Giriş
(5)

Sürekli kendinden bahsetmek için yazan, samimi olunmayan tip

Merhaba arkadaşlar,Yaptığım işle ilgili bir meslek grubunda sorduğum bir şey ile alakalı birisi mesaj attı 2 ay önce falan. Kendisi de aynı işle ilgilendiği için konuşuruz diye ekledi, ben de kabul ettim. Epey konuştuk bu geçen süre zarfında. İlk başta bir şeyler sormak için yazıyordu 2 günde bir am
Merhaba arkadaşlar,

Yaptığım işle ilgili bir meslek grubunda sorduğum bir şey ile alakalı birisi mesaj attı 2 ay önce falan. Kendisi de aynı işle ilgilendiği için konuşuruz diye ekledi, ben de kabul ettim. Epey konuştuk bu geçen süre zarfında. İlk başta bir şeyler sormak için yazıyordu 2 günde bir ama artık işin cılkı çıktı. Allah'tan eskisi kadar çok yazmıyor. Ya "Şuna mail attım, buna mail attım, şu şirketler bana döndü." diye haber vermek için yazıyor ya da bugün kendimi geliştirmek için "Şunları araştırdım, bunlara göz gezdirdim, şu kadar süre boyunca bunlara odaklanmalıyım."

Söze de bir şey sormak istediğini dile getirerek giriyor. Ama soru moru yok. Habire kendi işlerinden bahsediyor. Mesleğiyle alakam olmasa da bana tüyolar vermeye çalışıyor. Ama bunların hiçbirisi de beni ilgilendirmiyor. Doğru düzgün tanımıyorum, samimiyetimiz yok, bana ne bunlardan. Hadi yakın bir arkadaşım, yakınım falan olsa tamam diyeceğim de o da yok.

"Bana ne bunlardan?" diyeceğim o da olmayacak, gelen mesajları kim olursa olsun cevapsız bırakmayı da sevmiyorum. Bir insan neden kendisinden bahsetmek için yazar. Ayırdığım zamana bile yazık o derece. Lise de falan vardı böyle arkadaşlar, sadece kendinden bahsederdi, size söz fırsatı vermezdi. Neden böyleler sizce? Etrafınızda falan var mı böyle sizi boş yere meşgul edip "WTF?" dedirten? Teşekkür ederim.
Yok. Çok gergin oluyorum işyerinde. İş dışı pek ilişkim yok, olanlarla da kısa ve yoruma mahal vermeyecek cümlelerle konuştuğum için açık kapı da yok. Bana "sen" diyene bile ısrarla "siz" derim.
Bonus olarak çatık kaş, asık surat, kellik, az göbek ve kalın gözlük var
(Böyle yazınca da kendime üzüldüm)


r evolution
(17 saat)
İstediğini yazar, istediğini çizer, boş boş konuşur, insanların canları ne isterse yazmalarına, yapmalarına hakkı var. Karşısındaki bunu kabul ediyor mu etmiyor mu burdaki çizgi bu, sizin yerinizde başkası olsa sınırlarını net bir şekilde belli eder ve rahatsız olduğu noktada kibarca ona sınırını gösterirdi ve o mesajları yazmaya devam edemezdi. size edebilmiş.

başkalarını siktir edin, şu kadar yazmanıza yazık. kendinize odaklanın, neden bir yetişkin olarak sinirimi bozmasına izin verdim diye sorun.


hopp
(14 saat)
Çok basit değil mi ? Bak şuan işle ilgileniyorum bahsettigin şeylere ayıracak vaktim yok konuşmak istersen aralarda sohbet edebiliriz, aradada 10 15dk konuşursun geçersin


wiekannich
(14 saat)
Rahatsızlığını dile getirmekten çekinmen saçma ama çok çekiniyorsan beyaz yalanlara başvurabilirsin. İşim var şuan konuşamam de geç zaten bir kaç kez bunu yapınca anlayıp yazmaz.


wacot
(11 saat)
Engelle geç?


yarey
(10 saat)
(6)

Abim onunla çalışmamı istiyor ama durumlar karışık

Merhaba arkadaşlar,Kardeşimin 20 yıldır çalıştığı patronu bu yılın başlarında falan muhasebe bürosunu kardeşime devretti. Ben mezun olalı 4 yıl oldu ve doğru düzgün bir iş bulamadım. Pek fazla iş deneyimim yok. Ben de işsiz kaldığım için serbest çevirmenliğe başladım geçen yıl. Zaten dil-edebiyat bö
Merhaba arkadaşlar,

Kardeşimin 20 yıldır çalıştığı patronu bu yılın başlarında falan muhasebe bürosunu kardeşime devretti. Ben mezun olalı 4 yıl oldu ve doğru düzgün bir iş bulamadım. Pek fazla iş deneyimim yok. Ben de işsiz kaldığım için serbest çevirmenliğe başladım geçen yıl. Zaten dil-edebiyat bölümünden mezun oldum. Kardeşim hem işsiz kalmayayım hem de ona yardımcı olayım diye yanında istiyor.

Büroyu aldığı zamandan beri kardeşim bana "Seni yanıma alacağım" diyor.
İşte bütün olayın başladığı yer burası. Kardeşimin eşi benden pek hoşlanmadığı için bu duruma karşı. İlk başlarda böyle bir durumun olmaması için kendi çalıştığı işten çıkıp kendi işlerinde çalışacağını söylüyordu. "O her şeyi yaparmış, o hızlıymış, becerikliymiş. Ben yapamazmışım, yavaşmışım falanmışım filanmışım."

Ama çıkmadı işinden, üstelik kardeşim sürekli söylemesine ve çalıştığı işyerinde resmen sömürülmesine rağmen. Çalışmayı kabul etsem eminim hemen işinden çıkar kendi işlerinde çalışır. Ben de o yüzden pek gönüllü değilim gidip çalışmaya. Karı kocanın arasının bozulmasını ve ilişkilerimizin de bozulmasını istemiyorum. Diğer yandan kendi planlarım var ve yeni yeni istediğim şeyleri elde etmeye başladım.

Kardeşim ben pek gönüllü olmadığım için bir iki hafta önce stajyer almıştı. Sesi kesilmişti. Ama kısıtlama geldiği için o da gitmiş.O gidince işlerin yoğunluğu tekrar arttığı için yine gündeme geldi bu konu. Ne yapacağım bilmiyorum. Bir yandan işsizim diğer yandan onların arasını bozmak istemiyorum. Muhasebeyle yakından uzaktan alakam yok. Kolay mı olacak zor mu olacak? Bir ton sorun var. Parayla ilgili bir sorun yok. Normal maaş verecek. Ama bilmiyorum kafam karışık. Sizce ne yapmalıyım?Biraz uzun oldu kusura bakmayın. Teşekkür ederim.
Süreç normale dönene kadar yardım edeyim şeklinde yaklaşabilirsin. Direkt ona bel bağlar gibi ben artık buranın personeliyim dercesine başlama. Hatta haftada 4 gün gelirim kendi işlerim de var de.


Gir basla ancak @istege nin dedigi gibi bir ayagin sanki surekli disarda olsun. Abinin esiyle iliskiniz anlattigin gibiyse yarin oburgun isten cikip seni de sutlamasi cok uc bir durum olmaz. Tabii oyle bir durum hic de olusmayabilir belki ancak kendini o duruma hazirlamanin da zarar olmaz.

Tabii yaptigi isle hicbir alakan yokken ne yapacaksin orada o konuyu hic anlamadim ama neyse. Calisma firsatin varsa gir basla ve duruma gore karar ver sonrasini. Bos durmaktan iyidir.


siz eğer prensipli, disiplinli ve işini aksatmayan biriyseniz, yengenize falan hiç bakmayın, gidin abinize yardım edin. işi bilmiyorsanız da öğrenirsiniz. zaten abinizin yardıma ihtiyacı varsa boş bırakmayacaktır sizi ve bir şekilde eliniz taşın altına girer. sonra baktınız, siz iyi niyetinize rağmen yengeniz suyu bulandırmaya çalışıyor, kendi yolunuza bakarsınız.

ama ya ben işten anlamam, çok da çalışmam, yenge de laf ederse ben de laf ederim gibiyseniz hiç gitmeyin...


malheiros
(25.11.20)
işiniz düzelmiş. kendi işine bak.
aile arasına girmeye de gerek yok.


ankarakecisi
(25.11.20)
Abiniz ısrarcıysa bu konuda belki yengeniz çok da problem etmiyordur artık. Ben olsam abimle konuşurdum direk bak başlıyorum ama problem olmasın, iki gün sonra sorun olacaksa başka bir şey bakiyim diye gerisi onların problemi aralarında çözmeleri lazım. Size gelen bir teklif var sonuçta eğer sizin için iyi olacağını düşünüyorsanız, çalışmıyormuşsunuz da ben olsam başlardım.


carmenta
(25.11.20)
Aile arasına girme. Aile ile iş yapıp yuvası yıkılan çok var minik bir problem kaos oluşturuyor o durumlarda.


cilekli pasta
(25.11.20)
(5)

Küs olduğunuz,size ayıp eden biri evinize gelse "hoş geldin" der misiniz?

Merhaba arkadaşlar,Diyelim ki sadece sizin yaşamadığınız evinize küs olduğunuz biri geliyor. Evin reisi siz olmadığınız için bir şey diyemiyorsunuz. Emr-i vaki gibi geliyorlar işte. Aranızda yaşanan olayı çıkaran o, hatalı da o ve buna rağmen zeytinyağı gibi üste çıkıp sizi suçluyor.Esas sizin olay
Merhaba arkadaşlar,

Diyelim ki sadece sizin yaşamadığınız evinize küs olduğunuz biri geliyor. Evin reisi siz olmadığınız için bir şey diyemiyorsunuz. Emr-i vaki gibi geliyorlar işte. Aranızda yaşanan olayı çıkaran o, hatalı da o ve buna rağmen zeytinyağı gibi üste çıkıp sizi suçluyor.Esas sizin olay çıkarmanız gerekirken o çıkarıyor, o kadar yüzsüz yani. Her neyse bir iki gün sizde kalacak diğer gelenlerle birlikte. Bu durumda siz nasıl davranırsınız? Yalancıktan "hoş geldin" mi dersiniz yoksa hiçbir şey demeyip görmezden mi gelirsiniz? Nasıl davranırsınız bu birkaç günlük süre içinde? "Hoş geldin" dememeyi falan nasıl karşılarsınız?
doğru veya yanlış umrumda değil, ben kesinlikle o yokmuş gibi davranırdım. tabi gerçekten haklı olan bensem. bu arada ben böyleyim, siz de böyle olun demiyorum. ben böyleyim sadece.


isveperver
(13.11.20)
Valla ben bizdeki şu klasik "misafir baş tacıdır, ev sahibi onu memnun etmeli" anlayışını hiç sevmiyorum. Benim evim ya da onun evi vs farketmez, sevmiyorsam gidip muhabbet etmem. Yalandan samimiyet falan da göstermem. Görmezden gekirim direkt.


görmezden gelirim +1


hazen
(13.11.20)
gormem


ala09
(13.11.20)
Kardeşinizin/abinizin kaynanasıysa yine olay, yüzüne bakmazdım.


Unde bach canim
(13.11.20)
(2)

Yabancı hisseler için güvenilir platform

Merhaba arkadaşlar,Takip ettiğim birkaç şirket var küçük bir yatırım yapmak ve kendimi denemek istediğim. Zaten BİST'de işlem yapıyorum ama ben yabancı piyasalarda işlem yapmak istiyorum. Doların alıp başını gittiği şu zamanlarda platformlara fazladan komisyon bayılmak istemiyorum ve güvenilir bir p
Merhaba arkadaşlar,

Takip ettiğim birkaç şirket var küçük bir yatırım yapmak ve kendimi denemek istediğim. Zaten BİST'de işlem yapıyorum ama ben yabancı piyasalarda işlem yapmak istiyorum. Doların alıp başını gittiği şu zamanlarda platformlara fazladan komisyon bayılmak istemiyorum ve güvenilir bir platform arıyorum. Sizce yeni başlayanlar için en ideal platform neresi? Yardımcı olursanız sevinirim.
Bunların çoğu minimum depozito ister. 10.000$ falan yatırman gerekir. Gerçi interactive brokers min depozito şartını kaldırmıştı galiba.


catch the arrow
(30.10.20)
tradebox ama yüksek bir miktar gerekiyor hesabı açmak için bilginiz olsun.


bepicolombo
(30.10.20)
(2)

AÖF kaydı ders seçip harç yatırmama rağmen pasif görünüyor

Merhaba arkadaşlar,14 Ekim'de AÖF derslerimi seçtim, 15 Ekim'de de harcımı ödedim. Ondan sonra salak gibi bir daha girip bakmadım onaylanmış mı onaylanmamış mı diye. Kayıtlar bitmeden bir iki gün önce hatırlatma maili geldi ders kaydının son günden önce yapılmasını tavsiye eden. Mail gelince aklıma
Merhaba arkadaşlar,

14 Ekim'de AÖF derslerimi seçtim, 15 Ekim'de de harcımı ödedim. Ondan sonra salak gibi bir daha girip bakmadım onaylanmış mı onaylanmamış mı diye. Kayıtlar bitmeden bir iki gün önce hatırlatma maili geldi ders kaydının son günden önce yapılmasını tavsiye eden. Mail gelince aklıma düştü girip bakmak ama yine unuttum ta ki bugün saat 3:30'da aklıma gelene kadar. Tabi süre bitti.

O sırada girip baktım ne durumda diye bir de ne göreyim kayıt bilgisi pasif yazıyor. Beynimden vurulmuşa döndüm. Çünkü 400 TL'ye yakın para bayıldım bu utanmazlara. Tüm sınavları uzaktan falan yapmalarına rağmen utanmadan harçları iki katına çıkarmışlar. En çok da bu zoruma gidiyor. Zaten iş yok güç yok. Benim için büyük para. Şimdi o kadar param boşuna mı gitti yoksa sonra güncellenir mi? Eğer pasif kalırsa yapabileceğim bir şey var mı bu paranın üstüne soğuk su içmekten başka? Para iadesi falan da yapmıyomuş utanmaz herifler. Vereceğiniz tavsiyelere ihtiyacım var. Teşekkür ederim.
kayıtlar uzatıldı 29 ekime kadar. sisteme girince kaydımı aktifleştir gibi bir buton vardı yanlış hatırlamıyorsam oralara bir göz atın. yine olmazsa pazartesi günü büroyla ya da 444'lü numarayla iletişime geçersiniz.


hadsafhada
(24.10.20)
Onaylanmamistir daha. Büro seni arar muhtemelen pazartesi bir sıkıntı varsa. Ya da sen ara büroyu.


westblack
(24.10.20)
(8)

Whatsapp'dan yazıp sonra silenlere cevap verip vermemek

Merhaba arkadaşlar,Serbest çevirmenlik yapıyorum. Bazen beraber çalıştığım bürolar, Whatsapp'dan yazıyorlar. Ancak internetim sürekli açık olmadığı için bazen 30 dk- 1 saat sonra görüyorum. İnterneti açınca mesaj bildirimi geliyor, bakıyorum ki mesaj silinmiş. 2-3 defa böyle oldu, bazısında hemen gö
Merhaba arkadaşlar,

Serbest çevirmenlik yapıyorum. Bazen beraber çalıştığım bürolar, Whatsapp'dan yazıyorlar. Ancak internetim sürekli açık olmadığı için bazen 30 dk- 1 saat sonra görüyorum. İnterneti açınca mesaj bildirimi geliyor, bakıyorum ki mesaj silinmiş. 2-3 defa böyle oldu, bazısında hemen görüyorum ancak telefonun başında bekliyormuşum gibi görünmesin diye hemen açmıyorum, bazen de internet kapalı olduğu için görmüyorum.

Bu arkadaşların gönderdikleri mesajı silmesinin sebebi nedir? Yanlışlıkla mı yazıyorlar yoksa benden cevap alamadıkları için mi? Büronun biri aynı şeyi iki kez yaptı. Ben de onların mesajlarını sildiklerini görünce cevap vermiyorum. Yanlış yazdıysan da geç gördüğüm için iptal olduysa da belirt. Ne diye bütün mesajları silip adamı muallakta bırakıyorsunuz? Bu silme özelliği geldi, işler değişti resmen. Siz de böyle durumlar yaşıyor musunuz? Gönderdiğiniz mesajları siliyor musunuz? Silinen mesajlara cevap veriyor musunuz? Sildiğiniz mesajlara cevap verilmesini istiyor musunuz? Kafamda deli sorular. Düşüncelerinizi paylaşırsanız sevinirim. Teşekkür ederim.
bir sürü insanla diyalog halindelerse yanlışlıkla ona buna yazacakları şeyi başkasına yazmış olabilirler whatsapp web kullanırken benim de başıma geliyor bazen, ne yazdıklarını sildiklerini merak etmem de çok takacak duruma gelirsem android telefonumdaki karşı tarafın whatsapp'ın silme özelliğini deaktif eden araçlarına başvururum.


nahtoderfahrung
(22.10.20)
Gıcık oluyorum silenlere
Ben asla silmem
Silersem de imla hatalı mesajları silerim, doğrusunu tekrar yazarım

Onun dışında silenler firildaktir gözümde. Insan yaşadığının arkasinda durur


yarey
(22.10.20)
serbest çevirmenlik yapıyorum. aynı şekilde yaşadığım oluyor. genelde başka bir çevirmene yönlendirildiği için siliniyor. kimi zaman da yanlış yazıldığı için

ayrıca "telefon başında bekliyormuşum gibi görünmesin" diye düşünmene gerek yok. sonuçta iş yapıyorsun ve iletişimini daha çok telefon ile kuruyorsun. tabiki de telefonun başında olacaksın. zira, bürolar senden cevap alamayınca hemen başka bir çevirmeni arıyorlar.


lesmiserables
(22.10.20)
iş paslıyordur ve aynı anda bir çok çevirmene gönderiyordur. ilk cevap veren işi kaptığı için kendini açıklamakla uğraşmamak adına mesajı sen görmeden siliyordur.


theseachange
(22.10.20)
telefon başında bekliyormuşum gibi görünmesin

bu ne demek yav tam tersi olmalı işveren her zaman ulaşmak ister sana. telefonun başında bekliyor görünmen gerek. işleri başkasına gidiyor haberin olsun bi süre sonra hiç müşteri bulamayacaksın.


sizofren06
(22.10.20)
Empati yap, dusun ki 10 kisiye bir isle ilgili mesaj attin toplu, bir tanesi isi aldi. Digerleri gunun geri kalan saatlerinde teker teker cevap yazmaya basladilar. Isi gucu birakip hepsine dert mi anlatacaksin? Ayni seyi farkli kisilere gunde 10 kere yaptigini dusun bir de, butun gunun millete dert anlatmakla gecer. Onun yerine silersin biter, senin de cevap vermene gerek yok hatta islerine gelir senin cevap vermemen.


robokot
(22.10.20)
"telefonun başında bekliyormuşum gibi görünmesin diye hemen açmıyorum"

entry nick uyumu :)


dafuq
(22.10.20)
Bir mesaja bile geç cevap verecek kadar düşük responsibility’ye sahipse bu kişi ya tok yemiştir ya tembel sorumsuz enerji tüketen biridir deyip sana bulaşmak istemedikleri için siliyorlardır hatta belki piyasadaki on binlerce cevval çevirmen rakibinden biri sen zahmet edip cevap yazana kadar o işi bitirmiştir bile.


pass
(22.10.20)
(2)

Çocuk oyuncuların cinsel içeriğe maruz kalması(True Blood spoiler olabilir)

Merhaba arkadaşlar,E2 zamanlarında doğru düzgün izleyemediğim için içimde ukde kalan True Blood'a başlamıştım. İzleyenler hatırlayacaktır, ilk sezon son bölümde Arlene'nin çocukları kel vampir ve Maudette'nin sevişme görüntülerini izliyorlardı. Burası benim kafama takıldı. Bu çocuklar 11-12 yaşında
Merhaba arkadaşlar,

E2 zamanlarında doğru düzgün izleyemediğim için içimde ukde kalan True Blood'a başlamıştım. İzleyenler hatırlayacaktır, ilk sezon son bölümde Arlene'nin çocukları kel vampir ve Maudette'nin sevişme görüntülerini izliyorlardı. Burası benim kafama takıldı. Bu çocuklar 11-12 yaşında falandı ve o yaştaki çocukların rol gereği bile olsa böyle yetişkin içeriklere maruz kalmasını biraz aşırı buldum.

Tamam, Amerika'nın medeniyet seviyesi bizden ileride, çocuklara okulda cinsel eğitim falan da veriliyor olabilir, bu konuda bir bilgim yok ama resmen porno izletmek de biraz abartı gibi geliyor. O yaştaki çocuklar için biraz travmatik bir deneyim olabilir bence, üstelik kafalarının da oldukça karışık olduğu ve cinsel dürtülerin kendini göstermeye başladığı yaşlardalar. Anne babalar nasıl gönül rahatlığıyla izin vermiş ki bu sahneye? Siz ne düşünüyorsunuz?
Film çekim teknolojisi çok ileride. İki sahne ayrı çekilip birleştirilmiş olabilir. Özellikle fantastik filmlerde oyuncular çoğu zaman portakal gibi nesnelere karşı oynuyorlar. Sonra o portakal ejderha, canavar vs. yapılıyor. O diziyi izlemedim ama çocukların o sahneyi hiç görmemiş olması mümkün.


dissendium
(20.10.20)
@dissendium+1
Amerika özellikle çocukların psikolojik istismarı konusunda taviz vermeyen bir ülke. Bu tip içeriklerin izletilmesi de istismara girer. Dolayısıyla iki ayrı sahne birleştiriliyordur. Yoksa ebeveynler böylesi bir çekime izine vermeyeceği gibi, hadi bir şekilde umursamasalar bile devlet görevlileri ve diğer vatandaşlar izin vermez.


balik kraker
(20.10.20)
(4)

Güven uyandırmayan ve birbirinin aynı şirketler nasıl ayakta kalıyor?

Merhaba arkadaşlar,Uzun zamandır iş aradığım için bazen o kadar birbirinin aynı ve güven uyandırmayan şirket profiliyle karşılaşıyorum ki "Kim bunlara gidip müşteri oluyor?" diye soruyorum kendime. Misal ilk başta "Bilmem ne akademi", "Falan filan dil kursu" isimli eğitim kurumları var. Birbirinin
Merhaba arkadaşlar,

Uzun zamandır iş aradığım için bazen o kadar birbirinin aynı ve güven uyandırmayan şirket profiliyle karşılaşıyorum ki "Kim bunlara gidip müşteri oluyor?" diye soruyorum kendime. Misal ilk başta "Bilmem ne akademi", "Falan filan dil kursu" isimli eğitim kurumları var. Birbirinin kopyası olan bir sürü şirket var, işlek yerlere gittiğimde yine aynı manzara, bir sürü aynı profilde şirket tabelası. "Kim gidip bunların müşterisi oluyor, millet nasıl güveniyor, bu kadar aynı telden çalan şirket ayakta kalacak parayı nası kazanıyor?" gibi bir sürü soru canlanıyor kafamda.

Sonra şu devremülk satan yerler var. Hiçbir şekilde çekici gelmiyor. Oraya harcayacağım parayı daha güzel şeylere harcayabilirim. Çok saçma geliyor buralara para dökmek.

Sonra e-ticaret işine giren şirketler var. Kim ismi duyulmamış ve Google aramalarında 3.-4. sayfada veya daha sonraki sayfalarda yer alan bir şirketten bir şey almak istesin ki? Aslında çok da küçümsememek lazım. Dolandırılan tonla insan var.

Daha bunun gibi aklıma gelmeyen birçok örnek var. Siz ne düşünüyorsunuz?
Müşterisi olmadığına emin olduğunuz ve bir şekilde ayakta kalan firmalar hele de çok göz önünde olmamaktan hoşnut görünüyorsa dümencidir büyük ihtimalle.


Şuan sorunu okuyunca yazdığın cümlelere öyle hak verdim ki..

Verecek cevabım yok, ben de kafamda aynı soru işaretlerine fazlası ile sahibim.


mobydick
(17.10.20)
Ya ben ayni seyi fatihte garip bi mahallede otururken alakasiz yerlerdeki pizzacilar icin dusunuyordum. O kadar arada kalmis bi mahallede oturuyodum ki 3 tane pizzaci olmasi sok ediyodu beni. Sonra uyustucu saticisi ciktilar kapatti polia dukkanlari.


hindistan cevizi
(17.10.20)
O bölgedeki ihtiyacı karşılayabiliyorlar çünkü. Adam çok bilinen bir şeye 20 bin tl vereceğine 5 bin tl verip kaybı olacaksa da bu kadar miktarı gözden çıkartabiliyor.
E-ticaret işine giren şirketler daha önce bir şekilde tanıdıklar aracılığıyla vs. bilinen yerler aslında. Hepsi değil tabii ki ben istisnalardan bahsediyorum.

Zamanında adı duyulmamış bir siteden alışveriş yapıp gayet memnun olmuştum ki o zamanlar hiçbir yerde doğru düzgün satılmayan bir şeyi satıyorlardı. Bir daha böyle bir şeye kalkışmam ama o zaman denk geldi, aldım.


(6)

260 TL'lik Bitcoin bir işe yarar mı?

Merhaba arkadaşlar,Skrill belasında bir miktar param vardı ve çekmeme izin vermiyordu lanet olası. Paramı kurtarmak için bitcoin alarak alengirli tuhaf birkaç işlemden sonra paramı BtcTurk'e çekebildim. Şimdi BtcTurk hesabımda 260 TL'lik Bitcoin var. Dün rüyamda Bitcoin çok oynak olduğu için bi 1000
Merhaba arkadaşlar,

Skrill belasında bir miktar param vardı ve çekmeme izin vermiyordu lanet olası. Paramı kurtarmak için bitcoin alarak alengirli tuhaf birkaç işlemden sonra paramı BtcTurk'e çekebildim. Şimdi BtcTurk hesabımda 260 TL'lik Bitcoin var. Dün rüyamda Bitcoin çok oynak olduğu için bi 1000 TL kar ettiğimi, sonra karımın 300 TL'ye düştüğünü, bazen zarar ettiğimi gördüm :D

Birkaç gündür BtcTurk hesabıma bakıyorum, param bi 263 TL oluyor, bi 259 TL oluyor. Bunun yakın zamanlarda artma olasılığı var mı hiç? Tamam 260 TL'nin esamesi bile okunmaz ama BTC çok oynak olduğu için ne olacağı pek belli olmaz. Param orada dursun mu yoksa çekeyim kurtulayım mı? :D
bitcoin iki katına çıksa, ki çok zor 520 olacak. değmez yani. ama dursun bence 300 tl olursa çekersin


jelly bear
(16.10.20)
o parayi orada unut, yuklesince bozarsin


sweetoffice
(16.10.20)
Bitcoin 1 milyon Dolar olacak diyen spekülatörlerin ıslak hayali gerçekleşirse kralsın.

Onun dışında ne öldürür ne süründürür.

Seni İstanbul Borsasına alalım. 50 TL'yi 5'e katlayıp 250 TL yaptım bir hissede. 250 bassak 1250 TL olmuştu senin. Ama bozdurmadım zirvede kardan zarar ediyorum.

edit: yatırım tavsiyesi değildir!


Cesario
(16.10.20)
260 lira 10 katına çıksa hayatında ne değişecek ki? Yatırım için çok düşük bi mebla.


noluyo yaa
(16.10.20)
Bence elleme. Piyasa dengeleri bozulabilir. Ciddi bir meblağ bu.


catch the arrow
(16.10.20)
catch the arrow +1
İnsanların ekmeği ile oynama. Bırak kalsın.


lancelot du lac
(16.10.20)
(21)

Siz olsanız ne tepki verirdiniz ( Kardeşimin kaynanası ile tartışmam)

Merhaba arkadaşlar,Yaz tatili başladığından beri kardeşlerimden birinin 2 çocuğuna da biz bakıyoruz. Yeğenlerimden birisi 1, diğeri 9 yaşında. Çocuklara kardeşimin kaynanası bakıyordu ama yaz tatili başlayınca o memleketine gitti. Kardeşimler, çocukları bize getirdi,sabah getirip akşam alıyorlardı.
Merhaba arkadaşlar,

Yaz tatili başladığından beri kardeşlerimden birinin 2 çocuğuna da biz bakıyoruz. Yeğenlerimden birisi 1, diğeri 9 yaşında. Çocuklara kardeşimin kaynanası bakıyordu ama yaz tatili başlayınca o memleketine gitti. Kardeşimler, çocukları bize getirdi,sabah getirip akşam alıyorlardı. Sonra kardeşimler bu süreçte yeni ev aldılar ve oraya taşınacaklardı. Evin bir sürü tadilatı olduğu için eşyaları yeni eve götürdüler, ev taşınılacak durumda olmadığı için onlar da geldi, 1-2 aydır bizde duruyorlardı. Annem babam hizmetçileri oldu resmen.

