Giriş
(2)

Günlük Protein Alımı

Evde vücut ağırlığıyla antrenmanlar yapıyorum ortalama 2000 kalori alıyorum bunun da 150 gramını da proteinden alıyorum ama bu yüksek bir miktar mı emin olamadım, sizce yüksek mi? Teşekkür ederim.
Evde vücut ağırlığıyla antrenmanlar yapıyorum ortalama 2000 kalori alıyorum bunun da 150 gramını da proteinden alıyorum ama bu yüksek bir miktar mı emin olamadım, sizce yüksek mi? Teşekkür ederim.
Neye göre yüksek mi? Yani ortalama bir insanın zaten günlük en az kilosu kadar, kilosu düşükse 60-70 gram protein alması gerekiyor, vasat-vasat üstü bir antrenman rutininde bu miktar 1-1,2 grama çıkabilir, kas kütlesi artırılmak isteniyorsa 1,5-2 gram protein alınabilir, diyet yapılıyorsa 2-2,5 gram protein normaldir. Bununla birlikte proteini sadece kas kütlesini artırma amacıyla alıyoruz şeklinde düşünülmemeli, tırnağından saçına kadar tüm hücrelerin aminoasit kullanıyor, ben normal bir insanın günlük alması gereken proteini aşacak kadar protein alabileceğini düşünmüyorum ama belli bir miktarın üstündeki protein alımlarında su ve yeşillik tüketimini bir miktar artırmak daha sağlıklı olur.


angelus
(18 saat)
Kilonu bilmiyorum ama ağırlık antrenmanı yapmıyorsan vücut ağırlığı başına 2g protein aşırı gereksiz. Kilonu yazmadığın için bir cevap verilemez. Ben örnek olarak haftada 3-4 ağırlık antrenmanı yapıyorum (yoğun oluyor genelde) buna rağmen maksimum 2g alıyorum diyebilirim.

Kas kütlesi ile alayım diye kafayı takmadıysan sağlıklı beslen yeter.


awareim
(18 saat)
(2)

Kalıcı Saç Düzleştirme

Böyle bir olay varmış, tabii kalıcı dediği sonsuza kadar değil ama uzun süre idare ediyormuş. Benim saçlarım biraz kalın telli, sık, çok kolay kabaran kıvırcığa yakın dalgalı bir saç, ne şekil alır ne düzgün durur enteresan bir yapısı var, bu nedenle saçları güzel insanlara hep özenmişimdir. Şu vide
Böyle bir olay varmış, tabii kalıcı dediği sonsuza kadar değil ama uzun süre idare ediyormuş. Benim saçlarım biraz kalın telli, sık, çok kolay kabaran kıvırcığa yakın dalgalı bir saç, ne şekil alır ne düzgün durur enteresan bir yapısı var, bu nedenle saçları güzel insanlara hep özenmişimdir. Şu videoda uygulanışı var, sizce bu işlem saça bir zarar verir mi, güzel bir saçımız olsun derken eldekini de kaybeder miyiz acaba, deneyelim mi yoksa elimizde olanla mutlu olmaya mı öğrenelim? Teşekkür ederim.

www.youtube.com
ben yaptırmıştım. saçlarım orta dalgalı, çok çabuk elektrikleniyor, kabarıyor. bana iyi gelmişti. dümdüz olmadı, dalgası açıldı. en azından düzleştirdikten/fön çektirdikten sonra kalıcılığı arttı.

yaptırdığım yer de tecrübeliydi, daha önce yüz bin kez yapmışlardı. o nedenle güvenilir buldum. tekrar yaptırmak istiyorum ama malum pandemi, kuaföre gitmeyi erteliyorum hala.


noxell
(17.10.20)
formol ile o saç düzleşiyor formol akciğere işleyen bir kimyasal dumanı zehirli, araştırınca yaptırmaktan vazgeçtim.
ps. ısı ile düzleşenden bahsediyorum


eja
(17.10.20)
(2)

Türkçenin İsim Konusunda Daha Zengin Bir Dil Olması

Bana mı öyle geliyor bilmiyorum ama böyle bir durum var sanki. Yani Avrupalılar olsun Amerikalılar (ABD) olsun sanki sürekli azizlerinin dini figürlerin isimlerini ya da gelenekselleşmiş isimlerini tercih ediyor gibi geliyor bana, bizde ise bir ebeveyn dini kaynaklı isim de koyabiliyor Savaş, Barış,
Bana mı öyle geliyor bilmiyorum ama böyle bir durum var sanki. Yani Avrupalılar olsun Amerikalılar (ABD) olsun sanki sürekli azizlerinin dini figürlerin isimlerini ya da gelenekselleşmiş isimlerini tercih ediyor gibi geliyor bana, bizde ise bir ebeveyn dini kaynaklı isim de koyabiliyor Savaş, Barış, Deniz, Güneş, Yaprak ya da ne bileyim bunlara benzer isimler de koyabiliyor, mesela Avrupa'da böyle bir şey var mı bilmiyorum çok fazla yurtdışı deneyimim yok, bir anne baba çocuğuna kendi dilinde Deniz ya da Barış gibi bir ismi veriyor mu merak ediyorum, sanki böyle bir zenginlik yok gibi. Sizce nedir? Teşekkür ederim.
Bizde Türkçe, Kürtçe, Farsça, Arapça ve belkide başka dillerden bile isimler var. Dediğiniz gibi Amerika ya da Avrupa'da bu kadar çeşit kaynak olmayabilir.

Ama toplam isim sayısını ben de merak ettim, bir kaç şekilde arama yaptım ama sonuç alamadım.

Mesela Türkiye'de toplam kaç isim var? Fransızcada kaç tane var? İngilizcede kaç tane var?

Edit: Bir sitede "1451 English name" diye bir liste buldum, bu demektir ki en az 1451 tane İngilizce isim var


John Bloor
(15.10.20)
ingilizce türkçe'den daha kapsamlı bir dil. isim çeşitliliği de fazladır.


nahtoderfahrung
(15.10.20)
(4)

Evde Vücut Geliştirme

Evde vücut geliştirme olur mu? Teşekkür ederim.
Evde vücut geliştirme olur mu? Teşekkür ederim.
Temelde, gerekli ekipmanlar (ağırlık setleri, sehpa, squat rack...), Disiplin ve buna uygun beslenme olursa belli bir düzeye kadar olur.

