar evlenirse ister çok sevsinler ister 10 sene çıkmış olsunlar o evlilikler yürümüyor. birçoğumuz da tahammülsüzüz aslında. kendimizi bu yönde geliştirirsek karşımızda da böyle olmayan biri olursa yürümemesi için ekstrem bir şey olmadıkça bir sebep yok bence. sevgi saygı onları saymaya gerek yok zaten.

sadece 1 çift bizde bir garip onları unutmuşum. 6 ay sonra uzak evlilik (atama memuriyet meselesi) olmasına rağmen boşanmaya falan kalktılar ki evlendikten sonra 1 kez görüştüler zaten. sorunları da şuydu: bunlar evlenmeden hiç bir ciddi konuyu konuşmamışlar. Resmen hayat görüşleri bile ayrı. Görünen köy olayı var mesela bunlarda da.


sanguine mcqaer
(26.06.20)
Kesinlikle sevgilimle 6 ay aynı evde yaşarım. Eğer hala herşey iyiyse ozmn evlenirim.

Şöyle diyim, gören herkesin hayran ötesi hayran olduğu, ben sormadan çevremin kendiliğinden sevgilin çok kaliteli çok düzgün çok harika biri deme gereği duyduğu über yakışıklı eski sevgilimden ayrıldım mesela. Hem de bitiren bendim. Aynı evde yaşamasam bilemezdim ama. Aşırı bencildi misal, aşırı tembeldi. Aşırı rahatına düşkündü. Hani herkes rahatına düşkündür hatta ben rahatıma düşkünlüğüm ile mehşur biriyim, ama sıkıya gelmem gerekiyorsa alasını yaparım. Ama o 7/24 rahatına düşkündü misal. Hatta son zaman, ya bundan çocuğum olursa ayvayı yedim diyecek bir duruma geldim. Ama dışarda gör ütüsüz kot bile giymez, gerekirse dışarı çıkmaz ama çıkacaksa jilet gibidir. Bir bakmışsın bütün haftasonu evde mahoş mahoş gezinen, sana kahrını çektiren adam kalkmış dışarı çıkacağı için ütüsünü yapıyor, şoka girersin. Harikadır yani dışarıdan. Bazen ben bile unutup diyorum, nasıl bıraktın mis gibi çocuğu diye, tabi bu düşünce 2sn sürüyor, sonra asıl olan karakteri aklıma geliyor of iyi ki bıraktın aferin kızım diyorum. Ev diyip geçmeyin öyle çok şey oluyor ki evde.

Kısacası yaşamadan bilinmiyor. Önce tadına varacaksın. Birkaç aşama kaydedilecek evde, sonra zamanla herkes artık kendi olduğunda hala herşey iyiyse tamam, hatta öylesini bulursan kaçırmayacaksın.

Eskiden insanlar seyahat edermiş ama artık tanıma yolu değil, seyahatler uzun süreli yol yapma serüvenleri.

Aynı evde yaşayacaksın. Budur.

Soruna cevap değil biliyorum ama böyle. Öyle 3 gün bende 4 gün kendi evinde de değil. G.t g.te yaşayacaksın arkadaşım aylarca aynı evli gibi. Ondan sonra o kişi ile evlenmeyi gözün yiyorsa, kesiyorsa canın istiyorsa evleneceksin.

Soruna kısa bir cevap verirsem çoğu ilişki dürüst değil çünkü. Konuaşamadıkları, ay bundan alınır mı diyecekleri insanlarla evleniyorlar. Sonra buraya gelip soru soruyorlar eşim bunu yaptı konuşsam mı ama nasıl diyeceğim alınır o öyle bu böyle olur. Eşimle bir konuyu konuşarak çözmek mümkün değil, konuşarak çözemiyoruz biz.... Ee napacaklar. İki seks yap halının altına süpür sorun gerçekten patlak verene kdr...

Ya da mesleği için evlen, evi arabası için evlen, güzelliği için evlen ee sonra??? Güzelliği ile sahip olduğu kibir, onun için harcadığı zaman ve para, bencilliği belki takındığı yapay davranışlar sana uyacak mı? Yada bütün haftasonu pes oynaması. Aslında onun boş hayatının içinde mutlu olmadığını fark ettiğinde ne olacak?

