Giriş
(11)

Başka ülkede yaşama kararı alanlar nasıl yeni düzen kuruyor?

Birini tanıyorum. Bu kişi 5-6 farklı ülkede yaşamış. Bu kadar sık ülke değiştirmek zor değil mi? Ev kurmak, masraf, ev bulmak... bana çılgınca zor geliyor.
Birini tanıyorum. Bu kişi 5-6 farklı ülkede yaşamış. Bu kadar sık ülke değiştirmek zor değil mi? Ev kurmak, masraf, ev bulmak... bana çılgınca zor geliyor.
Andrew
(13 saat)
Valla bende merak ediyorum, buradaki işi gücü bırakıp yurt dışına okumaya giden bi arkadaşım vardı 30 larda geçenlerde döndü, hala gideyim biraz daha okuyayım yurt dışında kafasında. Valla bi yandan imreniyorum helal olsun diyorum bi yandan da bana ters diyorum, içten gelecek demek :)


paramolacak
(12 saat)
Bir kere yaptıktan sonra tekrar yapması o kadar zor değil, tecrübe kazanıyorsun. Bir de sık ülke değiştiren insanlar daha esnek oluyor genellikle, öyle aşırı kriterleri olmuyor.


roket adam
(12 saat)
Başka ülkeyi geçtim İstanbul'da ev değiştirme fikri bile korkunç


Andrew
(12 saat)
bütçeyi planlayabildikten sonra gerisi oyuncak. sadece zaman alır. başka bir problemi yok.


tukenmez adam
(12 saat)
ben 8 - 10 sene kadar önce yurtdışına gitmiştim okumak için. öğrenci değişim programıyla. kalacak yerle ilgili sorunlar vardı. buna rağmen gittim. ilk gün otelde kaldım. sonra kalacak yer buldum. o zamandan sonra bir çok defa daha yurtdışına gittim.

şimdi tekrar 8 - 10 sene öncesine gitsem ve yurtdışında yaşacak olsam, sanırım çekinirim. değil yaşamak, tatile gitmek bile ürkütücü geliyor. bir çok şeyi düşünmek ve planlamak lazım.

halbuki düşünüp büyüttükçe zorlaşıyor. her türlü zorluğun bir çözümü bulunuyor. evde, durduğumuz yerde düşününce çılgınca zor geliyor.

--
yurtdışına taşınma kararı alanlar önce iş buluyorlar. iş yerleri yasal prosedürleri hallediyor. gideceklere ise sadece ev bulmak kalıyor. bazı şirketler kalacak yer de ayarlıyor ya da öneride bulunuyorlar. bazı şirketler işe hoşgeldin olarak bir aylık bazı masraflarını ya da taşınma masraflarını karşılıyorlar.

bir sponsorun olunca o kadar da zor olmuyor açıkçası.


dahinnotha
(12 saat)
ben sosyal çevre edinene kadarki süreci merak ediyorum. Orada bir arkadaş çevresi oluşturamayabilirsin veya çok uzun sürebilir. Ben en çok bundan çekinirdim gitme durumum olsa.


amusan
(12 saat)
bence o düzen kurma süreci çok eğlenceli. iki kere yeni bir ülkeye taşındım ikisinde de her şey çok heyecan vericiydi. yeni insanlar, yeni kültür, yeni yemekler, yeni binalar... şu anda bulunduğum yerde bir yıldır yaşıyorum bayağı arkadaşım oldu. işten okuldan evden sağdan soldan. o ilk istanbul'daki işimden istifa edip yurtdışına gitme kararını aldığım için o kadar memnunum ki. bir insanın hayatında daha net bir yol ayrımı olamazdı.


