Giriş
(11)

Yalnızlık + Monoton Hayat

İş sebebiyle doğup büyüdüğüm şehri terk ettim. 2 senedir kariyer anlamında her şey olumlu gitti belki ama iş dışındaki hayatım bir hapishane hayatından farksız, olay covid'ten bağımsız olarak böyle. Zaten asosyalliğe yatkın birisiyim.Her geçen gün korkunç bir yalnızlığa batıyorum. Bu kadar bireysell
İş sebebiyle doğup büyüdüğüm şehri terk ettim. 2 senedir kariyer anlamında her şey olumlu gitti belki ama iş dışındaki hayatım bir hapishane hayatından farksız, olay covid'ten bağımsız olarak böyle. Zaten asosyalliğe yatkın birisiyim.

Her geçen gün korkunç bir yalnızlığa batıyorum. Bu kadar bireyselleştiğim bir dönem olmamıştı.
40 yıl daha yaşasam muhtemelen her gün aynı şeyleri yapmaya devam edeceğim ve bunun düşüncesi bile beni çıldırtıyor.

Ailemden uzağım, arkadaşım yok, sevgilim yok, ev ile iş arasında mekik dokuyorum sadece. İş arkadaşlarıma mecburen katlanıyor, açmayan muhabbetlerine zoraki dahil oluyorum. Her gün tıpatıp aynı. Kafamdan işi atamıyorum çünkü dikkat dağıtacak bir unsur yok hayatımda. Akşam için veya hafta sonu için planının olmaması çok boktan bir durum.

Hobilerim hep bireysel şeyler. Aktivitelerim: evden çıkmamak, Youtube'da entelektüel içerik izlemek, ekşi ve reddit okumak, lol oynamak, bazen dizi izlemek, bazen enstrüman çalmak, bazen de kitap okumak, ha bir de her gün fiks mastürbasyon yapmak.

Bir yandan sosyalleşen insanları kıskanıyor, öte yandan sosyalleşme fırsatlarını elimin tersiyle itiyorum. Muhabbetlerin çoğu sarmıyor. İnsanlarla tanışmak yorucu. Ben de sıkıcı birisiyim.

Kariyer için kendimi paraladım, şu an iyi bir şirkette Türkiye ortalamasının üstünde bir gelirim var ancak faydası yok, ev ve araba dışında istediğim birçok şeyi alabiliyorum ama motivasyonun ne derseniz cidden yok. Dışarıdan baktığınızda gıpta edersiniz ama mutsuzum. Mutsuz olduğum için deli gibi para harcıyorum. O kadar yatay seyrediyor ki hayatımın nabzı, yeni beklentiler yaratıyorum kendime bu şekilde.

Lanet olası bir dibe vuruş hikayesi benimki yemin ediyorum.
İflah olmaz bir kötümser olduğumu düşünüyorum.
İçinde yaşadığım dünya düzeninin tüm kabul görmüş mekanizmalarını bir bir reddediyorum.
Varlığımın bir hata olabileceğine kafayı yormaya başladım.
Beni bu bok çukurundan kurtaracak bir çıkış yolu arıyorum.
yanqoue
(14 saat)
Ev kredisine gir.


gabe h coud
(14 saat)
2 yıldır seninle aynı durumdayım, tüm olaylar birebir desem yeridir. şu zamana kadar yaptığım birikime güvenerek ay sonu istifa etmeyi planlıyorum. birikimim beni 2 yıl fonluyor. bi süre kafamı sıfırlayıp kendi aklımdaki bir kaç projeyi işe dönüştürme planım var. sana istifa et demiyorum ama iş ortamı insanı gerçekten yok ediyor diyebilirim, akşam eve geliyorsun ama kafa orada kalıyor ve bu bir döngü. en iyi çıkış yolunu sen bulursun fakat radikal olması gerekecek, ufak değişikliklerle zor. başarılar.


monta +1

Bir suredir ben de benzer bi dongudeydim. İstifa ettim, bu ay son. Bazen boyle kararlar gerekiyor.


msb
(13 saat)
Yaaa ilginç ben 4 aydır işsizim, sevgilim var ama 1 senedir sadece internetten konuşuyoruz çünkü yurtdışında, birlikteliğimçz belirsizlik içinde devam ediyor, sosyal biri değilim, zamanımı bir şekilde geçiriyorum ama tüm bunlardan bir şikayetim yok. Yanımda aikem diyebileceğim kimse yok. Sadece keşke işim olsaydı diyorum. Aç değilsin açıkta değilsin. Gem sosyalleşme imkanlarını değerlendşrmiyor, hemde sosyal insanları kıskanıyorsun. Sosyalleşemiyorsan bunu kendine neden dert ediniyorsun sonuçta çok isteseydin yapardın dimi. Kebdin diyorsun içimden gelmiyor. O zaman ne istiyorsun?


rapisa
(13 saat)
bu sosyalleşme işi uzun süredir sosyalleşmediğinde başlarda zor gibi geliyor ama bir başladıktan sonra çorap söküğü gibi gerisi geliyor.

ama senin önce bakış açını değiştirmen lazım. içten içe sen de bir ortamlara dahil olmak, sosyalleşmek istiyorsun. yoksa neden bu duyuruyu açtın? çıkış yolun belli, sana insan lazım. ama sosyalleşme fırsatlarını da elimin tersiyle itiyorum diyorsun. sebebi ise yazdıklarında gizli. bir bakalım:

-asosyalliğe yatkınım
-muhbbetler sarmıyor
-insanlarla tanışmak yorucu
-ben sıkıcıyım
-varlığım hata

bunları düşündüğün sürece doğru olduklarına da inanırsın ve gerçekten ama gerçekten doğru olsalardı inan kimse gidip kimseyle tanışmaz, sosyalleşmezdi. ben de sana hak verirdim, "evet abi zaten en doğrusu asosyal kalmak, elin adamının sarmayan muhabbetini ne yapacaksın" derdim.

bu düşüncelerden kurtul. bunların tam tersinin geçerli olduğu bir dünya hayal et. hoşuna gittiyse bir bak, o dünyaya geçmek için neler yapabiliyorsun. bence sadece dışarı çıkmalısın. üç beş gün aynı cafeye git gel, bu bile neler neler değiştirir. tüm olay evden çıkmakta. alışverişini yaptığın manavdan, marketten bile birileriyle muhabbet kurabilirsin. evet bir yaştan sonra birileriyle tanışmak zor ama imkansız değil. bu kadar kötümser olma, belki de bu yaz en iyi yazın olacak.


Sadece sosyallik meselesi degil bu evlenme vaktinin geldiğine isaret.Sosyalliği sevmeyen adamlar genel olarak evcimen ve eşine vakit ayıran insanlar ama sen evli değilsin sorun bu


smokee
(13 saat)
adamlar ev ile iş arasında mekik dokuyor. ben yatak - salon - balkon - mutfak arasında geziyorum 52 metrekarede. daha kahvaltı yaparken ya türkiye ofisi, ya da yardımcı olacaklarım whatsapp'ta oluyor. akşam yemek yerken de geliyorlar. çoğu kişi bu hayatı benden iyi yaşıyor bence.


rain when i die
(13 saat)
kendi duyurum için burada bulunurken bu duyuruda aşırı kendimi gördüm, ben de böyleyim. hayatla rabıtamı sağlayan tek şey işim. ondandır belki de işimde saygı görmemeyi bu denli takıyor olmam.

bu arada @istanbul kanatlarımın altında'nın yorumu hakkında birşeyler karalamak istedim, evet doğru yazdıkların ben mesela pandemi yokken kendimi zorluyordum facebook tan toplu buluşmalar oluyordu onlara gidiyordum ama mesela girdiğim bir sosyal ortamda benimle dalga geçmek isteyen ya da sallamayan ciddiye olmayan oluyor ve her defasında yaşadığım için bunu yeni sosyal ortama girmeye korkar oldum: "eyvah benimle dalga geçecekler gene " ya da "eyvah görmezden gelecekler" diye düşünüyorum ve çektim kendimi neyse ki pandemi de geldi sosyalleşmek fırsatı da olmadı artık ama kafayı ben de yemek üzereyim. kabul ediyorum. artık duvarlarla konuşmaya başladım. kedi alayım diyorum ama pasaklı olduğum için hayvan perişan olur diye ona da cesaret edemiyorum. kumunu her gün temizlemek gerekirmiş ben çöpleri bile ayda 1 zor döküyorum. velhasıl böyle b.ktan bir durum.


sucuklu yumurta
(13 saat)
@sucuklu, kendini bu kadar değersiz görmen en büyük problem. ben daha bir çopü 1 ay atmıyorum, demek ki pasaklıyım diyorsun ve bir çöpü atmamış olmandan yola çıkarak (muhtemelen) birçok işi beceremeyeceğin kanısına varıyorsun. hayatın boyunca hep çöplerini 1 ay bekletip mi attın? sanmıyorum. birkaç kere başına gelmiş bir olay belki bu. o kadar genellenecek bir şey değil.

genel olarak hep şu düşünce tarzıyla yaklaşırım olaylara. birileri bir ortamda beni ciddiye almamışsa ne olmuş? birileri benimle dalga geçmişse, ya da ben saçma bir şey söylemişsem ve bana gülmüşlerse, benim hakkımda şöyle böyle diye düşünmüşlerse vs vs. yani günün sonunda bana dokunacak bir konu var mı? yok. kaldı ki insanların da işi gücü yok, oturup "aa sucuklu da çok şöyle böyle" diye mi düşünecekler? maalesef hiçbirimiz birbirimizin gözünde öyle uzun uzadıya kafa yoracak kadar değerli değiliz. ama kendi kendimizi o kadar önemsiyoruz ki, hep bu birilerinin bizim hakkımızda konuştuğu şeyleri düşünüyoruz. oysa önemli olan kendimizin kendimiz hakkında ne düşündüğü. kendine karşı çok yıkıcısın bence, kendin hakkında olumlu şeyler düşünmelisin.


Bence seni bu çukurdan kurtaracak şey düşüncelerini değiştirmek.

Mesela bu paragraf:

Her geçen gün korkunç bir yalnızlığa batıyorum. Bu kadar bireyselleştiğim bir dönem olmamıştı.
40 yıl daha yaşasam muhtemelen her gün aynı şeyleri yapmaya devam edeceğim ve bunun düşüncesi bile beni çıldırtıyor

Şu sıralar hepimiz yalnızlaşıyoruz ve çoğumuzun bu kadar bireyselleştiği bir dönem olmamıştı. Bunu korkunç yapan ne? Madem korkunç neden sosyalleşme ihtimallerini elinin tersiyle itiyorsun? 40 yıl daha yaşasan ne yapacağın da büyük oranda senin elinde. Dur çıldırmaya gerek yok :)

Ya da şu var:
Muhabbetlerin çoğu sarmıyor. İnsanlarla tanışmak yorucu. Ben de sıkıcı birisiyim.

Mesela sen ilgini çeken konularda insanlarla konuşmayı denedin mi? Belki bu mubabbetleri ettiğin insanlar arasında da bu konuları sıkıcı bulan insanlar da vardır. İnsanlarla tanışmayı en son ne zaman denedin veya sıkıcı biriyim ne demek? En çok buna takıldım bence sıkıcı biri diye bir şey yok. Tamam her insan ortamların aranan kişisi olmuyor ama herkesin birlikte bir şey yapmaktan hoşlandıgı insan tipi farklıdır. Kimine sıkıcı gelen diğer insanın bir şeyler yapmaktan en çok hoşlandığı kişidir.

Hele şu son paragraf dur yahu bu düşüncelere saplanma.

Yanlış anlama ne seni yargılıyorum ne de bu sorulara cevap vermeni bekliyorum. Ama belki kendin bunun üzerine düşünmelisin. Gerçekten sıkıcı insan diye bir şey var mı mesela kime göre neye göre? Her insan zaman zaman mantıksız düşüncelere odaklanabilir ve bu da insanlara olumsuz duygular yaşatır. başka düşüncelerle aynı olaylar bu denli olumsuz duygular yaratmayabilir.

Belli ki bu durumdan çıkmak istiyorsun ama çıkmamak için de çabalıyorsun. İnsanlarla tanışmak bazen yorucu olabilir ama birkaç kere daha denemeye değer. Sosyal medya duyuru sözlük gibi platformlarda bile sosyalleşebiliyoruz.


çabalamadığımda aynı durumdayım.

salgın öncesi hadi kalk çıkıcaz bu cumartesi diyen arkadaşlarıma uyup çıktığımda gayet iyi geliyordu. başka insanlar da varmış. başka sohbetler de olabiliyormuş mutluluğuyla dönerken eve girer girmez meeh noldu şimdi sanki bi daha mı görücem o insanları diye aynı moda dönüyordum.

tehlikeli bir sınırı var yalnız kalmanın, eşikten sonrası yabanlık. ama isteyince kırılıyor.


9kuyruklukedi
(12 saat)
(3)

hayalini kurup uzun süre uğraştığınız ve sonunda başardığınızda sizi hayal

kırıklığına uğratan 'aa bu muymuş' deyip fos çıkan hayallerinizi anlatın bakalım.
kırıklığına uğratan 'aa bu muymuş' deyip fos çıkan hayallerinizi anlatın bakalım.
luluki
(19.01.21)
Bir çok insan için evlenmektir, hani sosyal medyada bir geyik var ya "yemin edebilirim ama ispatlayamam" diye :)

Gerçi erkekler çok da bu konuda hayal kurmazlar, genelde kadınlardır bu konuda hayal kırıklığına uğrayanlar.

Kişisel olarak düşünüyorum da öyle hayal kırıklığına uğradığım pek de bişey gelmedi aklıma, acaba hiç mi bişey başarmadım yok sa hepsinde tam istediğim gibi mi oldu?


John Bloor
(19.01.21)
uzun süredir hayalini kurduğum bir iş var. uluslararası tır şoförlüğü.

hali hazırda devlet memuruyum, 10 senedir yeşil pasaport için debeleniyorum, sonunda aldım. ehliyetler vs filan da hazır. her an istifa verebilirim.

ama...

ama işte yukarıda yazdığın gibi hayalini kurduğum, bir şekilde başardığım zaman hayal kırıklığına uğramaktan korkuyorum. yapabilir miyim, hem de alasını yaparım, ne adamlar yapıyorlar, işte o "ama", kafamı kurcalıyor duruyor.


lostys
(19.01.21)
Devlet ihaleleri için iş kurdum. Bir sürü olumsuzluk yüzünden hevesim kaçtı bıraktım. Vergi borcuyla kapattım. Gelir:0 gider: 10 bin tl


Unde bach canim
(19.01.21)
(7)

Tutunacak hiçbir şeyim yok

Belki kafamda büyütüyorum ama şu hayatta hiçbir hayalim yok, hayal edecek yaşı da geçtim.Gerçeklerle yüzleşiyorum, radyo tv sinema gibi boktan bir bölümden mezunum.Doğru düzgün bir işim yok, polisliğe hazırlanıyorum ama hiçbir şekilde polis olmak istemiyorum, hakkını arayanlara sırf birinin işine ge
Belki kafamda büyütüyorum ama şu hayatta hiçbir hayalim yok, hayal edecek yaşı da geçtim.Gerçeklerle yüzleşiyorum, radyo tv sinema gibi boktan bir bölümden mezunum.Doğru düzgün bir işim yok, polisliğe hazırlanıyorum ama hiçbir şekilde polis olmak istemiyorum, hakkını arayanlara sırf birinin işine gelmiyor diye gaz bombası sallamak istemiyorum.Her zaman fark yaratacak bir şeyler yapmak isterdim, bazı geceler bu ülkeyi kuranlara olan borcumu nasıl ödeyeceğim diye düşüncelere dalıyorum.Biraz abartı gelebilir ama gerçekten öyle.Kendimi hep güçsüz, umutsuz, depresif hissediyorum.Dertlerimi bazen büyütüyormuşum gibi geliyor, hastalıklarla, açlıkla, evsizlikle mücadele eden insanlar varken böyle şeyleri düşünmem şımarıklık mı sizce? Düşünceler içinde kayboluyorum.Bir şey yazmanıza gerek yok, kimseyle konuşamadığım için içimi dökmek istedim, sanırım bir psikoloğa ihtiyacım var.Hadi eyv.
TheDifference
(18.01.21)
Yaş kaç


pass
(18.01.21)
Sorularina baktım, 25 yasinda falansin. Evet 20 yaşında hayal edeceğin seyleri hayal etme yasini gecmissin ama 25 yaşında hayal edeceğin seyleri hayal etme yasini geçmemişsin. Seneye 26 olacak bu. Her yasin kendine özel bir hayali var.

Bak ne güzel senin de hayalin polis olmamak. Bundan güzel hayal olur mu?

Belgesel cekeyim demissin. Gordugun uzere belgesel dediğin şey icin artık okyanusa dalman ya da safariye çıkman gerekmiyor. Millet alıyor eline kamerayı 30 dk'lik Tosuncuk belgeseli çekiyor. Izle o belgeseli bak çok zor değil onun gibi şeyler yapmak.

Ulkeyi kurtaran kisilere olan borcunu en güzel boyle ödeyebilirsin. Sen bul bir konu, yap bir belgesel. Kimseyle de konuşmamış olursun. Başkasını konuşturursun. En sevdiğim. Başkası konuşsun ben dinleyeyim. Ücretsiz yap. Yayinla YouTube'da. Namin yurusun. Yapistir altina radyo tv sinema boktan mezuniyetini ki bence boktan da degil ne güzel bolum iste kaymak gibi cillop gibi. Ekipmana da ihtiyacın yok. Millet iPhone'la dizi çekiyor. Sokak röportajlarını DSLR kamerayla falan yapıyorlar.

Kendini güçsüz ve depresif hissediyorsan sıfır şaka söylüyorum: 2-3 günde bir Pharmaton veya Supradyn al.

Belgesel işine odaklan. Bir sponsor bul. 200 TL versinler sorun değil. Onu da götür evsizler için harca. Misyonunu da yerine getirmiş olursun.

Kendini deli deli yapma boşuna. Senin psikologa değil gaileye ihtiyacın var değerli kardeşim. Senin canın sıkılıyor.


pass
(18.01.21)
Hele bir polis ol da sonra düşünürsün bunları. Ciddiyim.


yalnız değilsin senin gibi milyonlarca insan var. bulaşıkçılıktan tezgahtarlıktan motokuryelikten çaycı yamaklığından falan başla. 1 2 ay çok az paraya çalış. önemli olan piyasayı tanıman. o sıra bolca fikrin oluşacak. önce sisteme girmen gerekiyor.
sistem dışındasın ve depresyondasın.

psikologlar şu an bi işe yaramaz.


luluki
(18.01.21)
düşünce tarzın çok sıkıntılı ya. boktan bölümmüş, fark yaratacak işlermiş, ülkeyi kuranlara borçmuş. zaten huzura eremezmiş kafan. koşullarla mazeret bulmaya gerek yok. fakat koşullar da koşullar hani. genç insanların çok büyük kısmı böyle, yalnız değilsin yani. hangi meslek, bilgi alanı boktan bilemiyorum ama genelde insanlar bu şekilde polisliğe yöneliyor zaten, işsizlikten. tavsiye vermek de saçma geçim derdi olan bir insana ama entelektüel alanına biraz daha yatırım yapman iyi olabilir.

ek olarak ben de garsonluk, kuryelik, avm vs. işlerle başlayabileceğini düşünüyorum. o sırada kpss'ye hazırlanıp daha makul bir memuriyet deneyebilirsin belki? bu meslekleri yapan da eğitimli ve çeşitli nedenlerle iş bulamayan insanlar çok.


okul bitmiş şu an sabit işiniz yok, meşgalesizlikten beyin kendine uğraşacak sıkıntı yaratmış :) ciddiyim, boşta kalan insan bunalıma ya da varoluşsal sorgulamaya meylediyor.

iş bulunca geçecek. kesinlikle insanın boş durmaması lazım.


ben de pass'a katılıyorum. bölüm boktan değil aksine süper bir bölüm. en basitinden kurgu öğrenmiş olsan, şu anda youtubr olmaya çalışan ama video çekmek dışında yeteneği olmayan bir sürü adam var. kendimi geliştirmek için ücretsiz kurgu yapıyorum deyip birkaç kişi bağlasan bile bi yerden sonra para kazanmaya başlanabilir. videoları dandik ama izlenme sayıları yüksek adamlara teklif götürmekle başlanabilir gibi geliyor. ciddi açık var bu noktada.


roket adam
(19.01.21)
(18)

rezil olduğunuz anları paylaşır mısınız?

hadi herkes en rezil anısını anlatsın ve yeni rezil olmuş olanlar utanmaktan biraz olsun kurtulsun. hadi anlatın :)
hadi herkes en rezil anısını anlatsın ve yeni rezil olmuş olanlar utanmaktan biraz olsun kurtulsun. hadi anlatın :)
sankibirazsey
(18.01.21)
Geçenlerde kendi kendime konuşurken sürekli gördüğüm ama hiç sohbetim olmayan birine yakalandım. Bi başkasına da kendi kendime gülerken yakalanmıştım. Deli zannetmişlerdir muhtemelen. Halbuki kendi içimde çok tutarlıyım.


IncredibleMau
(18.01.21)
Baştan aşağı rezilliklerle dolu bir hayatım var. Çok düğün, halay vs sevmem. Bir düğünde ısrarla çağırıldım halaya ama gitmedim kenarda bekliyordum. Sonra hadi giriveriyim demiştim. Tam giderken kablolara takılıp müziği kesmiştim tüm halay ahalisi bana dönmüştü. Bu sadece bir tanesi. Teşekkür ederim.


Ortaokulda yanlış malzeme getirdiğim için şirret bi hocamız beni getirmeyenlerle tahtaya çıkarttı. Kendimi açıklamaya çalışacakken sinirimden ağlamıştım. Platonik aşkım olan kız benimle dalga geçmişti:) bir daha da benimle muhatap olmamıştı. 1 ay boyunca moralim bozuk gezmiştim herkese rezil olduğum için.

Bir kere de üniversiteye giderken yarım otobüse binmiştim. Otobüs bizim duraktan o kadar dolu geçiyordu ki içeri doğru açılan arka kapıdan bindiğimde sırtımdan çıkartmak için dahi yer olmayan konservelik otobüsün kapısına çantam sıkışmıştı. Arka tarafta oturanlar garip garip bana bakıyordu. Üniye kadar o vaziyette gittim nasıl olsa sesimi ön tarafa duyuramam ve ilgiyi üstüme çekmeyeyim diye. Sırtımdan çıkartmak için mesafe de olmadığından yarısı içeride yarısı dışarıda o vaziyette gittim.


Unde bach canim
(18.01.21)
Geçenlerde sakal saldim biraz . Bir aksam vakti zannedersem market alışverişi için dışarı çıkıyordum. Esmer biriyim sakal da olunca hırsıza benziyorum galiba :). Maske sakal esmer ten kafada takke altta Nike eşofman yan komsum olan cocuk bayağı tirsmisti :))


opitseri
(18.01.21)
Çok var ama aklıma ilk bu geldi: Akraba düğünü. Yaş 15-16. Hayatımda ilk kez takım elbise giymişim. Dansöz geldi başıma, para istiyor. Elimi cebime attım para yok. Param yok diyorum, gitmiyor. Babam yetişti, parayı bana vermeye çalışıyor. Bana niye veriyorsun, sen taksana diyorum ama dinletemiyorum. En sonunda parayı aldım ve göğüs kısmına sokuşturdum parayı. Sonra başım önümde öyle takıldım düğün boyunca.


silah taciri
(18.01.21)
Ya bu anıyı anlatayım mı bilmiyorum hala utanıyorum ama sokağa çıkma yasağına çok az kala bir AVM otoparkindaydim. Sevgilim terk etti tam orda. sonra taksi aradım ben de ama ufak bir panik atak geçirdiğim için "taksi" yazmayı unuttum ve Googlea yazıp taksi cagiramadim. Sonra beni terk etmiş olan sevgilim baktı ki taksi bulup gidemiyorum arabasıyla beni eve kadar götürdü. Ahah:D Çok cringe.


Benyinegulerim
(18.01.21)
Küçüktüm ,ilk defa dışarıdan yemek siparişi verecektim.Pizza alıyordum adam telefonda ödeme şekliniz nedir diye sorduğunda kapıda ödeme demiştim.Bana göre söylediğim normaldi ama adam kahkaha atınca anladım.


Fiyu
(18.01.21)
en rezilini yazamam zira burası yeri değil.

kendisinden iyilikten dostluktan, güler yüzden başka bir şey görmediğim bir arkadaşımla konuşurken ağzımdan çıkan bir cümlenin eşiyle ilgili iğrenç bir ima içermesi.
bunu fark edip susmam, onun da susması. başka konu açmaya çalışır gibi yapıp beceremeyerek 5, 10 dakika sonra evlere dağılmamız.

ertesi gün onu arayıp konuyla ilgili konuşmak için (ama bunu onu söylemeyerek) parka çağırmam. gelmemesi. bir daha onu asla görmemem.

bazen gece uykuya dalar gibi olacakken aklıma gelir de inilteye benzer sesler çıkararak uyanırım. nasıl, nereden, hangi güdüyle çıktı o laf ağzımdan hala anlayamıyorum.


filteria
(18.01.21)
Sabah 7:00 civarı, dolmuşa bindim(10dk önce yataktaydım koşarak yetişmişim, yığınla duruşma olan bir gün)
Arka koltuğa oturdum ve baktım stajdan tanıştığım arada ayaküstü muhabbet ettiğim bir arkadaş solumda, yanında da kocası.
-Günaydın :)
-Günaydın :)
Dolmuş kalabalık.
İşe mi gidiyosun? Ben de öyle, tanıştırayım eşim-megalo hehheh diyip önüne döndü. O sırada adamla dolmuşa verecek bozuk para ayarlıyolarmış(ben nerden bileyim!). Aradan 1-2 dakika zaman geçti adamın sağa doğru uzanan elini görmemle tokalaşma hamlesi yapmam bir oldu. Ben de anlamadım, tokalaşmayı pek sevmem hele ki dolmuşta... ama o anda içgüdüsel olarak tokalaştım. Adam tuhafça baktı, yalandan elimi sıktı kız da bi saniyeliğine değişik değişik baktı. Ben içimden diyorum ulan bunlar dindar mıydı, hiç öyle de görünmüyolar vs.
Meğer o karısının(arkadaşımın) uzattığı parayı almak için uzatmış elini, kalkıp dolmuşçuya verecek :(( mal gibi tokalaştım, görgüsüz gibi atladım... o an öyle bişey ki özür de dileyemezsin, buna gülüşecek samimiyetimiz de yok.
Kızın fotolarına bakarken bile kıpkırmızı oluyorum hala.


megalomaniac
(18.01.21)
Üsküdardan Ümraniyeye taşınıyordum. Öğrenci olduğum için taşınmaya para vermek istemedim. Valizin birini kitapla doldurup metroya doğru gitmeye başladım. Bilen bilir bağlarbaşı metroya giderken çok dik bir yokuş var. O yokuşta valizin tekerlegi parçalandı. Çok ağırdı ve yerde sürünüyordu resmen. Gacır gucur sesler de çıkıyor tabii. Karakolun önünden geçerken nöbetçi polis bomba var sandı herhalde. Silahını sıkıca kavrayıp, dikkatlice beni izlemeye başladı. Ben de karakolun uzak tarafından yoluma devam ettim.


bir etkinlikte microsoft türkiye ceo'sunun ayağına hayvan gibi basmıştım. karşılıklı konuşuyorduk ve tanışalı 5 dakika olmamıştı.

birlikte iş yaptığımız bir şirkette çalışan, tanışıklığımız hatta muhabbetimiz olan güzel kıza, oturduğu yerden kalkınca eteği hafiften sıyrıldığı için uyarmak amacıyla fazla abartmadan dikkatini çekmek istedim. kız hariç salonda bulunan herkes bana baktı.

türkiye'nin en büyük gıda firmasının genel müdürlüğündeki toplantıya pantolonumun fermuarı açık girmem. marka müdürelerinin bakıp bakıp gülmeleri.

taşeronu olduğumuz bir saha çalışmasında, bir personelin saçmalığı hakkında
aslını onların bildiğini az sonra öğreneceğim bir konu hakkında, çatır çatır yalan söylemem ve bir dakika sonra yüzüme karşı yalan söylüyorsun ama denmesi.

hatırladığımdan daha fazla unuttuğum var. pek çoğunu bölük pörçük hatırlıyorum. ama genel olarak hep işle alakalı.


scudman1
(18.01.21)
Gel vatandaş gel, rezilliğe gel

Biiir

Samsun’da Anadolu lisesi ilkokuldan sonra gidilen hazırlık sınıfındayım. Okula otobüsle gidiyorum. Son dersi beden olan bir gün, okuldan sonra eşofmanlarımla otobüse bindim. Benimle birlikte onlarca çocuk var, bir sürü de kız. Birbirine bakan koltuklardan birinde oturuyorum. Her nedense ayağa kalktım. O sırada sınıfın en piç çocuğu, eşofmanımı dizlerime indirdi. Tüm otobüs yerlerde, çok güldüler, çoook :(( Benim fındık kadar fındık en az bir hafta okulda malzeme olmuştu.

İkiii
Aynı sınıfta, tuvaletin kapısı açık olduğunda pisuvarlar göz hizasında, bir gün tuvalete gittim ve ilk defa pisuvar kullanmaya niyetlendim. Boyum kısa olduğu için daha önce kullanmıyordum. Benim fındık pisuvara yetişmedi. Çareyi havan topu gibi açıyla işemekte buldum. Derken kapı açıldı. Üst sınıflardan iki kız benim halimi gördü. Birbirlerine beni göstererek katıla katıla güldüler. Ağlayana kadar. Çok güldüler abey.

:(((


gabe h coud
(18.01.21)
rezil oldugumu düsünmüyorum ama rezil bi durum gibi.

13 yasımdayken dershanede bi sınav esnasında çok sert osurmustum. öncesinde sınıfta cıt yok. duvar kenarında en onde iki kisi oturuyoruz ve nedendir hatırlamıyorum yanımdakiyle deli gibi gülesimiz var. birbirimizi dürtüp kıs kıs sesler cıkartıyoruz falan. en son kahkaha atmamak icin kendimi iyice sıktım ve zort diye dümdüz osurdum. ama modum hic düsmedi, aksine daha cok gülmek icin motive oldum. osurur osurmaz arkamı döndüm ve arkamdaki cocuga -ismi hasan- "hasan napıyosun ya" diye topu attım. halihazırda deliler gibi gülmekte olan sınıf bu sefer daha feci gülmeye basladı. ben ve yanımdaki arkadasımın kıs kısları kahkahaya döndü zaten. hasan belli ki böyle bi hamle beklemiyordu, o da saskoloza döndü. hoca yüzünde kocaman bi tebessümle (kendini zor tutuyordu o da) kalktı sınıfın kapısını actı, camları actı. hatta sınıftan cıkıp parfüm bile getirdi. olayın üstünden 10 yıl gecti ama hala cevreme anlatıp gülerim, muhtesem bi gündü..


isveperver
(18.01.21)
Eskiden bulunduğum bir şehirde sıklıkla kullandığım bir genel ve MÜŞTEREK tuvalet vardı.
Sonra o şehirden ayrıldım. Bir yıl kadar sonra geri döndüğümde bir acil tuvalet ihtiyacında o tuvalete girdim.
İçerdeyken kapıya iki kadın gelip laflamaya başladılar. Biri diğerine anlatıyor.
'Ah şekerim, sen bilmezsin eskiden bu tuvalet müşterekti. Kadın erkek hep burada. Ay ne rezillikti o? Şimdi alt kata erkek tuvaleti yaptılar da rahatladık. Ay şu içerideki de çıkamadı bir. Pedimi değiştirmem lazım.'


Mirket
(18.01.21)
Montumun arkasina kus s.cmis, bahar donemiydi isitmayan gunes falan vardi sicak oldu elime aliyim su montu dedim cikardim o zaman gordum, civik, kurumamis bi de. 1 saat falan oyle dolasmisim insan icinde caddede, kalabalikta. Bi Allahin kulu da uyarmaz mi ya? Ben de kizlar niye kikirdiyor, guluyor, cilveleniyor mu naapiyorlar bana diyorum:)


rezil oldugumu hatirlamiyorum. illaki olmusumdur ama hatirlamiyorum. benim onumde de rezil olanlar olmustur ama onlari da hatirlamiyorum.

yani ustunden zaman gecince her sey unutuluyor. kimse durup durup ay x ne malca davrandi ya ahahha diye dusunmuyor.

o yuzden iciniz rahat olsun. en fazla komik ani olur ileride.


batlegolas
(18.01.21)
Üniversite zamanı fakültenin bekleme alanında arkadaşımla oturmuş, bilgisayardan Game of thronesu hiç izlememiş arkadaşıma kısa kısa sahneleri gösteriyorum. Tam +18 sahnenin nirvanasının yaşandığı bölümde sessizde olan bilgisayar birden son ses açıldı. Tüm salon inleme sesleriyle inliyor ve herkes bize bakıyor. Sesi bildiğin tüm tuşlara basarak kapatmaya çalışıyorum
ama panikten bir türlü kapatamıyorum aksine bilgisayar donuyor ve hiç bir komutuma tepki vermiyor. En son güç tuşuyla kapatmak aklıma geldi de salondaki herkes boşalmadan kapatabildim.


valarmurgulis
(19.01.21)
Hastaneden elimde reçete kağıdı ile çıkıp karşısındaki eczaneye girdim. İçerde 3-4 çalışan ayakta, müşterilerle ilgileniyorlar. Patron masası gibi bi masada da bi kadınla göz göze geldik o sırada, elindeki telefonu kapatıp masaya bıraktı ve müthiş bir tebessümle bana doğru hızlı adımlarla gelmeye başladı. Ben herhalde daha önceden tanışıyoruz diye düşündüm ama çıkartamadım. Hoşgeldiniz dedi ve elini üç metre geriden uzatarak üstüme doğru gelmeye devam etti. Ben de ayıp olmasın diye kadınla tokalaştım. Kadın bi an hayatının şokunu yaşadı. Imh ıh ehe diye sesler çıkartmasıyla, kadının reçeteyi almak için elini uzattığını, yüzündeki gülümsemenin sebebinin az önce kapattığı telefonda konuştuğu konu olduğunu, bana hızlıca gelmesinin sebebi de müşteri ile ilgilenmek olduğunu anlamam bir oldu.


Kahir ekseriyet
(19.01.21)
(13)

Kırgın/kızgın olmakta haklı mıyım?