Her neyse evin işleri az kaldı, taşınma noktasına gelindi diye kardeşimler gittiler, kaynanasını da getirdiler. Ulan evinizin bütün işleri bitsin, sonra onu da getirin de hepten evinize gitsenize. Yok! O da 1 haftadır bizde kalıyor. Ama esas sorun burada başlıyor. Kadın 60 yaşında ama hiç yaşının insanı değil. Küçük çocuk gibi hep bir ilgi bekliyor.

Sanki ev sahibi biz değil de oymuş gibi davranıyor. Televizyonu kimseye vermiyor. O başka yerdeyken bir kanal değiştirsen afra tafrasından geçilmiyor. Sonra bu televizyon izlerken kimse konuşmayacakmış, anlamıyormuş bu. Sıkıysa bir kelime et. Ulan anasını satayım evrenin sırrını mı dinliyorsun ne yapıyorsun? Kumanda mutlaka elinde olacak sonra.

Virüs var diye herkese virüslü muamelesi yapıyor. Elinizi yıkayın, maskenizi takın. Bunu kendini düşünerek söylüyor. Sonra sürekli hanımefendiyi besleyeceksin. Kendi ağzıyla istiyor. "Bugün şunu pişir bunu pişir". Ulan biz bu zamana kadar bir sürü misafir ağırladık yatılı, hiçbirinden de böyle bir istek duymadık. El alemin hizmetçisi olduk resmen.

Her neyse esas olaya geleceğim. Kaynana geldiğinden beri çocuğa çoğunlukla o bakıyor. Yemek yedirirken de anne babasının aksine çocuğa telefonda çizgi film açıyor. Az önce çocuk yemek yerken de çizgi film bitti ve çocuk ağlamaya başladı. Kaynana da çocuk ağlıyor diye yine sinirlendi, bir yemek yedirmiyormuş. Sonra büyük olan yeğenim de anne babasının yemek yerken çizgi film açmadığını söyledi. O öyle söylediği için daha da sinirlendi.

Sonra benden çocuğun suluğunu istedi, ben de nerede olduğunu görmediğim için biraz geç gördüm, bana o yüzden " Hadi inatçı, bir şeyi getiremiyorsun inatçı, orada gözünün önünde duranı görmüyorsun" dedi, arkasından da diğer yeğenimden istedi. Ben de sinirlendim "Napıyım pervane mi takayım?" dedim öylesine. Ondan sonra olay çıkardı. Kendi söylediği hata olmuyor, ben kendimi savununca hata oluyor. Beni terbiyesizlikle suçluyor, hiç beklemezmiş benden. Annem olay büyümesin diye benim yerime özür diliyor. Öleceğimi bilsem yine dilemem özür falan. Misafirse misafirliğini bilsin.

Kadına çatmamak için odama geçtim. Zaten kadına sinir oluyorum iyice tepemi attırdı. Bakalım birazdan kardeşimler işten gelince ne olacak? Her neyse arkadaşlar biraz uzun oldu kusura bakmayın. Siz olsanız ne tepki verirdiniz? Teşekkür ederim.
Hİç tepki falan vermeyin en güzelini yapmışsınız zaten odanıza geçerek.
Onlar gidene kadar odanda takıl. Dersim, işim var rahatsız etmeyin diyin.


coca cola
(12.10.20)
yeğeniniz canınız ciğeriniz anlarım da kardeşinizin kaynanasının sizin evde yatılı ne işi var? dış kapının dış mandalı. baştan eve sokmanız hata.

hiiiç yüz vermeyin. muhatap olmayın. kaç gün daha kalacak ki?


Mevzu başka da kardesimler değil kardeşlerim diyeydim eyiydi


fempusay
(12.10.20)
Bence muhattabın bu durumda kardeşin olmalı. Durumu onunla konuş ve çözüm üretmesini iste.


Büyüklerimizi kırmayalım, sessiz kalmak en büyük güzellik.


kotukedi
(12.10.20)
Duyuruda okuduğum en anormal olaylardan biri. Ablam evli ben aile evinde iken ablamın çocuğu ile gelip kalması bile zorluyordu beni kaldı ki bir de kaynanasini getirecek... Hani kimse de demiyor sanırım ağa bu nasil saçma bir iş diye. Git kardeşinle konuş.

Ayrıca konuyu okumadan başlığı görünce aile işine karisilmaz, kardeşinle ne yaşarsa yaşasın sen kaynanasına laf etme diyecektim ama şu durumda olaydan doğrudan etkilenen bir insan olarak kaynanaya laf söyleme hakkın bile var. Ayrıca ben olsam anne sen saf misin diye onu da dolduruşa getirirdim. Herkesi memnun etmek için alemin enayisi olmaya gerek yok, kavga ise kavga.


elorelia
(12.10.20)
Tüm bunlara sebep olan şey, kardeşinin çocuk bakıcısına veya otele para ayırmak yerine ev alması. Geri kalan saçmalıkları değerlendirmeye gerek bile yok.


başta kaynananın gelmesini kabul etmemeniz gerekirdi kaç artı kaç bu ev 10 kişi yaşıyor böyle iyi herkes birbirinin gırtlağına yapışmamış. aşırı gıcık oldum kadına ama burda kardeşin eve niye kendi ailesi yetmiyo gibi kaynanasını getiriyo. tadilat bitmesini bekleseymiş beklemediyse kaynanasını da alıp otele gitseymiş. muhatap olma bence.

ben de yaşlıların ağzına ne gelirse söylemesi olayına kılım ama %100 de haklı olsan o yaşlı olduğu için kabak senin başına patlar muhtemelen.


ruby elixir
(12.10.20)
ruhen hastayim ben +1


blatta hiberna
(12.10.20)
Kardeş böyle çok içine yaşamların dezavantajı bunlar. Yaşlı insanlar, komün halinde yaşamanın zorlukları, vb. vb...


roket adam
(12.10.20)
ben yasli masli dinlemem lafimi sokardim. yaşa hurmet etmem, her yasliya saygi gosterecek olsak ohoo... hak etsin once. olk basta saygili davranirsin ama baktin terbiyesiz cikti, hiic yasina masina bakma.

küserse küssün, aglarsa aglasin, laf ettirirse ettirsin.

ben olsam kumandayi da alir saklarim. veya tv acikken telefonla bagira bagira konusurum.

az bile demissin.

onun istedigi yemegi de yapmam, yaptirmam. cocugu da onun elinden alirim gel teyzecim/halacim diye. ne goturuyorsun cocugu derse de hiic cevap bile vermem.

herkese anladigi dilden konusacaksin.


batlegolas
(12.10.20)
kardesime de derdim ki kaynanani da al git.

misafir gibi misafir olsa basimizin ustunde yeri var, bu bildigin utanmaz biri.

hayir oyle cok yasli da degil, 60 ne ki? benim 80 yasinda rahmetli ananem her isini kendi yapiyordu. asla bir sey buyurmazdi, suyunu bile kendi alirdi. ah canim ananem, ne kadar melekmis.


batlegolas
(12.10.20)
Hani rüyalarda olan absürt olaylar kalabalık evler ve olaylar olur ya, aynı öyle geldi okurken. Bütün bunların sebebi kardeşin. Umarım evleri olunca da her gün size çocuk baktırmaya ve yemeğe gelip yıkılmaya devam etmezler.
Anne ve baban da bu kadar ezdirmesin kendini, bizimkiler de öyle “aman huzursuzluk çıkmasın” diye diye kendilerini kullandırıyolar sinir oluyorum. Ama ezilen insan bunu kendisi yapıyor işte, genelde şikayetçi olmuyorlar hallerinden... sorun bundan kaynaklanıyor zaten. Kardeşin düşüncesiz ve bencil, annen ve baban da eziklenmeyi hürmet etmeyi seviyor. Kayınvalide de tam aradığını bulmuş cazgır ve aaygısız ruhuyla.
Sen bunca olayın içinde sırf “pervane mi takıyım” diyerek hiçbir şekilde ayıp etmedin için rahat olsun.
Ruhen hastayım +1


megalomaniac
(12.10.20)
Ben olsam evden kovardım. Siz yine iyi dayanmışsınız.

Mümkün olduğunca farklı odalarda takılın bence


Unde bach canim
(12.10.20)
kesinlikle sabir. sonra pisman olunabiliyor. alti ustu bir hafta.
ancak overallda bu kadinin yetistirecegi cocukta da ruhsal hasar kacinilmaz.


tunaktunaktun
(12.10.20)
Yaşın kaç? Bana biraz komik geldi bütün anlatılanlar. Odana geç bir hafta. Sınavım var de.


stewie
(12.10.20)
Annene hayretler ettim vallahi. Ben de olsam dolduruşa getiririm annemi, hatta buna dolduruş denmez direkt savaş açarım. Benim evimde bana o şekilde davranamaz o. Yaşlı falan da değil bi kere, 60 yaş nedir arkadaşım emekliliği anca gelir 60 yaşın.

Aaayyyy olduğum yerde bunaldım vallahi ya. O ne biçim kadın öyle ya? Kardeşinin karakteri nasıldır bilmiyorum ama eşi de anasına çekmiş bana kalırsa. Kaynana ne alaka sizde ne işi var yahu??


muhayyer divan
(12.10.20)
Minimum iletişim en güzeli.


jazzabel
(13.10.20)
Kardesinle konus, kaynanasina ayar versin. Insan gibi oturamiyorlarsa da cekip gitsinler. En sevmedigim sey yasli kibiri. Zamaninda dangalak gibi yasayan insanlar bir anda yaslaninca otomatikman saygi bekliyorlar :/


chitosan
(13.10.20)
Öldürüp göm bence. ama maske eldiven tak barmak izin kalmasın.


Kardeşin baya sizi harcamış. Geçmiş olsun. Aynen muhatabın kardeşin onunla konuşun.


mobydick
(14.10.20)
(2)

Farklı birkaç pozisyonu bana uyan şirket

Merhaba arkadaşlar,Farklı birkaç pozisyonu ve çalışma şekli bana uyan uzmanı olduğum bir alanda faaliyet gösteren bir şirket buldum. Hepsinde de istenen nitelikleri gayet karşılıyorum. Birinde farklı pozisyonda freelance çalışırken diğerinde de tam zamanlı evden çalışıyorsunuz. Freelance için alın
Merhaba arkadaşlar,

Farklı birkaç pozisyonu ve çalışma şekli bana uyan uzmanı olduğum bir alanda faaliyet gösteren bir şirket buldum. Hepsinde de istenen nitelikleri gayet karşılıyorum. Birinde farklı pozisyonda freelance çalışırken diğerinde de tam zamanlı evden çalışıyorsunuz. Freelance için alınma şansım daha kolayken evden tam zamanlı çalışmanın da bildiğiniz gibi düzenli ve daha fazla geliri var. İkisine birden mi başvursam (Şirketin gözünde olumsuz bir izlenim bırakır mıyım bir de?) yoksa tek birine mi başvursam?). Yardımcı olursanız sevinirim. Teşekkür ederim.
her ikisine de başvur. ikisini de yapabileceğiniz görünsün :-)


ankarakecisi
(08.10.20)
İK ile görüşme şansın varsa, bu bahaneyle ara sor. Hem şansını da artırmış olursun.

Eğer bu mümkün değilse, ikisine de başvur. Kötü bir izlenim olmaz, merak etme.


stewie
(08.10.20)
(1)

Trump'ın tüm ekibi Covid-19 mu kaptı?

Merhaba arkadaşlar,1 haftadır neredeyse her gün Trump'ın kadrosundan birilerinin Covid-19 testi pozitif çıkıyor. Önce Hope Hicks, ondan sonra Trump ve eşi, onlardan sonra şimdi de Kayleigh McEnany. Sizce daha da pozitif çıkanlar olur mu? Ben çıkacağını düşünüyorum. Bir de bu durum seçim kampanyasına
Merhaba arkadaşlar,

1 haftadır neredeyse her gün Trump'ın kadrosundan birilerinin Covid-19 testi pozitif çıkıyor. Önce Hope Hicks, ondan sonra Trump ve eşi, onlardan sonra şimdi de Kayleigh McEnany. Sizce daha da pozitif çıkanlar olur mu? Ben çıkacağını düşünüyorum. Bir de bu durum seçim kampanyasına, işlere falan çok etki eder mi sizce?
scotus sürecinin ilerlemesini engellese/yavaşlatsa harika olurdu.


eileengray
(05.10.20)
(6)

Boyumun yetmediği iş teklifi

Merhaba arkadaşlar,Bugün şartları benim için çok iyi olan bir iş teklifi aldım, Kariyer'den bulmuşlar beni. Arayan arkadaş tüm çalışma koşullarını falan anlattı. Ama iş beni biraz aşıyor. İyi bir yerde Almanca dilinde çağrı merkezi görevlisi olmak. Ancak sorun şu ki Alman Dili ve Edebiyatı'ndan mezu
Merhaba arkadaşlar,

Bugün şartları benim için çok iyi olan bir iş teklifi aldım, Kariyer'den bulmuşlar beni. Arayan arkadaş tüm çalışma koşullarını falan anlattı. Ama iş beni biraz aşıyor. İyi bir yerde Almanca dilinde çağrı merkezi görevlisi olmak. Ancak sorun şu ki Alman Dili ve Edebiyatı'ndan mezun olmama rağmen pratiksizlikten dolayı konuşma anlamında bayağı paslandım. Mezun olduğum zamanlar şakır şakır Almanca konuşuyordum, Almanlarla bile çok iyi derecede iletişim kuruyordum ama paslanmışım konuşmaya konuşmaya. İngilizce'de sorun yok, onda kendime güvenim tam ama iş dışında bir etkileşimde olmadığım Almanca'da işler kötü.

Yazılı dilde sorunum yok, zaten çevirmenlik falan yapıyorum da konuşmaya gelince tıkanıyorum. Zaten arayan arkadaş da Almanca konuşmamın ne durumda olduğunu sordu, ben de açık açık izah ettim ama çok aşırı şeyler olmazsa yapabileceğimi de belirttim. O yüzden seviyemi test etmek için bir dil mülakatı yapacaklar. Normalde çok kafaya takmam ama uzun zamandır hem işşizim hem de bu kalitede bir yer bir daha çok zor gelir ayağıma. İş bulmaktan o kadar umudumu kesmiştim ki kendimi serbest çalışmaya hazırlamaya çalışıyordum. Ama hiç beklemediğim bir anda bu teklif geldi. Pek umudum yok ama yeteneğimi kullanamayıp bu şekilde başarısız olmak çok utanç verici geliyor.

Sizce ne yapsam? Mülakata kadar gece gündüz kasıp ilgili alanda araştırma yaparak mülakatı geçmeye mi çalışsam yoksa başarısızlığı baştan kabul edip zorlamasam mı? İşe alınma durumu olursa yarın yokmuş gibi kasacağım zaten. Siz böyle kendinizi yetersiz hissettiğiniz iş fırsatlarında ne yapıyorsunuz? Düşüncelerinizi paylaşırsanız sevinirim. Teşekkür ederim.
almanca biliyorsan bir süre içinde paslar açılır merak etme. sonuçta konuşmayı unutmadın sadece pratiğin yok çünkü uzun süredir kullanmadın. 1-2 haftada açılırsın.


ozdek
(29.09.20)
hepi topu cagri merkezi isi. kasma. bildigin kadariyla git. sinava gir. gecersen calismaya basla. cat pat hata yapsan da sikinti yok. cunku bastan soylemissin cok iyi olmadigini.

atalarimizin bir sozu var; bizim anksiyete kurbani, ozguven fakiri turk gencligine cuk diye oturuyor.

kervan yolda duzulur

profesyonel hayatta bunu siar edinmelisin.


buenosdias
(29.09.20)
Mülakata kadar gece gündüz kasıp ilgili alanda araştırma yaparak mülakatı geçmeye çalış + 1 milyon

yardırıp çalışıp alırsın bu işi. konuşman da 2 haftaya kendini bulur.


noxell
(29.09.20)
Merhaba, cv nize cok iyi derece almanca bildiginizi yazdiysaniz, o sekilde oldugunuzu dusunmuslerdir(konusma olarak). Eger isi istiyorsaniz mulakat gelene kadar calisin, zarar gelmez, islerine gelmezse kendileri bilir biryandan. Ayrica biraz dost aci soyler durumu olabilir ama callcenter islerini gozunuzde cok buyutmeyin, cok hizli sirkulasyon olan(yani sozlesmeniz heran iptal olabilir) yerlerdir. Kariyer imkanlari cok zor ile imkansiz olarak degisebilen sirketler var. Cok bel baglamamak lazim bana sorarsaniz.


bluewhale
(29.09.20)
Mülakata kadar kasın. Sonradan çok pişman olursunuz.


mobydick
(29.09.20)
Alman dili edebiyati mezunuymussun uzerine çevirmenlik yapiyormussun konusma pratigin de acilir biraz paslanmissin o kadar. Basarisizlik filan yok bence.

Ayrica usteki arkadaslar +1 call center muhtemelen belli basli bikac cümle kuracaksin. Faust tartismiycaksin telefonda musteriyle seni cok da zorlamaz bence.


hindistan cevizi
(29.09.20)
(4)

Appen'in içe sinmeyen proje daveti

Merhaba arkadaşlar,Appen'a kayıtlıydım ve başvurduğum birkaç proje vardı. Bugün bir transkripsiyon projesi için davet göndermişler. Ama hiç içime sinmedi. Çünkü söz konusu proje Appen China'ya ait ve projede çalışmak için bilgisayar ve telefona bir güvenlik uygulaması kurmamız gerekiyormuş. Fakat bu
Merhaba arkadaşlar,

Appen'a kayıtlıydım ve başvurduğum birkaç proje vardı. Bugün bir transkripsiyon projesi için davet göndermişler. Ama hiç içime sinmedi. Çünkü söz konusu proje Appen China'ya ait ve projede çalışmak için bilgisayar ve telefona bir güvenlik uygulaması kurmamız gerekiyormuş. Fakat bu programı bilgisayardan kaldırmak için de low format atmak gerekiyormuş. Zaten buradan ne kadar sakıncalı bir şey olduğunu anladım ve içime sinmedi. Ben sırf güvenmediğim için Epic Games'in ücretsiz dağıttığı oyunları bile almıyorum.

Ama benim asıl endişelendiğim bu uygulamayla çok fena data mining yapmaları. Siz ne düşünüyorsunuz değmez değil mi? Saatine 4.6 dolares veriyorlar? Ne düşünüyorsunuz?

Güncelleme: Şansa bak, benim sorumun hemen altında da bir Appen sorusu var :D
bilgisayara sanal makina kurup ordan çalış


nahtoderfahrung
(25.09.20)
@ nahtoderfahrung Bu şekilde tüm risk sıfıra mı iniyor? Bir de proxy olarak algılanmaz değil mi? Appen böyle şeylere çok dikkat ediyor. Öneri için teşekkür ederim.


Sanal makina içinize sinmiyorsa ve de verdikleri ücrete değiyorsa, ikinci bir ssd düşünülebilir.


reactionic
(25.09.20)
@reactionic Projenin ne kadar süreceği, hacmi ile ilgili bilgi verilmediği için ne kadar kazanabileceğimi bilmiyorum. O yüzden yeni bir SSD almaya değip değmeyeceği konusunda bir fikrim yok.


(1)

Şunu sizce doğru çevirmiş miyim? Duyuru'nun otomotiv ustalarının dikkatine!

Merhaba arkadaşlar,Araçların ateşleme sistemi ile ilgili bir çeviri yapıyorum. Aşağıdaki cümlede "waste spark" diye geçen ifadeyi "ikiz ateşleme" olarak çevirdim. İnternette baktığıma göre "boşa giden kıvılcım" doğru olsa da "ikiz ateşleme" veya "çift ateşleme" ifadesinin yaygın olarak kullanıldığın
Merhaba arkadaşlar,

Araçların ateşleme sistemi ile ilgili bir çeviri yapıyorum. Aşağıdaki cümlede "waste spark" diye geçen ifadeyi "ikiz ateşleme" olarak çevirdim. İnternette baktığıma göre "boşa giden kıvılcım" doğru olsa da "ikiz ateşleme" veya "çift ateşleme" ifadesinin yaygın olarak kullanıldığını gördüm. Sizce doğru olmuş mu? Yardımcı olursanız sevinirim. Teşekkür ederim.

This type of distributorless ignition system uses a "waste spark" method of spark distribution. Each cylinder is paired with the cylinder that is opposite it (1-4 or 2-3).

Bu tip distribütörsüz ateşleme sistemi, kıvılcım oluştururken “ikiz ateşleme” yöntemini kullanır. Her bir silindir karşısındaki silindir ile kardeştir (1-4 veya 2-3).
Kardestir yerine estir derdim ben. Bu tarz sorular proz/kudoz ustunden sorarsaniz daha kisa surede cevap alirsiniz.


(2)

Şurada ne demek istemiş arkadaş?

Merhaba arkadaşlar,https://www.instagram.com/p/Bjum_uhHAl1/?hl=trBurada arkadaş "Damn. Cut that one close" derken ne demek istemiş.
Merhaba arkadaşlar,

www.instagram.com

Burada arkadaş "Damn. Cut that one close" derken ne demek istemiş.
Ucu ucuna doldurduk demiş.


Bruce
(20.09.20)
(8)

Siz de moral bozucu, kötü haberlere karşı duyarsızlaşıyor musunuz?

Merhaba arkadaşlar,Son bir 4-5 yıldır artık ülkenin vazgeçilmezi haline gelmiş, olmasa şaşıracağınız ama duyunca hepimizin ortalığı ayağa kaldırması gereken haberleri görünce artık çok duyarsız davranıyorum, hiç şaşırmıyorum. "Ne olacaktı ki sanki!", "İşte yine bir olay daha!Bakalım bunda ne olmuş!"
Merhaba arkadaşlar,

Son bir 4-5 yıldır artık ülkenin vazgeçilmezi haline gelmiş, olmasa şaşıracağınız ama duyunca hepimizin ortalığı ayağa kaldırması gereken haberleri görünce artık çok duyarsız davranıyorum, hiç şaşırmıyorum. "Ne olacaktı ki sanki!", "İşte yine bir olay daha!Bakalım bunda ne olmuş!" diye sakince karşılayıp olayla ilgili görüntü falan varsa bile moralim bozulmasın diye açıp bakmıyorum. Sonra unutup gidiyorum.

Mesela son zamanlarda sıklıkla gündeme gelen Afgan göçü ile ilgili sözlükte yine bir başlık açılmış. Neymiş ne değilmiş diye baktım. Görüp de kafamı bozmayayım diye verilen linkleri açmadım. Çünkü biliyorum ki ben o linkleri açarsam içimden müthiş bir nefret fışkıracak bunlara karşı. Ama " Battı balık yan gider" diyip geçtim. Ülkeden o kadar umudumu kestim ki sanki tüm ülkeyi yok edecek güçte bir saatli bomba kurulmuş da onun patlamasını bekliyor gibiyim.

Önceden ben böyle değildim. Facebook'daki muhalif amcalar gibi sağa sola saldırıp duruyordum. Bu yüzden başıma bela alacağım diye ailemle sürekli papaz oluyordum ve sosyal medya gönderilerinden dolayı tutuklanmaları falan görünce ve insanların hala içinde bulunduğu cehalete daha çok kapılmak istediğini görünce bıraktım tabi. Ama sanırım her şeyi değiştiren olay Mansur Yavaş'ın hakkıyla kazandığı seçimin elinden alınıp Gökçek'in kazanmasıydı. O gün gün doğana kadar yatmadım, sabaha kadar T3'den tutanak doldurdum. Ama bir işe yaramadı. O kadar bıraktım ki şimdi bu Facebook'da muhalif paylaşım yapan akrabalarım falan bile çok itici geliyor.

Her neyse çok uzatmayayım siz de duyarsızlaştınız mı yoksa savaşmaya devam mı ediyorsunuz? Ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi paylaşırsanız sevinirim. Teşekkür ederim.
E tabii.. çoğu zaman haberlere hiç bakmiyorum. Facebook ta salakça olacagini tahmin ettiğim tartismalari hizli hızlı, gözlerimi kapatip indiriyorum aşağı xjdnnsnsn


abuzer
(13.09.20)
Ben genel olarak hissizleştim. Kendimi nasıl kurtarırım modundayım.


jazzabel
(13.09.20)
Önceden trde olan her şeye duyar kasıp üzülüyordum. Hayatımın gittikçe kötü bir hal alması üzerine her şeyden umudumu kesip bakmayı dahi kestim. Hayatımda yaptığım en doğru şeydi hiç pişmanlık hissetmiyorum bunun için. Verdiğiniz afgan örneği durumu çok güzel bir şekilde özetliyor. Buna da ek olarak, eğer birileri için üzülüp çözüm yolları vs ararsanız o insandan sadece zarar görüyorsunuz. O yüzden insanlara alttan üzülsem bile kafamı çevirip bile bakasım kalmadı. Hayatımı ölene kadar bu şekilde sürdürmeyi planlıyorum. Allah 3 harfli arkadaştan gani gani razı olsun, sayesinde yıllar içinde gözüm açıldı.


melonsucker
(13.09.20)
Evet ve kendi zihinsel sağlık bütünlüğümüz için yapmak zorundayız. Doğru ya da yanlış değil, evrimsel olarak uyumsal olan şey bu çünkü.

Yoksa (öyle bir çevrede olmamama rağmen) bir kadın olarak dışarı çıkarken paranoid olmam gerekir, -afedersiniz- bir azınlık grubuna ait olarak bunu saklamaya çalışmam gerekir, ateist olarak paniğe kapılmam gerekir. Değil ki benimle ilgili olmayan hak yemeler, para çalmalar, kadro kapmaları ve o kadroya yerleşenlerin hakkını veremeyip insanların canına mâl olmaları ve yaklaşık yirmi senede biriken her şey.

Bir şekilde bunların hepsiyle başa çıkmak için artık kadına şiddet haberlerini takip etmemeye başladım mesela (ki kadına şiddetle hem erkek hem kadınla çalışıyorum). Zaten senelerdir haber izlemiyorum, bazı kişilerin seslerini bile duyunca anında kapatıp sonra açıklamaları okuyorum; çünkü öbür türlü zaten kaygıya yatkın bir insan olarak felaket senaryosu yazıp panik atak sınırına geliyorum.
Bunlar yaşanmasın diye olabildiğince duyarsızlaşmak dışında bir yol göremiyorum.
Özetle yalnız değilsiniz.


mor bembombom
(13.09.20)
Haber izlemiyorum.. Gazete okumuyorum.. Etrafa saldırgan evremi geçtim ama bu seferde bu kızgınlık günlük hayatımda öfke krizlerine sebeb oluyor, haber okuduğum günler sinirlenebilme eşiğim aşırı düşük ve bu sinirin tırmanması çok hızlı.

İçimdeki kızgınlık ve nefret konuşamadıklarım kendi psikolojime zarar veriyor. Bıraktım. Ben de.


mobydick
(13.09.20)
Duyarsızlaştım sanıyordum ama bunlar bende birikiyor aslında. Ne hâle geldik, ailemi nasıl koruyacağım diye ciddi kaygılanıyorum ara ara gelen ataklarla.


le jeune turc
(13.09.20)
Kötü haberler her zaman vardı, sosyal medya ve mevcut durumdan ötürü daha görünür hale geldi. Yoksa son 20-30 senedir bu ülkenin aldığı mültecinin haddi hesabı yok. 90'lara dönersen 1. körfez savaşı sonunda kuzey ıraktan gelen mültecilerin tartışmalarını görürsün mesela.

Benim yaptığım şey şu: haberleri çok takmıyorum, kendi işime odaklanıyorum, kendi hayatımı güzelleştiriyorum, işe de yarıyor. Bütün gün olumsuz haber propagandasına maruz kalmak psikolojiyi çok bozan bir şey, zaten şu an genç nesil genellile bu problemi yaşıyor.


roket adam
(13.09.20)
Duyarsız olmak, bana dokunmayan yılan bin yaşasın bakış açısı iyi değil. Tabi insanların moralini bozacak haberlerle dolu gündem. Çözüm duyarlı olmakla başlar. Mesela sosyal medyayla insanların sesinin duyulması


Sintia
(14.09.20)
(3)

Motivasyon yazısı illa Word dosyasına mı yazılmalı?

Merhaba arkadaşlar,Başvuru yaptığım şirketlere CV yollarken motivasyon yazısını direk emaile yazıp gönderiyorum. Acaba sizce yanlış mı yapıyorum? Yoksa Word dosyası şeklinde falan mı gönderilse daha iyi olur? Siz hangi formatta gönderiyorsunuz?
Merhaba arkadaşlar,

Başvuru yaptığım şirketlere CV yollarken motivasyon yazısını direk emaile yazıp gönderiyorum. Acaba sizce yanlış mı yapıyorum? Yoksa Word dosyası şeklinde falan mı gönderilse daha iyi olur? Siz hangi formatta gönderiyorsunuz?
Ayrı dosya her zaman candır. Daha fonksiyoneldir. Gönderirken de word değil PDF göndermek daha iyi.


bence kendi yazdiginiz hic bir seyi karsi taraf degistirmeyecekse word olarak gondermeyin. PDF her zaman daha iyidir.