İnsanın değeri olacak değeri, değerleri.. Sonra benzer değerlere sahip biri ile olacak. Sevmeyi bilecek. Dürüst olacak. Sonra evleniyor mı çocuk mu yapıyor me bok yapıyorsa yapsın. Değer derken ah o egeli ben de egeliyim, aynı kafadayız değer yargılarımız aynı vs vs bundan bahsetmiyorum. Misal senin için film izlemek bir değerdir, öbürü için sürekli film izlemek anlamsızdır, belgesel izlemek ya da sıkıcı diye tabir edilen sanat filmleri izlemek bir değerdir. Misal senin için sağlıklı beslenmek bir değerdir, onun için bulduğu her dönerciye girmek. Yani aslında küçük değerlerin büyük puzzle ı oluşturduğu bir şeydir ilişki.

Ama biz hala ben onu değiştiririm kafası ile evlenelim, konuşamadığımız konuları içimize atalım, aman ne güzel ilişkim var şimdi kavga etmeyelim bundan diye gerçek fikirlerimizi söylemeyelim. Ama bu böyle gitmez ki, patlar işte bir yerde..

Dramatik mi bilmiyorum ama bir tiyatro oyununda sahneler ilerledikçe ortaya serilen çözümlenmeler gibi.


mobydick
(26.06.20)
(2)

Bu süreç gönül ilişkilerinizi nasıl etkiledi?

Flört ettiğiniz, sevgili olduğunuz insanlarla ilişkiniz nasıl etkilendi bu süreçte? Sizce bundan sonra bu devam eden süreçte ilişkiler nasıl etkilenecek? İş yerleri evden çalışmaya ediyor, üniversitelerin ne zaman açılacağı belirsiz. Yeni insanlarla tanışacak yerler kalmadı neredeyse. Üstelik virüs
Flört ettiğiniz, sevgili olduğunuz insanlarla ilişkiniz nasıl etkilendi bu süreçte? Sizce bundan sonra bu devam eden süreçte ilişkiler nasıl etkilenecek? İş yerleri evden çalışmaya ediyor, üniversitelerin ne zaman açılacağı belirsiz. Yeni insanlarla tanışacak yerler kalmadı neredeyse. Üstelik virüs nedeniyle insanlar endişeli.
zaten sosyal olmayanları olumlu bile etkiledi. önceden sokakta dolaşanlar da artık matchmaking uygulamaları kullanır oldular, daha çok sosyal medyada takılmaya başladılar, sanal ilişkilere hiç yaklaşmayanlar için bir fırsat bile olduğunu düşünüyorum.


Bruce
(24.06.20)
Online tanışmanin toplum nezdinde normalleşme hızı artmış gibi görünüyor hakikaten. Hatta bir nebze daha güvenli bile algılanacak olabilir sağlık endişesi işin içerisine girdiği için. Bir de online flörtun gerçek hayattaki buluşmalara evrilmesi aşamasında insanlar daha seçici olacaklardır, öylesine bir tanışmak için buluşmak falan pek akıl karı değil artık. Görüşülecek kişilerin kaç kişiyle ne kadar temas içinde olduğu ve sosyal mesafe kurallarını ne kadar takip ettiği de yeni bir kriter olarak eklenmiş olabilir flört/buluşma tercihlerine.


Olive
(25.06.20)
(3)

Yıllar önce verilen çekin ödemesi bugün alınabilir mi?

Babam 10-12 sene kadar önce birisine çek ile borç vermiş. Bugün bu çekin ödemesini alabilme imkanımız var mı?
Babam 10-12 sene kadar önce birisine çek ile borç vermiş. Bugün bu çekin ödemesini alabilme imkanımız var mı?
Zamanaşımına uğramıştır. şansınızı denemek için 7 ornek ilamsız takip açabilirsiniz.


Gaip
(22.06.20)
Konunun çek kanunuyla alakası olup olmadığını anlayalım önce, çeki nasıl vermiş?