İyi akşamlar.Konu biraz uzun ve sıkıcı gelebilir ama kimseye anlatamayacağım bir şey olduğu için içimi size dökmek ve fikrinizi almak istiyorum.Üniversiteden, yaklaşık 9 senedir tanıdığım bir arkadaşım var; her yönüyle sevdiğim, ne yaparsa yapsa kredisi bende bitmeyen, aşktan öte, kardeşlikten daha
İyi akşamlar.
Konu biraz uzun ve sıkıcı gelebilir ama kimseye anlatamayacağım bir şey olduğu için içimi size dökmek ve fikrinizi almak istiyorum.
Üniversiteden, yaklaşık 9 senedir tanıdığım bir arkadaşım var; her yönüyle sevdiğim, ne yaparsa yapsa kredisi bende bitmeyen, aşktan öte, kardeşlikten daha derin bir ilişkimin olduğu biri. Öyle sıcak yakınlığımız var ki benim çevremde kendisini bilmeyen, onun çevresinde de beni bilmeyen yok. Kendisine Ali diyelim.
Bir de yine okuldan ortak arkadaşımız var, adına Mehmet diyelim. Ne yaparsak yapalım hep üçümüz yapıyor, takılıyorduk. Mehmet, iki sene önce kendi çevresinden bir kızla ciddi bir şey düşünüyordu ve birkaç hafta birbirlerini tanıma evresindelerdi. Kıza da Ayşe diyelim. Bu süreçte, Ali'nin ofisinde kadın eleman arandığı için Ali, Mehmet'e "Senin Ayşe bizim ofiste çalışsın iş arıyorsa eğer." diyor ve Ayşe Ali'nin ofisinde çalışmaya başlıyor. Bu çalışma süresince Mehmet ile Ayşe birbirleri için uyumlu olmadıklarını anlıyorlar ve ayrılıyorlar. Ayşe hala Ali'nin ofisinde çalışmaya devam ediyor ama Ali'ye de Mehmet'in gözü önünde kur yapıyor devamlı. Sona, Ayşe Mehmet'in kuzeniyle çıkmaya başlıyor. Aradan bir erkek daha geçiyor ve Ali'ye yavşamaya başlıyor. Ben en başından beri Ali'yi uyarıyorum bu kız sağlam pabuç değil ve hepsinden öte en yakın ortak arkadaşımızın eski çıktığı, sana yakışmaz diyorum vs. En başta bir tehlike gözükmüyor ama sonraları Ali bana hep "Bu kız bana ofiste rahat vermiyor, devamlı bedensel temasta bulunacak ucuz şeyler yapıyor. Ya ben işten çıkacağım ya da askere gideceğim." diyor. Sonunda hem işten çıkıyor hem askere gidiyor. Kız oraya bile gidiyor Ali için. Ali bana her defasında olumsuz yanıt verdiğini ve kızın kendisini artık engellediğini söylüyor vs. Sonra askerden dönünce kız yine rahat vermiyor ve Ayşe'nin hala Ali'nin ofisine gittiğini öğreniyorum bir şekilde. Ali bana her defasında "Bana sen engel ol, hep ikimiz buluşalım ki o cesaret edemesin. Çünkü ben ona senin onu sevmediğini, eğer aramızda bir şey olduğunu sezerse Mehmet'e söyleyeceğini ve bunun sonucunda da iki dostumu birden kaybedeceğimi söyledim. Arkadaş olarak kalalım, ileri gitmesin dedim. Bu yüzden sen bana hep destek ve engel ol bu konuda." diye her defasında benden destek istiyor. Ben artık aralarında bir şey yok, sadece arkadaşlık olarak biliyordum. Ama geçen Ali'nin doğum günüydü. Whatsapp durumuma Ali'nin doğum günün kutladığım bir şey paylaştım ama aradan kısa bir süre sonra bir de baktım ki Ayşe de Ali ile beraber gittikleri, yanak yanağa gezdikleri eski fotoğraflardan kolaj yapıp "iyi ki doğdun sevgili!" diye bir şey paylaşmış. Ben şok oldum çünkü böyle bir şey beklemiyordum. Ama eski fotoğraflar hep iki senelik fotoğraflardı, büyük ihtimalle sadece ben engelini ortadan kaldırmak için durumu ben göreyim diye gizliliği sadece bana açık olarak paylaşmış olabilirdi. Ali'ye Whatsapp durumunun görüntülerini atıp ironi olarak "Allah tamamına erdirsin" yazdım ama cevap gelmedi. Kıza da yazdım. Kız da "Teşekkür ederim. İlişkimizin gizli kalmasını istemiştik. Bilmiyor muydun yoksa?" diye cevap yazdı. ben yine Ali'yi aradım ama bakmadı.

Sonra ertesi gün bana "Ayşe ile ne konuştuysanız ekran görüntüsünü at bana" dedi, o iki cümlelik ekran görüntüsünü attım. Sonra bir daha konuşmadık. Aradım, bakmadı. Ertesi günü Ayşe Whatsapp durumunda doğum günü pastası ve mum ışığında bir kutlama fotoğrafı atmış tekrar. Bu sefer fotoğraf yeniydi, maskeleri vardı çünkü. Sonra Ali'yi tekrar aradım. Bakmadı, Whatsapp'tan hayal kırıklığına uğradığımı ve gerçekten sevgili olup olmadıklarını sordum. O da bana "Sen bu soruyu bana sormak için geç kaldın, gittin arkamdan iş çeviren birini muhatap aldın. Dostluğumuzu zedeledin, bana ihanet ettin. Seneler sonra ilk kez böyle bir ihanetle karşılaşıyorum." diye cevap yazdı. Ben de "Arkandan iş çeviren birini tebrik etmek için mi kutlama yapıyordun? Nikah masasında mı öğrenecektim? Kraldan çok kralcı olduğum için özür dilerim. Size gerçekten mutluluklar dilerim." dedim. O zamandan bu yana konuşmuyoruz. Sadece aradan bir hafta geçti, bana iki akşamda bir "Oyun oynayalım" diye mesaj atıyor (beraber oynadığımız bilgisayar oyunu için).

Bu akıl tutulmasına, ortak arkadaşımıza yapılan ihanete (ki her ne kadar Mehmet artık evli ama yine de yanlış değil mi?), bu basit kıza gönül vermesine, bana "Sen bana engel ol" derken bir yandan da zaten yapacağını çoktan yapmasına, beni saçma sapan bir şeyle suçlayarak olayı asıl noktasından çıkarmasına, buluşalım istediğim her anı zaten diğeriyle doldurup "Benim pek keyfim yok." diyerek beni geçiştirdiği gerçeğine deli oluyorum. Hani çok sevdiğiniz biri için en iyisini istersiniz ya, ben de o sebeple üzülüyorum. Onun mutluluğu benim mutluluğum, onun hüznü benim hüznümdü çünkü.

Ben abartıyor muyum? Kızgın, kırgın olmakta haklı mıyım?
m e b
(18.01.21)
Oyun oynayalım mesajlarına yanıt veriyor musun, ne yanıt veriyorsun? Ya bu tip karaktersizleri hayatınızda tutmayın ya rica ediyorum.


Kahir ekseriyet
(18.01.21)
Mehmet 'in son gelişmelerden haberi var mı? Varsa tepkisi nedir merak ettim. Mehmet ile Ali'nin güncel samimiyeti de soru işareti.


cekcekli
(18.01.21)
"Sen bu soruyu bana sormak için geç kaldın, gittin arkamdan iş çeviren birini muhatap aldın. Dostluğumuzu zedeledin, bana ihanet ettin. Seneler sonra ilk kez böyle bir ihanetle karşılaşıyorum."

Bunu ne için dediğini anlamadım.

Ayıp etmişler. İki gün sonra o kızdan ayrılır ama dost kolay bulunmaz. İnsan eski sevgilisinin kuzenine, yakın arkadaşına da göz dikmez. Hiç adam/kadın kalmadı mı etrafta? Böyle insanlara güven olmaz. Ben sana hak verdim.


Ya insanlar ne kadar entrikalı şeyleri seviyorlar yaa!!
İnsan gerçekten hayret ediyor.
Neyse ben de rahatsız olurdum haklısınız.


elma
(18.01.21)
Bence siz burada istismar edilmişsiniz. Hem size diyorki kız benimle yakınlaşmak istiyor sen bana engel ol. Kendisi bir birey olarak bir kızdan uzak duramayacak kadar iradesiz biri demekki. Hadi diyelim öyle yardım istedi o zaman neden yalnız kaldıklarında yanak yanağalar. Bir ilişki yaşıyorsan arkasında dur yaşamıyorsan bu nedir diye sormanız çok normal. Siz sordunuz diye sanki hakkınız yokmuş gibi hani erkek aldatınca inkar eder kadın güvenmeyince suçlu olur ama erkek aldatmıştır ama sen bana güvenmiyor musun deyip üste çıkmaya çalışır ya arkadaşınız da aynen böyle yapmış sşze. Ben olsam bu arkadaşa temkinli yaklaşırdım. Diğer arkadaşlarınızın eski sevgilisiyle sevgili olmasını bir kenara bırakın bu kişi sağlam pabuç değil


rapisa
(18.01.21)
@Kahir ekseriyet: cevap vermiyorum ya da "keyfim yok" diye geçiştiriyorum.
@cekcekli: hayır, haberi yok. iş dolayısıyla devamlı aynı ortamda karşılalıyorlar ama.
@playing star again: kendisine attığım "siz gerçekten sevgili misiniz?" sorusuna verdiği cevap.


m e b
(18.01.21)
Üzgünüm ama arkadaşınız klasik zeytinyağı gibi üste çıkan insan modeli. "Dostunuz" size, dostluğumuzu zedeledin gittin arkamdan iş çevirdin diyecek ama iki günde bir oyuna davet edecek? Neden iki kelime bile olsa cevap veriyorsunuz, vermeyin :( Zaten kızla çoktan sevgili olmuşken size, bana engel ol beni rahatsız ediyor demesi, ileride durum öğrenildiğinde, hem size hem Mehmet'e karşı, ben çok direndim imajı çizmek için olmasın?
Haklısınız tabii ki, iletişimi kesin derim.


saveur
(18.01.21)
Ben ustteki duyuruculardan biraz farkli dusunuyorum.

Oncelikle, Kadin niye saglam papuc degil? Ben kadinin birbirine yakin kisiler ile cikmasinda bir problem gormuyorum. Sonucta yetiskin insanlar ve secimlerini bu yonde yapmislar.

Mehmet evlenmis gitmis. Ali kadindan hoslanmis ama sen kadin konusunda "sana yakismaz." falan diyerek mahalle baskicisi gibi olmussun. Ali'de kendini baski altinda hissettiginden dolayi sana yalan soyleyerek, Ayse ile iliskisini senden gizlemeye calisarak tepki vermis. Iki yetiskin sevgili olmus. Sen niye hayal kirikligina ugruyorsun? :) Tebrik et. Mutluluklar dile, gec.


Balance Sheet
(18.01.21)
sen seyircisin burada. bir film olsa oturur tartışılır kim haklı diye. ama senin durumun insanların işine karışmak. bu arkadaşlık falan değil.


Okurken bile sinir oldum. Yakın arkadaşın eski sevgilisiyle beraber olmak yeterince kötü de o kısmı geçiyorum. Güvenilecek bir adam değil bu, arkadaşım da sevgilim de olmasını istemezdim. Sizi de anlayamadım, tekrar tekrar niye arıyorsunuz? Kıza da meb seni kıskanıyor falan demiştir. Bana ihanet ettin deyip size oyun oynama mesajları atması da süper. Adama karşı zaafınız mı var, çok mu naifsiniz bilmiyorum ama evet sizi istismar ediyor.


asteriks
(19.01.21)
tamam durum hoş değil ama bu insanlar yetişkin. istedikleri ile sevgili olabilirler. bunu namus meselesi haline getirmek size mi kaldı?


elorelia
(19.01.21)
elorelia +1

özetle: herkes hatalı.

O onunla eski sevgili, bununla eski flört vs. diye, namus meselesi yapmak anlamsız olmuş. Ki Mehmet'le yaşadıkları doğru düzgün bir şey de yok. Mevcut ilişkilerine zarar vermedikten sonra, kişiler ayrıldıktan sonra isteyen istediği ile sevgili olur. Bunda ahlaksızlık vs. yok.

Tahminim şöyle: Ali kızı başlarda uzak tutmak istedi ama sonra bu durumdan kendisi de etkilendi. Siz de hem çok tavırlı hem de namus bekçiliği yaptığınız için size durumu anlatamadı.

Ama son yaptığı büyük öküzlük, ben olsam ekran görüntüsünü alır kıza gönderirdim. Sevgilin senin için arkamdan iş çeviren diye bahsediyor, bir daha düşün derdim. Sonra da elime çekirdek alır Ali'nin yazmasını beklerdim.

Ama sonuç olarak: Ne böyle insanlarla arkadaş olun, ne de milletin fi zamanında ilişki yaşadığı kadını "namus" meselesi yapın.


lcha
(23 saat)
değilsin. Bu kadar mesele haline getirmeye gerek yok, ayşe'yi ya da başka birini. tercih arkadaşına kalmış ister çıkar ister çıkmaz isterse hepinize gider yapar kendi kararı. Nasıl ifade etsem bilemedim ama bir düşün şu olaylardaki rolünü eğer ayşe seninle daha önce ilişki yaşamadıysa neden mesele haline getiriyorsun ki. ayşeyle sen de takılsaydın dahi daha verimli olurdu şu içinde olduğun sohbetten.


(22)

marketteki kız

markette kızı beğendim tekrar bulmak istiyorum gibi bir basitlik içermez merak etmeyin. ya markete girdim hazır bir iki yemek aldım. bir de antifiriz sordum. antifiriz yok dediler. iyi madem bunları ödeyip çıkayım derken o kız geldi. o kadar güzel ki anlatmak mümkün değil. antifiriz ben de aldım fal
markette kızı beğendim tekrar bulmak istiyorum gibi bir basitlik içermez merak etmeyin. ya markete girdim hazır bir iki yemek aldım. bir de antifiriz sordum. antifiriz yok dediler. iyi madem bunları ödeyip çıkayım derken o kız geldi. o kadar güzel ki anlatmak mümkün değil. antifiriz ben de aldım falanca markette var dedi.teşekkür ettim. ne var bunda değil mi ? sonra poşetimdekilere bakıp hazır yemekler sağlıklı değildir dedi. hızlıca biraz bitki vs yememi tavsiye etti.ona da teşekkür ettim. dışarı aynı anda çıktık bir şey soracağım sabahları arabam geç çalışıyor soğuktan mı acaba dedi. arabaları da anlattım biraz. aküye de baktırın dedim. yanı bu yaşıma kadar ailem dışında benimle bu kadar ilgilenen sağlıklı yemek yememi isteyen brokoli tarif eden daha kimse olmamıştı. bunların hepsi 6-7 dakikada oldu. marketteki birisi diğer müşteri ile fikir alış verişinde de bulunabilir diyerek ne adını sordum ne numarasını istedim. belki de doğru olan buydu. ne alaka bir iki bişeyler söyledik hemen numara istedi kimseye de selam vermeye gelmiyor dese rezil olurdum sonuçta.ama yarın tam o saatte yine oraya gideceğim belki gelir.
orgyadakull
(18.01.21)
:) inşallah saati not etmiştir kanka


Git hocam yakınlık kur, havadan sudan konuş, arayı soğutma, mümkünse yaka kartındaki adıyla hitab et. Bir süre sonra bi yakınlık oluşur zaten. En kötü bi arkadaşın olmuş olur.

Hayat korkarak yaşayanlara göre değil, korkma :)


msb
(18.01.21)
tam iş çıkış eve gidiş saati. işten geliyorum bir şeyler alıyorum buradan demişti de ondan aynı saat dedim. ya arkadaş olmak için sadece.


orgyadakull
(18.01.21)
Akşam işin yoksa yürüşe çıkalım mı diye sor


otopsicocugu
(18.01.21)
Bu arada şu maskeli ortamda o kadar güzel olduğunu nasıl anladınız merak ettim.


msb
(18.01.21)
zaten güzel olduğu belli de dışarda otomobillerden sohbet ederken çıkardı maskesini 10-15 saniye.


orgyadakull
(18.01.21)
" bu yaşıma kadar ailem dışında benimle bu kadar ilgilenen sağlıklı yemek yememi isteyen brokoli tarif eden daha kimse olmamıştı"

bu küçük detayı görüp sevinebildiğinize göre siz duyarlı, kıymet bilen insansınız. kimisi de anlamaz. allah gönlünüze göre versin. :)


kız direk yürümüş sana daha ne yapsın. yoksa bu kadar muhabbet açmazdı. erkek olarak senin işi ilerletmen ilk ciddi adımları atman lazım.


kelepir
(18.01.21)
Ne hoş, umarım tekrar karşılaşırsınız.

Ben de böyle biriyle karşılaşmıştım, bütün günüm sayesinde gülümseyerek geçmişti :)


elma
(18.01.21)
Arabayla ilgili sormasını sizinle iletişimi devam ettirmek istediğine yordum. İnşallah yine karşılaşırsınız


rapisa
(18.01.21)
Ben bu kadar iyimser olamayacağım. Bence fazla mana çıkartıyorsunuz.


Unde bach canim
(18.01.21)
Vay be ne güzel geldi şu duyuru. Yürü be hocam kim tutar seni


primetime
(18.01.21)
ah be orada "aracınızda sıkıntı mı var yardımcı olabilirim isterseniz." diyecektin oradan telefon melefon birşeyler alırdın be... böyle anlık olaylarda insan tutuluyor anlıyorum. inşallah yarın yine gelir :)


false pretension
(18.01.21)
Sen yakışanı yapmışsın brocum, iki muhabnet etti diye askıntı mı olacaktın. Boşver salla gitsin.


abor
(18.01.21)
Bence psikoloğa görünün. Çıkarttığınız anlamlar çok saçma. Erkeklere de insan muamelesi yapınca hemen bir şey sanıyorlar. Şaka şaka duyuruda genelde böyle şeyler yazılırdı allah allah. Neyse yolun açık olsun kardeşim bence gol olur.


guitarissimo
(18.01.21)
ben bir kadinim. durduk yere markette elin adamiyla muhabbete girmem, hele her gun taciz tecavuz cinayet haberi cikan bu ulkede. ancak begenirsem muhabbet kurmak isterim.

o yuzden ben iyiye yoruyorum. hele araba muhabbeti bence de sohbet gelistirmek icindi.


batlegolas
(18.01.21)
Sadece ilk ve son cumleleri okuyunca beni bir gulme aldi :D

Umarim denk gelirsiniz hocam


Acream
(19.01.21)
net yürümüş demek istiyorum. babası abisi amcası dayısı arkadaşı mı yok soracak araba konusunu sana soruyor?

numara olmasa bile instagram vs. isteyebilirsin. beğenmezse engellemesi kolay çünkü.


selam
(19.01.21)
Gollük pası kaçırmışsın müdür, arabam zor çalışıyor dediğinde;

"dizel ise kızdırma bujilerinde sorun olabilir, benzinliyse otomatik jiklede sorun olabilir. Siz yarın beni bir arayın, çok iyi bir usta var tanıdığım onun telefonunu vereyim, yanımda değil kartı çekmekcemde"

gibi bir şeyler söyleyip kendi telefonunu verecektin, böylece ondan telefonunu isteyip ürkütmeyecektin, gerçekten senden hoşlandıysa telefon ederdi ve sen de onunkini öğrenirdin.

Her günki saatten erken git geç çık marketten, bir hafta boyunca :)

Görünce de şakayla karışık "sizi görebilmek için oyalandım buralarda, aracınızın geç çalışma sebebi şu olabilirmiş, vsvs diyip yürü"

Bekarlık ne güzel lan :)


John Bloor
(19.01.21)
orada bulamazsan falanca markete de git. sizden antifriz alan bir hanimi ariyorum dersen bence yardimci olurlar :)


yoggi
(21 saat)
tamamen tesadüf gibi görünmeli, orada onun için beklediğini anlamasın sakın.

zamanlama müthiş olmalı, bu sefer brokoli al. "tavsiyene uyup brokoli aldım ama nasıl pişirileceğini bilmiyorum" de.. sana anlatsın.

konuşmanın sonunda, "beceremeyip aç kalırsam bana bi yemek borcun olur" diye bitir. gülerek tamam diyecektir.

sonra da "yemek borcu konusunda çok ciddiyimdir, seni haberdar etmek için numaranı almam lazım" deyip telefonunu çıkar ve yaz.

fazla stres olmamaya çalış, gerilirsen kaybedersin. alışveriş sepetinde pahalı bi şarap falan da olsun mümkünse.

bizi haberdar edersin.


ee gittin mi bu akşam? nedir sonuç?


(4)

Motivasyonsuzluk

Yaşayıp da şunu denedim iyi geldi diyen var mı?
Yaşayıp da şunu denedim iyi geldi diyen var mı?
rock bottom
(18.01.21)
Borca girdim. Kimsenin "motive misin?" diye sorduğu yok. Seve seve motive oluyorum.


r evolution
(18.01.21)
Zorlanacağın sözler ver.


gabe h coud
(18.01.21)
Soğuk duş.


elijahz
(18.01.21)
(5)

kendimi üzmek için saçma sapan huylar edindim

sami babacan, kadıköyde bir evsiz, arada görüyordum kadıköyde gezerken, az önce soğukta donarak öldüğünü duydum. geçen gün de cebinden simit çıkararak açım diye ağlayan bir adama denk gelmiştim. kendimi bu insanların çocukluğunu düşünerek buluyorum genelde, 8-9 yaşlarında hayal ediyorum, herşeyden h
sami babacan, kadıköyde bir evsiz, arada görüyordum kadıköyde gezerken, az önce soğukta donarak öldüğünü duydum. geçen gün de cebinden simit çıkararak açım diye ağlayan bir adama denk gelmiştim.

kendimi bu insanların çocukluğunu düşünerek buluyorum genelde, 8-9 yaşlarında hayal ediyorum, herşeyden habersiz bir çocuk olarak. ailesi belki yine fakirdi, ama çocuk aklıyla farkında değillerdi belki de, gülüp oynamaya çalışıyorlardı herşeye rağmen, çocukluklarını bir şekil yaşamaya çalışıyorlardı.

bu çocuk büyüyünce aç kalacak, sami abi gibi soğukta donacak. 8-9 yaşındaki halini düşünürken kenarda bu gerçeklerden habersiz olduğunu kuruyorum kafamda sürekli, aslında soğukta donan kişi ve aç kalan kişi 40-50'li yaşlarında değil de o 8-9 yaşındaki çocukmuş gibi. acayip canımı sıkıyor sizce ben mal mıyım kendimi dolaylı şekilde üzüyorum sürekli?
nahtoderfahrung
(18.01.21)
mal değilsiniz, insansınız. kış vakti sokaktaki insanlara ve hayvanlara üzülmekten yürüyemiyorum. eve geldiğimde o üzüntüden kurtulmak en azından 15 dakikamı alıyor. yağmur veya kar yağdığında onları düşünmekten sevinemiyorum (bir ankaralı olarak karı çok severim). bu kışı aşağı yukarı böyle geçirip yazdıklarınızı okuyunca tekrar üzüldüm.

bu insanlara veya bu insanlara yardım eden yerlere yardımda bulunmaktan başka yapılacak bir şey var mı bilmiyorum. uzun bir işsizliğin ardından işe girince kendi payıma düşeni yapmaya başladım ama pek geçecek bir şey değil tabii. keşke herkes sizin gibi hissedebilse, belki de o insan donarak ölmeyecekti.


amugochi
(18.01.21)
valla ben de üzülüyorum, insanları görünce kitlenip ne yapacağıma karar da veremiyorum bazen gerçek mi diye emin olamadığım için. insanlık empati gerektiriyor.

benim beslediğim bir sokak köpeği var, bugün önüne yaş mama koydum ama benim köpeğim yanına gidince bir saldırdı, benimkine bir şey olmadı ama arada çizikler yedim hahah. dedim açtır o yüzden yaptı, yarın ayrı kıstırıp besleyeceğim görürsem :D

hayat zor, dışarıda insana hayvana daha da zor. türk toplumu artık ahlakını, empati yeteneğini kaybetti ama, çok net gözlüyorum bunu.


Bence gayet insani bir durum, yani insan olduğunun farkında olan, duygusal yönü yüksek biri için. Bu yüzden üzülmeyin.
Fazla hassas, duyarlı insanlar için bu dünyada olan biteni görmezden gelmek imkansız, zor böyle yaşamak elbet ama ne mutlu size.


Mal değilsiniz tabi ki. İnsanlar dünyada bu kadar acı varken nasıl delirmiyorlar merak ediyorum. Sanırım çoğu kişi (ben de dahil) gözünü kulağını kapatıyor, yoksa dayanamayız.


Mal degilsiniz tabii ki; başkalarıyla empati yapmak, sosyal bir grubun içinde yaşayan biz insanlar için hayatımızın bir parçası, olması gereken şey.

Ben de yolda yürürken hemen hemen aynı duygulardayim tüm kış; okulların hala açılmıyor oluşuna beni hiç mi hiç ilgilendirmemesine rağmen (okula gidecek yaşı geçtim, çocuğum da yok) sürekli kafa yoruyorum zira karda kışta kilometrelerce yol gitmek zorunda kalan, internete bağlanamayan çocuklarin haberlerini görüyoruz sürekli. Asıl bu ve bu gibi haberlere duyarsız kalmak sizin tabirinizle 'mallık' bana kalırsa.


fraise
(20 saat)
(7)

siz de eşinizi/sevgilinizi kısa sürede özlüyor musunuz?

elbette herkes özlüyordur sevgilisini/eşini ama örneğin ben haftada 3 gün ofise gidiyorum, eşim de genelde 5 gün evden çalışıyor. hafta sonları beraberiz ve akşamları da 6dan sonra beraberiz. aslında böyle nöbetlerle çalışan ve denk gelemeyen çiftlerden değiliz ama eve gittiğimde çok özlemiş oluyoru
elbette herkes özlüyordur sevgilisini/eşini ama örneğin ben haftada 3 gün ofise gidiyorum, eşim de genelde 5 gün evden çalışıyor. hafta sonları beraberiz ve akşamları da 6dan sonra beraberiz. aslında böyle nöbetlerle çalışan ve denk gelemeyen çiftlerden değiliz ama eve gittiğimde çok özlemiş oluyorum ve hatta gün içinde de sarılma, öpme ihtiyacı duyup özlemin başıma vurduğu oluyor :D biraz okudum benim gibi hisseden başka başka insanlar da var. sizde durumlar nasıl?
dedi ayca
(18.01.21)
yaaa çok tatlısııın <3 şuraya bi maşallah koyalım.

Valla bende genelde şöyle oluyor, biriyle çok vakit geçirdiysem ayrılınca çok hızlı özlüyorum. ama çok az vakit geçirdiysem ya da sık görüşmüyorsam hiç umrumda olmuyor.Senin durumunda ben de çok aşırı özleyen olurdum kesin :)


lcha
(18.01.21)
Maaşallah +1

Ben de öyleyim. Telefonda darlamam ama. Neredeyse 20 senedir evliyiz, eve gelince hala mıç-mıç. Şükür o da öyle. Ben yılışmasam o yılışır bana :)


SiyamkedisiZorro
(18.01.21)
@lcha hahah teşekkür ederim.

aslında benzer durum bende de var sanırım, haziran ayında evlendik ve pandemi dolayısıyla ofislerimiz dışında hiçbir yere gitmiyoruz. 8 senedir de beraberiz aslında evlendik ve cicim aylarındayız gibi bir durumumuz da yok ama sanırım artık o kadar alıştık ki birbirimizin etrafında olmaya, ofise gidince eksik hissediyorum. :(


dedi ayca
(18.01.21)
allah bozmasın

5 yıllık evliyim o gündüz ben gece çalışsam muhtemelen daha mutlu olurduk, o ilgi göster sürekli tipi biri, ben şahsi alan sessizlik aşığı biriyim, bazen sadece ses olsun diye soruyor bişiler hiç olmuyor, aile apt. gibi bir yerde yaşamak kurtaracak bizi, herkese kendi meşrebin eş nasip olsun, siz böyle ne güzelmiş.


firemanjonny
(18.01.21)
Oh be yalnız değilmişiz :) Biz 15 senedir böyleyiz , ulan bizde mi bir tuhaflık var diyorduk. 15 saat beraber çalıştığımızda bile eve gelince ne öpüp koklaşmalarımız ne de yatakta hala bıcır bıcır konuşmalarımız biter. Çok seviyorum ben bu kadını :) Hepinize kocaman , dolu dolu mutluluklar dilerim.


synax
(18.01.21)
@SiyamkedisiZorro ya 20 seneye de koca bir maaşallah benden gelsin, demek aşk pekala sürdürülebilir bir şey :))


dedi ayca
(18.01.21)
özlemiyorsanız problem var bence


co2s2
(18.01.21)
(8)

yalniz yasayanlar

hic ulan kafayi yiyecegim, cok yalnizim seklinde dusundugunuz oluyor mu? sirf bu yuzden bir arkadasinizla veya tanimadiginiz bir ev arkadasiyla yasamaya basladiginiz oldu mu? yalniz 3-5 kisiyle degil de en fazla 1 kisiyle. yani 2 oda 1 salon bir evden bahsediyorum.
hic ulan kafayi yiyecegim, cok yalnizim seklinde dusundugunuz oluyor mu? sirf bu yuzden bir arkadasinizla veya tanimadiginiz bir ev arkadasiyla yasamaya basladiginiz oldu mu? yalniz 3-5 kisiyle degil de en fazla 1 kisiyle. yani 2 oda 1 salon bir evden bahsediyorum.
baldur2
(18.01.21)
Hayır:)
Tam tersi, biriyle birkaç günden fazla aynı evin içinde olunca kafayı yiyorum.


pati
(18.01.21)
covid var herkes sıkıntıda diye kendimi teselli ediyorum, ama bi arkadaşım geldi misafirliğe, daraldım bi an önce gitsin istedim içimden :D


nahtoderfahrung
(18.01.21)
Yalnızlığım en iyi arkadaşım, seviyorum keratayı :)

Sadece başıma bir şey gelirse, hastane işi gibi durumlar için endişelenirim.


epitaf
(18.01.21)
hayatimin uzun bir doneminde yalniz yasadim cok da memnundum. yalniz kisacik bir donem (ayrilik acisi cekerken) bu yalnizliktan bunalip cok da ardini arkasini dusunmeden cok fazla tanimadigim biriyle eve ciktim. birkac ay sonra borclari takip 2 kisi kirasini ancak karsilayabildigimiz evde beni tek basima birakip gidince kasindigimi anladim. guzel bir kazik yiyip yalniz yasamanin mutluluguna geri dondum. hos o olaylardan kisa bi sure sonra esimle tanistim, birlikte yasamaya basladik, simdi evliyiz. yani sirf aman evde bi insan daha olsun diye kimseyle eve cikma. sevdigin kisiyle yasamiyorsan yalniz yasamak buyuk bi nimettir. kedi, kopek ya da en olmadi saksi cicekleri edin, epey ise yariyor.


in vino veritas
(18.01.21)
Ben daha gençken yalnızlığı seviyordum. Çok konforlu ve rahat hissediyordum. Ama şu karantine dönemiyle birlikte aşırı yalnızlıktan çok bunaldım ve yalnızlıktan çok da hoşlanmadığımı fark ettim. Arkadaşlarım da benim gibi yalnız yaşayan kişiler, o yüzden bol bol görüntülü konuşup bir nebze olsa yalnızlığımız giderdik ama aynı eve çıkmayı hiç düşünmedik :)


elma
(18.01.21)
Ev arkadaşlığı daha büyük yalnızlık. O nedenle eğer sevgilin eşin yoksa, yalnız yaşamak çok daha iyi amaaa.. aslında en güzeli part time eş :)


lcha
(18.01.21)
Hayır olmuyor. -du. Sonra sabah akşam birlikte zaman geçirmekten delice keyif aldığım birine denk geldim. Ondan beridir evde tek başına kalmak rahatsız etmeye başladı. Şu an geçici bir süre aile evine döndüm mesela. Yalnız kalmamak için.


oldu ama hata ettiğimi anladım, bu kadar kalitesiz insanlar arasında yalnızlık en iyisi, tabii kaliteli biriyle kalınabilir ama o da sıkıntı, ne gerek var.


rock bottom
(18.01.21)
(4)

Garip Bir Hatun

Selam RomalılarGeçenlerde instagramda bir kişisel gelişim bok püsür sayfasında saçmasapan bir yazı gördüm altına yorum yazdım. Keşfette çıkmıştı karşıma ben asla takip etmem. Aynı konsepte sahip olmak üzere olan yeni açılmış bir sayfa benimle iletişime geçti instagramdan. Ben de in misin cin misin d
Selam Romalılar

Geçenlerde instagramda bir kişisel gelişim bok püsür sayfasında saçmasapan bir yazı gördüm altına yorum yazdım. Keşfette çıkmıştı karşıma ben asla takip etmem. Aynı konsepte sahip olmak üzere olan yeni açılmış bir sayfa benimle iletişime geçti instagramdan. Ben de in misin cin misin derken bu sayfanın sahibi bir kadın çıktı ve kaç yaşındasın falan diye sordu. Biz muhabbete başladık bu sonra zoom üzerinden yok öfke kontrolü, işte stresle bşa çıkma, bok püsür seminerlerine çağırmaya başladı. Bazı seminerlerin sonunda enneagram testi linki veriyorlar ve hep şey diyorlar normalde paralı ama işte bedavaya yapıyoruz. Ben testi açtım adımı, soyadımı, telefon numaramı ve e posta adresimi istediği için yapmadım. Hatun da sınav haftam dediği için diyalog çok akmıyor ama bu sikko sikko seminerler oldu mu ya da yaklaştı mı saati konuşma artıyor. Bir keresinde işim var gelemem dedim bir taraftan da hatunu tarttım benimle mevzusu bu seminerler mi diye bozulmadı ya da ısrar etmedi. Bu arada artık whatsapp üzerinden konuşuyoruz. Bu hatun sonunda bana ürün ittirecekmiş gibi geliyor.