Ek: bu platformda "evde vücut geliştirme" başlığına bakılsa baya soru cevap çıkar ama şöyle bir özetleme de yapayım kardiyo meselesini ayrı tutarak

Param yok: vücut ağırlığı ile yapılan egzersizler
Kısıtlı param var: dambıl seti
Biraz para ayirabilirim: dambıl seti+halter seti
Para sıkıntısı yok ama yer sıkıntısı var: dambıl+halter+kettlebell seti+duvara monte barfiks ve Medicine ball gibi bazı ekstralar
Para ve yer sıkıntısı (alt komşu ve zemin dahil olmak üzere) yok: yukaridakilere ek olarak tam teşekküllü squat rack (dips, row ve güvenlik kollari gibi eklentiler) ve daha ağır Medicine ball ile ısınma için bisiklet benzeri bir kardiyo aleti


candanag
(13.10.20)
olur. hangi alanda geliştirmek istiyorsunuz ona göre binlerce yol var.

meditasyon mmu? yoga mı? plates mi? body building mi? fitness mı? esneklik mi?


Bu yanlış bir soru. Doğru soru evde ekipmansız ya da kısıtlı ekipmanla vücut geliştirme olur mu olmalı. Evde ekipmansız ya da kısıtlı ekipmanla vücut geliştirme yeni başlayanlarda en alt seviyede olur zira vücut ağırlığıyla yapılan çalışmalar bir noktaya kadar kaslarda tahribat yaratır, sonradan eklenecek birkaç küçük ekipman yine etkili olur ama kasların sürekli tahribata maruz kalıp "gelişmesi" için düz ilerleyen bir ağırlık artırımı gerekir. Ha böyle deyince iki günde bir ağırlık değişmeli demiyorum tabii küçük miktarlarla da olsa düzenli bir stres artışı yaratılmalı demek istiyorum.

Misal 40 kiloyla başladığın bench press çalışmasında 1 sene sonunda küçük küçük ağırlık eklemeleriyle 100 kiloya gelebilmişsen bu senin için iyi bir gelişimdir, vücut da buna göre tepki vermiştir muhtemelen ama evde 20 tekrarla başladığın şınavda 1 sene sonunda 200 tekrara ulaşmışsan vücut aynı şekilde tepki vermez göğsün için. Zira bench press'te ulaştığın ağırlıkta vücudun 1 sene boyunca eklenen ağırlığın stresine adapte olup gelişirken şınav çekerken ağırlık sabit olduğu için böyle bir strese maruz kalmaz, tekrar sayısının artması senin sadece laktik asit eşiğinin arttığı anlamına gelir. Yani ilkinde kasların gelişir ikincisinde dayanıklılığın artar, kısıtlı gelişim bu nedenle olur. Ha ama evine tüm aletleri eksiksiz alırsın o zaman evde de gelişim olur, orası ayrı.


angelus
(13.10.20)
angelus güzel yazmış. evde bir yerden sonra elinde yeterli ağırlık bile olsa kendini sakatlamadan ağırlık arttırman çok zor. mesela leg press nasıl yapacaksın, squat rack yok ufak bir dengesizlikte işin zor. bench pressde 30-40 kilo ağırlıklarda sehpasız yapabilirsin belki ama bu ağırlıklar 60 ve üzeri olduğunda ağırlığı düzgünce koyup alacağın sağlam bir sistem olmadan imkansız.


orpheus
(13.10.20)
(3)

Adidas Samba

Almaya karar verdim ama siyah ve beyaz renkleri arasında kararsız kaldım. Sizce hangisi? Teşekkür ederim.Siyah: https://www.adidas.com.tr/tr/samba-og-ayakkabi/B75807.htmlBeyaz: https://www.adidas.com.tr/tr/samba-og-ayakkabi/B75806.html
Almaya karar verdim ama siyah ve beyaz renkleri arasında kararsız kaldım. Sizce hangisi? Teşekkür ederim.

Siyah: www.adidas.com.tr

Beyaz: www.adidas.com.tr
kahverengi taban olayı bana hiç hitap etmedi, siyah da beyaz da olsa beğenmedim.

bunun nubuk mavi ve beyaz tabanlısından vardı bi zamanlar, o çok güzeldi.

bu da güzel değil ama en azından beyaz tabanlı

www.adidas.com.trı/B37294.html


Beyaz fazla sırıtıyor.
Siyah çok şık duruyor.
Oyum siyaha


ir10
(12.10.20)
siyah kullanıyorum. Doğal olarak siyah diyorum. beyazın süet kısmı çabuk kötüleşiyor.


kafadanbacakli
(12.10.20)
(5)

Virajın İçinde Neden Fren Yaplmaz ve Gaza Basılır

Sözlükte de bu konu işlenmiş. Gaza basınca araç daha da hızlanıp yoldan çıkmaz mı? Teşekkürler.
Sözlükte de bu konu işlenmiş. Gaza basınca araç daha da hızlanıp yoldan çıkmaz mı? Teşekkürler.
Sen viraja hızlı girip dönüş anında frene bastığında hareket yasaları gereği (cisme dışarıdan bir kuvvet uygulanıp hareketi değişmeye zorlanmadıkça hareketli ya da hareketsiz doğrusal durumunu korur) araç yoluna düz devam ister ama sen aracı döndürme işlemi sırasında durdurmaya çalıştığın için doğrusal hareketini korumak isteyip yoluna düz bir şekilde devam etmek ister ama edemez, merkezcil kuvvet gereği içe çekilebilecek kadar düşük hızda olmadığın için de araç savrulur kaza yaparsın. Halbuki viraja gelmeden yavaşlayıp viraj içinde hızlanırsan lastiklerin sürtünme katsayısı artar sürtünme katsayısı artınca da ne kadar hızlanırsan hızlan merkezcil kuvvet seni virajın içine çeker yol içinde savrulmadan kaza yapmadan virajı alırsın.


angelus
(09.10.20)
angelus çok şahane açıklamış.

düşük hızlarda riske girmeden deneyebilir, sonuçlarını test edebilirsiniz.


fever
(09.10.20)
Çok fazla fizik tabiri kullanmadan aklıma gelenleri söyleyeyim, mesela frene bastığında araç öne yığılır ve arka tekerlerdeki yük azalır, bu virajda olursa fizik kuralı gereği araçın kıçı başı oynar.

Gaza bastığında ise tekerlere binen yük artar ve bu da lastiklerin asfalta tutunmasına katkı sağlar, tabi dozajlı bir gazda.

Taktik çok basit, hızın ne olursa olsun viraja girmeden hemen önce bi tık yavaşlayıp viraja girip dönüş açını verdikten sonra tatlı tatlı gaza basabilirsin.


