Giriş
(1)

Özel üniversitede kayıt dondurmakla ilgili

Özel bir üniversitede tam bursu öğrenciyim. Hazırlığı ilk dönem tamamladım. İkinci dönem derslere başlamak istemiyorum. Bunun için okulu dondurmam gerekli. Okulu dondurmam için dilekçeye mazeret olarak ne yazmam gerekir sorun çıkmaması için?
Özel bir üniversitede tam bursu öğrenciyim. Hazırlığı ilk dönem tamamladım. İkinci dönem derslere başlamak istemiyorum. Bunun için okulu dondurmam gerekli. Okulu dondurmam için dilekçeye mazeret olarak ne yazmam gerekir sorun çıkmaması için?
Evinizinkedisi
(08.01.20)
okulunuzun yönetmeliğine bakın. genelde sağlık sorunlarında sorun çıkarmıyorlar.


fezagezgini
(08.01.20)
(10)

Sevgili olma noktasına gelince kaçan kişi ne derdindedir?

8 ay önce tanıştığım, yaklaşık 6 aydır da devamlı görüştüğüm birisi var. Arkadaş değiliz ama sevgili de değiliz. Aramızdaki ilişkiyi flört olarak tanımlayabilirim galiba. 5-10 günde bir görüşürüyoruz. Yemek yiyoruz, kahve içiyoruz, sinemaya gidiyoruz. Zaman zaman el ele tutuşuyoruz. Aramızda kıskan
8 ay önce tanıştığım, yaklaşık 6 aydır da devamlı görüştüğüm birisi var. Arkadaş değiliz ama sevgili de değiliz. Aramızdaki ilişkiyi flört olarak tanımlayabilirim galiba. 5-10 günde bir görüşürüyoruz. Yemek yiyoruz, kahve içiyoruz, sinemaya gidiyoruz. Zaman zaman el ele tutuşuyoruz. Aramızda kıskançlık kaynaklı tartışmalarımız oldu.

Biz akşamüstü whatsappta yazışırken tartışmaya başladık. Ben aramızdaki bu uzun flört durumundan yakındım. Aramızda geçenlerin gözünde ne anlamı olduğunu sordum. "Seni çok iyi anlıyorum mesajı aldım :)" yazdı ama birkaç dakika geçmeden tavrı çok değişti. Beni bazı şeylerin anlamını bilmemekle, çok toy, sabırsız, bencil olmakla suçladı. Ve tartışma sürerken beni engelledi.

Bu 6 aydır görüştüğümüz süre boyunca bu adam çok uğraştı benimle görüşmek, gönlümü yapmak için. Sadece 1 saat kahve içmek için bile iş çıkışında yorgun argın benimle buluştu. Çok çabuk sinirlenen biri değilim ama sinirlendiğimde inanılmaz çekilmez biri oluyorum. Bu adam kaç kere bu halimi bile çekti. Öyle muziplik yaparken manita diye bahsediyordu benden. Niye bugün böyle ben bu uzun sürdüğünü düşündüğüm flört durumundan yakınınca kaçtı gitti?

Şöyle bir şey var bu adamın pek arkadaşı yok. Ayda iki kere anca arkadaşlarıyla görüşüyor. Acaba sırf güzel zaman geçirmek için benimle görüştü diyorum ama o kadar tartışmaya neden katlansın ki? Ağzı iyi laf yapan birisi. Benle uğraşmaktansa başka bir kızın ilgisini çok rahat çekebilir. Sevgili olunca öyle aramızda ciddi bir şey olacakta değil. Ailelerin tanışması gibi. Hiç öyle yalnız kalmadık. Sevişmeyi geçtim, hiç öpüşmedik. Görüştüğü başka bir kız olduğunu düşünmüyorum. Siz ne dersiniz?
Ben 22/k o 28/e
Evinizinkedisi
(04.01.20)
Burada kimsenin gerçekçi bir yorum yapabileceğini sanmıyorum. Anca çılgın teoriler üretiriz.

Yine de bu ufacık yazıda bile hatırı sayılır miktarda red flag saydım açıkçası.

Bir şekilde iletişime geçip sorabilirsiniz. En kötü closure olur.


aguen
(04.01.20)
Sıkılmış senden.

İlişkide bir ivme yok, kendin yazmışsın "öpüşmedik" bile diye. Bu devirde 6 ay, bir şeylerin stabil olmasını tolere etmek için hayli uzun bir süredir.

Bir de tabii 22 yaş durumları.


sabırsız ve bencil mi, oha. Sen erkek o kadın taraf olsaydı oyalıyor aslında sevmiyor derdim, yine aynısını diyorum fakat nedeni çok belirsiz. Bir erkek sevdiği ve yakınlaşabileceği bir kadını 6 ay öyle arada da bırakmaz. İlginç. Dinle ilgili sebepler olabilir belki ama sizin bilmeniz lazım onu.