Sizce boşuna mı kuruntu yapıyorum?
guitarissimo
(17.01.21)
Abi kişisel gelişimci biriyle ne işin var zaten? Salla gitsin, insan mı kalmadı dünyada.


buff
(17.01.21)
@buff: ya bir işim olduğundan değil ama kendimi Titan zincirine üye olmuş gibi hissediyorum her an şu seminerleri alın bakın diye pazarlamaya başlayacaklarmış gibi.


guitarissimo
(17.01.21)
Engeli bas geç yav uğraşmaya değmez


eatpraylaw
(17.01.21)
Ya ne olacağıdı? Sana yürüdüğünü düşünmüyordun herhalde?


yarey
(17.01.21)
(12)

evlilere soru- karı koca arasında çay doldurmak kimin işi

ufak bir anketim var, yargılama yasak, maksat farkındalık(karı/ koca kaba oldu ama bulamadım baska kelime idare edin)1.evde çayı kim doldurur?karı/koca/ikiside2. evde kim para kazanır?hem karı hem koca/ sadece karı/ sadece koca3. bu görevin netliği nedir? bu görev konuşulmaz ama nettir hayatta kalkm
ufak bir anketim var, yargılama yasak, maksat farkındalık
(karı/ koca kaba oldu ama bulamadım baska kelime idare edin)

1.evde çayı kim doldurur?
karı/koca/ikiside

2. evde kim para kazanır?
hem karı hem koca/ sadece karı/ sadece koca

3. bu görevin netliği nedir?
bu görev konuşulmaz ama nettir hayatta kalkmam- kesinlikle ben kalkarım/ kim yakınsa o doldurur mevzu bile olmaz neredeyse eşittir çay doldurmalarımız / çay doldurmak sorun değil ama karımın/ kocamın görevi olduğundan doldurmak aklıma bile gelmez
hopp
(16.01.21)
1-karı/koca
2-hem karı hem koca
3-kim yakınsa o doldurur mevzu bile olmaz neredeyse eşittir çay doldurmalarımız


pccopath
(16.01.21)
1. Hizmetçi
2. Ben
3. Hizmetçi onun için var.


kisa
(16.01.21)
1- ikisi de
2- ikisi de
3- mevzu bahis olmaz. saatlerce oyun oynasam bile sağolsun hanım sürekli çay, aburcubur servisi yapar. ben de o evden çalıştığı zaman ayağa kalkmasına müsade etmem. görev ya da hedef haline gelmemeli böyle şeyler.


hemsta
(16.01.21)
Boyle seyleri kurala sokmak icin IQ'nun 20 falan olması lazım.


pass
(16.01.21)
Annemle babam kaç yıllık evli böyle bir konu geçmedi hiç. Geçen aile de görmedim. Babam emekli ama annem de on yıldır çalışıyor, rastgele kim çaydanlığa yakınsa ya da kim kendi çayını doldurursa herkesin çayını da doldurur. Ama evin küçük kızı olarak imtina ile çay doldurmaktan kaçınırım. Hatta birisi çay doldurmaya kalktığında hemen hızlıca çayımı içer bardağımı uzatırım. Bir de çaydanlığımız çok büyük ve ağır onu taşıyamıyorum diyorum genelde, eve misafir gelse bile çayı dolduran kişi ben değilimdir. Yani kısaca herkes çay doldurur bizde ama en çok sanırım babam dolduruyor.

Kendim evlendiğim adamın bu hesapları yapacak olduğunu bilsem boşanırım bu arada.


Hallegadola
(16.01.21)
1. beraber (kim yakınsa, kim daha az sakarsa)
2. beraber
3. sorusu bile garip.


gabe h coud
(16.01.21)
bence cevaplayanlar yas gruplarini da yazsin. zira yas arttikca cay dolduranin kadin olma orani da artacak diye düşünüyorum.


hazen
(16.01.21)
1) karı
2) karı + koca
3) dokuz aylık hamile iken bile günde belki 4 bardak çay üç bardak su taşımışlığı vardır kadının
Sonuç: bir kavgada kocanın hamile karısına sen bana çayı bile sallama yapıyorsun demesi
Nihai sonuç: bu davara daha katlanamayan kadının boşanma davası açması


cilekli pasta
(16.01.21)
Kendim evli değilim ama güneydoğuda yaşıyorum. Etrafımda gördüğüm ailelere bakarak cevap vereceğim çünkü burda yazılanlar buralarda hayal gibi.

1-karı doldurur. Kocanın doldurduğu bir aileye denk gelmedim neredeyse.

2-genelde koca ama nadir de olsa kadının kazandığı da oluyor ama bu durum 1.sorunun cevabını değiştirmiyor.

3-görev baya nettir, bu konuda sorun çıkaran kadın ya da ben de bir kere doldurayım diyen bir erkek görmedim. Sadece yeni nesilde çalışan kadınlarda söylenmeler duyuyorum ama çok nadir.


valarmurgulis
(16.01.21)
1. ikisi de
2. hem karı hem koca
3. bizde çayı en çok tüketen koca olduğu için kendi çayını kendi alır, karı etrafta ayaktaysa, kocanın çayının bittiğini görürse ya da koca bir işle meşgulse, rica ederse vs karı kocasının seve seve çayını tazeler.


nonik
(16.01.21)
bunun iq ile alakası yok bence, aile yetiştirme kodları ile alakası var. bir çok insan konuşmadan kurallar koyuyor ve o kurallar birilerini yıpratıyor. arkadaş güneydogu demiş karadenizde de böyle mesela. hatta çay koy, çay koysana gibi emrivaki cümleler söyleniyor genelde. bu çok doğal sıradan bir cümle aslında, kırıcı ya da travmatik demiyorum ama kadın erkek ilişkilerindeki bir şifre gibi. özellikle erkekseniz karılarınıza arada bir çay doldurmanız bile emin olun mutlu edecektir.


hopp
(17.01.21)
Hakikaten hayretler içindeyim soruya.
1- dikkat ettim, genelde ben dolduruyorum. Haftasonu kahvaltılarının büyük kısmını kocam hazırlıyor, mütfağa daha yakın oturduğum için çayı genellikle ben koyuyorum. Kahvaltı sonrasında keyif çayını kocam koyuyor.
2- ikimiz de
3- bu görev değildir. Kim yakınsa, kim o sırada ayaktaysa, kim ötekinden rica etmişse...

Allah Allah, çay doldurmaya görev diyeni de gördüm...


SiyamkedisiZorro
(18.01.21)
(7)

dertleşme

4 aydir hoslandigim biri var. aramizda bir seyler yasandi, hizli ve kisa. onun hoslantisi gecti gitti, ben yine leylaliga devam...neden hep boyle oluyor? neden kimse beni sevmiyor? bu kadar zor mu karsilikli ask? olene dek yalniz mi olacagim? en guzrl yaslarimi yalniz ve romantizmden uzak geciriyoru
4 aydir hoslandigim biri var. aramizda bir seyler yasandi, hizli ve kisa. onun hoslantisi gecti gitti, ben yine leylaliga devam...

neden hep boyle oluyor? neden kimse beni sevmiyor? bu kadar zor mu karsilikli ask? olene dek yalniz mi olacagim? en guzrl yaslarimi yalniz ve romantizmden uzak geciriyorum.

bu kisiyi aklimdan atmaya calisiyorum. yeni insanlar tanimaya calisiyorum ama aklimda o varken odaklanamiyorum. talibim yok, instagram'dan yuruyen de yok. ayda yilda iki uc istek gelse de ben reddediyorum. tipim olmayan, antin kuntin, tehlikeli gozuken apacilerden geliyor zaten istekler.

neden ya? ben mutlu olmayi hak etmiyor muyum? fedakar biriyim, ilgi gostermeyi severim. anlayisliyim, dusunceliyim. eglenceliyim, sevimliyim. akilliyim, yetenekliyim. isim gucum var, okumus insanim. dis gorunusum de iyi, ortalama.

bu nasil bir kader? kac kere hoslanip hoslanip vazgecmek ve unutmak zorunda kaldigimi ben bile sayamiyorum artik.

cok ihtiyacim var sevmeye, sevilmeye. o kisiye cok kirginim, cok kirginim hem de. cok uzdu beni son 1 ayda. yine de hayalimde o var.

aglaya aglaya, icime ata ata vazgececek miyim yani? yine? yine pes etmem mi gerekiyor? yine aşkımı yok etmem mi gerekiyor?

gencsin, karsina birileri cikar demeyin. cikmiyor. cikacak yer de yok. arkadas cevrem dar ve hepsi kadin. hoslandigim o kisi is arkadasim. baska da ofiste ilgimi ceken biri yok zaten, ilk gunumden beri ondan hoslaniyorum.

sozluk de bana bu konuda hic fayda saglamadi. tanistigim kisilerin tek derdi cinsellik cikti.

neden hoslantisi gecti ki? ne yaptim ben? hoslanmiyorum demesine ragmen yavsak yavsak davranmaya devam etti ben dedim yapma umut veriyorsun. tamam dedi sonra bir iki daha yapti birakti. sonra da zaten agzima sicti. (is sebebiyle bagirdi, kizdi. üstüm kendisi) kalbimi cok kirdi. o kadar kirik ki kalbim, bir agirlik var sanki gogsumde. dokunsan aglayacak modundayim her an. ama aglayamiyorum da. ona bu kirginligimi belli ediyorum istemeden, soguk ve nesesiz konusuyorum. bu sefer de triplisin diye kiziyor. ben ne yapayim ya ne istiyor bu benden? o bana kizsin kizsin ben icim atayim ve her zamanki neseli batkegolas mi olayim? insanim ben de.

bir ozur bile dilemedi bagirdigi icin. ozur beklerken daha bile ustune hakli oldugunu savunup uste cikti ve yine kizdi. o degil baskasi yapsa cok fena karsilik verirdim ve kavga ederdik. ben bugune kadar hep alttan aldim onun atarlarini. nazi bana geciyor resmeb. butun sinirini bana bosaltiyor.

beni uzen, agladigim halde bagirmaya kizmaya devam etmesi. bana hic deger vermiyor demek ki. deger verse dayanamazdi. arkadas olarak bile deger vermiyor. hem yasca kucuguyum, hem narin bir kadinim. hak etmedigim sekilde davrandi bana. cok caliskan ve iyi isler cikaran biriyim. bagirmasini hak etmedim. (hafta sonu benim tatilim ama ben yinr de her zaman calismak gerektiginde calistim. hafta icleri de bol bol fazla mesai yapiyorum. bir seferlik yapamadim hafta sonu, moralim cok bozuktu. bu sebeple kizdi)

neye uzulecegimi bilemedim. bana bagirmasina mi deger vermemesine mi... yoksa ask hayatindaki buyuk sanssizligima mi...

...
saglik sorunlarim cok, maddi sorunlarim da var. ailevi problemlerim cocuklugumdan beri bitmedi. is hayatimda da cok cektim ben. ya bari ask hayatim mutlu olsa. sadece o. lutfen ya. neden olmuyor?

cok uzuluyorum arkadaslar. ben bu dunyaya aglamak icin mi geldim? cidden ben aslinda kucuk seylerden mutlu olabilen biriyim. arkadasimla ayni giyinmekten, kedi gormekten, surpriz yunurtadan cikan oyuncaktan mutlu olurum. bir resim yaparim, cok benzetirim portreleri, benzeyince mutlu olurum. sarki soylerim mutlu olurum. ... sabirli da bir insanim. bugune kadar cok seye sabrettim, katlandim. ben bu hayata tutunmak icin elimden geleni yapiyorum. neden hayatimi yoluna sokamiyorum?

gercekten cok uzuluyorum. sadece ask istiyorum.
batlegolas
(15.01.21)
Değerli @batlegolas çözümün ilk adımını yazayım; çevreyi genişletmek. (Bugünler için değil) dışarı çıkıp insanlarla gerçekten iletişime geçmeye başlamak. Hayat öyle askeriyenin kapısından aynı anda girdiniz diye badi olunacak kadar gerçekdışı bir yer değil. Hasbelkader aynı birlikte olduklarınız arkadaşınız, üst ranza komuşunuz da fakbadiniz olmak zorunda değil.
Anlattığınız insanın empatik verici tarafı ile sizin alıcı reseptörler uyuşmadığı halde enzim substrat ilişkisi kurmaya çalışmışsınız. Siz hiç bir proteazın şekere bağlanmaya çalışarak ondan aminoasit yapmaya çalıştığını gördünüz mü?
Yüksek ihtimalle adam ortamdakilerin en yakışıklısı olduğu için hoşlandınız, tek bir kelime duyup roman yazmaya çalışmak şu kısacık ömürde riskli hareket.
Sevgi neydi? Sevgi emekti. Önce kendinizden başlayın.
Son not: size saygı duymayandan her koşulda uzak durun.


r evolution
(15.01.21)
Çevreyi genişletmek +1
Anlattıklarınıza göre, siz hassas, bağlanma ihtiyacı duyan birisiniz ve karşınızdaki kişi ise çevresini ezerek, aklınca insanları kullanıp kenara atarak, skor peşinde, pozisyonuyla var olmaya çalışan biri. Yani sorunlu biri.
Keşke yeni bir iş yeri bulabilseniz ya da yer değişikliği olabilse.
Çünkü aynı şeyleri yapmaya devam edecek, bundan zevk alacak.
Günümüzde iş yeri değiştirmek hiç kolay değil tabi.
Onu sadece bir üst olarak görün. Neden böyle yaptın vs. gibi konularda konuşuyorsanız bunu derhal kesin. Çünkü "benden vazgeçemiyor" düşüncesi onu tatmin ediyordur.


pro9it9is9
(16.01.21)
abla mode on:

alt-üst bordrolar aşık olup sevişmez çocuğum. orda ya bir fırsatçılık, ya bir ego tatmini, ya da cinsel ve/veya duygusal istismar vardır.

kaç kere hoşlanıp hoşlanıp vazgeçmek zorunda kaldım demişsin ya, hah, hep aynı senaryoyu yaşıyorsan dönüp kendi iç dünyana bakıp bu senaryo benim duygusal ve zihinsel dünyamda tam olarak nereye temas ediyor diye sorman gerekir. we repeat what we don't repair.

lütfen "bağlanma" ve "hayatı yeniden keşfedin" isimli kitapları okumaya çalış. bir uzmandan destek almayı da düşünebilirsin. zira bunu halledemezsen ömür boyu her türlü ilişkine yansımalarını deneyimlemeye devam edeceksin.

abla mode off.


Phoebe
(16.01.21)
Aynı şeyi farklı söyleyeyim pazarı genişletmen lazım, yeni ürünler yada aynı ürünleri daha uyguna bulman lazım.

Kadın olduğunu sanıyorum aslında nispeten işiniz daha kolay sanıyordum. Aşk bulmalıyım kafasında olursan çok zorlanırsın. Sohbet et insanlar tanış. Bişey söyleyeyim mi çok güzel insanlar var onlardan denk gelsen diyeceksin ki ben bu hıyarı nasıl sevdim. Belli ki sevmeyi değer vermeyi biliyorsun o zaman böyle birini bulana kadar emin adımlarla yürü. Zor zamanlar geçirmişsin anlattığın kadarıyla bu “kötü şansın” elbet dönecek çooook mükemmel şeyler yaşayacaksın bana güven :)


infernalcadre
(16.01.21)
(hafta sonu benim tatilim ama ben yinr de her zaman calismak gerektiginde calistim. hafta icleri de bol bol fazla mesai yapiyorum. bir seferlik yapamadim hafta sonu, moralim cok bozuktu. bu sebeple kizdi)--> iyilik olsun diye ya da işe yarayayım diye yaptığın bu şeyler görevin/zorunluluk haline gelir. yapmadığında da böyle sorun çıkarırlar. zorunda mıydın hep mesaiye kalmaya? onun için mi yaptın yoksa yardımcı olabilmek adına?

o degil baskasi yapsa cok fena karsilik verirdim ve kavga ederdik. ben bugune kadar hep alttan aldim onun atarlarini. ---> karşılık vermen gerektiği yerde vereceksin zaten senin için 'başkası' oluyor, o. HNeden hep alttan aldın ki? Kendini değersiz mi görüyorsun? Biraz da karşındaki alttan alsın? Bir tek sen mi ilişkide alttan almakla yükümlüsün?

benim anladığım şu: Kendini önemsemiyorsun. Karşındaki insana kendinden daha fazla değer veriyorsun, karşındaki insan da bakıyor ki sen zaten kendine değer vermiyorsun ben niye vereyim diyor. Kaybetme korkunu yaşayan taraf sadece sensin o yüzden hep alttan alıyorsun. Biraz bırak, karşı taraf da yaşasın o duyguyu. O da seni kaybetmekten korksun. Her şeyi alttan alma. Sen fedakarlık yaptıkça, alttan aldıkça, ses çıkarmadıkça 'nasıl olsa affediyor, susuyor' deyip dozunu arttırırlar. İlişkiyi sen yüklenme, eşit şekilde paylaşılması gerektiğini öğren. Benim yazından hissettiğim şey, çok çabuk kapılıp ilişkilerini yürütmek için çabalayan taraf sadece sensin.

Bence senin başkasını sevmekten önce kendini sevmeyi, önemsemeyi öğrenmen gerekiyor.


şuan kimse benden hoşlanmıyor demek için doğru zaman değil bence. insanlarla tanışma olasılığınız sosyalleşme olasılığınız çok düşük ve herkesin psikolojik olarak çöküşte olduğu bi dönem. sabredin fazla takıntı yapmayın bence insanları. zamanla hepimiz daha iyi hissedeceğiz umarım..


caydak
(16.01.21)
belki de sen kimseyi beğenmiyorsundur.


(2)

Özlemedik mi?

sorum video dolayısıyla önce izmirlilere ama her kentin yakışıklıları, güzelleri cevaplayabilir.Özelemedik mi? şöyle maskesiz, istediğimiz yere gitmeyi, gece hayatını, yiyip içmeyi, gezip tozmayı, yaz gecelerini, yaz aşklarını, ilk aşklarımızı, sevgilimizin elini tutup sahilde içmeyi, çimlere uzanma
sorum video dolayısıyla önce izmirlilere ama her kentin yakışıklıları, güzelleri cevaplayabilir.
Özelemedik mi? şöyle maskesiz, istediğimiz yere gitmeyi, gece hayatını, yiyip içmeyi, gezip tozmayı, yaz gecelerini, yaz aşklarını, ilk aşklarımızı, sevgilimizin elini tutup sahilde içmeyi, çimlere uzanmayı, sabahlamayı, o son birayı içmeyi özlemedik mi?

Öneri: dileyemeden cevap vermeyin
www.youtube.com
erty_ksk
(15.01.21)
Cirkin oldugum icin ne desem bilemedim


cay sigara
(15.01.21)
Şu an eski dizileri falan izlerken dip dibe, konserde vs sahnelerde anlık bir gerilip sonra hep "ulan hepiniz şu an evdesiniz, vay be" diyorum.

Neyi özledim? Canlı müzik. Aşırı giden biri değildim ama gerçekten çok özledim. Hatta ben kendimi ev kuşu olarak tanımlarım, hatta yarınki planım film izleyip 22.50 gibi sızıp pazar sabahı 10.30'da uyanmak. Şimdi gidecek olsam direkt Siyah Beyaz'a akardım :')
Bu arada sabah işe giderken seyyar club gibi hissediyorum kendimi.


mor bembombom
(15.01.21)
(5)

Pandemi dönemi sosyalleşmek

Merhaba arkadaşlar, eminim ki benim gibi düşünen, hisseden pek çok kişi vardır. Son zamanlarda içinde bulunduğumuz durumun da etkisiyle ne sosyalleşebiliyoruz ne sevdiklerimizle ne arkadaşlarımızla görüşebiliyoruz. Giderek büyüyor gibi hissediyorum yalnızlığımız, yalnızlığım. Yeni insanlar tanımak,
Merhaba arkadaşlar,

eminim ki benim gibi düşünen, hisseden pek çok kişi vardır. Son zamanlarda içinde bulunduğumuz durumun da etkisiyle ne sosyalleşebiliyoruz ne sevdiklerimizle ne arkadaşlarımızla görüşebiliyoruz. Giderek büyüyor gibi hissediyorum yalnızlığımız, yalnızlığım. Yeni insanlar tanımak, farklı hayatlarda ortak paydalar yakalamak, sohbet muhabbet etmek ihtiyacı duyuyorum çok yoğun bir şekilde. Neler yapıyorsunuz? Nasıl başarıyorsunuz bunu? Kimseyle durup dururken muhabbet kurulmuyor, e evdeyken de pek sosyalleşilemiyor malumunuz. Nedir önerileriniz, sizler nereden nasıl tanışıp muhabbet ediyorsunuz?

NOT: tinder gibi uygulamalar kullanan birisi değilim, pek sıcak da bakmıyorum.
Nickbulamadım
(14.01.21)
sözlük hesabın var mı? 2020'nin en popüler başlıklarından olmuş dertleşecek veritabanı, kim bilir ne sosyallik dönmüştür oradan...


Jux
(14.01.21)
Sözlük ve duyuru yeter aslında.


gabe h coud
(14.01.21)
tinder kullanmam diyosun buraya yazı yazmaca interneti bırak o zaman çık sokağa ben her gün her an biriyle tanışabiliyorum hala. merhaba diceksin konuşcaksın


kushkush
(14.01.21)
online eğitim ve söyleşilerden (sinema, edebiyat, arkeoloji, gezi gibi ilgi alanlarımda) çok kafa dengi arkadaşlar edindim. mevcut arkadaşlarıma ilaveten yeni kişiler, değişiklik iyi geldi. sohbetlerimizde bir sürü yeni şey konuşmuş oluyoruz. deneyebilirsiniz bu tarz eğitim, söyleşi ve benzeri ortamları.


Phoebe
(15.01.21)
-ara sıra dil değişim uygulamalarına üye olup tanışıyorum.
-duyurudan yazanlar oluyor.
-rafine zevklerim var mesela tesadüfen onunla ilgilenen birine denk geliyorum onlineda.
-twitterdan yazıyorlar. fitness hakkında bilgi almak isteyen falan mesaj atıyor.
-tekel bayii ile takılıyorum. gelen gidenle tanışma durumu oluyor. durup dururken muhabbet kurulabiliyor aslında. tabi tercih meselesi.


heidi'nin dedesi
(15.01.21)
(6)

Kadın kişisinin duygularını açması

Merhaba Yardımlarınıza muhtacım.Bu kişiyle aynı üniversite, farklı fakültelerden mezun olduk.İkimiz de birbirimizi görmüştük okulda göz göze geliyorduk.Tanışmıyoruz ama.Üzerinden 1 buçuk sene geçti hala onunla tanışmak istiyorum merak ediyorum.İzlenimlerime göre sakin, efendi biri.Sosyal medya hesab
Merhaba

Yardımlarınıza muhtacım.
Bu kişiyle aynı üniversite, farklı fakültelerden mezun olduk.İkimiz de birbirimizi görmüştük okulda göz göze geliyorduk.Tanışmıyoruz ama.Üzerinden 1 buçuk sene geçti hala onunla tanışmak istiyorum merak ediyorum.İzlenimlerime göre sakin, efendi biri.Sosyal medya hesabına baktım olgun birine benziyor ,sanatla ilgileniyor edebi bir yönü de var.İlgimi çekmişti yani.
Twitter hesabı var takip ettim sadece.Şimdi de ne yapsam bilmiyorum.Hiç girişmesem mi?

Bir erkek ne hisseder böyle bir durumda.Mesaj atsam diyelim ki ne yazacağım hiç bilemiyorum.Bir yol göstericiye ihtiyacım var.
Twitter konuşmak için zor olabilir. Instagram dene varsa. Fotoğraf beğen. O da karşılık verirse konuşma başlat.


dissendium
(14.01.21)
İnstagramı yok


once etkilesim ver dm degil de mention olur fav olur sonra tweetini dm olarak atip yorumlarsiniz.


ala09
(14.01.21)
Erkek değilim. Bildiğim tek şey şu, hoşlanıyorsanız siz niyetinizi az çok belli ettiğinizde ve karşıdan olumsuz bir cevap geldiğinde bunu kişisel olarak algılamamanız gerekliliği. Olumlu cevap geliyorsa zaten sorun yok.
Yani havadan sudan bir konudan mesaj atabilirsiniz, "aa biz beyle beyleydik", "okulun da yemekhanesine şunu yapmışlar", "şimdi kışın ne güzel olur x bölgesi okulda" falan. Zaten kadın erkek fark etmeksizin ilgisi varsa ve az çok sağlıklı iletişimi biliyorsa yanıtsız bırakmaz. Bilmiyorsa, bu sadece onu şımartan bir durumsa, sevgilisi varsa, en basitinden ilgisini çekmiyırsanız bu zaten karşı tarafla ilgilidir.
Direkt iletişim candır. Belki çat diye "acaba olur muyuz diye yazayım dedim" demezsiniz ama günlük bir iletişim kurmamanız için sebep görmüyorum.


mor bembombom
(14.01.21)
Bence direkt DM üzerinden sohbet başlat. Naber, nasılsın? Biz aynı okuldan mezunuz görünce yazmak istedim vs. diye. Burada niyetin belli olur. Bir erkek kolay kolay "aa bana yürüyor" diye terslemez. Eğer olacağı varsa sohbetin ilerleme şeklinden anlaşılır. Eğer olacağı yoksa kısa ve soğuk cevaplar verir zaten.


himmet dayi
(15.01.21)
Daha önce aynı şekilde okuldan biryile twitterdan tanıştım. İletişimimiz etkileşimlerle başladı. Favlar, tweetlerine mentionlar (ama gerekli gereksiz değil tabi dozunda)

Daha sonra bir noktada mention atmayacağın bir tweetini özelden göndererek yorum yapabilirsin ordan belli olur konuşmak istiyor mu. Hoşlanmıyorsa zaten yapacak bir şey yok ama icebreaker yöntemi budur ufaktan etkileşime geçmek


edit: tanıştığımız kişiyle sevgili olduğumuzu söylemeyi unuttum.


eatpraylaw
(15.01.21)
(5)

Dertleşeceğim kimsem yok

Neredeyse bütün arkadaşlarım çıkarları uğruna benimle muhabbetini sürdürdüler ve fark ettiğim zaman iletişimimi kestim kendime daha fazla kötülük etmek istemediğim için... Hiçmi yok güvenilecek birileri artık? :(
Neredeyse bütün arkadaşlarım çıkarları uğruna benimle muhabbetini sürdürdüler ve fark ettiğim zaman iletişimimi kestim kendime daha fazla kötülük etmek istemediğim için... Hiçmi yok güvenilecek birileri artık? :(
yeni ve işsiz
(14.01.21)
Dinlerim. Var olmaz mı


opitseri
(14.01.21)
işsizsen dinlemem :))

var tabii, duyuru ülkenin nadir bulunan bir köşesi. Eskiden seviye çok çok yükseklerde de olsa, hala pırlanta gibi insanlar var.


stewie
(14.01.21)
Erkeksen dinlemem hacı. Ama kızsan dinlerim bak


Dinlerim ama sen de benimkileri dinlersin


oekuklu
(14.01.21)
Ben de dinlerim muhtar, ama saçma aşk acılarıyla makara da yaparım bak peşin söyliyim :)


John Bloor
(15.01.21)
(8)

uzaktaki sevgili adayının doğum günü kutlamacası ?

Sevgili adayı Siirt'te görev yaptığı için oraya gidicem.25 Ocakta gidicem.Batman havaalanından o olacak onun için evine gidip sürpriz yapma imkanı da yok.Giderken yanımda bi hediye götürmem lazım ne götürsem bilemedim.Ben er kişiyim.Belki buradan birlikte güzel bir fikir çıkabiliriz diye yazmak iste
Sevgili adayı Siirt'te görev yaptığı için oraya gidicem.25 Ocakta gidicem.Batman havaalanından o olacak onun için evine gidip sürpriz yapma imkanı da yok.Giderken yanımda bi hediye götürmem lazım ne götürsem bilemedim.Ben er kişiyim.Belki buradan birlikte güzel bir fikir çıkabiliriz diye yazmak istedim.
Teşekkürler şimdiden sayın duyurucular...
Edit: Doğum günü 27 ocakta.Onun evinde kalacağım için dışarıdan pasta filan da getirememem.
ramazanali
(13.01.21)
Uçakta taşıma durumu nasıl olur bilmiyorum ama şampanya patlat inince arabaya geçmeden önce, bence güzel olur. Elinde çiçekle gidersin, hediyesini de şampanya içerken verirsin.


megalomaniac
(13.01.21)
Ama biz kendisinin zevklerini ve ihtiyaçlarını bilmiyoruz ki... bilsek, biraz bilgi versen..?


1bir1bir1
(13.01.21)
Siirt'te şampanya patlatmak falan sakın...


pass
(13.01.21)
hediye al Sakla esyalarin arasina. taki, saat gibi bi sey alirsan saklayabilirsin belki bi seyin cebinde vs. ilk giderken ucaga pasta sokabilirsiniz kalpli balon al sonra kendin inince sisirirsiniz. oyle ilk gordugunde kutlamayi deneyin. asil dogum gununde de hediyesini verip surprizsiz beraberken ister pasta ister sarap ne ise :>


ala09
(13.01.21)
Evdeyken dışardan pasta siparişi verebilirsiniz. Not olarak, kapiyi calmamalari gerektiğini belirtirseniz sürprizi de bozulmaz. Çöp atar gibi kapıya çıkıp pastayı alıp içeri girerseniz. Harika olur.


secretname
(13.01.21)
Yakın zamanda etrafımda gördüğüm hediyeler ve ilk aklıma gelenler şöyley: kaliteli ve şık bir sırt çantası, kaliteli bir hırka, bluetooth kulaklık ve/veya akıllı saat, pijama takımı (bu biraz meh oldu ama maddi duruma göre seçilebilir), sevdiği veya istediği bir kitabın ciltli versiyonu ya da yine sevdiği bir kitap serisi, elektronik kitap seviyorsa e-kitap okuyucu, ihtiyacı varsa tablet, ajanda kullanmayı seviyorsa ajanda + kalem, ya da kırtasiye ürünleri, ihtiyacı varsa bir mutfak eşyası (mikser /rondo/ mix& go) gibi.

Bütçe ne kadar ona göre farklı bir sürü şey çıkar.


bunu düşünmeniz bile çok hoş...bırak adaylığı, görüştüğüm erkek arkadaşlarım benim için metroya, metrobüse bile binmezdi. kısacası, kıllarını kıpırdatan olmadı. bazı kadınlar çok şanslı. imrendim...


ersen sevdalisi
(13.01.21)
birden fazla hediye al. birini doğumgününde var. diğerini evde bir yere sakla. gittikten sonra yerini tarif et bulsun :) ipuçlarıyla bulmasını sağlayabilirsin. pastayı da dışardan sipariş verebilirsin bence. olmadı bi markete gidiyim diye çıkıp marketten de alabilirsin migros/pastane falan.


jelly bear
(14.01.21)
(22)

Evli bir birey ile ilişki yaşarmıydınız?

Er kişisi evli olmasına rağmen karşı cinse ilişki teklif ediyor (gönül+fiziksel) Kadın kişisi reddediyor ,ama iletişime devam ediyor ( havadan sudan konuşuyorlar sadece)Sonra bir yerlerde iş nedeni ile karşılaşıyorlar hatta aynı odada kalıyorlar.Şimdide beraber çalışıyorlar ( bu bir rastlantı değil
Er kişisi evli olmasına rağmen karşı cinse ilişki teklif ediyor (gönül+fiziksel)
Kadın kişisi reddediyor ,ama iletişime devam ediyor ( havadan sudan konuşuyorlar sadece)
Sonra bir yerlerde iş nedeni ile karşılaşıyorlar hatta aynı odada kalıyorlar.
Şimdide beraber çalışıyorlar ( bu bir rastlantı değil kadın kişisi er kişinin yanına çalışmaya gidiyor bilerek ve isteyerek)
Kadın kişisi, er kişisinin kişilik özelliklerinden nefret edip bi ton küfür saydırmasına rağmen, onu fiziksel ve gönül olarak arzuladığını söylüyor.
Kadın kişisi er kişisinin evli olduğunu biliyor hatta eşi ve çocukları ile tanıştığını söylüyor.

Abi bu nası bi dümen, benim midem bulanıyor bu kadın kişisi ''ee ne var bunda'' diyor.

Kadın kişisi beni arayıp bu olayları anlatınca nutkum tutuldu, tabi insanın arkadaşından gelmesi böyle bişey, en azından benim için şaşırtıcı bir durum. Bana göre böyle işler ters olduğu için kendisi ile birdahailetişime geçmeyeceğimi söyledim kibar bir dil ile.

''Bu kişiden kişiye değişir yargılamamalıyım'' diye mi düşünmeliydim ?

Bu arada lütfen kadınlar böyle erkekler şöyle demeyin olur mu? olayın cinsiyet ile ilgisi yok.
paramolacak
(13.01.21)
Bu olay senin Türkçe'ne fazla gelmiş. Acilen uzaklaş.


Aynen şimdi tekrar okudumda doğru söylüyorsun, türkçem yettiği kadarı ile düzelttim, en azından anlayabilen arkadaşlar cevaplarsa sevinirim.@epistemic_regress


paramolacak
(13.01.21)
ahlaksızlık. her ikisi için de. umarım her ikisinni de allah bin türlü belaısnı verir ve iki yakaları bir araya gelmez.


tchuck
(13.01.21)
10 yıl önce düşündüklerimle sonradan yaptıklarım o kadar farklı ki.

Tabii ki aralarından bazıları iğrenç şeylerdi fakat kınamayın arkadaşlar. Başınıza geliyor.

Senin tabirinle er kişisi olarak evlenmeden ilişkiye girmem ben de karşımdakine saygısızlık, o da girmemis olsun, ben de diyordum.

Sonra bu önemini yitirdi kaç kere seviştim hatırlamıyorum.

Aldatmam ben ya ne iğrenç karaktersiz insanlar bunlar diyordum, nasıl bakıyorlar sevgililerinin yüzüne diyordum, bir direndim iki direndim üçüncüde aldattım.

Hala, binde bir de olsa uygun şartlar sağlandığında cinsel güdülerimize yenik düşebilen, doyumsuz, nefsine hakim olamayan yaratıklar olduğumuz için; şaşırmıyorum ben artık insanların yaptıkları şeylere.

Çok şükür ilişkisi olan veya evli biriyle yatmadım, genel olarak doyuma da ulaştığımı düşünüyorum artık kralı gelse eyvallah bacım diyecek moddayım ama diğer insanlar neler yaşadı, nasıl bir çevrede yetişti, nelere maruz kaldı, hangi filmleri romanları okudu da toplumun yanlış gördüğü şeyler ona normal gelmeye başladı bilemeyiz. Cinsel duygularını ne kadar bastırdı veya libidosu ne düzeyde onu da bilemeyiz. Yoksa tabii ki yanlıştır.

O yüzden artık yargılayamıyorum. Sen de aynı sonuca çıkmışsın zaten.