John Bloor
(09.10.20)
angelus +1

ayrıca arkadan çekiş ve önden çekişte bunda farkeder. arkadan çekişteki arabalar virajalarda daha kontrollüdür, önden çekişlilere göre daha rahat kontrol edilebilir.

bu sebepten lastikler çok önemlidir.


mikahakkinen
(09.10.20)
angelus +1
tabi bu hızlanmanında bir limiti sınırı var viraja 50 ile gireyim gaza basıp 200 le virajdan çıkayım gibi durumlar yok


basond
(09.10.20)
(4)

Etteki Protein Miktarı

Pişmemiş 100 gram tavuk göğsü piştikten sonra 50-60 grama düşüyor protein miktarı değişiyor mu? Teşekkürler.
Pişmemiş 100 gram tavuk göğsü piştikten sonra 50-60 grama düşüyor protein miktarı değişiyor mu? Teşekkürler.
Değişmez neden değişsin, kayıp sudan oluyor etten değil.


angelus
(07.10.20)
Bu yine de bana mantıklı gelmiyor, yani onu ölçerken 100 gramını ölçü almıyorlar mı, pişiriyorsun 50 grama düşüyor, protein miktarı nasıl aynı kalıyor anlamıyorum.


Ölçerken 100 gramındaki proteini baz alıyorlar da etin büyük bir kısmı su, suyun da besin değeri yok; yani suyun protein yağ karb. değeri yok, haliyle su kaybı olunca protein miktarında da değişiklik olmuyor belli ki besin değeri elde kalan ete ait.


angelus
(07.10.20)
Toplam protein miktarı düşmüyor ve değişmiyor. aksine miktar başına düşen protein oranı artıyor su kaybından dolayı.

Mesela çiğ tavuk göğüsünün 100 gramında ortalama 20 gr protein varsa geriye kalan 80 gram nedir?


neysene
(07.10.20)
(2)

Ekşi Sözlük Yazar Alımları

Sözlükte yaşanan bu son olayların sonrasında gündem değiştirmek maksadıyla yazar alımlarında bir hızlanma olabilir mi sizce? Teşekkür ederim.
Sözlükte yaşanan bu son olayların sonrasında gündem değiştirmek maksadıyla yazar alımlarında bir hızlanma olabilir mi sizce? Teşekkür ederim.
yok hocam mevcut sistem devam eder.Amaa.. çok fazla yazar kaybı yaşanırsa toplu alım yaparlar tabi o ayrı.


lcha
(06.10.20)
olmaz.


zgrydn
(06.10.20)
(5)

İp Atlamak

Günlük her gün setler halinde 3000 ip atlıyorum, bu vücudun biraz şekillenmesine yardımcı olur mu acaba? Teşekkür ederim.
Günlük her gün setler halinde 3000 ip atlıyorum, bu vücudun biraz şekillenmesine yardımcı olur mu acaba? Teşekkür ederim.
Her türlü egzersiz hiç egzersiz yapmamaktan iyidir. Ama vücut şekillendirmenin daha efektif yolları var. En güçlü silah direnç çalışması. Onun da pratik yolu ağırlık.


Şu an için salona gidemiyorum, evde de pek ekipmanım yok vücut ağırlığıyla çalışabilirim ama o da yeterli olmaz herhalde.


Vaktinde ip atlayarak dizimi yırtmıştım. O yüzden bana korkunç gelir. Kadınsanız eğer pilates ve fitness öneririm. Mat ve çeşitli ağırlıklardaki direnç bantları işinizi görür. Hiç spor salonuna gitmeden kum saati gibi vücut yaptım.


Vücut ağırlığı da olur başta. Direnç bandı da kullanabilirsin. Çekebiliyorsan barfiks barı da iyi yatırım.


ip atlamak ve koşmak dizlerinize zarar verir.
gençken hissetmezsiniz ama yaşınız ilerlediğinde yıpranma kendini belli eder.
dizinize zarar vermeyen onlarca egzersiz türleri var.


(2)

Yağ yakmak için hızlı koşu mu yavaş koşu mu?

Hangisi daha etkilidir? Teşekkürler.
Hangisi daha etkilidir? Teşekkürler.
İkisinin de kendine göre avantajları dezavantajları var. Yavaş tempo yapılan kardiyolar aerobik bir çalışma olduğu için enerjinin büyük bir kısmını yağdan karşılar; kas glikojenlerini çok aktif etmez bu tür çalışmalarda büyük oranda yağ yakılır ama böyle deyince "ovv ne süper o zaman 2 saat yürüyeyim deli gibi yağ yakayım" şeklinde bir fikir oluşmasın. Evet bu iki saatin büyük bir kısmında yağ yakılır ama çok yıpratıcı ve EPOC seviyesini zorlayan bir çalışma olmadığı için o 2 saatte ne yakarsan onu yakarsın, günün kalanına bir etki etmez. Ayrıca kas glikojenlerine çok etki etmediği için sürekli bu şekilde yapılan kardiyolar glikojen depolarının dolu kalmasına neden olur.

Hiit/interval-yüksek tempolu çalışmalar anerobik olduğu için enerjinin büyük bir kısmını karbonhidratlardan karşılar yağ depolarına çok uğramaz ama bunun diğerine avantajı şudur: Bu çalışmalarda kas glikojen depoları büyük oranda boşaltıldığı için sonrasında yediğiniz karbonhidratların büyük bir kısmı kaslarda depo edilir yağ olarak sentezlenmezler, ayrıca yıpratıcı bir çalışma olduğu için recovery aşamasına enerjinin büyük bir kısmı yağdan karşılanır. Yavaş tempo çalışmalarda bu ikisi olmaz ya da çok küçük düzeylerde olur. Bununla birlikte yapılan bilimsel çalışmalar az da olsa anabolik etkisinin olduğunu söyler.


Peki buradan çıkaracağımız sonuç nedir?

Sonuç şu: İkisinin birbirine karşı üstün olduğu taraflar vardır, günün sonunda (yağ yakımı özelinde) ikisinin artıları eksileri birbirini nerdeyse eşitler hale gelir ama en nihayetinde ikisinin de kendilerine göre avantajları vardır, o nedenle mantıklı olan ikisini de dönüşümlü olarak kullanmaktır, ayrıca yağ yakımı=diyet kuralını da unutmamak lazım.


angelus
(02.10.20)
Ağırlık da çalışıyorsan sadece yavaş koşsan da olur. Ağırlık çalışmıyorsan programa intensity de yüklemek için interval iyi olur.


(4)

Azerbaycanlıların Türkiye'ye bakışı nasıl?