Sanki PDF değiştirilemiyormuş gibi... O kadar takılmayın. Word de olur, PDF de olur. Ama bence illa ki ek olarak gönderilmesi daha uygun olur.


himmet dayi
(08.09.20)
(6)

Berbat geçen KPSS

Merhaba arkadaşlar,Bu sınav herhalde bugüne kadar girdiğim en kötü geçen sınav olabilir. Türkçe kısmı bütün zamanımı aldı, Türkçe bittiğinde saat 11.30 falandı. Sınav tam bir zaman katiliydi benim için. Haliyle yetişmedi. Taş çatlasın 60 soru falan yapmıșımdır. Daha önceden hiç kitabın kapağını açma
Merhaba arkadaşlar,

Bu sınav herhalde bugüne kadar girdiğim en kötü geçen sınav olabilir. Türkçe kısmı bütün zamanımı aldı, Türkçe bittiğinde saat 11.30 falandı. Sınav tam bir zaman katiliydi benim için. Haliyle yetişmedi. Taş çatlasın 60 soru falan yapmıșımdır.

Daha önceden hiç kitabın kapağını açmadan girdiğim Ales dahil sınavlar daha kolay geçmişti. Bu sınavda çok olmasa da çalıştım, önceden boş bıraktığım soru türlerini falan bile çözmeyi öğrendim ama bunları ortaya dökecek imkan bulamadım. Çalışmadan 65 puan falan alıyordum biliyorum komik bir puan ama 65 alabileceğimi bile düşünmüyorum. 80 puan falan almam gerekiyordu ne kadar çalıştığıma bakarsam. Beni rahatsız eden şey önceki sınavlardan daha fazla puan almam gerekirken durumun kötüye gitmesi. Zaten milletin zoruyla girdim ama bu kadar kötü geçeceğini düşünmüyordum. Sizin durumunuz nedir? Ne düşünüyorsunuz? Sizin nasıl geçti.
Benim de kötü geçti. Az sayıda deneme çözdüğüm için zaman problemi vardı zaten. Sınavda da matematiğin yarısı boş kaldı. Toplam 28 boşum var. Yaptığım sorularda da emin olamadığım daha çok soru oldu denemelere göre. Sonuç itibariyle yaptığım iş beklentimi karşılamadı.


havadakarada
(06.09.20)
İzlenimim büyük cogunluk için kötü geçtiği yönünde. Türkçede bu kadar zaman kaybedince ben de afalladım. Diğerlerine hiç vaktim kalmadı. Güncel bilgilerden de 6 soru var,3ü filan yanlış. Şöyle düşünebiliriz. 70 nete 80 puan alındıysa 2018'de,bu yıl 60 nete 80 puan alınabilir.Siralama önemli. Sınav zordu diğer yıllara göre.


ırene adler
(06.09.20)
Zaman alıcıydı.


dissendium
(06.09.20)
Gözetmendim. Optik formdaki işaretlemelerle geçen dakikayı kıyasladığımda sınıfın büyük bir çoğunluğu geride kalmıştı. İnsanlar çok oyalandılar.


Artik kimse memur olmasin diye sinavi tus seviyesine cekmisler besbelli.


Ben baya hazırlıklıydım pratiğim de vardı onlarca deneme çözdüm ortalamam 105-110 olmasına rağmen sınavda yetistiremedim 12 boşum var matematikten. Türkçe de allaha emanet çözdüm ne gelir bilmiyorum, bazı soruların birden cok cevabı var gibiydi ikilemde bıraktı. ösym tarzına da aşinayım aslında bütün ales kpss sorularını çözdüm ama hiç böyle zorlanmadım ilginçti.


pegi
(06.09.20)
(6)

Yabancı şirketlere iş başvurusunda kariyer.net cvsi göndermek abes mi olur?

Merhaba arkadaşlar,Yabancı şirketlere iş başvurusu yaparken kariyer.net cvsi göndermek şirketler tarafından tuhaf bulunur mu? Birkaç yere kariyer.net cvsi gönderdim ama olumsuz bir izlenim bırakır mı sizce? Yoksa artık direk Europass mı göndereyim? Kendi deneyimlerinizi de paylaşırsanız sevinirim. T
Merhaba arkadaşlar,

Yabancı şirketlere iş başvurusu yaparken kariyer.net cvsi göndermek şirketler tarafından tuhaf bulunur mu? Birkaç yere kariyer.net cvsi gönderdim ama olumsuz bir izlenim bırakır mı sizce? Yoksa artık direk Europass mı göndereyim? Kendi deneyimlerinizi de paylaşırsanız sevinirim. Teşekkür ederim.
Kariyer.net CV'yi Ingilizce veriyor mu bilmiyorum da benim onume ustunde baska bir markanin logosu olan bir CV gelse "daha kendi CV"sini hazirlamaya usenen, ozensiz bir aday" diyerek direkt elerdim.


crown
(03.09.20)
Kariyer.net üzerinden basvurmadiginiz herhangi bir iş için kariyer.net cvsi göndermek abes. Başka bir ayrıntıya gerek yok.


elorelia
(03.09.20)
hazır şablonların bulunduğu siteler var, onlardan birini kullanıp biraz özenerek güzel bir cv hazırlayabilirsin.


barabas
(03.09.20)
Çok abes, çok saçma bence de.
crown +1


neynep
(03.09.20)
Ben umursamazdım ama başka bir şirketin logosunun olması kafa karışıklığına yol açabilir.


Açık soyliyeyim; is başvurusu icin geliyor cvler ama cok benzer oluyor. Yeni ise giren bir arkadas profesyonel sporcu ayni zamanda, boyle onu da vurgulayan bir template ile yapmis oldukca enteresan gelmişti.

Ben kendim kullandigim sade bir template var, bir yerden almadim, kendim yaptim. Ama böyle europass vs gibi şeyler yerine size özel olmasi daha iyi olabilir.


logisticsmanager
(03.09.20)
(3)

Birden fazla şirketle çalışan freelancerlar iş akışını nasıl yönetiyor?

Merhaba arkadaşlar,Aranızda birden fazla şirketle çalışan freelancerlar varsa iş akışını nasıl yönettiğinizi sorabilir miyim? Misal web tasarımcısınız ve iş yaptığınız 3-4 şirket var. Ellerinde iş oldukça size gönderiyor. Ama mesela A şirketi size bir proje yolladı. Siz onunla meşgulken B şirketi de
Merhaba arkadaşlar,

Aranızda birden fazla şirketle çalışan freelancerlar varsa iş akışını nasıl yönettiğinizi sorabilir miyim? Misal web tasarımcısınız ve iş yaptığınız 3-4 şirket var. Ellerinde iş oldukça size gönderiyor. Ama mesela A şirketi size bir proje yolladı. Siz onunla meşgulken B şirketi de size bir proje yolladı. Elinizdeki proje de kısa sürede bitecek bir şey değil. Böyle durumları nasıl yönetiyorsunuz?

Çünkü B şirketine meşgul olduğunuzu söyleseniz "meh" falan yapabilir ve iş başkasına kaçabilir ve ileride ilk tercih edilme şansınızı düşürebilir. Tamam sonuçta her şirketin böyle durumlarda çalıştığı birden fazla freelancer oluyor ama insan böyle durumlarda geriliyor. Şirketler böyle durumlarda neye dikkat ediyor ve siz böyle durumlarda ne yapıyorsunuz ve de şirketler ne cevap veriyor? Bu arada illa web tasarımına şart değil, çevirmen olabilir, grafik tasarımcı olabilir. Düşünceleriniz ve tecrübelerinizi yazarsanız sevinirim. Teşekkür ederim.
İşsiz olduğum dönem bir çok yerle çeviri işi yapan arkadaşım yetiştiremeyeceği çevirileri bana paslardı, çeviri sonrası yaptığı kontroller sonrasında Onun alacağı parayı ben alırdım -belki bir miktar az- Böylece hem iş akışı sekteye uğramazdı, hem de ben de işsiz olduğum dönem paramı çıkarırdım.


denizgonen
(02.09.20)
benim işlerimin akışı genelde uzun sürmüyor, ancak çok parçalı bir iş aldıysam bazen birkaç hafta sürebiliyor.

genelde uzun süreli işin içine kısa süreli iş sıkıştırırım.
yani diyelim ki bir iş için 20 gün sürem var ve o arada 2-3 gün sürecek başka bir iş geldi, onu araya sokarım.
yapılan işe göre de değişiyor tabii işlerin teslim tarihleri ve genel olarak yapılma süreleri.

bazen işlerin zorluğuna göre de öncelik sıralaması yapabiliyorum.
mesela elimde iki ayrı yerden iki ayrı iş var, ikisi de birer haftalık işler diyelim.
sabah saatlerinde, kafam daha dinçken zor olanı yapıp bir kısmını bitiriyorum.
sonra diğerine geçip günün devamında daha kolay olanı yapıyorum.
bir şekilde tamamlıyorum.
neyi ne kadar sürede yapacağınızı bilirseniz daha kolay oluyor program yapmak.

bir işi zamanım yok diye geri çevirmem.
işi kabul ederim, bir yere kadar getiririm ve geç kalacağından emin olursam ona göre uzatma isterim.
bu uzatma talebi işin ucuna gelindiğinde günü gününe olmamalı, işin ortasıyla sonu arasında bir yerde talepte bulunursanız etik açıdan daha doğru.

zaman içinde anladım ki, bu hem işin kaçmaması açısından daha etkili bir yöntem hem de işi yapmaya başladıktan sonra "şu kadar sürecek sandım ama bir güne daha ihtiyacım var" dediğinizde kimse sizi yadırgamıyor.
böyle davrandığınızda psikolojik olarak da karşı tarafta, "başkasının işini yaptığı için benimkini geciktirdi" algısı oluşmuyor.

şirketlerin çalışma tarzları da önemli.
bazı şirket deadline uzatma konusunda daha anlayışlıdır, bazısı çok katıdır.
katı olanın işini araya soktuğum için anlayışlı olandan ek süre isterim gerekirse.

zaten profesyonel şirketler sizin işi kabul etmenize bakar, teslim tarihi gelince işi sorar.
gecikecekse teslim tarihinden önce bir şekilde bildirmeniz ve ufak bir açıklamayla uzatma istemeniz yeterli olur.
sonunda teslim ettiğiniz iş kaliteli olursa, düzeltme gerektirmezse veya bir şekilde sorun çıkartmazsa, uzatma istemiş olmanız kimsenin aklına bile gelmez.

sadece türkler işin yapım aşamasında "nasıl gidiyor?" diye kafa ütüler.
o durumda da asla "şu kadar yaptım, şu kadar kaldı, şunu yaptım bu bitti" falan demeyin, her gün ne yaptığınızın hesabını verir hâle gelirsiniz.
sonra uzatmaya ihtiyaç duyarsanız "iki öğün fazla yediğin için oyalandın, ondan yetişmedi" gibi yüzgöz durumlar oluşabilir.
"programa uygun şekilde ilerliyoruz, sorun yok" diye kestirip atın.
kimseye günlük programınızı, başka yerin işini de aldığınızı ve/veya o gün ne yaptığınızı detaylı olarak anlatmayın.


blatta hiberna
(02.09.20)
yönetememiş ve her iş ben koşmaya çalışıp patlamıştım. neyse konu o değil.
sektöre,işe göre değişse de geride güvendiğiniz ve sizle aynı hassasiyetleresahip kişiler biriktirmeye çalışın. işi alırsınız ve o arkadaşa paslarsınız. tabii işin bütçesi de ona göre değişir. sonuçta yine sizin yönetiminizde olan bir iş ve geri çevirmemiş olursunuz. birazda eldeki işleri mevcut sürece göre 2 ileri, 3 geri öteleyerek bir zaman planı çıkarırsınız ve her işte bu gibi aksaklıkları da düşünerek mümkün olduğunca ekstra zaman dilimi elde etmeye çalışarak.


halboyle
(02.09.20)
(4)

Deneyimli serbest çevirmen veya çeviri bürosunda çalışanlar bakabilir mi?

Merhaba arkadaşlar,1 yıldır hem İngilizce hem de Almanca dillerinde serbest çevirmenlik yapıyorum. İngilizce için 1000 karaktere 11 TL, Almanca için 13 TL istiyorum. Ama bakıyorum ki bürolar falan asla istediğim fiyata çalışmıyor. Benim gönlümdeki rakam İngilizce için 12, Almanca için 15. Ama kimse
Merhaba arkadaşlar,

1 yıldır hem İngilizce hem de Almanca dillerinde serbest çevirmenlik yapıyorum. İngilizce için 1000 karaktere 11 TL, Almanca için 13 TL istiyorum. Ama bakıyorum ki bürolar falan asla istediğim fiyata çalışmıyor. Benim gönlümdeki rakam İngilizce için 12, Almanca için 15. Ama kimse yanaşmadığı için artıramıyorum.

Bugün bir büro İngilizce için 9 TL, Almanca için 11 TL teklif etti. Bakakaldım resmen. Türkiye'deki büroların hepsi de mi böyle? Serbest çevirmenler istedikleri ücreti veya bürolarda çalışanlar varsa teklif ettikleri ücretleri paylaşabilir mi acaba özel olmazsa? Teşekkür ederim.
Çeviri Blog diye aktif bir Facebook grubu var, belki orada cevap bulabilirsiniz


le jeune turc
(24.08.20)
@ le jeune turc Orayı aktif olarak takip ediyorum. Ama bu sıralar oraya yazmasam iyi olur. Zaten orada bu sıralar fazla zaman harcamaya başladım. Dikkat çekmek istemem. Cevabınız için teşekkür ederim.


serbest cevirmenlik yapiyorum, türkceden ingilizceye akademik makale ceviriyorum. 1000 karaktere 30 lira aliyorum. artirmayi düsünüyorum.


proteus
(24.08.20)
@proteus Valla hakkınız var. Akademik makale çeviriyorsunuz sonuçta.


(4)

Büyük otellerin sansasyonlardan geçilmemesi hikayesi

Merhaba arkadaşlar,Aşağıdaki tanık olunan aldatma hikayeleri başlığını görünce aklıma geldi. 3 yıl önce kadın bir iş arkadaşımla iş mevzularını konuşurken otellerde çalışmak istemediğini söylemişti. Ben de nedenini sorduğumda bir arkadaşının büyük otel zincirlerinde çalıştığını ve otellerin çalışanl
Merhaba arkadaşlar,

Aşağıdaki tanık olunan aldatma hikayeleri başlığını görünce aklıma geldi. 3 yıl önce kadın bir iş arkadaşımla iş mevzularını konuşurken otellerde çalışmak istemediğini söylemişti. Ben de nedenini sorduğumda bir arkadaşının büyük otel zincirlerinde çalıştığını ve otellerin çalışanlar arasında kim kime dum duma ilişkilerinden geçilmediğini anlattığını söyledi, aşçı uşağa, uşak bahçıvana gibi :D

Duyunca bayağı bi şaşırmıştım ama sonra düşününce hiç de şaşırılacak bir olay gibi gelmedi. Gayet de uygun bir ortam gibi. Siz ne düşünüyorsunuz? Var mı böyle dökülecek kirli çamaşırlar bildiğiniz? Bir de neden böyle hikayelerin dedikodusunu yapmak çok çekici geliyor? :D
Cinsellik dışında da otelde deskte çalışmak göründüğü kadar kolay değil, misafirlere yansıtılan güleryüzün yanında içerdeki agresyonu tahmin edemezsin, çok yıpratıcı, kadınlar için daha da zor çok cinsiyetçi bir meslek (neresi değil ki)


freebird5406_2
(23.08.20)
bütün sosyal ortamlarda var aslında bu.


orpheus
(23.08.20)
Cesario + 1

Ama bazi sektorlerin biraz daha farkli iliski dinamikleri olabiliyor. O sektordeki insanlarin mesai sureleri, aralarindaki guc iliskileri vs cok farkettirir.

Cesario"ya ek olarak:

Mesela bazi atolye ve fabrikalarda kovsan yeri doldurulamayacak bazi makina ustalari vardir. Seni gozlerine kestirirlerse eyvah eyvah.

24 saate yakin mesaileri olan hastane-huzurevi calisani tanidiklarim var. Yogun vakitlerde kafani kasiyamazsin ama herkesin horul horul uyudugu vakitte nobet arkadaslarinla bos bos gecirilen saatlerin var. Eninde sonunda muhabbet gelir oralara donebilir.

Kisaca insanin oldugu yerde tutku vardir, drama vardir, seks vardir veya "mahalleli tren yapiyor".


cleric
(24.08.20)
ne kadar saçma bir bakış. kalabalık her işletmede benzer muhabbetler dönebilir


(9)

Telegram'dan yazan bu kişi dolandırıcı mı?

Merhaba arkadaşlar, Geçenlerde bir Telegram grubuna katılmıştım. Dün değil ondan önceki gün biri yazdı. Profil fotolarına bakınca güven veriyor. Görünüşte bir kız. Söylediğine göre ABD, Ohio'da yaşıyormuş. Neyse ilk başlarda virüsle ilgili durumun ülkelerimizde nasıl seyrettiğinden, mesleklerimizden
Merhaba arkadaşlar,

Geçenlerde bir Telegram grubuna katılmıştım. Dün değil ondan önceki gün biri yazdı. Profil fotolarına bakınca güven veriyor. Görünüşte bir kız. Söylediğine göre ABD, Ohio'da yaşıyormuş. Neyse ilk başlarda virüsle ilgili durumun ülkelerimizde nasıl seyrettiğinden, mesleklerimizden falan bahsettik.

Sonra bu sohbeti kripto paralara getirdi. İlgileniyor musun bunlarla falan dedi. Ben de Bitcoin'in falan çok pahalı olduğunu söyledim. O da aslında kripto para almadığını yatırım yaptığını söyledi. Para kazanmak için karlı bir yolmuş, kendisi de bu şekilde biraz para kazanıyormuş. Yatırabileceğiniz minimum miktar 50 dolarmış. Ben de bunun üzerine 1 doların kaç TL ettiğini ve ülkemizde azımsanmayacak bir rakama tekabül ettiğini söyledim ve şimdilik böyle bir rakamı feda edemeyeceğimi söyledim.

Tabi ben bunları karşımdaki kişi her defasında sohbeti beni ikna etmeye çalıştığı ve bu olayın nasıl kazançlı olduğunu söylediği için oluşan şüpheyle yazıyorum. Sonra bu beni pek istekli göremeyince "Sen beni anlamıyorsun, bana inanmıyorsun" noktasına getirdi olayı. İstersem kazançlarının dekontlarını falan gösterebilirmiş. Ben de korkutmamak için inandığımı ama şu an bunun zamanı olmadığını tekrarladım.

Esas beni şüphelendiren kısımsa ABD'de yaşadığını söylemesine rağmen benim uyanık olduğum zamanlarda bana yazması oldu. Eğer gerçekten ABD'de yaşıyorsa bana yazdığı zamanlarda uyuyor olması lazımdı hesaplarıma göre.

Acaba diyorum gerçekten de bu Bitcoin işleriyle ilgileniyor da biraz daha kazanmak için referans linkiyle benim o siteye kayıt olmamı mı istiyor? Çünkü bu tarz sitelerin çoğunda referans sistemi var. Acaba ondan mı faydalanmaya çalışıyor diye de düşünüyorum? Yoksa gerçekten dolandırıcı mı? Siz ne düşünüyorsunuz? Teşekkür ederim.
Dolandırıcı bence. Minimum 50 dolar diye bir şey de yok ayrıca. Bir başkasına ihtiyacınız yok ki coin almak için, sizi neden, neye ikna etmeye çalışıyor anlamadım. Tamam çok karlıymış ben de alayım bir borsadan deyip geçin :)


orient blue
(22.08.20)
Dolandırıcı.


hayirsiz
(22.08.20)
Teşekkürler arkadaşlar. @ orient blue Şimdi ikna olursam bana muhtemelen bir link verecek kayıt olmam için. O link üzerinden tüm bilgilerimi gireceğim galiba. Onun için uğraşıyodur belki. Allahım dolandırıcılar bile gerizekalı olmuş. Nerede o eski dolandırıcılar! Yemiyoruz artık. Ama yiyenler de var, günahlarını almayalım şimdi :D Ama bu arada profil fotosundaki hanımefendi kimse hoş biriymiş. Keşke haberi olsaymış garibimin :(


Himm mesleklerden falan bahsettiniz, e bir de kadın profil fotoğrafı var..

Tamamını okumadım fakat şimdi bu seninle evlenmek istediğini söylese ama Türkiye'ye gelmek için bana para gönderir misin dese gönderecek misin? Cevabın evet ise bir şey demiyorum. Hayır ise de bir şey demiyorum.

Mis gibi dolandırıcı.


conta
(22.08.20)
Tabiki de hayır :D Ben profil fotolarını kimden çaldıysa hoş bir hanımefendi olduğunu söyledim. Bedava peynir sadece fare kapanında olur :D


Bitcoin konusunu çok detaylı inceleceğimden bu tip mesajları onlarca kez alıyorum farklı sosyal medya platformlarında.

Senden direk para istememiş anladığım kadarıyla, bir borsaya referans linkiyle üye olmanı istiyor. Senin yaptığın işlem komisyonlarından faydalanacaktır.

Dolandırıcı veya senin üstünden çıkar elde etmeye çalışan biri, engelle geç.


Lethe
(22.08.20)
@ Lethe Evet, tam olarak dediğin gibi. Para istememiş olabilir ama ben kart bilgilerimi falan girdiğimde kartımdan para çekebileceği bir link de gönderebilirdi mesela, link kısaltma falan yapardı. Ama o dediğiniz gibi ve benim de beklediğim şeylerden biri olan referans linkini yolladı. Zaten sorunun son paragrafında bahsettim ondan.

"Ee bu referans linki, ben referans linklerinden hoşlanmam" dedim, kabul etti zaten. Alltradesfx diye bir sitenin linkiydi. Tıklamadım ama kendim arattım. Güvenilir duruyor.

Komisyon alacağını söyledi. Başkalarıyla da konuşuyormuş. Aldığım cevaplara bakılırsa komisyoncu gibi duruyor. Ama ne gerek var.


Hocam verdiğin sitede şöyle bir ifade var: "you can earn a passive income and fulfill the dreams of living a luxurious life." :D

Bunlar malesef nitelikli dolandırıcı, sakın bulaşma.


Lethe
(23.08.20)
@Lethe O kısmı görmemişim. Niye öyle diyosun? Belki de gerçekten öyle bi hayatın olacak kadar çok kazandırıyolar. :D

İşin şakası bir yana bulaşmam asla. Daha sohbeti kripto paraya getirir getirmez anladım zaten. Ama kolay para düşkünü enayiler vardır oltaya takılan.


(4)

Bu Upwork, Freelancer, Bionluk gibi sitelerden nasıl iş kapılıyor?

Merhaba arkadaşlar,1 yıldır serbest çevirmenlik yapıyorum İngilizce ve Almanca dillerinde. Ancak Upwork olsun Freelancer olsun daha hiç iş kapamadım. Sadece Bionluk'tan 1 kere bulabildim ve o da zaten Almanca olduğu için işi alma şansım daha yüksekti. Zaten o müşteri ile de bayağı çalıştım.Şimdi ben
Merhaba arkadaşlar,

1 yıldır serbest çevirmenlik yapıyorum İngilizce ve Almanca dillerinde. Ancak Upwork olsun Freelancer olsun daha hiç iş kapamadım. Sadece Bionluk'tan 1 kere bulabildim ve o da zaten Almanca olduğu için işi alma şansım daha yüksekti. Zaten o müşteri ile de bayağı çalıştım.

Şimdi benim demek istediğim İngilizce çeviri işi de almak istiyorum ama bu mümkün görünmüyor. Çünkü her İngilizce çeviri ilanına neredeyse en az 100 teklif geliyor. Hangi platformda olursa olsun bu böyle. O yüzden de teklif vererek connect harcamak istemiyorum. Zaten daha önce buralardan iş de almadığım için profilimde tecrübe görünmüyor.

Profilinde tecrübe görünmeyen biri buralardan nasıl iş koparabilir? Pusuya falan mı yatmak gerekiyor? İlan yayınlanır yayınlanmaz hemen teklif gönderelim ki onda da bi garanti yok. Nasıl başarılı olabiliriz? Kendi tecrübelerinizi de yazarsanız çok sevinirim. Teşekkür ederim.
bende aynı konudan muzdaribim :/ çizim işleri ve ceviri işleri için tek bir iş bile alamadım, tecrübem de olmadı bu nedenle
bilen varsa cözümü cidden söylesin
sıkıntı bizde mi :)


blackgirl00
(21.08.20)
upwork'de kimsenin yapmak istemedi ucuz fiyatlı işleri yapıp yorum toplamak suretiyle zaman içinde oluşuyordu ama 3 sene evvel bile aşırı yoğunluk vardı, pandemi dolayısıyla insanların işsiz kalması veya eve kapanması bu durumu 10 a katlamıştır.

yani ben açıkça diyorum ki artık çok zor.


Ben öğrenciyken bionlukta çeviri yapıyordum. Hiç ben teklif etmedim. İnsanlar size ulaştığında hemen yanıtlamanız gerekiyor. Bir dakika sonra yanıtlasanız bile başkasını bulabiliyorlar. Bunun için sürekli online olmanız lazım ve bazen aylarca yazan olmuyor. Ama bir iş aldığınızda yorum puan vs veriyorlar onunla yürüyorsunuz. Bir de profil fotonuz düzgün olsun, ordaki metinde falan İngilizceyi nerede öğrendiğimiz anlatın, ne tip çeviriler yaptığınıza dair detay verin.


slow like honey
(21.08.20)
Çeviri ajanslarına portfolyonuzu yollayabilirsiniz. Retorik Tercüme vb sitelerinde bunun için bölüm bulunuyor. Lionbridgeden de is alan vardı.


kaset
(21.08.20)
(6)

Youtuberların çocuklar üzerindeki etkileri

Merhaba arkadaşlar,2 tane erkek yeğenim var. İkisi de akşama kadar mal gibi aptal saptal oyunlar oynuyor ve saçma sapan Youtube videoları izleyip duruyorlar.Bunlar kuzen. Birisi annesi babası işe gittiği için kardeşiyle tatilde bizde kalıyor. Yanımızda kaldığı için de bu aptal Youtuberların falan on
Merhaba arkadaşlar,

2 tane erkek yeğenim var. İkisi de akşama kadar mal gibi aptal saptal oyunlar oynuyor ve saçma sapan Youtube videoları izleyip duruyorlar.

Bunlar kuzen. Birisi annesi babası işe gittiği için kardeşiyle tatilde bizde kalıyor. Yanımızda kaldığı için de bu aptal Youtuberların falan onda yarattığı etkiyi gözlemleme imkanım oluyor. Yeğenim nerede gerizekalı bir Youtuber var gidiyor onu izliyor, Enes Batur, Yorekok gibi. Başka hangi kanalları izlediğini bilmiyorum ama o izlerken kulak misafiri olduğum kadarıyla kalitesiz, leş bir kanal olduğunu anlıyorum. Çocuk, o yaşta (10) bir çocuğun bilmemesi gereken veya benim acayip nefret ettiğim kelimeler öğrenmiş. Bizden, çevresinden asla duyamayacağı kelimeler.

Dün babaannesine yani anneme hiç sebep yokken "cenabet" dedi. 10 yaşındaki çocuğun böyle bir kelime kullandığını düşünebiliyor musunuz? Her ne kadar artık kendimi "deist" olarak görsem de duyunca kan beynime sıçradı. Sonuç olarak bu aşağılayıcı bir hakaret özünde. Çok sert bir biçimde kızdım ve ne anlama geldiğini açıkladım. Ne anlama geldiğinden bihaberdi zaten. Eminim tepkimden sonra bir daha kullanmayacaktır ama yarın başka bir şey öğrenecek. Çocuk daha bu yaşında, bu gerizekalı Youtuberlardan pornoyu falan öğrense ne yapacağım? Belki de öğrenmiştir. Annesi babası diğer yeğeniminkilere kıyasla oldukça disiplinliler. Ama iş dolayısıyla pek ilgilenemiyorlar. Ama yanlarında bir saygısızlık yaparsa ikisi de deyim yerindeyse canına okuyor.

Sadece bu da değil, büyüklerine karşı çok saygısız davranmaya başladı. Ergenlerin ağzına sakız olmuş, laçka kelimeleri de öğrenmiş. Dünkü olaydan sonra iyice sabrım tükenme noktasına geldi. Youtube'u engellemeyi düşünüyorum. Ama evlerine gidince oradan devam edecek. Babasına falan söylesem mi? Annesi babası ben değilim, bana düşmez ama içim el vermiyor. Ya bi beyin yıkama operasyonu olsa ancak bu kadar olur. Ne yapılır bilmiyorum ama böyle Youtuberlara yaptırım uygulanması şart. Sokakta görsem bir kaşık suda boğarım hepsini de. Siz ne düşünüyorsunuz? Ne yapılmalı? Kendi çocuklarınızdan da bahsederseniz sevinirim. Teşekkür ederim.
Ebeveyn Kontrolleri dediğimiz sistemlerle çocukları bu tip şeyleri izlemekten uzak tutmak mümkündür, eğer ebeveynler çocuğun bebekliğinden itibaren neleri izleyip izleyemeyeceğini kontrol ederse o şeyleri görmeden büyüyebilir çocuk, tabi okulda etrafından duyacaktır ama bir yere kadar limitlenebilir bu tip şeyler, bana göre ebeveynelerin en büyük hatası kendi cihazlarını kullandırtmaları, eğer çocuğa bir cihaz verilecekse kendisine özel alınıp ebeveyn kontrolleri ile yönetilmeli.