Dinler ve tek eşlilik olmasaydı sanki dünya seksten geçilmezdi gibi geliyor. Her canlının üremek için yaşadığını düşünüyorum. Kimisi için bu yolda her şey mübah olabilir.


ananiyimioguz
(13.01.21)
Son 1 yıla yakın zamandır veya belki fazladır radyo tiyatrosu dinliyorum. Çok oyun dinledim ve yazarı yabancı olan oyunlarda çok ortak bazı unsurlar var; evli çiftlerde ya kadın ya erkek ya da ikisi birden eşini aldatıyor, evli çiftlerden biri veya ailenin üyelerinden biri eşini veya ailenin miras bırakacak kişisini rahatlıkla öldürebiliyor, sadece para için çok çeşitli, çok samimi görünen ama samimiyetsiz ilişkiler kuruluyor ve sonu ölümle bitiyor, bir de enteresandır, zengin veya fakir her evde mutlaka en az 1 hizmetçi çalışıyor vs.

Bunlar son derece normalmiş gibi işleniyor. Yani bu tarz oyunların halka servis edilmesiyle, bunlara muhatap olan halkların gözünde aldatmalar, yasak ve/veya çarpık ilişkiler ve öldürmeler son derece sağlam bir şekilde normalleştiriliyor.

Halkın bu tarz davranışlarını normal görebilme sebeplerinden birinin, vaktiyle bu tarz etkilere maruz kalıp referans alarak hayata geçirebilmeleri ve uyguladıklarında da daha normal hislere doğru yol almaları olduğunu düşünüyorum. Öldürmek bu derece normalleştirilememeliydi bence. Aldatmak da öyle. Sonuç bu.


1bir1bir1
(13.01.21)
Ayrıca @ananiyimioguz +1


1bir1bir1
(13.01.21)
boyle bir konuda -amiyane tabirle- bu kadar gevsek tutum sergileyen birinin arkadasligina da guvenemezdim. kisilik sorunu bence bu. ozel hayati bu kadar lacka, karman corman olan insandan baska alanda da hayir gelmez. iyi ve guvenilir bir arkadas olamaz. o yuzden sogur ve uzaklasirdim.


sadakat sorumluluğu olan kişi erkek, kadın değil. tek eşliliği seçipte birine söz veren, evlilik kurumuna dahil olan erkek kişisi. kadın tarafınında ciddi psikolojik sorunları var. kişilik özelliklerine küfrettiğin birini gönül ve fiziksel olarak arzulamanın başka bir açıklaması yok zira. şayet arkadaşınızda bu tarz dejenere davranışlar genel bir tutumsa veya buna dönüşüyorsa ben olsam uzaklaşırdım. yargılamam, vay ahlaksız sen neler yapıyorsun demem, sessiz sedasız iletişimimi keserim. yok tek seferlik insani bir tökezleme ise, durumdan çıkmak için dost, arkadaş desteğine ihtiyaç duyduğunu söylüyorsa sınırı yine de belli tutarak destek olmaya çalışırım.


Phoebe
(13.01.21)
ikisi de ahlaksizlik ama evli olan iliski yasamamali bekar icin yani arkadasiniza cok yorum yapmam yani adamin evliliginin sorumlusu kulliyen adam mesul onu demek istiyorum. kadin kendinden. ha hata yapmak kacinilmaz olsa da hepimiz yapsak da onun hata oldugunu kabul etmek lazim. mevzu bunu dogal akis veya dunya benim cevremde donuyor veyahut "ne var bunda" anlayisi sakincali. arkadasligimi kesmezdim hatta yargi machine veya cezalandirma anlayisindan uzak durmak isterim ama beni rahatsiz ederse daha az konusurm


ala09
(13.01.21)
Arkadaşınızın ee ne var bunda demesi mide bulandırıcı evet. Ve fakat diyeceğim şu ki bazen hayat öyle bir durum ortaya çıkartıyor ki asla yapmam etmem dediğiniz bir hali karşınıza getirip elinizi kolunuzu bağlayabiliyor. Hayat uzun, kınadığını yaşıyorsun. Arkadaşınız en azından öyle hissettiği için vicdan azabı çekmeliydi, hem de kişilik olarak tiksindiği biri için öyle demesi, yazık.


mslny
(13.01.21)
Herkes kendine yakışanı yapar. Şimdi herkesin inancı, yaşam tarzı, karşılaştığı sorunlar vs farklıdır eyvallah da yapılacak şey var yapılmayacak şey var. Ben hiç anlayamayacağım bu durumu. Yadırgayacağım da yargılayacağım da. Şayet birgün böyle bir şey yaparsam Allah benim de belamı versin. Ben hoşlandığım kişilerin bırakın eşi, sevgilisi olduğunu öğrendiğimde bile çok utanıyorum. Arkasında ne olursa olsun yaptıkları ahlaksızlık olduğu gerçeğini değiştirmez.


Bir keresinde yaşadım ama sevgili gibi değildik. Evliliğinden mutsuz ve şartlar gereği yaptığı yanlış bir evlilikti, zaten boşanma yolundaydı. Hiç ummadığım bir şekilde inanılmaz bir cinsel çekim hissetmiştim, ki öyle herkese kolay kolay kendimi tutamayacak kadar yükselen biri değilim. Bu arkadaşa karşı koymaya çalıştım ama hiç tecrübe etmediğim bir çekim vardı, hani derler ya temas ettikçe kıvılcım çıkıyor diye, çok enteresandı. Hiçbir sevgilimde o kadarını yaşamadım, hala bile.

Arkadaş olarak da çok iyi anlaşıyorduk ama evliliği sebebiyle normal bir ilişkiye döndürmek istemedik. Sonrasında aynı ortamdan ayrıldık, o boşanma sürecine girdi, uzaklaştık.

Geçenlerde evli olduğunu bilmediğim biriyle flörtleşiyorduk, söylemedi bana ben de normal yürüdüm. Sonra öğrenince çok şaşırdım çünkü hiç evli olduğu insanı aldatacak biri değildi. Kültürlü, hayata karşı sorumluluk sahibi, mantıklı. Hatta çocuk sahibi. Sonradan anlattı, yaşadığı zorluklar, sorunlu bir evlilik. Boşanacak ama şartların olgunlaşmasını bekliyormuş. Başka sebepten bir ilişkiye dönüşmedi ama eşini aldatacak olması onu benim gözümde "aşağılık" bir insan yapmadı.

Kimse bu hayatı mükemmel yaşamıyor, herkes hata yapıyor. Kimi o hataların sorumluluklarıyla baş eder, kiminin hatası boyunu aşar, onunla yaşaması zor olur, çıkar yol arar. Gerekirse o yanlış yola girer ama hayatın bana öğrettiği şey hiçbir şey siyahla beyaz değil, gri alan da en az ikisi kadar geniş. Olay bazında değerlendiririm ben bu durumu ama genel anlamda hoş bir şey olmadığına katılıyorum.


Jux
(13.01.21)
Ya tejrar okuyunca yazarken hikayenin diger ayrintilarini atladigimi farkettim. karisi ve cocuguyla tamismak, calistigi yerde calismak icin cabalamak sonra is icin gidilip beraber kalmak vs. defolsun gitsin ya sozde bi de karakterindennnefret etmeler falan. yaziklarimdan vazgectim! idam!!!!


ala09
(13.01.21)
Soruya cevabım:

Kesinlikle hayır.


hayirsiz
(13.01.21)
Sadece başlığı okuyarak cevap veriyorum, aşıksam yaşardım, sırf skor olsun diye ya da boşlukta olduğumdan sevişmek için yaşamazdım


freebird5406_2
(13.01.21)
Böyle adamlar var, şartlar uygun olsa 4-14 kadınla idare eder. Teklif eder.Bir tarafta eşi ve çocuklarıyla beraber olduğu dünya, öte tarafta iş hayatını renkli kılacak seçenekler. Evet sadakat sorumluluğu olan erkek tarafı, ama çevremizde görüyoruz arada böyle tipleri. Bu tiplerin tabii ki en büyük argümanı "artık eşimle geçinemiyoruz", "ayrılma aşamasındayız", "çocuk var", vs. 1000 senelik yalanlar.
Bu adamlar kadınları kandırabilmek için normalde bir erkeğin bir kadına yapacağı jestlerden ve iltifatlardan daha fazlasını yapıyorlar. Kadınların ilk düşme noktası bu. Ondan sonra durumun aslında ne kadar b.tan olduğunu gören kadın durumu rasyonalize etmeye çalışıyor, "evlilikleri zaten kötü gidiyormuş", "çocuk olmasa bi dakka durmam dedi"...
Eşi ve çocuklarıyla tanışma kısmı tümden iğrenç...
Allah ıslah etsin. "Yargılamasam mı acaba" demem ben şahsen. Bu yargımı etrafımla paylaşmam ama o kişiyle görüşmem de, arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim durumu. Hemcinsler için hele... Yargılar kişi hakkındaki kanaatlarımızdır. Ne demek yargılamayayım? Düşünmeyeyim mi ne yaptığını? Bana ters.


SiyamkedisiZorro
(14.01.21)
yargılama, kınadığınla kınanırsın derler. iletişimi kesmişsin zaten. yapman gereken oydu. dedemden yadigar bi aferin vardı, senin olsun.


antihero
(14.01.21)
böyle bir arkadaşım oldu, yeni evliydi ve eski sevgilisiyle görüşüyordu. kızla bir daha hiç görüşmedim. bu tür şeylere ortak olmak istemiyorum.


deartheodosia
(14.01.21)
aslında durumu kendi içinde değerlendirmek doğru olur. mesela evlidir ama evlilik bitmiştir artık ayrı evlerde yaşıyorlardır ve çocuklarla ilgili şeyler dışında diyalogları yoktur. sadece mahkeme kararıyla boşanma olmamıştır. o zaman sıkıntı bir durum görmüyorum ben. olabilir.


naksidil
(14.01.21)
Kesinlikle girmem . Bir sürü bekar kadın var.


opitseri
(14.01.21)
+5 yıllık sevgilim evliydi. evlilikleri bitmişti, o boşanmaya çalışıyordu ama kadın boşanmamak için süründürüyordu. bir taraf istemiyorsa boşanmak hiç kolay bir şey değil. biz de çok aşık olduk. sonra sevgili olduk. ilk aydan itibaren beraber yaşadık. o diğer kadın karısı değil, eski sevgilisiydi hep benim gözümde.

bana da bu ilişkiden önce sorsaydınız böyle böyle bir şey yaşar mısın diye, tabiki hayır derdim. ama olabiliyor. yaşarken farklı değerlendiriyor insan. şartlar önemli gene de. eğer hala karısıyla birlikte yaşıyor olsaydı, ona da canım cicim davranıyor olsaydı, karısının hiçbir şeyden haberi olmasaydı falan böyle bir işe girmezdim. herkes birini seçmeli. "hem karım dursun, hem sevgilim olsun" olmaz.

şimdi biliyorum ki dünyanın lincini yiyeceğim. daha önce de yedim :) ama paramolacak'ın hikayesindeki kadın kişisine katılıyorum, "ee ne var bunda." seviyordum, o da beni seviyordu, karısını sevmiyordu, karısı da onu sevmiyordu. herkes her şeyin farkındaydı. sırf zamanında bir imza attılar ve o imzanın bozulması onları hiç tanımayan bir savcının iki dudağına kaldı diye biz öyle güzel bir ilişki yaşamasa mıydık? şahsen pişman değilim.

sonuç olarak cevabım; yargılamamalısın. fikirlerini belirtmişsin, sana çok tersse iletişimi de kesersin ama yargılamak başka bir şey. twitterda fikirleri sana ters insanları takip edip twitlerinin altına kötü yorumlar döşemek gibi bir şey bu. beğenmiyorsan takip etme. diğer yandan, ben olsam sevdiğim bir arkadaşımsa iletişimi de kesmezdim. yaşamadan bilemezsin. ingilizcede bir deyim var ya; "try walking in my shoes." tam olarak öyle.


mesleğimden dolayı yargılamamaya çalışıyorum insanları. (psikolojik danışmanım.)
aldatmak çok farklı bir olay. evlilik iki kişilik bir iş. karı koca arasındadır. taraflardan birisi farklı bir gönül ilişkisine gidebilir. diğer tarafın bundan haberi var mı buna bakmak lazım.
eşimiz bizim bir yansımamızdır, ayna gibidir, her halimizi görür, gördüğünü de biliriz. kimi zaman evlilikte taraflardan birisi sürekli aynı aynaya bakmaktan yorulur, kendini daha farklı görmek, göstermek ister. bu zamanda da farklı birisi ona iyi gelebilir.
bir diğer nokta da aldatan kişi evlilikte mutsuzdur. sürdürmeyi istemiyordur. ancak bunu söyleyecek cesareti, belki düşüncelerini ortaya koymaya cesareti bile yoktur. aldatmayı seçip yakalanma güdüsü vardır. yakalanmak için aldatır.

bir de diğer kadından bakmak lazım. neden kendine ait olmayan bir erkekle beraber olmaktan kendini alıkoyamıyor?

şahsen ben böyle bir durumla karşılaşsaydım arkadaşımın bana çok değer verdiğini düşünürdüm. çünkü arkadaşınızın durumu toplumsal baskılar nedeniyle o kadar zor bir durum ki, kime anlatsa yanından ayrılacak. zor bir süreç.
bana böyle bir şey anlatan arkadaşımın yanında olmaya çabalarım.

etik olarak doğru bulabilirsin, bulmayabilirsin, farklı mevzular. yargılamak doğru değil, şahsi düşüncem. herkesi bir yere getiren büyük hikayeler vardır. onların hikayelerini bilmiyoruz.
her şey siyah veya beyaz değildir.


ananotherlife
(14.01.21)
(11)

uzun ilişkiden sonra kısa sürede evlenenler

duyuruda olsun, etrafta falan... görüyorum 3-4-5 yıllık ilişkisi olmuş bir anda ayrılıyor. kadın ya da erkek tarafı 5-6 ay içinde hemen birisiyle evleniyor. Bu nasıl oluyor? O kadar kısa sürede nasıl evleniyorlar? Ne düşünüyorsunuz bu konuda?
duyuruda olsun, etrafta falan... görüyorum 3-4-5 yıllık ilişkisi olmuş bir anda ayrılıyor. kadın ya da erkek tarafı 5-6 ay içinde hemen birisiyle evleniyor. Bu nasıl oluyor? O kadar kısa sürede nasıl evleniyorlar? Ne düşünüyorsunuz bu konuda?
Neden olmasin? Demek ki o sekilde hissetmisler.
Garipserdim eskiden, artik garipsemiyorum. Normal bir sey.


kuehles blondes
(13.01.21)
şöyle bak kanlı canlı anlatayım. duymayan kalmamıştır gerçi duyuru'da askdhsa

5.5 yıl birlikteydim. evlenmek istediğim kızdı ama ayrıldık. şimdi geriye dönüp bakınca hatalarım neydi düşünüyorum ve diyorum ki, bir sonrakine o kadar beklemem, evlenirim. ilişkimi de hatasız devam ettiririm.

ders çıkarmış ve oyunu bir defa daha oynayınca save ettiğin yere gidip tekrar oynayamayacağını anlamış oluyorsun. ona göre oynuyorsun artık.


stewie
(13.01.21)
rebound. onu bile beceremiyorlar bi bakıyorlar evlenmişler.


Uzun ilişki sonrası hemen evlenen insanların eşlerini sevmediğini düşünürüm. Nedense bana hep böyle gelmiştir.


uzun ilişki olana kadar zaten anlaşılmıyor mu evlenip evlenmeyeceğin? 5 yıllık ilişkiler de ilk senesinde evlilik yapabilirdi.


stewie
(13.01.21)
Uzun ilişkide aşka doyup, yıpranma aşamasına geçip ayrılmıştır. Hayatına düzen gelsin ve bir daha kimsenin kalbiyle içli-dışlı olmasın diye, pat diye evlenir.
Tek istediği düzenli yaşamdır, aşk meşk olaylarında başarısız hissetmiştir ve devam edecek gücü yoktur. Sadece saygıya dayanan bir evlilik yapar, bu mantık bazen tutar. Nitekim günümüzde evliliklerin çoğu sevgisizlikten değil saygısızlıktan bitmektedir.


megalomaniac
(13.01.21)
Nasıl oluyor, şöyle:
3-4-5 yıllık uzun ilişkisi olanlar ayrıldıklarında 26-32 yaş aralığında oluyor.
Kadın 30'a kadar evlenmeyi istediği için uzun süreli ilişkisi bittikten sonra en uygun adayı bulup evleniyor. Üç dört yıl sevgili olduğu adamı evlilik için yeterli görse onunla evlenecekti.
Erkek de 3-4 yıl aynı kadınla sevgili olduğu için kadınlarla nasıl tanışılır unutmuş oluyor. "Bir daha birini tavlayamam, bu yaştan sonra zor" kafasına giriyor. Karşısına çıkan, ondan hoşlanan ilk kişiyle "Aman bu da kaçmasın" diyerek evleniyor.


Anthony McCarten
(13.01.21)
iliski suresinde evlilik asamasina gecildiginde ve istenilen olmadiginda ve zihniyet olarak evlilik icin hazirlanmisken, evlenmek icin seneler harcamanin bir gereklilik olmadigini biliyor ve evlilik niyetiyle iliskiye basliyor karar verdikten sonra evlenmek cok bi mesele degil. hele bizim toplumumuzda zaten evlenmek desteklenen bir sey oldugu icin


ala09
(13.01.21)
evlilik fikrine ilk ilişkide hazırlanıp, ikincisinde uygulamaya geçiliyor.


rayde
(13.01.21)
Yazılanların yanısıra ikinci ilişkide insanların manuple olduklarını da düşünüyorum ben. Huzur, guven, sevgi ya da her neye ihtiyac duyuyorsa onun varligina inanmak veya varolanla yetinmek gibi evrimsel bir tepki veriyor kafa.

Ayrıca @balance sheet’in yaptığı tespitlerin son paragrafı hariç hepsinin oldukça hatalı olduğunu düşünüyorum, söylemeden geçemedim


her uzun ilişki sağlıklı ve güzel bir ilişki mi öncelikle bu sorgulanmalı. nispeten daha genç yaşta tanışılan bir takım sebeplerle devam etmiş ilişkiler oluyor çoğu. alışkanlıktan ayrılamamak, yalnız kalma korkusu gibi gibi.
ilişki sonunda bitince ve tekrar "oyunca dönülünce" de bu sefer neyi isteyip istemediğinin farkında oluyor insan. hem yaş alınmış oluyor, hem geçmiş tecrübe ile karşılaştırma yapma imkanı oluyor. sonra gerçekten kafasına ve gönlüne göre bir ilişki başlayınca taraflar kısa sürede karar veriyor. çünkü büyük ihtimalle karşı taraf da aynı şeyleri deneyimlemiş oluyor.
bence o kadar mantıklı ki. yani üzerinde düşünülüp woaaa aldatma çıkarımı yapmaya çok gerek yok.


(5)

Arkadaş grubundan bir kızın romantik olarak ilgisini nasıl çekerim

Üniversitedeki arkadaş grubunuzu düşünün. Bir erkek o gruptan bir kızdan hoşlanmaya başladığında nasıl bir yol izlemeli. Arkadaşlıktan ilişkiye geçiş nasıl olmalı? Bizim durumumuzda aylardır yüzyüze görüşmedik arada mesaj attım. Bire bir hiç görüşmedik, hep arkadaş grubuyla. Nasıl ilerler? Yakın zam
Üniversitedeki arkadaş grubunuzu düşünün. Bir erkek o gruptan bir kızdan hoşlanmaya başladığında nasıl bir yol izlemeli.

Arkadaşlıktan ilişkiye geçiş nasıl olmalı?
Bizim durumumuzda aylardır yüzyüze görüşmedik arada mesaj attım. Bire bir hiç görüşmedik, hep arkadaş grubuyla.

Nasıl ilerler? Yakın zamanda yürüyüş için davet edeceğim dışarıya.
elijahz
(12.01.21)
Kanka bu işin taktiği yok bana sorarsan, sana ilgi duyabilecek bir kızsa zaten ne yapsan düşer. Öteki türlü 'bu da mal mı ne ilgimi çekmeye çabalıyor' olursun.


olaylar olaylar
(12.01.21)
hoslanmaya basladiysa hoslandigindan bi emin olsun sonra friendstir kavak yelleri bilmem ne burda o gecisleri yakalasin shsjsj

mesaj atin arada alakasiz konularda. ama niyeyse ben rahatsiz oldum karsilik alamayacakmissiniz gibi bi izlenim oldu o da hoslanma belirtisi gosterirse harekete gecin derdim


ala09
(12.01.21)
Mizah seviyeniz uyuşuyorsa, tipin/karakterin de hoşuna gideceği türdense şakalardan yürü. Ortak zevkler bulmaya, onlardan konuşmaya çalış. Baktın oluyor, dikkatini iyice çektin ve muhabbet sarıyor.. Sonra buluşursun.
Altyapıyı sağlamlaştırmadan girişme bence davete. Hatta en güzeli kızın kendisine teklifte bulundurtmak da o biraz fazla emek istiyor.

Çok da üstüne düştüğünü belli etme bu arada gizem yarat. Ne yaptığını bilmesin sürekli. Muhabbeti kur, sonra yazma o yazsın falan..

Bu arada taktik kasmak hoş değil. En güzel ilişki taktiksiz kendiliğinden ilerleyendir. Uzun ilişkilerim hep öyle olmuştur fakat bunlar da genel kurallar bence.


ananiyimioguz
(12.01.21)
ilgini bunaltmadan, aşırıya kaçmadan ama açıkça belli et. devamında kızdan gelen mesajlara bak.


orpheus
(12.01.21)
olaylar olaylar doğru yazmış. tik atmamışsın ama adamın yazdıgı şey doğru.

ha sen net olarak ne yapmalıyım diye soruyorsan onun cevabını kendin vermişsin zaten. yakın zamanda yürüyüş için davet edecekmişsin işte. gerisi gelir zaten.


dafuq
(16.01.21)
(8)

is bulamiyorum

yazilimciyim. isimden cok sikildim. kalitesiz bir urun ortaya cikardik bircok sebepten. urun kalitesinden de, kod kalitesinden de memnun degilim. calistigim insanlarin cogunlugu kaliteli is cikaracak kapasiteye sahip degildi, bir kismi baska projelere gonderildi, bir kismi sirketten ayrildi. bunlar
yazilimciyim. isimden cok sikildim. kalitesiz bir urun ortaya cikardik bircok sebepten. urun kalitesinden de, kod kalitesinden de memnun degilim. calistigim insanlarin cogunlugu kaliteli is cikaracak kapasiteye sahip degildi, bir kismi baska projelere gonderildi, bir kismi sirketten ayrildi. bunlar arasinda iyi olanlar da vardi tabi ama azinlik. buyuk ekibimiz kuculdu, geriye ben ve pek de memnun olmadigim 2-3 kisi kaldi. ben de oyle cok iyi bir yazilimci degilim zaten, temelim saglam degil, mulakatlardan bu yuzden eleniyorum cogunlukla, ama fena is yapmadigimi dusunuyorum (feedbackler de o yonde). ama tech lead olabilecek biri de degilim ve bu isin buyuk bir kismi benim ustumde su an mecburen. esas tech lead'imiz daha genis ekibin tech lead'i durumunda su an ve bizim projeye eskisi gibi vakit ayiramiyor. benim de motivasyonum yok, beceriksizce yazilmis kodlar, duzgun test edilmemis, duzgun calismayan bir uygulama var elimde ve benim bu iste calisma istegim hic yok. o yuzden islerimi son ana kadar uzatiyorum hep. buna ragmen iyi calistigimi dusunuyor ekipteki yazilimci olmayanlar. acikca neredeyse calismadigimi soyleyince sasiriyorlar.

cok fazla yerle gorustum is icin. yurt disinda bircok yer, yurt icinde iyi bilinenlerin cogu, yurt disi merkezli turk sirketleri vs. cogunda teknik gorusmede veya davranissal (sorunlu biri degilim ama STAR teknigi sorularini cevaplayamiyorum pek, aklima anlatacak seyler gelmiyor) gorusmede takildim. kiminde verdikleri projeyi duzgun yapamadim ya da bunaldigim icin ozensiz yaptim. kimi yer maas beklentimi sorup bir daha donmedi ama onlar olucu bence. :) sona cok yaklastigim 2 yer oldu, biri hollanda, mid seviye buldular beni, vermeyi dusundukleri para vergi indirimi icin yeterli olmuyordu, benim de beklentimin altindaydi, hic teklif yapmadilar. digeri amerika merkezli bir turk sirketi, turkiye'de remote calisiyorlardi, dolar ile maas falan, tum asamalari gectim ama benden daha iyi birini bulduklarini soylediler. boylece onlar da olmadi.

teorik bilgimi artirmaya calisiyorum bir yandan ama asiri tembel ve motivasyonsuzum, kendi motivasyonumu kendim saglayamiyorum. o yuzden cok yavas ilerliyorum. bir daha is bulabilir miyim bilmiyorum artik. mecbur bulundugum sirketten emekli olacagim sanirim. ama dedigim gibi cok sikiliyorum, daha iyisini yapabilecegimi dusunuyorum ama motivasyon sorunum buyuk dert. cok fazla yerle gorusup hicbirinin olmamasi ise bikkinlik getirdi, artik basvuru bile yapmiyorum. bu isin icinden nasil cikacagimi bilmiyorum. beni ancak beraber calisip beni tanimis insanlar ise alir sanirim, ama cok cevrem de yok, yani o da zor.

bu da boyle bir ic dokme oldugundan gonul islerinde. yaklasik ne yapmam gerektigini biliyorum (teori calis, calisirken karsilastigin zorluklari ve nasil astigini not et, side project gelistir vs) ama bunlari yapacak motivasyonu hic saglayamadim ve saglayamam gibi geliyor.

bu arada ise almak isteyen olursa fullstack calisiyorum ama bundan sonra frontend olarak devam etmek istiyorum ve basvurularim da bu yonde oldu cok buyuk cogunlukla.

not: is aliskanligi ingilizce klavye kullaniyorum, kusuruma bakmayin.
lemmiwinks
(12.01.21)
Hocam eğer imkanın varsa istifa et, 1-2 ay ara ver, sonra iş aramaya başla. Benim burnout olan bi kaç arkadaşım böyle yaptı ve çalışırken iş aramaya göre çok daha rahat iş bulduklarını gözlemledim. O enerji farkediyor herhalde. Motivasyon sorununuz da çözülür muhtemelen.

Kötü biten proje yazılımcının başına gelebilecek en kötü şey herhalde. Öldürsen öldüremiyorsun, toparlayayım desen toparlanmıyor. İki ucu boklu değnek. Bir şekilde oradan kaçmaya bak, hiç öyle emeklilik falan deme, kariyerin biter orada. Moralinin bozuk olması da çok normal.

Onun haricinde o kadar çok mülakata girip hiçbirini geçememek iyiye işaret değil. Motivasyon olayı okey, ama kendini "mid-seviye" görüyor olmana rağmen acaba junior olabilir misin? Self assessment zor iş, işyerinde de iyi yöneticin yok, sadece kod yazarak geçirdiğin yıl sayısına bakıp buna karar vermek de mantıksız. Eğer böyle bir durum varsa iyi şirketlerde junior pozisyonlara da başvurabilirsin. Bir sene geçirip biraz toparladıktan sonra mid seviye ilanlara bakmaya başlarsın tekrardan. Fullstack olmak da biraz dezavantaj bu konuda, kendimden biliyorum.


pozisyonum senior. ben kendimi mid goruyorum (avrupayi dusunerek, yoksa turkiye icin mid-senior) ama etrafimdakiler senior goruyor ve daha fazla maas almam gerektigini dusunuyorlar. bunlar beraber calistigim yazilimcilarin yorumlari. junior olmadigim kesin. :) su an aldigim maasin altina bir yere gitmem. disaridan baktiginda iyi denebilecek bir sirketteyim.


lemmiwinks
(12.01.21)
@lemmiwinks, okey, ben Hollandalı şirket "mid seviye buldu" diyince junior'dan mid gibi zannetmiştim, böyle düşününce daha mantıklı. Zamanında ben de junior role başvurmuştum ama beni mid role almışlardı falan filan, direkt ondan öyle düşündüm.

Ama TR'de senior yazılımcı olarak Avrupa'da senior rol bulamamak normal, arada çok ciddi bir fark var. Benim şu an çalıştığım şirketteki (Avrupa'da) junior'lar TR'deki mid dev'lerden çok daha iyiler bence. Tabi bu benim kısıtlı bir çevrede gözlemim, tamamen yanılıyor da olabilirim.

Yine de özellikle remote bir rol bakıyorsanız bir seviye alttan daha kolay iş bulursunuz, alacağınız para da daha fazla bile olabilir. Benim öyle olmuştu en azından.


şu an türkiyede tecrübeli, uyumlu ve az biraz akıllı bir yazılımcının iş bulamaması imkansız gibi bir şey.


nuisance
(12.01.21)
@nuisance: demek bunlardan biri eksik bende :)


lemmiwinks
(12.01.21)
beklentiniz yüksektir belki.


nuisance
(12.01.21)
metni sanki ben yazmışım gibi hissettim okuyunca.

1 sene önce ben de tam bu sebeplerden işimden ayrıldım. rahatım yerindeydi hiçbir problemim yoktu ama çıkan ürüne baktığımda utanıyordum ve dediğin gibi seni yönlendirecek tecrübeli biri olmayınca çok fazla ilerleyemiyorsun.

korona filan derken uzunca bir süre tatil yaptım, o sırada da senin gibi iş başvuruları yaptım, yine dediğin sebeplerden çoğu yerden olumsuz cevap aldım.

geçtiğimiz ay da bir firma kariyer.net'ten beni bulup aradı ve verdikleri case'i yaptım. 3-4 görüşmeden sonra anlaştık ve çalışmaya başladım.

son zamanlarda ben de senin gibi hissediyordum iş bulamayacağım filan diye ama fırsatın nereden geleceği belli olmuyor. aramaya devam et bence.

yeni iş bulmadan işinizden ayrılmayın derler hep bir sebebi vardır mutlaka ama benim işten ayrılmam bana iyi gelmişti. eğer ekonomik olarak zorlamayacaksa belki sana da iyi gelebilir. bir de şöyle düşün şu an çalıştığın yerde neredeyse tech lead işi yapabildiğine göre en kötü yine benzer bir iş bulabilirsin.

son olarak söyleyeceğim şey de eğer anlaşmaya yakın olduğun bir iş bulursan, kendini geliştirebileceğin bir ortam sağlanıyorsa, o şirketi basamak olarak görüp düşük maaşla da başlayabilirsin.


aziz dostum jack
(12.01.21)
Merhaba,

Sizin durumunuzdaydim yillar once. Turkiye'de gayet iyi yerlerde guzel projelerle, guzel insanlarla calistim fakat yapilan isin kalitesi cogunlukla beni tatmin etmiyordu. Bunu degistirmek icin elime firsat gecti, bir teknoloji sirketinde 4-5 yil kadar principal developer olarak calisip yazilim gelistirme sureclerini bastan asagi yeniden duzenledik. Cok yorucu ve yogun calismamiz gerekti ama her yazilimcinin boyle bir tecrube edinmesi gerektigine inaniyorum. Eger urettiginiz urunden ve calisma yonteminden memnun degilseniz ve kendinize guvenip insiyatif alabilecekseniz boyle bir seyi denemenizi, degisim surecindeki veya niyetinde olan sirketleri takip etmenizi onerebilirim. Eger ise, surece kendinizi tamamen adayabilirseniz bahsettiginiz sikinti, konsantrasyon problemleri vs. buyuk olcude azalacaktir.

5 yildan uzun suredir Hollanda'da calisiyorum. Eger kafanizda buraya gelmek varsa kendiniz ile ilgili degistirmeniz gereken seyler olacak. Oncelikle kariyer acisindan bir adim geriye gitmeniz gerekebilir. Turkiye'de principal olarak calisirken buradaki ilk isime senior olarak, o zamanlar Turkiye'deki maasimdan biraz daha az paraya gelmistim ( o zamanlar try bu kadar degersiz degildi ). Hollanda icin bu normal. Sizi buraya alacak sirket risk alacak ve masrafta bulunacak. Nacizane tavsiyem is bulursaniz maasa bakmadan (%30 kuralina dahil oldugu surece) gitmeniz. 1-2 yil Hollanda'da calistiktan sonra daha yuksek maasla is bulmaniz cok daha kolay.

Bunlara ek olarak eger iyi bir projede calismak istiyorsaniz github orada duruyor. Binlerce cok kaliteli opensource proje contributor bekliyor. Eger yaptiginiz is sizi tatmin etmiyorsa, hangi teknoloji uzerinden calismak isterseniz isteyin mutlaka github'da size uygun bir proje vardir.


whisky
(13.01.21)
(12)

Foyası çıkınca önce inkara sonra yalan söylemeye başlayan erkek

Daha önce bu sebeplerden defalarca kavga edilmiş, yine erkeğin güven sarsıcı hareketlerinden dolayı ayrılınmış. Ayrıldıktan sonra aradan epey zaman geçmiş(6ay) bu süreçte erkek yalan söyleme huyunu, öfke problemini vs kabullenip hatrı sayılır bir terapistle çoook uzun seanslar yapmış ve düzeldiğini
Daha önce bu sebeplerden defalarca kavga edilmiş, yine erkeğin güven sarsıcı hareketlerinden dolayı ayrılınmış. Ayrıldıktan sonra aradan epey zaman geçmiş(6ay) bu süreçte erkek yalan söyleme huyunu, öfke problemini vs kabullenip hatrı sayılır bir terapistle çoook uzun seanslar yapmış ve düzeldiğini iddia ediyor. Seanslara artık düzenli devam etmiyor, ilaç da kullanmamış ama terapist artık sık seanslara ihtiyacı olmadığını arada bir görüşmenin yeteceğini söylemiş.

Neyse, kız inanmıyor ama eski güzel günlerin hatrına düşman da olmak istemiyor çünkü 5 sene geçirmişler birlikte. Erkek her şeyi düzelttim, düzeltmeye devam edeceğim sana göstereceğim vs diyor ama kız belli seviyede görüşebiliriz, başka türlüsü artık olmaz diyor. Erkek ayrı kaldıkları süreçte mide kanamaları geçirdiğini, bir büyük trafik kazası atlattığını, arabanın çok büyük hasar aldığını(araba bir arkadaşının) kendisinin burnu kanamadan mucizevi bir şekilde kurtulduğunu söylüyor. “İstersen fotoları gösteririm” diyor. Kız gerek yok ne alaka fotoyu neden isteyeyim diyor.

Birkaç gün sonra erkek endoskopi yaptırıyor, kız istersen geleyim yalnız gitme diyor ama erkek kabul etmiyor. Endoskopi sonucunun iyi çıktığını söylüyor. Kız raporu bana da gönder diyor. Erkek bir ara gönderirim yanımda değil vs diyerek yaklaşık 1 ay göndermiyor, arada muhabbeti geçtikçe kız soruyor “aa unuttum, bulamadım, yarın atıyım” vs.