Hatır çeki dediğimiz yöntemle çeki yazıp bir tanıdığa mı vermiş? Çeki kim tahsil etmiş? Çeki verdiğine dair bir belge evrak vs var mı?

Biraz ayrıntı verirsen belki duyurucu avukat arkadaşlar yardım eder.


John Bloor
(23.06.20)
7 örnek icra takibi açın. itiraz ederlerse itirazın iptali davasında çek delil başlangıcı olarak kullanılabilir. hak kaybına uğramamak adına mutlaka bir avukata gidin.


hazarcan
(24.06.20)
(1)

Açık öğretim ile ikinci üniversite bölüm tavsiyesi

Anadolu, İstanbul ve Erzurum Atatürk üniversitelerinin -hatta özel üniversitelerinde böyle programları var- ikinci üniversite programları arasında bu bölüm okunursa ileride çok işine yarar tavsiyeniz var mı? Mesela önlisans bölümlerini bitirip, dgs ile lisans okuyabiliyorsunuz. Benim aklımda aşçılık
Anadolu, İstanbul ve Erzurum Atatürk üniversitelerinin -hatta özel üniversitelerinde böyle programları var- ikinci üniversite programları arasında bu bölüm okunursa ileride çok işine yarar tavsiyeniz var mı? Mesela önlisans bölümlerini bitirip, dgs ile lisans okuyabiliyorsunuz.

Benim aklımda aşçılık önlisans bölümünü tamamlayıp, belki daha sonrasında beslenme ve diyetetik okumak var. Hatta önlisans bölümlerini 2 seneden daha kısa sürede 1 senede bitirme şansımız var galiba.

Siz ne dersiniz? Bu bölüm okunur, şu işe yarar diye tavsiyeniz var mı?
adalet
iş sağlığı ve güvenliği
sosyal hizmetler ( şu sıralar bir popülerliği var.)

havacılık yönetimi
işletme ingilizce

okumak isteseydim bunu okurdum.


(3)

Yurtiçi kargo ile olan sorunumu nasıl çözebilirim?

YurtiçiKargo içersinde medikal ürün olan kargomun adres bilgilerini değiştirmiş, üstelik kargoyu sistemlerinde 'bana' edilmiş gösteriyor ama ben teslim almadım. Böyle bir sorun yaşayan var mı? Çözebildiniz mi sorunu?
YurtiçiKargo içersinde medikal ürün olan kargomun adres bilgilerini değiştirmiş, üstelik kargoyu sistemlerinde 'bana' edilmiş gösteriyor ama ben teslim almadım. Böyle bir sorun yaşayan var mı? Çözebildiniz mi sorunu?
Teslim edildi diyen şubeyi arıyorsun, yakındaysa şube gidiyorsun, gitmeden önce arayıp ürünü bi yere göndermeyin diyorsun.

Yakın değilse yine o şubeyi arayıp carlıyorsun, sana yardımcı olacak birine denk gelirsen hemen orada düzenleme yapıp yolluyorlar adresine. Medikal ürün de, gecikti sağlık riski var de. Kargocuların huyudur, işlerine gelmedi mi kanun nizama uymayan iş yapmazlar, işlerine gelince "yha nolcak yha" derler. Bu yüzden carlayıp normalde işletmeleri gereken prosedürü baypas etmelerini sağlayıp işlemi hızlandırman gerekiyor.


Bruce
(15.06.20)
Alıcı ödemeli kargoydu. Bir başkası kargoyu teslim almış.


ürün faturalı mı ? eğer öyleyse ve kaybettilerse fatura bedelini ödemek zorundalar, değilse sorumlulukları 50-100tl birşeydi.

acilse çok lazımsa şube ile çözmeye çalış. sana teslim edildiyse imzan olması lazım.

cimere uygun birime yaz anında ilgileniyorlar.


orpheus
(15.06.20)
(1)

İnternet üzerinden satış yapabilmek için ne gerekli?