özet olarak, zaten garip duruyor pek hayır gelmez ondan. Hayatına devam etmeye bak.


nhk ni youkosu
(04.01.20)
@Avoiding The Puddle

Bu öpüşmeme, yakın olmama durumu benden kaynaklı değil. Hiç öyle soğuk, mesafeli davranmadım. :/


Evinizinkedisi
(04.01.20)
@nhk ni youkosu

Dindar birisi değil. Ailesiyle de yaşamıyor. Rahat birisi öyle.


Evinizinkedisi
(04.01.20)
Adam sevgili değil flört seviyor. Sorumluluktan hesap vermekten hoşlanmıyor. İlişki yaşama olgunluğuna erişmemiş, kaçıyor.
O senden kaçıyorsa sen ondan 100 kere kaçmalısın. Hiçbişey olmaz bu adamdan sana.


megalomaniac
(04.01.20)
adam tuhaf ilişkiniz de tuhaf. yorum yapmak zor

benim merak ettiğim uzun süren flört durumundan nasıl şikayet ettin? ne dedin mesela?


dafuq
(05.01.20)
Günümüz Türkiyesinde 6 ay bir kızla hiç bir derecede yakınlaşmayıp bununla ilgili bir adım atmayan erkek olabileceğini sanmıyorum o yüzden teori üretme modunu açıyorum.
Teori üretme mod on.
1.teori : Adam'ın sevgilisi vardır,yedekspor kadrosu güçlendirmek istiyordur.Çok ileri gitmek istememiştir,hali hazırda ilişkim var diye.
2.teori (hard erkek bakış açısı) : Beğenmemiştir,yoklukta bunla takılırım demiştir ama baktı onuda yapamıyor,ilişki falan diyince uzamıştır.
3.teori : Eşcinseldir kendini zorluyordur.
Teori üretme mod off


wacot
(05.01.20)
6 ay cinsellik yoksa kaç bence :))


problem34
(05.01.20)
mmmm peşindeymiş.

ve evet toymuşsun bu konuda ona göre. geçmiş olsun. engellemesi ise, anormal tuhaf.


(4)

Açıköğretim sınavlarında emanetçi oluyor mu?

Haftasonu açıköğretim sınavına gireceğim. Yanımda kimse olmayacak, tek başıma gideceğim. Eşyalarımı bırakabileceğim kesin bir emanetçi ya da bu tarz bir yer olur mu? Ona göre yanıma çanta alıp/almama durumum olacak.
Haftasonu açıköğretim sınavına gireceğim. Yanımda kimse olmayacak, tek başıma gideceğim. Eşyalarımı bırakabileceğim kesin bir emanetçi ya da bu tarz bir yer olur mu? Ona göre yanıma çanta alıp/almama durumum olacak.
Evinizinkedisi
(19.11.19)
okulun kantini, kantin yoksa da okulun yanındaki, karşısındaki büfe vs alıyor emanet. şimdiye dek gittiğim her sınavda mutlaka emanetçi gördüm. tabi elin büfesine telefonunu çantanı vermek ister misin orası tartışılır.


sir gawain
(19.11.19)
bir garantisi yok elbette ama şimdiye kadar olmayan okul görmedim. ya kantini ya da okulun etrafındaki esnaf alıyor 3-5 lira karşılığında.


hadsafhada
(19.11.19)
çantanın içinde yasak bir şey olmazsa çanta sokabilirsiniz. telefon varsa emanetçi oluyor hep zaten bunu kolluyorlar bedava para, gider çok çok az (kağıt harcıyorlar).


matilda
(19.11.19)
Öncelikle bir Türkçe savaşçısı olarak bir cümleni düzeltmek istiyorum.
Son cümlende daha basit&doğru şekilde ''Ona göre yanıma çanta alacağım'' diyebilirsin.

Bundan 5 sene önce Erciyes Üniversitesi'nde sınava girmiştim. 2 lira karşılığında çantamı kantine bırakmıştım.


error522
(19.11.19)
(2)

Haberde bahsi geçen kişilere nasıl ulaşabiliriz

Merhaba geçtiğimiz günlerde Erzurum'da küçük bir kız çocuğu ekmek tandırına düşmüş. Hastanede tedaviye alınmış. Annem haberi okuduktan sonra çok üzülmüş. Çocuğun hastane masraflarına yardımcı olmak, en azından çocuk için elinden gelen şeyleri yapmak istiyor. Hastaneyş telefonla aradığımızda yardımcı
Merhaba geçtiğimiz günlerde Erzurum'da küçük bir kız çocuğu ekmek tandırına düşmüş. Hastanede tedaviye alınmış. Annem haberi okuduktan sonra çok üzülmüş. Çocuğun hastane masraflarına yardımcı olmak, en azından çocuk için elinden gelen şeyleri yapmak istiyor. Hastaneyş telefonla aradığımızda yardımcı olurlar mı? Yoksa haberin yapıldığı gazetelere mi ulaşmak lazım? Haberin linkinş aşağıya bırakıyorum:

m.haberturk.com
Evinizinkedisi
(08.11.19)
Iğdırın yerel gazetelerinin sitelerine bakın, ya da yerel haber sitelerine daha yakın bilgiler bulursunuz, ilçe mahalle tadında. Oradan da muhtar vs bir şekilde ulaşılır, zaten küçük yer olaydan dolayı kolay bulursunuz.