Kız sonunda patlıyor. Arabanın resimlerini de istiyor, endoskopiyi de. Adam “arabanın fotoları bende yok arkadaşımda vardı sordum ama atmadı” diyor. Sorduğun mesajın ss’sini at ozaman diyor kız. Adam atmıyor, gerekçesi “ehh çok fazlaymış bu kadarı”. Kız yalan söylüyosun diyor, adam inkarda. Endoskopi raporunu hastaneden yarın alıp atarım görürsün diyor(bugün güya ama ses yok)

Adamın derdi ne?
Kız psikopat mı, adam mı onu güvensiz hareketleriyle delirtmiş? Kız bi başkasına böyle şüpheler duymadığını söylüyor.
Adam tedavi olduğunu, güvenini tekrar kazanacağını vs. söylerken böyle bir şeyi yapması, bu yaşananlar karşısında en azından elinde ne varsa koşa koşa toplayıp kendini dürüst çıkarmak için kızın alnına çarpması gerekmez mi? İlişkileri tamamen kopacaksa da bunu yapması gerekmez miydi ?
Kız ne yapsın sizce? Merhametli davranmalı mı adamı kendi hayatına çok dokundurmadan, yoksa olabildiğince uzak mı kalmalı. (Adamın nerdeyse kimsesi yok, ailesiyle kalıyor ama dialog sıfır. Kazadan-endoskopiden hiçkimsenin haberi yok sadece kıza anlatmış adam. Bir de arabanın sahibi biliyor.)

Uzun oldu kusura bakmayın ama benim için çok önemli. Teşekkürler yorumlarınız için şimdiden.
zahlebinin
(11.01.21)
kızın derdi ne?
yani adamın ne mal olduğunu anlamış madem, sonra niye "inanmak işine gelmiş"? yalan söylediğini biliyorsa niye iletişime devam edip üstüne bir de yalanlarını yüzüne vurmuş?
adam yalancıysa ya iletişimi tamamen kesecek, ya da yalanını yakalayınca yüzlemeyecek. tamam yalan söylüyor, biliyorsun, bu ısrar niye? kes iletişimi?

not: adam ruh hastası. yalan konuşmak bir ruh hastalığıdır.


pati
(11.01.21)
Kızın derdi şu, çok aşık olmuş zamanında güzel şeyler de yaşamış, adam elinde imkan varsa kızın her istediğini her zaman yapmış(hala da yapmaya çalışıyor ama kız fazla müsade etmiyor) bu yüzden de kız sorumlu hissediyor.


zahlebinin
(11.01.21)
kiz niye durduk yere suphelensin? demek adamin yalanciligini gormus iliski suresince.
o adamin terapiye gittigi bile supheli :) gittiyse bile karakterinde duzelme olmamis sayet kaza yaptim, hastanelik oldum vb. seri yalanlar soylediyse. ki yalan soylemeyen adamin kanitlari olur, hele ki yalanciliktan sabikasi varsa, ozellikle kanitlari cat cat ortaya serer.

kiz buna acisin diye yalan soylemis iste yahu :)

kizin yapmasi gereken artik 5 yillik toksik iliskiyi kestirip atmak.


Adam ilgi çekmeye çalışıyor işte, bende öfkeden çok üzüntü hissettirdi bu davranış.

Kız ne yapsın? Valla kız bilir. Ama adam böyle davranıyorsa ilişkide zaten bi sevgisizlik / iletişimsizlik sorunu var gibi, bir de 5 yıl birlikte geçirdikten sonra hala devam ediyorsa aralarındaki iletişim önceden de çok iyi değilmiş gibi görünüyor.


epey zaman geçmiş, 6 aydan sonrasını okumak istemedim. 6 ay uzun bir süre değil, 6 ayda yalan söyleme huyu, öfke problemi vs.. terapiyle çözülebileceğini sanmıyorum çok daha uzun sürer bence.

ama okudum, bence yalanlar devam, kız yoluna baksın, öyle adamdan bi bok olmaz.


benaslinda
(11.01.21)
Sual :Adamın derdi ne?
El cevab: sevilmek, neye mal olursa olsun sevilmek

Sual: kız ne yapsın?
El cevab: evvela sevilme-ilgi açlığını doyursun. Sonra sarih kafa ile inşa-allah doğruyu bulacakdır.


r evolution
(11.01.21)
Ben okurken üşeniyorum siz yaşarken uşenmiyor musunuz? Bu kişi kardeşiniz değil ana babanız değil eşiniz degil. Eski'den başka sıfatı yok. Ne diye hayatınızda tutup oyalaniyorsunuz ki?


elorelia
(11.01.21)
Bu ilişki başından sonuna kadar hiç sağlıklı, normal bir ilişki gibi durmuyor. Yani ortada en az 5 yıllık bir geçmiş var, siz birbirinizin arkadaşlarını tanımıyor musunuz? Hiç mi tanışmadınız? Mümkün değil 5 yıllık ilişkide bu. Yani kızın, erkek arkadaşının dediklerini teyit edebileceği kimse olmaması mümkün değil. Belki aileler tanışmamıştır, haberdar değildirler diyeceğim ama 5 yıldan bahsediyoruz.

Adam, arkadaşının arabasıyla büyük bir kaza yapıyor. Kız inanıp, inanmamak arasında kalıyor. Ee yani böyle büyük bir kaza üzerine hiç mi ortak tanıdığı yok, olayı teyit edecek? Hastanede bir operasyon geçiriyor, bunu bile teyit edecek tanıdığı yok. En kötü, hastaneyi arar sorarsınız, habersiz hastaneye gidersiniz.

Çok garip bir ilişki bu. Hani karşınızdaki kişi size mezun olduğu okulunu yalan söyler, ailesinden-arkadaşından 5 senede yine öğrenirsiniz gerçeği. Öyle çok aşık olunan bir ilişki gibi durmuyor bu yaşanılanlara bakılırsa. Kız, adamın yalan, uydurma halini biliyor sonra ne gerek var fotoğraflara diyor daha sonra olana bitene inanmayıp fotoğraf istiyor.. bence yazık etmeyin kendinize. Kendi hayatınıza bakın.


Kız ne yapsın bence yalancıya yol versin.


@goodmorningteacher
Adamın arkadaşım dediği kişi kızla ayrıldıktan sonra samimiyetinin ilerlediği, ticaret yaparken iş için tanıştığı bir adam. Kızla herhangi bir tanışıklığı yok. Adam bu kazayı hem ailesinden hem de tüm çevresinden sakladığını söylüyor. Genel olarak başına gelen her şeyi özellikle ailesinden saklayan biri, çünkü yargılamaktan, suçlamaktan ve ezmekten başka bir şey yapmayan bir ailesi ve her olup bitene ayılıp bayılma potansiyeline sahip bir annesi var.
Adam yalnız biri yazmıştım.


zahlebinin
(11.01.21)
Yalan söylüyor. Ona merhamet gösterip yeniden hayatınıza almanız için. Seanslar da yalandir muhtemen. Bence çok düşünmeye gerek yok. Zaten her olayda yalan olmasa bile yalan mı diye süpheyle nasıl birlikte olacaksınız? Ayrıca Ona minnet duyuyormuşsunuz fakat minnet duygusu üzerine ilişki kurulmaz.


velvetmorning
(12.01.21)
bu adam önceden mitomani miydi? sanki hastalığı devam ediyor. terapiste gittiği bile yalan olabilir.

5 yıl değil 25 yıllık ilişkiler bitiyor. kendisini üzmesin artık kız tarafı.


false pretension
(12.01.21)
(11)

Bugün dünya affetme günü. Ya siz?

Insanlara hataları için şans verip affeder mısınız yoksa "ömür boyu affetmem" kibriyle mi yaşarsınız?
Insanlara hataları için şans verip affeder mısınız yoksa "ömür boyu affetmem" kibriyle mi yaşarsınız?
luluki
(11.01.21)
yaptıkları hataya göre değişir.


Tochinoshin
(11.01.21)
Yapılan şeye ve hatanın yapılma sayısı / büyüklüğü / karşı tarafın hatayı kabullenip kabullenmemesi gibi şeylere göre değişir.


la traviata
(11.01.21)
affediyorum ama uzun bir zaman geçmesi ve o kişiyle ilgili herhangi bir duygumun kalmaması lazım. 2019 Ağustos gibi işyerinde bana ihanet eden bir çalışanımı Ekim'de gönderdim. Her yerden engelledim. Daha geçen hafta tekrar karşıma çıktı ve engelini kaldırdım. Eskisi gibi olamayız artık ama kötü bir his kalmamış içimde.


stewie
(11.01.21)
Affedip unutma konseptini bir türlü anlayamıyorum ve başaramıyorum, kimseye de öfkem dinmiyor, sonuçta olan bana oluyor. Keşke öğrenebilsem.


whoosie
(11.01.21)
affetmem


momento
(11.01.21)
çook büyük bir yanlış yapılmadığı sürece affederim.


rose parks
(11.01.21)
bence de hataya göre değişir. bir insanı affetmemek neden kibir olsun ki?

bazı sınırlar vardır, etik ve ahlaki. o yüzden bunun bir kibir olarak yorumlanması ilginç geldi.

affetmem.


kobretti
(11.01.21)
Affetmemek kibir değil ama yoruyor affetmemek. Aklımın bir köşesinde kurup duruyorum, bu benim enerjimi çekiyor.
Affetmem de şöyle oluyor aslında, haydi uğurlar ola, sen yoluna ben yoluma gibi.
Halen affetmediğim tek bir kişi var, ama ona bile nefretim azaldı.


SiyamkedisiZorro
(11.01.21)
ömür boyu affetmem dediğim 1 kişi var
ondan başka herkesi affederim


genelde bu gibi şeylerde affederim demem gerekirdi ama kalbim asla affetmiyor. ilk günkü nefretim kalmıyor ama hala o insandan nefret edebiliyorum. sadece daha az aklıma geliyor.


yetişkinlikte problem yaşadığım insanları affedebiliyorum. ama çocukluğumda bana haksızlık ettiğini düşündüklerimi affedemiyorum. bu farkın sebebi yetişkinlikte tepki verebilme gücümün olması.sonuçta yine üzülsem de hakkımı yeterince aramayı beceremesem de bende bu iradenin var olduğunu biliyorum, ne kadarını kullandığım ayrıca değerlendirebileceğim bir mesele. ama çocukken sadece maruz kaldım, hesaplaşmam da zor. o yüzden affedemem.. veya affetmem.


evanka
(12.01.21)
(10)

kafayı yiycem artık gelin dertleşelim

bir sürü kişi benzer durumdadır benimle diye dertleşmek istedim. evden çalışıyorum ama işler bitmiyor bu da sürekli ekstra çalışmam demek oluyor. sadece işlerin çokluğundan da değil İngiltere ile çalışıyorum ama Türkiye tarafında da yapılacak işler var yani mesaim sabah 9'da başlıyor ama benim ingil
bir sürü kişi benzer durumdadır benimle diye dertleşmek istedim.

evden çalışıyorum ama işler bitmiyor bu da sürekli ekstra çalışmam demek oluyor. sadece işlerin çokluğundan da değil İngiltere ile çalışıyorum ama Türkiye tarafında da yapılacak işler var yani mesaim sabah 9'da başlıyor ama benim ingiltere tarafından gelen mesajlar email'lerden kurtulmam akşam en erken 9'u buluyor. 6'da işi bıraksam bile oh mesai bitti diyip rahatlayamıyorum sürekli mesajlar emailler gelince acil dönüş beklenen. ee noldu akşam 9'dan sonra biraz rahatlama dinlenme derken birkaç saat sonra yattım uyudum ertesi gün yine aynı.

haftasonu geliyor bi dışarı çıkıp nefes alamıyorum nasıl geçtiğini bile anlamıyorum o yüzden haftasonlarının. sanki daha dün akşam cuma akşamıymış gibi geliyor. evden çalışınca bitmeyen işlerin beni 2 adım ötedeki bilgisayarda bekliyor olması da çok geriyor. bir ofis olmayınca ev=ofis olunca evde olduğum her an bir sürü yapılacak iş olması gerginliği oluyor üstümde. bu sizde de var mı mesela yoksa benim toyluğum mu?

markete çıktığım veya yürüdüğüm zamanlar hariç insan görmüyorum bırakın iletişimi. benzer durumda olan var mı acaba ben mi fazla mızmızım yoksa bu kadar kafayı yiyecek duruma gelmem normal mi?
icinde bulundugum projenin baslarinda sabah 8 aksam 8-9 calistik birkac hafta. kucucuk otel odasinda utu masasinda calisiyordum bi de. o zamanlar ben de baya kotu hissediyordum. once 8 yerine 10'da baslamaya basladik, ardindan da mesai saatlerimiz daha duzgun saatlere indi.

sizin durumunuzda yasaklardan dolayi hic disari cikamiyorsunuz, gercekten tuketici olmali. konusup sabah gec baslamayi teklif etseniz?


fakyoras
(10.01.21)
iş biten bir şey değil. "ooh işler bitti artık rahatım" diyebileceğin bir an yok yani. her zaman yapman gereken işler olacak ve her zaman iş bitince yenisi gelecek. bunu kabul edip, mümkün olduğunca mesai yapmaktan kaçınıp, aklam 6'dan sonra bildirimleri kapatıp, kendi hayat ve hobilerine falan odaklanman lazım. herkesin işi acil, hep acil, bu bitmeyecek. bu noktada net bir tavır koymadığın sürece bu iş böyle devam eder ve burnout olursun, hayatını devam ettiremez, kariyerini de riske atarsın. iş - yaşam dengesini koruması gereken kişi sensin bu noktada.

bana 6'dan sonra telefon gelirse en az 2 kere tekrar arattırdıktan en az 1 saat sonra geri dönüyorum ve yemekteydim diyorum. aynı şekilde, haftasonu darlayan olursa da telefonu asla tekte açmam. mesai dışı arayan mahçup olacak aga, benim ona bir kıyak yaptığımı, bi daha da yapmayabileceğimi bilecek. aksi takdirde bu hayat hayat olmaktan çıkar. elimden geldiğince yardımcı olurum ama herkes bunun istisna olduğunu bilir. bu rahatlığı birine tanıdığın anda gece gündüz ararlar çünkü.

ha şirketin seni buna zorluyorsa o ayrı bir konu, geçici bir şeyse (mesela proje) idare edilir ama hep böyleyse o zaman şirketle olan ilişkini de gözden geçirmen lazım. üstüne, müdürüne bu durumdan bahsettin mi? bunun sürdürülemezliiği ile ilgili şikayet ettin mi? ettin de sallamıyorlarsa o zaman başka kıyılara yelken açmak için arayışa girmek lazım. yok etmediysen, hala da akşam çalışmaya devam ediyorsan, mızmızlanmaya hakkın yok. iş geldikçe gelir, sen yaptıkça iş gelir.


roket adam
(10.01.21)
benim elim çok hızlıdır. öyle böyle değil. geçen sene ben müdürken benden önceki müdürün 6 saatte yaptığı işi 15 dkya indirmişliğim var. normalde quarter raporlar 10 günde yapılıyor, ben 3. günde bitiriyordum. ama raporları deadline'a kadar vermiyordum. o arada yatıp yuvarlanıyordum. bilgisayar açık, bir mesaj gelirse bakıyorum, raporları yapıyorum, yoğunum diyip evde spor, dizi vs. ama ilk 3 gün geceleyip, tüm işleri bitirdiğim için hak edilmiş bir rahatlık. neyse şimdi gm'yim fakat maalesef eski gm gidene kadar hala raporlar bende. şu geçiş sürecini de atlattım mı, full time yatıp yuvarlanmaca.

bu kadar kendimi övdükten sonra senin için çıkarılacak şey, deadline'ı ileriye atabiliyorsan at. işleri yap ama deadline gelene kadar verme, insanları nasıl alıştırırsan öyle gider. her zaman biraz buffer alanın olsun. bak bu bütçe için de öyle. personel bütçesi oluşturuyorsun, seneye 150 milyon tl personel bütçesi hedefliyorsun ama 160 milyon raporluyorsun ki arada biraz rahatlığın olsun, bir hesaplama hatası ya da ters bir durumda yeni adam alacaksın, yeni bütçe onaylanması için beklemezsin. kendi rahatını düşün, gerekirse yalan söyle. no problem. iş bu. olması gereken de bu. zaten globaldeki adamlar da bu bütçenin içinde bir miktar buffer olduğunu biliyorlar.


stewie
(10.01.21)
@proletarier

Çok benzer durumdayım. Ciddi ciddi depresyona girdiğimi düşünmeye başlamıştım biraz egzersiz yapmaya zorlamaya başladım kendimi. Öğlen çıkamasam bile akşam mesaiden sonra serbest saatlerde yarım saat yürüyüş yapıp dönüyorum, gerekirse gece 12'ye kadar çalışıyorum sonra da. Bilmiyorum ne kadar böyle sürecek ama cidden zorlamaya başladı artık.


Bluesque
(10.01.21)
@fakyoras: sabah geç başlama durumum pek yok ne yazık ki. sabah belirli bir saate kadar yapılması gereken 1-2 iş var her gün düzenli.

@roket adam: aslında işlerin asla bitmediğinin ben de farkındayım ama buffer alanım olmasından bahsediyordum stewie'nin dediği gibi. şirket zorlamıyor o konuda iyiler aslında ama ben nedense üstümde baskı hissediyorum kendi kendime yaptığım bir şey bu. proje gibi bir şey aslında ama oldukça uzun dönemli. şu an en kötü zamanları ama aynı zamanda covid yüzünden hayatımın da en kötü zamanı olduğu için katlanması daha zor oluyor.

@stewie: biraz buffer alanım olsa keşke. olduğu zamanlar bu dediğini yapıyordum aslında ya yapıp geç haber veriyordum ya da yavaş yapıyordum ama şu an sürekli programın gerisindeyim. benim yaptığımdan daha hızlı yeni işler geliyor. yardımcı birini aldılar bana ama benim eğitmem gerekiyor iyi de eğitmeye vaktim yok? zaten yaptığım iş konusunda da çok temeli yok yani eğitim süreci de çok kolay ve hızlı gitmiyor. ayrıca bir de kontrol etmem gerekiyor işleri düzgün yapmış mı diye -en azından telafisi zor olacak hata potansiyeline gebe işleri- böyle olunca da o bile ekstra iş yükü oluyor şu aralar bana.

bir de normalde ben de hızlıyımdır oldukça ama şunu fark ettim ki, gittikçe yavaşlıyorum? ya beynim yanıyor kendimi boş boş ekrana bakarken buluyorum ya da -ki en önemli sorun bu- o kadar farklı işler oluyor ki multi-task yapmam gereken odağımı birinden diğerine aktarmak sürekli bir verimsizliğe sebep oluyor ama hepsinin aynı anda yürümesi gerektiği için de mecbur böyle olmak zorunda kalıyor.

EZCÜMLE: bakmayın sızlandığıma, ben malım. işleri ölümüne aksatsam yine kovulmam ama malım demiş miydim?


kardeş yani şirket yardımcı birini bile almış, daha ne yapsın şirket ekstra olarak? bence sorunu covid'de ya da şirkette aramamak lazım, direkt kendinle ilgili bir çeki düzen verme operasyonuna girişmenin vakti gelmiş. artık spor mu yapıyorsun, uyku saatine mi bakıyorsun, beslenmene mi dikkat ediyorsun bilmiyorum ama bir şeyler yapman lazım yani o kesin. covid dönemi insanın kendi düzenini oturtması için müthiş bir dönem, tanıdığım bir çok insan hayatının en düzenli ve en sağlıklı dönemini yaşıyor. evde yemek yapıyor düzgün besleniyor, trafikte vakit kaybetmediği için hobilerine vakit kalıyor, sporunu yapıyor, yoga yapıyor, uyku saatine dikkat ediyor vs yani bunları bi gözden geçir derim.


roket adam
(10.01.21)
Yaklasik 10 aydir, pandeminin basindan beri calistigim yerde bire bir ayni durumdaydim. Cok calistim oyle boyle degil. Ama cok basarili isler de cikarttik. Aynen sizinki gibi sabah aksam evde bilgisayar basinda, hafta sonu yine ayni. Dedim olacak gibi degil verdim istifayi. Allahtan internet uzerinden sagladigim gelir kaynaklarim var, oradan yuruyecegim yoksa boyle yasam olmaz olsun dedirtti.


msb
(10.01.21)
Kritiklik düzeyi çok büyük bir işte çalışıyorum, o yüzden telefonu kapatmam mümkün değil ama açık açık söylüyorum. En son 31 Aralık'ta yazmışlardı "4 Ocak öğlene şu iş yetişebilir mi" diye.

Ben de "Arada yarım iş günü var? Yetişmesini nasıl bekliyorsunuz, ve acil bir iş gibi de durmuyor neden acil dediniz?" Pazartesi sabah başlayacağım, haberdar ederim." gibi biraz daha kibar ama yine atarlı bir mail yazdım.


Ha gerçekten önemli bir şey oldu gece 2'ye kadar çalıştığım oldu, ama önemsiz gördüğüm şeylerde kimse beni çalıştıramaz.


aguen
(10.01.21)
Her mail onemli ve acil degildir ayrica ingilteredekilerin mesai saati kavramina dikkat etmesi lazim. Her aksam icin recurring otomatik cevap kurabilirsiniz mesela.

Cok gerekli oldugunda hepimiz calisiyoruz, benim de gece 2-3e calistigim olmustur ama bunun surekli hale gelmemesi onemli olan. Is bitmez, onemli olan bunlari “prioritize” edebilmek (lanet olsun dostum, turkcesini unuttum)
Ilk basladigimda hic kimseye “baska isim var, bunu sonra yapabilirim” vs diyemiyordum, simdi cok net soyluyorum. Su anda baska projelerim var, bunu ancak 2 hafta sonraya yapabilirim diye mesela. (Ornek tabi bu, bazen cok acil sey geliyor, o zaman tabi diger isi gucu rolantiye alip o gelen isle ilgilenmem gerekebiliyor ama bunu duzenledim artik.) herkesin kendi isi acil cunku. Ayrica hsonu vs cevap verirseniz alisirlar, alistirmayin buna. Yapmak istmeeyince suc sizde olur sonra.

Bir de home officete ev/is yeri ayrimi yapamiyorum demissiniz. Ben haftasonlari laptopun kapagini kapatip sandalyeyi iyice masaya iterek cozum buldum. Cok basit ama psikolojik olarak beni olumlu etkiledi. Is telefonunu tamamen sessize alip cekmeceye koyuyorum mesela.
Baska bir arkadasim usenmiyor, her cuma is bitince monitorunu, laptopunu bi yere kaldiriyor, pazartesi sabahi tekrar kuruyor. Boyle seyler deneyebilirsiniz.


kuehles blondes
(10.01.21)
Bir arkadaş tamamen başka bir sebepten ekran paylaşımı yaparken gördüm. Kendine gün içinde nefes alma araları için zaman ayırmış. Ben kendime yemek arası bile ayırmıyordum (afedesiniz mal gibi). Birinin işi düşünce de o aralara hep toplantı atıyorlar, ben bir bakmışım günüm bir toplantıdan öbürüne aralıksız çalışarak geçiyor. Benim de mesai sabah saat 8'den akşam 8'e uzuyor. Arada normal ama böylesi değil. Evden çalışıyorum ama evde çoluk çocuk var. Yılbaşı öncesi sinir oldum; ben masada çalışıyorum, masanın öbür yanında eşim, çocuklarım sessizce yemek yiyorlar, çünkü anne toplantıda.
Çare tam değil ama aralara nefes almalık boşluklar koyun.


SiyamkedisiZorro
(11.01.21)
(2)

Dönüm Noktalarında Arşa Çıkan Anksiyete

Küçüklüğümden beri heyecanlandığımda veya çok endişelendiğimde anksiyetem coşar, karnım ağrır.Lisede falan biriyle sevgili olacağımı fark ettiğimde olurdu. Anlatması zor; olmasını kesinlikle istiyorum ama konfor alanimdan çıkacak olmak ve "ya kötü olursa" ihtimali beni çok yoruyor.Şu an aynı durumda
Küçüklüğümden beri heyecanlandığımda veya çok endişelendiğimde anksiyetem coşar, karnım ağrır.

Lisede falan biriyle sevgili olacağımı fark ettiğimde olurdu. Anlatması zor; olmasını kesinlikle istiyorum ama konfor alanimdan çıkacak olmak ve "ya kötü olursa" ihtimali beni çok yoruyor.

Şu an aynı durumdayım; bir aksilik olmazsa yarın bir iş teklifi alacağım muhtemelen. Uzun süredir mevcut işimde mutsuzum ve değiştirmek istiyordum. Ücret çok saçma değilse kabul de edeceğim ama gene o hissiyat belirdi, "doğru mu yapıyorum". Siz nasıl rahatlatıyorsunuz kendinizi önemli kararlar alırken?
piremses
(10.01.21)
Ben de böyleyim. Sanırım şunun farkında olmak lazım, kafanızdan geçirdiğiniz bütün o kötü senaryolar ya da sıkıntılı ruh hali sonsuza kadar sürmeyecek. O kararı verip o yola girdiğiniz anda, yeni durumunuza adapte olmaya çalışacaksınız ve bir süre sonra orası yeni konfor alanınıza dönüşecek. Biliyorum o tür anksiyete anlarında kendini telkin etmek kolay değil. Ama bütün o sürece daha uzun vadeli bir bakış açısıyla bakarsanız, "geçecek" diye kendinizi rahatlatabilirsiniz. Eğer hakikaten "kötü olursa" da artık neyi sevip sevmediğinize dair daha da net bir fikriniz olur. "Tamam bu çocuk bana göre değil" ya da "yok bu işi yapamayacağım" dediğiniz anda yeni bir yol çizmeye devam.


gilly
(10.01.21)
Olayın temeli biraz bu konularda karar almanın kendi içinde bilinmezlik barındırması. Çok hesaplanabilir bişey olmadığından İnsanın kendini korumaya almaya çalışıyor.

Detaylı dm den yazdım benzer başıma gelen bi olayı, ama kısa hali şu ki, bu kararları alamamak bile başlı başına bir sıkıntı. Üstüne gitmek gerek. (Hesaplanabilir riskleri hesapladıktan sonra tabi..) Gidersin, baktın beğenmedin başka işe geçersin, dünyanın sonu değil.


alembic
(10.01.21)
(4)

Sevgilinin Ailesi İle Tanışmak

Merhaba, Ankara'da ilk tanışma için yer/fikir önerebilir misiniz?
Merhaba,
Ankara'da ilk tanışma için yer/fikir önerebilir misiniz?
Ven
(09.01.21)
E kapali her yer?


mor oje
(09.01.21)
Hafta içi güneşli bir günde Kuğulupark, Kurtuluş Parkı gibi yeşillik ve düzenli bir yere çay-kurabiye yaparsınız. Samimi bir ortam olur.


1bir1bir1
(09.01.21)
bir ay daha bekleyin, restoranlar falan açılsın öyle tanışırsınız.


blatta hiberna
(10.01.21)
bu soğukta ciddi misiniz siz? yasak falan var paket servis dışında her yer kapalı?

dışarıda bir yerde oturun denilse de hava soğuk. anlamak güç.


siyahliadam
(10.01.21)
(5)

İnsan en yakın beş arkadaşının ortalaması mıdır?

Bana dostunu söyle, sana kim olduğunu söyleyeyimİnsan en yakın beş arkadaşının ortalamasıdır.Bu sözler gerçeği yansıtıyor mu sizce? Bugüne kadar, yakın arkadaşları hoşunuza gitmeyen ancak kendisi pırlanta gibi bir insan girdi mi hayatınıza? Hoşunuza gitmeyen derken kafanızın uyuşmamasını kastetmiyor
Bana dostunu söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim
İnsan en yakın beş arkadaşının ortalamasıdır.

Bu sözler gerçeği yansıtıyor mu sizce? Bugüne kadar, yakın arkadaşları hoşunuza gitmeyen ancak kendisi pırlanta gibi bir insan girdi mi hayatınıza? Hoşunuza gitmeyen derken kafanızın uyuşmamasını kastetmiyorum. Yakın arkadaşları ahlaken sorunlu, güvenilmez insanlar olup da kendisi pırlanta gibi birini tanıdığınız oldu mu?
Anthony McCarten
(09.01.21)
Olmadı


eksimeksi
(09.01.21)
buna uygun bir söz var. üzüm üzüme baka baka kararır.


phonex
(09.01.21)
Hayır, 4 kardeşiz, diğerlerinden neredeyse her konuda, dünya görüşünde vs farklıyım. Arkadaşlarım da bana hiç benzemiyor.


stewie
(09.01.21)
Bir ara nispeten normal ve iyi diyecebileceğim insanlardan oluşan bir arkadaş grubuna girmiştim. Ama içlerinde bir tanesi bildiğin pislik ve içi çürümüş biriydi. Diğerlerinin nasıl onla anlaştığına aklım etmiyordu asla. Hatta gruptan samimi olduklarıma bununla siz olmasanız asla aynı ortamda bulunmam filan da demişliğim oldu. Bu pislik bir de gruptan biri ile çok çok yakın arkadaştı. Yedikleri içtikleri ayrı gitmiyordu. Sonra ortaya çıktı ki bu pislik kişi başta o yakın olduğu kişi olmak üzere herkesin arkasından konuşuyormuş çok çirkin bir şekilde, herkes bu kişiyle ilişkisini kesti ve asla selam bile vermedi.

Yani kıssadan hisse böyle kötü kalpli şirret insanlar bir yere kadar normal insanların arasında barınabiliyor. Bir yerden patlak veriyor mutlaka.


bu konu bence biraz yanlış anlaşılıyor.

benzemekten kasıt zevklerinin ya da karakterinin benzemesi değil aslında.
genel olarak hayata bakış, olumsuz düşünceler vb. konusunda bir etkileşim olduğuna inanıyorum.

etrafınızda sizinle aynı yaşam standartlarında olmayan, aşka inanmayan, "erkekler/kadınlar kötüdür" kafasında yaşayan, geleceğe dair umutları olmayan, siz ileri gitmek isterken olduğu yerde kalmak isteyen, para kazanana ya da parası olana kötü gözle bakan, yani hayatın bazı konularında "küçük düşünen" insanlar varsa, bunlar maalesef sizi de onlarla birlikte aşağı çeker.
ne kadar benzemeseniz, "öff saçmalıyor" da deseniz etkisi üzerinizde kalır.
özellikle de bunlar çok fikir belirten, hep şikayet eden insanlarsa.
bazı sözlerin bilinçaltında direkt etkisi var ve bunları sürekli birinden duymak, sizi farkında olmasanız da etkiler.

benim çok yakın bir arkadaşımın sürekli "düzgün erkek yok" temalı konuşmalarını her gün duymaktan rahatsız olduğumu ve düşünce olarak olmasa da enerji olarak etkilendiğimi anlamam yıllar sürdü mesela.

"arkadaşım bencil bir tip, ben de bencil olur muyum?" ya da "kardeşim çok dağınık, ben de dağınık olurum" falan gibi bir şey söz konusu değil elbette.
ama genel olarak hayatın içinde rahat, mutlu, umutlu ya da sürekli depresif ve umutsuz olma hali yansıyor bence.


blatta hiberna
(10.01.21)
(9)

Boşanmak bencillik midir?

Hani böyle çooooook büyük kavgalar, saygısızlıklar olmadan.. birçok şeyin bittiğiniz hissedersen. Ne yaparsan da yap geleceği göremezsen. Boşanmak, bencillik olur mu?
Hani böyle çooooook büyük kavgalar, saygısızlıklar olmadan.. birçok şeyin bittiğiniz hissedersen. Ne yaparsan da yap geleceği göremezsen.
Boşanmak, bencillik olur mu?
azzlack
(08.01.21)
ben bu filmi izlemiştim. boşanma değil de sevgililikte. gelecekte yanında olmasını istemediği kişiyi sevgili seçmiştir karşıdaki. sonra bir bakmışsın senden soğumuş. seni küçümsemeye başlamış. halbuki küçülen gözdeki değerin sebebi insanı yakından tanımanın doğasıdır bence. yani ilerde daha iyi bir seçenek olduğunu düşünmüyorum sizin adınıza ama hayallerinizin gerisindeyseniz ve ulaşamayacaksanız tabi yine sizin bileceğiniz iş.


gizemli dede
(08.01.21)
Ne bekliyordun? Ne ummuştun ki evlenirken? Neden evlendin? Somut bişey sunamıyosun, sadece beklentinin karşılanmadığını kafandaki gibi olmadığını söylüyorsun, bir periyle falan mı evlendiğini sanıyordun, senin hayallerini gerçekleştirmesi için?
Bu modda devam etmek karşıdakini de yıpratacak hayatını tüketeceksin boş yere...
Al işte kırdın. Dönüşü yok bunun. Kendi hayallerine kurban ettin birini. Eğer gerekçelerin yukarıda yazdıklarınla sınırlıysa kusura bakma ama böyle.


megalomaniac
(08.01.21)
Bir sonraki de aynı şekilde ilk zamanlar heyecanlı gelecek sonra yine aynı son. Ya makul olup birini kabulleneceğiz ya da sonuna kadar zevk uğruna sahte ihtiyaçlar yaratacağız


olaylar olaylar
(08.01.21)
sıkılmış olabilirsiniz belki. zaten evlenmişsiniz, nasıl bir gelecek olacak ki? monotona bağlamış olabilirsiniz. muhtemelen boşanıp yeni birisiyle evlenseniz onda da gelecek göremeyeceksiniz.


Bence yeterli bir sebep değil ve evet bencillik.


rapisa
(08.01.21)
Bencilliktir bencillik olmasına da; bencilliğin bu bağlamda kötü olduğunu kim söyledi? Bencileyin boşanmazsanız, bugünün küçücük sorunlarının yarın devcileyin sorunlara evrilişini elleri bağlı seyredersiniz.
Yardımcı pilotla konuşun. Parkura tamam ya da devam kararını birlikte alın


r evolution
(08.01.21)
evlilik ve evlilikle gelen hayat elbette monotonlaşır da, monotonlaşmak demek birçok şeyin bittiğini hissetmek ya da geleceği görememek değildir.

hâlâ bir yerlerde sevdiğinizi hissedebiliyorsanız belki önce tek başınıza terapiye gidebilirsiniz.
kişisel depresyonlar ya da depresif dönemler insanların algısını ve duygularını etkileyebiliyor.
terapist gerek görürse çift olarak gelmenizi söyleyecektir zaten.

ama yine de olmuyorsa boşanmalısınız tabii ki.
hem bencillik hem değil.
kendi hayatınızı yaşama kısmını geçtim, uzun vadede kim sadece boşanmış olmamak için yanında duran birini ister ki?
gençseniz ilerde eşinizin başka şansları da olabilir, bunun önünü kapatmamış olursunuz en azından.


blatta hiberna
(08.01.21)
Bencillikse de yapılacak başka ne var ki? Karşındaki insanı kandırmak daha kötü. Üstelik kendin için de hayat çekilmez olacak git gide.


eatpraylaw
(09.01.21)
Hayir


elorelia
(09.01.21)
(13)

Çevrenizden memnun musunuz?