Guvenli internet vs var. Anne - babasi hangi siteleri girebilecegini ayarlayabilir.

Kaldi ki 10 yasinda cocuk bu. o yastaki cocuk salak olur, hepimiz salaktik o yaslarda. Asil cocugu senin gibi begenmedigim her sey sansurlensinci zihniyetten uzak tutsalar daha hayirli olur gibi


bahele
(20.08.20)
Youtube sayfasını toptan engelleyin derim. Annesine babasına da söyleyin. Yalan söylemiyorsunuz sonuçta, neden kötü hissediyorsunuz?

IQ kaybı ve ahlak yozlaşması yaşayan tek yeğen sizinki değil. Dün annemle görüşürken arkadan duydum, 10 yaşındaki yeğenim Enes Batur izliyordu. Sürekli herkese 'ezik' diyerek dolanıyormuş, saçma sapan laflar ediyormuş. Dediğiniz tipte aynen. Birçok Youtube içeriğinde, porno kaynaklı içerikler kullanılıyor zaten. Engellemeden önce, youtube geçmişine de iyice bakın derim. Tehlikeli bulduğunuz içeriği ekstra olarak anne babasına bildirin.

Sonuç olarak, sizin yapacağınız şeyler çok kısıtlı. Annesi babası tehlikenin farkına varıp önlem almak zorunda.


buf-e kür
(20.08.20)
Esas soru 10 yaşındaki çocukta tabletin işi ne. Alın elinden bir daha izleyemesin.


sta
(20.08.20)
Çok önemli bir durum. Youtube’ta tıklaya tıklaya cerrahi operasyon videosu izleyen üç yaşında misafir çocuk görmüştüm. Pür dikkat ve yüzünde endişeyle baktığını görüp ne izlediğini kontrol ettiğimde şok olmuştum. Ne yazık ki artık çocuklar kontrolsüz büyüyor ve yaşlarının, gelişimlerinin çok üzerinde şeylerle iç içeler. Anne babalar ya akledemiyor, ya kendileri kullanmadıkları için nelerle karşılaşabileceğini bilmiyor ya da “yasakçı” olmak istemiyor belki ama durum malesef böyle.
Ve bu pedegojik açıdan sakıncalı bir durum.

Bu nedenle bence haklısınız ve en azından anne babasına bu durumu ve sakıncalarını uygun bir dille izah etmelisiniz. En azından sizin sorumluluğunuz kalkmış olur.


epitaf
(20.08.20)
"Çocuk, o yaşta (10) bir çocuğun bilmemesi gereken veya benim acayip nefret ettiğim kelimeler öğrenmiş. Bizden, çevresinden asla duyamayacağı kelimeler."

Benim yeğen de böyle. Çocuk son geldiğinde 8 yaşındaydı, epey akıllı bir çocuktu. Aradan 2 yıl geçti, bu yaz yine geldiler, aradaki fark korkunç. Çocuğun zihni körelmiş.

Annesine babasına durumu anlatın. Ben bizimkilere anlattım, anlamadılar, bir de çocuğun üzerine gitmeye gerek yok, izlesin eğlensin diye geçiştirdiler. Belki sizinkiler anlar.


hayirsiz
(20.08.20)
(2)

E-ticaret/ dropshippinge girmek veya girmemek

Merhaba arkadaşlar,Uzun zamandır hep kendi işimi kurmak gibi bir hayalim olmuştur. Bayağıdır da dropshipping işini falan görüyorum. Ama şu Youtube'da lüks arabalar, lüks evlerin önünde foto çekinerek "çok zengin olacaksınız bla bla" teması altında milletin parasına göz dikenlerden gördüğümü zannetme
Merhaba arkadaşlar,

Uzun zamandır hep kendi işimi kurmak gibi bir hayalim olmuştur. Bayağıdır da dropshipping işini falan görüyorum. Ama şu Youtube'da lüks arabalar, lüks evlerin önünde foto çekinerek "çok zengin olacaksınız bla bla" teması altında milletin parasına göz dikenlerden gördüğümü zannetmeyin sakın. Zaten o dolandırıcıların söylediği kadar kolay olmadığını biliyorum. Bu dropshipping olayına girsem mi diye düşünüyorum? Ama tedarikçi kendi satmak yerine neden benim daha yükseğe satmama razı olup hem de malı kendi götürsün müşteriye veya müşteri daha ucuzunu bulabilecekken neden komisyoncudan alsın diye düşünüyorum?Bu konu aklımı karıştırıp duruyor. Ama biliyorum bu işi yapan insanlar var. Facebook, Telegram grularında falan var bu insanlar.

Konumuza dönecek olursak henüz ne satacağıma tam olarak karar vermiş değilim ama aklımda birkaç şey var. Takı toka, aksesuar, cep telefonu gibi herkesin sattığı bir şey olmayacak tabiki de. Daha sonra nerede/kimlere satış yapacağıma da daha tam karar veremedim ama Amerika gibi görünüyor. Herkesin zannettiği gibi Aliexpress'den falan sipariş etmeyeceğim tabiki de.

İki gündür bu işlerle ilgili bir şeyler okuyup duruyorum. Bir sürü ücretsiz kaynak var. Zaten hemen başlamayı düşünmüyorum. Ama daha şimdiden bir heyecan sardı. Para kazanmak değil de kendimize ait bir işe sahip olma düşüncesi insanı bayağı motive ediyor.

Her neyse siz ne düşünüyorsunuz? Boş bir hayal mi yoksa denemeye değer mi? Dropshipping yapanlar, yapanları tanıyanlar veya konu hakkında bilgisi olanlar yardımcı olursa sevinirim. Teşekkür ederim.
dropshippingten para kazanan tek kisi egitim veren kisiler su anda.

belki 2005-2010 arasi para kazanma sansiniz vardi ama su anda sifir olasilik.

tamamen hayal.

tamamen icinde benim oldugum bir örnek vereyim.

almanyada yasiyorum yillardir, vize konusunda cok kisiye yardim etmisimdir ve ayrintilarini cok iyi bilirim.

bir arkadasin arkadasi gecen sene benimle kontaga gecti, anlatti durumunu, sigortaya aylik 60€ ödeyememis 8 ay boyunca cünkü parasi yokmus, "garson olarak calisiyorum abi saati 4 euroya, bahsisle geciniyorum anca, arkadaslarda kaliyorum parasizliktan" diye anlatti ki gercek bu kisimlar. neyse ben de yardimci oldum biraz.

sonra ad soyadini aratinca googledan yüzlerce belki binlerce kisiye dropshipping egitimi vermis, videolari dönüyor her yerde, "siz de benim gibi olabilirsiniz, ayda 20 bin euro ciro yapmak istemez misiniz? mercedesler almak istemez misiniz?" seklinde ucuk videolari dönüyor.

alaninda baya ünlüymüs arkadas. durumu buydu iste.

kisaca hayal.


duygusuzromantik
(16.08.20)
nesatilir.com üzerinden eğitim verilecekti onu bekliyorum ben, tabii fiyatları uygun olursa. yine aynı site üzerinden erişebileceğin facebook gurubuna üye olabilirsin, birde www.facebook.com grubuna üye olabilirsin, illaki dropshipping yapacaksın diye bişi yok, fda falanda yapabilirsin. (ben fda taraftarıyım bu arada) tabii iyi bir vakit ve enerji ayırman lazım, her ne kadar oturduğun yerdenmiş gibi olsa da ciddi emek istiyor.

bu gruplarda dikkat etmen gereken eğitim içeriklerine ait sorular sormamak lazım. anladığım kadarı ile de eğer yeterince ingilizcen varsa aslında kendinde çözebiliyorsun neyin ne olduğunu nasıl ve hangi sıra ile yapman gerektiğini. sonuçta eğitim alanlarda anasının karnında bu bilgi ile doğmadı. yine ingilizcen varsa blog vs. yerlerden bilgi alabilirsin, youtube üzerinde bir sürü video var onlara bakabilirsin.

birde şu adamın videoları gayet iyi geldi bana: www.youtube.com


bence boş bir hayal değil, bu tür işler elinde bir miktar yakabileceğin para varsa (batırıp bir daha üzerinde düşünmeyeceğin) iyi bir tecrübe oluyor neyin nasıl olduğunu öğreniyorsun, bi 10 bin tela batırdın diyelim eğer bu paraya zaten çok acil ihtiyacın yoksa, başka yerden hali hazırda gelirin varsa gayet yakılabilir edinilecek bilgi/tecrübe daha değerli olacaktır.

yalnız yukarıdaki arkadaşın dediği doğru, gruplarda gördüğüm kadarı ile mesela adam bir palet mal gönderiyor amazona, fiyat analizi yaparken kargoyu yanlış hesapladığı için 60 dolar fazla ödemek zorunda kalıyor ve adam bütün karım gitti diye ağlıyor gerçektende kar marjları çok yüksek değil, her satıştan %10 kazanmak falan mümkün bile değil, (tabii kimi ürünlerde kazanılabilir o ayrı genele vuruyoruz elbette) sürümleri çok fazla olduğu için kazandırıyor. süreklilik, stokta mal kalmaması, tedarik ve ulaşım ciddi bir emek istiyor. nerede ise her gün istatistik çıkartıyorlar flan. kazanıyorlar ama çalışıyorlar


selam
(17.08.20)
(10)

Rüya görmeyi seviyor musunuz?

Merhaba arkadaşlar,Bazen güzel rüyalar görüyorum ama uyandığımda keşke görmeseydim diyorum. Çünkü öyle bir şeyin olma ihtimali bazen çok uzak geliyor. Bir de yaşattıkları gerçeklik algısı yüzünden uyanıp öyle bir şeyin olmadığını görmek sahip olduğunuz çok önemli bir şeyi kaybetmiş gibi hissettiriyo
Merhaba arkadaşlar,

Bazen güzel rüyalar görüyorum ama uyandığımda keşke görmeseydim diyorum. Çünkü öyle bir şeyin olma ihtimali bazen çok uzak geliyor. Bir de yaşattıkları gerçeklik algısı yüzünden uyanıp öyle bir şeyin olmadığını görmek sahip olduğunuz çok önemli bir şeyi kaybetmiş gibi hissettiriyor. Kaç gün etkisinden kurtulamıyorum.

Çoook uzun zamandır bu durum böyle, senelerdir yani, o kadar uzun. Artık moralimi bozmaya başladı. Sanki evren bana mesaj yolluyor asla bunları yaşayamayacaksın, o yüzden rüyalarda yaşa diye. Bilmiyorum belki de geçenlerde açtığım bir duyuruda arkadaşlardan birinin söylediği gibi drama queene bağladım. Ama rüyalardan kurtulma imkanım olsaydı kesinlikle kurtulurdum.

Siz ne düşünüyorsunuz? Gerçek olma ihtimali düşük olan bir şeye rüyanızda sahip olsaydınız nasıl hissedersiniz veya canınızı acıtan rüyalar görüyor musunuz? Görüyorsanız memnun musunuz değil misiniz? Gerek idealistik bir şey, gerek duygusal bir şey veya bir eşya, her şey olabilir. Teşekkür ederim.
Oluyor tabi, uyanınca off nerden çıktı diyorum ama genelde farkında olduğumuz/olmadığınız isteklerimiz/arzularımız nedeniyle böyle rüyalar görüyoruz.

Bir de lucid dream araştırmanızı tavsiye ederim, olmayacak bir şey olduğunda bazen "bu gerçek olamaz heralde rüya" diye bir farkındalık geliyor rüya esnasında.

Yine de rüya görmeyi seviyorum ama normalde yaşayamayacağın şeyleri yaşayabiliyorsun.


lucid dream rüyanın olmayacak bir şey olmasıyla alakalı değil. farklı bir nörolojik durum. hatta ben kendi adıma en gerçekçi rüyalarımda deneyimliyorum.
geçtiğimiz aylarda gerçekten kötü hissettiren (hem mesela ölen kişileri canlı görüp uyanınca gerçeğe dönmek hem de olay akışı sebebiyle) kabus gibi rüyalar gördüm ama şu sıralar kesildi rüyalar.


not dark yet
(10.08.20)
Sevmem. Görmemeyi tercih ederim.


Ananeme veya babama sıkı sıkı sarıldığım rüyalar görüyorum bazen. Uyandığımda içim acıyor bir yandan ama, rüyamda da ölmüş olduklarını biliyor olama rağmen, rüyamda bile onlara sarılmak çok güzel. Zaten ölmüş olduklarını bildiğim için görmüşken öyle sarılıp hasret gideriyorum rüyada.


pati
(10.08.20)
Inception kalitesinde rüya görüyorum. Rüyamda insanların korneasındaki çizgiler kadar net ve detay şeyler görüyorum. Aşırı maceralı, kaçmalı, kovalamalı, genellikle gece ve karanlık arkaplanlı rüyalar görüyorum. Eski arkadaşlarımı çok görüyorum. Küs olduğum arkadaşlarıma sarılarak ağlıyorum mesela rüyalarımda. Dizi veya film sahnesinde hallice rüyalardan muzdaribim. Çok karabasan iner bana. Daha doğrusu uyku felci geçiyorum sık sık.

Çok araştırdım nedenini. Belgeseller izledim. Rüyası hafif olan insanlar daha çok rüya görüyorlar. Bir de rüya esnasında bazı insanlar çok daha fazla, dopamindi sanırım, hormon salgılıyorlar. Bir de burun tıkanıklığı var bende. Bu çok etkili rüya görmede. Uyku aknem var. Yorgun uyumayı seviyorum çünkü soluksuz ve rüyasız uyumuş oluyorum. Çok zor uykuya dalıyorum, asmr videoları veya Avrupa yakası izlemeden uyuyamıyorum. Uyandığımda kendimi yorgun hissediyorum. Zaten kolumun üzerine uyuyorum omzumu bükerek. OMÜ ve kol ağrılarım çok oluyor.

Rüya görmemeyi çok isterdim. Hissettirdiği kötü duygular tüm günümü etkiliyor.


Hallegadola
(10.08.20)
eksiduyu.ru

denedim ama çözümü burada bulamadım ben.


sparkle kiddle
(10.08.20)
Valla benim hoşuma gidiyor, güzel oluyor.


Bende seviyorum rüya görmeyi. Evet belki imkansız olaylar da görüyorum cok istediğim olaylar. Ama sabah onun mutluluğuyla uyanıyorum. Hoş bir anı gibi. Zaten unutulup gidiyor hemen.


meraklitursucu
(10.08.20)
Çok severim genelde eğlenceli ve bol aksiyonlu film gibi geçer. Uyanır uyanmaz hatırlayabildiğim kadarını hemen bir yere yazıyorum. Bilinçaltım her gün beni epey şaşırtıyor.


Rüya görmeyi seviyor musunuz?
Hayir. Ulan hic mi iyi ruya olmaz ya yok bir yere yetismem lazim, gec kaliyormusum, yok sampiyonluk kaciyormus, son macmis falan. Bir de aileden birine basina kotu bir sey geliyormus. Baska gun yuksekten dusuyorum. Ulan hic gormeyeyim daha iyi anasini satayim. Sirf bu ruyalar yuzunden sacim beyazlayacak, hayatim bu kadar stresli degil benim


(20)

Şu işte çalışsam yapamazdım, rezil olurdum dediğiniz işler nelerdir?

Merhaba arkadaşlar,Hangi işi yapsaydınız elinize yüzünüze bulaştırırdınız, sakarlık, hata yapma oranınız daha yüksek olurdu veya beceriksizliğiniz yüzünden işten atılırdınız? "Kesinlikle bana göre değil, hayatta yapamam!" dediğiniz hangi meslekler var?Benimkisi açık ara garsonluk. Çay servisi falan
Merhaba arkadaşlar,

Hangi işi yapsaydınız elinize yüzünüze bulaştırırdınız, sakarlık, hata yapma oranınız daha yüksek olurdu veya beceriksizliğiniz yüzünden işten atılırdınız? "Kesinlikle bana göre değil, hayatta yapamam!" dediğiniz hangi meslekler var?

Benimkisi açık ara garsonluk. Çay servisi falan yaparken bile acayip kasılıyorum dökülecek diye, o yüzden 2 saatte götürüyorum yavaş yavaş. Sanırım normal garsonlar gibi hızlı getirsem her şeyi dökerdim. Yavaş getirsem de yavaş olduğum için kızarlardı. İki şekilde de atılırdım işten :)

Sizinkiler neler?
el marifeti gerektiren işler. 20 yıldır bilgisayar kullanırım hâlâ on parmak yazamam.


phonex
(03.08.20)
aynı senin durumdayım, garsonluk ya da "müşteri hizmetleri" tarzı tüm işler.

çok çekingenim çünkü, hiç öyle bir niyetim olmadığı halde insanlar kaba ya da saygısız olduğumu düşünebilirdi. bu durumda ekstra gerilip iyice dağılırdım. günlük yaşamda insanlarla iletişim kurmakta o kadar zorlanmıyorum ama bir restoranda mesela birilerine yanaşıp hoşgeldiniz, ne alırsınız demek yahut onlar masada otururken arkalarından sinsi gibi yaklaşıp masaya herkesin gözü benim üstümdeyken tabaklar koymak vs... düşüncesi bile baygınlık geçirtiyor bana. sunum yaparım, topluluk önünde konuşurum ama garsonluk yapamam gibime geliyor.

yalnız lisede nöbetçi olduğum gün yaşadığım bi' şey de var asla unutmam... okula girenlere defteri imzalatıyoruz, işte niye geldin vs. giren çıkan belli olsun maksat. diğer nöbetçi kız şey demişti bana, "ya sen çok asosyalim, çekingenim falan diyosun da gelen herkesle ne kadar güzel konuşuyosun, acayip şirinsin" demişti ahahaha hayatımda aldığım en efsanevi iltifat olabilir.

yani bilmiyorum belki yapamayız, rezil oluruz dediğimiz işleri yapabiliriz :(


Adaletsiz olmam gereken işleri yapamazdim herhalde. Mesela bi günümüz politikacisindan olamazdim muhtemelen :D


superfluid
(03.08.20)
Satış içeren herhangi bir işte çalışamazdım asla.


jazzabel
(03.08.20)
Kantincilik
Bankacilik


wishmaythşngs
(03.08.20)
Resimde falan berbat bir durumdayım. Her türlü çizim işi benim için zor iş. Misal hayatta dövmeci olamazdım olsaydım şöyle bişey ortaya çıkardı
i.pinimg.com


Hakemlik. Turkiye'nin en zorlu meslegi, gerci su an Var geldi biraz isleri kolaylasti, yukleri azaldi. Kimseye yaranamiyorsun, tribunde isliklar kufurler girla. Ustune saibelere, iftiralar, aynisi pozisyon bize oldu calmadi, simdi caldi falan. Alt liglerde daha kotu, tribunler sahaya atlayip, bildigin tekme tokat dovuyorlar. Bu ortamda nasil hakem yetisiyor, insanlar nasil hakemlik meslegini seciyor sasiyorum.


Bir de Fatih Altaylilik zor is, adamin karsisinda Ilberler, Celaller, Murat Bardakcilar cikiyor programi nasil kotariyor. Yeri geliyor cok yerinde sorular soruyor, alakali cikarimlar yapabiliyor falan. 1 ay onceden sorulari alip konuya calisiyor mu napiyor bu herif. Laf cambazi tamam da bir derece kurtarir o, ya da cok saglam ciddi ekibi var, sorulari programlari yonlendiren.


freedonia
(03.08.20)
taksi şoförlüğü. araba kullanmayı hiç sevmiyorum ve kullanırken de çok dikkatsizim.günde 10 kez oraya buraya vururdum kesin.


violetsky
(03.08.20)
dinle alakalı her şey.


seyduna6687
(03.08.20)
Yalan söylemem gereken işler. Doğrucu davutluğum yüzünden askerde bile başım beladan kurtulmadı.


r evolution
(03.08.20)
Gazeteci


Naysnays
(03.08.20)
tıp doktorluğu, hemşirelik, att'lik. içim gidiyor gerçekten. çok zorlu çalışma şartlarına sahip.
ilkokul ve ortaokul öğretmenliği. o kadar veletle uğraşıp akıl sağlığımı korumam mümkün değil:(


Cerrah olsam paso birilerini öldürürdüm veya sakat falan bırakırdım, çok sakar adamım kesin 2 santim sağa falan kayardı elim.


noluyo yaa
(03.08.20)
Terzilik. Makasla duzgun bir sekil cikarmam imkansiz. Beceriksizim dikiste, nakista, asla basit bir orguyu bile yapamam.

Sakar olmama ragmen serviste calismisligim var. Basima kotu bir sey gelmedi, sakarlik seviyemi bildigimden 100 bardagi ayni anda toplayip show yapmiyordum.

Müzisyenlik yapamam. Basladigim enstrumanlarda hep ortalamadan cok daha hizli ilerleyebildim, iyi de kulagim vardir. Ancak deli isi olarak gordum. Ayni seyi 1000 kere calip kendimi gelistiremem, sabir isinden cikip otistiklige kayiyor bence.

Fazlasiyla tekrar gerektiren bircok isi yapamam.


buf-e kür
(03.08.20)
düşününce çok var da, şoförlük ve öğretmenlik birincilik için kapışır. araba kullanmayı hiç sevmiyorum ve pek beceremiyorum da. çoluk çocukğa, ergenlere ve onların velilerine de tahammül etmeyi, sabretmeyi kesinlikle beceremem.


pati
(03.08.20)
telefonla çok fazla konuşmamı, hiç tanımdadığım insanları telefonla aramamı gerektirecek işlerin tamamı...


levpontryagin
(03.08.20)
avukatlık kim gelse e sen haksızsın kardeşim hadi git cezanı çek derim


basond
(03.08.20)
Tıp ve tıpla ilgili hiç bir bölümü paradan bağımsız olarak kesinlikle yapamam.


roket adam
(03.08.20)
Çöpçülük ya da o minvalde kokuya neden olacak beden işçiliği


Unde bach canim
(03.08.20)
Doktorluk. Zamanında tip fakültesini kazanıp gitmedim bu sebeple; annem hala söyler durur ama gitsem de 2. 3. Sınıfta bırakır, her gün ağlayarak okula giderdim herhalde. Kan görmeye asla dayanamam, aşırı hassas midem var, yaraya vs bakamam. Ayrıca o kadar yoğun bir strese de dayanmam mümkün değil.

Bir de müzik ile ilgili herhangi bir şey yapamazdim. Sesim berbat, müzik kulağım yok, enstrüman çalamam. Lisede piyanoda iki dakikalik bir şarkı çalmayı bir dönemde zar zor öğrendim.

He bir de hukuk fakültesi mezunuyum ama sonradan ben bu işi yapamam deyip başka bir bölüm okudum. Fakülteye girmeden önce farkedeydim daha iyiydi tabii.


fraise
(03.08.20)
(6)

Evliliğe, ilişkilere olan güvenim iyice sarsıldı. Kimseye güvenmiyorum.

Merhaba arkadaşlar,Bugün sözlükte dolaşırken şu Antalya'da belediye başkanının karıştığı aldatma haberini okudum. Müthiş derecede midem bulandı. Belediye başkanına bakıyorum en az 45 yaşında, geline bakıyorum 31 yaşında. Bu ikisi arasında 16 yaş var. Aldatma büyük ihtimalle zenginlik falan yüzünden.
Merhaba arkadaşlar,

Bugün sözlükte dolaşırken şu Antalya'da belediye başkanının karıştığı aldatma haberini okudum. Müthiş derecede midem bulandı. Belediye başkanına bakıyorum en az 45 yaşında, geline bakıyorum 31 yaşında. Bu ikisi arasında 16 yaş var. Aldatma büyük ihtimalle zenginlik falan yüzünden.

Artık aldatma haberleri o kadar sıklaştı ki şaşıramıyorum. Zaten güven sorunları olan biriyim, kim olursa olsun bana karşı en ufak hatasında ihanet içindeymiş gibi düşünüyorum. Bu hale gelmemin belki de en büyük sebebi bu yozlaşmış yaratıklardır. Şimdi nasıl evleneceğiz? Nasıl yuva kuracağız? Var olan ilişkilerimizi nasıl sürdüreceğiz? Herkes kokuşmuş, herkes yozlaşmış. "Canım" dediğin bile arkandan vuruyor. Bunun düşüncesi bile insanı kahrediyor, bunu yaşamak kim bilir nasıl bir cehennem azabı yaşatır insana. Hiçbir zaman o acıyı unutamazsınız.

Düşünsenize çok sevdiğiniz, hayatınızı hiç düşünmeden feda edeceğiniz insanın sizi aldattığını. Bir de bu insanların çoğunun çocuğu var, ya eşine bunu yapıyor ama çocuklarına nasıl yapıyor bunu? Yazık değil mi onlara?

Hayatımda şimdiye kadar kimse olmadı. Zamanında uğraştım olmadı, bir daha da uğraşmadım gönül işleriyle. İnsanlara hep mesafeli davrandım. Gittikçe insanlara olan tahammülüm azaldı. Sanırım ksenofobik gibi bir şey oldum. Bu olayları gördükçe gönül ilişkisi kurma, evlenme, yuva sahibi olma düşüncelerinden daha da uzaklaşıyorum. Diğer yandan toplumun insanları evlendirmek için yaptığı baskı var. Bu gidişatla zor ama olur da evlenirsem bu mentaliteyle evliliğimi nasıl sürdüreceğim? Çok zor geliyor. Aldatılmaktansa yalnız kalmayı tercih ederim. Çünkü ben böyle şeyleri kaldırabilecek biri değilim. Ölümle aynı şey benim için. Siz ne düşünüyorsunuz?
yani bu dedikleriniz "gavura kızıp oruç bozmak" dedikleri şey oluyor sanırım. veya "kaza yapar diye otomobile binmemek".
yalnızlığınızı seviyor, onla mutlu oluyorsanız buna çeşitli kılıflar bulup kendinizi bulduğunuz genellemelere inandırmak zorunda değilsiniz. mutluluk tek başına da mümkün, birileriyle de mümkün, tıpkı mutsuzluk gibi çeşitli yolları çeşitli neden-sonuçları var bu işlerin. bir zamanlar gönül işleriniz ters gitti diye çeşitli mazeretler üretmeyin bence.


ala09
(27.07.20)
Aldatılmamanın garantisi yok fakat uyumlu olup olmadığınızı ilişkinin başında yabancıların red flag dediği göstergeler var, tabi bu göstergeler kişiden kişiye, beklentilere göre değişir, sanırım ilişkinin iyi gittiği sarhoşluk zamanlarında bunlar göz ardı edilmemeli ya da sonradan düzeltilir diye düşünülmemeli


freebird5406_2
(27.07.20)
Hocam mutlu ve güven dolu ilişkiler haber olmaz, aldatmalar olur, çünkü ilgi çekici olanlar onlar falan. İnsan beyni bu tarz ayrımları yapmakta iyi değil, yani derdiniz sadece aldatılmaksa, aldatmayan insan sayısı daha fazladır istatiksel olarak.

Neyse, haber okumak bence genel olarak mantıksız bir şey. Çünkü olumsuz şeyler görüyorsunuz, moraliniz bozuluyor, üstelik düzeltmek için elinizden gelecek bir şey de yok. O yüzden sosyal medyayı falan olabildiğince az kullanıyorum ben, size de aynısını tavsiye edebilirim. En azından kafanız daha rahat olur, daha az korkar ve belki daha sağlıklı düşünmenize faydası olur.


Bu dusuncene gore ben bir salagim. hayat neyi yasamayi secersen onun sonuclarini getiriyor onune.

yeterince iyi tanimamak da dahil.


baldan kaymak
(27.07.20)
bu olayda kadının kocası da masum durmuyor bence para durumları da var.


anais
(27.07.20)
plutongezegendegilmi +1

Gerçek hayat haberlerdeki ve televizyondaki gibi değil. Okuduğunuz gördüğünüz her aldatma haberine karşılık birbirini aldatmayan binlerce insan var. Gördüğünüz her trafik kazası haberine karşılık her gün gideceği yere sağ salim giden binlerce insan olduğu gibi. Fakat bunların haber değeri yok.

Ha evlenmek zorunda değilsiniz, romantik ilişkiler kurmak zorunda değilsiniz. Aldatılmayı ölümle aynı şey sayarak ciddi bir drama queen hamlesi yapıyorsunuz yalnız, tebrik ederim.


kobuzchu kiz
(27.07.20)
(4)

Linkedin'deki şu kadın dolandırıcı mı?

Merhaba arkadaşlar,Bende ekli olmayan ama bağlantılarımdan biri dolayısıyla gönderilerini gördüğüm bir kadın var. Her neyse bu kadının ilk gördüğüm gönderisi hem kendisinin hem eşinin virüsten dolayı işsiz kaldığını, çok acil iş aradıkları yönündeydi. Bir sürü insan da yorum atmış, yardımcı olmaya ç
Merhaba arkadaşlar,

Bende ekli olmayan ama bağlantılarımdan biri dolayısıyla gönderilerini gördüğüm bir kadın var. Her neyse bu kadının ilk gördüğüm gönderisi hem kendisinin hem eşinin virüsten dolayı işsiz kaldığını, çok acil iş aradıkları yönündeydi. Bir sürü insan da yorum atmış, yardımcı olmaya çalışmış, telefon numarası bırakmış, verdikleri mail adresine CV göndermelerini istemişler. Tamam buraya kadar sorun yok.