Allah kabul etsin.


John Bloor
(08.11.19)
Iğdır'ın Karakuyu köyünde yaşayan Sadullah Çakmaz ve Asiye Çakmaz çiftinin 2 çocuğundan en küçüğü olan 2.5 yaşındaki Fatma Çakmaz, annesinin ekmek yapmak için yaktığı tandıra düştü.

Seklinde habere ulastim. Koy muhtarligi yardimci olur john un dedigi gibi.


(7)

Aşırı sorumsuz, tembel, üşengeç bir genç

Merhabalar, bahsi geçen kişi ben değilim, ablam. 22 yaşında 4 senedir üniversite öğrencisi. Derslerine gitmiyor, haliyle sınıfta kalıyor. Daha üniversitenin birinci sınıf derslerini bile veremedi. İtü'de fizik mühendisliği okuyor. Kendi isteğiyle yazdı bölümü. Auzef ile de iktisat okuyor. Kayıt yapt
Merhabalar, bahsi geçen kişi ben değilim, ablam. 22 yaşında 4 senedir üniversite öğrencisi. Derslerine gitmiyor, haliyle sınıfta kalıyor. Daha üniversitenin birinci sınıf derslerini bile veremedi. İtü'de fizik mühendisliği okuyor. Kendi isteğiyle yazdı bölümü. Auzef ile de iktisat okuyor. Kayıt yaptırdı ama sınavlarına girmedi.

Arkadaşları var ama ayda yılda bir görüşüyor. Sıkça evde oturuyor. Devamlı internet başında. Birkaç kez görüştüğü erkek arkadaşı oldu bize okuldan tanıştığı kişiler olduğunu söylemişti. Ama twitterdan tanıştığı kişilermiş hep. Halbuki çok güleryüzlü, utangaç olmayan girişken birisi. Girdiği ortamlarda sevilen birisi. Üstüne başına, bakımına da özen gösteren biri. Yetenekli biri üstelik. Yağlı boya tabloları var. Edebiyata ilgisi var. İçki, sigara alışkanlığı yok.

Ama eğitim ve sosyal açıdan kendisine hiç faydası yok. Evde oturduğu zamanlarda yabancı dil öğrenmeye kalkışmıyor.Belki kendi haline bıraksak, odasında çürüyüp gidecek. İki sene önce psikiyatriye gittiğinde psikiyatrist ablamda amaçsızlık olduğundan bahsetmiş, bir sorunu yokmuş. Bir daha da gitmedi. Ama ben ve ailem ablamın bu hali için çok endişe ediyoruz. İleride çok pişman olacak. Onu teşvik etmek için ne yapabiliriz?
Evinizinkedisi
(02.11.19)
Belki bölümünü, okulunu sevmemiştir. O yüzdendir bu amaçsızlık, motivasyonsuzluk. Karşınıza alıp konuşsanız. Belki ilgi duyduğu bir alanda üniversite eğitimi almak onu kendine getirir. İsteyerek yazdı diyorsunuz ama okula başladıktan sonra yanlış tercih yaptığını düşünmüş olabilir. Ben de ilk üniversitemde böyleydim. Üç sene yalnızca birinci sınıf derslerini aldım, çoğunu veremedim. Bütün gün evde oturuyordum. 22 yaşında ikinci üniversiteme başladım. Geç değil yani.


psikoloğa da gitmiş. bişey yapabileceğinizi sanmıyorum. anlattklarından yola çıkarak hayatından son derece memnun olduğunu düşünüyorum.

hayatından memnun olan bir insanın da huyunu suyunu değiştiremeyeceğine göre, yapabileceğiniz bişey yok.


bizde de var böyle biri, fazla konfor sunmamak gerekiyor bence. bazı insan irade gösterip iç motivasyon sağlayamayabiliyor; motive olup durumunu değerlendirebilmesi için biraz zora gelmesi gerekiyor. nasihat, yönlendirme, teşvik vs bunların faydası olacağını zannetmiyorum.


evanka
(02.11.19)
O istemediği sürece bir şey yapamazsınız.


Salın kızı ya, bence hiçbir şeyi yok. Gayet iyi. 22 yaş daha genç 25 olsun sonra endişelenirsiniz illa endişelenecekseniz.
O kadar uzaksınız ki arkadaşları hakkında size yalan söylüyor. Yargılanacağınızı düşünüyordur ve haklı da. Anne babanızla ablanız hakkında gıybeti bırakın ve yakınlaşmaya bakın. Niyetiniz yoksa da rahat bırakın kızı.