İş hayatınız ve özel hayatınızdaki insanların bir ortalamasını aldığınızda, artık 2 kişi olur 19851582 kişi olur bilemiyorum, çevrenizden memnun musunuz?açarsam eğer; çevrenizdeki insanlar yüzünden/sayesinde yaptığınız muhabbetler, bulunduğunuz ortamlar, yaptıklarınız veya yapmadıklarınız vs. şeklin
İş hayatınız ve özel hayatınızdaki insanların bir ortalamasını aldığınızda, artık 2 kişi olur 19851582 kişi olur bilemiyorum, çevrenizden memnun musunuz?


açarsam eğer; çevrenizdeki insanlar yüzünden/sayesinde yaptığınız muhabbetler, bulunduğunuz ortamlar, yaptıklarınız veya yapmadıklarınız vs. şeklinde değerlendirdiğinizde...

sıkıntı bende olma ihtmilai yüksek kendi özel hayatımda çünkü ama yine de sizleri de merak ettim.
AlsterWasser
(08.01.21)
Maalesef memnun değilim

Özel hayatımda çok fazla arkadaşım yok bu sebeple
Erkek arkadaşımdan da aynı sebeple ayrıldım..

İş hayatında da ne desem şimdi.. geçen kolpacinoda adamın yellenmesine yarım saat güldüğnden bahseden biri vardı..

Teknik üniversite mezunuyum, ona rağmen birkaç arkadaşım dışında memnun olduğum biri yok..

Tek olmak çok daha keyifli bazı zamanlarda. En azından kendi kalitenizden ödün vermek durumunda kalmıyorsunuz


purplee
(08.01.21)
Hayatımda çok güzel insanlar olsa da iş ortamım aynı şekilde değil fakat bunu o kadar çok insandan duyuyorum ki o halde iş değiştirmek de anlamsız diyorum. Bir kişi var çalışma ortamımda o da olmasa bu kadar süre kalamazdım. Gitsem aynı şey olacak o bir kişi de iyi ki hayatımda diyorsam şanslı sayıyorum kendimi.
Yine de ben bir süre sonra çevreyi değiştirmek gerektiğini yeni insanlar tanımanın güzel olabileceğini düşünüyorum. Ha ama az insan olsun yetiyor diyen değiştirmesin tamamen kişisel tercih meselesi.


Kediyi üzdün
(08.01.21)
iyi gibi. çok zeki, çok kültürlü arkadaşlarım var. birden fazla yabancı dil bilen insanlar genelde. benzer ortamlarda yaşamışız. kültürsüz görgüsüz insanlardan hayatım boyunca kaçtım.

yasaklar bitsin, çevremi bu anlamda daha da zenginleştireceğime inanıyorum.


stewie
(08.01.21)
Ben epey memnunum ama bu konuda aşırı seçiciyim, içime sinmeyen kimseyle laf olsun diye muhabbet etmem mesela.


Memnun değilim ama çok da hayati bir önemi yok. Bu şartlarda kendime yakın birini bulmam imkansız. Bu yüzden dert etmiyorum. Global dünyada çevre dediğimiz şey yaşadığımız coğrafyadan ibaret değil.


olaylar olaylar
(08.01.21)
Yakın çevremden mumnunum ama iş, okul gibi ortamlarda zorunlu olarak çevrem olan insanlardan pek değilim.


İş hayatımdakilerden pek memnum değilim ama kuzenimlerim, abim ve eşlerinden çok memnumum. Kuzenlerim resmen yükselttiler.


Acayip memnunum <3
Çok sevdiğim bir alanda çalışıyorum, beraber iş yaptığım insanların neredeyse hepsiyle ortak (ya da en azından ortak paydaları bulunan) bir edebiyat/sinema kültürümüz var.

İş dışı çevremde birkaç çok eski arkadaşım var, onları zaten aileden sayıyorum, memnun olmasam ne işim var. Ayrıca çok zeki, çok kültürlü arkadaşlarım var +1 Çok zeki olmayan ama çok eğlendiğim arkadaşlarım da var. Ama kültür şart. İlla ki opera dinleyelim, asla yerli dizi izlemeyelim, fular takıp sergi gezelim değil. Ama benzer kültürler lazım, yoksa olmuyor.

Bir de içime sinmeyen kimseyle laf olsun diye muhabbet etmemeye +1
Muhabbetinden, yaşam tarzından hoşlanmadığım insanlarla bir arada bulunmamaya çalışıyorum. Yakın çevreme zaten dahil etmiyorum. İş ortamında bulunsalar da (eskiden vardı, artık yok) özel hayatımı paylaşmadığım sürece sorun değil, idare ediyorum.


kobuzchu kiz
(08.01.21)
Arkadaş çevremden memnunum.Hatta çok şanslı hissediyorum. Çeşit çeşit insan var. Hepsi ile ayrı etkinlikler muhabbetler yapıyoruz. Ailemden de memnunum. Kısıtlayıcı değiller. Düzenli bir iş hayatım olmadı henüz. Bir sürü sektöre girdim öğrencilik boyunca. İş arkadaşlarım genelde kafa dengim değildi.


Genel olarak memnunum. Çevreniz dediğin şeyi sen seçiyorsun zaten, seçe seçe özenle filtrelenmiş bi grup insan kaldı.

Bi düşünür demiş ki insan en çok görüştüğü 5 kişinin ortalamasıdır, bu lafı öğrendikten sonra samimi olacağım insanları daha dikkatli seçmeye dikkat ettim.


roket adam
(08.01.21)
özel hayatımdan genel olarak memnunum. son 2-3 yılda çevremdeki insanları sıkı bir elekten geçirdim. çekirdek aile, eş dışında 2-3 tane sohbet edebildiğim arkadaşım var. onlar da fazlasıyla yetiyor. iş hayatına gelince maalesef durum özel hayatımın tam tersi. mevcut iş yerinden ayrılırsam şu anki çalışma arkadaşlarımı dişarda görürsem kafamı çeviririm. o derece sevmiyorum ama iş hayatı maalesef muma çeviriyor insanı.


frekansı yükseltince ve kendi kararlarınız ile ilgili baya kaliteli insanlar çekebiliyorsunuz.


evimin paspasi
(09.01.21)
İş hayatımdaki insanlardan memnunum, mobbing vs olmayan bi yer, zaten girerken 8 9 sınav ve mülakattan geçerek girdiğiniz için çalışma arkadaşlarımdan şikayetim hiç yok
özel hayatımdaki insanlardan memnun değilim-değildim pek, ben İtü mezunuyum, 4 sene yurtdışında yaşadım 25 ülke gezdim 5 kıtadan, bölümden ve okuldan arkadaşlarım düz mühendis kafasında. entellektüel olarak benimle dizi film harici bişey konuşabilen nerdeyse yok gibi, kitap, psikoloji, finans konuşan en azından dinleyince anlayan biri olsun isterdim hahaha


megacracker
(09.01.21)
(7)

sürpriz yapalım

Sizi görünce sevinecek birine nası sürpriz yapabiliriz? Bir iki fikrim var ama eminim daha iyileri vardır sizde =) Elimizde bol miktarda doğa, dere yatağı, ağaçlar, Bungalovlar falan var bir de 3 4 eleman.
Sizi görünce sevinecek birine nası sürpriz yapabiliriz? Bir iki fikrim var ama eminim daha iyileri vardır sizde =) Elimizde bol miktarda doğa, dere yatağı, ağaçlar, Bungalovlar falan var bir de 3 4 eleman.
cosmicgadin
(08.01.21)
iyi de bu info yetmez, sevgilinse çıplak çık. sürpriz gibi sürpriz!

Değilse, arkadaşınsa geleceğinden haberi mi yok, gelemem dedin de mi geliyosun vs. duruma göre öneriler değişebilir :)


lcha
(08.01.21)
Arkadaş. Evet gelmem dedim


cosmicgadin
(08.01.21)
Diğer elemanlar hakkında kötü konuşsunlar, gelmedi bak işine gelmedi vs. diye o sırada ortama dal


lcha
(08.01.21)
Kötü konuşma zemini hazırlamayın.
Buluşacaklari yere siz daha erken gidin


kisa
(08.01.21)
Zaten Bi yerdeler hepsi ama biraz olaylı olsun istemiştim =/


cosmicgadin
(08.01.21)
Maytap yakarak girin içeri madem.
Ya da suç ortağı ayarlayın, siz girerken şu düğünlerde yerde yaktıkları dev maytaplardan tutuştursunlar.


kobuzchu kiz
(08.01.21)
i.sozcu.com.tr

şöyle bir kamuflaj yap. dibine kadar git. arkadaşların biraz oyalasın o sırada.


stewie
(08.01.21)
(8)

ağlamayana meme yok-dertleşme duyurusudur

Gıcık oluyorum bu söze. Bir anne olarak hiçbir zaman meme vermek için bebeğimin ağlamasını beklemedim. Çünkü değer veriyorum, gözlüyorum, üzerine düşünüyorum ve ihtiyaçlarının farkındayım. Evet ağladığında da verdim ama bunu beklemedim. Canımı sıkan şu. Zam ayındayız, patron yine enflasyon oranında
Gıcık oluyorum bu söze. Bir anne olarak hiçbir zaman meme vermek için bebeğimin ağlamasını beklemedim. Çünkü değer veriyorum, gözlüyorum, üzerine düşünüyorum ve ihtiyaçlarının farkındayım. Evet ağladığında da verdim ama bunu beklemedim.

Canımı sıkan şu. Zam ayındayız, patron yine enflasyon oranında, performansa, ihtiyaca, gidere bakmadan herkese eşit ve dandik bir zam yapacak. Geçinemiyoruz, bu sene bakıcı ya da kreş masrafı olacak ve yapacakları minnacık zamla bunu karşılayamayacağız. En basiti gidip konuşmak, ağlamak, iyileştirme istemek.

Firmada 50 kişi bile yokuz çalışan, herkes herkesin her şeyini biliyor. Patron da o kadar yakından biliyor ki, ev kira, araba yok, bebek var, zar zor geçiniyoruz. Elinde imkan varken neden üç kuruşa mahkum ediyor bizi. Başa dönüyorum, çünkü değer vermiyor, üzerine düşünmüyor. İlla ağlayacaksın bak buradayım ve sana ihtiyacım var diye.

Öleceğimi bilsem bir bardak su istememem ekstradan. Diğerleri burnu aksa peçeteyi firmaya aldırıyor. Bu yüzden de diğer çalışanlara nazaran sürünüyorum.

Müstahak mı bana?
Müstahak sana diyemeyeceğim, ekonominin neresinden tutsak elimizde kalıyor ve patronlar da şark kurnazı her yerde.

Ama gurur yapıp bir bardak su istemem diye inatlaşmak da yanlış şu durumda. Geçinemiyorsanız, pazarlık yaparak daha yüksek zam alacaksanız oturup konuşacaksınız, çatır çatır pazarlık yapacaksınız patronunuzla. Ya da daha yüksek maaşlı bir iş arayıp iş değiştireceksiniz. Başka seçeneğiniz yok gibi gözüküyor.


kobuzchu kiz
(08.01.21)
zam almak için iş değiştirmek gerekiyor.

ilk iş yerimde 4 yıl çalıştım her sene enflasyon civarı zam yaptı patron it gibi çalıştım ne gece ne gündüz dedim ilk iş yerimdi çok şey öğrendim hakkını yiyemem ama iş değiştirmek istiyorum ayrılıcam dediğimde %50 zam teklif etti ama ben %100 civarı zam alarak başka yere geçtim.

diğer yerde 2 yıl çalıştım yine %60 yakın farkla başka yere geçtim.bu şekilde 2 yıl 2 yıl derken cidden iyi bi maaşa eriştim. şu an kurumsalda enflasyon +5 civarı zam alıyorum 3 yıldır o yüzden koymuyor ama geçim sıkıntısı yaşasam direkt iş ararım.

ağlamaktan öte senin ona değil onun sana ihtiyacı olduğu noktaya gelmekte fayda var.


prezarlatif
(08.01.21)
iş hayatında bu söz gerçekten doğru. gurur yapacak bir şey de yok, hakkın olana tamah etmeyerek onurlu bir tavır sergilemiyorsun. ağlamaktan ziyade hakkın olanı koparmak için ses çıkarmalısın.


theseachange
(08.01.21)
ağlamak + hafiften tehdit. bak giderim haa, gibi. hiç utanma, sıkılma. bebeğinin, senin, eşinin geleceği için ne koparırsan kardır.

soruya cevap, sana müstehak. bu psikolojini değiştirmen gerek.


stewie
(08.01.21)
" patron yine enflasyon oranında, performansa, ihtiyaca, gidere bakmadan herkese eşit ve dandik bir zam yapacak. Geçinemiyoruz, bu sene bakıcı ya da kreş masrafı olacak ve yapacakları minnacık zamla bunu karşılayamayacağız."

yanlis anlamayin laf sokmak vb. gayem yok ama sizinle ayni pozisyonda olup da bekar, cocuk masrafi olmayan kisilere ayni zam yapilmasin mi yani, anlamadim?


bunun ağlamakla, ağlamamakla bir ilgisi yok. paraya ihtiyacı olan, farklı bir yerde iş bulması kolay olmayan, çocuklu anne babalar patronların en sevdiği tiplerdir çünkü dibine kadar sömürebilirler, kimse de sesini çıkarmaz. sesini çıkarmadığın sürece de bu aynen böyle devam eder. sesini çıkaracak cesaret ya da kariyerin yoksa da sömürüye devam edilir.


roket adam
(08.01.21)
Müstehak demek istemezdim ama sanırım biraz öyle. “Geçinemiyoruz” diyeyecek kadar bir ekonomik tablonuz varken neden çocuk sahibi olmayı tercih ettiniz?
Olan olmuş artık gerçi de çocuğun iyiliği için gurur yapmayı bırakıp, eğer burnunuz şirkette akıyor ise peçetesini de firmaya aldıracaksınız.


irene
(08.01.21)
@ the cat in the hat, hayır tabii ki. İyi bir performansla çalışan herkese, ünvanına, tecrübesine göre iyi bir zam yapsın. Birinin maaşı uçarken birisinin yerlerde olmasın. Ağlayana al sana meme, ağlamayana birşey yok hesabından rahatsızım sadece.

@irene, geçinme anlayışlarımız farklı olabilir. Kimse aç değil, açıkta değil. Aldığım para borçlarıma ve masraflarıma yetiyor. Birikim yapamıyorum, hobiye, eğlenceye, keyfe keder harcamaya, tatile, almak istediğim eğitimlere, özel sağlık harcamalarına verebilecek ekstra bir param yok. Çocuğum yokken de bir elim yağda bir elim balda değildi.


Teşekkürler cevaplarınız için.


(7)

"o"nu hatırlatan bir şey

görünce, duyunca, koklayınca veya aklınıza gelince içiniz acıyor mu? `after all this time`?
görünce, duyunca, koklayınca veya aklınıza gelince içiniz acıyor mu? after all this time?
Tochinoshin
(07.01.21)
Aklımızdan çıkıyor mu ki aklımıza gelsin


pass
(07.01.21)
Not after all this time though.
Bir müddet sonra geçiyor.


yarey
(07.01.21)
bir süre sonra bu olay geçiyor. (denendi, onaylandı)


steve rogers
(07.01.21)
Evet maalesef


stewie
(08.01.21)
always


twelfth
(08.01.21)
ukte kalır ama unutulur


Hayat34
(08.01.21)
Yok


ryhmer
(08.01.21)
(17)

Eski nişanlım hakkında

Ayrıldık ağustos ayında ve o günden beri hiçbir şekilde ne iletişim ne başka birşey olmadı ve karşılaşmadık. Ayrıca aklıma dahi gelmiyor( bu normalmi bilmiyorum ) üzülme süreci değil adeta rahatlama yaşadım gibi bişey oldu. Herneyse...Aklımda olmayan birini sürekli rüyalarımda görüyorum anlamıyorum
Ayrıldık ağustos ayında ve o günden beri hiçbir şekilde ne iletişim ne başka birşey olmadı ve karşılaşmadık. Ayrıca aklıma dahi gelmiyor( bu normalmi bilmiyorum ) üzülme süreci değil adeta rahatlama yaşadım gibi bişey oldu. Herneyse...
Aklımda olmayan birini sürekli rüyalarımda görüyorum anlamıyorum neden görüyorum genelde rüyalarımda ya evleniyoruz ya imza filan atıyoruz hep böyle pozitif şeyler açıkçası rüya yorumlayan biri olsa ona bile danışmak istiyorum.
Sebebi nedir bu denli onun tarafından rahatsız edilişimin? Nasıl yorumlarsınız?
madurumdamadurum
(07.01.21)
"üzülme süreci değil adeta rahatlama yaşadım gibi bişey oldu"
dışarıya böyle yansıtmak için uğraşmışsın ve aslında hissetmen gereken şeyleri bastırmışsın gibi geldi. e bunlar da kontrolün olmadığı rüyalarda ortaya çıkıyor tabii...

nişan atmak -esktrem sebepler yoksa- üzerine düşünülecek, üzülünecek bir şeydir; bunları yaşamak doğaldır. kendine dürüst ol, pişmanlıkların varsa al kendini karşına, anlat içini dök.


Jux
(07.01.21)
@Jux aldatılmamın yada hakaretlere uğramamın nesine üzülmeliyim ki ? Anlamıyorum...


madurumdamadurum
(07.01.21)
sevdiğin, evlenmeyi düşündüğün insan tarafından aldatılmak ve hakaretlere uğramak yeterince üzücü değil mi?


Jux
(07.01.21)
Böyle bir insandan kurtulduğum için üzülmüyor aksine seviniyorum çünkü evlendikten sonra bunları yaşayabilirdim diye düşünüyorum.


madurumdamadurum
(07.01.21)
Ben sizin bu konuyla duyurunuzu hatırlıyorum, ayrılarak kendiniz için en doğru şeyi yapmışsınız, kendinize iyilik yapmışsınız, hatta sizin iş baya ciddi haldeyken buna cesaret etmiştiniz hatırlıyorum hep.

Yanlış anlamadıysam rüyanızda eski nişanlınızı görüyorsunuz, bence çok normal, baya sizi üzmüştü bu kişi. Beklemediğiniz şekilde davranmıştı. Belki farkında olmadınız ama yaşadıklarınız sizi çok yıpratmıştır bir yerde, onun etkisidir. Birde her rüyanızdan sonra bunu sorgulamanız, daha sık rüya görmenizi tetikliyor olabilir. Uykuya dalmadan önce sizi sakinleştirecek bir uyku düzeniniz olsun, uykuya dalmadan önce aklınızda iyi, güzel, başka farklı şeyler geçirin. Bu konuyu böyle düşündükçe daha fazla rüyanıza girer.


yeterince üzülüp duygularını dışa vurduktan sonra hissetmen ve düşünmen gereken şey bu zaten ama sen bu kısma direkt atlamışsın sanırım. seni senden çok tanıyacak değilim tabii de, demek istediğimi farklı açıdan yaklaşırsan anlayacaksın diye düşünüyorum.


Jux
(07.01.21)
@GoodMorningTeacher hatırlamanız beni mutlu etti :)
Haklısınız bunu düşünerek daha fazla çağırıyorum ve bunun bilincinde olduğum için çoğu zaman düşünmüyorum ama şu saatlerde yine aklıma takıldı ve sorarak aslında biraz da farklı düşünceler ile karşılaşmak ve kendime farklı bakış açıları katmak için böyle bir soru sordum.
Çok saçmadır ki aklımda yokken art arda günlerce görüyorum :D


madurumdamadurum
(07.01.21)
@Jux haklısın belki de güçlü durabilmek için atlamış olabilirim ve bilinç altıma bunları süpürmüş orada hapsetmiş dolayısı ile rüyalar yoluyla açığa çıkarmış olabilirim ki düşüncem bu yönde :) Peki ne önerirdin bu karmaşalıktan kendimi kurtarmam için? :)


madurumdamadurum
(07.01.21)
psikolojide bunun bir yöntemi yordamı vardır, psikolog terapist arkadaşlar görürse yazsın; ben direkt bir şey öneremeyeceğim papatya çayını kaynatıp buharını ağzından alıp burnundan ver gibi. ama işin özü o zaman yaşayamadığın hislerini yaşamak ve bununla barışmak diye düşünüyorum. yüzüne söylemek istediklerini bir kağıda yazabilirsin, sanki ona verecekmiş gibi. aldatılmanın senin suçun olmadığını, karşı tarafın karaktersizliği ile ilgili olduğunu, bunun herkesin başına gelebildiğini, önünde aynı güzel sevme-sevilme hissini yaşamak için çok fırsat olduğunu düşünebilirsin mesela.


Jux
(07.01.21)
@Jux değerli görüşünüz ve ayırdığınız zaman için çok teşekkür ederim :)


madurumdamadurum
(07.01.21)
Meditasyon yapın. Bağ kesme meditasyonu diye bir meditasyon var youtube da ben eski sevgilim için yapmıştım etkili oldu. Yani o kişiyi istemesemde hayatımda bir yaşanmışlık olduğu için ilerideki ilişkilerimi, davranışlarımı etkiliyor. Örneğin biri sizi aldatöışsa daha sonraki sevgilinizinde aldatacağını düşünmek veya insanlardan uzaklaşmak gibi. Farkında olmadan bilinçaltına yerleşiyor. Böyle şeylerde tabi bir uzmandan (psikolog) yardım almak en doğrusu fakat seansı 200 civarından başlayan seansları kaç seans süreceği ve etkili olup olmayacağı belli olmayan şeye harcayacak kadar çok param yok malesef.


rapisa
(07.01.21)
@rapisa ilginç bir cevap ve böyle birşey olduğunu bilmiyordum deneyeceğim teşekkür ederim. Önerdiğiniz kişi veya kişiler var mı ?


madurumdamadurum
(07.01.21)
Ben can Aydoğdu nunkini yaptım fakat bazı kişiler sevmiyor. Bende işe yaradı fakat uzun sürüyor ve bir kaç kez yapmak gerekebiliyor.


rapisa
(07.01.21)
Rüyadaki sen ne hissediyor? Huzursuz mu, memnun mu? Normal sen ile farkı var mı?


curukturpkokusu
(07.01.21)
Bilinçaltının rüyalar yoluyla kendini temizledişini söyleyenler vardı. Belki ilişkiniz boyunca alışkanlık haline gelen düşünceleri temizliyordur bilinçaltın.


1bir1bir1
(07.01.21)
Rüya değil kabus kabus. Nişan sonuçta insanın hayatında önemli bir olay.
Muhtemelen 5-10 sene sonra da aynı kabusları göreceksin

Şey gibi 30 yaşına gelip rüyanda tekrar lise sonda olduğunu görmek gibi bir şey.


yarey
(07.01.21)
Kafaya takmışın sürekli nikah mikah görüyosun korkundan.

Aynı şey ünide dersleri çok taktığım için bi dersten haberim yokmuş da derse hiç gitmemişim ve bu yüzden kalmışım rüyasıdır. 1 yıl boyunca görmüştüm son senemde.


rock bottom
(08.01.21)
(7)

Kafeler kapalıyken bu çocukla nasıl görüşeceğim?

Bir çocukla tanıştım, güzel gidiyordu. Haftaya tekrar yüz yüze gelme şansımız oldu ama İstanbul’da her yer kapalı. Ve haftaya hava kötü de olacakmış gibi gözüküyor, yağmur, kar vs. Hem sosyal mesafeye dikkat edip, hem de kendisiyle rahatça konuşabileceğim bir yer öneremez misiniz? Taşınabilir sandal
Bir çocukla tanıştım, güzel gidiyordu. Haftaya tekrar yüz yüze gelme şansımız oldu ama İstanbul’da her yer kapalı. Ve haftaya hava kötü de olacakmış gibi gözüküyor, yağmur, kar vs.

Hem sosyal mesafeye dikkat edip, hem de kendisiyle rahatça konuşabileceğim bir yer öneremez misiniz?

Taşınabilir sandalyeyle çimlerde otururuz demişti ben ama yağmurdan dolayı mümkün olmayacak.
Bazı cafeler saçak altı ya da korunaklı yerlerde servise devam ediyorlar. Sarıyer sahilde bir tanesi mevcut.


habarbey
(07.01.21)
Eve at


Erkek olsaydınız corona sebebiyle millet yardırırdı:) çok acayip bir mecra ya şu ekşi alemi.

Cevaba gelirsek Bazı parklarda kamelyalar oluyor. Bilmiyorsanız biraz araştırın nerede var diye, oralarda oturun.


Unde bach canim
(08.01.21)
Havalar çok kötü değil, sıkı giyinerek bir sahilde veya parkta banka oturup sohbet edebilirsiniz. Araç varsa, yani taşımak zor olmayacaksa termos ile çay/kahve de götürebilirsiniz.


John Bloor
(08.01.21)
Benim ev müsait metronun dibinde. Ben evde görüşüyorum.


rock bottom
(08.01.21)
haftaya cok soguk olacak diyorlar :(

eve de atamam, ama fikirler icin tesekkurler :D


valla biz arabada oturuyoruz. aliyoruz kahvelerimizi, filmlerdeki gibi manzarasi guzel sessiz sakin bir yere cekiyoruz mis gibi oluyor. arada arabadan inip yuruyus de yapiyoruz vs. tavsiye ederim


wagner love
(10.01.21)
(7)

Eşe toz kondurmama

Mesele şu: X kadını Y erkeği ile evli. X kişisi eşinden dert yakınıyor. Anlaşamadığını söylüyor, kötülüyor vs. Ben y kişisi hakkında yanlış bulduğum durumları söylüyorum. O zaman x kişisi savunmaya geçiyor. X, Y belirli kişiler değil neredeyse evli olan tüm kadınlarda gözlemlediğim bir şey. Annem d
Mesele şu: X kadını Y erkeği ile evli. X kişisi eşinden dert yakınıyor. Anlaşamadığını söylüyor, kötülüyor vs. Ben y kişisi hakkında yanlış bulduğum durumları söylüyorum. O zaman x kişisi savunmaya geçiyor. X, Y belirli kişiler değil neredeyse evli olan tüm kadınlarda gözlemlediğim bir şey. Annem de aynısını yapıyor. Babama söylemediği kalmıyor biz eleştirince ama o da şöyle şöyle yaptı ama şöyle diyerek kolluyor kocasını. Bunun sebebi ne? Acaba içini döküp döküp sonra yine bu adamla ben yaşayacağım deyip kötüyü def etmeye mi çalışıyorlar anlamıyorum. Var mı böyle kişiler çevrenizde?
Böyle düşünmene kendisinin sebep olduğunu örtbas etmek için yapıyor, tamam kötü yönleri var ama bu beni ilgilendirir sen öyle düşünme çabası


olaylar olaylar
(06.01.21)
sana derdini anlatmak istiyor ama senin yorum yapmanı istemiyor. yorum yaparsan otomatikman savunmaya geçer.

amacı içini dökmek.


noxell
(06.01.21)
Dert anlatıyor ama seviyor da, yorumlarını abartılı buluyor, eğer birisi laf söyleyecekse sadece kendisi söyleyebilir, çünkü o sever de kızar da. Mesela birisi size ailesiyle olan bi derdini anlattığında yorum yaparsanız da aynısını görebilirsiniz.


ekaterina
(06.01.21)
evli çiftlerde olan, her zaman görülen bir davranış. böyle durumlarda diğer kişi hakkında yorum yapmamak en mantıklısı. muhtemelen söylediğin gibi bir düşünce yapısı var bilinçaltında. aslında Y kişisine olumsuz şeyler söylerken dolaylı yoldan X kişisine de laf söylüyorsun. "Sen seçtin onu, biliyorsun o olumsuzlukları, kabul etmişsin ve evlenmişsin, onunla yaşamaya mecbursun" gibi bir dolaylı anlatımı da düşünüyor olabilir. Bunu da kaldıramıyor ve savunmaya geçiyor "yoo aslında o kadar kötü değil yeaa"


siyahliadam
(07.01.21)
kişiyi ayrı bir birey gibi değil de kendi uzantısı gibi gördüğü için ona yapılan eleştiriyi kendine yapılmış gibi algılıyor.


orpheus
(07.01.21)
bu hep olan bir şey ve çok normal.
ben anne babamdan şikayet edebilirim ama başkası bir şey söylerse karşısında dururum.
bu da aynısı. dinle ve geç. neden yorum yapıyorsun ki karı koca ilişkisine. çok yanlış bir şey yaptıgın.


dafuq
(07.01.21)
@dafuq Şahsen anne babam hakkında haklı eleştirilere sesimi çıkarmam. Dinle-geç meselesi biraz komik geliyor. Dinlememek gibi. Yani iletişim halindesin illaki konu üzerine bir şey söylüyorsun. Sırf olumsuz eleştiriler yapmıyorum, yapıcı eleştiriler de yapıyorum. Ama anladım en iyisi çok da şey etmemekmiş.


(4)

Nişanla ilgili

1. Çikolata ve çiçek ikisini de erkek mi taşımalı? Çikolatayı başkası götürebilir mi?2. Aile arasında olacak, iki taraf birbirini öpecek mi? Evetse ne zaman?3. Dikkat etmem gereken başka ince detaylar var mı?(Cahilligime verin)
1. Çikolata ve çiçek ikisini de erkek mi taşımalı? Çikolatayı başkası götürebilir mi?
2. Aile arasında olacak, iki taraf birbirini öpecek mi? Evetse ne zaman?
3. Dikkat etmem gereken başka ince detaylar var mı?

(Cahilligime verin)
etna
(06.01.21)
Öncelikle hayırlı olsun, bu konuyu ilk olarak yengeyle konuşuyoruz, karşı tarafın tavır ve beklentisine göre kendi düzenimizi belirliyoruz. Genelde çiçeği damat adayı, çikolatayı damat adayının annesi-kız kardeşi-halası-teyzesi taşıyor diye biliyorum. Oturma düzenini de bir önceden konuşun.

Pandemi olduğundan gelin adayı ve damat adayı olarak ailelerinizle konuşup öpüşme, sarılma olmamasını sağlayın. Bu ayrıntı aradan çıkarsa rahat edersiniz.


1-hayır birinden birini sen taşı diğerini annen kardeşin taşıyabilir.
2-covid olduğu için öpüşme olmaz. söz varsa aile büyüğünün elini öpebilirsin kız istemesinden sonra.
3-koltukta çok yayılma dik dur bacakları fazla açma :) sana sorulmadıkça çok lafa girip gevezelik etme. ama sohbet tıkanırsa diye bir sohbet başlatma listen olsun aklında.


xrated
(06.01.21)
1- çiçek kesin sen de olsunsen uzat. Cikolatanin kimde olduğu onemli degil.
2- pandemi olmasa verdik gittiden sonra öpüşme olurdu.
3- fazla konuşma. Kahveyi bitir :) cok bisey yok, sana fazla bir gorev dusmuyor.

Hayirli olsun.


ruby elixir
(06.01.21)
Çiçeği sen ver. Gerisini akışına bırak. Büyükler halleder. Kimse kimseyi opmesin boşuna çiftler haricinde.


elorelia
(06.01.21)
(11)

kadının ilgi göstermesi

bi kız arkadaş vardı arada bizim öğrenci evine gelir giderdi. en son bizim elemanla flört etmeye başladılar. flört etmeye başladıtan sonra gediği bir gün gecesinde arkadaşın işi çıktı evden gitti, kız evde kaldı. salonda tv izlerken bu kız arkadaş salona geldi. uyku tutmadı uyumamadım dedi. bir az d
bi kız arkadaş vardı arada bizim öğrenci evine gelir giderdi. en son bizim elemanla flört etmeye başladılar. flört etmeye başladıtan sonra gediği bir gün gecesinde arkadaşın işi çıktı evden gitti, kız evde kaldı. salonda tv izlerken bu kız arkadaş salona geldi. uyku tutmadı uyumamadım dedi. bir az durdu gitti. sonra yine geldi uyuyamıyorum dedi sohbet açtı. dertliymiş biraz ailesinden dert yandı. ben de dinledim akıl vermeye çalıştım. sonra gitti.

geçen gün bizim elemana olanı biteni anlattım senin kız hala dertli mi o gün bana tv izletmedi dedim. o da kız sana yürümüş dedi. benim kafam basmadı. yalnız bu kız arkadaş nasıl desem sevişmeyi seven bir arkadaş, takılır kafasına göre. hakketen yürümüş mü buna?

EK: 26 yaşındayım ve bu işlerden hiç anlamam. kesişmek nedir, bakışmak nedir bilmem. bir kaç yıl evvel bir kız arkadaş açıktan ilgi göstermiş ben olayın farkında bile değildim. benden için çok aptal salak demiş falan. yani bilmiyorum bu tür şeyleri. arkadaş öyle deyince acaba arkadaş abarttı mı diye düşündüm.
alko ikarus
(06.01.21)
Sevişgen kızın nasılsın diye sorması = yürümek

Evet.


elorelia
(06.01.21)
kız mı demiş yürüdüm ama izimi belli etmedim diye? yoksa, yürümemiş.


stewie
(06.01.21)
ben kafama göre takılan ve çok sevişen birisi olsaydım yürüdüğüm insana dert yanmakla kalmazdım. bunu sohbet başlatmak için kullanır, sonradan konuyu daha kişisel meselelere getirir veya doğrudan "sevişex mi?" derdim. yürüme maksadıyla biriyle sohbet etmeye başlamışsam şansımı zorlardım yani, bir noktada karşı taraf yürüdüğümü kesin olarak anlardı.

sizin durumunuzda bence yürüme yok. ha yürümeyi düşünerek yapmış olabilir tabii ki ama fazla belirsiz olmuş o zaman. yani pekala uyku tutmadığı için öyle sohbet etmek istemiş olabilir kız, niye yürümüş olsun?


der meister
(06.01.21)
kız sevişmek istediyse o olay sevişmeyle sonlanırdı çok büyük ihtimalle. gidip biraz takılayım iş çıkarsa çıkar demiş olabilir belki kendi içinde. fakat sadece gelip hal hatır sormasından, dert anlatmasından yürümüş-yürümemiş diyemez sanırım kimse.


hadsafhada
(06.01.21)
@der meister
kişisel özel meseleler açtı. hatta ben bunun yakın arkadaşı değilim neden anlatıyor diye düşündüm.