Sonra ara ara bu kadının gönderileri haber kaynağıma düşmeye devam etti. Ama artık yeni gönderileri okudukça kadından işkillenmeye başladım. Küçük çocuğu varmış ve istediğini alamıyormuş, faturaları ödeyemiyormuş, yeni ev almışlar çektikleri kredi yetmemiş. Yorum atanlardan bazıları IBAN istemiş, o da IBAN atmış.

Kadın artık gönderilerinde faturalarının ekran görüntülerini alıp paylaşmaya başlamış, direk IBAN numarasını paylaşmış. Valla artık insanların duygularını sömürerek onları istismar ettiğini düşünüyorum. İşin ilginci böyle düşünen tek ben değilmişim ki zaten bu çok doğal, kadını insanları kandırıp onlardan maddi çıkar sağladığını söyleyen insanlar gönderilerine yorum atmış, mesaj atmış. Kadın bunu kendi söylüyor ve bu yüzden onları insafsızlıkla, gaddarlıkla suçluyor. Bu arada şikayet seçeneği olsaydı direk şikayet edecektim.

Bugüne kadar işsiz kaldığını, çok zor durumda olduğunu, artık dayanacak gücü olmadığını söyleyen bir sürü insanın gönderilerini okudum. Hiçbiri de bu kadın gibi IBAN paylaşmamış, kimseden faturalarını ödemelerini istememişti. O durumda ben olsaydım açlıktan da ölsem kimseden para dilenmezdim.

Siz ne düşünüyorsunuz? Kadın sahtekar mı yoksa ben mi çok gaddarım?
"Yeni ev almislar, cektikleri kredi yetmemis..."

Bu kadin ulkenin cogundan zengin :)


brkylmz
(26.07.20)
yüzde 99 dolandırıcı. dolandırıcı diyenleri suçlamaya başlamış baksana. böyle bir durum için bile yardım istemesi de doğru değil ayrıca.
bu şekilde davranmasa bile dolandırıcılar her yerde. dolandırıcı çıkarsa şaşırmasın parayı verenler.


- Yeni ev almışlar
- Çocuğuna "istediğini" alamamış

Gaddar değilsiniz, sırf bu iki hususa bakıp ben de zerre inandırıcı bulmadım ve adam çarptığına karar verdim. Krediyi ödeyememeniz haline karşılık banka evinize ipotek koyar. Ödeyemezsen ev gider, borç da biter. Kredi borcunu ödeyememek insanlardan para istemek için bir gerekçe değildir. Bana da çok özendiğim lego setlerini alamadı anam babam, kimseden de yardım istemediler.


Kadini gormedim ama anlattigin kadariyla kadin dolandiricidan ote yuzsuz duruyor. Hani su internet dilencilerinden. Bunlarin kendilerini sorgulayanlardan cok destekcileri oluyo iste. Ben igreniyorum bu online dilencilerden.

Dikkat edersen bunlar bi de aslinda zengin oluyo.. kredideki ev nedir ya... sat o zaman, hayatini duzeltmeye calis. Yok ama yuzsuzluk yapmak daha kolay. Sonra senin benim gibiler laf soyledi mi bunlarin destekcileri gozunde gaddar oluruz evet


Kittie
(26.07.20)
(4)

Sesi itici olan biri seslendirme yapabilir mi?

Merhaba arkadaşlar,Sesi itici olan veya en azından kendi sesinin kötü olduğunu düşünen biri seslendirme yapabilir mi? Yani seslendirme yapan stüdyolar "Çeşitlilik olsun, iyidir." veya "Bize her tarzdan ses lazım!" kafasıyla falan sesi kötü olanlarla çalışır mı yoksa "Hangi çukurdan çıktıysan oraya g
Merhaba arkadaşlar,

Sesi itici olan veya en azından kendi sesinin kötü olduğunu düşünen biri seslendirme yapabilir mi? Yani seslendirme yapan stüdyolar "Çeşitlilik olsun, iyidir." veya "Bize her tarzdan ses lazım!" kafasıyla falan sesi kötü olanlarla çalışır mı yoksa "Hangi çukurdan çıktıysan oraya geri gir,seni pis ucube!" mi der? Teşekkür ederim.
benim sesim de bana çok kötü geliyor ama bir sürü kişi de sesimin iyi olduğunu söyledi.
Seslendirmede önemli olan iyi kötüden ziyade (neye göre) diksiyon, vurgular, doğru telaffuz vs. Bir de neye seslendirme yapılacaksa belki ona göre işin içine biraz oyunculuk da girer.


senolll
(25.07.20)
Okan Bay****n’in bile seslendirme yaptığı bir evrende neden olmasın


pass
(25.07.20)
olay sesin nasıl olduğunda değil sesin nasıl kullanılacağında yani eğitim. tiyatroculardan iyi seslendirmeci olur mesela. tok veya gür sesi olan bu işi en iyi yapar algısı oluşmasın.


paco de lucia
(25.07.20)
seslendirme isinde neredeyse en son onem verilen sey ses diyebilirim. bununla birlikte oyle hadi ben geldim diyince sen gel seslendirme yap demiyorlar, sektorde zaten adam fazlaligi var ve kendi icinden beslenen disariya cok acik olmayan bi sektor. studyoda yatip kalkman lazim kisa bir cumle bile kapabilmek icin.


in vino veritas
(26.07.20)
(9)

Bir Türk Native Speaker ayda 2000 $ yapabilir mi?

Merhaba arkadaşlar,Üniversiteden yakın bir arkadaşım Native Speaker ve dünyanın her yerinden insanlara ders veriyor. Ayda 2000 $ kazandığını söylüyor. Kendisi üniversitedeki son 2 yılından beri İngilizcesini geliştirmeye çalışıyor ve bu konuda bayağı kasıyordu. Yani bi 5-6 yıldır kendini geliştiriyo
Merhaba arkadaşlar,

Üniversiteden yakın bir arkadaşım Native Speaker ve dünyanın her yerinden insanlara ders veriyor. Ayda 2000 $ kazandığını söylüyor.

Kendisi üniversitedeki son 2 yılından beri İngilizcesini geliştirmeye çalışıyor ve bu konuda bayağı kasıyordu. Yani bi 5-6 yıldır kendini geliştiriyor. Kendisi önceden yabancı dil kurslarında eğitmen olarak da çalıştı.

Son 1-2 yıldır da online Native Speakerlık yapıyor. Arkadaşıma güveniyorum, hava atmak için abartacağını düşünmüyorum ama bu ülkede bu parayı kazanmak biraz zor değil mi? Siz ne düşünüyorsunuz?
nice haketmeyenlerin ne paralar kazandığını, nice hakededenlerin de emeklerinin çalındığını gördüğüm için...şaşırmadım. olabilir.


AlsterWasser
(22.07.20)
Ben bu sitede ikcı ve market canavarının kazandığı miktarlara da inanan saf biri olarak buna inanmadım. Çünkü bedavaya Türkçe exchange yapacak çooook kişi var. Bazen ilan görüyorum saati 10 dolar ya da daha az diyor. İnanmadım kısaca.


banacevaplazım
(22.07.20)
Dil ogreterek $2000 yapar bunda sasilacak birsey yok da native olmayan adam nasil native ayagina yatiyor onu anlamadim, karsi taraf bunu nasil yiyor? Zira nativelik ogrenilecek birsey degil ki, ancak cakma amerikan, ingiliz aksani yaparsin. Hadi ogrenciler yedi diyelim sana is veren kurum bunu yemez.


cooperr
(22.07.20)
öğrencileri yurtdışındansa 2000 dolar çokta bir para değil. japon 2-3 öğrencisi olsun daha fazlasını kazanır.


avatar is back
(22.07.20)
banacevaplazım ve cooperr'ın cevaplarının gösterdiği üzere bir hususta boşluk mevcut. Arkadaşınız Türkçe ana dilli eğitmen olarak mı bu işi yapıyor yoksa ana dili İngilizce olmadığı halde İngilizce ana dilli gibi kendisini gösterip İngilizce eğitmeni olarak mı?


microfiction
(22.07.20)
Kusura bakmayın, orayı atlamışım. Arkadaşım Türk ama anadili olmadığı halde İngilizce için Native Speakerlık yapıyor. Kendisi bu işe bayağı kafa yorduğu için kendini geliştiriyor. Üstelik İngilizcesi çok iyi ,sırıtmıyor. Bu arada Türkiye'de birçok yabancı dil kursunda İranlıları, Hintlileri falan getirip native diye yutturuyorlar. O yüzden şaşırmayın. Ama arkaşımın hizmet verdiği platformların yetkilileri konusunda haklısınız.


Ozguvene bak amk. 3 sene calisarak native olmus. Ben ieltsten 8,5 almisim soranlara ingilizcem cok iyi diyorum. Jauahua.


baldur2
(22.07.20)
kendini geliştirip sonradan "native" speaker olanı ilk kez duyuyorum. ama şaşırmıyorum.
tabii şaşırmamam bir tür dolandırıcılık olduğu gerçeğini değiştirmiyor.


not dark yet
(22.07.20)
Tahmin ettiğim gibi Cambly'da uzaktan eğitmenlik yapıyormuş .


(4)

Bu Linkedin' de mesajlara cevap vermeyenlerin motivasyonu nedir?

Merhaba arkadaşlar,Linkedin'de bugüne kadar gerek CV göndermek için olsun gerek bir şey sormak için bir sürü bağlantıma mesaj attım ama sadece ama sadece 1 kişi dönüş yaptı. Mesajlarımda anormallik, kabalık falan hiçbir şey yok. Önce kibar bir şekilde hal hatır sorup sonra meramımı anlatıyorum. Ama
Merhaba arkadaşlar,

Linkedin'de bugüne kadar gerek CV göndermek için olsun gerek bir şey sormak için bir sürü bağlantıma mesaj attım ama sadece ama sadece 1 kişi dönüş yaptı. Mesajlarımda anormallik, kabalık falan hiçbir şey yok. Önce kibar bir şekilde hal hatır sorup sonra meramımı anlatıyorum. Ama bir Allah'ın kulu da cevap vermiyor. Nedir bunların olayı? Hayır yani, tek şikayetçi olan ben değilim gerek sözlükte olsun gerek Linkedin'de olsun bir sürü insan tepki gösteriyor.

Bugün bir konuda akıl danışmak için listemdekilerden birine mesaj attım. Online olduğu halde dönmedi. Şaşırmadım haliyle. Bu kadar mı zor ya bi dönüp cevap vermek, bu insan ne diyormuş diye merak edip bir bakmak?

Valla kim olursa olsun biri bana mesaj atsa elimden geldiği kaldığı kadar yardımcı olmaya çalışıyorum. Ben mi enayiyim yoksa bunlar mı anormal merak ediyorum? Görüşlerinizi yazarsanız sevinirim. Teşekkür ederim.
Çünkü LinkedIn basit bir kalıp yapanların bile mars'a uzay mekiği indirmiş gibi böbürlendiği saçma sapan bir ortam. milletin işi gücü birbirini tebrik etmek, en boktan sertifikaları bile nasa'da astronot olmuş gibi lanse etmekten ibaret.

ben geçen yıl bir şey gördüm en efsanesi oydu. adamın biri liseye başlayacak oğlu için manga dergi çıkaracak diye para bayılmış bir ton. oğlunun vesikalık fotoğrafını da koyduğu bir paylaşım yapmıştı. işte bu genç adam ideallerinin peşinden gitsin diye yok şöyle yaptım böyle yaptım. abartmıyorum yüzlerce kişi çocuğu falan tebrik etmiş. dsahdahs :D
hayatımda gördüğüm en saçma başarı hikayesi.


himmet dayi
(21.07.20)
@ himmet dayı Valla Çok haklısınız. Gereksiz yorum yapmaktan başka bir işe yaramıyorlar. Yurtdışında böyle olduğunu düşünmüyorum ama Türkiye tam anlamıyla rezalet. Dediğiniz gibi akşama kadar balon egolarını şişirip şişirip duruyorlar. Kaliteli, ufuk açan veya bir işe yarayan şeyleri görme ihtimali epey az.

Bu arada örneğini verdiğiniz olay cidden efsaneymiş. Onların işi o zaten :D


yillardin finans sektorundeyim yas 44 sen dusun, linkedin minkedin kullanmam. iyisen seni onu, o seni bi sekilde buluyor.


tunaktunaktun
(21.07.20)
@ tunaktunaktun Valla iş bulma konusuna gelince haklısınız ama spesifik bir alanla ilgili bilgi almak istediğinizde gerçekten tecrübeli insanlar olmasına rağmen bir işe yaramıyorlar.


(9)

Japonlar ve Koreliler neden bu kadar bakımlı ve yakışıklı, güzel?

Merhaba arkadaşlar,Çoook uzun süredir dikkatimi çekmiştir ve merak etmişimdir. Kız olsun erkek olsun nerede bir Koreli veya Japon görsem çok güzel, çok yakışıklı ve dış görünüşlerine aşşırı şekilde özen gösterdiklerini görüyorum. Kız olsun erkek olsun neredeyse hepsinin de saçları fönlenmiş, dümdüz.
Merhaba arkadaşlar,

Çoook uzun süredir dikkatimi çekmiştir ve merak etmişimdir. Kız olsun erkek olsun nerede bir Koreli veya Japon görsem çok güzel, çok yakışıklı ve dış görünüşlerine aşşırı şekilde özen gösterdiklerini görüyorum. Kız olsun erkek olsun neredeyse hepsinin de saçları fönlenmiş, dümdüz. Bu motivasyonu nereden buluyorlar?

Bir de hiç çirkin Koreli veya Japon görmedim. Hepsi de özenerek yaratılmış gibi. Yoksa benim bu arkadaşlara gereğinden fazla bir sempatim mi var? Siz ne düşünüyorsunuz.
senin bu arkadaşlara gereğinden fazla bir sempatin var.


Yakışıklı mı??? Yakışıklı değil, olsa olsa "güzel" olur japon veya koreli erkekler. Erkek yerine koyup koynuma almam. Benden daha dişiler.

Edit: bence de senin fazla sempatin var.


pati
(21.07.20)
Bana çok yapay geliyorlar, güzel de değiller bence kadınları, afedersin kokuyor gibiler, spor falan da yapmazlar zaten çoğunlukla. Ben erkeksem onların erkeklerine kadın derim ben, üstteki arkadaşa katılıyorum.


Japonyayi bilmem de kore guzellik urunlerinde dunyada cok unlu. Envayi cesit malzeme ve teknik var.

Asiri sempatin var +1


SevdaliBulut
(21.07.20)
Valla bence de fazla bir sempatin var. Oldukca normaller. Gerci hepsi birbirine benzedigi icin birini cok guzel bulsan otomatikman hepsini guzel bulursun o da var.


toplamda yaklaşık 175 milyon insanı genellemek için kaç tanesiyle gerçekten tanıştın merak ettim.


Wasking
(21.07.20)
tam zıttını düşünüyorum.


ya ben lan neyse
(21.07.20)
guzelden ote asiri bakimlilar. makyajla estetik yapmayi ogrenmisler resmen. bagimlilar guzel gorunmeye. koreli bir arkadasim vardi kizi sadece disarida gormustum. bir gun denk geldi evinde gordum taniyamadim cunku yataktan yeni kalkmis pijamali haliyleydi. ikisinin ayni insan olduguna bin sahit gerekir oyle bir degisimden bahsediyorum. o kadar makyaji bakimi tasa yapsan adriana lima olur yani normal. ama cok da gommeyelim yani hepsi cirkin de demiyorum makyajsiz da cok cok sempatik olanlari var ama guzel denebilir mi bilmiyorum, herkesin guzel anlayisi baska, ben sempatik derim de guzel demem o hallerine.


in vino veritas
(21.07.20)
Tamamdır arkadaşlar çok sempatik buluyorum, vurmayın :D

@ wasking Tanımama gerek yok, ekranlardan gördüğümü anlattım sadece. Belki abartmış olabilirim. Ama gidin birkaç Koreli müzik grubunu falan inceleyin ne demek istediğimi anlayacaksınız.


(12)

Sorumsuz ve maskesiz düğüncüleri şikayet etsem mi?

Merhaba arkadaşlar,3 gündür evimizin 50 metre karşısında düğün yapılıyor, kafamızın şişmesini bırakın bir Allah'ın kulunda maske yok, hiçbir şey yokmuş gibi sabahtan akşama kadar deli gibi halay çekiyorlar, birbirleriyle tokalaşıyorlar. Resmen korona bulaştırma düğünü yapıyorlar.Benim şalterler attı
Merhaba arkadaşlar,

3 gündür evimizin 50 metre karşısında düğün yapılıyor, kafamızın şişmesini bırakın bir Allah'ın kulunda maske yok, hiçbir şey yokmuş gibi sabahtan akşama kadar deli gibi halay çekiyorlar, birbirleriyle tokalaşıyorlar. Resmen korona bulaştırma düğünü yapıyorlar.

Benim şalterler attı. Karakolu falan arayıp şikayet etsem gelip durdururlar mı, ceza falan yazarlar mı? Polis gelip ceza yazsa 300 000 papel ceza yazılır. O kadar deli ettiler ki bir varil dezenfektan hazırlayıp gidip suratlarına sıkasım geliyor. Bunlar gibi tek hücreli yaşam formları yüzünden korona bir bitmedi gitti. Bir de karakolu mu arasam ifşa olma ihtimalim daha az yoksa 155'i falan mı? Siz olsanız şikayet eder miydiniz?
Sokak düğünü mü? Ben olsam kafamı şeyettikleri için polis çağırırdım ama polise korona, sosyal mesafe, maske fln derdim çünkü kafamı şeyediyorlar deyince sallamıyorlar. Korona bahanesi olurdu. Yoksa virüsü de kapsınlar, daha beter olsunlar, umrumda değil. İfşa olma konusunu bilmiyorum, bir kere karakolu aramıştım adımı fln sormamışlardı.


pati
(19.07.20)
hacım sabit numaradan arama, ben guvenmıom polise, '' abı selamunalykum hayırlı olsun düğünününüz varmış ama inatçı abi aradı şikayet etti'' diye dan dan girebilme potansiyeline sahip kişilerin polis olduklarını unutma. Kartlı telekom lardan yap sıkayetını bence


paramolacak
(19.07.20)
@ pati Evet, sokak düğünü. Dediğiniz gibi kafam şişti bla bla desem gelmezler, çünkü izin mizin almışlar. Napsın polis benim kafam şiştiyse? Keşke dediğiniz gibi sadece kendileri beter olsa, başka masum insanlara bulaştırmasalar ne halt ederlerse etsinler.

@ paramolacak Valla o telefonlardan yok ki buralarda, olsa hiç düşünmeden koşa koşa giderim. Şu sıcakta bir de o kadar yol yapıcam. Dediğin ispikçi polisleri bildiğim için tereddütte kaldım. Yoksa nefes aldırmam.


Al işte burada da başladı @#$/&^


pati
(19.07.20)
@ pati Ne desem bilemedim şimdi :D Sizinkiler maske takıyor mu bari ve şikayet etmeyi düşünüyor musunuz?


Göremiyorum sadece duyuyorum :( daha devam ederse karakolu aramayı düşünüyorum, tabi görmesem de maskesizler vs diyeceğim.


pati
(19.07.20)
@ pati Valla 1-2 saat süren düğün olmayacağına göre bayağı sürer ama inşallah sürmez. Bir de o kadar saçma şeyler çalıyor ki resmen işkence,bu saçma geleneğin bir an önce bitmesi lazım.

Bu arada şikayet ettim, ekip göndereceklerini söylediler, bakalım ne olacak? İsim falan sormadılar.


şikayet etmediğin kabahat


jamswety
(19.07.20)
Keşke bitse ama bitmez :( kul hakkına girmektir bu, hakkımı helal etmiyorum.
Şikayetin sonucu ne oldu?


pati
(19.07.20)
@ pati Kul hakkı milletin aklına gelecek son şey maalesef. Şikayete gelince hiç beklemezken teşrif ettiler şikayetten 2-3 saat sonra ama bi kendilerini gösterip gittiler. Sadece uyarıda bulundular, ceza meza bir şey yok. Onlar uyarıda bulununca kaç gündür akla gelmeyen maske, sosyal mesafe falan akıllarına geldi, mikrofondan maskelerimizi takalım,sosyal mesafeye uyalım uyarısı geldi.


Sıfırlayan ülkelerde bile tekrar yayılmaya başladı. Bu neyin kafası. Salın insanları. Hasta ruhlu gibi davranmayın.


catch the arrow
(19.07.20)
@ catch the arrow Önlemini alıp hastalığa yakalanmakla saldım çayıra mevlam kayıra şeklinde hastalığa yakalanmak aynı mı? O zaman açalım kollarımızı "Hoş geldin korona!" diyelim.


(13)

Bu Almanların İngilizce ile alıp veremediği nedir?

Merhaba arkadaşlar,Geçenlerde CSGO oynarken Alman bir hanımefendi ile ekleştik ve o günden beri ara ara 1-2 saat oyun atıyoruz. Yalnız bu arkadaş ilk konuşmada Alman olduğunu ve İngilizcesinin iyi olmadığını söyledi. Almancam olduğu için Almanca konuşuyoruz ama benim kafama takıldı.Hangi Alman'ı gör
Merhaba arkadaşlar,

Geçenlerde CSGO oynarken Alman bir hanımefendi ile ekleştik ve o günden beri ara ara 1-2 saat oyun atıyoruz. Yalnız bu arkadaş ilk konuşmada Alman olduğunu ve İngilizcesinin iyi olmadığını söyledi. Almancam olduğu için Almanca konuşuyoruz ama benim kafama takıldı.

Hangi Alman'ı görsem ya İngilizcesi iyi değil ya da İngilizce konuşmak istemiyor. Birçok kişi Almanların bu durumundan şikayetçi. Benim anlamadığım sistem İngilizce öğretmiyor mu veya kötü mü öğretiyor yoksa bu arkadaşlar çok mu milliyetçi de Almanca'dan başka bir dili konuşmaya yaklaşmıyor.

Şimdi diyeceksiniz bizde de durum farklı değil ama bizimkilerin kafası basmıyor, önyargı çok, eğitim sistemini falan suçlamıyorum. Suç eğitim sisteminde değil bana göre Türkiye'de. Almanlar bizden her konuda üstün. Nasıl olur da bir Alman İngilizce bilmez, aklım almıyor. Yoksa çok mu şey bekliyorum onlardan? :D Teşekkür ederim.
tanıdığım genç almanlar oldu. ingilizce bilenleri de vardı, bilmeyenleri de. hatta ben de şaşırmıştım, ingilizce ile almanca arasında bu kadar benzerlik varken ne diye öğrenemiyor ya da beceremiyorlar diye.

velhasıl; "milliyetçi olduğu için konuşmuyor" lafı hiç bir millet için bana makul bir sebep gibi gelmiyor. ya konuşabilecek kadar kendine güvenmiyor ya da gerçekten bilmiyordur.


biseysorcaktim
(18.07.20)
Tanidigim butun almanlar ingilizceyi catur cutur konusuyodu bi iki tanesi araya fransizca bile sikistiriyodu


ishak77
(18.07.20)
ishak77 +1 ingilizce bilmeyen alman hic gormedim. hatta oraya cocukken gidip egitimini orada almis turklerden bile ingilizce bilmeyen gormedim. cogunlukla ingilizce disinda bir dil daha biliyor benim tanidiklarim.


in vino veritas
(18.07.20)
Benim tanıdığım neredeyse tüm Almanlar çok iyi İngilizce konusuyordu. Size oyle iki kişi gelmiş. 80 milyon Alman'a genellemek yanlış.


howfaristhesky
(18.07.20)
fransızlar da öyle tercih etmiyorlar.


"Hangi Alman'ı görsem ya İngilizcesi iyi değil ya da İngilizce konuşmak istemiyor." şaşırdım. benim denk geldiğim 1-2 örnek var sadece. onlar da 40lı yaşlarda kişiler. konuşmak istemiyorlar değil de gramer bilgileri kötü.
ishak77 +1


ganbatte
(18.07.20)
Benim tanidigim almanlarin ve avusturyalilarin cogu ingilizce biliyor ama yine cogunun rezalet bir aksani var. almanca da bildigim icin bazen onlar konusmayi bitirdikten sonra beynim “tamam hepsini anladim ama almanca mi konustu ingilizce mi?!” Diye kaliyor, ciddi kotu bir aksan.
Kendisini daha iyi gelistirmis olanlar ise en azindan notr bir aksanla konusuyorlar. (Ha tabi native gibi konusanlar da var ama az rastladim 11 yildir)

Turkiyede bence egitim sistemi oldukca sorunlu ingilizce konusunda, sevdiirmek yeirne nefret ettiriyor, yoksa goruyoruz milletin kafasi basiyor bence. (Goruyoruz= Turistik mekanlardaki mezunu teyzeler, dayilar...)


kuehles blondes
(18.07.20)
Almanya'ya gittin mi hiç ? Yani kaç almanın üzerinden yapıyorsun bu değerlendirmeyi..

Ben 2 yıl kaldım, hala da ara sıra giderim(Çok daha uzun yıllar kalmış olanlar da vardır, elbet yanılıyorsam düzeltsinler). Hiç de anlattığın gibi bir durum yoktu, gayet konuşuyorlar. Cs-go üzerinden yapıldıysa çıkarım, anca bu kadar olur zaten.


akmina
(18.07.20)
3 yıldır Almanya'da yaşıyorum, şimdiye kadar İngilizcem iyi diyen Alman görmedim. Kime sorsan a little bit der ama sonra gayet iyi çatır çutur konuşur. Biraz kendilerini nasıl değerlendirdikleri ile ilgili.


Haldamir
(18.07.20)
Ben de iyi olmadigini dusunuyorum. Aslinda dil ailesi olarak bakildiginda daha yatkin olmalilar bir de.
Genelleme yapamam tabii ki o kadar fazla sayida insanla bir araya gelmedim sonucta.
Ama su "milliyetcilikten konusmuyorlar" bizim millet olarak kendimizi surekli asagi gormemizin bi yansimasi sadece.

Ne milliyetciligi, uzerine dusmemisler o kadar.
Yani bi devlet yetkilisinin uluslararasi bi kursude kendi dilini konusmak istemesi cok normal geliyor bana (bilse bile ingilizce konusmak zorunda degil) ama sade vatandasin bu konuda milliyetcilik yaptigini dusunmek sacma geliyor bana.


Kittie
(18.07.20)
ya bu çok klasik bir muhabbet.

her Alman önce " eheh ingilizcem iyi değildir" der sonra konuşunca bi bakarsın Shakespeare..


AlsterWasser
(18.07.20)
Bilmiyorum belki de bana öyle gelmiştir arkadaşlar. Ben Alman Dili ve Edebiyatı mezunu olduğum için bir sürü Alman hocam, arkadaşlarım falan oldu. Hepsiyle de Almanca konuştum, İngilizce konuştuklarım da vardı elbette ama genel olarak Almanca konuşuyorduk. Belki de yanlış ifade etmiş olabilirim. Ama bu mevzuyu okulda falan da çok tartışmıştık. Bilmiyorlar değil de bilip de konuşmamak desek daha doğru olur sanırım.

Ama bu soruyu sormama neden olan arkadaşın İngilizcesinin iyi olmadığını söylemesi cidden şaşırttı beni. Genç bir Alman nasıl iyi İngilizce bilmez diye ortalığı ayağa kaldırasım geliyor.

Bu arada @akmina CS GO diye küçümsediğin oyunu oynayan sıradan bir oyuncunun seninkinden daha fazla Alman arkadaşı vardır emin ol.


Her alman almanca bilmiyor. Her alman okulda almanca dersi alıyor olabilir ama hepsi biliyor demek zor. Almanya`da yaşayıp Almanca öğrenmeyene tepkili olup,konuşmayan var. İngilizce konuşurken zorlanan,üşenenler de var. Ayrıca,almanların eğitim konusunda, diğer alanlarda oldukları kadar başarılı olduklarını da düşünmüyorum. Elbette bizden iyiler ama atıyorum bir finlandiya da değiller.


asteriks
(18.07.20)
(22)

Fırlama çocuklara nasıl tahammül edilir?

Durumu olmayanlar için özet sondadır. Ben olsam benim de durumum olmazdı. O kadar uzun. Kusura bakmayın.Merhaba arkadaşlar,Derdim büyük. 1 yaşında bir yeğenim var ve anne babası çalıştığı ve önceden ona bakan anneannesi 3 aylığına yaşadığı şehre gittiği için abimler yaz tatilinde çocuğu babaannesine
Durumu olmayanlar için özet sondadır. Ben olsam benim de durumum olmazdı. O kadar uzun. Kusura bakmayın.