Yani biz her fırsatta tek millet iki devletiz kardeş ülkeleriz vs diyoruz ama Azerbaycanlılar bizi nasıl görüyor, duygularımız karşılıklı mı acaba? Teşekkürler.
Yani biz her fırsatta tek millet iki devletiz kardeş ülkeleriz vs diyoruz ama Azerbaycanlılar bizi nasıl görüyor, duygularımız karşılıklı mı acaba? Teşekkürler.
bizim şirkette azeri çalışıyor 4-5 tane. hepsi türkiye ikinci vatanım diyor ama bizim şirkette çalıştıkları için mi böyle diyorlar bilmiyorum.


co2s2
(29.09.20)
önce şunu söyleyeyim; Azerbaycanın akli başında seküler kesimi sıkıntıda ,önce ailece beraber tatil yapılıp sonra partili cumhurbaşkanı tarafından: "halkına zulum etme essed" diyerek düşmanlaştırılan suriye rejimine benzer babadan oğla geçen bir rejim var ve bu şahsa yönelik en ufak eleştiride sadece eleştiren kişi değil tüm sülalenin tutuklandığı bir ülke.

ben yıllar önce abdullah gül isimli şahıs cumhurbaşkanı iken gitmiştim, o zaman şansa ermenistanla futbol maçı falan tertiplenmiş her yana kırmızı gül dağıtılıyordu. şöyle anlatayım aynı bizde olduğu gibi cahil ayakçı kesim sırf Turk olduğum için beni linç etmeye hazırdı, aynı tavır uçaktan inerken başladı, dönene kadar devam etti. yani sanki ben ve yanımdakiler Tc cumhurbaşkanlığı temsil heyeti gibi davrandılar, tamamen öfkeli ve kindar, halbuki sıradan Türk insanıyız. Demem o ki Azerbaycan rejiminden ve insanından çok birşey beklememek gerek, herkes işine geldiği sürece dostun.


bluewhale
(29.09.20)
bizim besledigimiz kadar bize sempati beslemiyorlar.


galandar kostumu
(29.09.20)
turklerden karilarinizi saklayin derler.


turbo sadık
(30.09.20)
(7)

Araçtaki Şu Parçanın İsmi Nedir

Arkadaşlar fotoğrafta dikdörtgen içine aldığım parçanın adı nedir acaba, ya da özel bir ismi var mıdır? Teşekkür ederim.https://i.hizliresim.com/ChZvB4.jpg
Arkadaşlar fotoğrafta dikdörtgen içine aldığım parçanın adı nedir acaba, ya da özel bir ismi var mıdır? Teşekkür ederim.

i.hizliresim.com
google araştırması sonucu difüzör diye bir terim çıktı. siz de bir bakın.


lazpalle
(26.09.20)
@lazpalle doğru söylüyor. Difüzör ralli araçlarında da kullanılıyor artık. Aerodinamiği arttırmak için takılıyor.


dizicolleague
(26.09.20)
Difüzör değil gibi geldi bana, difüzör olarak arattığımda spor araçlarındaki gibi hava kanalları olan parçalar çıkıyor sadece, sahte egzoz çıkışı gibi, benim gösterdiğim parça biraz daha farklı.


Arka tampon bakaliti olabilir.


angelus
(26.09.20)
difuzor taklidi yapan arka tampon eklentisi. Gerçek difüzorler lüks segment araçlarda bulunmaktadır


sunriseee
(26.09.20)
bunların tamamı sanayide difüzör olarak geçiyor.

marka model olarak yazdığımda da zaten sizin fotoğrafın benzerleri çıkıyor.

www.google.com


trajikomix
(26.09.20)
Difuzor denir de maalesef gercekten de difuzor degil. :) sunriseee+1


invictae
(26.09.20)
(2)

Susuz Araç Temizleme Sıvısı

Bu tip solüsyonlar varmış su kullanmadan kaportayı temizliyorsunuz, hiç kullandınız mı acaba işe yarar mı? Teşekkürler.Ör: https://www.hepsiburada.com/the-solution-susuz-arac-yikama-cilalama-hizli-cila-2-adet-800-ml-p-otm090293
Bu tip solüsyonlar varmış su kullanmadan kaportayı temizliyorsunuz, hiç kullandınız mı acaba işe yarar mı? Teşekkürler.

Ör: www.hepsiburada.com
bir ürün hem torpidoda, hem jantta, hem camda hem kaportada etkilidir diyorsa ben o üründen kaçarım. :) bu da öyle bir ürün, açıklamaya bakarsak.


reanarchy
(22.09.20)
bu ürünler mucize ürünler değildir. kaportada ve plastik aksamda leke bırakma ihtimali vardır.


false pretension
(22.09.20)
(3)

Kasko

Kasko için Sompo ve AKSigorta seçeneklerimiz var, nasıldır bunlar iyi midir, sizin tavsiye edeceğiniz bir firma var mıdır? Teşekkürler.
Kasko için Sompo ve AKSigorta seçeneklerimiz var, nasıldır bunlar iyi midir, sizin tavsiye edeceğiniz bir firma var mıdır? Teşekkürler.
firma ile beraber poliçe kapsamları da önemli aynı fiyatı verip farklı kapsamları olmaları seçimi etkiler.ikisiylede çalışmadım bu sebeple bu iyidir kötüdür diyemiyorum


basond
(19.09.20)
Sompo daha iyidir.


since1907
(19.09.20)
Sompo +1. Tabi sigorta kapsamına da bakmalı.


one minute
(19.09.20)
(9)

Turbo Motor Vs. Atmosferik Motor

Bu iki motorun birbirine karşı olan avantajlar dezavantajları nedir acaba? Mesela elimizde aynı marka modelin 1.0 turbo motoruyla birlikte 1.5 atmosferik motoru var, bunlar arasında seçim yaparken tercihlerinizi belirleyen kriterler ne olurdu acaba? Teşekkürler.
Bu iki motorun birbirine karşı olan avantajlar dezavantajları nedir acaba? Mesela elimizde aynı marka modelin 1.0 turbo motoruyla birlikte 1.5 atmosferik motoru var, bunlar arasında seçim yaparken tercihlerinizi belirleyen kriterler ne olurdu acaba? Teşekkürler.
Turbo daha küçük hacim = daha az vergi.
Atmosferik = lag yok, daha stabil bir sürüş.

Modern turbo motorlarda bu farklar azalıyor tabi. Turbo motorlar daha çok masraf çıkartabilir bir de. Ayrıca atmosferik yüksek hacimli bir motorun sesi de genelde daha güzeldir.


arnold +1

ek olarak, 1.0 turbo motorla 1.5 atmosferiğe göre çok sakin kullanımda daha az yakıt tüketilir. ama performanslı kullanımda 1.0 turbo daha çok yakar. turbo motorun yakıt tüketimi aralığı daha geniştir yani.

1.0 turbo 1.5 atmosferik değil de 0.9 turbo 1.4 atmosferik karşılaştırabilirim.
benim araba 1.4 atmosferik 77 beygir 115nm maksimum tork. geçenlerde 0.9 turbo 90 beygir 140nm maksimum torklu bir clio kullandım, bu saatten sonra atmosferik motorlu arabaya binmem diyorum kesinlikle. 1.6 turbo dizellerde bile böyle keyif almadım. hafif kasa ve turbo benzinli motor muazzam bir şeymiş.


signore
(17.09.20)
turbo iyidir, hojdır, ema, başa beladır. yenisi eskisi fark etmez. bastın mı kafayı kaldırır, yürür gider. ama arıza yaptığında anandan emdiğin süt burnundan gelir. tamiri pahalıdır, yenisi daha pahalıdır.

atmosferik düzdür, klasiktir, azıcık nazlıdır, bastığında ayh der ama gitmem de demez, başını ağrıtmaz.


lostys
(17.09.20)
Ben bu tercihi yaptim temmuzda; yer gök turbolu küçük hacimli araç ama çok da tavsiye eden görmedim. Evet torku vs iyi tabiki ama zaten hiz yapamiyoruz yani, en azından yaşadığım yerde. Bir de carbon buildup olayi var, direkt enjeksiyonlu araclarda bunu temizletmek lazım.