Evler genelde eşyalı, prosedürler için international friends in xx e giriyorsun fb den. Youtubedan da iki üç xx de hayat videoları çeken bi eleman buldun mu b1 ingilizcenle tum dünyada dolasabilirsin


wiekannich
(12 saat)
Bekar olduklari Icindir.


baldur2
(7 saat)
insan içerisinden gelecek her insan aynı olamıyor bunun bekarla v.b alakası yok
son 6 senede bir ülke sonrada 2 ev değiştirdim hele ki türkiye de ev değiştirmeye ne var veriyorsun binlira adamlar evi taşıyor yurtdışında selam bile vermezler o fiyata
ama lafa gelince araba ucuz ya :)

araba ucuzda alım gücü yok onu ne yapacaz


sivrisinek
(5 saat)
5 kere ulke degistirdim, ilk uc ulkeyi evli cocuksuz, son ikisini cocuklu.
kolay mi? hayir
ama bi laf var kervan yolda duzulur...


cairo
(4 saat)
(5)

Düşük gelirlinin istanbul'da yaşaması ne kadar mantıklı sizce?

Bu insanlar bu şehirden ne anlıyor? Eşi çalışmayan 2-3 çocuklu işçi tayfa burada sürüneceğine başka şehirde daha iyi yaşayamaz mı?Arabası olmayan tek çocuklu bir aile aylık akbil yapsa 600 lira sadece ulaşıma ödeyecek.
Bu insanlar bu şehirden ne anlıyor? Eşi çalışmayan 2-3 çocuklu işçi tayfa burada sürüneceğine başka şehirde daha iyi yaşayamaz mı?

Arabası olmayan tek çocuklu bir aile aylık akbil yapsa 600 lira sadece ulaşıma ödeyecek.
Andrew
(30.11.20)
Başka şehirde iş imkanı İstanbul kadar yok ve iş olan şehirlerde de ulaşıma verilecek para İstabul'a göre öyle ahım şahım farklı değil. Tarif ettiğin aileler diğer şehirlerde de sürünüyor. Ama burada iş alternatifi çok. İşten çıkarılsa iş bulabileceğini biliyor.


himmet dayi
(30.11.20)
(bkz: #99134571) Kesinlikle haklısın.


roket adam
(30.11.20)
istanbuldaki kadar iş başka yerde yok esas sorun o. istanbulda değil diğer 80 il, 72 milletten insan var. bunlar bir arada yaşıyor, çalışıyor, birbirlerine kalacak yer çalışacak iş buluyor, ev düzmesine yardım ediyor vs.

bilmediği yere gitse masrafı düşecek gibi görünse de zaten istanbulda imece usülü halledilen işler, ek gelir imkanları gibi durumları düşününce çok da farketmiyor.


hadsafhada
(30.11.20)
istanbul aydinn izmir çog hoştir ama benana.
kalifiyeyse, bir zanaati varsa küçük şehirlerde "belki" iş bulabilir. ama istanbuldaki gelir durumu düşük kitlenin büyük oranı kötü eğitim almış, meslek sahibi olmayan, elinden bir iş gelmeyen grup. bu insanlar bir de iş imkanı az olan yerlerde nasıl rekabet edecek? teknik bir iş bilmiyorsa, hayvancılıktan, tarımdan da anlamıyorsa ne yapacak?
(elbette tersi de mevcut, meslek sahibi olup işsiz olanlar da var kötü ekonomi yüzünden. ben çoğunluktan bahsediyorum)

ayrıca istanbul gibi enn zengin ve enn fakirin bululabildiği yerlerde gelir seviyesi yüksek insanların ihtiyaç duyduğu özel hizmet için (temizlik,bakım,onarım,ulaşım vs vs) ucuz iş gücü de karşılanıyor.

bu bir kısır döngü yani. imkan bulamadığı ve kimi zaman üstüne bir de tembel olduğu için vasıfsız kalıyor, vasıfsız olarak kötü işlerde çalışıyor ve bu piramidin zayıf halkasını sürdürüyorlar. kapitalizme hem güncel hem süreğen destek yani.
asıl soru neden bu kadar çoğalıyorlar?
ona da cevaben; -uzun vadede- hane içi gelir seviyesini yükseltmek gibi düşünsek de aslında değil, yukarıda söylediğim gibi olan kapitalizme hizmet edecek yeni sefil nesiller yetiştirmek oluyor.