Merhaba arkadaşlar,

Derdim büyük. 1 yaşında bir yeğenim var ve anne babası çalıştığı ve önceden ona bakan anneannesi 3 aylığına yaşadığı şehre gittiği için abimler yaz tatilinde çocuğu babaannesine getirdi. 3 ay annem bakacak. Onun yanında bir de 9 yaşındaki abisi olan yeğenim geldi. Anne babaları her sabah getirip akşam götürüyorlar. Buraya kadar sorun yok.

9 yaşındaki yeğenim bize geldiği için diğer kardeşimin çocuğu olan 8 yaşındaki yeğenim de gözünü bize dikti. 1-2 haftadır bizde duruyor hiç gitmek istemiyor. Sorun bizde kalmaları değil, sonradan gelen yeğenimin tam bir mağara adamı olarak yetiştirilmiş olması sorun.

Çocuğun her yaptığı hareket fiyasko, her konuştuğu laf falso. Küfürler, geğirmeler, gaz çıkarmalar falan havada uçuşuyor. Doğru düzgün tuvalet eğitimi yok. İlk geldiği zamanlarda tuvaletini yapıyordu, sifonu çekmeden,ellerini yıkamadan tuvaletten çıkıyordu. Biraz bağıra çağıra, uyararak adam ettim. Evet insan evladı değil çünkü. Sonra doğru düzgün yemek yemiyor, sürekli abur cubur tatlı, kek, pasta masta gibi işe yaramaz şeyler yemek istiyor. Sonra yatmaya yakın yemek istiyor, verince de suya abanıp gece altına yapıyor bıktım yeminle. Altına yaparsa diye bebek gibi altına ıslanmaz bez seriyoruz.

Ellerinde sürekli tablet, akşama kadar Brawl Stars mıdır nedir, öyle saçma sapan bir oyun oynayıp duruyorlar. İnterneti kesiyorum az uzak dursunlar diye ama bu sefer de diğer yeğenimle bir olup evde top oynuyorlar. Evin altını üstüne getiriyorlar. Kitap okumak, ders çalışmak falan aklına bile gelmiyor. Zaten kafası da bir şeye basmıyor. Basit bir toplama sorusu soruyorum, yarım saat bön bön bakıp duruyor suratıma. "Sanayiye verilecek çocuk" profiline cuk diye oturuyor. Kafası ancak tablette oyun oynamaya basıyor. Çok klişe olacak ama ben onun yaşındayken haftada kaç tane kitap bitiriyordum. Kitapların biri gidip diğeri geliyordu.

Onun yaşındaki diğer yeğenim öyle değil, çok çalışkan. Çok olmasa da kendisine verilen kitaplarını bitirir. Zaten onun annesi babası çok disiplinli. Ama diğerinin yani esas sorunlu olanın anne babası ebeveynlik ehliyetleri olsa ellerinden alınması gereken türden. Kardeşim işe gidiyor, hafta sonları bile evde kalmıyor bazen mesailer için. Annesi de çocukları gibi. Zaten ondan da ölümüne nefret ediyorum. Annesi neyse çocukları da öyle. Nereye giderlerse gitsinler herkes yaka silkiyor. Millet ayıplayıp duruyor. Onların yüzünden biz mahçup oluyoruz. Her neyse bu sorunlu olanın ondan 3-4 yaş küçük bir kız kardeşi var. O daha beter. Evlerden ırak, öyle böyle değil.

Her neyse daha anlatsam ne rezillikleri var. Şimdi ben bunları yeğenim olarak görmek istemiyorum, hiçbir şekilde tahammül edemiyorum. Ben zaten yaramaz çocuklara tahammül edemezken bunlar beni delirtecek artık. Yakında huni takıp gezeceğim yemin ederim. O kadar çıldırtıyorlar ki beni bağırmaktan yoruluyorum. Günün birinde elimden bir kaza çıkacak diye korkuyorum o derece. Zaten çabuk parlayan biriyim ve öfke kontrolüm iyi değil. Tokat attığım zamanlar bir elin parmaklarını geçmez ama zaten haklı olsam da buraya yazmıştım tokat attığımı, bayağı eleştiri gelmişti, destek de gelmişti yine. Ama çok kızarsam genelde yakasından tutup silkelerim.

Sürekli bağırdığım, çocuklara kötü davrandığım için anneleri babaları beni suçluyor. Kimse kötü yetiştirdiği çocuklarına suç bulmuyor. Bıktım artık. Hadi ben neyse de, annem babam 64 yaşında. Sürekli evi dağıtıyorlar, zaten bakılması gereken 1 bebek var bir de onların dağıttığı evi toplamakla uğraşıyorlar. İkisi birbirinden cesaret bulup anneme babama seslerini yükseltiyorlar. Annelerine babalarına şikayet edince de çocuklarına kızıyorlar dalga geçer gibi onların ağzına laf vermeyin diye. Ya sanki biz mecburuz sizin çocuğunuza bakmaya da üste çıkıyorlar bir de. Anneme babama kızıyorum yüz vermeyin şunlara diye, onlar da bana kızıyor her şeye karışma diye. Sıkıldım artık. Nasıl başa çıkacağız bu baş belaları ile? Görüşlerinizi paylaşırsanız sevinirim. Teşekkür ederim.

Özet: Abimler yaz tatilinde bakmamız için 1 yaşındaki yeğenimi getirdiler. 10 yaşında da onun abisi olan bir yeğenim var. Doğal olarak o da geldi. O geldiği için diğer abimin çocuğu olan yeğenim geldi bizde kalmak için. Ama onu ve kardeşini annesi babası insan olarak değil, mağara insanları olarak yetiştirdikleri ve hiç terbiye vermedikleri için hayatı zehir ediyorlar. Çocuğunuz olsa ceplerine uyuşturucu koyup polise ihbar edilecek türden. Aynı ortamda olduğunuz süre boyunca hayatı size zehir edecek türden. Bu insan olmayan yaratıklara elimden bir kaza çıkmadan nasıl tahammül edebilirim? Düşünceleriniz benim için önemli. Teşekkür ederim.
Sadece son iki paragrafı okudum. Çocuklarla değil anne babalarıyla gidip halletmen gerek işi. "Çocuğunuzu terbiye edin, edimiyorsanız ve bağırmamdan rahatsızsanız o zaman gidin bakıcı tutun. Çocuğunuzu burda bu şekilde istemiyorum. Yok bakıcı istemiyorum diyorsanız da benim evim benim kurallarım" de.


@ j r r tolkien hayrani Ev benim olmadığı, annemin babamın olduğu için "Benim evim benim kurallarım" diyemiyorum. Öyle olsa da desem bile onlardan önce annem babam kızar. Bir de bu tarz söylediğiniz şeylerden anlayacak insanlar değiller, arsızlar. Sözlerimden dolayı kaç kere bana küstüler ama sonuç aynı.


Hocam belli ki çocuklardan hiç anlamıyorsunuz. O yaşta bir çocuğu idare etmek, ne kadar şımarık olursa olsun imkansız değil. Ama işi baştan sıkı tutmanız gerekiyordu, artık bağırıp siklenmediğiniz evreye geçmişsiniz, bundan sonra işiniz daha zor.

Burada bir de asıl sorun olaya çocuklar açısından bakamıyor olmanız. Düşünün 9 yaşındasınız, anneniz babanız sizi kendi evinizden götürüp, istenmediğiniz bir yere bırakmış gitmiş. Çok yüksek ihtimal çocuğun fikrini bile sormamışlar, durumu izah etmeye bile çalışmamışlar. Yani şu an canı çok sıkkın o çocuğun, bu tarz bir ebeveynlik ileride de kendisine çok sıkıntı çıkaracak. Şu anda da çıkarmış yani durumdan onu anlıyoruz. Allah kolaylık versin çocuğa ne diyeyim. Siz de bu durumda ona yardımcı olacağınıza tabletini kapatıp kitap okusun edebiyatı yapıyorsunuz. Hem yanlış, hem de hiçbir faydası yok.

Ama anneniz babanız memnun hallerinden, yani onlar şikayet etmiyorsa, karışma diyorsa sizlik bir durum da yok. Çok bunalıyorsanız sabah çıkın evden, akşam olunca gelirsiniz. Ya da odanızda kulaklık takıp izole olmaya çalışın. Yeğeniyle bırakın düzgün iletişim kurmayı, 3 ay bile tahammül edemeyen bir kardeşim olsa şahsen üzülürdüm ben.


@ plutongezegendeğilmi Şu an benim yerimde olsaydınız görürdüm sizi ama olmanızı istemem :) Söylediğinizin aksine çocuklarla aram iyidir ama fırlama olanlarına hiç tahammül edemiyorum. 9 yaşındaki yeğenime de 4 yıl falan biz baktık, o da zamanında çok yaramazlık yapıyordu, ona da kızıyordum ama aramız hep çok iyiydi ve hala da çok iyi. Beraber film izleriz, oyun oynarız, çizgi film izleriz, ders yaparız. Hatta onunla aram iyi olduğu için diğer fırlamanın annesi falan kıskanıyor o derece.

Bizde durması gerekenler 1 ve 9 yaşındaki yeğenlerim. Onlar burada olduğu için diğeri de geliyor. Yani esas sorun çıkaran sonradan gelen. 9 yaşındaki yeğenim diğeri olmadığı zaman akıllıca duruyor bizle. Diğeri yalnızken bile insanın hayat enerjisini sömürüyor.
Böyleyken böyle.


O evde siz de kalıyorsanız abinize söyleyin ama üniversite mezunu biri ya da 22 yaşından büyükseniz başka eve çıkın. Anne babanız kabul ediyorsa siz de artık belirli bir yaşa gelmisseniz evden ayrılma zamanı gelmiş demektir. Tabi cinsiyetiniz kadınsa Anadolu'da yaşıyorsanız durum değişebilir. Kendinizle ilgili de bilgi verin lutfen.

Ama üniversite öğrencisi ya da 22 - 23 yaşından küçükseniz, abinizle konuşun. Ben amcasiyim/halasiyim, bana çok terbiyesizlik ediyor. Birlik olalım saygılı olmayı ogrensin falan deyin. Abinizle de aranızı açmaya gerek yok.


howfaristhesky
(07.07.20)
Yanlış anlamışım, ben zorla getirilen sıkıntı çıkarıyor sanmıştım, kusura bakmayın.

Öbür türlü, annesi/babası evdeyken çocuğu size yollayıp tüm gün başlarından atıyorlarsa çok tatsız. Bu durumda çocukla değil anne/babasıyla konuşmanız lazım.

Onun haricinde yaramaz çocuklarla iletişimin temelinde kurallar koyup, çocuğu kurallara uymaya zorlamak yatıyor. Yani sert olacaksınız, sizin otoritenizi tanıyacak, kurallara uyarsa ödüllendirip, uymazsa cezalandırmanız lazım. Mesela sinirlenip bağırmak yerine ciddi bir şekilde "bunu böyle değil şöyle yapacaksın, yoksa x oyuncağıyla oynayamazsın" demeniz daha etkili oluyor.

Eski sevgilimin çok sıkıntılı bir erkek kardeşi vardı, 10-11 yaşlarında hayatımda gördüğüm en şımarık çocuktu. Ama baştan kuralları koyup benim yanımda öyle davranmaya zorladığım için biz hiç sorun yaşamadık. Ara sıra sınırları zorlamak için hamleleri oluyordu tabi, ama sakinliğinizi kaybetmediğiniz sürece sıkıntı olmuyor. Ailesi bile şaşırıyordu, bu çocuk böyle değil ama senin yanında nasıl uysal oluyor vs. diye.

Sizin işiniz tabi daha zor, çünkü ortada tek bir çocuk yok. İkisi arasındaki ilişkiye çok zarar vermeden nasıl dizginleyebilirsiniz bilmiyorum. Ama uğraşmak istemezseniz odanıza kapanın yani, anne babanız da kaç yaşında insanlar, onlar halletsin.


Benim teyzemin iki çocuğu da sizin mağara adamı gibiydi. Tam yazdıklarınızın aynısını yapmakla kalmayıp beterini yapıyorlardı. Evdeki eşyaları pencereden atıyorlardı. Bir tanesi anaokulunda öğretmenine saldırıp dövüyordu, ilkokula başlayınca da arkadaşlarını feci şekilde dövüyordu, en son bir aile gidip darp raporu almıştı. Teyzemle eniştem bile bıkıyordu bunlardan.

Uslu yeğenlerinizin anne babasıyla konuşun, bu mağara adamı sizinkileri kötü etkiliyor evde huzur vermiyor diyin. Anne babanıza da siz zaten yaşlınız mağara adamının annesi gezip tozuyor, çocuğu size baktırıyor deyin. En azından eve çok nadir gelmesini sağlayın. Gerekirse de mağara adamının annesiyle kavga edin. Çocuğunu başkasının evine göndermeden önce nasıl davranacağını öğretsin, terbiye versin.


Merhaba öncelikle

Plutona katılıyorum. Bir sınıf öğretmeni olarak sizin bahsettiğiniz yaş grubuyla ilgili ve her türlü çocuğu gormus geçirmiş biri olarak, öncelikle her ne yapıyorsanız yapın kararlı olacaksınız. Ciddi olacaksınız.

Sözünüzü dinlettirmeye çalışın kurallar koyun, uymazsa ceza alacağını söyleyin. Eğitimde 2 tur ceza vardır. Gayet kullanışlı ve ise yarar. 2. Tip ceza olan hoşuna giden bir durumu elinden alma cezası oldukça etkili.

Sizin ne kadar kararlı olduğunuzu görürse bir daha yapmaz olumsuz davranışı.

Kolay gelsin.


off. bu model kuzenim var. kimse adam edemedi. 20 küsür yaşa geldi. kolay gelsin.


Telefon numaramı özelden yazıyorum, yarın öğlen 1 gibi arayabilirsen uzun uzun anlatayım.


antihero
(07.07.20)
@ howfaristhesky 29 yaşındayım ve üniversite mezunuyum ama iş bulamadığım için ayrı eve çıkma durumum yok. Serbest çevirmenlik yapıyorum ama ondan kazandığım da ancak cep harçlığı olur. Aslında anne/babasına söylemem gerekmiyor. Çünkü çocuklarından rahatsız olduğumu biliyorlar zaten ve zaman zaman kafanı ağrıttık diye laf çarpıyorlar. Anne de baba da umursamaz, uyarsanız bile bir kulaklarından girip diğerinden çıkıyor. Tüm aile sorumsuz yani.

@ plutongezegendegilmi Sorun değil,anladım zaten yanlış anladığınızı, o yüzden daha açık yazdım. Tam dediğiniz gibi annesi/babası bizim üzerimize attı, çocuğa eve gidip gitmeyeceğini soruyorlar, o da hayır diyince bir şey demiyorlar. Öyle dediğiniz gibi cezadan falan anlamıyor maalesef. Böyle durumlarda ağlayıp duruyor, küfür ediyor. Ta ki siz lanet olsun diyene kadar.

Tamamen etkisiz kaldığımı söyleyemem. Çünkü onlar bizim evde olduğunda evde terör estiriyorum, evi açık ceza evine çeviriyorum. Ben olmasam iyice zıvanadan çıkarlar. Annem babam bile bana kızıyor bir rahat ver diye. Ama bu ben varken ki halleri. Tanımadıkları sert biri olursa ancak o zaman tırsıyorlar.

İlgilenmeme durumum da yok. Çünkü çok azdıklarında bazen ben sakin kalmak istesem bile annem çağırıyor. Gerçi annem babam da değişik. Ne istedikleri belli değil. sonra diğer yeğenimin annesi babası çok tabletle oynamalarına izin verme, ders de çalışsınlar diye tembih ediyorlar. Ne yapacağımı şaşırdım anlayacağınız.

@GoodMorningTeacher Valla bizimki de öyle komşularının çocuklarını falan dövdü, sonra anneannesigilin köyüne gittiler komşularının civcivlerini boğmuşlar. Daha neler neler. Bizimkilerini babası falan kötü bir şey yapınca tokat falan atıyor ama 2 dakika sonra yine aynılar. Uslu olanın anne babası da zaten hem çocuklardan hem de annesine gıcık oluyor ama yine de aralarından su sızmıyor. Sadece akıllı olan yeğenime onlar gibi olmamasını, kendini onlara karşı savunmasını tembihliyor o derece.

Annem babam da kardeşim küsmesin diye onun hatrına ses çıkarmıyorlar. Herkes her şeyi biliyor ama huzursuzluk çıkmasın diye kimse ses çıkarmıyor. Sesi en çok çıkan ben olduğum için de herkes oklarını bana yöneltiyor. Zaten çocuklarına bağırdığım için sürekli tartışıyoruz, o derece.

@ kendi düğününe gitmeyen kamber

Valla kimse karışmamı istemiyor evdekilerin. Çocuk 2 gün kalmaya gelmiş, rahat vermezsem annesi babası küsermiş. İnterneti kesiyorum, bu sefer tabletlerine yükledikleri internetsiz oynanan oyunları oynuyorlar. Tablet olmasa evde top oynuyorlar, top yoksa kırlentlerle top oynuyorlar. Yani benim verdiğim her ceza bana daha büyük bir sorun ve daha dağınık bir ev olarak geri dönüyor.

@ kitap arasında kalmış silgi tozu Bizimkinden de bir umut ışığı göremiyorum. Ama umarım sizinki de bizimki de düzelir.

@ antihero Sağ olun. Bir bakalım.


Bence fazla üzerinize almışsınız sorumluluğu, bu kadar sahiplenmeyin boşverin.
Çok tablet oynamasın ders çalışsın diye akıl veriyolarsa kendileri baksınlar çocuklarına.
İşte bunlar hep evlenen insanların toplumumuz üzerinde kurduğu baskı. Önce evlenenin önceliği var, çocuğu olanın çocuksuza önceliği var. 2 çocuğu olanın tek çocukluya vs vs.
Dünya çocuklu ailelerin etrafında dönüyor ve herkes onlara yardımcı olmak zorundaymış gibi bir algı var, nefret ediyorum bundan. Size mi yaptılar çocuğu? Sizin fikrinizi sordular mı? Yoo. Ozaman baktırırken neden bu kadar doğal bu kadar rahatlar?

Muhtemelen annenize babanıza kıyamıyorsunuz, yardımcı olmak istiyorsunuz ama bakın onlar da kıymetinizi pek bilmiyor, çocuklara bir rahat vermedin diyebiliyorlar.

En iyisi odanıza çekilin, veya çıkın evden onlar gidene kadar biyerlerde takılın. Bu yükü çekmek zorunda değilsiniz. Biraz yokluğunuzu hissettirin belki değerinizi anlarlar(en azından kendi anne-babanız)


megalomaniac
(07.07.20)
@ megalomaniac Vallahi tüm dedikleriniz doğru. Dünya premslerinin premseslerinin etrafında dönüyor. İlgilensem bir dert ilgilenmesem başka bir dert. Hepsinde de ayrı bir laf duyuyorum. Dediğiniz gibi anneme babama kıyamıyorum ama onlar da çoluk çocuk küsmesin diye ses çıkarmıyor bir yandan da bana kızıyorlar onları küstüreceğim diye. Ama hepsi de nankör. Zaten genelde odamdayım ama bağırmalarını falan duyduğum için deli oluyorum. Her gün her gün de çıkamam sonuçta gitmesi gereken ben değilim.


Anne babaniz alttan alttan size mesaj veriyor gibi, dogruyu soylemek istiyorum, bence artik o evde pek de istenmiyorsunuz. Hatta abilerinizin esleri de abilerinize bu mesaji siklikla veriyor gibi. Belki ev degil de oda arkadasi isteyen birinin yanina tasinabilirsiniz. Ozel okullarda 2500 lira da olsa bir is bulup 1000 lira kira verip 1500 lira ile de gecinebilirsiniz. Zaten zamanla maasiniz artar. Istanbul'da yasamiyorsaniz 2500 pek de kotu bir para degil iyi olmasa da. Hatta 1000 liraya ev bile kiralanabilir. Kafaniz rahat olur, ayrica 27 yasinda yabanci dil bilip issiz kalkayin. Bir yerden baslamak gerek.


howfaristhesky
(08.07.20)
Şu an çok zorlanıyorsunuz ama o çocuklar için aradıkları düzgün rol model olabilirsiniz zamanla. Şimdi sizinle çatisiyorlar ama zamanla sizin onların yanında olduğunuzu hissederlerse yelkenleri suya indireceklerdir. Kesinlikle net olun, bir şeyi yapmayı yasakladiysaniz arkasında durun, geri adım atmayın. Sözlerinizi dinlediklerinde ödüllendirin. Bir de konuşturun çocukları, bayağı büyük adam gibi. Karşınıza alın ve "Sen neden sürekli küfür ediyorsun?" diye sorun mesela. "Okulda en çok hangi arkadaşını seviyorsun, neden?" gibi onunla ilgilendiğinizi, ona değer verdiginizi hissettiren sorular. Kendi çocukluğunuzdan bahsedin. Size alistiklarinda ve benimsediklerinde sozunuzden çıkmazlar, belki de bu çocukların hayatını olumlu anlamda değiştirmiş olursunuz.


@howfaristhesky, arkadas is bulabilseydi zaten girerdi. Ben de dilciyim. Hic de oyle yabanci dil biliyorsun diye kimse kapmiyor cunku bizden once sigortasiz calisan yabancilar var. Yabanci olmasi yetiyor. Arkadasim 10 yillik ingilizce ogretmeni. Lisansi farkli dilden atamasi olmadi. Aldigi para asgari ucret. Ustu bile degil.


@ howfaristhesky Ya aslında annem babamın beni istememe gibi bir durumları yok. Ben 29 yaşında olsam bile hala çocuk muamelesi görüyorum ve dikkate alınmıyorum ailenin en küçük üyesi olduğum için. Annem babam ben gidersem bayağı ararlar beni, zor olur onlar için. Ama mesela dediğiniz gibi yengelerim falan anne babamın başlarının belası olduğumu, bu yaşa kadar onların yanında olmamam gerektiğini düşünüyorlar ve iki elti bir araya geldiğinde bayağı dedikodu malzemesi oluyorum. Kulağıma geliyor çünkü.

Her neyse dediğiniz gibi özel okullarda çalışmak için bile formasyon lazım. En dandik yerler bile formasyon istiyor. Size şöyle söyleyeyim birlikte mezun olduğum arkadaşlarımın neredeyse hepsi formasyon alıp öğretmen oldu, en başarılısı da en başarısızı da. Zaten formasyonu da başlığı açmamla aynı sebepten almadım. Bir tane çocuğa tahammül edemiyorsam onlarca çocuğa nasıl tahammül edebilirim ki? Öğretmenlik benim için bir işkence olur. Her şeye bahane bulduğumu düşünebilirsiniz ama maalesef durumlar böyle.

@ epistemic_regress Sizi temin ederim annelerinin çocuklarına rol model olmasını istediği son kişi benim. Çünkü iki anne de beni sevmiyor, birbirimizden nefret ediyoruz. Çocuklar bana benzeyecek diye akılları başlarından gidiyor. Meraklı değilim zaten. Keşke sizin bahsettiğiniz gibi pedagog edasıyla çocuklara yaklaşacak güç ve sabır ben de olsaydı ve onlarda da bu kibar dilden anlayacak yetenek olsaydı.

@ geçerkenuğradım ile iletişimimiz var zaten. O da ben de evde oturuyoruz. Dediği gibi bulabilseydik bulurduk. Tek başına dil bilmek bir işe yaramıyor zaten. Öğretmen olsaydık bile doğru düzgün ataması yok. Mesela ben Almanca öğretmeni olmak istesem de KPSS'ye girip atanmak istesem ücretli öğretmenlikle birlikte yılda 100 evet yanlış görmediniz yazıyla yüz atama yapılıyor. Ataması yapılmayanlar özelde sürünüyor, belli bir istikrar sağlayamıyorlar.

Hadi çevirmen olalım desek ölü fiyatına çeviri yaptırmaya çalışıyorlar. "Teklif ettikleri düşük ücreti kabul edeyim de boşa gitmesin!" diyenler yüzünden piyasa düşüyor. Geçen sene bana 1400 TL lik teknik çeviriyi 700-800 TL'den çevirmemi istediler. Düşünün artık. @geçerkenuğradım' ın bahsettiği yabancı sorunu çeviri sektöründe de var. Siz 10 TL'ye yapıyorsanız onlar 5 TL'ye yapıyor. Normal çalışmak istesek iş bulamıyoruz. Bilmiyoruz artık, ne yapacağız.


Sonuna kadar haklisin ama hakli olmadigin bir taraf var. 9 yasinda cocuk tabii evde top oynamak ister. Evet Turkiyenin hali malum, guvenilmiyor falan ama yasaklar gevsemisken cocuklari parka salin, apartmanin bahcesine salin. Birakin biraz enerjileri bosalsin.

Onun haricinde evet hayvan gibi yetistirmisler.4 yasinda oglum var. Soylediklerinizin onda birini yapmasina musade etmem. Turkiyeye geldigimizde 2 3 kat buyuk cocuklarin annesi olmadan ayakkabi bile giyemediklerini goruyorum. Kullum yanlis bir kulturumuz var.


SevdaliBulut
(08.07.20)
herkesin gozunden kacmis ama COCUK CIVCIVLERI BOGMUS. Bu psikopatliga giris dersi gibi birsey. 9 yasinda hatta olay daha erken olduysa daha kucuk bir cocugun elebasligi yaparak boyle birsey yapmasi hayra alamet degil.


SevdaliBulut
(08.07.20)
@ SevdaliBulut Düşündüğünüzün aksine dışarıya çıkarmıyor değiliz, aksine dışarı çıkarmaya çalışıyoruz ama tablete yapışık oldukları için zorla çıkarıyoruz dışarı. Çıkmak istemiyorlar. Kaç tane topları var. Apartmanın gölge olan kısımlarında oynamalarını söylüyoruz ama sıcağı bahane ederek çıkmak istemiyorlar. Tabi yanlarında da ya annem ya da babam oluyor. Ama dışarı çıkmaları da sorun. Tek gönderdiğimizde komşulara veya yoldan geçenlere bağırıp rahatsız ediyorlar.

Dediğiniz gibi keşke hayvan gibi yetiştirseler ona bile razıyım Allah sizi inandırsın. Hiç değilse hayvanlar sizi anlıyor, sesinizi yükselttiğinizde kızdığınız şeyi yapmayı bırakıyorlar. Ama bunlar hayvandan bile daha beter. Hayvan demek hayvanlara hakaret olur. Gerçek ebeveyn sizin gibi olmalı zaten. Bunlarınki saldım çayıra mevlam kayıra.

Civciv olayına gelirsek de orada civcivleri telef edenin ondan 3-4 yaş küçük kız kardeşinin yaptığını söylemeyi unutmuşum. Civcivleri yıkamak için suya sokup sokup çıkarması sonucunda civcivler boğulmuş.Kovaladıkları tavukları, horozları falan, girdikleri ekili tarlalarda zarar verdikleri ekinlere değinmiyorum bile. Bildiğiniz psikopatlık. Benim 2 yıl öncesinde kaybettiğim bir muhabbet kuşum vardı. 2 psikopat kardeş bir olup hayvancağıza yapmadıklarını bırakmamışlardı. Yüksek sesle bağırıp korkutuyorlardı, sürekli kafesi sallıyorlardı, hatta zavallı kuşa tükürüyorlardı. Onlar gelir gelmez kuşumu odama götürüyordum. Dediğiniz gibi hiç hayra alamet değil. Cidden inceleme altına alınmaları lazım.


Cok sert olacak ama 2 cocuk da ayni yolda ayni sekilde yetisiyorsa sosyal hizmetlere basvurun. Inanin sosyal hizmetlerdeki anneler onlara daha iyi bakar. O sekilde anne olarak sosyal hizmetlerde gorev yapan tanidiklarim var, gercek anneleri oyle bakamaz. Civciv olayini da anlatarak ihmal oldugunu belirtin. Anonim yazin tabi. Belki dikkat ceker ve bir uyari gelir aile ceki duzen verir kendine.

Anneleri ise yaramaz belli ama abinizde de is yok.


SevdaliBulut
(09.07.20)
SevdaliBulut Haklısınız ama o kadarına karışmam gereksiz olur. Bir de ben böyle şeylerden tırsıyorum. Sonuçta ülkede gizliliğe önem veren yok. Çok iyi bir öneri ama bir duyulursa benim yaptığım kıyamet kopar. Dediğiniz gibi ikisinde de ebeveynlik yeteneği yok. Doğurmak için doğurmuşlar.

Bir de dün akşam gönderdik. Diğer baktığımız yeğenlerim burada olmasına rağmen o kadar rahatladık ki anlatamam. Evde çıt çıkmıyor, sinirlerimiz alt üst olmuyor, evin düzeni bozulmuyor. Dünya varmış ama zorla gönderdik ve haftaya yine gelmek istiyor. İnşallah gelmez.


(14)

Cs Go oynarken ekleyen karşı cins arkadaş

Durumu olmayanlar için özet sondadır!Merhaba arkadaşlar,Son 1 haftadır nereden estiyse CS Go'ya dadandım. Aslında multi oynamak pek tarzım değildir. Bayağı eğlenceli gelmeye başladı, bir de şu hileciler olmasa.Her neyse dün gece Deathmatch atıyordum. Elin birinde karşı takımdaki biriyle bayağı tatlı
Durumu olmayanlar için özet sondadır!