26 yaşındayım ve bu işlerden hiç anlamam. kesişmek nedir, bakışmak nedir bilmem. bir kaç yıl evvel bir kız arkadaş açıktan ilgi göstermiş ben olayın farkında bile değildim. benden için çok aptal salak demiş falan. yani bilmiyorum bu tür şeyleri. arkadaş öyle deyince acaba arkadaş abarttı mı diye düşündüm.


alko ikarus
(06.01.21)
kızın benden dilini görmeden bilemeyiz, gerçekten canı sıkılmış oyalanmak için biraz ilgi istemiş olabilir.


orpheus
(06.01.21)
Arkadaşın godoş galiba.
Bence yürümemiş, evde yalnız kalınca sıkılmış ve sohbet etmek-takılmak istemiş.


megalomaniac
(06.01.21)
yürüme olmamış. kadın sevişgen biriyse zaten nasıl yürüneceğini, erkeği nasıl yatağa atacağını bilir. o yüzden anlamanı gerektirecek bişi olmamış.

diğer bir konu da o kızın flört ettiği arkadaşın eğer sana böyle bişi söylemişse @megalomaniac'ın dediği gibi arkadaşın yılın godoşu olabilir.


amandil
(07.01.21)
yürümemiş diyenler size gerçekten inanamıyorum abi.

türk kızlarında canının istediği gibi davranma olayı pek az kızda var. sevişmek istiyorum sevişelim mi demez çoğu kız. örnekteki kız akşam akşam yanına gelip saçmalar. olayı senin ileri taşıman gerekir. böyle yaparlar ki bütün sorumluluk erkeğin üstünde olsun ileride belli bazı şeyleri deny edip kafalarındaki pure kız imajı sağlam kalsın isterler.

orada senin yapman gereken iki bira açıp bir iki adım atmandı. yapmamışsın. kız da vazgeçmiş.

@orpheus hariç, beden dili çok açık belli eder niyeti. ses tonu, bakışı, yanına mı oturuyor, şakalaşırken fiziksel temas var mı ıvır zıvır tonla şey. eğer beden dili o gerilimi ve vibe ı vermiyorsa gerçekten uyuyamamış ve ilgi istemiş olabilir.


charlotte blanc
(07.01.21)
yürümüş, kesin bilgi


dafuq
(07.01.21)
yurumus bence.

ama charlotte blanc in dedigi gibi degil o isler. insan biraz istendigini anlamak ister. kadinin sevisgeni robot degil arkadaslar. bir adim atmis ortami kurmus badak gibi anlamazliktan geldiysen gule gule cekmis o da.


2oda1salon
(08.01.21)
(6)

yapamıyorum

ayrılmam lazım. farkındayım. gittikçe daha cok üzülüyorum. ama ayrılamıyorum. içimdeki aşk sevgi bitmiyor. bir kere gittim 3 gün dayanamadan döndüm. ne yapacagımı bilemez haldeyim.
ayrılmam lazım. farkındayım. gittikçe daha cok üzülüyorum. ama ayrılamıyorum. içimdeki aşk sevgi bitmiyor. bir kere gittim 3 gün dayanamadan döndüm. ne yapacagımı bilemez haldeyim.
blacksky
(05.01.21)
Baglanma: Aski Bulmanin ve Korumanin Bilimsel Yollari

Bu kitaba bir şans verin derim.


aşkı bulmak degil aşktan vazgeçmek istiyorum.. bakıyorum kitaba teşekkürler


blacksky
(05.01.21)
Bulmak dediğine bakmayın başlığın, neyi sürdürmemiz gerektiğini de yüzümüze çarpan bir kitap bir yandan. Aslında kendime ne lazımı çözmek diyebiliriz belki buna. Umarım iyi gelir.


ayrılacaksanız ayrılın, ayrılmayacaksanız da net karar verin. iki tarafın da sürünmesi hoş değil. kafanıza koymuşsunuz belli ki. ağlaya ağlaya senden vazgeçiyorum şarkısını dinleyerek ayrılın


gizemli dede
(05.01.21)
duygularımızı yönetecek bir şalterimiz maalesef yok.

beni mutsuz ediyor o zaman sevmemeliyim şalteri indireyim sevgim bitsin diye bir seçeneğimiz yok.

bir insanı sevmek, aşık olmak, köpek gibi sevmek, hipopotam gibi sevmek, kelaynak gibi flamingo gibi sevmek o insanla ilişki içinde olmamız için yeter şart değil.

bu ilişki sizi mutlu ediyor mu? mutsuz ediyorsa nasıl ve ne kadar sevdiğinizin önemi yok.

bir insanı seviyorsunuz diye mutsuzluğa katlanmak zorunda değilsiniz.


mutsuz olup olmadığınızı düşünün. eğer mutsuz oluyorsanız buna göre davranın bence. sevip sevmemenize göre değil. öncelik sizin mutluluğunuzda olsun.

zira ilişkide bir taraf mutsuzken o ilişkinin yürümesinin mümkünatı yok bence. siz mutsuz olursanız karşınızdakini mutlu edemezsiniz. karşınızdaki de bir müddet sonra "eeeh başlarım böyle aşka, seviyorum ama çok mutsuzum hadi ben gidiyorum" deyip sizi bırakacaktır zaten.


Negombo
(05.01.21)
Tartışmaya değer olan neden ayrılman gerektiği. Yoksa senin gibi yandım bittimlerin çok güzel ayrılabildiğini biliyoruz. İçersin papatya çayını bir bardakta eritirsin bütün aşk acını. bi bardak anca ediyor zaten o acı kimine göre.


IncredibleMau
(05.01.21)
(5)

Bu işin sonu yok mu?

1-2 hafta önce yeni telefon aldım, eskisini de koydum çekmecede duruyo. Bugün bi program için eskisini kullanmam gerekti, oyuncak telefon gibi geldi elime alet. Halbuki daha bir ay öncesine kadar kullanıyordum ve pilinin az gitmesi hariç bir sorunu yoktu. Biraz "eskidi artık" diye laf olsun diye değ
1-2 hafta önce yeni telefon aldım, eskisini de koydum çekmecede duruyo.

Bugün bi program için eskisini kullanmam gerekti, oyuncak telefon gibi geldi elime alet. Halbuki daha bir ay öncesine kadar kullanıyordum ve pilinin az gitmesi hariç bir sorunu yoktu. Biraz "eskidi artık" diye laf olsun diye değiştirmiştim, nasıl bu kadar çabuk alıştım yenisine anlamadım valla.

İşin garibi aynı duyguları bu eski telefonu aldığımda, ondan bir önceki telefon için de hissetmiştim. Unutmuşum işte şimdi yenisini alınca tekrar etti, hatırladım.

Aynı şey bilgisayarı değiştirdiğimde, daha iyi ayakkabı, daha iyi mont, daha iyi araba aldığımda vs. vs. her seferinde gerçekleşiyor. Yeniye karşı değilim, daha iyisi güzeli olsun, konfor sonuçta, ama o konfora çok çabuk alışıp eskisinin "kötü" olduğunu düşünmek/hissetmek bana problemli gelmeye başladı.

Çünkü yeni/iyi aletlerin hayatıma kattığı şey en fazla biraz daha konfor, "olmasa da olur/nice to have" kategorisinde bir şey, ama bu kadar çabuk alışıp sonrasında eskaza eskiye dönmem gerekirse mutsuz olacağımdan çekiniyorum. Kaldı ki bu konfor için daha çok para harcamam gerekiyor, gelirim zamanla artsa bile aynı oranda para harcadığım için yine durmadan çalışmam gerekiyor. Üstelik bu yeni "konfor" hissi düzenli bir mutluluk da sağlamıyor, kısa bir süre sonra alışıyorsun, normalin o oluyor.

Yani sonuçta çok fazla mutlu etmeyip, potansiyel mutsuzluğu artırıyorsa bu bir şeyleri upgrade etme işinin anlamı ne? Yapmasak daha iyi değil mi? Zorunluluk olunca yapılır da, zorunluluk değilse kaçınmak lazım gibi geliyor. Ne dersiniz?

Çok basit bir şeyden bahsediyorum belki ama o eski telefonu elime alınca bunları hissettim birden. Size de fikrinizi sorayım dedim, ne düşünüyorsunuz diye. Çünkü bazı duyuruları hatırlıyorum, "aylık 100 bin lira geliriniz olsa napardınız" gibi, "daha iyi kıyafetler/arabalar alırdım" vs. yaygın bir cevaptı. Şu an bunu istiyorsunuz ama aldığınızda size bir şey ifade etmeyecek, ya da ben bir şeyleri kaçırıyorum, eğer öyleyse neyi? "Lifestyle upgrade" kalıcı mutluluk sağlayabilir mi?
gönül işlerini görünce hikayenin sonunda eski sevgili - yeni sevgili benzetmesine bağlanacak sandım ama o değilmiş :)

bunu arkadaşlarla çok konuştuk, tartıştık gerçekten bir tatmin noktası yok.

en altlarda bir level var (aslında o da yok) aç kalmayacak kadar kazanmak, ondan sonrası hep tatminsizlik.

her level'da bir üstü talep ediyor bünye, mesela benim "abi harika bir oyun bilgisayarı topladım" sevincim ile ali koç'un "bilmem kaç metrelik yat aldım" sevinci farklı bünyelerde fakat aynı seviyede bence.

benim vardığım sonuç şu evet hayatın düzeni böyle daha fazla para kazanma odaklı yaşayacağım hep ama lifestyle upgrade'i her daim mümkün kılamayacağın için para gerektirmeyen yan aktivitelere, mutluluklara odaklanmak lazım biraz. aşk gibi, kitap okumak gibi vs.


ocanal
(05.01.21)
Bende bu yaşadığınızın tam tersi oluyor sıklıkla. Telefonum artık pes etmek üzereyken değiştirdim, bir de işletim sistemi değiştirdim. Birkaç ay oldu ama hâlâ eski telefonumu özlüyorum. (Bildiğin özlüyorum, yeni telefona sinirleniyorum.)

Sürekli giydiğim iki çift spor ayakkabımdan biri artık ayağımı vurmaya başlayınca onu atıp yeni ayakkabı aldım, aylar oldu daha bir kere bile giymedim çünkü eski ayakkabım çok rahat.

Yıllar önce erkek arkadaşım bana sürpriz yeni e-kitap okuyucu aldı, bendeki eskisini de kendisi alıp kullandı. Bir ay sonra "ya nolur kızma ama sen bu yeniyi alsan da ben eski cihazımı alsam olmaz mı?" diye tekrar eskisini aldım. (Kızmadı. Hâla ben eskiyi kullanıyorum, o yeniyi kullanıyor.)

Sonuç olarak bence de "yapmasak daha iyi" ve ben yapınca daha mutsuz oluyorum. Ama mesela bir hobiniz varsa ve bununla ilgili upgradeler yapıyorsanız, para harcadığınız şeyi hakkıyla kullanıyorsanız bence kötü değil.


kobuzchu kiz
(05.01.21)
çok tehlikeli bir aydınlanma. eğer başkalarına da bulaşırsa zaruri ihtiyaçlar hariç tüketim biter, yeni araçlar, elbiseler, elektronik cihazlar, takviye gıdalar satılamaz olur. büyük buhran kapıda bekler


esref
(05.01.21)
Eşimle sürekli bunu konuşuyoruz bu sene. Sahip olduğun standartı kaybetmek ya da sağlayamamak büyük bir tatminsizlik hissi getiriyor. Bir mutluluk eşiği var hakikaten ve pradan sonra gelen upgradelere alışıyoruz ve belli bir süre sonra yine aynı mutluluk seviyesine ulaşıyoruz.


(bkz: Minimalizm)
(bkz: Paraya verilen aşırı önem)

Bunun çözümü mutluluğun sabit olduğunu kabul etmek. Frankl-insanin anlam arayışı kitabında güzel bir örnek vardı. Nazi kampındakilerin bir fotoğrafı gazeteye basıldığında herkes onlar için üzülüp acıyor ama o mahkumlar o gün çok mutlular çünkü yemekte ekstra patates veriliyor. Mahkumun ekstra patates aldığında yaşadığı mutluluk ile senin yeni telefon aldığında yaşadığın mutluluk eş değer. Çünkü her ne kadar kabul etmeseniz de dünya adaletli bir yer. Her şey kendi içinde tutarlı ilerliyor.

Nihayetinde sürekli yeni mutluluk peşinde koşmak da çok kötü bir şey degil. Yaşama isteği dediğimiz motivasyon bununla sağlanıyor. Bir nevi insanın hayatta kalma güdüsü. Bugün bir telefonla mutlu oluyorsun bundan 10 yıl sonra çocuğunun okuma yazma öğrenmesine mutlu olursun. Her zaman maddi olgular peşinde değil insan oğlu.
Tek dikkat edilmesi gereken, yeni mutluluklara açık olmak ama saplantı haline getirmemek.

Ayrıca yeni telefonun hayırlı olsun. Güle güle kullan.


kaptan maydanoz
(05.01.21)
(20)

Almanya’da yaşayanlar; Alman erkeklerini nasıl bilirsiniz?

Ciddi cevaplar lütfen:) ben kısa süreli ziyaretler dışında yaşamadım, genel yorum yapamıyorum. Çok tatlı bir insana denk geldim ve kendimi çimdikliyorum “bu gerçek olamaz” diye. İnsanları analiz etme kabiliyetime güvenmediğim için orada yaşamış insanların yorumları iyi olurdu.Şu yüzden soruyorum; sö
Ciddi cevaplar lütfen:) ben kısa süreli ziyaretler dışında yaşamadım, genel yorum yapamıyorum. Çok tatlı bir insana denk geldim ve kendimi çimdikliyorum “bu gerçek olamaz” diye. İnsanları analiz etme kabiliyetime güvenmediğim için orada yaşamış insanların yorumları iyi olurdu.
Şu yüzden soruyorum; sözlükte herkes “Alman günahını germez” , “çok sokıcı”, “hiç romantik” değil falan denmiş. Daha önce böyle numaraları yemiştim, yine mi yiyorum?
Somut örnekler welcome:)
bfm
(04.01.21)
İsmi Elmar'sa ve eski futbolcuysa uzak dur. Gerisini bilemiyorum. Başka Alman tanımadım.


@epistemic hahaha. Yok değil:)


bfm
(04.01.21)
iki tane çok sevdiğim alman arkadaşım var ikisi de eğlenceli ve iyi insanlar. ama yaşları 25-30 arası. benim gözlemlerime göre şu an yaşı 30+ almanlar hiç çekilmiyor, ama 30 un altındakiler klasik almandan çok globalin yeni jenerasyonuna daha yakın oldukları için daha iyiler.

not: kocaman adamım :)


makarnavodka
(04.01.21)
elbette kişisine göre değişiyor ancak genel çerçeveye oturtacaksak; sen türk tipi bir romantik ilişki insanıysan bahsettiğin gibi sıkıcı, odun, fazla mantıksal gelebiliyor almanlar. amiyane tabirle söylemek gerekirse tam bir "türk kızı" isen tuhaf gelebilir sana bazı huyları. çünkü bizim insanımızın ilişkilere bakışı daha "almak vermek" odaklı. fedakarlıklar yapılsın, karşı taraf sevgisini emeğe döksün, ilgisini belli etsin istiyorsan bu konularda bizim kadar gevşek olmadıklarını görüp üzülebilirsin.

ama yok, ben zaten bizim insanımızın ilişki yaşayış biçiminden hoşlaşmıyorum, bana daha net ve poz kesme olmayan şeyler hitap ediyor diyorsan bence sorun yaşamazsın. ama tabii, nasıl senin standart türk kadını olmadığın senaryo mümkünse onun da standart bir alman erkeği olmama ihtimali var. o yüzden bizim dediklerimizden bağımsız bir yanaş sen hele, sonrasını düşünürsün kendini çok kaptırmadan.


Jux
(04.01.21)
genellemelerin her türlüsünden kaçınınız efendim. her milletin her insanın iyisi kötüsü, romantiği öküzü vardır. yetişilen kültür farkı ikili ilişkilerde bir şeylerin belirleyicisi olabilir ama o da başka bir konu. en yakın arkadaşım bir alman ile evli, normal bir insan yani ne diyeyim onu da bilemedim :)


nimberjack
(04.01.21)
Almanın kadını da erkeği de bize gelmez. Bir turkle almanın kafa yapısının uymasına imkan ihtimal yok. Munihten bildirildi.


wiekannich
(04.01.21)
2021 yılında sahiden böyle genellemelere inanıyor musunuz? Koca bir milletten bahsediyoruz ya hu, bu ne bilimsizliktir.


@wiekanch, örnek alabilir miyim :) böyle söyleyince kafada oturmuyor çünkü bende.
Mesela ben örnek vereyim, hakkaten çok soğuk ve net. Ama geriye baktığımda sanki bu zamana kadarki tüm tartışmalar benden kaynaklı çıkmış gibi. O da alttan almamış, reste rest. Ben neden tartışma çıkarmışım diye düşünüyorum, soğukluğundan ötürü “sevmiyor mu, dur bi dürteyim anlarız” demişim. Şimdi bu bariz Türk kızı hareketi gibi, öyle ise sorun etmeyeceğim. Zamanla geçer. Ama ya öyle değilse ve ben normalde sıcak kanlı insanlarla daha mutlu olabilirsem? Yoksa “sürekli ilgi göster de kız kaçmasın” kafasındaki Türk erkeklerimiz aslında fake ve olması gereken gerçek insan ilişkisi böyle net olmak mı?
Çok detay verip sizi sıkmayayım şimdi ama böyle ikilemler yaşayan oldu mu?


bfm
(04.01.21)
@but that was just... eğleniyoruz şurada, ne bilimi:)


bfm
(04.01.21)
@bfm çok örnek var, kendi hayatımda da çevremdeki türko artı alamancı tayfada da. Genel problem kafa uyuşmazlığı. Seks keyifli olabilir (çoğu alman kadını/erkeği spor yapar bakımlıdır sadedir). Ötesine gidebileni göremedim. Konu fiziksel çekim dışına çıktığı %99 durumda fikir ayrılığı/çatışması/karmaşası yaşayacağına emin olabilirsin. Alamancıları düşün, kafanda canlandır. Saçlarını sarıya boya, kariyeri/eğitimi de üzerine ekle muhafazakar çizgiyi de hristiyanlığa entegre et aha alman sana bu. Almancılar için aslında almanların bir türk vücudundaki sentezi diyebiliriz. Her şey aşırı rasyonel ve planlı (ama her şey). Sosyallik ve insan ilişkileri bir görev gibi görülüyor(spontane bir şey yaparsa error veriyor adam). Bigün sevgilim hafta sonu şu göle gezmeye gidelim beraber hoş vakit geçiririz dendiğinde gölde balık mı tutacağız, kenarında yoga mı yapacağız yoksa bisikletle spor mu yapacağız diyecektir (hayır ulan oturacağız sadece belki öpüşürüz :d diyemezsin), daha da beteri olmaz 15 ay öncesinden yarına bi iş planlamıştım der (işi de akşam çamaşır yıkamaktır ahaha). Kötüdürler demiyorum kötü olsalar burda kalmazdım zaten hala. Bak sana özel değil, kolombiyalı da anlaşamıyor, hintli de, italyan da, sırp da (hep sıcak yerleri sayıyorum bak).


wiekannich
(04.01.21)
@wiekannich heh çok iyi dedin! Bana böyle olumsuz pat pat örnekler lazım. Doğru örnek bunlar çünkü biliyorum :) ama gel gelelim, bana denk gelen müthiş spontane çıktı. Aniden gelen her kararıma ok dedi, ama hepsine. İnsan bir “n’oluyo lan” oluyor. Sonra ailesi/arkadaşı/kardeşleriyle ilgili kişisel bişey sorunca “private” diyor oh be diyorum tersledi :D


bfm
(04.01.21)
Yani ben gönül ilişkilerinde kendi deneyimlerimi anlattım fakat herkes aynı olmayabilir, hazırlıklı olup beklentiyi ona göre şekillendirmek lazım. Tabi kendiniz deneyin görün en net zamanla anlaşılır.


wiekannich
(04.01.21)
Kim alman erkeklerini kötülüyor ya neresi sıkıcı neresi romantik değil aşırı şaşkınım şu an. Tabi ki bütün genellemeler yanlıştır ama illa genelleyeceksek alman erkekleri en iyisi bence ve bana katılan baya bir türk kadını da var çevremde. Ben kuzey eyaletinde bir şehirde yaşadım. Çevremizdekiler de üniversiteli genç tayfaydı belki ondan. Neyse hayatımda tanıdığım belki en eğlenceli en kafamın uyuştuğu belki adamdı. gel göl kanarında oturalım diyip oturuyorduk da mesela :D bu kadar uzun süreli olmayan başka bir ilişkimsi daha oldu alman o da hoştu mesela bir sorunu yoktu hatta baya romantikti de ve eğlenceliydi. Eğlenceden kastım mesela sabaha kadar içip gülüp sohbet etmek.

Neyse türkiyeye göre özellikle fiziksel daha sonra kibarlık, cinsiyet eşitliği, mesela adamlar yapılan her şeyin değerini biliyordu, eğlence, ilişkiye bakış açısı öndeler bence.


yerinde görmedim, Türkiyede bulunanlar üzerinde konuşacağım. Türkten de cıvık seksist şakalar yapan almanlar tanıdım. esprililik soğukluk onları geç derim. ama bir ortadoğuluya tepeden bakmayan alaman tanımadım. az biraz deşince çıkıyor ortaya. sanki başımızdaki şahsımız aynı anadan olma kardeşimizmiş gibi onun aldığı kararları bize sormaları falan. bunu yaparken hitlere kendileri de saydırırlar ama bir yerden sonra -ki o yer gayet yüzeysel olsa bile- eleştiri kabul etmezler. dönüp dolaşıp wiekannich'in dediğine geliyorum, alamandan bize yar olmaz.


Benim is arkadaslarim cok efendi, gercekten alman erkegi diyince aklima efendi erkek geliyor hem davranis hem tip olarak, yalniz almanin kötüsü türkün kötüsünden beter. espri , sosyallik bizimki kadar derin degil, yüzeysel.

bir de anlamadigim birsey var tas gibi alman cocuklarin yaninda ecis bücüs cekik gözlü asyalilar görüyorum, bir degil iki degil, gercekten bir gün birini cevirip soracagim

tesekkürler arkadaslar, aydinlandim.


wishmaythşngs
(04.01.21)
@wishmaythşngs

Ucuza guzel hizmet ablacim..aynisini yana yakila filipino arayan kanadali arkadaslara sordum ordan biliyorum. Hatunun onune bir kap corba koyuyorsun 1 ay goturuyor, az yakiyor dediler. Ben onlarin yalancisiyim :)


cooperr
(04.01.21)
@wishmy

sormalik bir sey yok, asyali hatunlarin batili beyaz adam takintisi bir baskadir. e asyali hatunlar da ezik olduklarindan erkegin bir dediklerini iki etmezler, pasaportu alirlar, daha guzel ulkede yasarlar, e erkegin de isine gelir, temizligini, yemegini yapar, sadiktir. tam bir win win situation.


baldur2
(05.01.21)
@baldur hahaha.
Pozitif mesajlar için de ayrıca teşekkürler. Kendi adıma bazen bu kadar medeni, bu kadar romantik bir türün varlığına inanamıyorum. Sonra da “dur lan Türk erkekleri de böyleydi başlarda” diyorum, geçer bi süre sonra diyorum. Yine de ben tatmin oldum :D


bfm
(05.01.21)
ben üniversite ortamında bulunduğum için midir bilmem ama alman arkadaşlarımın çoğu ya dal****k ya da geek idi. yaptıklarıyla aşırı övünen ve ari ırk olduğunu dillendiremese de hissettirmek için elinden geleni yapan heriflerdi. ha aksi illa ki vardır ancak iyi analiz et. bulabiliyosan avusturyalı bul onlar iyi herifler sfsd


KidLazer
(05.01.21)
erkek değil ama alman kızları tanıdım, biri çok romantik sürekli ilgi isteyen bir kız diğerinin ise telefon direğinden farkı yoktu. İki ayrı uç dolayısıyla buradan istediğin gibi bir cevap bulamayacaksın muhtemelen. Ortak noktaları hepsi dakik, paylaşımcı ve mantıklı insanlar benim gördüklerim.


mirty
(05.01.21)
(17)

Kadınların erkeklerde aradığı kalite standardı neden bu kadar düştü?

Merhaba arkadaşlar,Çok uzun bir süredir gözüme takılıyor ama son zamanlarda iyice artmaya başladı. Güzel kadınların yanında gördüğüm erkek tipleri gittikçe kalitesizleşiyor. Nerede çakal çukal, serseri, suç sabıkası olan, at hırsızı, okumamış, cahil tipler varsa onlarla takılmaya özen gösteriyor gib
Merhaba arkadaşlar,

Çok uzun bir süredir gözüme takılıyor ama son zamanlarda iyice artmaya başladı. Güzel kadınların yanında gördüğüm erkek tipleri gittikçe kalitesizleşiyor. Nerede çakal çukal, serseri, suç sabıkası olan, at hırsızı, okumamış, cahil tipler varsa onlarla takılmaya özen gösteriyor gibiler. Erkeklerdeki "Nefes alsın yeter!" kafası sanırım artık kadınlarda da baş göstermeye başladı.

Bakıyorum evrenin patroniçesi olabilecek, cemaati olsa müridi olabileceğim kadınların yanında böyle vasat altı tipler var. Sanki önceden bu kadar zevksiz değillerdi. Çoğunun yanında yakışıklı, kültürlü tipte beyefendiler görüyordum. Görünce de "Vay lan helal olsun!Birbirlerini hak ediyorlar!" diyordum. Örneğin şu linklerdeki birbiriyle uyum oluşturmuş ünlüler gibi.

hips.hearstapps.com

hips.hearstapps.com


Biliyorum bu örnekler biraz abartı olabilir ama anlatmak istediğimi ifade edebildiğimi düşünüyorum.

Bir de son zamanlarda sugar daddy mevzuları çoğalmaya başladı. Taş gibi kadınlar parası var diye harika bir midesizlik örneği göstererek babaları, dedeleri yaşlarında adamlarla birlikte oluyorlar. Tamam mevzu paraysa, rahat bir yaşamsa bunu vaad edebilecek bir sürü zengin genç var, neden onları tercih etmiyorlar da gidip normal zamanda köpek çekeceği adamlarla birlikte oluyorlar? Nedir bu yozlaşmanın sebebi? Düşüncelerinizi belirtirseniz sevinirim. Teşekkür ederim.
Fotoğraftaki adamları tanımıyorum ama gayet hoş görünüyorlar bence.


He linktekiler uyumlu demişin, pardon


Babası dedesi yaşındakilerle birlikte olma sebepleri açıkça ortada ki adam öldüğünde mirasından 1. derecede hak sahibi olmak. Başka bir sebebi olabileceğini zannedemiyorum yeteneklerim ermiyor o noktaya.

Niye kalitesiz... kadınlar kaliteli erkek bulamıyor dersem kızarsın şimdi. Kaliteli erkek aramak için kaliteli kadın olmak gerekir, zira kalitenin ne olduğunu kendinden bilir insan. Kendi kalite anlayışı neyse onun peşine düşer insan. Demek ki herkes kendi kalibresinde kişilere yöneliyor.

Ama şu da var. Kendini çok farklı gösterip sonradan 180 derece ters çıkanlar da hiç az değil, her iki tarafta da. Hatta benim sırf bu yüzden neredeyse fobi denecek kadar korkularım oluştu, bırak evlenmeyi, ilişki bile kuramıyorum. Evet resmen fobi.

Onun için bu konuya kafa yormak çok da verimli olmayacak bence. Herkes kendine göre birini buluyor işte. Oluyor veya olmuyor ayrı mesele.


1bir1bir1
(03.01.21)
"suç sabıkası olan,"

siz sadece guzel oldugundan bazi kadinlara cok onem atfetmis olabilir misiniz? bir kadin ayni anda guzel, mahallevari, bayagi bir tip olabilir. oyle bir tipin kriterleri de farklidir. kalite lafi hos degil ama o da kendi ayarinda, yani ayari dusuk, amiyane tabirle it kopuk buluyordur iste.

normal insanim. cevremde sabikali kimse yok. hatta sabikali oldugunu ogrendigi biriyle gonul iliskisine girecek tek bir kadin da yok. kimse kollarina jilet atmiyor vs.


Soru güzel kadınlar, neden kültürlü yakışıklı erkekleri tercih etmiyor anladığım kadarıyla. Belki onlar da kültürlü değildir ya da kültürleri bu tiplerle uyumludur sadece tipleri değildir bilmem anlatabildim mi. Bazı güzel kadınların zengin erkeklerle birlikte olması ezelden beri olan bir şey. Ben son zamanlarda bunda herhangi bir artış görmedim. Sugar daddy mevzusu da aynı şekilde. Genç ve yakışıklı zenginler belki onlarla ilgilenmemiştir, çok eşlilikten yanadır. Belki de yaşlı olan makbul geliyordur evlilik ölüm miras vs.


Bahsettiğin türde hırt erkek-prenses kadın çiftlerinden çok görmüyorum ben. Kriterleri bence hiç değişmiyor kadınların. Hazır kurulu düzen istiyolar. Yakın gelecekte mesela erkeğin bugünkü türkiye şartlarında bu bahsettiğim düzeni kurması daha uzun sürecek artık. Eski türkiye'de 25'inde kadın ve erkeğin evlilik için gereken asgari şartları sağlaması daha kolayken artık çok daha zor. 30'unda kadın 40-45'inde erkek çiftlerini gelecekte çok görecez bence.


IncredibleMau
(03.01.21)
Geneli öyle midir bilmem ama öyleyse de sebebi ekonomik olabilir, idealist erkekler genelde fakir. Kız belli bir yaştan sonra yemişim entelektüel erkeği diyor olabilir. Ama çevremde böyle insan yok benim


olaylar olaylar
(03.01.21)
o güzel bakımlı kadınların çoğu zaten kendisi keko. 2 dakika normal iletişim kuramazsın ama bazı kadınların keko sevdası yıl 3000'de olsa bitmez.büyük oranda yetişmeden,ortamdan kaynaklı. sugar daddy olayında ise eskortluktan daha güvenli olduğu için olabilir.


potsdamer
(03.01.21)
İstanbulda bi rezidansın kirası 4 bin. Hiçbi vasfı olmayan güzel hatun bunu nası karşılayacak? Ekonomik sorunlar kadınları kekolara itiyor :)


rock bottom
(03.01.21)
ben tipsiz erkek güzel kadın birlikteliği görmüyorum ne sokakta ne başka bir mecrada (bak ali ağaoğlu istisna olabilir) herkes kendi dengini buluyor. sen kadınları çok yüceltiyorsun.

sugar daddy meselesine gelirsek, salty mommy kavramı, toyboy kavramı da var mesela. yaşlı kadının kapatması olan genç erkek yani. avrupada yaygın.


heidi'nin dedesi
(03.01.21)
the cat in the hat +1

kadın güzelse otomatik olarak zeka, kültür, anlayış, vizyon vs. hepsi otomatik bünyelerine mi yükleniyor? demek o adamlara denkler işte.


anais
(03.01.21)
Hem güzel, bakımlı hem de kültürlü çok kadın var, onlar hemen kapılıyor. Senin bahsettiğin, sadece güzelliğine güvenerek kendine bir şey katmamış kadınlar. Halo effect’e yeniliyorsun. Bir kadın güzel olduğu için iyi ya da güzel olmayandan daha kaliteli, kültürlü sanıyor olabilirsin.

Güzellik dediğin maksimum 10 sene geçerli. Şimdi ben 36 yaşındayım, yaşıtlarımın 10 sene öncesini hatırlıyorum. Şimdi istesem 2 günde bir sugar baby bulurum ama 20-25 yaşında, güzel ama keko bir kadın istemem. Kapılanlardan arıyorum, bulacağıma inanıyorum.


stewie
(03.01.21)
erkeklerdeki güzel kadını iyi insan zannetme yanılgısı

vs

kadınlardaki kaba erkeği güçlü erkek zannetme yanılgısı


twelfth
(04.01.21)
"Bakıyorum evrenin patroniçesi olabilecek, cemaati olsa müridi olabileceğim kadınlar"

örneğini koyduğun kadınların güzellik dışında bi numaraları yok. it kopuk seven kadın neyse, tın tın teneke içi boş dışı güzel kadına tapan sen de osun.

sen bu kadınları beğenince normal, onlar bunları beğenince kabahat. ben de bu ikiyüzlülüğünüzü utanmadan ortalık yerlere yazabilmenize ve sanki çok anormal bir şeymiş gibi canhıraş savunabilmenize hayret ediyorum.


herkes seni dövmüş ve gereken cevabı vermiş zaten :)

ben twelfth +1 demeye geldim


dafuq
(04.01.21)
O keko,barzo,at hırsızı dediğin adamlar girişken oluyor genelde,taktik olmadan bam bam bam giriyor.Ben birine sosyal medyadan bir mesaj atmadan once 500000 defa düşünüyorum ve atmıyorum.Cesaretimi toplayıp atsam muhtemelen kendimi emniyette bulurum.Benim bizim gibi insanlar böylede bahtsızdır.Yalnızlık içinde geberip gideceğiz işte.


E.R.W.
(05.01.21)
Genelde bu tercihi yapan kadınlar benim gördüğüm. Eğitimli, avrupai ailelerden gelen kadınlar oluşturuyor. Bu psikopat tiplerin yanında kendilerini daha güvende hissediyorlar.