sonuç olarak başka şehirde daha iyi yaşayamaz.


jimjim
(30.11.20)
Herkes is demis. Ben de insan olarak bakayim.
Konya'da mi İstanbul'da mi deseler istanbul derim. Malesef ülkemiz siyasal islam ülkesi olduğu için öyle avrupa gibi her şehrin birbirine benzemesi yok.
Izmir ile manisa arasında çağ atlaniyor. Orta Anadolu, doğu falan zaten biraz batiya yönelik insanin yapamayacağı yerler.
O yüzden islerin sadece bir kac şehirde birikmesi+insanlarin doguya/anadoluya gitmek istememeleri.


logisticsmanager
(30.11.20)
(2)

Yüzme havuzları açık mıdır?

Covid nedeniyle kapatmışlar mıdır?
Covid nedeniyle kapatmışlar mıdır?
Andrew
(27.11.20)
benimki acik.


ateistanbul
(27.11.20)
benim siteninki açık


stewie
(27.11.20)
(4)

Japonya'da çalışma temposu yüksek mi?

Bize kıyasla nasıldır?
Bize kıyasla nasıldır?
Andrew
(24.11.20)
Sabahları spor yapıyorlar hep birlikte.


renegade
(24.11.20)
Uzun uzun yazamam,ilknekden tecrübe etmedim ama edenleri dinledim, çok yüksek.


kisa
(24.11.20)
Calisan arkadaslar uzerinden ogrendigimi paylasabilirim.

Genelde batililarin calistigi sirket ve islerde Japon calisma stili (Surekli mesai yapilan, insanlarin zombi gibi calisip hayatlarini bitirdigi) olmuyor. Yine de TRde insanlarin alistigindan daha yogun calisilmasi gerekiyor.


cleric
(25.11.20)
çok yüksek.
sosyal veya sosyokültürel olarak örnek alınabilecek bir ülke değil japonya.


jimjim
(25.11.20)
(17)

Türkiye'deki bu pahalılık ne olacak böyle?

Bir şey alınamıyor. Çok pahalılık var. Ne hissettiriyor bu size? Ben bunalıyorum şahsen
Bir şey alınamıyor. Çok pahalılık var. Ne hissettiriyor bu size? Ben bunalıyorum şahsen
Andrew
(22.11.20)
sokak röportajları halkın aynası gibi.

bunalsan bile online olarak derdini dile getirebiliyorsun artık. sokağa 5 kişi adım attığın anda polis şiddeti başlıyor.
(bkz: celladına aşık bir halk)


facebook
(22.11.20)
Yolunmuş tavuk gibi hissediyorum. Çok can sıkıcı.


chihirovekohaku
(22.11.20)
Temel ihtiyaçlar çok pahalı. Başka ülkede bu kadar alım gücü düşte insanlar katlanır mı merak ediyorum


Andrew
(22.11.20)
param olsa bile kolay kolay bişey alamıyorum. "buna bu kadar para mı verilir yahu" diyip vazgeçiyorum. çünkü biliyorum o parayı hak etmediğini..
almak zorunda olunca da kazıklanıyormuş hissi, salak yerine konulmuş gibi..


MandMs
(22.11.20)
mandms +1
mibox alayım diyorum fiyatını görünce vazgeçiyorum. elektrik süpürgesi almam lazım. vazgeçiyorum. sürekli fiyatlar yukarı gidiyor. hadi azalmasın da bir senecik de olsa aynı kalsa olmaz mı?