Merhaba arkadaşlar,

Son 1 haftadır nereden estiyse CS Go'ya dadandım. Aslında multi oynamak pek tarzım değildir. Bayağı eğlenceli gelmeye başladı, bir de şu hileciler olmasa.


Her neyse dün gece Deathmatch atıyordum. Elin birinde karşı takımdaki biriyle bayağı tatlı tatlı rekabet ederken buldum kendimi. Bir o vuruyor, bir ben. Oyunun deyimiyle birbirimizin azılı düşmanı olmuştuk. Böyle giderken bu arkadaş benim dikkatimi çekti, Steam profilini falan inceledim, profil resmine ve bilgilerine bakılırsa hoş bir Alman hanımefendi olduğunu gördüm, yalan değilse tabi ama yalan gibi de durmuyordu.

Her neyse maça devam ediyorduk ve 1 el daha attım, rekabetimiz hala devam ediyordu. Saat bayağı geç olduğu için el bitince çıktım ama hanımefendi de aklıma takıldı. Steam'den aradım ama bulamadım. Tekrardan aynı haritaya girdim ama onun olduğu maça atmamış sistem.

Tam yapacak bir şey yok artık kafasına girmişken bir de ne göreyim! Hanımefendi beni eklemiş. İkimizin kalbi de temizmiş. Gözlerime inanamadım. Biliyorum pek bir şey beklememek lazım ama onun beni eklemesiyle şok oldum. Çok tatlı bir anıydı.

Bu arada multici olmadığım için sadece 1 arkadaşım vardı Steam'de, okuldan samimi bir arkadaşımdı zaten o da ama onunla da iletişimi kesmiştim. İlk yabancı arkadaş olduğu için de yeri ayrı. Bir şey beklemiyorum ama yine de yükseldim. Siz ne düşünüyorsunuz? Teşekkür ederim.

Özet: CS Go'da maç yaparken karşı cinsten birisi dikkatimi çekti. Maçtan çıkınca eklesem mi diye tereddüt ederken adını unuttuğumu fark ettim. Ama tam o sırada o beni ekledi. Bayağı tuhafıma gitmekle birlikte hoşuma gitti bu durum, karşılıklı olduğu için. Bir şey beklemiyorum ama biraz yükseldim. Siz ne düşünüyorsunuz?
Abi üstün açık kalmış demeye geldim ama sıcak zaten, normaldir açık kalması. Iyi oyunlar dilerim.


lionel andres
(07.07.20)
Sanırım boşlukta olduğunuz bir dönemdesiniz. Dışarı çıkmak, gezip dolaşmak iyi gelecektir.


çıkın evimden
(07.07.20)
online görünce davet at. birlikte oynayın sonra sohbet bir şekilde başlar ama illa sevgili olacaksınız diye bir durum yok. belki çok iyi anlaşacak iki gamer olursunuz.


silkelen ve kendine gel.


AlsterWasser
(07.07.20)
(bkz: güldü verecek sendromu)

Oyun hoşuna gitmiş, onun için eklemiş. Arada oynarsaniz belki diye.


Arkadaşlar, hepiniz de çok tatlısınız :) Sanırım biraz abartarak yazdım. Aslında çok uzun zamandır böyle şapşal hissetmemiştim. Sadece o var. Yoksa evlenelim, boy boy çocuklarımız olur gibi ütopik hayallere dalmıyorum :D

Bir de şu ana kadar online oyunlar oynamadığım için böyle kız olsun erkek olsun tanıştığım yeni insan olmadı. Milletin Steam profiline bakıyorum, bir sürü arkadaşı var. Açıkçası tanımadığım birinin beğenip eklemesi hoşuma gitti. Bir de bu var. Ekleştikten sonra oyuna davet etti ama ben geç olduğunu, uyumam gerektiğini, bugün yine aynı saatlerde oynayabileceğimi yazdım. Olay böyle :)


Bi de çok uzun yazmışsın


olaylar olaylar
(07.07.20)
online oyunlarda birlikte iyi iş çıkardıysak veya uzun sure karşılıklı oynadıysak bazen ben de ekliyorum. benim için böyle uzun uzun duyuru acan olmus mudur :D


Benim gallerli arkadaşım var, isveçe gelmiş, kız arkadaşıyla beraber yaşıyor. Evli değiller galiba ama baya birliktelik, hatta kadının çocuğu da var. Arkadaş çocuğum falan diyordu. Neyse ben buna bi gün sormuştum nasıl tanıştınız diye, online oyunda tanıştık demişti. Hangi oyun bilmiyorum ama var yani böyle olaylar.


senolll
(07.07.20)
anlatıp da heyecanını kaçırma. güzel bir anı olmuş, hoşuna da gitmiş. oynayın kardeş kardeş :)

ben de bir vesile ile (online oyun değil) bir kızla tanışmıştım. o zaman msn vardı. arada bir sohbet ederdik. animeler, filmler falan. eğitimimiz de birbirine benzerdi, arada onunla ilgili konuştuğumuz da oldu.

sonra facebook'ta ekleştik. sonra instagram'da ekleştik. ara ara fotoğraf beğenmeler. sonra sevgililerimiz oldu, sonra o evlendi. ben sevgilimden ayrıldım. hala takipteyim bakalım çocukları ne zaman olacak. çok sevimli, enerjik bir insan.

bu da öyle bir anımdı işte.


biseysorcaktim
(07.07.20)
@ kitap arasında kalmış silgi tozu Evet, bayağı çekişmeli şekilde 2-3 el attık. Güzeldi yani. Kim bilir belki de duyuru açmıştır birileri, açmadıysa bile eminim ki aklında yer edinmişsinizdir :)

@ senolll Evet, bu şekilde sevgili olan, evlenen bir sürü insan var. Başkalarının tuhafına gidiyor oyun olduğu için ama artık alışmak gerek :)

@ biseysorcaktım Bayağı keyifliydi evet. Bir de yaşadığım hissiyatı uzun zamandır hissetmemiştim. O var :) Sizinkisi de çoook güzel ve tatlı bir anıymış. Herkese nasip olmaz sanırım hiç tanımadığınız biriyle msn'den tanışıp uzun yıllar o dostluğu sürdürerek Instagram'dan takipleşmek. Herhalde bir 10-15 yıl vardır dostluğunuz. Tebrik ederim doğrusu :)


Ben de csgo oynarken iyi oynadığım kişileri ekliyordum. Bir şey olmuyor sonra sadece oyunları kazandiğimizla kalıyor:)


aga csgo'da 6000 saatim var hiç böyle bir şeyle karşılaşmadım. :p bir kere takıma bir kız gelmişti. kız bir ara niye info vermiyonuz dedi ingilizce. ben de bitch, radar okusana len demiştim. kız maç sonuna kadar arkadaşıyla beraber throwlamıştı maçı bitch dediğim için.. kıssadan hisse, benim gibi olma. konuş tanış hiç değilse ecnebi diyarlarında arkadaşım yok demezsin.

not: globalspor


@ kendi düğününe gitmeyen kamber Evet benimki de öyle olacak. O buraya gelip bana evlenme teklif edecek değil ya. :)

@ beyaz power ranger İntikamını fena almış sanırım :) Keşke demeseymişsiniz belki arkadaş olurdunuz. Bir de ben 1 hafta bile ancak olmuştur başlayalı. En azından dediğiniz gibi ecnebi bir arkadaşım olmadığı için üzülmem. Bu arada az önce oyun daveti attı :)


(5)

Şu çeviri için yardımcı olabilir misiniz? ( Motosiklet parçaları içerir)

Merhaba arkadaşlar,Motosikletlerle alakalı bir oyunun çevirisini yapıyorum. Karşılığını bulamadığım birkaç kelime var. https://hizliresim.com/XkzKtdhttps://hizliresim.com/ACDpQfŞu 2 resimdeki Head denen parçayı nasıl çevirsem bilemedim. Kaporta mı desem, burun mu desem bilemedim.Bir de Tail Detail
Merhaba arkadaşlar,

Motosikletlerle alakalı bir oyunun çevirisini yapıyorum. Karşılığını bulamadığım birkaç kelime var.

hizliresim.com
hizliresim.com

Şu 2 resimdeki Head denen parçayı nasıl çevirsem bilemedim. Kaporta mı desem, burun mu desem bilemedim.

Bir de Tail Detail diye bir ifade var onu bulamadım. Resimleri oynanış videolarından çektiğim için Tail Detail ifadesini bulamadım. Yardımcı olursanız sevinirim. Teşekkür ederim.
head - kafa grenajı
ignition - kontak
handlebar right - sağ elcik
muffler - egsoz susturucusu
tail detail - arka grenaj olabilir

motoru kaplayan plastik parçalara grenaj deniyor kısaca.


chezidek
(14.06.20)
@ chezidek Fairing' in grenaj olduğunu biliyordum da Head' in kafa grenajı olduğunu düşünemedim. Çok teşekkür ederim.


ya bu arada grenajı ben geçenlerde motorla ilgili bir çeviri yaparken araştırdım, yaygın kullanım grenaj olsa da doğru yazımının karenaj olması gerektiği söyleniyor. tercih sizin tabii ama aklınızda bulunsun :)


kül
(14.06.20)
ha ben fairing'i sadece ucaklarda olur saniyordum.

@kul: evet haklisin. dogru yazilisi karenaj. sanayi agziyla soyleneni yazdim direkt. teknik sektorlerdeki parcalarinin soylenisi turkiye'de cok degisebiliyor.


chezidek
(15.06.20)
Valla aslında ben de ilk karenaj olarak yazdım ama baktım ki karenaj mı yoksa grenaj mı diye herkes bi ikileme girmiş. Daha çok grenaj kullanıldığı için onu yazdım.


(5)

Tedbirlere uymayan kuaför

Merhaba arkadaşlar,Mecbur kaldığım için 2 gün önce saçlarımı kestirmek için kuaföre gittim. Önceki gün arayıp randevu aldım. Ancak kuaföre vardığımda randevuyu boş yere aldığımı anladım. Çünkü neredeyse tam kapasite çalışıyordu. Koltukların hepsi doluydu ve sırada da yine birileri vardı. Ben ve başk
Merhaba arkadaşlar,

Mecbur kaldığım için 2 gün önce saçlarımı kestirmek için kuaföre gittim. Önceki gün arayıp randevu aldım. Ancak kuaföre vardığımda randevuyu boş yere aldığımı anladım. Çünkü neredeyse tam kapasite çalışıyordu. Koltukların hepsi doluydu ve sırada da yine birileri vardı. Ben ve başka bir müşteri dışında kimsede maske yoktu, kuaförler dahil.

O an epey tırstım. Kimse tedbirleri uygulamıyordu. Oradan çıkıp başka yere gitmeyi düşündüm, hatta şikayet etmeyi bile düşündüm ama 10 yıldır adamlarla bir dostluğum var, ayıp olur diye yapmadım.

Sonra neyse sıra bana geldi. Maske takıp takmayacağını sordum, o da ben istiyorsam takacağını söyledi, maskesini taktı, ellerini kolonyayla dezenfekte etti göstere göstere.

Her neyse ben demesem takmayacaktı maskesini. Maske takmak daraltıyormuş. Biz de daralıyoruz ama takıyoruz mecbur. Siz ne düşünüyorsunuz? Sizin gittiğiniz kuaförlerde durum neydi? Teşekkür ederim.
Ben berbere gittim. Adam kendisi taktı benim maskemi çıkarttı:) sonra zaten şunu fark ettim saç kesiminde gerçekten yakın temas halindeymişiz önlem işlemez


Premium Hesap
(14.06.20)
kuaför çok sıkıntı ya. bence makine ile kesmeyi öğrenin youtubta bir sürü video var. ben baya geliştirdim undercut kesiyorum. hatta virüs bitse bile gitmem artık.


xrated
(14.06.20)
Önlem bal gibi de işler. Geçen ben de randevu aldım ve gittiğimde tek beni aldı. Mekanın kapısı tamamen açıktı süreç boyunca. Maske ve siperlik vardı kesim boyunca adamda, başlamadan hem bana hem kendisine dezenfektan döktü. Kesim boyunca ben de maskeliydim, maskemi çıkarmamı istemedi. Bitişte sakal kesiyor musunuz diyince, kural olarak jilet vurmak yasak, o yüzden ustura yapamam dedi. Bitirince de tekrar dezenfektan ve son.

Diyeceğim önlemlerini gerçekten alan ve uygulayan bir yere giderseniz bulaşı riskini minimuma çekmiş olursunuz.


kojonotsuki
(14.06.20)
Bizim buradakiler de takmıyor.

Saçımı evde kesiyorum, berber olayını hayatımdan çıkardım.


hayirsiz
(14.06.20)
Aynen bizim burdaki kuaförler de takmıyor açılıkları günden beri. İçeri max 2 müşteri alıyor, mekan çok kçük değil ama büyk de değil. İçerde 2 çalışanı artı kendi çocuğu var, hepsi maskesiz ve fön de yapıyor. Düşün işte. Şikayet etmek istiyorum ama şikayet edecek o kadar andaval var ki! Hangi birine yetişelim..


superfluid
(14.06.20)
(4)

Hamilelik iznine giden personelin yerine başkasını alma

Merhaba arkadaşlar,Diyelim ki bir şirkette çalışan bir kadın hamilelik iznine gitti ve çocuğu doğurduktan sonra da işe dönemeyeceğini söyledi. Şirket de onun yerine başkasını aldı. Fakat bu dönmeyeceğini söyleyen kadın sonradan fikrini değiştiriyor ve dönmek istediğini söylüyor. Ama şirket o departm
Merhaba arkadaşlar,

Diyelim ki bir şirkette çalışan bir kadın hamilelik iznine gitti ve çocuğu doğurduktan sonra da işe dönemeyeceğini söyledi. Şirket de onun yerine başkasını aldı. Fakat bu dönmeyeceğini söyleyen kadın sonradan fikrini değiştiriyor ve dönmek istediğini söylüyor. Ama şirket o departmanda fazladan 1 kişiye gerek duymuyor. Yani birinden biri dışarıda kalacak. Bir de şirket yönetimi o eski personeli almaya pek niyetli değil. Ama departmandakiler yeni geleni göz ardı ediyor ve eski personelin alınmasını istiyor.

Şimdi şirket yönetimi bu yeni alınan personeli deneme süresi dolmadan çıkarıp eski personeli alabilir mi? Vereceğiniz cevaplar için teşekkür ederim.
almaması için bir sebep göremedim ben, hele ki deneme süresindeyse pürüzsüz bir şekilde çıkışı verilebilir yeni gelenin.


Bruce
(13.06.20)
profesyonellik gozuyle bakildiginda almamali eski kisiyi. is hayati ay vazgectimleri cok affetmez, affetmemeli de bence. yeni gelen kisi de sonucta buyuk ihtimalle bir yerleri birakarak ve bu ise guvenerek hayatinda bir degisiklik yapti. eski kisinin keyfine gore sekillendirilebilecek bir sey degil. bunun yaninda patron istemiyorsa o kisiyi zorla da almaz ama is yerinin huzurunu ve calisanlarin tumunun tavrini ve taleplerini de goz onunde bulundurursa yeniyi cikarirlar gibi duruyor. ve Bruce'un dedigi gibi deneme suresi icinde olduklarindan hic bir yukumluluk olmadan cikarabilirler.


in vino veritas
(13.06.20)
şirket yönetimi dönmek isteyen personeli geri almak zorunda. bu çok açık.

dolayısıyla aldıkları yeni personeli tabiki çıkartabilirler. ayrıca zaten doğum yapan birinin yerine belirli süreli sözleşme ile birisi alınır, neden belirsiz süre ile almışlar ki, şirketin amatörlüğü..


benaslinda
(13.06.20)
Eğer yeni alınan kişiyi çıkartırlarsa net şerefsizlik yapmış olurlar. Eski çalışanın belli ki bir planı vardı, zaten şirketi gözden çıkartmıştı ama işler umduğu gibi gitmediği için geri dönüyor. Belki bir süre sonra tekrar gitmek isteyecek.


depresif genc
(13.06.20)
(6)

Encard geldi ama şifre gelmedi.

Merhaba arkadaşlar,Yaklaşık 2 hafta önce Enpara'dan Encard başvurusu yapmıştım. 9 gün önce elime ulaştı, sözleşmeyi imzaladım. Şifrenin SMS ile gelmesi gerekiyormuş ancak henüz gelmedi. Müşteri hizmetlerini aradım. Telesekreter henüz sözleşmemin tamamlanmadığını söylüyor. Sizce ne kadar sürer sözleş
Merhaba arkadaşlar,

Yaklaşık 2 hafta önce Enpara'dan Encard başvurusu yapmıştım. 9 gün önce elime ulaştı, sözleşmeyi imzaladım. Şifrenin SMS ile gelmesi gerekiyormuş ancak henüz gelmedi. Müşteri hizmetlerini aradım. Telesekreter henüz sözleşmemin tamamlanmadığını söylüyor.

Sizce ne kadar sürer sözleşmenin tamamlanıp şifrenin yollanması? Bu süreçte Enpara'dan kart falan alıp da kullanmaya başlayan var mı acaba? Teşekkür ederim.
Bende tam tersi oldu yakin zamanda ustelik. Yakin zamanda numara tasima yaptin mi?


Yoo, hayır, numaramı taşımadım. Sende bu kadar çabukken bende neden uzun sürdü acaba?


27 nisan'da kart geldi, 9 mayıs'ta şifre.


bruges
(23.05.20)
@bruges Kısa sürmüş.


Valla şimdi mesajlarıma baktım, 4 Nisan'da kartım gelmiş aynı gün encard şifrem de gelmiş. Bence müşteri hizmetlerini bı arayın.

Edit: Kart başvurusunu da 27 Mart'ta yapmışım.


Amaranta ursula
(23.05.20)
@ Amaranta Ursula Bayram bitince aramayı düşünüyorum.


(9)

Garanti BBVA swift komisyonu

Merhaba arkadaşlar,Bugün Payoneer hesabımdaki 50 doları Garanti dolar hesabıma çektim. Ancak çektikten sonra baktım ki birçok insan Garanti' nin paraları kuşa çevirdiğini söylemiş. 50 doların bile yarısını kesmişler. Benimkini de mi aynı oranda keserler? Keserlerse şikayet edip cüzi bir komisyon kes
Merhaba arkadaşlar,

Bugün Payoneer hesabımdaki 50 doları Garanti dolar hesabıma çektim. Ancak çektikten sonra baktım ki birçok insan Garanti' nin paraları kuşa çevirdiğini söylemiş. 50 doların bile yarısını kesmişler. Benimkini de mi aynı oranda keserler? Keserlerse şikayet edip cüzi bir komisyon kesmelerini sağlayabilir miyim? Hangi hakla bu kadar komisyon kesme cüretini kendilerinde buluyorlar ki?

Geçen hafta Enpara hesabı açmıştım Payoneer için, henüz ulaşmadı. Onu beklemek istiyordum ancak paraya acilen ihtiyacım olduğu için Garanti' ye mecbur kaldım. Ama onlar da paramı kuşa çevirecek gördüğüm kadarıyla? Böyle bir şey olması durumunda hesaplarımı kapatmakla tehdit etsem geri adım atarlar mı? Yoksa mecbur muyuz öpülmeye? Sizce ne yapmalıyım? Teşekkür ederim.
Payoneer kartınızla gidip teb atmlerinden dolar çekeceksiniz. Banka hesabına transfer etmeyin, öperler.


bisorumvargaliba
(12.05.20)
Ama sözlükten okuduğum kadarıyla TEB de duruma uyanmış ve Payoneer kartı ile yapılan çekimlerden 10 % oranında komisyon kesiyormuş.


teb atm'sinden çekince yaklaşık %7-8 kayıp oluyor. (en son geçen ay çektim sanırım)
enpara dolar hesabına gönderdiğimde %5 civarı idi yanlış hatırlamıyorsam.


gkhncnzdgn
(12.05.20)
Hemen şimdi geldi para. 25 dolarını kesmiş pislikler beklediğim gibi. Yapabileceğim bir şey var mı?


eğer bankaya itirazınız işe yaramazsa bence yüksek komisyon ücreti nedeniyle tüketici hakem heyetine başvurabilirsiniz.


karsiyakaliyiz
(12.05.20)
garanti kullanmayacaksınız en başta.

parayı alamazsınız çünkü o parayı onlar da almıyor muhabir bankalar alıyor.

ama nedense enpara az alırken garanti max alıyor.

tl çevirip çekemiyor musunuz daha mantıklı transferwise a aktarın ordan da tl gönderin yine daha ucuz olur herhalde.


ozdek
(12.05.20)
Payoneer'den TL olarak çekebiliyordunuz, keşke öyle yapsaydınız. Normalde bildiğim yapılabilecek bir şey yok, bütün bankalarda gelen swift için komisyon var ve benzer tutarlarda bildiğim kadarıyla.


Daha geçen gün Teb döviz hesabıma (cepteteb) çektim, 285 dolar, 5 dolarını payoneer aldı. 273 dolar geldi, yani 7 dolar da teb/muhbir vs kesmiş.

Yüzde mi, sabit bir rakam mı bilmiyorum.

edit: Eğer payoneer çok garip bir kurdan hesaplamıyorsa, TL çekip burada hemen döviz almak da mantıklı olabilir tabii.


nhk ni youkosu
(12.05.20)
Teşekkür ederim arkadaşlar, şikayet etmekten başka bir çarem yok ne yazık ki. Payoneer 343 TL olarak hesapladı gönderilecek parayı. Payoneer 1 dolar kesti, 49 doların 25' ini kesmiş onun bunun çocukları. Sanki bunlar için kazanıyorum o parayı.

Payoneer'den bu ilk çekimim olduğu için biraz acemiliğime geldi.


(3)

Kendimi oyun sektörüne atabilir miyim?

Merhaba arkadaşlar,Şu duyuruda http://eksiduyu.ru/1417367oyun bağımlısı olduğumdan ve KPSS'ye çalışmam gerektiğinden ve çalışmak istemediğimden, çalışamadığımdan bahsetmiştim. Sınav tarihlerinin ertelenmesinden dolayı ara vermiştim, şimdi tekrar başladım çalışmaya. Ancak halen çok isteyerek çalışmıy
Merhaba arkadaşlar,

Şu duyuruda
eksiduyu.ru
oyun bağımlısı olduğumdan ve KPSS'ye çalışmam gerektiğinden ve çalışmak istemediğimden, çalışamadığımdan bahsetmiştim. Sınav tarihlerinin ertelenmesinden dolayı ara vermiştim, şimdi tekrar başladım çalışmaya. Ancak halen çok isteyerek çalışmıyorum, işkence gibi geliyor ders çalışmak. KPSS'ye falan zaten çevremin zoruyla çalışıyorum, memurluk bana çok ters. Ama iş bulamadığım için mecburum.

Her neyse asıl bahsetmek istediğim oyun sektöründe çalışmak çok uzun zamandır hayallerimde olan bir tutku. O kadar ki maaş falan umrumda değil, ödemeseler bile olur o derece. Tek istediğim o sektörde yer almak, isterlerse sabaha kadar çalıştırsınlar kırbaç vurarak, gıkım çıkmaz. O denli istiyorum. Zaten bir şeye duyulan körü körüne bir tutku da bunu gerektirmez mi? Çünkü video oyunlarıyla 8-9 yaşında tanıştım. Önce Gameboy, sonra Playstation 1, sonra da bilgisayar. Neredeyse 20 yıldır bu dünyanın içindeyim ve bu dünyada kalmak istiyorum ama bunu ileri bir boyuta götürmek istiyorum. Ama bir sorun var, o da kodlama bilmiyorum. Fakat biraz düşününce kodlama gerektirmeyen pozisyonların da var olduğunun aklıma gelmesi uzun sürmedi.

Dün birkaç büyük oyun stüdyosunun iş ilanlarına baktım. İçinde benim niteliklerime uyan pozisyonlar da buldum düşündüğüm gibi; topluluk lideri, junior satış pazarlama yetkilisi gibi. Ama bunlar da tabi Avrupa'da, Amerika'da falan. O yüzden hayalden öte gidemez gibi geliyor. Yabancı dil konusunda sıkıntım yok. Ama sırf tutkulu diye başka ülkeden birini çağırıp çalışma izni, ıvırı zıvırı gibi bir ton işle uğraşıp beni işe almaları çok hayalperestçe geliyor. Bir yandan da "Bilemezsin, belki senin gibi birini arıyorlardır." diyorum. Siz ne diyorsunuz olabilitesi var mı yoksa boşa mı hayal kuruyorum? Teşekkür ederim.
oyun sektöründe 2 yıl çalışmış birisi olarak şu an hyper casual oyunların yükselişinden dolayı çok fazla unity developer talebi var ama arz yok tabii. kodlama dışında oyun sektöründe en çok işin içine girilebilecek pozisyon game/level designer. ama bu alanda da genelde game design bölümünde master yapmış kişiler alınıyor. bahçeşehirden falan çok fazla mezun var. benim tavsiyem bu kadar hevesliyseniz c# ve unity öğrenmeniz. çok fazla kaynak var ve iyi çalışırsanız intern olarak girebilirsiniz hemen küçük stüdyolara. yok ben kodlama istemiyorum diyosanız pek bir seçeneğiniz yok.


la mort heureuse
(09.05.20)
Yurtdışı için konuşuyorum, sektör alakalı değil, devletin ozel olarak istihdam aramadıgi sektörler dışında özellikle oyunda falan hele; deneyiminiz yoksa oyle sizi almak falan imkansiz. Çoğu ülkede zaten yurtdisindan adam getirdiginizde bu adami neden getireceksiniz de neden o ülkeden adam almadiniz diye aciklama yapmaniz lazim.
Misal hollanda'da hatta gidip 1500 euroluk işçi getirmene izin vermiyorlar, ancak kalifiye adam ve bilmem kaç bin euro min ücretle getirebiliyorsun.

Neyse uzadı ama toparlarsak devlet özel olarak aramiyorsa kimse junior adami turkiyeden avrupaya amerikaya getirmez/getiremez.


logisticsmanager
(09.05.20)
Ne yerli ne yabancı okuduğum kadarıyla imkansız, bence bu hayallerden sıyrılın.

Acı bir şey ama sizin gibi oyun bağımlısı çok, ve hepiniz oyun yapmak istiyorsunuz. Firmalar da bunu değerlendiriyor tabii, en az uğraşla en az ücretle kimi alıp en çok çalıştırabilirse onları alıyor.

Övünme değil fikir versin diye söylüyorum;
Benim üniversite bitirme projem bilgisayar grafiklerine idi, oyun motorları kullanarak 2 akademik çalışmada bulundum, biri ödül aldı ülke ülke dolandı; bir sürü iş teklifi geldi. Çalışma standartlarımı beğendiğim bir iki yabancı firmayı yokladım, orta noktada buluşamadık sonra hiç uğraşmadım endüstri ile.

Gittim "sıkıcı" bir işe girdim. Oyun sektörünün en iyisine göre bile çalışma saatlerim daha iyi, maaşım çok daha iyi, imkanlar çok iyi vs. Oyun şirketlerinin derdi oyun yapmanın ne olduğunu bilmeyenleri modern köle olarak kullanmak, özellikle türkiye'de böyle bu. Kodlama bile bilmiyorsanız imkansız. Level designerlar bile firmaların çeşitli araçlarını kullanıyorlar programlama gerektiriyor.

Özet olarak gidin KPSS'ye çalışın.


aguen
(09.05.20)
(4)

Payoneer banka hesabımı neden doğrulamıyor?

Merhaba arkadaşlar,Geçen yıl Payoneer hesabı açmıştım. Banka hesabımı da eklemiştim. Geçen ödeme aldım. Parayı banka hesabıma çekmek istedim ancak başarısız oldu. Sonra ertesi gün tekrar çekmek istedim baktım banka hesabım silinmiş. Sonra tekrar eklemek istedim. Onaylanması için 3 gün beklememi ist
Merhaba arkadaşlar,

Geçen yıl Payoneer hesabı açmıştım. Banka hesabımı da eklemiştim. Geçen ödeme aldım. Parayı banka hesabıma çekmek istedim ancak başarısız oldu. Sonra ertesi gün tekrar çekmek istedim baktım banka hesabım silinmiş. Sonra tekrar eklemek istedim. Onaylanması için 3 gün beklememi istediler.

Bu arada internete baktım daha fazla bilgi almak için. Banka hesabının onaylanması için kimliğin önlü arkalı fotoğrafının yüklenmesi gerekiyormuş sisteme. Yükledim ancak flaştan dolayı kısmen okunaksız diye saçma sapan bir sebeple tekrar yüklememi istediler. Halbuki flaş mlaş yok ve de okunabiliyor. Dün çektim yeniden yükledim. Bugün baktım banka hesabım halen onaylanmamış ve banka hesabım 4-5 gündür onay bekliyor.

Hadi önceden kimlik bilgilerim yoktu onaylanmıyordu, şimdi kimlik bilgilerim var neden hala onaylanmıyor? Sizce daha kaç gün beklemem gerekiyor? Teşekkür ederim.
o olay çok uzun sürüyor. mail atın, birkaç haftayı bulabiliyor. ben de aynısını yaşadım.