Kısacası ben çok hiz yapmayacagim ve turbo arizasi, cok fazla ses cikarmasi ve titremesi+carbon buildup olayindan uzaklasmak icin atmosferik aldım. Benim aldigim 1.1 85 Fiesta ve daha bir kere durup ya bunu neden aldim demedim, zaten sehir ici 30-50, sehir disi 110-130 hız siniri var. Almanya'da olsam farkli olurdu belki bilemiyorum.


logisticsmanager
(17.09.20)
turboda rakım yükseldikçe performansı değişmez, atmosferik için rakım yükseldiğinde basınç azaldığı için performans kaybı olacaktır.


yazilacaklar zaten arkadaslarca yazilmis birkac da ekleme ben yapayim.
atmosferik pek modifiye kaldirmaz yazilim ise yaramaz ama turbolu aracta yapar.
turbo dusuk devirde atmosferik yuksek devirde guc sunar
turbo lpgde atmosferigin lpgsine gore daha az yakar.
turbo sadik ise az yakar cok kacar.


turbo sadık
(17.09.20)
Turbolu araçlardaki seriliği aynı hacme sahip turbosuz araçlarda bulamazsın. Görece güçlü ve turboya sahip bir araçsa örneğin 140-150hp ve üstü, belli bir devirden sonra gelen o güç patlamasının hissi ayrıdır. misal 2.0 turbo bir araç hissini yaşamak için gidip 3.0 atmosferik araçlara bakman gerekir.

Tercih edilme sebebi daha düşük hacimde çok daha fazla güç elde edebiliyorsun, özellikle ülkemizdeki hacme göre değişen fahiş vergileri düşünürsen...

Turbolu araç almaktan korkmaya gerek yok, sadece belli başlı püf noktalarına dikkat edip aracın yağını zamanında değiştirirsen uzun seneler hiçbir sıkıntı yaşamazsın. Püf noktaları nedir ? motor ısınmadan gazlama, motor ve turbo soğumadan arabayı stop etme (misal deli gibi gazladın, arabayı parkedip direkt kontağı kapatma, turbonun devrinin düşüp yağlanmasına ve soğumasına izin ver bir kaç dk)

Bmw, audi vs almadığın sürece ortalama bir turbo fiyatı 1500-2000TL civarında, öyle aman aman masrafı yok. Üst segment bir araç alırsan min 7000-8000TL civarı masrafın olur. 500-600k'lık bir araca biniyorsan böyle bir masraf da uçuk sayılmaz.


kimlanbu
(17.09.20)
Toyota atmosferik motoru çok geliştirdi. Toyota alırsan bi eksiklik yaşamazsın. Yok ben itlik yapacağım. Araba ıyi kaçsın kararındaysam turbo al. Masrafına katlan.


luluki
(17.09.20)
yüksek motor hacimli (2.0 ve üstü) araç alacaksan, atmosferik baş ağrıtmayan, sesi daha güzel kükreyen bir aracın olur.

ama düşük hacimli motor almak durumundaysan ( ülkemiz gibi vergi cenneti ülkelerde) turbo çok daha mantıklı bir seçim, özellikle dur kalk sürüşte, ışıklarda ve en önemlisi Sollarken o ufacık motorun ok gibi fırlaması atmosferikte olmayan şeyler ki bence de değer buna

eski arabam mazda 3 atmosferik 1.5 yeni arabam c-elysse 1.6 dizel
mazdanın o güzel kasasının altındaki atmosferik motor, sollarken hayattan soğuturdu, şimdiki takoz arabam bile ciddi fark atıyor.


bugisme
(17.09.20)
(7)

Pilav Buzdolabında Kaç Gün Bozulmadan Bekler

Bi 3 gün dayanır mı sizce? Teşekkürler.
Bi 3 gün dayanır mı sizce? Teşekkürler.
Dayanır


kisa
(15.09.20)
dayanır tabii.


blatta hiberna
(15.09.20)
Bikaç yerde okudum pirinçte oluşan bi bakteri nedeniyle pişmiş pirinç çok bekletilmemeli diyordu ona istinaden sordum aslında.


Hiç bur fikrim yok ama defalarca yedim o şekilde


kisa
(15.09.20)
5-6 gün dayanıyor


sta
(15.09.20)
Bir haftaya kadar yolu var ama 3 gunden oteye birakmayin siz yine.


cleric
(15.09.20)
Pirincler tas gibi olunca bile yesen bir sey olmaz ama yiyemezsin. Sonsuza kadar dayanir diyebiliriz yani


(2)

Ekşi Sözlük Çaylak Oylamaları

Çaylakken yaptığımız oylamalarının oyladığımız kişinin karmasına etki ediyor mu acaba. Yani oyluyoruz ama çaylak olduğumuz için yalandan mı oyluyoruz yoksa bir etkisi var mı? Teşekkürler.
Çaylakken yaptığımız oylamalarının oyladığımız kişinin karmasına etki ediyor mu acaba. Yani oyluyoruz ama çaylak olduğumuz için yalandan mı oyluyoruz yoksa bir etkisi var mı? Teşekkürler.
Oylama zaten kalkti.


Oylama dediğim şükela falan verme, bu kalktı mı?


(12)

Volkswagen Polo sorusu 2

Arkadaşlar biraz gazlarsanız eğer 1.0 turbo motor 2019 model kilometresi 20 bin altı otomatik vites bi Volkswagen Polo alma eğilimindeyim. Fiyat 190 bin civarı. Fakat aklım bir yandan da aynı fiyata sıfır Seat Ibiza'ya da kayıyor. Ne dersiniz?
Arkadaşlar biraz gazlarsanız eğer 1.0 turbo motor 2019 model kilometresi 20 bin altı otomatik vites bi Volkswagen Polo alma eğilimindeyim. Fiyat 190 bin civarı. Fakat aklım bir yandan da aynı fiyata sıfır Seat Ibiza'ya da kayıyor. Ne dersiniz?
Paran var mı? Tüm paran o mu?