sutlu nescafe
(22.11.20)
2.5 senedir çalışan bir insanım onadan önce de yaklaşık 1 sene freelance gelir elde ettim, maaşım bence az ama hani %25 daha fazla olsa da değişen bir şey olmaz gibi hissediyorum,
Bu kadar süredir çalışıyorum, gelir elde ediyroum, birikime yönelik bir hareketim isteyerek yok, bir çok şeye gerek yok diyerek gereksiz görüyordum onları, televizyon, iyi bir telefon, mutfağımdaki küçük ev aleti veya yeni bir buzdolabı, bunların hepsini gereği yok diye kendimi kandırıyormuşum, aslında alım gücüm o kadar düşük ki istediğim tv'yi almak birilerinin 1 haftasını alırken benim 2 ayımı alıyor belki, elimdeki telefonu mağaza açılışından faizsiz kredi ile 1800 liraya almıştım, alırken orta segment gibi gelen cihaz aslında giriş-orta segment bir cihaz, kendimi kandırıyormuşum,

Bugün maaşımın artış oranını önemsiz hissediyorum, çünkü aklımda genelde benimle denk iş yapan gelişmiş ülkede çalışan birisinin alım gücüne ulaşmak için muazzam oranlar gerekiyor. Tek rahat olan gıdaya ulaşım bence, yine de en kalitelisine ulaşamıyorum belki ama sonuçta parayı buralara yatırıyorum gibi, et yiyebilmek, güzel lezzetlere ulaşmaya çalışıyorum.


2013 yilindan beri ayni isyerinde calisiyorum. Ulkenin en buyuklerinden. Defalarca yukseldim, terfi aldim falan ama 2013 de ise girdigimde aldigim maasi aliyorum dolar bazinda ve alim gucu olarak. Diyeceklerim bu kadar.


karlmarx
(22.11.20)
mandms +1
Ne olacağı mı var, iyice köle gibi yaşamaya zorlanıyoruz. Lüks seçimleri bırakın insancıl bir yaşamı sürdürebilmek bile gitgide zorlayıcı bir hal almaya başladı.


burka
(22.11.20)
umutsuz ve mutsuz hissettiriyor.
öfkelendiriyor. artık tahammül sınırlarımı da aştı bu durum.1

işim var ve gelirim yetiyor. buna karşın hissettiklerim bunlar. önceki cevapta ifade edildiği gibi, o ürünün o para etmediği de belli.

kardeşimle bazı akşamlar alışverişe çıkıyoruz yiyecek bir şeyler almak için, şekerli olmasın, sağlıklı olsun istiyoruz ama elimizde iki parça şeyle çıkıyoruz. o iki parça şeye de 70-80 ödüyoruz.

marketlerde artık sadece zehir satılıyor. bunların kimini temizlik malzemesi olarak tüketiyoruz kimini ise yiyecek olarak.

teknolojik ürünlerin boyutu zaten apayrı.
bir arkadaşım işsiz bir mimar, boş zamanını işinde faydası olacak yazılımlar öğrenerek geçirmek istiyor ama bilgisarının performansı yetmediği için bunu yapamıyor. işi olmadığı için bilgisayarını değiştiremiyor. böyle çirkin bir döngü devam ediyor.

bunalmakta hakkınız var. ama daha ziyade öfke benim hissettiğim. çünkü bizim alamadıklarımız talan ve israfı sevenlerin ceplerinden taşıyor.


biseysorcaktim
(22.11.20)
Eskiden tek zevkim kıyafet alışverişiydi ama neredeyse 2 yıldır falan tek bir parça bi şey alamadım.

Hani keyif için yapılan harcamaları zaten saymıyorum. Çizim tableti almak istiyorum ne zamandır, para biriktir biriktir hala ödeme gelsin diye bekliyorum.

3-4 parça şeye 50-60 lira veriyorum markette, cidden herkes bunalmış durumda insanların konuşmalarını duyuyorum.