anarsika
(02.11.19)
22 yaş büyük duruyor ama aslında değil, bazı şeyler sonraları anca oturuyor. o zamanlar bölümü isteyerek yazmış olabilir ama bu şu an bölümü sevdiği anlamına gelmez. 17 yaşında neyi sevip sevmediğini bilmek aslında baya zor bir şey. bana kalırsa bölümünü sevmiyor. (zaten fizik hayli zorlu bir bölüm) bana da oldu bu. yüksek lisans yaparken isteyerek girdiğim ama içine girince istemediğimi fark ettiğim bir bölüme başladım. ilk yıl okula neredeyse hiç uğramadan, sonraları her dönem aldığım 3-4 dersten 1 tane vererek ilerledim ve 2 yıllık eğitimi 4 yılda bitirdim. evde oturup sadece oyun oynuyordum. bölümü sevip sevmediğini öğrenip ona göre plan oluşturun. bir de aileniz onu karşısına alıp konuşabilir. siz tek tek derslerine gidip gitmediğini, geçip geçmediğini takip edecek değilsiniz ama sene sonunda ailene bir sorumluluğu olduğunu bilsin.


ne yapabileceğinizi bilmiyorum ama yorumlara çok güldüm. ablanız gibiydim. ondan farklı olarak benim psikolojim bozulmuştu (kaldı ki bence ablanızın psikolojisi de bozuk - hiçbir alanda hiçbir aşama kaydetmeyip eve kapanmak hiçbir şekilde "sağlıklı" sayılamaz bence. bir şeylerden kaçıp kendini konfor alanına tıkıyor işte. ona bakarsak eroin alanlar da kendilerini iyi hissediyor. bunun sağlıklı ve normal olduğunu mu düşüneceğiz o zaman?). ben alanımı değiştirdim, gerçekten istediğim bir yola girdim. çok şükür, hem psikolojik tedavi hem de hayatımdaki radikal değişiklikler benim en azından şimdilik toparlamamı sağladı.

25 yaşındayım, iki gün sonra cebimde ne kadar para olacağını bilmiyorum, okulu bitirmeme daha iki sene var ve anksiyeteden geberiyorum. mutsuzum diyemem, bu günleri uzun vadede özlemle yad edeceğimden eminim ama her gün kaygılıyım işte. niye? çünkü "genç" yaşlarımı boşa harcadım. aslında eğlendim. hatta çok eğlendim. o zamanlardaki "boş" hayatımı bile çok özlüyorum açıkçası. ama sonuç itibariyle bugün o hurmalar tırmalıyor.

sadece kolay gelsin diyebiliyorum. yaşı çok gençmiş haha. yahu yaşı genç tamam da evden çıkmayan insanın hayata atılıp başarılı olmasını mı bekliyorsunuz? durduk yere bir gün "ben ne yapıyorum" deyip 180 derece dönmesini mi ya da? sorun nasılsa sizin sorununuz değil ya, "o öyle mutlu siz kendi işinize bakın" deyip geçiyorsunuz, ne ala... kendi kardeşiniz aynı durumda olsa bu kadar rahat olur muydunuz, "böyle mutlu bize ne" deyip kendini eve kapatmasına sessiz mi kalırsınız?


der meister
(02.11.19)
(3)

Eczacılık bölümü hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

Türkiye ve Avrupa'daki iş olanakları, bölüme karşı tutum nasıl? Türkiye'de pek eskisi gibi tıp kadar dikkat çeken bir bölüm değil. Sizce geleceğin mesleklerinden olur mu?
Türkiye ve Avrupa'daki iş olanakları, bölüme karşı tutum nasıl? Türkiye'de pek eskisi gibi tıp kadar dikkat çeken bir bölüm değil. Sizce geleceğin mesleklerinden olur mu?
Evinizinkedisi
(01.11.19)
Geleceğin mesleklerine yönelik eğitim buradaki üniversitelerde verilmiyor. Türkiye'de iş olanağı sınırlı, Avrupa'yı bilmem. Geleceğin mesleği olsa bile burada olmaz, batıda olur ancak.


angina pektoris
(01.11.19)
Avrupa’da eczaci olmak isteniyorsa turkiye’de okunmaz.
Ayrica avrupa’nin cogu yerinde eczane sistemi cok farkli, onlari arastirmanizi oneririm.


kuehles blondes
(01.11.19)
Eczane açmak istiyorsan artık nüfusa dayalı sistem var, istediğin her yerde açamıyorsun. O yüzden "en kötü 20 bin kazanırım" kafasıyla okunacak bölüm değil. Belki kazanırsın ama istediğin yerde yaşayamazsın.


gzg
(01.11.19)
(3)

Ciltteki kızarıklar neden oluyor çözümü nedir?

İyi geceler, daha çok cilt bakımından anlayanların cevaplayabileceği bir duyuru olacak sanırım. İnternette gerçekten temiz bilgi bulmak çok zor. Benim yüzümde çenemde, burnumda ve burun çevremde devamlı kızarıklık var. Sivilce, siyah nokta sorunum yok. Alnım, yanaklarım pırıl pırıl, kızarıklık yok.
İyi geceler, daha çok cilt bakımından anlayanların cevaplayabileceği bir duyuru olacak sanırım. İnternette gerçekten temiz bilgi bulmak çok zor.