Arabaya ihtiyacın var mı veya olacak mı?


nhk ni youkosu
(07.09.20)
200 bin civarı bütçem var, şu an aracım yok, bi arabam olsa fena olmaz düşüncesindeyim. Yani normalde çok araba meraklısı değilim ama bu salgın döneminde toplu taşıma kullanmak istemiyorum.


araba işi zevk işi ben bin motor almam ama biri gelir al der. marka model şanzıman bunlar hep seçenek. ben 200bin tlye başka araç tercih ederim.


mikahakkinen
(07.09.20)
bu aracı hiç sürdünüz mü? bir denemenizi öneririm.

1.0 araçlar biraz insanı çileden çıkarabiliyor.


fever
(07.09.20)
1.0 kullanmadım açıkçası hiç tecrübem yok.


Ben 1.0 A3 kullandım, gayet iyi bir araçtı. Polo için de yeterli olacaktır çok büyük ihtimalle. Bence o fiyata gayet iyi bir seçim.


roket adam
(07.09.20)
Atmosferik motor olmadığından ve çoğunlukla şehiriçi kullanacağım için bana da çok sıkıntı yaşamam gibi geliyor ama bi denemek lazım yine de.


Aynen, küçük motorlarla problem yaşayanların çoğu atmosferik araç kullanmış oluyor. Turbolarda öyle ciddi bi sıkıntı olduğunu düşünmüyorum, 1.0 a3 1.6 tdi gibi bi performansı vardı aşağı yukarı.


roket adam
(07.09.20)
1.0 turbolu Clio kullandım. Uzun yolda klima da açıksa bağıra bağıra gidiyorsun. Yokuşlarda bayılması da cabası.


fever
(07.09.20)
Ben ibiza ve polo arasinda ikinci el almaya degecek bir fark oldugunu dusunmuyorum ama kisesel tercihtir tabi.


pofudukayi
(07.09.20)
1.0 Octavia kullanıyorum. Çok memnunum. Şehir içi devamli ışıklı yollar ve 6 lt ortalamam. Süper kaçıyor bence tatminkar.


Seat trim sesi diye google da ararim ve kafanızdan bu markayı silin. Ben bu paraya toyota alırım.


luluki
(08.09.20)
(2)

1 Kilo Yağ Kaç Kaloridir?

1 kilo yağ kaç kaloridir?
1 kilo yağ kaç kaloridir?
9000


Unde bach canim
(07.09.20)
6300 kalori.


angelus
(07.09.20)
(4)

Araba kullanırken rahat ayakkabı

Araba kullanırken daha rahat olduğunuz ayakkabılar oluyor mu? Misal benim bikaç tane var sadece onlarla rahat oluyorum diğerleri çok rahatsız geliyor ama bunu bi kadın sürücünün topuklu ayakkabısını çıkarıp spor ayakkabı giymesi gibi düşünmeyin; ben mesela kalın tabanlı ayakkabılarla kullanamıyorum
Araba kullanırken daha rahat olduğunuz ayakkabılar oluyor mu? Misal benim bikaç tane var sadece onlarla rahat oluyorum diğerleri çok rahatsız geliyor ama bunu bi kadın sürücünün topuklu ayakkabısını çıkarıp spor ayakkabı giymesi gibi düşünmeyin; ben mesela kalın tabanlı ayakkabılarla kullanamıyorum pedalları hissedemiyorum, bunun gibi.
Sadece tek bir spor ayakkabıyla kullanıyordum (bir senedir, sürücü kursuna başladığımdan beri). Geçenlerde iş yerimden çıkıp bir yere gitmem gerekti, ayakkabıları değiştirmeyi unutmuşum, çelik burunlu hantal iş ayakkabılarıyla kullanmışım ve farketmedim. Bundan cesaret alıp sandaletle kullandım bir kere. Ama yine de hala aynı spor ayakkabıyla kullanmaya devam ediyorum. İnce tabanlı veya ayağım pedaldan kayacakmış gibi hissettiğim bir ayakkabıyla kullanamam. Topuklu ayakkabıyla kullanmayı denemem bile.


pati
(06.09.20)
Ben de uzun zamandır aynı ayakkabıyla kullandığım için beynin artık otomatik olarak buna şartlandığını, başka ayakkabıya geçince sorun çıkarmaya başladığını düşünmeye başladım.


Kısa mesafede başka (güvenli hissettiğin) ayakkabılarla denemeni öneririm o zaman. Uzun mesafede aynı ayakkabıyı kullan tabi başka ayakkabıya alışana kadar :)
Ayakkabı değiştirmek zor değil, önemli olan güvenli olman, güvenli hissetmen.


pati
(06.09.20)
Her turlu ayakkabi/terlik ile rahat eden bi ben miyim :/


invictae
(06.09.20)
(1)

Adonis Kası

Nedir bu kas, nasıl sahip olabiliriz tam olarak?
Nedir bu kas, nasıl sahip olabiliriz tam olarak?
sahipsiniz zaten. sadece yağ oranınız yüzünden göremiyoruz kendilerini. yağları yakın hepsi çıkar meydana.


bohr atom modeli
(05.09.20)
(18)

Volkswagen Polo

https://www.dogusoto.com.tr/volkswagen-polo-10-tsi-95-ps-comfortline-dsg-4478chttps://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-volkswagen-kocabas-motors-dan-0-km-2020-vw-polo-1.0-tsi-comfortline-dsg-830565407/detayBunların ikisi aynı araba değil mi, arabanın orijinal satıcısı daha ucuza satarken ben
www.dogusoto.com.tr

www.sahibinden.com


Bunların ikisi aynı araba değil mi, arabanın orijinal satıcısı daha ucuza satarken ben neden galericiden almak isteyeyim, neyi kaçırıyorum?
sanırım VERGİ yi kaçırıyorsun :-)


ankarakecisi
(04.09.20)
Doğuş'un kendisinde araç olmuyor stokta, 2-3 ay gelmesini bekliyorsun, o sırada euro artarsa artmış kurdan fatura kesiyorlar bir de kur farkı yiyorsun

vs.

3 kuruş fazla verip anında araca sahip oluyorsun.


roket adam
(04.09.20)
Vergiyle ilgili değil. roket adam +1

2-3 değil hatta daha fazla bekliyorsun. Bekleme esnasında fiyat farkı da sana giriyor. Galeride araç hazır. Hemen alıp plaka vs. işlemlerinden sonra kullanmaya başlayabiliyorsun.