Trendyol, Hepsiburada gibi sitelerde satış yapmak istiyorum. Hatta Instagram'da da. Biraz araştırma yaptım. Eğer bu konuda tecrübesi olanlar sorularıma cevap verirse çok sevinirim.1. Satış yapmak için şirket açmaya kalksam şirket açma süresi, masrafı cidden büyük olur mu? Kırtasiye malzemeleri satac
Trendyol, Hepsiburada gibi sitelerde satış yapmak istiyorum. Hatta Instagram'da da. Biraz araştırma yaptım. Eğer bu konuda tecrübesi olanlar sorularıma cevap verirse çok sevinirim.

1. Satış yapmak için şirket açmaya kalksam şirket açma süresi, masrafı cidden büyük olur mu? Kırtasiye malzemeleri satacağım, öyle büyük paralarla satış yapma şansım olmayacak.

2. İnternette çok fazla siz uğraşmayın biz aracı olarak size şirket açalım, siz bize aylık ödeme yapın diye reklamları olanlar var bunlar gerçekten güvenilir mi?

3. Sizin internetten satış yapacak birine ne tavsiyeleriniz olurdu? Sizce masrafı çok olacağı için bu fikri kafamdan çıkarmak gerekir mi?

4. Son sorum ise Instagram'da satış yapmakla ilgili. Burada çok fazla butik var be ödemeleri eft/havale ile alıyorlar. Bu yasal mı? Bu şekilde satış yapsam, başım belaya girer mi?
ne kadarlık satış yapacaksın ? bunlar elimde ikinci eldi diyebileceğin kadar düşük rakamlar ise şirkete vs gerek yok.

şahıs şirketi açmanın ve işletmenin maliyetini bir muhasebeciye sormalısın. adres olarak sanal ofis ya da evinin bir odasını gösterebilir. belli oranlarda masraflarını düşebilirsin.

iskuruyorum.com


orpheus
(14.06.20)
(7)

Havale eft üzerine bir soru

Bir firmadan ürün alacağım. Ödeme için bana banka ismi, şube kodu, hesap numarası ve iban numarası verdiler. Buna göre benim iban üzerinden para ödemem gerekiyor değil mi?Çok basit bir soru ama bilmediğimden sormam gerekti. Lütfen kusura bakmayın :(
Bir firmadan ürün alacağım. Ödeme için bana banka ismi, şube kodu, hesap numarası ve iban numarası verdiler. Buna göre benim iban üzerinden para ödemem gerekiyor değil mi?

Çok basit bir soru ama bilmediğimden sormam gerekti. Lütfen kusura bakmayın :(
iban ve gönderdiğin hesabın kayıtlı olduğu isim-söyismi bilmen yeterli


hakmut
(10.06.20)
Gönderdikleri banka bilgilerinde sadece şube ismi, şube kodu, hesap no ve iban bilgisi var. İsim soyisim yazmıyor


Evet iban üzerinden göndereceksiniz. eftlerde isim soyisim görünmüyor yani yıldızlı olarak görünüyor, havalede her şey açık olarak görünüyor. isim soyisim veya şirket adına kayıtlıysa gönderirken bunlara dikkat edin.


respect
(10.06.20)
iban dediğin şey international bank account number'ın kısaltması, bu numara içerisinde ülke kodu, şehir kodu, banka kodu, şube kodu ve banka hesap numarası yer almakta, bu numaranın oluşturulmasındaki amaç bir ülkeden bir ülkeye para gönderirken kolaylık sağlaması.

iban numarası ile hali hazırda size verdikleri diğer bilgileri içeriyor zaten ve iban kullanabilirsiniz.

bizdeki bankacılık kanunları gereği alıcı kişinin adı soyadı veya tc no'su gerekli bilgilerdir. bunları karşı tarafa sorup öğrenebilirsiniz.


selam
(10.06.20)
İsim soy isim almanız karşı taraftan


elorelia
(10.06.20)
Aynı bankayı kullanıyorsanız sadece şube kodu ve hesap no girerek de yollayabilirsiniz, farklı banka ile EFT yapmalısınız, iban onun için gerekli.


John Bloor
(10.06.20)
iban-isim soyisim gerekli ...