Benim yüzümde çenemde, burnumda ve burun çevremde devamlı kızarıklık var. Sivilce, siyah nokta sorunum yok. Alnım, yanaklarım pırıl pırıl, kızarıklık yok. Ama çene ve burun çevresindeki kızarıklık yüzüneen cildim çok cansız duruyor. Ayda yılda bir kere makyajı anca yapıyorumdur. Ama devamlı kızarıklık var.

Kızarıklığa karşı kremler varmış. Bunlar acaba işe yararlar mı? Yoksa bir cilt doktoruna mı gitmeli?
Evinizinkedisi
(30.10.19)
rosaseadir buyuk ihtimalle. doktora gitmek lazim evet, eger rosasea ise doktor krem verecektir.


in vino veritas
(30.10.19)
Yağlı egzama. Hassas ciltler için bir nemlendirici ile elidel krem ve advantan krem. Miktarını ve zamanlarını eczacı söyler. Yine de bi dermatoloğa gitmekte fayda var. 3 senedir aynı dertle uğraşıyorum.


Yukarıdaki yazdığıma ek olarak, eğer kızarıklık zamanla yok oluyorsa, zamanla azalıyor ya da zamanla çoğalıyorsa egzamadır. Saç tiplerinde de dökülme olması muhtemel. Kalıcı kızarıklıksa roza olabilir, orasını doktor bilir.


(3)

Sizce annelik babalık nasıl değerlendirilmeli?

Diyelim ki evinde misafir gibi yaşayan, eşine ve çocuklarına karşı sorumluluklarını asla yerine getirmeyen bir babaya sahip olsanız. Üstelik bu baba bencil, umursamaz, kendini beğenmiş ama iş açısından da başarısız ve tembel biri olsa nasıl tahammül ederdiniz? Bu kişinin babalığını nasıl değerlendir
Diyelim ki evinde misafir gibi yaşayan, eşine ve çocuklarına karşı sorumluluklarını asla yerine getirmeyen bir babaya sahip olsanız. Üstelik bu baba bencil, umursamaz, kendini beğenmiş ama iş açısından da başarısız ve tembel biri olsa nasıl tahammül ederdiniz? Bu kişinin babalığını nasıl değerlendirirdiniz?

Mesela anne olmaktan tek anladığı ev işi yapmaktan ibaret olan bir anne düşünün. Anneliğini nasıl değerlendirirdiniz?

Bu iki kişinin kendi ailelerindeki anne ve baba figürü böyle olduğu için mi sizce böylelerdir,yoksa anne/baba olmaktan uzak insanlar mı?
Evinizinkedisi
(29.10.19)
Kendi ailelerindeki anne baba figürü en sık rastlanan oluyor benim gördüğüm kadarıyla. Yani illa kişi kendi anne babasının yaşamını kendi evliliğinde sürdürüyor gibi değil de çocuklukta verilmesi gereken temel eğitimler, empati, iletişim vs olmayınca bu kişilerin bu sorunları diğer ilişkilerine taşıması olayı. Bir de sonuçta ailelerinde pasif olan kişiler evlenip aktif rol almaya başlıyor ve mesela ağlayan çocukla nasıl başa çıkabileceğini bilmiyor diye ancak annesinden öğrendiği gibi vurarak susturmaya çalışıyor falan.

Onların suçu mu? Hayır. Onların suçu olmaması çocuk ihmal ve istismarını meşru mu kılar? Yine hayır.

Bir gün diktatör olursam (yani yaptıklarımın sorumluluğunu alma gereğim olmazsa) insanların üremesini ehliyete bağlarım. Milleti aşırı bezdirici sınavlara sokarak (maksat direnci ölçmek de olsun) çocuk sahibi olmalarını sağlardım. Nasıl sırf beyni var diye herkesi pilot, cerrah gibi pek çok insanın hayatını etkileyecek bir mesleğe zorla sokmuyorsak sırf üreme organı var diye de ebeveyn yapmamalıyız bence. İnsan haklarına aykırı mı? Tartışılır ama benim gördüklerim genel olarak insanların, diğer insanların hayatlarını nasıl kötü etkiledikleri üzerine.


mor bembombom
(29.10.19)
Figur oyledir.
Dogrusu o saniyolardir. Baba hakkinda bisey diyemicem. Neyse ki oyle sorumsuz babam olmadi. Ama anneligi ev isi, temizlik, sabah cocugu okula hazirlamak olarak dusunen annem var. Bunu yazdigimi gorse kahrolur. Ama destek yok. Yani bi anlamaya calisiim yok. Bazen bi kavga sirasinda hemen benden iyi anne yok dunyada diyor. Anne surda hic destek olmadin vs diyince de yemegini mi temizligini mi eksik ettim diyor hep. Oyle kabullendim :)
Oyle gormus cunku. Annenin gorevi ev isleri anneme gore. Ev islerinde iyi olmayip cocugunun psikolojisine deger veren anneler var mesela ama anneme onu anlatamazsin. Ona gore ev yeterince temiz degilse vs o anne kotudur.