Sıfır araçlardaki bu tedarik problemi nedeniyle ikinci el satışlarda patlama yaşandı.


himmet dayi
(04.09.20)
fiyat farkı olayı traş arkadaşlar. kaç kişi gidip araç sordu ya da aldı bilmem ama yakın zamanda bir araç alan tanıdık ödemeyi yapıp bekledik geldi aldık dedi.
tam ödeme yapmış olabilirler bilmiyorum ama özünde olay 3-4 belkide daha fazla olan tedarik süreci.
sonuçta o kadar parayı verince insan alıp gitmek istiyor...


qxgviper
(04.09.20)
Bayide bulabilirsen 183’e aliyorsun. Tek tek bayi arayip arac olmadigini ogrenince de gidip galeriden 210’a aliyorsun. (Beklemek istemiyorsan)

Maalesef...


invictae
(04.09.20)
Şimdi ben bayiden alayım 2-3 ay beklerim dediğimde o anki fiyatı mı ödeyip bekliyorum yoksa 2-3 ay sonraki kura göre ek ödeme de yapmak durumunda kalıyor muyum acaba? Yani 184 bin ödeyip bekleyeceksem bana çok mantıksız gelmiyor esasında 30 bin lira fazladan ödemektense.


O süreçte kur değişirse kur farkını da ödüyorsun.


roket adam
(04.09.20)
hep böyle zaten. 2-3 ay bekleme ve haliyle kur artışından fark ödeme durumu oluyor ama 183 200 bile olsa galerideki 210'da durmuyor yerinde o da 230 oluyor


avatar is back
(04.09.20)
Gruplarda goruyorum; beklerken olusan kur farkini odeten de var, kur farkini yansitmayan da. Insiyatif ile Bayiden bayiye mi degisiyor nedir anlaymadim.


invictae
(04.09.20)
mantıklı gelmediği için soruya ek yapıyorum...

bügün gidip anahtar teslim parasını öderim ve 2 ay beklemeyi kabul ederim.
2 ay sonra dolar/euro 2x olsa ben o farkı ödemem ki. paramı bayiide ödedim ve faturamı kestirdim, sıraya girdim.

ha diyorsanız peşinat verip araç siparişi verdin. o koşulla fark olursa (ki olur) ödersin diye belirtirseniz karar vermek daha kolay olacaktır.

soru kısmı hangisi doğru/mantıklı?


qxgviper
(04.09.20)
Olmayan ürünün faturasını nasıl kestireceksiniz? Alet daha gümrükten geçmemiş ki. Gümrükten geçmeden fatura kestirip öyle bir işlem yapılamıyor, ondan kaynaklanıyor bu sıkıntı zaten. Zaten araç bedelinin tamamını almıyorlar, kapora verip sıraya giriyorsunuz.


roket adam
(04.09.20)
Linki açmadım. Dsg- comforline’ı attınız kesin. Herhangi bir bayide araba yok gelinece fiyat 240-250 bine güncellenecek.( yeni gelen ÖTV etkiileyecek mi bakmadım)


Bayiler vw özellikle 6 ay sonrasına araç veriyor. Aracı da aldığın günkü fiyattan veriyor. Başvuru yaptığın fiyata değil. Hatta geçen günkü son ÖTV zammı günü araç teslim alanlardan ekstra ÖTV parası istemiş bayiler.

6 ay beklemek yerine az daha koyup bayiden alabilirsin. Ama bayilerin sıralarında hep galeriler var :) zaten o yüzden de 6 ay sıra. Tek sebebi araç olmaması ya da hükümetin politikası değil.


westblack
(05.09.20)
Yani benim anladığım yetkili satıcı seninle benimle muhatap olmak yerine doğrudan galeriye satıyor araçların büyük bir kısmını kafası rahat ediyor; galerici de "nasıl olsa bu üç beş ay beklemez bize gelir" deyip üstüne 20-30 bin ekleyip bize satıyor o da rahat ediyor, tek rahat etmeyen son alıcı.


Arkadaşlar bugün liste fiyatını ödeyip sıraya girme diye bir şey yok. Bunu hiç bir bayi yapmaz.
Kasımda gelecek aracı almak istiyorsanız 10 bin tl kadar kapora ödüyorsunuz size ayırıyorlar ama kasımda geldiği fiyattan sözleşme yapılıyor. Yoksa araç daha yola çıkmadan tam fiyatı ödemek nasıl bir hayal almadıgınız ürün için hangi banka kredi çıkarır size? araç tescillenmeden kredi vs çıkmıyor. Dolayısıyla araç geldiği günkü fiyatı budur kardeşim hala alıcısı mısın diyorlar evet dersen ödediğin kaporayı fiyattan düşüp kalanı için ödemesini yapıyorsun.

Araçların fiyatları genelde ayın ilk haftalarında revize ediliyor. dolarda önemli bir oynama olmuşsa revizeden nasibini alırsın. dolar aynı kalırsa o ay araç zamlanmadan aynı fiyattan gidebilir. Dolar düşerse fiyatlarda yine değişiklik olmayabilir vsvs.

Kaldı ki şu an kimse ileri tarihlerdeki araçları bile bahsettiğim şekilde opsiyonlamıyor. Genelde deniz yoluyla geldiği için araçlar gemiye yüklenip yola çıktığında bayilere gelen liste üzerinden bu opsiyonlama ve satış işlemi yapılıyor araçta maks 15 gün içinde gelmiş oluyor.


ayin yazari
(05.09.20)
Yani benim anladığım yetkili satıcı seninle benimle muhatap olmak yerine doğrudan galeriye satıyor araçların büyük bir kısmını kafası rahat ediyor; galerici de "nasıl olsa bu üç beş ay beklemez bize gelir" deyip üstüne 20-30 bin ekleyip bize satıyor o da rahat ediyor, tek rahat etmeyen son alıcı.

******************

hayır tam olarak bu değil.

kim almak istiyorsa o alıyor. sen alıyorsun 150'ye galeriye 160'a satıyorsun belki de sıfır arabayı galeride gidip 200 satıyor. istersen sonunda ne olacağını bilmeden bekleyebilirsin. belki bu sefer 200 değil 230'a alacaksın.

belki de direkt galerici alıyor. bayi her şekilde parasını alıyor kime sattığına bakmaz.

olmayan arabanın faturasını kestiremezsin. adam fatura kestiyse parayı almalı parayı aldı da neyi çıkarttı? hiçbir şey. vergi dairesi burnundan getirir.

mesela volkswagen golf üretimini durdurmuş. geçen vw bayisindeki adam söyledi. 2021 yılında gelecekmiş golfler. golf 8 olarak türkiye gireceklermiş.
düşün işte amacın sıfır golf almak ancak 4 ay sonra belki gelecek bir ürünü bekleyeceksin ya da gidip galericiden alacaksın 100-200 km kullanılmış.


Peki bu durum bize özgü mü yoksa Avrupa'da da böyle mi yürüyor işler? Yani bi Fransız için de süreç böyle mi ilerliyor?


fransız ya da alman için süreç böyle ilerlemiyor, orada zaten euro kullanıldıgı için araca üretici zam yapmadığı zaman aniden zam gelme gibi bir olay yok. Devlette araç ötv'lerini buradaki gibi 6 ayda bir düzenlemediği için fiyatlar genelde sabit ilerliyor. Ayrıca üretim yeri direk kendi ülkesi oldugu için araçlar öncelik olarak iç pazarda satılıyor. Biz sıra bekliyor konumda oluyoruz yani.