Harnold
(10.06.20)
(2)

Aile hekimleriniz muayenelerinizi yapıyor mu?

Annem yaklaşık 15 günden fazladır öksürüyor. Ateş, solunum güçlüğü gibi virüsle alakalı bir belirtisi yok öksürük hariç. Son günlerde öksürüğü azaldı ama geçmedi. Geçtiğimiz yıllarda sık sık bronşit geçirdiği için şuanki rahatsızlığı da bronşitten kaynaklı diye düşünüyor. Ama öksürüğü geçmediği için
Annem yaklaşık 15 günden fazladır öksürüyor. Ateş, solunum güçlüğü gibi virüsle alakalı bir belirtisi yok öksürük hariç. Son günlerde öksürüğü azaldı ama geçmedi. Geçtiğimiz yıllarda sık sık bronşit geçirdiği için şuanki rahatsızlığı da bronşitten kaynaklı diye düşünüyor. Ama öksürüğü geçmediği için annem tanıdığı, kendi takibini yapan aile hekimine ya da evimize yakın küçük özel bir hastaneye gitmek istiyor -bu hastane zaten küçük ve pandemi hastanesi değil, ama her açıdan başa bela bir hastane, Allah kimseyi buraya düşürmesin diyeceğiniz yerlerden-

Hastaneye gitmektense aile hekimi bana daha mantıklı geliyor ama bizim oturduğumuz semtte hastalık aile hekimlerinin olduğu sağlık ocağından yayıldı. Doktorlar, çalışanlar hastalık geçirmiş. Birde İstanbul'da birkaç aile hekiminin gelen hastalara hiçbir şekilde muayene etmediğine dair şeyler duyuyorum yakın çevremden. Bir yakınımız yaşlı annesini gözü için aile hekimine götürmüş, hekim "neden geldiniz, bana yaklaşmayın, muayene edemem, telefonla arayıp şikayetinizi arayın öyle reçete yazarım" gibi laflar söylemiş.

Ek olarak annem öksürdüğü için acaba korona olmasından şüphe edip, hekimin hiç yaklaşmama üstüne 112yi arama ya da virüs şüphesiyle hastaneye yönlendirme durumu olur mu? Annem marttan beri ne markete ne kalabalık yerlerde bulundu. Maskesiz, eldivensiz dışarı çıkmadı. Kendisi kalp hastası olduğu için evde de elimizden geldikçe dikkat ediyoruz.

Siz olsanız napardınız?
Dün mide problemi nedeniyle aile hekimine gittim. Gayet ilgiliydi. Yakın temas gerektiren bir durum yoktu, masanın iki başında oturduk. Kan tahlili sonuçlarıma baktı. Boğazımı kontrol etmesi gerekseydi de maskenin üstüne sperlik falan takıp bakardı herhalde. (Istanbul'da değilim. Pandemide ilk beşte olan illlerden birindeyim.)

Mart ortasında kötü üşüttüm, yüksek ateş yoksa aman hastaneye gelmeyin denilen bir dönemdi. İlk iki hafta kötü geçti, bir buçuk ay olup hala geçmeyince özele gittim. Tomografi sonucu üzerinden muayene ettiler. Gelip boğazıma bakmadı, ya da sırtımı dinlemedi yani. İşleri bu, maskeyi takıp muayene edecekler bir şekilde.

Bence aile hekimini arayıp sorun yarın sabah. Hiç gitmeden reçete yazabilir, geçmezse gel diyebilir. Mevsim geçişi şimdi, ısı farkı çok fazla. Geçmemesi normal ama kontrolü ettirin nolur nolmaz.

Kanser gibi ciddi sıkıntıları olan bir çok insan bolca hastaneye gittiler. Henüz bulaşan duymadım. Maskenizi takin, elinize yüzünüze dikkat edin.


zihua
(05.06.20)
hastaneye gitmeniz gerekir, röntgen falan gerekecek gibi görünüyor.


alicandan
(05.06.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler compumaster, dambil, deckard, fader, groove salad, hollowlife, kahvegibi, kibritsuyu, kobuzchu kiz, robin
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.