Flipsflops
(29.10.19)
anne baba olmaktan uzak insanlar.

buna kılıf bulmak isterseniz bulursunuz. ama tersini de bulursunuz. genellemek çok doğru değil.


babilbaligi
(30.10.19)
(6)

Vergi dairesinden gönderilen evrakla ilgili ne yapmak lazım

Sabah bu evrağı getirdiler. Vergi dairesinden gönderilmiş,birden fazla işverenden gelir elde edilmesi hakkında diye yazmışlar. Bu evraktan sonra ne yapmak lazım?https://i.imgyukle.com/2019/10/26/EvYUDy.jpg
Sabah bu evrağı getirdiler. Vergi dairesinden gönderilmiş,birden fazla işverenden gelir elde edilmesi hakkında diye yazmışlar. Bu evraktan sonra ne yapmak lazım?

i.imgyukle.com
Evinizinkedisi
(26.10.19)
bu yaziyla ve onceki is yerinden aldigin son bordro ve yeni basladigin is yerinden aldigin ilk bordro ile birlikte yazinin geldigi vergi dairesine gidiyorsun. 2016'dan itibaren degistirdigin tum isler icin yapmalisin bunu. bu yaziya cevap vereceksin orada sana bir dilekce hazirlayip imzalatacaklar. sonrasinda eksik yatirilan vergi matrahini hesaplayacak ve beyanda bulunacaksin. bunun icin hesaplamayi senin yapman gerekiyor, sana su kadar borcun var demiyorlar. sonra o hesapladigin matrahin toplam tutarini yazip beyanname olusturuyorsun. bunu online veya vergi dairesinden yapabiliyorsun. galiba vergi dairesinden yapacaksan tutari onlar hesapliyorlarmis. sonra cikan borcu da odeyince islemin bitmis oluyor. sonraki adimi ben de bilmiyorum cunku henuz odeme yapmadim, ay sonunda yapicam.


in vino veritas
(26.10.19)
ama bunun kesinlikle dunyanin en sacma seyi oldugunu da mutlaka eklemeliyim. is degistirdiginde ciktigin yer de girdigin yer de ayri ayri bildirim yapiyorken senin de gidip bildirim yapmani istiyorlar ve bu o donemde gecerli bir kural degildi. yani bu sene temmuzda filan basladi ama nedense 2016dan itibaren gecerli yapalim da o zaman boyle bir kural yokken is degistirenlerden de para alabilelim diye dusunmusler resmen. malum saraya para lazim. bu kisin isinma masraflarini biz karsiliyoruz anladigim kadariyla.


in vino veritas
(26.10.19)
"saraya para lazım" mantısı size yeterli gelmediyse, ki bana gelmedi, olayın açıklamasını yapayım size:

her sene sıfırlayan bir vergi sistemi düşünün. ocak ayında başlıyor. olay ayında aldığınız maaşın vergisi oluyor. bunu işyeriniz sizden otomatik olarak kesiyor gibi düşünün.
şubat ayında, o sene içerisinde kazandığınız ikinci maaşı kazanıyorsunuz. atıyorum, maaşınız 5 bin olsun. ocakta o sene itibariyle 5 bin kazanmış biriyken, şubatta 10 bin kazanmış oluyorsunuz. bu mantıkla gittiğinizde, Ağustos'taki maaşınız, sekizinci maaşınız yani, o sene 40 bin kazanmanız üzerinden yatıyor. haliyle, buradaki vergi daha fazla. bu sebeple, maaştan kesinti en çok sene sonundaki aylarda olur. devlet belirli kazanımlara %2 vergi koyarken, daha fazlasına %4, daha da fazlasına haliyle daha fazla vergi koyar.

şimdi, size söylenen durumun mantısı da kabaca şöyle:
siz 2016 yılının 8. ayında işten çıktınız ve 9. ayında başka bir işyerinde başladınız diyelim. ikinci işyeriniz bu vergilendirmeyi sıfırdan başlatmış olabilir. bu da, 9. ayda (5 bin lira üzerinden örneklemeye devam edersek) 45 bin kazanmış biri gibi değil de, 5 bin kazanmış biri gibi vergi ödemeniz demek. yeni iş yeriniz vergiyi sıfırdan başlatınca, sıkıntı oluyor.

elinize bildirim geldikten hemen sonra, 2016 yılında çalıştığınız bütün kurumlardan maaş bordrosu isteyin. bu bordroların sadece çıktılarını almayın, imzalı ve mühürlü olsunlar. bu sene içinde toplam iki iş yerinde çalıştıysanız, ikisinden da 2016 yılına ait imzalı ve mühürlü bordrolarınızı alın. elinizde ocaktan aralığa kadar 12 ayın bordrosu varken gidin vergi dairesine. görevli bakıp, size de verginin sıfırlanıp sıfırlanmadığını gösterir. eğer iş değiştirdiğiniz vergi sıfırlandıysa, ki muhtemelen öyledir, aradaki vergi borcunu ödersiniz. 15 günü geçirmemeye dikkat edin.