Birde birde erw +1


(18)

evlenmis bosanmis olmami sikinti eden kadin

bir iliskiye baslama arifesindeyim hatun kisi ile cok guzel anlastik muhabbet koyulasti evimdeki bulusmamizda biraz yakinlasir gibi olduk.evimin bekar erkek evi olmadigini ima eden seyler soyledi. bende gizlemek istemedigim icin daha once evlenip bosandigimi soyledim. biraz fazla irdeledi bu konuyu
bir iliskiye baslama arifesindeyim hatun kisi ile cok guzel anlastik
muhabbet koyulasti evimdeki bulusmamizda biraz yakinlasir gibi olduk.
evimin bekar erkek evi olmadigini ima eden seyler soyledi. bende gizlemek istemedigim icin daha once evlenip bosandigimi soyledim.


biraz fazla irdeledi bu konuyu normalde kapatmam gerekiyordu. ne zaman bosandigimizi sordu.gene yalan soylemek istemedim 2 ay once bosandigimi soyledim
daha once yeri gelmedigi icin soylememistim gizleme ihtiyaci hissetmedim.

tam yakinlasma anlarinin basinda boyle bir muhabbet gectigi icin o andan sonra zaten butun ortam bozuldu. hala unutamamissindir onu. surekli daliyorsun bu konuyu dusunuyordun demek dedi bende isle ilgili sikintilar var bu konulari asali cok oldu diye cevap verdim. oda yara bandi olarak beni sectin galiba dedi. bende piclige vurdum. yaraya senden sifali gelecek baska biri yok dedim. guldu oda saat gece 4 e geliyordu. keyifler kactigi icin bir sey yapmadik ben zaten ustune gitmedim sadece sarildik uyuduk.

sabah kalkti kahvalti falan hazirladik yedik erken kalktik bu arada
dediki ev arkadasim mesaj atmis panik ataklari vs var. yanliz kalmaktan korkuyor eve gitmem sakinlestirmem lazim

saka yollu karantina var ceza yeme dedim. evi yakin zaten toparlandi gitti
o saatten beri mesaj yazmadi aramadi. olay bu sabah oluyor. simdi ne yapmali bir mesaj atilmali mi? niye bu konuyu dert etti. yada baska bir olumsuzluk mu oldu.
ustune gitmek istemiyorum ama merak ediyorum.

uzun oldu imla hatalari icin affola
patron38
(01.01.21)
hocam evlenmiş boşanmışsın. yazsam mı yazmasam mı ikilemlerini çoktan geride bırakmış olman lazım :) yaz gitsin. soru işaretine ne gerek var. istemiyorsa bb dersin.


xrated
(01.01.21)
@xrated 2 kere evlendim bosandim hemde.
bu kizla aramizda 11 yas var. biraz daha olgun olsa daha farkli davranirdim. genc oldugu icin ne yapmaya calistigini anlamiyorum.


patron38
(01.01.21)
Al kırdın işte...

Evinin bekar evi olmadığını söylediğinde bunun gerekçesinin evlenip boşanmış olman olduğunu söyleyerek yağmur çukuruna zıplayarak atlamışsın.

Konuyu kapatmak değil bence kafasındaki soru işaretlerini çözsen yine bir fırsat yakalamış olacaktın ama sen 2 ay olduğunu söylemişsin. "Çok oldu 2 ayı geçti" gibi bir şey söyleseydin algıyı yönlendirirdin belki.

Sıvamışsın yani bir güzel. Bu noktadan sonra maçı çevirebilir misin, imkansız değil. Ama iki kere boşandığını talihsiz bir şekilde söylersen hükmen mağlup olmuş olursun.

Bol şans...


pass
(01.01.21)
Evlilik içinde yaşananları ne kadar dosdoğru anlatsan da, ev içinde olup bitenleri kimse senin bildiğin kadar iyi bilemez. Dolayısıyla neden boşandığını da bilemez kimse, hatun da bilemez. Bir de boşanalı 2 ay oldu demişsin, çok endişelendirici bir şey bu. O evliliğe nasıl yaklaştığını bilmiyor, hatanın büyüğü sende mi değil mi, yoksa evliliği bazı çıkarlar için kullandın mı kullabmadın mı bilemez ve boşanalı 2 ay olduğuna göre bu adam karısını sevmemiş, resmen kullanıp atmış havası oluşuyor. Senin hakkında ciddi düşünmüş sanırım ki bunları irdelemiş. Bence iyi bir şey ama ona zaman vermen lazım, muhtemelen biraz uzun bir zaman olur bu.


1bir1bir1
(01.01.21)
Ooo 2 kez evlenip boşandığını görmemişim bak. İkinciden boşanalı 2 ay oldu da şimdi bana böyle davranıyorsa ("yaraya senden sifali gelecek baska biri yok" cümlesi tam piçlik cümlesi, ciddi düşüneni soğutacak cinsten) bu adamın benle işi tamamen eğlence diye düşünürüm ben olsam.


1bir1bir1
(01.01.21)
kız seninle evlilik olayına girerim diye düşünüyorken, boşandığını öğrenince bozulmuş. senin de niyetinin evlilik değil de sadece takılma düşüncesi ile ona yaklaştığını düşünüyordur.

her krizin ardından yeni fırsatlar doğar, mesaj at. o da senden bekliyordur mesaj. ev yakınmış çağır bekçilere yakalanmadan gelsin. konuşun rahatlayın biraz.


ada meltemi
(01.01.21)
İki kez evlenip boşanan ve ikinci evliliği biteli 2 ay olmuş birine kızın mesafeli davranması çok normal değil mi. Evlilik herkes için farklı bi anlam ifade ediyor sonuçta. Ben olsam 2 ay demez 2 sene falan derdim, fazla dürüstlüğe gerek yok :p


roket adam
(01.01.21)
Kızı rahat bırak bence


mobydick
(01.01.21)
"daha once yeri gelmedigi icin soylememistim gizleme ihtiyaci hissetmedim."

ne kadar süre konuştun bilmiyorum ama evlenip boşandığını, o senin evine gelene kadar söylememiş olman, kadının senin ev düzeninden şüphelenip sorgulaması ve şüphesinde haklı olması hiç güven veren bir durum değil. bir de gizleme ihtiyacı hissetmedim demişsin. kadın şüphelenmese gizlemeye devam edeceksin.

bence de rahat bırak +1


tabudeviren
(01.01.21)
Belki de boşanmadığını bile düşünmüş olabilir...

Ayrıca "yaraya senden sifali gelecek baska biri yok" nasıl bir cümledir arkadaş... Yawwrum falan da deseydin.


pass
(01.01.21)
2 kere evlenip boşanmışsın ve daha 2 ay olmuş boşanalı. bir de üstüne resmen gizlemişsin insan boşandığını söylemez mi evine gelene kadar?

kız yine insaflıymış engel yememişsin henüz :)


Benyinegulerim
(01.01.21)
Bence de kizi rahat birakin. Kiz daha once hic evlilik gecirmis mi? Eger gecirmemisse, siz ki 2 kere evlenmissiniz ve bosanali da 2 ay olmusken, ustelik aranizda 11 yas olan birine karsi nasil bu kadar rahat olabiliyorsunuz.


balpolen
(01.01.21)
ben de yeri gelmedi diye organ mafyasindan oldugumu gec soyledigimde boyle bir reaksiyon almistim, kadinlara akil sir erdirilmiyor dostum...

seyi merak ettim: ikinci esin ilk esinden haberdar miydi, yoksa yeri gelmemis miydi?


ateistanbul
(01.01.21)
Bence kizi unutun, bu saatten sonra kendini bu ilişkiye vermesi imkansiz gibi. Aradaki yaş farkina bakarak kizin daha once gecmediği yollardan 2 kez geçtiğinizi görüyorum. Ustelik Yeni boşanan biriyle birlikte olmak ciddi cesaret ister.


eylul
(02.01.21)
ben 1 yillik iliskimi 1,5 yildir unutamadim patron sen cok hizliymissin ya.

kadin korkmus senden.


baldur2
(02.01.21)
tabudeviren+ ateistanbul+

yazan taraf kadin olsaydi bu hikayenin alti "uzak dur" diye ikazlarla dolardi hssjjs haksizsiniz demeyecegim ama hic guven vermemissiniz. ayrica evliyken kullandiginiz esyalar falan cok igrenc belki ayni yatakta yattiniz ve size gore cok siradan bi durum. begk kusmak istedim.


ala09
(02.01.21)
Eve gelene kadar bu bilgiyi coktan paylaşmanız gerekirdi. Güven vermemişsiniz o konuşma ile.
11 yaş fark ve hiç evlenmemiş biri, şu içine girdiğiniz diyalog.. zor bu ilişki bırakın aramayın zaten.


cilekli pasta
(02.01.21)
"eve gelene kadar" diye tepki vermeyeceğim çünkü artık eskisi gibi beşinci, onuncu görüşmede olmuyor bunlar.
sadece seksten bahsetmiyorum, herhangi bir ev ziyareti ya da evde geçen bir date'ten söz ediyorum.

belki ilk buluşma bile evde gerçekleşmiş olabilir.
insan, "merhaba ben x, iki kere evlendim ve şu tarihte de boşandım" demez.
biraz yerinin gelmesini beklemek normal.
karşı taraf açısından düşününce "bilmesi lazım" diyoruz ama sonuçta bu da sizin özel hayatınız, her şey her an anlatılamaz ama durumunuzun karşı tarafa açıklama yapmayı gerektirdiğini de kabul etmelisiniz.

bence öğrendiğindeki süreci kötü yönetmişsiniz.
belki işi şakaya vurunca ciddiye almaz, ortamdaki gerginlik dağılır diye düşünmüş olabilirsiniz ama sizi tanımayan bir kadın için on bin ekstra soru işareti demek bu.

sizin yerinizde olsam arar ve bir buluşma ayarlarım.
açıkça detaylarıyla anlatıp "kafanda soru işareti kalsın istemiyorum" derim.
sorduğu sorulara çok yüz göz olmadan cevap veririm, merakını gideririm.
o gün ortamın gerilmesini istemediğim için öyle davrandığımı, sonradan düşününce onda güvensizlik yaratabileceğini fark ettiğimi, yaş farkı nedeniyle de nasıl yaklaşmak gerektiği konusunda bocaladığımı söylerim.

şu süreçten sonra ancak açık konuşup açık davranarak tekrar güven kazanabilirsiniz.
aranızdaki fark 11 yaş, 25 yaş değil sonuçta, karşınızdaki 30 civarıysa bunları rahatça konuşabilirsiniz.


blatta hiberna
(02.01.21)
(13)

Neden aramadı?

Hiçbir zaman sevgililiğe dökülmese de birkaç yıl önce flörtvari bir havada olduğumuz bir arkadaş vardı. arkadaştık ama fazlası da var gibiydi. kısmet değilmiş sanırım, olmamıştı. (ben kadın, o erkek)yıllardır pek görüşmedik, denk gelemedik.sosyal medyada, ortak arkadaşların hikayelerinde falan görme
Hiçbir zaman sevgililiğe dökülmese de birkaç yıl önce flörtvari bir havada olduğumuz bir arkadaş vardı. arkadaştık ama fazlası da var gibiydi. kısmet değilmiş sanırım, olmamıştı. (ben kadın, o erkek)

yıllardır pek görüşmedik, denk gelemedik.

sosyal medyada, ortak arkadaşların hikayelerinde falan görmeye başladım birkaç kere.

aklıma düştü, aradım. çok mutlu oldu. 1 saati aşkın sohbet ettik. yüzyüze de görüşelim dedi. saatine gününe kadar kararlaştırdık. buluşmayı konuşurken heyecanını, mutluluğunu sesinde hissettim. 1 hafta sonra olacaktı. o işten çıkıp gelecekti, o nedenle o arayacaktı.

aramadı. buluşacağımız akşam yine bir ortak arkadaşın hikayesinde gördüm.

aradan 2 hafta geçti. başta ben aradığım için, sonrasında o haber vereceği ama vermediği için ben de tekrar aramadım. abartmamak için.

kendisi görüşmeyi teklif edip mutlu da olmuşken neden sonrasında hiç aramamış olabilir?
frankfrank
(01.01.21)
Yanlış hissetmiş olabilirsin. Doğru hissettiğini düşünüyorsan kibarca sebebini sor? Tersini düşünüyorsan bir şey yapmana gerek yok.


Bunun sebebini sadece kendi bilebilir. Uygun bir dille sorabilirsin, bunda bir sakınca yok bence.


elma
(01.01.21)
- araması gerekirken aramadı
- başkasının hikayesinde görünüyor (yani önemli bir engeli yok)
- üstelik aramamasıyla ilgili bir geri dönüş de yapmadı

en yüksek iki olasılık

- o kişi için öneminiz/anlamınız muhtemelen sizin zannettiğinizden daha az
- arayan kadınsa ve arada ciddi bir negatiflik yoksa erkekler %90 terslemez ve memnun gözükür ama bu arayanın öncelik taşıdığı anlamına gelmez


qaram
(01.01.21)
Sebebini bilemeyiz. Bir tık ötesini yazayım; kadını erkeği yok, size saygı duymayan kimse ile ilgilenmeyin. Aramaya değecek biri değil.


r evolution
(01.01.21)
Bana da bazen oluyor, araya zaman girdi mi böyle o ilk heyecan gitmiş oluyor.
Bir de ilk sen aradığına göre biraz çantada keklik gibi hissetmiş olabilir bu da tabii ilgiyi azaltıyor


yarey
(01.01.21)
Araya zaman girdi dediğim o bir hafta. Kararlaştırdıktan sonraki. Buluşmadan bir iki gün önce tekrar o ateşi yakmak lazım galiba


yarey
(01.01.21)
ararsanız soğuyabilir ne kadar çaresiz biri gibi deyip. tersi de olabilir eğer unutmuşsa gerçekten. bence unutmamıştır sadece acelesi yok


ShadowOfMoon
(01.01.21)
1hafta boyunca konuşmadıysanız çekinmiş olabilir. sizden beklemiştir belki bir ses seda buluşmaya 1-2 gün kala. arayıp sormadı diyip boşver demiş olabilir.


xrated
(01.01.21)
ben de insanları aramam pek. arayacağım diye söz verdiysem ararım. unuttuysam 2 seçenek var ya ilgi duymuyorum o kadar çok ya da çok sıkışık durumdayım. o kişi sıkışık durumda değlilse eğleniyorsa unutmuştur. çok sallamamıştır.


aloneinthedark
(01.01.21)
Acı ama sizi önemsemiyor ve terbiyesiz biri. Yaptığı ayıp bence. Nw duyun ne görün salın artık onu kafanızdan.


Salin gitsin +1

Bulusulacagi zaman tarih, saat ve mekani MUTLAKA onceden netlestirin. Son ana kadar “su gun bulusuruz ama isten cikamazsa gelemez” ya da “ciktiginda uygun bi yer soyler orada olur” vs olunca olmuyor.
Bulusamayacak olursa da haber verme durumunda kalir boylece.


kuehles blondes
(02.01.21)
Neden arasın ki?

Mutlu filan olmadı. Böyle bir durumda biri ben arasa bende soğuk davranmam, mutlu gibi yaparım. Telefonu kapattım mı "nereden çıktı bu" derim.

Eğer buluşma zamanına kadar beni darlamadıysa unutma numarası yaparım.
Aramayıp kaybolduysa süper olur.
Buluşma önce ararsa mecbur buluşulur, çok mutluymuş gibi konuşulur.

Tüm bunlar "arkadaştık ama fazlası da var gibiydi. kısmet değilmiş sanırım, olmamıştı." kısmının sebeplerine bağlı. Özellikle senden dolayı bir sebepten olduysa üstteki yazdıklarım geçerli.


infernalcadre
(02.01.21)
ya uzun süreden sonra sizin durumunuzdaki biri beni arasa ben açmazdım açıkçası. ama adam açmış bi de plan yapmış. çabuk sıkılan biriyse hemen hevesi kaçmış olabilir.


(13)

Sarah isimli kıza nasıl -(sarah-tonin)-li komikli mesaj atılır?

sarah-tonin = serotonin = mutluluk vb. sorumlu bir tür güzel hormon.kötü bir fikir ise 1 e basınız.
sarah-tonin = serotonin = mutluluk vb. sorumlu bir tür güzel hormon.

kötü bir fikir ise 1 e basınız.
1


IcedFlames
(01.01.21)
Bence güzel espri bunu yapın. Eğer hoşlantı varsa sen benim sarahtoninimsin de. Anlamazsa da açıklasın.


bigcaptain
(01.01.21)
do it. it's already on urbandic
www.urbandictionary.com

anlamazsa linki yollarsın


sarahtonin çok iyiymiş. bence de kaçırmayın bu şakayı. konuyla ilgili bilgisi yoksa sonrasında açıklamak zorunda kalmak da var yalnız o kısmı kötü.


hadsafhada
(01.01.21)
¹11111¹111111¹


ateistanbul
(01.01.21)
Pun'lar asla ve asla kötü fikir değildir; sadece tüüm insanlık içten içe çok eğlenip dıştan "of çok iğrençti keşke ölsen" şeklinde tepkiler veriyoruz.

Kesinlikle yapın.

trisarahtops / trisarahtopless temalı dinozor şakası da var ama sanırım onu yapmak için daha çok erken.


aguen
(01.01.21)
Senden hoşlanıyorsa “salak” der, cok tatlı bir şekilde.
Hoşlanmıyorsa gercek anlamda salak gibi görünürsün. Kontekse bağlı yani.

Ben yine de 1 diyorum


Burada sorduğuna göre kendinden emin değilsin.
Kendinden emin olmadan yaptığın her şey büyük hüsranla sonuçlanır


yarey
(01.01.21)
henüz tanışma/yaklaşma aşamasındaysanız ve bezdirici bir yaklaşım sergilemediyseniz (yani dikkatliyseniz)

gayet de güzel. (işe yarar veya yaramaz o ayrı)


qaram
(01.01.21)
Muhtemelen daha önce başkası yapmıştır o şakayı ayrıca isim üzerinden şaka çok kötü ayrıca: !!!1111111!!1birrrr


pass
(01.01.21)
1


baldur2
(01.01.21)
Valla benim de aklima ilk seratonin geldi ama bu espri kendisine bin kez yapilmistir simdiye kadar, o yuzden yapmayin bence. Kibarca gulumseyip icten ice "bi bitmedidiz aq" diye dusunebilir kendi dilinde :D


taurina
(02.01.21)
beni bile gülümsetti burda. bizim duyurucular çekingendir biraz boşver, tereddütsüz yap. ben yabancı manitalara ne şakalar yapıyorum görseler afaroz ederler burada beni (:


heidi'nin dedesi
(02.01.21)
(7)

Mutlu olamadığın gerçeğiyle yüzleşmek

Merhaba duyuru ailesi. Bugün bir anda, bir süredir mutlu olmadığımı fark ettim. Biraz daha düşününce, son birkaç yıldır bir kez bile (anlık küçük birkaç şey hariç) hiçbir şeyin beni mutlu etmemiş olduğunu fark ettim. Bu gerçekle yüzleştiğim andan beri çok kötü hissediyorum. Yaşamanın hiçbir anlamı k
Merhaba duyuru ailesi. Bugün bir anda, bir süredir mutlu olmadığımı fark ettim. Biraz daha düşününce, son birkaç yıldır bir kez bile (anlık küçük birkaç şey hariç) hiçbir şeyin beni mutlu etmemiş olduğunu fark ettim. Bu gerçekle yüzleştiğim andan beri çok kötü hissediyorum. Yaşamanın hiçbir anlamı kalmamış gibi hissediyorum. Neden mutlu olamıyorum sizce? Lütfen "yaşam böyledir, zordur, küçük şeylerle yetinmeyi öğrenmelisin" demeyiniz. Elbette ben de isterim, yoksa neden olmayayım?
anladespina
(31.12.20)
Doyumsuzluk, amaçsızlık vs. her şey olabilir.
Mesela Freud sevgi ve çalışma yoluyla mutluluk aramamız gerektiğini öneriyor.Ben mutlu olup olmadığıma odaklanmadan yaşıyorum ve iyi hissediyorum.
Herkes için geçerli bir mutluluk reçetesi yoktur ayrıca.Durumunuzu bilmeden yorum yapmak zor.


Fiyu
(31.12.20)
neden mutlu olamıyorsun? anam dünyanın en zor sorusu bu be. yapmaktan keyif aldığın şeylere odaklan diyim de bari bi cevap olsun.


antihero
(31.12.20)
Bende sizin gibiyim uzun zamandır.Geçmiyor bir türlü bundan sonra bu hayat nasıl yaşanacak bilmiyorum.


E.R.W.
(31.12.20)
schopenhauer hayatın atlatılması gereken bişey olduğunu söyler, okuduğumdan beri hiç unutmam bu sözü yıllardır :)


megacracker
(01.01.21)
değişiklik olmadığı için.
hayata farklı bir alışkanlık katınca onunla birlikte yeni hedefler planlar geliyor. bir kısmını gerçekleştirip mutlu oluyor veya gerçekleştirmeye çalışıp duruyorsunuz.
eğer stabil, rahat, konforlu, sınırlı bi hayat yaşıyorsanız mutluluk gelmez. sürekli bozmanız gerek, bozdukça yeniden (ve mümkünse daha iyisini) yaparak mutlu olacaksınız. bunu hayatınızdaki her detaya uygulayabilirsiniz. arkadaşlarınız, eviniz, hobileriniz, uyuduğunuz yastık, yediğiniz yemekler, fiziksel görüntünüz, okuduğunuz kitaplar vs vs.

cevabım: atalet. ve olduğunuz yerde durmayı tercih ettiğiniz için.


jimjim
(01.01.21)
geçen yıl 2 milyon insan sanki ortaçağdaymışız gibi gripvari bir hastalık yüzünden öldü.
bak ÖLDÜ diyorum ÖLDÜ. hayatta kaldığımıza neden şükretmeye gayret etmiyoruz?
bu zamanda kimse zaten adamakıllı mutlu olamaz. uzun bir süre olmayacak da.


Maalesef bu durum bende de var. Asla kendimi mutlu hissetmiyorum yada yaptığım şeyler beni mutlu etmiyor. Sanki asla mutlu olamayacakmışım gibi düşünüyorum :) alıştım ya böyle gidiyor işte... Belki bir gün biri denk gelir hey dur bakalım artık mutlu olmalısın bunun için sana rehberlik edeceğim der o zaman mutlu olmak için adım atarım :D :D tabi bu bir şakaydı kimse senin mutluluğun için ekstra çaba sarf etmez :)


madurumdamadurum
(07.01.21)
(5)

n'aber duyuru insanları

acayip bi yılbaşı oluyor bu sene tüm dünyada. ilk defa yeni yıldan bi şey istedim :) iyi seneler hepinize.
acayip bi yılbaşı oluyor bu sene tüm dünyada. ilk defa yeni yıldan bi şey istedim :) iyi seneler hepinize.
antihero
(31.12.20)
sana da iyi seneler antihero, her şey gönlünce olsun :))


pati
(31.12.20)
Oyy patim benim, herkes kop kop'ta baksana. Kimseden ses seda yok :)


antihero
(31.12.20)
ben de mutlu yıllar dilerim herkese. umarım herkes için daha iyi bir sene olur 2021.


ravenclaw
(31.12.20)
Sadece havai fişekleri kim attı onu merak ettim ben...
mutlu yıllar hepinize :)) geçmişten bu yana en çok sarıldığımız sene olur inş.


megalomaniac
(31.12.20)
@megalominiac seni bi yerden çıkarıcam ama.. daha önce konuşmuştuk eminim.

en çok sarılmaya ihtiyacımız var insanlık olarak. sevsek sevilsek dünya daha güzel olacak.


antihero
(31.12.20)
(15)

Yılbaşını nasıl geçiriyorsunuz?

Ne izliyor, ne dinliyor, neyi takip ediyorsunuz? Bizimle de paylaşın.
Ne izliyor, ne dinliyor, neyi takip ediyorsunuz? Bizimle de paylaşın.
yatış. ot gibi takılıyorum, covidi yeni atlattım ailem karantinada hala, herkes kendi odasında

edit: teşekkür ederim


oekuklu
(31.12.20)
@oekuklu geçmiş olsun.


Özel bi yemek hazırlamadım, evde kestane ve sıcak şarap ve film ile minimal bir eğlence, sonra da sevdiğim bir konseri açabilirim yine youtube dan, geçen sene de yılbaşını böyle geçirdim ve bu modu seviyorum


freebird5406_2
(31.12.20)
Pizza yapiyorum. Bitince alıp seçtiğim filmlerden birini karşısında yerim herhalde.


Amaranta ursula
(31.12.20)
2 senedir oyun oynarak giriyorum. bu sene de niyetim oyun oynamak.


içim sıkılıyor ve bir an önce sızmayı diliyorum :D


Konsolum var oyun oynayarak


opitseri
(31.12.20)
biraz sonra trainer'da 45 dk düşük tempo pedal çevireceğim. maksat spor olsun.
akabinde 22.00 civarına kadar çalışırım.
sonra bir online yılbaşı meeting'ine katılıp kamerayı sesi filan kapatarak eğleniyormuş gibi davranmaya bile tenezzül etmeyiş,
ardından bir film. büyük ihtimal uzakdoğu filmi.


filteria
(31.12.20)
ilk kez tek başıma giriyorum. güzel bir yemek yaptım kendime. bir şişe şarap açtım. spotifydan güzel bir liste açtım öyle takılıyorum.
open.spotify.com


Molalarla çalışarak giriyorum. Aralarda Anna Karenina’yı izliyorum durdura durdura. Çay, kahve.


gayda
(31.12.20)
gün içinde dissendium ile müze falan gezdik, akşam da film izleyeceğiz. evde tek başına ya da güzel bir gerilim filmi falan, karar vermedik.


Koydum bi kadeh yılbaşı klasiği Milyarder filmiyle başladım. Arkadaşlar arıyor konuşuyoruz. İlerleyen saatlerde dansöz izlerim.


heidi'nin dedesi
(31.12.20)
Toplu yeni yıl mesajlarını hem gönül kırmadan hem sohbeti uzatmadan tek mesajda eritmenin yöntemlerini düşünüyodum. İşe yarıyor gibi.

Film + karbonhidrat..


IncredibleMau
(31.12.20)
ben de ps4 oynuyorum arada youtbe'dan bir şeyler izliyorum. yine arada da sevgilim ve eş dostla konuşuyoruz. standart bir tatil günü gibi geçiyor.


ravenclaw
(31.12.20)
Kız arkadaşımla gezdim yasak saatine kadar. Film izlemeyi düşünüyoruz. Arada televizyona bakıyorum. Kuru yemiş, mandalina, çay falan takılırım.


dissendium
(31.12.20)
(26)

32 yaşındayım hiç alkollü içecek içmedim

Çok şey kaçırıyor muyum?
Çok şey kaçırıyor muyum?
Evet.


buff
(31.12.20)
Bence hayır.


himmet dayi
(31.12.20)
Hayır. Ilgın ve merakın varsa iç.
Ben de hiç içmedim ve açıkçası hiç merak etmiyorum. Aksine kokusundan rahatsız oluyorum. Işin sağlık boyutuna hiç girmiyorum bile.


Amaranta ursula
(31.12.20)
İçinde başka Bi güzel oluyor ama içmeyince de kötü olmuyor.


valarmurgulis
(31.12.20)
Bol bol eğlenceyi, normalde yapmayacağın şeyleri yapmayı, arkadaşlarınla bol bol duygusallaşmayı gülmeyi falan kaçırıyorsun.


eazy
(31.12.20)
niye denemiyorsun?


jepa
(31.12.20)
yeryüzünde başkalarının yaşayıp deneyimlediği bazı şeyleri yaşamamış oluyorsun.

bu yaşanmamışlığı eksiklik olarak görmüyorsan bir şey kaçırmamışsındır.


tabudeviren
(31.12.20)
Hayir hic bir sey kaybetmiyorsun. Ama deneyebilirsin. Zaten deneyimce begenmeyeceksiN. Alkol tadi guzel oldugu icin icilen bir sey degil.


exlibris
(31.12.20)
sanmam...iste karacigerin kullanim omrunu bi 10 sene uzatmissindir iste. yoksa su icen de hep ayni yere


hay sikfuck
(31.12.20)
Bana göre evet.
Güzel viskinin, romun, sıcak ve spor yapildiktan/is yapildiktan sonra icilen soğuk biranin, bazi kokteyllerin hepsinin yeri baska.

Kişiden kisiye değişir, bana göre alkol hic almayan kisi cok sey kacirir.


logisticsmanager
(31.12.20)
bir şey kaçırdığın yok hocam. tamamiyle senin tercihin.

alkol ortama göre güzel giden bir içecek. belki 10 kere içiyorsun birinde keyif alıyorsun öyle bir şey. kebapla aynı yani.

o sebeple kaçırdığın bir şey yok.


hiç içmediğin için evet.


Piukh
(31.12.20)
Bence çok şey kaçırıyorsunuz. Her şey kararında güzel, her şey yaşında güzel.


r evolution
(31.12.20)
Hiç de bir şey kacirmiyorsun.
Iğrenç. Sadece şekil yapmak için içiliyor.


yarey
(31.12.20)
Kaçırdıkların; içmeye başladıktan yaklaşık bir saat sonra söylemek isteyipte söylemediklerini söyleyipte rahatlamak, içinden geldiği gibi kendini kasmadan eğlenebilmek, deşarj olmak, yaşamayı-arkadaşlarını-sevgilini-karını o an yanında kim varsa işte daha çok sevdiğini anlayıp ona sevgi cümleleri kurmak. Üç saat sonra daha çok içme isteğiyle masadaki bütün alkollere saldırmak. Dört saat sonra mide bulantısıyla uyumaya çalışmak, kusmak yada sızmak. Sabah kalktığında deli gibi baş ağrısıyla kendine sövüp geceyi düşünmek, gecenin yarısını hatırlamayıp kötü birşey yapmadım yada saçmalamadım umarım diye paranoyaya girmek. Muhtemelen ilk içtiğinde başına gelecekler bunlar tabi ortamına da bağlı. Düzenli içmeye başladıktan sonra nerede durup nerede devam edeceğini öğrendikten sonra bunları nadir yaşayacaksın. Sonuç olarak dene tabiki pişman da olsan bir tecrübe olur.


IcedFlames
(31.12.20)
Hicbir sey kacirmiyorsun! Alkol cok abartiliyor. Bence bunun sebebi de kendini gerceklestiremeyen insanlar.


nesterov
(31.12.20)
hmm yani çok şey kaçırıyorsun diyemem ama bazen çok hoş oluyor insan sevdiklerinle beraber içerken böyle bir mutluluk geliyor, harika bir his :D bir kere bile olsa deneyimlemeni tavsiye ederim.


theseachange
(31.12.20)
ben de hiç içmedim. içen çok arkadaşım var ama içmek hiç aklıma gelmedi. 17-18 yaşıma kadar içen kimseyi görmediğim için olabilir belki. bir şey kaçırdığını sanmıyorum


avatar is back
(31.12.20)
kaçırmıyorsun. zaten kaçırmışsın.


evet ve hayır. neden hoşlandığına bağlı


argent dawn
(31.12.20)
Neden içmediniz? Dini nedenlerden ötürü mü? Ben de sevmem. Midem kaldırmıyor.


gelmeistemem
(31.12.20)
hiç içmediysen iki bira bile yeterli olabilir hafif bir sarhoşluk yaşamak için. yani tam olarak en yakın tekele gidip 25-30 lira vererek yaşayabileceğin bir tecrübeden söz ediyoruz. haliyle çok şey kaçırdığını zannetmiyorum ama sarhoşluk ŞAHSİ FİKRİMCE herkesin en azından bir kere tecrübe etmesi gereken değişik bir his. yaşamayan çok şey mi kaçırmıştır? hayır. küçük bir şey yani, üzerinde düşünmeye değmez.

ben ilk kez 18 yaşımdayken içmiştim. arkadaş kadıköy'de bir mekana götürmüştü. buz gibiydi bira. tadını beğenmemiştim (ilk içişte alkolü seven kimse yoktur herhalde) ama hem dışarıda oturuyorduk hem de arkadaşımlaydım, haliyle güzel bir ortam vardı. çerezle fındıkla fıstıkla iki tane içiverdim. çok tatlı bir sarhoşluk yaşamıştım o gün. hafif gevşeme, rahatlama, her şeyin göze daha güzel görünmesi vs...

ama bu da biraz uyuşturucu gibi elbette, açıkçası alıştıktan sonra hem sarhoş olmak zorlaşıyor hem de sarhoş olsan bile ilk seferki gibi tatlı gelmiyor.

bence bi ara kap iki tane bira, al yanına çerezini, otur iç yavaş yavaş. hiçbir şey kaybetmezsin.


der meister
(31.12.20)
Zamanında alkol kullanıp bırakmış biri olarak söylüyorum kesinlikle bir şey kaçırmıyorsunuz ve doğru olanı yapıyorsunuz. Tekel ürünleri sağlığa zararlıdır zehirdir. Siroz, diyabet, obezite gibi hastalıkların en büyük sebeplerinden biridir. Alkol kana karıştığı andan itibaren iç organlarda tahribata sebep olabilir. Ayrıca suç oranları alkol kullanımıyla paralel olarak artış göstermektir.


acebi
(31.12.20)
Kesinlikle bişi kaçırmıyorsun
Matah bişi değil


photo85
(31.12.20)
Sırası geldiğinde kafayı bulamayanlar kesinlikle bir şeyler kaçırıyor. Sizin adınıza sizden rica ediyorum, şu hayatınızda bir kez olsun kafanız güzel olacak kadar için.


huçi kuçi
(31.12.20)
çeşitli sebeplerin vardır sanırım ama hiçbiri hiç içmemek için yeterince makul değildir. bence böyle düşünmek yerine yanında tuzlu atıştırmalıklarını da hazır ederek hemen koş bi şeyler iç. yavaş yavaş, güzellerinden başlayıp deneye deneye kaçırdığın şeylere yetişebilirsin. sevmezsen ya da kötü deneyim yaşarsan vazgeçip kaçma, ağırdan da al o yüzden. hadi inş.


(8)

Kaçta başlarsınız?

sb. ne anladıysanız artık.ee kaç gibi başlarsınız bu akşam :)
sb. ne anladıysanız artık.

ee kaç gibi başlarsınız bu akşam :)
AlsterWasser
(31.12.20)
22 gibi yılı kapar 3-4 gibi yeni yılın ilk siftahını yaparız. Doğru mu anlamışım?


condom kurşunu
(31.12.20)
21 gibi içmeye eğlenmeye başlarız.


Carlsbergle başladım bile


heidi'nin dedesi
(31.12.20)
sanırım 20.00 gibi hafiften yol almaya başlayacağız..

sonra da:

yatma vakti geldi artık
rakı balık harikaydı kaptan
eline sağlık
son bir kadeh dostlar için
artık aramızda olmayan
inşallah onlar da mutludurlar


tabudeviren
(31.12.20)
22 gibi başlıyoruz biz. Hep erkenden başlayıp bayılıyorduk. Bu sefer 22 yapalım dedik.


eazy
(31.12.20)
Çocuklar uyuduktan sonra. Artık ne kadar takat kalırsa.


r evolution
(31.12.20)
22'de şarapla başlamayı düşünüyorum. böylelikle 23:15 civarı tam ideal noktaya ulaşmış olurum. çakırkeyfin az ilerisi ama öyle yerlere düşecek gibi sarhoş da değil. hem kafan güzel hem de "aa yeni yıla giriyoz, vay be" diye düşünüp duygulanacak kadar ayıksın.

00:00'ı geçtikten sonra da bam güm ne varsa girerim, herhalde 2-3 gibi sızarım hehe.


der meister
(31.12.20)
oha ben öğleden sonra dörtte falan başladım:D


theseachange
(31.12.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler compumaster, dambil, deckard, fader, groove salad, hollowlife, kahvegibi, kibritsuyu, kobuzchu kiz, robin
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.