Sürücü belgesi
23 Eyl 2019
9 Eki 2019
Approved

benim sürecim böyleymiş.


anarsika
(08.05.20)
@ anarsika O zaman onay için 3 gün beklememi istemeleri çok saçma.


bir arkadaşım daha uğraşıyor bu ara. ona da koronadan dolayı böyle demişler. alt tarafı onaylacaklar, eziyet ediyorlar.


anarsika
(08.05.20)
Resmen öyle. Oturduğun yerden bakacaksın ve onaylayacaksın. Varlık içinde yokluk çekiyoruz onlar yüzünden.


(7)

Ramazan için nereye bağış yapılabilir?

Merhaba arkadaşlar,Ailem Ramazan dolayısıyla fitre vermek istiyor ama çevremizde fitre verilebilecek kimse yok. Onun yerine bağış yapmak istiyorlar. Şöyle biz bağış yaptığımızda gerçekten fakir bir aileye yardımı olacak bir yere bağış yapmak istiyoruz. Her ne kadar büyük bir para olmasa da içimiz ra
Merhaba arkadaşlar,

Ailem Ramazan dolayısıyla fitre vermek istiyor ama çevremizde fitre verilebilecek kimse yok. Onun yerine bağış yapmak istiyorlar. Şöyle biz bağış yaptığımızda gerçekten fakir bir aileye yardımı olacak bir yere bağış yapmak istiyoruz. Her ne kadar büyük bir para olmasa da içimiz rahat bir şekilde bağış yapabileceğimiz bir kurum yok.

Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin hesapları bloke edilmeseydi oraya yollardık ama bloke koydular. Aklıma başka bir kurum gelmiyor. Siz ne önerirsiniz veya böyle zamanlarda nereye bağış yapıyorsunuz? Teşekkür ederim
Ben Ramazan için Darüşşafakaya göndereceğim.


paramolacak
(01.05.20)
merhabalar,

çalıştığım sivil toplum kuruluşu resmi bağış kabul etmiyor ancak bu zor zamanlarda zorluk çeken ve bize ulaşan ailelere biz eşimizin dostumuzun fitrelerini bir şekilde iletiyoruz. Eğer böyle bir şeyi düşünürseniz mesaj atabilirsiniz ben size detaylı bilgi veririm. Istanbul'da yaşayan ailelere ulaşıyoruz daha çok. Bilginiz olsun.


nickie
(01.05.20)
Lösev, Darüşşafaka, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin şu sıralar iftar ve ramazan kolisi bağış sistemi var.

Mahallenizin Muhtarı aracılıyla çevrenizde ihtiyacı olan birisini bulabilirsiniz.


murtiii
(01.05.20)
Ben özel bir hastanede karaciğer nakli olmuş Hastahane masraflarını ödeyemeyeceğini bildiğim birisine yapacağım.


opitseri
(01.05.20)
@paramolacak ile Darüşşafaka +1

Darüşşafakaya vereceğim ben de.


Bu tür bağış alan kurumlar yılın her zamanı bağış toplayabiliyorlar, hatta çok büyük rakamlar alabiliyorlar büyük kurumsal markalardan/firmalardan.

Ama gerçekten ihtiyacı olan bir gariban, öğrenci vs kolay kolay sizin gibi fitre/zekat vermek isteyen birilerine ulaşıp bunu alamıyor.

Lütfen zahmet edin ve gerçekten ihtiyacı olan birilerine ulaşıp teslim edin sadaka/fitre/zekatınızı.

Yakın bir ilçeye, mahalleye gidip muhtardan ya da esnaftan kolaylıkça ihtiyaç sahibi bulabilirsiniz.


John Bloor
(04.05.20)
Lösev,
Haluk levent(ahbap)


jimjim
(04.05.20)
(7)

Amazon.com.tr ödeme sistemi neden Allah'a emanet?

Merhaba arkadaşlar,Dün Amazon.com.tr'den ilk defa alışveriş yaptım ama o da ne ödeme sistemi resmen Allah'a emanet. Ne onay kodu var, ne şu kadar çekim yapıldı diye bildirim mesajı geldi. İnsan ister istemez tedirgin oluyor. Ben her alışverişte onay kodu girmeye alışkın olduğum için Amazon.com.tr'de
Merhaba arkadaşlar,

Dün Amazon.com.tr'den ilk defa alışveriş yaptım ama o da ne ödeme sistemi resmen Allah'a emanet. Ne onay kodu var, ne şu kadar çekim yapıldı diye bildirim mesajı geldi. İnsan ister istemez tedirgin oluyor. Ben her alışverişte onay kodu girmeye alışkın olduğum için Amazon.com.tr'de onay kodu girmemek güvensizlik hissi oluşturdu.

Bankanın uygulamasından baktım çekim yapılmış ama şu kadar çekim yapıldı diye mesaj gelmedi. Hadi Allah korusun kredi kartı bilgilerim çalınsa ve buradan alışveriş yapılsa ruhum bile duymayacak. Neden hiç tedbir falan yok? Valla kusura bakmasınlar e-ticarette dünya devi olsalar da Türkiye'de Hepsiburada'nın tırnağı olamazlar, haksız mıyım? Siz ne düşünüyorsunuz?
yurtdisinda 3d yok %90 oraninda. 3d tr de bu kadar yaygin. amazon yurtdisindaki sistem gibi 2d devam ediyor. panik olacaksaniz kullanmayin. n11 de de zorunlu degil 3d. secmezseniz sms gelmiyor.


Yazıp sorun neden yok diye.

Bence olmaması çok da kötü değil. Ayrıca bütün güvenliği Amazona veya başka siteye emanet etmenize gerek yok, kartınızı kaydetmeyin ve internetten alışveriş limitini yalnızca alışveriş yapacağınız kadar artırın kart ayarlarınızda oldu bitti.


senolll
(19.04.20)
onay kodu sizi değil bankayı koruyan bir sistem. Daha sonra ben bu alışverişi yapmadım diye dava açamayın diye kullanılıyor. Amazonun umrunda değil bu durum müşteri hizmetleri boşuna süper denmiyor.


bahoho
(19.04.20)
eksisozluk.com

Bir alışveriş sitesinde 3d aşamasında inanılmaz kayıplar oluyor. (doğrulama yapılamaması, müşterinin vazgeçmesi, sistemsel hatalar vs.)

Yine Bir alışveriş sitesinde chargeback başta olmak üzere iade, kargo, müşteri memnuniyetsizliği vs. İnanılmaz kayıplar oluyor.

İlk durumdaki müşterinin başarıyla alışverişini tamamlama (ürün satın alma, iyi yorum yapma, daha sonra tekrar gelme) ihtimali yüksekse chargeback riskini göze alıp amazon gibi davranabilirsiniz. Bu ihtimali yükseltme de yine amozon gibi ürün, sistem ve hizmet kalitesini artırmakla mümkün.


Herkes kendi güvenliğiyle ilgili sanıyor ama 3d güvenlik sistemi müşteriyi değil (bankayı da değil) mağazayı koruyan bir sistemdir. Çünkü 3d'den geçmiş bir alış-verişe harcama itirazında bulunamazsınız, bu siparişi ben vermedim diyemezsiniz. Mağaza da ödemenin iptal olmayacağını bilir. Birisi kart bilginizi çalmışsa zaten yurtdışında 3d uygulamayan herhangi bir mağazadan alış-veriş yapabilir ve yine ruhunuz duymaz. Amazon'un 3d uygulamasının size bir faydası olmaz yani.


mikro patlama
(19.04.20)
İster 3d olsun ister olmasın interet alışverişimi her zaman sanal kart üzerinden yapıyorum.


hocam sanal kart +1. gerektiği kadar günlük limit açarsın. fiziksel kartıda internet alışverişine kapat. yaklaşık 10 yıldır böyle yapıyorum belki. akşam rahat uyursun.


morcivert
(20.04.20)
(19)

Oyun bağımlısı mıyım sizce ve öyleysem nasıl kurtulabilirim?

Durumu olmayanlar için özet sondadır!!!Merhaba arkadaşlar,Dün kendime kabullenmesi zor bir şeyi sordum: Ben oyun bağımlısı mıyım? Çünkü 1 ay önce KPSS' ye çalışmaya odaklanmışken ve düzenli çalışmaya başlamışken virüsü ve sınavın ertelenmesini bahane edip çalışmaya ara verdim. Zaten isteyerek de çal
Durumu olmayanlar için özet sondadır!!!

Merhaba arkadaşlar,

Dün kendime kabullenmesi zor bir şeyi sordum: Ben oyun bağımlısı mıyım? Çünkü 1 ay önce KPSS' ye çalışmaya odaklanmışken ve düzenli çalışmaya başlamışken virüsü ve sınavın ertelenmesini bahane edip çalışmaya ara verdim. Zaten isteyerek de çalışmıyordum ama yine de çalışıyordum. Ama şimdi surf yapıp, televizyon izleyip oyun oynuyorum. Bakıyorum birçok kişi kendine bir hedef koymuş ve deli gibi ona ulaşmaya çalışıyor. Bense ağustos böceği gibi her şeyi sallıyorum. Bunun en önemli nedeni ise ders çalışmayıp oyun oynamak istemem. Oyunlardan hiç kopmak istemiyorum, asla doymak bilmiyorum. Oyun oynamasam bile kendimi oyunlarla ilgili haberler okurken buluyorum. Sanki resmen beni avucuna almış. Tüm hayatımı etkiledi resmen. Asosyallik had safhada, aşk hayatı diye bir şey yok, spor yok, çekicilik yok, kendine bakmak yok. Koca bir loserlık var sadece.

Sadece bu da değil. Geçmişe baktığımda görüyorum ki hayatımı çok fena etkilemiş. Bunu inkar ediyordum hep ama gerçek daima oradaydı. 20 yıldan beri oyunlarla iç içeyim. Yani bir oyun basını mensubu olsam hiç sırıtmazdı. Hatta en büyük hayallerimden biri de oyun sektöründe çalışmak. Para almadan bile yapabilirim bunu. Her neyse oyunlara verdiğim emeği eğitim hayatıma, kariyerime falan verseydim şu an çaresizce neden KPSS'ye çalışmıyorum diye düşünmezdim. Bu arada yanlış anlaşılmasın tembel biri değilim ama gerekli özeni gösterseydim şu an çok iyi yerlerdeydim. Hiçbir şey için motivasyonum yok, kendime bir hedef koymuyorum koysam bile iki gün sonra unutulup gidiyor. Ne yapacağım böyle bilmiyorum. Kapasitesi yüksek bir insanken o kapasiteyi kullanmıyorum.

29 yaşına girdim, bir baltaya sap olamadığımı görünce kendimi sorgulamaya başladım. Bazen Duyuru'da hangi işi seçmeli başlıklarını görünce "Bu sen de olabilirdin" diyorum kendime. Artık kendime yazık ettiğim gerçeği sürekli aklımda. Umarım kendime çeki düzen verebilirim. Siz ne önerirsiniz? Aynı durumu yaşayıp kurtulan veya tanıdığı olan var mıdır? Biraz uzun oldu, kusura bakmayın. Teşekkür ederim.

Özet: Oyunlardan kopamıyorum, daha doğrusu kopmak istemiyorum ve eğitim ve kariyer hayatımda çok iyi yerlere gelebilecekken bu durumdan dolayı hiçbir şeye emek veremedim, motivasyonum olmadı hiçbir şey için ve kendime hedef koyamadım. Bu durumdan nasıl kurtulabilirim?
belki de tam bir dönüm noktasındasındır ve burdan dönüp artık vakti en iyi şekilde değerlendirme kararını verirsen, hayatın boyunca hiç oyun oynamamış halinin bile yakalayamayacağı bir fırsatı yakalayacaksındır.

bugün, hemen şuan itibariyle vaktini muazzam şekilde değerlendirmek için söz ver ve işinin vaktinden daha fazla olmasını sağla bir şekilde. tam olarak şuanda ama, şimdi olmazsa hiç olmaz. bence seni büyük bir fırsat bekliyor, bunun vakti gelmiş, treni kaçırma derim. o trenin ne treni olduğunu ben bilemem, onu sen bulacaksın.


KUCO
(18.04.20)
EMDR tedavisi öneririm. Hala çok gencsiniz bir gün daha ağır bir şekilde dank edebilir hayatınızı ne uğruna harcadığınız gerçeği.


deer hunter
(18.04.20)
Mademki bu durumdan rahatsızsın o zaman kendine ulaşabileceğin bir çalışma hedefi koy.Önce bunu oturt.Daha sonra kademeli olarak arttır.Bu süreçte yine oyununu oyna ama giderek istediğin noktaya getir.Değişim bir anda olmaz!


oyle
(18.04.20)
Valla kpss sayesinde şu anda oyun oynayabiliyorum :D oyun oynamaya devam edebilmen için gelire ihtiyacın olacak onu da kpss ile sağlayabilirsin. Birkaç ay ara ver çok zor bir şry değil. Madddesel bağımlı değilsin sık dişini biraz. İşsiz kalırsan yeni oyunları alabilecek maddi durumun olmayacak


glamdr1ng
(18.04.20)
Şu karantina durumunda motivasyonunuzu yitirip boş bol vakit öldürmek de normal diyen psikologlar var. Yani bence şu ortamda kendinize aşırı yüklenmeyin.

www.psychologytoday.com

Belki de hedefinizi KPSS yerine oyun sektörüne yöneltmelisiniz? "Oyun basını" dediğiniz için iletişimci olduğunuzu varsayıyorum, belki metin yazarlığına bile yönelebilirsiniz oyun sektöründe.


kobuzchu kiz
(18.04.20)
Bence oyun bağımlısı olmaktan ziyade, hayattan kaçıyormuşsunuz gibi geliyor. Kendimden biliyorum.


maxim gorki
(18.04.20)
kafana göre takıl. dünyayı kurtarmaya niyetli çok insan var ne de olsa.


galaksi yolcusu
(18.04.20)
@ KUCO İyi düşüncelerin için teşekkür ederim. Açıkçası bunu itiraf ettikten sonra içimde kaldığım yerden devam etmem için bir mecburiyet duygusu oluştu. Bence de şimdi olmazsa hiç olmaz. Umarım o treni kaçırmam. Pozitif düşüncelerin için çok teşekkür ederim.

@ deer hunter EMDR'yi araştıracağım, öneriniz için teşekkür ederim. Haklısınız, zararın neresinden dönülse kardır. Umarım dediğiniz gibi daha ağır bir şekilde kafama dank etmez. Tavsiyeniz için teşekkür ederim.

@ oyle Kendime plan program yapıp ona uymakta çok başarısızım. Ama dediğin gibi bir hedef koyup ona ulaşmaya çalışmak çok önemli. Zaten geçen seneye göre oyun oynama sürem ciddi ölçüde azaldı. Hatta önceden bir ayda 2-3 oyun bitirirken şimdi bir ayda bir oyun bile bitiremiyorum. Ama oyun oynamasam bile ders çalışmamak için oyalanıyorum. İstikrarlı olmak lazım. Önerin için teşekkür ederim.

@glamdr1ng Tebrik ederim öncelikle. Başarın daim olsun. Birazcık kıskandım seni :D Aslında maddi açıdan çok sorunum yok. Çalıştığım dönemden biriktirdiğim maaşlarla idare etmiştim geçen seneye kadar ve paralar suyunu çekince serbest çevirmenliğe falan başladım, o sayede çok olmasa da bir kazancım var. İstediğimi alabiliyorum. Alamasam da biriktirip alıyorum. 3 yıldır falan ailemden para istemiyorum. O açıdan sorunum yok. Ama sonuçta kendime bir hayat kurmam gerekiyor. O yüzden dediğin gibi dişimi sıkmam gerek. Zaten 35 yaşından sonra iş bulmak çok zor olacak.

@kobuzchi kiz Vallahi o psikologları dinlersem sanırım iflah olmam daha zor olur :)
Aslında oyun sektörüne yönelmek dediğiniz gibi daha çok akılcı olurdu ama bunun için altyapım yok. Yazılımla uzaktan yakından alakam olmadığı için biraz hayal kalıyor. "Oyun basını" derken aslında daha çok oyun inceleme, haber sitelerinde çalışmak veya Youtuber olmak gibi şeyler var ama dediğiniz gibi iletişime giriyor. Ama maalesef iletişim okumadım. Yabancı dil bölümü mezunuyum. Geçmişte bu tarz sitelerde yazmak için başvuruda bulunmuştum ama olmadı. Bir de benden istedikleri şeyleri çok güzel yazmama rağmen olmadı. O yüzden bir daha da uğraşmadım. Tavsiyeniz için çok teşekkür ederim.

@ maxim gorki Evet o da kuvvetle ihtimal. Sorumluluk almaktan da kaçıyor olabilirim. Tespit için teşekkür ederim.

@ galaksi yolcusu Dünyayı kurtarmak istemesem de en azından kendimi kurtarmalıyım bence. Teşekkür ederim.


cok takilma be, spora basla, gerisi gelir merak etme


@ müptezel dostoyevski Tavsiye için teşekkür ederim. Spora ders çalışmaktan daha da uzağım. O nasıl olacak bilmiyorum.


Bence nasılsa idare ediyorum diye adım atmakta oyalanıyor olabilirsin. Kafanda kuracağın nasıl bir gelecek istiyorum tasviri sana yardımcı olacaktır. Başlangıçta hızlı yol almaya çalışmamanı ve kendini alıştırarak ilerlemeni tavsiye ederim.


mekaniker
(18.04.20)
Zor bir şey bence. Yani nedir nasil olur fikrim yok ama ben ortaokul ve lisede böyleydim mmorpg ile. Sabah/ogle/aksam oynardim, sevgililerden ayrildim, derslerde sikinti oldu vs. Sosyal hayat yoktu.

En sonunda bir gun napiyorum lan oldum. Bilgisayarda oyun namina her seyi sildim, fotografindan cektigim videoya, karakterimi vs her seyi sildim. Bir daha da oynamadim.

Yani bana göre ne olursa olsun tedavisi ancak yarabandi cekmek gibi olacak cunku gunde 1 saat oyniyayim falan olmuyordu, en azindan bende.

Kolay gelsin gercekten.


logisticsmanager
(18.04.20)
@ mekaniker Evet, haklısın. İçinde bulunduğum rahatlık çok büyük bir etken. Ama sonuçta çalışarak elde edeceğim başarıyla daha büyük bir rahatlık elde edeceğim. Dediğin gibi yavaş ama sağlam adımlar atmam ritmi yakalamamı sağlar umarım. Tavsiye için teşekkür ederim.

@ logistiscsmanager Sen de zor bir durumdan kurtulmuşsun, tebrik ederim. Hem lise hayatımda hem de üniversite hayatımda oyun yüzünden okullarını çok fena batıran arkadaşlarım vardı. Çok şükür onlar gibi olmadım. Sanırım öyle olsaydım şimdi daha kötü durumda olabilirdim. Gerçekten kurtulması zor. Günde 1 saat oynamayla falan olmuyor gerçekten, doymuyorsun, daha fazla istiyorsun. Temelli bırakmak şart ama onu nasıl başaracağım bilmiyorum. Tavsiye için teşekkür ederim.


29 yaşında/kadar kendine ev etrafına faydası dokunmamış bir bireyin bu noktadan sonra bir şey yapması mümkün değil. demek ki bu hayat sizin için en olması gereken şekilde ilerliyor. böyle devam.

akşam 22:00'dan sonra 02:30'a kadar cs:go yapıyoruz 10 kişi, oynamak isterseniz bilgileri paylaşırım.


h264
(18.04.20)
neden oyun oynadigina odaklan. sebebi var oyun oynuyor olmanin. bir seyden kacis olmali.


@ h264 Nereden biliyorsunuz aileme veya kendime faydam olmadığını? Bunları yazmış olmamın sebebi şu anda olmam gereken yerde olmamı engelleyen durumdan nasıl kurtulabileceğim konusunda yardım istemekti. Bu arada ben online takılmıyorum, size iyi oyunlar dilerim. Davet için teşekkürler.

@ Leonardo Da Vinci Evet, var bir sebebi. Benim için oyun oynamak kitap okurken kitabın içindeki dünyada kaybolmak gibi bir şey. Tamamen edebi bir şey. 20 yıldan beri oyun oynuyorum ve bana o kadar çok şey kattı ki saymaya kalksam sayamam. Bugün sahibi olduğum kültür ve bilgi birikiminin çok büyük bir kısmını oyunlara borçluyum. Her oyun oynayan insanda da bu derinlik yoktur mesela.

Bir de mesela şu an İngilizcem iyiyse ve onun yanında da Almanca öğrendiysem bu oyunlar sayesindedir mesela. Hatta yeni bir dil öğrenmek istesem o da İspanyolca olurdu ve bunun sebebi de en sevdiğim oyunun İspanya'da geçmesi. Bir hayalin içinde yaşamak gibi işte.

Şu an bunları yazarken hissettiğim duygular o kadar güzel ki anlatamam. İnsanları sevmeme, tahammülsüzlük gibi şeyler de işin içine girince insan gerçekliğini oraya taşıyor. Ama maalesef öyle bir gerçek yok ve ben esas gerçekliği görmezden geldikçe nelere mal olduğunu görmeye başladım. Teşekkür ederim.


@ dumbest_man_alive Quake de ne efsaneydi ama cidden. Ben Playstation 1' de Quake 2 ile başlamıştım. Tabi Playstation olduğu için online falan yok, arkadaşlarla falan split screen oynuyorduk. Ne keyifliydi. Ayrıca hikayeli oynanışı da şimdi çıkan bir çok oyuna taş çıkartırdı. Ah o günler!

Siz ne güzel kendinizi kurtarabilmişsiniz. 4 arkadaş çok iyi yerlere gelmişsiniz. Diğer arkadaşa üzüldüm. Lisede kaç arkadaşım Knight yüzünden okullarını harcadı. Üniversitede yine kaç arkadaşım LOL yüzünden okulu kaç yıl uzattı, bazıları çabuk toparladı uzatmadan mezun oldu. Ama geneli iş güç sahibi oldu. Ben onlar kadar abartmamama rağmen iş güç sahibi olamadım. Nedenini hep merak etmişimdir?

Bu arada hiç öyle internet cafede oturup da 1 saat oyun oynamış biri de değilim. Bana çok ters zaten. Zaten öyle bir şey yapsam ailem sağlam bir silkelerdi.


İşte oyunların bana kaybettirdiği en önemli şey üniversitede iyi bir bölüm kazanabilecekken önemli görülen ama mezun olunca bir halta yaramadığını gördüğüm vasat üstü bir dil bölümüne razı olmaktı. Sınıfın başarılı öğrencilerinden biri olarak mezun olduktan sonra iş hayatım beklediğim gibi gitmedi. 1 yıl iş bulamadım. Sonra bulduğum bir işte 4 ay çalıştım ama çekilecek gibi değildi, doğru düzgün ödeme yok bir şey yok, herkese mobbing gırla. Çıktım tabi. Paramı avukatla alabildim. 6 ay iş bulamadıktan sonra büyük firmada işe başladım ama onda da takım lideriyle anlaşamadım, 2 ay çalıştıktan sonra ayağımı kaydırdı. 2 ay sonra işsizliğim 2. yıla girecek ve bu 2 yılda kaç görüşmeye gittiysem hep olumsuz oldu. Ailem tek şansımın KPSS olduğu konusunda ısrar etti, başka bir seçeneğim olmadığı için bu sınava hayatım buna bağlıymış gibi çalışmam gerekiyor ve içimden çalışmak gelmiyor yine, sınavların ertelenmesi de tuz biber oldu, çalışmaya başlamışken ara verdim. Sanırım bunun ne kadar önemli olduğunun farkına yeni varıyorum.

Dediklerinde haklısın. Yanlış bir şey yok. Bu arada ilk adım olarak az önce bilgisayardaki tüm oyunları kaldırdım. Bu en en kolay olanıydı. Psikolojik bir savaş vermem gerekiyor ve bu da en zoru. Tavsiyen için teşekkür ederim.


sene 2003 falan, MOHAA yeni cikmis, arkadaslarla deli gibi online odalarda oynuyoruz. sabah universiteye gidiyoruz, aksam evlere dagilir dagilmaz basliyoruz, her aksam 5-6 saat. tonla para harcamisiz bilgisayalari agzina kadar doldurmusuz, son teknoloji. oyun fareleri, klavyeleri, paramizin yettigi ne var ise gomduk. aramizdan birisi gitti 3-5 tane eski migfer buldu bir yerden, hepimizin oynarken kafada bir tane migfer. tam rezillik yani.

boyle 2-3 sene gittik. herkes teker teker mezun olmaya falan basladi, mezun olan askere gidiyor, sonra is buluyor calismaya basliyor, kopuyoruz yavas yavas. ben yuksek yapmaya karar verdim, okula devam. hala aksamlari kastiriyorum, yas 24-25 artik.

birgun bir odaya girdim, saglam bir ekiple kapisiyorum. hile falan yok eminim ama vuramiyorum elemanlari. catir cutur indiriyorlar beni. neyse 3-4 saat sonra pes ettim. dedim gencler ne ayaksiniz, kimsiniz nesiniz. iste biri 12 yasinda, biri 14. 20'lik bir kisi yok. yas ortalamasi 14-16 veletlerin.

o gun farkettim ki artik bizden gecmis, bir sonraki nesile me$aleyi devrettim. cd'yi kirdim direk. orda bitti.

ustunden 5-6 sene gecti, bir tek beni diablo 3 heyecanlandirdi. kendime soz vermistim cikarsa alacam, sistem kuracam sirf bu oyun icin vs. oyun cikti screen shotlara falan bakiyorum ama yok, zerre istek yok. yas zaten 30 olmus. o sene evlenmeyi dusunuyorum, mezun olmusum ise girmisim vs. hayat bambaska bir yone gidiyor.

simdi baktim diablo 3 cikali 8 sene olmus. bu arada ben evlendim coluk cocuga karistim. hayat kosturmacasi icinde birak oyun oynamayi gun icinde kendime ayiracak 1 saati zor buluyorum.

ozetle, ben de 20'li yaslarin ortasinda ulan herhalde olene kadar oynarim kafasindaydim. biraktiktan sonra da eksikligini acikcasi hissetmedim. hayat seni alip baska yerlere goturuyor. kendini hayatin akisina birak, olay zaten kendiliginden cozulecek.


cooperr
(18.04.20)
MOHAA da zamanında bir efsaneydi. Zamana damga vurmuş oyunlardan biri. Yalnız miğferle oyun oynama kısmına fena güldüm cidden :D

Ben de eskisine kıyasla daha az oyun oynuyorum ama bir türlü kopamıyorum. Her ne kadar eskisi gibi tad alamasam da oynuyorum yine. Steam'de, Uplay'de, Origin' de oynanacak bir sürü oyun var daha, bazen kim oynayacak bu kadar oyunu diye soruyorum kendime. Umarım başarabilirim kendime hakim olmayı. Tavsiye için teşekkürler.


(5)

Klozet kapağı ölçüsü çok fark eder mi?

Merhaba arkadaşlar,Klozetin kapağı menteşesinden çatladı ve karantinadan dolayı dışarı çıkıp alamıyoruz. İnternetten almak istiyorum ama tam aynı ölçülerde bulmak zor. Mesela bizimkinin ebatları 44x36 ama 45x37 var 44x35 var tam birebir ölçüde bulamadım. Acaba bu ufak farklara sahip klozet kapaklar
Merhaba arkadaşlar,

Klozetin kapağı menteşesinden çatladı ve karantinadan dolayı dışarı çıkıp alamıyoruz. İnternetten almak istiyorum ama tam aynı ölçülerde bulmak zor.

Mesela bizimkinin ebatları 44x36 ama 45x37 var 44x35 var tam birebir ölçüde bulamadım. Acaba bu ufak farklara sahip klozet kapaklarından alsam sorun olur mu? Bizimki standart oval tiplerden. Yoksa tam birebir ölçülerde mi almak gerekiyor? Teşekkür ederim.
standart olsa gerek. bir kaç kere almaya gittiğimde sadece oval mi köşeli mi bir de yumuşak kapanan mı falan diye sordular. ebat sormadılar hiç.


halanne
(17.04.20)
Sorunuzun cevabını bilmiyorum ama, kapağı klozete bağlayan montaj elemanlarının sağlam olmasına dikkat edin mümkünse. Kapağınız tam oturmasa bile, bu parçalar durumu kurtarabilir.


@halanne Ben de öyle düşündüm de ebat falan yazınca aklıma takıldı.

@kusmakla kusmamak arasındaki ince çizgi O konu bizim de aklımızda, kırılanın menteşesi plastikti ve vidalar sürekli kırılıyordu. En sonunda menteşesi çatlamış. O yüzden metal menteşeli alacağız.


alacağın satıcıya soru sor ölçü gönder uyarsa göndersin.


illegalstar
(17.04.20)
@illegalstar Ben genelde e-ticaret sitelerinin kendi sattığı şeyleri alma taraftarı olduğum için satıcılara yaklaşmamaya çalışıyorum. Yani satıcıdan alma taraftarı olmadığım için soru sormam pek mümkün değil.


buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler compumaster, dambil, deckard, fader, groove salad, hollowlife, kahvegibi, kibritsuyu, kobuzchu kiz, robin
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.