bu sistem yurtdışında fena işliyor. iş değiştirdiğinizde ödediğiniz vergiler, inanılmaz boyutlarda. maaş ciddi ölçüde artmayacaksa kimse iş değiştirmiyor Fransa'da. hiçbir Fransız da "yöneticilerin ısınma parasını ödüyoruz" gibi bir kafaya sahip değil. vergi bu. ödeyeceksin. bilmiyorsak da öğrendiğimizde ödeyeceğiz. vergilerinizin çocuk yetiştirme yurtlarının ısınma masraflarına gittiğini düşünün, eğer bir neden gerekiyorsa.

belgelerle gittiğinizde işin çok kısa sürdüğünü göreceksiniz. kolay gelsin.


lovemyself
(26.10.19)
(bkz: iş değiştirenlere vergi şoku)

Vergi dairesine gitmen şart değil. Hazır beyanname ile internet üzerinden de beyan verebilirsin. Eğer 2016 yılındaki vergi matrahlarının ikisi de 30.000 üstündeyse ödeme çıkacak. Biri altında kalıyorsa o işyerini beyan etmene gerek kalmıyor 72 tl damga vergisi ödeyip çıkıyorsun. Son bordro değil 2016 daki tüm bordrolarını istemelisin. Herhangi bir sorun olursa sözlük veya buradan ulaşabilirsin.


Bu olay kısaca şu demektir
"İş değiştirmiş olduğun için bizi vergi kaybına uğratmış olabilirsin. Ama emin değiliz, bu sebeple bu işin muhasebesel kısmını da sana yükleyerek zamanını, neşeni, yaşam enerjini ve ayrıca paranı da almaya niyetliyiz."

Ne kadar ucuz bir yorum olsa da "saray'a para lazım" oldukça gerçek ve haklı bir yorumdur. Türkiye cumhuriyetinde vergiler vatandaşın iyiliği refahı ve mutluluğu için harcanmaz. Yurtdışı ile burasını vergi toplama açısından "eşitlemek" ancak verginin karşılığı alınıyorsa akla ve vicdana uyar.


r evolution
(26.10.19)
olayin saraya para lazim kismi zaten vergi vermeyi bilmemekten vs. gelmiyor. sarayin konuya dahil oldugu kisim tam olarak alinan kararin 3 yil oncesinden baslamasi noktasi. benim bildigim kadariyla bir kanun islemeye basliyorsa basladigi tarihten sonrasini baglar. ama saraya para lazim oldugu icin bugun karar verdik 3 yil onceden baslasin deniyor. kaldi ki verdigimiz vergiler duble yola gidiyor diyelim, onun da parasini oduyoruz ustelik ona da ayrica vergi dahil. yedigimiz ictigimiz, giydigimiz, aldigimiz herrr seye de ayrica vergi oduyoruz. ki zaten maasin eline gecmeden minimum %15ini vergi diye aliyorlar. vergi bize yol, su, elektrik olarak donuyor olsa kimsenin itiraz edecegini sanmiyorum, eminim fransizlar da kardes sen hayirdir demiyordur. ama ben aldigim her seyi hatta bazen bi kendime iki saraya alirken, halk agir vergiler altinda eziliyorken, sarayin bahcesindeki hurma agaclarinin alttan isitilmasini haliyle sorguluyorum. ama tabii ki kraldan cok kralcilar yasadigi surece de maalesef saraya para lazim olmaya devam edecek ve biz de odemeye devam edicez. cografya kaderdir.


in vino veritas
(26.10.19)
(18)

Dilinizi temizler misiniz

Dişlerinizi fırçalarken, dilinizi de fırçalayıp,temizliyor musunuz? Dişlerimi fırçalarken, dilimi de temizliyorum. Ama bu sanırım yaygın bir alışkanlık değil. Dilin o temiz olmayan halinin görüntüsünden çok rahatsız oluyorum. Böyle karşımda konuşurken, yemek yerken gördüğüm diller midemi bulandırıyo
Dişlerinizi fırçalarken, dilinizi de fırçalayıp,temizliyor musunuz? Dişlerimi fırçalarken, dilimi de temizliyorum. Ama bu sanırım yaygın bir alışkanlık değil. Dilin o temiz olmayan halinin görüntüsünden çok rahatsız oluyorum. Böyle karşımda konuşurken, yemek yerken gördüğüm diller midemi bulandırıyor.

Acaba ben mi bu konuda gereksiz takıntı yapıyorum? Yoksa o sapsarı yeşile dönmüş diller gerçekten iğrenç mi?
Evinizinkedisi
(22.10.19)
Yillardir fircalarim.
Dil temizleyici ozelligi olan dis fircalari var. Fircanin ters tarafi bu is icin yapilmis. Yani bu yapman gereken bi sey aslinda. Niye takinti olsun


Flipsflops
(22.10.19)
yok dogru dusunuyorsuz bence de onemli dil temizligi. tam olmuyor gibi onu yapmadan. koku falan da ondan olusabiliyor zaten sanirim. gerekli bi sey dogru yoldasiniz.


aydonno
(22.10.19)
az diş fırçalayan bir yaratığım. her fırçalamamda dilimi de mutlaka fırçalarım.