Abi adamlar 800-900 liraya iphone alıyor ya düşünsene? Türkiye'de o fiyatlar olsa, anaannemin elinde bile iphone görürüm bak abartmıyorum.


sec guard
(22.11.20)
bir sene içinde yurt dışına göç etmeyi planlıyorum.
diyeceklerim bu kadar.


rewlack
(22.11.20)
Gittiği yere kadar zorlayacaklar bizi. Suyumuzun son damlasına kadar. İnanın istemeseler bunların hiçbiri olmaz. Basit bir esnaf olarak kaç şey söyleyebilirim üzerimizdeki baskıyı azaltacak. Yöneticilerin bunları görmemesi imkansız.


r evolution
(22.11.20)
Valla olaylar bu noktaya birden gelmedi. Olay bu noktalara gelirken de olayı gerçekten iyi analiz ettiler. Bizdeki şu klasik "bana dokunmayan yılan bin yaşasın", "sen ses etme, kendini öne çıkarma" olayları yüzünden her şey bu duruma geldi. Bu anlayışımız ise hala devam ediyor.

Mesela demişsin ki "alım gücü bu kadar düşse insanlar katlanır mi merak ediyorum". Yani buradaki mesajlardan senin ve birçok kişinin bu duruma karşı olduğu sonucuna rahatlıkla varabiliriz. Ancak sıkıntı buna katlanmamak adına ne yapıldığı? Ben söyleyeyim: hiçbir şey. Yine birilerinin gelip sanki sihirli bir değnek yardımıyla her şeyi düzeltmesini, birilerinin bizim adımiza bişeyler yapması bekleniyor.

İsyanlar bile "niye birşey yapılmıyor?" şeklinde. "niye birşey yapmıyoruz?" şeklinde değil. Hal böyleyken de yani sadece ve sadece oturduğumuz yerden bişeylerin değişmesini beklediğimiz müddetçe de bişey değişmez bence.

Haa dersin ki "ben ne uğraşacam, ben kendimi kurtarmaya bakarım" anlarım ancak o zaman da "niye insanlar bişey yapmıyor" ya da "insanlar nasıl böyle katlanıyor" sorusu saçma kaçıyor çünkü sen de katlanan kesimdesin. Hani bişey yapmamak ya da katlanmak çok da ilginç bir durum olmamış oluyor senin için.


ben sahibinden.com a girip araç fiyatlarını görünce maddi, materyalist olan bütün hayallerimi unutuyorum. He manevi hayallerin nasıl dersen orası da pek iç açıcı değil. Kısaca psikolojimizi sağlam tutacağız diye her şeyi yapar hale geldik.

Bütün bir nesil netflix, spotify, online oyun, youtube batağına düşmüş durumda. Bu kadar ekran manyağı olmamız da boşuna değil. Çünkü hobi, etkinlik vs. çok pahalı şeyler olmaya başladı.

Toplumun büyük yüzdesi mutsuz. Üniversite öğrencileri TC tarihinin en mutsuz zamanlarını yaşıyor(Covidden bağımsız).

Bakalım neler olacak.


westblack
(22.11.20)
organik tavuğa 105 tl verdim. bebeğimiz olacak bebek arabası bakıyorum en kötüsü 2500 tl. avrupaya dünyaya baktım 50 100 dolar euro arası. temel zevklerimize bile büyük bedeller ödüyoruz.


mikahakkinen
(22.11.20)
fıkradaki gibi olacak. adama falcı, 10 yıl fakirlik yaşayacaksın çok sıkıntı çekeceksin, demiş. adam da peki 10 yıldan sonra ne olacak?. falcı da; birşey olmayacak fakirliğe alışıp gideceksin, demiş. herşeyin kalitesizine alıştık da umarım kıtlığa düşmeyiz.


prizmatik
(22.11.20)
hayat şartları zorlaşınca insnalar akıllanmayacak.
iranda pakistanda koşullar zorlaşsa bile yönetim değişmiyor.
halkın ortalama cahilliği dahada artıyor.
hiç zaman kaybetmeyin, sadece yurt dışına kaçmaya odaklanın.


buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler compumaster, dambil, deckard, fader, groove salad, hollowlife, kahvegibi, kibritsuyu, kobuzchu kiz, robin
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.