Almanyada yılda 4 milyon araç satıldıgını okumuştum. Türkiyede bu rakam 600 bin seviyelerindeydi geçen yıl. Ancak almanların vw-seat-skoda-audi-mercedes gibi kendi markaları var dolayısıyla iç pazara rahatlıkla araba sunabiliyorlar. ha keza fransanın da PSA grubu var Peugeot, Citroen Opel. Renaultta var bunların yanında.

İtalyada alfa romeo, fiat var vsvs.

Bulgaristan,macaristan vs gibi ülkelerde zaten nüfus yogunlugu cok yüksek olmadıgı için türkiyedeki gibi aşırı talepte yok. Dolayısıyla o sınıftaki ülkelerin tedariği çok sorunlu olmuyordur.


ayin yazari
(05.09.20)
(1)

Otomobil Kokusu-Otomobil Parfümü

Kullanıp memnun kaldığınız önereceğiniz bir otomobil kokusu var mıdır? Teşekkür ederim.
Kullanıp memnun kaldığınız önereceğiniz bir otomobil kokusu var mıdır? Teşekkür ederim.
(5)

Şişmanlık

Şişmanlar her zaman şişman olmaya mahkum mudur, kilo verseler bile illa tekrar kilo alırlar mı?
Şişmanlar her zaman şişman olmaya mahkum mudur, kilo verseler bile illa tekrar kilo alırlar mı?
Hayat tarzlarını değiştirirlerse değiller tabii ki.


Bunun cevabı hem evet hem hayır.

Evet; zira şişmanlığın getirdiği pek çok fiziki ve hormonol bozukluklar-değişiklikler vardır. Misal vücutta herkesin belli bir yağ hücre sayısı vardır, yağ deposu sınırsız değildir ama kilo aldıkça sistem kendini mevcut değişikliğe göre değiştirir, misal yağ hücreleri bölünmeye başlar, bu da daha fazla yağ deposu anlamına gelir, kilo veren bir kişide bu yağ hücrelerinin eski haline dönmesi neredeyse 1 seneyi bulur, yani kilo verse bile orada her zaman yağlanmayı bekleyen hücreler vardır, bu yağ hücrelerinin olması ikincisi bir sorun olun hormonal sistemle yakın ilişkidedir. Misal tokluk hormonu olan leptin şişmanlama süresince duyarsız hale gelir (leptin direnci) ve kilo verilse bile eski haline dönmesi yine uzun bir zaman alır, yani bu dönemde beyne yeteri kadar "tamamdır bro doydum artık" sinyali gitmez, öyle olunca da kendine engel olamazsan otomatik olarak daha çok yemek yersin, daha çok yemek yedikçe de o ekstra yağ hücrelerini doldurmaya başlarsın, öyle olunca da yine kilo almaya başlarsın, bu da bir kısırdöngü yaratır tekrar şişmanlarsın. Şişmanların kilo verip tekrar kilo alması bu yüzden oluyor çoğunlukla.

Hayır; Eğer bir şekilde? kendine hakim olabilir 6 ay-bir senelik süreci kilo almadan atlatabilirse ve keyfi kalori aşımlarını çok sık yapmazsa tekrar şişmanlamaz.


angelus
(31.08.20)
hayatını komple değiştirmesi gerekiyor.

tekrar geriye dönerse kilo alır.

kebap yemeden önce 3 lahmacun söyleyen arkadaşım var niye kilo veremiyorum diyor. ee diyorum 3 lahmacun. ee diyor ne olacak onlardan.

çorba + 3lahmacun + meze + kebap + içeçek + künefe 'den

yarım lahmacun a düşmen lazım diyorum. algılayamıyor tabi.

yarım lahmacun diye bir olgu yok kendisinde. :)


100 kilolara vurmuştum kendime gelip spor ve düzgün beslenme ile 70'lere düşmüştüm daha sonra rehavet ile biraz salınca bir yıl içerisinde yine 86'lara kadar çıktım. Daha sonra böyle olmaz bu diye kalıcı değişiklikler ile 70 kiloda sabit devam ediyorum.

Bir defa kilo aldıktan sonra tekrar kilo almak çok çok basit o sebeple beslenmeyi kökten değiştirmek lazım. Ben rafine şekeri yekün kestim mesela.

Bi de zayıfladıktan sonra ne kadar uzun süre aynı kiloda kalırsan vücudun aha tamam ok artık budur normali kıvamına gelme gibi bir durumu gibi bişey vardı sanırım o sebeple kilo verdikten sonra istenilen insani kiloda bir kaç sene kaldıktan sonra hafif gevşemeler durumu bozmuyor.


hedep
(31.08.20)
@hedep nasıl becerdin, 98den 88e düştüm, ama daha fazla ilerleyemiyorum.


antihero
(31.08.20)
(9)

Duyuru kullanıcılarıyla ilgili bir soru

Merhaba. Duyuruda herhangi bir konuda fikrine güvendiğiniz, bu demişse doğru demiştir diyebileceğiniz hangi kullanıcılar var?
Merhaba. Duyuruda herhangi bir konuda fikrine güvendiğiniz, bu demişse doğru demiştir diyebileceğiniz hangi kullanıcılar var?
blatta hiberna.sekmezz.


since1907
(24.08.20)
angelus, arnold, emrahday ilk aklıma gelenler. Yıldızı yeni parlayanlar var onları dahil etmedim.


IncredibleMau
(24.08.20)
Aychovsky biraktiktan sonra kimse kalmadi oyle birisi


bahele
(24.08.20)
IncredibleMau'nun cevabina ek olarak basond diyorum.


the end of time
(24.08.20)
bu demişse doğrudur kadar değil ama alperz, sir gawain, kibritsuyu


burntfirefighter
(24.08.20)
fraise
john bloor
SiyamkedisiZorro
angelus
aychovsky <3
Northern Mariner
kobuzchu kiz
arnold schwarzeneger
elorelia


dedim ben sana
(24.08.20)
baldan kaymak
aychovsky
basond
kibrit suyu
kobuzchu kiz
arnold schwarzeneger
der meister
elorelia


baldan kaymak
(24.08.20)
Ugpoiuy
Angelus
Arnold
Pati
Kobhuzcu


kisa
(24.08.20)
Yazılım hatta genel olarak cs konusunda emrahday, pluton. Sporda angelus.

Üşenmez uzun uzun da yazarlar yani. Sormadığın aklına gelmeyen şeyleri bile anlatırlar. Seviyorum.


Giovanni Pipitto
(25.08.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler compumaster, dambil, deckard, fader, groove salad, hollowlife, kahvegibi, kibritsuyu, kobuzchu kiz, robin
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.