ben de temizliyorum,

her fircsalmada dilimi de fircaliyorum

boylece daha iyi hissediyorum


exlibris
(22.10.19)
Çok haklısınız, benim de midemi bulandırıyor. Hatta bence ağız kokusu yapıyor o.
Dişimi her fırçaladığımda dilimi de köküne kadar fırçalarım.


megalomaniac
(22.10.19)
Not: dil temizleyicisi işe yaramıyor bence, ben fırçayla en ufak beyazlık kalmayacak şekilde fırçalıyorum.


megalomaniac
(22.10.19)
dişleri fırçalarken sürttürüyorum.


datnet
(22.10.19)
Diş fırçalar gibi dilimi de fırçalarım


Dil temizleme aparatı var. Temizliyorum.


Tears of Devil
(22.10.19)
Tabii ki temizliyorum. Dişimden sonra fırçalamazsam sanki yeterince temiz olmamış hissediyorum. Ayrıca fırçalamakla hata ediyormuşum kazıyıcı gibi bir alet var metal onu kullanmak lazım geçen Watsonsda bulamadım internetten alacağım ama fırçalayınca bakterileri etrafa dağıtıyoruz direkt süpürmek lazım.


Kediyi üzdün
(22.10.19)
Kesinlikle temizliyorum, cidden aradaki farkı görseniz anlarsınız. Diş temizliğinde 3 tane ana kriterim var :

1. Diş fırçalama
2. Dil temizliği
3. Diş ipi kullanımı


burka
(22.10.19)
Yapıyorum ama bazen unuttuğum oluyor


monkey
(22.10.19)
hayır ama bazen dişimi fırçalarken kirli olduğunu farkedip temizlediğim oluyor.


potsdamer
(22.10.19)
hayır. midem bulanıyor.


sutlu nescafe
(22.10.19)
her dis fircalayisimda mutlaka fircalarim dilimi de fircalarim. sonra da dis ipi. aslinda arayuz furcasini da kullanmam gerekiyor ama cok uzun surdugu icin yapmiyorum cogunlukla usengeclikten.


in vino veritas
(22.10.19)
evet her sabah diş fırçaladıktan sonra aparatla süpürme yaparım.


ninotevtidze
(23.10.19)
dil fırçası kullanıyorum diş fırçasından ayrı.


inheritance
(23.10.19)
Bakir dil siyiricisi kullaniyorum. Ayurvedik bir davranis.
Fircanin yetersiz kaldigini kullandiktan sonra goreceksiniz.


(5)

İstanbul'da iyi bir göz doktoru

Merhaba, istanbul'da bildiğiniz iyi bir göz doktoru tavsiyeniz var mı? Özellikle retina üzerine uzmanlaşmış bir hekim tavsiyesinde bulunabilir misiniz? Teşekkür ederim şimdiden tavsiyeler için.
Merhaba, istanbul'da bildiğiniz iyi bir göz doktoru tavsiyeniz var mı? Özellikle retina üzerine uzmanlaşmış bir hekim tavsiyesinde bulunabilir misiniz? Teşekkür ederim şimdiden tavsiyeler için.
Evinizinkedisi
(10.10.19)
cevap alınca silmezseniz sevirim, retina problemi bende de var. önerilen doktora gidebilirim.

20 yıl önce katarakt ameliyatımı yapan doktorumun uzmanlık alanları arasında retina hastalıkları da var. o zamanlar dünya gözdeydi ama şuan yeditepedeymiş. www.yeditepehastanesi.com.tr


mor.inek
(10.10.19)
istanbulretina.com

Turkiyedeki en iyi goz doktori olabilir hoca. Abim dahil cok kisi gitti ve cok memnun kaldi. Uzmanligi retina. Zaten arastirin goruceksiniz


oscar
(10.10.19)
Hüseyin Yetik


hıkmıkzık
(10.10.19)
davut kohen demeye gelmiştim.


(1)

İsmek'in ingilizce yeterlilik sınavı nasıldır?

İsmek'in İngilizce kursuna kayıt yaptırmıştım, derslere başlayabilmek için yeterlilik sınavı yapılacakmış. Sınavla alakalı tek bilgim yazılı olarak gerçekleşecek olması. Aranızda bu sınava daha önce giren varsa, bilgi verebilir mi? Teşekkür ederim.
İsmek'in İngilizce kursuna kayıt yaptırmıştım, derslere başlayabilmek için yeterlilik sınavı yapılacakmış. Sınavla alakalı tek bilgim yazılı olarak gerçekleşecek olması. Aranızda bu sınava daha önce giren varsa, bilgi verebilir mi? Teşekkür ederim.
Evinizinkedisi
(28.09.19)
B1 için girmiştim, orta seviye idi. yani öyle çok kolay da değildi, kazık da değildi. ama kolaya biraz daha yakın sayılabilirdi.


tabirimekruh
(28.09.19)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler compumaster, dambil, deckard, fader, groove salad, hollowlife, kahvegibi, kibritsuyu, kobuzchu kiz, robin
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.